41.
ûslubunu beğenmediğiniz bir insana bu düzlemde cevap yetiṣtirmek zorunda değilsiniz. genelde konuyu tartıṣacak düzeyi olmayanlar olgu, argüman yerine çirkinliğe baṣvurur.
ya da düzgün elemandır ama iletiṣim tarzlarınız uyuṣmuyordur. ṣuncuk ortamda bunu halletmeniz de zor.
mümkünse diyeceğinizi deyin ve orada bırakın. laftan anlayan manzarayı görür, anlamayan zaten peṣin fikirlidir. ne deseniz, dediğiniz üzerine düṣünmez. laf yetiṣtirme telaṣından sizi dinleyemez.
ya da düzgün elemandır ama iletiṣim tarzlarınız uyuṣmuyordur. ṣuncuk ortamda bunu halletmeniz de zor.
mümkünse diyeceğinizi deyin ve orada bırakın. laftan anlayan manzarayı görür, anlamayan zaten peṣin fikirlidir. ne deseniz, dediğiniz üzerine düṣünmez. laf yetiṣtirme telaṣından sizi dinleyemez.
devamını gör...
42.
duygularınızı belli ederseniz zayıf görünürsünüz. bağırmayın, sinirlenmeyin ve en önemlisi ıııııı demeyin.
devamını gör...
43.
benim gibi arada kantarın topuzunu kaçıranlardansanız haklıylen haksız konuma düşersiniz.
devamını gör...
44.
epey fazla olan önem. aksi durumda, aradaki incecik çizgiyi de geçer, eleştiriyorum zannederken hakaret edersiniz.
bazı insanların eleştiriyi kaldıramıyor oluşu ayrı konu ama bazıları da eleştirdiğini zannederken hakaret ediyor ve sonra "eleştiriye dayanamıyorsun" diyor. hayır bebeğim! sen konuşmayı bilmiyorsun.
bazı insanların eleştiriyi kaldıramıyor oluşu ayrı konu ama bazıları da eleştirdiğini zannederken hakaret ediyor ve sonra "eleştiriye dayanamıyorsun" diyor. hayır bebeğim! sen konuşmayı bilmiyorsun.
devamını gör...
45.
elinde bir haklılık kılıcı var ama onu sallarken karşındakini değil, kendini yaralıyorsun. doğruyu söylemek başka, doğruyu doğru bir şekilde söylemek bambaşka bir şey.
devamını gör...