gençlerde işsizlik diye bir kaygının bulunmaması
öyle bir kaygım yok çünkü son 2 ön lisans kpss'de 88 alıp atanamadım. kadro açılmadı ya da 3 5 tane açıldı. kaygılarımın sonuçsuz kalacağını anladığımdan beri kaygılanmayı bıraktım evet ve emin olun sorun bende değil.
kpss türkiye birincisi hizmetli olarak atandı daha yeni...
kpss türkiye birincisi hizmetli olarak atandı daha yeni...
devamını gör...
orhan veli kanık
t: 1914 yılında istanbul'da doğmuş, 1950 yılında henüz genç iken talihsiz bir şekilde vefat etmiş, türk edebiyatında yenilik denilince akla ilk gelen isimlerden biri olan büyük şair. sait faik de şöyle tanımlamış: "üzerinde en çok durulmuş, zaman zaman alaya alınmış, zaman zaman kendini kabul ettirmiş, tekrar inkâr, tekrar kabul edilmiş; zamanında hem iyi hem kötü şöhrete ermiş bir şair."
her yenilikçi insan gibi devrinde pek kabul görmemiştir. herkesin hamasetten düz duvara tırmandığı bir dönemde geleneği reddetmek büyük cesaret. şurada ve şurada hem kısa hayat hikayesi hem de birkaç anısından bahsedilmektedir. yaşar kemal'in orhan veli'ye yazdırdığı mapushane içinde üç ağaç incir. "düştüm bir ormana yol belli değil /
yatarım yatarım gün belli değil." birçok kişi orhan veli'ye bakınca kendisinden bir iz bulabilir. rakı şişesindeki balık dahil.
rüya:
"annemi ölmüş gördüm rüyamda.
ağlayarak uyanışım
hatırlattı bana, bir bayram sabahı
gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
ağlayışımı."*
misafir:
"dün fena sıkıldım akşama kadar;
iki paket cigara bana mısın demedi;
yazı yazacak oldum, sarmadı;
keman çaldım ömrümde ilk defa;
dolaştım,
tavla oynayanları seyrettim,
bir şarkıyı başka makamla söyledim;
sinek tuttum, bir kibrit kutusu;
allah kahretsin, en sonunda,
kalktım, buraya geldim."
bir de sözleri şairimizin "gün olur" adlı şiiri olan bir zülfü livaneli şarkısı*
her yenilikçi insan gibi devrinde pek kabul görmemiştir. herkesin hamasetten düz duvara tırmandığı bir dönemde geleneği reddetmek büyük cesaret. şurada ve şurada hem kısa hayat hikayesi hem de birkaç anısından bahsedilmektedir. yaşar kemal'in orhan veli'ye yazdırdığı mapushane içinde üç ağaç incir. "düştüm bir ormana yol belli değil /
yatarım yatarım gün belli değil." birçok kişi orhan veli'ye bakınca kendisinden bir iz bulabilir. rakı şişesindeki balık dahil.
rüya:
"annemi ölmüş gördüm rüyamda.
ağlayarak uyanışım
hatırlattı bana, bir bayram sabahı
gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp
ağlayışımı."*
misafir:
"dün fena sıkıldım akşama kadar;
iki paket cigara bana mısın demedi;
yazı yazacak oldum, sarmadı;
keman çaldım ömrümde ilk defa;
dolaştım,
tavla oynayanları seyrettim,
bir şarkıyı başka makamla söyledim;
sinek tuttum, bir kibrit kutusu;
allah kahretsin, en sonunda,
kalktım, buraya geldim."
bir de sözleri şairimizin "gün olur" adlı şiiri olan bir zülfü livaneli şarkısı*
devamını gör...
sinema-tv kulübü
herkese günaydınnn. musmutluuu sabahlar diliyorum. ben küçük bir afişi bırakıp gideceğim. armysuzy e çok teşekkür ediyor reklamın her türlüsü makbuldür diyorum. * iyi ki var iyi kiii. kulübe katılmayı unutmayınnnnn, katılmak isteyen arkadaşlarım gokcehan veya bana yazabilir. iyi günler dilerimm. *
devamını gör...
yabancı el sendromu
genelde, sara hastalığının tedavisi için uygulanan ayrık beyin ameliyatı olan kişilerde görülen bozukluk.
devamını gör...
yazarların unutamadıkları dizi replikleri
tabi siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama.
devamını gör...
instagram'da engellenmek
o kaybetmiş bacım, madem konuşmayacaktı neden anonimlikten çıkıp instagrama taşımış olayı? neyse, denizde çok balık var.*
devamını gör...
nilgün marmara'nın intihar mektubu
beni derinden yaralayan intihar mektubudur.
nilgün marmara çok değerli bir isimdir ve yakın zamanda slyvia plath'ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi adlı incelemesini okumuştum kendisi orada şöyle diyordu.
belki kendini yok etmek de bir kendini koruma girişimi, sevgi görmek için atılan bir çığlık ,mutlu yaşama olasılığının aranışıdır.
ayrıca ece ayhan ve (bkz: meçhul öğrenci anıtı) bu konuda çok önemlidir. aldırma 128!
nilgün marmara çok değerli bir isimdir ve yakın zamanda slyvia plath'ın şairliğinin intiharı bağlamında analizi adlı incelemesini okumuştum kendisi orada şöyle diyordu.
belki kendini yok etmek de bir kendini koruma girişimi, sevgi görmek için atılan bir çığlık ,mutlu yaşama olasılığının aranışıdır.
ayrıca ece ayhan ve (bkz: meçhul öğrenci anıtı) bu konuda çok önemlidir. aldırma 128!
devamını gör...
parmak izi
bazen bıraktığınız yerde 9000 yıl boyunca kalabilen ve sizden binlerce yıl sonra yaşayanlar için çok değerli olabilecek iz.
bilecik'te, batı anadolu'nun en eski yerleşmelerinden biri sayılan bahçelievler neolitik yerleşmesindeki kazılarda, hayvan figürinlerinin üzerinde yapan ustanın parmak izi çıkmış. eserler bilecik arkeoloji müzesi'nde sergilenecek.

kaynak
bilecik'te, batı anadolu'nun en eski yerleşmelerinden biri sayılan bahçelievler neolitik yerleşmesindeki kazılarda, hayvan figürinlerinin üzerinde yapan ustanın parmak izi çıkmış. eserler bilecik arkeoloji müzesi'nde sergilenecek.

kaynak
devamını gör...
leyla ile mecnun replikleri
-ya ellerine sağlık. ben yemin ediyorum hayatımda bu kadar güzel sallama çay içmedim yaağ
+sallama mecnun
+sallama mecnun
devamını gör...
edebiyat ne işe yarar sorunsalı
tüm diğer sanatlar gibi edebiyat da, gerçeğin çıplaklığı karşısında insanın ihtiyaç duyduğu en güzel yalan(lar)dır.
devamını gör...
kafatolog
şeriat'ın ülkemize gelmesini destekleyen, sanki ülkede sadece kendisi yaşıyormuş gibi bunun kendisinin hakkı olduğunu söyleyen şahıs.
devamını gör...
sana neler edeceğim
eski sevgiliyi unutturan ajda pekkan şarkısıdır.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
canım sıkılıyor diye de itiraf yapmazsın ya. biraz söylemeye çekinecek bir şey lazım.
az önce kendime kızarak ağladım ve hazır böyle bir anı yakalamışken hüznümu artıracak bir şarkı seçtim youtubede. normalde asla yapmam kötüyken böyle bir şey. neyse buldum ve açtım tam kıvama gelmişken üst üste 5 er saniyeden zorla 2 tane reklam izledim yaşlı gözlerle. ağlamaya dahi hevesim kaçtı.
az önce kendime kızarak ağladım ve hazır böyle bir anı yakalamışken hüznümu artıracak bir şarkı seçtim youtubede. normalde asla yapmam kötüyken böyle bir şey. neyse buldum ve açtım tam kıvama gelmişken üst üste 5 er saniyeden zorla 2 tane reklam izledim yaşlı gözlerle. ağlamaya dahi hevesim kaçtı.
devamını gör...
çocuklara iki isim verme modası
aslında saçma, gereksiz ya da kötü olmak bir yana, tam aksine, gayet de mantıklı hareket. böylelikle çocuğa istediği ismi kullanabilmesi için bir nebze seçenek de bırakmış oluyorsunuz. ebubekir sıddık hariç tabi. olmaz olsun o.
devamını gör...
kelebek
‘’kaçmak, yalnız kaçmak için yaşıyordum. yalnız ya da yanımda birisiyle, ama ne pahasına olursa olsun..’’
aynı isimli, başrollerini steve mcqueen ve dustin hoffman’ın paylaştığı 1973 yapımı filmin senaryosu işte bu kitaptan uyarlanmıştır.
fransa’da, şeytan adası olarak da bilinen cayene’de suçsuz yere müebbet mahkum olan yazarımız henri charriere’in, yaklaşık 20 yıl boyunca defahatle kaçma girişiminde bulunmasından mütevellit başından geçen olayları kaleme alarak 68’de yayımladığı ve ismini de yazarımızın hapisteki lakabı olan ve fransızca’da kelebek anlamına gelen ‘papillon’ dan alan harika bir roman ‘kelebek’.
filmi hemen hemen her kitap uyarlamasında olduğu gibi kitaba göre oldukça eksik olmasına rağmen harika bir filmdir. keza kitap ise filminin kat kat üstünde muhteşem bir başyapıttır nazarımda. bundan dolayı filmi eğer izlenecekse -ki kült bir yapım olduğunu düşünmeme rağmen muhakkak izlemeyenleriniz vardır- , kitabı okuduktan sonra izlenmesi tavsiyemdir...
sürükleyici, heyecan dolu, yer yer üzülüp, yer yer gülümsediğiniz bir eser kelebek. keza, okuduğunuz olayların yazarın bizzat başından geçtiğini göz önünde bulundurduğunuzda, söylediklerimin az bile olduğunu düşüneceğinizden eminim.
bu harika kaçış romanı, şiddetle tavsiyemdir. hala kitaplığına almamış olanların dikkatine sunuyorum.
aynı isimli, başrollerini steve mcqueen ve dustin hoffman’ın paylaştığı 1973 yapımı filmin senaryosu işte bu kitaptan uyarlanmıştır.
fransa’da, şeytan adası olarak da bilinen cayene’de suçsuz yere müebbet mahkum olan yazarımız henri charriere’in, yaklaşık 20 yıl boyunca defahatle kaçma girişiminde bulunmasından mütevellit başından geçen olayları kaleme alarak 68’de yayımladığı ve ismini de yazarımızın hapisteki lakabı olan ve fransızca’da kelebek anlamına gelen ‘papillon’ dan alan harika bir roman ‘kelebek’.
filmi hemen hemen her kitap uyarlamasında olduğu gibi kitaba göre oldukça eksik olmasına rağmen harika bir filmdir. keza kitap ise filminin kat kat üstünde muhteşem bir başyapıttır nazarımda. bundan dolayı filmi eğer izlenecekse -ki kült bir yapım olduğunu düşünmeme rağmen muhakkak izlemeyenleriniz vardır- , kitabı okuduktan sonra izlenmesi tavsiyemdir...
sürükleyici, heyecan dolu, yer yer üzülüp, yer yer gülümsediğiniz bir eser kelebek. keza, okuduğunuz olayların yazarın bizzat başından geçtiğini göz önünde bulundurduğunuzda, söylediklerimin az bile olduğunu düşüneceğinizden eminim.
bu harika kaçış romanı, şiddetle tavsiyemdir. hala kitaplığına almamış olanların dikkatine sunuyorum.
devamını gör...





