george frideric handel
başlık "merdivenaltı_müzisyen" tarafından 17.11.2020 16:09 tarihinde açılmıştır.
1.
ne kadar entel dantel takılsak da tchaikovsky desek de sibelius desek de bir handel - messiah'ın yeri kalbimizde hep ayrıdır. fugue sanatını bach zirveye çıkartmışken handel daha yaşanabilir bir noktaya, sweet spot denilecek bir yere indirmiştir fikrimce. bach dinlermiş gibi hayran kalmıyorsunuz ama çerezlik olarak araya serpiştirdiği fuguelar yine de keyif veriyor
devamını gör...
2.
klavsen için yazdığı eserler muazzamdır. yer yer dinlendirici, yer yer coşturucudur. beethoven'ın idolüdür. klasik müziğin krallarından biriyken, kendisinin krallar için çalışması biraz ironiktir.
devamını gör...
3.
geçirdiği felç nedeniyle neredeyse hayata küstüğü belki de hayatının en umutsuz anında aldığı bir mektuptan sonra batı koro müziğinin en popüler eserlerinden biri olan messiah oratoryosunu notalara döküp ölümden döndüğüm dediği anda ölümsüzlüğe ulaşmış alman klasik batı müziği bestecisidir.
devamını gör...
4.
ankara'daki birçok yerin telefon santral fon müziği olan concerto grosso'nun bestecisi. özellikle 1:45 ile başlayan allegro kısmı çok tanıdık gelecek.
devamını gör...
5.
barok müziğin bach'la beraber en büyük isimlerinden birisidir.
messiah oratoryosu ilk kez çalınıyor. orkestra "hallelujah chorus"a geçtiğinde o zamanın ingiliz kralı king george heyecandan ayağa kalkar. kral ayağa kalkınca diğer izleyicilerin oturması racona ters olduğundan onlar da ayağa kalkar. böylece hallelujah chorus'un ayakta dinlenmesi gelenek haline gelmiştir; denilir.
messiah oratoryosu ilk kez çalınıyor. orkestra "hallelujah chorus"a geçtiğinde o zamanın ingiliz kralı king george heyecandan ayağa kalkar. kral ayağa kalkınca diğer izleyicilerin oturması racona ters olduğundan onlar da ayağa kalkar. böylece hallelujah chorus'un ayakta dinlenmesi gelenek haline gelmiştir; denilir.
devamını gör...
6.
farinelli'nin hayatını anlatan filmi eleştirirken ekşi'de birisi handel'in tam bir winner olduğunu yazmış. gerçekten de öyle. öte yandan bu alman'ın ingiltere'ye yerleşip, çalışmalarını oraya sunması ingiltere'ye bir lütuf iken ingiliz klasik ve barok müziğinin soluk borusunu kesiyor. zira ingiliz soylu çevrelerinde yabancı özellikle de italyan ve alman bestecileri destekleme durumu söz konusu oluyor. dolayısıyla ingilizler klasik müzik'te bir daha (bkz: henry purcell)'dan sonra dahi düzeyde bir isim çıkartamıyorlar. benim sevgili henryciğimin de karısının kendisini eve almaması yüzünden zatürreye yakalanarak 36 yaşında likaullah'a varması kalbimde ayrı bir yaradır.
devamını gör...