hocalı katliamı
26.02.1992'de hocalı kasabasında 83 çocuk, 106 kadın ve 70'den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 azerbaycan türk'ü ermeniler tarafından katledildi.
karınları deşilmiş hamile kadınlar, gözleri oyulmuş insanlar...
insanlık tarihinin kara lekesi hocalı katliamının üzerinden tam 29 sene geçmesine rağmen acımız hep taze. kinimiz hep diri.
unutma! unutturma!
karınları deşilmiş hamile kadınlar, gözleri oyulmuş insanlar...
insanlık tarihinin kara lekesi hocalı katliamının üzerinden tam 29 sene geçmesine rağmen acımız hep taze. kinimiz hep diri.
unutma! unutturma!
devamını gör...
kürtaj
kürtajla tuvalete sperm boşaltmanın hiçbir farkı yoktur. eskiden ben de ''günahhh hayırrr katilllerrrrrrr o da birrrr cannnn'' diyerek savunma yapardım şimdi utanıyorum, her neyse. henüz doğmamış bir canlının yaşam hakkından bahsedilemez ''e ama sen ellemesen doğacak o çocuk yani neden engelliyorsun?'' sen prezervatif kullanarak nasıl engelliyorsan o da öyle engelliyor işte. burada ''hahah fetüsleri öldürelim yaşasınn'' gibi bir durum da yok, kadın ekonomik, fiziksel ya da herhangi bir mesele yüzünden hazır olmayabilir ve istenmeyen doğumu engelleme hakkı vardır. bir başkası bunda söz hakkı iddia edemez.
devamını gör...
kısa şiirler
çöl fırtınası iki kere vurdu toprağı
örteceği ovanın sesleri ufalandı kelimelere
bir sessizlikte dinleniyorum
örteceği ovanın sesleri ufalandı kelimelere
bir sessizlikte dinleniyorum
devamını gör...
kardeşine kötü davrandığını fark ettiğin o an
kardeşimle yaş farkı çok fazla olduğundan hem anne hem ablaydım.bebekliği,çocukluğu ve genç bir kız oluşu hep gözümün önündeydi.
üstelik annemden öyle öğrendiğim için otoriter ve mesafeli bir anne ve her an her şeyiyle ilgilense de sinir bozucu bir ablaydım.
o yüzden, dönüp baktığımda kardeşime hiç de güzel davranmadığımı fark ediyorum, içimde bir sızı hissediyorum.onu üzdüğüm için çok üzgünüm.
yürütgeçte peki peki anladıkla dans ederken halini gözümün önüne getiriyorum.
özür dilerim sevgili kardeşim.
seni seviyorum.
üstelik annemden öyle öğrendiğim için otoriter ve mesafeli bir anne ve her an her şeyiyle ilgilense de sinir bozucu bir ablaydım.
o yüzden, dönüp baktığımda kardeşime hiç de güzel davranmadığımı fark ediyorum, içimde bir sızı hissediyorum.onu üzdüğüm için çok üzgünüm.
yürütgeçte peki peki anladıkla dans ederken halini gözümün önüne getiriyorum.
özür dilerim sevgili kardeşim.
seni seviyorum.
devamını gör...
yazarların en sevdiği diller
çince. sövüyorsun anlamıyorlar harika. *
devamını gör...
oral dönem
freuda ait psikoseksüel gelişim kuramındaki evrelerinin ilki.
salt sigara ve alkol değil, tırnak yeme, küfürbaz, patavatsız olma ve öpüşme isteği de dönemi sağlıklı atlatamamanın göstergeleridir.
ayrıca freud emicenin puro içmesine göndermeli efsaneler de vardır konudan ötürü. *
salt sigara ve alkol değil, tırnak yeme, küfürbaz, patavatsız olma ve öpüşme isteği de dönemi sağlıklı atlatamamanın göstergeleridir.
ayrıca freud emicenin puro içmesine göndermeli efsaneler de vardır konudan ötürü. *
devamını gör...
moero! top striker
ülkemizde kaptan tsubasa ile sıklıkla karıştırılır; en iyi futbol animelerinden biridir. fransa ve japonya ortak yapımıdır. dünyada nedense pek de ilgi çekmemiştir * ama italya'da fazlasıyla sevilmiştir. ülkemizde de durum sanırım böyledir. *
baş karakteri benjamin aynı zamanda çizgi filmin ülkemizde bilinen ismi de olmuştur.
animasyon karakteri olarak öyle çok da ayrıksı bir iş değildir teknik bakımdan ama fantastik şutlarla karizmasını ortaya koyar; bunlar hem çok iyi düşünülmüş hem de çizilip anime edilmiştir.
