1.
azerbaycanlıyım. 9. sınıftan 10. sınıfa geçmek için bir sınava giriyoruz. (bkz: azerbaycanda liseye geçiş sınavı). benim ebeveynlerim bu sınavdan 290-300 puan toplamamı istiyor ve 8. sınıf bitince, yaz tatili başladığı gibi beni de azerice, matematik ve ingilizceden online kursa başlattılar. daha tatil yeni başladı ya, bi durun soluklanalım yani. ama yok, mikhail talin sigarası 300 puan toplayacak. şu anda ağustos ayındayız, ailem "bu ay bitsin online kursları bitiricez sen de bir az dinlen okul başlayınca yüz-yüze kurslara geçicez" dediler. lan eylül başlayınca online kurslar bitiyor, eylül başlayınca zaten yüz-yüze kurslar da başlıyor. şimdi söyleyin bana sözlük, bana "dinlenmene süre veriyoruz" diyen ailem benle t...ak mı geçiyor? doğru düzgün uyku uyuyamıyorum, sabahlamak artık rutin haline geldi, dün gözlerim ve başım ağrıyordu. dün sinirim bozuldu ve ağlamaya başladım. kendi kendime "benim uyku rejimim ne zaman düzelecek?", "ne zaman mastürbasyon bağımlığımdan kurtulucam?", "ne zaman bu sınav başlayacak ve ben bu lanet olası sınavdan ve o sınavın getirdiği gelecek kaygısından ve o gelecek kaygısının getirdiği uykusuzluktan kurtulucam?" diye kendime binlerce cevapsız soru sordum. başlığın isminin "hayatın çöküşü" olmasının sebebi bu sözlük. hayatımın gözlerimin önünde çöküşünü izliyorum ve derdimi anlatabileceğim bir arkadaşım yok. bir ara "dostlar" dediğim 6-7 tane eski sınıfımdan çocuklar vardı, onlarla whatsapp grubumuz falan vardı. ne zaman derdimi anlatmak istesem, ne zaman problemlerimden bahsedersem " her neyse ya" diyip yine bi espri patlatıyodular. her gün grupa ya youtube shorts videoları, ya tiktok videoları, ya da reels videoları atılırdı, kimse de izlemezdi, bu sınav stresi ve kurslardan önce ben bi merak edip izlerdim ve yalandan gülücük emojisi atıp geçerdim. bi de o "dostlarım"dan en sevdiğim iki tanesiyle ayrı bi grup kurmuştuk. adını da "muhteşem 3'lü" koymuştuk. iki gruptan da bundan bir hafta önce şu sözleri yazarak ayrıldım: *
merhaba arkadaşlar. ben "dostlar" ve "muhteşem 3'lü" gruplarından ayrılıyorum. ve her ikisininden de ayrılmak için geçerli nedenlerim var.
öncelikle x, y ve benim olduğumuz "muhteşem 3'lü" grubundan neden ayrıldığımı anlatacağım. bunun temel nedeni ise x'dir. x ile 8. sınıfın başlarında, beden dersinde, okulun bahçesinde tanıştım. kısa sürede birbirimize kanımız ısındı ve konuşmaya, gülmeye başladık. ama onunla daha fazla vakit geçirdikçe, daha fazla konuştukça çok şeyin farkına vardım. x ile oyun zevkimiz, dertlerimiz, sorunlarımız ve konuşma tarzımız aynı değil. tek bir ortak noktamız vardı: mizah anlayışımız. son kavgamızda mizah anlayışlarımızın farklı olduğunu gördüm ve x ile bir yıldır yaptığımızın arkadaşlık değil, sadece karşılıklı şakalaşma olduğunu öğrenmiş oldum.
şimdi bana diyebilirsiniz ki, x'i anladık, peki diğerleri hiçbir şey yapmadı, neden "dostlar" grubundan ayrıldın? şimdi gelelim "dostlar" grubundan neden ayrıldığıma. bunun nedeni yine aynı neden. bizim yaptığımız şey dostluk değil arkadaşlar. s gruba yalnızca shorts videoları ve tiktok videoları gönderiyor. t ve h yılda bir kez grupta bulunuyor. x ile neden küs olduğumuzu söyledim. grupta geriye sabırlı, sorunlarımı konuşabildiğim, eli ve yüzü doğru olan tek kişi olan y kalıyor. üzgünüm ama 6 kişilik bir grupta bir tek y için boş boş duramam.
şimdi de diyebilirsiniz ki, bize 'bu dostluk değil' dedin, peki dostluk nedir? benim için dost, hayattaki tüm deneyimlerini bana bağıran, beni tanımlayan, ya da tamamlayan kişidir. hayatta benimle gelen pek çok şeyi seçemiyorum. mesela ailemi ben seçmedim. ailem de beni seçmedi zaten . annem bana hamileyken gelecekte nasıl bir insan olacağımı nereden bilebilirdi? örnek vermeye devam edelim. akrabalarımı, sınif arkadaşlarımı, öğretmenlerimi, hiçbirini ben seçmedim. pek çok şey zorla seçtirilebilir ve ya hiç seçtirilmez, ama dost her zaman bunların ötesinde bi şey. bir tek dostumu seçebilirim. yüzlerce insan arasından bir tek dostumu seçebilirim. gün boyu tanıdığın/tanımadığın insanlarla oturursun ve akşam arkadaşına anlatırsın. arayıp başarını anlatırsın, düşüncelerini paylaşırsın. insanın dostuyla kalpleri birleşmelidir. bütün hayatınız iç içe geçmelidir . arkadaşınızla paylaştığınız şeylerin benzer olduğu anlar sizi birbirinize yaklaştırır. bizim yaptığımız şey ise sadece karşılıklı şakalaşmaydı, ciddi bir şey değildi. eğer sorunlarımı anlatırken sizlerden tavsiye alamıyorsam, en zor günümde bile size sorunlarımı anlatmıyorsam ve sadece şakalarınıza gülüyorsam, o zaman bütün bu grupların ne anlamı var? dediklerimi düşmanlık olarak algılamayın. ben sizi hala seviyorum arkadaşlar. sadece yaptığımızın dostluk olmadığını açıkladım. her şey için çok teşekkür ederim. hayatınızda sizlere başarılar.
işte tam olarak bunları yazdım ve gruplardan çıktım. benim şu anda tek bir dostum var, o da sensin sözlük. hayatımın çöküşünü izliyorum sözlük, ve tek çarem okulların açılması. okullar açılınca mastürbasyona vakit kalmayacak ve uyku rejimim düzelicek. sınav stresimi sınıf arkadaşlarımla bölüşücem ve geriye bi tek kurslara gitmek ve eve dönünce keyifle sınava hazırlanmak kalacak. sadece kendime "sık dişini, okul açılana kadar sık dişini" diyorum. tanımımı şu ana kadar hala okumaya devam eden sabırlı arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. herkese iyi günler ve osmanlının son dönemleri gibi çöken deyil, osmanlıda fatih sultan mehmet dönemi gibi yükselişe geçen hayatlar diliyorum. kendinize iyi bakın, olur mu? siz olmasanız bunları anlatabileceğim kimsem yok.
merhaba arkadaşlar. ben "dostlar" ve "muhteşem 3'lü" gruplarından ayrılıyorum. ve her ikisininden de ayrılmak için geçerli nedenlerim var.
öncelikle x, y ve benim olduğumuz "muhteşem 3'lü" grubundan neden ayrıldığımı anlatacağım. bunun temel nedeni ise x'dir. x ile 8. sınıfın başlarında, beden dersinde, okulun bahçesinde tanıştım. kısa sürede birbirimize kanımız ısındı ve konuşmaya, gülmeye başladık. ama onunla daha fazla vakit geçirdikçe, daha fazla konuştukça çok şeyin farkına vardım. x ile oyun zevkimiz, dertlerimiz, sorunlarımız ve konuşma tarzımız aynı değil. tek bir ortak noktamız vardı: mizah anlayışımız. son kavgamızda mizah anlayışlarımızın farklı olduğunu gördüm ve x ile bir yıldır yaptığımızın arkadaşlık değil, sadece karşılıklı şakalaşma olduğunu öğrenmiş oldum.
şimdi bana diyebilirsiniz ki, x'i anladık, peki diğerleri hiçbir şey yapmadı, neden "dostlar" grubundan ayrıldın? şimdi gelelim "dostlar" grubundan neden ayrıldığıma. bunun nedeni yine aynı neden. bizim yaptığımız şey dostluk değil arkadaşlar. s gruba yalnızca shorts videoları ve tiktok videoları gönderiyor. t ve h yılda bir kez grupta bulunuyor. x ile neden küs olduğumuzu söyledim. grupta geriye sabırlı, sorunlarımı konuşabildiğim, eli ve yüzü doğru olan tek kişi olan y kalıyor. üzgünüm ama 6 kişilik bir grupta bir tek y için boş boş duramam.
şimdi de diyebilirsiniz ki, bize 'bu dostluk değil' dedin, peki dostluk nedir? benim için dost, hayattaki tüm deneyimlerini bana bağıran, beni tanımlayan, ya da tamamlayan kişidir. hayatta benimle gelen pek çok şeyi seçemiyorum. mesela ailemi ben seçmedim. ailem de beni seçmedi zaten . annem bana hamileyken gelecekte nasıl bir insan olacağımı nereden bilebilirdi? örnek vermeye devam edelim. akrabalarımı, sınif arkadaşlarımı, öğretmenlerimi, hiçbirini ben seçmedim. pek çok şey zorla seçtirilebilir ve ya hiç seçtirilmez, ama dost her zaman bunların ötesinde bi şey. bir tek dostumu seçebilirim. yüzlerce insan arasından bir tek dostumu seçebilirim. gün boyu tanıdığın/tanımadığın insanlarla oturursun ve akşam arkadaşına anlatırsın. arayıp başarını anlatırsın, düşüncelerini paylaşırsın. insanın dostuyla kalpleri birleşmelidir. bütün hayatınız iç içe geçmelidir . arkadaşınızla paylaştığınız şeylerin benzer olduğu anlar sizi birbirinize yaklaştırır. bizim yaptığımız şey ise sadece karşılıklı şakalaşmaydı, ciddi bir şey değildi. eğer sorunlarımı anlatırken sizlerden tavsiye alamıyorsam, en zor günümde bile size sorunlarımı anlatmıyorsam ve sadece şakalarınıza gülüyorsam, o zaman bütün bu grupların ne anlamı var? dediklerimi düşmanlık olarak algılamayın. ben sizi hala seviyorum arkadaşlar. sadece yaptığımızın dostluk olmadığını açıkladım. her şey için çok teşekkür ederim. hayatınızda sizlere başarılar.
işte tam olarak bunları yazdım ve gruplardan çıktım. benim şu anda tek bir dostum var, o da sensin sözlük. hayatımın çöküşünü izliyorum sözlük, ve tek çarem okulların açılması. okullar açılınca mastürbasyona vakit kalmayacak ve uyku rejimim düzelicek. sınav stresimi sınıf arkadaşlarımla bölüşücem ve geriye bi tek kurslara gitmek ve eve dönünce keyifle sınava hazırlanmak kalacak. sadece kendime "sık dişini, okul açılana kadar sık dişini" diyorum. tanımımı şu ana kadar hala okumaya devam eden sabırlı arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. herkese iyi günler ve osmanlının son dönemleri gibi çöken deyil, osmanlıda fatih sultan mehmet dönemi gibi yükselişe geçen hayatlar diliyorum. kendinize iyi bakın, olur mu? siz olmasanız bunları anlatabileceğim kimsem yok.
devamını gör...