1.
dinelen ayı (yerli dilinde maⁿchú-naⁿzhíⁿ; ingilizce standing bear) (1834-1908), kızılderili kabilelerinden ponkaların şefidir.
devamını gör...
2.
1800'lerin ortasında ponca kabilesi önce açlıkla boğuşmak durumunda kaldı. av sahaları daralmış ve gerekli besin kaynaklarına ulaşamaz olmuşlardı. aynı zamanda bu durum amerikan hükümetinin planladığı bir baskı aygıtıydı. poncaları topraklarından çıkarmak istiyorlardı. poncalar bu sıkıntılı duruma bir süre direnmiş olsalar da en nihayetinde amerikan hükümeti ile bir antlaşma yapmayı kabul etmek zorunda kaldılar. tabi burada şeytanın aklına gelmeyecek şey beyaz şeytanın aklına gelmişti; dinelen ayı'ya halkını omaha rezervasyonuna yerleştirmesi konusunda söz verdiler. o da anlaşma metnini hiç tereddüt etmeden imzaladı. çünkü kendi topraklarından çok uzaklaşmış olmayacaklardı. ancak anlaşma metnindeki ifade farklıydı. poncalar oklahama'ya sürgün ediliyorlardı. amerikan ordusunda görev alarak kendi halkına ihanet eden, kızılderili tercümanların oyununa gelen dinelen ayı ve ponca halkı için eziyet dolu yıllar bu şekilde başlamış oldu. durumu öğrendikten sonra mukavemet göstermek istemişlerse de, amerikan ordusunun baskı, kötü muamele ve tacizleri neticesinde göç yollarına düştüler.
göç zor geçiyordu. salgın hastalıklar, açlık, yılgınlık ve benzeri zorluklar ponca kabilesini içten içe kemirmeye başlamıştı. önce yaşlılar ve çocuklar düşmeye başladı. göçü zorunlu kılan amerikan hükümeti hiç bir müdahalede bulunmuyordu. poncaları kaderlerine terk etmişlerdi. ölen ölsün kalan sağları rezervasyon alanına kapatırız gibi bir düşünceye sahiplerdi. ne yazık ki, göç sırasında ölenlerden birisi de dinelen ayının büyük oğlu ayı kalkanı oldu. dinelen ayı bu olay sonrası kaybettiği kabile üyelerini ve oğlunu kendi topraklarına defnetmek talebinde bulundu. oğluna ölmeden önce söz vermişti. ancak bu talep olumlu karşılanmayınca beraberindeki küçük bir grupla birlikte kendi topraklarına doğru yola koyuldu. omaha rezervasyon alanında büyük bir coşku ile karşılandı. aslında dinelen ayı kendilerine karşı gösterilen haksız ve acımasız tutuma karşı yine de belirli sınırlar içerisinde kalarak direniş göstermeye çalışıyordu. rezervasyon alanına gelmesi bunun kanıtıydı. ancak onun varlığının halkında farklı bir ruh hali yaratabileceği korkusunu taşıyan amerikalılar dinelen ayı'nın tutuklanmasına karar verdi. sonrasında ise rezervasyon alanına gönderilmeleri gerekirken keyfi olarak başka bölgelerde tutulmak sureti ile geciktirildiler. tabi dinlensinler, yesinler, içsinler güç toplasınlar diye yapılmıştı her şey (!) yoksa ortada bir kötü niyet yoktu. her şey poncaların iyiliği içindi.
işte bu noktadan sonra kızılderili tarihi açısından önemli bir hukuki mücadelenin temelleri atılmış oldu. dinelen ayı ve beraberindekiler tutuklama kararlarına itiraz için dava açtılar. çünkü ortada bir yargı kararı yoktu ve mahkeme kararı olmadan bu tutuklamanın yapılması keyfi ve hukuka aykırı bir tutumdu. * mahkeme tutuklanmanın gerekçelendirilmediği ve yasal olmadığı kararını alarak dinelen ayı ve beraberindekileri serbest bıraktı. bu aynı zamanda hukuki anlamda kızılderililerin kişi olduğu manasını taşıyordu. bunu bir milat olarak kabul etmek mümkün. sonrasında şef ve arkadaşları kendi topraklarına dönmek için yine yasal çerçevelerde kalarak mücadelelerini sürdüler. bir çok insan hakları savunucusunun da desteğini alarak en nihayetinde muratlarına erdiler. şef dinelen ayı son nefesini verene kadar kendi topraklarında çiftçilik yaparak yaşadı ve ölümünden sonra kendi topraklarına bakan bir tepeye gömüldü. sana bir tepeden baktım aziz niobrara...
