günaydın sevgili sözlük. bir anda çok saçma bir yerden emre aydın’ın son defa şarkısını duydum ve şimdi tekrara alarak defalarca kere dinledim. geçmiş hiç beklemediğim anda sardı etrafımı , gözlerim doldu , yutkunamadım. soğumuş çayımdan bir yudum alıp uzaklara baktım. baktığım uzaklar bile yabancı halbuki bana. hayat çok hızlı ve acımasız. bunun bilinciyle devam edeceğim hüzünlü bir gün. yeniden günaydın.
uzun zaman sonra sözlüğe geri dönüşümü tatlış bir günaydınla yapmak isterim efenim. hayatım tepeden tırnağa değişmişken yeni bir düzen kurmaya çalışıyorum, umarım başarılı olurum.
köy hayatını öven bir kişi hiç hayatında soğuk bir eve uyanmamıştır. ekmek yemek için hamur yoğurup , ateş yakıp sonra da pişirmesi gerektiği gerçeğiyle yüzleşmemiştir. aman acaba bir yerden böcek çıkacak mi korkusuyla hiç uyumamıştır. tabi yazlık bölgelerdeki köyler farklı ama köy , köydür. meşakkattir.
şu sıralar avrupa yakasını tekrar izliyorum ve fark ettim ki burhan aslında hiç sevilecek biri değil , hatta nefret ettiriyor kendinden. fakat o kadar gıcık birisi olmasına rağmen tuhaf bir şekilde sevmeye başlıyorsun. özellikle makbule’yi zorbaladığı kısımlara ve cem’le yaşadığı kavgalara bayılıyorum. “aslı yiiiiiuuurrruuum.”
sürekli mutsuzluk ve şikayetle geçmiş , bir türlü ait olduğu yeri bulamamış , ait olduğunu sandığı yer aslında onu içten içe çürüten bir yermiş. duvara bir resim , bir poster asmamış. heyecanlandığı an arayacak kimsesi olmamış , zaten heyecanlandığı bir şey de yaşamamış.
hayatımın tarihinde yaşadığım en acı dolu anlardı. o korkumu , o depremden ölmedim ama acaba donarak mı öleceğim korkumu hiç ama hiç unutmadım. bir konteyner da elli kişi sıkış tepiş nasıl bir hafta geçirdik ölsem unutmam. ilk yardımla gelen helvayı nasıl bir açlıkla göz yaşlarıyla yedik. gittiğimiz şehirde ‘bunlar depremzede’ diye aşağılandığımızı.ve bir daha evime dönemeyeceğimi asla ama asla unutmam. kimileri için o kadar önemli bir gün değilse de altı şubat benim miladım.
berbat bir sabaha uyandım. gündemdeki haberler artık midemi bulandırıyor , moralimi bozuyor ve beni aşırı güvensiz hissettiriyor. iğrenç bir herifin kocaman bir suç ağı kuruşu ve neredeyse bildiğimiz bütün ünlülerlerin birlikte adının geçtiği , elinin kolunun her yere uzandığı ve zamanında kimsenin ses çıkartmadığı rezilin de rezili aşağılık bir adam. kurbanlar seslerini çıkartmasa bu çark hala sürüp gidecekti. belkide bu şekilde dönen daha ne rezil çarklar var. yaşadığım bu çağdan etimle kemiğimle nefret ettim. sizlere iyi günler dilerim.
su içsem de ,nemlendirici sürem de , bakım yapsam da asla işe yaramıyor. birisi dudaklarımın halini görünce ‘ay yazık hasta herhalde’ demiş. o derece yani. bazı markaların lip balmları işe yarıyor ama kesinlikle vitaminle falan alakalı bir şey bu kadar kuruyup çatlaması.
iki gün içinde okuyup bitirdiğim nefis bir gizem gerilim kitabı. normalde bu tür okumayı pek sevmem ama bu kitap olaydı. sonunu asla ama asla tahmin edemezdim.
kızlarla kuaförcülük oynamaya bayılıyorum. ben oturuyorum ve minicik eller suratımda geziyor bedava masaj hizmeti. erkeklerle ise genelde şantiye alanında çalışıyoruz.
normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz.
Daha detaylı bilgi için çerez ve
gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.
online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.