baş hekimi niye dövmemiş diye merak ettiğim, tam gelişmemiş, insansı bazı özellikler taşıyan primat.
devamını gör...

kimseciklere yaranamadık, biz de insanlara yaranmayı bırakıp kendi yolumuzu çizmeyi öğrendik.. böyle böyle güçlü kadınlar olduk işte bizim kendimiz olma hikayemiz tam da böyle başladı...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sayısal loto, milli piyango ve devletin elindeyken en ilgi gören oyundu. milli piyango önce varlık fonu'na devredildi. bu fon, sayıştay denetiminde ve ihale yasası kapsamında değil. böyle olunca da sayısal loto, demirören - sisal grubuna özelleştirme yoluyla kolayca satıldı. satıştan sonra da ismi çılgın sayısal loto yapıldı, sistemi değiştirildi. devletin elindeyken 49 rakam arasından 6 rakam bilmek gerekirken, özele geçince 90 rakam arasından 6 bilmek gerekti. bu yüzden haftalardır kazanan çıkmıyor. şimdi bilen çıkmayınca şirketin kasasında biriken para çoğalıyor. devletin elindeyken yapılmayan sistem değişikliği özele geçince yapıldı.
devamını gör...

yazarlarının deli gibi romantik olduğu sözlük. mıç mıç romantizm kokuyor her başlık... pembe bi dünya arıyor herkes. ama üzerler sizi heyatım.. hayatta pembe nin yanında siyah da var.. yani aslında mor bu hayat.. hiiçöyle.... saçmalıyorum yine. sen bekleme yapma devam et..
devamını gör...

bir müfit özdeş öyküsüdür.

türkiye’de bilimkurgu maalesef gelişmedi istediğimiz ve umduğumuz kadar. bunun edebiyatla ilgili nedenlerinin baskın olduğunu düşünmüyorum. asıl neden çok daha göz önünde bence. bilimde yeterli ilerlemeyi sağlayamadığımız için bilimkurguda da geri kaldık. ama müfit özdeş bizim gibi değil, belki bilimsel bilgiler ve öngörülerle dolu öyküler yazmıyor ama sosyal bilimkurgunun hakkını sonuna kadar veriyor.

bu öykü daha önce yazarın son tiryaki isimli kitabında ve asker kaçağı isimli savaş karşıtı bilimkurgu öyküleri seçkisinde yayımlandı.

öykünün kahramanı merendiz diye bir gezegenin sakinlerinden olan insana benzer özellikleri olsa da aslında bir böcek olan ve öyküye de adını veren krrçiysk. gezegenin bazı nedenlerden ötürü açlığın pençesine düşünce kahramanımız robotlar ve bilgisayarların yardımıyla galakside et bulabileceği bir gezegen aramaya başlar. çünkü bu sayısı trilyonları bulan merendizlilerin tek kurtuluş şansıdır.

ve aranan kan dünya isimli etle tıka basa dolu gezegende bulunur ve krrçiysk’in gözüne ilk çarpan da ahmet isminde bir çocuktur. böylelikle de iki taraf arasında bir hayatta kalma mücadelesi başlar.

kısacık ama dopdolu bir öykü.
devamını gör...

kovmuştur.
devamını gör...

her defasında and içen bir tanrı var ortada.
düşünün tanrı her defasında; and olsun ki diyor. kime yemin ediyor. neyi ispatlamaya çalışıyor.
ikinci durum ise; hep bir şiddet hep bir kasıp kavurma var.
üçüncü olay; kadın erkek ayrımı yapması...
devamını gör...

huzur, sakinlik, seviye.
devamını gör...

gayrimüslimlerle iç içe yaşayanların aşinası olduğu güzellik. herkes birbirinin bayramını kutlar. paskalya çöreği de yersin, helva da ikram edersin. bunlar güzel şeyler.
bir de ateist olup çevresindekilerin, arkadaşlarının, eşinin, dostunun bayramını kutlamayanlar var. ne senin neye inandığın o kadar önemli, ne hayat o kadar uzun. hiç bunlara girme, kutla, paylaş, mutlu et, baklavanı ye geç.
devamını gör...

sözlükte kendini bir b.k zannetme.
devamını gör...

ordu komutanının birliğe ziyarete gelip, dolaşırken erlere hal hatır sorması ile aynı etkiyi yaratır.
devamını gör...

utanma duygusu olmayan, para ile hem internet hem de gerçek hayatta çalışan görevi akp'yi yalamak olan kişi topluluğu.
devamını gör...

bir başka sözlükteki kendi yazımdan alıntıdır.

--- alıntı ---

1950'li yıllarda başlayıp 70'lere doğru sonlandırılan, bilinçaltını manipüle etme projesi. proje cia bilimsel istihbarat bölümü tarafından yürütülmüştür.

proje, liserjik asit dietilamid yani lsd dediğimiz halüsinojen yardımıyla deneklere istenileni yaptırma, cinsel taciz gibi farklı amaçlarla yürütülmüş ve bir işkence aracı olarak da kullanılmıştır.

gazeteci ve akademisyen stephen kinzer'a göre proje, ikinci dünya savaşı döneminde japonların ve nazilerin tesis ve toplama kamplarındaki insanları kontrol etmek amacıyla yaptıkları çalışmaların bir devamı niteliğindeydi. çoğu zaman deneklerin bilgisi ve izni olmadan yapılan bazı uygulamalara dayanıyordu.

projenin bir amacı, soğuk savaş döneminde sovyet ajanlarını sorgulamak ve zihin kontrol yöntemlerini onlar üzerinde uygulayarak bir ilaç geliştirmekti. hatta hafızayı silmek için bir alt proje daha tasarlanmış, ancak hiçbir zaman başlatılmamıştı.

richard helms'in imha ettiği belgelerden geriye kalanlardan birinden anlaşıldığına göre, deneyde deneklerin hareketlerini kontrol edememesine neden olan kimyasallar, alkol benzeri sarhoş edici malzemeler, işkenceye dayanma gücünü yükseltecek ilaçlar, görme ve işitme faaliyetlerini sekteye üreten maddeler ve bunlar gibi 20'ye yakın madde kullanılmıştı. başlangıçta gerçekten sorgulamaya yönelik çalışmalar zamanla taciz ve işkenceye dönüşmüştü.

daha sonra proje hakkında soruşturma başlatılmış, ama cia müdürü richard helms'in belgelerin çoğunu yok etmesi nedeniyle soruşturma sağlıklı şekilde yürütülememiştir. ancak daha sonra 20 bin kadar belgenin yok edilemediği gerçeği ortaya çıkınca, olayın boyutu da değişmiştir. cia yerli ve yabancı birçok insan üzerinde bu tür denemeler yaptığını itiraf etmiş, şahitlik yapan deneklerin ifadeleriyle de olay basına yansımıştır. deneylerin, bilimsel bakımdan yetkin olmayan ajanlarca yapılmış olması nedeniyle, bazı kişilerin ölümü, doğrudan projeyle ilişkilendirilmiştir.

her ne kadar günümüzde, bu ve benzeri deneylerin artık yapılmadığına ilişkin sözlü garantiler verilse de, benzer projelerin farklı ad ve kapsamlar altında yürütüldüğü düşünülmektedir.

--- alıntı ---
devamını gör...

-nurten! ben arkadaşlarla bir yere kadar gidip gelicem.karşıdan karşıya geçerken iskenderin elini tutarım.
kireçburnu'nun patavatsız bakkalı, çay onda içilir.eşi nurtenden çok korkar, nurten de korkulmayacak gibi değildir hani.
devamını gör...

kötüdür. beni niye yalnız bıraktınız lan! diye bağırasın gelir. sonra çay koyarsın...(bkz: abese iştigal)
devamını gör...

en gizemli organlarımızdan birisidir.işlevsiz bir kalıntı olduğu düşünülmüş başlarda. sonradan bazı hayvanlarda çıkarılınca mevsime bağlı üreme döngüleri kaybolmuş insanda da üreme üzerine etkileri olduğu düşünülüyor.ayrıca bağışıklığı arttırma,uykuyu uyarma,ruhsal durumu düzeltme,yaşamı uzatma gibi etkilerinin olduğu çalışmalar da var.
devamını gör...

utanç verici benzetmelerde bugün de bunu irdeliyoruz.
kadınların evlenmek için talep edilmesi gereğinden hareket ederek kullanıldığını düşünüyorum.
insanların tercihleri doğrultusunda evlenmemeyi seçme hakları olamaz hele kadınların hiç olamaz.
evliliği ideal yaşam biçimi olarak vurgulamaktan 21. yyda bile vazgeçmiyor insanlar. bu tarz incitici, aşağılayıcı, utanç verici sözlerin, kelime dağarcığımızdan hızla çıkması ve hayata dair yeni bakış açıları geliştirmemiz gerekiyor.
devamını gör...

recep tayyip erdoğan'ın yerine akp'den birisi gelir fazla heyecanlanmayın.

(bkz: siz bu halkın cahilliğini hafife alıyorsunuz)
devamını gör...

kalabalık bir meydan olmak isterdim. çokluğun içinde yalnızlığı yaşamayı, üzerimden geçip giden hayatları izlemek isterdim. her gün insanlara hitap etmeyi ama bana çöp atacak, yeri gelince tükürecek nankörlüklerini izlemek isterdim. insanların ne kadar aciz olduklarını bir kez daha görmek isterdim.
devamını gör...

antik yunan ve roma'da kadınların yağmurdan veya rüzgârdan korunmak için baş ve omuz bölgelerine sardıkları dikdörtgen, yün bir kumaştır. erkeklerin giydiği pallium'a benzemektedir. antik roma'da stola gibi palla da kadınların oldukça yaygın kullandığı bir giysiydi.

aslında palla, antik yunan'da kullanılan himation'ın antik roma'da uyarlanan bir versiyonudur.
başta kadınların yağmurdan korunmak için kendilerine sardıkları yün kumaş olarak tanımladığım kıyafet ne yazık ki araştırmalarımı genişlettiğimde farklı işler için de kullanıldığını gösterdi şahsıma. yere serip halı olarak da kullanabiliyorlarmış mesela. veya duştan sonra vücutlarına sarıyorlarmış. yani insan bedeninde kullanılan bir şeyin yere serilmesi temizlik takıntısı olmayan bireyleri bile rahatsız eder diye düşünüyorum. neyse, bunun için farklı farklı pallalar kullandıklarını da düşünebiliriz. gözümüzle görmedik nihayetinde.

palla'nın yün kumaştan yapıldığını söylemiştik lakin elbette çok zengin olan kesimin kullandığı pallalar yünden değil uzak doğu'dan ithal edilen ipekten yapılmış pallalardı.
çeşit çeşit renkte ve desende pallalar olsa da, aşağıda görselde görebileceğiniz tek renk, sade pallaların daha zarif durduğunu düşünüyorum. hem renkli olan tuniklerin üzerinde de göz yormaz desenleriyle. umarım romalı kadınlar da öyle düşünmüş ve nahif bir moda ikonu haline gelmişlerdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim