''ahlaki gerçeklik nedir?''
''iyilik ve kötülük hangi ölçütlere göre belirlenir?''
temel kavramlar iyi, kötü, vicdan, irade, ahlak yasası ve ahlaki karar olan felsefenin bir disiplinidir.
devamını gör...
saatlerce konuş, sonu hep "herkes için farklı"ya gelecektir.
devamını gör...
kafa karıştıran ve insana garip gelen felsefedir. en iyisi ahlak belanızı versin deyip düşünmemektir.
devamını gör...
saatlerce kültürel birikim saçıp sonunda "kime göre neye göre" dedirten konu başlığı
devamını gör...
benim için felfsefe paradokslarından bile daha çok paradoks olan konudur. herkes için farklı bir ahlak olduğunu kabullenmek istemezsin çünkü evrensel bir ahlak yasasının olduğu hissiyatı vardır, bazı şeyler herkes için yanlıştır, kötüdür. öte yandan yanlış, kötü bunlar hala tanımı olmayan soyut kavramlardır. herkes için farklıdır desen bunu da kabullenmek çok zordur. bu durumda da 'ahlaksızlık' olarak nitelendirebileceğin hiçbir şey kalmaz. al sana paradoks işte.
devamını gör...
(bkz: aksiyoloji)
devamını gör...
kimi kaynaklarda etik kavramının karşılığıdır.
devamını gör...
ahlak felsefesi, ''iyi'' ve ''doğru'' gibi kavramlar üzerinden evrensel ahlak kriterlerini belirleyen bir disiplindir. bu felsefe iyi,kötü,vicdan,irade,erdem, etik,ahlak yasası gibi kavramlar üzerinde durur. epiküros'a göre ahlakın amacı mutluluk , kant 'a göre ödev dir. nietzsche'ye göre ahlak, sadece bir baskı mekanizmasıdır. insan, her türlü kuralı ve yasayı çiğneyerek özgürleşebilir.
devamını gör...

tanrı'nın varlığını nazari bakımdan ispatı gerekmeyen bir postulat olarak koyan ahlak delili,kant’a göre, bizi bir “pratik çıkmaz”dan kurtarır.”ahlaki inancımız” diyor kant,pratik bir postulattır.eğer onu inkar edersek,pratik bir saçmalığa düşeriz (absurdum praticum). bu saçmalık, “mantıki saçmalık”ta olduğu gibi hükümlerimiz arasında ortaya çıkan bir tutarsızlıktan -bilgi önermeleri arasındaki ilişkiden-doğmuyor;inanma ile yapma arasındaki bağlantıdan doğuyor.
devamını gör...
ahlak felsefesi, insan yaşantısındaki değerler, kurallar, yargılar ve temel düşüncelerle ilgilenen; en genel anlamıyla, insan yaşantısının ahlaki boyutunu ele alan ve değerlendiren; insan davranışlarını ve bu davranışların doğru mu, yanlış mı; iyi mi, kötü mü olduğu sorgulayan felsefe disiplinidir.
devamını gör...
bu kavrama lisede cok aşinaydım okur ederdim. felsefecimiz de severdi beni, baya hakimdim bu dala.

reşitlikten sonra bu arkadastan sogumama sebep olan sey şu oldu, bu felsefe hiçbir işe yaramıyor lan. ele ayaga dusmus resmen. herkesin en ahlakliyi, en magduru, en yuceyi oynamak icin ortamlarda atip tuttugu bi felsefe varyasyonuymus bu. isin teorisini ve motivasyonunu tartismak yerine en ufak orneklere "hmm, ahlakli olan bunu yapardi aga!" gibi rezil konusmalarmis bu felsefe.

elinde guc ya da yetkinin zerresi olmayanlarin gucluleri "elestirmesi" icin guzel bi aracmis. garibanlarin kendilerini in charge senaryolarina koyup uzerine dusunmesiymis.

he inanmiyosan yitzhara, otur bi kafeye kizli erkekli bi grupla, konusmaya calis ahlak felsefesini. hadi eyvallah.
devamını gör...
"bir hamamböceği öldürürsen kahraman, bir kelebeği öldürürsen şeytansın. ahlakın estetik standartları vardır." - niçe
devamını gör...
‘’ kutsal kitaplarda adı sıkça geçen şeytan, gerçek dünyada size ahlak dersi veren bir cahilden başkası değildir.’’ der ünlü düşünür f. nietzsche.

ahlak kavramı öyle bir olgudur ki içinde iyilik, kötülük, vicdani duygular gibi insani kavramları da barındırmakla beraber, kişinin hayat görüşü ve yaşam tarzına göre değerlendirilmesi gerekir. bireysel bir olgu olmasının yanında aynı zamanda toplumlar üstü bir kavramı da ifade eder.

ahlak; kavramının temelini oluşturan yegane şey kişinin kendisidir. ünlü düşünür kant 'ın bu konudaki ahlaki bakış açısı oldukça güzeldir. ona göre; yapılan şeylerin kararı kendi özgür iradeniz tarafından alınıyor ve diğer herkes tarafından yapıldığında hala anlamlı ve mantıklı kalıyor ise yapılan eylem ahlakidir. örneğin yalan söylemek; eğer sürekli yalan söylüyorsanız bu anlamlı ve mantıklı değildir. toplumdaki herkes sürekli yalan söylüyorsa yine anlamlı ve mantıklı bir sonuç ortaya çıkmayacaktır. bu durumda sürekli yalan söylemek de asla ahlaki olmayacaktır.

oysa vicdan ve empati duygusundan yoksun olan insan ahlaki olmayan bu ‘’ yalan ‘’ kavramına da kendince haklı sebepler bulacaktır. belki de ahlaktan sıkça dem vuracak ve karşısındaki bireyin onda olmayan vicdan ve empati duygularını sömürecektir.

ahlak kavramını sarsmayacak biricik şey ise kişinin istemsizce yapmış olduğu hatalar olacaktır. hata yapmanın insana mahsus olduğunu bilen birey bu hatalarından ders çıkaracak ve sonraki yaşantısında bu hatalarını ahlaki temellerini oluşturmada birer basamak olarak kullanmaya gidecektir. ama ahlak kavramını toplumsal ahlaktan bağımsız olarak düşünen insan, vicdan duygusundan da emareler barındırmadığında, yapmış olduğu hatalar ile yüzleşmek yerine yaptığı hatalar ile yüzsüzleşecektir. bu yüzden ahlaki değerlere bağlı kalıp bu kavramın bireysel ve toplumsal yanlarını unutmadan hareket etme gerekliliği bilincinde olmalı buna uygun yaşantıları yaşamaya gayret göstermeliyiz.

ahlak kavramını salt kendi kişisel çıkarları için kullananlar ahlak kavramını zamana ve mekana göre farklı şekillerde yorumlasalar da önemli olan vicdanları susturulabilmektir.
devamını gör...
iyi/ kötü/ doğru/ yanlış/ etik/ ahlâk gibi kavramları irdeleyen; sistematize etmeye çalışan felsefik disiplin şeklinde az da olsa tanımlanabilir.


ahlak felsefesi, insan yaşamındaki kurallar, değerler, yargılar ve düşünceler ile ilgilenen bir felsefedir.
devamını gör...
felsefenin içinde ayrı bir dal değildir. bizatihi felsefenin dört ilkesinden biridir. epistemoloji, ontoloji, metafizik ve etik. her felsefenin en nihayetinde varmak istediği yerdir. tabi felsefenin şu an için herhangi bir yaşam alanı yani yaşamsal tarafı kalmadığı için geyikten öte de geçmeyen yaklaşım. önce bütün bilimler felsefeden ayrıldı, sonra felsefenin kendisi de parçalanarak boş bir muhabbete döndü.
devamını gör...
felsefe, ahlakın ne olduğu veya olması gerektiği konusu kadar, neden ahlak diye bir kavrama ihtiyaç duyulduğu/duyulması gerektiği ve bundan ne anlaşılması gerektiğini tartışır. (felsefe bunu etik kavramı olarak tanımlar. felsefi etik ,bilinen ahlak kavram ve tanımıyla bire bir aynı değildir ve bu tartışma, etik felsefesi olarak adlandırılır.) felsefe, öncesiz ve sonrasız, zaman, toplum ve insan olmaksızın bile bir etik yaklaşım olup olamayacağını irdeler. bilinen anlamda ahlak daha çok sosyoloji, antropoloji ,hukuk ve/ya din tartışmalarıdır sanırım.
devamını gör...
insan yıllar boyu kendi zararına ve faydasına olan şeylerin veya o şeylere ulaşırkenki sergilediği hareketlerin zamanla ayırdına vararak ahlakın temellerini oluşturdu bence.
yani ahlakın iyi veya kötülükle direkt bir bağlantısı yoktur. o anki koşullar insana fayda ve zarar vermesine göre iyi veya kötü tarafta yer alır.

mesela ben sürekli hayvanları öldürürsem bi süre sonra beslenecek hayvan kalmayacağını öğrendim.
hırsızlık yaparsam başkasının da bana yapacağını düşünerek hırsızlığın kötü bi şey olduğu sonucuna vardım.
böyle böyle deneyimlerim zamanla birikerek ahlak denilen aslen toplumsal bi mutabakat oluşturdum.
devamını gör...
“ahlak varlığa özen göstermektir.”
agnes heller
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"ahlak felsefesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim