çocukken yanlış anlaşılan ifadeler
başlık "vampirillo" tarafından 17.11.2020 15:17 tarihinde açılmıştır.
21.
trafik canavarını gerçek canavar zannediyordum
devamını gör...
22.
bayram geliyor. kimdir bu bayram, neden gelmektedir ? tamam gelsin de çok mu önemli birisi ki herkesin dilinde herkes bir hazırlık bir telaş içinde?? küçükken bu beni hem biraz düşündürmüş hem de azıcık korkutmuştur.
devamını gör...
23.
diş etinde oluşan apseyi hapis zannedermişim. dişim ağrısında dişim hapis yatıyor deyip dururmuşum.
devamını gör...
24.
kalbin sol tarafta olduğunu öğrendiğimde , kalbimi ezerim gerekçesiyle asla soluma yatamamam
devamını gör...
25.
köydeydik, halamlarla evimiz yan yanaydı. halam benden ''bidon'' istemişti ama bi don mu istiyo bidon mu istiyo anlamamıştım, birini götürdüm. yanlış götürmüşüm. öbürünü istediğini söyleyince, tekrar eve gitmiştim ama neyi istediğini karışırıp yine aynı şeyi götürmüştüm, o da gülmüştü. neyi istediğini hala hatırlamıyorum aklıma geldikçe de merak ederim. bu da böyle bi anımdır.
devamını gör...
26.
"nefeslerimiz sayılı" ifadesini gerçekten herkesin belli bir sayıda nefes hakkı var ve o sayıyı doldurduktan sonra öleceğiz diye sanmam; arada nefesimi tutarak tasarruf yapıp, ömrümü tuttuğum nefes sayısı kadar uzattığımı düşünmem. *
devamını gör...
27.
ilkokulun ilk günü , öğretmenimiz paralel çizgiler çizdiriyor defterlere , güzel yapana yıldız verecem demişti bitirene kadar sınıfın dört bir yanına bakmıştım hangi yıldız acaba diye.
devamını gör...
28.
ailecek misafirlikten eve geliyorduk, yolda taksi geçmesini bekliyorduk babama sordum '' neden geçen taksilere binmiyoruz'' diye,'' boş değil onlar '' demişti ben de tamamen boş algılayıp kendi kendine sürülen boş bi taksi gelecek sanmıştım...
devamını gör...
29.
asgari ücreti askeri ücret zannediyordum.
devamını gör...
30.
mustafa sandal'ın aya benzer şarkısında "e doğal olarak da kitleyim" diyor sanıyordum.
devamını gör...
31.
biri hapşurduğunda “çok yaşa” deriz ya; karşı da ki hep “sende gör” der.
hah işte ben bu -sen de gör tabirini yıllarca bencilce ve kaba bir teşekkür olarak algıladım. neden o da bana , “sende çok yaşa” demiyor da, sen de hapşurunca başkasının sana çok yaşa demesini gör diyor diye. bu arada doğrusunu da başkası açıklayana kadar öyle sanmaya devam ettim.
hah işte ben bu -sen de gör tabirini yıllarca bencilce ve kaba bir teşekkür olarak algıladım. neden o da bana , “sende çok yaşa” demiyor da, sen de hapşurunca başkasının sana çok yaşa demesini gör diyor diye. bu arada doğrusunu da başkası açıklayana kadar öyle sanmaya devam ettim.
devamını gör...
32.
atam izindeyiz sözünü hep cuma günü istiklal marşından sonra görüyodum okul bahçesinde sanıyodum ki atam tatile çıkıyoruz haberin olsun gibisinden bi brifing geçiliyo gerçeğin nolduğunu yirmi küsür yaşımda anladım hiçbi şeyden pişman değilim güzel bi çocukluk geçirdim favla geç fazla da tatava yapma..
devamını gör...
33.
askerlerin isminin sonuna cik eki getirilerek hitap edildiğini zannederdim. sonradan neden bunların hepsinin adı mehmet ya diyerek konuyu araştırdım ve acı gerçekleri öğrendim. ciddi ciddi askerlerin birbirine alicik ahmetcik falan dediğini sanıyordum. *
devamını gör...
34.
kurban, ramazan ve şeker olmak üzere üç dini bayram var sanıyordum. dört gözle şeker bayramını beklerdim.
devamını gör...
35.
sınıfta kalmak denince sanardım ki kapıyı üstüne kilitleyip gidiyolar sınıftan kalıyosun. tek başıma karanlık sınıfta kalmaktan çok korkardım. nası bi korkuysa tıp kazandım sonunda.
devamını gör...
36.
– nasılsın hayat nasıl gidiyor ?
–"yuvarlanıp gidiyoruz işte"
– niye yuvarlanıyorsunuz ki ?
–"yuvarlanıp gidiyoruz işte"
– niye yuvarlanıyorsunuz ki ?
devamını gör...
37.
"allah ıslah etsin" dileğini "allah ishal etsin" sanmak. sonuç belli.
devamını gör...
38.
oruç tutmayı balık tutmak gibi bir şey sanıyordum çok küçükken.
devamını gör...
39.
kaldırım mühendisliği diye bir mesleğin gerçekten var olduğunu sanıyordum.
devamını gör...
40.
kuşbaşı kebapın kuşun kafası koparılarak yapıldığı düşüncesi vardı. abim mekanlarda hep kuşbaşı kebap söyler ben kıyma söylerdim o yüzden.
devamını gör...