1.
son zamanlarda hakkında, var olup olmadığı konusunda çeşitli araştırmalar yapılan kavram.
sydney üniversitesi'nden bir araştırmacı meşhur pavlov'un klasik koşullandırma deneyini bitkiler üzerinde de denedi yakın zamanda. bezelye bitkileri, y harfi şeklinde bir yerde büyütüldü. ardından bu y'nin çatalının bir ucuna mavi ışık kaynağı yerleştirildi ve bitkilerin bu ışığa doğru büyüdüğü görüldü. sonrasında, kaynağın yanına bir de vantilatör eklendi ve bir süre sistem bu şekilde çalıştı. daha sonra vantilatör ışığın yanından alındı ve başka bir konuma getirildi. bitkiler bu kez, ışık vantilatörün yanındaymış gibi vantilatöre doğru yönlendiler. buradan -şimdilik- çıkan sonuç, bitkilerin de hayvanlar gibi öğrenme ve sonra öğrendiklerini hatırlama gibi bir yeteneğinin olabileceği.
tabii ki buna itirazlar da geldi. deneylerin tekrarlanması ve daha detaylı sonuçlar alınması gerekiyor.
başka bazı araştırmacıların bitkilerde bir çeşit sinir sistemi olabileceği konusunda bazı iddiaları var. iddiadan ziyade, bununla ilgili bazı deney sonuçları da var aslında. ancak elbette bitkilerde böyle bir sistem varsa, bunun hayvanlardaki sisteme benzemesini de beklememek gerekiyor.
bu arada bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda başka bazı ilginç sonuçlar da alınmıştı daha önce. mesela birçok bitkinin bulunduğu bir bölgede, bunlardan bir tanesinin kuruması durumunda, diğer bitkilerin toprak altından bu bitkiyi yaşatmaya ve onu bazı mineraller aracılığıyla desteklemeye çalıştıkları görülmüştü. domateslerle yapılan bir çalışmada ise, hastalığa neden olan organizmalara karşı bu bitkilerin birbirini bir çeşit uyarı sistemi ile uyardığı görüldü. bana göre en ilginç olan ise şu; bitkiler, stres altındaki ortamlarda bulununca çığlığa benzer bir sinyal yayıyorlar. üstelik mesela bir tırtılın yapraklarını kemirmesini, bitkinin algıladığına ilişkin deney sonuçları da var. yakın zamanda bu konuya ilişkin daha şaşırtıcı sonuçlar çıkacağını da tahmin edebiliyoruz buradan.
sydney üniversitesi'nden bir araştırmacı meşhur pavlov'un klasik koşullandırma deneyini bitkiler üzerinde de denedi yakın zamanda. bezelye bitkileri, y harfi şeklinde bir yerde büyütüldü. ardından bu y'nin çatalının bir ucuna mavi ışık kaynağı yerleştirildi ve bitkilerin bu ışığa doğru büyüdüğü görüldü. sonrasında, kaynağın yanına bir de vantilatör eklendi ve bir süre sistem bu şekilde çalıştı. daha sonra vantilatör ışığın yanından alındı ve başka bir konuma getirildi. bitkiler bu kez, ışık vantilatörün yanındaymış gibi vantilatöre doğru yönlendiler. buradan -şimdilik- çıkan sonuç, bitkilerin de hayvanlar gibi öğrenme ve sonra öğrendiklerini hatırlama gibi bir yeteneğinin olabileceği.
tabii ki buna itirazlar da geldi. deneylerin tekrarlanması ve daha detaylı sonuçlar alınması gerekiyor.
başka bazı araştırmacıların bitkilerde bir çeşit sinir sistemi olabileceği konusunda bazı iddiaları var. iddiadan ziyade, bununla ilgili bazı deney sonuçları da var aslında. ancak elbette bitkilerde böyle bir sistem varsa, bunun hayvanlardaki sisteme benzemesini de beklememek gerekiyor.
bu arada bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda başka bazı ilginç sonuçlar da alınmıştı daha önce. mesela birçok bitkinin bulunduğu bir bölgede, bunlardan bir tanesinin kuruması durumunda, diğer bitkilerin toprak altından bu bitkiyi yaşatmaya ve onu bazı mineraller aracılığıyla desteklemeye çalıştıkları görülmüştü. domateslerle yapılan bir çalışmada ise, hastalığa neden olan organizmalara karşı bu bitkilerin birbirini bir çeşit uyarı sistemi ile uyardığı görüldü. bana göre en ilginç olan ise şu; bitkiler, stres altındaki ortamlarda bulununca çığlığa benzer bir sinyal yayıyorlar. üstelik mesela bir tırtılın yapraklarını kemirmesini, bitkinin algıladığına ilişkin deney sonuçları da var. yakın zamanda bu konuya ilişkin daha şaşırtıcı sonuçlar çıkacağını da tahmin edebiliyoruz buradan.
devamını gör...
2.
doğan ve ölen her şey bilinçlidir. enerjisi olan her şeyin de bir bilinci vardır. kuru bir tahta bile yaşam formuna sahiptir ve enerjisi ile bilinci uyandırılabilir. belki de biz uykudayızdır da uyandırılmamız gerekiyordur. konu sapmasın başkanım, bitkiler üzerindeki en basit deney şudur kanımca, annemin çiçeklerine sevgi ile bakması sonucu renk renk açılmalarıdır. zira bilinci olan bir bitki o sevgiye karşılık vermek isteyecektir. bu evde kaktüsler bile çiçek açıyor sayın sözlük yazarları.
başka bir örnek ise bitkilerin küsmesidir. her bitkinin özel yetiştirilme kaidesi vardır. eğer buna uygun ortam sağlanamaz ise bitki kendini bırakır ve kurur ya da çürür. uygun koşullar sağlanırsa tekrardan yeşerdiğini görebilirsiniz.
orkideleri ayna karşısına bırakır iseniz kendini aynada gören orkide güzelliğiyle büyülenir ve daha güzel çiçek verirmiş.karanlık bir ortama alırsanız orkide küser ve ölürmüş.(annemin bilgisi dahilinde)
başka bir örnek ise bitkilerin küsmesidir. her bitkinin özel yetiştirilme kaidesi vardır. eğer buna uygun ortam sağlanamaz ise bitki kendini bırakır ve kurur ya da çürür. uygun koşullar sağlanırsa tekrardan yeşerdiğini görebilirsiniz.
orkideleri ayna karşısına bırakır iseniz kendini aynada gören orkide güzelliğiyle büyülenir ve daha güzel çiçek verirmiş.karanlık bir ortama alırsanız orkide küser ve ölürmüş.(annemin bilgisi dahilinde)
devamını gör...
3.
tüm evrenin bir bilinç tarafından kuşatılmış olduğundan söz edilirken, bitkilerin bilinçli ve akıllı varlıklar olduklarını söylemek çok zor olmasa gerek. kaldı ki, bitkilerin bilinçli ve akıllı varlıklar olduğu sonucunu veren bilimsel çalışmalar pek yeni sayılmaz. bu çalışmaların oldukça eskilerinden biri darwin'in, oğlu francis ile yaptığı çalışmadır.
bu çalışmalarda köklerin ve kök uçlarının ışık, yerçekimi, nem oranı, atmosferik basınç ve diğer birçok çevresel faktörleri algıladıkları
bulgularının yanında, ilk defa onların sezgili oldukları öne sürülmüştür. -yaşadıkları çağa göre oldukça radikal bi görüş fakat - bu görüşün sebebi; bitkilerin kök gelişimleri esnasında, ileride önlerine çıkacak ve kök gelişimini bloke edecek engelleri, daha onlara ulaşmadan fark ederek kök gelişimini gerekli yönlere kaydırmaları olgusunun tespiti ile ortaya atılmış. darwin, çalışmalarını derlediği kitabında “kök uçlarının, ilkel hayvanların beyni gibi çalıştığını söylemek abartı olmayacaktır" diyor. duyu organlarından izlenimler alırlar ve çok sayıda hareketi kontrol ederler…”
günümüzde artık sadece şempanzelerin değil, yunusların ve fillerin düşünebilen, duygusal ve karakter sahibi canlılar olduğunu, ahtapotların eşya kullanabildiğini, -eşyayı belirli bir amaçla kullanmak yani plan yapmak bir zeka örneğidir- balinaların şarkı söylediğini, arıların sayabildiğini, kargaların kompleks muhakeme yeteneği olduğunu, balıkların müzikleri ayırt edebildiği kanıtlanmıştır. sonuçta bu hayvanlar da bir beyne sahip ve tüm bu yetenekler bu şekilde açıklanabilir.
durum, bitkilerin beyinleri olmadan nasıl sorunları çözdüğünü, mantıklı seçimler yapabildiğini ya da uyaranlara tepki verdiğini açıklamaya geldiğinde ise bilinç kavramını daha ayrıntılı ele almak gerek . floransa’daki uluslararası bitki nörobiyolojisi laboratuvarı müdürü ve henüz dilimize çevrilmemiş olan “brilliant green” adlı bitki aklı üzerine yazılan kitabın ortak yazarı stephano mancuso bu konuyla ilgili şunları söylemiş: “günümüzdeki zeka anlayışımız yani zekanın beynin bir ürünü olarak ele alınması, aynı şekilde ürinin yalnızca böbreğin bir ürünü olduğunu düşünmek gibi dev bir idraksızlıktır. bedensiz bir beyin, bir fındık tanesinden daha fazla zeka üretemez.”
“zekayı sorun çözme yetisi olarak tabir ettiğimizde, bitkiler sorun çözmede mükemmeldir.”
diye ekliyor mancuso.
stephano mancuso’ya göre, bitkilerde şimdiye kadar saptanabilmiş 15 ile 20 arasında değişmekte olan farklı duyu şekilleri var. bizim 5 duyumuzu kabaca karşılamakla kalmayıp, nem ölçme, yer çekimi ölçme, elektromanyetik alan ölçme gibi duyuları da içeriyor. ve öyle görünmektedir ki; darwin’in yıllar önce “bitki köklerinin ilkel hayvanların beyni gibi çalıştığı” söylemi oldukça doğru.
ayrıca bitkilerin yakınlardaki bir bitkiye işkence etme -yapraklarını koparma, asit dökme vs- gibi durumlarda zarar gören bitkinin acısını paylaşabildiklerini, yani empati kurabildiklerini ve bizim algılamadığımız bir frekansta yakındıklarını, ağladıklarını duyabiliriz.
mancuso ve meslektaşları yaptıkları çalışmalarda bitkilerin kök uçlarının, hayvanların
beyinlerindeki sinyaller gibi sinyaller ürettiğini ortaya çıkarmışlardır. yani tek bir beyin yerine, bitkiler milyonlarca küçük parçalardan oluşan bir ağa sahiptir. bu şekilde aynı zamanda herhangi bir zayıflıktan o kadar uzak oluyorlar ki; bitkiler köklerinin %90’ını kaybetseler bile hayatta kalabiliyorlar. dolayısıyla soru kısaca "bitkiler bilinçli midir?" diye sorulacak olursa, şu anki bildiğimiz bilinç işlevleri üzerinden düşündüğümüzde "evet. bitkilerin de kendilerine özgü bir bilinci vardır" demek yanlış olmaz.
kaynak
bu çalışmalarda köklerin ve kök uçlarının ışık, yerçekimi, nem oranı, atmosferik basınç ve diğer birçok çevresel faktörleri algıladıkları
bulgularının yanında, ilk defa onların sezgili oldukları öne sürülmüştür. -yaşadıkları çağa göre oldukça radikal bi görüş fakat - bu görüşün sebebi; bitkilerin kök gelişimleri esnasında, ileride önlerine çıkacak ve kök gelişimini bloke edecek engelleri, daha onlara ulaşmadan fark ederek kök gelişimini gerekli yönlere kaydırmaları olgusunun tespiti ile ortaya atılmış. darwin, çalışmalarını derlediği kitabında “kök uçlarının, ilkel hayvanların beyni gibi çalıştığını söylemek abartı olmayacaktır" diyor. duyu organlarından izlenimler alırlar ve çok sayıda hareketi kontrol ederler…”
günümüzde artık sadece şempanzelerin değil, yunusların ve fillerin düşünebilen, duygusal ve karakter sahibi canlılar olduğunu, ahtapotların eşya kullanabildiğini, -eşyayı belirli bir amaçla kullanmak yani plan yapmak bir zeka örneğidir- balinaların şarkı söylediğini, arıların sayabildiğini, kargaların kompleks muhakeme yeteneği olduğunu, balıkların müzikleri ayırt edebildiği kanıtlanmıştır. sonuçta bu hayvanlar da bir beyne sahip ve tüm bu yetenekler bu şekilde açıklanabilir.
durum, bitkilerin beyinleri olmadan nasıl sorunları çözdüğünü, mantıklı seçimler yapabildiğini ya da uyaranlara tepki verdiğini açıklamaya geldiğinde ise bilinç kavramını daha ayrıntılı ele almak gerek . floransa’daki uluslararası bitki nörobiyolojisi laboratuvarı müdürü ve henüz dilimize çevrilmemiş olan “brilliant green” adlı bitki aklı üzerine yazılan kitabın ortak yazarı stephano mancuso bu konuyla ilgili şunları söylemiş: “günümüzdeki zeka anlayışımız yani zekanın beynin bir ürünü olarak ele alınması, aynı şekilde ürinin yalnızca böbreğin bir ürünü olduğunu düşünmek gibi dev bir idraksızlıktır. bedensiz bir beyin, bir fındık tanesinden daha fazla zeka üretemez.”
“zekayı sorun çözme yetisi olarak tabir ettiğimizde, bitkiler sorun çözmede mükemmeldir.”
diye ekliyor mancuso.
stephano mancuso’ya göre, bitkilerde şimdiye kadar saptanabilmiş 15 ile 20 arasında değişmekte olan farklı duyu şekilleri var. bizim 5 duyumuzu kabaca karşılamakla kalmayıp, nem ölçme, yer çekimi ölçme, elektromanyetik alan ölçme gibi duyuları da içeriyor. ve öyle görünmektedir ki; darwin’in yıllar önce “bitki köklerinin ilkel hayvanların beyni gibi çalıştığı” söylemi oldukça doğru.
ayrıca bitkilerin yakınlardaki bir bitkiye işkence etme -yapraklarını koparma, asit dökme vs- gibi durumlarda zarar gören bitkinin acısını paylaşabildiklerini, yani empati kurabildiklerini ve bizim algılamadığımız bir frekansta yakındıklarını, ağladıklarını duyabiliriz.
mancuso ve meslektaşları yaptıkları çalışmalarda bitkilerin kök uçlarının, hayvanların
beyinlerindeki sinyaller gibi sinyaller ürettiğini ortaya çıkarmışlardır. yani tek bir beyin yerine, bitkiler milyonlarca küçük parçalardan oluşan bir ağa sahiptir. bu şekilde aynı zamanda herhangi bir zayıflıktan o kadar uzak oluyorlar ki; bitkiler köklerinin %90’ını kaybetseler bile hayatta kalabiliyorlar. dolayısıyla soru kısaca "bitkiler bilinçli midir?" diye sorulacak olursa, şu anki bildiğimiz bilinç işlevleri üzerinden düşündüğümüzde "evet. bitkilerin de kendilerine özgü bir bilinci vardır" demek yanlış olmaz.
kaynak
devamını gör...
4.
bitkinin fiziksel bir sürece tepki vermesini direkt olarak bilince bağlamak bana biraz abartı gibi geldi.
özelikle deneyin makalesinde hiçbir yerde "consciousness" ya da benzeri bir söylem geçmemişken. !! geçersiz url !!
onun dışında güzel deney, sevdim. puanım 9/10. bir puanı da öylesine kırdım. link için de sayın yazarımıza teşekkürler tekrar.
özelikle deneyin makalesinde hiçbir yerde "consciousness" ya da benzeri bir söylem geçmemişken. !! geçersiz url !!
onun dışında güzel deney, sevdim. puanım 9/10. bir puanı da öylesine kırdım. link için de sayın yazarımıza teşekkürler tekrar.
devamını gör...
5.
bilinçden ziyade tepkisellik diyebileceğim olgu, canlıların ortak özelliğidir.
doğada bir taşın altından güneşi görmek için z şeklinde uzayan bitkiler görebiliriz.
doğada bir taşın altından güneşi görmek için z şeklinde uzayan bitkiler görebiliriz.
devamını gör...
6.
devamını gör...
7.
m.haber7.com/bilim/haber/10...
bilinçli olmayan canlı için böyle bir durumdan bahsedilebilir mi? rabbim ne güzel yaratmış.
bilinçli olmayan canlı için böyle bir durumdan bahsedilebilir mi? rabbim ne güzel yaratmış.
devamını gör...