41.
ben hep üzüldüğüm için son diye bir durum olmuyor.
devamını gör...
42.
birkaç vesikalık fotoğrafa üzüldüm az önce. eski defterlerimi, yıllardır açmadığım şeyleri karıştırıyordum. seneler içinde arkadaşlarımdan topladığım vesikalıklar çıktı önüme birden. çok yapardık eskiden, birbirimize vesikalık dağıtırdık. benim vesikalıklarım da onlarda duruyor mudur acaba? şimdiyse birbirimize birer yabancı olduğumuz bir sürü insanın vesikalığı duruyor öyle önümde. atmayacağım hiçbirini tabii ki de. öyle işte, garip bir hüznü var bu fotoğrafların. hayat gerçekten hiç tahmin edilebilir değil ya.
devamını gör...
43.
final four'da elenmemiz.
devamını gör...
44.
yem ve saman fiyatları.
devamını gör...
45.
lucigay'in ceza alması üzdü beni doğrusu. adam tam cozutmuş, boydan nude atmasına sadece tahminen bir bira kalmıştı.
böylece küçük pipi travmasına sahip olduğuna dair psikolojik tespitimi onaylayabilecektim. az kalmıştı. yazık oldu.
neyse. bir dahaki sefere artık.
böylece küçük pipi travmasına sahip olduğuna dair psikolojik tespitimi onaylayabilecektim. az kalmıştı. yazık oldu.
neyse. bir dahaki sefere artık.
devamını gör...
46.
bu sabah kendime üzüldüm.
genel olarak unutkan ve dalgın biriyim, sürekli de bu özelliğim yüzünden bir şeylere gereken önemi vermediğim veya bilerek yapmadığım yönünde eleştiri alırım. sanırım kendimi savunmak için pek çaba sarfetmemem de bu eleştirileri yapanların haklı olduklarını düşünmelerine sebebiyet veriyor ve her seferinde ben demiştim hazzını yaşamak için bir şeyleri unutmamı bekliyorlar gibi. halbuki onlardan çok kendime zarar veriyor bu özelliğim ama kimse işin bu kısmıyla ilgilenmiyor herhalde.
bu sabah da ales'e girmek için gayet erken bi saatte evden çıktım ve 45 dakika önceden okulun önüne gelip arabamı parkettim ve sınav giriş belgesini yanıma almadığımı farkettim... sağı solu kurcaladım. çantamda olduğundan emindim ki sonradan dün gece sınava girmeyi unutma diye beni arayıp espri yapan arkadaşımın hatırlatmasıyla o kağıdı çantamdan çıkarıp, kontrol edip, masanın üstüne koyduğum geldi aklıma. yani yine birileri haklı çıktı... işin garip kısmı da tamam kağıdı evde unuttum kardeşim ama daha 45 dakika var git bir kırtasiyeye çıkart yenisini. o da aklıma gelmedi. geldi de eve dönüş yolunda kendi kendime söylenirken geldi. ha ales çok mu önemli benim için, ona mı üzüldüm? hayır. zaten kendimi denemek için çalışmadan girdiğim bi sınav. bu saatten sonra pek okul mokul uğraşasım da yok. bu dalgınlık meselesine üzüldüm. dalgın derken öyle kafası yerde gezen, sus pus oturan tiplerden değilim hiç. zaten o yüzden insanlar beni bir şeyleri bilerek yapmamakla falan itham ediyorlar ama durum bu işte.
genel olarak unutkan ve dalgın biriyim, sürekli de bu özelliğim yüzünden bir şeylere gereken önemi vermediğim veya bilerek yapmadığım yönünde eleştiri alırım. sanırım kendimi savunmak için pek çaba sarfetmemem de bu eleştirileri yapanların haklı olduklarını düşünmelerine sebebiyet veriyor ve her seferinde ben demiştim hazzını yaşamak için bir şeyleri unutmamı bekliyorlar gibi. halbuki onlardan çok kendime zarar veriyor bu özelliğim ama kimse işin bu kısmıyla ilgilenmiyor herhalde.
bu sabah da ales'e girmek için gayet erken bi saatte evden çıktım ve 45 dakika önceden okulun önüne gelip arabamı parkettim ve sınav giriş belgesini yanıma almadığımı farkettim... sağı solu kurcaladım. çantamda olduğundan emindim ki sonradan dün gece sınava girmeyi unutma diye beni arayıp espri yapan arkadaşımın hatırlatmasıyla o kağıdı çantamdan çıkarıp, kontrol edip, masanın üstüne koyduğum geldi aklıma. yani yine birileri haklı çıktı... işin garip kısmı da tamam kağıdı evde unuttum kardeşim ama daha 45 dakika var git bir kırtasiyeye çıkart yenisini. o da aklıma gelmedi. geldi de eve dönüş yolunda kendi kendime söylenirken geldi. ha ales çok mu önemli benim için, ona mı üzüldüm? hayır. zaten kendimi denemek için çalışmadan girdiğim bi sınav. bu saatten sonra pek okul mokul uğraşasım da yok. bu dalgınlık meselesine üzüldüm. dalgın derken öyle kafası yerde gezen, sus pus oturan tiplerden değilim hiç. zaten o yüzden insanlar beni bir şeyleri bilerek yapmamakla falan itham ediyorlar ama durum bu işte.
devamını gör...
47.
yaş ilerledikçe insan anda olan şeylere üzülemiyor bence genel olarak atlatamadığı bir türlü oldurup kabullenemediği kenara attığı şeylere üzülüyor.
devamını gör...