kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"hediye babandır, kadın kadındır." cevabıyla karşılaşabilirsiniz, uyarayım.
devamını gör...

ne alırsanız alın ama alma-verme dengesini bozmayın yeter. bütün ilişkilerde geçerli bir kural var ki, sevgiyle,değer duygusuyla maddi,manevi yaptığınız herşey eğer karşılık almıyorsanız, beklenti içine gireceginizden bir süre sonra sizde hayalkırıklığı yaratır.
devamını gör...

çalıkuşu.
yerli olanlar içinde en akılda kalanı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir tunç okan filmidir.

1975 yılında yayınlanan filmin senaristliğini de yapan tunç okan filmde rol de almıştır. birçok uluslararası ödül kazanan filmin don quijote ödülü kazanması türkiye’de yıllarca yasaklı kalan bir film için oldukça anlamlı bence. film aynı zamanda tunç okan’ın oyunculuktan yönetmenliğe geçiş yaptığı filmdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yol filmleri konusunda ne kadar yetkin bir yönetmen olabileceğinin izlerini bulduğumuz film aynı zamanda yönetmenliğini yine tunç okan’ın yaptığı sarı mercedes’in de habercisidir.

tam bir başrol söylemek mümkün olur mu bilemiyorum film için ama tuncel kurtiz, aras ören ve tunç okan’ı sayabiliriz sanırım başrol oyuncuları için.

film daha önce köylerinden dışarı hiç çıkmamamış, küçücük dünyalarında yaşamaya çalışan insanların bir insan kaçakçısı tarafından isveç’e götürülmesini anlatıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin otobüste geçen kısmı oldukça etkileyici olsa da asıl hikaye kaçak göçmenlerin isveç’e vardıktan ve ellerinde avuçlarında hiçbir şey kalmadıktan, pasaportlarını da kaptırdıktan sonra yaşadıkları kısımda başlıyor.

görsel olarak çok iyi bir film olmasa da sinema dili, anlatımı ve oyunculukları ile takdire şayan bir filmdir. modern bir köyden indim şehire yorumu olarak da okuyabileceğimiz filmde çaresizlik, yeni karşısında duyulan şaşkınlık, büyük bir dünyaya ayak uydurma çabasını tüketiciliği müthiş işlenmiştir filmde.

az sayıdaki tunç okan filmlerinden biridir ve bence mutlaka izlenmelidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aralarında olduğum yazarlar veritabanıdır.
hatta sabah da aralarında olmaktayım, öğlen de akşam da.

(bkz: sözlük sayesinde uykunun 4 saate inmesi)
devamını gör...

saat 20.00'de bir yere ayrılmayın sakın ve bir değişiklik yapıp yayın listemi paylaşıyorum bu sefer.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cevabı evet olan sorunsal. alman arkadaşım andreas aradı geçtiğimiz gün. dedi ki "2 dünya savaşını da başlatıp kaybetmemize rağmen dünyanın en güçlü 2-3 ekonomisi arasında olsak da sizi deli gibi kıskanıyorum" andreas are you sure? dedim. hemen yazdı: "ya o yollarınızda arabayla gezmenin tadını burda hiç alamıyoruz, türk olmak istiyorum" dedi.

işte görüyorsunuz nasıl da kıskanıyorlar bizi. bay kemal bilmez tabi.
devamını gör...

mastodon'u müzikal anlamda mastodon yapan brann dailor'un ahtapot olması, brent hinds'in kafayı tamamen sıyırmış ve boyutlararası sololar atabilen bir mahlukat olması, troy sanders'ın adına nüktedanlık yapan inanılmaz epik sesi, bill kelliher'ın amfilerle kozmik anlamlarda ilişki kurup mükemmel mistik ve cezbedici tonlarla albümleri süslemesi gibi milyon tane şey sayılabilir ama bana kalırsa mastodon'u asıl mastodon yapan şey grup üyelerinin arasındaki harika uyum, çok yakın dost olmaları ve grup üyelerinin yaşadıkları trajedilerde birbirlerinin yanında olmaları ve bu trajediler üzerine şarkılar inşa edebilmeleridir. hem şarkı sözleri iki farklı olguyu aynı anda yaşatabilirken, aynı zamanda beste bakımından da size gerçekten ne hissettirmek isterse onu hissettirir.
kanımca gelmiş geçmiş en güzel albümleri crack the skye'dır, müzikal altyapısı, gitarların mistik sound'u ve hikaye birleşimiyle birlikte.
mastodon albümlerinin genel olarak 2 teması bulunur. ilki metaforik bir hikayeyken, ikincisi gerçekten yaşanmış bir olayı(genellikle trajedi) grup üyelerinin el ele verip işlemesiyle ortaya çıkar. crack the skye albümü grubun beyni ve kanımca tanrı tarafından efsanevi yetenekler bahşedilmiş olan brann dailor'un, kardeşi skye dailor'un çocuk yaşta intiharını işler, ama bu albüm aynı zamanda çarlık rusyasında çar'a suikast düzenlemeye çalışırken yakalanıp kaçmaya uğraşan, farklı boyutlara geçip oradan dünyaya dönmeye çalışan bir katili anlatır. the last baron,oblivion, the czar, divinations, ghost of karelia bu macerayı anlatırken, albümün 6. şarkısı crack the skye, skye'ın intiharını ve brann'ın bu olayın neticesinde neler hissettiğini iç parçalayıcı şekilde anlatır. crack the skye'ın sözleri ikizim dediği kardeşinin intiharının brann'de bıraktığı yıkıcı etkiyi size yoğun bir trajedi ile hissettirirken, şarkının bestesi ise sizlere ölüme karşı olan nefret dolu isyanı, çaresizliği ve içinizden atmak istediğiniz o ağır yükü vucudunuzda yaşatır.
''deep withing the endless void
searching for a sign''
''ı can see the pain
ıt is written all over your face
the screaming arrows tear through my soul
ın the dawn your face is haunting
white ghostly dreams''
''weight of worlds is on your shoulders
hear the voice of gold''
''desperate heathens flock to sirens
guard your heartache well
momma don't let them take her
take her down
please tell lucifer he can't have this one
her spirits too strong''
grubun bir diğer şaheseri olan albüm ise sultan's curse'dür. bu albümde ise, troy'un eşinin kanser olması ve bill'in annesinin kanserden vefat etmesi gibi olayların üzerine grup üyelerinin toplanıp yaptığı şarkılar bulunur. bu albümün metaforik hikayesi, kum imparatoru dedikleri hayali bir evrende, imparatoru öldürmeye çalışan ancak başarısız olup kaçan ve çöllere düşen bir adamın yaşadıklarını anlatır. buradaki kum imparatoru metaforu kanseri temsil eder ve kahramanımız onunla mücadele eder. sultan's curse, roots remain ve jaguar god en yoğun kanser temasını işleyen üç şarkıdır. özellikle roots remain şarkısı kansere adanmış, onunla savaşan insanlara güç vermesi için yazılmıştır.
''beauty fades, deaths decay
fires on high, reach the sky
branches break, roots remain
strong in mind beauty
your adventure is dark and it hides beyond the cells
all ı feel alive, the hearts will prevail
the stolen eye was found and given to the lost soul
while the moon sets far and the milestones seem low''
dallar kırılabilir ama kökler kalır, güzellik aklında güçlüdür.
devamını gör...

ağlamak. bir ağlasam ah bir ağlasam düzelecek sanki her şey...
devamını gör...

korsakoff sendromu; hafıza kaybı, duyusal ve motor işlev bozukluğu, ve ileri evrelerinde ciddi bunama ile karakterize edilen nöropsikolojik/ nörolojik bir hastalıktır. adını aynı isimdeki sergei korsakoff adlı bir nörologdan almıştır.

sendromun oluşmasındaki başlıca neden tiyamin (b1 vitamini) eksikliğidir ve uzun süre alkol tüketmek tiyamin eksikliğine ve dolayısıyla karsakoff sendromuna yol açabilir.

epizodik bellek (anısal bellek), kişilerin yaşanmış olaylarının belleğidir. izlediğimiz filmlerin, okuduğumuz kitabın, arkadaşlarımızla yaptığımız tatilin anıları burada saklanır. tiyamin eksikliği epizodik hafızayı ve diğer bellek türlerini de etkilediğinden hafıza kaybına yol açar.

dediğim gibi aşırı alkol tüketimi bu hastalığın başlıca nedenlerinden olsa da yetersiz beslenme, kontrolsüz diyet vb.'de tiyamin eksikliğine yol açabileceğinden hastalığın diğer nedenlerindendir.

sizler için hemen kısaca tiyamin (b1 vitamini) içeren besinleri araştırdım, bunlar:
- soya fasulyesi
- yer fıstığı
- balık (somon)
- fasulye
- mercimek
- ıspanak
- domates

tanım yemek tarifi vermeye kadar gidecek sanırım. son olarak: ''ekmek yemeyin, koyun olursunuz!'', alkol içmeyin korsakoff'dan muzdarip olursunuz*.
edit: yazım yanlışı.
devamını gör...

akşama anne, babasıyla çiçeğini, çikiletasını alıp, kapıya da gelebilir yazar* davranışı.
bir video vardı. sokak röportajında, kız: sosyal medyadan taciz ediyorlar. merhaba falan yazıyorlar. diyordu. o geldi aklıma bir de. her şey güllük gülüstanlık sanılırken, kapıya polis gelebilir. dikkatli olmak lazım. mesela beğen ama favlama. o fazla olur bak hahhahhah.
devamını gör...

sizi yazmaya iten his neyse ona odaklanırsanız ilhamı yakalarsınız bana göre.
mesela sevdiğiniz bir kadına mı yazacaksınız? o an ne hissediyorsunuz?
özlem mi, arzu mu aşk mı?
işte o duygunun sizdeki tonu, neyi nasıl yazmanız gerektiğini söyleyecektir.
yoğun hissettiğiniz her şey sizi yazmaya itecektir. illa ki karşıt cinse yazmak zorunda değilsiniz.
ama en güzeli tabii ki sevdiğinize karşı hissettiğiniz tarifsiz duygulardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sofraya geç gelen pudra şekeri gibidir... pardon tuz muydu.
devamını gör...

islam'da sihir, büyücülük, okus pokus yapmak , bildiğim kadarıyla günah, bizim bu hükümet en büyük günahkar.
hem müslümanım de , hem sihirle uğraş pes yanı.
devamını gör...

herkese, her yerde,dünya standartlarında,bedelsiz eğitim sloganıyla kurulan eğitim kuruluşudur.dersleri web sayfasından veya youtube üzerinden izleyebilirsiniz.

şu anda sanat tarihi dersini alıyorum gerçekten dersler verimli geçiyor ayrıca videoların kısa olması da sıkılmamanızı sağlıyor.çok fazla alanda ders içeriğine sahip olduğundan herkesin faydalanabileceğini düşünüyorum.
devamını gör...

hiçbir şey düşünmeden uyuyabilmek.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim