1.
uyarana tepki gösterme
üreme
büyüme ve gelişme
iç dengeyi koruma
belli bir organizasyona sahip olma
metabolik faaliyetleri gerçekleştirme ve enerji üretme
adapte olabilme
üreme
büyüme ve gelişme
iç dengeyi koruma
belli bir organizasyona sahip olma
metabolik faaliyetleri gerçekleştirme ve enerji üretme
adapte olabilme
devamını gör...
2.
canlı olmak, bilinç var ise anlamlı oluyor. bilinç derken yaşamı ve ölümü fark etmek. yoksa deniz yıldızı da canlı. ama canlı olduğunun farkında mı?
bi belgesel izlemiştim. bilim adamları bir cihaz yapmış. element simulatörü. deniyor da deniyor. elektrik yükü (şimşek gibi) ile bir kaç canlı protein mi ne geliştiriyor. proteinler diğer proteinleri yiyip büyüyor falandı da pek bişey anlamadım.
bilim her şeyi açıklıyor ama ilk canlının var oluşu yok. işte "ol" deyince yaradan. olan can mı?
bilmiyoruz artık, göreceğiz ölünce. veya bi cacık olmayacak. uyurken uyuduğumuzu anlamadığımız gibi, ölüp gideceğiz belki de.
bi belgesel izlemiştim. bilim adamları bir cihaz yapmış. element simulatörü. deniyor da deniyor. elektrik yükü (şimşek gibi) ile bir kaç canlı protein mi ne geliştiriyor. proteinler diğer proteinleri yiyip büyüyor falandı da pek bişey anlamadım.
bilim her şeyi açıklıyor ama ilk canlının var oluşu yok. işte "ol" deyince yaradan. olan can mı?
bilmiyoruz artık, göreceğiz ölünce. veya bi cacık olmayacak. uyurken uyuduğumuzu anlamadığımız gibi, ölüp gideceğiz belki de.
devamını gör...
3.
gözdeki fer ile bacaklardaki derman arasında yaşanan hayat akışı.
devamını gör...
4.
bu aralar pamuk ipliğine bağlı olarak dolaştığım kavram
devamını gör...
5.
yaşadığım sürece değer vereceğim ve kendisinde umut bulduğum kavram.
doğaya baktıkça hep canlılığın oluşması ve devamının ne kadar zor ve umutsuz bir çaba olduğu geliyordu aklıma. artık bütün o zorluğa ve karmaşaya rağmen umudun ta kendisi olduğunu düşünüyorum. canlılık için bir akış içinde örüntü oluşturup uyum sağlayabilmek önemli. çölün, dağların, denizlerin, şehirlerin kendi gerçeklikleri ve akışları var ve her birinde hayata tutunabilmiş bir sürü canlı var. bir şeylerin bozulması, yitip gitmesi ve karmaşaya yenik düşmesi o kadar kolayken onca canlının bir ucundan hayata tutunması çok özel. canlılığın kendisi çok özel.
doğaya baktıkça hep canlılığın oluşması ve devamının ne kadar zor ve umutsuz bir çaba olduğu geliyordu aklıma. artık bütün o zorluğa ve karmaşaya rağmen umudun ta kendisi olduğunu düşünüyorum. canlılık için bir akış içinde örüntü oluşturup uyum sağlayabilmek önemli. çölün, dağların, denizlerin, şehirlerin kendi gerçeklikleri ve akışları var ve her birinde hayata tutunabilmiş bir sürü canlı var. bir şeylerin bozulması, yitip gitmesi ve karmaşaya yenik düşmesi o kadar kolayken onca canlının bir ucundan hayata tutunması çok özel. canlılığın kendisi çok özel.
devamını gör...
6.
üzerine çok düşünülmesi gereken bir şey
canlı olmak için illa düşünüyor olmak mı gerekli
düşünmek illa hayvansı mı olmalı
bitkiler düşünür mü
peki canlı olmak için illa hareket ediyor olmak mı gerekli
sanırım canlılığın en belirgin özelliği çoğalma isteği.
canlı olmak için illa düşünüyor olmak mı gerekli
düşünmek illa hayvansı mı olmalı
bitkiler düşünür mü
peki canlı olmak için illa hareket ediyor olmak mı gerekli
sanırım canlılığın en belirgin özelliği çoğalma isteği.
devamını gör...
7.
bilinç ve canlılık kavramını salt insan özelinde gizemli hale getirip konuşmak insanlar olarak pek hoşumuza gidiyor. dinlerin etkisi olmalı insanı yüceleyip rolünü abartmak. oysa bahçede yanyana elma ve erik ağaçları, hiçte övünüp şişinmeden yıllardır çiçeğe durup meyve veriyor. nasıl olupta şaşırmadıklarını, buna nasıl ve niye karar verdiklerini hiç merak eden yok. ama konu insan olunca bir gizem, bir mucize arayışı.. (oysa türüne ihanet eden insanlar bile görüyoruz, insanlar yok edecek insanlığı.. ama göz alabildiğine ormanlar yaşıyor kardeşçesine.. doğa.. o büyük ana asıl mucize o.. ve günü geldiğinde sürtecek burnumuzu.. eminim.)
devamını gör...
8.
dünyada 10 milyon tür varmış, 90 milyon ise yaşamış ve göçmüş gitmiş
devamını gör...