burada yürümez diyen bereket tanrılarına sesleniyorum. kaç yaşında olduğunuzu da biliyorum boşa yırtınmayın. gayet yürür. bu tamamen karşıdaki insana olan saygınıza ve ilişkiden aynı zamanda da o kişiden beklentinize bağlıdır. gerçi siz ilk buluşmada sevişen italyan aygırlarına bu dediklerim tuhaf gelebilir. cinsellik ilişkinin tuzu biberi ya da pesto sosu falan olabilir ama çok daha farklı dinamikler söz konusudur.

kendimi tutamıyorum. lan sanki ananız babanız görücü usulu evlenmemiş gibi hava atan ergen zevatları sizi sanki türkiye değilde pompei halkı doluşmuş başlığa.
devamını gör...

an itibarıyla rotasının %60'ını tamamlayan seyyah. www.jwst.nasa.gov/content/w...
devamını gör...

bir zülfü livaneli türküsüdür.

tozlu yollarına düştüm de geldim
haramiler kesmiş suyun başını
yolların bacını verdim de geldim
bilmem kim silecek gözüm yaşını

kendime kastım ali dağlara küstüm ali
dar günde dostum ali
kınama hallerimi bağlama dillerimi
açık et yollarım

zalimin elinden kapına geldim
kan gölü içinde bunaldım kaldım
yetiş ya erenler canımdan oldum
bilmem kim saracak yaralarımı

kendime kastım ali dağlara küstüm ali
dar günde dostum ali
kınama hallerimi bağlama dillerimi
açık et yollarım
buradan
devamını gör...

kadın haklarını, lgbt bireylerini, çocukları koruyan sözleşme. "türk aile yapısını bozuyor" diye kaldırdılar. türk aile yapınıza tüküreyim sizin.
devamını gör...

gül kokuyorsun

gül kokuyorsun bir de
amansız, acımasız kokuyorsun
gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun
dayanılmaz birşey oluyorsun, biliyorsun
hırçın hırçın, pembe pembe
öfkeli öfkeli gül
gül kokuyorsun nefes nefese.

gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
ve acı ve yiğit ve nasıl gerekiyorsa öyle
sen koktukça düşümde görüyorum onu
düşümde, yani her yerde
yüzü sararmış, titriyor dudakları
şakakları ter içinde
tam alnının altında masmavi iki ateş
iki su
iki deniz bazan
bazan iki damla yaz yağmuru
mermerini emerek dağlarının
şiirler söylüyor gene
ölümünden bu yana yazdığı şiirler
kızaraktan birtakım şiirlere
büyük sular büyük gemileri sever çünkü
ve odur ki büyüklük
şiir insanın içinden dopdolu bir hayat gibi geçerse
o zaman ölünce de şiirler yazar insan
ölünce de yazdıklarını okutur elbet
ve senin böyle amansız gül koktuğun gibi
yaşamanın herbir yerinde.

gül kokuyorsun, amansız kokuyorsun
bu koku dünyayı tutacak nerdeyse
gül, gül! diye bağıracak çocuklar bütün
herkes, hep bir ağızdan: gül!
ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek
saçların, alınların, göğüslerin üstüne
yüreklerin üstüne
bembeyaz kemiklerin
mezarsız ölülerin üstüne
kurumuş gözyaşlarının
titreyen kirpiklerin üstüne
kenetlenmiş çenelerin
ağarmış dudakların
unutulmuş çığlıkların üstüne
kederlerin, yasların, sevinçlerin
ve herşeyin üstüne bir gül işlenecek.

bir rüzgar, bir fırtına gibi esecek gül
yıllarca esecek belki
ve ansızın dünyamızı göreceğiz bir sabah
göreceğiz ki
biz dünyamızı gerçekten görmemişiz daha
geceyi, gündüzü, yıldızları
görmemişiz hiç
tanışmaya komamışlar bizi güzelim dünyamızla.

öyleyse dostlar bırakın bu yalnızlıkları
bu umutsuzlukları bırakın kardeşler
göreceksiniz nasıl
güller güller güller dolusu
nasıl gül kokacağız birlikte
amansız, acımasız kokacağız
dayanılmaz kokacağız nefes nefese.

edip cansever

eser gökay'ın sesinden
devamını gör...

sadece işimden dolayı. yoksa sözlükle yatar sözlükle kalkarım.
devamını gör...

yakışanı var yakışmayanı var. bazılarında gerçekten kombini tamamlıyor gibi. yakışan taksın efenim.
devamını gör...

gider ayak golü atıp öyle gitmektir.
kız bırak arkandan rahmet okuyalım..
devamını gör...

bir étienne de la boetie kitabıdır.

on altıncı yüzyıldan kalma bir eser olmasına rağmen ziyadesiyle güncel bir kitap olarak karşıma çıktı, yani aslında okumak için bu kitabı seçmek çok doğru bir karardı. kitap boyunca charles teste’nin dipnotlarla eşlik etmesi ise kitabı daha eğlenceli bir hale getirmiş.

birçok derebeyine biat etmektense bir tek hükümdara kul olmayı tercih etmek doğru bir karar mıydı acaba? başka bir seçenek yok muydu? yani her ikisini de reddedip insan doğasına çok daha uygun olan özgürlüğü seçemez miydik? hatta hala böyle bir hakkımız ya da şansımız yok mu?

aynı şey dinler için de geçerli olabilir mi? çok tanrılı inanç sisteminden tek tanrılı inanç sistemine geçiş bir ilerleme midir yoksa az gidip uz gidip dere tepe düz gidip bir arpa boyu yol gitmiş mi olduk?

kulluk gönüllülü esasına dayanan bir durum mudur yoksa alıştırıldığımız bir anormallik midir? yöneten sınıf gerçekten yetkin midir yoksa yönetilenler bir yanılsama içinde midir?

hepsini cevabı var bu kitapta, hatta daha fazlası da var bir an önce okuyun ve yüzyıllar önce yazılmış bu kitabın ne kadar güncel olduğunu görün bence.
devamını gör...

sabaha büyük bir baş ağrısı ile uyanacaktır. gece gece gel öpücem tarzı mesajlar atmasa bari.
devamını gör...

nazi askerlerinin geçit töreni esnasında dizlerini kırmadan atmış oldukları adım.
bu adım, bacaklardaki dış kasların işlevsizliğinden kaynaklı yürüme bozukluğu ile de ilgilidir. atlarda bazen görülen tırıs denilen yürüyüşü anımsatır.
devamını gör...

bestesi azeri sanatçı cahangir cahangirov'a ait fuzuli'nin meşhur gazelidir.
" meni candan usandırdı,
cefâdan yâr usanmaz mı?
felekler yandı âhımdan,
murâdım şem'i yanmaz mı? "

şövket elekberova sesinden dinlenilesi muazzam bir eser.
devamını gör...

dünya sağlık örgütü’ne göre tip 1, tip 2 ve gebelikte ortaya çıkan tür olan gestasyonel diyabet sınıflandırmasına uymayan diğer bütün diyabet türleri tip 3 diyabet altında sıralanmıştır. bu türler tip 3a’dan tip 3h’ye kadar toplam sekiz gruba ayrılır. bu ayrım diyabet hastalarında az rastlanan bazı belirtiler dikkate alınarak yapılmaktadır. tedavi yöntemleri tip 1, 2 ve gebelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabetinkine benzerdir.

çok az rastlanan bu diyabet türleri pankreasın zarar görmesine ve/veya (kısmi olarak) alınmasına bağlı olarak ortaya çıkar. çeşitli hastalıklar ya da geçirilen bir kaza da bu hastalığa sebep olabilir. kaynak.
devamını gör...

gelecekse eğer açık eksi gelmelidir.

yok öyle artılarken yüzüme karşı ponçirella olup eksilerken sinsi gibi arkadan gizlice dürtüp kaçmak.
devamını gör...

askerlikte bir komut var yerinde say diye, bizim hükümette yerinde sayıyor.
birde biz çocukken bize ayakkabı veya giyim alındığında bir beden büyük alırlardı 1-2 yıl fazla giyelim diye, işte hükümetteki danışmanlar konuşmaları bir kaç yıllık hazırlıyorlar lazım olduğunda konuşmacının önüne koyuyorlar, milleti geri zekalı yerine koyuyorlar.
devamını gör...

özgün adı: oldeuboi
ingilizce adı: oldboy
türkçe adı: ihtiyar delikanlı

başrollerini min-sik choi ve ji-tae yu'nun paylaştıkları, karşı-intikam temelli sıra dışı ve anti-moralist konusu, son ana dek izleyicide merak unsurunu ve konsantrasyonu canlı tutmayı başarabilen gizem dolu işleyişi ve izleyici tarafından tahmin edilemeyecek biçimde bir sona giden çözüm bölümündeki vuruculuğuyla, tüm zamanların gelmiş-geçmiş en iyi sinema yapıtlarından biri olan 2003 yılı güney kore yapımı sinema filmi.

senaryosu, jo-yun hwang, joon-hyung im, chun-hyeong im ve filmin yönetmeni chan-wook park tarafından garon tsuchiya'nın yazıp nobuaki minegishi'nin çizdiği "oldboy" isimli japon mangasından uyarlanmıştır.
park chan-wook'un "intikam üçlemesi" serisinin ikinci ve en başarılı filmidir.
quentin tarantino referanslıdır.

tür olarak, içinde bilinmezlik unsurunu barındırarak izleyicide merak uyandıran "gizem" ve izleyiciye antipatik kahramanların sunulduğu "modern kara film" (neo-noir) tarzlarına hitap etmektedir.

başta 2004 yılında 57'incisi düzenlenen ve jüri başkanlığını birleşik amerikalı yönetmen quentin tarantino'nun yaptığı cannes uluslararası film festivali olmak üzere, sinema ödüllerinin dağıtıldığı birçok organizasyonda büyük ödüle lâyık görülmüştür.

spoiler içerir!

"hayat daha büyük bir hapishaneymiş..." "günaha bulanmış bir hayvan olsam da yaşamaya hakkım yok mu?"

ahlaki normlara ters düşecek bir karmaşıklığın (ya da bir uyumsuzluğun) yol açtığı trajedinin, insan hayatında bir düzen hâline gelebilirliği üzerinden; "hayat bir düzen midir, yoksa karmaşayı düzene ya da uyumsuzluğu uyuma sokma çabası mıdır?" diye düşündüren şahane bir film.

spoiler bitti!
devamını gör...

alt anlam aramaya gerek yok. nietzche bdsm sevdasından etmiştir bu lafı.
devamını gör...

sevdiğiniz birini kaybetmek hayal edemeyeceğimiz kadar korkunç bir durumdur. psikolojik olarak mahvolmanıza sebep olacaktır. hayatınızın geri kalanını etkileyecek bir kayıp olacaktır. mezar başında bir taşa bakarak konuşmanıza sebep olacaktır. rüyanızda görmek için yalvaracak hale gelmektir. fotoğrafları videoları ses kayıtlarını ezberleyecek hale gelmektir. ölüm yıldönümlerinde ağlama krizlerine girmenize sebep olacaktır. saf duygular beslediğiniz birinin sonsuzluğa gitmesi size bu dünyada cehennemi yaşatacaktır.
devamını gör...

kafa sözlük'ün sıradan bir interaktif sözlükten ziyade bir sivil toplum örgütü gibi fonksiyona sahip olduğunu gözler önüne bir kez daha seren yardım kampanyasıdır. güzel gönüllü insanlar var olduğu sürece bu dünyada yaşamak için bir neden vardır demektir.

gezegenimizin sadece biz insanlara ait bir yer olmadığını ve doğrudan ya da dolaylı olarak yaşam alanlarını istila etmek mecburiyetinde kaldığımız hayvanlara da bir vefa borcumuz olduğunu daima hatırlamalıyız. zaten iyi insanlar bunu hiç göz ardı etmiyor. bu da bunun nişanesi.

teşekkürler güzel insanlar!
devamını gör...

evli, kelli felli adamım. benimle buluşabilirsiniz. yemek tariflerimi ve nasıl hanımcı olduğumu anlatırım size.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim