geceye bir şiir bırak
devamını gör...
kültürlü olmanın getirdiği zorluklar
anlaşılamamak net. birşeyi anlatmaya açıklamaya çalışıyosun, ya niye uzatıyosun diyorlar. çok bilmek iyi değil diyorlar. senin gibi mal olmadığım için mutluyum diyorsun bu kez de bozuluyolar. velhasıl kültürlü olmak zor iş.
devamını gör...
sözlüğün demirbaşları
çoğu gitti dostlar. burada birçok isim sayabilirim. bana göre üstteki yazarlar da onlardandır. yeni yazarlar gelmiş ve gelmeye devam ediyorlar lakin demirbaşlar gideli çok oluyor.
devamını gör...
ruh sağlığını düzeltmeye yardımcı öneriler
ellerinizi kullanarak sonucunda ortaya bir ürün çıkaracağınız şeyler yapmanızı öneririm. beyin bir şeyle meşgul iken arka planda problem çözmeye odaklanır. siz aslında bir ürün artmaya çıkarırken probleminize çözüm arayışında olursunuz.
bu durumu ben yaratatıcığın 4 evresini 3.sü olan kuluçka evresine benzetirim. çünkü gerekli araştırma yapıldıktan sonra başka şeylere yönlendirilen insanların bir anda çözüme kavuştuları bilinir. arşimetin hamamda evreka sevinci herkes tarafından bilinen bir örnektir.
diğer önerim biblioterapi niteliği taşıyan kitaplar okumanız. psikonet yayınlarının bilişsel ve davranışçı terapiler serisi oldukça iyidir.
bu durumu ben yaratatıcığın 4 evresini 3.sü olan kuluçka evresine benzetirim. çünkü gerekli araştırma yapıldıktan sonra başka şeylere yönlendirilen insanların bir anda çözüme kavuştuları bilinir. arşimetin hamamda evreka sevinci herkes tarafından bilinen bir örnektir.
diğer önerim biblioterapi niteliği taşıyan kitaplar okumanız. psikonet yayınlarının bilişsel ve davranışçı terapiler serisi oldukça iyidir.
devamını gör...
game of thrones
sandor clegane (hound) gibi muhteşem bir karakter barındıran dizi. grimdark'ın baş yapıtlarından. ilk sezon haricinde seriye tam bir bağlılık gösterilmese bile son üç sezona kadar fena bir şekilde ilerlemiyor. martin, foreshadowing seven bir yazar bundan ötürü kitapta olduğu gibi dizide de oldukça ince göndermeler var. çoğu insanın farketmediği en basit foreshadowing örneğini ve dizi ile kitap farklarını birazdan ekleyeceğim spoiler içerisinde. finali rezil olsa bile gri karakterler, kaliteli çekimler ve iyi oyunculuklar diziyi izlettiriyor.
--! spoiler !--
(belirli bir sıralama ile gitmeyeceğim)
muhtemelen en bariz fark catelyn stark-lady stoneheart olayıydı. dizide catelyn stark kızıl düğünde boğazı kesilerek öldürüldü ve tekrar görünmedi fakat kitapta boğazı kesildikten sonra göle atılıyor ama thoros of myr tarafından diriltiliyor. ölü kaldığı sürenin uzunluğundan dolayı yüzünde yer yer çürükler var ve betimlemelere göre yarı ceset diyebileceğimiz bir görüntüye sahip. ölmeden önce sevecen bir kişiliğe sahip olsa bile frey ve lannister nefreti yüzünden intikam dışında bir şey hatırlamayan donuk bir karaktere dönüşüyor. tanıtılmayan ve hikayesi göz ardı edilen çok karakter var ama en bariz örneği lady stoneheart diyebiliriz.
sansa stark-ramsay bolton sahneleri bir çoğumuzu sinir etmiştir muhtemelen ama kitap ve dizi burada ayrılıyor yine. ramsay bolton, sansa stark ile değil vayon poole'un kızı jeyne poole ile evleniyor yani sansa stark aslında winterfell'e dönmüş değil kitapta. jeyne poole tam olarak dizide sansa'nın başına gelenleri yaşamasa bile ramsay bolton gibi chaotic evil bir karakterin elinde çok daha beterini yaşıyor.
kitapta martell ve greyjoy haneleri üzerine kurulu çok fazla bölüm olmasına rağmen doğru düzgün aktarılmamış durumda ve bu kitapları okumayanlar için büyük bir dezavantaj çünkü hikayenin en etkili iki ailesini tanıma fırsatı sunulmuyor.
aegon targaryen olayı ise kitap ve dizide bulunan bariz uçurumlardan biri. kitapta young griff olarak tanıtılan bir karakter var ve öğrendiğimize göre bu karakter aslında rhaegar targaryen'in ölü olarak bilinen ilk oğlu aegon targaryen'den başkası değil. fısıltıların efendisi varys ise kitapta yaptığı hamlelerle aslında aegon'u tahta geçirme derdinde. hatta öyle ki çocukluğundan beri aegon'un iyi bir kral olmak için yetiştirildiğini öğreniyoruz ve varys bu planı yapan beyin olarak karşımıza çıkıyor. daha detaylı bilgi için buraya video bırakacağım. varys'in amacı nedir? aegon davası
zavallı shireen baratheon için üzülmeyin, henüz yakılmış değil ama foreshadowing ustası olan ve seri boyunca rüyalar ile mesajlar veren martin muhtemelen küçük kızı yakma derdinde.
" ı had bad dreams. about the dragons. they were coming to eat me."
brienne dizinin aksine kitapta ne arya ne sansa ile karşılaşıyor ama lady stoneheart ile hoş olmayan bir karşılaşma yaşadıklarını belirteyim.
renly baratheon ve loras tyrell sevişmiyorlar. tyrell ailesinin bir çok önemli üyesinden bahsedilmiyor bile.
targaryenler ateşe diğer insanlara nazaran daha dayanaklı ama yanmıyor değiller. ilk kitabın sonunda daenerys'in yanmama sebebi kan büyüsünden kaynaklanıyor ama dizide sanki targaryenler yanmıyor gibi gösterilmiş.
yüzlerce ufak detay var fakat şimdilik en çok gözüme çarpanları yazdım. ek olarak martin'in,ilk kitabın birinci bran bölümünde nasıl birinci kitabın finalini verdiğini ekleyeyim buraya.
hatırlarsanız eğer dizinin ve kitabın ilk bölümünde idam sahnesi mevcut. bu sahneden sonra ilerleyen ekip karnından aldığı darbe ile ölmüş olan bir erkek geyik görüyor daha sonra ise boynundan darbe almış bir ulukurt buluyor. bu sahnede önemli olan bir detay daha var. bir ulukurt bu kadar güneye inmez, muhtemelen geyiğin peşinden gitmiş olmalı diye bir diyalog geçiyor.
hane arması ulukurt olan eddard stark, hane arması erkek geyik olan robert baratheon'un peşinden güneye iniyor ve boynuna darbe alarak ölüyor. hane arması erkek geyik olan robert baratheon ise karnından aldığı bir darbe ile ölüyor.
martin, kitabın ilk bölümünden final bölümünün tüm detaylarını veriyor aslında ve bu kitapta bulunan en basit foreshadowing (ağır ima) örneği.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
(belirli bir sıralama ile gitmeyeceğim)
muhtemelen en bariz fark catelyn stark-lady stoneheart olayıydı. dizide catelyn stark kızıl düğünde boğazı kesilerek öldürüldü ve tekrar görünmedi fakat kitapta boğazı kesildikten sonra göle atılıyor ama thoros of myr tarafından diriltiliyor. ölü kaldığı sürenin uzunluğundan dolayı yüzünde yer yer çürükler var ve betimlemelere göre yarı ceset diyebileceğimiz bir görüntüye sahip. ölmeden önce sevecen bir kişiliğe sahip olsa bile frey ve lannister nefreti yüzünden intikam dışında bir şey hatırlamayan donuk bir karaktere dönüşüyor. tanıtılmayan ve hikayesi göz ardı edilen çok karakter var ama en bariz örneği lady stoneheart diyebiliriz.
sansa stark-ramsay bolton sahneleri bir çoğumuzu sinir etmiştir muhtemelen ama kitap ve dizi burada ayrılıyor yine. ramsay bolton, sansa stark ile değil vayon poole'un kızı jeyne poole ile evleniyor yani sansa stark aslında winterfell'e dönmüş değil kitapta. jeyne poole tam olarak dizide sansa'nın başına gelenleri yaşamasa bile ramsay bolton gibi chaotic evil bir karakterin elinde çok daha beterini yaşıyor.
kitapta martell ve greyjoy haneleri üzerine kurulu çok fazla bölüm olmasına rağmen doğru düzgün aktarılmamış durumda ve bu kitapları okumayanlar için büyük bir dezavantaj çünkü hikayenin en etkili iki ailesini tanıma fırsatı sunulmuyor.
aegon targaryen olayı ise kitap ve dizide bulunan bariz uçurumlardan biri. kitapta young griff olarak tanıtılan bir karakter var ve öğrendiğimize göre bu karakter aslında rhaegar targaryen'in ölü olarak bilinen ilk oğlu aegon targaryen'den başkası değil. fısıltıların efendisi varys ise kitapta yaptığı hamlelerle aslında aegon'u tahta geçirme derdinde. hatta öyle ki çocukluğundan beri aegon'un iyi bir kral olmak için yetiştirildiğini öğreniyoruz ve varys bu planı yapan beyin olarak karşımıza çıkıyor. daha detaylı bilgi için buraya video bırakacağım. varys'in amacı nedir? aegon davası
zavallı shireen baratheon için üzülmeyin, henüz yakılmış değil ama foreshadowing ustası olan ve seri boyunca rüyalar ile mesajlar veren martin muhtemelen küçük kızı yakma derdinde.
" ı had bad dreams. about the dragons. they were coming to eat me."
brienne dizinin aksine kitapta ne arya ne sansa ile karşılaşıyor ama lady stoneheart ile hoş olmayan bir karşılaşma yaşadıklarını belirteyim.
renly baratheon ve loras tyrell sevişmiyorlar. tyrell ailesinin bir çok önemli üyesinden bahsedilmiyor bile.
targaryenler ateşe diğer insanlara nazaran daha dayanaklı ama yanmıyor değiller. ilk kitabın sonunda daenerys'in yanmama sebebi kan büyüsünden kaynaklanıyor ama dizide sanki targaryenler yanmıyor gibi gösterilmiş.
yüzlerce ufak detay var fakat şimdilik en çok gözüme çarpanları yazdım. ek olarak martin'in,ilk kitabın birinci bran bölümünde nasıl birinci kitabın finalini verdiğini ekleyeyim buraya.
hatırlarsanız eğer dizinin ve kitabın ilk bölümünde idam sahnesi mevcut. bu sahneden sonra ilerleyen ekip karnından aldığı darbe ile ölmüş olan bir erkek geyik görüyor daha sonra ise boynundan darbe almış bir ulukurt buluyor. bu sahnede önemli olan bir detay daha var. bir ulukurt bu kadar güneye inmez, muhtemelen geyiğin peşinden gitmiş olmalı diye bir diyalog geçiyor.
hane arması ulukurt olan eddard stark, hane arması erkek geyik olan robert baratheon'un peşinden güneye iniyor ve boynuna darbe alarak ölüyor. hane arması erkek geyik olan robert baratheon ise karnından aldığı bir darbe ile ölüyor.
martin, kitabın ilk bölümünden final bölümünün tüm detaylarını veriyor aslında ve bu kitapta bulunan en basit foreshadowing (ağır ima) örneği.
--! spoiler !--
devamını gör...
ay ben gülerim
olmadık bir durum yaşanmasın diye ortamdan uzaklaşmak için kullanılabilecek bir bahane cümlesi.
mesela bir arkadaşınıza şaka yapılacak. senaryo hazır, roller dağıtılmış. siz şakayı ele verip ortamı bozmaktan korkan kişisiniz ve bu cümleyi patlatıyorsunuz:
- ay ben gülerim!
ayrıca çok keyif alınması muhtemel olaylarda yahut bir şeyi becerememekten korkulan durumlarda da kullanılabilir. bir yiğit özgür karikatüründe olduğu gibi:

milk ukdesidir.
