şu an yan sekmede çalan, redd'in güzel şarkılarından biri.

işbu entry'de başlık ayrımı ayarı verilmiştir.
devamını gör...
ilhan irem in koridor albümünden güzel bir parça.

sesleriniz cılızlaştı dostlar, yankılanmıyor
yollarımız gitgide uzaklaşıyor
mavi kubbeli bir odada, koro halinde
bağırıp durmayın yeter, 'daha çok ver' diye
veremem veremem veremem veremem
bir kalbim kaldı
veremem veremem veremem veremem
onu aşk aldı
veremem veremem veremem veremem
adresim saklı
veremem veremem
gelmediğiniz orası kaldı !
yeldeğirmenlerine karşı don kişot'muyum?
uçuyorum durmadan ben pilotmuyum
yeldeğirmenlerine karşı don kişot'muyum?
dilimde hep aynı şarkı
idiyot muyum?
seyretmesi keyifliydi dostlar, uzaktan sizi

üç perdelik komedi, oyunlar bitti
ne alkışlayın ne de ağlayın kapandı perde
ne anladıysanız onu düşünün sadece
veremem veremem veremem veremem
bir kalbim kaldı
veremem veremem veremem veremem
onu aşk aldı
veremem veremem veremem veremem
adresim saklı
veremem veremem
gelmediğiniz orası kaldı !
yeldeğirmenlerine karşı don kişot'muyum?
uçuyorum durmadan ben pilotmuyum
yeldeğirmenlerine karşı don kişot'muyum?
dilimde hep aynı şarkı
idiyot muyum?
yeldeğirmenlerine karşı don kişot'muyum?
dilimde hep aynı şarkı
idiyot muyum?
yeldeğirmenlerine karşı don kişot'muyum?
uçuyorum durmadan la la la laaaa
devamını gör...
bir nazım hikmet şiiridir. en umutsuz anınızda sizi sarabilir.


ölümsüz gençliğin şövalyesi,
ellisinde uyup yüreğinde çarpan aklına
bir temmuz sabahı fethine çıktı
güzelin, doğrunun ve haklının:
önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,
altında mahzun ve kahraman rosinant'ı.

bilirim, hele bir düşmeye gör hasretin halisine,
hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,
yolu yok, don kişot'um benim, yolu yok,
yel değirmenleriyle dövüşülecek.


haklısın, elbette senin dulsinya'ndır dünyanın en güzel kadını,
elbette sen haykıracaksın bunu
bezirganların suratına,
ve alaşağı edecekler seni
bir temiz pataklayacaklar seni.
fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,
sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin
ağır, demir kabuğunun içinde
ve dulsinya bir kat daha güzelleşecek

bu şiir aynı zamanda mukavemet grubu tarafından da bestelenmiştir.
dinleyeyim
devamını gör...
redd'in 21 albümünden pörfekto bir şarkı.
(bkz: 21) albümünde yaşamı anlatılan karakterin ergenlik dönemine denk gelen zaman dilimi anlatılır. sözleri de bu durumu yansıtır.


hadi değiştirelim her şeyi
devrim olsun bunun ismi
başlıklar değişsin
çirkinlik ve güzellik hepsi
sessiz ol kimse uyanmasın
bir yudum iç şundan hemen ısınırsın

kaçıp evden uzaklara
şehre bakalım aylak aylak
kaçıp gerçekten uzaklara
hayallere dalalım teslim olmadan
güzel bir özgürlük var bu gece
içimde ve dışımda

don kişot olsun ismim bu gece
rüzgarlara savaş açalım
o daha delice
bir nefes çek şundan alışırsın
yıldızlar gibi geceye hemen karışırsın

kaçıp evden uzaklara
şehre bakalım aylak aylak
kaçıp gerçeklerden uzaklara
hayallere dalalım teslim olmadan
güzel bir özgürlük var bu gece


ergenlik/gençlik çağında umarsız, hoyrat ve serkeş bir şekilde deli akan kan vücut bulur bu şarkıda. don kişot misali yel değirmenlerine savaşlar açılır, devrim hayalleri ile her şeyi değiştirmenin, evden kaçmanın, hayal gücünün ve özgürlüğün hülyalarına dalınır. çoğu gencin bir kere içek şundan bir şey olmaz, ısınırız hem bahanesi ile kimi keyif verici şeylere yönelimi de güzel bir mısra ile hatırlatılır.

