normal sözlük eksi oy referandumu
diğer platformlar ile burayı ayıran en önemli özellik eksi butonu olmaması,kötü kullanılacağı belli.insanları soğutmamak lazım.
edit:eğer gelirse her şey başlamadan biter.
edit:eğer gelirse her şey başlamadan biter.
devamını gör...
karadut
hüzünlü bir mitolojik hikayeye konu olan meyvedir. hikaye de şöyledir.
rivayete göre çocukluklarından beri birbirlerine âşık iki genç varmış. kızımızın adı tispe, oğlumuzun adı da piremus imiş. nedendir bilinmez bu iki aşığın aşklarına aileler razı değilmiş. piremus ve tispenin tek buluşabildikleri yer yan yana olan evlerinin duvarındaki ufak delikmiş. buradan hasret giderirlermiş, aşk yaşarlarmış. bu durum sonunda piremus un canına tak etmiş. tispe ye ormandaki ulu ağaca gelmesini söylemiş. bu diyardan kaçacaklarmış. ertesi gün tispe çok heyecanlı olduğundan erkenden gitmiş ulu ağaca. fakat vardığında avını yeni yemiş ağzı yüzü kan içinde bir aslan görüvermiş. korkup ilk bulduğu mağaraya saklanmış. koşarken de boynundaki eşarbını düşürmüş. aslan eşarbı ağzına alıp parçalamaya başlamış. tam da o sırada piremus çıkagelmiş. gördüğü manzara karşısında deliye dönmüş, nasıl dönmesin? aslanın tispeyi yediğini düşünmüş. birden hançerini çıkarıp göğsüne saplamış. oracığa yığılıvermiş, kanlar içinde. biraz zaman sonra tispe saklandığı mağaradan çıkmış. ağacın altına gelince sevdiceğinin cansız bedenini elinde kendi eşarbıyla görmüş.sevdiği adam onun öldüğünü sandığı için canına kıymış. kalp dayanır mı? eşarbını elinden alıp asmış kendini ağaca. ruhu ağacın yapraklarına karışmış. piremus un kanı da ağacın meyvelerine renk olmuş.
derler ya kırmızı dutun lekesini bir tek yaprağı çıkarır diye. piremusun kanını bir tek tispe bin ruhu temizler...
rivayete göre çocukluklarından beri birbirlerine âşık iki genç varmış. kızımızın adı tispe, oğlumuzun adı da piremus imiş. nedendir bilinmez bu iki aşığın aşklarına aileler razı değilmiş. piremus ve tispenin tek buluşabildikleri yer yan yana olan evlerinin duvarındaki ufak delikmiş. buradan hasret giderirlermiş, aşk yaşarlarmış. bu durum sonunda piremus un canına tak etmiş. tispe ye ormandaki ulu ağaca gelmesini söylemiş. bu diyardan kaçacaklarmış. ertesi gün tispe çok heyecanlı olduğundan erkenden gitmiş ulu ağaca. fakat vardığında avını yeni yemiş ağzı yüzü kan içinde bir aslan görüvermiş. korkup ilk bulduğu mağaraya saklanmış. koşarken de boynundaki eşarbını düşürmüş. aslan eşarbı ağzına alıp parçalamaya başlamış. tam da o sırada piremus çıkagelmiş. gördüğü manzara karşısında deliye dönmüş, nasıl dönmesin? aslanın tispeyi yediğini düşünmüş. birden hançerini çıkarıp göğsüne saplamış. oracığa yığılıvermiş, kanlar içinde. biraz zaman sonra tispe saklandığı mağaradan çıkmış. ağacın altına gelince sevdiceğinin cansız bedenini elinde kendi eşarbıyla görmüş.sevdiği adam onun öldüğünü sandığı için canına kıymış. kalp dayanır mı? eşarbını elinden alıp asmış kendini ağaca. ruhu ağacın yapraklarına karışmış. piremus un kanı da ağacın meyvelerine renk olmuş.
derler ya kırmızı dutun lekesini bir tek yaprağı çıkarır diye. piremusun kanını bir tek tispe bin ruhu temizler...
devamını gör...
bir kap su bir kap yemek
gözünde sorun varsa bir de terramycin göz merhemi, sihir gibi kedilerde, sayısız kedinin gözlerini kurtarmışımdır. önce temizleyin sonra gözüme merhemi sürün. *
devamını gör...
li po ve du fu
li tey po veya li po veya li bai (701-762)
du fu veya tu fu (712-770)
çin'in komşu devletler üzerinde etkisinin çok olduğu, çeşitli devletleri vergiye bağladığı, göktürk kağanlığı gibi devletleri de egemenliği altına aldığı, han hanedanı'ndan bile parlak geçen ve altın çağ olarak anılan tang hanedanı zamanında yaşamış ve çin edebiyatının gelişmesine büyük rol oynamış iki şair.
li po uçarı, derbeder, içkiye düşkün bir şairdi. özellikle pirinç rakısına olan düşkünlüğü, patavatsızlığı gibi konular yüzünden sarayla arası açılmıştır. ölümsüz şair olarak anılan li po'nun günümüze ulaşan yaklaşık 1000 den fazla şiiri vardır. merkür üzerinde ismine verilmiş bir krater bulunan ve kendisi gibi şair olan çoğu kişiyi etkilemiş bu şair genellikle zamandan kaçma, dostluk, şarap gibi konularını işlemiştir.
du fu ise görece ağırbaşlı ve filozof bir kişilik idi. li po da dahil olmak üzere kendisini yaşamış en büyük çinli şair olarak tanımlayan çok kişi vardır. tarih şairi, şair bilgini, çinli shakespeare, çinli hugo vb. olarak tanınan şair ne yazık ki yaşadığı dönemlerde ve yakın zamanlarında çok etkili olmamıştır, değeri bilinmemiştir, takdir görmemiştir. oysa birçok edebi eleştirmen eserlerini tüm zamanların en büyükleri arasında görmektedir. kargaşa, savaş gibi konuları ele alan du fu ünlü sinolog william hung tarafından ''etkisi zamanla artan tek çinli şair'' olarak tanımlanmaktadır.
bu iki şair 744 sonbaharında, seyahat, av, şiir gibi etkinlikleri paylaştıklarında bir dostluk kurmuşlardır. ertesi sene tekrar bir araya gelen şairlerden geriye kalan eserlerde de bu etkiyi görmek mümkündür. birbirlerine yönelik yazdıkları, birbirlerini konu aldıkları şiirlere bu dostluk yansır.
li po'nun ölümü hakkında garip bir efsane de bulunur. kendisinin sarhoş halde bir sal üzerinde yangtze nehrinde seyir halindeyken ayın suda yapmış olduğu yansımayı öpmeye (kucaklamaya) çalışırken düşüp boğularak öldüğü anlatılır.
du fu ise son yıllarını diyabet ve tüberküloz ile geçirerek yangtze nehri üzerinde bir gemide hayatını kaybetmiştir.
daha fazlası için: poets.org - li po, wikipedia - li bai, wikipedia - du fu, poetryfoundation.org - du fu, belki bazı ansiklopediler
du fu veya tu fu (712-770)
çin'in komşu devletler üzerinde etkisinin çok olduğu, çeşitli devletleri vergiye bağladığı, göktürk kağanlığı gibi devletleri de egemenliği altına aldığı, han hanedanı'ndan bile parlak geçen ve altın çağ olarak anılan tang hanedanı zamanında yaşamış ve çin edebiyatının gelişmesine büyük rol oynamış iki şair.
li po uçarı, derbeder, içkiye düşkün bir şairdi. özellikle pirinç rakısına olan düşkünlüğü, patavatsızlığı gibi konular yüzünden sarayla arası açılmıştır. ölümsüz şair olarak anılan li po'nun günümüze ulaşan yaklaşık 1000 den fazla şiiri vardır. merkür üzerinde ismine verilmiş bir krater bulunan ve kendisi gibi şair olan çoğu kişiyi etkilemiş bu şair genellikle zamandan kaçma, dostluk, şarap gibi konularını işlemiştir.
du fu ise görece ağırbaşlı ve filozof bir kişilik idi. li po da dahil olmak üzere kendisini yaşamış en büyük çinli şair olarak tanımlayan çok kişi vardır. tarih şairi, şair bilgini, çinli shakespeare, çinli hugo vb. olarak tanınan şair ne yazık ki yaşadığı dönemlerde ve yakın zamanlarında çok etkili olmamıştır, değeri bilinmemiştir, takdir görmemiştir. oysa birçok edebi eleştirmen eserlerini tüm zamanların en büyükleri arasında görmektedir. kargaşa, savaş gibi konuları ele alan du fu ünlü sinolog william hung tarafından ''etkisi zamanla artan tek çinli şair'' olarak tanımlanmaktadır.
bu iki şair 744 sonbaharında, seyahat, av, şiir gibi etkinlikleri paylaştıklarında bir dostluk kurmuşlardır. ertesi sene tekrar bir araya gelen şairlerden geriye kalan eserlerde de bu etkiyi görmek mümkündür. birbirlerine yönelik yazdıkları, birbirlerini konu aldıkları şiirlere bu dostluk yansır.
li po'nun ölümü hakkında garip bir efsane de bulunur. kendisinin sarhoş halde bir sal üzerinde yangtze nehrinde seyir halindeyken ayın suda yapmış olduğu yansımayı öpmeye (kucaklamaya) çalışırken düşüp boğularak öldüğü anlatılır.
du fu ise son yıllarını diyabet ve tüberküloz ile geçirerek yangtze nehri üzerinde bir gemide hayatını kaybetmiştir.
daha fazlası için: poets.org - li po, wikipedia - li bai, wikipedia - du fu, poetryfoundation.org - du fu, belki bazı ansiklopediler
devamını gör...
denemeler (david hume)
david hume eseridir. pinhan yayıncılık tarafından basılmıştır. banu karakaş tarafından çevrilmiştir, çevirinin oldukça iyi olduğunu düşünüyorum. hume, meşhur eseri an enquiry concerning human understanding(insanın anlama yetisi üzerine bir soruşturma) ile bilinir daha çok. denemeleri genelde pek bilinmez veya göz ardı edilir. ben denemelerinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. her şeyden önce hume okuması nispeten "kolay" filozoflardan biridir. olabildiğince basit ve anlaşılır bir dili vardır. kendine has duru ve iyi işlenmiş bir üsluba sahiptir. ingilizcesinden de soruşturma'yı okuduğum için bunu rahatlıkla söyleyebiliyorum. hume zaten soyut ve "derin" filozoflara sıkça sataşır. toplum yaşamında ve gündelik yaşamda bir karşılığı olmayan derin tefekkürlerin soyut fikirlerini eleştirir. bu bağlamda genel olarak rasyonalistleri eleştirir. hume denemelerinde pek çok meseleyi ele alır. ciddi bir entelektüel, karizmatik bir filozof ve iyi bir yazar bir araya gelmiştir bu yazılarda. öncelikle deneme yazımını ele alır. burada insanlığın kibar ve latif kısmını âlimler ve hoşsohbetler olarak ayırır. âlimler zihnin daha soyut meselelerine gömülmüşken hoşsohbetler daha basit şeylerle ilgilenip haz almak isterler. hoşsohbetler sosyal insanlardır, sohbet severler. âlimler derin âlemlere dalıp hoşsohbetlerden biraz uzak dururlar. hume bunu çağının kötülüklerinden biri olarak değerlendirir. âlimlerin sohbete yaklaşmaları gerektiğini söyler; fildişi kulelerinden inmelerinin daha iyi olacağını düşünür gibidir.
bir başka denemesi "orta halli yaşam üzerine"dir. burada aristoteles'in "altın orta" sına benzer bir şeyler vardır. orta halli yaşayan insanların daha mutlu olacaklarını ve erdeme daha yakın durduklarını söyler genel olarak. orta halli insan doğayla ve insanla da üst ve alt tabadaki insanlardan daha fazla ilgilenir. kitabın en uzun denemesi ise 85 sayfalık "antik çağ uluslarının nüfus kalabalığı üzerine"adlı yazısıdır. sadece en uzun değil bence kitabın en etkileyici kısmı da burasıdır. çünkü bu yazıda hume âdeta yetkin bir tarihçi gibidir. antik çağ uluslarının nüfus yapılarını ve bu konudaki bazı efsaneleri ele alır. hem antik kaynaklardan faydalanır hem de modern kaynaklardan. beslenme, iklim, savaş anlatıları, üreme koşulları, yaşam standartları gibi unsurları dikkate alarak antik çağ nüfus yapısına dair kapsamlı çıkarımlar yapar. çoğu rakamın şişirildiğini söyler. yazıda onlarca antik kaynak zikredilir.
meşhur "intihar üzerine"adlı yazısı da önemlidir. özet olarak burada dine ve tanrıya dair çok etkili sorgulamalar vardır. hume intiharın insanlar için bir hak olduğunu düşünür. daha doğrusu kendi yaşamı üzerinde insanların tasarrufta bulunabileceğini söyler. intihar da buna dâhildir. intihar tanrı iradesini çiğnemek değildir hume'a göre.
bir başka denemesi "orta halli yaşam üzerine"dir. burada aristoteles'in "altın orta" sına benzer bir şeyler vardır. orta halli yaşayan insanların daha mutlu olacaklarını ve erdeme daha yakın durduklarını söyler genel olarak. orta halli insan doğayla ve insanla da üst ve alt tabadaki insanlardan daha fazla ilgilenir. kitabın en uzun denemesi ise 85 sayfalık "antik çağ uluslarının nüfus kalabalığı üzerine"adlı yazısıdır. sadece en uzun değil bence kitabın en etkileyici kısmı da burasıdır. çünkü bu yazıda hume âdeta yetkin bir tarihçi gibidir. antik çağ uluslarının nüfus yapılarını ve bu konudaki bazı efsaneleri ele alır. hem antik kaynaklardan faydalanır hem de modern kaynaklardan. beslenme, iklim, savaş anlatıları, üreme koşulları, yaşam standartları gibi unsurları dikkate alarak antik çağ nüfus yapısına dair kapsamlı çıkarımlar yapar. çoğu rakamın şişirildiğini söyler. yazıda onlarca antik kaynak zikredilir.
meşhur "intihar üzerine"adlı yazısı da önemlidir. özet olarak burada dine ve tanrıya dair çok etkili sorgulamalar vardır. hume intiharın insanlar için bir hak olduğunu düşünür. daha doğrusu kendi yaşamı üzerinde insanların tasarrufta bulunabileceğini söyler. intihar da buna dâhildir. intihar tanrı iradesini çiğnemek değildir hume'a göre.
devamını gör...
instagram'ın gereksiz bir uygulama olduğu gerçeği
hele de modern güzellik algısının kurbanı insanlarımızın 7/24 aktif olması boşluğuna boşluk katmaktadır.
devamını gör...
bütün dandik üniversiteler kapatılmalıdır
gerçekleşmeden önce, üniversite harici alanlara yönelecek insanlara yönelik olarak halihazırdaki eğitim ve istihdam koşullarının düzeltilmesi ve geliştirilmesi gereken taleptir.
devamını gör...
güne bir türkiye yalanı bırak
ekonomimiz şahlanıyor.
devamını gör...
tarkan
mexico city'den los angeles'e, paris diskolarından moskova caddelerine kadar dünya zirvelerinde dolaşmış olan mega star.
devamını gör...
evlatlık olduğunuzu öğrenseniz biyolojik ailenizi arar mısınız sorunsalı
kim olduklarını merak ederdim, haklarında bilgi edinirdim, uzaktan görürdüm ama asla "canım anam babam" diyerek boyunlarına sarılmazdım. bunca sene beni yok sayanı ben var saymam, düzenimi de hiç bozmam. doğuranı değil, emek vereni bağrıma basarım.
devamını gör...
128 milyar dolar
deli para birimi. kendisi kayıptır ama sahibi bellidir. zıkkım kökü ile marine edilmesini öneriyorum afiyet olsun.
devamını gör...
belki üstümüzden bir tır geçer
belki de geçmez sayın yazar.
çağırma bence.
hem de birini bulmuşken.
acıların yazarına selam olsun.
çağırma bence.
hem de birini bulmuşken.
acıların yazarına selam olsun.
devamını gör...
sözlük dergi yazılarını bekliyor
bu sayede sözlük ortamına yeni bir kalite çıtası konularak başka sözlüklere de ufuk kazandırılmış oldu. edebiyat, kültür, sanat ve bilim dünyasına olumlu katkıları olacaktır. elbette katkıda bulunuruz.
devamını gör...
normal sözlük'ün en yaşlı yazarı
bu ne lan galatasaray kongre salonu gibi herkes yaşlı.
devamını gör...
hayatta iki tip insan vardır
1. yattığında hemen uyuyanlar
2. yattığında uyuyamayan garibanlar
2. yattığında uyuyamayan garibanlar
devamını gör...
en son alınan iltifat
“kızım senin kadar inatçısını görmedim, hakkını asla yerde bırakmayıp sonuna kadar mücadele veriyorsun.”
canım anam dövmesi.
canım anam dövmesi.
devamını gör...
morg
adli tıp incelemesi veya otopsi gibi sebeplerle tutulan ölen insan bedenlerinin işlem yapılmadan önce bekletildiği hastanelerde bulunan soğuk odadır. içinde de cesetlerin muhafaza edilebilmesi için metal bölmeli dolaplar bulunur. gerekli işlem tamamlanınca, ceset, cenaze için teslim edilir.
devamını gör...
kendinle aran nasıl sorunsalı
çok iyi, sorabilirsiniz. bir kere bile onun önüne kimseyi koymadım. en önce o.
devamını gör...
covid-19 ikinci dalga
ne güzel iş değil mi bütün yaz tatillere gidin gezin eğlenin sorun yok. kış geldi tıkın herkesi eve. hayat eve sığar bilmem ne... ben marttan beri evdeyim neredeyse. maskesiz sokağa adım atmadım. toplu ortamlara girmemeye dikkat ettim. yine de kısıtlanmaya devam ediyoruz. en başından beri bu kadar salmamalıydık olacaklar belliydi. şaşırmıyoruz.
devamını gör...