uzunca anlatabilirdim ama internetim buna yet...
devamını gör...

de mi de mi?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geçen gün (bkz: gülse birsel) doğum günü resmi paylaştı. hepsi test olmuş falan filan.
bu (bkz: korona) oyuncuya siyasetçiye bir şey yapmıyor. maşallah onlar bildiğinden şaşmıyor.
www.instagram.com/p/CMfCahQ...
devamını gör...

karşılaştığım durumdur.
devamını gör...

coalcarbon isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.

bazı nesneleri sıkmak ve tutmak için kullanılan bir alettir.

çift taraflı kaldıraç prensibi ile çalışır.
devamını gör...

ciğeri beş etmez insan musveddeleri binlerce liralık takım elbise ayakkabı kemer saat kombinleri yapsın günlük , onlara oy veren akıl fukaralarıda senelerdir yıkanmaktan eskimiş donundan mendil... hayat çok garip !
devamını gör...

fena olmayan bir cv sahibi olarak, başvurduğum şirketlerden sadece biri geri dönüş yaptı. hadi şu an işim var da çok koymuyor ancak insan istiyor ki, ortalık bir şenlensin, yeni firmalar mülakat çağırsın, o da olmadı zoom üzerinden bir görüşelim. yok sevgili sözlük yok. ankara'da olmanın ve oynadığım pozisyonların dezavantajlarını yaşıyorum. resmen içim daraldı.

iş arayan yazarlarımıza buradan bol şans dilerim.

12 senedir aynı yerde çalışan biri olarak, değişiklik ihtiyacı hissediyorum, az biraz da sabırsızlık olduğu için resmen bunaldım vallahi.
devamını gör...

ne olur ne olmaz diye bütün -de'leri, - da'ları ayrı yazmak.

bu kim ki ulusa seslenir gibi kamuoyuna açıklama yapıyor*.

tanrım neden ya? gerçekten neden onca dönem, onca lokasyon, onca seçenek arasından tam olarak burası!? nasıl bir sınanmaktır yahu..
devamını gör...

hoşaftan da hoş laftan da anlamadığı iddia edilien bir eşeğin konu alındığı başlık.

fakat söylendiği, bize anlatıldığı, işaret edildiği gibi değil.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
şimdi dağılabilirsiniz. *

bu arada ben hep hoşaf olarak kullanmışımdır. bunda türkçe öğretmenimizin parmağı vardır.
saygılar.
devamını gör...

8 mart dünya emekçi kadınlar günü sebebiyle özellikle böyle bir yazı yazmaya karar verdim. kadın cinayetlerini durdurmanın en kesin yöntemi şüphesizdir ki iyi bir eğitim ile mümkündür.
bu sebeple öncelikle çocukların yetiştirilme süreçlerinde en sık yapılan hatalar ve o hataların yerlerini almasını gereken doğru davranışlara yer vereceğim. anlayacağınız pek kısa bir yazı olmayacak.
hazırsanız kemerleri bağlayın.

öncelikle bir çocuk yapma kararı verilirken bu kararı bencil üreme içgüdülerimiz yerine çocuğun varlığını ve konfor alanını düşünerek vermek gerekiyor. özellikle geri kalmış toplumlarda çocuk neslin devamlılığı gibi sorumlulukları yüklenerek dünya getirildiği için bir takım cinsiyete dayalı rolleri yaşamaya mecbur bırakılıyor. özellikle erkek çocuklar neslin devamlılığını temsil ettiği için bir çok toplumda hala kız bebekler cahiliye devrindeki gibi gömülmesede hala öldürülüyor. daha önceki açtığım gelin yakma başlığından okuyacağınız gibi ilerleyen zamanlar kız çocuğu evlendiğinde çeyiz ödemelerini yapmak için toprak sahiplerinin, topraklarının bir kısmını damadın ailesine vermesi ise kız bebek cinayetlerinin sebeplerinden birini oluşturuyor aynı zamanda ilkel toplumlarda kız çocuklarının tarla vb. ağır işlerde çalışmaya uygun fizyolojik yapıda olmaması ise bir başka sebebi oluşturuyor.

doğmamış çocuğa don biçmediğimiz gibi doğmamış çocuğa toplumsal roller biçmemek gerekiyor. toplumun meşru gördüğü gereklilikleri yerine getirmesi önkoşulu ile çocuk dünyaya getirilmesi ve bu koşulların karşılanmadığı durumlarda çocukların öldürülmesi yada işkenceye maruz kalması bugün tüm toplumlarda ileri zamanlarda görünecek şiddetinde temellerini oluşturmuş oluyor. bu sebeple öncelikle çocukları dünyaya getirirken ona bir takım sorumluluklar yüklememek önem arz ediyor.

bugün türkiye'nin yine en çok doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerinde çok fazla çocuk sahibi olunmasının temel sebeplerinden biriside elbette yalnızca geri kalmışlıkla açıklanamaz. temel sebeplerden birkaçı şu şekilde; sosyo ekonomik düzeyin düşük olmasına bağlı olarak ekonomik kazanç sağlaması beklentisi, (özellikle sigorta siteminin olmadığı geri kalmış ülkelerde çocuk oranlarının ne kadar yüksek olduğu istatistikler ile sabittir.) töreler gereğince erkek çocuğun neslinin devamlılığını sağlamakla mükellef tutulması ve elbette korunma yöntemi için gerekli ürünlere ulaşımın zor ve görece pahalı olması.

yukarıdaki paragrafta bahsettiğim üzere burada devlet başa demek gerekiyor. cinsiyet faktörünün bu kadar önemli olmasının olmasının temel sebeplerinden biri olan ekonomik seviye astronomik seviyelere ulaşmasada herkesin hayatını insani derece sürdürebilmesine olanarak tanıyacak ölçüde iyi olmalıdır. gelişmiş ülkelerdeki cinsiyetler arası ayrımın bu kadar belirgin olmamasının sebeplerinden biriside elbette ekonomiye bağlı olarak bir cinsel kimliğin diğerine oranla görece daha iyi kazanmasına muhtaç olmamasından kaynaklıdır.

yaklaşık 4 paragraf kadar çocuklara yüklenen toplumsal sorumlulukların yarattığı cinsiyetler arası uçurumdan ve sebep olabileceklerinden bahsettiğim için artık herhangi bir sorumluluk yüklemeden çocuk sahibi olduğumuzu varsayarak çocugun gelişimi süresinde bu uçurumu derinleşmesine yada oluşmasına sebep olacak hatalı anne-baba tutumlarından bahsetmek isterim biraz.
çocuğun cinsiyeti öğrenildiği andan itibaren cinsiyeti için biçilmiş renklere yada motiflere göre seçilmiş kıyafetler ve oyuncaklar ile odasının doldurulması ilerleyen vakitlerde kendisi için öğrenilmiş çaresizlik durumuna sebep olabileceği göz ardı edilmemelidir. erkeklerde pembe don giyebilir, bebeklerle oynayabilir, evcilik takımları olabilir aynı şekilde kız çocuklarda mavi gömlek giyebilir, arabalarını çarpıştırabilir veya misketler ile oynayabilir. çocuklara daha tövbe bismillah demeden dayattığımız bu kısıtlı çevresel uyaran içerisinde elbette kendini diğer cinsiyet ile keskin sınırlar ile ayıracaktır ve özellikle ilerleyen dönemlerde bu aralarında aşağılamak için yeterli sebeplere dönüşecektir. tüm bunların dışında hayatı oyun yoluyla öğrenen çocuklar için kendilerini önceden belirlenmiş bir takım rolleri oynamaya mecbur bırakmak hakkaniyetsizliktir. daha sonraları deneyimleme fırsatı verilmediği becerilerden ötürü aşağılanarak onurunun zedelenmesi ise işten bile olmayan gerçeklerden yalnızca birisidir. araba süremiyor diye kızlara ebleh ebleh gülünmesi ile mutfakta çorbasını ısıtamıyor diye erkeklere anakuzusu gibi aşağılamalar yapılması farklı durumlar değildir. burada her iki cinsiyette çatışmaya sürüklenen bir sürece itilmiş oluyor. çocuklarınıza tercih şansı vermek onları yapılan işlerin diğerinden mühim yada değersiz olmadığı fikri ile yetiştirmek ileri süreçlerde birbirlerine uygulayabilecekleri potansiyel şiddetin önlenmesi noktasında ciddi bir husustur.


bir diğer önemli husus ise özellikle türk aile geleneklerinde yukarıda bahsettiğim üzere erkek çocuğunun neslin devamlılığı için yüklenen sorumluluğun altında ezilmesidir. detaylı açıklamak gerekirse; kız olduğu için bacaklarını açarak oturamayan çocuk karşısında, pipisi olduğu için evin içinde çıplak gezme özgürlüğü olan erkek çocuğun ezilmesi durumudur. erkek çocuğun bilinç altına daha değerli olduğu fikri gizliden gizliye yerleştirilir. ilerleyen vakitlerde elbette o kız çocuğu, erkek çocuğunun elinin kiri olacaktır. tüm bu değeri fiziksel varlığından beri geldiği algısı ile büyüyen çocuğun ilerleyen vakitlerde karakter gelişimi üzerine pek birleyler yapmasına gerke kalmayacaktır zira onun varlığı başlı başına bir değerdir. şiddet uygulayabilir çünkü elinin kiridir, öldürebilir çünkü namus onundur. burada yetişkine düşen vazife çocuğa doğduğu andan itibaren cinsiyetine dayalı iltifatlar ve güzellemeler yapmamasıdır. aksı durumda da aynısı geçerlidir. kız çocuklarının piremsesler gibi yetiştirilmesi sonucunda gelecek hayatta elbette piremsesler gibi yaşatılması için birtakım insan hakları ihlallerini sineye çekmesi gerekecektir. çünkü piremses hayatı ancak böyle mümkündür. çocuklarımıza bu noktada beslenecekleri yerleri doğru seçmeleri için rehberlik edilmesi şarttır.

ailenin hazırlık ve yetiştirme süreçleri ne kadar kusursuz olsada elbette çocuğu cam fanusta büyütmek mümkün değildir. bu sebeple gireceği sosyal ortamların özellikle okulların bu konuda önceden hazırlanmış programlar dahilinde karakter gelişimini destekleyici niteliklte eğitimler vermesi son derece önemlidir. öğretmenlere ise burada çok fazla rol düşmektedir. futbol takımları seçmelerine kızları almamak gibi yada kütüphanecilik kolunun yalnızca kızlar tarafından tercih edilebileceği gibi söylemler ile bu cinsiyetçi toplum geleneğinin sürdürülmesine destek olmamalılardır. aksine kız çocuklarını futbol seçmelerine hazırlanması konusunda yüreklendirmek yada erkek çocuklarında balet olabileceği gibi motivasyon konuşmaları uzun vadede cinsiyet eşitsizliği noktasında fark yaratacaktır.

yine meslek seçimlerinde çocukları toplumun belirlediği rollere göre değil kendi yetenek ve ilgilerine göre tercih etmelerini konusunda yüreklendirmek gerekmektedir uzun vadede bu çalışmalar netice gösterecektir ve kadın otobüs şöförlerine gülünmeyecek yahut kadın doktorlar, erkek doktoralara göre daha fazla mobbinge maruz kalmayacaktır.

şiddet hayatımızın heryerinde ve bizlerin elinden malesef anlatmak dışında gelen pek birşey yok, bende bugün nacizane elimden geldiğince toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve şiddetin önlenmesinin çocuk gelişimi ile ilişkisi ifade eden bir yazı yazmış olmak istedim.

anıtsayaça yeni isimlerin eklenmediği günlerde buluşmak dileği ile.

dipnot: gözünüzü kanatan imla hataları ivedilikle düzeltilecektir.

edit: kadın cinayetlerinin önlenmesinin kısa ve uzun vadeli çözümleri arasında eğitim sisteminin önemi içerikli yazımıda 8 marta içerisinde yetiştirmeye çalışıyorum. takipte kalınız.
devamını gör...

dalgakıranı olan liman anlamına gelmektedir. yunancada ''liman ağzına inşa edilen koruma suru'' anlamına gelen ''mandrakion'' kelimesinden türeyen sözcük, ilk defa 6. yüzyılda prokopios'un kartaca limanı'ndan bahsettiği eserde geçmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

efendim zaman zaman dikkatimi çeken hadise. sol tarafta bir başlık beliriyor ve bilmem kaç tane tanım yapılmış gözüküyor. kim neden bu kadar tanım yapmış diye bakıyorum. o da ne? o gün, o saat ilgili başlığa tanım girilmemiş. madem öyle bu başlık buraya neden geldi? ne işler çeviriyorsunuz? *

örnek: rafadan tayfa başlığı. en son tanım 09.01.2021'de yapılmış. o zaman aşağıdaki görseldeki durumun mantığı nedir?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ekleme: başlık daha önce varmış diye buraya geldik. bu başlığın da sola gelmesi yasak sanırım. nereye düştük biz? nasıl bir tarikatsınız siz böyle? *
devamını gör...

bizimkiler kayısı ve ayvadan yemek yapıyorlar. doğranmış ayvaları patates sandım ilk başta, meyveden yemek işi bana ters geliyor.
devamını gör...

1947'de yaşanan bir olayda ölen elizabeth short adlı genç kadına, korkunç ölümünden sonra medyanın taktığı isim.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

elizabeth, aktris olmak isteyen genç bir kızdı. bu uğurda epey hızlı bir hayat yaşadığı da söylenebilir. ancak bu hayat maalesef korkunç bir şekilde öldürülmesine neden oldu.

henüz 23 yaşındaydı öldürüldüğünde. sevgilisi olduğu söylenen bir adamla seyahate çıkıp geri döndükten birkaç gün sonra, evinin yakınındaki bir parkta cesedi bulunmuştu. fakat ne bulunuş! cesedi bulan kişi, ilk başta onu bir vitrin mankeni sandı çünkü genç kadının bedeni belinden aşağısı ve yukarısı olmak üzere ikiye bölünmüştü. vücudundaki tüm kan boşaltılmıştı. otopsi raporuna göre, korkunç işkencelere maruz kaldığı, vücudunun çeşitli yerlerinin kesildiği, hatta cinsel organının olduğu kısmın da kesilerek içine saman gibi birtakım çalı çırpının doldurulduğu, ağzına ise bıçakla kesmek suretiyle bir joker gülüşü yerleştirildiği ortaya çıkmıştı.

üzerinden bunca yıl geçtiği halde, genç kadının katili bulunamadı. 60'a yakın kişi cinayeti kendilerinin işlediğini itiraf etse de hiçbirinin gerçek katil olmadığı anlaşıldı.

genç kadının hazin hayat hikayesi ve korkunç sonu, cehennem çiçeği adlı bir filme de konu oldu. ancak onu bu sonla karşılaştıran şeyin ne olduğu hiçbir zaman öğrenilemedi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok samimi bir yazar. yazdıklarını okurken mutlaka bir yerden espri patlatıyor çok hoşuma gidiyor. profil fotosu favorim<3
devamını gör...

her zaman mazereti olan, işi yokuşa süren yapıda tutum seyreden, ayak direyici yapıda kişilerde görülen psikiyatrik hastalıktır.

genellikle ağırdan alan bir yapıya sahiptirler.
bir ricada bulunulduğunda kabul etse bile tam olarak yapmaz,yaparsa da genellikle düzgün yapmazlar.
bunun için çeşmeye gitmem demez ama testiyi kırar getirir sözü tam olarak bu kişilik bozukluğunu tarif ediyor desek yanlış olmaz.
devamını gör...

kişiliği çeşitli özelliklere göre 16 ayrı gruba ayıran bir çeşit testin kişilik çeşitlerinden benim de içinde bulunduğum tipidir. introverted intuitive feeling perceiving'in kısaltmasıdır. "arabulucu" olarak adlandırılır ve toplumun sadece %4'lük kısmını oluştururlar. her olayın içinde iyilik ararlar. yaratıcılık, fikir üretme gibi konularda gelişmiştirler ve beklenildiği üzere birçok yazar, şair, ressam arabulucu kişilik tipine sahiptir. çok sosyal olmaktansa enerjilerini birkaç özel kişiye yansıtmayı tercih ederler. derin düşüncelere dalmaya bayılırlar. felsefi konuşmalar ve tartışmalardan çok zevk alırlar. kurgularda yaşamayı seven duygusal, çekingen, utangaç kimselerdir. ancak içlerinde de büyük bir ateş bulunur.

birkaç infp örneği:
william shakespeare
alicia keys
anne of green gables
julia roberts
devamını gör...

huzurdur. en baba ortopedik yatak o hazzı veremez.
devamını gör...

efsunlu sesi olan dinlemeye doyamadığım sanatçımız. delikanlı ise en sevdiğim şarkısı.
devamını gör...

saçma sapan şeylerle para kazanan youtuberlar.insanların geleceğe olan ümitlerinin bitmesine,şimdi yaptıkları veya yapacakları mesleklerden kazandıkları paraya baktıklarında boş yere yaşadıklarını düşünmelerine neden olan ıq su düşük insan topluluğu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim