yazar: oscar wilde
yayım yılı: 1905
oscar wilde'ın iki yıllık hapis cezasını geçirdiği reading hapishanesi'nde alfred douglas'a yazdığı bir mektuptur.
yayım yılı: 1905
oscar wilde'ın iki yıllık hapis cezasını geçirdiği reading hapishanesi'nde alfred douglas'a yazdığı bir mektuptur.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "lili" tarafından 16.07.2021 15:14 tarihinde açılmıştır.
1.
oscar wilde'ın, sevgilisi lord alfred douglas'a reading hapishanesinden yazdığı uzun bir mektubun kitap olarak basılmış halidir. alfred, toxic kelimesinin vücut bulmuş halidir adeta. wilde'ın tüm servetini kaybedip iflas etmesine, daha sonra da hapse girmesine sebep olan kişidir. wilde ise alfred'e olan sevgisinden dolayı uzun bir süre alttan almıştır fakat en sonunda olan biten her şeyi baştan sona bu mektupla alfred'in yüzüne vurmuştur. mektup çok güzel edebi bir dille yazılmıştır. neredeyse her sayfasında altını çizecek/alıntılayacak bir cümle bulabilirsiniz.
ayrıca söylenildiğine göre mektup alfred'in eline ulaşmamış.
oscar ve alfred:
ayrıca söylenildiğine göre mektup alfred'in eline ulaşmamış.
oscar ve alfred:
devamını gör...
2.
oscar wilde’ın sevgilisi lord alfred douglas’a hapishaneden yazdığı; bolca aşağılama, sitem, hüzün, pişmanlık, affediş ve aforizma içeren mektup. okudukça şaşırdım, daha da kötüsünü yapmamıştır dedim, okudukça alfred daha da kötüsünü yaptı. sanırım aşkın bir insanı ne kadar kör edebileceğini, aşık bir insanın kendisini sevdiği için ne kadar paralayabileceğini açıkça yüzüme vurdu bu mektup. her cümlesi güçlü duygularla doluydu.
devamını gör...
3.
derinliklerden anlamına gelir.
oscar wilde kitabıdır. önsözü (bkz: andre gide) aittir. kitapta hapisten sevgilisi lord (!) alfred douglas'a yazdığı özel mektuptur. suçlamalarla ve analizlerle başlar, sona doğru onunla buluşmak isteğinden bahseder. tam bir aşk hali . kitapta her cümlenin altını defalarca çizmek istedim. görünen o ki bir zaman sonra tekrar okuyacağım.
bu ara ruh halime de en uygun olan alıntısı aşağıda
acı çekmek uzun süren bir andır. onu mevsimlere bölemeyiz. yalnızca ruh hallerini saptayıp yinelenişini kaydedebiliriz. bizim için zaman ilerlemez. döner. bir ıstırap merkezinin etrafında döner sanki. her ayrıntısı değişmez bir kalıba göre düzenlenmiş, yememizin, içmemizin, yürümemizin, uzanmamızın, dua etmemizin, hiç değilse dua için diz çökmemizin bile demirden bir formülün katı kurallarıyla belirlendiği bir yaşamın insanı felce uğratan durağanlığı; her korkunç günü en küçük ayrıntısına kadar bir öncekinin eşi kılan bu durağanlık niteliği, yaşama nedeni sürekli değişim olan dış güçlere kendini iletir sanki. ekimden, hasattan, mısırların üzerine eğilen çiftçilerden, asmaların arasında üzüm toplayan bağcılardan, meyve bahçelerinde yere düşen tomurcuklarla beyazlamış, meyvelerle kaplanmış çiçeklerden hiç haberimiz olmaz, olamaz. bizim için bir tek mevsim vardır, "keder" mevsimi. güneşle ay bile bizden uzaklaştırılmıştır sanki. dışarıda günün maviliği ve altın ışıltısı hüküm sürebilir; ama altında oturduğumuz küçük, demir parmaklıklı pencerenin kalın camından içeri süzülen ışık gri ve soluktur.
oscar wilde kitabıdır. önsözü (bkz: andre gide) aittir. kitapta hapisten sevgilisi lord (!) alfred douglas'a yazdığı özel mektuptur. suçlamalarla ve analizlerle başlar, sona doğru onunla buluşmak isteğinden bahseder. tam bir aşk hali . kitapta her cümlenin altını defalarca çizmek istedim. görünen o ki bir zaman sonra tekrar okuyacağım.
bu ara ruh halime de en uygun olan alıntısı aşağıda
acı çekmek uzun süren bir andır. onu mevsimlere bölemeyiz. yalnızca ruh hallerini saptayıp yinelenişini kaydedebiliriz. bizim için zaman ilerlemez. döner. bir ıstırap merkezinin etrafında döner sanki. her ayrıntısı değişmez bir kalıba göre düzenlenmiş, yememizin, içmemizin, yürümemizin, uzanmamızın, dua etmemizin, hiç değilse dua için diz çökmemizin bile demirden bir formülün katı kurallarıyla belirlendiği bir yaşamın insanı felce uğratan durağanlığı; her korkunç günü en küçük ayrıntısına kadar bir öncekinin eşi kılan bu durağanlık niteliği, yaşama nedeni sürekli değişim olan dış güçlere kendini iletir sanki. ekimden, hasattan, mısırların üzerine eğilen çiftçilerden, asmaların arasında üzüm toplayan bağcılardan, meyve bahçelerinde yere düşen tomurcuklarla beyazlamış, meyvelerle kaplanmış çiçeklerden hiç haberimiz olmaz, olamaz. bizim için bir tek mevsim vardır, "keder" mevsimi. güneşle ay bile bizden uzaklaştırılmıştır sanki. dışarıda günün maviliği ve altın ışıltısı hüküm sürebilir; ama altında oturduğumuz küçük, demir parmaklıklı pencerenin kalın camından içeri süzülen ışık gri ve soluktur.
devamını gör...
4.
kelime anlamı derinliklerden olan sözcük.
oscar wilde imzalı 176 sayfalık mektup türünde yer alan eserdir ve roza hakmen tarafından dilimize çevrilmiştir.
yazarın reading hapishanesi'nde kaleme almış olduğu bu kitapta kendisinin mal varlığını inek gibi sağan, hayat kalitesini düşüren ve ona yalnızca acı veren alfred douglas'a yazdığı mektuplar yer alıyor.
hayatımıza aldığımız insanların bizde ne gibi bir tahribata yol açacağını ya da bize ne gibi bir bilgelik kazandıracağını bilemeyiz, wilde'ın hayatı ise onu tanıdıktan sonra su dökülmüş mum gibi sönüyor, varlığının sadece bir banka olarak görülmesinden duyduğu sonsuz nefret, bir yandan da yine de ondan vazgeçememesi, çünkü onun kendisini sevdiğini bilmesi ama ondan da kurtulamayışın verdiği sonu gelmez dilemmâ ile yaşıyor.
bize zarar veren insanı seviyorsak ama bize zarar veriyorsa yine de onunla mı olmalıyız yoksa kesin bir ayrılık mı olmalı gibi bir soruyu derinlemesine irdelediği eseri olduğu söylenebilir.
kitabı okurken araya sızdırdığı felsefeyi, insan ruhunun bu denli net anlatmasını sevdim.
bazı yerlerde güldüm, bazı yerlerde durup düşündüm.
hulâsa; iyi bir kitaptı.

mektubun bir tek bölümünde bile gözlerin dolarsa ağla; tıpkı bizlerin, gündüzlerin de geceler gibi gözyaşına tahsis edildiği hapishanede ağladığımız gibi. seni ancak bu kurtarabilir.
sen çiçekler arasında özgürce dolaştın. bense rengin ve hareketin güzel dünyasından koparıldım.
hastaydım ama içim rahattı.
bu ayrılığın geri dönüşü olmaması bana huzur veriyordu.
acı çekmek uzun süren bir andır. onu mevsimlere bölemeyiz.
yalnızca ruh hallerini saptayıp yinelenişini kaydedebiliriz. bizim için zaman ilerlemez.
oscar wilde imzalı 176 sayfalık mektup türünde yer alan eserdir ve roza hakmen tarafından dilimize çevrilmiştir.
yazarın reading hapishanesi'nde kaleme almış olduğu bu kitapta kendisinin mal varlığını inek gibi sağan, hayat kalitesini düşüren ve ona yalnızca acı veren alfred douglas'a yazdığı mektuplar yer alıyor.
hayatımıza aldığımız insanların bizde ne gibi bir tahribata yol açacağını ya da bize ne gibi bir bilgelik kazandıracağını bilemeyiz, wilde'ın hayatı ise onu tanıdıktan sonra su dökülmüş mum gibi sönüyor, varlığının sadece bir banka olarak görülmesinden duyduğu sonsuz nefret, bir yandan da yine de ondan vazgeçememesi, çünkü onun kendisini sevdiğini bilmesi ama ondan da kurtulamayışın verdiği sonu gelmez dilemmâ ile yaşıyor.
bize zarar veren insanı seviyorsak ama bize zarar veriyorsa yine de onunla mı olmalıyız yoksa kesin bir ayrılık mı olmalı gibi bir soruyu derinlemesine irdelediği eseri olduğu söylenebilir.
kitabı okurken araya sızdırdığı felsefeyi, insan ruhunun bu denli net anlatmasını sevdim.
bazı yerlerde güldüm, bazı yerlerde durup düşündüm.
hulâsa; iyi bir kitaptı.

mektubun bir tek bölümünde bile gözlerin dolarsa ağla; tıpkı bizlerin, gündüzlerin de geceler gibi gözyaşına tahsis edildiği hapishanede ağladığımız gibi. seni ancak bu kurtarabilir.
sen çiçekler arasında özgürce dolaştın. bense rengin ve hareketin güzel dünyasından koparıldım.
hastaydım ama içim rahattı.
bu ayrılığın geri dönüşü olmaması bana huzur veriyordu.
acı çekmek uzun süren bir andır. onu mevsimlere bölemeyiz.
yalnızca ruh hallerini saptayıp yinelenişini kaydedebiliriz. bizim için zaman ilerlemez.
devamını gör...
