hangimizin sevgilisi daha suçlu akımı
başlık "lennie" tarafından 20.01.2026 12:10 tarihinde açılmıştır.
1.
tiktokta 18 yaş altı kız çocuklarının başlattığı bir akım.
(buraya kanıt olarak ssler atıp sayfamı kirletmek istemiyorum.)
cezaevine giren sevgililerini paylaşıp işledikleri suçları yazıyorlar.
suçlu olmaları kız çocukları için "güçlü" olduklarına dair bir algı yaratıyor. son dönemde yaşanan olaylarla gündeme gelmelerinin ün yarattığını da düşünüyorlar.
hibristofili adı verilen bir eğilim bu. suça meyilli kişilere çekim duyuyorlar. desales üniversitesin'de yapılan bir araştırma düşük öz güven ve baba figürü eksikliği sebebiyle ortaya çıkan bir eğilim olduğunu kanıtlıyor.
kadınlar bu kişileri değiştirebileceğini düşünüyor ya da içindeki çocuğu görebildiğini iddia ediyor.
yine erkek çocukları da bu kişileri idol olarak görüyor.
(bkz: gloob)
(buraya kanıt olarak ssler atıp sayfamı kirletmek istemiyorum.)
cezaevine giren sevgililerini paylaşıp işledikleri suçları yazıyorlar.
suçlu olmaları kız çocukları için "güçlü" olduklarına dair bir algı yaratıyor. son dönemde yaşanan olaylarla gündeme gelmelerinin ün yarattığını da düşünüyorlar.
hibristofili adı verilen bir eğilim bu. suça meyilli kişilere çekim duyuyorlar. desales üniversitesin'de yapılan bir araştırma düşük öz güven ve baba figürü eksikliği sebebiyle ortaya çıkan bir eğilim olduğunu kanıtlıyor.
kadınlar bu kişileri değiştirebileceğini düşünüyor ya da içindeki çocuğu görebildiğini iddia ediyor.
yine erkek çocukları da bu kişileri idol olarak görüyor.
(bkz: gloob)
devamını gör...
2.
mevcut haberi ben de gordum. gordugum an dedim ki kendime, “bu kiz cocuklarindan birinin yarin bir gun cinayete kurban gittigini gorursem gercekten uzulmeyecegim.”
bu kafa yapisini anlamak gercekten cok guc. ergenlik, saglikli dusunememe, bozuk psikoloji, egitim eksikligi bla bla nedenler falan degil mesele, gercekten. biz de ergen olduk, bizim de kanimiz deli akti. ama biz dogru yanlistan ziyade tehlike nedir, tehlikeli insan nasil olur bunu bilirdik. bu hamuru olmamis karakterdeki kesim eceline susamis, bela ariyorlar cok net. hastalik mastalik degil bu, agir olacak kusura bakmayin bunlar öldürülmek istiyorlar.
bu kafa yapisini anlamak gercekten cok guc. ergenlik, saglikli dusunememe, bozuk psikoloji, egitim eksikligi bla bla nedenler falan degil mesele, gercekten. biz de ergen olduk, bizim de kanimiz deli akti. ama biz dogru yanlistan ziyade tehlike nedir, tehlikeli insan nasil olur bunu bilirdik. bu hamuru olmamis karakterdeki kesim eceline susamis, bela ariyorlar cok net. hastalik mastalik degil bu, agir olacak kusura bakmayin bunlar öldürülmek istiyorlar.
devamını gör...
3.
meşhur bir amerikalı seri katil var, hakkında çok yazıldı çizildi duymuşsunuzdur. ted bundy...
ted bundy’nin görünüşü ve tavrı, insanlarda otomatik olarak sempati uyandıracak bir kombinasyondu. yakışıklı ve karizmatik bir yüzü, nazik ve ölçülü davranışları, zeki ve kendine güvenli duruşu onu normal ve güvenilir biri gibi gösteriyordu. güleryüzü ve sosyal hali, çevresindekilerin şüphe duymasını zorlaştırıyor, sıradan bir vatandaş izlenimi veriyordu. bu yüzden bundy, tehlikeli biri olmaktan çok, ilk bakışta güven duyulan bir “iyi insan” gibi algılanabiliyordu.
ted bundy’ye hapisteyken mektup yazan kadınlar, suçluya duyulan hastalıklı aşkın en net örneklerinden biri. burada aşk yok, fantazi, merak ve kendini özel hissetme ihtiyacı var. bundy’nin karizması, medya ve mitlerle birleşince, suçlu bir romantik kahramana dönüşüyor.
benzer durumlar başka seri katillerde de görüldü:
jeffrey dahmer’a mektup yazanlar, onun trajik bir ruh olduğuna inanıp ona şefkat gösterme isteği duydu. john wayne gacy’ye hayran kalanlar, onu komşu, şakacı adam imajıyla özdeşleştirip, gerçek suçlarını görmezden geldi. jack the ripper’ı romantize edenler ise, kimliği belirsiz bir katilin yarattığı gizem ve efsaneye kapılıp onu bir masal kötü karakteri gibi idealize etti. bu örneklerin hepsinde ortak olan şey, suçluya duyulan aşkın gerçeklikten kopuk, tehlikeli bir hayranlığa dönüşmesi.
son dönemde sedat peker hayranlığı, ted bundy hayranlığıyla aynı psikolojik zemine oturuyor: insanların tehlikeli veya tartışmalı figürleri “güçlü, cesur, gerçekleri söyleyen” bir kahraman gibi görmesi. peker’in sert, meydan okuyan dili ve kendini “sisteme karşı duran adam” olarak konumlandırması, bazı kişilerde “koruyucu/adam gibi adam” imajı yaratıyor. bu da onu eleştirmek yerine savunmaya, hatta idealize etmeye götürebiliyor.
tıpkı bundy’de olduğu gibi burada da insan değil, mit seviliyor, tehlike görmezden geliniyor, etik ve gerçekler yerine duygu ve hayranlık öne çıkıyor..
ted bundy’nin görünüşü ve tavrı, insanlarda otomatik olarak sempati uyandıracak bir kombinasyondu. yakışıklı ve karizmatik bir yüzü, nazik ve ölçülü davranışları, zeki ve kendine güvenli duruşu onu normal ve güvenilir biri gibi gösteriyordu. güleryüzü ve sosyal hali, çevresindekilerin şüphe duymasını zorlaştırıyor, sıradan bir vatandaş izlenimi veriyordu. bu yüzden bundy, tehlikeli biri olmaktan çok, ilk bakışta güven duyulan bir “iyi insan” gibi algılanabiliyordu.
ted bundy’ye hapisteyken mektup yazan kadınlar, suçluya duyulan hastalıklı aşkın en net örneklerinden biri. burada aşk yok, fantazi, merak ve kendini özel hissetme ihtiyacı var. bundy’nin karizması, medya ve mitlerle birleşince, suçlu bir romantik kahramana dönüşüyor.
benzer durumlar başka seri katillerde de görüldü:
jeffrey dahmer’a mektup yazanlar, onun trajik bir ruh olduğuna inanıp ona şefkat gösterme isteği duydu. john wayne gacy’ye hayran kalanlar, onu komşu, şakacı adam imajıyla özdeşleştirip, gerçek suçlarını görmezden geldi. jack the ripper’ı romantize edenler ise, kimliği belirsiz bir katilin yarattığı gizem ve efsaneye kapılıp onu bir masal kötü karakteri gibi idealize etti. bu örneklerin hepsinde ortak olan şey, suçluya duyulan aşkın gerçeklikten kopuk, tehlikeli bir hayranlığa dönüşmesi.
son dönemde sedat peker hayranlığı, ted bundy hayranlığıyla aynı psikolojik zemine oturuyor: insanların tehlikeli veya tartışmalı figürleri “güçlü, cesur, gerçekleri söyleyen” bir kahraman gibi görmesi. peker’in sert, meydan okuyan dili ve kendini “sisteme karşı duran adam” olarak konumlandırması, bazı kişilerde “koruyucu/adam gibi adam” imajı yaratıyor. bu da onu eleştirmek yerine savunmaya, hatta idealize etmeye götürebiliyor.
tıpkı bundy’de olduğu gibi burada da insan değil, mit seviliyor, tehlike görmezden geliniyor, etik ve gerçekler yerine duygu ve hayranlık öne çıkıyor..
devamını gör...
4.
oysa herkes bıçaklar sevdiğini
devamını gör...
5.
o zaman sevgilileriyle düğünlerinde fişek patlatsınlar, birbirlerini indirsinler türkiye’den de defolup gitsinler. bunlara çocuk muamelesi yapılması bir ihanettir.
devamını gör...
6.
paralı erkek arayanları hadi bi nebze anlıyorum da sabıkalı erkek arayanları, bununla övüneni ilk kez görüyorum ve mantığını anlamıyorum. ne alaka yani, beni sevgilim senin sevgilini döver kıyası mı bu şimdi? gerçi kıyası yapanlar da ergenlermiş ama bilemedim gerçekten.
devamını gör...