1.
felsefenin öyküsü - will durant
felsefe tarihi - frederick copleston
batı felsefesinin yeni tarihi -anthony kenny
batı felsefesi tarihi- bertrand russell
zihnin yaşamı - hannah arendt
............................................................................konuyla alakadar olanların okuması tavsiye olunur.
felsefe tarihi - frederick copleston
batı felsefesinin yeni tarihi -anthony kenny
batı felsefesi tarihi- bertrand russell
zihnin yaşamı - hannah arendt
............................................................................konuyla alakadar olanların okuması tavsiye olunur.
devamını gör...
2.
doğu'da felsefe yoktur/ yapılamaz/ batı'daki kadar işlevsel değildir şiarına dayandığı söylenebilen; antik yunan'dan başlayıp günümüze kadar gelen batılı felsefe tarihi olarak tanımlanır.
filozofları
heraklitos
pisagor
anaksagoras
cicero
parmanides
demokritos
epikuros
sokrates
platon
aristoteles
thomas aquinas
augustinus
montaigne
dekart
francis bacon
george berkeley
david hume
john locke
spinoza
jean-jacques rousseau
kant
hegel, marx, arthur schopenhauer, friedrich nietzsche
filozofları
heraklitos
pisagor
anaksagoras
cicero
parmanides
demokritos
epikuros
sokrates
platon
aristoteles
thomas aquinas
augustinus
montaigne
dekart
francis bacon
george berkeley
david hume
john locke
spinoza
jean-jacques rousseau
kant
hegel, marx, arthur schopenhauer, friedrich nietzsche
devamını gör...
3.
temeli sekularizme dayanır. açılımında emperyalizm ve kapitalizm vardır. sömürü, kan ve maddecilik temelli bir felsefe esasen kökten sorunludur.
hakikat arayışını tamamen insan ve aklın tasarrufuna bırakmış ama bu konuda her hangi bir sorumluluk da almamıştır.
misal filistin'de sular seller gibi bebek kanı aktığı halde utanmadan, sıkılmadan ve en ufak bir yüz kızarması bile olmadan buna kayıtsız kalmakta , kayıtsız kalması bir yana yine hiç utanmadan sıkılmadan insan hakları, özgürlük, hak hukuk, akıl, medeniyet gibi kavramlardan bahsetmektedir.
epistemoloji, ontoloji ve etik yani felsefenin en nihayetinde ulaşmak istediği tüm düşünce biçimlerinin sonunda varmak istediği ahlâk kavramına da herkesten fazla sahip çıkmaya çalışmaktadır batı felsefesi.
bu anlamda da batı felsefesi olsa olsa sınırsız sonsuz bir ahlaksızlık ve kötülüğe karşı mutlak bir kayıtsızlık olarak adlandırılabilir.
hakikat arayışını tamamen insan ve aklın tasarrufuna bırakmış ama bu konuda her hangi bir sorumluluk da almamıştır.
misal filistin'de sular seller gibi bebek kanı aktığı halde utanmadan, sıkılmadan ve en ufak bir yüz kızarması bile olmadan buna kayıtsız kalmakta , kayıtsız kalması bir yana yine hiç utanmadan sıkılmadan insan hakları, özgürlük, hak hukuk, akıl, medeniyet gibi kavramlardan bahsetmektedir.
epistemoloji, ontoloji ve etik yani felsefenin en nihayetinde ulaşmak istediği tüm düşünce biçimlerinin sonunda varmak istediği ahlâk kavramına da herkesten fazla sahip çıkmaya çalışmaktadır batı felsefesi.
bu anlamda da batı felsefesi olsa olsa sınırsız sonsuz bir ahlaksızlık ve kötülüğe karşı mutlak bir kayıtsızlık olarak adlandırılabilir.
devamını gör...