ağır cezalar suç oranlarını düşürür mü sorunsalı
başlık "friedrich schuldiner" tarafından 23.12.2020 23:55 tarihinde açılmıştır.
21.
ağır cezalardan ziyade bu cezaların uygulanıp uygulanmaması sorun.
mevzuatta ağır cezalar zaren mevcut ancak adalet sisteminin işleyişi farklı.
bir de konuya bence sosya-kültürel açıdan da bakmak gerekli. tek başına yargı sistemi yeterli olamaz.
mevzuatta ağır cezalar zaren mevcut ancak adalet sisteminin işleyişi farklı.
bir de konuya bence sosya-kültürel açıdan da bakmak gerekli. tek başına yargı sistemi yeterli olamaz.
devamını gör...
22.
the dark knight filmindeki bir repliği hatırladım. alfred bu repliği bruce wayne kişisine söylüyordu. alfred özel kuvvetlerdeyken burmada görevdeyim diye anlatıyor.
mandalina büyüklüğünde yakutları çalıp sonra onları değersiz çakıl taşları gibi etrafa saçan bir suçludan bahsediyor.
adamın suçlu olarak motivasyonu ne bunu sorguluyor bu sahnede ve konuyu joker'in motivasyonuna getiriyor.
diyor ki bazı insanlar bu dünyanın alevler içinde kaldığını görmek ister. yani adamın suç işlemek için bir motivasyonu yok aslında. ya da varoluşsal hali suç üzerine kurulu.
yani ruh hastası akıl sağlığı yerinde olmayan birinden farklı bir şey gibi ama tam da değil.
şimdi bunu neden anlattım. ceza hukukunda ceza vermenin temeli adaleti sağlamaktır. yani toplumdaki insanlara devlet der ki bakın siz yoldan çıkarsanız birbirinize karşı veya kamuya karşı veya ikisine de aynı anda haksız bir fiil uygularsanız kamu düzenini bozmuş olursunuz.
biz size ceza veririz. siz bu cezayı çekersiniz. bu cezayı çekerken kamu düzenini bozduğunuzu anlarsınız. vicdansız değilseniz hatanızı anlar ve rehabilite olursunuz. cezanızı çekip rehabilite olup yeniden topluma geri dönüp bu defa suça bulaşmaz ve normal bir hayat sürersiniz diyor.
teorik olarak en ağır ceza idam cezası. bizde idam cezası kaldırıldı. ağırlaştırılmış müebbet var. müebbet var. ikisi arasında farklar var ama en ağır ceza şu an müebbet yani ömür boyu hapis cezası.
bir insan müebbetlik bir suç işlerken eğer içeriden ölmeden çıkamayacak olduğunu biliyorsa bu caydırıcı mıdır evet büyük oranda caydırıcı olabilir.
yalnız sorun cezalarda değil ceza infaz sisteminde. yani en büyük cezayı vermek başka bir süreç bu verilen cezanın yerine getirilmesi bambaşka bir süreç.
bir kişi bir suçu işlerken ben bu suçu birinin üstüne yıkarım diyorsa. parasını verip silahı verip suçu başkasına yıkabilir durumdaysa ilk golü daha burada yiyoruz.
ağır cezalık suç işleyip mahkemede iyi hali görüldü diye yani takım elbise giydi sakal tıraşı oldu kravat taktı, etrafa küfür etmedi sakince dinledi ve mahkemeye karşı onun yargı yetkisine ve verdiği cezaya karşı pişmanlık göstermiş bir suçlu olarak kabullenici bir tutumu olduysa bu onun cezasını hafifletiyor.
mesela sen kadını sokak ortasında bıçaklamış bile olsan ve senin eski sözlün nişanlın eşin gibi bir bağın varsa, kavga ediyorsan sana hakaret etmişse sana fiziken saldırmışsa hakim bunun gibi durumları hafifletici neden olarak görebiliyor. alkol almışsan kendimde değildim diye yaptığını iddia edebiliyorsun. birileri sana herkesin içinde eski nişanlın veya eski karın için gayri ahlaki bir durumda gördük gibi provoke edici bir şey söylemişse hakim seni yine hafifletici bir durumda görebiliyor.
anlatmak istediğim suçun işlenmesi ve mahkeme süreci daha önemli. alınan ceza alınan cezanın yatarı olan süre daha önemli.
adam (lafın gelişi) karısını üstte verdiğim örnek üzerinden gidersek öldürüp sonra da hapis yatıp çıktığında kahveye gittiğinde sırtını sivaslayan ve helal olsun koçum namusunu temizledin sen diyen bir yapı varsa bunlar önemli.
her şeyi birlikte düşünmek gerekiyor. ağır cezalar sadece alfred'in anlattığı hikayedeki adam icin önemsiz. bir adamı ölene kadar insanlık dışı şekilde hücrede tutun bakalım da görelim ondan sonra kim edmond dantes gibi çürüyeceğini bilerek suç işlesin.
eğer hastaysa adı hastanenin adli koğuşu olur ama devlet kimseye sırf pedofili diye tecavüzcü diye ölene kadar neden baksın. bunu ayrıca sorgulamak lazım. biz bebek katili dediğimiz adama bakmışız ama o zaten politik bir konu.
bence pedofili ve tecavüzcü gibi suçları olanları esas imralı gibi adaya atalım ve ömür boyu tutalım çünkü kafalarına sıkamıyoruz.
mandalina büyüklüğünde yakutları çalıp sonra onları değersiz çakıl taşları gibi etrafa saçan bir suçludan bahsediyor.
adamın suçlu olarak motivasyonu ne bunu sorguluyor bu sahnede ve konuyu joker'in motivasyonuna getiriyor.
diyor ki bazı insanlar bu dünyanın alevler içinde kaldığını görmek ister. yani adamın suç işlemek için bir motivasyonu yok aslında. ya da varoluşsal hali suç üzerine kurulu.
yani ruh hastası akıl sağlığı yerinde olmayan birinden farklı bir şey gibi ama tam da değil.
şimdi bunu neden anlattım. ceza hukukunda ceza vermenin temeli adaleti sağlamaktır. yani toplumdaki insanlara devlet der ki bakın siz yoldan çıkarsanız birbirinize karşı veya kamuya karşı veya ikisine de aynı anda haksız bir fiil uygularsanız kamu düzenini bozmuş olursunuz.
biz size ceza veririz. siz bu cezayı çekersiniz. bu cezayı çekerken kamu düzenini bozduğunuzu anlarsınız. vicdansız değilseniz hatanızı anlar ve rehabilite olursunuz. cezanızı çekip rehabilite olup yeniden topluma geri dönüp bu defa suça bulaşmaz ve normal bir hayat sürersiniz diyor.
teorik olarak en ağır ceza idam cezası. bizde idam cezası kaldırıldı. ağırlaştırılmış müebbet var. müebbet var. ikisi arasında farklar var ama en ağır ceza şu an müebbet yani ömür boyu hapis cezası.
bir insan müebbetlik bir suç işlerken eğer içeriden ölmeden çıkamayacak olduğunu biliyorsa bu caydırıcı mıdır evet büyük oranda caydırıcı olabilir.
yalnız sorun cezalarda değil ceza infaz sisteminde. yani en büyük cezayı vermek başka bir süreç bu verilen cezanın yerine getirilmesi bambaşka bir süreç.
bir kişi bir suçu işlerken ben bu suçu birinin üstüne yıkarım diyorsa. parasını verip silahı verip suçu başkasına yıkabilir durumdaysa ilk golü daha burada yiyoruz.
ağır cezalık suç işleyip mahkemede iyi hali görüldü diye yani takım elbise giydi sakal tıraşı oldu kravat taktı, etrafa küfür etmedi sakince dinledi ve mahkemeye karşı onun yargı yetkisine ve verdiği cezaya karşı pişmanlık göstermiş bir suçlu olarak kabullenici bir tutumu olduysa bu onun cezasını hafifletiyor.
mesela sen kadını sokak ortasında bıçaklamış bile olsan ve senin eski sözlün nişanlın eşin gibi bir bağın varsa, kavga ediyorsan sana hakaret etmişse sana fiziken saldırmışsa hakim bunun gibi durumları hafifletici neden olarak görebiliyor. alkol almışsan kendimde değildim diye yaptığını iddia edebiliyorsun. birileri sana herkesin içinde eski nişanlın veya eski karın için gayri ahlaki bir durumda gördük gibi provoke edici bir şey söylemişse hakim seni yine hafifletici bir durumda görebiliyor.
anlatmak istediğim suçun işlenmesi ve mahkeme süreci daha önemli. alınan ceza alınan cezanın yatarı olan süre daha önemli.
adam (lafın gelişi) karısını üstte verdiğim örnek üzerinden gidersek öldürüp sonra da hapis yatıp çıktığında kahveye gittiğinde sırtını sivaslayan ve helal olsun koçum namusunu temizledin sen diyen bir yapı varsa bunlar önemli.
her şeyi birlikte düşünmek gerekiyor. ağır cezalar sadece alfred'in anlattığı hikayedeki adam icin önemsiz. bir adamı ölene kadar insanlık dışı şekilde hücrede tutun bakalım da görelim ondan sonra kim edmond dantes gibi çürüyeceğini bilerek suç işlesin.
eğer hastaysa adı hastanenin adli koğuşu olur ama devlet kimseye sırf pedofili diye tecavüzcü diye ölene kadar neden baksın. bunu ayrıca sorgulamak lazım. biz bebek katili dediğimiz adama bakmışız ama o zaten politik bir konu.
bence pedofili ve tecavüzcü gibi suçları olanları esas imralı gibi adaya atalım ve ömür boyu tutalım çünkü kafalarına sıkamıyoruz.
devamını gör...