800 tanıma ulaşan 3. kişide başlık açmaz umarım.
devamını gör...

geniş bir arazide av yapan emekli bir adamın orada olduğu esnada gerçekleşen bir uyuşturucu-para takası sırasında çıkan çatışma ile birlikte orada bir cesetin yanında bulduğu parayı alan llewelyn moss adlı karakterin ve parayı aldıktan sonra peşini bırakmayan psikopat karakterde anton chigurh karakterini işleyen vahşi amerika tarzı bir film.

filmde birçok sahnede görülen hayvan katliamları da farkındalık oluşturmak için verilen bir mesaj olduğunu düşünüyorum.


filmde uyuşturucu para döngüsünde hiç olan hayatları gözler önüne seriyor.
filmde oyunculukların kaliteli olduğunu düşünüyorum, şans verebilirsiniz.
keyifli seyirler.
devamını gör...

kafa sözlüğe minnettar olduğum yardım çalışmasıdır.
en büyük değilsin belki ama çok büyüksün be kafa sözlük çok büyük.

bütün sosyal medya hesaplarımdan paylaşım yapacağım.
bütün wp gruplarına bütün eşe dosta akrabalara haber vereceğim.

ayrıca çocukların geleceğine yardımcı olacağımız için çok mutluyum.
çocukların tebessüm etmesine yardımcı olacağımız için çok mutluyum.

emeği geçenlere düşünenlere teşekkürler.
devamını gör...

insanların çoğu kendileri için değil, başkaları için giyinir. daireye gelen pasaklı bir köylü ile iyi giyimli bir çiftlik ağası aynı muameleyi görmez. pasaklı köylüye bağırır çağırırlar; bugün git yarın gel derler. çiftlik ağası, general gibi itibar görür; işleri tıkır tıkır yürür. general deyince aklıma geldi. bir general kişiliğinden dolayı mı, yoksa omuzundaki yıldızlardan dolayı mı itibar görür?

(bkz: insancıklar)
devamını gör...

tabağı boş vermemek adına tabağın geri verilme süresi uzar da uzar bazen. dur yarın kek yapar onla veririm der sonra bir türlü yapamazsın o keki. tabağın boş verilmemesi mi yoksa geri verilme süresinin uzaması mı daha ayıp olur şeklindeki düşüncelere gark eden durumdur.
devamını gör...

kutsal apple music kardeşliğimizin kurucu başkan albay yarbay cumhur reisi olan, tanımlarıyla kah güldüren ama hep bilgilendiren, sözlüğün değerli bir yazarıdır. zaten bunu da herkes bilir.
devamını gör...

macar profesör ernö rubik tarafından icat edilen ve dünyanın en çok satan oyuncağı ünvanına sahiptir.
devamını gör...

naurulu siyasetçi. aingimea, büyük okyanus'ta mikronezya ada öbeği içerisinde yer alan dünyanın en küçük adası olan nauru'nun devlet başkanı. (bkz: nauru) kaynak
devamını gör...

o sizi çok yakın bir dost olarak görürken siz ona farkında olmadan büsbütün aşık olduysanız ve o da bunun farkındaysa, onunla konuşmaya devam etmek değildir benim gibi... canı bu kadar yanarken niye yapar bir insan kendine bunu bilmiyorum. ya idrak yollarım tıkalı, ya ömrümde en değer verdiğim insan o , ya vazgeçemiyorum ya da allah belamı verdi....
devamını gör...

bu tarz olaylara karışmayı hiç istemiyorum ve doğru bulmuyorum. bu konuda fikrimi söyleyip söylememe konusunda ikilemde kalmış olsam da sanırım söyleyeceğim. açıkçası ben bu durumdan gerçekten rahatsızlık duyuyorum. aranıza yeni katılmış bir yazarım, kimseyi tanımıyorum ve buraya adapte olmaya çalışıyorum. daha ilk haftada sol tarafta saçma sapan birbirine laf sokmalı başlıklar görmek beni hayal kırıklığına uğrattı gerçekten. insanların sizin aranızda geçen olayı bilmesi neden bu kadar önemli? bilmesi diyorum ama o benim nezaketimden, yaptığınız şey bir olayı açıklamak ya da ortaya çıkarmak da değil, sadece bizlere ilkokul esintisi yaşatacak şekilde birbirinize başlıklar altında laf sokmak. öte yandan bugün çokça başlıklar altında şahit olduğum bir durum var; olayla en ufak bağlantısı olmayan tanım girdiğimiz başlıkların altına sırf sorun yaşanılan yazar yazdığı için tanım girmek. üstelik o tanımın başlıkla uzaktan yakından alakası yok, amaç sadece üstteki yazara laf sokmak. bu yaptığınız şey o başlığı açana, başlık altına tanım giren bizlere ve tüm sözlük halkına terbiyesizliktir. sizin aranızda geçen muhabbetlere şahit olmak zorunda değiliz, bize ne? ya da sadece kendi fikrimi belirteyim, bana ne? avukat değilim ki birilerini savunayım, hakim değilim ki birilerini yargılayayım. keyif kaçırıyorsunuz burada saatlerini harcayan emek veren insanlara haksızlık etmeyin, lütfen.
devamını gör...

eksik tespit.

kadınlar dert anlatan erkekten değil, sürekli her şeyden şikayet eden erkeklerden hoşlanmazlar. çünkü sürekli şikayet eden erkeğin sorumluluk bilinci yoktur. kendine ait hiçbir güce sahip olmadığı mesajını verir karşı tarafa.
devamını gör...

kendisini iyi niyetli gibi göstermek veya birisi için çalışıyor görünmek.
devamını gör...

virginia woolf’un insanı düşüncelere gark eden kitabıdır.

herkesin ihtiyacı var kendine ait bir odaya. ama (bkz: özdemir asaf’)ın dediği gibi “ kime sorsan evinde bir oda eksik.” bulamıyoruz o odayı bir türlü. oda sanki kırk odanın kırkıncısı, açsak kapıyı her şey alt üst olacak. arayıp duruyoruz kendimize ait bir oda. ne yapacağız sanki bulsak? belki kafa dinleyeceğiz biraz, belki kendi kendimize konuşmaya ihtiyacımız var deli sayılmadan, belki sadece huzur içinde uyumaya çalışacağız. belki de bizi bir türkü kabullenmeyen topluma inat olsun diye yazacağız.

virginia woolf yazmış. anlatmış her şeyi. kendine ait odayı belki de nehre kendini bıraktığında buldu güzeller güzeli virginia. bilmiyoruz huzurlu mu ama biz okurken huzursuz oluyoruz onu, çünkü çok suçluyuz ona karşı.
devamını gör...

sevmek der bir üstad. çünkü asla sevildiğinden emin olamazsın. benim bu konu zihnimde çarpıştı ve kazanan taraf olmadı. kaybeden benim
devamını gör...

ayıp şeyler yazılmadığı sürece ayıp olmayacağından, akla getirilmemesi gereken düşünce.
devamını gör...

parmak uçlarıyla tuttuğu folloş baksır'dan iğrenerek yanıma geldi mahalle'nin merdumgiriz_ patroniçe'si.
maraz1 çıkacağı belliydi.
"kimin bu?"
"bilmiyorum." dedim. ardından da içli bir "eyvahhh." vakit kazanmak için "bilmiyorum" demek aptallıktır.
"düşünengözlük7 gibi düşün dahavakitvar". dedi. sinirliydi. gözümün içine bakıyor ateş püskürüyordu. bir cevap beklediği kesindi.
"banasormabencahilim" dedim. yememişti. öfkesi karanliktakimum'u titretiyordu. birazdan gözü dönecekti. acilen vıntırelli.
önce " yeteeer!!" diye bir çığlık geldi. elinde tuttuğu beyaz orangutan baskılı baksırı üzerinde küllük ve iki kitap olan masaya fırlattı. kitaplardan biri tolstoyevskı'nin karamazov kardeşler ne ile yaşar'ıydı. ağırroman'dı. diğeri ise erdal kalın poe'nun kuzgun'u. biraz kül biraz duman oldu mum ışığı, fırlatılan baksırın kudretiyle.
zippodan çıkan çınn sesi gibi kong çalmış ve maç başlamıştı. biraköpüğü ile ka - fa 1500 olan bu kadının şu an kafası kendinden güzeldi. tipine yandığımın her halinden belliydi.
uzun bir süre bekledi ve "nedennnnn" diye haykırdı.
ben ona nazaran gerektiğinde muhalif idim. şu an gerekiyordu. sonuçta herhangi biri değildim. bu kadar tatavaya kaytsz kalamazdım.
derken fırlattığı köşe yastığı yüzümün sağına gelmiş beynimin sol kulağımdan leblebi gibi düşüp pavlov'un göbeği'nden sekip camın öteki yüzündeki lekeye denk gelmişti.
her normal biri gibi o da sinir boşalması yaşıyordu. eline geleni fırlatırken bende kendimi tutamadım. sanane ulan demiş oldum. siz siz olun demeyin. bende hemen pişman oldum. umarım sizde bir an önce olursunuz. sarıldım. sonuçta ona herhangi biri gibi davranamazdım.
o da sarıldı. sarıldı ve ağlamaya başladı. "ya çok mu bişey istiyorum, insanolunbiraz yeter" dedi. çoktu. o da bunu anlamış olacak ki koltuğa çöktü.
açtım radyoyu, koklayarak öptüm saçları dört defa sarı.
yasta olduğunu anlatıyor kibariye, resmen bergenin yan çarı.
atlattık dedim bu fırtınayı.
"yarim" dedim.
göğsüme yaşlandığı başını oynatmadan bakışlarını gözüme dikti.
"bizim hassas türk aile yapısı bu tip tartışmalara her ne kadar çözülemeyen sudoku kıvamında baksada inceduyguluyuzdur." diye ekledim.
"evet" dedi empatikmuallime. sildi göz yaşlarını.
beklemediğim bir şekilde "bazen gidesim geliyor" dedi.
"dur" dedim ya..! "dur!!" bitmedii ekledim sonra...
fakatmuzeyyen bu derin bir tutku,
sonuçta bengaripsengüzeldünyaumutlu..
devamını gör...
(tematik)

afrika'nın güney doğusunda bulunan ada devlet mauritius cumhuriyeti'nin başkentidir.
devamını gör...

herhangi bir sorunu fiziksel şiddet uygulamadan çözerek çocuk büyütmektir. bunun iki ihtimali vardır;
- fiziksel şiddet uygulamadan fakat psikolojik, sözel, duygusal, cinsel veya ekonomik şiddet uygulayarak da büyütüyor olabilir. bu durumda tamamen şiddetin yokluğundan bahsedemeyiz. tam tersine fiziksel şiddetten daha kötü sonuçlar doğuracağı aşikardır. hal böyle olunca sağlıksız bir çocuk büyüyecek ve sağlıksız bir birey olacaktır.
- şiddetin hiçbir çeşidini uygulamadan çocuk büyütmek demek sağlıklı bir birey sağlıklı bir toplum demektir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

b12 eksikliği çekmesi muhtemel olan insandır.hiç değilse cebinde taşımıyor diye iyimser bakabiliriz.
devamını gör...

en çok bilinenleri deoksiribonükleik asit (dna) ve ribonükleik asit (rna)'dır.
genetik bilginin saklanmasını sağlayan, hücrelerin ne yapacağını ve ne olduğunu yapılarında bulunduran moleküllerdir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim