orijinal adı: sprachgitter
yazar: paul celan
yayım yılı: 1959
birçok farklı kültürden beslenen ve insan ve doğa ilişkisini konu alan şiirlerden oluşan kitaptır.
yazar: paul celan
yayım yılı: 1959
birçok farklı kültürden beslenen ve insan ve doğa ilişkisini konu alan şiirlerden oluşan kitaptır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "son singapur vapuru" tarafından 28.04.2025 13:30 tarihinde açılmıştır.
1.
" bir yıldız ışık olacakmış hâlâ
hiçbir şey, hiçbir şey yitmemiş hâlâ... "
paul celan imzalı eser; türkçe'ye ahmet necdet ve gertrude durusoy tarafından çevrilmiştir.
1959 yılında yayınlandığı bilinmektedir.
paul celan'dan okuduğum bu beşinci veya altıncı kitap oldu, kalan eserlerini de okumak niyetindeyim.
bu kitapla alâkası yok ama geçenlerde nezihe meriç hakkında girdiğim tanıma onun öykü kitabını okuduğumu söylemiştim, o kitap yarım kaldı, kitaba çok ısınamadım ve araya başka kitaplar girdi ama ona tekrar döneceğim ve hakkında yazacağım.
onu okuyorum dedikten sonra o kitap hakkında yazmamak ve araya başka kitaplar girmesinden dolayı belirtme gereği duydum.
şimdi ise dil kafesinde adlı kitabımıza geçelim;
kitabımız oldukça kısa, 64 sayfa kadardı, çevirisi iyiydi ama imlâ hataları olmamasını dilerdim.
şiirleri çok güçlü bulmadım ama okuduğuma da pişman değilim.
paul celan oldukça farklı bir tarz benimsiyor, anlatmak istediğini sarih olarak yansıtmıyor bence, gizem barındıran bir tarzı var, bu kanıya elbette okuduğum bütün kitaplarından yola çıkarak varmam mümkün.
imgeleri, metaforları, tarzı, duyumsama ve kavrama biçimi oldukça farklı, kendine özgü bir dil ve şiir dünyası, hissetme ve görme biçimi de elbette herkes gibi kendine özgü olacaktır, hissettiklerini ya da hayatın ona sunduklarını veya hayatın ondan geri aldıklarını şiir formuna sunması da elbette kolay değil.
birinin adını sır yapan şeyin ne olduğunu düşündürdüğü dize bende oldukça iyiydi.
insanın yaralarını çok sonra anlaması ve yaralı olmanın bile yaralayan bir şey olması, kendisini değişime uğratan şeyin ya da aşkın, ayrılığın, en az zaman kadar güçlü olması, bazı şiirleri anlatabileceğim temalardandı.
birkaç dize ile burada bitiriyorum.

senden yana olan her bir kıyıda,
bir başka görüntü verir tırpanlanmışçasına.
balmumu, mühürlemek için yazılmayanı, senin adını bulmuş olan,
senin adını sır yapan.
seni anlıyoruz hayat.
gerek duymaz yıldızlara hiçbir yerde
seni soran çıkmaz.
yaralar, yaralardı
sonra.
bir yıldız ışık olacakmış hâlâ
hiçbir şey, hiçbir şey yitmemiş hâlâ...
hiçbir şey, hiçbir şey yitmemiş hâlâ... "
paul celan imzalı eser; türkçe'ye ahmet necdet ve gertrude durusoy tarafından çevrilmiştir.
1959 yılında yayınlandığı bilinmektedir.
paul celan'dan okuduğum bu beşinci veya altıncı kitap oldu, kalan eserlerini de okumak niyetindeyim.
bu kitapla alâkası yok ama geçenlerde nezihe meriç hakkında girdiğim tanıma onun öykü kitabını okuduğumu söylemiştim, o kitap yarım kaldı, kitaba çok ısınamadım ve araya başka kitaplar girdi ama ona tekrar döneceğim ve hakkında yazacağım.
onu okuyorum dedikten sonra o kitap hakkında yazmamak ve araya başka kitaplar girmesinden dolayı belirtme gereği duydum.
şimdi ise dil kafesinde adlı kitabımıza geçelim;
kitabımız oldukça kısa, 64 sayfa kadardı, çevirisi iyiydi ama imlâ hataları olmamasını dilerdim.
şiirleri çok güçlü bulmadım ama okuduğuma da pişman değilim.
paul celan oldukça farklı bir tarz benimsiyor, anlatmak istediğini sarih olarak yansıtmıyor bence, gizem barındıran bir tarzı var, bu kanıya elbette okuduğum bütün kitaplarından yola çıkarak varmam mümkün.
imgeleri, metaforları, tarzı, duyumsama ve kavrama biçimi oldukça farklı, kendine özgü bir dil ve şiir dünyası, hissetme ve görme biçimi de elbette herkes gibi kendine özgü olacaktır, hissettiklerini ya da hayatın ona sunduklarını veya hayatın ondan geri aldıklarını şiir formuna sunması da elbette kolay değil.
birinin adını sır yapan şeyin ne olduğunu düşündürdüğü dize bende oldukça iyiydi.
insanın yaralarını çok sonra anlaması ve yaralı olmanın bile yaralayan bir şey olması, kendisini değişime uğratan şeyin ya da aşkın, ayrılığın, en az zaman kadar güçlü olması, bazı şiirleri anlatabileceğim temalardandı.
birkaç dize ile burada bitiriyorum.

senden yana olan her bir kıyıda,
bir başka görüntü verir tırpanlanmışçasına.
balmumu, mühürlemek için yazılmayanı, senin adını bulmuş olan,
senin adını sır yapan.
seni anlıyoruz hayat.
gerek duymaz yıldızlara hiçbir yerde
seni soran çıkmaz.
yaralar, yaralardı
sonra.
bir yıldız ışık olacakmış hâlâ
hiçbir şey, hiçbir şey yitmemiş hâlâ...
devamını gör...