21 albümünde doğumu, çocukluğu, ergenliği, gençliği, orta yaş sendromu, yaşlılığı ve en sonunda da karakterin ölümü anlatılır. bu çağlarda yaşadığı baskın duygular/durumlar incelenir. bir yerde bu hikayesi anlatılan karakterin erkek olduğunu okumuştum. bu kabulle bakarsak eğer albümde anlatılan; sevgi, aşk, kaybetme, terkediliş, hayatı-tanrıyı-aşkı sorgulama, geçmişe özlem, geleceğe umut vsvs gibi duygular içerisinde bana kendi duygularımı en çok hissettiren şarkıdır bu. şarkının genel akışı, sözleri, vokal performansı, piyano melodisi ve en sonundaki muhteşem solosu vs hepsi beni 16-20 yaş arası dönemlerime götürür. memleketimin sokaklarında akan deli kanı yeniden hissederim vesaire. 21 zaten mükemmel bir albüm. bu şarkı da o albümdeki en olmazsa olmaz şarkılardan. teşekkürler redd, teşekkürler doğan/güneş duru kardeşler ve şarkıda emeği olan herkes.

bir nefes çek şundan hemen alışırsın
devamını gör...



upuzun bir don var ya servantes'ten müdevver,
ben o yellim-yellimin kahve değirmeniyim.
yoksulluklar, savaşlar, tutsaklıklar, sürgünler.
rozinant'ın kıçında yıllardır seferiyim. varsın bu pirinç beden ve bu inançlı keşiş
dağ bayır dolaşırken hasret gitsin kahveye!
vurdukça güneş kursu nakışlarıma güneş,
sevinçler öğütürüm o gamlı şovalyeye.


(bkz: can yücel)
(bkz: şiir alayı)
devamını gör...
"...
yolu yok, don kişot’um benim, yolu yok,
yeldeğirmenleriyle döğüşülecek.
..."

nazım hikmet ran
devamını gör...
edebiyatın ve sinemanın en önemli anlatım (narrative) kuralları don kişot'ta çok önemli bir rol oynar, cervantes öykü boyunca anlatım perspektifleri ve mesafeleri ile ustaca oynayıp, kurgu içinde kurgu yaparak okuyucuyu kurgusal bir oyun içine sokar. don kişot'u dünyaca ünlü yapan ve modern romanın kurucusu yapan şey de budur.

anlatım mesafesi ve anlatım perspektifi bir eserde anlatıcının yaşanan olaya ve okuyucuya karşı konumlanışı, diğer bir deyişle hikayeyi kimin anlattığı ve kimin gözünden olaya tanık olduğudur.

don kişotun kendisi kurmaca bir karakterdir. ama bu kurmaca karakter, okuduğu kahramanlık romanlarının etkisi ile kendisine kurmaca bir karakter yaratır ( kurmacanın içinde kurmaca)

romanın girişinde öyküyü anlatan kişi, kendi köyünde don kişot adlı birisinin yaşadığını ve okuduğu kahramanlık öyküleri sonucunda, okuduğu öyküye dönüştüğünü belirterek, olaya sanki ilk elden tanık olmuş gibi anlatır ama öykünün devamında birden bire "ünlü tarihçinin anlattığına göre don kişot okuduğu romanları..." ifadesini kullanarak birden bire sanki kendisi de olanlara yakından tanık olmamış, başkasının tanıklığından dolayı anlatmış gibi , yaşanan olaya mesafe koyar ve hikayenin anlatıcı kipini değiştirir.

roman boyunca bu anlatım kipi sürekli değişir. örneğin don kişot okuduğu kahramanlık hikayelerin etkisiyle, gerçek hayatı bir masal gibi yaşarken, zamanla onun hikayelerinin ağızdan ağıza anlatılmasına tanık olur ve ününün yayıldığını zannederek çok hoşuna gider. ama duydukları, yaşadıklarından çok farklıdır. don kişot ise hikayenin öyle yaşanmadığını belirterek, anlatıcı olarak hikayeyi baştan kurgular, arada da okuyucuyla sohbet ederek, hikayenin doğrusu açıklar. roman boyuncada yazar hikaye arasına girerek yaşananların gerçek olmadığını , başka bir şekilde olduğunu söyleyerek okuyucuyla birebir diyalog kurar.

cervantes don kişot'da anlatım kipleriyle oynamanın dışında, siyasi, dini kahramanlık hikayeleriyle, mitolojik öykülerle de ironi yoluyla dalga geçer. aslında don kişot'un okuduğu öykülerin bizdeki kara murat serileriyle sinemaya aktarılan abartılı, kurgusal tarihi kahramanlık öykülerinden hiçbir farkı yoktur.

don kişot kendisini dünyaca ünlü bir şövalye olarak kurgularken başına gelen birbirinden trajikomik olaylar, cervantes'in üstün kurgusunun, incelikli ironisinin ve mizahının bir göstergesidir.

tek kişilik krallığında, krallıkta önemli bir rol oynayacağı vaadiyle kandırdığı gariban sanço panzayı yanına aldıran bu kurgu kahramanın öyküsü, yüzyılın en başarılı öykülerinden birisidir ve başucu eseri olarak okunmalıdır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"don kişot" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim