sahibinin sesiyle okunan cümleler
aslı yiiiiruummmm
devamını gör...
emel sayın
mükemmel sese ve yoruma sahip gerçek sanatçı.o'nu dinleyebilmek büyük şans.
devamını gör...
kılıçdaroğlu ve ssk batırılması sorunsalı
iktidardaki hükümetin , argümanları tükendikçe ısıtıp ısıtıp gündeme sürdüğü , yandaşların da pek bir sevdiği ve sürekli kullandığı tuhaf iddiadır.
şimdi de “z kuşağı” bilmiyor diyerek “ şahsım “ tarafından yine gündeme sokulmuştur.
twitter.com/birgun_gazetesi...
sevgili “z kuşağı “ madem bilmediğinizi düşünüyorlar, öyleyse bilmeniz için yazıyorum buraya.
öncelikle devletin bir kurumuna atanan bir memurun, sanki özel sektörde bir şirket idarecisi imiş gibi devlete ait bir kurumu batırması teknik olarak zaten mümkün değildir, idare edemiyor yada suistimal ediyor ise görevden alınır ve kasten uğrattığı bir zarar var ise kişi hakkında kamu davası açılır, gereği yapılır. ama devletin bu kadar kritik görevleri olan bu kurumunun sanki bir şirket gibi batması yada kapanması asla söz konusu değildir. bu tür kurumlar devlet batar ise batar. ama yine de sözlükte sizlere bilgi adına referans olarak olup biteni yazmak ve sizlerin de bilmesini istiyorum.
şöyle ki ; kemal kılıçdaroğlu'nun genel müdür olduğu yıllar ve akp döneminin sgk'nın yıllara göre zarar tablosu karşılaştırması aşağıdadır :
yıllık tl ve abd doları bazında(kılıçdaroğlu dönemi)
1992- 2 milyon 566 bin tl 320 milyon dolar
1993- 8 milyon 084 bin tl 615 milyon dolar
1994- 19 milyon 390 bin tl 531 milyon dolar
1995- 81 milyon 335 bin tl 1 milyar 549 milyon dolar
1996- 144 milyon 383 bin tl 1 milyar 473 milyon dolar
1997- 336 milyon tl 1 milyar 846 milyon dolar
1998- 447 milyon tl 1 milyar 490 milyon dolar
1999- 1 milyar 111 milyon tl 2 milyar 200 milyon dolar
toplam 2 milyar 150 milyon tl 7 milyar 826 milyon dolar
yıllık ortalama zarar tl ve dolar bazında
307 milyon 1 milyar 118 milyon dolar
akp'nin 2002-2014 yılları arası zarar tablosu tl ve abd dolar bazında
2002- 7,95 milyar tl 4,97 milyar dolar
2003- 13,42 milyar tl 9,15 milyar dolar
2004- 15,93 milyar tl 11,37 milyar dolar
2005- 18.69 milyar tl 13.75 milyar dolar
2006- 18.030 milyar tl 12.43 milyar dolar
2007- 25.040 milyar tl 21.040 milyar dolar
2008- 25.90 milyar tl 16.28 milyar dolar
2009- 28.70 milyar tl 19.1 milyar dolar
2010- 26.72 milyar tl 18.55 milyar dolar
2011- 16.23 milyar tl 9 milyar dolar
2012- 17.29 milyar tl 9.65 milyar dolar
2013- 19.67 milyar tl 9.6 milyar dolar
2014- 20 milyar tl 9 milyar dolar
akp iktidarında 12 yıllık toplam zarar
253,57 milyar tl 163.890 milyar dolar
yıllık ortalama zararı
21.13 milyar tl, 13.65 milyar dolar yıllık ortalama
dolar bazında, kılıçdaroğlu'nun sgk genel müdürü olduğu yönetim ile gördüğünüz gibi akp yönetimi arasında yıllık ortalamada 12 kat zarar farkı var! yandaş ve taraftar çomarlara soruyorum şimdi kim neyi, nerede nasıl batırmış?
doğrusu bilinsin sevgili “z kuşağı”.
şimdi de “z kuşağı” bilmiyor diyerek “ şahsım “ tarafından yine gündeme sokulmuştur.
twitter.com/birgun_gazetesi...
sevgili “z kuşağı “ madem bilmediğinizi düşünüyorlar, öyleyse bilmeniz için yazıyorum buraya.
öncelikle devletin bir kurumuna atanan bir memurun, sanki özel sektörde bir şirket idarecisi imiş gibi devlete ait bir kurumu batırması teknik olarak zaten mümkün değildir, idare edemiyor yada suistimal ediyor ise görevden alınır ve kasten uğrattığı bir zarar var ise kişi hakkında kamu davası açılır, gereği yapılır. ama devletin bu kadar kritik görevleri olan bu kurumunun sanki bir şirket gibi batması yada kapanması asla söz konusu değildir. bu tür kurumlar devlet batar ise batar. ama yine de sözlükte sizlere bilgi adına referans olarak olup biteni yazmak ve sizlerin de bilmesini istiyorum.
şöyle ki ; kemal kılıçdaroğlu'nun genel müdür olduğu yıllar ve akp döneminin sgk'nın yıllara göre zarar tablosu karşılaştırması aşağıdadır :
yıllık tl ve abd doları bazında(kılıçdaroğlu dönemi)
1992- 2 milyon 566 bin tl 320 milyon dolar
1993- 8 milyon 084 bin tl 615 milyon dolar
1994- 19 milyon 390 bin tl 531 milyon dolar
1995- 81 milyon 335 bin tl 1 milyar 549 milyon dolar
1996- 144 milyon 383 bin tl 1 milyar 473 milyon dolar
1997- 336 milyon tl 1 milyar 846 milyon dolar
1998- 447 milyon tl 1 milyar 490 milyon dolar
1999- 1 milyar 111 milyon tl 2 milyar 200 milyon dolar
toplam 2 milyar 150 milyon tl 7 milyar 826 milyon dolar
yıllık ortalama zarar tl ve dolar bazında
307 milyon 1 milyar 118 milyon dolar
akp'nin 2002-2014 yılları arası zarar tablosu tl ve abd dolar bazında
2002- 7,95 milyar tl 4,97 milyar dolar
2003- 13,42 milyar tl 9,15 milyar dolar
2004- 15,93 milyar tl 11,37 milyar dolar
2005- 18.69 milyar tl 13.75 milyar dolar
2006- 18.030 milyar tl 12.43 milyar dolar
2007- 25.040 milyar tl 21.040 milyar dolar
2008- 25.90 milyar tl 16.28 milyar dolar
2009- 28.70 milyar tl 19.1 milyar dolar
2010- 26.72 milyar tl 18.55 milyar dolar
2011- 16.23 milyar tl 9 milyar dolar
2012- 17.29 milyar tl 9.65 milyar dolar
2013- 19.67 milyar tl 9.6 milyar dolar
2014- 20 milyar tl 9 milyar dolar
akp iktidarında 12 yıllık toplam zarar
253,57 milyar tl 163.890 milyar dolar
yıllık ortalama zararı
21.13 milyar tl, 13.65 milyar dolar yıllık ortalama
dolar bazında, kılıçdaroğlu'nun sgk genel müdürü olduğu yönetim ile gördüğünüz gibi akp yönetimi arasında yıllık ortalamada 12 kat zarar farkı var! yandaş ve taraftar çomarlara soruyorum şimdi kim neyi, nerede nasıl batırmış?
doğrusu bilinsin sevgili “z kuşağı”.
devamını gör...
yazarların garip huyları
bana ait olan hiç bir şeyi dışarda çöpe atamıyorum. mesela tükenmez kalemin bitmiş yazmıyo artık, dışarda asla çöpe atmıyorum. bi kere denedim ama aklım 2 gün falan onda kaldı. eve gelince atıyorum. neden? çünkü psikopatlık.
devamını gör...
muhteşem divan edebiyatı beyitleri
"dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn
dert çok hem-dert yok düşman kavî tâli’ zebûn.. " - fuzûlî
türkçesi:
"dost pervasız, felek acımasız ve zaman kararsız; dert çok, dert ortağı yok, düşman güçlü, şans zayıf.."
dert çok hem-dert yok düşman kavî tâli’ zebûn.. " - fuzûlî
türkçesi:
"dost pervasız, felek acımasız ve zaman kararsız; dert çok, dert ortağı yok, düşman güçlü, şans zayıf.."
devamını gör...
normal sözlük gök tengrici yazarlar birliği
kurulmasına önayak olmaktan kıvanç duyacağım oluşum.
yasaklar bitiminde çamçak çamçak kımız içip eski ötüken günlerinden bahsederiz.
yasaklar bitiminde çamçak çamçak kımız içip eski ötüken günlerinden bahsederiz.
devamını gör...
kabullenildiğinde olgunlaştıran acı gerçekler
dünya senin etrafında dönmüyor; şu an yaşadığın her şeyi başka bir yerde, belki ülkede, belki de seninle aynı şehirde olan biri de yaşıyor. acının hissedilme dozunu farklıdır fakat birileri seninle aynı duyguları paylaşıyor.
hayat sandığın kadar kötü değil; her ne yaşamış olursan ol, hayat hiçbir zaman göründüğü kadar kötü değil. önemli olan yin ve yang'ı baz alıp kötünün içindekini görmek. biraz daha dikkatli bakmak lazım sadece.
hayal etmek önemli ama olmayınca üzülme; hayal etmeyi hepimiz çok seviyoruz ve neredeyse her an hayal kuruyoruz. bunu abartıp beyni şartlandırmak olmaz. belki biri olmayacak ama diğer hayal gerçekleşecek? neden gerçekleşeni görmezden gelip gerçekleşmeyen için gözyaşı dökelim ki?
ağladık da ne oldu? geçti mi her şey?; gece gündüz ağlamanın kimseye yararı yok. var mı? yok. kaybedilen tek şey gözyaşları. bu nedenle ağlatan ne varsa geride bırakmalı insan. zaten ne demişler; ağlamaya değer olan hiçbir şey ağlatmaz.
birileri gider, birileri kalır; kimsenin varlığıyla hayatta kalmadığımız gibi, kimsenin yokluğuyla da ölmeyiz. hayat bu; ne getirip ne götüreceği belli olmaz. bugün ağladığımıza yarın gülmek var. ola ki çok üzdü; çiçek koklamak, hayvan sevmek, kitap okumak daha iç açıcı değil mi?
hayat sandığın kadar kötü değil; her ne yaşamış olursan ol, hayat hiçbir zaman göründüğü kadar kötü değil. önemli olan yin ve yang'ı baz alıp kötünün içindekini görmek. biraz daha dikkatli bakmak lazım sadece.
hayal etmek önemli ama olmayınca üzülme; hayal etmeyi hepimiz çok seviyoruz ve neredeyse her an hayal kuruyoruz. bunu abartıp beyni şartlandırmak olmaz. belki biri olmayacak ama diğer hayal gerçekleşecek? neden gerçekleşeni görmezden gelip gerçekleşmeyen için gözyaşı dökelim ki?
ağladık da ne oldu? geçti mi her şey?; gece gündüz ağlamanın kimseye yararı yok. var mı? yok. kaybedilen tek şey gözyaşları. bu nedenle ağlatan ne varsa geride bırakmalı insan. zaten ne demişler; ağlamaya değer olan hiçbir şey ağlatmaz.
birileri gider, birileri kalır; kimsenin varlığıyla hayatta kalmadığımız gibi, kimsenin yokluğuyla da ölmeyiz. hayat bu; ne getirip ne götüreceği belli olmaz. bugün ağladığımıza yarın gülmek var. ola ki çok üzdü; çiçek koklamak, hayvan sevmek, kitap okumak daha iç açıcı değil mi?
devamını gör...
7 yaşındaki kızın internetten satışa sunulması
kumsaldaki bir kum tanesi sadece. böyle haberleri gördükçe kaçırılıp satılan milyon tane çocuğun olduğu gerçeğini hatırlıyor insan. hatırladıkça da aldığı her nefesten vicdan azabı duyuyor. sonsuza dek cehennemin dibinden çıkamazlar umarım.
devamını gör...
oğuz atay
1934 kastamonu doğumlu, 43 yaşında beyin tümörü nedeniyle hayatını kaybetmiş olan yazar, mühendis.
post-modern türde eserler vermiştir. ayrıca ödüllü yazar füruzan da teyzesinin kızıdır.
ressam olmak ister,resim dersleri alır ancak babası resmin karın doyurmayacağını söyleyerek bu bahsi kapatır.
oğuz atay’ın içinde ukde olarak kalan ressamlık arzusu da yıllar sonra tutunamayanlar romanının karakteri selim’in ağzından açığa çıkar: “üç çeşit meslek varmış: mühendislik, doktorluk, bir de hukukçuluk. ben ressam olmak istiyordum. babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.”
post-modern türde eserler vermiştir. ayrıca ödüllü yazar füruzan da teyzesinin kızıdır.
ressam olmak ister,resim dersleri alır ancak babası resmin karın doyurmayacağını söyleyerek bu bahsi kapatır.
oğuz atay’ın içinde ukde olarak kalan ressamlık arzusu da yıllar sonra tutunamayanlar romanının karakteri selim’in ağzından açığa çıkar: “üç çeşit meslek varmış: mühendislik, doktorluk, bir de hukukçuluk. ben ressam olmak istiyordum. babam böyle bir meslek olmadığını söyledi.”
devamını gör...
afedersiniz yerine pardon diyen insan
ben ingiliz aksanı ile hafif sesimi incelterek "excuse mi" diyorum.daha havalı daha güzel.
devamını gör...
atatürk’ün hataları
kendine iyi bakmayıp erken yaşta aramızdan ayrılmasıdır.
devamını gör...
glut-9
böbrek ve plasenta'da bulunan ürik asitin geri alımında görevli kolaylaştırılmış difüzyon aracılı taşıyıcı moleküldür.
hiperürisemi tedavisinde kullanılan probenesid glut-9 u inhibe ederek ürik asitin geri emilimini azaltarak ürik asit seviyesinde düşmeye katkıda bulunur.
hiperürisemi tedavisinde kullanılan probenesid glut-9 u inhibe ederek ürik asitin geri emilimini azaltarak ürik asit seviyesinde düşmeye katkıda bulunur.
devamını gör...
fibromiyalji
bazı doktorların kas gevşetici ve ağrı kesici,
bazı doktorların antidepresanlar ile hastalara yardımcı olmaya çalıştığı sendrom.
işin özeti: kesin olarak bilinmiyor. tam tedavi yok.
kaliteli ve düzenli uıyku, az stres, spor işe yarıyor.
benim sağ kolumda ağrılar olmaya başlamıştı. ikinci hafta devam etti. sonra bir aya yayıldı.
bazen sabah başlıyordu, dirsek ile omuz arasında. öğlen geçiyordu. akşam üstü dirsek ile bilek arasında ağrı hissediyordum.
üşüttüğümü, ofiste hava akımında kaldığımı düşündüm. serviste sağa yaslanıp uyuyordum sabahları, sola geçtim. ağrılar geçmedi.
3-4 ay olmuştu. doktora gittim, ağrı kesici vs. hiç işe yaramadı. bazen hafif, bazen orta şiddetli, ama hep aynı bölgede ağrı. ilaçlar bitince bir daha kullanmadım. 2-3 farklı krem denemiştim. onlar da yarım yarım kalmıştı. 1 sene kadar ara ara hep oldu ağrılar. kafayı taktığın zaman artan ağrılar. farklı doktorlara gitmeyi düşünüyordum. hastalığa farkındalık artınca çevremde de duyar olmuştum. meğer 3-5 kişiden birinde varmış. bu bana biraz abartılı gelmişti. sonra antidepresanlarla da tedavi edilebildiğini öğrendiğimde ağrının sebebi belki de benim dedim. uzun sürebilen, kronik hale gelebilen, süründüren bir durum fibromiyalji. günün birinde birden bire geçiyor.
bazı doktorların antidepresanlar ile hastalara yardımcı olmaya çalıştığı sendrom.
işin özeti: kesin olarak bilinmiyor. tam tedavi yok.
kaliteli ve düzenli uıyku, az stres, spor işe yarıyor.
benim sağ kolumda ağrılar olmaya başlamıştı. ikinci hafta devam etti. sonra bir aya yayıldı.
bazen sabah başlıyordu, dirsek ile omuz arasında. öğlen geçiyordu. akşam üstü dirsek ile bilek arasında ağrı hissediyordum.
üşüttüğümü, ofiste hava akımında kaldığımı düşündüm. serviste sağa yaslanıp uyuyordum sabahları, sola geçtim. ağrılar geçmedi.
3-4 ay olmuştu. doktora gittim, ağrı kesici vs. hiç işe yaramadı. bazen hafif, bazen orta şiddetli, ama hep aynı bölgede ağrı. ilaçlar bitince bir daha kullanmadım. 2-3 farklı krem denemiştim. onlar da yarım yarım kalmıştı. 1 sene kadar ara ara hep oldu ağrılar. kafayı taktığın zaman artan ağrılar. farklı doktorlara gitmeyi düşünüyordum. hastalığa farkındalık artınca çevremde de duyar olmuştum. meğer 3-5 kişiden birinde varmış. bu bana biraz abartılı gelmişti. sonra antidepresanlarla da tedavi edilebildiğini öğrendiğimde ağrının sebebi belki de benim dedim. uzun sürebilen, kronik hale gelebilen, süründüren bir durum fibromiyalji. günün birinde birden bire geçiyor.
devamını gör...
kavimler göçünü başlatan cümle
devamını gör...
düğün yapmak istemeyen gelin
yapmadım. hep söylenen masrafı ve stresinden de ziyade gerçekten istemediğimi fark ettim. herkes bana yapmazsam bir gün çok pişman olacağımı söyleyip durdu. arada düşündüm, pişman olur muyum diye. ben mezuniyet baloma da gitmemiştim, ona da pişman olacağım söylenmişti, olmamıştım. fark ettim ki şatafat yarıştırmanın bir gereklilik olduğu hiçbir etkinlikten zevk alamıyorum. işte mezuniyet balosu olur, düğün olur, herkesin alttan alttan kendi şovunu yapması dikte edilmiş birtakım etkinlikler benim için zulüm. 2 yıl oldu evleneli, hala zerre pişmanlığım olmadığı gibi hayatta verdiğim en iyi karardı diyorum.
gerçekten istemiyorsanız yapmayın. ama ‘gerçekten’ istemiyorsanız. hani istemem ama annemler çok üzülür aşkımcılık oynuyorsanız onu zaten bi geçelim.
gerçekten istemiyorsanız yapmayın. ama ‘gerçekten’ istemiyorsanız. hani istemem ama annemler çok üzülür aşkımcılık oynuyorsanız onu zaten bi geçelim.
devamını gör...