mesela bir arkadaşınıza şaka yapılacak. senaryo hazır, roller dağıtılmış. siz şakayı ele verip ortamı bozmaktan korkan kişisiniz ve bu cümleyi patlatıyorsunuz:
- ay ben gülerim!
ayrıca çok keyif alınması muhtemel olaylarda yahut bir şeyi becerememekten korkulan durumlarda da kullanılabilir. bir yiğit özgür karikatüründe olduğu gibi:

milk ukdesidir.
devamını gör...
diş hekimi
lütfen diş hekimlerimize 'dişçi' diye hitap etmeyiniz ve öyle anmayınız.
'diş hekimi'dir doğrusu efendim.
tanım: çok önemli bir meslek dalıdır.
'diş hekimi'dir doğrusu efendim.
tanım: çok önemli bir meslek dalıdır.
devamını gör...
elbet bir gün herkes fenerbahçeli olacak
valla bize her yer trabzon olduğu için, haliyle o gün de öyle olacak olan gün.
devamını gör...
normal sözlük trolleri
üst edit: bu tanımda meja hakkında yazdığım kısım hatalı değerlendirmeler içermektedir. #760148
üst edit 2: aşağıda üstü kapalı eleştirdiğim bir yazar var, o eleştiri de biraz sert oldu ama sebepsiz yere yazmadım açıkçası...
biz eğleniyoruz yaa!
yaa ben sizin eğlencenizi yerim yaa! pek bi tatlışsınız!
bunlar olmasa biz neye güleceğiz?
espriler şakalar, zeka fışkırmaları falan.
yani sözlükte zaten küfür edilmiyor bu yazarlar sağ olsunlar sözlükteki o ciddiyeti alıp götürüyorlar. şöyle rahat bir nefes alıyoruz!
ne o öyle koca koca duyar kasmalar falan!
biz ciddi yazarlar; içimizde tuttuğumuz, bilinçaltımızdaki o düşünceleri dile getiremiyoruz. çünkü utanıyoruz!
ama onlar öyle mi aşmış kişilikler olarak bizim söyleyemediğimiz bir çok şeyi dile getirebiliyorlar. onlar gerçek anlamda özgürler!
bir çeşit amme hizmeti görüyorlar. nasıl böyle oldular acaba? bize de öğretseler keşke.
luciciğim bize bi kurs mu ayarlasan?
ilk ben katılırım.
ama belki de şöyle söylerler: troll olunmaz troll doğulur troll olmayan o....u çocuğudur!
dur ya yanlış oldu tribünde değilim di mi? hatlar karıştı. işte bunlar hep bilinçaltı! entellik işe yaramıyor işte!
hahahahahahhaahaaha! hiç güleceğim yoktu yaaa!
bu arkadaşlar troll kisvesi altında matah bir şey yaptıklarını zannediyorlar. evet evet zannediyorlar! koca bir zan!
oğlum alemin zekisi siz misiniz lan!
gören de ortalığı gülmekten kırıp geçiriyorsunuz sanır!
kimse de çıkıp demiyor ki aga bu ne!!!
tamam komik değiliz de neyin komik neyin bayağı olduğunu tayin edecek zekamız var çok şükür!!!
kim verdi size bu gazı!!!
meja, kusura bakma da himayene aldığın yazar şakanın dozunu ayarlayamayan biri! farkındasındır umarım. yazdığı tanımların bazısı nitelikli, güldürüyor. ekserisi sıradan.
canım senin durumun da böyle artık dikkate mi alırsın görmezden mi gelirsin orası senin bileceğin şey! ama şunu unutma verdikleri gaz seni uçurur!
gelelim daha önemli bir konuya sizin yüzünüzden bazı kaliteli yazarlar( içlerinde kadın yazarlar da var) sözlükten soğumuş durumdalar!
sizin gibi incir çekirdeğinin hacmini dolduramayacak yazarlar yaptıklarını komik bulabilir ama insan şu soruyu kendine sorar: acaba bir yanlışımız mı oldu ki yazarlar bizden sebep sözlüğü bırakıyor!!!
ama siz bu soruyu sorabilecek seviyede değilsiniz!
o yazarlar gittiler ya, hah tez zamanda klavyeniz kırılır inşallah!
moderasyon,
aklı başında yazarlarımız var biliyorsunuz değil mi? bu kadar yazar boş konuşuyor olamaz değil mi? iyi niyetinizin farkındayım ama durum iyi değil. kaliteli yazarlar sözlüğü terk ediyorlar. bunu görüp de bi şey olmaz demiyorsunuzdur herhalde
t: kabak tadı vermiş yazarlardır.
üst edit 2: aşağıda üstü kapalı eleştirdiğim bir yazar var, o eleştiri de biraz sert oldu ama sebepsiz yere yazmadım açıkçası...
biz eğleniyoruz yaa!
yaa ben sizin eğlencenizi yerim yaa! pek bi tatlışsınız!
bunlar olmasa biz neye güleceğiz?
espriler şakalar, zeka fışkırmaları falan.
yani sözlükte zaten küfür edilmiyor bu yazarlar sağ olsunlar sözlükteki o ciddiyeti alıp götürüyorlar. şöyle rahat bir nefes alıyoruz!
ne o öyle koca koca duyar kasmalar falan!
biz ciddi yazarlar; içimizde tuttuğumuz, bilinçaltımızdaki o düşünceleri dile getiremiyoruz. çünkü utanıyoruz!
ama onlar öyle mi aşmış kişilikler olarak bizim söyleyemediğimiz bir çok şeyi dile getirebiliyorlar. onlar gerçek anlamda özgürler!
bir çeşit amme hizmeti görüyorlar. nasıl böyle oldular acaba? bize de öğretseler keşke.
luciciğim bize bi kurs mu ayarlasan?
ilk ben katılırım.
ama belki de şöyle söylerler: troll olunmaz troll doğulur troll olmayan o....u çocuğudur!
dur ya yanlış oldu tribünde değilim di mi? hatlar karıştı. işte bunlar hep bilinçaltı! entellik işe yaramıyor işte!
hahahahahahhaahaaha! hiç güleceğim yoktu yaaa!
bu arkadaşlar troll kisvesi altında matah bir şey yaptıklarını zannediyorlar. evet evet zannediyorlar! koca bir zan!
oğlum alemin zekisi siz misiniz lan!
gören de ortalığı gülmekten kırıp geçiriyorsunuz sanır!
kimse de çıkıp demiyor ki aga bu ne!!!
tamam komik değiliz de neyin komik neyin bayağı olduğunu tayin edecek zekamız var çok şükür!!!
kim verdi size bu gazı!!!
meja, kusura bakma da himayene aldığın yazar şakanın dozunu ayarlayamayan biri! farkındasındır umarım. yazdığı tanımların bazısı nitelikli, güldürüyor. ekserisi sıradan.
canım senin durumun da böyle artık dikkate mi alırsın görmezden mi gelirsin orası senin bileceğin şey! ama şunu unutma verdikleri gaz seni uçurur!
gelelim daha önemli bir konuya sizin yüzünüzden bazı kaliteli yazarlar( içlerinde kadın yazarlar da var) sözlükten soğumuş durumdalar!
sizin gibi incir çekirdeğinin hacmini dolduramayacak yazarlar yaptıklarını komik bulabilir ama insan şu soruyu kendine sorar: acaba bir yanlışımız mı oldu ki yazarlar bizden sebep sözlüğü bırakıyor!!!
ama siz bu soruyu sorabilecek seviyede değilsiniz!
o yazarlar gittiler ya, hah tez zamanda klavyeniz kırılır inşallah!
moderasyon,
aklı başında yazarlarımız var biliyorsunuz değil mi? bu kadar yazar boş konuşuyor olamaz değil mi? iyi niyetinizin farkındayım ama durum iyi değil. kaliteli yazarlar sözlüğü terk ediyorlar. bunu görüp de bi şey olmaz demiyorsunuzdur herhalde
t: kabak tadı vermiş yazarlardır.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
ee yani, napalım. kızgın demirlerle mi dağlayalım, elektrik mi verelim, kaynar sularda mi haşlayalım yoksa çarmıha mı gerelim? napalım ne bekliyonuz? onlar da insan değil mi kardeşim ?
(bkz: şu insanları bir salsanız mı acaba ?!?)
(bkz: şu insanları bir salsanız mı acaba ?!?)
devamını gör...
eren bülbül
"ecdâdımızın heybeti maruf-ı cihândır fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır" namik kemal...
yaş 15, canakkale'de destan yazan cocuk erler vardi. yine yas 15, dagdaki itlere meydan okuyan yiğit cocuklar hala var... daha önce de yazmisim ama iyi ki varsın aslan parçası, sen ne guzel, ne cesur bir cocuksun.
yaş 15, canakkale'de destan yazan cocuk erler vardi. yine yas 15, dagdaki itlere meydan okuyan yiğit cocuklar hala var... daha önce de yazmisim ama iyi ki varsın aslan parçası, sen ne guzel, ne cesur bir cocuksun.
devamını gör...
100 bin liraya evlenilir mi sorunsalı
bi nikah, iki tebrik neyinize yetmiyo diye sormak istiyorum. düğün için masraflara girmek tamamen saçmalık olmakla birlikte kimseyi de memnun edemezsiniz. illaki biri çıkıp bu olmamış, şu çok kötüydü diyecek. boşa zaman- para kaybı ve ben ikisini de kaybetmeyi sevmem.
devamını gör...
protetik diş tedavisi
diş hekimliğinin alt bilim dalı. adından da anlaşılacağı gibi, diş protezlerinin yapımı ve kullanımıyla ilgilidir.
devamını gör...
hiç büyük kadın yazar olmaması
kadın yazarlar hakkında zerre bilgisi olmayan zayıf bir adamın açtığı başlıktır. ciddiye alınmaması gerekir.
devamını gör...
aslanağzı
adını tahmin edildiği gibi şekilsel görünümünden alan ve çoğu zaman bitki olduğu unutulan bitki.

kendisi genelde bir renk olarak hatırlanır fakat aslında çok da güzel bir çiçektir. taç yapraklarına yanlardan bastırdığınızda şekli esneyen bir aslanın ağzına benziyor. bu da ismine yansıyor fakat kuruduğu zaman inanamayacağınız kadar ürkünç görünüyor. tıpkı bir kuru kafa. *

bu çiçek kuzey'in birçok bölgesinde yetişebiliyor. söylenene göre kırkın üzerinde renk tonu var. yaz aylarında mesela çoğunlukla kırmızı, pembe ve turuncu gibi renk tonlarına sahip olmakta.
güneş ışınlarını sömürmesiyle de ün kazanmış botanik dünyasında.
edit: görsel düzenleme.

kendisi genelde bir renk olarak hatırlanır fakat aslında çok da güzel bir çiçektir. taç yapraklarına yanlardan bastırdığınızda şekli esneyen bir aslanın ağzına benziyor. bu da ismine yansıyor fakat kuruduğu zaman inanamayacağınız kadar ürkünç görünüyor. tıpkı bir kuru kafa. *

bu çiçek kuzey'in birçok bölgesinde yetişebiliyor. söylenene göre kırkın üzerinde renk tonu var. yaz aylarında mesela çoğunlukla kırmızı, pembe ve turuncu gibi renk tonlarına sahip olmakta.
güneş ışınlarını sömürmesiyle de ün kazanmış botanik dünyasında.
edit: görsel düzenleme.
devamını gör...
mahlaslardan meslek tahmin etmek
insanın nick seçerken genelde en çok örnek aldıkları kişiler veya hayatında önemli yer eden kelimelerden yola çıkarak yapılan tahminlerdir.
balkoninsanı: siyasi parti lideri
sek: meyhanede garson
delıbal: 5 kavanozu 100 liraya satan adam
ayrıca yıktın formatı eyledin viran tarzı başlıktır ama küçük forumsal başlıklara kaynaşma adına göz yumabilirim.
balkoninsanı: siyasi parti lideri
sek: meyhanede garson
delıbal: 5 kavanozu 100 liraya satan adam
ayrıca yıktın formatı eyledin viran tarzı başlıktır ama küçük forumsal başlıklara kaynaşma adına göz yumabilirim.
devamını gör...
g3
barut gazının geri tepmesi, icra mili ve yayının ileri itmesi ile çalışan, hava ile soğuyan, 7.62 mm'lik fişek atan, yarı ve tam otomatik atış modları olan, 4 yiv 4 setten oluşan piyade tüfeğidir.
etkili menzili 400m olup azami menzili 800m'dir. türk silahlı kuvvetleri envanterinde piyade tüfeği olarak bulunmakta ve kullanılmaktadır. makine kimya endüstrisi kurumu tarafından g3a7 lisansı ile üretilmektedir.
heckler & koch alman silah şirketi tarafından 1950'lerde üretilmiştir.
söküp parçalaması ve birleştirip toplaması oldukça kolay olup, bakımı ve temizliği bu nedenle rahattır. gözler bağlı bir şekilde bile çok çabuk ve pratik olarak parçalayıp, birleştirilebilir.
sabit dipçikli g3 piyade tüfeğinde atış oldukça rahattır. sabit dipçikli g3 ile 200m menzildeki hedefi vuramayana askerde kör ya da ebleh muamelesi yapılır. işin sırrı, dipçiği omuz boşluğuna doğru yerleştirme ve kaynak alma dediğimiz, dipçiğe yanağınızı yerleştirmededir. dipçiği omuz boşluğuna doğru oturtmuş ve kaynağını doğru almış bir atıcının 200m menzilde insan gövdesi boyutlarındaki sabit bir hedefi vuramaması için kör ya da ebleh olması gerek.* vuramamışsa büyük ihtimalle kaynağını doğru alamamış ya da dipçiği omuz boşluğuna oturtamamıştır.
g3 piyade tüfeği hedefi imha etmeye yönelik tasarlanarak üretilmiş bir tüfektir. etkili menzil içerisinde, mermi vücuda saplandıktan 18 cm sonra takla atarak vücutta ilerlemeye başlar. bu da tahrip gücünü vücuda girdikten sonra 10 kat artırır. merminin çıkış noktasında açılan delik, giriş noktasında açılan deliğin yaklaşık 10 katı kadardır. mermi vücut içerisinde bir kemiğe rastlaması durumunda kemiği de parçalayarak yön değiştirir. hem merminin yön değiştirmesi hem de parçalanan kemiğin şarapnel etkisi yaratması tahrip gücünü artırır.
g3 mermisi gövdesine isabet etmiş bir kişinin yaşama şansı oldukça düşüktür. iç organların da bulunduğu bir bölgeye isabet etmiş bir g3 mermisi iç organları da parçalayarak kısa zamanda ölümü gerçekleştirir. g3 mermisine maruz kalıp, hayatta kalan kişiler genelde merminin takla atmaya zaman bulamayacağı, ince noktalardan*, kol, bacak** gibi bölgelerden ya da şansına giriş-çıkış noktaları arasında hayati bir tahribat yaratılamayacak bir boşluktan isabet almış insanlardır. bunların haricinde de bu mermiye hedef olup hayatta kalanlar ise hayatlarına eksik olarak devam ederler.
askere gitme hazırlığında olan arkadaşların çoğunu beklemektedir bu tüfek. eğitimde ve nöbette kullanmaları için kendilerine zimmetlenecektir. önerim bu tüfeğe saygı duymaları ve tüfeği çok sevmeleri yönünde olacaktır. hayır yani önemsemeyebilirsiniz de tabi ama takım ya da bölük komutanınızın gazabına uğramak istemiyorsanız diye dedim.* ayrıca şunu unutmayın; size zimmetlenen o tüfek yıllardır ordu içerisinde kullanılıyor ve devlet malı. o tüfek geçmişte can aldı, can kurtardı ve icap etmesi halinde gene can alır, can kurtarır. o tüfeğe bu bilinçle bakarsanız o tüfeğin saygıyı hakettiğini düşünür ve gereken değeri verirsiniz. aksi durumda o tüfeğe baston muamelesi yaparsınız o zaman da takım ya da bölük komutanınız annenizden emdiğiniz sütü burnunuzdan getirir.*
etkili menzili 400m olup azami menzili 800m'dir. türk silahlı kuvvetleri envanterinde piyade tüfeği olarak bulunmakta ve kullanılmaktadır. makine kimya endüstrisi kurumu tarafından g3a7 lisansı ile üretilmektedir.
heckler & koch alman silah şirketi tarafından 1950'lerde üretilmiştir.
söküp parçalaması ve birleştirip toplaması oldukça kolay olup, bakımı ve temizliği bu nedenle rahattır. gözler bağlı bir şekilde bile çok çabuk ve pratik olarak parçalayıp, birleştirilebilir.
sabit dipçikli g3 piyade tüfeğinde atış oldukça rahattır. sabit dipçikli g3 ile 200m menzildeki hedefi vuramayana askerde kör ya da ebleh muamelesi yapılır. işin sırrı, dipçiği omuz boşluğuna doğru yerleştirme ve kaynak alma dediğimiz, dipçiğe yanağınızı yerleştirmededir. dipçiği omuz boşluğuna doğru oturtmuş ve kaynağını doğru almış bir atıcının 200m menzilde insan gövdesi boyutlarındaki sabit bir hedefi vuramaması için kör ya da ebleh olması gerek.* vuramamışsa büyük ihtimalle kaynağını doğru alamamış ya da dipçiği omuz boşluğuna oturtamamıştır.
g3 piyade tüfeği hedefi imha etmeye yönelik tasarlanarak üretilmiş bir tüfektir. etkili menzil içerisinde, mermi vücuda saplandıktan 18 cm sonra takla atarak vücutta ilerlemeye başlar. bu da tahrip gücünü vücuda girdikten sonra 10 kat artırır. merminin çıkış noktasında açılan delik, giriş noktasında açılan deliğin yaklaşık 10 katı kadardır. mermi vücut içerisinde bir kemiğe rastlaması durumunda kemiği de parçalayarak yön değiştirir. hem merminin yön değiştirmesi hem de parçalanan kemiğin şarapnel etkisi yaratması tahrip gücünü artırır.
g3 mermisi gövdesine isabet etmiş bir kişinin yaşama şansı oldukça düşüktür. iç organların da bulunduğu bir bölgeye isabet etmiş bir g3 mermisi iç organları da parçalayarak kısa zamanda ölümü gerçekleştirir. g3 mermisine maruz kalıp, hayatta kalan kişiler genelde merminin takla atmaya zaman bulamayacağı, ince noktalardan*, kol, bacak** gibi bölgelerden ya da şansına giriş-çıkış noktaları arasında hayati bir tahribat yaratılamayacak bir boşluktan isabet almış insanlardır. bunların haricinde de bu mermiye hedef olup hayatta kalanlar ise hayatlarına eksik olarak devam ederler.
askere gitme hazırlığında olan arkadaşların çoğunu beklemektedir bu tüfek. eğitimde ve nöbette kullanmaları için kendilerine zimmetlenecektir. önerim bu tüfeğe saygı duymaları ve tüfeği çok sevmeleri yönünde olacaktır. hayır yani önemsemeyebilirsiniz de tabi ama takım ya da bölük komutanınızın gazabına uğramak istemiyorsanız diye dedim.* ayrıca şunu unutmayın; size zimmetlenen o tüfek yıllardır ordu içerisinde kullanılıyor ve devlet malı. o tüfek geçmişte can aldı, can kurtardı ve icap etmesi halinde gene can alır, can kurtarır. o tüfeğe bu bilinçle bakarsanız o tüfeğin saygıyı hakettiğini düşünür ve gereken değeri verirsiniz. aksi durumda o tüfeğe baston muamelesi yaparsınız o zaman da takım ya da bölük komutanınız annenizden emdiğiniz sütü burnunuzdan getirir.*
devamını gör...
çanak yalayıcı
yalaka insanları anlatmak için kullanılan bir deyim.
devamını gör...
yazarların normal sözlük’te yazma nedenleri
fakat müzeyyen bizimkisi sadece bir tutku. tamam ya vurmayın, bende biliyorum klişe. yazasım var tutmayın! *
rahatlıyoruz kardeşim, tek olayı bu.
rahatlıyoruz kardeşim, tek olayı bu.
devamını gör...
