aşırı kitap okumanın kişiyi dünyadan koparması
dünya ile anlamlı bağ kuramayan insanın kitaplarla bağ kurması.
devamını gör...
kendi saçını kesmek
daha önce yaptığım, inanılmaz eğlenceli olan eylem. annemin saçını da biraz önce kestim.
kendim için internetten saç modeli arıyorum. umarım yakışıklı bir bey olurum. :(
kendim için internetten saç modeli arıyorum. umarım yakışıklı bir bey olurum. :(
devamını gör...
hiçbir zaman evlenemeyeceğini anlamak
gariptir.
eğer bu bir tercih değilse üzücüdür. ama bu bir tercihse güzeldir saygı duyulması gerekir.
bazı kişiler evlilik nasıl bir sorumluluk bilmeden evleniyorlar ve sonu berbat bitiyor.
sadece sevgi yetmiyor bir kişiyle saygı muhabbet gibi klasik olayların bir arada olması gerekiyor.
yoksa babannemle dedem gibi kavga eder durursunuz 80 yıl boyunca.
dediğim gibi duruma göre değişecek bir anlama mevzusudur.
eğer bu bir tercih değilse üzücüdür. ama bu bir tercihse güzeldir saygı duyulması gerekir.
bazı kişiler evlilik nasıl bir sorumluluk bilmeden evleniyorlar ve sonu berbat bitiyor.
sadece sevgi yetmiyor bir kişiyle saygı muhabbet gibi klasik olayların bir arada olması gerekiyor.
yoksa babannemle dedem gibi kavga eder durursunuz 80 yıl boyunca.
dediğim gibi duruma göre değişecek bir anlama mevzusudur.
devamını gör...
uçlu kalem
0.7 ve 0.9 kullanırken bir üst model olarak gördüğüm 0.5 kullanmaya çok özenirdim. sonunda başarabildim o zerafete kavuştum. bir sanat icra edebildim mi? bişey değişti mi? hayır. bir esprisi olmayan durum. kurşun kalem candır gerisi heyecan dediğim başlık.
devamını gör...
animasyon film önerileri
wall-e
devamını gör...
evlenmeden olmaması
evlenip boşanmalarda çok büyük bir etkisi olan cinsellik önemlidir aslında.
evlenmeden ten uyumunu deneyimlemek gerekebilir.*
bu nedenle katılmadığım bir düşüncedir.
evlenmeden ten uyumunu deneyimlemek gerekebilir.*
bu nedenle katılmadığım bir düşüncedir.
devamını gör...
kedi vs köpek
doğduğum ev bahçeli bir evdi. (doğduğun ev kaderindir hahah.) ve bahçemizde bizimle yaşayan bir adet karabaş vardı. sonra o evi müteahhite verdik ve bir kaç sene binada oturduk ama yinede dükkanımızda yaşayan köpecikler vardı.
sonra yine başka bir şehre taşındık ve köpek, kedi, keçi, koyun, inek, ördek, tavuk, güvercin vsvs şeklinde bir çok hayvancıkla haşır neşir oldum. özellikle köpeklerle iyi bir arkadaşlığım vardı. son 6 sene yine binada yaşamaya başladım ve çalıştığım için köpek çok daha zor olacağı için bir kedicikle aynı evi paylaşmaya başladım. sonra aldı yürüdü. 1, 2, 3.. bir ara 8 tane vardı. ama şu şekilde, hasta minnağı alıp tedavi edip sonra sahiplendiriyordum. böyle devam etti gitti.
benim için kedi, köpek ayrımı yok. her türlü hayvanı seviyorum. hatta ilginçtir ineklerle değişik bir yakınlığımız olmuştu ailecek. inekler çoban abinin elinden kaçıp babamın yanına dükkanına gelip orada duruyorlardı. babamda saat eğer geçse bırak kalsın 1, 2 saatte burda dursun diyordu. okuldan bir geliyordum inek babamın yanında beni görüp 'mööö' diyordu. möö diyecek tabi diyeceksiniz yok yani direk bana hitap ediyordu inek kardeş. yanıma koşa koşa gelip koca hayvan kedi gibi hareketler yapıyordu.
horozumuz eve giriyor yanımızda oturmak istiyordu. diğer tüm hayvanlar buna benzer tavırlar sergiliyordu kedilere, köpeklere hiç girmiyorum bile. aile olarak hepimiz pek seviyoruz hayvanları bizim için pek kıymetliler. babamın özellikle hayvan sevgisi çok fazlaydı ve bana bizzat geçmiş.
