1.
kadim kanunlar kitap serisinde; evren ve karakterlerle tanışılan, serüvene atılmadan evvel temel bilgilerin verildiği, bu fantastik dünyanın ilk kitabı.
genel olarak evren ve karakterlerin tanıtıldığı bir kitap. kim kimdir, necidir, neyin nesidir onu öğreniyoruz. farklı hizipler var, onların birbirleriyle olan ilişkileri ve sınıflar arası mücadeleler üzerinden de evrenin sosyal yapısı hakkında fikir ediniyoruz. temelde basit ve samimi bir havası var. küfür ve argo gırla gidiyor. arada sırada kahkaha attıracak diyaloglar ve iç ses konuşmalar var. başlangıçta bu dile haiz bir romanı okumak garip hissettiriyor, küfürler falan yabancı geliyor ama alışıyorsunuz.
dikkatli bir okuyucu iseniz ilerleyen olaylar için pek çok ipucu barındırıyor içerisinde. tercihe göre seri bitince tekrar okursanız detayları fark etmeniz kolaylaşır. sonuçta yeni bir yazarla tanışılıyor ve yeni bir evrene adım atılıyor, detayları görmek yazımdaki kalitenin anlaşılmasında faydalı olacaktır.
evren fantastik olmasından sebep büyü de barındırıyor. büyü gücünün sınırlı olması ve bunun okura hissettirilmesini seviyorum. gerçeklik hissini pekiştiriyor ve hikayeye çekilmeyi kolaylaştırıyor. burada da durum aynen öyle. bana ejderha mızrağı'ndaki büyü sistemini anımsattı biraz. çok detaylı anlatılmıyor ancak sınırları var ve yapılan her büyü, zorluğuna göre kişiye az veya çok bedel ödetiyor.
olay özetle şöyle: ifritlerin dünyada serbestçe gezdiği ve büyünün haddinin hududunun olmadığı yılların ardından ifrit kanı taşıyan bir kişi buna son verir ve ifritleri yeraltına hapsederek kapıları mühürler. seriye de adını veren birtakım büyü kullanım yasaları koyar, misal: insan eti yememek, gibi. bu karakter ve oğulları eski dünya adı verilen çağda etkin rol oynarlar ve bir dizi entrika sonucu bu devir de kapanır. ardından yeni çağ dedikleri, kitabın da içinde bulunduğu, döneme geçilir. hikayenin gidişatını tetikleyen pek çok olay, entrika ve gizem burada gerçekleşir. bu kitapta bir kısmı olsa da tamamı serinin bütününe yayılarak anlatılıyor. hırs konusunda sınır tanımayan çok karakter var. güç ve iktidar elde etme maksadıyla girişilen eylemler farklı bir tarz yansıtıyor bana kalırsa. diğer türleri bilemiyorum ancak fantastik kurgu alanında farklı bir soluk bana kalırsa.
olay örgüsü gayet akıcı ve dolandırılmadan anlatılmış. bahsettiğim şeyler size uyuyor, sıkıntı olmuyorsa okumanızı tavsiye ederim. bu seri dışında da kitaplar var, serideki olaylardan bağımsız romanları da bulunuyormuş. uzun soluklu bir birliktelik olabilir ilginizi çekmesi halinde. yazar çok yaşlı da sayılmaz, dolayısıyla herhangi bir kitabının yarım kalma tehlikesi olduğunu da düşünmüyorum. ek olarak her sene bir kitap çıkartıyor gördüğüm kadaryla. üsluba aşina olduktan ve sevdikten sonra akar gider.
kitap içinden bazı alıntılar:
sıcak bir tanışma örneği
"dünya çemberi'nde benim, kardeş uzunayak'ın yabancı ol duğu az sayıda ulus vardır ama senin nereden geldiğini tahmin etmekte zorlanıyorum." beklentiyle ferro'ya baktı ama ferro bir şey demedi. "tahmin etmemi mi istiyorsun? evet, tam bir bil mece. bir bakalım ... gözlerin uzak suljuk diyanndaki insanlara benziyor, orada kara dağlar parıldayan denizin ardında yükselir, ama derin-"
"kes sesini, a.c.k."
adam cümlesinin ortasında sustu, öksürdü ve uzaklaştı; ferro'yu yan odadan gelen seslerle baş başa bıraktı. ferro kendi kendine gülümsedi.
yol arkadaşları üzerine aylak düşünceler
...geldiğinden beri iki kelimeden fazla konuşmamıştı. dikilmiş, asık ve bembeyaz bir suratla pencereden dışarı bakıyordu. g..üne bir mızrak sokmuşlar gibi kaskatı duruyordu.
genel olarak evren ve karakterlerin tanıtıldığı bir kitap. kim kimdir, necidir, neyin nesidir onu öğreniyoruz. farklı hizipler var, onların birbirleriyle olan ilişkileri ve sınıflar arası mücadeleler üzerinden de evrenin sosyal yapısı hakkında fikir ediniyoruz. temelde basit ve samimi bir havası var. küfür ve argo gırla gidiyor. arada sırada kahkaha attıracak diyaloglar ve iç ses konuşmalar var. başlangıçta bu dile haiz bir romanı okumak garip hissettiriyor, küfürler falan yabancı geliyor ama alışıyorsunuz.
dikkatli bir okuyucu iseniz ilerleyen olaylar için pek çok ipucu barındırıyor içerisinde. tercihe göre seri bitince tekrar okursanız detayları fark etmeniz kolaylaşır. sonuçta yeni bir yazarla tanışılıyor ve yeni bir evrene adım atılıyor, detayları görmek yazımdaki kalitenin anlaşılmasında faydalı olacaktır.
evren fantastik olmasından sebep büyü de barındırıyor. büyü gücünün sınırlı olması ve bunun okura hissettirilmesini seviyorum. gerçeklik hissini pekiştiriyor ve hikayeye çekilmeyi kolaylaştırıyor. burada da durum aynen öyle. bana ejderha mızrağı'ndaki büyü sistemini anımsattı biraz. çok detaylı anlatılmıyor ancak sınırları var ve yapılan her büyü, zorluğuna göre kişiye az veya çok bedel ödetiyor.
olay özetle şöyle: ifritlerin dünyada serbestçe gezdiği ve büyünün haddinin hududunun olmadığı yılların ardından ifrit kanı taşıyan bir kişi buna son verir ve ifritleri yeraltına hapsederek kapıları mühürler. seriye de adını veren birtakım büyü kullanım yasaları koyar, misal: insan eti yememek, gibi. bu karakter ve oğulları eski dünya adı verilen çağda etkin rol oynarlar ve bir dizi entrika sonucu bu devir de kapanır. ardından yeni çağ dedikleri, kitabın da içinde bulunduğu, döneme geçilir. hikayenin gidişatını tetikleyen pek çok olay, entrika ve gizem burada gerçekleşir. bu kitapta bir kısmı olsa da tamamı serinin bütününe yayılarak anlatılıyor. hırs konusunda sınır tanımayan çok karakter var. güç ve iktidar elde etme maksadıyla girişilen eylemler farklı bir tarz yansıtıyor bana kalırsa. diğer türleri bilemiyorum ancak fantastik kurgu alanında farklı bir soluk bana kalırsa.
olay örgüsü gayet akıcı ve dolandırılmadan anlatılmış. bahsettiğim şeyler size uyuyor, sıkıntı olmuyorsa okumanızı tavsiye ederim. bu seri dışında da kitaplar var, serideki olaylardan bağımsız romanları da bulunuyormuş. uzun soluklu bir birliktelik olabilir ilginizi çekmesi halinde. yazar çok yaşlı da sayılmaz, dolayısıyla herhangi bir kitabının yarım kalma tehlikesi olduğunu da düşünmüyorum. ek olarak her sene bir kitap çıkartıyor gördüğüm kadaryla. üsluba aşina olduktan ve sevdikten sonra akar gider.
kitap içinden bazı alıntılar:
sıcak bir tanışma örneği
"dünya çemberi'nde benim, kardeş uzunayak'ın yabancı ol duğu az sayıda ulus vardır ama senin nereden geldiğini tahmin etmekte zorlanıyorum." beklentiyle ferro'ya baktı ama ferro bir şey demedi. "tahmin etmemi mi istiyorsun? evet, tam bir bil mece. bir bakalım ... gözlerin uzak suljuk diyanndaki insanlara benziyor, orada kara dağlar parıldayan denizin ardında yükselir, ama derin-"
"kes sesini, a.c.k."
adam cümlesinin ortasında sustu, öksürdü ve uzaklaştı; ferro'yu yan odadan gelen seslerle baş başa bıraktı. ferro kendi kendine gülümsedi.
yol arkadaşları üzerine aylak düşünceler
...geldiğinden beri iki kelimeden fazla konuşmamıştı. dikilmiş, asık ve bembeyaz bir suratla pencereden dışarı bakıyordu. g..üne bir mızrak sokmuşlar gibi kaskatı duruyordu.
devamını gör...