örnek vatandaş (yazar)
yılların tecrübesi, kullandığı cümle tanım ve seviyeli tepkileri, ne kadar kalender olduğu gösteren şahsiyet.
devamını gör...
pictorem
tanımlarını beğendiğim kafa birine benzeyen yazar
devamını gör...
ödünç alınan kitabın üzerine çay koyan şahsiyet
zaten emanet etmem ama oldu da dünya tersine döndü kıyamadım, verdim. o da bunu yaptı vallahi hanımefendi çizgimden çıkarmasın beni çok kötü olur. kitaplar hazine değerindedir. binbir emekle önüne gelmiş bir kitabı özensiz kullanmak karakter göstergesidir. * bir de bunların sayfalarını katlayan modeli falan var nerden geldim bu başlığa ya sinirlerim bozuldu. *
devamını gör...
30 nisan 2021 metro istanbul'un tweeti
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
üniversitedeyken eğitim derslerinden birinde final notları çekiliyordu. enayinin biri 30 sayfa not tutmuş deyip herkes gülüyordu. para aldılar benden de. neyse notlar geldi bir baktım benim defterim. enayiliğime mi yanayım kendi notlarıma para verdiğime mi yanayım defterimi çaldıklarına mı yanayım bilemedim.
devamını gör...
geceye ismet özel şiirlerinden bir dize bırak
yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
-yaşama!
-ya bileydim?
yazar:mıydım
hiç:şiir
-yaşama!
-ya bileydim?
yazar:mıydım
hiç:şiir
devamını gör...
yazarların en eften püften başarıları
kardeşlerimin ve kuzenlerimin resim ödevlerini ben yaparım, iki ilçe bir il birinciliğim ve sayısını hatırlamadığım okul birinciliğim ve nice derecem var.
hiçbiri de benim adıma değil... *
hiçbiri de benim adıma değil... *
devamını gör...
kimsesizler mezarlığı
kayahan demir'in romanlarından biridir.
devamını gör...
kanguru mahkemesi
kanguru mahkemeleri aslında gezici kumpanya gibidir. hukuk ile ilişkileri yoktur. bildiğiniz sirk gösterisidir. mahkeme salonunda yapılanı istisnadır zira hakimler bildiğiniz köy, kasaba, eyalet gezerler, önceden haklarında şehrin ileri gelenleri tarafından uygun görülen cezaları olan suçluların cezalarını onaylarlardı. bu onaylama işlemi işi kitabına uydurmak için yapılan bir eylemden başka bir şey değildi. netice olarak bağımsız yargıçlar (!) hukuka uygun kararlar veriyorlardı. tabi işin enteresan kısmı şu ki, hakimler performans odaklı çalışıyordu. ne kadar suçluyu mahkum ederlerse, o kadar parayı ceplerine indiriyorlardı. tabi mevzu performans odaklı olunca hakimler inanılmaz yaratıcılık sergilemeye başladılar. misal anlık kanun değişimlerine imza attılar. mevcut yasalara göre dosyası incelenen sanığın beraat etmesi gerekiyorsa, hakimler mevcut duruma uygun olarak sanığı içeri tıkacak yeni yasal düzenlemeyi anında yapıp, dava dosyasına koyuyorlardı. yani bu gezici kumpanya hakimleri aynı zamanda kanun koyucu gibi de davranmaya başlamıştı. pek çok gezici mahkeme dosyasında işkence ile alınan ifadeler dahi dosyalara eklenmişti ki, bu da söz konusu mahkemelere neden sirk dediğimizin kanıtı oluyor.
kavramın ortaya çıkması ise delillerin es geçilmesi ile ilintili bir durum. sözde hızlı işleyecek bir yargı süreci yaratmak adına sanık lehine toplanacak delillerin görülmemesini, atlanmasını ifade eder. yani bu delilleri görmezden gelirsiniz ve kanguru misali üzerinden zıplar geçersiniz.
tabi bu işin tarihi boyutu ve kavramın ortaya çıkış şekli. kanguru mahkemeleri sonraki yıllarda bir çok ülkede ve rejimde görüldü. misal mccarthy dönemi ve rosenberglerin davası. videla'nın arjantini, pinochet'in şilisi, banzer'in bolivyası bu tarz mahkeme kararları ile anılmıştır ki örnekleri çoğaltabilirsiniz.
kavramın ortaya çıkması ise delillerin es geçilmesi ile ilintili bir durum. sözde hızlı işleyecek bir yargı süreci yaratmak adına sanık lehine toplanacak delillerin görülmemesini, atlanmasını ifade eder. yani bu delilleri görmezden gelirsiniz ve kanguru misali üzerinden zıplar geçersiniz.
tabi bu işin tarihi boyutu ve kavramın ortaya çıkış şekli. kanguru mahkemeleri sonraki yıllarda bir çok ülkede ve rejimde görüldü. misal mccarthy dönemi ve rosenberglerin davası. videla'nın arjantini, pinochet'in şilisi, banzer'in bolivyası bu tarz mahkeme kararları ile anılmıştır ki örnekleri çoğaltabilirsiniz.
devamını gör...
mozartkugel
wolfgang amadeus mozartın ölümünden yüz yıl sonra onuruna adanmış bir çikolatadır. paul fürst (konditor)’ü tarafından icat edilmiş ve başlarda mozartbonbon olarak bilinip, * sonrasında mozartkugel’a evrilmiş bir marka çiko.
içi antepfıstığı ve badem ezmesi karışımı, dışı ise nougatla kaplıdır.
keman paketleri şeklinde de satılan bu çikolataların içine bakmak isteyenler için bir çilekli değil nugatlı link
içi antepfıstığı ve badem ezmesi karışımı, dışı ise nougatla kaplıdır.
keman paketleri şeklinde de satılan bu çikolataların içine bakmak isteyenler için bir çilekli değil nugatlı link
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
baharı bekleyen kumrular gibi.
devamını gör...
sıcak şarap
yağmurlu bir pazar günü evinizi mis gibi kokutup içinizi ısıtacak bir tarif;
öncelikle sıcak şarap yaparken kaliteli şarap kullanılmıyor, marketten orta kalite bir kırmızı şarap seçin. genişçe bir tencereye boşaltın, böylece şarap uyanıyormuş (inanın ne demek olduğunu bilmiyorum ama yapın işte). içine ekşi elmayı altı parçaya bölüp atın. bir limonun yarısını dilimleyin. bir portakalı altıya bölün, her portakal dilimine ikişer, üçer adet karanfil saplayın ve bunları da şarabın içine atın en son 2-3 adet çubuk tarçını da şarabın içine attıktan sonra böyle bir iki saat beklemeye bırakın. daha sonra başka bir tencerede iki bardak suya bir bardak şeker koyup kaynatın (şeker oranını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz). kaynamış suyu oda sıcaklığına gelene kadar soğutun ve hazırladığınız meyveli baharatlı şarabı suya ekleyin. ocağın en küçük olanında en kısık ateşte ısıtmaya başlayın. kaynamaması en önemli nokta. sadece yavaşça ısınması gerekiyor ki alkol uçmasın. meyve ve tarçın aromalı mis gibi sıcak şarabınız hazır.
yanına havuçlu tarçınlı kek hazırlayarak sevdiceğinizi mest edebilirsiniz. üstelik iki bardak sıcak şaraba yüz lira vermekten de yırtmış olursunuz. kıps.
not: ben tercih etmiyorum ama kuru üzüm, kakule ve zencefil de ekleyebilirsiniz.
öncelikle sıcak şarap yaparken kaliteli şarap kullanılmıyor, marketten orta kalite bir kırmızı şarap seçin. genişçe bir tencereye boşaltın, böylece şarap uyanıyormuş (inanın ne demek olduğunu bilmiyorum ama yapın işte). içine ekşi elmayı altı parçaya bölüp atın. bir limonun yarısını dilimleyin. bir portakalı altıya bölün, her portakal dilimine ikişer, üçer adet karanfil saplayın ve bunları da şarabın içine atın en son 2-3 adet çubuk tarçını da şarabın içine attıktan sonra böyle bir iki saat beklemeye bırakın. daha sonra başka bir tencerede iki bardak suya bir bardak şeker koyup kaynatın (şeker oranını istediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz). kaynamış suyu oda sıcaklığına gelene kadar soğutun ve hazırladığınız meyveli baharatlı şarabı suya ekleyin. ocağın en küçük olanında en kısık ateşte ısıtmaya başlayın. kaynamaması en önemli nokta. sadece yavaşça ısınması gerekiyor ki alkol uçmasın. meyve ve tarçın aromalı mis gibi sıcak şarabınız hazır.
yanına havuçlu tarçınlı kek hazırlayarak sevdiceğinizi mest edebilirsiniz. üstelik iki bardak sıcak şaraba yüz lira vermekten de yırtmış olursunuz. kıps.
not: ben tercih etmiyorum ama kuru üzüm, kakule ve zencefil de ekleyebilirsiniz.
devamını gör...
kolanın yanında güzel giden bir şey
çekirdek ve dertten anlayan, muhabbeti güzel bir arkadaş.
devamını gör...
örümcek fobisi
(bkz: araknofobi)
"örümcekler bizi rahatsız ediyor ve her fobide olduğu gibi, bu korku insanın beyninde yeterince biriktiği zaman bir fotoğraftan bile korkar hale geliyoruz. bizler parlak renkli kelebekleri ve şirin kuşları severiz. ancak örümcekler koyu renklidir ve çok uzun, açılı bacaklara sahiptir. şekil ve renkler bizlerin en hızlı şekilde olumsuz ilişkilendirdiğimiz özelliklerdir. aynı zamanda bizler, görüş alanımızdan kayıp gidiveren şeylere çok hassas türlerizdir. hemen fark ediveririz. böcekler de hızlı ve tahmin edilemez bir şekilde hareket ederler."
örümcek korkusu, evrimsel süreçte genlerimize kazınmış bir korku!
"örümcekler bizi rahatsız ediyor ve her fobide olduğu gibi, bu korku insanın beyninde yeterince biriktiği zaman bir fotoğraftan bile korkar hale geliyoruz. bizler parlak renkli kelebekleri ve şirin kuşları severiz. ancak örümcekler koyu renklidir ve çok uzun, açılı bacaklara sahiptir. şekil ve renkler bizlerin en hızlı şekilde olumsuz ilişkilendirdiğimiz özelliklerdir. aynı zamanda bizler, görüş alanımızdan kayıp gidiveren şeylere çok hassas türlerizdir. hemen fark ediveririz. böcekler de hızlı ve tahmin edilemez bir şekilde hareket ederler."
örümcek korkusu, evrimsel süreçte genlerimize kazınmış bir korku!
devamını gör...
küçük kardeş
ailenin en şanslı bireyidir. büyüklerden edinilen tecrübeyle hem daha rahat hem de daha bilinçli yetiştirilir. herkes genelde ona düşkün olur. tam vip konum yani*.
devamını gör...
osmanlı döneminde sözlük olsaydı alınabilecek nickler
ulufesini alamayan yeniçeri
devamını gör...






