adı bilgi soyadı sayar
bir bayan arkadaşımız.
devamını gör...

yaşamımız içerisinde en olası durum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"...dur dedi bekçi baba
benim bu aldığınız hava
adem döndü sonra havva'ya
hmmm. ne güzelmiş bu elma!
adem bir müddet düşündü sonra
elma değil bu yediğimiz galiba, ayva..." şeklindeki üst düzey sözlere sahip şarkıcı.* kendisi bu piyasayı banallikten kurtarabilecek tek adamdır. "tamam da neredesin?" usta diye kendisine sorasım gelmiyor değil. sanırım bu yıl albüm çıkaracak, bekliyoruz! artık bu ele albüm verme vakti gelmiştir.*
devamını gör...

bazı mikobakteri türlerinin sebep olduğu hastalık. daha çok bilinen adıyla verem. taş devri zamanında hayvanlarda görülmüş. tüm tarih çağlarında da insanlarda görülmüş. hatta tarih öncesi çağlarda incelenen bazı insanlarda tüberküloz hasarlarına rastlanılmış. milattan önce 3000li yıllarda mısırlılar tüberkülozlu insan figürleri çizmişler. mö 2500li yıllarda hintliler tüberkülozu anlatmışlar yazılarında. insanlık tarihinin en eski hastalıklarından birisidir. insanlığı da fazlasıyla etkilemiş ḥāliyle. sanatçılar özellikle. romanlarda,şiirlerde,türkülerde,tablolarda...
''bahçelerde mor meni
verem ettin sen beni
nasıl verem olmayım
eller sarıyor seni'' çok sevdiğim bir türküden sözler. aslında bu hastalığa olan bakışı da özetliyor bir noktada çünkü insanın yaşadığı kederlerin onu verem yaptığı anlayışını birçok romanda var. hatta iyi insanların verem olduğuyla ilgili bir akım bile olmuş zamanında verem olmak kutsal bir olay gibi olmuş. birçok sanatçı da veremden ölmüş zaten. benim bu konuda en çok sevdiğim şiirlerden birisinin sahibi olan muzaffer tayyip uslu da 24 yaşında veremden ölmüş :(

kan adlı şiiri:
önce öksürüverdim
öksürüverdim hafiften
derken ağzımdan kan geldi
bir ikindi üstü durup dururken
meseleyi o saat anladım
anladım ama, iş işten geçmiş ola
şöyle bir etrafıma baktım
baktım ki yaşamak güzeldi hala
mesela gökyüzü
maviydi alabildiğince
insanlar dalıp gitmişti
kendi alemine''

'la miseria'
https://www.researchgate.net/profile/dr_yatish_agarwal/publication/320882628/figure/fig8/as:557853556645890@1510014060896/venezuelan-painter-cristobal-rojas-poleos-famous-work-la-miseria-the-misery-which-the_q640.jpg

'güneş girmeyen eve doktor girer' atasözünde de tüberkülozun etkisini göz ardı edemeyiz asla çünkü bu bakteri sıcağa ve neme karşı çok hassas. zaten eski dönemlerde verem hastaları tedavi altındayken bunlara çok dikkat edilmiş.güneş görmesine,havası temiz bir yer olmasına. sanatoryum denilen özel hastanelerde tedavi görmüşler. bunun ülkemizde de en güzel örneklerinden birisi heybeliada sanatoryumu'dur. atamızın isteğiyle kurulmuştur ama tabii o binaya da ihanet edilmiştir,diyanete peşkeş çekilmiştir.

https://listelist.com/wp-content/uploads/2020/09/dfg-750x375.jpg

dünyadaki her üç insandan birisine bu bakterinin bulaştığı düşünülüyor. her yıl 3 milyon kişi ölüyor. özellikle çeşitli sağlık sorunları olan hassas kişileri etkiliyor bu hastalık. yaşlılar,çocuklar,diyabet gibi kronik hastalığı olanlar,alkolikler,madde bağımlıları,kötü beslenenler vs.. bir başka sorunlardan birisi de gelişmemiş ülkelerde yan etkisi fazla olan ucuz ilaçların kullanılması.

en önemli bulaşma yolu damlacık covid19 gibi. bu bakteriler o kadar küçük ki direkt akciğerlere iniyorlar alveollere. orada alveoler makrofajlar var bunları yok etmeye çalışıyor hemen. makrofaj fagositoz yapıp içine alıyor. sonrasında lizozomla birleşmesi lazım ki bakteriyi yok edebilsin ama bu bakteri lizozomla birleşmesini engelliyor. böylece makrofaj bakteriyi öldüremiyor bakteri de o ortamda çoğalıp makrofajı öldürüp yayılıyor. tabii makrofaj kendi öldüremese bile t lenfositleri uyarır ona bu bakteriyi tanıtır antijen sunma denilen işlemle. t lenfosit de çok güçlü olan hücresel bağışıklık cevabını oluşturur. bu da durduramazsa insanı kan kusarak nefes alamadan ölüme götürebilecek bir hastalık bu. çoğu insanda hastalık oluşmuyor ama her şeye rağmen dünyada 3 milyon insan ölüyor korkunç bir sayı. birde bu hastalık öyle bir şey ki tabiri caizse uyuyup sonra uyanıp insanı ölüme götürebiliyor.

artık verem tedavisinde çok güçlü antibiyotikler kullanılıyor. hatta sadece bu bakteriye etki eden antibiyotikler var. aşısı da 1921 yılında bulunmuştur. bcg( bacillus-calmette-guerin) aşısı olarak geçer. bacillus bakterinin biçimini belirtir. calmette ve guerin de bulan kişiler. mycobacterium bovis bakterisinin hastalık yapma gücü yok edilerek hazırlanmış canlı bir aşı. tabii şimdi burada solunumla bulaşan şekline yol açan bakterinin adı mycobacterium tuberculosis. mycobacterium bovis hayvanlardan insana bulaşan versiyonu ve sütlerin pastörize edilmesiyle birlikte çok azalmıştır. bu aşıyla ilgili benim ilginç bulduğum bir nokta bu aşı mesane(idrar kesesi) kanserinde kullanılıyor. bağışıklık sistemini güçlendirip tümöre karşı etkili oluyor.

özellikle küçükken beni de çok fazla etkilemiş bir hastalıktır. çok korkardım,verem olacağımı düşünürdüm.
devamını gör...

seyyah oldum şu âlemi gezerim
bir dost bulamadım gün akşam oldu
kendi efkârımca okur yazarım
bir dost bulamadım gün akşam oldu

kul himmet, 16. yüzyılda yaşamış bir halk ozanıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeğenim 3 yaşında ona iltifat etmek için "balım" diye seslendim.
sen de benim "pekmezimsin" dedi.
devamını gör...

google a adam yazinca mansur yavaş çıkmaktadır.
devamını gör...

"seviyorsan git konuş bence" milli sloganımız.
devamını gör...

ıyyyyy!!! öğğkk!!!
hani böyle acı kabak çekirdeği yersiniz ya öyle bir tat verdi bunların bu riyakar takiyyeci halleri...
devamını gör...

son zamanlarda çok fazla bok demeye başladım, yazılarıma da yansıyor bok. en tatlı boklar, tabiki bebek olunca başlar.

hala bebeğimi görünce, ne ara baba oldum lan ben hissiyle çalkalanıyorum. 8 aylık dişleri yeni filizlenmiş bir oğlum var. biraz sinir bozucu snob bi tip. şaklabanlık etmedikçe ilgisini çekemiyorum. sadece teatral soytarılıklarla ilgileniyor. her zaman aptal bir köpek taklidi yapamıyorum. bir şey anlıyormuş gibi nesneleri parmaklarıyla inceleyip, önemli bebek işleri yaparken ne kadar seslensemde dönüp bakmaz. bilerek umursamaz davranır çoğu zaman. hiç sevmediğim bir hareket, babanım lan ben senin, bok bezlerini ve mamanı tedarik işiyle ilgilenen bir ayakçı değilim.

her neyse biraz büyüyünce arkamdan ağlayacağına olan inancım tam. gelelim bok dansına, bebek kakalayınca evde bok alarmı verilir. bezi, pudrası, alt değiştirme zımbırtıları, ıslak mendiller, temiz kıyafetler, (bok bezden sızar ve elbiseleri boka bulanır) kirli bez ve mendiller için poşet, ılık su vs. bok seremonisi için her şey hazırdır. altını açıp bezi çıkardığımızda rahatlayan bebek yerinde durmaz ve kıçındaki bokla dans etmeye başlar bir yandan onu tutup bir yandan temizlemek gerçekten zordur. elinizden bir kaçarsa her şeye bok bulaştırabilir. bok dansını engellemenin bir yolu yok ama bulaştırmamanın tek yolu, tek elle iki ayaktan tutup sallanan popoyu havada tutmaktır. yaşamın bokla fazla haşır neşir olunan bu kısmıyla karşılaşmaya hazır değildim ama insan hayatında her şeye yer açabiliyor bir şekilde.
devamını gör...

üstteki yazar (alyosakaramazov) sayesinde sevgilisi ile ilişkisi olan kadınların fahişe olduğunu öğrendiğim başlıktır. olayı sadece kadınlar üzerinden düşünmesi ise oldukça ilginçtir.
devamını gör...

48 saat süreyle uzaklaştırılmıştır. önceden uzaklaştırıldığı profilde yazardı şimdi yazmıyor da.
devamını gör...

korkuyorlar, tahtları titriyor. en ufak protestoda kendilerini düşünüyorlar. ayrılacakları yumuşak deri koltukları düşünüyorlar, çünkü içten içe biliyorlar ki o rahat koltuklarını hak etmiyorlar.

--- alıntı ---

bahçeli, "boğaziçi üniversitesi'nden bir gezi parkı kalkışması çıkarmaya niyetlenmek başı ezilmesi gereken bir komplo" dedi.

--- alıntı ---

kaynak ve açıklamanın tamamı: t24
devamını gör...

istanbul kınalıada
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim de takibe aldığım ve yazılarını keyifle okuduğum, okumadan beğeni yapmayan dikkatli yazarımızdır. bu yüzden beğenileri benim için çok değerli.keyifli sözlükler..
devamını gör...

m.ö. 1353-1336 yıllları arasında babası ııı. amenhotepten sonra tahta geçen yeni mısır 18. hanedanının mısır firavunu. tahta geçtiği ilk yıllarda adı amenhotep'i akhenaton olarak değiştirdi. geleneksel çok tanrılı mısır dinini yasakladı ve tek tanrılı aten dinini kurdu. mısır'ın başkenti olan teb'i terk ederek bugün tel el amarna olarak bilinen topraklards yeni bir başkent kurmaya karar verdi.

islam dünyası tarafından hz yusuf peygamberin zamanında yaşayan mısır firavunu olduğu iddia edilmektedir.

akhenaton’un tanrısı aton’a yazdığı şiiri

tanrı, uludur, birdir, tektir.
ondan başkası yoktur.
bir tanedir,
o’dur her varlığı yaratan.
bir ruhtur tanrı, görünmeyen bir ruh…
ta başlangıçta vardı tanrı.
tek varlıktı o.
hiçbir şey yokken o vardı.
herşeyi o yarattı…
ezelden beri gelen varlığı,
ebediyete kadar sürecek.
gizlidir tanrı, kimse görmemiştir onu.
insanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman…
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

olasıdır, ikiside gönül almayı bilen kişilerdir.

sırf karşılık gibi görünmesin diye zamanında nickaltına yazamadığım bir sürü yazar oldu. boş yere kasmışım kendimi, her şeyin eleştirildiğini unutmuşum.
devamını gör...

"çığlıklar, yardım çığlıkları allahın belaları!" diye devam eden, ölümlü dünya'da feyyaz yiğit'in canlandırdığı serbest karakterinin sözü. filmin en komik sahnesidir. net.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim