bathory dinlerken kendini isveç'te bir ahırın önünde bulmak
başlık "sehpadaki midi klavye" tarafından 15.08.2026 05:08 tarihinde açılmıştır.
1.
bathory'nin bazı albümlerinde insanı bulunduğu zamandan ve mekandan koparan garip bir atmosfer var. özellikle blood fire death dinlediğim zaman başka bir yerdeymişim gibi hissediyorum.
başlarda bunun sadece albümün atmosferinden kaynaklandığını sanıyordum. sonuçta savaşlar, kuzey, paganizm, karanlık, eski zamanlar... insanın kafasında ister istemez bir görüntü oluşuyor...
ama a fine day to die başladığında olay biraz kontrolden çıkıyor... önce kendimi bi kuzey köyünün yakınında gibi hissediyorum. sonra ortam biraz daha netleşmeye başlıyor, önce sis, sonra ağaçlar, çamurlu leş gibi bi yol, uzakta birkaç ev bi derken bir bakıyorum ki isveç'te garip bir ahırın önündeyim
neden orada olduğumu bilmiyorum. daha kötüsü, yalnız da değilim... viking bi kocam var, biraz ileride baltayla odun kırıyor. ben ahırın önünde durmuş onu izliyorum...
hayatımda ilk defa kendime bu kadar ciddi bir şekilde “ben burada ne yapıyorum?” diye soruyorum. o sırada bathory çalmaya devam ediyor. şarkı bitiyor, ben hala ahırdayım.
sonra the golden walls of heaven başlıyor. kocam içeri girip “odunlar yetmez bu kış diyor.
ben hiçbir şey demiyorum. çünkü adam haklı...
bathory'nin atmosfer yaratmasını anlıyorum da bu biraz fazla... her dinleyişimde kuzeye gelin gidiyorum.
başlarda bunun sadece albümün atmosferinden kaynaklandığını sanıyordum. sonuçta savaşlar, kuzey, paganizm, karanlık, eski zamanlar... insanın kafasında ister istemez bir görüntü oluşuyor...
ama a fine day to die başladığında olay biraz kontrolden çıkıyor... önce kendimi bi kuzey köyünün yakınında gibi hissediyorum. sonra ortam biraz daha netleşmeye başlıyor, önce sis, sonra ağaçlar, çamurlu leş gibi bi yol, uzakta birkaç ev bi derken bir bakıyorum ki isveç'te garip bir ahırın önündeyim
neden orada olduğumu bilmiyorum. daha kötüsü, yalnız da değilim... viking bi kocam var, biraz ileride baltayla odun kırıyor. ben ahırın önünde durmuş onu izliyorum...
hayatımda ilk defa kendime bu kadar ciddi bir şekilde “ben burada ne yapıyorum?” diye soruyorum. o sırada bathory çalmaya devam ediyor. şarkı bitiyor, ben hala ahırdayım.
sonra the golden walls of heaven başlıyor. kocam içeri girip “odunlar yetmez bu kış diyor.
ben hiçbir şey demiyorum. çünkü adam haklı...
bathory'nin atmosfer yaratmasını anlıyorum da bu biraz fazla... her dinleyişimde kuzeye gelin gidiyorum.
devamını gör...
"bathory dinlerken kendini isveç'te bir ahırın önünde bulmak" ile benzer başlıklar
bathory
6