doğuştan sağır olan bir insanın düşüneceği dil türü
başlık "systemfailed" tarafından 18.11.2025 09:43 tarihinde açılmıştır.
1.
fikri olan. yazım hatası olmuş umarım duzeltirler
devamını gör...
2.
guzel soru...
yapay zekanin verdigi cevap :
sağırlık, kişinin işitme yetisinin tamamen ya da kısmen olmamasıdır — dil yeteneğiyle doğrudan ilgisi yoktur.
bir kişi işitme engelli doğarsa ve çevresinde işitme engelli yetişkinler (örneğin ebeveynler) varsa — yani işaret dili ile büyüyorsa — o zaman işaret diliyle düşünür (örneğin türk işaret dili, tid). zihinsel iç konuşma, el hareketleri, yüz ifadeleri ve görsel dil bilgisiyle şekillenir; ses yoktur, ama dil var.
eğer kişi işitme engelli doğar ama çevresinde işaret dili konuşan yoksa — yani sadece sözlü dile maruz kalırsa (ama işitemezse) — genellikle:
görsel imajlarla düşünür (sahne, hareket, yazı),
iç konuşması “sözsüz” olabilir — kelimeler zihinde görünür (dudak okuma, yazı, el hareketi gibi),
yazılı dil öğrendikçe, iç diyaloglar çoğunlukla görsel-kelime temelli olur (“görmek” üzerinden düşünmek).
özetle:
→ işaret diliyle büyüyen sağırlar, işaret diliyle düşünür.
→ yazılı/sözlü dile erken maruz kalanlar, genellikle görsel-sembolik (harf/şekil/imaj) şekilde düşünür — ama bu yine de dildir, sadece sesli değil.
dil, konuşma değil — anlam kurma sistemidir. ses sadece bir taşıyıcıdır; zihin, onu görsel, dokunsal ya da hareketsel biçimde de kullanabilir.
yapay zekanin verdigi cevap :
sağırlık, kişinin işitme yetisinin tamamen ya da kısmen olmamasıdır — dil yeteneğiyle doğrudan ilgisi yoktur.
bir kişi işitme engelli doğarsa ve çevresinde işitme engelli yetişkinler (örneğin ebeveynler) varsa — yani işaret dili ile büyüyorsa — o zaman işaret diliyle düşünür (örneğin türk işaret dili, tid). zihinsel iç konuşma, el hareketleri, yüz ifadeleri ve görsel dil bilgisiyle şekillenir; ses yoktur, ama dil var.
eğer kişi işitme engelli doğar ama çevresinde işaret dili konuşan yoksa — yani sadece sözlü dile maruz kalırsa (ama işitemezse) — genellikle:
görsel imajlarla düşünür (sahne, hareket, yazı),
iç konuşması “sözsüz” olabilir — kelimeler zihinde görünür (dudak okuma, yazı, el hareketi gibi),
yazılı dil öğrendikçe, iç diyaloglar çoğunlukla görsel-kelime temelli olur (“görmek” üzerinden düşünmek).
özetle:
→ işaret diliyle büyüyen sağırlar, işaret diliyle düşünür.
→ yazılı/sözlü dile erken maruz kalanlar, genellikle görsel-sembolik (harf/şekil/imaj) şekilde düşünür — ama bu yine de dildir, sadece sesli değil.
dil, konuşma değil — anlam kurma sistemidir. ses sadece bir taşıyıcıdır; zihin, onu görsel, dokunsal ya da hareketsel biçimde de kullanabilir.
devamını gör...