animede epey akıl almaz futbolcular ve bunların kendilerine özel, fantastik şutları vardır; en çok akılda kalanları şunlardır: hikaru (benjamin) ve onun akula (kartal) vuruşu, cesare (sezar) ve onun magnum (füze) şutu, julian (eric) ve onun serap (illüzyon) şutu *. ayrıca şeker duvar diye adlandırılan iri kıyım kalecinin olağanüstü kurtarışları da akıllara kazınmıştır. yapıtta bunlardan fazlası da vardır, örneğin birbirlerinin yapabileceklerini sezip paslaşa paslaşa tüm defansı geçebilen ikiz futbolcular *, ronaldinho'yu kıskandıracak çalımlar atabilen, tahminimce güney amerikalı, aşırı yetenekli bir oyuncu vs.
çizgi filmde beni tek üzen şey, adamım julian'ın (eric) ciddi ve uzun süren sakatlığıdır.
bu arada söylemeden edemeyeceğimdir; bence bu anime kaptan tsubasa'ya bin basardır.
baş karakteri benjamin aynı zamanda çizgi filmin ülkemizde bilinen ismi de olmuştur.
animasyon karakteri olarak öyle çok da ayrıksı bir iş değildir teknik bakımdan ama fantastik şutlarla karizmasını ortaya koyar; bunlar hem çok iyi düşünülmüş hem de çizilip anime edilmiştir.
animede epey akıl almaz futbolcular ve bunların kendilerine özel, fantastik şutları vardır; en çok akılda kalanları şunlardır: hikaru (benjamin) ve onun akula (kartal) vuruşu, cesare (sezar) ve onun magnum (füze) şutu, julian (eric) ve onun serap (illüzyon) şutu *. ayrıca şeker duvar diye adlandırılan iri kıyım kalecinin olağanüstü kurtarışları da akıllara kazınmıştır. yapıtta bunlardan fazlası da vardır, örneğin birbirlerinin yapabileceklerini sezip paslaşa paslaşa tüm defansı geçebilen ikiz futbolcular *, ronaldinho'yu kıskandıracak çalımlar atabilen, tahminimce güney amerikalı, aşırı yetenekli bir oyuncu vs.
çizgi filmde beni tek üzen şey, adamım julian'ın (eric) ciddi ve uzun süren sakatlığıdır.
bu arada söylemeden edemeyeceğimdir; bence bu anime kaptan tsubasa'ya bin basardır.
devamını gör...
abdülhamid kayıhan osmanoğlu'nun dolar yorumu
cumhuriyet ilan edilmese bizi bu adam yonetecek. saka gibi.
devamını gör...
gitmek mi zor kalmak mı sorunsalı
her ikisinde de kanayan bir yara olacak. biri giderken damla damla iz bırakacak ardında, damlaya damlaya biriken o deryada boğulacak bir diğeri. öyleyse kalmak zor diyelim.
gitmek ve kalmanın zorluk bakımından mukayese edildiği başlık.
gitmek ve kalmanın zorluk bakımından mukayese edildiği başlık.
devamını gör...
yelek golü
halı saha maçlarında hangi takımın o çirkin sarı, yeşil, mavi ya da pembe yelekleri giyeceğine karar verecek olan goldür. one goal to rule them all.
maç başladığında ilk gol atılana kadar sahada bir kargaşa ve gerginlik hakim olur. sahada envai çeşit formları ya da üst aşortmenleri ile bir zamanlar amatör top oynamış ancak ailevi nedenlerden ya da kasığındaki sakatlık yüzünden futbolu genç yaşta bırakmak zorunda kalmış olan on dört ya da on altı adam amaçsızca büyük bir tedirginlikle koşar durur.
bu esnada kaleye yaklaşık üç yüz metre mesafeden şut atanından tutun da dörde bir hücum ederken pas atmayı aklına bile getirmeden yaradana sığınıp abanına kadar birçok insana şahit olunur. çünkü ilk golü atmak çok önemlidir.
pırıl pırıl formalarını giymiş gelen adamlar bu ilk gol yüzünden üzerlerine çirkin yelekler giymek zorunda kalırlar. takımlarının formasındaki bir, üç ya da dört yıldız o iğrenç yeleklerin altında kayar gider. evet, artık arkadaşlarını diğer takımdan ayırt etmek kolaydır ama maçın da tadı tuzu kalmamıştır. yapabileceği birçok fantastik hareketi yapmak gelmez içinden insanı. sosyal halı sahadan bile izlemek istemez kendini.
bunun dışındaki diğer önemli nokta da yelek golünün skora yansıyıp yansımayacağıdır. bu konuda iki görüş vardır. birincisi; ne olursa olsun bu bir goldür ve tabelaya yansımalıdır. ikincisi; bunun sadece yeleği kimin giyeceğine karar vermek için olduğu, bu yüzden sayılmaması gerektiği yönündedir. ben ilk görüşten yanayım.
allah kimseyi beş yüz lira vererek yeni forma aldığı gün yelek golü yeme talihsizliği ile sınamasın.
maç başladığında ilk gol atılana kadar sahada bir kargaşa ve gerginlik hakim olur. sahada envai çeşit formları ya da üst aşortmenleri ile bir zamanlar amatör top oynamış ancak ailevi nedenlerden ya da kasığındaki sakatlık yüzünden futbolu genç yaşta bırakmak zorunda kalmış olan on dört ya da on altı adam amaçsızca büyük bir tedirginlikle koşar durur.
bu esnada kaleye yaklaşık üç yüz metre mesafeden şut atanından tutun da dörde bir hücum ederken pas atmayı aklına bile getirmeden yaradana sığınıp abanına kadar birçok insana şahit olunur. çünkü ilk golü atmak çok önemlidir.
pırıl pırıl formalarını giymiş gelen adamlar bu ilk gol yüzünden üzerlerine çirkin yelekler giymek zorunda kalırlar. takımlarının formasındaki bir, üç ya da dört yıldız o iğrenç yeleklerin altında kayar gider. evet, artık arkadaşlarını diğer takımdan ayırt etmek kolaydır ama maçın da tadı tuzu kalmamıştır. yapabileceği birçok fantastik hareketi yapmak gelmez içinden insanı. sosyal halı sahadan bile izlemek istemez kendini.
bunun dışındaki diğer önemli nokta da yelek golünün skora yansıyıp yansımayacağıdır. bu konuda iki görüş vardır. birincisi; ne olursa olsun bu bir goldür ve tabelaya yansımalıdır. ikincisi; bunun sadece yeleği kimin giyeceğine karar vermek için olduğu, bu yüzden sayılmaması gerektiği yönündedir. ben ilk görüşten yanayım.
allah kimseyi beş yüz lira vererek yeni forma aldığı gün yelek golü yeme talihsizliği ile sınamasın.
devamını gör...
hamam böceklerinin insandan iğrenme ihtimali
karşısına geç ve ona zarar vermeyeceğini söyle. gözlerinin içine bak bunu söylerken. ona franz kafka'dan bahset. dönüşüm üzerine entelektüel konuşmalar yap. zaten sen daha konuşurken o gidecektir.
hadi yine yırttınız köftehorlar.
hadi yine yırttınız köftehorlar.
devamını gör...
ruh sağlığını düzeltmeye yardımcı öneriler
ellerinizi kullanarak sonucunda ortaya bir ürün çıkaracağınız şeyler yapmanızı öneririm. beyin bir şeyle meşgul iken arka planda problem çözmeye odaklanır. siz aslında bir ürün artmaya çıkarırken probleminize çözüm arayışında olursunuz.
bu durumu ben yaratatıcığın 4 evresini 3.sü olan kuluçka evresine benzetirim. çünkü gerekli araştırma yapıldıktan sonra başka şeylere yönlendirilen insanların bir anda çözüme kavuştuları bilinir. arşimetin hamamda evreka sevinci herkes tarafından bilinen bir örnektir.
diğer önerim biblioterapi niteliği taşıyan kitaplar okumanız. psikonet yayınlarının bilişsel ve davranışçı terapiler serisi oldukça iyidir.
bu durumu ben yaratatıcığın 4 evresini 3.sü olan kuluçka evresine benzetirim. çünkü gerekli araştırma yapıldıktan sonra başka şeylere yönlendirilen insanların bir anda çözüme kavuştuları bilinir. arşimetin hamamda evreka sevinci herkes tarafından bilinen bir örnektir.
diğer önerim biblioterapi niteliği taşıyan kitaplar okumanız. psikonet yayınlarının bilişsel ve davranışçı terapiler serisi oldukça iyidir.
devamını gör...
kahve
bugün avuç avuç yesem kesmeyecek içecektir. metinler dosyalar ile savaşırken kafanı kaldırdığında elinle uzanabileceğin bir mesafede ise hayat kurtarıcı, enerji kaynağıdır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
"aklım kaçıverdi yerinden, bir gece vaktiydi"
devamını gör...
organize işler filminden akılda kalanlar
hani bir şarkı vardı. bay bay hepinis bay bay loolınıs beni takip edin hepiniz.
devamını gör...
1 mayıs 2021 normal sözlük mobil görünümünün güncellenmesi
birden değişti, şok oldum. güzel olmuş ama elimiz alışmıştı eski düzene.
devamını gör...



