bir dine inanan ve onun emirlerini yerine getiren fakat ahlaklı olmayan; mesela dedikodu yapan, fırsatçı olan, insan ve hayvanlara değer vermeyen, çalışanı değil gösteriş yapanı yücelten, birini üzen ve bunu zerre umursamayan kişi bana göre allah için de iyi bir kişi değildir. o yüzden ahlaklı olmak diyorum.
devamını gör...
saçma bir başlık daha...
demek istediğini anladım ama çok yanlış bir şekilde ifade etmişsin.
bana göre demen ayrı bir garip.
neyse...
ahlak din kavramıyla ölçülmez.
devamını gör...
dini gerçekten araştırarak, bilerek, okuyarak ve gerektiği şekilde uygulayarak inanan bir insanın ahlaksız olma ihtimalinin olmadığını düşünüyorum.
devamını gör...
iki nokta arasındaki alaka ne ki diye düşündüğüm başlık...
devamını gör...
hiçbir dinde haksızlık yoktur..

bir dinin ahlaksızlık üzerine kurulduğunu düşünmek tamamen taraflı ve kör cahil olmaktır..

dini dindarlara göre değerlendirmek insan için büyük kayıptır..
devamını gör...
ahlaksız dinin yerine dinsiz ahlağı tercih ederim. ahlak, herşeyden önce gelir.
devamını gör...
ne din, ne dinsizlik bir insanı ahlaklı yapmaz. büyük acılar yaşatmış ateistler de var, 10 yaşında çocuğu evlendiren, şeyhine oğlan veren müslümanlar da var. yerli çocuklarını ailesinden zorla alıp açlıktan öldüren rahibeler de var.

hatta richard dawkins, tanrı yanılgısı'nda "tüm kitlesel kötülüklerin nedeni dindir" demiş, sonradan bu görüşünden vazgeçmiş, "hemen her zaman" demeye başlamıştır.

ahlakın tek kaynağı din değil, bir sürü verili olmayan ahlak modeli var kant ahlakı gibi. tanrıyı ayıran ahlak modeli var spinoza ahlakı gibi. ahlaksızlığın da tek kaynağı din değil, çavuşesku var, var oğlu var.
devamını gör...
ahlak din dışı temellendirilmesi gereken küresel bir olgudur.

ahlak sahibi olmanın sonrasına din hassasiyetinizi ekleyerek bir takım çıkarımlarda bulunabilirsiniz. mesela "müslüman ve ahlaklı" diye bir tanım hatalıdır doğru olan "ahlaklı ve müslüman" olmalıdır.

ahlaklı ve x olmak

ahlak; neyin doğru veya yanlış sayıldığı konusunda toplumsal bir kabulle ortaya çıkmıştır; misal bir insanın sahip olduklarını onu andırarak ondan almak ahlaksızlıktır.

inandığınız din bunun aksini söylese bile bu ahlaksızlık olarak kalmaya devam eder.

kısaca, din sadece sizi, ahlak ise toplumu ilgilendirir.
devamını gör...
seçenekleri neden bağımsız görüp birini seçmek zorunda kalacağımı anlayamadığım kıyaslamadır. ınanç sahibi ve ahlâksız kişi ile inançsız ahlaklı kişi olarak nitelendirdiğimiz insanlar asla içinde bulunduğu kümeyi tek başına genellemeyemez, temsil edemez. her görüşte, her inançta çok geniş skalaya sahip insanlar mevcuttur. önemli olan aklımıza ve kalbimize hitap eden ideal kişiyi bulup onu yaşamaya çalışmaktır. gerek ahlâk, gerek inanç olarak.
devamını gör...
bunlar karşıtlık içermiyor. dine inanmayan da ahlak sahibidir. hattâ ahlaksızlık da bir ahlaki durumdur.
devamını gör...
dine inanmak

kendine bir referans çerçevesi çizmiş olmanın verdiği kolaylık. "şunu yapma, bunu yap" diyecek bir otorite var, vicdan muhasebesi yapmana gerek kalmıyor bazen. ama bazen de dinin kuralları vicdanınla çatışıyor, işte o an gerçek imtihan orada başlıyor. inançsız biri kadar her gün "bu doğru mu?" diye sorgulamak zorunda değilsin belki, ama "gerçekten inanıyor muyum yoksa öyle yetiştirildim diye mi yapıyorum?" sorusu gece yarıları yastığa gömülüyor.

ahlaklı olmak

din olmadan da mümkün, dinle de mümkün. ama din olmadan daha yorucu çünkü her kararı kendi içinde veriyorsun, "günah" değil "zarar" kavramıyla hesaplaşıyorsun. empati, vicdan, toplumsal sözleşme... hepsi bir araya geliyor ve sen "iyi insan" olmaya çalışıyorsun. bazen dine inanan biri "namaz kılıyorum, ahlaklıyım" diye geçiştirirken, sen "namaz kılmıyorum ama kimseye kırmadan yaşıyorum" diye kendi kendine not veriyorsun. skoru kim tutuyor, bilmiyoruz.

ikisi arasındaki fark

birinde ahlak genellikle dışarıdan gelen kurallar bütünü, diğerinde içeriden şekillenen bir duruş. ikisi de aynı sonuca varabilir: yardımsever, dürüst, adil bir insan. ama motivasyon farklı. biri "tanrı istiyor" diye yapar, öteki "insanlık bunu hak ediyor" diye. hangisi daha üstün? tartışılır. ama şunu unutmamak lazım: dine inanıp ahlaksızlık yapan çok, dine inanmayıp ahlaklı kalmaya çalışan da çok. sonuçta herkes kendi pazarlığını kendi yapıyor içinde.
devamını gör...
bir karşılaştırma.
insanın dinden bağımsız ahlaki değerleri de olmalı, ahlak yalnızca bir dinin etrafında şekillenmemeli çünkü böyle bir durumda, milyonlarca dini yorum arasından en sorunlu ya da en ahlaksız olanı bile seçip onu “ahlaki değer” olarak benimsemek mümkündür. günümüzde sıkça gördüğümüz “dindar olup ahlaklı olmama” durumunun önemli sebeplerinden biri de tam olarak budur.
bir de şu noktaya değinmeden geçemeyeceğim, herhangi bir eylemi yaparken bunun doğru mu yanlış mı olduğuna vicdani kanaatinizle değil de yargılanma ve cezalandırılma korkusuyla karar veriyorsanız ki bu ister tanrısal bir güç, ister hukuk, ister toplum tarafından cezalandırılma korkusu olsun bu da gerçek anlamda bir ahlak anlayışı değildir. çünkü ahlak, kimse bakmıyorken de doğru olanı yapabilmektir.
devamını gör...
dini inanç şahsi bir karar. ahlaklı olmak ise topluma ve çevredeki insanlara karşı sorumluluktur.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"bir dine inanmak vs ahlaklı olmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim