porçay'ın ezhel parodisi yüzünden 4 yıl 2 ay hapis cezası alması
rahmetli levent kırca'nın programını kapatan sistemden ne beklenirdi ki?
devamını gör...
mahlas değiştirmek
kafa sözlükte mümkün olduğunu öğrendiğim ve şaşırdığım durum. sıkça sorulan sorular kısmında açıklandığı üzere 3 ayda bir bir kere değiştirilebilirmiş. ihh sevmedim bu özelliği. çok elzem durumlar (çevreye ifşa olmak gibi) dışında zamanla arap saçına döner mi ortalık diye düşündürdü. ha önemli mi mahlas? önemli olan yazılanlar değil mi? evet* ama ne biliyim, sınıf arkadaşımızın adını değiştirmesi gibi bir his bıraktı bende.
+ mahlas değiştirme mümkün mü ?
- evet, mahlas değiştirmek mümkün.
3 ayda 1 olacak şekilde bunu sağlayabiliyoruz.
sözlük içerisinden @helios adlı yöneticimize ulaşabilirsiniz.
+ mahlas değiştirme mümkün mü ?
- evet, mahlas değiştirmek mümkün.
3 ayda 1 olacak şekilde bunu sağlayabiliyoruz.
sözlük içerisinden @helios adlı yöneticimize ulaşabilirsiniz.
devamını gör...
keriman halis ece
1913 doğumlu, dünya güzeli seçilen ilk türk kadınıdır.
varlıklı bir aileden dünyaya gelmiştir. anne ve babası çerkesdi. babası ,hızır adı verilen yangın söndürme aletlerinin mümessiliydi. eğitime önem veren aile, onun iyi bir eğitim almasını sağladılar. keriman halis, belki de amcası olan tanınmış operet bestecisi muhlis sabahaddin ezgi ve bestekar halası neveser kökteş’in etkisinde kaldığından sanata eğilim göstermiş ve piyano çalmayı öğrenmiştir. dikiş de dikiyor, iyi derecede de fransızca konuşabiliyordu.
o dönem cumhuriyet gazetesi güzellik yarışması ilanı verdi. arkadaşları onun katılması yönünde teşvik etse de babası razı olmadı. o sene güzel olarak naşide saffet seçildi. bu arada gazetede verilen ilan da şu şekildeydi:
16 - 25 yaşlarında evlenmemiş, namuslu kızlar 'hafif ve balo kıyafetiyle' yapılacak bu seçime katılabilecek. kazanamayanların izzet-i nefislerinin rencide edilmemesi için adları açıklanmayacaktır
sonraki sene babasının edebiyatçı arkadaşlarının ısrarı üzerine keriman halis yarışmaya katıldı ve birinci seçildi. yarışmanın jürileri arasında tanınmış isimler vardı: abdülhak hamid, cenap şahabettin, vasfi rıza, yunus nadi ve peyami safa. kazandıktan sonra belçika’da olan şu anki ismi ‘kainat güzellik yarışması’olan ınternational pageant of pulchritude yarışmasına katıldı ve 1932 yılı birinci güzeli seçildi. seçildi seçilmesine ama balkon selamı vereceği sırada salonda türk bayrağı olmadığını farketti ve meşhur selam gösterisini yapmayı reddetti. bunun üzerine metrelerce atlas kumaş bulunmuş ve babasının yardımıyla türk bayrağı oracıkta yapışmıştır. bayrağın balkonda sallandırılmasıyla, keriman halis balkona çıkmış, kendisine yapılan tezahüratlara selam vermiştir.
bu başarının ardından atatürk şu açıklamayı yapmıştır:
türk ırkının necip (soylu) güzelliğinin daima mahfuz olduğunu (korunduğunu) gösteren dünya hakemlerinin bu türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. fakat keriman ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. bu güzel türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. türk milleti, bu güzel çocuğunu şüphesiz samimiyetle tebrik eder. cumhuriyet gazetesi bu meselede türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz (seçkin) olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle (başarıyla) intaç eylemiştir (sonuçlandırmıştır). ondan dolayı bittabi bu vesile ile de takdir ve tebriklerimize hak kazanmıştır. arzusunu da ilave edeyim ki, türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, türk kızlarından birinin dünya güzeli intihap edilmiş (seçilmiş) olmasını çok tabii buldum. fakat türk gençlerine bu münasebetle şunu da tahattür ettirmeyi (hatırlatmayı) lüzumlu görürüm: münferit olduğumuz (iftihar ettiğimiz) tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık bir tekamülün (olgunlaşmanın) mütemadi tahakkukunu (gerçekleşmesini / yerine gelmesini) ihmal etmeyiniz. bununla beraber asıl uğraşmaya mecbur olduğunuz şey analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği tutmaktır."
o zaman keriman halis’in soyadı yoktu. soyadı kanununun 1934 yılında çıkmasıyla atatürk tarafından kendisine ‘kraliçe’ anlamına gelen ece soyadı verilmiştir. keriman hanımı oldukça duygulandıran bu iltifat sonrası atatürk’e şu telgrafı çekmiştir:
on beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. bugün paris sefaretimizde (büyükelçiliğinde) layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. meserretimden ağladım. bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir. tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. ihtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
batı , osmanlı’yı gözlerinde bağnaz ve kadın düşmanı olarak canlanırken ve yeni cumhuriyetin bu bağnazlıktan kolay kurtulamayacağı şeklinde düşünülürken; keriman halis,modern, eğitimli, kültürlü ve zarif bir türk kadını olarak karşılarında boy göstermiş ve hayranlık uyandırmıştır. onun başarısı öyle etkili olmuştur ki tüm dünyada adını duyurmuş ve hatta japonya’da bile ‘keriman halis olayı’ olarak ders kitaplarında yerini bulmuştur. konusu ise; türk kadınının uzun süreçten sonra türk erkeği egemenliğinden ayrılıp, özgürleşmesidir.
yarışmayla ilgili başarısına gölge düşüren bir açıklama ise, sonradan hatıralarını kaleme alan halit turhan bey’den gelmiştir. kendisi yarışmayı izlemek için oradaydı ve jüri başkanının sahneye geçip şu konuşmayı yaptığını yazmıştır:
sayın jüri üyeleri, bugün avrupa'nın, hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 600 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren osmanlı artık bitmiştir. onu avrupa hristiyanları bitirmiştir. elbette abd’nin ve rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. neticede bu hristiyanlığın zaferidir. müslüman kadınların temsilcisi, türk güzeli keriman, mayoyla aramızdadır. bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. bu sene hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. avrupa'nın zaferini kutluyoruz. bir zamanlar fransa’da oynanan dansa müdahale eden kanuni sultan süleyman'ın torunu işte mayo ve sütyenle önümüzdedir. kendini bizlere beğendirmek istemektedir. biz de, bize uyan bu kızı beğendik, müslümanların geleceğinin böyle olması temennisiyle, türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz. fakat kadehlerimizi avrupa'nın zaferi için kaldıracağız.'
keriman halis ece ,ilk evliliğini dr.orhan sanus ile ikinci evliliğini ise hasip tamer bey ile yapmıştır.
keriman hanım, 2012 yılında 98 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

görsel kaynak: ataturkansiklopedisi.gov.tr...
varlıklı bir aileden dünyaya gelmiştir. anne ve babası çerkesdi. babası ,hızır adı verilen yangın söndürme aletlerinin mümessiliydi. eğitime önem veren aile, onun iyi bir eğitim almasını sağladılar. keriman halis, belki de amcası olan tanınmış operet bestecisi muhlis sabahaddin ezgi ve bestekar halası neveser kökteş’in etkisinde kaldığından sanata eğilim göstermiş ve piyano çalmayı öğrenmiştir. dikiş de dikiyor, iyi derecede de fransızca konuşabiliyordu.
o dönem cumhuriyet gazetesi güzellik yarışması ilanı verdi. arkadaşları onun katılması yönünde teşvik etse de babası razı olmadı. o sene güzel olarak naşide saffet seçildi. bu arada gazetede verilen ilan da şu şekildeydi:
16 - 25 yaşlarında evlenmemiş, namuslu kızlar 'hafif ve balo kıyafetiyle' yapılacak bu seçime katılabilecek. kazanamayanların izzet-i nefislerinin rencide edilmemesi için adları açıklanmayacaktır
sonraki sene babasının edebiyatçı arkadaşlarının ısrarı üzerine keriman halis yarışmaya katıldı ve birinci seçildi. yarışmanın jürileri arasında tanınmış isimler vardı: abdülhak hamid, cenap şahabettin, vasfi rıza, yunus nadi ve peyami safa. kazandıktan sonra belçika’da olan şu anki ismi ‘kainat güzellik yarışması’olan ınternational pageant of pulchritude yarışmasına katıldı ve 1932 yılı birinci güzeli seçildi. seçildi seçilmesine ama balkon selamı vereceği sırada salonda türk bayrağı olmadığını farketti ve meşhur selam gösterisini yapmayı reddetti. bunun üzerine metrelerce atlas kumaş bulunmuş ve babasının yardımıyla türk bayrağı oracıkta yapışmıştır. bayrağın balkonda sallandırılmasıyla, keriman halis balkona çıkmış, kendisine yapılan tezahüratlara selam vermiştir.
bu başarının ardından atatürk şu açıklamayı yapmıştır:
türk ırkının necip (soylu) güzelliğinin daima mahfuz olduğunu (korunduğunu) gösteren dünya hakemlerinin bu türk çocuğu üzerindeki hükümlerinden memnunuz. fakat keriman ece, hepimiz işittiğimiz gibi söylemiştir ki, o, bütün türk kızlarının en güzeli olduğu iddiasında değildir. bu güzel türk kızımız, ırkının kendi mevcudiyetinde tabii olarak tecelli ettirdiği güzelliğini dünyaya, dünya hakemlerinin tasdikiyle tanıttırmış olmakla elbette kendini memnun ve bahtiyar addetmekte haklıdır. türk milleti, bu güzel çocuğunu şüphesiz samimiyetle tebrik eder. cumhuriyet gazetesi bu meselede türk ırkının diğer dünya milletleri içinde mümtaz (seçkin) olan asil güzelliğini göstermek teşebbüsünü takip etmiş ve bunu dünya nazarında muvaffakiyetle (başarıyla) intaç eylemiştir (sonuçlandırmıştır). ondan dolayı bittabi bu vesile ile de takdir ve tebriklerimize hak kazanmıştır. arzusunu da ilave edeyim ki, türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihi olarak bildiğim için, türk kızlarından birinin dünya güzeli intihap edilmiş (seçilmiş) olmasını çok tabii buldum. fakat türk gençlerine bu münasebetle şunu da tahattür ettirmeyi (hatırlatmayı) lüzumlu görürüm: münferit olduğumuz (iftihar ettiğimiz) tabii güzelliğinizi fenni tarzda muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık bir tekamülün (olgunlaşmanın) mütemadi tahakkukunu (gerçekleşmesini / yerine gelmesini) ihmal etmeyiniz. bununla beraber asıl uğraşmaya mecbur olduğunuz şey analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi yüksek kültürde, yüksek fazilette birinciliği tutmaktır."
o zaman keriman halis’in soyadı yoktu. soyadı kanununun 1934 yılında çıkmasıyla atatürk tarafından kendisine ‘kraliçe’ anlamına gelen ece soyadı verilmiştir. keriman hanımı oldukça duygulandıran bu iltifat sonrası atatürk’e şu telgrafı çekmiştir:
on beş günden beri memleketimden hiçbir haber alamamıştım. bugün paris sefaretimizde (büyükelçiliğinde) layık olmadığım kıymettar iltifatınızı gazetelerde gördüm. meserretimden ağladım. bu muvaffakıyyetim sizin memleket kadınlığına telkin ettiğiniz fikirlerin eseridir. tanrının sizi üzerimizden eksik etmemesi temenniyetini yad etmekteyim. ihtiramatımın kabulünü rica ederim efendim.
batı , osmanlı’yı gözlerinde bağnaz ve kadın düşmanı olarak canlanırken ve yeni cumhuriyetin bu bağnazlıktan kolay kurtulamayacağı şeklinde düşünülürken; keriman halis,modern, eğitimli, kültürlü ve zarif bir türk kadını olarak karşılarında boy göstermiş ve hayranlık uyandırmıştır. onun başarısı öyle etkili olmuştur ki tüm dünyada adını duyurmuş ve hatta japonya’da bile ‘keriman halis olayı’ olarak ders kitaplarında yerini bulmuştur. konusu ise; türk kadınının uzun süreçten sonra türk erkeği egemenliğinden ayrılıp, özgürleşmesidir.
yarışmayla ilgili başarısına gölge düşüren bir açıklama ise, sonradan hatıralarını kaleme alan halit turhan bey’den gelmiştir. kendisi yarışmayı izlemek için oradaydı ve jüri başkanının sahneye geçip şu konuşmayı yaptığını yazmıştır:
sayın jüri üyeleri, bugün avrupa'nın, hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. 600 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren osmanlı artık bitmiştir. onu avrupa hristiyanları bitirmiştir. elbette abd’nin ve rusya’nın hakkını inkar edemeyiz. neticede bu hristiyanlığın zaferidir. müslüman kadınların temsilcisi, türk güzeli keriman, mayoyla aramızdadır. bu kızı zaferimizin tacı kabul edeceğiz, onu kraliçe seçeceğiz. ondan daha güzeli varmış, yokmuş bu önemli değil. bu sene güzellik kraliçesi seçmiyoruz. bu sene hristiyanlığın zaferini kutluyoruz. avrupa'nın zaferini kutluyoruz. bir zamanlar fransa’da oynanan dansa müdahale eden kanuni sultan süleyman'ın torunu işte mayo ve sütyenle önümüzdedir. kendini bizlere beğendirmek istemektedir. biz de, bize uyan bu kızı beğendik, müslümanların geleceğinin böyle olması temennisiyle, türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz. fakat kadehlerimizi avrupa'nın zaferi için kaldıracağız.'
keriman halis ece ,ilk evliliğini dr.orhan sanus ile ikinci evliliğini ise hasip tamer bey ile yapmıştır.
keriman hanım, 2012 yılında 98 yaşında hayata gözlerini yummuştur.

görsel kaynak: ataturkansiklopedisi.gov.tr...
devamını gör...
sarhoş bir kadınla konuşmak
her gün kendi kendime yaptığım eylem. hem sarhoşum hem de kendi kendime konuşuyorum.
t: içmesini bilen kadınlarla yapılan muhteşem aktivite.
not: alkolik hemcinslerime selamlarımı iletiyorum sabahın dördünde.
t: içmesini bilen kadınlarla yapılan muhteşem aktivite.
not: alkolik hemcinslerime selamlarımı iletiyorum sabahın dördünde.
devamını gör...
güneş (yazar)
en sevdiğim yazarlardandır. kalemi güneş gibi sıcak, zamansız ve tılsımlı. hep vârolsun.
devamını gör...
yazarların yazdığı hikayeler
biraz uzun oldu ama hadi bakalım...
cenaze
mustafa erdem sekiz numaralı ölü evi’nin kapısında nefes almak için durduğunda öğle vakti olmuştu. izmir'de hava son altı senedir olduğu gibi sabit 42 dereceydi ve güneş insanoğlunu yakmaya ant içmişçesine, ışınlarını en yoğun haliyle gönderiyordu. gri saçlarından akan terler buruşmuş yanaklarından aşağı doğru süzüldü. elleri, düşük bel şortunun cebinde, cam kapının önünde dururken, neden binaya "ölü evi" dediklerine anlam vermeye çalıştı. evden başka her şeye benziyordu. iki parçadan oluşan binanın alt kısmı, simsiyah taş kaplıydı. binanın bütünü üç kat yüksekliğindeydi ve tam bir küptü. hiç penceresi olmayan bu kütlenin üzerinde ise bembeyaz göğü yırtmaya çalışan dört adet kule yükseliyordu. bulunduğu geniş, boş, tamamıyla çimen kaplı arazide, garip bir oyuncak parçası gibi duruyordu aslında. ablasının üç dört yaşlarında lego oynarken çekilmiş bir fotoğrafı zihninde canlandı. kendi kendine gülerek binanın kapısını açtı ve içeri girdi. ölüm soğukluğunda ve hiçliğinde gri giriş holün tam ortasında camdan yapılma bir banko duruyordu. arkasında yirmili yaşlarında üçü de sarışın ve bronz tenli görevli, önlerindeki saydam ekranlara bakarak oturuyorlardı. bankoya yanaştı ve "merhaba" dedi. adam gülümseyerek başını kaldırdı " iyi günler, hoş geldiniz. isminiz?
mustafa tek düze bir ses tonuyla ismini söyledi ve "ablam selda erdem'in ölüm törenin üçüncü faslı için gelmiştim," dedi.
görevli suratında kurumsal bir ifadeyle " evet mustafa bey töreniniz için oda hazır. tek başınıza mı geldiniz? kayıtlarımızda annenizin sağ olduğu ve ilk törene katıldığı yazıyor."
"bugün gelmeyecek" dedi mustafa dişlerini sıkarak. "bu yöntemi herkesin kabul etmesini beklemiyorsunuz herhalde" sesi boş duvarlarda emilip gidiyordu. törenin en zor aşamalarından biri. vücudu bu şekilde görmeye dayanamaz. kalp hastası zaten." dedi. bir an önce görevliden uzaklaşmak istiyordu çünkü adamın suratındaki gülümseme bir türlü kaybolmuyordu konuşurken. görevli daha yüksek bir ses tonuyla "anlıyorum. gelmeleri kendileri için iyi olabilirdi aslında. biliyorsunuz, kemiklerin ortaya çıkmasını gözlemlemek, ölümle barışmanın bir aşaması" dedi.
biraz daha dişlerini sıktı ve "bilgilendirme için teşekkür ederim. bu tören uygulamaları geleli henüz iki yıl oldu. eski toprakların bu işe alışamamasını normal karşılarsınız herhalde" dedi sesi sert. cümlesini bitirince ellerini beline koydu. sadece öfkelendiğinde kendinden emin oluyordu mustafa, normalde mülayim bir adamdı. otuz senelik öğretmenlik hayatında sakinliğinden bir gram kaybetmeden altmış yaşına gelmişti. görevlinin sesi biraz olsun silikleşti, "peki daha fazla sizi burada tutmayayım. kısa bir bilgilendirme yapmak zorundayım. odaya girdikten ve kapı kapandıktan sonra yarım saatiniz var içeride. kendinizi iyi hissetmediğinizde ya da çıkmak istediğinizde, kapının sağında yer alan mavi düğmeye basmanız yeterli. girdiğiniz andan itibaren, çıkışınıza kadar tüm süreç sesli ve görüntülü olarak kayıt altında olup tarafınıza gönderilecektir." sonra birileri iğne batırmış gibi ani hareketle ayağa kalktı. mekânın sağ tarafında kara delik misali duran koridoru göstererek “buyurun size kapıya kadar eşlik edeyim. dört numaralı oda ayarlandı," dedi.
mustafa adamın yanında bir dakika daha kalamayacağını anladı ve elini kaldırarak, "hayır, teşekkür ederim. eşlik etmenize gerek yok. bulabilirim odayı," dedi ve koridora geçti spor ayakkabıları yumuşak olmasına rağmen sert adımları sert zeminin üzerinde deliyordu havayı. otomatik ışıklar tek tek yanmaya başladı. giriş holü ne kadar griyse burası da o kadar başkaydı. zemin, tavan, duvarlar gökyüzünün en parlak mavisine boyanmış. havada boşlukta yürüyormuşsun hissi uyandırıyordu. sağlı sollu ayna kaplı kapıların yanından geçerken mustafa göz uncuyla kendi yansımasına baktı. aynaların üzerinde kumlamadan yapılmış oda numaraları parıldıyordu. dört numaralı odanın kapısına geldiğinde durdu. kendi görüntüsü karşısında her zaman yaptığı gibi, burnunun üzerindeki küçük siyah noktaları kontrol etti. alnındaki derin kırışıklıkları yokladı. son olarak parıldayan gri saçlarında ellerini gezdirdi. yoğun sigara içmekten acıyan ciğerlerine bir derin nefes daha çekti ve kapının yanında yer alan retina okuyucusuna gözünü yanaştırdı. tiz bir onaylanma sesinden sonra, ayna kapı sessizce odanın içerisine doğru açıldı. ağır bir lavanta kokusu gözlerini yaktı birden. ablasının en sevdiği kokuydu. ölü evleri, ilk kayıtta vefat eden kişi hakkında verilen bilgiler doğrultusunda düzenliyordu törenleri. üç hafta önce ablasının bedenini buraya getirdiklerinde bir form doldurmuşlardı. en sevdiği renk, en sevdiği yemek, en sevdiği koku ve daha birçok kişisel bilgiyi bir tablete girip görevlilere teslim etmişlerdi. “bugün demek ki kokuyu ön planda tutacaklar,” dedi mustafa kendi kendine ve odaya girdi. penceresiz odanın zemini ahşap kaplıydı. hafif gıcırdıyordu spor ayakkabılarıyla bastıkça. ikinci fasıl töreni altı numaralı odada yapmışlardı ve orada tek bir pencere yer alıyordu, dışarıya çimenliğe bakan. keşke bu oda da olsa diye geçirdi içinden. ihtiyaç olmamasına rağmen duvarlarda perdeler asılıydı rengarenk kumaşlardan yapılmış. ablası kumaşları ve modayı seviyor diye yazmışlardı. herhalde ondan bu kadar çaputu doldurmuşlardı odaya. odanın tam ortasında, camdan tabutun ineceği yerde mermer kaide duruyordu. kaidenin önünde ise rahat, kırmızı bir kanepe. bu sefer tam bir renk cümbüşüne çevirmişlerdi mekânı. beden ne kadar çürüyorsa renkleri o kadar artıyorlardı aslında. ölü evlerinin genel yaklaşımıydı bu, bir dergide okuduğuna göre. mustafa spor ayakkabılarını çıkardı. çıplak ayaklarıyla bağdaş kurarak koltuğa oturdu ve başını ışıklandırılmış tavana kaldırdı. mermer kaidenin üzerinde tavanda yer alan kapaklar parlak paslanmaz metaldendi. bir piyano, ne acıklı, ne neşeli dansına başladı. sonra tavandaki kapaklardan tok bir ses geldi. selda'nın bedeni cam tabutunun içerisinde yavaş yavaş inmeye başladı. kapakların aralığından mustafa yukarı yükselen beyaz kuleyi ve içerisinde ablasınınki gibi daha onlarca cam tabutu görebiliyordu. tıpkı çok katlı otomatik otoparklarda olduğu gibi beyaz kulelerin içerisinde istifleniyordu tabutlar. cam kabuk kaidenin üzerine hafif bir tıslama sesi yaparak oturdu. mustafa'nın soluk alışı sıklaşmıştı. iki gündür internette bedenin ölümden sonraki geçirdiği fazları araştırıyordu. babasının ölümünde bunların hiçbirine gerek kalmamıştı. klasik biçimde toprağa gömülmüş, kırkı geldiğinde ise annesi dua okutmuştu. ablasının vasiyeti ise oldukça netti. yeni sisteme göre törenlerin yapılmasını istiyordu. ateistler hükümet kurduğundan beri birçok alana el atmışlardı. ölüm ve gömülme de bunlardan biriydi. bu sebeple tüm bu garip yapılar ortaya çıkmıştı. annesi ne kadar karşı çıkarsa çıksın, mustafa vasiyeti yerine getirme konusunda ısrarlıydı. bu sebeple iki gündür araştırıyordu. beden ölümden itibaren yirmi altı aşamadan geçiyordu. kemiklerin gözükmesi yirmi beşinci aşamaydı ve üçüncü haftanın sonunda gözlemlenebiliyordu. ablasının tabutu tam olarak kaidenin üzerine geldiğinde ne ile karşılaşacağının fotoğraflarını görmüştü ama gerçek çok daha çarpıcıydı. cam tabutun tabanında 15 santimlik bir toprak bulunuyordu. onun üzerinde ise, bedenden kalanlar bölük börçük duruyordu. bağırsaklardan yayılan toksinlerin gücü çok kuvvetliydi. ince bir tabaka halinde kemiklerin üzerinde böğürtlen renginde, parçalar halinde etler duruyordu hala. kafatası ise oldukça net biçimde ortaya çıkmıştı. burnu tamamen yok olmuş gözleri erimiş gitmişti. müzik hareketlendi. ince bir saksafon konuştu. ayakları karıncalanmaya başlayan mustafa kalktı ablasından arta kalanların yanına yaklaştı. o sırada duvarların üzerindeki perdeler aralandı ve avuç içi büyüklüğünde projeksiyon cihazları belirdi. müzik iyice hareketlenmişti. kontrbas devreye girmiş, çılgınca söyleniyordu. projeksiyonlar çalışmaya başladı ve ablasının daha önce ölü evine teslim ettikleri fotoğrafları duvarlardaki perdelerde belirmeye başladı. ablası üzgün, mutlu, birilerinin yanında, yalnız, bir dağın tepesinde, denizin dibinde. görüntüler akıp gidiyordu. mustafa önündeki kemik ve et yığınına baktı. tabutun üzerine eğildi ve camı öptü. gözlerinden yaş gelmedi bu sefer. gittiğini biliyordu. burada yatanın maddesel bir dönüşüm olduğunu biliyordu. bir ruhun olmadığını biliyordu. yine de kendini tutamadı ve " umarım dönüştüğün şeyde mutlusundur " dedi yüksek sesle. sonra kırmızı kanepeye tekrar oturdu o sırada telefonu çaldı. annesinin sesi yorgun geliyordu. " ne yaptın yavrum" diye sordu. " iyiyim içerideyim" diye cevap verdi. tek düze ses tonuna geri dönmüştü mustafa. "nasıl durumu?" diye sordu annesi sesindeki korkuyu gizleyemeden. cevabı almak istemiyordu aslında ama merakına yenik düştü her zamanki gibi. " kemikleri gözüktü. " karşı tarafta derin bir sessizliğin ardından telefon kapandı. müzik hala devam ediyordu. bu sefer bir kadın sesi anlamadığı dilde sanki ağlamanın gücünü anlatıyordu. perdelerde görüntülerin geçiş hızları yavaşladı. mustafa artık daha fazla kalmasına gerek olmadığını düşünerek ayna kapıya yanaştı ve düğmeye bastı. bekledi ve kapı bu sefer biraz daha hızlı açıldı. karşısında görevli duruyordu.
" erken çıktınız mustafa bey" dedi parlak beyaz dişlerini gururla göstererek.
" bu kadarı yeterli " diye cevap verdi mustafa. o sırada fark etti spor ayakkabılarından birinin bağcığı bağlanmamıştı.
cenaze
mustafa erdem sekiz numaralı ölü evi’nin kapısında nefes almak için durduğunda öğle vakti olmuştu. izmir'de hava son altı senedir olduğu gibi sabit 42 dereceydi ve güneş insanoğlunu yakmaya ant içmişçesine, ışınlarını en yoğun haliyle gönderiyordu. gri saçlarından akan terler buruşmuş yanaklarından aşağı doğru süzüldü. elleri, düşük bel şortunun cebinde, cam kapının önünde dururken, neden binaya "ölü evi" dediklerine anlam vermeye çalıştı. evden başka her şeye benziyordu. iki parçadan oluşan binanın alt kısmı, simsiyah taş kaplıydı. binanın bütünü üç kat yüksekliğindeydi ve tam bir küptü. hiç penceresi olmayan bu kütlenin üzerinde ise bembeyaz göğü yırtmaya çalışan dört adet kule yükseliyordu. bulunduğu geniş, boş, tamamıyla çimen kaplı arazide, garip bir oyuncak parçası gibi duruyordu aslında. ablasının üç dört yaşlarında lego oynarken çekilmiş bir fotoğrafı zihninde canlandı. kendi kendine gülerek binanın kapısını açtı ve içeri girdi. ölüm soğukluğunda ve hiçliğinde gri giriş holün tam ortasında camdan yapılma bir banko duruyordu. arkasında yirmili yaşlarında üçü de sarışın ve bronz tenli görevli, önlerindeki saydam ekranlara bakarak oturuyorlardı. bankoya yanaştı ve "merhaba" dedi. adam gülümseyerek başını kaldırdı " iyi günler, hoş geldiniz. isminiz?
mustafa tek düze bir ses tonuyla ismini söyledi ve "ablam selda erdem'in ölüm törenin üçüncü faslı için gelmiştim," dedi.
görevli suratında kurumsal bir ifadeyle " evet mustafa bey töreniniz için oda hazır. tek başınıza mı geldiniz? kayıtlarımızda annenizin sağ olduğu ve ilk törene katıldığı yazıyor."
"bugün gelmeyecek" dedi mustafa dişlerini sıkarak. "bu yöntemi herkesin kabul etmesini beklemiyorsunuz herhalde" sesi boş duvarlarda emilip gidiyordu. törenin en zor aşamalarından biri. vücudu bu şekilde görmeye dayanamaz. kalp hastası zaten." dedi. bir an önce görevliden uzaklaşmak istiyordu çünkü adamın suratındaki gülümseme bir türlü kaybolmuyordu konuşurken. görevli daha yüksek bir ses tonuyla "anlıyorum. gelmeleri kendileri için iyi olabilirdi aslında. biliyorsunuz, kemiklerin ortaya çıkmasını gözlemlemek, ölümle barışmanın bir aşaması" dedi.
biraz daha dişlerini sıktı ve "bilgilendirme için teşekkür ederim. bu tören uygulamaları geleli henüz iki yıl oldu. eski toprakların bu işe alışamamasını normal karşılarsınız herhalde" dedi sesi sert. cümlesini bitirince ellerini beline koydu. sadece öfkelendiğinde kendinden emin oluyordu mustafa, normalde mülayim bir adamdı. otuz senelik öğretmenlik hayatında sakinliğinden bir gram kaybetmeden altmış yaşına gelmişti. görevlinin sesi biraz olsun silikleşti, "peki daha fazla sizi burada tutmayayım. kısa bir bilgilendirme yapmak zorundayım. odaya girdikten ve kapı kapandıktan sonra yarım saatiniz var içeride. kendinizi iyi hissetmediğinizde ya da çıkmak istediğinizde, kapının sağında yer alan mavi düğmeye basmanız yeterli. girdiğiniz andan itibaren, çıkışınıza kadar tüm süreç sesli ve görüntülü olarak kayıt altında olup tarafınıza gönderilecektir." sonra birileri iğne batırmış gibi ani hareketle ayağa kalktı. mekânın sağ tarafında kara delik misali duran koridoru göstererek “buyurun size kapıya kadar eşlik edeyim. dört numaralı oda ayarlandı," dedi.
mustafa adamın yanında bir dakika daha kalamayacağını anladı ve elini kaldırarak, "hayır, teşekkür ederim. eşlik etmenize gerek yok. bulabilirim odayı," dedi ve koridora geçti spor ayakkabıları yumuşak olmasına rağmen sert adımları sert zeminin üzerinde deliyordu havayı. otomatik ışıklar tek tek yanmaya başladı. giriş holü ne kadar griyse burası da o kadar başkaydı. zemin, tavan, duvarlar gökyüzünün en parlak mavisine boyanmış. havada boşlukta yürüyormuşsun hissi uyandırıyordu. sağlı sollu ayna kaplı kapıların yanından geçerken mustafa göz uncuyla kendi yansımasına baktı. aynaların üzerinde kumlamadan yapılmış oda numaraları parıldıyordu. dört numaralı odanın kapısına geldiğinde durdu. kendi görüntüsü karşısında her zaman yaptığı gibi, burnunun üzerindeki küçük siyah noktaları kontrol etti. alnındaki derin kırışıklıkları yokladı. son olarak parıldayan gri saçlarında ellerini gezdirdi. yoğun sigara içmekten acıyan ciğerlerine bir derin nefes daha çekti ve kapının yanında yer alan retina okuyucusuna gözünü yanaştırdı. tiz bir onaylanma sesinden sonra, ayna kapı sessizce odanın içerisine doğru açıldı. ağır bir lavanta kokusu gözlerini yaktı birden. ablasının en sevdiği kokuydu. ölü evleri, ilk kayıtta vefat eden kişi hakkında verilen bilgiler doğrultusunda düzenliyordu törenleri. üç hafta önce ablasının bedenini buraya getirdiklerinde bir form doldurmuşlardı. en sevdiği renk, en sevdiği yemek, en sevdiği koku ve daha birçok kişisel bilgiyi bir tablete girip görevlilere teslim etmişlerdi. “bugün demek ki kokuyu ön planda tutacaklar,” dedi mustafa kendi kendine ve odaya girdi. penceresiz odanın zemini ahşap kaplıydı. hafif gıcırdıyordu spor ayakkabılarıyla bastıkça. ikinci fasıl töreni altı numaralı odada yapmışlardı ve orada tek bir pencere yer alıyordu, dışarıya çimenliğe bakan. keşke bu oda da olsa diye geçirdi içinden. ihtiyaç olmamasına rağmen duvarlarda perdeler asılıydı rengarenk kumaşlardan yapılmış. ablası kumaşları ve modayı seviyor diye yazmışlardı. herhalde ondan bu kadar çaputu doldurmuşlardı odaya. odanın tam ortasında, camdan tabutun ineceği yerde mermer kaide duruyordu. kaidenin önünde ise rahat, kırmızı bir kanepe. bu sefer tam bir renk cümbüşüne çevirmişlerdi mekânı. beden ne kadar çürüyorsa renkleri o kadar artıyorlardı aslında. ölü evlerinin genel yaklaşımıydı bu, bir dergide okuduğuna göre. mustafa spor ayakkabılarını çıkardı. çıplak ayaklarıyla bağdaş kurarak koltuğa oturdu ve başını ışıklandırılmış tavana kaldırdı. mermer kaidenin üzerinde tavanda yer alan kapaklar parlak paslanmaz metaldendi. bir piyano, ne acıklı, ne neşeli dansına başladı. sonra tavandaki kapaklardan tok bir ses geldi. selda'nın bedeni cam tabutunun içerisinde yavaş yavaş inmeye başladı. kapakların aralığından mustafa yukarı yükselen beyaz kuleyi ve içerisinde ablasınınki gibi daha onlarca cam tabutu görebiliyordu. tıpkı çok katlı otomatik otoparklarda olduğu gibi beyaz kulelerin içerisinde istifleniyordu tabutlar. cam kabuk kaidenin üzerine hafif bir tıslama sesi yaparak oturdu. mustafa'nın soluk alışı sıklaşmıştı. iki gündür internette bedenin ölümden sonraki geçirdiği fazları araştırıyordu. babasının ölümünde bunların hiçbirine gerek kalmamıştı. klasik biçimde toprağa gömülmüş, kırkı geldiğinde ise annesi dua okutmuştu. ablasının vasiyeti ise oldukça netti. yeni sisteme göre törenlerin yapılmasını istiyordu. ateistler hükümet kurduğundan beri birçok alana el atmışlardı. ölüm ve gömülme de bunlardan biriydi. bu sebeple tüm bu garip yapılar ortaya çıkmıştı. annesi ne kadar karşı çıkarsa çıksın, mustafa vasiyeti yerine getirme konusunda ısrarlıydı. bu sebeple iki gündür araştırıyordu. beden ölümden itibaren yirmi altı aşamadan geçiyordu. kemiklerin gözükmesi yirmi beşinci aşamaydı ve üçüncü haftanın sonunda gözlemlenebiliyordu. ablasının tabutu tam olarak kaidenin üzerine geldiğinde ne ile karşılaşacağının fotoğraflarını görmüştü ama gerçek çok daha çarpıcıydı. cam tabutun tabanında 15 santimlik bir toprak bulunuyordu. onun üzerinde ise, bedenden kalanlar bölük börçük duruyordu. bağırsaklardan yayılan toksinlerin gücü çok kuvvetliydi. ince bir tabaka halinde kemiklerin üzerinde böğürtlen renginde, parçalar halinde etler duruyordu hala. kafatası ise oldukça net biçimde ortaya çıkmıştı. burnu tamamen yok olmuş gözleri erimiş gitmişti. müzik hareketlendi. ince bir saksafon konuştu. ayakları karıncalanmaya başlayan mustafa kalktı ablasından arta kalanların yanına yaklaştı. o sırada duvarların üzerindeki perdeler aralandı ve avuç içi büyüklüğünde projeksiyon cihazları belirdi. müzik iyice hareketlenmişti. kontrbas devreye girmiş, çılgınca söyleniyordu. projeksiyonlar çalışmaya başladı ve ablasının daha önce ölü evine teslim ettikleri fotoğrafları duvarlardaki perdelerde belirmeye başladı. ablası üzgün, mutlu, birilerinin yanında, yalnız, bir dağın tepesinde, denizin dibinde. görüntüler akıp gidiyordu. mustafa önündeki kemik ve et yığınına baktı. tabutun üzerine eğildi ve camı öptü. gözlerinden yaş gelmedi bu sefer. gittiğini biliyordu. burada yatanın maddesel bir dönüşüm olduğunu biliyordu. bir ruhun olmadığını biliyordu. yine de kendini tutamadı ve " umarım dönüştüğün şeyde mutlusundur " dedi yüksek sesle. sonra kırmızı kanepeye tekrar oturdu o sırada telefonu çaldı. annesinin sesi yorgun geliyordu. " ne yaptın yavrum" diye sordu. " iyiyim içerideyim" diye cevap verdi. tek düze ses tonuna geri dönmüştü mustafa. "nasıl durumu?" diye sordu annesi sesindeki korkuyu gizleyemeden. cevabı almak istemiyordu aslında ama merakına yenik düştü her zamanki gibi. " kemikleri gözüktü. " karşı tarafta derin bir sessizliğin ardından telefon kapandı. müzik hala devam ediyordu. bu sefer bir kadın sesi anlamadığı dilde sanki ağlamanın gücünü anlatıyordu. perdelerde görüntülerin geçiş hızları yavaşladı. mustafa artık daha fazla kalmasına gerek olmadığını düşünerek ayna kapıya yanaştı ve düğmeye bastı. bekledi ve kapı bu sefer biraz daha hızlı açıldı. karşısında görevli duruyordu.
" erken çıktınız mustafa bey" dedi parlak beyaz dişlerini gururla göstererek.
" bu kadarı yeterli " diye cevap verdi mustafa. o sırada fark etti spor ayakkabılarından birinin bağcığı bağlanmamıştı.
devamını gör...
casper (çizgi dizi)
duvardan geçen ama bacada sıkışan küçüklüğümüzün sevimli mi sevimli çizgi film hayaletidir.
aynı isimle bir de teknoloji markası vardır. bilgisayarlarının kullanışlı olduğu fakat telefonlarından uzak durulması tavsiye edilir.
aynı isimle bir de teknoloji markası vardır. bilgisayarlarının kullanışlı olduğu fakat telefonlarından uzak durulması tavsiye edilir.
devamını gör...
nefret edilen küçük ama önemsiz şeyler
ıslak mendil paketinden bir tane mendil çekmek isterken bütün mendillerin gelmeye başlaması.
devamını gör...
20 mayıs 2021 günlük burç yorumları
sevgili yazar arkadaşlarıma her sabah bu amme hizmetini yapacağım bundan sonra, haydi yine iyisiniz köftehorlar *
sevgili koç;
bugün yaratıcı yönün ile ön planda olmak istediğin bir gün geçirebilirsin. fikirlerini kendine güvenerek ve eğlenceli bir yol ile sunduğunda çevrenden beklemediğin kadar fazla ilgi toplayabilirsin. sana tavsiyem eğitim yada kariyer hayatında fikirlerini aktarmak adına güzel sunum teknikleri kullanman ve bunu yaparken insanları gereksiz detaylara boğmaktan kaçınman olacaktır.
sevgili boğa;
bugün çeşitli fırsatlar ile karşılaşman mümkün. özellikle isteklerin doğrultusunda dikkatini çeken iki farklı fırsatla karşılaşabilirsin. sana tavsiyem imkanlar dahilinde ikisini de değerlendirmen hatta kabul etmen olacaktır. unutmamalısın ki tutkunun iki katı, ödüllerinde iki katı anlamına gelecektir. öte yandan maddi anlamda gelecek olan güzel haberler moralini ve motivasyonunu fazlasıyla arttırabilir. hayatındaki olumlu gelişmelerin tadını çıkarmanı tavsiye ederim.
sevgili ikizler;
bugün kişisel anlamda bazı değişimler yaşayabilirsin. hayattaki hedeflerinin ne olduğundan tamamı ile emin olmasan da, seni içten içe engelleyen durumları fark edip, bunları değiştirmek adına adım atman olumlu sonuçlar verecektir. öte yandan gelen bu değişim duygusu ile birlikte fiziksel görünüşüne de yeni şeyler ekleyebilir ve kendini fazlasıyla çekici hissedebilirsin. sana tavsiyem bundan sonra atacağın her adımı ileriye dönük atman ve artık geriye dönmemen olacaktır.
sevgili yengeç;
bugün özellikle kariyer anlamında bazı konularda söz sahibi olduğun konumlara yükselmen mümkün. bu fırsatı iyi değerlendirmeli ve aceleci bir tavır takınmaktan kaçınmalısın. yeni fikirler ortaya koymalı ve bu sayede kendi değerini göz önüne çıkarmalısın. pratikte fazla tecrübeye sahip olmasan da, alanında uzman kişilerden yardım almaktan çekinmemen, başarılı atılımlar yapmana olanak verecektir.
sevgili aslan;
bugün ekip çalışmalarında bulunmanda yarar var. iletişim yönündeki başarın ve becerilerin sayesinde güzel projelere adım atabilir ya da elindeki işi başarılı bir şekilde tamamlayabilirsin. sana tavsiyem çevrende hem çok yönlü hem de meraklı birine ulaşman olacaktır. sabit olmayı seven doğan, bir çıkmaza girdiğinde yolunu değiştirmende zorluk yaşamana sebep olabilir. fakat ekip arkadaşının yardımıyla bu çıkmazları kolayca aşabilir ve sonucunda verdiğin kararlardan memnuniyet duyabilirsin.
sevgili başak;
bugün üzerine fazladan sorumluluk yüklenebilir. üstlerin, karmaşık bir projeyi yolunda tutacak kadar organize olan tek kişinin sen olduğunun farkında. karşılığını almak şartıyla üstüne yüklenen sorumlulukları kabul etmeni tavsiye ederim. bu sayede çevrendeki herkesin gözüne girebilir ve yeteneklerini bir kez daha ön plana koyabilirsin. öte yandan romantik ilişkinin ya da ortağının, taleplerini karşılamak konusunda bazı çekinceleri olabilir. sana tavsiyem düşüncelerini ve isteklerini sakin ve açıklayıcı bir şekilde ortaya koyman olacaktır.
sevgili terazi;
çevrende gelişen olaylara dahil olamamak canını fazlasıyla sıkabilir. bu nedenle daha atılgan ve enerjik olmaya çabalaman gereken bir gün seni bekliyor. özellikle iş yerinde normalde senin de içinde olduğun projelerin sensiz devam etmesine müsaade etmemelisin. öte yandan çıkabilecek tartışmalar karşısında sessiz yapını korumaya devam etmen, ortaya koyacağın en etkili tavır olabilir.
sevgili akrep;
bugün, mantığından ziyade duygularınla hareket etmek isteyebileceğin bir gün. bu gibi durumlarda özellikle hislerine güvenmen gerektiğini sana hatırlatırım. geçmişte hislerinle aldığın kararların sonuçlarının senin için oldukça avantajlı durumlar doğurduğunun sende farkındasın. öte yandan günün sonlarına doğru kendine biraz vakit ayırmak istiyor olabilirsin. bu kadar tempolu bir çalışma hayatının sonrasında bunu hak ettiğinin bilincinde olmalısın.
sevgili yay;
yüksek tempolu bir güne hazır olsan iyi olur. özellikle karşı karşıya kaldığın kritik durumlarda vereceğin doğru ve cesur kararlar, çevrendeki insanlar tarafından takdirle karşılanmana neden olabilir. bu durum motivasyonunu oldukça arttıracağa benziyor. sana tavsiyem, kendine güvenin bu kadar artmışken daha önce girişmeye cesaret edemediğin işlere balıklama atlaman yönünde olacaktır.
sevgili oğlak;
bugün hem sosyal çevrenle, hem de aşk hayatında bir takım özel anlar paylaştığın insanlarla olan ilişkilerin enerjini fazlasıyla arttıracağa benziyor. ayrıca bu süreç içerisinde kendine ne kadar az zaman ayırdığının da farkına varabilirsin. sana tavsiyem, devam eden günlerde kendine ayırdığın vakti daha da arttırman olacaktır. motivasyonlu ve azimli bir şekilde işlerini halletmen oldukça iyi bir başarı fakat kendine de vakit ayırman gerektiğinin sende bilincindesin.
sevgili kova;
bugün uzun süredir hayatında olan insanlara karşı biraz soğuduğunu hissedebileceğin bir gün. hatta bu konu üzerine uzun uzun düşünmen, beraberinde ortak hiç bir yönünüz olmadığının farkına varmanı bile sağlayabilir. bu gibi anlarda sana tavsiyem, çevreni genişletmen yönünde olacaktır. bu sayede yeni arkadaşlıklar edinebilir, hayatta yeni fırsatlar yakalama şansını arttırabilirsin.
sevgili balık;
istediğin her şeyi başarabileceğinin farkına varman gerektiğini hatırlaman gereken bir gün seni bekliyor. özellikle yakın zamanda kendine koyduğun hayat hedeflerin konusunda umutsuzluğa kapılman, kendi ellerinle fırsatlarını yok etmene neden olabilir. öte yandan çevrende de sürekli negatif enerji yayan insanlarla arana mesafe koymalısın. bunların ardından sende fark edeceksin ki, sadece kendine inanman bile seni, hedeflerine hiç düşünmediğin kadar yaklaştırabilir.
kaynak: buradan
sevgili koç;
bugün yaratıcı yönün ile ön planda olmak istediğin bir gün geçirebilirsin. fikirlerini kendine güvenerek ve eğlenceli bir yol ile sunduğunda çevrenden beklemediğin kadar fazla ilgi toplayabilirsin. sana tavsiyem eğitim yada kariyer hayatında fikirlerini aktarmak adına güzel sunum teknikleri kullanman ve bunu yaparken insanları gereksiz detaylara boğmaktan kaçınman olacaktır.
sevgili boğa;
bugün çeşitli fırsatlar ile karşılaşman mümkün. özellikle isteklerin doğrultusunda dikkatini çeken iki farklı fırsatla karşılaşabilirsin. sana tavsiyem imkanlar dahilinde ikisini de değerlendirmen hatta kabul etmen olacaktır. unutmamalısın ki tutkunun iki katı, ödüllerinde iki katı anlamına gelecektir. öte yandan maddi anlamda gelecek olan güzel haberler moralini ve motivasyonunu fazlasıyla arttırabilir. hayatındaki olumlu gelişmelerin tadını çıkarmanı tavsiye ederim.
sevgili ikizler;
bugün kişisel anlamda bazı değişimler yaşayabilirsin. hayattaki hedeflerinin ne olduğundan tamamı ile emin olmasan da, seni içten içe engelleyen durumları fark edip, bunları değiştirmek adına adım atman olumlu sonuçlar verecektir. öte yandan gelen bu değişim duygusu ile birlikte fiziksel görünüşüne de yeni şeyler ekleyebilir ve kendini fazlasıyla çekici hissedebilirsin. sana tavsiyem bundan sonra atacağın her adımı ileriye dönük atman ve artık geriye dönmemen olacaktır.
sevgili yengeç;
bugün özellikle kariyer anlamında bazı konularda söz sahibi olduğun konumlara yükselmen mümkün. bu fırsatı iyi değerlendirmeli ve aceleci bir tavır takınmaktan kaçınmalısın. yeni fikirler ortaya koymalı ve bu sayede kendi değerini göz önüne çıkarmalısın. pratikte fazla tecrübeye sahip olmasan da, alanında uzman kişilerden yardım almaktan çekinmemen, başarılı atılımlar yapmana olanak verecektir.
sevgili aslan;
bugün ekip çalışmalarında bulunmanda yarar var. iletişim yönündeki başarın ve becerilerin sayesinde güzel projelere adım atabilir ya da elindeki işi başarılı bir şekilde tamamlayabilirsin. sana tavsiyem çevrende hem çok yönlü hem de meraklı birine ulaşman olacaktır. sabit olmayı seven doğan, bir çıkmaza girdiğinde yolunu değiştirmende zorluk yaşamana sebep olabilir. fakat ekip arkadaşının yardımıyla bu çıkmazları kolayca aşabilir ve sonucunda verdiğin kararlardan memnuniyet duyabilirsin.
sevgili başak;
bugün üzerine fazladan sorumluluk yüklenebilir. üstlerin, karmaşık bir projeyi yolunda tutacak kadar organize olan tek kişinin sen olduğunun farkında. karşılığını almak şartıyla üstüne yüklenen sorumlulukları kabul etmeni tavsiye ederim. bu sayede çevrendeki herkesin gözüne girebilir ve yeteneklerini bir kez daha ön plana koyabilirsin. öte yandan romantik ilişkinin ya da ortağının, taleplerini karşılamak konusunda bazı çekinceleri olabilir. sana tavsiyem düşüncelerini ve isteklerini sakin ve açıklayıcı bir şekilde ortaya koyman olacaktır.
sevgili terazi;
çevrende gelişen olaylara dahil olamamak canını fazlasıyla sıkabilir. bu nedenle daha atılgan ve enerjik olmaya çabalaman gereken bir gün seni bekliyor. özellikle iş yerinde normalde senin de içinde olduğun projelerin sensiz devam etmesine müsaade etmemelisin. öte yandan çıkabilecek tartışmalar karşısında sessiz yapını korumaya devam etmen, ortaya koyacağın en etkili tavır olabilir.
sevgili akrep;
bugün, mantığından ziyade duygularınla hareket etmek isteyebileceğin bir gün. bu gibi durumlarda özellikle hislerine güvenmen gerektiğini sana hatırlatırım. geçmişte hislerinle aldığın kararların sonuçlarının senin için oldukça avantajlı durumlar doğurduğunun sende farkındasın. öte yandan günün sonlarına doğru kendine biraz vakit ayırmak istiyor olabilirsin. bu kadar tempolu bir çalışma hayatının sonrasında bunu hak ettiğinin bilincinde olmalısın.
sevgili yay;
yüksek tempolu bir güne hazır olsan iyi olur. özellikle karşı karşıya kaldığın kritik durumlarda vereceğin doğru ve cesur kararlar, çevrendeki insanlar tarafından takdirle karşılanmana neden olabilir. bu durum motivasyonunu oldukça arttıracağa benziyor. sana tavsiyem, kendine güvenin bu kadar artmışken daha önce girişmeye cesaret edemediğin işlere balıklama atlaman yönünde olacaktır.
sevgili oğlak;
bugün hem sosyal çevrenle, hem de aşk hayatında bir takım özel anlar paylaştığın insanlarla olan ilişkilerin enerjini fazlasıyla arttıracağa benziyor. ayrıca bu süreç içerisinde kendine ne kadar az zaman ayırdığının da farkına varabilirsin. sana tavsiyem, devam eden günlerde kendine ayırdığın vakti daha da arttırman olacaktır. motivasyonlu ve azimli bir şekilde işlerini halletmen oldukça iyi bir başarı fakat kendine de vakit ayırman gerektiğinin sende bilincindesin.
sevgili kova;
bugün uzun süredir hayatında olan insanlara karşı biraz soğuduğunu hissedebileceğin bir gün. hatta bu konu üzerine uzun uzun düşünmen, beraberinde ortak hiç bir yönünüz olmadığının farkına varmanı bile sağlayabilir. bu gibi anlarda sana tavsiyem, çevreni genişletmen yönünde olacaktır. bu sayede yeni arkadaşlıklar edinebilir, hayatta yeni fırsatlar yakalama şansını arttırabilirsin.
sevgili balık;
istediğin her şeyi başarabileceğinin farkına varman gerektiğini hatırlaman gereken bir gün seni bekliyor. özellikle yakın zamanda kendine koyduğun hayat hedeflerin konusunda umutsuzluğa kapılman, kendi ellerinle fırsatlarını yok etmene neden olabilir. öte yandan çevrende de sürekli negatif enerji yayan insanlarla arana mesafe koymalısın. bunların ardından sende fark edeceksin ki, sadece kendine inanman bile seni, hedeflerine hiç düşünmediğin kadar yaklaştırabilir.
kaynak: buradan
devamını gör...
binali yıldırım'ın 4 yıl önce yaptığı konuşmayı erdoğan'ın yapması
şey oluyor o zaman, erdoğan ile binali aynı kişi mi? bunlar bizimi trollüyor?*
şaka maka o kadar danışman'a boşu boşuna para veriyolar demek ki.
resmen fiyasko lan bu. tamam liyakat falan aramıyoruz kardeşim ama biraz özgün olun be.
şaka maka o kadar danışman'a boşu boşuna para veriyolar demek ki.
resmen fiyasko lan bu. tamam liyakat falan aramıyoruz kardeşim ama biraz özgün olun be.
devamını gör...
felsefi düşüncenin nitelikleri
felsefi düşüncenin nitelikleri ( özellikleri )
- akla, mantığa uygundur. ( rasyonel )
- tutarlıdır. ( fikirler kendi içerisinde uyumludur, çelişki yoktur. )
- felsefi düşünce refleksiftir. yani kendi üzerine düşünebilir.
akıl - aklın sınırlarını zorlar.
insan - kendi düşüncelerini sorgular.
felsefe - felsefe; felsefenin gerekliliğini, nasıl yapılacağını sorgular.
- felsefe özneldir.
- felsefe kesin değildir. ( genel - geçer; herkes için geçerli kesin doğru demektir. )
- felsefe genel - geçer değildir.
- felsefe şüphecidir.
- felsefe eleştireldir.
- felsefe sorgulayıcıdır.
- felsefe evrenseldir.
- felsefe bütüncüldür.
- felsefe sistemlidir.
- felsefe kümülatiftir. ( yığılır ) yani felsefede binlerce yıldır aynı sorulara verilen farklı cevaplar ve bakış açıları sayesinde bilgi yığılır.
örneğin; binlerce yıldır sevgi nedir? sorusu sorulur ve tekrar tekrar cevaplanır. tüm cevaplar birikir/yığılır.
* felsefede cevaplardan çok sorular önemlidir. cevaplar öznel olduğu için değişebilir. ama sorular kalıcıdır.
* felsefe antik yunanda ortaya çıkmıştır. ancak kadim kültürler olan; mısır, mezopotamya, çin ve hint uygarlıklarının da çok fazla etkisi vardır.
mitolojik/mit: efsanelere, masallara, dinlerin hikayelerine denir.
* yunan mitolojisinde zeus, tanrıların tanrısıdır gibi...
* felsefe, gerçekliği bütün olarak görmeye çalışır.
tarihte bilinen ilk filozof tales'tir. tales; evrenin ana maddesi, her şeyi başlatan ilk varlık, ilk neden nedir? ( arkhe ) sorusunu sormuştur.
- akla, mantığa uygundur. ( rasyonel )
- tutarlıdır. ( fikirler kendi içerisinde uyumludur, çelişki yoktur. )
- felsefi düşünce refleksiftir. yani kendi üzerine düşünebilir.
akıl - aklın sınırlarını zorlar.
insan - kendi düşüncelerini sorgular.
felsefe - felsefe; felsefenin gerekliliğini, nasıl yapılacağını sorgular.
- felsefe özneldir.
- felsefe kesin değildir. ( genel - geçer; herkes için geçerli kesin doğru demektir. )
- felsefe genel - geçer değildir.
- felsefe şüphecidir.
- felsefe eleştireldir.
- felsefe sorgulayıcıdır.
- felsefe evrenseldir.
- felsefe bütüncüldür.
- felsefe sistemlidir.
- felsefe kümülatiftir. ( yığılır ) yani felsefede binlerce yıldır aynı sorulara verilen farklı cevaplar ve bakış açıları sayesinde bilgi yığılır.
örneğin; binlerce yıldır sevgi nedir? sorusu sorulur ve tekrar tekrar cevaplanır. tüm cevaplar birikir/yığılır.
* felsefede cevaplardan çok sorular önemlidir. cevaplar öznel olduğu için değişebilir. ama sorular kalıcıdır.
* felsefe antik yunanda ortaya çıkmıştır. ancak kadim kültürler olan; mısır, mezopotamya, çin ve hint uygarlıklarının da çok fazla etkisi vardır.
mitolojik/mit: efsanelere, masallara, dinlerin hikayelerine denir.
* yunan mitolojisinde zeus, tanrıların tanrısıdır gibi...
* felsefe, gerçekliği bütün olarak görmeye çalışır.
tarihte bilinen ilk filozof tales'tir. tales; evrenin ana maddesi, her şeyi başlatan ilk varlık, ilk neden nedir? ( arkhe ) sorusunu sormuştur.
devamını gör...
yazarların düğününde çalacağı şarkılar
çaldığı şarkılar olmaz mı? dediğim başlıktır.
eylül düğünü yapmıştım.
eylül düğünü yapmıştım.
devamını gör...
siddal
köşedeki cem karacayla birlikle, ne kadar güzel duruyor yazar profiliniz. tanımlarınız öyle özenli ki... özenmek gerekiyor okuyabilmek için. hep böyle kalın, umarım hep de mutlu kalırsınız. sonsuz ayçiçeği veriyorum, parlayın her daim.*
devamını gör...
insanı değiştiren şeyler
kimi zaman büyük bir acı, kimi zaman küçük bir kıvılcım, kimi zaman bir desteğin ve mutluluğun sebep olduğu anlardır.
önemli olan ve en güzeli, olumlu yönde değişime uğramak. olumsuz ne varsa geride bırakmak.
önemli olan ve en güzeli, olumlu yönde değişime uğramak. olumsuz ne varsa geride bırakmak.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
ortalama 6-7 dilde sallayarak konuşabilirim. yusuf güney misali.
devamını gör...
burun estetiğinin aşırı yaygınlaşması
ımkanim olsa benim de yaptıracağım estetik operasyondur. gerek burnumun hafif kemikli yapısı gerek nefes alma da çektiğim sıkıntı ve takıntı haline getirmemin bunda etkisi büyüktür. herkes kendini nasıl mutlu hissediyorsa ya da hissedecekse öyle olsun gerek estetikli gerek estetiksiz,doğal güzel vs. doğuştan kusursuz burna sahip olan insanlar dünyanın en şanslı insanlarıdır. (bkz: burnunuzun kıymetini bilin)
devamını gör...



