insanın anayurdu çocukluğudur. yaşlanınca çocukluğu özlemek belki de bu yüzden. genç için önemli olan yaşamaktır, geleceğe yönelik tasarılar yapmaktır. yaşlandıkça kendini ve geçmişini değerlendirmeye başlıyor insan. çocukluğuna, anayurduna dönüp orada ipuçları aramaya başlıyor.
devamını gör...
herkesin yaşadığı durumdur. büyümek denen şey açıların senden bir çok şeyi alıp götürmesiymis. büyüyünce öğreniyorsun.
devamını gör...
her gün yaşadığım durumdur.
ileride neler olacağını bilmeden, ülkenin durumuyla ilgilenmeden sadece çizgi film izlemek, oyun oynamak, yemek yemek, uyumak döngüsünde olan insanlık evresini gerçekten çok özlüyorum. üstünde yük olmadan yaşamak oysa ki ne kadar da güzelmiş.
devamını gör...
hep mi kaybedince anlar değerini her şeyin? ah çocukluğum, doyamadan sona ermiş yaşama acemi bir insan gibi...
devamını gör...
hiç bir seyin farkinda olmadığın o yıllar güzel zamanlar
devamını gör...
çocukken hurda satardık mahalledekilerle. yeniydik. öncesinde pazarda su satardık. baya musluk suyu. sonra gevrek boyoz satardık. boyoz 45 kuruştu. neyse işte yeni başlamıştık. bakır bizim için altından daha değerliydi çünkü ulaşılabilir bir şeydi. evlerimiz sanayideydi. bakırın kilosu 6 liraydı ve o paraya iki paket kısa malbora alabilirdiniz. birkaç gündür topluyorduk. o yaşımızda baya iyi paraydı.
herkesin bir mıntıkası varmış biz bunu ne bilelim. bir süredir başka bir ekibin mıntıkasından hurda topluyormuşuz. topladığımız hurdaları satmaya götürürken enselediler bizi. biz on on iki yaşlarındayız onlar biraz daha büyük. biri bıçak çekti ve bizim ekibi önüne kattı. hepimizin abi dediği içimizden birini tokatlamaya başladı diğeri de. neyse gidiyoruz, bizi okul bahçesine götürüyorlar. yazdı. okulun toprak sahasına güneşin alnında oturttular. cebimizdeki parayı aldılar önce. sonra yetmedi içimizden birini o parayla yollatıp kola aldırdılar. onlar kolayı içerken biz de mülteciler gibi toprağa çökmüş onları izliyorduk. en son bizim bu abi dediğimiz çocuğu baya bir hırpalayıp heveslerini aldılar. şakası yoktu bunların. ben ve kuzenim engel olalım diye çocuklardan tarafa adım atınca bize bıçak doğrultanı bıçağıyla göbeğimi hafif çizdi. kanadı. çok korkmuştum bizi burada öldürecekler sanıyordum. bana yumruk attı sonra bu bıçak çeken. sonra da çekip gittiler.
hiçbirimizde çıt yok. 7-8 kişiydik. mcık ruhi, mazot, tencere ali, çeyizci, ben, fenasi, arap. ulan bu bize yapılır mı.. baya kurduk bu heriflere.
unuttuk sonra. ama bu elinde bıçak olan çocuğu bir gün çok alakasız bir yerde gördük. o bizi tanımadı. bizim abi dediğimiz çocuk onu yanına çağırdı. çocuk geldi. bizimki tek kelime etmeden vurmaya başladı. biz ellemedik. sonra çocuk bizden özür diledi. bizim bu abi çocuk onu bıraktı. daha sonra duydum ki arkadaş olmuşlar. bizim orada arkadaşlıklar genelde kavgayla başlardı. öyle işte. bu başlığı görünce aklıma ilk gelen anıyı anlatayım dedim. sıktıysam özür dilerim.
ben o yarın kelimesinin anlamsız olduğu her şeyin şimdiden ibaret olduğu günleri özledim. o heyecanı.
devamını gör...
bugünlerde çakılı kaldığım durum. yaşamakta özgür olduğumuz , yapılan her şeyden keyif alınan zamanlar. yapılanın iyi yahut kötü olmasının seni ırgalamadığı, 'çocuk işte' deyip yapılanların çocukluğuna verildiği enfes duygu.
binanın koca karılarının bahçeden erik, kayısı kopardığıma kızışına sinirlenip su vanalarını kapayıp hinlik yaptığım zamanlar... çok özleniyor.
devamını gör...
en çokta sabahları erken kalkıp bugs bunny izlediğim zamanları.
devamını gör...
hiç mi hiç özlemiyorum. bu kadar rahat mutlu yaşayan çocukları görünce, bazen biz hiç yaşamamışız diyorum. yokluk, fakirlik, dertler sıkıntılarla geçti.
devamını gör...
çocukken ne güzeldi her şey.
devamını gör...
annenin hayatta olduğu, mis gibi ev yemekleri yaptığı, ailecek cuma ve cumartesi akşamları trt'nin izlendiği, arkadaşlıkların güçlü, dostlukların daha güçlü olduğu ve tutulan takımın küme düşme hattına yakın olmadığı günlere özlem duymaktır.
devamını gör...
o yıllara geri dönmeyi o kadar ister oldum ki.. mahallede ki o içtenlik hayat pahaliligindan uzak mutlu bir ortam.. kavgalar gürültüler olsa bile herkesin birbirini anlamasi ve o meşhur salçalı ekmek zeytin ekmek yememiz.... okuldan kaçardım sırf bu anı yakalayabilmek için ah ah..
devamını gör...
çünkü oyun çocuğun işidir ve hayatı oyun aracılığıyla öğrendiğimiz dönem sanırım yaşamın en eğlenceli dönemidir.
devamını gör...
özlemlerin en ağırı.

çünkü sen büyümek istememişsindir. zaman senin fikrini almamıştır. sen, daha çocukluğunla vedalaşamadan gitmiştir yıllar.
devamını gör...
şimdiki yaşında aa o yaşlar çocukluğummuş meğer diyorsan özlediğin şey kendi çocukluğun değil de ideal bir çocukluktur, dediğim başlıktır. *
devamını gör...
kopmuş bir uzvunu özlemek gibi.
devamını gör...
10 yasindayken cocuklugumu ozledim diye her gece agliyodum. 18 yasindayim ve suan aglamiyorum. neden, 5 sene sonra 18'i ozleyip aglicam cunku herhalde. kisir dongu aga bosver.
devamını gör...
arada yaşadığım duygu.

- hafta sonu çizgi film ve kovboy filmi kuşakları,
- yine her hafta sonu gazetelerin verdiği maketler ve red kit, tenten çizgi romanları,
- sokakta deli gibi terledikten sonra eve koşup şunu bunu yiyip içmek ya da cepteki birkaç kuruşla gazoz, dondurma alıp arkadaşlarla takılmak,
- anneanne, babaanne evinde kalındığında yer yatağında yatıp, mis gibi nevresim kokusu eşliginde ablayla fıkır fıkır dakikalarca kaynatmak,
- yine bu evlerden birinde kalırken tavana vuran soba alevi gölgelerini izlediğin esnada uyuyakalmak ve sabah kahvaltıya uyanıp kızarmış ekmek üzerine çökelek, tereyağı eşliğinde kar yağışı izlemek,
- pazar akşamları banyolarına olan nefret,
- beslenme çantasından patates kızartması çıkınca sevinçten delirmek,
- kapıya el ve ayakları dayayarak tırmanmak,
- anneanneyle okey, dedeyle domino oynamak,
- güneş battıktan sonra dışarıda oynarken sebepsiz yere "akşam ebesi, kuş kulesi" diye bağırmak,
- sakızlardan çıkan ünlü kişi ya da araba resimlerini biriktirmek. eğer sende çift varsa başka arkadaşla takas yapmak,
- gazoz kapaklarıyla "kapış kapış" oynamak,
- saran kasetleri kurşun kalemle düzeltip yeniden çalmak,
- bir yerden gelirken arabada uyuyunca baba tarafından kucaklanıp eve götürülmek ve yarı uykulu hâlde anne tarafından yatağa yatırılmak,
- kimsenin olmadığı boş evlerin bahçelerinde, sahipsiz arabaların tepelerinde, metruk ve izbe yerlerde arkadaşlarla oynayacak oyunlar icat etmek,
- camdan bakarken bir arkadaşın mesela topuyla aşağıda belirerek sana "aşağı gelsene" diye seslenmesi,
- cuma akşamı okul dönüşü sırasında hissedilen, tatile girmenin verdiği keyif duygusu,
- ablayla yapılan minik aktiviteler...

keşke geri dönmenin bir yolu olsaydı be!
devamını gör...
kabullenmek düşer. bir zaman sonra.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"çocukluğu özlemek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim