ekonomi bakanı olacak adammış aslında boşuna ziyan ettik kendisini.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sağ bacağım dakikada 100 kere titriyor. ayağım kaç kere yere pat pat vurduğu için kaç kez başka ellerce durdurulmaya çalışıldı.
devamını gör...

mafyası bile adalet arayan ülke.
devamını gör...

makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlıktır.
cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 00:00 da sözlük radyosunda. blog.kafasozluk.com/

çabalıyorsun, çalışıyorsun, istiyorsun, inanıyorsun, bir şekilde motive oluyorsun, bir şekilde pes etmiyorsun, ama olmuyor.

belki başkaları için oluyor, bunu görüyorsun fakat sen ne yapsan da olmuyor.

bakıyorsun, düşünüyorsun, değerlendiriyorsun ve tek bir soru hep cevapsız kalıyor.

neden olmuyor?
devamını gör...

böyle muhteşem oyuncularla bir film nasıl izlenilmezin tanımı olmuş film. ne kadar zorlasam da izleyemedim yok bitmedi, bitiremedim. absürt komedi ama bir yerine de gülmedim.
zaman kaybı.
devamını gör...

düğün.
devamını gör...

bari bunları favlayında yüzümüz gülsün
devamını gör...

bir ara izlemek istediğim ama nedense ilk bölümleri sıkıcı geldiği için devam etmediğim dizidir.
devamını gör...

çok güzel bir şey bence ben seviyorum. regl olmazsam birini kesebilirim, içimden canavar çıkıyor, 1 hafta kala hele off nasıl agresifim, her şeyden nefret ediyorum. oh oldum kurtuldum diyorum nasıl rahatlıyorum, mutlu oluyorum. mis gibi çikolatalar yiyorum amaann.
devamını gör...

katılmadığım başlıktır.

yahu yazarlar o tür başlıklara yazmazsak bir şey olmaz. sorun çözülür.
siz zannediyor musunuz o başlığı açan tipler gerçekten öyle düşünüyor?
adamlar kudurtmaya çalışıyor. tanım girilmesini istiyor. sazan gibi atlamak manasız.
millet kışkırtmaya çalışıyor herkes sinirlenip tanım girip laf anlatmaya çalışıyor ulan trolle laf anlatılır mı.
devamını gör...

afganistan'lı yazar khaled hosseini tarafından yazılan bin muhteşem güneş afganistan'da kadın olmanın zorluklarına değiniyor, okurken çok etkilendiğim* roman meryem ve leyla'nın kesişen hayatları ve bütün zorluklara rağmen kurulan dostluklarından bahsediyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
lafı daha fazla uzatmadan kitabı anlatıyım.
meryem harami olarak dünyaya gelen talihsiz bir çocuktur. harami olduğu için babası onu ve annesi nana'yı yanında istemez ve kendi evinden uzakta sakin bir yere yerleştirir. haftanın bir günü perşembe günleri meryem'i ziyarete gelirdi. meryem babasının geleceği günleri dört gözle beklerdi bir hafta babası gelmedi diye meryem endişelenir ve babasını ziyarete gitmek ister bunu gören annesi nana meryem'e eğer gidersen içime yine cin girer bende ölürüm der meryem inanmaz ve yoluna devam eder. babasının evinin yakınlarına geldiği zaman kapıyı çalar ama babası kapıyı açmaz. meryem orada saatlerce bekler ama kapıyı açan olmaz. daha sonra babası cemil onu evine yollar. evin yakınlarına geldiklerinde nana'nın intihar etmiş bir şekilde ipte sallandığını görür. meryem şok olup büyük bir üzüntü duyar.
bu olay üzerine babası meryem'i evine alır. meryem'i evinde istemeyen babası cemil ve üvey anneleri , 14 yaşında olan meryem'i , 30 yaşında olan raşit isimli birisiyle evlendirir. ilk başlarda meryem'e iyi davranan kocası raşit sonraları meryem'in hamamda bir kaza sonucu çocuğunu düşürdüğü için kötü davranmaya başlar.
14 yaşında olan leyla meryem'in komşusudur. afganistan'daki savaşta ailesini kaybettiği için meryem ve raşit onu evlerine alır. leyla'ya göz diken raşit leyla iyileşince onun evde kalmasının uygun olmadığını kalacaksada onun karısı olarak kalması gerektiğini söyler leyla sevdiği adam olan tarık'tan hamile olduğu için karnında büyüyen bebeği ile çaresiz bir şekilde raşit ile evlenir. raşit bundan habersizdir ve çocuğun kendisine ait olduğunu düşünür. önceleri birbirlerini sevmeyen leyla ile meryem sonradan birbirlerini çok severek dost olurlar. leyla'nın tarık'tan azize isminde bir kızı ve raşit'ten zalmay isminde bir oğlu olur. meryem, azize'yi harami olduğu için kendisine daha yakın hisseder. uzun bir aradan sonra tarık ile leyla karşılarlar leyla tarık'ı eve alır. akşam olup raşit eve gelince zalmay babasına annesinin bir adamı evine aldığını söyler. bunu duyan raşit zalmay'ı bir odaya kilitleyerek leyla'yı öldüresiye döver meryem gözü dönmüş kocasına karşı çıkıp engel olmak ister ama kocası bir türlü durmaz en sonunda meryem küreği getirip kocasının kafasına sert bir darbe vurur küreği kafasına yiyen raşit oracıkta ölür. leyla ve tarık'ın kaçmasına yardımcı olan meryem sonra suçunu itiraf eder ve idam edilir. yaptıklarından dolayı leyla meryem'i asla unutmaz ve her daim kalbinde var olur...
devamını gör...

kafayı homoseksüellerle bozmuş yazar, nerede bununla ilgili başlık var koşa koşa homofobi kusmaya gidiyor. tanımlarını engellediğim yazarlar listesine eklenme şerefine nail oldu, tebrikler.
devamını gör...

özellikle yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan gelişim düzeyine uygun sosyal etkileşimde bulunamama, çevre ve ortama tepkisizlik, duygusal karşılık verememe, iletişim güçlükleri, içe kapanma, gerçeklikten uzaklaşma, aşırı nesne bağımlılığı, amaçsız, sınırlı, tekdüze ve yineleyici hareketlerle belirgin beynin gelişimini engelleyen gelişimsel bozukluktur.
devamını gör...

kendi sözlüğümü açabilirim.
o kadar müsaitim.
devamını gör...

çamurlu yol


çamurlu bir yolda, tanzan ve ekido birlikte yolculuğa çıkmışlar. bir dönemece geldiklerinde, çamurda karşıya geçmekte zorlanan, ipek kimono ve kuşağıyla çok güzel bir kız görmüşler.
“haydi gel” demiş tanzan. kızı, kucağına alıp çamurlu yolda taşımış. böylece onun karşıya geçmesini sağlamış.
ekido, konaklayacakları tapınağa gelene kadar o gece hiç konuşmamış. sonunda kendini tutamayıp “biz keşişler, kadınların yanına yaklaşmamalıyız” demiş. “özellikle de genç ve güzel olanlara. bu çok tehlikeli. neden böyle bir şey yaptın ki?” diye de eklemiş.
tanzan da demiş ki: “ben kızı orada bıraktım, sen hâlâ onu taşıyor musun?”


kaynak: writings from zen masters
penguin classics kindle edition
sayfa. 81
devamını gör...

canavarlar yaratıklara karşı 2009 yapımı conrad vernon ve rob letterman yönetmenliğinde, maya forbes ve wallace wolodarsky senaristliğinde çekilmiş komedi, macera, çocuk, bilim kurgu, animasyon filmidir. dreamworks imzalı bir film ve farkı çok belli.

bir takım insanların başına doğa üstü olaylar geliyor ve bir anda canavara dönüşüyorlar. ve insanlar bu canavarlara alışık olmadığı, korktuğu için hapishaneye kapatılıyorlar. ta ki uzaylılar dünyayı istila edene kadar.

susan murphy, kaliforniya'da kendi halinde yaşayan bir genç kadın. tamda düğün günü başına gökten bilinmedik bir cisim düşer ve bir anda dev bir kadına dönüşür. yaklaşık 16 metre boylarında iri kıyım bir kadın. tabi devlet tarafından yakalanıp hemen askeri üste götürülür ve diğer karakterlerin yanına hapsedilir.

kakalağa dönüşmüş dr. cockroach, yarı maymun, yarı balık, yarı kertenkele kılıklı the missing link, jöle kıvamlı löp bob ve ınsectosaurus denilen kelebek adayı dev tırtıl. ekip yıkılıyor, ekip efsane, ekip izleyenleri gülmekten kırıp geçiriyor.

dev kadın önce uyum problemi yaşıyor. hem ekiple hem kendi yeni bedeniyle. güçlerini fark ettikçe ve ekibi tanıdıkça kendine olan inancı tazeleniyor, ekibe olan bakışı değişiyor ve son sürat maceraya atılıyor.

general ve başkanın dahil olduğu sahnelerde pek eğlenceli ve biraz biraz eleştirel.

dev kadına çarpan ve onu değiştiren sıvının peşinde olan uzaylı gallaxhar hedefine hem ekibi hem de dünyayı almış durumda. ekibi haklayıp kendi kolonisini oluşturup dünyaya yerleşmeyi planlıyor. peki ama ekibimiz onunla ve kopyalarıyla baş edebilecek mi?

eğlenceli diyalogları, kaliteli görselliği, farklı farklı gidilen senaryo çekilen renkli mekanları, karakterlerin karakteristik duruşları ve çizimleri izleyenleri büyülüyor. gerçekten güzel bir animasyon. keyifle izlenecek ve gülmelere doyulamayacak bir yapım.

iyi seyirler efem.

seslendirme kadrosu,
susan murphy / devkatana (başak köklükaya)
b.o.b. (fatih özacun)
dr. kakalak (ragıp savaş)
kayıp halka (umut tabak)
general w.r. monger (kerem atabeyoğlu)
gallaxhar (erkan taşdöğem)
başkan hathaway (cem kurtoğlu)
derek dietl (alican yücesoy
devamını gör...

franz kafka- dönüşüm
peyami safa- fatih harbiye
peyami safa- dokuzuncu hariciye koğuşu
ayfer tunç- aziz bey hadisesi
stefan zweig- amok koşucusu
stefan zweig- yakıcı sır
stefan zweig- bir çöküşün öyküsü
stefan zweig- bir kadının hayatından yirmi dört saat
stefan zweig- satranç
stefan zweig- korku
stefan zweig- bilinmeyen bir kadının mektubu
john steinbeck- fareler ve insanlar
yaşar kemal- ağrı dağı efsanesi
yaşar kemal- yılanı öldürseler
mustafa kutlu- uzun hikaye
anton çehov- altıncı koğuş
devamını gör...

sahibine şunu söylemek isterim;

(bkz: yavaş la gaç tane alıyon)
devamını gör...

1968'te kurulan deep purple adlı ingiliz hard rock/heavy metal grubunun ilginç bir havası olan şarkısıdır. sanki efkarlı bir günlerinde öylesine oturup yazmışlar ama ortaya bir efsane çıkacağını düşünmemişlerdir bence!

şarkı akıyor..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim