öyle yazın tatilde gezmeye gidip "ay domatesler" demeye benzemiyor. sana "buyur" diye çay, gözleme yığan köylü yanına yerleşince... neyse.

ben bütün avantajı planlama yeteneği olması gereken beyaz yakanın bu kadar plansız programsız kulaktan dolma bu işlere atlamasını anlamıyorum. arkadaşın muğla köyündeki evinin yakınlarına on senedir gelip gelip, batıp dönüyor millet. 10 çift olmuştur. "avakado yapacağız", "arıcılık yapacağız"... yılmaz güney filmlerinde kalmışlar. "modern gübre atarsan köylü gibi sürünmezsin". he mnakoyum bi akıllı sensin. ağzını bir açıyor, üçüncü cümleden sonu belli. ha filmi de kendi izlememiştir, izleyen babasından dinlemiştir.

yağış rejimine bakmamış, kışın iklimine zahmet edip göz atmamış, sonra "ev rutubetli, kafamıza yağmur damlıyor". "ev alacak, tamir ettirecek param yok". şu kanada'ya gidip kardan soğuktan şikayet eden türk fıkrasına benziyor. gerçi onun da canlı örneği çoktur eşelesen.
devamını gör...

bir benzerini yapan yılmaz güney’dir.

eşrefpaşalı filminin çekimleri esnasında eşi nebahat çehre’nin kafasının üzerine bardak koyup ateş etmiştir.

silahın içinde gerçek bir mermi vardır. ancak çok korkmasına rağmen yılmaz güney’e çok güvendiğini söyleyen nebahat çehre bu saçmalığı kabul etmiştir.

hangisinin yaptığı daha saçma karar vermemekle birlikte bu saçma aşk gösterisinin gereksiz şiddetinin insanlara anlamlı gelmesine de mana veremiyorum.
devamını gör...

oysa pasta yapıp kesip yeselerdi hem ağızları tatlanırdı hem de gözaltına alınmazlardı:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

isminden de belli olduğu üzere, tom clancy romanlarından esinlenen oyun serisi. stealth shooter sevenler için hala dünyanın bir numarasıdır. 7 oyundan oluşur. serinin dünya çapında bir sürü fanı olmasına rağmen, enteresan bir şekilde 2013'den sonra devam oyunu çıkmamıştır. seriyi oluşturan oyunlar aşağıdaki gibi;

(bkz: tom clancy's splinter cell) (2002)
(bkz: tom clancy's splinter cell: pandora tomorrow) (2004)
(bkz: tom clancy's splinter cell: chaos theory) (2005)
(bkz: tom clancy's splinter cell: essentials) (2006)
(bkz: tom clancy's splinter cell: double agent) (2006)
(bkz: tom clancy's splinter cell: conviction) (2010)
(bkz: tom clancy's splinter cell: blacklist) (2013)

ayrıca eğer (benim gibi) "önüne geleni vur, yak yık, ortamın anasını becer" tarzında oyunlara alışıksanız (serious sam, quake vs vs..) başta çok ters gelen oyundur.

double cross oyuna başlar, gördüğü ilk düşmanı alnının çatından vurur.

telsiz: what the hell are you doing fisher! the mission is over.

lan lan?

double cross gizli olması gerektiğini öğrenmiştir.

terörist kampında gölgeler içinden gizli gizli yürürken bir fare osurur. nöbetçiler ayaklanır;

telsiz: jesus fisher! the mission is over.

bir yıldız kayar, nöbetçiler kıllanır;

telsiz: you are paid to be invisible fisher, the mission is over.

adama sabırlı olmayı öğreten stealt action oyunudur bu seri.

bu serinin pandora tomorrow olanındaki favori enstantane de;

kudüsteki bağlantımız olan mossad ajanıyla buluşunca, "ulan bunun kafasına sıksam bişey olur mu lan eheh" şeklinde bir düşünceden doğar.

ajan: şunu yapmalıyız, bunu yapmalıyız, şuraya gitmeliyiz, gölge ol kimse seni görmesin fişır, blablabla...

*bam!*

(ajan cansız yere yıkılır)

telsiz: lanet olsun fisher! görev sona erdi. seni birleşik devletlere sokabileceğimden bile emin değilim!

-the mission is over-
"you are out of your mind"


sırıtışı silinen dabıl kros: hım..
devamını gör...

olabilir.
devamını gör...

biz insanlık olarak güzel dünyamızı yaşanamayacak bir hale getirmişiz, bu nedenle mars’ta kolonileşmişiz. ama bu kolonide sosyalist bir düzen işliyor. bu önemli bir detay. her şeyimize karışılıyor. 1984 vari bir ortamdı yani. big brother’dan başka kimseyi sevemezsin bile, o kadar. anneciğime sarılamadım bile, yasak diye uyardılar beni. berbat bir ortam kısaca. yaşadığımız yere gelince, kocaman apartmanlar içindeki minnacık dairelerden bir tanesindeydik. sonra deprem olacağı anonsu geçti, herkeste bir telaş, apartman kocaman ve çok katlı olunca insan da boldu tabi, koşuştura koşuştura depremden korunacak bir yerler aramaya başladık. bir yer bulup çömeldim sonunda, deprem olsun diye bekliyorum ama bir stres oldum, yani o depremi yaşamış kadar oldum. o kadar korktum ki anlatamam. sonra etrafta bir aydınlık gördüm, bir baktım apartman en alt kattan yanmaya başlamış. ben de bizi kandırıyorlar, yanacağız diye bağırıp en üst katlara doğru kaçmaya başladım. altlar alev içindeydi çünkü. kaçıyorum kaçıyorum yol bitmiyor anacım. o yangın olayı da tatbikatmış, hiçbir şeycikler olmadı bana. ama olmuş kadar korkuttu beni şu rüya.
devamını gör...


jane austen'in sayısız defa beyaz perdeye ve televizyon ekranlarına uyarlanmış kült romanı. kitabın temel konusu aşk olsa da ön planda yer alan aşk hikayesinin arkasında ingiliz toplumunun yaşantısına dair yönelen ince dokundurmalar mevcut. austen'ın roman boyunca sahici bir dil kullanması ve olayların yalın bir üslupla aktarımı yıllar geçse de eserin etkinliğinden bir şey kaybetmemesine sebep olmuş. başroldeki elizabeth benneth oldukça etkileyici bir karakterdi benim için. zekası, hazırcevaplığı, zaman zaman kabaran eğlenceli ve muzip tavırları hoşuma gitti. bir diğer başrolümüz darcy ise elizabeth ile zıt bir kutupta yer alıyor. kibirli, egoist ve kendi sınıfından olmayanlara karşı hodbin bir insan görüntüsünde olan kahramanımızın kabuğunun altında şefkatli ve yardımsever bir adam olduğunu sonradan öğreniyoruz. genel anlamda sınıf farkı ve karakterlerin çatışması üzerinden işlenen bir aşk öyküsü denilebilir roman için. wickham, collins gibi başarılı ve renkli yan karakterler de mevcut romanda. benim için en etkileyici kısım mrs.gardiner'in elizabeth'e darcy hakkında her şeyi açıklayan ve onun özünde nasıl bir insan olduğunu açığa çıkaran mektubu olmuştu.
devamını gör...

dinlenilen şarkının sözlerinde kendini bulmak..
devamını gör...

hah bi de kaftan giydim mi tamamdır.
devamını gör...

“güzellik” algısı bana göre doğal olmalıdır. yani bu başlığa gelip milyon estetik, dolgu yaptırmış; bıçak altında yatan insanları söylemeniz çok anlamsız geliyor bana. şişirilmiş insanların dışında olan doğal kadınlar vardır. ne makyaja gerek duyar ne de estetiğe. fakat örnek olarak aklıma hiç kimse gelmiyor. parayı bulan sonunu bıçak altında buluyor zaten.
devamını gör...

bu sıra en çok yapmam gereken şey olduğunu düşünüyorum zira kiminle konuşsam yanımda olmak yerine akıl veriyor. insanın kendinden başka dostu yok sözünün karşılığı da olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“hookup culture” yani “takılma kültürü” tabiri son yıllarda özellikle abd’de epey popüler hale geldi. gençlerin: “cinsel ilişkiye” her şeyden fazla önem atfetmesi neticesinde; maneviyat yerini (bu mefhum romantizm ve çeşitli duygulanım süreçleriyle beraber düşünülebilir) erotik yahut pornografik hazlara bıraktı.

bilhassa heteroseksüel erkeklerin, çok fazla kadınla birlikte olmaları gerektiğine ilişkin bir anlayış da kurumlaştı. cinsel birliktelik kurduğu kadın sayısı fazla olan bir heteroseksüel erkeğe hemcinsleri tarafından daha fazla saygı gösterilir oldu. monogami yani tekeşlilik küçümsenmeye ve çaresiz kimselerin tercihi olarak algılanmaya başlandı. meseleyi kabaca özetlemeye çalıştım. bitirirken türkçeye tercüme edilmiş birkaç kitap ve bir de netflix belgeseli önereyim.

anthony giddens - mahremiyetin dönüşümü
kathleen a. bogle - takılma kültürü: kampüste seks, flört ve ilişkiler
liberated: the new sexual revolution (netflix)
devamını gör...

ölüm olmasa yaşam, siyah olmasa beyaz, keder olmasa sevinç olmazdı.
devamını gör...

birhan keskin'in en sevdiğim dizelerinden...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her çöp atmaya çıkışımda büründüğüm dizi karakteri, emir neredesin emir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
biz anca şunu yapabiliyoruz.
devamını gör...

trabzonspor efsanesidir. mert adamdır. iyi de teknik direktördür. kendisine dürüst olduğu sürece oyuncularının her zaman arkasında durur ve başarıyı getirir. konuşmaları bir ağır abinin konuşması gibi biraz karikatürize olsa da aslında yaşadığı duyguları yansıttığından bunun bir tavır veya boş bir racon kesme değil duygusal yoğunluğunun getirdiği samimi bir duruş olduğu kısa zamanda anlaşılır. "bir tek şart vardır, katıksız sevgi ve samimiyet..." sözünün sahibi, yüce gönüllü insan, babamız.
devamını gör...

japonya'nın hiroşima kentinde "t" şeklinde üç yollu alışılmışın dışında bir köprüdür. şekli itibari ile dikkat çeken köprü amerikalılar tarafından atom bombasının atılacağı hedef olarak seçilmiştir. patlamadan sonra ağır hasar görse de yılmayan köprü kırk yıl daha kullanıldı. bir replikası yapıldığında köprüden arta kalanlar barış anıtı parkı kapsamına alındı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilk olarak m.ö 1200 civarlarında bir kültür olarak tarih sahnesine çıktığı düşünülen, antik çağa bir zamanlar damgasını vurmuş eski bir hint-avrupalı halk. bugünkü torunları irlandalılar, galler, iskoçlar, kernevekler, normandiya'daki britonlar ve ispanya'nın kuzeyindeki basklardır. her ne kadar günümüzde nispeten küçük sayılabilecek, irlanda ve iskoçya civarlarında varlıklarını ve kültürlerini devam ettirebilmiş olsalar da, zamanında anadolu'dan, balkanlar, orta avrupa, fransa, ve britanya'ya kadar geniş bir alana, çoğunlukla kabileler şeklinde yayılmışlardır. öyle ki, tarihteki ilk kelt devleti olma özelliğini taşıyan galatya krallığı da anadolu coğrafyasında kurulmuştur. roma devleti büyük bir imparatoluk haline dönüşmeden önce sık sık yağmalar ve baskınlar yapan bu halk, romalıları uzunca bir süre canından bezdirmiştir. hatta m.ö 390 yılında brennus isimli galyalı lider, roma'yı ele geçirip yakıp, yağmalamıştır. böylece roma tarihinde büyük bir trajedi bırakmıştır.


keltleri bitiren devlet ise yine roma'dan başkası değildir. keltler, sezar döneminde anavatanı olan galya'yı kaybederek en büyük darbeyi aldılar. tüm birleşik galya kabilelerin önderi vercingetorix, sayı üstünlüğüne rağmen alesia kentinde sezar tarafından kıstırılıp, ağır bir yenilgi alınca ise bizzat kendisi gidip sezar'a teslim oldu. imparator nero döneminde ise britanyalı keltlerin kadın önderi boudica, her ne kadar isyan etse de başarılı olamadı. ancak iskoçya'da kalan kaledonlar, coğrafi avantajın da desteğiyle yüzyıllarca kendilerini savunmayı başardılar. tabii ki roma istediği takdirde o toprakları da pekala alabilirdi, ancak dağlık ve değersiz iskoç topraklarıyla çok da ilgilenmediler. ara sıra gelen kaledon akınlarına karşı ise hadrian ve antonius döneminde iki büyük duvar inşa edildi. roma devleti yıkılıncaya kadar bu duvarlar sayesinde britanya'da ciddi bir tehdit yaşamadılar. bununla da birlikte geriye kalan kelt toplumları uzunca bir süre varlıklarını ve kültürlerini korumayı başardı. ta ki ingiltere'nin hakimiyeti altına girene kadar. ancak ingiliz hakimiyetinde kalan keltler, roma'dakiler gibi asimile olmadılar ve dillerini, kültürlerini muhafaza etmeyi günümüze kadar başardılar. 1919'da irlanda bağımsızlığını kazandı. uzun bir zaman dilimi boyunca, başka milletlerin altında yaşadıktan sonra kurulan ilk ülke oldu böylece. en genel hatlarıyla kelt toplumunun tarihi bu şekilde özetlenebilir.


zamanında belli ki çok savaşçı ve kana susamış bir millet imiş. hatta zaman zaman tanrılarına insan dahi kurban etmişlerdir.
ancak günümüzde tatlış, manyak ve viskiyle kafayı bozmuş bir millet haline gelmişler. bizzat irlanda'da bulunmuş biri olarak çok eğlenceli ve kafa insanlar olduklarını söyleyebilirim. tıpkı tarihte olduğu gibi, hareketli ve çılgın bir millet bu arkadaşlar. ayrıca çok güzel yerel müzikleri vardır. tıpkı kendileri gibi hareketli ve eğlenceli türden. velhasıl kelam, severiz kendilerini efendim.

edit: evet, alttaki arkadaşın da dediği gibi bask dili izole bir dil imiş. ancak kültürel ve genetik benzerlikleri çok büyük oranda iki millette de var. sanırım tarih boyunca keltlerle iç içe yaşamalarının bir getirisi. kapıyı tamamen kapatmamakla beraber ufak bir aralık bırakıyorum o yüzden. herkes araştırıp dilediğini sunsun valla.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim