hikayenin kahramanı erman toroğlu. kırıkkale'de maç yönetirken tribünden kendisine :
abdülhamit'in saz heyeti ananı boğaz köprüsünün ortasında şaapsın diye küfredilince maçı durdurmuş ve tribüne çıkıp sormuş :
"niye abdülhamit'in saz heyeti?"
36 kişiler de ondan
" niye boğaz köprüsünün ortasında?
her kıtadan duyulsun diye.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"tatlı su bla bla" sı çok kullanılan bir tabirdir. hakaret değil ama iğneleyici bir söylemdir.
devamını gör...

ciddi yüz hatlarına sahip olması, düzgün cümleler kurması, edebiyat, sanat ya da felsefeden birine ilgi duyması. geleneğe( ya da modern geleneğe) bağlı olmadan kendi fikir, inanç ve görüşlerini oluşturması, yani bağımsız düşünmesi, özgün fikirlere sahip olması. empati duygusuna sahip olması.

bunların her biri ayrı ayrı çekici gelir. son olarak, güzelliği elinizin tersiyle itebilirsiniz ama sevimliliğe kayıtsız kalmak çok zordur.
devamını gör...

emek konusunu biraz düşündüğünde ve maddi imkanlara göre parayla alınması gerektiğini düşünüyorum. crackli bir şey kullanmak kötü hissettiriyor beni.
devamını gör...

işte ben o insanım. manevi hislerin maddiyata dayandığı hiçbir kutlamayı istemiyorum. beni anacığım doğurmuş şükür hayatta sıcacık bir sarılması bana dünyayı verecektir. başka şey istemem.
devamını gör...

sabahtan beri canımı sıkan kaçıncı haber sayamadim. gerçekten bu kadar mı düştük ya? adam 15 yaşındaki çocuğu kaçırıyor, yetmiyor üzerine bir de araya vali giriyor ve çocuk ailesine teslim edilmesine rağmen bu adam hapse girmiyor. daha sonra bu adam yine bu kizi kaçırmaya çalışıyor ve 3 kişinin yaralanmasina sebep oluyor? koskoca adam 15 yaşındaki kızdan ne istedin? alçak pislik.
devamını gör...

[jakstat ukdesi]

''eğer kira'yı yakalarsak, o kötüdür. eğer kira kazanır ve dünyayı yönetirse, adalettir.''

yagami light, death note (anime)sinde kötülüklerle dolu ve çürümeye başlayan dünyayı kendi adaleti ile değiştirmeye çalışan bir karakterdir. ölüm meleği ryuk keyfî olarak ölüm defterini yeryüzüne düşürünce yagami light o defteri bulur ve içine yazdığı ismin, kendi istediği şekilde öleceğini öğrenir. lighto fazlasıyla zekidir. bu yüzden yazacağı isimleri, nasıl ve ne zaman öleceklerini dikkatli düşünür. tabii onun kadar zeki l, yani namı diğer ryuzaki, başından beri kira (yagami light)'nın kim olduğunu bilmesine rağmen onu durdurmak için büyük çaba gösterir. yagami light kim olduğu bilinse dahi insanların kafasını karıştırabilecek kadar zekidir.

bilmiyorum siz olsaydınız yagami light gibi ölüm defterini kullanır mıydınız? çok düşündüm fakat sanırım ben kullanmazdım. sadece bir kişi için bile kullanmazdım. bir kere başladığınızda asla durduramazsınız çünkü. lighto için de aynısı oluyor, dünyadaki tüm kötüleri öldürüp dünyayı çürümekten kurtaracağını düşünüyor, öyle bir şey olduğu taktirde yeryüzündeki tek kötü'nün kendisi kalacağını bilmeden.


insan dediğin böyle bir canlı işte ryuk. örneğin, okuldaki serbest tartışma dersinde "kötü insanları öldürebilir miyiz?" gibi bir konu asla dile getirilmez. diyelim ki konu olarak seçildi. herkes iyi çocuk rolü oynar, "bu doğru olmaz" der. elbette öyle yanıtlamaları en doğrusu. insan evladı toplu ortamlarda dışarıya karşı öyle olmak zorunda. fakat asıl içlerinden geçen bu. korkar ve dışarıya karşı benim varlığımı kabul etmezler ama kimin yazdığı bile belli olmayan interneti ''kira''lar kaplamış.


edit: aynı zamanda tanımlarını beğendiğim ve merakla takibime aldığım kafa sözlük yazarı.
devamını gör...

salata yaparken ağlama krizine girmekle ölümüne kapışan eylemdir *
devamını gör...

ortadoğu'da kartlar yeniden dağıtılıyor. oradan star wars kartı rica ediciğim.*
devamını gör...

sıvı karışımlarındaki bileşenleri buharlaştırıp yoğunlaştırarak ayrıştırma işlemidir.
devamını gör...

klişe olacak ama , yine düğmeye basıldı. üzücü olan giden canların , göç eden insanların, yerini yurdunu kaybedenlerin sadece sayıdan ibaret olması. kimsenin umurunda da değiller ne acıdır. hele hele bu pandemi ortamında sıra bu insani konulara gelemiyor bile. biden koltuğa oturdu ve iki günde neler oldu?
bir yandan israil bombalarken, 40 araçlık asker ve ağır silahlar taşıyan amerikan askeri konvoyu suriye’ye giriş yaptı. ırakta canlı bomba bağdat’ta 32 can aldı, yemen ağırlaştıran abd yaptırımları nedeniyle derin bir kıtlık ve açlığa mahkum edildi.
sırada önce iran sonra da biz varız. bölgedeki enerji ve petrol alanlarına kürtleri koruyucu yaparak çökme operasyonu tam gaz gidiyor.
ama olsun kamala çok tatlış.
twitter.com/richimedhurst/s...
twitter.com/johncardillo/st...
devamını gör...

ince bileği, kırmızı ojeli parmaklarıyla kadeh tutan sevgilidir.
devamını gör...

bu yürek bu bedende attığı sürece gönüllere dokunabilmek.
devamını gör...

ben gözlem öykülerini az severim
gitsem gitsem,
öyküleri özlem olan
delilere giderim.

ben çiçeklileri
renklileri
delileri severim,
bir de delilikleri.

bir olay yoktur;
içiçe'dir olaylar.
bir olay; içinde adamlar..
bir adam; içinde olaylar.

öykü mü?
kendini yaşarken romanlaşır.
bir bitiki, bir fidan, bir ağaç?
kendini aşarken ormanlaşır.

doğa? kimine bir öykü, kimine bir roman..
yalına iner giriftliğinde.
bir çoban?
bin çobandır ovadan indiğinde

konu - özdemir asaf.
devamını gör...

sözlük ne zamandan beri böyle başlıkların açıldığı bir yere dönmeye başladı diye merak ettiğim durumdur. hayırdır,yanlış bir yere falan geldik herhalde.
devamını gör...

günaydın sözlük.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gün doğdu, kahveler hazır*, o halde başlasın gün*.
not: bu arada sözlük dedektifinin size selamı var.
devamını gör...

galadriel.(u:o kadar güzel olabilir miyim bilmiyorum ama saçı sarıya boyatıp,lens takmak şart yalnız.)

ormanın hanımı
devamını gör...

öncelikle basit tanım ile başlamak gerekirse fotoelektrik olay ışığın (genellikle metal yoksa her atomda olabilir) metal bir yüzeyden elektron kopartması olayı.
ışık çarpıyor (bkz: güneş panelleri) elektron kopuyor ve elektrik oluşuyor. bu sadece düz mantık anlatımı.
einsten'ı herkes bilir. ve nobel ödülü sahibi olduğunu da. fakat herkes ''özel görelilik'' teoremiyle nobel sahibi olduğunu sanar. halbuki ''fotoelektrik etki'' ile nobel almıştır.

gelin biraz derinine inelim fotoelektrik olayının. her ışık (bundan sonra foton diye anılacak) bir frekansa dolasıyla enerjiye sahiptir. fotonlar bu enerjilerini bize renk olarak gösterirler.(biz öyle algılarız) aslında kızılötesi/mor ötesi vb tabirler buradan gelir. belli frekansın ötesi.
insan gözünün görebildiği renk skalasında kırmızı en düşük, mor en yüksek frekansa sahip renklerdir. ve bu fotonlar düştükleri yüzeylerdeki (basitçe anlatım) elektronlara çarparlar. bu elektron freni boşalmış fakat hızını hiç azaltmamış kamyon gibi atomun en dış ( örnek için geçerli. yoksa en dışı pas geçip iç katmandaki bir elektrona da denk gelebilir.) katmanındaki elektrona çarpar. momentum gereği bir saçılma (compton) oluşur. eğer fotonun enerjisi , elektronu çeken atom çekirdeğinin yani bağlanma enerjisinden büyük ise elektron bulunduğu katmandan fırlar. burada mühim olan şunun bilinmesidir. bir fotonun enerjisi ( frekansı ) ne kadar yüksek olursa olsun sadece bir elektron koparabilir. yani 1-1. peki nasıl daha fazla elektron koparabiliriz bu yüzeyden? şöyle ki efendim ; foton enerjisini arttırarak. ee hani bir elektron sadece bir foton ile kopuyordu? hemen izah edelim. aslında başta anlattıklarımız doğru fakat bu sistemler karşılıklı iki metal levha olduğu için fotonların düştüğü levhadan kopan elektronların karşı levhaya ulaşması gerekmekte. newton fiziğine göre hareket ancak enerjiyle mümkün. peki elektron bu enerjiyi nereden alacak. fotondan. foton çarpınca karşıya gitmeye mecali olmayan fotonlarımıza daha fazla enerji lazım. bu enerjiyi kırmızı ışık yerine daha yüksek enerjili mor ışığı tercih ederek sağlayabiliriz.
burada bir yanlış anlaşılmayı düzeltmek istiyorum. yukarıdaki yazarlarımızdan birisi zahmet edip konuyu açıklamışlar. ellerine sağlık. fakat fotoelektrik olay sadece ''mor'' ışık için geçerli bir olay değildir. gelin formüllere bakalım
e(foton)=e(bağlanma)+e(elektron)(ev'elektrovolt) ''e=enerji''
formülde görüldüğü üzere fotonun enerjisi eşitmiş neye? elektronun kopma enerjisi +koptuktan sonra kazandığı enerjiye. burada sabit bir metal için yani sabit bir atom için e(bağlanma) değişmezdir. atıyorum x atomu için bu enerji 6 iken y atomu için bu enerji 4 olabilir. yani sayın yazarımızın dediği kırmızı renk fotonunun sökemediği elektronu mor söker değil. kırmızı renk fotonu başka ve daha düşük bağlanma enerjili bir atomun elektronunu sökebilir. yani kısaca her metalin elektronunu sökmek için belirli bir eşik değer var. her dalga boyunun (frekansın tersi)(1/frekans) bir enerjisi var. gücü yeterse söküyor yetmezse sökemiyor.

gelelim fotonun enerjisi (frekansı) artarsa ne oluyor? gene bir elektron söküyor. fakat artan enerjiyi elektrona kazandırıyor. yani hız kazandırıyor. karşılıklı duran levhalardan birinden kopan elektron diğer levhaya ulaşacak enerjiyi buluyor ve hoooop diğer levhaya çarpıyor. ne mi oluyor? elektrik akımı oluşmuş oluyor. güneş panellerindeki olay ise tamamen bundan ibaret.(tabi basitçe)

son olarak bu olayda fotonun dalga olarak değil tanecik olarak görüyoruz. eğer dalga özelliğinden faydalanarak bu etkiyi gerçekleştirseydi ; bir fotonun onlarca belkide yüzlere elektron kopartması gerekecekti. bunu şöyle düşünebiliriz. bir pompalı tüfekten çıkan saçmaların karşısındaki birçok hedefe isabet etmesi yerine. aynı silahın tek bir domdom kurşunu atması gibi. bir kurşun=bir hedef.

toparlayacak olursak: foton gelir elektrona çarpar , gücü yetiyorsa kopartır kopan elektron uçaaaar gider :)
kullanıldığı alanlar: sensörlü her şey! otomatik kapı ,fotoselli lambalar, güneş panelleri vb
minik bir örnek
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu yazı kendini güncelleyecektir.
edit1:

enerjinin küçük enerji paketleriyle yayılmasını (bkz: kuanta) ilk kez planck ortaya atmış. 1905 yılında einstein fotoelektrik olaylarını açıklarken planck'in kuanta fikrini kullanmış ve nobel ödülünü bu çalışmayla almış. yalnız einstein'ın fotoelektrik açıklamasına ilk karşı çıkanlardan biri planck imiş. böyle de ironik bir adam.
devamını gör...

türlü pisliği yapıp ahlak bekçiliğine soyunan insanlardan tiksiniyorum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim