telefonunu kendisi ile bütünleştirmiş emekli amca itemiydi...

şimdi o amcalar facebook ve tik tok kullandığından hepsinde akıllı telefon var.
bu telefon o kaba sığmaz.
eğer sığacak kadar büyüğü yapılsaydı bunu üreten paraya para demezdi aynı tayfa koşarak alırdı.
devamını gör...

iko hâlâ hiçbir şey anlamamıştı. anlamsız bakışlarla sırıtıyordu.
devamını gör...

gıpta ile baktığım ve bir çok yetenekli yazarımızın aynı yetenekte çizerler olduğunu gördüğümüz başlık.
devamını gör...

planlı bir şekilde hareket edebilmek. "evdeyim, nasıl olsa hallederim" düşüncesiyle en basit işler bile karmaşıklaşıyor ve ertelene ertelene dağ gibi büyüyorlar.
devamını gör...

doksanlı yılların sonunda kurulmuş olup ilk albümleri zehr-i zakkum 2007 yılında piyasaya çıkmıştır. teomanla düet yaptıkları albüme de ismini veren şarkılarıyla ilk tanımıştım kendilerini...
.....
"kırgın
bıkkın
dargın
yakarışların
lunaparkta unutulan bir çocuk sanki".......

devamını gör...

yüzümüzü güldüren haber. emeği geçen herkesi gönülden tebrik ediyorum.
devamını gör...

miladi takvimde şu anda bulunduğumuz hicri yılın 50 yıl sonrasını yaşıyoruz evet. tam böyle 1490'lar.
devamını gör...

ne geçmişi getirebiliriz ne de geleceği sadece anı yakalayıp yolumuza devam edebiliriz.
devamını gör...

sunay akın'ın 62 tavşanı isimli şiir derlemesinden bildiğim ve beş senedir cüzdanımda duran şiir. ben biraz eski kafalıyım ondan olsa gerek cüzdanımda şiirler taşımayı seviyorum. illa ki ceketimin iç cebinden, çantamdan ve bazen kenara kaldırdığım kitapların arasından ufak bir kağıda karalanmış bir şeyler çıkar ama istisnasız beş senedir aynı yerde duran bir şiir bu. o bilindik sunay akın esintileri şiirin üstüne başına bulaşmış durumda, okuyunca anlıyor insan şiirin kime ait olduğunu. zaten bir şiirde kız kulesi varsa sunay akın muhakkak o şiirin bir yerinde yer buluyor kendine ve ben bu şiirin hep "gitme kal demeni bekliyorum ama yalnızca rüzgar çekiştiriyor atkımı" yazan yerinde, son dizesinde durup birilerinin atkımdan çekiştirmesini bekliyorum.


büyüklerle ben yapamıyorum
çocuklar da almıyor beni oyunlarına
devlet dairesinde
yangından kurtarılmayacak
sıkışmış bir çekmece gibiyim
açılamıyorum sana

kardeşiyle sokaklarda hep
bir örnek giydirilen sen
nasıl sevmezsin eşitliği
yürürken düşen çoraplarını
aynı hizaya getirmek için
annen değil miydi önünde diz çöken


öpüşme sahnesinin tam ortasında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer:kız kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında


bir kez olsun çıkmazken ağzından
seni sevdiğimi
her gün söylememi yadırgama

bil ki bu şehirde
iskelenin verilmesini
beklemeden atlarım vapurlara

son karesi gibi red kit'in
batan güneşe doğru
sürerken atımı
gitme kal demeni bekliyorum
ama yalnızca
rüzgar çekiştiriyor atkımı




edit: jqenx ukdesi
devamını gör...

(bkz: uçan halı)
piknik sepetini hazırladık güzelce. bindik halımıza, havalandık şöyle, istikamet mesela italya olsun. vardık ve attık kendimizi şöyle roma'da yeşil bir parkın içinde. orada keyfimize keyif katarak döndük geri. sonra halımızı bir güzel silkeleyip rulo yaptıktan sonra koyduk yerine. ne güzel direksiyon, vites, gaz, pedal ile uğraşmak yok, lpg ya da benzin masrafı yok. alkol, ehliyet, ruhsat kontrolü de yok. tabi alkol muayenesi olmayınca çakırkeyfler orada istediği içkiyi de içer ve döner.
uçan halıdan daha güzel vasıta düşünülebilir mi? teknolojinin yetişemediği ve masallarda kalan bir ütopya. gerçekleşse belki halı kadar fiyatları da uçacaktı.
devamını gör...

şırıngaçlı saplambaç.
devamını gör...

“bir kalbim var, et, kan, sinir,
iki gözüm var seni görür
ayaklarım sana gelir,
ellerim seni arar
bir dünya ki kocaman
bir evren sonsuz
sen olmasan ne yarar”
devamını gör...

az önce denk geldim çalışmak zorunda olan bi çocuğa muhabir hayal kuruyor musun diyor “yok! hiçbir hayalim yok” diye cevap veriyor çalışmak zor geliyor mu sorusuna “başta zor geliyor sonra alışıyorsun” diye cevap veriyor.yazık be! bu çocuklara gerçekten yazık! yaşam standartları bu kadar da kötü olmamalı
devamını gör...

insanda terapi özelliği yaratan aktivitedir. bir de yanında müzik dinleyince tüm yorgunluğunuz gider.
devamını gör...

çok sevdiğimiz, yokluğunun katlanılmaz olduğuna inandığımız, birinden önce olmak anlamına gelen sözcük, yazarın da dediği gibi arapçadır.
devamını gör...

ne yapalım ölelim mi!
verin ryt'mizi gidelim buralar hepinize kalsın.
20 altı olur bebe derler, 30 üstü olur moruk derler, yokmu arkadaş bu yaş'ın bir ayarı.
nedir bu 30+ nefreti anlamıyorum.
devamını gör...

resim yapmak. hala içimden yapmak geliyor ama üşeniyorum sanırım*.
devamını gör...

aptal insan.
devamını gör...

memleket hasreti ile yanıp tutuşan orta doğu ve balkanların en iyi yazılımcısı.

ithafen :

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim