#ödüllü filmler
türkçe adı: grinin elli tonu
sam taylor-johnson'ın yönettiği, e. l. james'in aynı adlı eserinden uyarlanan, 2015 yılında gösterilmiş olan amerikan romantik drama ve gerilim filmidir. edebiyat öğrencisi anastasia steele'in hayatı, yakışıklı milyarder christian gray ile tanıştığında sonsuza dek değişir.
christian ile ani bir ilişkiye dalan ana, christian'ın cinsel eğilimlerinin acı ve zevkin sınırlarını zorladığını yavaş yavaş öğrenecektir.
sam taylor-johnson'ın yönettiği, e. l. james'in aynı adlı eserinden uyarlanan, 2015 yılında gösterilmiş olan amerikan romantik drama ve gerilim filmidir. edebiyat öğrencisi anastasia steele'in hayatı, yakışıklı milyarder christian gray ile tanıştığında sonsuza dek değişir.
christian ile ani bir ilişkiye dalan ana, christian'ın cinsel eğilimlerinin acı ve zevkin sınırlarını zorladığını yavaş yavaş öğrenecektir.
yönetmen:
sam taylor-johnson
oyuncular:
dakota johnson
jamie dornan
jennifer ehle
marcia gay harden
victor rasuk
sam taylor-johnson
oyuncular:
dakota johnson
jamie dornan
jennifer ehle
marcia gay harden
victor rasuk
*bmi film & tv ödülleri (2015) - film müziği [danny elfman]
*kadın film eleştirmenleri camiası ödülleri (2015) - en iyi kadın görüntüleri: sadece şaka yapıyorum ödülü
*enternasyonal online sinema (inoca) ödülleri (2016) - en iyi orijinal şarkı: "love me like you do"
*yoga ödülleri (2016) - en kötü yabancı film
*razzie ödülleri (2016) - en kötü film
film toplam 9 ödüle sahiptir.
*kadın film eleştirmenleri camiası ödülleri (2015) - en iyi kadın görüntüleri: sadece şaka yapıyorum ödülü
*enternasyonal online sinema (inoca) ödülleri (2016) - en iyi orijinal şarkı: "love me like you do"
*yoga ödülleri (2016) - en kötü yabancı film
*razzie ödülleri (2016) - en kötü film
film toplam 9 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "valeriesdiary" tarafından 03.01.2021 00:59 tarihinde açılmıştır.
1.
anastasia ve christian adlı karakterlerin sadomazosist seks ilişkisini anlatan anlamlandiramadigim film. film boyunca sevgilisini farklı pozisyonlarda muhtelif yerlerde zaman zaman muhtelif alet edevat ile düzmesini izliyoruz. buna da film deniyor. fifthy shades of black olarak da ikinci filmi mevcuttur.
devamını gör...
2.
sam taylor-johnson tarafından yönetilen, e.l. james'in 2011'de raflarda yerini alan aynı adlı romanından uyarlanmış film serisinin birincisi. film ülkemizde 2015 yılında gösterime girmiş ve 570 milyon dolar gibi bir hasılat rakamına ulaşmıştır.
başrollerinde dakota johnson ve jamie dorman oynamaktadır. filmin müziği, kendisinin de asıl çıkışını gerçekleştirmesine vesile olmuş the weeknd'e aittir.
(bkz: earned it)
başrollerinde dakota johnson ve jamie dorman oynamaktadır. filmin müziği, kendisinin de asıl çıkışını gerçekleştirmesine vesile olmuş the weeknd'e aittir.
(bkz: earned it)
devamını gör...
3.
e.l. james tarafından yazılan ve dakota johnson ile jamie dornanın baş rollerini paylaştığı kitap serisinin ilk filmidir.
masum ve saf anastasia steele in, zengin, başarılı ve gizemli iş adamı christian grey ile tanıştıktan sonra değişen hayatı anlatılar.
christian grey hayatının her cephesinde kontrolü en önemli prensibi haline getirmiş zengin bir iş adamıdır. aynı zamanda genç, yakışıklı gizemli ve zengindir.
christianın gizimleri tavırları, iş hayatında ki başarısı ve zenginliğinden etkilenen anastasia tanıdıkça kendini christiana aşık olurken bulur.
fakat anastasian'ın bilmediği bir sır vardır. christian başarılı, gizemli ve zengin olmanın yanı sıra aynı zamanda bir (bkz: bdsm) cidir. bilmeyenler için kısaca tutkularının esidir diyebiliriz dbsm için. öyle fakir adam gibi sapık değil yeni.
tabi ki ilk başta christian bir sapık gibi gözükebilir fakat, kendisi oldukça gizemli başarılı ve zengin olduğundan asla sapık değildir.
o tutkularının esiridir. aynı zamanda christian da iyi para vardır.
sonra aşık falan olurlar işte. fragmanı izleseniz yeter zaten.
masum ve saf anastasia steele in, zengin, başarılı ve gizemli iş adamı christian grey ile tanıştıktan sonra değişen hayatı anlatılar.
christian grey hayatının her cephesinde kontrolü en önemli prensibi haline getirmiş zengin bir iş adamıdır. aynı zamanda genç, yakışıklı gizemli ve zengindir.
christianın gizimleri tavırları, iş hayatında ki başarısı ve zenginliğinden etkilenen anastasia tanıdıkça kendini christiana aşık olurken bulur.
fakat anastasian'ın bilmediği bir sır vardır. christian başarılı, gizemli ve zengin olmanın yanı sıra aynı zamanda bir (bkz: bdsm) cidir. bilmeyenler için kısaca tutkularının esidir diyebiliriz dbsm için. öyle fakir adam gibi sapık değil yeni.
tabi ki ilk başta christian bir sapık gibi gözükebilir fakat, kendisi oldukça gizemli başarılı ve zengin olduğundan asla sapık değildir.
o tutkularının esiridir. aynı zamanda christian da iyi para vardır.
sonra aşık falan olurlar işte. fragmanı izleseniz yeter zaten.
devamını gör...
4.
son derece normal bir insan olduğum halde, benim kafamdaki fantezilerin yanından bile geçemeyecek dandik sahneleriyle nasıl bu kadar olay olduğunu anlamadığım tırı vırı bir film.
devamını gör...
5.
sözde bdsmi anlatan ama aslında bol bol t3cavüz tacizi olan, yazarın aslında kendi alacakaranlık fanfictionının isimlerini değiştirip kitap yapıp tutunca film yaptıkları bir filmdir. işin kötüsü bdsmi bdsm bile değil ve insanların bu filmi örnek almaları çok acı.
devamını gör...
6.
ben hic bu filmin kafasında oldugum bir donemde degilim arkadaslar.
daha cok aman bir erkek bana dokunmasın, aman bir erkek bana tacizde bulunmasın, aman bir erkek bana tecavuz etmesin kafasındayım.
keske yazdıklarımı biraz da ciddiye alsanız.
anlatıyorum ama dinleyen-onemseyen yok.
daha cok aman bir erkek bana dokunmasın, aman bir erkek bana tacizde bulunmasın, aman bir erkek bana tecavuz etmesin kafasındayım.
keske yazdıklarımı biraz da ciddiye alsanız.
anlatıyorum ama dinleyen-onemseyen yok.
devamını gör...
7.
1. de seviştiler yetmedi,
2.de seviştiler yetmedi.
3.yü çektiler.
ama ne seviştiler.
öyle böyle değil çok seviştiler.
bir magazin bilgisi de vereyim tam olsun. başroldeki dakota johnson, alfred hitchcock' un kuşlar filminde başrolde oynayan sarışın aktris tippi hedren' in torunudur.
2.de seviştiler yetmedi.
3.yü çektiler.
ama ne seviştiler.
öyle böyle değil çok seviştiler.
bir magazin bilgisi de vereyim tam olsun. başroldeki dakota johnson, alfred hitchcock' un kuşlar filminde başrolde oynayan sarışın aktris tippi hedren' in torunudur.
devamını gör...
8.
e.l. james'in fanfiction'dan hollywood'a uzanan çıkış hikayesi, tüm edebi inceliklerini kaybedip, grinin elli tonu ile birlikte iç çamaşırı kataloğuna bürünüyor.
christian grey karakteri, zengin, yakışıklı ve psikolojik sorunları olan erkek arketipinin starbucks versiyonu gibi - her yerde var, çok pahalı ve aslında içtiğiniz şeyin ne olduğunu tam anlayamıyorsunuz.
dakota johnson'ın canlandırdığı anastasia steele, masum kız stereotipinin laboratuvarda üretilmiş hali gibi - öyle ki, ilk buluşmada düşüp tökezlemesi neredeyse bir karakter arkı sayılabilir.
jamie dornan ise christian grey rolünde o kadar gergin duruyor ki, tüm film boyunca ensesinde silah varmış gibi bir kasıntı içinde.
bu iki mizacın bir araya gelmesi ise ikili arasında sentetik, yapay bir ilişkinin doğumuna neden olmuş.
film müzikleri, ana karakterlerin cinsel gerilim sahnelerini the x-files teması eşliğinde izliyormuş hissi yaratıyor. ellie goulding'in love me like you do parçası o kadar çok tekrarlanıyor ki, insanın yönetmenin suratına suratına üç beş albüm fırlatası geliyor.
filmle ilgili en çarpıcı yorumlardan biri stephen king'den gelmişti: "fifty shades of grey, twilight'ın fanfiction'ıydı - bu film de onun fanfiction'ı gibi oldu." gerçekten de, sahnelerin çoğu o kadar yumuşak geçişlerle birbirine bağlanıyor ki, cinselliğin masaya yatırıldığı, dikkat çekmesi gereken bir senaryoda bile izleyicinin uyuklaması mümkün.
yine film boyunca zengin erkeğin hayatını göstermek için bolca helikopter ve gri tonları kullanıyor. christian grey'nin özel odası ise bir bauhaus mağazasının fetiş köşesi gibi tasarlanmış - her şey yerli yerinde, steril ve kullanım kılavuzuyla birlikte geliyor gibi. sado mazo sahnelerindeki yumuşak ışıklandırma ve pelüş battaniyeler, istiklal caddesindeki erotik shoplarda romantizm arayanlar için biçilmiş kaftan.
bir de tabii şu var: "seni istiyorum... ama kurallarıma göre." ki bu cümle, tüm filmin özeti gibi - kuralları olan ama aslında hiçbir kuralı olmayan bir romantik komedi/dram karışımı.
grinin elli tonu, izleyiciye iç çamaşırı reklamı mı izliyorum acaba sorusunu defalarca sorduran, ama bir şekilde gişede milyonlar kazanan bir fenomen. tıpkı christian grey'nin müzik zevki gibi - anlamıyorsunuz ama bir şekilde kendinizi buna maruz bırakıyorsunuz.
christian grey karakteri, zengin, yakışıklı ve psikolojik sorunları olan erkek arketipinin starbucks versiyonu gibi - her yerde var, çok pahalı ve aslında içtiğiniz şeyin ne olduğunu tam anlayamıyorsunuz.
dakota johnson'ın canlandırdığı anastasia steele, masum kız stereotipinin laboratuvarda üretilmiş hali gibi - öyle ki, ilk buluşmada düşüp tökezlemesi neredeyse bir karakter arkı sayılabilir.
jamie dornan ise christian grey rolünde o kadar gergin duruyor ki, tüm film boyunca ensesinde silah varmış gibi bir kasıntı içinde.
bu iki mizacın bir araya gelmesi ise ikili arasında sentetik, yapay bir ilişkinin doğumuna neden olmuş.
film müzikleri, ana karakterlerin cinsel gerilim sahnelerini the x-files teması eşliğinde izliyormuş hissi yaratıyor. ellie goulding'in love me like you do parçası o kadar çok tekrarlanıyor ki, insanın yönetmenin suratına suratına üç beş albüm fırlatası geliyor.
filmle ilgili en çarpıcı yorumlardan biri stephen king'den gelmişti: "fifty shades of grey, twilight'ın fanfiction'ıydı - bu film de onun fanfiction'ı gibi oldu." gerçekten de, sahnelerin çoğu o kadar yumuşak geçişlerle birbirine bağlanıyor ki, cinselliğin masaya yatırıldığı, dikkat çekmesi gereken bir senaryoda bile izleyicinin uyuklaması mümkün.
yine film boyunca zengin erkeğin hayatını göstermek için bolca helikopter ve gri tonları kullanıyor. christian grey'nin özel odası ise bir bauhaus mağazasının fetiş köşesi gibi tasarlanmış - her şey yerli yerinde, steril ve kullanım kılavuzuyla birlikte geliyor gibi. sado mazo sahnelerindeki yumuşak ışıklandırma ve pelüş battaniyeler, istiklal caddesindeki erotik shoplarda romantizm arayanlar için biçilmiş kaftan.
bir de tabii şu var: "seni istiyorum... ama kurallarıma göre." ki bu cümle, tüm filmin özeti gibi - kuralları olan ama aslında hiçbir kuralı olmayan bir romantik komedi/dram karışımı.
grinin elli tonu, izleyiciye iç çamaşırı reklamı mı izliyorum acaba sorusunu defalarca sorduran, ama bir şekilde gişede milyonlar kazanan bir fenomen. tıpkı christian grey'nin müzik zevki gibi - anlamıyorsunuz ama bir şekilde kendinizi buna maruz bırakıyorsunuz.
devamını gör...
