karadereli panda
evet benim uzuun zamandır beklediğim o gün geldi*. bugün karadereli panda’nın yani benim için çok önemli birinin doğum günü.bulabildiğim her yerden kutlamaya çalışıyorum o yüzden burdan da bi şeyler yazmak söylemek istedim*.iyi ki varsın, iyi ki tanışmışız.bana kattığın her şey için çok teşekkür ederim.doğum günün kutlu olsuunnn*.
devamını gör...
makar devuşkin
coğrafya defterini sözlüğe taşımış yazarımızdır.*
devamını gör...
mor etekli kadın
can yayınları'ndan, orijinal adı murasaki suka-to no onna olan, natsuko imamura 'ya ait, ödüllü kısa bir roman. *
romanda sürekli mor etek giymesi nedeniyle ' mor etekli kadın" olarak anılan bir kadın ile onunla saplantılı bir biçimde arkadaşlık kurma çabasındaki birinin düşündürücü hikayesi konu ediliyor.
romanın başlarında bu saplantılı insanın kadının neredeyse 24 saatini yediğinden içtiğine, oturmasından kalkmasına kadar kayıt altına alması ve onun ağzından bütün bunların aktarılması bana biraz sıkıcı gelmiş olsa da hikaye ilerledikçe ve karakterlerin gelişiminin farkına vardıkça bu durum ortadan kalktı. daha sonra ise bu saplantının sonunun ve çevresinde gelişen olayların nereye varacağına dair oluşan merak duygusu
romanı oldukça sürükleyici bir hale getirdi.
yazarın iş hayatındaki yozlaşmalara, sosyal ilişkilere ve çıkar ilişkilerine yönelik saptamaları ise çok yerli yerinde taşı tam gediğine oturtacak kalitesiyle etkileyiciydi.
ayrıca parayı bulan ve aşk yaşayan bir kadının olumlu yöndeki değişimin kademe kademe aktarılması da oldukça hoştu.
*
yazarın iyi bir gözlemci, akıcı ve kolay anlaşılır bir üsluba sahip olduğu söylenebilir.
bana kalırsa güzel bir kitaptı, tavsiye ederim.
*
daha detaylı bilgi için :
canyayinlari.com/kitapdetay...
romanda sürekli mor etek giymesi nedeniyle ' mor etekli kadın" olarak anılan bir kadın ile onunla saplantılı bir biçimde arkadaşlık kurma çabasındaki birinin düşündürücü hikayesi konu ediliyor.
romanın başlarında bu saplantılı insanın kadının neredeyse 24 saatini yediğinden içtiğine, oturmasından kalkmasına kadar kayıt altına alması ve onun ağzından bütün bunların aktarılması bana biraz sıkıcı gelmiş olsa da hikaye ilerledikçe ve karakterlerin gelişiminin farkına vardıkça bu durum ortadan kalktı. daha sonra ise bu saplantının sonunun ve çevresinde gelişen olayların nereye varacağına dair oluşan merak duygusu
romanı oldukça sürükleyici bir hale getirdi.
yazarın iş hayatındaki yozlaşmalara, sosyal ilişkilere ve çıkar ilişkilerine yönelik saptamaları ise çok yerli yerinde taşı tam gediğine oturtacak kalitesiyle etkileyiciydi.
ayrıca parayı bulan ve aşk yaşayan bir kadının olumlu yöndeki değişimin kademe kademe aktarılması da oldukça hoştu.
*
yazarın iyi bir gözlemci, akıcı ve kolay anlaşılır bir üsluba sahip olduğu söylenebilir.
bana kalırsa güzel bir kitaptı, tavsiye ederim.
*
daha detaylı bilgi için :
canyayinlari.com/kitapdetay...
devamını gör...
divan
meclis.
divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladığı kitap.
insan bir divan dolusu şiir kadar hüzün duyabilir.
sedir, oturma yeri.
oturup da camdan yokuşu izlediği şu divan bile özledi anneannemi.
divan edebiyatı şairlerinin şiirlerini topladığı kitap.
insan bir divan dolusu şiir kadar hüzün duyabilir.
sedir, oturma yeri.
oturup da camdan yokuşu izlediği şu divan bile özledi anneannemi.
devamını gör...
hypatia
daha çok hristiyan topluluğun ellerinde gerçekleşen dramatik ölümüyle ünlü olan hypatia (ms 355-415 civarı), matematiksel ve astronomik çalışmalarıyla hayranlık uyandıran neoplatonik bir öğretmendi.
öğrencilerinden biri olan hristiyan piskopos synesius; hypatia’ya hararetli mektuplar yazıyor, bu mektuplarda onunla sadece felsefe alanında değil aynı zamanda anlaşılması zor matematiksel ölçümler hakkında da bilgi değiş tokuşu yapıyordu.
hypatia, babası theon’un halk tarafından kabul görmesini sağlayan astronomik yorumunu da düzenledi.
antik dönemde yaşamış kadınların zekasını hatırlamak, hem tarihe bakış açımızı genişletiyor hem de bize modern karmaşık düşüncenin cinsiyetçi ögelerini anımsatıyor.
bu, özellikle de felsefe alanı için geçerli; felsefenin, modern üniversitelerde öğretilen beşeri bilimler arasında cinsiyet eşitsizliğini en fazla barındıran alan olduğu konusunda devamlı bir fikir birliği mevcut.
antik dünya, kadınların seslerini felsefe dalına dahil edecek alanı yaratabilmişti; antik dünyayı geleceğe taşımak bizim elimizde.
öğrencilerinden biri olan hristiyan piskopos synesius; hypatia’ya hararetli mektuplar yazıyor, bu mektuplarda onunla sadece felsefe alanında değil aynı zamanda anlaşılması zor matematiksel ölçümler hakkında da bilgi değiş tokuşu yapıyordu.
hypatia, babası theon’un halk tarafından kabul görmesini sağlayan astronomik yorumunu da düzenledi.
antik dönemde yaşamış kadınların zekasını hatırlamak, hem tarihe bakış açımızı genişletiyor hem de bize modern karmaşık düşüncenin cinsiyetçi ögelerini anımsatıyor.
bu, özellikle de felsefe alanı için geçerli; felsefenin, modern üniversitelerde öğretilen beşeri bilimler arasında cinsiyet eşitsizliğini en fazla barındıran alan olduğu konusunda devamlı bir fikir birliği mevcut.
antik dünya, kadınların seslerini felsefe dalına dahil edecek alanı yaratabilmişti; antik dünyayı geleceğe taşımak bizim elimizde.
devamını gör...
meja (yazar)
kendisine verdiği muhteşem bilgiler için teşekkürü borç bilirim. umarım uzun zaman aramızda kalır. çünkü ondan öğreneceğimiz daha çok şey var. tanımlarını keyifle takip ediyorum. mürekkebin hiç kurumasın güzel insan* .
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
oynak bir şey çal dediğim yayın.
edit : bu seferde fazla oynak oldu.
edit : bu seferde fazla oynak oldu.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
upuzun bir aradan sonra canım sözlüğüme döndüm. *
hepinizi çok özlemişim ya*.
çok mutluyum çok..
hepinizi çok özlemişim ya*.
çok mutluyum çok..
devamını gör...
sen hiç ateşböceği gördün mü
oyununu izlemediğim için önyargısız izlediğim ve beğendiğim yılmaz erdoğan filmi.
ayrı ayrı sevdiğim oyuncuları bir arada izlemek keyifliydi.
ecem erkek adına ayrıca mutlu oldum. çünkü güldür güldür'de üzerine yapışan komedi karakteri hiç sevmiyorum ama kendisinin daha farklı bir oyunculuğu olduğunu düşünürdüm hep. beni bu konuda şaşırtmadı.
hikaye olarak çok parça parça duygular hissettirdi. ateşböceği konusunu sevemedim mesela. yani o noktada bana duygu geçmedi.
ama babasıyla olan sahneler, babasının ölümü beni çok etkiledi. sanırım bu ara babamı çok özlememin etkisi fazlaca oldu.
karakter hikayeleri derinliksiz ve çok hızlıydı. ama bu benim için tolere edilebilir bir durum oldu. sadece güzel oyuncululukları bile izlemek yetti diyebilirim.
hikayede kafasından çok hızlı işlem yapabiliyor olması ve okuldan atılması vs. durumları her insanın yaşadığı bir sıkıntıya ışık tuttu bence. çocuğun yeteneği ne olursa olsun, okulda, evde ona nasıl yaklaşılırsa çocuğun hayatı o oranda olumlu ya da olumsuz bir yola giriyor. bu yüzden nice çocuğun yeteneğinin köreldiği ve aslında yaşamında nasıl tek düzeleşip, yitip gittiği gerçeği bir kez daha üzdü beni. bana hissettirdiği buydu.
yılmaz erdoğan filmlerinin tadını seviyorum zaten, bu da listeye girdi böylece.
ayrı ayrı sevdiğim oyuncuları bir arada izlemek keyifliydi.
ecem erkek adına ayrıca mutlu oldum. çünkü güldür güldür'de üzerine yapışan komedi karakteri hiç sevmiyorum ama kendisinin daha farklı bir oyunculuğu olduğunu düşünürdüm hep. beni bu konuda şaşırtmadı.
hikaye olarak çok parça parça duygular hissettirdi. ateşböceği konusunu sevemedim mesela. yani o noktada bana duygu geçmedi.
ama babasıyla olan sahneler, babasının ölümü beni çok etkiledi. sanırım bu ara babamı çok özlememin etkisi fazlaca oldu.
karakter hikayeleri derinliksiz ve çok hızlıydı. ama bu benim için tolere edilebilir bir durum oldu. sadece güzel oyuncululukları bile izlemek yetti diyebilirim.
hikayede kafasından çok hızlı işlem yapabiliyor olması ve okuldan atılması vs. durumları her insanın yaşadığı bir sıkıntıya ışık tuttu bence. çocuğun yeteneği ne olursa olsun, okulda, evde ona nasıl yaklaşılırsa çocuğun hayatı o oranda olumlu ya da olumsuz bir yola giriyor. bu yüzden nice çocuğun yeteneğinin köreldiği ve aslında yaşamında nasıl tek düzeleşip, yitip gittiği gerçeği bir kez daha üzdü beni. bana hissettirdiği buydu.
yılmaz erdoğan filmlerinin tadını seviyorum zaten, bu da listeye girdi böylece.
devamını gör...
insana kendini zengin hissettiren şeyler
bir öğrenci olarak taksiye bindiğimde hissettiğim durumdur...
devamını gör...
kafa sözlük
güzel, sakin, fazla troll barındırmayan bir sözlük ama başlıkların yanına film, şarkı ya da kitap diye belirtmek olmasa daha güzel olur sanki. aynı başlığın altına o kelime ya da o cümle ne çağrıştırıyorsa onu yazmak daha mantıklı.
geçen sancak başlığının altına şarkıcı olanla ilgili bir şey yazdım sancak (rapçi) diye başlık açıldı ve tanımım oraya taşındı. not cool.
geçen sancak başlığının altına şarkıcı olanla ilgili bir şey yazdım sancak (rapçi) diye başlık açıldı ve tanımım oraya taşındı. not cool.
devamını gör...
öğrencilere öneriler
buradan hemen çıkıp ders çalışın!
devamını gör...
zamanı durdurmak istenen anlar
çok sevdiğim birine sarıldığım an. böyle kalp atışlarının senkronize olduğunu hissettiğim, kokusunu içine çektiğim an zaman dursun. hatta bazen diyorum ki öleceksem bu an olsun.
devamını gör...
katil can göktuğ boz'un avukat annesi
ismi(bkz: ayşe nejla yomralıoğlu) dur.
oğlunun avukatlığını üstlenmiş .üsküdarda avukatlık yapıyormuş .
yomralıoğlu mahkemede, “kendisi 14 yaşından beri psikolojik tedavi görmektedir. verilen ilaçları düzenli kullandıramadık. son 2-3 senedir tedaviyi reddediyor. sıkıntıların arttığını, akıl sağlığının yerinde olmadığını ben de gözlemledim. bu sebeple gözlem altına alınmasını ve tedavisinin yapılmasını talep ediyorum” dedi.
anne ve babanın haberi için
oğlun madem hasta biliyorsun neden tedavi ettirmiyorsun ?
tedaviyi reddediyor ne demek psikolojik rahatsızlıkta tedaviyi reddetme diye bisey yoktur gerekirse polise şikayet edip kolluk kuvvetiyle hastaneye yatıracaksın .üstelik böyle bir manyağın tek başına yaşamasına izin veriyorsun.bide pişkin pişkin görüşmüyorum demiş . insan psikolojik rahatsizliğı olan oğlunu nasıl siler görüşmez?
resmen facia geliyorum demiş .keşke o kızın yerine seni gebertseydi o manyak oğlun .
katilin babası (bkz: ali boz)
can göktuğ boz’un (27) babası ali boz bir dönem türk dünyası mühendis ve mimarlar birliği’nin istanbul şube başkanlığı’nı yapmıştı.
manyak oğlunun son 3 yıldır sakin olduğunu her akşam yemek yediklerini ve oğlunun ofisine her gün geldiğini söyluyor ama komşularsa evde çığlıklar attığını ,geleni gideni olmadığını , camdan çıkıp kılıç salladığını, çocukları öldürmekle tehdit ettiğini söylüyor.katilin oturduğu ev babasının , baba görüşmese bile ev sahibi olarak bu olaylardan haberdar olmaması imkansız .bide her gün görüşüyorum iyidi falan demiş . ulan iyi hali bu mu !??!
görmedin mi ruh hastası oģlunun evindeki kılıçları ?
neden almasına müsade ettin , neden alacak parayı verdin ?
keşke o kızcağızın yerine sende geberseydin.
bakin bu katilin anne babası anadolunun bir mezrasında yaşayan ne yapacağını bilmeyen gariban insanlar değil .
resmen oğullarına göz yummuşlar .
başımızdan salalımda ne yaparsa yapsın demişler şimdide katil oğullarını akli dengesi yerinde değil diye kurtarma peşindeler .
akli dengesi olmayan insan suç işleyince kamera karşısında yüzünü kapatmaz.
**birde ekşide böyle bir şey yazımlış;
oğlunun avukatlığını üstlenmiş .üsküdarda avukatlık yapıyormuş .
yomralıoğlu mahkemede, “kendisi 14 yaşından beri psikolojik tedavi görmektedir. verilen ilaçları düzenli kullandıramadık. son 2-3 senedir tedaviyi reddediyor. sıkıntıların arttığını, akıl sağlığının yerinde olmadığını ben de gözlemledim. bu sebeple gözlem altına alınmasını ve tedavisinin yapılmasını talep ediyorum” dedi.
anne ve babanın haberi için
oğlun madem hasta biliyorsun neden tedavi ettirmiyorsun ?
tedaviyi reddediyor ne demek psikolojik rahatsızlıkta tedaviyi reddetme diye bisey yoktur gerekirse polise şikayet edip kolluk kuvvetiyle hastaneye yatıracaksın .üstelik böyle bir manyağın tek başına yaşamasına izin veriyorsun.bide pişkin pişkin görüşmüyorum demiş . insan psikolojik rahatsizliğı olan oğlunu nasıl siler görüşmez?
resmen facia geliyorum demiş .keşke o kızın yerine seni gebertseydi o manyak oğlun .
katilin babası (bkz: ali boz)
can göktuğ boz’un (27) babası ali boz bir dönem türk dünyası mühendis ve mimarlar birliği’nin istanbul şube başkanlığı’nı yapmıştı.
manyak oğlunun son 3 yıldır sakin olduğunu her akşam yemek yediklerini ve oğlunun ofisine her gün geldiğini söyluyor ama komşularsa evde çığlıklar attığını ,geleni gideni olmadığını , camdan çıkıp kılıç salladığını, çocukları öldürmekle tehdit ettiğini söylüyor.katilin oturduğu ev babasının , baba görüşmese bile ev sahibi olarak bu olaylardan haberdar olmaması imkansız .bide her gün görüşüyorum iyidi falan demiş . ulan iyi hali bu mu !??!
görmedin mi ruh hastası oģlunun evindeki kılıçları ?
neden almasına müsade ettin , neden alacak parayı verdin ?
keşke o kızcağızın yerine sende geberseydin.
bakin bu katilin anne babası anadolunun bir mezrasında yaşayan ne yapacağını bilmeyen gariban insanlar değil .
resmen oğullarına göz yummuşlar .
başımızdan salalımda ne yaparsa yapsın demişler şimdide katil oğullarını akli dengesi yerinde değil diye kurtarma peşindeler .
akli dengesi olmayan insan suç işleyince kamera karşısında yüzünü kapatmaz.
**birde ekşide böyle bir şey yazımlış;
devamını gör...
6 nisan 2021 ali koç'un covid testinin pozitif çıkması
bir insanın pozitif çıkan ciddi bir hastalığını belirtmek için sıfat olarak "yalı çocuğu" gibi bir yakıştırmada bulunmak, bunu yapanın da bir moderator olması, insan bazen ne diyeceğini bilemiyor gerçekten.
devamını gör...
yazarların kimseye söyleyemediği dertleri
devamını gör...
çocuk
çocuk
şimdi sen dün öldün ya libyalı çocuk;
senden on sene önce öldü ırak'ta çocuk..
nepal'de napalma toptan öldü çocuk.
senden altmış sene önce şeker yiyemeden gitti, nazım öyle dedi çocuk..
suriye elinde ata kalmadı kalan hepten çocuk,
anadolu'da artık her lanet günde tecavüzde çocuk
gayrı utansın insanlık bin yaşasın çocuk...
ömer gümeli / masa 451. sayfa
şimdi sen dün öldün ya libyalı çocuk;
senden on sene önce öldü ırak'ta çocuk..
nepal'de napalma toptan öldü çocuk.
senden altmış sene önce şeker yiyemeden gitti, nazım öyle dedi çocuk..
suriye elinde ata kalmadı kalan hepten çocuk,
anadolu'da artık her lanet günde tecavüzde çocuk
gayrı utansın insanlık bin yaşasın çocuk...
ömer gümeli / masa 451. sayfa
devamını gör...







