"içki, fuhuş, kumar, faiz, zina, teşhircilik..." iyi de sayın başkan, bunları yapanların çoğu sizin cenahtan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kendimi zaten ben bunları biliyorum, çalışmama gerek yok diyerek ikna etmek. bazen kişilik bölünmesi yaşıyorum. tyler durden gibi bir yaratık çıkıp ders çalışma ulen diyor. sonra konsantre oluyorum ve bir bakıyorum o 4506 benim elimde.
devamını gör...

“kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.
bencil olduğun için vazgeçtim.
bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.
ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
bu yüzden ben de senden vazgeçtim.”

frida kahlo
devamını gör...

üniversitesindeki altyapı yetersizliği.
devamını gör...

nickaltı açılış müziği dırırır dırırı rırır rırı
öhöm evet. hoşgeldiin.
devamını gör...

her zaman "hodri meydan" a açık yazardır. "dünya" da çürüyen hiç bir şeyim yok. hep yeşertmeye çabalarım, gübrelerim, sularım,
gerekirse gdo bile veririm, değişmeyen hiç bir şeyin olmayacağına inanan tipik bir materyalist ateistim.
devamını gör...

ya bir halt işlemiştir
ya da sana olan sevgisi ağır bastırıp galeyana gelmiştir.

yine bir rahatsız ukdesi.
devamını gör...

hangi millet ki kafa tutar türke
tüm akvâm-ı cihan türklerden ürke
nattramn atın sürer sallar topuzu
kellenden kımız içer çalar kopuzu
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
nazif elrond.
devamını gör...

dün gece düzenlenen discord radyo toplantısına mütaaaakip konu hakkında sabah düşünürken bir kaç şey eklemek istiyorum.

gönül isterdi ki ufak çaplı bir stüdyomuz olsun, bir iki enstrümantal yetkinliği olan arkadaş bu stüdyo vasıtası ile canlı müzik işlerine girseler. yine bu stüdyo üzerinden ikili hatta üçlü herkesi kapsayacak muhabbetler dönse, bu çekimle beraber gerek sözlüğün tanıtımı gerek radyo programları gerek sosyal medyaya da entegre edilebilecek bir sürü fayda tek bir kalemde toplanabilirdi. hatta stand up muhabbetleri bile kendine yer edinebilirdi. sözlükte yanlış hatırlamıyorsam tiyatro grubu vardı. bu işleri çok rahat göğüsleyebileceklerini düşünüyorum hatta kısa film, korku kuşağı vb uçsuz bucaksız bir alan. fikir deryası.

benim anladığım kadarıyla yazımsal iletişimden çok görselliği barındıran işler revaçta. kitleler, artık uzun paragraflarla bilgiye ulaşmak yerine kabaca kolaya kaçan görsel içeriklerle kulak kabarmak istiyor halde. açıkçası ben de o kesime daha yakınım. görselliğin domine ettiği bir dönemdeyiz. bir insanı evinde saatlerce yayında canlı tutabilmek çok zor, kişiye özel olmadığı için çoğunlukla konsantrasyon kayboluyor. buradan da yayın esnasında girilen entryler üstünde yüzeysel durup ‘teşekkür ederim’ diyip geçmek o entry giren adamın hevesini kırıyor. fark edilmek, etkileşim kurmayı istemek gibi gibi insani dürtüler yatıyor o entrylerde. dikkat etmek lazım bu nüansa. çok çok dört dakikalık bir şarkı çalmak yerine entry yorumlamak daha mantıklı duruyor burada.

fikir çok. para olayları tabi.

hiçbir sözlüğün bugüne kadar el atmadığı konular var. türkiye’nin ilk sözlük galeri sergisini görmeyi çok isterdim mesela. entel camianın at gözlükleri ile kendi tekelinde olduğunu farz ettiği galerilerin birinde bir gün entrylerden yola çıkılarak bir sanat fikri ortaya atılıyor. harika olurdu yine bence.

var böyle absürd fikirlerim. fırsatını buldukça en azından başka türden fikirlere belki kapı açarsa diye yazarım fırsatını buldukça.

tutankamon mesela.. bana özel yayın yapsa. o ses nee yaa şölen gibi. mütiş. sabaha kadar hiçbir şey yapmam onu dinlerim. kimse kaldıramaz beni o yayından.. titriyorum o sese.

kız o ne güzellik manyak mısın sen ya. sısısıs
devamını gör...

şanssızlıktan yakınarak yürüdüğün yolda dünyanın son yağmuru yağdı, sen o akşam şemsiye açtın.
devamını gör...

sen de 25 ben diyim 35 o desin 45,arkadaşlarım desin 55.
devamını gör...

sessizliğin ve beyazın verdiği huzurdur.
devamını gör...

sayın yazar arkadaşlar, ben bu kişiye hakkımı helal ediyorum.
neden ettiğime gelirsek, kardeşim zaten ,biz yıllardır bu insanın yüzüne, sesine icraatlarına ,her türlü tacizine maruz kaldık, şimdi hakkımı helal ediyorum ki öbür dünyada tekrar görüşmek istemediğim için dir.
allah için benden uzak kal, öbür tarafta yüz yüze gelmiyelim yeter, hakkımı helal etmesem işin yok ,hesap günü tekrar yüz yüze gel, yok anam babam yok helal olsun allah'a yakın benden uzak ol.
devamını gör...

hacettepe üniversitesi tarih bölümünün en genç profesörü (43 yaşında profesör olmuştu) ve bölüm başkan yardımcısı.

genç yaşında hızlıca yükselen fatih hoca, askeri tarih konusunda uzmandır. lisans birinci sınıflara metodoloji, üçüncü sınıflara osmanlı tarihi derslerini verir. derslerini dinlemesi keyiflidir, zira not alınacak kadar yavaş konuşur, ama mehmet ali birand gibi de değil. ayrıca dersi keyifle dinletir, aralarda sık sık kendi öğrencilik anılarını, ahmet yaşar ocak ve ercüment kuran gibi hocaları, akademideki bazı olan biteni de aktarır. sınavları da görece kolay gibi görülür, gelgelelim notu kıt mı kıttır. halen neye göre puan verdiğini çözebilmiş değilim, çünkü notları aynen de yazsanız, farklı atıflar da yapsanız yine bir şekilde fazla da yüksek gelmez o not. ayrıca sınav soruları bazen beklenmedik ölçüde kazık gelebilir, bunu da "sınav sabahına kadar sorulara karar vermiyorum, o sabah tersimden kalkarım, hanımla tartışırız, trafik canımı sıkar falan, o anki ruh halimle soruları sorarım" diye açıklamış galiba (ama benim hafıza işine geldiğinde d...ı gibi olduğundan karıştırıyor da olabilirim).

erhan afyoncu ile olan yakınlığı sayesinde sivilleştirilen harp okullarında da ders vermektedir. zaten kho'nun elveym dekanı da arkadaşı gültekin yıldız.

son olarak, çanakkale turunda fatih hocayla rehberimiz arasındaki olası diyaloglar epey eğlenceli olabilirdi. zira rehber abi, kim olduğumuzu bildiği halde hoşaf ekmek masalını anlatmıştı bize, fatih hocaysa "o martavallar en başta canla başla çalışan ikmal sınıfına büyük hakarettir" demişti.
devamını gör...

eğer bağlam olarak yeşilçam sinemasını alırsak bu tanımı birkaç başlıkla özetleyebiliriz:

1. hafıza: sık sık bir trafik kazası, düşme, darbe alma gibi nedenlerle filmin kadın ya da erkek karakteri hafızasını kaybeder. hafızanın geri gelmesi için kazaysa bir kaza daha, düşme ise bir düşme daha, darbeyse bir darbe daha gerekir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2. görme yetisi: hafıza kaybı işe aynı nedenlerden görme yetisi de sık sık kaybedilen bir şeydir ve geri gelmesi içinse ya çok para gerekmektedir ya da hafıza kaybında olduğu gibi aynı eylemin panzehir olarak kullanılması gerekmektedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

3. bekaret: çok cinsiyetçi bir yaklaşım olsa da bunu yazmak zorundayım. yeşilçam’da sık sık filmin başrol ya da yardımcı oyuncuları bekaretlerini kaybeder ve bu genelde cebren ve hile ile olur. bu iş için özel eğitim almış oyuncular rol alır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

4. masumiyet: filmin başında saf temiz anadolu çocuğu olan başrol oyuncusu film boyunca o kadar darbe alır ki filmin sonunda o masumiyetten eser kalmaz, en çok kaybedebilen şeylerden bağlantılı olan diğerleri de saflık ve dürüstlüktür.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sosyal medya.
sürekli birilerinin muhteşem hayatlarını izlemek zorunda kalıyoruz veya gündemden haberdar oluyoruz. sakin bir hayat için ilk adım kesinlikle böyle bir iletten kurtulmak olur.
devamını gör...

iki kere okudum ne okudum ben diye. yok doğru okumuşum.
kaçıncı seviye yokluk bu?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim