#televizyon dizileri
#final yapan diziler
2007-2009 yıllarında yayınlanan ve okul öncesi çocuklar için öğretici etkinlikleri bulunan tv programı. imdb:6,7/10.
created by
andrew davenport
andrew davenport
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "dahavakitvar" tarafından 08.01.2021 12:35 tarihinde açılmıştır.
1.
bir dönem trt ekranlarında çıkan çocuk dizisiydi.
igglepiggle, upsy daisy, makka pakka, tombliboolar, ha-hu ve minik tahta insancıklar vardı. tahta insancıkların bir kısmı mavi diğer kısmı kırmızı kıyafetliydi. teletabilere benziyordu ama elbette teletabiler daha güzeldi.
igglepiggle, upsy daisy, makka pakka, tombliboolar, ha-hu ve minik tahta insancıklar vardı. tahta insancıkların bir kısmı mavi diğer kısmı kırmızı kıyafetliydi. teletabilere benziyordu ama elbette teletabiler daha güzeldi.
devamını gör...
2.
gece bahçesi müzik

geçen gece çocukken izlediğim çizgi filmleri, programları araştırıyordum. sonra birden aklıma mavi bir adam geldi, bir kukla. aradım, taradım en sonunda bulmuştum evet... bu oydu gece bahçesi...
sonra o müziği aklıma geldi nedense. çocukken beni çok hüzünlendirirdi o sakin müziği hep gözlerim dolardı ama ağlamazdım. neyse açtım gece bahçesinin ilk bölümünü izledim. zaten duygusal bir insanım bölüm bitip igglepiggle'in teknesine binip arkadaşlarından uzaklara yelken açıp zifiri karanlıkta ufak lambasıyla uzaklaşmasıyla giren o müzik ile gözyaşlarım oluk oluk akmaya başladı, hüngür hüngür ciddi ciddi ağlamaya başladım. ağlamamın sebebi gece bahçesi değildi aslında gece bahçesinin bana hatırlattığı çocukluğum, masumiyetimdi. küçükken büyümek istiyor insan ya büyüyünce de küçülmeyi. o gece tekrar çocuk olmayı, küçük olmayı o kadar çok istedim ki dünyada bundan daha fazla başka bir şey dilememişimdir ömrümde bunca zamana kadar.
mavi, teknesiyle her gün arkadaşlarını ziyarete gelen igglepiggle, ona iş atan, cilveli upsy daisy, kırmızı sabunlu temizlik hastası makka pakka (favorim, "makka pakka" diyişini ısırdığım), özel lezzetli içecekleri olan renkli tombliboolar, aynı evin ikiye bölünmüş bir kısmında yaşayan kırmızı pontipineler diğer yarısında yaşayan mavi wottingerler, şişme koca balonlar olan ha-holar, senkronize şarkı söyleyen kuşlar, tren ninky nonk, zeplin pinky ponk ve tabi ki annesinin avucunu okşadığı minik çocuk...
hepsi o kadar özel o kadar güzel karakterler ki çocukluğum bununla geçtiği için çok mutluyum ama yine de buruk bir mutluluk bu. bu yazıyı yazarken bile duygusallaştım biraz yine ağlamaklı oldum.
"karanlıkta yıldızlar parlar, deniz siyah ve derin."
"haydi bir yolculuğa çıkalım" yine. hep birlikte çocukluğumuza gidelim, bir daha geri dönmemekçesine...

geçen gece çocukken izlediğim çizgi filmleri, programları araştırıyordum. sonra birden aklıma mavi bir adam geldi, bir kukla. aradım, taradım en sonunda bulmuştum evet... bu oydu gece bahçesi...
sonra o müziği aklıma geldi nedense. çocukken beni çok hüzünlendirirdi o sakin müziği hep gözlerim dolardı ama ağlamazdım. neyse açtım gece bahçesinin ilk bölümünü izledim. zaten duygusal bir insanım bölüm bitip igglepiggle'in teknesine binip arkadaşlarından uzaklara yelken açıp zifiri karanlıkta ufak lambasıyla uzaklaşmasıyla giren o müzik ile gözyaşlarım oluk oluk akmaya başladı, hüngür hüngür ciddi ciddi ağlamaya başladım. ağlamamın sebebi gece bahçesi değildi aslında gece bahçesinin bana hatırlattığı çocukluğum, masumiyetimdi. küçükken büyümek istiyor insan ya büyüyünce de küçülmeyi. o gece tekrar çocuk olmayı, küçük olmayı o kadar çok istedim ki dünyada bundan daha fazla başka bir şey dilememişimdir ömrümde bunca zamana kadar.
mavi, teknesiyle her gün arkadaşlarını ziyarete gelen igglepiggle, ona iş atan, cilveli upsy daisy, kırmızı sabunlu temizlik hastası makka pakka (favorim, "makka pakka" diyişini ısırdığım), özel lezzetli içecekleri olan renkli tombliboolar, aynı evin ikiye bölünmüş bir kısmında yaşayan kırmızı pontipineler diğer yarısında yaşayan mavi wottingerler, şişme koca balonlar olan ha-holar, senkronize şarkı söyleyen kuşlar, tren ninky nonk, zeplin pinky ponk ve tabi ki annesinin avucunu okşadığı minik çocuk...
hepsi o kadar özel o kadar güzel karakterler ki çocukluğum bununla geçtiği için çok mutluyum ama yine de buruk bir mutluluk bu. bu yazıyı yazarken bile duygusallaştım biraz yine ağlamaklı oldum.
"karanlıkta yıldızlar parlar, deniz siyah ve derin."
"haydi bir yolculuğa çıkalım" yine. hep birlikte çocukluğumuza gidelim, bir daha geri dönmemekçesine...
devamını gör...
3.
çocukluğumun unutamadığım çizgi filmi. tek tek her karakterin söylediği şarkıyı dahi hatırlıyorum. iggle piggle’ın neden denizde yalnız uyuduğunu düşünüp üzülürdüm. en çok makka pakka’yı severdim. çok tatlı gelirdi. tipe bakın yiceeemm
devamını gör...
