therese raquin
emile zola'nın 1867'de yayınlanan romanı. zola'nın üçüncü romanı olmasına rağmen zola'yı meşhur eden romandır. edebiyatta, naturalist akımın öncülerinden biridir.
üzerine söylenecek çok şey var ancak okuyalı uzun zaman olduğu için sadece tek bir konuya odaklanacağım: küçük burjuvazi. roman başlı başına, küçük burjuvazinin bir eleştirisidir. kitap boyunca, küçük burjuvazinin hayat biçiminin ne kadar sıkıcı, banal olduğu birçok farklı şekilde okuyucunun gözüne sokulur. hatta ve hatta thérèse raquin'in yasak sevgilisi ile birleşip kocasını öldürmesinin sorumlusu, thérèse tarafından bu yaşam biçimi olarak gösterilir. thérèse'in suçluluk duygusundan kaçmak için bir kurban aradığı gerçeği gözardı edilemez ancak bir bakıma haklıdır. küçük burjuvazi, ahlaki değerlere çok bağlıdır ve thérèse'in küçüklüğünden beri güdülerinin, hislerinin bu ahlak bekçisi toplum tarafından baskılandığı bir gerçektir. thérèse ve sevgilisi, cinayeti aşk için işlediklerini iddia eder en başta. halbuki, yukarıdaki tanımda gandalgillerden'in de belirttiği gibi, işledikleri cinayet sadece güdüsel ihtiyaçlarını karşılayabilmek içindir. thérèse, kendi fikri bile sorulmadan, çocukluk arkadaşı/ kuzeni camille'le evlendirilmiştir. cinsel ihtiyaçları sürekli bastırılmıştır.
kitap yayımlandığında aldığı eleştiriler de bunu kanıtlayacak nitelikte. roman, zola'nın naturalist betimlemelerinin gerçekçiliğinden olsa gerek, pornografi olarak görülmüş ve zola, bir sürü kritik tarafından ahlaksızlıkla suçlanmıştır.
her ne kadar daha açık bir toplum olsak dahi, zola'nın eserinden günümüz türkiye'si hakkında da ders çıkarmak mümkün. thérèse raquin'in hikayesi, toplumun, bireyin içgüdüsel ve temel ihtiyaçlarının, ahlak kisvesi altında baskılanmasının sıradan insanları bile ne tarz canavarlara dönüştürebildiğinin bir kanıtıdır.
üzerine söylenecek çok şey var ancak okuyalı uzun zaman olduğu için sadece tek bir konuya odaklanacağım: küçük burjuvazi. roman başlı başına, küçük burjuvazinin bir eleştirisidir. kitap boyunca, küçük burjuvazinin hayat biçiminin ne kadar sıkıcı, banal olduğu birçok farklı şekilde okuyucunun gözüne sokulur. hatta ve hatta thérèse raquin'in yasak sevgilisi ile birleşip kocasını öldürmesinin sorumlusu, thérèse tarafından bu yaşam biçimi olarak gösterilir. thérèse'in suçluluk duygusundan kaçmak için bir kurban aradığı gerçeği gözardı edilemez ancak bir bakıma haklıdır. küçük burjuvazi, ahlaki değerlere çok bağlıdır ve thérèse'in küçüklüğünden beri güdülerinin, hislerinin bu ahlak bekçisi toplum tarafından baskılandığı bir gerçektir. thérèse ve sevgilisi, cinayeti aşk için işlediklerini iddia eder en başta. halbuki, yukarıdaki tanımda gandalgillerden'in de belirttiği gibi, işledikleri cinayet sadece güdüsel ihtiyaçlarını karşılayabilmek içindir. thérèse, kendi fikri bile sorulmadan, çocukluk arkadaşı/ kuzeni camille'le evlendirilmiştir. cinsel ihtiyaçları sürekli bastırılmıştır.
kitap yayımlandığında aldığı eleştiriler de bunu kanıtlayacak nitelikte. roman, zola'nın naturalist betimlemelerinin gerçekçiliğinden olsa gerek, pornografi olarak görülmüş ve zola, bir sürü kritik tarafından ahlaksızlıkla suçlanmıştır.
her ne kadar daha açık bir toplum olsak dahi, zola'nın eserinden günümüz türkiye'si hakkında da ders çıkarmak mümkün. thérèse raquin'in hikayesi, toplumun, bireyin içgüdüsel ve temel ihtiyaçlarının, ahlak kisvesi altında baskılanmasının sıradan insanları bile ne tarz canavarlara dönüştürebildiğinin bir kanıtıdır.
devamını gör...
dewey onlu sınıflandırma sistemi
(bkz: dewey decimal system)
halk kütüphanelerinin kitapları sınıflandırması ve yerleştirmesi için uyması gereken sistemdir.
ana başlıklar 000, 100, 200,.. diye gruplandırılır. bu ana başlıklara ait olan alt başlıklara da kendi ana başlığının basamağıyla senkronize numaralar verilir.
örneğin, kuzey amerika’da eskimo-aleut yerlilerinin tarihiyle ilgili bir kitap arıyorsanız, öncelikle tarih ve coğrafya ana başlığı olan 900 numaralı sıraya ulaşmalısınız. burada, alt başlıklarda 970 no’lu “kuzey amerika’nın tarihi” adlı başlıkta istediğiniz kitaba ulaşmanız mümkün.
halk kütüphanelerinin kitapları sınıflandırması ve yerleştirmesi için uyması gereken sistemdir.
ana başlıklar 000, 100, 200,.. diye gruplandırılır. bu ana başlıklara ait olan alt başlıklara da kendi ana başlığının basamağıyla senkronize numaralar verilir.
örneğin, kuzey amerika’da eskimo-aleut yerlilerinin tarihiyle ilgili bir kitap arıyorsanız, öncelikle tarih ve coğrafya ana başlığı olan 900 numaralı sıraya ulaşmalısınız. burada, alt başlıklarda 970 no’lu “kuzey amerika’nın tarihi” adlı başlıkta istediğiniz kitaba ulaşmanız mümkün.
devamını gör...
kafa sözlük
sloganı "basit bir sözlükten daha ötesi" olabilir.
devamını gör...
kadınlar erkeklerden dna çalıyor
demek sınır dışı edilerek üç gün içinde ölüme mahkum edilmiş hücreleri mülteci olarak kabul ettiğimiz yetmiyormuş gibi en korunaklı organımız, kıymetlimiz beynimize yerleştiriyormuşuz! sınırlarımızın hemen dışında oluşturduğumuz güvenli bölgede yaşayan dostlarımız probiyotiklere haksızlık olmuyor mu? (insan topolojik olarak simitle eşdeğer. simitin ortasındaki delik gibi bizim de sindirim kanalımız aslında vücudumuzun dışı. buradaki bakteriler de vücudumuzun dış yüzeyinde yaşıyorlar diyebiliriz.)*
tanım: ilgi çekici, araştırılası bilgi.
tanım: ilgi çekici, araştırılası bilgi.
devamını gör...
şu anda ne yaptığını merak ettiğiniz kişi
hak yiyen insan. acaba uyku tutmuş mudur?
devamını gör...
diş tedavisi sonrası yüz felci olan kadın
muhtemelen bir şey çıkmayacaktır. böyle tıbbi operasyonlardan önce imzaladığınız kağıtları ve başınıza gelebilecekleri iyice okuyarak gözden geçirin sevgili sözlük mensupları. burası maalesef türkiye, mağdursanız yanınızda duracak bir kişi bile bulamayabilirsiniz.
devamını gör...
gözlerde sevişmek
aklıma bir dolmuş muhabbeti geldi. bir gün dolmuşta giderken yolculardan biri(önümdeki) , sokakta yürüyen bir kadın için: 'cık cık cık şu bağyana bak.nasıl giyinmiş?!ailesi nasıl izin veriyor böyle çıkmasına....' (söylenirken kafası namazda selam verir gibi kadını süzüyordu biz arabayla giderken) neyse sonra adam indi. yanımdaki adam başladı 'ulan (ibonun yıldız tilbeyi elinden aldığı kişilerin tekil hali) senin gözlerin sevişiyor (sokak diliyle) . kadını gözlerinle sevdin! burda. hayvan adama bak. bir de nutuk çekmeye çalışıyor. ' (bu da böyle bir anımdır )
devamını gör...
sözlükteki tüm inançsızları engellemek
gerçekten iğrençsiniz.
devamını gör...
3 gündür yıkanmayan bulaşık
anksiyetem tuttu başlığı okuyunca, elim ayağım titriyor, gözüm seyiriyor*
devamını gör...
anın fotoğrafı
yazarların o an ne halt ettiklerinin gördüklerinin fotoğrafıdır. mahremiyet algısı keşiş olan benden herhangi bir anlık gelmez lakin bir klasiktir, sevenleri için başlığı buraya bırakalım.
devamını gör...
geceleri uyutmayan dertler
bu çiş beni uykudan uyandırır mı yoksa sabaha kadar tutabilir miyim
devamını gör...
dünya regl günü
regl'ın normal bir şey olduğunu anlatmak ve hijyeninin önemini vurgulamak için iyi olmuş dediğim gündür..
devamını gör...
normal sözlük'ün daha kalabalık olması gerekliliği
gözlemlerim sonucunda ortaya attığım bir düşünce.
kafa sözlük' ü seviyorum ama kişi sayısının azlığı nedeniyle yeteri kadar fikir alışverişi yapılamıyor olmak bazen canımı sıkıyor, yalnız hissediyorum bazen.
yani.. kafa sözlük' ün daha fazla kafaya ihtiyacı var.
kafa sözlük' ü seviyorum ama kişi sayısının azlığı nedeniyle yeteri kadar fikir alışverişi yapılamıyor olmak bazen canımı sıkıyor, yalnız hissediyorum bazen.
yani.. kafa sözlük' ün daha fazla kafaya ihtiyacı var.
devamını gör...
kaostan beslenen insanlar
''bazı insanlar para gibi mantıklı şeylerin peşinde değildir. satın almak, korkutmak, anlaşmak ya da pazarlık etmek mümkün değildir. bazı insanlar sadece dünyanın yandığını seyretmek ister.'' - the dark knight (film)
devamını gör...
rahatsız (yazar)
arkadaşlar napıyonuz kalbim sizinle zannettim.
devamını gör...
tez anket
bilsem okunmuş pirinç falan yutardım. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kalbimin ve ruhumun yaşadığı bu fırtına, bu girdap dindi. sular çekildi. bu sıkışıp kaldığım bedende can çekişen, ölümün kendisiyse, ölüm bitti. umurumda olmadı ölmek hiçbir zaman, yaşamak umurumda. bedenimin bu dünyaya açlığı daha fazla değil başka yaşamlara duyduğum açlıktan.
şiir'i duymak istiyorum. o'na ve evrene ve yaşama ve ölüme, sahip olduğum tek şey olan ve bugün donmuş olarak gördüğüm kalbimin içinden bakmak, kendimi kendimden ve tüm sözcüklerden sıyırıp... sözcükler ki duymuyorum artık onları da...
buharlaşmış bir damla su, yanmış kül olmuş küçük bir parça dal ya da güneşin kalbinde oturup da güneşi duymayan kişi anlatabilir mi halimi?
acı bitti, korkular bitti. sevecenliğimi ve sıcaklığımı kaybettim. endişe bitti. zaman gözyaşlarımı dondurdu ve kalbimi. sevinç, neşe ve öfke... bitti. *
yarın ben bu yaşamın şiirinden başka şeyler duyacağım. yine dönecek başım ve yeni bir göğe uyanacağım.*
...
şimdi içimdeki çocuk ve ihtiyar el ele.
şiir'i duymak istiyorum. o'na ve evrene ve yaşama ve ölüme, sahip olduğum tek şey olan ve bugün donmuş olarak gördüğüm kalbimin içinden bakmak, kendimi kendimden ve tüm sözcüklerden sıyırıp... sözcükler ki duymuyorum artık onları da...
buharlaşmış bir damla su, yanmış kül olmuş küçük bir parça dal ya da güneşin kalbinde oturup da güneşi duymayan kişi anlatabilir mi halimi?
acı bitti, korkular bitti. sevecenliğimi ve sıcaklığımı kaybettim. endişe bitti. zaman gözyaşlarımı dondurdu ve kalbimi. sevinç, neşe ve öfke... bitti. *
yarın ben bu yaşamın şiirinden başka şeyler duyacağım. yine dönecek başım ve yeni bir göğe uyanacağım.*
...
şimdi içimdeki çocuk ve ihtiyar el ele.
devamını gör...



