ankara'nın çankaya ilçesindeki bir semttir, maltepe ile kızılay arasında bulunur ama maltepe'de de bulunuyor olabilir. bence burası maltepe'ye aittir hatta. acaba metro istasyonu için mi ayrı bir semt ismi koymuşlar diye merak ettirebilir. örneğin maltepe pazarı buradaydı, maltepe camii de buradadır ve demirtepe metro durağına çok yakındır bu ikisi de mesela. hadi bunları ayrı saysak bile demirtepe nerede biter, maltepe nerede başlar bu hiç de belirgin değildir. kızılay'a yürüme mesafesindedir de demirtepe. yani benim yürüyüş hızımla buradan kızılay'a 10-15 dakikada ulaşılabilir.

şu başlıkta [necatibey caddesi] da bahsettiğim gibi, benim ankara'ya 1999'da üniversite okumak için gittiğimdeki ilk senemde kaldığım özel yurt bu semtte idi. tam adını da vereyim yurdumun: çağdaş özel erkek öğrenci yurdu. burada sadece 1 sene kalsam ve sonrasında arkadaşlarımla ev tutsam da gene de demirtepe'deki bu yurdumda çok kıymetli anılar biriktirmiştim elbette. sonra 2010'larda çalışmak için ankara'ya bir kez daha gittim ve korona paylayana kadar burada kaldım ve 2020'de ankara'dan ayrıldık. ama demirtepe benim anılarımda o kadar değerli bir yer edinmişti ki nostalji yapmak için buraya arada giderdim be o zamanlarda da.

neyse... şimdi 90'ların sonu ve 2000'lerin başlarında demirtepe denince... yani ortalamanın üzerinde kalabalıklıkta bir semtti burası diyebilirim ki kızılay'a yakın olduğundan diğer çoğu yere göre kalabalık sayılırdı doğal olarak ve sonra da öyle olmaya devam etti. en bilinen şeyleri metro durağı ve maltepe camii'dir ama işte eskiden bir de maltepe pazarı var idi. o aralar audio cd'ler, mp3 cd'leri, vcd'ler falan revaçtaydı ve demirtepe'de, yurduma da çok yakında olan bu pazarda envaitürlü böyle ürün bulabilmeniz mümkündü. yani cidden ankara'nın her yerinden belki başka şehirlerden de bu pazara gelenler ve uygun fiyata böyle şeyler alanlar olurdu. ben şanslıydım ki her gün bile gidebilirdim. yurdumdan yürüyerek 3 dakika falandı burası yani. elektronik aletler konusunda da iyiydi burası. sony'nin bir portatif vcd player'ını almıştım mesela buradan ve böyle ufacık cd-man gibiydi ama vcd oynatıyordu. kimsede yoktu o zamanlar bu kadar portatifi ve herkese hava atardım. milletin evine giderdim mesela misafirliğe, hadi isterseniz film izleyelim deyip ufacık cihazımı çıkartırdım, oha bu film mi oynatıyor derlerdi. * sonradan bu pazar kapanmıştı galiba ama epey sonra tabii ve aynı görevi gören başka bir pazar açılmıştı başka bir yerde. bir zaman bir daha açıldı ve eski amacında değildi, meyve-sebze-giysi falan satar bir yer olmuştu galiba maltepe pazarı. tam net hatırlayamamakla birlikte aklımda böyle kalmış ama eskisi gibi olmadığından eminim.

ayrıca yurdumuzdan 30-50 metre falan aşağı inince bir atari salonu da vardı o zamanlar. elbette bir fantasyland değildi ama güzel oyunlar vardı gene de ve sık sık gidip oyunlar oynardım burada. öyle bilardo salonu falan da vardı da onlarla ilgilenmezdim ben. atari salonunda bir tane rpg oyunu vardı, golden axe, dungeons & dragons: shadow over mystara tarzında ama üç boyutlu. başka hiçbir atari salonunda o oyunu göremedim ve şimdi de google'dan aratınca hangi oyun olduğunu bulamıyorum... neyse. ayrıca o atari salonunun girişinde bir tane, böyle küçük ışık noktalarını tam aynı hizada durdurabilirseniz biblo, figür, oyuncak falan veren bir makine vardı. benim o tür becerimerim çok yüksek olduğundan 50 jeton attıysam 30 tane figürü kapmışımdır. hatta aslında ticarete bile atılabilirdim o makineyi sömürerek zira cidden jeton parasından daha değerli şeyler kazanmıştım ondan. haha.

gene o atari salonunun oralarda, güzel fast food dükkanları vardı. böyle bir tane tavuk dönercisini çok severdik mesela ve yurt arkadaşlarımla gidip arada yerdik bir şeyler. adını falan hatırlamam mümkün değil elbette. bir "3 film birden" sinema salonu da vardı sanki. hiç gitmedim ama yurttan çıkıp, maltepe camii'nin yanından inerek ana caddeye indiğimde, caddenin karşısında öyle bir yer gördüğümü hatırlıyorum gibi. yani başka kayda değer bir yer de yoktu sanki. işte taşıt üst yolu vardı mesela maltepe pazarı'ndan aşağı doğru giden, onun altından geçerdik maltepe tarafına doğru giderken falan. bir de güzel bir saatçi dükkanı hatırlıyorum tam oralarda. demirtepe'den kızılay'a doğru giderken de çok klas birkaç giyim mağazası, spor giyimi mağazası falan vardı. onlar da aklımda kalmış. zaten tek metro durağı uzaklığındaydı burası kızılay'a ve dümdüz yürüyerek de kısa sürede ulaşılabildiğinden biz bunu pek kullanmazdık oraya giderken. zaten kızılay dışında aşti'ye gitmek için lazım olabilirdi bize metro ve ben normalde sadece bunun için kullanırdım metroyu.

buralarda hep pozitif veya nötr şeylerden bahsettim ama biraz da negatiflerden bahsedeyim ve ankara'daki sonraki senelerimde neden bu semtte kalmayı tercih etmediğimi anlayın siz de...

öncelikle. böyle pavyonlar, gece kulüpleri ve hava karardıktan sonra ortalıkta gezen "sakat" insanlar... özellikle de maltepe tarafına gittikçe böyle bir şey olurdu ama demirtepe nerede bitiyor maltepe nerede başlıyor, işte bu tam belli olmadığından o tedirginliği biz de belli oranda yaşardık. mesela bir gece bir kadın bizim yurda kanlar içinde gelmişti. biri cep telefonunu almak istemiş ve kadın vermeyince bileğini falçatayle kesip almış. kadın kan kaybından ölecekti. bizim yurdun girişindeki sorumlu bir şekilde bez sardı, hemen ambulans çağırdık falan... bir de bizim yurdun üst tarafından geçince ulaşılabilen çok güzel bir park vardı ama burada da işte bazı sakat tipler dolaşabiliyordu. hava karardığı anlarda işte temkinli olmakta fayda vardı buralarda.

ben aslında ankara'da talatpaşa bulvarı'nda da kalmıştım bir sene, bir evde ve burada da bir sürü alkolik falan olurdu gece sokaklarda, meyhanelerin filan çok olduğu bir cadde olmasından mütevellit ama burada hiç tedirgin olmazdım ben gecenin 3'ünde bile burada yürüyerek evime ulaşsam. işte kızılay'ı merkez kabul edersek (ki edelim) ankara'nın demirtepe-maltepe değil de kolej-kurtuluş tarafını sonraki senelerimde tercih etmemin sebebi de oraların çok daha nezih olmasıydı. bir de oralarda ciddi bir mahalle kültürü vardı ve bu da işte bir ortamı daha nezih yapan önemli bir faktördür zaten. tunalı hilmi caddesi tarafı da nezihtir hatta daha da nezihtir artı elittir de o yokuşla uğraşmamak için orayı tercih etmemiştim ben hiç ev bakarken. sıhhiye tarafını zaten düşünmedim. ahaha. yani ulus... bilemedim ya. tekinsizdi bence oralar epey. bir de oradaki burger king'deki ürünlerin bile kalitesi düşüktü. ironik olansa eskiden, çok eskinden ankara'nın elit kısmı ulus tarafıymış ve tunalı hilmi tarafı da tam tersiymiş. eski bina mimarilerine dikkat edildiğinde bu anlaşılıyordu aslında.

sözlükte bir başlıkta anlatmıştım önceden, ulus'ta bir arkadaşın evine gitmiştik bir gece ve sabaha karşı 4 gibi oradan yürüyerek kurtuluş'taki evimize dönecektik. öyle acayip tipler gördük ki yolda anlatması güç, haha. ama ulus'ta da kötü bir deneyim yaşamadım ben ya. ankara'da hiç yaşamadım sayılır hatta. canım ankaram. şunu da ekleyeyim, demirtepe'den aşti'ye doğru giderken beştepe ve bahçelievler gibi semtler de vardır ki özellikle de bahçelievler'in birçok yeri son derece elit ve nezihtir ama burayı da hem ev kiralarının pahalı olmasından hem de okuluma ve kızılay'a uzak olmasından tercih etmemiştim ben. yani yürüme mesafesi olmayan yurt ve ev hiç tercih etmedim zaten öğrenim hayatım boyunca. bir tek izmir'deki yüksek lisansımda buna mecbur kaldım zira evim buca'da, fakültem ise bornova'daydı ve biz o evi çok önce, abimin üniversite okuduğu zamanlarda (kendisi bilkent'ten sonra dokuz eylül'de okumuştu) onun fakültesine yakındı diye almıştık zaten.

konuya dönüp yazıyı bitirirken... kişisel olarak kötü bir deneyim yaşamadığım için demirtepe'de, çok da kötüleyemem. hem belki de artık daha nezihtir, kim bilir. ben 2020'de ankara'dan tamamen ayrıldım. işte o zamana kadar nostalji yapmak için arada buralar(d)a yürürdüm. benim yurt artık yok orada. başka bir yurt vardı ama aynı binada. içini bilmem de binanın dışını tamamen yenilemişler, böyle kırmızı-siyah ağırlıklı çok modern bir görünüme kavuşturmuşlar. başka da bir şeyinde çok farklılık görmedim diyebilirim buranın, 90'lar sonu ve 2000'ler başında gözlemlediklerimden. işte maltepe pazarı'nın artık olmaması veya en azından eskisi gibi olmaması da büyük bir fark elbette. bugün hala dinlediğim bir dolu metal grubuyla buradan aldığım metal müzik albümü cd'siyle tanışmıştım mesela ki bunların arasında rhapsody of fire (o zamanlar adı sadece rhapsody idi grubun) ve symphony x gibi favori müzikal topluluklarım da var. vcd filmler aldığım satıcılarla pek muhabbetim yoktu maltepe pazarı'ndaki ama metal cd'leri aldıklarımla vardı hatta bir tanesini böyle abim gibi severdim. ismini versem aşağı yukarı yaşıtım olan birçok ankara metalcisi tanır zaten de vermeyeyim şimdi, ki belki de vermeden bile anlar çoğu öyle kişi. haha. bir de demirtepe'den kızılay'a veya kızılay'dan demirtepe'ye yürürken rastladığım, kaldırımlara böyle james bond çanta ile kasetler getiren, çantayı açıp iki yüzüne de kasetleri dizen seyyar satıcılar olurdu. onlardan aldığım amorphis - tuonela ve opeth - morningrise kasetlerini de hatırlıyorum ki iki albüm de tüm zamanlardaki favorilerim arasında yer alır. bu, herhalde ankara'ya daha yeni geldiğim 1999'da olmuştu, yani o senenin sonbaharında. 99'un hemen biraz ilerilerinde cd'ye geçiş yapmıştım ama ciddi bir kaset arşivim ve güzel bir sony walkman'im olduğu için bir süre daha kasetten de müzik dinlemeye devam ettim aynı zamanda, bir daha kaset almasam da.

hey gidi 90'lar sonları ve 2000'ler başları, ne güzel zamanlardın diyerek de bu yazımı noktalıyorum.

demirtepe'yi de her zaman güzel hatırlayacağım diye de bir parantezle bu yazımı sonlandırıyorum.
devamını gör...
beşevler'den kızılay'a giderken kızılay'dan önceki son metro durağı.
devamını gör...
kızılay ile maltepe arasındaki ankaray durağı.
devamını gör...
yüz yıl ankara'da yaşadım. oraya neden demirtepe denildiğini anlayamadım. bilen biri de yoktur ha.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim