evgeny grinko
hayatımın arka planında tek bi müzik çaldırma şansım olsa evgeny grinko-valse olurdu yüksek ihtimalle.her daim dinleyebilceğim nadir şarkılardandır benim için.çok ayrıdır çok.
devamını gör...
ay'a gidecek ilk roketimize isim önerileri
trgg - türkiye roket girişimcileri grubu
devamını gör...
yazarların hayattaki bahaneleri
sorular hep çalışmadığım yerden çıkıyor.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
"yapabilir miyiz?" kelimesinin "yapa bilirmiyiz" şeklinde yazılmasıdır.
hem de bir üniversite öğrencisi tarafından...
ve bu insan evladı lisans tezi yazdı.*
(bkz: yorum yok)
hem de bir üniversite öğrencisi tarafından...
ve bu insan evladı lisans tezi yazdı.*
(bkz: yorum yok)
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
mahlasını her gördüğümde kahvaltı yapma isteğimi artıran,trakyalı nadide yazar arkadaş.yazdıklarıyla güldürmeyi başarır.
devamını gör...
saçma hareketler yapıp burcumun özelliği demek
net olarak ''ben cahilim'' diye bağıran insan tipinin lafıdır. bu insanlar size genellikle zarar vermez, ancak sorgulama ve anlama yetisinden yoksundurlar. bir belgesel'de deniyordu ki ''siz doğarken ebenizin sizi tutuş şekli bile sizi gezegenlerin hareketinden çok etkiler. çünkü burada fiziksel bir temas vardır. '' o kadar haklı bir söylem ki bu... yıl olmuş 2021, nasıl hala gezegenimizden onlarca uzaklıktaki başka gezegenlerin hareketlerini kendi davranışlarımıza yorabiliyoruz anlamıyorum. bundaki mantıksızlığı ciddi ciddi göremiyor insanlar. dünyanın en boş işlerinden biri olan burç yorumlarıyla uğraşıyorlar hala, gerçekten utanç verici bir durum. bunun en büyük sebebi bence toplumlardaki etik yargısı. kişi içinden geldiği gibi davrandığında, ve bu davranış bir başkasına saçma geldiğinde ''burcumun etkisi'' diyip çıkabiliyor işin içinden. her şeyden önce etik yargıları biraz değişmeli, eğitim değişmeli, o zaman bunların da sonu gelecektir.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
bugün aldığım en güzel haber. özlemiştik.
devamını gör...
hipparkhia
muhteşem bir insan. ilk kadın filozoflardandır. zengin bir aileden gelmektedir fakat ailesinin izin vermemesine rağmen soylu bir aileden gelen fakat tüm servetini halka dağıtan krates ile evlenmiştir.
bu çift evlilikten önce olduğu gibi sonra da sıra dışı iki insan olmuş, topluma açık yerlerde sex yapmış ve bunun yanlış bir şey olmadığını savunmuşlardır. hipparkhia kendisinin kadın olduğu için dokuma tezgahında oturması gerektiğini söyleyen kişilere inat eşiyle sosyal normları hiçe sayarak felsefe yapmıştır.
eğer aşkının ve ideallerinin peşinden gitmeyip ailesinin ısrarı üzerine soylu ve zengin birisiyle evlenseydi bugün adını bile bilmeyecek bu başlığı açamayacaktım. ama şimdi ise hikayesi yüzyıllarca daha yaşayacak.
bu çift evlilikten önce olduğu gibi sonra da sıra dışı iki insan olmuş, topluma açık yerlerde sex yapmış ve bunun yanlış bir şey olmadığını savunmuşlardır. hipparkhia kendisinin kadın olduğu için dokuma tezgahında oturması gerektiğini söyleyen kişilere inat eşiyle sosyal normları hiçe sayarak felsefe yapmıştır.
eğer aşkının ve ideallerinin peşinden gitmeyip ailesinin ısrarı üzerine soylu ve zengin birisiyle evlenseydi bugün adını bile bilmeyecek bu başlığı açamayacaktım. ama şimdi ise hikayesi yüzyıllarca daha yaşayacak.
devamını gör...
ali tatar
trajik ve dramatik biçimde yaşamına son vermiş kumpas mağduru yarbay. insanın kendi özgürlüğü uğruna yaşam özgürlüğüne son vermesi, cidden buruk bir duygu.
devamını gör...
islam’da kadının yeri
müslümanların yine her zamanki gibi utanmadan sıkılmadan yalan söylemeye devam ettiklerini görüyoruz. gerçi çoğu cehaletten bunu yapıyor ve yine çoğu açıp kuran okumamış, "kuran hiç değişmedi çünkü değişmediği kuran'da yazıyor" ya da "islam en mükemmel din çünkü en son gönderildi" vb. şeyler söyleyecek seviyede insancıklar. hele bir de islam öncesi zart zurt diyenler yok mu. gidin bakın islam öncesi arap toplumunda kadına, evlatlığa vs. hani bi müslüman çıkıp taciz, tecavüz uyguladığında, cinayet işlediğinde vs. bi adamın yaptığını niye bütün müslümanlara genelliyorsunuz diye, o zaman siz neden islam öncesi üç beş arabın kızlarını gömmesini bütün araplara genelliyorsunuz. en çok güldüklerim de araştırın falan diyen çomarlar. zaten araştırdığımız için bu noktadayız. bu noktaya kuran, tefsir, hadis, fıkıh, tarih okuyarak geldik. ama pişmanım bu kadar zaman ayırdığıma çünkü inanmamak için temel mantık yeterli aslında.
devamını gör...
öyle her 13 kişi öldüğünde ulusal yas ilan edilmez
2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde %0,2 alan vatan partisi lideri doğu perinçek'in kübra par'la açık net programında sarf ettiği anlamsız beyanı.
sudi arabistan kralı abdullah bin abdulaziz el-suud'un vefatında milli yas ilan edilmesi normal, 13 şehit için yas edilmesi tartışmalı.*
meğer vatan sadece parti adıymış.
kaynak
sudi arabistan kralı abdullah bin abdulaziz el-suud'un vefatında milli yas ilan edilmesi normal, 13 şehit için yas edilmesi tartışmalı.*
meğer vatan sadece parti adıymış.
kaynak
devamını gör...
maruz kalınmak istenmeyen sorular
kaç kilosun, zayıflamayı düşünmüyor musun, dersler nasıl, evlenecek misin çalışacak mısın, ne işi yapacaksın, niye böyle giyindin..
devamını gör...
pame radyo yayını
mükemmel bir yayın olacağından asla şüphem yok yine mükemmel bir pazar gecesi olacak.
devamını gör...
günün sözü
"nankörlük yapma. tutunacak dalın yokken , ağaç oldum ben sana . "
devamını gör...
still life
progresif metalin tanrısı olan opeth’in progresif death metal tarzında olan 4. albümüdür. içindeki şarkıların her biri altın gibidir. serttir, bol brutal, scream barındırır.
hikâyesinin anti-hristiyan görüşler içerdiği iddiaları, mikael åkerfeldt tarafından kısmen doğrulanmıştır.
çıkış tarihi de, 18 ekim 1999 yılıdır.
albümün içindeki şarkılar şöyledir;
the moor
godhead's lament
benighted
moonlapse vertigo
face of melinda
serenity painted death
white cluster
ha bana sorarsanız benim bu albümün içinde favori olan şarkılarım bellidir. misal face of melinda var, dinlerken kendimden geçtiğim, severek dinlediğim..
serenity painted death var, brutali bol, uzun ve de keyifli dinlenesi olanlardan. black rose immortal sertliği sezmişimdir hep bu şarkıda. çok yaratıcı ve de çok şahane.
white cluster diye bir eser de var bu albümde. o eser beni derinden etkileyen şarkılardan birisi. ahengi olsun, akıcılığı olsun on numara beş yıldız. ritmine, enstrüman kalitesine değinmiyorum bile değinmiyorum çok şahane be.
opeth benim gözümde gelmiş geçmiş en iyi progresif metal grubudur. şarkılarına aşık olduğum, dinledikçe dinleyesim olanlar işte. keşke çok albüm yapsalar da alsam dinlesem, metal müziğin tadını doyasıya çıkarsam..
albümüm tamamını dinlemek isteyenler için;
ne diyelim? şahane.
hikâyesinin anti-hristiyan görüşler içerdiği iddiaları, mikael åkerfeldt tarafından kısmen doğrulanmıştır.
çıkış tarihi de, 18 ekim 1999 yılıdır.
albümün içindeki şarkılar şöyledir;
the moor
godhead's lament
benighted
moonlapse vertigo
face of melinda
serenity painted death
white cluster
ha bana sorarsanız benim bu albümün içinde favori olan şarkılarım bellidir. misal face of melinda var, dinlerken kendimden geçtiğim, severek dinlediğim..
serenity painted death var, brutali bol, uzun ve de keyifli dinlenesi olanlardan. black rose immortal sertliği sezmişimdir hep bu şarkıda. çok yaratıcı ve de çok şahane.
white cluster diye bir eser de var bu albümde. o eser beni derinden etkileyen şarkılardan birisi. ahengi olsun, akıcılığı olsun on numara beş yıldız. ritmine, enstrüman kalitesine değinmiyorum bile değinmiyorum çok şahane be.
opeth benim gözümde gelmiş geçmiş en iyi progresif metal grubudur. şarkılarına aşık olduğum, dinledikçe dinleyesim olanlar işte. keşke çok albüm yapsalar da alsam dinlesem, metal müziğin tadını doyasıya çıkarsam..
albümüm tamamını dinlemek isteyenler için;
ne diyelim? şahane.
devamını gör...
therese elisabeth alexandra förster-nietzsche
bu hanım kızımız, her daim pos bıyıklarını kıskandığım filozof friedrich nietzschenin kız kardeşidir. ama işte gelin okuyun ki, ne kardeşler var. hele bakalım neler etmiş bu hanım kızımız.
niçe’den iki yaş küçüktür. dindar bir aileden gelirler ki, bunu bilmeyen yoktur. baba bir din adamıdır ve luther kilisesine bağlıdırlar. çocukluk yılları din eğitimiyle geçmiştir. ancak henüz ilk gençlik yıllarında iki kardeşin düşünsel anlamda yolları ayrılır. niçe’nin alman filozof arthur schopenhaueri okuması ve hatta tanışmasıyla dünyası değişirken, elisabeth antiseminist olma yolundadır. niçe, schopenhauer’den “baba” diye bahsedecektir. din üzerine yaptığı çözümlemelerle bir ateist olacak, ırkçılık için “aptallık” diyecektir. kız kardeşi ise nazi görüşüne ve dahi hitler’e sonuna kadar bağlı biri olacaktır. niçe’nin ömrünün son yılları hastalıklarla geçecek ve bakımını üstlenen kardeşi ise, niçe’nin henüz basılmayan kitaplarına ekler yaparak onu bir antisemist olarak lanse etmek derdinde olacaktır ki, öyle de yapar.

friedrich nietzsche “üst insan” görüşüyle bilinir. her ne kadar nihilist filozof dense de ben okumalarımdan böyle bir anlam çıkaramadım. bana göre tam bir çözümleyicidir. gerçi böyle bir akım felsefe dünyasında yok ama bu terimi ben literatüre hediye etmiş olayım. üstün insan görüşü tüm dinsel, ırksal yapılardan uzak, insanın kendisini geliştirerek, hayatta karşısına çıkan tüm sorunlarla baş edebilecek bir canlı olduğunu anlatır. üstün insanı, insan evriminin bir üst noktası olarak işaret eder. ama gelin görün ki, kız kardeşi bu görüşü “üstün alman ırkı” olarak lanse edecektir ve bu durum en çok hitler’in işine yarayacaktır.

bu hanım kızımız, kendi kardeşinin görüşlerini çarpıtmasıyla meşhurdur. niçe, anlaşılması en zor filozoflardandır. siz bakmayın öyle sosyal medyalardan “seni öldürmeyen şey güçlendirir.” sözünün paylaşıldığına. hele biriniz şu sözünü açıklasın da aydınlanalım “ önyargıların çoğu, bağırsaklardan gelir.” de hadi.
kitaplarının türkçe çevirilerini bilmiyorum. ben almanca okumuştum ve şöyle düşünmüştüm “ne diyor la bu değişik?” niçe’yi anlamak için çok okumak gerek dostlar. neyse uzadı yine yazı.

bugün mezarları yan yanadır bu iki kardeşin. kan bağı işte. kardeş işte.
felsefi edit: #1185735 müthiş bir analiz ve #1185775 müthiş bir analiz daha. sözlük’te ne cevherler var dedim.
niçe’den iki yaş küçüktür. dindar bir aileden gelirler ki, bunu bilmeyen yoktur. baba bir din adamıdır ve luther kilisesine bağlıdırlar. çocukluk yılları din eğitimiyle geçmiştir. ancak henüz ilk gençlik yıllarında iki kardeşin düşünsel anlamda yolları ayrılır. niçe’nin alman filozof arthur schopenhaueri okuması ve hatta tanışmasıyla dünyası değişirken, elisabeth antiseminist olma yolundadır. niçe, schopenhauer’den “baba” diye bahsedecektir. din üzerine yaptığı çözümlemelerle bir ateist olacak, ırkçılık için “aptallık” diyecektir. kız kardeşi ise nazi görüşüne ve dahi hitler’e sonuna kadar bağlı biri olacaktır. niçe’nin ömrünün son yılları hastalıklarla geçecek ve bakımını üstlenen kardeşi ise, niçe’nin henüz basılmayan kitaplarına ekler yaparak onu bir antisemist olarak lanse etmek derdinde olacaktır ki, öyle de yapar.

friedrich nietzsche “üst insan” görüşüyle bilinir. her ne kadar nihilist filozof dense de ben okumalarımdan böyle bir anlam çıkaramadım. bana göre tam bir çözümleyicidir. gerçi böyle bir akım felsefe dünyasında yok ama bu terimi ben literatüre hediye etmiş olayım. üstün insan görüşü tüm dinsel, ırksal yapılardan uzak, insanın kendisini geliştirerek, hayatta karşısına çıkan tüm sorunlarla baş edebilecek bir canlı olduğunu anlatır. üstün insanı, insan evriminin bir üst noktası olarak işaret eder. ama gelin görün ki, kız kardeşi bu görüşü “üstün alman ırkı” olarak lanse edecektir ve bu durum en çok hitler’in işine yarayacaktır.

bu hanım kızımız, kendi kardeşinin görüşlerini çarpıtmasıyla meşhurdur. niçe, anlaşılması en zor filozoflardandır. siz bakmayın öyle sosyal medyalardan “seni öldürmeyen şey güçlendirir.” sözünün paylaşıldığına. hele biriniz şu sözünü açıklasın da aydınlanalım “ önyargıların çoğu, bağırsaklardan gelir.” de hadi.
kitaplarının türkçe çevirilerini bilmiyorum. ben almanca okumuştum ve şöyle düşünmüştüm “ne diyor la bu değişik?” niçe’yi anlamak için çok okumak gerek dostlar. neyse uzadı yine yazı.

bugün mezarları yan yanadır bu iki kardeşin. kan bağı işte. kardeş işte.
felsefi edit: #1185735 müthiş bir analiz ve #1185775 müthiş bir analiz daha. sözlük’te ne cevherler var dedim.
devamını gör...
günlük hayatta tanım girer gibi konuşmak
konuşamamak desek daha doğru olur. kekeme gibi lafı geveleyip durmaktır. tanım yazarkende öyle çünkü, iki ileri bir geri.
devamını gör...


