öncelikle insan neden böyle bir şeyi karşısındakine söyleme ihtiyacı duyar onu sorgulamak lazım. doktor musun? diyetisyen misin? yoksa karşındakini aşağılayıp moralini bozmak isteyen düşman mısın?
devamını gör...

satın alınmış bir takipçi kitlesiyle sürekliliği ve satışı sağlamanın zor olduğu, tüketici için güvenilirliği sağlamanın hayli güç olduğu pazarlama yöntemi. instagram marketingde güvenilir bir imaj yaratmak için takipçi sayısı ile beğeni sayısı arasında uçurumlar olmaması gerekir. örneğin 50.000 takipçisi olan bir hesabın beğeni sayısı 200'ü geçmiyorsa hedef kitlenin alışveriş için bu hesabı tercih etmesi neredeyse imkansızdır. ayrıca instagram takipçi satın alma gibi organik olmayan büyümeleri tespit ettiğinde hesabın görünürlüğünü düşürür, gönderilerinizin potansiyel kitlenizin size ulaşmasını sağlayacak keşfette yer almasını engelleyebilir. hedef kitlenin satın alma tercihlerini belirleyen en önemli etkenlerden biri kullanıcı yorumlarıdır. yine olumlu bir izlenim yaratmak için sahte hesaplar tarafından yorumlar yapılması işletmenin zararına neden olur. düzenli paylaşımlar yaparak takipçi kitlesini organik olarak arttırmak en güvenilir ve sağılıklı yoldur. bu esnada da takibe takip benzeri etiketler kullanmamak instagram tarafından kısıtlanmamak için önemli, sabırlı olmak gerekiyor. diğer bir önemli nokta ise hedef kitle ile iletişimde kalmak. yorum beğenme, dm'lere hızlı dönüş sağlama, sorulara tatmin edici yanıtlar verme gibi hedef kitle ile etkileşim sağlamak tercih edilebilirlikte önemlidir. bunlara ek olarak doğru ürünü bulmak da en az instagram'ı doğru kullanmak kadar önemli. hedef kitlenin kim olduğu, hangi ürünlerinin satışının yapılacağı önceden belirlenmeli. mesela züccaciye ürünleri satan bir ticari hesap makyaj malzemeleri de satmaya başladığında tüketicisinin ve potansiyel tüketicisinin gözündeki marka değerini zedeleyebilir.
devamını gör...

the atlantic adlı dergide geçen bir bilgiye göre 1917 yılında ingiliz donanması amirali john arbuthnot fisher winston churcill'e yakın zamanda bahşedilecek yeni unvanlar hakkında bir mektup yazarken "tapiste yeni bir şövalyelik tarikatı olduğunu duydum, o.m.g (oh my god)" ifadelerini kullanarak günümüze kadar gelmiş olan omg kısaltmasını ilk kullanan kişi olmuştur.
devamını gör...

durum ciddi. tehlike "ben geliyorum" diyor. geçtiğimiz günlerde de irticai faaliyet yasağı kaldırıldı.
ordumuz bağıra bağıra cemaatlere teslim ediliyor. jandarma sahil güvenlik akademisi(jsga) tamamiyle cemaatlerin elinde, başındaki kişiler cemaatçi! zor günler yaklaşıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
jandarma sahil güvenlik akademisi akademi başkanı tuğgeneral murat bulut

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugüne dek mars'a gitmek için hazırlanan projelerin yarıya yakınının başarısız olması nedeniyle ortaya atılan söylentiye konu olan ve aslında var olmayan lanet.

60'lı yıllarda hem amerika birleşik devletleri'nin hem de sovyetler birliği'nin mars ile ilgili görevleri sürekli olarak başarısızlığa uğrayınca, gezegenin yakın çevresinde, oraya gitmeye fiziksel olarak engel olan bir şeylerin olup olmadığı tartışılmaya başlanmış. hatta bu görevlerden bir kısmının proje mühendisliğini yapan kişiye gazeteciler tarafından bu soru yöneltilmiş. proje mühendisi konunun bununla ilgisi olmadığını, bu başarısızlıkların tamamen mühendislik hatası olduğunu söylemesine rağmen time dergisinde bir haber çıkmış. haberde "eğer ortada fiziksel bir sebep yoksa, araçları yiyen bir uzay canavarı var o zaman" şeklinde bir ifade geçtiğinden (derginin genel olarak sahip olduğu ciddiyeti ve önemi de göz önüne alınınca) ortalık biraz karışmış.

hayali canavara bir de büyük galaktik hortlak gibi bir isim koymuşlar ve mars laneti söylentisi de böylece ortaya çıkmış.

bu "lanete" takılmadan gezegene araç göndermeyi daha ilk seferinde başaran tek ülke, şimdilik hindistan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şaşırtmamıştır, akp ve mhp, bu ülke insanı için iyi olan her şeye karşıt, dış güçler diye eleştirdikleri, türkiye'nin önündeki en büyük engel olan pis gücün ta kendisiler.
devamını gör...

kastedilen amazon yerlileri ise yine daha mantıklı olucak umuttur . millet aç aç tatil mi gelir aklına .
devamını gör...

efendim? diye cevap verebileceğim cümle.

genelde gün içerisinde tanım girip, gece yatmadan önce de bazı yazarların profiline girip hatim indirir gibi her şeyi okuyor ve bir kısmını oyluyorum. o nedenle gece geç vakitlerde sapık gibi sinsi sinsi iş çevirir gibi görünebilirim oralardan *
devamını gör...

doksanlarda bir tiyatrosuna gitmiş olduğum rahmetli nejat uygur'dan imzalı fotoğraf almışlığım var.
devamını gör...

şayet hayatınızı bir köpek ya da kediyle paylaşmak niyetindeyseniz; cevabı, hayvanın bakımına ayırabileceğiniz süreyle doğru orantılı olan soru.

her ikisi de çok tatlı, her ikisini de çok seviyorum ancak köpek bakımı kediye nazaran bir tık daha zahmetli ve zaman isteyen bir şey. günde birkaç kez tuvalet ihtiyacını gidermesi için dışarıya çıkarmak, gezdirmek ve bunun için bazı durumlarda sağlam kollara sahip olmak * gibi şeyler gerekli. sanırım bu sebeplerden ötürü benim tercihim kedi olurdu.
devamını gör...

yemek yemediğimiz durumlarda kurtarıcı işlevini görür. ilk çiğ köfteci dükkanı açıldığı zaman önünden geçtiğimde bir baktım, açılış yapılmış, balonlar, çiçekler, çelenkler vs. içimden dedim fazla uzun sürmez, yakında kapatır gider, mevsimlik çiçekler gibi ömrü kısa olur diye ama yanılmışım. hatta o dükkanın sahibine de itiraf ettim aklımdan böyle düşüncelerin geçtiğini. o dükkan şimdi dokuzuncu senesine girdi herhalde. ilk öncüsü orası oldu ve ardından diğer markalar da pıtrak gibi şube açtılar. arz oluyorsa talep de geliyor.
devamını gör...

sorun* değil keyif olarak tanımlanır. şöyle güzel bir manzaraya karşı tam da kahve içmek zamanıdır. hadi pamuk eller cezveye*.
devamını gör...

evin duvarlarını incelemek,odaları keşfetmek, evdekileri daha yakından tanımak daha daha nasılsınız tadında ilerlemeyi düşünüyorum.
devamını gör...

#291033 artık gece 03:30 sularında üstüne bı soğuk su içer. trollerin kralı lucifer.
devamını gör...

gözlerin çok güzel demişti 20 senelik arkadaşım üç biradan sonra.

hem mekan hem kişi hem de iltifat saçma sapandı.

benim keyfim acayip bozuk yani tırlatmak üzereyim, depresyondayım falan. arkadaş grubum benim kafam dağılsın diye haftasonu planı yaptı. ben de mecburi uydum. kızlı, erkekli hani bir kesimin sevmediği türden. neysem efem plan program içine clube gidelimi de eklemişler. 'ben yok mok kafam kaldırmaz deniz kenarı oturup bir iki takılalım' diyorum beni dinleyen yok.

kalktık gittik. bizim oğlan baktım yamuldu. alkolün ona verdiği yetkiyle son ses dımtıs dımtıs müzik eşliğinde o mükemmel kelimeler döküldü ağzından 'gözlerin ne kadar güzel' gözlerimin kahverengi olması dışında bir sorun yok. hee birde ortaokul arkadaşım bunu söyleyen. zaten keyfim yok, canım sıkkın 'yürü git lan' demişim.

bu hikayenin anateması 'alkol yasaklansın'.
püfff ne sandınız ya!
devamını gör...

günaydın sözlük,
modern zamanlardayız, hayat hızlı akıyor vb. klişelerle yaşıyoruz ama meğer milattan önce hititler bile hayatı yavaşlatmak için dua ediyormuş... bu duayı okuyunca anladım ki hani mindfulness denilen şu 'şimdi ve burada' olma, anı yaşama denilen zımbırtıya ulaşmaya çalışmak sadece bizim derdimiz değilmiş...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu arada yeni aya girdik, bizler böyle ay başlangıçlarını severiz, hayata dair planlara başlangıç günümüz olur böyle günler... planlama yapmayı seven biri olarak bugün benim için bol plan yaptığım bir gün olacak, o kesin... bu yeni ay hepimiz için hayırlara vesile olsun...
devamını gör...

21 aralık - orta çağ'dan sonra ilk kez yaşanacak olan jüpiter ile satürn yaklaşımı, 21 aralık'ın gün batımında dünyanın gökyüzünde çift gezegen gibi gözükecek.


"tarih 21.12.2020, (en uzun gece) yüzyıllar sonra gün batımında jüpiter ve satürn gezegenleri birleşecek. nasa onaylı elektrik kesintisi de bekleniyor dünya genelinde."

satürn jüpiter canlı yayın başladı
devamını gör...

orta asya türk geleneğinde hastalık sağaltımı yapan şamanlara kam adı verilir. kırgızlarda ve farklı bazı türk boylarında ise baksı ya da bahşı adıyla anılır. tengricilik öğretisine göre, kam'ın ata ruhlarıyla iletişime geçtiğine inanılıyordu. aynı zamanda ülgen ve erlik' le de iletişim halinde oldukları inancı hakimdi. tabi öyle pat diye kam olamıyorsunuz. evvela bir süre hastalanmanız lazım. onların kendilerine göre özel nöbetleri var. bu nöbetler kamların alameti farikasıdır. yuriy vasiliev'e göre kamlar bu nöbetler esnasında gırtlaktan garip sesler çıkarırlar. bu seslerin kam ile bütünleşen öte alem ruhları olduğuna inanılır. bu arada mevzu biraz ailesel miras olarak görüldüğü için kamın ailesinde, daha önceden yaşamış kamların ruhları da kendisi ile bütünleşmeye gelir. yani bu süreç bir nevi aile saadeti gibi bir şey. tabi şöyle bir noktada var; kam öldü diyelim ama onun mirasını taşıyacak kimse yok. eyvah ki eyvah! bu durum da o kamın işi pek zor. uhrevi alemde uygun kam adayını bulana kadar dolaşıyor. yani kimsesiz ve öksüz bütünleşeceği kam adayı için tabiri caizse 36500 takla atıyor. yine vasiliev'in aktardığına göre eski türkler'de kam'a yardımcı olarak gelecek ata ruhları anne tarafından gelen ruhlar oluyor. anaerkil bir yardımlaşma hakim. bu bahsettiğimiz süreç 5-6 yıllık bir süreci kapsıyor ve ortalama olarak 7-8 yaşlarında mevzu başlıyor.

tabi bu tedavi ve esrime işleri de enteresan. kam dansı (baksı dansı) diye bilinen dans türü sağaltmanın olmazsa olmazı ve bu dans bazen kapalı alanlarda yapılıyor. şahsen benim birkaç kere bu tarz bir ritüeli canlı izleme fırsatım oldu. ben o kıyafetlerin içerisinde -ki altay türkleri ve tuva türkleri kam cüppesine ''manyak'' adını veriyorlar.- cidden manyak olurum. burada 15 ile 20 kilo arası bir ağırlıktan bahsediyoruz. birde elinizde düngür var. aman ki aman! ben kesin otağda bulunan herkesi ezip geçerdim. şifa vereceğiz diye milleti hastanelik ederdim. o yüzden tuvalı arkadaşa büyük saygı duydum. o kostümle kimsenin kılına zarar gelmeden ritüeli tamamladı. birde ara ara esrime esnasında çok fena bağırıyorlar, tamam kötü ruhları kovmak için yapıyorlar ama size doğru adım atıp, ayağı yere vurup, düngürü de beraberinde gümbürdetince, kalp atışlarınız düzensizleşebiliyor. türkmenlerde ise adet çok daha farklıymış öğrendiğim kadarı ile. kam ayrı ayrı dört yöne doğru koşmaya başlayıp, bayılana kadar koşmaya devam edermiş. bayıldığı anda da etrafındakiler başına toplanır söylediklerini dinler ve ona göre hareket ederlermiş.

birde bu totem hayvanı olayı türklerde biraz daha farklıdır. kuzey amerika ya da güney amerika yerlilerinin inancı ile pek örtüşmez. kamların totem hayvanına iye kııl adı verilir. vasiliev onu da şöyle betimliyor;bu hayvan mızrak gagalı, keskin pençeli, üç kulaç kuyruklu, büyük bir kuştur. yani kam'a özel ayrı bir yaratıktır. kamlar bu kuşu iki defa görürlermiş, biri kam oldukları anda ikincisi de ölmeden önce. yani bu yaratık; ''haydi abbas, vakit tamam; akşam diyordun işte oldu akşam!'' demek için geliyormuş ikinci seferde. ama ilk seferde öğretmenlik vazifesini yerine getirdiği için kendisine gönül koymamak lazım. zaten her şeyi öğretmiş, seni adam etmiş, son nefesinde yanında olması iyi bir şey kanımca.

şimdi tabi kaplumbağa ve kam mevzusuna girmezsek olmaz * özellikle uygur kamlarının mezar taşlarında kaplumbağa motifi bulunuyor. bu figürün kâinatı temsil ettiğine inanılıyor. orada cheyenne kabilesiyle bizimkilerin arasında bir benzerlik var aslında. #398987 ölümdü mezar taşıydı demişken, şöyle ilginç bir alıntı paylaşayım;


ölüm günümde fırtınalar eserse geri dönmeyeceğim

matrena adlı kadın şaman (udağan) şöyle vasiyet etmişti:

benim ölüm günümde güçlü rüzgârlar eserse, fırtınalar koparsa, ben geri dönmeyeceğim. akrabalarım rahat edecekler.

ve dediği gibi olmuş. öldüğü gün güçlü rüzgârlar esmiş, fırtınalar kopmuş, ağaçlar devrilmiş, evlerin camları kırılmış, aynı gece bir inek ölmüş, cenaze gömülürken bir de at ölmüş, mezarın yerini de vasiyet etmiş, akrabaları da o yeri kazmışlar, fakat yer sahipleri gömülmesine izin vermemişler bunun üzerine mezar çukuruna bir köpek gömmüşler, kendisini de başka bir yere gömmüşler.

matrena' nın ölümünden sonra, ikametgâhı olan köyügüye adlı yerdeki gölün buzunda üç ayının yattığını görmüşler. bu ayıların o şaman’ın ruhları olduğuna inanıyorlar. adamlar o şaman kadının ruhunun tunguz milletinden geldiğini söylüyorlar.

ulu şamanlar'ın ruhlarının üç defa dirildiği söylenir, küçük şamanlar’ın ise ancak bir defa dirildiği söylenir.

tarkaayı adlı yerde (nyurba rayonunda) alaca-oyuun adlı şaman oturmuştur. o bir zamanlar şöyle anlatmıştır:

''ben önce tunguz milletinin şamanı idim. bir gün kayıp olan geyiklerimi ararken tuzağa takılıp öldüm'' (tuzak mızrak idi).

sonra sakalar’ın ortasında ikinci defa doğdum. bu sırtımdaki delik ilk ölümüme sebep olan mızrağın deliğidir. gelecekte de böyle olacak ve ben köpeği çok olan bir milletin ortasında doğacağım.”

yuriy vasiliev, saha halk edebiyatı örnekleri s.146


kamlar öldükten sonra düngür geride bırakılmaz. ormana götürülür ve orada parçalanır. sonrasında bir ağaca asılır. genelde ilk tercih ardıç ve kayındır zira kamın gerek düngürü gerekse kopuzu bu ağaçlardan yapılır. sonrasında kamın bedeni doğa ile bütünleşmesi için bu ağacın dibine defnedilir. ekstra bir merasim yapılmaz. birde üç kere tekrarlanan bir aranas mevzusu var ama o daha istisna bir durum ve kısa bir ritüel barındırıyor.

mevzu uzun mevzu meşakkatli benden bu kadar. *
devamını gör...

hürgeneraliye ukdesidir.

gani müjde’nin kahpe bizans da yaptığı absürd komedinin daha önceki örneği olan arabesk filminde çalan şarkıdır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kahpe bizans’ta kahramanlık filmleri ile dalga geçerken arabesk filminde ise buram buram arabesk kokan şarkılı filmlerle kafa bulmuştur gani müjde ve erten eğilmez.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

şarkının sözlerini aysel gürel yazarken bestesini atilla özdemiroğlu yapmıştır. klasik bir arabesk şarkıdan beklediğiniz her şey bu şarkının içinde bulunabilir.

şarkı önce ünlü bir şarkıcı olan müjde ar’ın sesinden çıkar karşımıza. müjde ar şarkıyı okur ve şener şen filmin içinde başına gelen binbir olaydan sonra hastane yatağında yatar ve yan yatakta yatmakta olan rasim öztekin’in çözdüğü bulmaca ile ilgili sorulara cevap verirken sadece bu şarkının sözlerini mırıldanır. delirtici bir an yaşamak herkes için ideal bir sahnedir bu.

müjde ar

rasim öztekin’i bir süre sonra çıldırtmaya başlayan terk edildim sözü izleyici üzerinde de aynı etkiyi yapar ve filmin üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin gün içinde ansızın aklınıza gelebilir.

şener şen

terk edildim, terk edildim, terk edildim...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim