madalyalı tanım özelliği karşıtı yazarlar
aralarında olduğumu beyan ettiğim yazarlardır. iki tane vermişler sağ olsunlar. bağışlamak istiyorum. burada hunharca "bena medalyaa veeğr" diyen yazarlarımız var. bende de az var ama bağışlamak isterim kabul ederseniz. çam sakızı, çoban armağanı...
devamını gör...
30 ağustos zafer bayramı
zafer bayramımız kutlu olsun. ebedi başkomutan mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşlarına sonsuz sevgi, saygı ve minnetle...bu kutlu zaferi en güzel anlatan kişilerden nazım'ın dizelerini paylaşmak istiyorum.
"ateşi ve ihaneti gördük."
"dağlarda tek tek ateşler yanıyordu
ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtırlar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
paşalar onun arkasındaydılar.
o, saati sordu.
paşalar "üç" dediler.
sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu
bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovası'na atlayacaktı.
dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim
bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim."
atam izindeyiz....
"ateşi ve ihaneti gördük."
"dağlarda tek tek ateşler yanıyordu
ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahtırlar ki
şayak kalpaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu
ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında,
birdenbire beş adım sağında onu gördü.
paşalar onun arkasındaydılar.
o, saati sordu.
paşalar "üç" dediler.
sarışın bir kurda benziyordu.
ve mavi gözleri çakmak çakmaktı.
yürüdü uçurumun başına kadar,
eğildi, durdu
bıraksalar
ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak
ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovası'na atlayacaktı.
dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim
bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.
kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu davet bizim...
yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim."
atam izindeyiz....
devamını gör...
reddedilen erkeğin yapması gerekenler
gayet medeni bir şekilde teşekkür edip kendinden ödün vermeyip hayatına devam etmelidir. illaki başlangıçta bir burukluk olur ancak hayatın normal gidişatında böyle durumların olduğu bilinciyle yaklaşılırsa daha rahat bir şekilde atlatılır.
hatta şöyle bir durumda mevcuttur ki bu davranışı gösteren erkekleri fark eden kadınlar daha sonradan gizliden gizliye ilgi duyabilmekte.
hatta şöyle bir durumda mevcuttur ki bu davranışı gösteren erkekleri fark eden kadınlar daha sonradan gizliden gizliye ilgi duyabilmekte.
devamını gör...
başıboşlar
sözlük yönetiminin aldığı en güzel karardır. bu cesur karar için hepinizi tebrik ediyorum.
ben de bir baktım sol frame'de gözle görülür bir kalite artışı var. "herhalde okullar açıldı da bebe team okula gitti." diye düşündüm.
inanın son zamanlarda yazma iştahım iyice gitmişti. bilgi içeren bir entry, saniyeler sonra "bir zımba markası olsan hangi marka olurdun" gibi saçma sapan başlıklardan ötürü tarihin karanlık sayfalarına gömülüyordu.
yazma iştahımı geri kazandırdığınız için teşekkürler sayın yönetim. seviliyorsunuz.
ben de bir baktım sol frame'de gözle görülür bir kalite artışı var. "herhalde okullar açıldı da bebe team okula gitti." diye düşündüm.
inanın son zamanlarda yazma iştahım iyice gitmişti. bilgi içeren bir entry, saniyeler sonra "bir zımba markası olsan hangi marka olurdun" gibi saçma sapan başlıklardan ötürü tarihin karanlık sayfalarına gömülüyordu.
yazma iştahımı geri kazandırdığınız için teşekkürler sayın yönetim. seviliyorsunuz.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, günaydın diğerleri.
biz aşığız şükür, bu bakışların başka bir anlamı olamaz çünkü. bugün başka edebiyat yok, ben de seni ay lav yu türkan!
gerisi hep aynı, çay, çorba, sıcak!
biz aşığız şükür, bu bakışların başka bir anlamı olamaz çünkü. bugün başka edebiyat yok, ben de seni ay lav yu türkan!
gerisi hep aynı, çay, çorba, sıcak!
devamını gör...
aşti
esenler'den sonra favorim. toplumdan, köklerimden uzaklaştığımı hissettiğimde ikisinden birinden bilet alır. 4 saat erkenden otogara gider ve uzaklara bakarak hayatın anlamını sorgularım.
devamını gör...
kimsenin aslında seni gerçekten anlamaması
bana göre varoluşsal sıkıntılar çekmenin başlangıcı tam olarak budur
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
hepimiz mutlaka görmüşüzdür bu fotoğrafı: 5. solvay fizik konferansı* (1927)

bu fotoğraftan yola çıkarak solvay konferansları'nın ünlü birkaç fotoğrafını anlatmaya çalışacağım.
solvay konferansı ilk defa belçikalı bir kimyager ve iş adamı olan ernest solvay'in çabalarıyla 1911 yılında belçika'nın başkenti brüksel'de bir otelde,* nobel ödüllü fizikçi hendrik a. lorentz başkanlığında yapıldı. konferansın amacı dönemin öncü bilim insanları ile fizik ve kimya alanlarında güncel yaklaşımları tartışmaktı.
1. solvay konferansı (1911)*

fotoğrafta size tanıdık gelen birileri var mı? birkaçını sıralayayım ben:
-masanın baş kısmında, gür beyaz sakalıyla ve şık papyonuyla gözlerini kameradan kaçıran kişi ernest solvay'in ta kendisi.
-solvay'in hemen sol tarafındaki* kişi konferansın başkanı nobel fizik ödülü* sahibi fizikçi hendrik lorentz.
-lorentz ile solvay'in arasında kaytan bıyıkları ile gülümseyen kişi arnold j.w. sommerfeld. sommerfeld, joseph j. thomson'ın öğrencisi.*
-lorentz'in hemen üstünde ve bize göre hafif solunda kalan, saçlarını ikiye ayırmış kaytan bıyıklı kişi nobel fizik ödülü sahibi* maurice de broglie. evet evet şu de broglie dalga boyundan hatırladığımız de broglie.
-de broglie'nin arkasında sadece başı ve sağ omzu görünen kişi ferdinand von lindemann. kendisi pi sayısı üzerine çalışmaları ile bilinir. aynı zamanda arnold sommerfeld'in de hocasıdır.
-fotoğrafın sol alt kısmında pos bıyıkları, keçi sakalı ve ciddi duruşuyla kameraya bakan kişi nobel kimya ödülü* sahibi walther h. nernst. sayısalcı yazarlar hatırlar belki, elektrokimyadaki nernst denklemini bulan kişi olur kendisi.
-nernst'in hemen yanındaki kişi ingiliz fizikçi marcel l. brillouin. kendisini daha sonra meşhur solvay fotoğrafında da göreceğiz.
-fotoğrafın sağ alt kısmında kamerayla hiç ilgilenmeyen ve yanındaki bilim kadınına bir şeyler anlatıyor gibi görünen kişi ünlü fransız matematikçi ve fizikçi henri poincaré. (bkz: poincaré hipotezi)
-ve evet tahmin ettiğiniz üzere henri poincaré'nin hemen sağındaki, elini başına dayamış sıkılgan bir ifadeyle bakan kişi büyük bilim kadını, nobel fizik* ve kimya* ödülü sahibi marie curie.
-fotoğrafın sol üst ikinci sırasındaki alnı açık, hafif kısa boylu ve pos bıyıklı kişi nobel fizik ödülü* sahibi max planck
-lorentz'in sol çaprazında, en arkada ayakta uzun boylu ve nispeten kısa bıyıklı kişi avusturyalı fizikçi friedrich hasenöhrl. burada biraz durmak istiyorum.
hasenöhrl'ü belki hiçbirimiz tanımayız fakat e=mc^2 formülünü hepimiz duymuşuzdur. einstein'a ait diye biliriz değil mi? evet kesinlikle öyledir. prof. hasenhöhrl bu formülü einstein'dan tam bir sene önce bulmuş kişidir. fakat küçük bir farkla, hasenhöhrl'ün formülünün başında 4/3 katsayısı vardır, dolayısıyla bulduğu formül e=4/3 mc^2 şeklindedir. hasenöhrl'ün bu buluşu maalesef dikkatleri einstein kadar çekmemiştir. prof. hasenöhrl aynı zamanda ludwig boltzmann ve heike k. onnes'in öğrencisi, h.a. lorentz'in arkadaşı, schrödinger ve karl herzfeld'in hocasıydı. schrödinger daha sonra nobel fizik ödülü alacak, herzfeld ise amerika'da joseph weber isimli fizikçinin hocalığını yapacaktı. weber de 1962-63'te nobel fizik ödülüne aday gösterilecek fakat ödülü weber'le aynı konuyu çalışan nikolay basov ve aleksandr prokhorov alacaktı.
-poincaré'nin başını üstünde gür bıyıkları ile kameraya gülümseyerek poz veren kişi nobel kimya ödülü* sahibi ernest rutherford.
-rutherford'un hemen solundaki yanlış kameraya gülümseyen pala bıyıklı kişi nobel fizik ödülü* sahibi hollandalı fizikçi heike k. onnes. onnes'in hocalarından biri gustav r. kirchhoff (kendisini kirchoff yasalarından tanır bazılarımız). onnes'in öğrencilerinden biri olan pieter zeeman, 1902'de hendrik lorentz ile birlikte nobel fizik ödülü almıştır. onnes, helyumu sıvılaştırmayı başaran ilk kişidir.
-ve son olarak fotoğrafa bakınca herkesin şıp diye tanıdığı, fotoğrafın sağ üst ikinci sırasındaki, bıyığı ve saçı henüz beyazlamamış, genç ve düşünceli kişi nobel fizik ödülü sahibi* albert einstein.
-fotoğrafın geri kalanındaki kişiler önemsiz sanmayın sakın, neredeyse hepsi nobel ödülü sahibi,* dönemin önde gelen bilim insanları.
1911'deki bu konferansın ardından 1912'de solvay enstitüsü kuruldu ve enstitü aracılığıyla her üç yılda bir konferanslar düzenlenmeye başlandı.
2. solvay konferansı(1913)*

3. solvay konferansı(1921)**

4. solvay konferansı(1924)*

ve nihayet o ünlü fotoğrafın çekildiği 5. solvay fizik konferansı**

ekleme: fotoğrafın renklendirilmiş hali:

bu konferansa ait kısa bir video kaydı da var üstelik!!
ingilizce hali buradan
türkçe altyazılı buradan
fotoğrafta kimler var sol üstten sırasıyla bakalım:
-en sol üstteki kişi august piccard. helyum balonları üzerine çalışmaları ile bilinen isviçreli fizikçi, aynı zamanda batiskaf isimli insansız denizaltı gözlem aracının mucidi. bu araç sayesinde yeryüzünün en derin noktası olan mariana çukuru gözlemlenebildi.
-piccard'ın hemen solundaki kişi fransız kimyacı émile henriot. kendisi madame curie'nin danışmanlığında araştırmalar yapıyordu.
-henriot'un solundaki kişi avusturyalı fizikçi paul ehrenfest. kendisi ludwig boltzmmann danışmanlığında çalışmalarını yürütüyordu. boltzmann'ı tanıyanlarınız vardır belki (entropi formülü ve boltzmann sabiti desem? peki ya boltzmann denklemi? ). boltzmann aynı zamanda walter h. nernst'in* de çalışma arkadaşıydı.
-onun da solundaki kişi belçikalı kimyacı édouard herzen.
-herzen'in yanındaki kişi belçikalı fizikçi théophile ernest de donder. kendisi brüksel'de henri poincaré'nin* danışmanlığında çalışıyordu.
-onun da solundaki kişi karizmasıyla dikkat çeken nobel ödüllü* fizikçi erwin schrödinger. kendisi hakkında pek yorum yapmaya gerek yok sanırım aşağı yukarı herkes tanıyor. ayrıca kendisinin hocası friedrich hasenöhrl olur.*
-schördinger'in hemen sol kolundaki kişi belçikalı fizikçi jules-émile verschaffelt. kendisi heike k. onnes'in* laboratuvarında çalışıyordu.
-sıradan devam ediyoruz ve karşımıza wofgang pauli çıkıyor (pauli dışarılama ilkesini bilir bazılarımız). kendisi henüz 21 yaşındayken fizik doktorasını tamamlamıştı. dışarılama ilkesini keşfetmesi ile bizzat albert einstein tarafından nobel'e aday gösterilmiştir ve aynı yıl* nobel fizik ödülünü almıştır. kendisinin hocası arnold sommerfeld'dir.*
-sıradan devam ediyoruz ve karşımıza nobel fizik ödülü* sahibi werner heisenberg çıkıyor, bazılarımız kendisini belirsizlik ilkesinden tanır. kendisi aynı zamanda sommerfeld'in de öğrencisidir.
-pauli'nin hemen sol kolundaki kişi ingiliz fizikçi ralph h. fowler. kendisi 20. yüzyılın en önemli fizikçilerinden paul dirac'ın hocasıdır.
-fotoğrafın en sağ üstünde kalan kişi ilk solvay konferansı'nda da gördüğümüz marcel brillouin.
-orta sıranın en solunda oturan kişi nobel kimya ödülü* sahibi hollanda-amerika'lı fizikokimyacı peter debye.
-orta sıradan devam ediyoruz, danimarkalı fizikçi martin knudsen.
-knudsen'nin sol kolundaki kişi nobel fizik ödüllü* lawrence bragg.
-sıradaki kişi hollandalı fizikçi hans a. kramers. kendisi niels bohr ve paul ehrenfest'in de öğrencisi.
-kramers'in sol kolundaki kişi ünlü ingiliz fizikçi paul dirac. kendisi 20. yüzyılın en önemli fizikçilerinden olup 1933'te schrödinger ile birlikte nobel fizik ödülünü almıştır.
-dirac'ın hemen yanındaki kişi ünlü amerikalı fizikçi arthur h. compton. compton etkisi (ya da saçılması) keşfi ile nobel fizik ödülünü* almıştır.
-compton'nun yanında ilk solvey konferansı'nda da gördüğümüz l. de broglie var.
-de broglie'nin yanında nobel fizik ödüllü* alman fizikçi max born yer alıyor. ilk solvey konferansı'nda da bahsetmiştim, kendisi j.j.thompson'un öğrencilerinden ve j.r.oppenheimer'ın da hocalarından biri.
-ve sıradaki kişi nobel fizik ödüllü* ünlü danimarkalı fizikçi niels bohr.
-en sol altta oturan kişi nobel kimya ödüllü amerikalı kimyacı ırving langmuir. kendisi aynı zamanda ilk solvey konferansı'ndan tanıdığımız w. nernst'in de öğrencisidir.
-sıradaki kişi max planck. ilk solvey konferansı'nda da bahsetmiştik.
-planck'in hemen sol kolundaki hanımefendi marie curie. kendisi için ayrı başlık atmak lazım, zira hakkında yazılacak tonlarca kelime var.
-fotoğrafın merkezinde ve belki de toplantının en büyük iki ismi olan madame curie ile albert einstein'ın arasında duran kişi solvey konferansı'na son kez başkanlık edecek olan hendrik lorentz.
-lorentz'in öbür yakasındaki ismi hep bir ağızdan bağırabiliriz albert einstein!!
-einstein'in sol kolundaki kişi fransız fizikçi paul langevin. kendisi madame curi'nin eşi olan fransız fizikçi pierre curie'nin öğrencisi olur aynı zamanda. l.brillouin ve de broglie'nin de hocasıdır.
-langevin'in yanındaki kişi isviçreli fizikçi charles-eugène guye.
-sıradaki kişi bulut odası keşfi ile nobel fizik ödülünü* alan iskoç fizikçi ve meteorolog c.t.r. wilson.
-fotoğrafın en sağ altındaki kişi ise nobel fizik ödüllü* ingiliz fizikçi o. willans richardson. kendisi aynı zamanda j.j.thompson'un da öğrencilerinden biri.
solvay konferansları daha sonra bir yıl arayla olmak kaydıyla düzenlenmeye devam etti.*
gerçekleştirilen son fizik konferansı 2017 yılında ''the physics of living matter: space, time and information in biology''* başlığıyla toplandı.

gerçekleştirilen son kimya konferansı 2019'da ''computational modeling: from chemistry to materials to biology'' başlığı ile toplandı.

son konferans ekim 2020'de 28. solvay fizik konferansı olacaktı fakat küresel pandemi nedeniyle ekim 2021'e ertelenmiş durumda.
ayrıntılı bilgi için buradan
bütün bu cümleler bütününde anlatmaya çalıştığım tek bir şey vardı: bilimin bir kültürü olduğu. isimlerini saydığım bütün bu bilim insanlarına tekrar bakın, hepsi birbirinin hocası/öğrencisi, ki bunu özellikle belirmeye çalıştım satır aralarında.* bilim böyle bir şeydir, bilimde usta ve çırak vardır. ustanın başlattığını çırak ilerletir. şimdi tekrar bakın bu bilim insanlarına, onların öğrencilik yaptığı okullara, onların hocalık yaptığı okullara. bu okullara dışarıdan hoca atayamazsınız, bu okullara dışarıdan öğrenci getiremezsiniz, bu okullara dışarıdan müfredat uygulatamazsınız.
bilim bir kültür üzere ilerler, o kültürün oluşmasına müsaade etmezseniz gazi yaşargil gibi bir adamı zürih üniversitesi'ne, aziz sancar gibi bir adamı kuzey karolina ünivesitesi'ne kaptırırsınız. ardından da el çırparsınız 'o bir türk' diye.
ekleme: zaman içinde bu tanıma eklemeler çıkarmalar yapmayı planlıyorum

bu fotoğraftan yola çıkarak solvay konferansları'nın ünlü birkaç fotoğrafını anlatmaya çalışacağım.
solvay konferansı ilk defa belçikalı bir kimyager ve iş adamı olan ernest solvay'in çabalarıyla 1911 yılında belçika'nın başkenti brüksel'de bir otelde,* nobel ödüllü fizikçi hendrik a. lorentz başkanlığında yapıldı. konferansın amacı dönemin öncü bilim insanları ile fizik ve kimya alanlarında güncel yaklaşımları tartışmaktı.
1. solvay konferansı (1911)*

fotoğrafta size tanıdık gelen birileri var mı? birkaçını sıralayayım ben:
-masanın baş kısmında, gür beyaz sakalıyla ve şık papyonuyla gözlerini kameradan kaçıran kişi ernest solvay'in ta kendisi.
-solvay'in hemen sol tarafındaki* kişi konferansın başkanı nobel fizik ödülü* sahibi fizikçi hendrik lorentz.
-lorentz ile solvay'in arasında kaytan bıyıkları ile gülümseyen kişi arnold j.w. sommerfeld. sommerfeld, joseph j. thomson'ın öğrencisi.*
-lorentz'in hemen üstünde ve bize göre hafif solunda kalan, saçlarını ikiye ayırmış kaytan bıyıklı kişi nobel fizik ödülü sahibi* maurice de broglie. evet evet şu de broglie dalga boyundan hatırladığımız de broglie.
-de broglie'nin arkasında sadece başı ve sağ omzu görünen kişi ferdinand von lindemann. kendisi pi sayısı üzerine çalışmaları ile bilinir. aynı zamanda arnold sommerfeld'in de hocasıdır.
-fotoğrafın sol alt kısmında pos bıyıkları, keçi sakalı ve ciddi duruşuyla kameraya bakan kişi nobel kimya ödülü* sahibi walther h. nernst. sayısalcı yazarlar hatırlar belki, elektrokimyadaki nernst denklemini bulan kişi olur kendisi.
-nernst'in hemen yanındaki kişi ingiliz fizikçi marcel l. brillouin. kendisini daha sonra meşhur solvay fotoğrafında da göreceğiz.
-fotoğrafın sağ alt kısmında kamerayla hiç ilgilenmeyen ve yanındaki bilim kadınına bir şeyler anlatıyor gibi görünen kişi ünlü fransız matematikçi ve fizikçi henri poincaré. (bkz: poincaré hipotezi)
-ve evet tahmin ettiğiniz üzere henri poincaré'nin hemen sağındaki, elini başına dayamış sıkılgan bir ifadeyle bakan kişi büyük bilim kadını, nobel fizik* ve kimya* ödülü sahibi marie curie.
-fotoğrafın sol üst ikinci sırasındaki alnı açık, hafif kısa boylu ve pos bıyıklı kişi nobel fizik ödülü* sahibi max planck
-lorentz'in sol çaprazında, en arkada ayakta uzun boylu ve nispeten kısa bıyıklı kişi avusturyalı fizikçi friedrich hasenöhrl. burada biraz durmak istiyorum.
hasenöhrl'ü belki hiçbirimiz tanımayız fakat e=mc^2 formülünü hepimiz duymuşuzdur. einstein'a ait diye biliriz değil mi? evet kesinlikle öyledir. prof. hasenhöhrl bu formülü einstein'dan tam bir sene önce bulmuş kişidir. fakat küçük bir farkla, hasenhöhrl'ün formülünün başında 4/3 katsayısı vardır, dolayısıyla bulduğu formül e=4/3 mc^2 şeklindedir. hasenöhrl'ün bu buluşu maalesef dikkatleri einstein kadar çekmemiştir. prof. hasenöhrl aynı zamanda ludwig boltzmann ve heike k. onnes'in öğrencisi, h.a. lorentz'in arkadaşı, schrödinger ve karl herzfeld'in hocasıydı. schrödinger daha sonra nobel fizik ödülü alacak, herzfeld ise amerika'da joseph weber isimli fizikçinin hocalığını yapacaktı. weber de 1962-63'te nobel fizik ödülüne aday gösterilecek fakat ödülü weber'le aynı konuyu çalışan nikolay basov ve aleksandr prokhorov alacaktı.
-poincaré'nin başını üstünde gür bıyıkları ile kameraya gülümseyerek poz veren kişi nobel kimya ödülü* sahibi ernest rutherford.
-rutherford'un hemen solundaki yanlış kameraya gülümseyen pala bıyıklı kişi nobel fizik ödülü* sahibi hollandalı fizikçi heike k. onnes. onnes'in hocalarından biri gustav r. kirchhoff (kendisini kirchoff yasalarından tanır bazılarımız). onnes'in öğrencilerinden biri olan pieter zeeman, 1902'de hendrik lorentz ile birlikte nobel fizik ödülü almıştır. onnes, helyumu sıvılaştırmayı başaran ilk kişidir.
-ve son olarak fotoğrafa bakınca herkesin şıp diye tanıdığı, fotoğrafın sağ üst ikinci sırasındaki, bıyığı ve saçı henüz beyazlamamış, genç ve düşünceli kişi nobel fizik ödülü sahibi* albert einstein.
-fotoğrafın geri kalanındaki kişiler önemsiz sanmayın sakın, neredeyse hepsi nobel ödülü sahibi,* dönemin önde gelen bilim insanları.
1911'deki bu konferansın ardından 1912'de solvay enstitüsü kuruldu ve enstitü aracılığıyla her üç yılda bir konferanslar düzenlenmeye başlandı.
2. solvay konferansı(1913)*

3. solvay konferansı(1921)**

4. solvay konferansı(1924)*

ve nihayet o ünlü fotoğrafın çekildiği 5. solvay fizik konferansı**

ekleme: fotoğrafın renklendirilmiş hali:

bu konferansa ait kısa bir video kaydı da var üstelik!!
ingilizce hali buradan
türkçe altyazılı buradan
fotoğrafta kimler var sol üstten sırasıyla bakalım:
-en sol üstteki kişi august piccard. helyum balonları üzerine çalışmaları ile bilinen isviçreli fizikçi, aynı zamanda batiskaf isimli insansız denizaltı gözlem aracının mucidi. bu araç sayesinde yeryüzünün en derin noktası olan mariana çukuru gözlemlenebildi.
-piccard'ın hemen solundaki kişi fransız kimyacı émile henriot. kendisi madame curie'nin danışmanlığında araştırmalar yapıyordu.
-henriot'un solundaki kişi avusturyalı fizikçi paul ehrenfest. kendisi ludwig boltzmmann danışmanlığında çalışmalarını yürütüyordu. boltzmann'ı tanıyanlarınız vardır belki (entropi formülü ve boltzmann sabiti desem? peki ya boltzmann denklemi? ). boltzmann aynı zamanda walter h. nernst'in* de çalışma arkadaşıydı.
-onun da solundaki kişi belçikalı kimyacı édouard herzen.
-herzen'in yanındaki kişi belçikalı fizikçi théophile ernest de donder. kendisi brüksel'de henri poincaré'nin* danışmanlığında çalışıyordu.
-onun da solundaki kişi karizmasıyla dikkat çeken nobel ödüllü* fizikçi erwin schrödinger. kendisi hakkında pek yorum yapmaya gerek yok sanırım aşağı yukarı herkes tanıyor. ayrıca kendisinin hocası friedrich hasenöhrl olur.*
-schördinger'in hemen sol kolundaki kişi belçikalı fizikçi jules-émile verschaffelt. kendisi heike k. onnes'in* laboratuvarında çalışıyordu.
-sıradan devam ediyoruz ve karşımıza wofgang pauli çıkıyor (pauli dışarılama ilkesini bilir bazılarımız). kendisi henüz 21 yaşındayken fizik doktorasını tamamlamıştı. dışarılama ilkesini keşfetmesi ile bizzat albert einstein tarafından nobel'e aday gösterilmiştir ve aynı yıl* nobel fizik ödülünü almıştır. kendisinin hocası arnold sommerfeld'dir.*
-sıradan devam ediyoruz ve karşımıza nobel fizik ödülü* sahibi werner heisenberg çıkıyor, bazılarımız kendisini belirsizlik ilkesinden tanır. kendisi aynı zamanda sommerfeld'in de öğrencisidir.
-pauli'nin hemen sol kolundaki kişi ingiliz fizikçi ralph h. fowler. kendisi 20. yüzyılın en önemli fizikçilerinden paul dirac'ın hocasıdır.
-fotoğrafın en sağ üstünde kalan kişi ilk solvay konferansı'nda da gördüğümüz marcel brillouin.
-orta sıranın en solunda oturan kişi nobel kimya ödülü* sahibi hollanda-amerika'lı fizikokimyacı peter debye.
-orta sıradan devam ediyoruz, danimarkalı fizikçi martin knudsen.
-knudsen'nin sol kolundaki kişi nobel fizik ödüllü* lawrence bragg.
-sıradaki kişi hollandalı fizikçi hans a. kramers. kendisi niels bohr ve paul ehrenfest'in de öğrencisi.
-kramers'in sol kolundaki kişi ünlü ingiliz fizikçi paul dirac. kendisi 20. yüzyılın en önemli fizikçilerinden olup 1933'te schrödinger ile birlikte nobel fizik ödülünü almıştır.
-dirac'ın hemen yanındaki kişi ünlü amerikalı fizikçi arthur h. compton. compton etkisi (ya da saçılması) keşfi ile nobel fizik ödülünü* almıştır.
-compton'nun yanında ilk solvey konferansı'nda da gördüğümüz l. de broglie var.
-de broglie'nin yanında nobel fizik ödüllü* alman fizikçi max born yer alıyor. ilk solvey konferansı'nda da bahsetmiştim, kendisi j.j.thompson'un öğrencilerinden ve j.r.oppenheimer'ın da hocalarından biri.
-ve sıradaki kişi nobel fizik ödüllü* ünlü danimarkalı fizikçi niels bohr.
-en sol altta oturan kişi nobel kimya ödüllü amerikalı kimyacı ırving langmuir. kendisi aynı zamanda ilk solvey konferansı'ndan tanıdığımız w. nernst'in de öğrencisidir.
-sıradaki kişi max planck. ilk solvey konferansı'nda da bahsetmiştik.
-planck'in hemen sol kolundaki hanımefendi marie curie. kendisi için ayrı başlık atmak lazım, zira hakkında yazılacak tonlarca kelime var.
-fotoğrafın merkezinde ve belki de toplantının en büyük iki ismi olan madame curie ile albert einstein'ın arasında duran kişi solvey konferansı'na son kez başkanlık edecek olan hendrik lorentz.
-lorentz'in öbür yakasındaki ismi hep bir ağızdan bağırabiliriz albert einstein!!
-einstein'in sol kolundaki kişi fransız fizikçi paul langevin. kendisi madame curi'nin eşi olan fransız fizikçi pierre curie'nin öğrencisi olur aynı zamanda. l.brillouin ve de broglie'nin de hocasıdır.
-langevin'in yanındaki kişi isviçreli fizikçi charles-eugène guye.
-sıradaki kişi bulut odası keşfi ile nobel fizik ödülünü* alan iskoç fizikçi ve meteorolog c.t.r. wilson.
-fotoğrafın en sağ altındaki kişi ise nobel fizik ödüllü* ingiliz fizikçi o. willans richardson. kendisi aynı zamanda j.j.thompson'un da öğrencilerinden biri.
solvay konferansları daha sonra bir yıl arayla olmak kaydıyla düzenlenmeye devam etti.*
gerçekleştirilen son fizik konferansı 2017 yılında ''the physics of living matter: space, time and information in biology''* başlığıyla toplandı.

gerçekleştirilen son kimya konferansı 2019'da ''computational modeling: from chemistry to materials to biology'' başlığı ile toplandı.

son konferans ekim 2020'de 28. solvay fizik konferansı olacaktı fakat küresel pandemi nedeniyle ekim 2021'e ertelenmiş durumda.
ayrıntılı bilgi için buradan
bütün bu cümleler bütününde anlatmaya çalıştığım tek bir şey vardı: bilimin bir kültürü olduğu. isimlerini saydığım bütün bu bilim insanlarına tekrar bakın, hepsi birbirinin hocası/öğrencisi, ki bunu özellikle belirmeye çalıştım satır aralarında.* bilim böyle bir şeydir, bilimde usta ve çırak vardır. ustanın başlattığını çırak ilerletir. şimdi tekrar bakın bu bilim insanlarına, onların öğrencilik yaptığı okullara, onların hocalık yaptığı okullara. bu okullara dışarıdan hoca atayamazsınız, bu okullara dışarıdan öğrenci getiremezsiniz, bu okullara dışarıdan müfredat uygulatamazsınız.
bilim bir kültür üzere ilerler, o kültürün oluşmasına müsaade etmezseniz gazi yaşargil gibi bir adamı zürih üniversitesi'ne, aziz sancar gibi bir adamı kuzey karolina ünivesitesi'ne kaptırırsınız. ardından da el çırparsınız 'o bir türk' diye.
ekleme: zaman içinde bu tanıma eklemeler çıkarmalar yapmayı planlıyorum
devamını gör...
19 mayıs atatürk'ü anma gençlik ve spor bayramı
kutlu olsun! nice bayramlara *
devamını gör...
mina urgan
"ben sahip olduklarımın tadını çıkarmayı öğrendim hayatta. sahip olamadıklarımın ve olamayacaklarımın acısına ise ayıracak zamanım yok. hayat çok kısa..." mısralarını her okuduğumda beni şöyle bir silkeleyip, kendime getiren yazar.
devamını gör...
sürekli birini düşünmek
"sizi düşündüğü için siz de onu düşünüyorsunuz ." tanımının gerçek olmasını dilemektir.
devamını gör...
çikolatalı portakallı kek
insanlara neden lezzetli geldiğini anlamadığım ve doğal olarak da kendi damak tadımı suçlamama neden olan kektir. yine de şanslı sayılırım zira bir damak tadım olmadığı için ortada bir suçlu da yok.
portakalın ne olduğunu biliyorum, çikolatanın da, hatta belki inanmayacaksınız ama keklere de aşinayım ama çikolatalı portakallı kek kavramı bana çok uzak. anlamsız çağrışımlar doğuruyor zihnimde.
bu tanımın içinde hiçbir travmatik anı olmayacak, hüzünlü bir hikayeye uzaktan bakıp gülümsemeyeceğim. bu insanolunbiraz’ın anlam arayışı. ben sözümü tutarım.
bir gordon ramsey olmadığım kesin, belki istesem olurum ama isteksizim bu konuda da. ama en azından gastronomi alanında görsel bir bilgi birikimim olabilirdi. başlık sahibi yazarımızın yazdığı tanımda bile şaşkınlığımı kendimden bile gizleyemedim.
öncelikle portakallı kısmındaki “portakal” aslında portakal kabuğu imiş. başlığı okuyunca ben onların portakal dilimi olduğunu düşünmüştüm. manasız elbette ama benim zihnimi ipotek altına alamaz kimse.
daha sonraki şaşkınlığım ise çikolata konusunda oldu. ben tabii ki çikolata denilince en azından bir tadelle umdum, o değilse bile bir petito olabilirdi. ama değilmiş. çikolata parçaları imiş. şaşkınım.
kek konusuna gelince umarım robnaja’nın yazdığı tanımda anlattığı kek şekil olarak benim zihnimdeki ile aynı forma sahiptir. zira eğer burda da yanılmışsam gastronomi cehaletimin boyutları konusunda derin bir korkuya kapılacağım.
portakalın ne olduğunu biliyorum, çikolatanın da, hatta belki inanmayacaksınız ama keklere de aşinayım ama çikolatalı portakallı kek kavramı bana çok uzak. anlamsız çağrışımlar doğuruyor zihnimde.
bu tanımın içinde hiçbir travmatik anı olmayacak, hüzünlü bir hikayeye uzaktan bakıp gülümsemeyeceğim. bu insanolunbiraz’ın anlam arayışı. ben sözümü tutarım.
bir gordon ramsey olmadığım kesin, belki istesem olurum ama isteksizim bu konuda da. ama en azından gastronomi alanında görsel bir bilgi birikimim olabilirdi. başlık sahibi yazarımızın yazdığı tanımda bile şaşkınlığımı kendimden bile gizleyemedim.
öncelikle portakallı kısmındaki “portakal” aslında portakal kabuğu imiş. başlığı okuyunca ben onların portakal dilimi olduğunu düşünmüştüm. manasız elbette ama benim zihnimi ipotek altına alamaz kimse.
daha sonraki şaşkınlığım ise çikolata konusunda oldu. ben tabii ki çikolata denilince en azından bir tadelle umdum, o değilse bile bir petito olabilirdi. ama değilmiş. çikolata parçaları imiş. şaşkınım.
kek konusuna gelince umarım robnaja’nın yazdığı tanımda anlattığı kek şekil olarak benim zihnimdeki ile aynı forma sahiptir. zira eğer burda da yanılmışsam gastronomi cehaletimin boyutları konusunda derin bir korkuya kapılacağım.
devamını gör...
türkiye'yi gizlice avrupa birliğine sokmak
viyana kapılarına dayanmak bu olsa gerek.
devamını gör...
erkeklerin bacaklarını açarak oturması
seninki kaç metre! diye sormak istediğim başlık.
çok rahat toparlayabilirsiniz bacaklarınızı, kapatabilirsiniz bu bir bahane değil, olamaz.
siz kendi rahatınıza kılıf uydurmaya çalışıyorsunuz.
çok rahat toparlayabilirsiniz bacaklarınızı, kapatabilirsiniz bu bir bahane değil, olamaz.
siz kendi rahatınıza kılıf uydurmaya çalışıyorsunuz.
devamını gör...
2 yaşındaki tecavüz mağduru
gelmiş geçmiş gelecek tüm değerlerine sövmek istiyorum ama sözlük izin vermiyor.
ayrıca annenin de allah belasını versin internetten tanıştığın kronun tekine iki yaşında çocuk mu bırakılır kafasına soktuğumun kadını seni.
cidden evlilik için insanların testten geçmesi gerektiğini düşünüyorum artık.
ayrıca annenin de allah belasını versin internetten tanıştığın kronun tekine iki yaşında çocuk mu bırakılır kafasına soktuğumun kadını seni.
cidden evlilik için insanların testten geçmesi gerektiğini düşünüyorum artık.
devamını gör...
tam otuz yıl
“tam otuz yıldır saatim işlemiş, ben durmuşum;
gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum…”
necip fazıl kısakürek şiiri.
gökyüzünden habersiz, uçurtma uçurmuşum…”
necip fazıl kısakürek şiiri.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
... bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan
yeni bir başlangıç vardır.
¦ edip cansever - umuş ¦
bütün gündüzlerin, bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan
yeni bir başlangıç vardır.
¦ edip cansever - umuş ¦
devamını gör...
yarım debriyaj
yokuşlarda debriyajı kullanarak arabayı kaldırma tekniğidir.
bu yönteme nazaran el frenini kullanarak kalkış yapmak daha kolay ve daha sağlıklıdır.
yarım debriyaj yöntemini çok kullanırsanız arabanın baskı balatası daha çabuk biter ve size masraf açar.
tabi bu bahsettiklerim her araba için geçerli değildir. eğer 5-10 yaşında* bir arabanız varsa muhtemelen yokuş kalkış desteği vardır bundan dolayı böyle yöntemlere başvurmak zorunda kalmazsınız.
bu yönteme nazaran el frenini kullanarak kalkış yapmak daha kolay ve daha sağlıklıdır.
yarım debriyaj yöntemini çok kullanırsanız arabanın baskı balatası daha çabuk biter ve size masraf açar.
tabi bu bahsettiklerim her araba için geçerli değildir. eğer 5-10 yaşında* bir arabanız varsa muhtemelen yokuş kalkış desteği vardır bundan dolayı böyle yöntemlere başvurmak zorunda kalmazsınız.
devamını gör...

