öncelikle uçurulması gerekenler şunlardır; bel altı söylemlerle cinsellik ile ilgili trollük yapanlar sonra da kendisi gibi düşünmeyeni anında vatan haini edenler. bunları pistten alalım bakın nasıl da huzurlu sözlük ortamı oluşacak. deneyin kardeşim bir şey kaybetmezsiniz.

edit: pavlov’un göbeği nikli yönetici tanımımı beğendi. yöneticim gerisi sen de artık, yap bir şeyler.
devamını gör...

baba sen misin?
devamını gör...

o noktayı bulan,
o noktada duran,
o noktada kalan,
o noktadan hayata bakan,
o noktayı hayatının rotası yapan* kadınlar tanıdım.

yana yana yaşadılar iliklerine kadar. gözlerinden yaş hiç eksik olmadı. hep üşüdüler, yaz kış. hayal ettiler, tekrar tekrar kurdular ve anlattılar hiç durmadan, her seferinde geldiğinde yaşanacak o masalsı anı. beğenmeyip tekrar kurguladıkları da oldu. onunla olan anları tekrar tekrar yaşattılar kafalarının içinde kendilerine.

oruç aruoba, uzak'ta hasreti tanımlarken şöyle diyor : "hasret, halvet uman vuslat beklentisidir." bunu da gördüm konuştukları anlar da. arzulanmaktı istedikleri. bazısı diline düşürdü, bazısı hiç cesaret edemedi.

hasret, arapça bir isim. kelime karşılığına bakıldığında tam da onları karşılayandı aslında "ele geçirilemeyene veya elden kaçırılana üzülüp yanma". o zaman pişmanlığı da barındırıyordu içinde. sorguları fazlaydı ve dillerine düşürmeseler de keşkeydi, işte.

nazan bekiroğlu'da mavi lale adlı kitapta şöyle diyor: "ben bana ait evin kapısında kaldım mevsimlerce. ne anahtarlarım uydu bana ait kapının değiştirilmiş kilitlerine, ne de bir izin olsun alabildim bana ait evi gezmeye." işte buydu hasretin kelime karşılığı.

hikayelerini bildiğim bu kadınların tamamı -neredeyse- evliler. kendilerini sevdiklerinden emin oldukları; kalplerine, sırça bir köşkün içinde duruyormuşcasına davranan adamlarla.
..
evlilik yıl dönümleriydi. mükemmel bir masa hazırlamıştı adam. kadının en çok sevdiği o kırmızı şarap da masada yerini almıştı. ikinci kadehten sonra kadın "lütfen, bir kere sesini duyayım." dedi. adam masadan kalktı ve numarayı çevirdi. hoparlör açıktı."
..
çok konuştum, hasrete gider
devamını gör...

halihazırda herkesle mesafemi en başından koruduğum için bütünüyle gerçekleştirmemin çok da zor olmayacağı istek; daha doğrusu hedef.
devamını gör...

kişinin kendi hakkında karşıya fazla bilgi vermesi ve karşıdan fazla bilgi alması.
kendi dünya ve hayat görüşü dışında biriyle birlikte olup beyhude değiştirme çabasına girmesi.
özellikle belli bjr yaştan sonrası için; fazla hisleriyle hareket etmesi.
devamını gör...

az önce exxenle ilgili incelemesini izledim. herşeyi geçtim de türk dizileri ile ilgili arayıp da bulamadığım bir tanım yaptı resmen uzun zamandır bu cümleyi aramışım :
"gözyaşından reyting damıtmak"
devamını gör...

karşındaki insanın seni anlamayacağını bildiğin için, kendini yormamak.
devamını gör...

yüzyılın icadı. siyah her şey ile gidiyor, mavi ya da lacivert öyle mi? bu modayı yaygınlaştıranlardan allah razı olsun.
devamını gör...

ön yargı.
devamını gör...

fatih erdemci-ben ölmeden önce.
devamını gör...

kişinin ileriki yaşlarında çok büyük sorunlara yer açacaktır. ailesinde yaşadığı sorunlar yüzünden hep kendini eksik hissedip sorunun kendisinde olduğunu sanacak maalesef bazı davranışlarda karşımızdakini hiç düşünmeden çok duygusuzca hareket edebiliyoruz oysaki onu yaşayan çocuğun ruhunda çok büyük bir eksiklik olacaktır. aileler bu konuda çok bilinçsiz hareket ediyor.
devamını gör...

(bkz: çok uzaktan eğitim)
devamını gör...

az önce farkettiğim durum!

bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama yazarlar daha sakin, miniş miniş, tanımlar yerinde ve bol, sol frame akıyor, yazarlar arası ilişkiler daha iyi, moderatörler her zamankinden daha ince, nazik, anlayışlı, huzurlu. teknik olarak bakacak olursak donma, kasılma, çökme de yok?
troller bile daha az sinir bozucu sanki?

lan yoksa?

edit : adam gelmiş ya la? niye haber vermiyonuz zalımlar!
devamını gör...

insanı ürperten ve derin derin düşüncelerde dolaştıran hüzünlü bir durum.
bunu ilk olarak hastaneden sonra çaresizce eve getirilip de vefat eden dedemde deneyimlemistim. o kocaman kuvvetli bedenin içindeki kan buz gibiydi, artık nefes almıyordu bu çok ilginçti. sanki nefesini tutuyor ama hiç bırakmıyordu. karnının inip inip çıkmasını beklerken sabit şekilde öylece durması, teninin soğukluğu, bedeninin kaskatı kesilişi, açık olan gözlerinin artık seni görmediğini bilmek, hepsi çok garipti. bu kadar uzun süre hareketsiz yatabilmesi, bu kadar uzun süre nefes almamasi çok ilginçti. yaşamiyordu. bedeni artık etten ibaretti. duyguları da kaybolmuştu. daha bir gün önce o yatakta hareketsizce de olsa yatan nefes alan kişi simdi yoktu. onu o yapan gitmişti. orada yatan ise sadece değişmis baskalasmis bir bedendi yalnızca. bir çok anıyi bizlere bırakmasına, bizlerce hatırlanmasına yarayan yalnızca bir et yığını kalmıştı. kendisi çoktan uzaklara yolculanmisken ardında kalan bir mektuptu dokundugum. hatıraların yazılı olduğu bir mektuptu. çürümeye mahkum o mektubu da zihnimize gömerek yolcu ettik.
devamını gör...

bunlar ne demeeekkk?? ben de yazmak istiyorum yaaaa. bana da öğretinn.
t: anlayamadığım bir şeyler.
edit:
41 6e 6c 61 64 c4 b1 6d 20 73 6f 6e 75 6e 64 61 20 62 69 72 20 79 61 7a 61 72 20 61 72 6b 61 64 61 c5 9f c4 b1 6d c4 b1 7a 20 73 61 c4 9f 20 6f 6c 73 75 6e 2e 20 62 61 79 c4 b1 6c c4 b1 79 6f 72 75 6d 20 62 75 20 79 61 7a c4 b1 6c c4 b1 6d 20 69 c5 9f 6c 65 72 69 6e 65 2e 20 62 65 6b 6c 65 79 69 6e 20 73 65 6e 65 79 65 20 73 69 7a 69 6e 6c 65 79 69 6d
devamını gör...

millet aç aç !!! sizin derdiniz dertmi dir ? benim derdim yanında.
içmeyi verin , kahve için..
devamını gör...

devlet için ölmem, vatanım için ölebilirim.
devamını gör...

"insanlar birbirlerine gülüyorlarsa aralarında nefret, birbirleriyle gülüyorsa aralarında sevgi çoğalıyormuş."
iskender pala
devamını gör...

tam adı martin seamus mcfly'dır ama etrafındaki herkes kendisini "marty" diye çağırır. memleketi kaliforniya-hill valley'dir. bir ablası bir de abisi vardır. elektro-gitar çalmayı çok sever.

geleceğe dönüş serisindeki kurgusal karakterdir.
devamını gör...

az önce uzuuuun uzuuun bir şeyler yazdım da baktım olmuyor, yetmiyor artık sözcükler. sildim ben de, sustum.

bir tek soru, neden? birçok cevap, farklı seslerden. amaaan gitmeli belki de. dönmemeli. susmalı. küçük bir rüzgar gibi esmeli, tenhalarda bulutların üzerine çıkmalı... evet, her şey bu kadardı.

yine hasret bu sefer (bkz: seyyan hanım oskay)'dan. buyrunuz efenim, buradan...

~o gözler benim, ağlar
eskisinden yabancı
göynümdeki bu sevda
hiç dinmeyen bir acı

ruhumun kederinden
gözlerim yaşla doldu
inliyorum derinden
bana bilmem ne oldu

en candan arkadaşım
ruhumu saran gece
ben kime bağlanmışım
ağlıyorum gizlice

kimsesiz karanlıklar
derdime şifa verin
kalbimdeki yaralar
daha çok, daha derin~
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim