dişlerini fırçalamayan insan
benim iş yerinde var böyle biri. kaç gün değil, hafta değil, yıl fırçalamadıysa artık sarı, kreçli, çarpık ve tortulu dişleriyle bana gülümsediğinde acı çekiyorum. ben molamda yemek yerken geliyor genelde. işe başlamadan önce kendine ayırdığı yarım saati oluyor. sigarasını sarmak için tütünü vs hazırlıyor yemek yediğim masaya oturduğunda. bir yandan sohbet ediyor benle. el mahkum sorularına cevap vermek zorundayım. çünkü sus lütfen, bana bakma yemek yerken, gülümseme iştahım kaçıyor, lütfen git diyemeyecek bir yapım var. bu adam henüz kırk yaşında. bir diş bakımına mı üşendin be adam? lütfen, nolursunuz kendinize bakım yapmayı çok görmeyin. size de, kanayan gözlere de yazık.
devamını gör...
megali idea
türkçesi büyük fikir demektir. megalo idea olarakta geçer.
ilk kez yunan rigas ferreros tarafından 1791 yılında bükreş’te bulunduğu sırada çizdiği bir harita ile dillendirilmiştir. kendisi bu haritayı 1796 yılında viyana’da bastırmış ve yunanca konuşulan tüm topraklarda dağıttırmıştır. bu haritada; balkanların büyük bölümü, anadolu’nun yarıdan fazlası, ege adaları ile girit, rodos, kıbrıs, trakya ve istanbul yunan toprakları olarak gösterilmiştir.

ingiltere, fransa, rusya gibi devletlerden destek alarak osmanlı imparatorluğuna karşı 1821 de ayaklanan yunan milliyetçileri 1829 yılında imzalanan edirne anlaşmasıyla osmanlı’dan bağımsızlığını elde ederler. balkanlarda böylece osmanlı imparatorluğundan ilk kopuş başlar. daha sonra tüm ülkeler birer birer bağımsızlıklarını kazanırlar.
yukarıda paylaştığım haritadanda görüleceği üzere anadolu topraklarından pay almak isteyenlere, kurtuluş savaşımız kesin ve net bir cevap olmuştur.
ilk kez yunan rigas ferreros tarafından 1791 yılında bükreş’te bulunduğu sırada çizdiği bir harita ile dillendirilmiştir. kendisi bu haritayı 1796 yılında viyana’da bastırmış ve yunanca konuşulan tüm topraklarda dağıttırmıştır. bu haritada; balkanların büyük bölümü, anadolu’nun yarıdan fazlası, ege adaları ile girit, rodos, kıbrıs, trakya ve istanbul yunan toprakları olarak gösterilmiştir.
ingiltere, fransa, rusya gibi devletlerden destek alarak osmanlı imparatorluğuna karşı 1821 de ayaklanan yunan milliyetçileri 1829 yılında imzalanan edirne anlaşmasıyla osmanlı’dan bağımsızlığını elde ederler. balkanlarda böylece osmanlı imparatorluğundan ilk kopuş başlar. daha sonra tüm ülkeler birer birer bağımsızlıklarını kazanırlar.
yukarıda paylaştığım haritadanda görüleceği üzere anadolu topraklarından pay almak isteyenlere, kurtuluş savaşımız kesin ve net bir cevap olmuştur.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bugün bir arkadaşımın açık öğretim sınavına onun yerine girdim. biliyorum yapmamam gerekirdi, doğru değildi ama çok ısrar edince dayanamadım ve bilgilerim de henüz taze olduğu için kendimi denemek istedim. her neyse. matematik, fizik, biyoloji gibi sayısal olan dersleri bir şekilde çözdüm ama coğrafyaya gelince çok zorlandım. aöl sitesinden çıkıp google'da aratmayı denedim soruları. siteye geri döndüğümde ekranda kocaman bir "sınavınız iptal edilmiştir" ibaresi yer alıyordu. sonrasında çok denedim ama sınava yeniden başlayamadım. muhtemelen coğrafya geçersiz sayılacak ve sınav notu sıfır olacak.
az önce de aradı sınavı bitirip bitirmediğimi sordu. bugün son günmüş sanırım. bitirdim dedim ve coğrafyayı o hâle getirdiğimi söyleyemedim. gerginlik yaratmak istemedim. muhtemelen çok kızardı. sınav sonuçları açıklandığında kızmayacak sanki. of bilemiyorum sözlük.
az önce de aradı sınavı bitirip bitirmediğimi sordu. bugün son günmüş sanırım. bitirdim dedim ve coğrafyayı o hâle getirdiğimi söyleyemedim. gerginlik yaratmak istemedim. muhtemelen çok kızardı. sınav sonuçları açıklandığında kızmayacak sanki. of bilemiyorum sözlük.
devamını gör...
zoru başarmak
hicligindansi ukdesidir.
yollar çetrefilli, bizler yorgun olsak dahi sonuç güzelse muhteşem hissettirir. bir üst versiyonu olarak; “zoru başarmak kolay, imkansız zaman alır.”
yollar çetrefilli, bizler yorgun olsak dahi sonuç güzelse muhteşem hissettirir. bir üst versiyonu olarak; “zoru başarmak kolay, imkansız zaman alır.”
devamını gör...
katarakt
yaş ilerlemesi, fazla alkol tüketimi, diyabet, steroid içeren ilaç kullanımları neden olmaktadır.
devamını gör...
tuz gölü'ndeki toplu flamingo ölümü
sulama yapmak için bütün sular kesilince yavrularıyla birlikte ölen sayısız flamingolar... ortaya korku filmi gibi bir şey çıkmış.
mobile.twitter.com/ALAKIRIN...
mobile.twitter.com/ALAKIRIN...
devamını gör...
bir yazarın cinsiyetini anlamak için gerekenler
özel mesaj atıyorsanız bol bol ''reis, başkan, müdür, abi, kardeş'' falan diyeceksiniz. eğer işbu kişi bir hanımefendi ise ''reis mi :d ihihi ben kızım ama'' diyecektir.
devamını gör...
geceye latince bir söz bırak
google> latince sözler> enter
quae nocent docent. (yaralayan şeyler öğreticidir.)
quae nocent docent. (yaralayan şeyler öğreticidir.)
devamını gör...
hamile karısının karnını açarak poz veren adam
iki insan evli, mutlu, huzurlu ve bir bebek bekliyorlar. hamile diye utanması, saklaması mı gerekiyor? sizi leyleklerin getirdiğini filan mı zannediyorsunuz.
devamını gör...
sofmusic
bir tanımını beğenmek için ekrana yüz kere tıkladığım ve azmin sonunda güzel tanımını beğendiğim yazar. sanırım telefonumda bir sorun vardı ve o güzel tanımı beğenemiyordum, adeta çıldırmıştım.. o derece severek takip ettiğim yazardır. bir de sayesinde birçok şarkı ve sanatçı keşfettim. *
devamını gör...
aysel git başımdan
aysel git başımdan seni seviyorum
satırlar boyunca aysel'e git diyen ve türlü bahaneler sunan ,sana göre değilim derken bile karşısında artık dayanamayıp diz çökecek kadar aciz, o kadar aşık adama sahip nadide şiir.
ah o aysel bir baksa, dönse, gülse, bir sevse...
satırlar boyunca aysel'e git diyen ve türlü bahaneler sunan ,sana göre değilim derken bile karşısında artık dayanamayıp diz çökecek kadar aciz, o kadar aşık adama sahip nadide şiir.
ah o aysel bir baksa, dönse, gülse, bir sevse...
devamını gör...
alttaki yazara bir mesaj bırak
teşekkürler efenim:)
umarım hep mutlu olursun, güzel şeyler seni bulsun.
umarım hep mutlu olursun, güzel şeyler seni bulsun.
devamını gör...
iğde ağacı
çiçekleri açtığında çok mükemmel kokan, nemli, deniz kıyı semtlerinde bolca karşılaşabileceğiniz nadide ağaç. yaprakları zeytin dallaranı anımsatır.
anadolu insanının kutsal saydığı, gazi mustafa kemal paşa’nın çok sevdiği bir ağaçtır aynı zamanda.
nezihe araz’ın atatürk’ü ağlatan ağaç yazısı;
ankara kurtuluş savaşı’nın eşsiz önderine kollarını açtığı günlerde, çankaya’dan şehre inen yol üzerinde tek bir iğde ağacı varmış, ağaç olarak. mustafa kemal o ağacın yanından geçerken yanındakilere” bak dermiş, bu benim iğde ağacım” dermiş
bu sevgiden haberi olmayanlar, bir gün yolu genişletmek amacıyla iğde ağacını kesmişler.
mustafa kemal bu yoldan geçişi sarasında iğde ağacını selamlamak için başını çevirdiğinde ağacın yenini bom boş görmüş.”heyecanla sormuş, ne oldu benim ağacım” diye. ağacın kesildiğini öğrendiği zaman iki elini yüzüne kapatarak, ağlamaya başlamış.
koca bozkırda on binlerce ağacın yeşerip göverdiği bir ankara, gazi orman çiftliği varsa…
bunu mustafa kemal’in o günkü gözyaşlarına borçluyuz.
bir iğde ağacı yerine bir orman, on binlerce ağaç on binlerce sevgi” deniliyor.
-nezihe araz
anadolu insanının kutsal saydığı, gazi mustafa kemal paşa’nın çok sevdiği bir ağaçtır aynı zamanda.
nezihe araz’ın atatürk’ü ağlatan ağaç yazısı;
ankara kurtuluş savaşı’nın eşsiz önderine kollarını açtığı günlerde, çankaya’dan şehre inen yol üzerinde tek bir iğde ağacı varmış, ağaç olarak. mustafa kemal o ağacın yanından geçerken yanındakilere” bak dermiş, bu benim iğde ağacım” dermiş
bu sevgiden haberi olmayanlar, bir gün yolu genişletmek amacıyla iğde ağacını kesmişler.
mustafa kemal bu yoldan geçişi sarasında iğde ağacını selamlamak için başını çevirdiğinde ağacın yenini bom boş görmüş.”heyecanla sormuş, ne oldu benim ağacım” diye. ağacın kesildiğini öğrendiği zaman iki elini yüzüne kapatarak, ağlamaya başlamış.
koca bozkırda on binlerce ağacın yeşerip göverdiği bir ankara, gazi orman çiftliği varsa…
bunu mustafa kemal’in o günkü gözyaşlarına borçluyuz.
bir iğde ağacı yerine bir orman, on binlerce ağaç on binlerce sevgi” deniliyor.
-nezihe araz
devamını gör...
rusya denince akla gelenler
150 milyon nufusu ile dünyanın en büyük yüzölçüme sahip ülkedir.
12 farklı saat dilimine sahiptir.
kimi bölgesi akdeniz kışı geçirirken, kimi bölgede ise yıl'ın 9 ay'ı kar vardır.
komünizm geçmişli kapitalizmi iliklerine kadar yaşar.
insanı çok okur ve bilgilidir, kibar ve asabidir, verilen söze değer verilir yalan aldatmadan beter sayarlar.
8 saatten fazla çalışmazlar, çalıştıramazsınız.
yaşlıları kapitalist düzenli iktidarın yetersiz ilgisinden ötürü, putin den nefret eder, aksine gençleri putine hayrandır.
votkası meşhurdur, kızları güzeldir, erkekleri %50 (öküzlerden özür dileyerek) tam öküz ve ilgisizdir.
sonsuz ormanı ve her yerde naturel doğası mevcut olup, her semt, ilçe ve köyde mutlaka doğal veya yapay göl mevcuttur.
avrupa hayranı orta asya duşmanı, kindar bir millettir.
12 farklı saat dilimine sahiptir.
kimi bölgesi akdeniz kışı geçirirken, kimi bölgede ise yıl'ın 9 ay'ı kar vardır.
komünizm geçmişli kapitalizmi iliklerine kadar yaşar.
insanı çok okur ve bilgilidir, kibar ve asabidir, verilen söze değer verilir yalan aldatmadan beter sayarlar.
8 saatten fazla çalışmazlar, çalıştıramazsınız.
yaşlıları kapitalist düzenli iktidarın yetersiz ilgisinden ötürü, putin den nefret eder, aksine gençleri putine hayrandır.
votkası meşhurdur, kızları güzeldir, erkekleri %50 (öküzlerden özür dileyerek) tam öküz ve ilgisizdir.
sonsuz ormanı ve her yerde naturel doğası mevcut olup, her semt, ilçe ve köyde mutlaka doğal veya yapay göl mevcuttur.
avrupa hayranı orta asya duşmanı, kindar bir millettir.
devamını gör...
gereksiz romantize edilen kavramlar
rakıdır kesinlikle.
devamını gör...
ander kalsın
sahipsiz kalsın, eksik olsun anlamında karadeniz sözü.
mesela, ander kalsın sevdalık şekinde kullanılır.
mesela, ander kalsın sevdalık şekinde kullanılır.
devamını gör...
when the camellia blooms
netflix dizisidir, 20 bölümdür ve 1 bölümü yaklaşık 1 saattir.
dongbaek, ongsan adında küçük bir kasabaya taşınan bekar bir annedir ve camellia adını verdiği küçük bir bar - restorant işletmeye başlar. bu durum küçük bir kasaba olan ongsan'da garip karşılanır ve mahalle kadınları arasında asılsız dedikodular patlak vermeye başlar. bir yandan oğlunu büyütmeye çalışırken diğer yandan bu dedikodulara rağmen işini yürütmeye çalışır.
hwang yong-sik polis memurudur, mesleğinde yaşadığı bir olaydan ötürü rütbesi düşürülür ve memleketi ongsan'a atanır. annesi ongsan'da marine yengeç restorantı işletir. dongbaek'i gördüğü ilk andan itibaren ona aşık olur ve dongbaek'e açılır.
tüm bunlar olurken ongsan'da bir zamanlar dolanan bir seri katil tekrar ortaya çıkar ve yong-sik bu seri katili yakalamaya kararlıdır.
dizi; dongbaek'in kasaba, oğlu pil-gu ve yong-sik ile olan ilişkisini konu alır. dizinin konusu romantik-komedi-gizem olarak özetlenebilir.
diziyle ilgili spoiler içermeyen görüşüm aşağıdadır.
öncelikle bu diziye karşı ilk izlediğimde çok önyargılı olduğumu söylemem gerekir. dizinin konusu basit, fragmanı basit, izlediğinizde vakit kaybı gibi gelebilecek bir havası varmış gibi. sonra araştırdım falan işte ödüller, reyting rekorları falan bir şans vermek istedim ve iyiki o bir şansı vermişim. bölümü ilk açtığımda bu dizide bir şeyler var dedim ve izlemeye devam ettim. bu dizi en sevdiğim 3 dizi içerisinde bunu da belirtmek isterim*
oyuncular çok iyi seçilmiş, koreliler bu kast işini bazen tam 12'den vuruyorlar bu dizide olduğu gibi. ne dongbaek'i gong hyo-jin'den başkası oynayabilir ne de yong-sik'i kang ha-neul'dan başkası oynayabilir. dongbaek'in oğlu pil-gu olsun, kasabadaki teyzeler olsun falan karakter-oyuncu seçimi 10 numara.
dizide dongbaek ile çok iyi empati kurabiliyorsunuz. bekar bir anne, mütevazı bir bar işletiyor* dolayısıyla sürekli mahallenin dilinde biri. ongsan anaerkil bir kasaba dolasıyla burada kadınlar iş sahipleri ve kocalarını çalıştırıyorlar. bir adam bir arkadaşıyla* kahve bile içtiğinde bu haber hemen karılarına gidiyor. dongbaek açtığı bar ile birlikte erkeklere buluşabilecekleri bir alan sağlamış oluyor. bu barda konuşulan oradan çıkmıyor*. bu nedenle mahallede asılsız dedikodular çıkıyor. dongbaek bir yandan oğlunu büyütmeye çalışırken bir yandan da bu dedikolularla mücadele ediyor. bekar bir anne olarak yemeğin yanında içki sattığı için mahalle bu kadını kabullenmiyor, çünkü bekar bir anne olması zaten yeterince kötü(!). diziyi izlerken dongbaek ile güldüm, dongbaek ile hüzünlendim, onun güçlenmesiyle güçlendim. onun hayat hikayesinden çok etkilendim. diziyi bitirdiğimde dongbaek'in karakter gelişimine inanamamıştım.
yong-sik'i şöyle anlatabilirim, taktik maktik yok bam bam bam. iyi bir polis memuru. ilk bölümde onun nasıl polis olduğunu anlatıyorlar ama şöyle özetleyeyim adam paratoner gibi. hayatını suçla mücadeleye adamış, iyi bir rütbeye çıkmışken haksız yere rütbesi düşürülmüş biri. tüm bunlara rağmen rütbesinin düşmesi başına gelen en güzel şeylerden biriydi muhtemelen, çünkü dongbaek'le tanıştığında ilk görüşte aşık oldu ve aşkını ilan etti. yong-sik ile güldüm, yong-sik ile hüzünlendim. dizi boyunca hiç kıyamadığım biri oldu. o gülünce otomatik olarak gülüyorsunuz böyle bir havası yong-sik'in.
pil-gu, dongbaek'in oğlu. onun ile söyleyebileceğim tek şey yaşından çok olgun biri olduğu.
dizide aynı zamanda bir seri katil var. dongbaek, yong-sik ve pil-gu'nun ilişkisini izlerken diğer yandan da katilin kim olabilceğine dair beyniniz bir tarafta sürekli çalışıyor. diziyi basit bir romantik komedi olsa da izlerdim fakat bu gizem unsurunu eklemelerini çok sevdim.
bu dizi hakkında çok yüzeysel bir yazı yazdım* ama dizi kesinlikle benim yazdıklarımdan kat kat daha fazlası*. ilk başta da belirttiğim gibi bu dizi hospital playlist ve mr. sunshine ile birlikte en sevdiğim diziler içinde 3 sıradadır. diziye puanım 10/10.
düzenleme: yazım hataları düzeltildi, çok ufak düzenlemeler yapıldı.
dongbaek, ongsan adında küçük bir kasabaya taşınan bekar bir annedir ve camellia adını verdiği küçük bir bar - restorant işletmeye başlar. bu durum küçük bir kasaba olan ongsan'da garip karşılanır ve mahalle kadınları arasında asılsız dedikodular patlak vermeye başlar. bir yandan oğlunu büyütmeye çalışırken diğer yandan bu dedikodulara rağmen işini yürütmeye çalışır.
hwang yong-sik polis memurudur, mesleğinde yaşadığı bir olaydan ötürü rütbesi düşürülür ve memleketi ongsan'a atanır. annesi ongsan'da marine yengeç restorantı işletir. dongbaek'i gördüğü ilk andan itibaren ona aşık olur ve dongbaek'e açılır.
tüm bunlar olurken ongsan'da bir zamanlar dolanan bir seri katil tekrar ortaya çıkar ve yong-sik bu seri katili yakalamaya kararlıdır.
dizi; dongbaek'in kasaba, oğlu pil-gu ve yong-sik ile olan ilişkisini konu alır. dizinin konusu romantik-komedi-gizem olarak özetlenebilir.
diziyle ilgili spoiler içermeyen görüşüm aşağıdadır.
öncelikle bu diziye karşı ilk izlediğimde çok önyargılı olduğumu söylemem gerekir. dizinin konusu basit, fragmanı basit, izlediğinizde vakit kaybı gibi gelebilecek bir havası varmış gibi. sonra araştırdım falan işte ödüller, reyting rekorları falan bir şans vermek istedim ve iyiki o bir şansı vermişim. bölümü ilk açtığımda bu dizide bir şeyler var dedim ve izlemeye devam ettim. bu dizi en sevdiğim 3 dizi içerisinde bunu da belirtmek isterim*
oyuncular çok iyi seçilmiş, koreliler bu kast işini bazen tam 12'den vuruyorlar bu dizide olduğu gibi. ne dongbaek'i gong hyo-jin'den başkası oynayabilir ne de yong-sik'i kang ha-neul'dan başkası oynayabilir. dongbaek'in oğlu pil-gu olsun, kasabadaki teyzeler olsun falan karakter-oyuncu seçimi 10 numara.
dizide dongbaek ile çok iyi empati kurabiliyorsunuz. bekar bir anne, mütevazı bir bar işletiyor* dolayısıyla sürekli mahallenin dilinde biri. ongsan anaerkil bir kasaba dolasıyla burada kadınlar iş sahipleri ve kocalarını çalıştırıyorlar. bir adam bir arkadaşıyla* kahve bile içtiğinde bu haber hemen karılarına gidiyor. dongbaek açtığı bar ile birlikte erkeklere buluşabilecekleri bir alan sağlamış oluyor. bu barda konuşulan oradan çıkmıyor*. bu nedenle mahallede asılsız dedikodular çıkıyor. dongbaek bir yandan oğlunu büyütmeye çalışırken bir yandan da bu dedikolularla mücadele ediyor. bekar bir anne olarak yemeğin yanında içki sattığı için mahalle bu kadını kabullenmiyor, çünkü bekar bir anne olması zaten yeterince kötü(!). diziyi izlerken dongbaek ile güldüm, dongbaek ile hüzünlendim, onun güçlenmesiyle güçlendim. onun hayat hikayesinden çok etkilendim. diziyi bitirdiğimde dongbaek'in karakter gelişimine inanamamıştım.
yong-sik'i şöyle anlatabilirim, taktik maktik yok bam bam bam. iyi bir polis memuru. ilk bölümde onun nasıl polis olduğunu anlatıyorlar ama şöyle özetleyeyim adam paratoner gibi. hayatını suçla mücadeleye adamış, iyi bir rütbeye çıkmışken haksız yere rütbesi düşürülmüş biri. tüm bunlara rağmen rütbesinin düşmesi başına gelen en güzel şeylerden biriydi muhtemelen, çünkü dongbaek'le tanıştığında ilk görüşte aşık oldu ve aşkını ilan etti. yong-sik ile güldüm, yong-sik ile hüzünlendim. dizi boyunca hiç kıyamadığım biri oldu. o gülünce otomatik olarak gülüyorsunuz böyle bir havası yong-sik'in.
pil-gu, dongbaek'in oğlu. onun ile söyleyebileceğim tek şey yaşından çok olgun biri olduğu.
dizide aynı zamanda bir seri katil var. dongbaek, yong-sik ve pil-gu'nun ilişkisini izlerken diğer yandan da katilin kim olabilceğine dair beyniniz bir tarafta sürekli çalışıyor. diziyi basit bir romantik komedi olsa da izlerdim fakat bu gizem unsurunu eklemelerini çok sevdim.
bu dizi hakkında çok yüzeysel bir yazı yazdım* ama dizi kesinlikle benim yazdıklarımdan kat kat daha fazlası*. ilk başta da belirttiğim gibi bu dizi hospital playlist ve mr. sunshine ile birlikte en sevdiğim diziler içinde 3 sıradadır. diziye puanım 10/10.
düzenleme: yazım hataları düzeltildi, çok ufak düzenlemeler yapıldı.
devamını gör...
sakarya'da bacakları koparılan iki kedi
buradan
her seferinde yeter dedikten sonra mutlaka daha beterine şahit olduğumuz olaylardan biri daha. ınstagramda takip ettiğim zikrettin adlı hesapta gördüm videolarını. acıdan birbirine sarılmış korkudan titreyen iki kedi. olay sakarya'da oluyor. gönüllü arkadaş, yani hesabın sahibi ahsen hanım kedileri besleme sırasında buluyor. büyücülük işi olduğu düşünülüyor. kedileri hemen istanbul'da donanımlı bir kliniğe aldırdı fakat dişi olan ertesi gün (heidi), erkek (peter) olan ise bugün enfeksiyondan öldü. ahsen'in ağlayarak çektiği video gözümün önünden gitmiyor. artık ne yapılacak bilmiyorum, gerçekten bu haberleri görmek beni cinnete sürüklemeye başladı. çıldıracak gibi oluyorum. yakalansalar bile ceza almayacaklar. bu hangi vicdana sığar? bu yasa ne zaman çıkacak? bizi yönetenler bu ülkenin gerçek sorunlarıyla ne zaman ilgilenecekler gerçekten aşırı merak ediyorum. ağlamak istiyorum. iki yavru kedinin çektiği acıda boğulun.
ilk bulundukları halin videosuburadan
her seferinde yeter dedikten sonra mutlaka daha beterine şahit olduğumuz olaylardan biri daha. ınstagramda takip ettiğim zikrettin adlı hesapta gördüm videolarını. acıdan birbirine sarılmış korkudan titreyen iki kedi. olay sakarya'da oluyor. gönüllü arkadaş, yani hesabın sahibi ahsen hanım kedileri besleme sırasında buluyor. büyücülük işi olduğu düşünülüyor. kedileri hemen istanbul'da donanımlı bir kliniğe aldırdı fakat dişi olan ertesi gün (heidi), erkek (peter) olan ise bugün enfeksiyondan öldü. ahsen'in ağlayarak çektiği video gözümün önünden gitmiyor. artık ne yapılacak bilmiyorum, gerçekten bu haberleri görmek beni cinnete sürüklemeye başladı. çıldıracak gibi oluyorum. yakalansalar bile ceza almayacaklar. bu hangi vicdana sığar? bu yasa ne zaman çıkacak? bizi yönetenler bu ülkenin gerçek sorunlarıyla ne zaman ilgilenecekler gerçekten aşırı merak ediyorum. ağlamak istiyorum. iki yavru kedinin çektiği acıda boğulun.
ilk bulundukları halin videosuburadan
devamını gör...

