severseniz gider...
devamını gör...

el greco'nun toledo manzarası.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sosyal bilimler'de,benzer toplumsal statü, ilgi alanı yaş, ve etnik grup gibi karakteristliklere dayalı ve ortak yaşama özelliklerine sahip kişilerin oluşturduğu grup'tur.
devamını gör...

okumak, başlı başına kabuğundan başını çıkarmaktır. senin dışında insanlar tanırsın kitaplarda, yaşadıkların dışında duygularla karşılaşırsın. güzel yazılmış bir kitap çıktığında karşına, kelimeler arasındaki ritmi bile duyabilir kulakların.

okumayı sevmem yaşar öğrenirim diyorsan; çevrendeki insanların hikayelerini baştan sona hiç bilemeyeceksin. onları uzaktan bu kadar uzun izleyemeyeceksin...

okumak göz kapaklarını kapattığında zihin dünyanın açılmasıdır. hayal gücünü zorlamaktır. yeni kelimelerle ve konuşma tarzları ile karşılaşmaktır.

okumak, kötülük görmeden kötülüğü tanıya bileceğin en masum öğrenme sahasıdır. kitaplar sana kötülük nedir diye sorgulatır...

bir üst perdeden okursan yazarı bile katabilirsin işin içine!
çünkü her yazar, yazdığı her kitapta kendini de gizlemiştir bir köşeye...

okumak, yeni ülkelere gitmek, yeni jargonlar duymaktır. okumak farklı kültür sofralarına misafir olmaktır.

yaşamadığın hikayelerin bile acısını yaşarsın içinde. öğrendiğin her bilginin gücünü hissedersin zihninde. severek kitap okumak gibisi var mı?

okumakta sorun yok, sen ne okuyacaksın???
devamını gör...

üç gün önce fethiye belediyesi, heykeltraş onur fırat fen imzalı uğur mumcu anıtının açılışını gerçekleştirdi.
anıtın üzerinde,
" vicdan sustu,
hukuk sustu,
insanlık sustu,
göz göre göre öldürüldük,
ey halkım unutma bizi…"
yazılıydı.

bütün kavgası aydınlık yarınlar için olanlara selam olsun,
selam olsun, susmayanlara..

(bkz: sesleniş)
devamını gör...

'referans' olarak tanımlanıp masum gösterilmeye çalışılan bir yöntemdir.

genellikle ahlaksızlığın diz boyu olduğu ülkelerde görülür.

ilkokul mezunu bir sporcunun br devlet bankasının yönetim kuruluna atanması örnek olarak gösterilebilir.
devamını gör...

(bkz: nerede lütfen söyleyin)

karnim ac sozluk.
devamını gör...

ben değilmişim. görüşürüz.
devamını gör...

çok istedim bu gece kendimi asmak!
ellerimle kendi mezarımı kazmak
elimden gelen oturup evimde, sana şarkılaaar yazmak!

can temiz' in yazdığı her şey güzel.
devamını gör...

neil gaiman kitabıdır.

bazı hikayeler çocuklar içinmiş gibi görünür ama asla o kadar masum değildir onlar. içlerinde gizli bir vahşet, tüyler ürpertici ama saklı ve sakınımlı bir gerçek, satır aralarını korkuya ve endişeye boyayan iç bulandıran olaylar fokur fokur kaynar. daha önceki bir incelemede alice harikalar diyarından bir kez daha bahsedeceğimi çıtlatmıştım, nasip bugüneymiş. alice sevimli bir kızcağızdır, beyaz bir tavşanın peşine takılıp heyecan verici ve bir dahinin elinden çıktığı ayan beyan ortada olan hikayelere bulanır. biz lewis carolun dehasına hayran oladururken alice liddell isimli 12 yaşında bir kız çocuğunun gerçek alice olması suratımıza bir tokat olarak patlayacaktır elbette. 12 yaşında bir alice’den ilham alıp bir harikalar diyarı yaratmak elbette kötü bir şey değil ancak bunu olası bir pedofilin yapması insanın tüylerini diken diken edebiliyor. kitapta, özellikle alicenin büyüyüp küçülürkenki hallerinin tasviri bizi istemesek de pedofili şüphesine taşıyor. alice’in yazarı hiç de masum değil, velhasıl.

koralin’in yazarı ise masum, en azından şu ana kadar yazdıkları ve yaşadıkları ile aksini düşünmemizi gerektirecek herhangi bir şey olmadı henüz. neil gaiman bambaşka bir alice hikayesi yazıyor bizim için. alice hikayesi diyerek neil gaimanın muhteşemliğini gölgelemek istemem ama bu benzetme okuyan herkes tarafından yapılmıştır bence. ama bu alice, yani koralin okurken bize aile ile ilgili çok güzel mesajlar vermekle kalmıyor, kendimizi de anlamaya yönelik bazı düşüncelere gark ediyor bizi.

koralin ile ilgili bilmeniz gereken en önemli şey ismimin karolin değil koralin olduğudur ve koralin’in çok zeki ve hayal gücü kuvvetli bir küçük hanım olduğudur. animasyon filmini izlemeyi unutmamanızı da önemli rica ederim.
devamını gör...

nimet o nimet! laf soyleyeni allah carpar, hatta ben bile carparim...yemeklerin efendisidir o. bol soganlisi ozellikle pizza ve turevlerini tokatlaya tokatlaya ezer.
devamını gör...

bu zamana kadar 24 albüm yapmış ve melodic death metal denildiğinde de ilk akla gelen isveç kökenli melodic death metal grubudur. aslında 1989 yılının başlarında farklı bir isimde thrash metal türünde grup kurmuşlar sonra enfeebled earth demo kaset hazırlıkları sırasında ani bi kararla grubun ismini değiştirmişler ve death metal tarzı şarkılar yapmaya karar vermişler. ilginç hikayesi var elemanların.

dark tranquillity adını gruba verince de trail of life decayed, a moonclad reflection demolarını yayınlamışlar ve bu demolarla iyi çıkış yakalamışlar.
her ne kadar death metal yapsalarda thrash metalle harmanlayarak hazırlamışlar bu demoları. ardından 1992 yılında ilk albümlerini çıkarmışlar, o şahane albümün ismi de, skydancer’dır. albüm çıktıktan sonra anders friden gruptan ayrıldı ve mikael stanne vokalist rolünü üstlenmiş. bence andres’ın gruptan ayrıldığı iyi olmuş zira albümde pek ön planda olan birisi değildi bana göre. yerine gelen mikael’ın brutal ve scream atışı son derece muazzam. zaten skydancer albümü black metal tarzında olan bir albümdü, güzeldi de dark tranquillity’nin tarzına pek uygun değildir.

sonra grup the gallery albümünü çıkarmış ve bu albümü hazırlarken özgün çalışmışlar, kendi tarzlarını yansıtmışlar. azizim bu albüm öyle güzel ki şarkı birbirinden lezzetlidir, metal dünyasında da büyük beğeni toplamıştır.

the gallery albüm çalışmaları sırasında grubun vokali ayrılmış ve in flames grubuna transfer olmuştur. yalnız grubun yükselme aşamasında kendisinin emeği de çoktur. hakkı ödenmez hiçbir zaman. her neyse, sonradan the mind's ı albümünü çıkarmışlar bu albümde sevilmiş metal camiasında ama bu albümden sonra çıkardıkları albüm, yani projector dark tranquillity hayranları tarafından eleştirilmiş lakin sonradan da çok beğenip en güzel albüm ilan etmişler. ilginç tabi.
her neyse, grup sonra haven, damage done, character albümlerini piyasaya sürmüş ve hayran kitlesi iyice artmıştır. albüm eleştirmenlerinden de tam not almıştır. şimdi bazı grup üyeleri gruptan ayrıldı, eski tadı kalmadı ama zamanında cidden konserlerde fırtınalar estiren bir grupmuş. ne diyelim ki? eskiden her şey daha güzeldi, aynı dark tranquillity gibi…

şunu eklemeyi unutmuşum. ekleyeyim. bu grubun en çok sevdiğim albümü damage done’dir. çünkü bu albüm tam anlamıyla olan bir melodic death metal albümüdür. albümün içindeki bazı şarkılar cidden çok güzel herkese tavsiye ederim. misal format c: for cortex, single part of two, the treason wall gibi gibi. bu şarkılar dibine kadar melodic death metal türünün hakkını verir.
devamını gör...

(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)

--- alıntı ---

madde 12: tanımlar nokta ile sonlandırılmalıdır.

--- alıntı ---

(bkz: teşekkürler)
devamını gör...

ayıp olır mu diye değil, selam verdim diye linç yiyip savcılığa verilip bide twitterda ifşa edilirim diye korkuyorum.
devamını gör...

ekşi sözlük sizi yazar olacağınız vaadiyle oyalar kafa sözlük ise oyalamadan sizi yazar yapar.
devamını gör...

insanı sabır taşına çeviren, farklı kültürden bireylerle tanışmasına imkan tanıyarak onun sosyal birikimini belki de hiçbir zaman bulamayacağı fırsatları ona sunan barınakta kalınması sonucu edinilen kazanımlardır.

güzel yerdir öğrenci yurdu, sefalet, eğlence, aşk acısı, goy goy her şey mevcuttur.
devamını gör...

fransızca kökenli, iki tekerlekli anlamına gelen "bicyclette" kelimesinden meydana gelmektedir. çok kullanılmasa da eski isminin "velespit" olduğu bilinmektedir. velespit kelimesi ise anlam olarak tez ayak'tır. icadı konusunda tam bir fikir birliği bulunmamaktadır.

hemen hemen her çocuğun severek kullandığı eğlence ve ulaşım aracı olarak kullanılan bisiklet iyi bir spor aleti olarak da kullanılmaktadır. günümüzde kullanan insanlar görülse de çok tercih edilmemektedir. ancak hareket etmenin sağlıklı yaşam üzerindeki etkisi bilinmektedir.

euro exim bank ceo'su shanjay thakrar bisiklet ile ilgili şu düşüncelerini dile getirmiştir.

bisiklet, gezegenin yavaş ölümüdür. bisikletçiler ülke ekonomileri için birer felakettir. şöyle ki;
1- bisiklet kullanan kişi araba almaz.
2- bankadan asla borç almaz.
3- sigorta poliçesi ödemek zorunda kalmaz.
4- yakıt almaz.
5- periyodik bakım için sanayide para ödemez.
6- ücretli otopark kullanmaz.
7- büyük kazalara ve can kayıplarına neden olmaz.
8- çok şeritli otoyol istemez.
9- hareket ettiği için obez olmaz.

bisiklet kullanan sağlıklı insanların ekonomiye ve ihtiyacı neredeyse yoktur ve ilaç satın almazlar. hastanelere gitmez, doktorlara kendilerini muayene ettirmezler. ülkelerin gayri safi yurtiçi hasıla'sına katkıda bulunmazlar. buna karşılık her yeni lokanta ve benzeri yerler 30 yeni istihdam sağlamaktadır. 10 kardiyolog, 10 diş hekimi, 10 diyetisyen ve beslenme uzmanı. bisikletçi mi yoksa tüketiciler mi ? bu tekrar düşünmeye değer bir durumdur.

yürümekse tam bir felakettir ekonomi için, çünkü yürüyen insan bisiklet de almaz...
devamını gör...

virüs az bile başımıza taş yağsa dedirten hadise. hem sapıksın hem de çocuğunun önünde yapıyorsun. sapık herif 23 yıl 9 ay ceza almış ama yeter mi? asla.

--- alıntı ---

istanbul gaziosmanpaşa'da mert al (29) isimli sapık, evine temizliğe gelen kadına çocuğunun gözlerinin önünde tecavüz etti. kadının şikayetçi olduğu sapık mert al, mahkeme tarafından 23 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

--- alıntı ---

kaynak: www.tv100.com/temizlige-gel...
devamını gör...

anlayışlı, sabırlı, yardımsever birisidir.
devamını gör...

ateşi bol olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim