enis blayton tarafından yazılmış, serüven serisi: serüven adası, serüven şatosu, serüven vadisi, serüven denizi, serüven dağı, serüven gemisi...
hayatımda okuduğum en efsane hissettiren, küçücük dünyamda hayal peşinde koşmamı sağlayan, kendi maceralarımı yaşamaya heves ettiren kitaplardı. ilk önce bir çırpıda hızlıca okur, sonrasında da benzer bir hayatı hayal ederdim. ikisi de çok keyif verirdi.
türkçeye can, canan, gül, mete diye geçen dört arkadaşın maceralarını içeren romanın adaptasyon olarak çevrildiği ve de içeriğinde çokça cinsiyetçi bir tutum sergilediğini fark etmek ise yetişkinlik zamanımın halleri. çok merak ediyor olmama rağmen kitapları bir kez daha okuma cesaretim yok. hayal kırıklığı yaşamaktan, üzerimdeki tesirini yitirmekten korktuğum için yaklaşık yirmi-yirmi beş yıllık* anıların izinden aklımda kalan heyecan, çok heyecan.
devamını gör...

bu güzel yorumlarınız için hepinize teker teker teşekkür ederim.. bugünümü tek güzelleştiren sizin bu güzel yorumlarınız oldu..
nickimin anlamını da bu kadar kurcalamayın bee.. önemsiz birşey..
devamını gör...

öyle bir ülke ki tuttuğun yerden elinde kalıyor. hiç kimse davasında samimi değil. bir taraf hümanizm, barış, kardeşlik altında bunları yapıyor. bir taraf terörist elebaşının abisini devletin kanalına çıkartıp vatanseverlik oynuyor. olan askerimize, polisimize ve vatandaşımıza oluyor. günahı yokken öldürülen sivillere mi üzüleyim, şehit olan dağ gibi askerlerimize mi üzüleyim, yoksa ülkemin getirildiği hale mi üzüleyim bilmiyorum. kahırdan öleceğiz. öldürecek bunlar bizi.
devamını gör...

"daha çok yaşayanlar bile, kendini yetiştirme işini ömürlerinin ilk döneminde bitirmiştir."
bir ömür nasıl yaşanır, ilber ortaylı
devamını gör...

dedim sivrisinek kardeş bu ne açlık
dedi ama sizin pencereler hep açık
dedim geliyor sivri savar kaç artık
dedi amanın öleceğiz bu aşık biraz kaçık.
devamını gör...

14 ağustos 1963 ankara doğumlu, tiyatro sinema ve dizi oyuncusu, aynı zamanda balerin. bir dönem müjde ar ile evlilik yapan müzisyen ve besteci atilla özdemiroğlu'nun kızıdır.

en bilinen filmi şekerpare'dir. (bkz: şekerpare (film)) bu filmde ki 'nah peyker,hapı yuttun namussuz ziver' repliği izleyen herkes tarafından hatırlanacaktır. ilgili sahneyi şöyle koyalım;
devamını gör...

âna göre değişebilen şeylerdir.

kokunuzu daha iyi duyumsayabilmek için size doğru dönen kar tavşanı gibi 8 aylık bir kız bebek düşünün. bir kaç buçuk santimetrelik elini göğsünüze koyar.sol bacağını da karnınıza yaslar.dünyanın pisliğinden dehşetinden bir haber, bir yandan emziğini şapırdatarak diğer yandan sizi süzerek uyur.uyanmasın diye saatlerce kıpırdamazsınız.
o an baba olmayı çok istemiştim.
dünyanın en huzur verici düşüncesiydi.

geçen sene 1 aylık kar topu gibi yavru bir köpeği annesinden ayırdılar.
geceydi,hava yağmurluydu aldım odama.küçük kilimden bir yer yatağı yaptım.uyudum. şiddetli gök gürültüsünün sesiyle uyandım.yataktan inip ışığı açtım.tespih boncuğu gibi gözlerini korkuyla bana dikmiş titriyor.yanına oturup duvara yaslandım.duvarla sırtımın arasına girdi,biblo gibi yana devrildi, patilerini belime bastırarak uyudu.uyanmasın diye 2 saat kıpırdamadım.
o an bir köpek olmak istedim.
dünyanın en huzur verici düşüncesiydi.
devamını gör...

istanbul'dan balıkesir - burhaniye'ye kadar, şoför bir yandan, arkadaki bir yandan, öndeki bir yandan 8 saat boyunca içeriyi barbut masasına çevirmişti.
daha 8 yaşındaydım. ömrümde böyle işkence görmemiştim.
devamını gör...

zamandan tasarruf yerine muhtemelen kabinlerde daha çok yoğunluğa sebep olacaktır. ihtiyaç olmayan bir istektir.
devamını gör...

(bkz: herbokolog)
devamını gör...

iko hıristiyan bir misyoner olamaz. asıl hıristiyan misyoner benim!

(bkz: entry nick uyumu)
devamını gör...

ne olursa olsun kapıyı çarpıp gitmemek gerekir. zira eğer geri dönmek isterseniz kapıyı kapalı bulursunuz.

ayrıca günümüzde oldukça zor hatta imkansızdır.

siz her şeyi bıraksanız bile her şey sizi bırakmaz.
devamını gör...

rengarenk kişiliklerimizin ve farklı farklı bakış açılarımızın olduğu; kavramların kişiden kişiye göre değiştiği bir dünyada burada yazıyoruz. çünkü bizi bu çeşitli düşüncelerin içindeki uyumumuzu yansıtan ismi benimsemiştik. ait hissetmiştik.
bu yüzden ben de normal sözlük isminin değişmesi fikrindeyim. bu çeşitliliğin uyumunu yansıtan bir isim olmalı diye düşünüyorum. farklı kültür, yaşayış ve inanışlar var dünyada. bu kendine özgülük içerisinde her düşünceyi makul şekilde yansıtan ortak bir buluşma noktası olan sözlüğümüzde bence olması gereken budur.
devamını gör...

hepimiz iyiysek bu kadar kötülüğü/haksızlığı kim yapıyor demek istediğim insanlar. hep düşünmüşümdür iyi insan,zararsız insan kime /neye göre klasik. çünkü sana iyi olan bana en büyük kötülüğü yapmış olabilir. *
devamını gör...

kadın elini uzatmadıkça elini sıkmamak. - erkekler için-

bunun cinsiyet 'üstünlüğü' ile uzaktan yakından alakası yok sadece bazı kültür ve dinlerde kadınlara dokunulması tabudur.
kadının bunu benimseyip benimsediğini bilemezsiniz.
size dokunduğunda kendini çok kötü ve kirli hissedebilir.
hiç yoktan can sıkmaya gerek yok.
devamını gör...

kırım'da, kafkasya'da türkleri, müslüman milletleri vurmuş, kırmış, sürgün etmiş. hatta devrimi beraber yaptığı adamları bile asıp, kesmiş biridir.
devamını gör...

(bkz: şebnem ferah)
(bkz: evanescence)
devamını gör...

diş hekimliği ve veterinerlik.
devamını gör...

"acaba hangi o****u çocuğunu ısırsam bugün" diye düşünürken istemsizce gerçekleştirdikleri eylemdir.
devamını gör...

başlık aslında kadın yazarların daha çok takipçisi olması sorunsalı olacakmış da kaldırılır diye öyle açılmamış gibime geldi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim