hissettiğin yaş sorunsalı
sahip olmadığım sorunsal.
yaşsızım ben.
yaşsızım ben.
devamını gör...
anne bedduaları
asla beddua etmem, hatta çocuklarıma biraz yüksek sesle konuşsam, "anne bağırmadan konuş lütfen" diye beni uyarıyorlar * ki haklılar. çünkü ben hep insanlar * konuşarak sorunlarını çözmeliler diye onlara öğrettim.
devamını gör...
ot gibi yaşıyorsun kızım ot
kendime sıklıkla söylediğim cümle. biraz oblomovluk, biraz korkaklık ve çokça güvensizlikten kaynaklanan bir hayat içerisinde ot gibi yaşıyorum. bir yandan uzun yolculuklar planlarken bir yandan günün birinde "kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım." demekten korkuyorum. korkuyorum sözlük. kendi hayatım içinde kendi hayatıma yabancı kalmaktan, günün birinde öylesine bir insan olarak ölüp gitmekten ve dünya üzerinde beni tanıyan son insan da öldükten sonra unutulmaktan, bu ömrün sevip sevilemeden geçmesinden korkuyorum. tüm bu olasılıkların içerisinde kendim için en doğru olasılığı bulmaya çalışırken bu hayatın geçici olduğunu unutmaktan korkuyorum. ve bu satırları buraya kendim için bırakıyorum.
"söz ver kendine
denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin"
ot gibi yaşama kızım, ot gibi yaşamayalım. bu başlığın altına siz de ot gibi yaşamama kararlarınızı bırakın ve hepimiz hayata bir yerinden başlayalım.
"söz ver kendine
denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin"
ot gibi yaşama kızım, ot gibi yaşamayalım. bu başlığın altına siz de ot gibi yaşamama kararlarınızı bırakın ve hepimiz hayata bir yerinden başlayalım.
devamını gör...
kedi fotosu atayım da belki karı kız düşer
ozgur1ey 'e katılıyorum. öküz fotosu anlamlı ve daha farklı bir bakış açısı ile karşımızda. tarz değişikliği önemlidir. yılan,akrep,timsah hatta domestic hıyar'ın yaptığı gibi ayı resmi de denenebilir.kendisi çok başarılı olamamış ama olsun denemekte fayda var.
devamını gör...
hayattan gram zevk almamak
benim sahip olmadığım düşüncedir. aslında zevk alınacak çok şey var ama maalesef onları göremiyoruz. ben de göremiyorum. ama üniversiteye hazırlanan bir öğrenci olarak geleceğim için planladığım şeyleri düşündükçe ve bunları düşündükçe zevk almam kolaylaşıyor.
devamını gör...
meute
11 kişilik alman tekno bando grubudur.
devamını gör...
valkyries
iskandinav mitolojisi'nde odin'in kutsal hizmetçileridir.
devamını gör...
ramazanda içki içen adama çöpe at baskısı yapılması
neyse ki olay içki içen çocuğun oradan uzaklaşmasıyla son bulabilmiş.
sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, sokakta oturmuş halde içecek içen bir yurttaşı elindeki şişe nedeniyle taciz eden kişiler görülüyor. iftar saatinden önce içecek tüketmesi nedeniyle şahsa "ramazan ayındayız" hatırlatması yapan gruptakiler, içeceğin çöpe atılmasını istiyor. şahıs bu baskı üzerine bulunduğu yerden uzaklaşıyor.
bu sırada olay yerinde bulunan bir polisin ise yaşananları seyretmesi dikkat çekiyor.
buradan
sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, sokakta oturmuş halde içecek içen bir yurttaşı elindeki şişe nedeniyle taciz eden kişiler görülüyor. iftar saatinden önce içecek tüketmesi nedeniyle şahsa "ramazan ayındayız" hatırlatması yapan gruptakiler, içeceğin çöpe atılmasını istiyor. şahıs bu baskı üzerine bulunduğu yerden uzaklaşıyor.
bu sırada olay yerinde bulunan bir polisin ise yaşananları seyretmesi dikkat çekiyor.
buradan
devamını gör...
20 mayıs 2021 meral akşener'in çıldırması
şuradan başlayalım:
rize’nin ikizdere ilçesini ziyareti esnasında iyi parti genel başkanı meral akşener’e bağıran havva sevgen, “normal emekli bir vatandaşım ben, ne yanlısı olacağım. bağırdı çağırdı çekip gittiler, benim de psikolojim bozuldu” dedi.
bunları söyleyen şu kadın:

gelelim sadede; en güçlü muhalefet liderlerinden biri , hunharca talan edilen memleketin doğa harikası ikizdere’ye gitmiş, bir tane beyni yıkanmış cahili salmışlar üzerine o da ağzının payını vermiş. iktidardaki sahtekarlara alenen pkk ile işbirliği yaptıkları halde tek kelime edemeyenler, şaşkın ördek gibi muhalefete hesap sormaya kalkınca da azarı elbette yiyeceklerdir. apolitik sanatçı tarkan’ı bile taraf haline getiren bir doğa katliamı yaşandığının farkında mısınız siz orada?
olup bitenin çok net bir şekilde farkında olan, iktidarın paralı askerlerince yapılan bütün itibarsızlaştırma çabalarının özünde mevcut iktidarın yağma düzenini korumak derdinde olduğunu bilen kurnazlar , bu olup bitenleri “kaynak nerede” şeklinde zayıflatmaya çalışanlar, saçma sapan espriler ile sulandırmaya uğraşanlar, başka bahanelerle , ilgisiz konularla ile saptırmaya uğraşanlar yardım ve yataklık sevdalısı zavallılardır. samimi olan, o kaynağa ulaşır. yazarın böyle bir eksiği olmuşsa da tamamlar. sen kıvırmadan söyle esas, kim işbirliği içine girdi pkk temsilcisi öcalan ile? meral akşener iftira mı atıyor?
uydurma bir alıntıyı zaten moderasyon fark eder ve kaldırır. biraz dürüst olun. kasten var olan bir gerçeği saptırma merakında olanlar, ülkemizi yağma hasan’ın böreği olarak görüp önlerine düşecek iki kemikle yaşamlarını sürdürenler zavallıdır.
bu iktidar ve destekçileri iki yüzlü, vatana düşman, ülkeyi yerle yeksan etmeye uğraşan bir haramiler çetesidir. toprağını, suyunu, bütün değerli unsurlarını göz göre göre talan edenlere göz yumanlar en az yapanlar kadar suçlu ve haysiyetsizdir. bunlara hala meşruiyet sağlama peşinde koşanlar ise satılmış karaktersizlerdir. rezil olmaya doymayan kösele suratlarıyla pişkin pişkin yaşayanlara daha da edecek söz bulamıyorum.
iyi parti genel başkanı meral akşener, ikizdere’deki esnafı ziyareti öncesi bir kadının “pkk ile işbirliği yapan chp ile neden birliktesiniz?” sorusuna tepki gösteri. akşener, “ezan okuyor nasıl bir iftira sizi allah’a havale ediyorum. ‘megri megri’yi ben mi söyledim? osman öcalan’ın mektubunu ben mi okutturdum? hadi be oradan” diye yanıt verdi.
kaynak severler için
rize’nin ikizdere ilçesini ziyareti esnasında iyi parti genel başkanı meral akşener’e bağıran havva sevgen, “normal emekli bir vatandaşım ben, ne yanlısı olacağım. bağırdı çağırdı çekip gittiler, benim de psikolojim bozuldu” dedi.
bunları söyleyen şu kadın:

gelelim sadede; en güçlü muhalefet liderlerinden biri , hunharca talan edilen memleketin doğa harikası ikizdere’ye gitmiş, bir tane beyni yıkanmış cahili salmışlar üzerine o da ağzının payını vermiş. iktidardaki sahtekarlara alenen pkk ile işbirliği yaptıkları halde tek kelime edemeyenler, şaşkın ördek gibi muhalefete hesap sormaya kalkınca da azarı elbette yiyeceklerdir. apolitik sanatçı tarkan’ı bile taraf haline getiren bir doğa katliamı yaşandığının farkında mısınız siz orada?
olup bitenin çok net bir şekilde farkında olan, iktidarın paralı askerlerince yapılan bütün itibarsızlaştırma çabalarının özünde mevcut iktidarın yağma düzenini korumak derdinde olduğunu bilen kurnazlar , bu olup bitenleri “kaynak nerede” şeklinde zayıflatmaya çalışanlar, saçma sapan espriler ile sulandırmaya uğraşanlar, başka bahanelerle , ilgisiz konularla ile saptırmaya uğraşanlar yardım ve yataklık sevdalısı zavallılardır. samimi olan, o kaynağa ulaşır. yazarın böyle bir eksiği olmuşsa da tamamlar. sen kıvırmadan söyle esas, kim işbirliği içine girdi pkk temsilcisi öcalan ile? meral akşener iftira mı atıyor?
uydurma bir alıntıyı zaten moderasyon fark eder ve kaldırır. biraz dürüst olun. kasten var olan bir gerçeği saptırma merakında olanlar, ülkemizi yağma hasan’ın böreği olarak görüp önlerine düşecek iki kemikle yaşamlarını sürdürenler zavallıdır.
bu iktidar ve destekçileri iki yüzlü, vatana düşman, ülkeyi yerle yeksan etmeye uğraşan bir haramiler çetesidir. toprağını, suyunu, bütün değerli unsurlarını göz göre göre talan edenlere göz yumanlar en az yapanlar kadar suçlu ve haysiyetsizdir. bunlara hala meşruiyet sağlama peşinde koşanlar ise satılmış karaktersizlerdir. rezil olmaya doymayan kösele suratlarıyla pişkin pişkin yaşayanlara daha da edecek söz bulamıyorum.
iyi parti genel başkanı meral akşener, ikizdere’deki esnafı ziyareti öncesi bir kadının “pkk ile işbirliği yapan chp ile neden birliktesiniz?” sorusuna tepki gösteri. akşener, “ezan okuyor nasıl bir iftira sizi allah’a havale ediyorum. ‘megri megri’yi ben mi söyledim? osman öcalan’ın mektubunu ben mi okutturdum? hadi be oradan” diye yanıt verdi.
kaynak severler için
devamını gör...
zihinde yer etmiş anonslar
hanımların dikkatine!
overlok makinesi ayağınıza geldi!
halı, kilim, paspas, yolluk kenarına, halıfleks kenarına overlok yapılır. beş dakikada teslim edilir.''
overlok makinesi ayağınıza geldi!
halı, kilim, paspas, yolluk kenarına, halıfleks kenarına overlok yapılır. beş dakikada teslim edilir.''
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
insan böyle haberleri duyunca mutlu oluyor, fikirlerin yazılara döküldüğü harika işlerden birisi daha.
devamını gör...
normal sözlük ana dilde başlık açma kısıtlaması
bu şekilde başlık açmak serbest bırakılacaksa yönetimin yazarların bunu engelleyebileceği bir seçenek sunması gerekli. kim ne yazıyorsa yazsın ancak takdir edersiniz ki ben de okuyamadığım bir alfabeyi sürekli akış kısmında görmek istemiyorum.
edit: anlatım bozukluğu
edit: anlatım bozukluğu
devamını gör...
yesilturkan90
maneviyatı güçlü, dili zengin yeni yazarım.
karşılıklı birbirimizi beğeniyoruz ne mutlu bana ilk nick altı da bana nasip oldu.
hoş gelmiş aramıza.
karşılıklı birbirimizi beğeniyoruz ne mutlu bana ilk nick altı da bana nasip oldu.
hoş gelmiş aramıza.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ilk dakikasından beri keyifle dinlediğimiz özlenen,anlamlı yayın.emek veren yazar arkadaşlara teşekkürler.
devamını gör...
bursa uçağı
1975 yılında izmir - istanbul seferini yaparken atatürk havalimanını ( o zamanki adıyla yeşilköy) pas geçtikten sonra marmara denizi'ne düşen yolcu uçağı. kazada 42 kişi yaşamını yitirmiş. uçağın enkazı hala denizin altında duruyor. iç burkan kazada ölen yolcular arasında şarkıcı seyyal taner' in kız kardeşi ile fatih terim'in kayınpederi de bulunuyor.
devamını gör...
aşık olmak
ben eskiden bunun "bir anda" olduğuna inanmazdım. sonra bir anda fark ettim aşık olduğumu. yıllarca sözümona taş kestirdiğimiz kalbimizi eritip, toz konduramadığımız yalnızlığımıza anında sırt döndürebiliyormuş. güçlü bir şey bu. üzerine konuşacağız, bu işleri iyi bilenler arasında bir dertleşme olacak. biralarımız ve çerezimiz hazır; alkol ve müzik de etkisini gösterdiğine göre başlayalım.
ilk olarak, insan aşık olduğunu gün boyunca onu düşünüp, işlerini, odağını ertelemeye başladığında anlıyor. sözgelimi akşam oyun oynayacaksınız ya da film izleyeceksiniz. hiç şansı yok. çıkarsınız balkona, yakarsınız bir sigara ve onu düşünürsünüz. herkesin hayalleri farklı farklıdır ama her biri titizlikle işlenir. adım adım kurgularsın sahneleri. yanlış olan, tutarsız olan bir durum olursa durdurursun mesela hayali. orayı düzenlersin, tekrar tekrar oynatırsın. otobüs durağında sarılmışsındır. orada olmaz, otobüs ve insanlar vardır. o halde otobüs durağının biraz ilerisinde sarılırsın, daha rahattır. olmayacak şeyleri de düzenlersin. öpersin mesela. haha, hop dedik! daha erkendir a.koyim. daha 2 ay geçmiştir ve öpmek için erkendir. hemen geri sararsın, öpücük yoktur. sadece sarılmak yeter de artar bile. allah bereket versin. bir bakmışsın hava kararmış, 1 saattir aynı yere bakmışsın ya da şarkı listenin sonuna gelinmiştir. sigara paketinin dibi görünmüştür; ne hayaller üflenmiştir gökyüzüne. nefistir gerçekten. çok güçlüdür.
allah bereket versindir aslında. eh, bu kadarı yetmelidir neticede. yetmez. bir kadın vardır; bedenen orada değildir ama oradadır. heyecan bastırıyordur sürekli. mutlusundur işte. lakin yetmez. aşk, benlikten bilince buram buram akar. o durmak istese sen durmazsın. "ben biraz uzanacağım, bugün erken uyuyacağım" der kaçarsın. sonra 3 saat geçer, kalkar bir sigara içersin. ne oldu ? "uyku tutmadı a.koyim, kafamız bozuk." haha. kafa falan bozuk değildir, "sevdiğim kadını düşünmek için biraz yalnız kalmak istedim" diyemezsin. aşk biraz özeldir neticede. akıtırsın aşkı her zerrene. bir noktadan sonra bilinç alarm vermeye başlar. hayallerden alınan haz, yerini ızdıraba bırakmaya başlar. bunun sebebi şudur abicim: o ellerini tuttuğun, sarıldığın insanın hayalinde yarattığı duygunun gerçeğini istiyorsun. bu kadar basit. net bir şey. o hissin bir imitasyonunu kafanda kurgulayıp yaşamak yetmiyor insana işte lan. bu kadar basit a.koyim.
işte bu noktada arızaya bağlıyoruz. çünkü hayalimizde kadın, biz ona sarılmak istediğimizde sarılıyordur. çünkü biz öyle istemişizdir. lakin gerçekler farklıdır. gerçek nedir biliyor musunuz ? "bu akşam beraber yemek yiyelim mi ?" bile diyememektir. haha, bu kadar uzaktır işte hayallerle gerçekler. sonra diyelim ki yemeğe çıktık. öyle bir duygusal ortam olur ki davet kabulu tamamen nezakettendir. telefon eldedir, biz sohbet ederken birileriyle konuşulmaktadır. taksi durağına yürüdük. "hadi görüşürüz" deyip kapıyı vurup girer. haha, eve kıçından vurulmuş gibi topallayarak dönersin.
bazıları, hayal dünyası ile gerçek arasında bir ilişki kurar. gerçekler acıdır maalesef, bunu bilirler. o yüzden o günün kurgusunu, kendi hayallerinden ziyade karşısındakinin davranışlarından yapar. basit bir ortamda, birer dal sigara içilmiştir. mevzu basittir. 10 dakikadır toplasan. lakin dakikada bir mesaj için telefona bakılıyordur. nedir bu ya a.koyim. sen, onun gözlerinden başka bir yere baktığın zamanlarda dahi "dön hadi, konu aç, onu dinleyeceğin, onun da konuşacağı bir şey bul aptal herif" diye kendine kızarken, o başka bir insana cevap yetiştirmektedir. senin için adil değildir ama gerçektir. sen onu, o başkasını.
bu sahneye bakarsın, o akşam yemeği davetini düşünürsün. vay anasınıdır ya. altı üstü 2 saat beraber oturup sohbet etmektir bütün mesele. işin içine duygular, başka başka hayal kırıklıkları, umutsuzluklar girince bir anda imkansız gelir o basit yemek. basit bir yürüyüşün arkasından bir sarılma; çok uzaktır artık senden. kendi kendine gelin güvey olmuşsundur kaç gecedir. hiçbirinde aklına bile gelmemişsindir belki. kendin çalıp oynamışsındır. kendi kendini aldatmışsındır.
hepsini bir toparlarsın. "peki" dersin. "bu işler böyleymiş, bizim haddimize değilmiş." artık kenardasındır, kenarı kabullenmişsindir. mücadele yoktur, cesaret yoktur ortada. bir yandan da eskisi gibi yalnızlığınla mutlu değilsindir artık. seni kucağından bir anda bırakmıştır ve tutmasını istediğin insan da tutmamıştır. sen düşerken, o bunu görürken, başka yöne bakmıştır işte. şimdi ne yalnızlık tutar elini ne de aşk. ikisinde terk edip gitmiştir kısacık bir sürede, sahipsiz kalmışsındır. düşüp, paramparça olursun.
bir kenarda, yavaş yavaş kırılan parçalarını toplamaya başlarsın. ilk bir iki gün geçer, biraz toparlanma var gibidir. üçüncü gün, zihnini aldatmaya gücünün kalmadığı zaman, bir anda tüm sahneyi görürsün. parçaların her yerdedir. çok yükselmiş ve büyük düşmüşsündür. artık zaman lazımdır, yine, yeniden zamana sığınırsın.
bu aşkın kavuşulduğu versiyonunu hiç deneyimlemedim. deneyimleyemediğim şeyi de yazamam. ben aşkın, acısını yaşayanlarla konuşabilirim ancak.
ilk olarak, insan aşık olduğunu gün boyunca onu düşünüp, işlerini, odağını ertelemeye başladığında anlıyor. sözgelimi akşam oyun oynayacaksınız ya da film izleyeceksiniz. hiç şansı yok. çıkarsınız balkona, yakarsınız bir sigara ve onu düşünürsünüz. herkesin hayalleri farklı farklıdır ama her biri titizlikle işlenir. adım adım kurgularsın sahneleri. yanlış olan, tutarsız olan bir durum olursa durdurursun mesela hayali. orayı düzenlersin, tekrar tekrar oynatırsın. otobüs durağında sarılmışsındır. orada olmaz, otobüs ve insanlar vardır. o halde otobüs durağının biraz ilerisinde sarılırsın, daha rahattır. olmayacak şeyleri de düzenlersin. öpersin mesela. haha, hop dedik! daha erkendir a.koyim. daha 2 ay geçmiştir ve öpmek için erkendir. hemen geri sararsın, öpücük yoktur. sadece sarılmak yeter de artar bile. allah bereket versin. bir bakmışsın hava kararmış, 1 saattir aynı yere bakmışsın ya da şarkı listenin sonuna gelinmiştir. sigara paketinin dibi görünmüştür; ne hayaller üflenmiştir gökyüzüne. nefistir gerçekten. çok güçlüdür.
allah bereket versindir aslında. eh, bu kadarı yetmelidir neticede. yetmez. bir kadın vardır; bedenen orada değildir ama oradadır. heyecan bastırıyordur sürekli. mutlusundur işte. lakin yetmez. aşk, benlikten bilince buram buram akar. o durmak istese sen durmazsın. "ben biraz uzanacağım, bugün erken uyuyacağım" der kaçarsın. sonra 3 saat geçer, kalkar bir sigara içersin. ne oldu ? "uyku tutmadı a.koyim, kafamız bozuk." haha. kafa falan bozuk değildir, "sevdiğim kadını düşünmek için biraz yalnız kalmak istedim" diyemezsin. aşk biraz özeldir neticede. akıtırsın aşkı her zerrene. bir noktadan sonra bilinç alarm vermeye başlar. hayallerden alınan haz, yerini ızdıraba bırakmaya başlar. bunun sebebi şudur abicim: o ellerini tuttuğun, sarıldığın insanın hayalinde yarattığı duygunun gerçeğini istiyorsun. bu kadar basit. net bir şey. o hissin bir imitasyonunu kafanda kurgulayıp yaşamak yetmiyor insana işte lan. bu kadar basit a.koyim.
işte bu noktada arızaya bağlıyoruz. çünkü hayalimizde kadın, biz ona sarılmak istediğimizde sarılıyordur. çünkü biz öyle istemişizdir. lakin gerçekler farklıdır. gerçek nedir biliyor musunuz ? "bu akşam beraber yemek yiyelim mi ?" bile diyememektir. haha, bu kadar uzaktır işte hayallerle gerçekler. sonra diyelim ki yemeğe çıktık. öyle bir duygusal ortam olur ki davet kabulu tamamen nezakettendir. telefon eldedir, biz sohbet ederken birileriyle konuşulmaktadır. taksi durağına yürüdük. "hadi görüşürüz" deyip kapıyı vurup girer. haha, eve kıçından vurulmuş gibi topallayarak dönersin.
bazıları, hayal dünyası ile gerçek arasında bir ilişki kurar. gerçekler acıdır maalesef, bunu bilirler. o yüzden o günün kurgusunu, kendi hayallerinden ziyade karşısındakinin davranışlarından yapar. basit bir ortamda, birer dal sigara içilmiştir. mevzu basittir. 10 dakikadır toplasan. lakin dakikada bir mesaj için telefona bakılıyordur. nedir bu ya a.koyim. sen, onun gözlerinden başka bir yere baktığın zamanlarda dahi "dön hadi, konu aç, onu dinleyeceğin, onun da konuşacağı bir şey bul aptal herif" diye kendine kızarken, o başka bir insana cevap yetiştirmektedir. senin için adil değildir ama gerçektir. sen onu, o başkasını.
bu sahneye bakarsın, o akşam yemeği davetini düşünürsün. vay anasınıdır ya. altı üstü 2 saat beraber oturup sohbet etmektir bütün mesele. işin içine duygular, başka başka hayal kırıklıkları, umutsuzluklar girince bir anda imkansız gelir o basit yemek. basit bir yürüyüşün arkasından bir sarılma; çok uzaktır artık senden. kendi kendine gelin güvey olmuşsundur kaç gecedir. hiçbirinde aklına bile gelmemişsindir belki. kendin çalıp oynamışsındır. kendi kendini aldatmışsındır.
hepsini bir toparlarsın. "peki" dersin. "bu işler böyleymiş, bizim haddimize değilmiş." artık kenardasındır, kenarı kabullenmişsindir. mücadele yoktur, cesaret yoktur ortada. bir yandan da eskisi gibi yalnızlığınla mutlu değilsindir artık. seni kucağından bir anda bırakmıştır ve tutmasını istediğin insan da tutmamıştır. sen düşerken, o bunu görürken, başka yöne bakmıştır işte. şimdi ne yalnızlık tutar elini ne de aşk. ikisinde terk edip gitmiştir kısacık bir sürede, sahipsiz kalmışsındır. düşüp, paramparça olursun.
bir kenarda, yavaş yavaş kırılan parçalarını toplamaya başlarsın. ilk bir iki gün geçer, biraz toparlanma var gibidir. üçüncü gün, zihnini aldatmaya gücünün kalmadığı zaman, bir anda tüm sahneyi görürsün. parçaların her yerdedir. çok yükselmiş ve büyük düşmüşsündür. artık zaman lazımdır, yine, yeniden zamana sığınırsın.
bu aşkın kavuşulduğu versiyonunu hiç deneyimlemedim. deneyimleyemediğim şeyi de yazamam. ben aşkın, acısını yaşayanlarla konuşabilirim ancak.
devamını gör...
yayın önerisi
gündem hakkında iki kişinin karşılıklı diyalogları şeklinde bir program olsa ne güzel olurdu.
hatta interaktif olması için o iki kişi mesaj kutularından diğer radyoyu dinleyen dinleyicilerle iletişime geçip sadece iki kişiyle sınırlandırmaya bilirler.
hatta interaktif olması için o iki kişi mesaj kutularından diğer radyoyu dinleyen dinleyicilerle iletişime geçip sadece iki kişiyle sınırlandırmaya bilirler.
devamını gör...
sigaranın faydaları
eksi sonsuza doğru gider.
sigara kullanan kişilerin kanser nedeniyle ölüm oranı, kullanmayanlardan 15 - 25 kat daha fazla. hatta yapılan araştırmalarda, içilen her bir sigaranın insan ömründen 12 dakika çaldığı hesaplandı. dünyada her yıl 4 milyon, türkiye’de ise 100 bin insan sigaradan hayatını kaybediyor.
www.bayindirhastanesi.com.t....
sigara kullanan kişilerin kanser nedeniyle ölüm oranı, kullanmayanlardan 15 - 25 kat daha fazla. hatta yapılan araştırmalarda, içilen her bir sigaranın insan ömründen 12 dakika çaldığı hesaplandı. dünyada her yıl 4 milyon, türkiye’de ise 100 bin insan sigaradan hayatını kaybediyor.
www.bayindirhastanesi.com.t....
devamını gör...
