birilerin mutlu olması için çaba sarf etmekten yoruldum.
devamını gör...

hiç alakası olmayan bir kavgaya karışarak hayatını mahvetmiş insandır.

hiçbir şekilde kavgalara karışmamak gerektiğini bize göstermiştir.

ne olursa olsun, ne yapmaya çalışırsa çalışsın cezasını çekmelidir çünkü bir insanın -her ne kadar hatalı bir insan olursa olsun- canını almıştır.

tabii ki niyeti o kadını kurtarmak olabilir ki buna kimse karşı çıkmıyor zaten ama bir insanı 22 santimlik sustalı bıçakla öldürmek, amaç ne olursa olsun çok yanlış bir davranıştır. kişinin yaşama hakkını elinden almaktır.

keşke bıçak saplamak yerine birkaç yumruk atsaydı, keşke öldürmek yerine etkisiz hale getirmeyi deneseydi ama yapacak bir şey yok.

not: bu yazdıklarım kesinlikle ve kesinlikle kadına şiddet uygulayan kişiyi savunma amacı taşımamaktadır.
devamını gör...

resmi gazete'de yayımlanan cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile boğaziçi üniversitesi'ne hukuk fakültesi ve iletişim fakültesi kurulması.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iletişim fakültesi tamam ama hukuk fakültesine hiç gerek yoktu bence. zira elini sallasan hukuk fakültesi öğrencisine değiyor.

kaynak: tr.sputniknews.com/turkiye/...
devamını gör...

"bana boş boş oturup duvar izlettiren herkese kırgınım." sözünün sahibi. *
devamını gör...

türkçeye "genç werther'in acıları (kitap) olarak çevrilmiştir. johann wolfgang von goethe bu kısacık mektup romanı 25 yaşında, 2 haftada yazmıştır. o yaşta bu denli yoğun yazıyor oluşu, aslında içine attığı yoğun aşkın bir dışavurumuydu da. (umarım ben de kitabımı tutkulu bir şekilde yazıp bitirebilirim.) ayrıca belki de werther dünya tarihinde en çok atıf yapılan roman karakterleri arasında ilk 5'tedir. (belki 10'da...) ilki zaten raskolnikov... muhtemelen ikincisi sherlock holmes'tur. fakat werther... edebiyatta bahsedilmesi gereken kilit karakterlerdendir. hele de yazarı goethe olunca. hele de goethe, edebiyatta miguel de cervantes'in don quijote (kitap)'undan ve william shakespeare'in hamlet (kitap)'inden sonra ve fyodor mihayloviç dostoyevski'nin ise yeraltından notlar (kitap)'ından önce yazmış olduğu faust (kitap)'a yönelik önemli ayrıntılar taşımaktaysa. (ki dostoyevski'nin goethe'den etkilendiğini söylemeye gerek yoktur, sanıyorum.) edebiyatın kaderini değiştiren bu dört yazarın bu dört kitabını göz önüne alırsak, goethe'nin dehasının ne denli görkemli olduğunu görebiliriz! hem goethe'nin yaşamına bakıldığında sadece edebiyatta "buluş"lara imza atmamıştır. doğayla haşır neşir bir isim ve bir hukukçu olan goethe, belki reform denilebilecek önemli işlere imza atmıştır.

elbette goethe'nin uzun ve deyim yerindeyse tutkulu yaşamını burada anlatmaya dilim yetmez. konumuz ise genç werther. werther salgını'na neden olan werther... onun yüreciğinden geçen her bir ayrıntıyı biz insanlar olarak benliğimizde taşırız. belki bir yeraltı adamı değildir ama onun da bildiği ayrıntıları bütün varlığıyla özümser. acı çeker! hanımlar, beyler! acı çeker! bizler gibi!.. o yüzden okuduğumuzda bu denli iyi anlayabiliriz onu. tabii arthur schopenhauer olsak muhtemelen werther'e kızıp "ne kadar da zavallı! aşkın kendisini böylesine yakmasına izin verebiliyor!" derdik. ama konu aşk olunca bizim ihtiyara bakmamak lazım. freudyen yaklaşmak her türlü daha doğru olur, diye düşünmekteyim. her neyse. kısa kesip alıntıları paylaşayım. benim anlatmamdansa werther kendini anlatsın. kayda değer gördüğüm her cümleyi yazmak istedim. hem nihat ülner çevirisi güzeldir, her ne kadar orijinal dilinde okumak ile kıyaslanamasa da.

--- alıntı ---

"evet wilhelm, bazen bir an için kalkıp gitme, bağları koparma cesareti buluyorum kendimde, keşke nereye gideceğimi bilsem! herhalde giderdim."

"efkarlı olduğu halde mutsuzluğunu gizleyebilecek, yakınlarının neşesini yok etmeden onu kendi başına üstlenebilecek kadar kişilik sahibi olan tek bir insan gösterin bana."

"kendime, "sen, bulamayacağı şeyleri arayan bir ahmaksın," diyorum."

"boşuna uzatır kollarını ona, sabahları, ağır rüyalardan ağarırken, beyhude arar onu geceleri yatağında, mutlu safiyane bir düş onu aldatınca, çayırda onun yanında oturup, binlerce öpücükle onu örtüyormuşçasına. ah, uyku sersemi sendeleyerek el yordamıyla ona, sabah yatağındaki bütün güzelliğine yürüyüp, kendine gelince basınç altındaki kalbinden gözyaşı selleri akar ve karanlık bir geleceğe bakarak umarsız boşluğa dalar."

"bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?"

"insan aslında karmaşık bir varlık değil. çoğunluğu zamanının büyük bir bölümünü yaşamak için kullanıyor, geriye kalanı ise, özgür oldukları küçük zaman diliminden öyle korkuyor ki, ondan kurtulmanın her türlü yolunu deniyor. işte insanın değişmez yazgısı!"

"yetişkinler de çocuklar gibi bu dünyada oradan oraya sürükleniyorlar ve onlar gibi nereden gelip nereye gittiklerini bilmiyorlar..."

"sonsuz olan yalnızca doğanın zenginliği ve büyük sanatçıyı yalnızca o yetiştiriyor."

"sevgili wilhelm, insanda hem uzaklara gitmek, yeni keşifler yapmak, gezip dolaşmak, hem de sınırlamalara gönüllü olarak boyun eğmek, alışkanlıkların açtığı yolda ilerlerken sağa sola sapmamakla ilgili dürtüler konusunda çok kafa yordum."

"bahçeden kopardığı bir baş lahanayı sofraya koyan insanın basit ve saf mutluluğunu kalbim hissedebiliyorsa, keyfime diyecek yoktur, çünkü o yalnızca lahanayı değil, bütün güzel günleri, onu ektiği o tatlı sabahı, suladığı o tatlı akşamları da sofraya koymuş olur, lahananın günbegün büyümesi ona haz verdiği için her şeyin tadına bir anda yeniden varır."

"biz insanlar güzel günlerin azlığından, kötü günlerinse çokluğundan sık sık yakınırız, bana kalırsa bu doğru bir bakış açısı değil. tanrı'nın bize her gün sunduğu güzel şeylerin tadını çıkaracak kadar kalbimizin kapıları açık olursa, başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur."

"kesin olan şu ki, mutluluğumuzdan yalnızca kalbimiz sorumlu."

"yalnızca empati kurduğumuzda bir konuyla ilgili olarak konuşabilme onuruna sahip oluruz."

"ilk anlatılana hazırızdır, insan aşırı serüven kokan bir şeye bile ikna edilebilir durumdadır; bu çok çabuk öyle kalıcı olur ki, bunu silip yok etmek isteyenin vay haline!"

"her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz."

"oysa bütün zafiyetlerimiz ve dertlerimizle yolumuzdan sapmadan çalışmaya devam etsek, başkalarının yelkenleri ve kürekleriyle ilerlediği yolda biz dolaşıp zikzaklar çizdiğimiz halde öne geçtiğimizi sıklıkla göreceğiz."

"ruh sükûneti muhteşem bir şey, kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. sevgili dostum, keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilmez olduğu kadar kırılgan olmasa."

"ben şimdi okula giden her çocuğun bildiği bir şeyi, yani dünyanın yuvarlak olduğunu tekrarlasam, bunun bana bir yararı olur mu? üzerinde zevkle yaşamak için insanın sadece biraz toprak parçasına, altında huzurla yatmak için de bundan daha azına ihtiyacı var."

"bu aşk, bu sadakat, bu tutku edebi bir kurmaca değil. yaşanan, eğitimsiz, kaba dediğimiz insanların arasında tüm saflığıyla var olan bir şey. ya biz eğitimliler- çarpık eğitilmişliler!"

"ah, insan öyle fani ki, yaşadığından gerçekten emin olduğu bu dünyada bile, varlığının tek bir gerçek iz bıraktığı bu dünyada bile, sevdiklerinin ruhunda ve hatıralarında o da sönüp kaybolacak, hem de çok çabuk!"

"engellerle dolu yolda topuklarını parçalayan her adım endişeli ruhunu rahatlatan bir damladır, sınırlarını zorlayan her günkü yolculuktan sonra bu yürek birçok bunalımdan kurtulmuş halde yatağına uzanır."

"kaderin bize zaman zaman bağışladığı sevinci de birbirimizden esirgiyoruz!"

"bütün dünya, benim için yalnızca seninle ilintili olduğu ölçüde varlık kazandı."

"bildiklerimi herkes bilebilir; yüreğimdir, yalnızca bana ait olan."


--- alıntı ---
devamını gör...

inandigim degerlerin yalan olmasindan cok korkarim, her ne kadar "yalan cikma" ihtimalinin olabilecegini kendime sik sik hatirlatsamda... guvenmekten korkarim bir de. aslinda guvenmekten degil, guvendigimin hayal kirikligi yasatmasindan. yani yine yol ilk soyledigime cikmakta sanki... ne olur inandigim sevdigim ne varsa "sahte" cikmasin, yoksa ben toparlayamiyorum...
devamını gör...

size güvenmiş bir insanı yarı yolda bırakmaktır.
çaresiz hisseder, terk edilmiş, kandırılmış.

beni kör kuyularda

güvenmemeyi, temkinli olmayı öğretirsiniz, yolların tek başına yürünmesi gerektiğini...
devamını gör...

buna inanan 3-5 aptaldan biri de benim.
devamını gör...

işte cehalet, işte ot beyinlilik, işte koyunluk!
devamını gör...

burada uzun uzun öyle tiplerin özelliklerini yazan tipler. sanki kendileri mükemmel insanlarmış gibi.
devamını gör...

sinirlerimi zamanında bozan game of thrones'un bana kattığı en güzel şey bu şarkı. şarkının çaldığı sahne zaman zaman aklıma düşer ve izlerim. bu diziyi nasıl batırdılar hala inanamıyorum.
devamını gör...

ilk kez bu gece dinliyorum. ne tesadüf ki gece gece hep sevdiğim şarkılar çalıyor sonrakini merak ettiğimden kapatamıyorum da. güzel hareket olmuş tebrik ederim. aynen böyle devam.
devamını gör...

- gereksiz gürültü ve insanlara tahammülün kalmayışı.
devamını gör...

ülkenin neresine kazma atsan bir maden, tarihi eser çıkmakta, ancak gel gör ki bunu kullanmak / değerlendirmek .. işte o mesele.

tarım kredi iştiraki gübretaş'a ait maden sahasında 3,5 milyon onsluk altın varlığı tespit edildi. rezervin parasal değeri yaklaşık 46 milyar lira. buradan
devamını gör...

ülkemiz için distopya olamayacak kitaptır.
devamını gör...

(bkz: iyinin ve kötünün ötesinde)
nietzsche'nin felsefesini zerdüştle birlikte en iyi anlatan kitabıdır. nietzsche bütün toplumsal değer yargılarını "çekiç" ile parçalayarak "iyi" ve "kötü" yü tekrar tanımlar.


- herkese hitap eden kitaplar daima pis kokan kitaplardır: küçük-insan-kokusu sinmiştir üzerlerine. halkın yiyip içtiği, hatta ibadet ettiği yer pis kokar. temiz hava solumak isteyen, kiliselere gitmemeli. sy 39


-

birçoklarıyla aynı fikirde olma kötü beğenisini kendi kendinden uzak tutmalı. komşu da onu ağzına aldığında "iyi" artık iyi değildir. hele ki " ortak iyi" diye bir şey nasıl olabilir! ortak olabilen her zaman nasıl olduysa öyle olacaktır: büyük şeyler büyükler içindir, uçurumlar derinler içindir, narinlikler ve ürperti hassaslar için, ve genel olarak ve kısaca, nadir olan ne varsa enderler içindir. sy 50

- büyük bir dinsel zorbalık merdiveni vardır, çoktur basamakları; ama bunlardan üç tanesi en önemlileridir. insan bir zamanlar tanrısına insanları, belki de en sevdiklerini kurban ederdi, - tarih öncesi tüm dinlerde ilk doğan çocuğun kurban edilmesi buna dahildir; imparator tiberius'un capri adasındaki mitras mağarasında kurban edilmesi, roma çağdışılıklarının en tüyler ürperticisi de buna dahildir. sonra insanlığın ahlaki döneminde, insan sahip olduğu en güçlü içgüdüyü, " doğasını" kurban etti tanrısına; keşişin, bu inanmış " doğallık-karşıtı" nın salim bakışında bu şölen neşesi parıldıyor. nihayet: ne kaldı geriye kurban edecek? sonunda her türlü avutucu, kutsal, iyileştirici olan, her türlü umudu, gizli uyuma, gelecekteki mutluluklara ve adaletlere duyulan her türlü umudu, her türlü inancı kurban etmek gerekmez miydi? tanrının kendisini kurban etmek ve kendi kendine zorbalıkla, taşa, aptallığa, ağırlığa, kadere, hiçliğe tapınmak gerekmez miydi? hiçe karşılık tanrıyı kurban etmek- son zalimliğin bu paradoks gizemi, şimdi gelmekte olan kuşağa saklandı: hepimiz şimdiden birazını biliyoruz bunun. sy 64

- ucubelerle savaşanın bu arada kendisinin de bir ucubeye dönüşmemeye dikkat etmesi gerekir. uzun süre bir uçuruma bakarsan, uçurum da senin içine doğru bakar. sy 90

- kişi nihayetinde kendi arzusunu sever, arzuladığı şeyi değil. sy 95

- ırzına geçilmişlerin, ezilmişlerin, acı çekenlerin, özgür olmayanların, kendinden-emin-olmayanların ve yorgunların ahlak üzerine fikir yürüttüklerini varsayalım: onların ahlaki değerlendirmelerinin türdeşi ne olacaktır? muhtemelen insanın genel konumu hakkında kötümser bir kuşku dile gelecektir, belki de insanın konumuyla birlikte bir yargılanışı. kölelerin bakışı güçlülerin erdemlerine yetersizdir: kuşkulu ve güvensizdir, orada saygı duyulan her türlü " iyiye" karşı güvensizlikte incelmiştir, - oradaki mutluluğun sahici olmadığına ikna edilebilir. bunun tersine, varoluşun acılarını hafifletmeye hizmet eden özellikler öne çıkartılacak ve ışığa boğulacaktır: merhamet, iyilikseven, yardımsever el, sıcak kalp, sabır, çalışkanlık, tevazu, nezaket saygı görür burada-, çünkü bunlar varoluşun basıncına dayanmak için yararlı nitelikler ve handiyse yegane araçlardır. köle-ahlakı özünde bir yararlılık-ahlakıdır. o ünlü "iyi" ve "kötü" karşıtlığının doğduğu yer burasıdır:- kötüde güç ve tehlikelilik hissedilir, aşağılamanın ortaya çıkmasına izin vermeyen belirli bir korkutuculuk, incelik ve güçlülük. demek ki köle-ahlakına göre " kötü" korku uyandırır; efendi ahlakına göreyse korku uyandıran ve uyandırmak isteyen özellikle "iyi"dir, "fena" insan ise aşağılık olarak hissedilir. köle ahlakı mantıksal sonucuna ulaştığında köle düşünüş tarzı içinde iyinin her halükarda tehlikesiz insan olması gerektiği için: iyi huyludur, kolayca aldatılabilir, belki de biraz aptaldır, un bonhomme'dur, sonunda bu ahlakın "iyi"leri de - hafif ve iyi niyetli olabilen- bu aşağılamadan bir nebze pay aldıklarında, bu karşıtlık doruk noktasına varır: köle-ahlakının ağırlık kazandığı her yerde dil " iyi " ve " kötü " sözcüklerini birbirlerini yakınlaştırma eğilimindedir. sy 203
devamını gör...

cips paketinin içinde iki taso bulmak.
devamını gör...

gerçeklerle yüzleşmekten korkmuyorum artık ben büyüdüm..
devamını gör...

o bakanın ismi cahit aral'dır. radyasyon kemiklere iyi gelir diyende bizzat kendisidir.

kameralar karşısında çay içerek şovunu yapmayı da ihmal etmemiştir.

1986 yılında çernobil nükleer faciasında, karadenizde üretilen çayları imha etmemek için bu soytarılığa imza atan adamdır.

tipinden de anlaşılacağı üzere, şuan ki malum yöneticileri andırmaktadır.

84 yaşında ölmüştür.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kurucusu olduğum sözlüğü vaktim olmadığı için satıyorum. bitcoin ile ödeme kabul edilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim