1.
rıfat ılgaz'ın dolmuş dergisi yazılarından seçkileri birleştirerek 1957 yılında dönemin eğitim sistemini tiye almak için kaleme alıp romanlaştırdığı, 1975 yılında da ertem eğilmez'in sinemaya uyarladığı, dilimize pelesenk onlarca espri ve/veya deyişin mimarı mizah serisi.
aynı zamanda, ertem eğilmez'in henüz yıldız olmamış aktörlerle çalışmayı tercih ettiği düşünülecek olursa hayatımıza çoğu ismin girmesine ve yıldız olmasına vesile olan film serisi.
romanlar sırasıyla;
hababam sınıfı (1957)
hababam sınıfı baskında (1972)
hababam sınıfı sınıfta kaldı (1972)
hababam sınıfı uyanıyor (1972)
hababam sınıfı icraatın içinde (1987)
filmler sırasıyla;
hababam sınıfı (1975)
hababam sınıfı sınıfta kaldı (1976)
hababam sınıfı uyanıyor (1977)
hababam sınıfı tatilde (1978)
hababam sınıfı dokuz doğuruyor (1979)
hababam sınıfı güle güle (1981)
aynı zamanda, ertem eğilmez'in henüz yıldız olmamış aktörlerle çalışmayı tercih ettiği düşünülecek olursa hayatımıza çoğu ismin girmesine ve yıldız olmasına vesile olan film serisi.
romanlar sırasıyla;
hababam sınıfı (1957)
hababam sınıfı baskında (1972)
hababam sınıfı sınıfta kaldı (1972)
hababam sınıfı uyanıyor (1972)
hababam sınıfı icraatın içinde (1987)
filmler sırasıyla;
hababam sınıfı (1975)
hababam sınıfı sınıfta kaldı (1976)
hababam sınıfı uyanıyor (1977)
hababam sınıfı tatilde (1978)
hababam sınıfı dokuz doğuruyor (1979)
hababam sınıfı güle güle (1981)
devamını gör...
2.
nostaljik etkisi yüzünden insanlara komik gelen vasat bir komedi filmi. bugün çekilse şafak sezer'li nice filmin akibetine uğrardı gibi geliyor bana. buna yeşilçam'ın acayip komik bulunan tosun paşa, şabanoğlu şaban gibi filmleri de dahildir. bu gibi filmlerin sinema tarihimizin en komik filmleri olması (ya da öyle görülmesi) mizah konusunda da diğer alanlarda olduğu gibi yerlerde süründüğümüzü gösteriyor.
devamını gör...
3.
youtube'da son 6 yılda 28 milyon defa izlenen film.
zaman içerisinde silinen videoları, başka platformlardaki yayınları, televizyon tekrarları derken yüz milyon defadan fazla izlendiğine eminim. fakat ispat edemem.
zaman içerisinde silinen videoları, başka platformlardaki yayınları, televizyon tekrarları derken yüz milyon defadan fazla izlendiğine eminim. fakat ispat edemem.
devamını gör...
4.
her moralim bozulduğunda açar izlerim. bu kadar moral yükselten gülümseten bir eser olamaz büyük bir eser , önemli sanatçıların da olması her izlediğimde aynı gülümsemeyi eğlenmemi sağlıyor.
devamını gör...
5.
6.
devamını gör...
7.
az önce 8 ve 10 yaşlarındaki kızlarımla izlediğimiz filmdir. kızlarımın ikisinin de filmi çok sevip "flashdiskimizden silmesen kalsa olur mu" diye ricada bulunmaları 4 değil 40 kuşak geçse kendisini izlettiren kaliteli bir film olduğunu bir kere daha ispatlamıştır.
devamını gör...
8.
ertem eğilmez'in hababam sınıflarının rıfat ılgaz'ın yazdığı romanla ilgisi, karakterler hariç hemen hemen hiç yoktur. bunda en büyük suç tabi rıfat ılgaz'ındır. belki çektiği büyük para sıkıntısı yüzünden eserini tüm haklarıyla beraber ertem eğilmez bezirganına satmış, o da suyunu çıkartıp bize posasını sunmuştur. kitaplarını da okumuş biri olarak ben hababam sınıfı filmlerini yüzümde acı bir gülümsemeyle izlerim.
(yanlışsam düzeltin, 2000'li yıllarda çekilen filmler de bezirgan ertem'in oğlu tarafından yönetildi)
her neyse.
ilk hababam sınıfı 1966'da çekilmiş. filmin arkasından da tiyatrosu yapılmış.

ilk hababam 1966 yılında film versiyonundan 9 yıl önce ulvi uraz tiyatrosu tarafından sahnelendirilen ilk hababam sınıfı kadrosu.
oyunda zeki alasya tulum hayri’yi, metin akpınar refüze ekrem’i, ahmet gülhan güdük necmi’yi, en solda gördüğümüz suzan uztan (yalancı yarim filminde “mahmuuut” repliği ile hatırladığımız sosyetik kadın) cinsiyet değiştirerek inek şaban’ı canlandırırken ercan yazgan ise kalem şakir karakterine hayat vermişti.
suzan uztan, ahmet gülhan, metin akpınar, zeki alasya ve ercan yazgan
(not yukarıdaki tarihlerde hata olmalı. ama teyit edemedim)
(yanlışsam düzeltin, 2000'li yıllarda çekilen filmler de bezirgan ertem'in oğlu tarafından yönetildi)
her neyse.
ilk hababam sınıfı 1966'da çekilmiş. filmin arkasından da tiyatrosu yapılmış.

ilk hababam 1966 yılında film versiyonundan 9 yıl önce ulvi uraz tiyatrosu tarafından sahnelendirilen ilk hababam sınıfı kadrosu.
oyunda zeki alasya tulum hayri’yi, metin akpınar refüze ekrem’i, ahmet gülhan güdük necmi’yi, en solda gördüğümüz suzan uztan (yalancı yarim filminde “mahmuuut” repliği ile hatırladığımız sosyetik kadın) cinsiyet değiştirerek inek şaban’ı canlandırırken ercan yazgan ise kalem şakir karakterine hayat vermişti.
suzan uztan, ahmet gülhan, metin akpınar, zeki alasya ve ercan yazgan
(not yukarıdaki tarihlerde hata olmalı. ama teyit edemedim)
devamını gör...
9.
film olanı berbat kere berbat bir yapımdır. evvela bir "konu"dan yoksundur kazık kadar herifler ellerinde sigaralar, ağaçlık bir yerde nasıl sigara içebiliriz diye kafa patlatıyorlar. yani elinde sigara çıkmışsın ağaca zaten. nedir bu kapalı alanda sigara içme fantezisi? meçhul.
diyaloglar çiğ uçan memeli: hostes bu yani şaka kalitesi. her sınavda kopya çekmeyi başarıp yine sınıfta kalabilmeleri ise karadelikler kadar ilgi çekici. külyutmazın paçasında tüm sınıf kopya döndürdünüz akil hoca deseniz gözü görmüyor aç kitabı yaz kulağı duymayan hocada bağıra bağıra doğru cevapları ver sobaya adamı orada sok mesela, kel mahmut'un imtihanından bile kopya çektiniz dört virgül atlayan inek şaban hariç hepiniz on aldınız yani bir tek inek şaban sınıfta kalsa anlarım kendi içinde tutarlı derim.
bu kadar sevilmesinin sebebi nostalji olsa gerek ispanyol paça pantullar iki düğmesi iliklenmiş gömlekler nisbeten daha güzel türkçe kullanımı başka bir açıklama bulamıyorum. herkese hitap eden bir tarafı var demek ki. kopya falan çekiliyor seyreden kişi aaa ben de çekerdim diyor bir yakınlık kuruyor ve böylece seviyor. aslında sevmek bu kadar kolaymış bak bu da enteresan. insanın birini bir şeyi sevebilmesi kendinden bir parçayı karşı tarafta (doğru yahut yanlış iyi yahut fena) bulabilmesiyle alakalıymış
içses: yanmahalledearuzalafatankel ile iptidai felsefe derslerine hoş geldiniz.
diyaloglar çiğ uçan memeli: hostes bu yani şaka kalitesi. her sınavda kopya çekmeyi başarıp yine sınıfta kalabilmeleri ise karadelikler kadar ilgi çekici. külyutmazın paçasında tüm sınıf kopya döndürdünüz akil hoca deseniz gözü görmüyor aç kitabı yaz kulağı duymayan hocada bağıra bağıra doğru cevapları ver sobaya adamı orada sok mesela, kel mahmut'un imtihanından bile kopya çektiniz dört virgül atlayan inek şaban hariç hepiniz on aldınız yani bir tek inek şaban sınıfta kalsa anlarım kendi içinde tutarlı derim.
bu kadar sevilmesinin sebebi nostalji olsa gerek ispanyol paça pantullar iki düğmesi iliklenmiş gömlekler nisbeten daha güzel türkçe kullanımı başka bir açıklama bulamıyorum. herkese hitap eden bir tarafı var demek ki. kopya falan çekiliyor seyreden kişi aaa ben de çekerdim diyor bir yakınlık kuruyor ve böylece seviyor. aslında sevmek bu kadar kolaymış bak bu da enteresan. insanın birini bir şeyi sevebilmesi kendinden bir parçayı karşı tarafta (doğru yahut yanlış iyi yahut fena) bulabilmesiyle alakalıymış
içses: yanmahalledearuzalafatankel ile iptidai felsefe derslerine hoş geldiniz.
devamını gör...
10.
sarı şabana inek diyorlardı, atatürk’e hürmet edip liselilere kötü örnek oluyorlardı, tevfik fikret’le dalga geçiyorlardı, hocalar hep kötüydü ama sizler de pek masum değildiniz arkadaşlar kusura bakmayın. güdük necmi de az testere değildi hani, kesip biçerdi okuldan kaçarken. tarığa akardı yakışıklı diye de, ferit şahindi. mehmet ali bey alabora olduysanız, alabus tıraşını da tarif ediyoruz. size vallahi yakışan ustura tıraşı ama kökünüz bozuk olduğu için bir daha çıkıyorsunuz. boyunuzdan, pozunuzdan, pozcunuzdan utanın. demi orhan veli, biranda oldu, herşey biranda oldu, can bey dündardı ya kılıcımızı kim çaldı, onu da anlatıyorsunuz. internatiaonale geçmiyoruz daha, bu yerel mesele, redddit de veya wikide de hesabımız var, rahat olunuz, işsizken insanın okumak yazmak için epey vakti oluyor, bir de mobil oyun sektörü falan. ben çok gezemedim, deniz gezmişti ama. darağacına 3 fidan gitmişti hep, sizler mustafa kemal’in ardıç ağacını söktünüz ve kavaklara da şiiiler düzdünüz. mite çalışanlar ben istihbaratçiyim demez, gizlilik esastır ya, sizinkiler şu an dökülmekte tvlerden. mesele benim şahsi meselemden başladı, benim şahsi meselem antakya.
devamını gör...

