2016-2018 yılları arasında çekilmiş, başrollerinde gérard depardieu ve benoît magimel'in yer aldığı 2 sezonluk politik drama dizisi. şahsımın hoşuna giden bir yapım olmuştur. netflix'te beğendiğim içeriklerdendir. dizinin konusu, marsilya şehrinin yönetimi için hırslı politikacıların entrikaları diyebiliriz. aşk, entrika, politika üçgenine bolca şahit olabiliyoruz. robert taro, şehri 25 senedir yöneten ve sevilen bir belediye başkanıdır. taro'nun sağ kolu olan ve yanında yetiştirdiği lucas barres ise ona içten içe bir kin gütmekte ve arkasından bıçaklamak için uygun bir an beklemektedir. ikisi arasında geçmişte kalmış bir hesap vardır. taro'nun kızı olan julia, genç bir gazetecidir ve hikayede etkin bir rol oynar. taro'nun ailesi de onun politik hesaplaşmasından ziyadesiyle etkilenir. şehirde vuku bulan diğer olaylar da tüm hikayenin tuzu biberi olur. politikada basamakları tırmanmak için ne kadar tavizkâr olunması gerektiğini gözler önüne seren dizi, bir politikacının yaşadıklarını çok gerçekçi bir şekilde anlatıyor. politikada birçok parametrenin ve güç unsurunun olduğunu görebiliyorsunuz. dizide seks, belki de netflix etkeninden ön planda ancak politikanın oyuncuları olan politikacıların da zaafları olduğunu gayet iyi anlatmışlar. hakkında yapılmış yorumlara baktığım zaman bazılarının beğenmediğini görsem de bence gayet sürükleyici ve hoş bir diziydi. tavsiye ederim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2.ci sezonunu heyecanla beklediğim , ingiliz yeraltı dünyası dizisi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir dönem televizyonlarımızda şarkıların, türkülerin eksik olmadığı, dönemin en ünlü isimlerinin konuk edildiği, skeç ve yarışmaların yapıldığı şimdi nostalji sembolü olmuş yapımlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kapalı hava yaşam enerjisi veriyor bana.
sanki tüm kötülükleri ve yanlış giden şeyleri yağmurlu havada düzeltebilirmişiz gibi geliyor.

tüm insanların kısa süre de olsa bu havanın bana hissettirdiği o güzel duyguyu hissedebilmesini isterdim. bakmak ve görmek arasındaki fark gibi... kameranın ne kadar odaklasanız da güneşin batışındaki oluşan renkleri bire bir yansıtamaması gibi. sanırım bu havanın bana verdiği enerji ve hisler de bana özel, anlatmakla anlaşılmayacak... ya da anlatılamayacak.
devamını gör...

yaşadığınız her olumsuz durumu, kafanıza takmayı bıraktığınız an daha az yorulduğunuzu, daha mutlu olduğunuzu fark edersiniz. sözünün sahibidir.
devamını gör...

3. sezonu bugün yayınlanacak olan netflix türkiye orjinal yapımı dizi. ben 2 sezonunu da ilk çıktığı gün izledim. güzel mi güzel. oyunculukları çok beğenmesem de konu orjinal. netflix son zamanlarda paralel evren, quantum fiziği, kelebek etkisi (kaos teorisi) gibi konuları çok fazla işliyor. bu konuları bir türk yapımında görmek benim için çok heyecan verici ve gururlandırıcı bir şey. dizide göbeklitepeden arkeolojiye, astronomiden bektaşiliğe, paralel evrenden quantum fiziğine bir çok konuya değiniliyor. bahsedilen konularda bilgi sahibi olarak izlemek çok daha verimli hale getiriyor diziyi. en önemli özelliği beren saat'in başrol oynaması gibi lanse edilmişti, inanılmaz da reklamı yapılmıştı bu yönde ancak bence dizinin en vasat yanı beren saat'in oyunculuğu. konu çok daha muazzam.hem de dünyada bir çok ülkede yayınlanması sebebiyle göbeklitepe'nin dolayısıyla ülkemizin tanıtımına büyük katkı sağlamıştır. ben yeni sezona henüz bakmadım ama ilk iki sezon itibariyle netflix türkiye'nin iyi dizilerinden diyebilirim. mehmet günsur diziye mükemmel bir hava katıyor. mehmet günsur'un başrolünü oynadığı kanaga isimli bir mini dizi daha var bu konularla alakalı ki o çok ses getirmese de bence çok çok daha iyi bir yapımdı. mehmet günsur yapımcılığını da yaptığı kanaga dizisinde de yine bir arkeolog ve yine gizemli olayların peşinden gidiyor.
devamını gör...

(bkz: jest oldu) şarkısına yaptığı coverla şarkının kalite seviyesini arşa çıkartmış şarkıcıdır..
devamını gör...

kriz, çin alfabesinde iki sembolle ifade ediliyor. biri tehlike, diğeri fırsattır. bunu en iyi ifade eden winston churchill "iyi bir krizi asla ziyan etmeyin " demiştir.
devamını gör...

sessiz,sakin ve deniz kokusu olan bir yer isteniyorsa seferihisar, şehrin içinde olsun ve kaliteli bir çevresi olsun isteniyorsa da narlıdere'dir.
devamını gör...

(bkz: git git git me dur ne olursun)
devamını gör...

kendinize saygınızı nolur yitirmeyin.
devamını gör...

çoğu kişi tarafından sanki tek kitabı 1984’müş gibi sanılan yazar.
devamını gör...

2121 in çok da umrunda olmayan gerçektir.
devamını gör...

2017-2018 sezonunda yani aykut kocaman'ın fenerbahçe'deki son sezonunda, ilk sekiz haftada üçlü ortasaha ile ve 4-3-3 sistemiyle oynadığımızı hatırlıyorum. tabi işler hesaplandığı gibi gitmemiş ve aykut hoca istifanın eşiğine gelmişti.
sonra da sistemi 4-2-3-1'e çevirdi ve fizik üstünlüğünün ön planda olduğu bir anlayış benimsedi.
hatta rakiplerimizi fiziksel gücümüzle bükeceğiz gibilerinden açıklamalarını hatırlıyorum.
işte 4-3-3 oynatan aykut hocanın oynatmak istediği ama şartların elvermediği idealizmi yansıtıyor.

işin tuhafı az önce şu web sayfasından baktım. hoca hiç 4-3-3 oynatmamış ya 4-2-3-1 ya da 4-4-2 oynatmış.
bir şekilde yanlış hatırlamışım demek ki. şaşırdım doğrusu.
yine de imkanı olsa aykut hoca 4-3-3 oynatır diye düşünüyorum. belki de yanılıyorumdur.
siz isterseniz bana 4-2-3-1 oynatan aykut da diyebilirsiniz.
devamını gör...

12. yüzyılda diyarbakır'da artukoğulları beyliğinde yaşamış bilim insanıdır. sanayi devrimden 6 asır önce sibernetik üzerine çalışmalar yapmıştır. filli su saati buluşu dikkat çekicidir.

hakkında daha fazla bilgi için: buradan
devamını gör...

yapmak istemeyip de yapmak zorunda olduğum her şey
devamını gör...

10 ay boyunca erasmus yaptığım ülkedir. erasmusum mükemmeldi ama bu tamamen litvanya’dan bağımsızdı, ülkeyi çok da güzel hatırlamıyorum. çok kere ırkçılığa maruz kaldık. club girişinde ‘litvanca biliyor musunuz? bilmiyorsanız giremezsiniz’ denilip, güvenliğin aramızda ingilizce konuştuğumuzu fark edince ‘face check’ diyip yüzümüzü beğenmediği gerekçesiyle clublara giremediğimiz çok oldu. kaunas’ta yine bir nebze azdı ama klaipeda gezimizde gece boyu girecek hiçbir yer bulamadık mesela litvanyalı olmadığımız için. markette orada burada özür dileyerek litvanca bilmediğinizi belirttiğinizde ve yardım istediğinizde görevlilerin sinirlendiğine şahit olduk çok kere.
sürekli erasmusluların gittiği bir clubta sofaların birinde oturup biramı içerken itilmişliğim bile var. ne yapıyorsun diye bağırdığımda kız ‘kendi ülkemde ingilizce konuşmak zorunda değilim kendi ülkenize gidin’ demişti.
clublarda taciz olayları da çok fazla oluyor, türkiye’den fazladır. ve kimse tepki göstermiyor, alışmış herkes. güvenliğe şikayet edince de napabilirim diyor. bir kere adamın teki kıçımı elledikten ve kemerini çıkarıp sallamaya başladıktan sonra zorla güvenliği çağırdığımda ‘go back to your villages’ diye bağırmıştı bize adam, güvenlik de hiçbir şey yapmamıştı.
erasmusumu başka bir yerde yapsaydım demiyorum asla çünkü tanışıp tanışabileceğim en mükemmel insanlarla tanıştım avrupa’nın dört bir yanından, litvanlarla zorunlu haller dışında muhattap olmuyorduk zaten küçük erasmus bubble’ımızda yaşıyorduk. ama yaşam açısından bakılırsa asla yaşamak istemeyeceğim bir ülke.
devamını gör...

parantezin dışına çıkınca benim de keyfim geliyor.
devamını gör...

şaşırdığım başlıktır.
açarken biraz hassas davranmak lazım.
anlıyorum insan bazen zor zamanlar geçirir.
ama çaresiz bir duruma gelirse bunu başlık açarak dile getirmez.
hayatında zorluk yaşayan insanlar etkilenebilirler.
bazen ruhun kaldırabildiği acıları beden kaldıramaz.
anlıyorum ama kabullenmiyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim