türkçe adı: 28 gün sonra
2002 birleşik krallık yapımı film başrolünde cillian murphy'nin oynadığı zombi temalı korku-gerilim filmidir.
imdb: 7.5
2002 birleşik krallık yapımı film başrolünde cillian murphy'nin oynadığı zombi temalı korku-gerilim filmidir.
imdb: 7.5
yönetmen:
danny boyle
oyuncular:
cillian murphy
naomie harris
brendan gleeson
ray panthaki
alex palmer
christopher eccleston
danny boyle
oyuncular:
cillian murphy
naomie harris
brendan gleeson
ray panthaki
alex palmer
christopher eccleston
*fantaspor (2003) - en iyi yönetmen [danny boyle]
*avrupa film ödülleri (2003) - avrupa görüntü yönetmeni
*siyah makara ödülleri (2004) - en iyi çıkış yapan performans [naomie harris]
*fangoria elektrikli testere ödülleri (2004) - en iyi geniş yayın filmi / en iyi senaryo
film toplam 10 ödül almıştır.
*avrupa film ödülleri (2003) - avrupa görüntü yönetmeni
*siyah makara ödülleri (2004) - en iyi çıkış yapan performans [naomie harris]
*fangoria elektrikli testere ödülleri (2004) - en iyi geniş yayın filmi / en iyi senaryo
film toplam 10 ödül almıştır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "taytlı kamyon şöförü" tarafından 15.11.2020 11:18 tarihinde açılmıştır.
1.
soundtrackini çok sevdiğim zombi - salgın temalı 2002 ingiliz yapımı film. film korku filmi olarak değerlendirilemeyecek kadar duygusal sahneler barındırır. filmin devamında çekilen (bkz: 28 weeks later) izlenebilir ama aynı keyfi vermez.
devamını gör...
2.
dönemine göre çok iyi zombi filmidir. hatta walking dead bu filmden fazlasıyla ilham almıştır. hastane sahnesi, market vs. dizide neredeyse aynı şekilde işlenmiştir.
devamını gör...
3.
filmin yönetmeni danny boyle. bu filmi önemli kılan şey filmin dijital kamera ile çekilmiş olması ve artık dijital film çağını başlatması. danny boyle zaten sonra milyoner diye hintçe ingilizce film yaptı parayı vurdu.
zombi filmler ve diziler furyasini başlatan bir film bu. bu filmin iki ayrı sonu var. 20 yıl oldu tabi unuttum bir kısmını sonunu söylemeyim.
dediğim gibi aksiyon kamerayı zombi yamyam fikri ve devam filmlerini düşününce bir devrim filmi bu aslında.
zombi filmler ve diziler furyasini başlatan bir film bu. bu filmin iki ayrı sonu var. 20 yıl oldu tabi unuttum bir kısmını sonunu söylemeyim.
dediğim gibi aksiyon kamerayı zombi yamyam fikri ve devam filmlerini düşününce bir devrim filmi bu aslında.
devamını gör...
4.
hikayeyi tam bir ozet gecmek istiyorum. spoiler iceren cinsten.
yaklasik 4-6 ay once fragmanini zombi filmleri-kiyamet senaryolari filmleri trailerlarini izlerken denk gelerek izledim. basta biraz korkuttu cok gercekci ve paranoid hissetmeme sebep oldu. gel zaman git zaman tiktokta karsima cikiyordu. sonra 28 years later ciktiginda herkesin videolar paylasmasi da beni izlemeye tesvik edemedi tabi.
sonra bugun, normalde naruto shippuden izlemem gerekiyor olan bir saatte itami o kanjiro demek yerine macbook air'den actim filmi.
baslangic olarak her sey cok gercekci geldi. ozellikle 2000'lerin baslarindan bir dunya gormek bile tatmin olmama sebep oldu. maymunlarin bulundugu lab olayi degisik bir his verdi. orada basladiginda olaylar tamamen sarmisti. arka planda calan soundtrackler mi? tam anlamiyla basyapit etkisi veriyordu. birkac sigara molasi ve wc'ye gidis gelisten sonra tam odaklandim filme. oncelikle bas karakterimiz jim surekli olarak hayatta kalmanin yollarini buldu. onu kurtaran iki kisiden birisi sirf o anne babasinin hayatta olup olmadigini merak ediyor diye, kendini feda etti, digeri ise arkadasini goz kirpmadan oldurdu. sonra parents house'dan cikip bir apartmanda sıkısip kalan baba ile kizina gittiler. baba bir askeri radyo yayinina takmisti kafayi. hep beraber yayinin soyledigi yere gittiler. market sahnesinde bile her an bir sey yasanacak gibi hissettim. benzin kamyonundan benzin alirlarken jim, cheesecake askina bi yere girdi, orda birisinioldurdu viruslu. bu arada jim'in cillian murphy oldugunu anladim baslarda. gencken bile etkileyici bir ses ve karizmasi varmis adamin, tum o rollerden once. her neyse askerlerin cagirdigi yere gittiler. orada film beni ciddi anlamda kalbimden vurdu, cunku tellere takilmis bir cesedi oyan kargayi kovalamak isteyen frank gozune kan damlamasi sonucu donustu. onu da gelen askerler vurdu, burada biraz sok oldum acikcasi. askerlerin guvenligini sagladiklari malikaneyi tolkien'in evine benzettim uzaktan.
her neyse bu askerler de siradan insanlar degiller zaten kafayi siyirma noktasina gelmisler. rage viruslu saldirilari filan derken siyahi kadin karakterimizi taciz etmeler vs. sonradan ogreniyoruz ki askerlerin komutani erlere hayatta kalmalari icin umut olsun diye kadin sozu vermis. jim ve baska isyankar bir askeri goturup vuracaklardi derken jim bi sekil kaciyor. kadinlara da elbise giydirecekler tecavuz etmek icin, birisi daha kadin bile degil genc bir kiz.
buradan sonra aksiyon doruk noktasina variyor. jim geri gelip evde bir kaos filan cikariyor.
sahsen hic bu kadar iyi olmasini beklemiyordum veya olaylarin bu kadar ilerleyecegini, siradan bir zombi filmi sanmistim ama resident evil'in ilk 3 filmi kadar iyiymis hatta daha olgun bir kitleye hitap ediyor bile denilebilir.
film bittikten sonra dunyaya bakis acimi yeniden kodladim, birisi saldirip uzerime atlamadigi surece sknti yok gibisinden.
filmin etkisini uzerimden atabilmek icin, bir kafeye gidip espresso ve oreolu milkshake esliginde arkadaslarla sohbet etmek durumunda kaldim. bolca sigara esliginde. sonra bir iki cay ictik ve her sey normale donmustu.
aksamlari ben onlari aramasam bile beni disariya cagiran arkadaslarimin olmasi, uzun zamandir basima gelmeyen bir sey ve fena da hissettirmiyor.
suanda masumca uyumak ile 28 weeks later izleyip kabuslarla dolu bir uykuya dalmak arasinda git gel yapiyorum.
kumtel sogutucu fanin karsisinda kedi ile yatiyoruz.
28 weeks later izlersem yorumunu girecegim.
tavsiyem, bos bulundugunuz bir anda izlemeyin, cunku film insani cok fazla icine cekiyor. o zamana gore bence gayet basarili ve oyunculuklar da harika. zaten su gunlerde yeni ve modern, agirlikli olarak yapay zeka ve animasyon, photoshop programlari ile zenginlestirilmis yapimlar yerine daha gercekci seyler izlemeyi tercih ettigimden, size de gonul rahatligiyla tavsiye edebilirim.
bu sicak yaz gecelerinde bolca soguk su bulundurun bu filmi izlerken cunku terledikce bogaziniz kuruyacaktir.
yaklasik 4-6 ay once fragmanini zombi filmleri-kiyamet senaryolari filmleri trailerlarini izlerken denk gelerek izledim. basta biraz korkuttu cok gercekci ve paranoid hissetmeme sebep oldu. gel zaman git zaman tiktokta karsima cikiyordu. sonra 28 years later ciktiginda herkesin videolar paylasmasi da beni izlemeye tesvik edemedi tabi.
sonra bugun, normalde naruto shippuden izlemem gerekiyor olan bir saatte itami o kanjiro demek yerine macbook air'den actim filmi.
baslangic olarak her sey cok gercekci geldi. ozellikle 2000'lerin baslarindan bir dunya gormek bile tatmin olmama sebep oldu. maymunlarin bulundugu lab olayi degisik bir his verdi. orada basladiginda olaylar tamamen sarmisti. arka planda calan soundtrackler mi? tam anlamiyla basyapit etkisi veriyordu. birkac sigara molasi ve wc'ye gidis gelisten sonra tam odaklandim filme. oncelikle bas karakterimiz jim surekli olarak hayatta kalmanin yollarini buldu. onu kurtaran iki kisiden birisi sirf o anne babasinin hayatta olup olmadigini merak ediyor diye, kendini feda etti, digeri ise arkadasini goz kirpmadan oldurdu. sonra parents house'dan cikip bir apartmanda sıkısip kalan baba ile kizina gittiler. baba bir askeri radyo yayinina takmisti kafayi. hep beraber yayinin soyledigi yere gittiler. market sahnesinde bile her an bir sey yasanacak gibi hissettim. benzin kamyonundan benzin alirlarken jim, cheesecake askina bi yere girdi, orda birisinioldurdu viruslu. bu arada jim'in cillian murphy oldugunu anladim baslarda. gencken bile etkileyici bir ses ve karizmasi varmis adamin, tum o rollerden once. her neyse askerlerin cagirdigi yere gittiler. orada film beni ciddi anlamda kalbimden vurdu, cunku tellere takilmis bir cesedi oyan kargayi kovalamak isteyen frank gozune kan damlamasi sonucu donustu. onu da gelen askerler vurdu, burada biraz sok oldum acikcasi. askerlerin guvenligini sagladiklari malikaneyi tolkien'in evine benzettim uzaktan.
her neyse bu askerler de siradan insanlar degiller zaten kafayi siyirma noktasina gelmisler. rage viruslu saldirilari filan derken siyahi kadin karakterimizi taciz etmeler vs. sonradan ogreniyoruz ki askerlerin komutani erlere hayatta kalmalari icin umut olsun diye kadin sozu vermis. jim ve baska isyankar bir askeri goturup vuracaklardi derken jim bi sekil kaciyor. kadinlara da elbise giydirecekler tecavuz etmek icin, birisi daha kadin bile degil genc bir kiz.
buradan sonra aksiyon doruk noktasina variyor. jim geri gelip evde bir kaos filan cikariyor.
sahsen hic bu kadar iyi olmasini beklemiyordum veya olaylarin bu kadar ilerleyecegini, siradan bir zombi filmi sanmistim ama resident evil'in ilk 3 filmi kadar iyiymis hatta daha olgun bir kitleye hitap ediyor bile denilebilir.
film bittikten sonra dunyaya bakis acimi yeniden kodladim, birisi saldirip uzerime atlamadigi surece sknti yok gibisinden.
filmin etkisini uzerimden atabilmek icin, bir kafeye gidip espresso ve oreolu milkshake esliginde arkadaslarla sohbet etmek durumunda kaldim. bolca sigara esliginde. sonra bir iki cay ictik ve her sey normale donmustu.
aksamlari ben onlari aramasam bile beni disariya cagiran arkadaslarimin olmasi, uzun zamandir basima gelmeyen bir sey ve fena da hissettirmiyor.
suanda masumca uyumak ile 28 weeks later izleyip kabuslarla dolu bir uykuya dalmak arasinda git gel yapiyorum.
kumtel sogutucu fanin karsisinda kedi ile yatiyoruz.
28 weeks later izlersem yorumunu girecegim.
tavsiyem, bos bulundugunuz bir anda izlemeyin, cunku film insani cok fazla icine cekiyor. o zamana gore bence gayet basarili ve oyunculuklar da harika. zaten su gunlerde yeni ve modern, agirlikli olarak yapay zeka ve animasyon, photoshop programlari ile zenginlestirilmis yapimlar yerine daha gercekci seyler izlemeyi tercih ettigimden, size de gonul rahatligiyla tavsiye edebilirim.
bu sicak yaz gecelerinde bolca soguk su bulundurun bu filmi izlerken cunku terledikce bogaziniz kuruyacaktir.
devamını gör...
5.
bir danny boyle filmidir.

filmin senaryosunu alex garland yazmıştır. filmde cillian murphy, naomie harris, christopher ecclestone, alex palmer, bindu de stoppani, büyük hayranı olduğum oyuncu brendan gleeson, megan burns, david schneider ve noah huntley rol almıştır.
birçok film festivalinden ödül ve adaylıklarla dönmüş olan film hala bu zamana kadar çekilen zombi, salgın ve dünyanın sonu filmleri arasında en iyilerden biri olarak sayılır çoğu insan tarafından.
bilim insanlarının şempanzeler üzerinde yaptığı bir deneyde bazı şeyler yolunda gitmez. bu hayvanlar üzerinde deney yaparken onlara öfke aşılayan bilim insanları aktivistlerin eylemi ile karşılaşır ve bu virüs insanlara da bulaşır. bu andan sonra artık dünyanın, daha doğrusu insan ırkının sonuna doğru doludizgin bir gidiş başlar.
insan nüfusu hızla azalır ve dönüşürken bir grup insan hayatta kalmak ve kendileri için güvenli bir sığınak bulmak için savaş verirler.
çok sevdiğim bir filmdir. bu filmden sonra filmin devamı niteliğinde iki film daha çekilmiştir. ancak o filmler ilk filmin tadını vermez.

filmin senaryosunu alex garland yazmıştır. filmde cillian murphy, naomie harris, christopher ecclestone, alex palmer, bindu de stoppani, büyük hayranı olduğum oyuncu brendan gleeson, megan burns, david schneider ve noah huntley rol almıştır.
birçok film festivalinden ödül ve adaylıklarla dönmüş olan film hala bu zamana kadar çekilen zombi, salgın ve dünyanın sonu filmleri arasında en iyilerden biri olarak sayılır çoğu insan tarafından.
bilim insanlarının şempanzeler üzerinde yaptığı bir deneyde bazı şeyler yolunda gitmez. bu hayvanlar üzerinde deney yaparken onlara öfke aşılayan bilim insanları aktivistlerin eylemi ile karşılaşır ve bu virüs insanlara da bulaşır. bu andan sonra artık dünyanın, daha doğrusu insan ırkının sonuna doğru doludizgin bir gidiş başlar.
insan nüfusu hızla azalır ve dönüşürken bir grup insan hayatta kalmak ve kendileri için güvenli bir sığınak bulmak için savaş verirler.
çok sevdiğim bir filmdir. bu filmden sonra filmin devamı niteliğinde iki film daha çekilmiştir. ancak o filmler ilk filmin tadını vermez.
devamını gör...
