vücudunuzun sizi ele vermesi
vücut dili ile aslında karşı tarafa istemeden de olsa bir çok sinyal göndermemiz ve kimi zaman bunun işin ehilleri tarafından kolayca çözümlenmesi durumudur.
en çok bilinen ve acemilerce yapılan hareket; yalan söylerken gözlerin kaçırılması ya da başka bir tarafa doğru bakılmasıdır.
birkaç örnek vermek gerekirse; konuşma esnasında kollarınızı bağlıyorsanız ( çiçek oluyorsanız (u: swh) ) aslında o an konuşmaya kapalı olduğunuzu ve daha fazla fikir beyan etmeyeceğinizi söylemiş oluyorsunuz.
diyelim ki üç arkadaş ayakta sohbet ediyorsunuz. eğer ayak uçlarınız oluşturulan çemberin merkezine doğru bakıyorsa, konu ve kişiler sizin için önemli demektir. ancak, ayak uçları çemberin dışını işaret ediyorsa, konudan uzak olma ve o anki kişileri pek de tınmadığınız çok büyük bir olasılık.
özellikle iş görüşmelerinde, birçok profesyonel bu hareketleri gözlemleyerek içinde bulunduğunuz ruh halini ve söylemlerinizin tutarlılığını değerlendirebilir.
en çok bilinen ve acemilerce yapılan hareket; yalan söylerken gözlerin kaçırılması ya da başka bir tarafa doğru bakılmasıdır.
birkaç örnek vermek gerekirse; konuşma esnasında kollarınızı bağlıyorsanız ( çiçek oluyorsanız (u: swh) ) aslında o an konuşmaya kapalı olduğunuzu ve daha fazla fikir beyan etmeyeceğinizi söylemiş oluyorsunuz.
diyelim ki üç arkadaş ayakta sohbet ediyorsunuz. eğer ayak uçlarınız oluşturulan çemberin merkezine doğru bakıyorsa, konu ve kişiler sizin için önemli demektir. ancak, ayak uçları çemberin dışını işaret ediyorsa, konudan uzak olma ve o anki kişileri pek de tınmadığınız çok büyük bir olasılık.
özellikle iş görüşmelerinde, birçok profesyonel bu hareketleri gözlemleyerek içinde bulunduğunuz ruh halini ve söylemlerinizin tutarlılığını değerlendirebilir.
devamını gör...
sinirliyken kendini ifade edememek
sinir seviyenize ve ortama göre değişir. nispeten rahat bir arkadaş/aile ortamındaysanız durumu yönetmek daha kolaydır. ancak konuşsanız ağzınızdan çıkanlardan korkacağınız derecede bir sinirle resmi bir ortamdaysanız orada işiniz zor*.
devamını gör...
süleymancılar
abla yüzüne tükürseler yarabbi şükür diyeceksin ben ne okudum ya yukarıda? oğlunu istismar* etmişler, gelmiş burada eve bağlılığı arttı diyor allahım sabır ver. dini abartan herkesten çok korkuyorum, aklını bu kadar ayak altına alabilen insanlardan çok korkuyorum.
tanım: ülkenin içinden geçen topluluklardan birisi.
tanım: ülkenin içinden geçen topluluklardan birisi.
devamını gör...
doğmuş olmanın sakıncası üstüne
emile mihai cioran / emil michel cioran'ın on iki bölüme ayrılmış, çoğu bir veya birkaç cümleden oluşan düşünce, anlatı, tespit, eleştirilerinin bir araya geldiği ve tabii ki bunlarla sınırlamamın mümkün olmayacağı kitap.
hayatı bu kadar basit ve kabullenilir biçimde anlatabilen birinin seslendiği yere şaşmamak lazım. bir dolu mürekkep hokkası ve bulaşını durmadan derinleştiriyor. yazarken yazar rolü üstlenmeden nasıl yazıyor? iz yok. olsa rafa kaldırmak kolaydı. neyse ki ne istediğimin hiçbir kıymeti yok ve bu kitaptan okurken varlığım veya var olmayışım bir mengeneye sıkışıyor. huysuz. fal bakar gibi her gün bir cümle okumayı yeğlerdim ama tutkal gibi yapıştım. çık çık çık çık çık. git git git git. in in in in. anla-anlama-anlayama-anla-anlama-anlaşılma-anlaşılamama-anlaşma-anlaşmama-anlama. önce çıkmak için çabaladığın yere dönüyorsun. ne fark ederdi?
hayatı bu kadar basit ve kabullenilir biçimde anlatabilen birinin seslendiği yere şaşmamak lazım. bir dolu mürekkep hokkası ve bulaşını durmadan derinleştiriyor. yazarken yazar rolü üstlenmeden nasıl yazıyor? iz yok. olsa rafa kaldırmak kolaydı. neyse ki ne istediğimin hiçbir kıymeti yok ve bu kitaptan okurken varlığım veya var olmayışım bir mengeneye sıkışıyor. huysuz. fal bakar gibi her gün bir cümle okumayı yeğlerdim ama tutkal gibi yapıştım. çık çık çık çık çık. git git git git. in in in in. anla-anlama-anlayama-anla-anlama-anlaşılma-anlaşılamama-anlaşma-anlaşmama-anlama. önce çıkmak için çabaladığın yere dönüyorsun. ne fark ederdi?
devamını gör...
8 binler kulübü
var bir hayalimiz ama hiç yetişemeiyoruz. eksik kalıyor sonra üzülüyoruz. ama yine de denemeye devam.
devamını gör...
death clock
19 ocak 2057'de öleceğimi öğrendiğim moral veren site.son 36 yılımı en iyi şekilde değerlendirmeliyim.
www.deathclock.com/
www.deathclock.com/
devamını gör...
29 ocak 2021 kandilli'den olası istanbul depremi tespitleri
geliyor gelmekte olan, ama hala bir önlem ya da bu yönde bir çalışma yok.
yıllardır marmara üzerinde büyük bir deprem yaşanacağı konuşulmakta. yeni yapıların buna uygun yapılması, eski yapıların güçlendirilmesi gerekiyor ama çarpık kentleşme, ucuz işçilik üstüne bir gamsızlık olunca ne yazık ki deprem tedbirleri bireylerin aldığı kadarıyla.
istanbul’da beklenen olası depreme ilişkin yürütülen çalışmalarda elde edilen bulguları milliyet’le paylaşan kandilli rasathanesi yöneticileri, silivri-kumburgaz-büyükçekmece’yi içine alan fay parçasında anormallik yaşandığını, ‘olası kırılma beklenen alan’ olarak bu hattın öne çıktığını açıkladı.
prof. dr. haluk özener, 8 yıl önce japonlarla “marmara deniz tabanı gözlemevi projesi’ne başladıklarını ve bu projeden çok kapsamlı veriler elde ettiklerini belirterek, şu bilgileri verdi:
“deniz tabanına yerleştirdiğimiz elektrik alan ölçüm cihazları, tabandaki kabuk deformasyonlarını belirleyen açılma ölçerlerin yanı sıra deniz tabanı mikro-deprem ölçüm cihazları ile tabandaki sismik gözlemlere ait veriler bize yeni bilgiler sundu. ilk bulgular ‘batı paçası’ dediğimiz segmentte yılda 1.5 santim sağ yanal atım gözlemlendi. yani kuzey anadolu fay hattı yılda 2.5 santim batıya doğru kayarken, tekirdağ-şarköy açıklarından marmara ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) 1.5 santim sağ yanal atım, yine bu segmentte 1 santimlik sürekli enerji salınımı tespit edildi. bu boşalım diğer segmentlere göre daha düşük bir risk olarak yorumlanabilir. tekirdağ-şarköy açıklarından marmara ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) boyunca yapılan ölçüm sonuçlarına göre bu alandaki deprem riski silivri’den-büyükçekmece açıklarına uzanan orta segmentten daha düşük olarak yorumlanabilir.”
buradan
yıllardır marmara üzerinde büyük bir deprem yaşanacağı konuşulmakta. yeni yapıların buna uygun yapılması, eski yapıların güçlendirilmesi gerekiyor ama çarpık kentleşme, ucuz işçilik üstüne bir gamsızlık olunca ne yazık ki deprem tedbirleri bireylerin aldığı kadarıyla.
istanbul’da beklenen olası depreme ilişkin yürütülen çalışmalarda elde edilen bulguları milliyet’le paylaşan kandilli rasathanesi yöneticileri, silivri-kumburgaz-büyükçekmece’yi içine alan fay parçasında anormallik yaşandığını, ‘olası kırılma beklenen alan’ olarak bu hattın öne çıktığını açıkladı.
prof. dr. haluk özener, 8 yıl önce japonlarla “marmara deniz tabanı gözlemevi projesi’ne başladıklarını ve bu projeden çok kapsamlı veriler elde ettiklerini belirterek, şu bilgileri verdi:
“deniz tabanına yerleştirdiğimiz elektrik alan ölçüm cihazları, tabandaki kabuk deformasyonlarını belirleyen açılma ölçerlerin yanı sıra deniz tabanı mikro-deprem ölçüm cihazları ile tabandaki sismik gözlemlere ait veriler bize yeni bilgiler sundu. ilk bulgular ‘batı paçası’ dediğimiz segmentte yılda 1.5 santim sağ yanal atım gözlemlendi. yani kuzey anadolu fay hattı yılda 2.5 santim batıya doğru kayarken, tekirdağ-şarköy açıklarından marmara ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) 1.5 santim sağ yanal atım, yine bu segmentte 1 santimlik sürekli enerji salınımı tespit edildi. bu boşalım diğer segmentlere göre daha düşük bir risk olarak yorumlanabilir. tekirdağ-şarköy açıklarından marmara ereğlisi açıklarına uzanan fay hattı (batı segmenti) boyunca yapılan ölçüm sonuçlarına göre bu alandaki deprem riski silivri’den-büyükçekmece açıklarına uzanan orta segmentten daha düşük olarak yorumlanabilir.”
buradan
devamını gör...
normal sözlük’ün foruma dönmesi
bir petit prince de paris ukdesi.
anket ve soru başlıklarının çok fazla olup, hepsinin rağbet görmesinden kaynaklı olduğunu düşündüğüm önermedir.
anket ve soru başlıklarının çok fazla olup, hepsinin rağbet görmesinden kaynaklı olduğunu düşündüğüm önermedir.
devamını gör...
sayısal vs sözel
iyi bir sözelci olarak sayısalsız olmaz derim.
devamını gör...
myanmar
mazlumluğu tescillenmiş insanların ülkesi.
insani yaşam standardı olmayan kamplar.
dünyanın en garip gureba coğrafyası.
insani yaşam standardı olmayan kamplar.
dünyanın en garip gureba coğrafyası.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arıya mor mahlas verilsin kampanyası
evet an itibari ile change.org'da imzaya açtığım kampanyadır. şimdi iko düşünsün!(bkz: sısısısı) kendisi sözlüğe kayıt olduğum günden beri tanıdığım cimcimedir. şekerliğin ve saflığın z kuşağında nadiren vicut bulduğu şahit numunedir. ayrıca sempatikliğiyle kazandığı karmaları yedi düveli kıskandırmaktadır. yeşil mahlas alabilecek olmasına rağmen rengi sevmediğinden, mor mahlas hayali olduğundan almamaktadır. yoksaa karmadan kaçmaz yaaani, pasar on bin garmayı! ben kefilim senetleri yollayın imzalayayım. herkesi davet ettiğim kampanyadır.
düzeltme: 1- ağlayan olursa ben yeşil mahlas alıyorum turuncuma gelsin.
2- bedava alsın demedim 10 bin karma dedim 10 bin karması olan herkes alsın ne var?
3- bana meriç diyen troller oldu ve olacaktır, senin kız kardeşin sana meriç mi diyor alüminyum?
ben bu cevapları da bırakayım da isteyen istediğini seçsin alsın. bir ünlü yazar der ki (bkz: sısısısı)
düzeltme: 1- ağlayan olursa ben yeşil mahlas alıyorum turuncuma gelsin.
2- bedava alsın demedim 10 bin karma dedim 10 bin karması olan herkes alsın ne var?
3- bana meriç diyen troller oldu ve olacaktır, senin kız kardeşin sana meriç mi diyor alüminyum?
ben bu cevapları da bırakayım da isteyen istediğini seçsin alsın. bir ünlü yazar der ki (bkz: sısısısı)
devamını gör...
kalprotektin
gaitada(dışkı) bakılan bir markerdır.
ülseratif kolit ve crohn hastalığında hastalığın aktivitesinin belirlenmesinde yardımcıdır.
ülseratif kolit ve crohn hastalığında hastalığın aktivitesinin belirlenmesinde yardımcıdır.
devamını gör...
salınım
belirli bir denge noktası ile bunun dışında kalan 2 ya da daha fazla nokta arasında, periyodik olarak ve belirli bir hız ile tekrarlanan hareket.
devamını gör...
ermenileri sevmemek
ermenistanlı ermenilerle ne kadar iletişiminiz oldu bilmiyorum lakin onların türklere olan nefretinin yanında türklerinki devede kulak kalır. türkiyede yaşayan ermeniler gerçekten düzgün insanlardır henüz kötüsüne denk gelmedim. lakin ermenistanlılar hayatımda gördüğüm en ırkçı barbar agresif ve yobaz insanlardı. batıda yaşayanlardan bahsetmiyorum bile.
hatta bence ermeni hükümetinin yaptığı politik şeyler olmasa türk halkında pek bir ermeni düşmanlığı var bile diyemeyiz. türk ermeni krizinin çözümü ermeni halkındadır. onlar bu bağnaz tavırlarından kurtulabilirse (ki hiç sanmıyorum) türkler olayı uzatmayacak ve tatlıya bağlayacaktır. kısacası bıraksanız çoluk çocuk demeden bütün türkleri bir kaşık suda boğabilecek adamlara karşı duyulan gayet doğal bir tepkidir ermenilerin pek sevilmemesi.
hatta bence ermeni hükümetinin yaptığı politik şeyler olmasa türk halkında pek bir ermeni düşmanlığı var bile diyemeyiz. türk ermeni krizinin çözümü ermeni halkındadır. onlar bu bağnaz tavırlarından kurtulabilirse (ki hiç sanmıyorum) türkler olayı uzatmayacak ve tatlıya bağlayacaktır. kısacası bıraksanız çoluk çocuk demeden bütün türkleri bir kaşık suda boğabilecek adamlara karşı duyulan gayet doğal bir tepkidir ermenilerin pek sevilmemesi.
devamını gör...
otobüs
bir tunç okan filmidir.
1975 yılında yayınlanan filmin senaristliğini de yapan tunç okan filmde rol de almıştır. birçok uluslararası ödül kazanan filmin don quijote ödülü kazanması türkiye’de yıllarca yasaklı kalan bir film için oldukça anlamlı bence. film aynı zamanda tunç okan’ın oyunculuktan yönetmenliğe geçiş yaptığı filmdir.

yol filmleri konusunda ne kadar yetkin bir yönetmen olabileceğinin izlerini bulduğumuz film aynı zamanda yönetmenliğini yine tunç okan’ın yaptığı sarı mercedes’in de habercisidir.
tam bir başrol söylemek mümkün olur mu bilemiyorum film için ama tuncel kurtiz, aras ören ve tunç okan’ı sayabiliriz sanırım başrol oyuncuları için.
film daha önce köylerinden dışarı hiç çıkmamamış, küçücük dünyalarında yaşamaya çalışan insanların bir insan kaçakçısı tarafından isveç’e götürülmesini anlatıyor.

filmin otobüste geçen kısmı oldukça etkileyici olsa da asıl hikaye kaçak göçmenlerin isveç’e vardıktan ve ellerinde avuçlarında hiçbir şey kalmadıktan, pasaportlarını da kaptırdıktan sonra yaşadıkları kısımda başlıyor.
görsel olarak çok iyi bir film olmasa da sinema dili, anlatımı ve oyunculukları ile takdire şayan bir filmdir. modern bir köyden indim şehire yorumu olarak da okuyabileceğimiz filmde çaresizlik, yeni karşısında duyulan şaşkınlık, büyük bir dünyaya ayak uydurma çabasını tüketiciliği müthiş işlenmiştir filmde.
az sayıdaki tunç okan filmlerinden biridir ve bence mutlaka izlenmelidir.
1975 yılında yayınlanan filmin senaristliğini de yapan tunç okan filmde rol de almıştır. birçok uluslararası ödül kazanan filmin don quijote ödülü kazanması türkiye’de yıllarca yasaklı kalan bir film için oldukça anlamlı bence. film aynı zamanda tunç okan’ın oyunculuktan yönetmenliğe geçiş yaptığı filmdir.

yol filmleri konusunda ne kadar yetkin bir yönetmen olabileceğinin izlerini bulduğumuz film aynı zamanda yönetmenliğini yine tunç okan’ın yaptığı sarı mercedes’in de habercisidir.
tam bir başrol söylemek mümkün olur mu bilemiyorum film için ama tuncel kurtiz, aras ören ve tunç okan’ı sayabiliriz sanırım başrol oyuncuları için.
film daha önce köylerinden dışarı hiç çıkmamamış, küçücük dünyalarında yaşamaya çalışan insanların bir insan kaçakçısı tarafından isveç’e götürülmesini anlatıyor.

filmin otobüste geçen kısmı oldukça etkileyici olsa da asıl hikaye kaçak göçmenlerin isveç’e vardıktan ve ellerinde avuçlarında hiçbir şey kalmadıktan, pasaportlarını da kaptırdıktan sonra yaşadıkları kısımda başlıyor.
görsel olarak çok iyi bir film olmasa da sinema dili, anlatımı ve oyunculukları ile takdire şayan bir filmdir. modern bir köyden indim şehire yorumu olarak da okuyabileceğimiz filmde çaresizlik, yeni karşısında duyulan şaşkınlık, büyük bir dünyaya ayak uydurma çabasını tüketiciliği müthiş işlenmiştir filmde.
az sayıdaki tunç okan filmlerinden biridir ve bence mutlaka izlenmelidir.
devamını gör...
giorgio vasari
giorgio vasari (1511-1571), leonardo da vinci'nin ilk biyografisini yazan isimdir. rönesans kavramını ilk kullanan isimdir. rönesansı "sanatın kaybolduğu zamanda onu yeniden aşama aşama canlandıran ve yüceltenlerin yaşamını yazmak" olarak tanımlamıştır.
devamını gör...
beni öp sonra doğur beni
sevgilisine "bana önce sevgili ol, beni öpüp kokla sonra da annem ol sarıp sarmala" demek isteyen şairin, cemal süreya'nın dizeleridir.
devamını gör...
ateist kaplumbağa
üslubunu, kelimeleri kullanış şeklini cümle aralarındaki ince mizahını ve özellikle objektif bakış açısını sevdiğim yazar.
ona sorsanız ben hala 4-3-3 oynatmıyorum. açıkçası ne oynattığımı ben de bilmiyorum.
ama o her zaman aynı taktikle oynadı. çizgisini bozmadı. zaten vurduğu genelde gol oluyor.
dönmüyorsa vardır bir bildiği. ama dön be hocam.
ona sorsanız ben hala 4-3-3 oynatmıyorum. açıkçası ne oynattığımı ben de bilmiyorum.
ama o her zaman aynı taktikle oynadı. çizgisini bozmadı. zaten vurduğu genelde gol oluyor.
dönmüyorsa vardır bir bildiği. ama dön be hocam.
devamını gör...

