inek
aynı biz insanlar gibi memeli hayvanlardır. tıpkı biz insanlar gibi yavrularını dokuz ay karnında taşır. yavrularını beslemek için de süt üretirler aynı biz insanlar gibi. yavrular sütten kesilince süt üretmeyi bırakırlar aynı bizler gibi. yani biz insanlar tüketsin diye süt üretimini devamlı hale getirebilmek için gebe ineklere gereksinim var.
devamını gör...
tartıştığı adamı 12. kattan atan adam
adam sonrasında gayet normal biçimde devam etmiş yürümesine, ya bu kadar mı hazır insanlar katil olmaya hiç bir şaşırma ibaresi olmaz mı insanda şaka gibi.
devamını gör...
kadın olmak bu kadar zor olmalı mı sorunsalı
evet gayet de zordur. taciz, tecavüz meselelerine girmiyorum bile. sadece günlük hayatta bile gece dışarı çıkmak özellikle anadoluda o kadar kolay değildir. sırf bu yüzden bile gerekçe verirsiniz ama senin de gece ne işin vardı... tarzı zırvalar. etek giymek zaten büyük başarıdır. kadın olduğunuz için güçsüz olursunuz, o işten ne anlarsınız, mutlaka desteğe ihtiyacınız vardır, işte kademe atlayınca dedikodular mahal verir, evlendiyseniz anne olmazsanız bazı siyasi varlıklarca kadın bile olamazsanız, kıçınızı kırıp erkeğinizin dizinin dibinde oturmanız, öyle çok yükselmemeniz , daha fazla maaş alıp kocanızı mahcup etmemeniz gerekir. bir kere güzellik algısına da uymalısınız, vücut hatlarınız mükemmel olmalı, fazla kafanız çalışırsa bazı toplumlardan dışlanırsınız. bunların feministlikle falan hiç mi hiç alakası yoktur, bunlar gerçeklerdir. hoşunuza gitmeyebilir ama bunlar yaşanıyor. hatta burda saymadığım/sayamadığım bir sürü şey daha var. en azından şu çağda daha şanslı olanlardanız diyebilirim ama gayet de zordur. bunu zorlaştıran da kadınların kendisi değil toplum baskısı hatta diğer kadınlar ve süregelen, alıştırılmış erkeklik kurallarıdır.
devamını gör...
vazgeçmek
vazgeçmek affetmektir. affedince vazgeçeriz. vazgeçince, affeder.
devamını gör...
halil cibran
acayip bir adamdır kendisi.
üç kitabını okudum ermiş ve ermişin bahçesi meczup adlı kitaplardı. üçünden de çok keyif aldım mutlaka okunması gerekir.
üç kitabını okudum ermiş ve ermişin bahçesi meczup adlı kitaplardı. üçünden de çok keyif aldım mutlaka okunması gerekir.
devamını gör...
bazı rollerin insanın üzerine yapışması
çevremdeki dostlarım beni hep güler yüzlü, sevecen sansalar da günlük hayatta tanımadığım insanlara karşı çok soğuk olabiliyorum. ayrıca o kadar güler yüzlü biri de hiç ama hiç değilim. olabildiğince karamsar ve umutsuz oluyorum genelde ama bu sadece kendimle başbaşa kaldığım zamanlara oluyor. yanımda sevdiğim biri varsa dünya yansa umrumda olmaz, o gülümseme yüzümden hiç eksik olmaz.
devamını gör...
sevdiği halde vazgeçen insan
başka şansı kalmayan insandır. sadece sevgi ile bazen hiçbir şey çözülmüyor. özellikle tek taraflı bir sevgi ile
devamını gör...
insanın en güçlü yanı
ölümü kabullenmesidir. kibrinde boğulan insanın bu konudaki kabullenişi takdire şayandır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
bipolar insan
harika insanlardır. kalitesiz olanı yok. siz onlardan kaçsanız bile onların umurunda değilsiniz. en yakın dostum bipolar. kimseden görmediğim dostluğu onda gördüm ve görüyorum. ikisi şu an karma da ve çok zorlanıyorlar.
devamını gör...
an itibarıyla işsiz kalmam
haklı bir isyana sebep olan, türkiye'de artık şaşırtmayan ve sevgili yazarımızın hak etmediği bir olaydır.
göz göre göre insanlar fakirliğe, çaresizliğe mahkum ediliyor. ne yazık ki yazar arkadaşımızın durumunda olan milyonlar var. ve hatta ne yazık ki, bu durumda olmayı kendi durumlarında olmaya tercih edecek binlerce insan da var bu ülkede.
ve maalesef elden hiçbir şey gelmiyor. bugünler de geçsin daha iyi olur bir şeyler diyemiyoruz, her geçen günün bir öncekini aratacağını biliyoruz. korkunç bir yaşama mahkum edilmek isteniyoruz.
ama yine de, ne olursa olsun, umudu kaybetmemek gerek. bir şekilde hayatta kalmaya devam ediyorsak çıkış yolu aramak, umut etmeye çalışmak gerek.
umarım en kısa zamanda bu durumdaki herkes bir iş bulur mucizevi bir şekilde.
göz göre göre insanlar fakirliğe, çaresizliğe mahkum ediliyor. ne yazık ki yazar arkadaşımızın durumunda olan milyonlar var. ve hatta ne yazık ki, bu durumda olmayı kendi durumlarında olmaya tercih edecek binlerce insan da var bu ülkede.
ve maalesef elden hiçbir şey gelmiyor. bugünler de geçsin daha iyi olur bir şeyler diyemiyoruz, her geçen günün bir öncekini aratacağını biliyoruz. korkunç bir yaşama mahkum edilmek isteniyoruz.
ama yine de, ne olursa olsun, umudu kaybetmemek gerek. bir şekilde hayatta kalmaya devam ediyorsak çıkış yolu aramak, umut etmeye çalışmak gerek.
umarım en kısa zamanda bu durumdaki herkes bir iş bulur mucizevi bir şekilde.
devamını gör...
solcuların hacca veya umreye hiç gitmediği gerçeği
ülkedeki tüm solcular üzerinden mi varılmış bu kanıya merak ediyorum doğrusu?
babam sağcının kralıydı. aklınaza gelebilecek bir çok sağ partide rol almıştı. geçtiğimiz senelerde aramızdan ayrıldı ve hacca, umreye vs gitmedi. hee son yıllar bir yazıldı falan ama zaten 10, 12 sene çıkmıyor yani o kura. anca yaşlanınca geldi aklına gitmek. amcam da sağlam solcuydu. oyunu malum partiye verirdi. amcam yaklaşık 10, 15 sene önce haccına gitti. ben çocukken bir çok kere de umreye gitti. hala devam ediyor gitmeye. adamda para var ağa bize ne tatile gider gibi umreye gidiyor?
yani parayla haccın umrenin kimde olacağı belli olmaz anacım sen hiç istatistik yapacağım diye yorma kendini hahah.
bu arada çevremdede çok insan var bu şekilde babam ve amcam istisna değil yani. aman neyse işte takılmayın böyle şeylere. inanıyorsa gider hepsi bu bize ne? gidene selamet olsun.
babam sağcının kralıydı. aklınaza gelebilecek bir çok sağ partide rol almıştı. geçtiğimiz senelerde aramızdan ayrıldı ve hacca, umreye vs gitmedi. hee son yıllar bir yazıldı falan ama zaten 10, 12 sene çıkmıyor yani o kura. anca yaşlanınca geldi aklına gitmek. amcam da sağlam solcuydu. oyunu malum partiye verirdi. amcam yaklaşık 10, 15 sene önce haccına gitti. ben çocukken bir çok kere de umreye gitti. hala devam ediyor gitmeye. adamda para var ağa bize ne tatile gider gibi umreye gidiyor?
yani parayla haccın umrenin kimde olacağı belli olmaz anacım sen hiç istatistik yapacağım diye yorma kendini hahah.
bu arada çevremdede çok insan var bu şekilde babam ve amcam istisna değil yani. aman neyse işte takılmayın böyle şeylere. inanıyorsa gider hepsi bu bize ne? gidene selamet olsun.
devamını gör...
hooverphonic
sürekli değişen solistlere sahip belçika harikası grup.
with orchestra live gibi bir albüme imza atmışlardır ki... ah diyorum.
bu albümle dünyaya mad about you, eden gibi süper ötesi performanslar kazandırmışlardır. hepsi baştan sona izlenesi dinlenesidir. birde bunları noemie wolfs'un eşsiz sesiyle, ortamın büyüleyici atmosferiyle dinlediğinizde oturduğunuz yerden bir kuş gibi kanatlanmanızı sağlarlar ki, sorarım kendime hep dünya üzerinde böyle bir asilik var mıdır ki?
(bkz: dünyada olmak istenilen yerler)
with orchestra live gibi bir albüme imza atmışlardır ki... ah diyorum.
bu albümle dünyaya mad about you, eden gibi süper ötesi performanslar kazandırmışlardır. hepsi baştan sona izlenesi dinlenesidir. birde bunları noemie wolfs'un eşsiz sesiyle, ortamın büyüleyici atmosferiyle dinlediğinizde oturduğunuz yerden bir kuş gibi kanatlanmanızı sağlarlar ki, sorarım kendime hep dünya üzerinde böyle bir asilik var mıdır ki?
(bkz: dünyada olmak istenilen yerler)
devamını gör...
güneşin doğuşunu izlemek
eşsiz bir görsel şölendir sıcak kahve eşliğinde,
insanın kendi varlığına duyduğu saygıyı
ve devasal önemli olan hayatında nasıl da küçük ve ne kadar birtanecik olduğunu hatırlatır benliğine.
arada insan gözünün muhakkak şahit olması gerekir ki;
evrene olan,
insana olan bağlılığı aidiyet bulsun.
kimbilir belki kutsal karmaşasına itilmiş günlük formlarından sıyrılıp,
görebildiği ile hayat bulur.
insanın kendi varlığına duyduğu saygıyı
ve devasal önemli olan hayatında nasıl da küçük ve ne kadar birtanecik olduğunu hatırlatır benliğine.
arada insan gözünün muhakkak şahit olması gerekir ki;
evrene olan,
insana olan bağlılığı aidiyet bulsun.
kimbilir belki kutsal karmaşasına itilmiş günlük formlarından sıyrılıp,
görebildiği ile hayat bulur.
devamını gör...
nescafe classic
çok kötü bir kahvedir. tadı asfalt gibidir ve kokusu da kahve kokusuna benzemez.
devamını gör...
ericsson gh 688
ilk cep telefonum, kendisi ile 1997 yılında tanışmıştık, o zaman yanlış hatırlamıyorsam 163.000.000 tl saymıştım (faturası evde bir yerdedir, aradan onca sene geçmesine rağmen atmamışımdır, hep saklarım, evet gençler o zaman paramızda bol sıfır vardı, sonra altı sıfır atıldı, gerçi atıldı da ne oldu, eskisinden daha beter oldu.)
toplum olarak hep ayrışmayı seviyoruz, bu kanımızda var, siyasiler bile bu yönde toplumu ayrıştırıyorlar. çocukluktan beri fenerbahçeliler-galatasaraylılar, renaultcular-tofaşçılar, turkcellciler-telsimciler, ericssoncular-nokiacılar, iphonecular-androidçiler gibi hep bir tarafı tutuyoruz, daha doğrusu tutmak zorunda kalıyoruz. o zamanda cep telefonu türkiye'de yeni yeni yaygınlaşmaya başlıyor, piyasada ericsson ve nokia modeller başı çekiyor. piyasada tek tük hatırladığım motorola ve başka markalarda mevcut ama o kadar azlar ki esameleri okunmuyor.
dedim ya cep telefonu yeni yeni yaygınlaşıyor. o zaman henüz yeni yeni çıkmaya başladığım şimdiki eşime hava atacağım, bir cep telefonu alayım dedim, ona da sürpriz yapacağım, düşünsenize milletin içinde al buradan arkadaşlarını ara diyeceğim. ericsson mu nokia mı diye bakıyorum. dediğim gibi ericssoncular bir yanda nokiacılar diğer tarafta, telefonu almakla bitmiyor bir de operatör seçeceksin, turkcell mi telsim mi olacak, tam çifte bela, hangi seçimi yaparsan toplumun gözünde ..... cı olacaksın.
ericsson isveç, nokia finlandiya malı. mesleğim gereği isveç teknolojisini iyi biliyorum. isveç çeliğini, volvoyu, saabı tanıyorum, finlandiyayı ise sadece kone marka asansörlerden biliyorum, finlandiya kim ola ki dedim ve ericssonda karar kıldım, o zaman ericsson'un 388 modeli çok yaygın, gh 688 yeni gelmiş:
www.eskigaste.com/efsane-er...
nokia 8110 kayar kapaklı telefonda çok afili. (aşağıdaki reklamda hamile kadın maşallah telefonu karnında gezdiriyor, o zaman demek ki normalmiş, reklamda şafak sezer ve hakan yıldız var) :
neyse telefon olarak turkcell hatlı ericsson gh 688 de karar kıldım ve aldım, telefonda istediğiniz şarkıyı notalar ile yazıp, kaydedebiliyorsunuz, o zil sesiniz olabiliyor ama çıkan ses metalik, şimdiki nesile çok garip gelir. ericsson dedim ya isveç malı, volvo araba gibi, önceden volvo 940 model arabalar vardı, duvara vursan duvarı yıkardı, ericssonda öyle çerçevesi çelikten yere düşse hiç bir şey olmuyor, nokia 8110 kayar kapaklı daha estetik ama metal çerçeveli değil. zaman benim ericssonu seçmemle ne kadar doğru tercih yaptığım konusunda beni haklı çıkardı. kaç sefer benim telefon makine tepelerinden kendini yere atarak intihar etmeye kalktı, ellerim yağlı, kir-pas içinde iken bile hep bana hizmet etti, maşallah senelerce o işkenceye dayandı, tık bile demedi.
aynı iş yerinde nokia 8110 kayar kapaklı alan arkadaşımınki ne oldu, ilk yere düşmede kapak gövdeden ayrıldı, kenardaki kızağı kırıldı. peki yaklaşık 4 sene bana sadakatle hizmet eden telefon ne oldu, yerini aşağıdaki panasonic gd 90 a bıraktı.
toplum olarak hep ayrışmayı seviyoruz, bu kanımızda var, siyasiler bile bu yönde toplumu ayrıştırıyorlar. çocukluktan beri fenerbahçeliler-galatasaraylılar, renaultcular-tofaşçılar, turkcellciler-telsimciler, ericssoncular-nokiacılar, iphonecular-androidçiler gibi hep bir tarafı tutuyoruz, daha doğrusu tutmak zorunda kalıyoruz. o zamanda cep telefonu türkiye'de yeni yeni yaygınlaşmaya başlıyor, piyasada ericsson ve nokia modeller başı çekiyor. piyasada tek tük hatırladığım motorola ve başka markalarda mevcut ama o kadar azlar ki esameleri okunmuyor.
dedim ya cep telefonu yeni yeni yaygınlaşıyor. o zaman henüz yeni yeni çıkmaya başladığım şimdiki eşime hava atacağım, bir cep telefonu alayım dedim, ona da sürpriz yapacağım, düşünsenize milletin içinde al buradan arkadaşlarını ara diyeceğim. ericsson mu nokia mı diye bakıyorum. dediğim gibi ericssoncular bir yanda nokiacılar diğer tarafta, telefonu almakla bitmiyor bir de operatör seçeceksin, turkcell mi telsim mi olacak, tam çifte bela, hangi seçimi yaparsan toplumun gözünde ..... cı olacaksın.
ericsson isveç, nokia finlandiya malı. mesleğim gereği isveç teknolojisini iyi biliyorum. isveç çeliğini, volvoyu, saabı tanıyorum, finlandiyayı ise sadece kone marka asansörlerden biliyorum, finlandiya kim ola ki dedim ve ericssonda karar kıldım, o zaman ericsson'un 388 modeli çok yaygın, gh 688 yeni gelmiş:
www.eskigaste.com/efsane-er...
nokia 8110 kayar kapaklı telefonda çok afili. (aşağıdaki reklamda hamile kadın maşallah telefonu karnında gezdiriyor, o zaman demek ki normalmiş, reklamda şafak sezer ve hakan yıldız var) :
neyse telefon olarak turkcell hatlı ericsson gh 688 de karar kıldım ve aldım, telefonda istediğiniz şarkıyı notalar ile yazıp, kaydedebiliyorsunuz, o zil sesiniz olabiliyor ama çıkan ses metalik, şimdiki nesile çok garip gelir. ericsson dedim ya isveç malı, volvo araba gibi, önceden volvo 940 model arabalar vardı, duvara vursan duvarı yıkardı, ericssonda öyle çerçevesi çelikten yere düşse hiç bir şey olmuyor, nokia 8110 kayar kapaklı daha estetik ama metal çerçeveli değil. zaman benim ericssonu seçmemle ne kadar doğru tercih yaptığım konusunda beni haklı çıkardı. kaç sefer benim telefon makine tepelerinden kendini yere atarak intihar etmeye kalktı, ellerim yağlı, kir-pas içinde iken bile hep bana hizmet etti, maşallah senelerce o işkenceye dayandı, tık bile demedi.
aynı iş yerinde nokia 8110 kayar kapaklı alan arkadaşımınki ne oldu, ilk yere düşmede kapak gövdeden ayrıldı, kenardaki kızağı kırıldı. peki yaklaşık 4 sene bana sadakatle hizmet eden telefon ne oldu, yerini aşağıdaki panasonic gd 90 a bıraktı.
devamını gör...