bu arada geçtiğimiz senelerde bir arkadaşıma gitmiştim adana'ya. inekleri vardı. ben sevinçle koştum ahırlarına anam inek seveceğim diye tabi benim hatırımda bizim inekler kalmış. arkadaşım diyorki 'dur gitme ne yapacaksın kokacaksın pis pis.' girdim ahıra inekler bir huzursuz oldu bakıyorlar ters ters. 'mööö (git lan burdan)' diyorlar falan. sahipleri geldi yanıma onada aynı tepki boynuz falan sallıyorlar. 'kız bunlar niye böyle?' dedim. 'inek işte ne bekliyorsun?' dedi. köpekleri falan var kapıda bir deri bir kemikten hallice huzursuz, korkak halli hayvanlar hep. bir iki gün sonra azda olsa alıştılar tabi bana. 'möö (geldi yine değişik. az gel gel kaşı bari sırtımı.)' modundalardı. köpek desen korka korka gelip kafasını okşatıyordu. ama gözlerinde bir korku hakim yinede.
o zaman anladım bu canlara ne veriyorsan onu alıyorsun. kedi, köpek olması ya da inek olması fark etmiyor. senin tavrın ve enerjine göre şekilleniyorlar. canlarım ya hepsine bayılıyorum. en büyük arzum ileride aynı çocukluğumdaki gibi ufak bir çiftlikte yaşamak. hepsiyle teker teker ilgilenmek. ay hadi inş ya. amin deyin çabuk çabuk.
sonra yine başka bir şehre taşındık ve köpek, kedi, keçi, koyun, inek, ördek, tavuk, güvercin vsvs şeklinde bir çok hayvancıkla haşır neşir oldum. özellikle köpeklerle iyi bir arkadaşlığım vardı. son 6 sene yine binada yaşamaya başladım ve çalıştığım için köpek çok daha zor olacağı için bir kedicikle aynı evi paylaşmaya başladım. sonra aldı yürüdü. 1, 2, 3.. bir ara 8 tane vardı. ama şu şekilde, hasta minnağı alıp tedavi edip sonra sahiplendiriyordum. böyle devam etti gitti.
benim için kedi, köpek ayrımı yok. her türlü hayvanı seviyorum. hatta ilginçtir ineklerle değişik bir yakınlığımız olmuştu ailecek. inekler çoban abinin elinden kaçıp babamın yanına dükkanına gelip orada duruyorlardı. babamda saat eğer geçse bırak kalsın 1, 2 saatte burda dursun diyordu. okuldan bir geliyordum inek babamın yanında beni görüp 'mööö' diyordu. möö diyecek tabi diyeceksiniz yok yani direk bana hitap ediyordu inek kardeş. yanıma koşa koşa gelip koca hayvan kedi gibi hareketler yapıyordu.
horozumuz eve giriyor yanımızda oturmak istiyordu. diğer tüm hayvanlar buna benzer tavırlar sergiliyordu kedilere, köpeklere hiç girmiyorum bile. aile olarak hepimiz pek seviyoruz hayvanları bizim için pek kıymetliler. babamın özellikle hayvan sevgisi çok fazlaydı ve bana bizzat geçmiş.
bu arada geçtiğimiz senelerde bir arkadaşıma gitmiştim adana'ya. inekleri vardı. ben sevinçle koştum ahırlarına anam inek seveceğim diye tabi benim hatırımda bizim inekler kalmış. arkadaşım diyorki 'dur gitme ne yapacaksın kokacaksın pis pis.' girdim ahıra inekler bir huzursuz oldu bakıyorlar ters ters. 'mööö (git lan burdan)' diyorlar falan. sahipleri geldi yanıma onada aynı tepki boynuz falan sallıyorlar. 'kız bunlar niye böyle?' dedim. 'inek işte ne bekliyorsun?' dedi. köpekleri falan var kapıda bir deri bir kemikten hallice huzursuz, korkak halli hayvanlar hep. bir iki gün sonra azda olsa alıştılar tabi bana. 'möö (geldi yine değişik. az gel gel kaşı bari sırtımı.)' modundalardı. köpek desen korka korka gelip kafasını okşatıyordu. ama gözlerinde bir korku hakim yinede.
o zaman anladım bu canlara ne veriyorsan onu alıyorsun. kedi, köpek olması ya da inek olması fark etmiyor. senin tavrın ve enerjine göre şekilleniyorlar. canlarım ya hepsine bayılıyorum. en büyük arzum ileride aynı çocukluğumdaki gibi ufak bir çiftlikte yaşamak. hepsiyle teker teker ilgilenmek. ay hadi inş ya. amin deyin çabuk çabuk.
devamını gör...
terliklerimle gelsem sana
yoldaki toz, toprak, pislik ayaklarına yapışacak. eve almayın böyle insanları. insan gibi ayakkabını giy gel kime şov yapıyorsun yahu.
devamını gör...
gece cadıları
gece cadıları ıı. dünya savaşı sırasında, sovyetler birliği hava kuvvetleri'ne bağlı, daha sonraları taman muhafızları 46. gece bombardıman hava alayı olarak adlandırılacak, 588. gece bombardıman hava alayının tüm kadın pilotlarına almanlar tarafından takılan lakap.
yukarıdaki alıntıdır.
hikayesi ise oldukça ilgi çekicidir. güçlü kadın dendiğinde aklıma gelen kadınlardandır bu insanlar. sovyetlerin ikinci dünya savaşındaki bombardıman uçakları teknolojik açıdan donanımlı ve güçlü uçaklar değildi , küçük ve nispeten daha dayanıksız bu uçakları kullanan kadın pilotlar geceleri havalanır karanlıktan faydalanarak önce yüksekten uçarak düşman bölgesine girerler sonra yukarıdayken uçakların motorlarını durdurur süzüle süzüle sessizce düşman mevzilerine yaklaşır ve hiç fark edilmeden düşman bölgelerini bombalar ve geri dönerlerdi. almanlar sovyetlere girerken kadın savaşçıları hesaba katmamıştı xd.
yukarıdaki alıntıdır.
hikayesi ise oldukça ilgi çekicidir. güçlü kadın dendiğinde aklıma gelen kadınlardandır bu insanlar. sovyetlerin ikinci dünya savaşındaki bombardıman uçakları teknolojik açıdan donanımlı ve güçlü uçaklar değildi , küçük ve nispeten daha dayanıksız bu uçakları kullanan kadın pilotlar geceleri havalanır karanlıktan faydalanarak önce yüksekten uçarak düşman bölgesine girerler sonra yukarıdayken uçakların motorlarını durdurur süzüle süzüle sessizce düşman mevzilerine yaklaşır ve hiç fark edilmeden düşman bölgelerini bombalar ve geri dönerlerdi. almanlar sovyetlere girerken kadın savaşçıları hesaba katmamıştı xd.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
neye inanırsan bir gün onu yaşarsın.
devamını gör...
güne bir şiir bırak
"...
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili.
...
yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var."
attila ilhan
çünkü ayrılık da sevdaya dahil
çünkü ayrılanlar hala sevgili.
...
yaseminler unutulmuş tedirgin gülümser
çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var."
attila ilhan
devamını gör...
iq ortalaması düşük ortamlar
(bkz: ülkücülerin bulunduğu yerler)
devamını gör...
birhan keskin
penguen 2
o büyük ve muazzam zamanda unuttum
kanatlarım çok oldu üşüyor benim
bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
bu yüzden eğik boynum
bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
bundan gözlerimdeki kayalık,
içimdeki serseri buzullar
dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var
en sevdiğim şiiridir.
o büyük ve muazzam zamanda unuttum
kanatlarım çok oldu üşüyor benim
bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
bu yüzden eğik boynum
bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
bundan gözlerimdeki kayalık,
içimdeki serseri buzullar
dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var
en sevdiğim şiiridir.
devamını gör...
merak etmeyin yoldaş sizi bulur
çok hoş bir bitiriş cümlesi.
devamını gör...
hazall
birazdan kafa iznine cikacak olan yazar-mod kisisi.* neyse meseleye geleyim bu aralar cok zor donemlerden geciyorum ve acikcasi hic iyi degilim sozluk.* biraz kendime gelmek umidiyle kabuguma cekilmem gerek. bu yuzden bir muddet kafa iznine cikacagim ama bunu hesabimi dondurmadan yapacagim. bilhassa bu sekilde yapiyorum ki, hareketim farkli sekilde algilanmasin, yanlis anlasilmalar olmasin diye... birazdan hesabimdan cikis yapacagim ve akabinde bir muddet aranilan hazall'a ulasilamayacak...ama sonrasinda tabii ki de buradayim cunku yoldaş canımız, sözlük yuvamız nihayetinde... o zamana kadar saglicakla kalin, geceleri yoldas'i* ve canim modlarimi yormayin gorusmek uzere...
devamını gör...
ince memed
an itibariyle okuyup bitirdiğim kitaptır. kesinlikle türk edebiyatı için eşsiz değerde ve kült bir eser olduğunu biliyorum ki ben de bu beklentiyle başlamıştım. ama keşke sade bir beklentiyle başlasaymışım böylece ince memed'in keyfine daha çok varabilirdim. ama beklentiler sadece üzer işte. mesela kitap bittikten sonra 2. kitap için büyük bir heyecana ve meraka giremedim ben. eminim daha çok hikayesi var memed'in ancak kısa vadede merakımı çekemedi kitap. buradan sonrası spoilere girecek:
memed'in hatçe'ye olan sevgisi bana çok işlemedi nedense. ben daha tutkulu ama bir yandan masum ve sakin bir şey beklerken aksine yer yer rahatsız etti beni ilişkileri. halk hikayelerindeki gibi efsaneleşmiş aşk aradım ben ama bulamadım.
kitabın girişindeki memed'le çıkışındaki memed çok farklıydı sanki. aslında memed enteresan bir karakter. aslında tam olarak nasıl bir karaktere bürüneceğini görmek için devam kitaplarını da okumalıyım sanırım ama birinci kitaptaki memed'e ''helal lan sana'' diyemedim.
annesine karşı olan borcunu ödeyememiş gibi geldi bana, öldüğünü öğrendiğindeki anı, sonrasını daha yaslı- vefalı işlenseydi dedim hep. aynı şekilde hatçe öldükten sonra da bebeğini hiç düşünmeden vermesi,hatçe'nin yasını da tutmaması da üzdü beni. kitaba ben çok duygusal yaklaştım sanırım, ince memed'e çok anlam yükledim. yaşar kemal bu kitapta sadece o eşkiya değil halk kahramanı mesajını vermek istediyse de ben memed'ten daha fazlasını bekledim, daha duygulu bir karakter bekledim.
sonuç olarak benim için keyifli ve sürükleyici bir okumaydı. devam kitaplarını okursam fikrimi güncelleyeceğim ve 'heyye' kelimesini bundan sonra hep kullanacağım.
adettendir birkaç alıntı bırakıyorum.
müthiş kin duyarak düşünüyordu. bir adam öldürmek!:.. bir adamı tamamen ortadan kaldırıp , yok etmek.. bu, kendisinin elindeydi şimdi ha!.. ormandaki attığı kurşunlar geliyordu şimdi gözünün önüne. velinin can verişi geliyordu. toprakta, çamurun içinde debelenişi... o , adam öldürmek demek değildi. tabancayı ateşlerken dünyadan bir insan ayırıyorum dememişti. yakayı kurtarmak böyle daha kolay mümkün olmuştu. şimdi bir adam öldürecek. bir cana kıyacak... öfkesi,aşkı,sevgisi olan bir şeyi ortadan kaldıracaktı. buna, kendinde hak görmüyor gibi bir duyguya kapılmıştı.
memed'in hatçe'ye olan sevgisi bana çok işlemedi nedense. ben daha tutkulu ama bir yandan masum ve sakin bir şey beklerken aksine yer yer rahatsız etti beni ilişkileri. halk hikayelerindeki gibi efsaneleşmiş aşk aradım ben ama bulamadım.
kitabın girişindeki memed'le çıkışındaki memed çok farklıydı sanki. aslında memed enteresan bir karakter. aslında tam olarak nasıl bir karaktere bürüneceğini görmek için devam kitaplarını da okumalıyım sanırım ama birinci kitaptaki memed'e ''helal lan sana'' diyemedim.
annesine karşı olan borcunu ödeyememiş gibi geldi bana, öldüğünü öğrendiğindeki anı, sonrasını daha yaslı- vefalı işlenseydi dedim hep. aynı şekilde hatçe öldükten sonra da bebeğini hiç düşünmeden vermesi,hatçe'nin yasını da tutmaması da üzdü beni. kitaba ben çok duygusal yaklaştım sanırım, ince memed'e çok anlam yükledim. yaşar kemal bu kitapta sadece o eşkiya değil halk kahramanı mesajını vermek istediyse de ben memed'ten daha fazlasını bekledim, daha duygulu bir karakter bekledim.
sonuç olarak benim için keyifli ve sürükleyici bir okumaydı. devam kitaplarını okursam fikrimi güncelleyeceğim ve 'heyye' kelimesini bundan sonra hep kullanacağım.
adettendir birkaç alıntı bırakıyorum.
müthiş kin duyarak düşünüyordu. bir adam öldürmek!:.. bir adamı tamamen ortadan kaldırıp , yok etmek.. bu, kendisinin elindeydi şimdi ha!.. ormandaki attığı kurşunlar geliyordu şimdi gözünün önüne. velinin can verişi geliyordu. toprakta, çamurun içinde debelenişi... o , adam öldürmek demek değildi. tabancayı ateşlerken dünyadan bir insan ayırıyorum dememişti. yakayı kurtarmak böyle daha kolay mümkün olmuştu. şimdi bir adam öldürecek. bir cana kıyacak... öfkesi,aşkı,sevgisi olan bir şeyi ortadan kaldıracaktı. buna, kendinde hak görmüyor gibi bir duyguya kapılmıştı.
devamını gör...
ölen ermeni askerleri için düzenlenen törende paşinyan'ın kovulması
din ve devlet işlerinin birbirine karışması hiç bu kadar güzel olmamıştı, demek istediğim durumdur.
devamını gör...
killing me softly
oldukça ilginç sevişme sahneleri bulunduran erotik gerilim filmi. elbette ki bir basic instinct (film) ayarında değil. çünkü arkaplanında yaşanan hikaye aşırı yavan. sadece hikayeyle ilgili bir kısmın tahmin edilemeyeceğini düşünüyorum.
filmin sonuna kadar bekliyorsunuz , bir şeyler olucak ama ne? filmin sonu geliyor ve... ensest bir hikaye çıkıyor ortaya. meğer adam suçsuzmuş! bütün her şeyi yapan ona aşık olan kız kardeşiymiş. durum böyle olunca tahmin edebilme kabiliyeti düşüyor açıkçası. ensest batı dünyasında çok hoş karşılanan bir şey değil. eğer bu film bir japon filmi olsaydı ya da kore işte o zaman sonunu tahmin edebilirdim çünkü asya kıtasında ensestlik baya normal görünüyor (toplumsal olarak değil medya kısmından bahsediyorum) asyalılar ensestliği baya özgürce ekranlara yansıtabiliyorlar.
velhasıl kelam eğer sevişme sahnelerini seven biriyseniz izlemenizi tavsiye ederim 2-3 fantezi hoşuma gitmişti benim ama yok ben olayın gizemini seviyorum , gerilimini seviyorum derseniz uzaklaşın. dediğim gibi romantik/erotik/gerilim türlerinden hoşlanıyorsanız bakabilirsiniz zira günümüzde erotikle harmanlanmış gerilim/gizem filmleri çok sık çıkmıyor karşımıza. bu tür 90'ların modasıydı.
not: heather graham'ı seviyorsanız yine izlenir.diğer filmlerini çok izlemedim ama kendisinin ilk defa bu kadar soyunduğunu gördüm.
filmin sonuna kadar bekliyorsunuz , bir şeyler olucak ama ne? filmin sonu geliyor ve... ensest bir hikaye çıkıyor ortaya. meğer adam suçsuzmuş! bütün her şeyi yapan ona aşık olan kız kardeşiymiş. durum böyle olunca tahmin edebilme kabiliyeti düşüyor açıkçası. ensest batı dünyasında çok hoş karşılanan bir şey değil. eğer bu film bir japon filmi olsaydı ya da kore işte o zaman sonunu tahmin edebilirdim çünkü asya kıtasında ensestlik baya normal görünüyor (toplumsal olarak değil medya kısmından bahsediyorum) asyalılar ensestliği baya özgürce ekranlara yansıtabiliyorlar.
velhasıl kelam eğer sevişme sahnelerini seven biriyseniz izlemenizi tavsiye ederim 2-3 fantezi hoşuma gitmişti benim ama yok ben olayın gizemini seviyorum , gerilimini seviyorum derseniz uzaklaşın. dediğim gibi romantik/erotik/gerilim türlerinden hoşlanıyorsanız bakabilirsiniz zira günümüzde erotikle harmanlanmış gerilim/gizem filmleri çok sık çıkmıyor karşımıza. bu tür 90'ların modasıydı.
not: heather graham'ı seviyorsanız yine izlenir.diğer filmlerini çok izlemedim ama kendisinin ilk defa bu kadar soyunduğunu gördüm.
devamını gör...
elektrik kaçağı
bir devredeki elektrik akımının, dolaşması gereken kablolar içerisinde değil, elektrikli cihazın gövdesindeki herhangi bir yerde dolaşması. gerçekleşmemesi gereken, olumsuz bir durumdur. kaçağa karşı, aletlerin bakımının aksatılmaması veya prizlerde topraklama yapmak gibi önlemler alınabilir.
devamını gör...
öğretmenlerin almış olduğu parayı hak etmemesi
öğretmenler: "tamam".
devamını gör...