1.
harezm bölgesinde doğduğu tahmin edilen, çağının en ünlü matematikçi ve coğrafyacılarından biri olan bilim insanıdır.
jeodezi biliminin kurucusudur.
güneş'in yüksekliğini ve şehrinin boylamını hesaplamıştır.
ayrıca güneş'in hareketlerinden yola çıkarak mevsimlerin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini de hesaplamıştır.
kendi geliştirdiği teleskopları ile yaptığı gözlemler sonucunda, gezegenlerin güneş etrafında döndüğünü galileo'dan 600 yıl önce hesaplamıştır.
jeodezi biliminin kurucusudur.
güneş'in yüksekliğini ve şehrinin boylamını hesaplamıştır.
ayrıca güneş'in hareketlerinden yola çıkarak mevsimlerin ne zaman başlayıp ne zaman bittiğini de hesaplamıştır.
kendi geliştirdiği teleskopları ile yaptığı gözlemler sonucunda, gezegenlerin güneş etrafında döndüğünü galileo'dan 600 yıl önce hesaplamıştır.
devamını gör...
2.
bugünkü amerika denilen kıtadan bahseden tarihimizin ulu dehalarındandır.
devamını gör...
3.
biruni yetmez en az üçruni.
devamını gör...
4.
5.
vaktinde biz de sevmiştuk biruni. tadında şakacıklara maruz bıraktığım bilgin.
devamını gör...
6.
özbekistan'ın harezm yöresinde 'kas/kat' şehrinin dış mahallerinde doğduğu için farsça 'dışarıda' anlamına gelen birun'dan dolayı lakabı ''el-biruni'' olan bu hezarfen* 973-1061 yılları arasında özbekistan-afganistan arasında 'gazneliler imparatorluğu devrinde yaşamıştır.
imzası olan 113 eser aracılığı ile newton, toriselli, copernicus, galileo gibi ardıllarına ilham kaynağı, mihenk taşı olmuş bu nedenle unesco tarafından 'evrensel deha' olarak adlandırılmıştır.
tam ismi 'ebu reyhan muhammed bin ahmed el-biruni' dir.
imzası olan 113 eser aracılığı ile newton, toriselli, copernicus, galileo gibi ardıllarına ilham kaynağı, mihenk taşı olmuş bu nedenle unesco tarafından 'evrensel deha' olarak adlandırılmıştır.
tam ismi 'ebu reyhan muhammed bin ahmed el-biruni' dir.
devamını gör...
7.
allāhu taʿâlâ ḫalefe’l-esbâbi ve’stetera bihâ”
“huwa’llâhu’l-muḫtebbî ḫalfe’l-esbâb”
“allah sebepler dairesi yarattı ve sebeplerin arkasına gizlendi.”
(tahkîku mâ li’l-hind) el biruni
ayrıca bilimsel araştırmaların önemini kendisine göre şöyle ifade etmiştir:
akıl sahibi kimse, sebepleri araştırarak allah’ın sanatını ve kudretini anlar. kim sebepleri inkâr eder veya onlardan yüz çevirirse, allah’ın hikmetini anlamaktan mahrum kalır.
el-âsâru’l-bâkiye ani’l-kurûni’l-hâliye adlı kronoloji eserinde:
“allah teâlâ, tabiatta her şeyi bir sebep ve bir kanunla yaratmıştır. güneş doğar, ay tutulur, yıldızlar hareket eder… bütün bunlar allah’ın koyduğu sebeplerle olur. bu sebeplerin arkasında allah gizlenmiştir (huwa’llâhu’l-muḫtebbî ḫalfe’l-esbâb). bizim işimiz, bu sebepleri ölçmek, hesap etmek ve anlamaktır. sebepleri bırakıp ‘allah doğrudan yaptı’ demek, hem akla hem de kur’ân’ın ‘düşünmez misiniz?’ emrine aykırıdır.”
bir başka yerde (aynı kitapta):
“allah, kâinatı bir düzen ve sebepler zinciri üzerine kurmuştur. o, bu sebepler perdesinin arkasına çekilmiştir (fa-hüve’llâhu’l-mütevarî verâe sicâfi’l-esbâb). kim bu perdeyi kaldırıp sebepleri incelerse, allah’ın büyüklüğünü daha iyi görür.” sözlerini söylemiştir.
bu fikirlerin felsefi açıdan önemi aslında büyüktür. çünki mevcut dinlerin tanrıyı bir yere konumlandırma problemleri vardır. tanrıyı sebeplerin içine koymak durumu birçok felsefi problem yaratmaktadır. örneğin hayvanları tanrı yarattıysa evrim diye birşey yok. oysaki sebepler dairesini işaret ettiğinde dinin bilimle çatışması olmamaktadır.
ayrıca bu yüzyılda bile biruninin fikrinin çalışmaya devam ettiğini görüyoruz. big bang teorisiyle hem dine inananlar hem ateistler nerden geldik sorusunu çözdüklerini sanmışlardı.
oysa jwstnin verileri zaman için bir sıfır noktası olmayabileceğini sadece döngünün bir kısmına bakıyor olabileceğimizi gösteriyor.
“huwa’llâhu’l-muḫtebbî ḫalfe’l-esbâb”
“allah sebepler dairesi yarattı ve sebeplerin arkasına gizlendi.”
(tahkîku mâ li’l-hind) el biruni
ayrıca bilimsel araştırmaların önemini kendisine göre şöyle ifade etmiştir:
akıl sahibi kimse, sebepleri araştırarak allah’ın sanatını ve kudretini anlar. kim sebepleri inkâr eder veya onlardan yüz çevirirse, allah’ın hikmetini anlamaktan mahrum kalır.
el-âsâru’l-bâkiye ani’l-kurûni’l-hâliye adlı kronoloji eserinde:
“allah teâlâ, tabiatta her şeyi bir sebep ve bir kanunla yaratmıştır. güneş doğar, ay tutulur, yıldızlar hareket eder… bütün bunlar allah’ın koyduğu sebeplerle olur. bu sebeplerin arkasında allah gizlenmiştir (huwa’llâhu’l-muḫtebbî ḫalfe’l-esbâb). bizim işimiz, bu sebepleri ölçmek, hesap etmek ve anlamaktır. sebepleri bırakıp ‘allah doğrudan yaptı’ demek, hem akla hem de kur’ân’ın ‘düşünmez misiniz?’ emrine aykırıdır.”
bir başka yerde (aynı kitapta):
“allah, kâinatı bir düzen ve sebepler zinciri üzerine kurmuştur. o, bu sebepler perdesinin arkasına çekilmiştir (fa-hüve’llâhu’l-mütevarî verâe sicâfi’l-esbâb). kim bu perdeyi kaldırıp sebepleri incelerse, allah’ın büyüklüğünü daha iyi görür.” sözlerini söylemiştir.
bu fikirlerin felsefi açıdan önemi aslında büyüktür. çünki mevcut dinlerin tanrıyı bir yere konumlandırma problemleri vardır. tanrıyı sebeplerin içine koymak durumu birçok felsefi problem yaratmaktadır. örneğin hayvanları tanrı yarattıysa evrim diye birşey yok. oysaki sebepler dairesini işaret ettiğinde dinin bilimle çatışması olmamaktadır.
ayrıca bu yüzyılda bile biruninin fikrinin çalışmaya devam ettiğini görüyoruz. big bang teorisiyle hem dine inananlar hem ateistler nerden geldik sorusunu çözdüklerini sanmışlardı.
oysa jwstnin verileri zaman için bir sıfır noktası olmayabileceğini sadece döngünün bir kısmına bakıyor olabileceğimizi gösteriyor.
devamını gör...