thomas henry'nin yazdığı ve büyük oranda onun yaşamını konu alan biyografiyi konuya ilgisi olanlar okuyabilirler. joe starita'nın onunla ilgili yazdığı kitap ise işin hukuki boyutunu görmek ve anlamak noktasında değerlidir. yani işte hani olurda okunursa diye zikretmiş olalım.
1877 yılından renklendirilmiş karizmatik bir fotoğrafını da iliştirelim şuraya;
göç zor geçiyordu. salgın hastalıklar, açlık, yılgınlık ve benzeri zorluklar ponca kabilesini içten içe kemirmeye başlamıştı. önce yaşlılar ve çocuklar düşmeye başladı. göçü zorunlu kılan amerikan hükümeti hiç bir müdahalede bulunmuyordu. poncaları kaderlerine terk etmişlerdi. ölen ölsün kalan sağları rezervasyon alanına kapatırız gibi bir düşünceye sahiplerdi. ne yazık ki, göç sırasında ölenlerden birisi de dinelen ayının büyük oğlu ayı kalkanı oldu. dinelen ayı bu olay sonrası kaybettiği kabile üyelerini ve oğlunu kendi topraklarına defnetmek talebinde bulundu. oğluna ölmeden önce söz vermişti. ancak bu talep olumlu karşılanmayınca beraberindeki küçük bir grupla birlikte kendi topraklarına doğru yola koyuldu. omaha rezervasyon alanında büyük bir coşku ile karşılandı. aslında dinelen ayı kendilerine karşı gösterilen haksız ve acımasız tutuma karşı yine de belirli sınırlar içerisinde kalarak direniş göstermeye çalışıyordu. rezervasyon alanına gelmesi bunun kanıtıydı. ancak onun varlığının halkında farklı bir ruh hali yaratabileceği korkusunu taşıyan amerikalılar dinelen ayı'nın tutuklanmasına karar verdi. sonrasında ise rezervasyon alanına gönderilmeleri gerekirken keyfi olarak başka bölgelerde tutulmak sureti ile geciktirildiler. tabi dinlensinler, yesinler, içsinler güç toplasınlar diye yapılmıştı her şey (!) yoksa ortada bir kötü niyet yoktu. her şey poncaların iyiliği içindi.
işte bu noktadan sonra kızılderili tarihi açısından önemli bir hukuki mücadelenin temelleri atılmış oldu. dinelen ayı ve beraberindekiler tutuklama kararlarına itiraz için dava açtılar. çünkü ortada bir yargı kararı yoktu ve mahkeme kararı olmadan bu tutuklamanın yapılması keyfi ve hukuka aykırı bir tutumdu. * mahkeme tutuklanmanın gerekçelendirilmediği ve yasal olmadığı kararını alarak dinelen ayı ve beraberindekileri serbest bıraktı. bu aynı zamanda hukuki anlamda kızılderililerin kişi olduğu manasını taşıyordu. bunu bir milat olarak kabul etmek mümkün. sonrasında şef ve arkadaşları kendi topraklarına dönmek için yine yasal çerçevelerde kalarak mücadelelerini sürdüler. bir çok insan hakları savunucusunun da desteğini alarak en nihayetinde muratlarına erdiler. şef dinelen ayı son nefesini verene kadar kendi topraklarında çiftçilik yaparak yaşadı ve ölümünden sonra kendi topraklarına bakan bir tepeye gömüldü. sana bir tepeden baktım aziz niobrara...
thomas henry'nin yazdığı ve büyük oranda onun yaşamını konu alan biyografiyi konuya ilgisi olanlar okuyabilirler. joe starita'nın onunla ilgili yazdığı kitap ise işin hukuki boyutunu görmek ve anlamak noktasında değerlidir. yani işte hani olurda okunursa diye zikretmiş olalım.
1877 yılından renklendirilmiş karizmatik bir fotoğrafını da iliştirelim şuraya;
devamını gör...