annabel lee
ünlü şair ve yazar edgar allan poe'nun yazdığı son şiirdir ve şairin ölümünden hemen sonra basılmıştır.
bu ünlü şiirde poe'nun diğer eserleriyle ortak tema yani genç ve güzel ama erken yaşta ölen bir kadın anlatılır.şiirin ilham kaynağının poe'nun eşi olduğu da söylenmektedir.
buradaki hikaye,vladimir nabokov'un lolita adlı kitabında bahsedilen annabel hikayesi ile oldukça örtüşmektedir.nabokov romanını yazarken bu şiirden esinlendiğini kendisi de söylemiş,hatta kitabın adını önce 'the kingdom by the sea' yapmak istemiştir.
şiirin türkçeye en iyi çevirisi melih cevdet anday'a aittir.
bu ünlü şiirde poe'nun diğer eserleriyle ortak tema yani genç ve güzel ama erken yaşta ölen bir kadın anlatılır.şiirin ilham kaynağının poe'nun eşi olduğu da söylenmektedir.
buradaki hikaye,vladimir nabokov'un lolita adlı kitabında bahsedilen annabel hikayesi ile oldukça örtüşmektedir.nabokov romanını yazarken bu şiirden esinlendiğini kendisi de söylemiş,hatta kitabın adını önce 'the kingdom by the sea' yapmak istemiştir.
şiirin türkçeye en iyi çevirisi melih cevdet anday'a aittir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
(bkz: sokrates'in savunması)
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
"filistin'de doğdum, adsız yerlerden geldim.
toprağım yok anavatanım belirsiz.
ateşler yakıyorum parmaklarımla
ve sana şarkılar söylüyorum kalbimle.
yürek telim gönül yakıyor.
filistin'de doğdum yerim yok, toprağım yok, yurdum yok "
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
biz bir aileyiz*
devamını gör...
istanbul'da serçe kalmaması
valla bizim mahallenin haracını martı selami abi yiyor, serçe merçe sağ komaz vallaha! sabah 5 buçukta evden çıkıyorum balıkçının önündeki araba üstünde volta atıyor, saygılar deyip uzaklaşıyorum. sen de bir sabah şurdan bir simit al be birader bak arka sokak simit fırını dedi ne diyeceğimi şaşırdım geçen. dün resmini çekeceğdim unuttum. çekersem güncellerim. hayvanlarında kıyasıya karın doyurma derdine düşmelerinin ezilen tarafı olmalarından kaynaklandığını düşündüğüm durum.
devamını gör...
sevgililer günü
devamını gör...
insanların mutsuz olma nedeni
hayatta olmam ve çok yorulmuş olamam her şeyden ve herkesten.
bu oyun ve acılar ne zaman biter, sonuza kadar sürmez değil mi?
bu oyun ve acılar ne zaman biter, sonuza kadar sürmez değil mi?
devamını gör...
#emineyekimtecavüzetti
bu nasıl bir sapıklıktır. kanım dondu resmen.engel durumu olan masum saf bir kıza, çocuğa nasıl şehvetiniz olur. erkekliğiniz yere batsın. umarım o çok gurur duyduğunuz erkekliğiniz komple biter ,sap gibi kalırsınız. keşke ifşa edilseler . böyleleri gidip paşa paşa cezaevinde yatmamalı.
devamını gör...
kültürlü olmanın getirdiği zorluklar
her şey hakkında bir fikrin oluşacağı düşüncesidir.
devamını gör...
duygusal zekası yüksek olan insanların ortak özellikleri
yaşadıklarından dolayı başkalarını sorumlu tutmazlar; ama kendilerini de boş yere suçlamazlar. her şeyi kontrol edemeyeceklerini bildiklerinden kontrol manyaklarının yaptığı büyük hataları yapmazlar. empati yetenekleri öyle iyidir ki olayları karşılarındaki kişilerin bakış açısından net bir şekilde görebildiklerinden daha doğru kararlar verirler.
devamını gör...
fyodor pavloviç karamazov
edebiyatta en önemli 100 karakter, protagonist, antagonist vs. listesi yapılsa herhalde ilk otuza girerdi. ben otuzuncu sıraya koyabilirim. ya da... vazgeçtim, on beşinci sıraya koyuyorum.
pavloviç karamazov aslında basit bir insandır dosto'nun dediği üzere. hemen hemen her mujikte görülebilecek özelliklere sahiptir. yani sıradandır, bir esprisi yoktur.
fakat dostoyevski şunun da farkındadır: sıradanlık diye bir şey yoktur. her şey sıradandır, değişim imkansızdır. insanlar değişmez. bu sözleri raskolnikov'da, yani suç ve ceza'da duyuyoruz.
ve herkesin sıradan olma mevzusunu en güzel işleyen romanlarından biri de ölüler evinden anılar'dır. burada dosto'nun sıradan pavloviç karamazov'da göstermek istediği cevhere ulaşırız. en basit, kötü veya iyi insanda bile o aynı cevher vardır. yani varoluşumuz. zaten bu varoluşumuzun en dip noktasını da yeraltından notlar'da görürüz.
fyodor pavloviç karamazov'dan bahsetmiyor gibi gözükmemişimdir umarım. bu başka romanlardan (elbette dosto'nun) bahsetme nedenim karakterin yaratılışının daha iyi anlaşılması gerekmesi.
böylesine bir kadın düşkünü karakter, kendi kendine bir felsefeye de sahiptir. burada şöyle bir şey söylüyordu: "her kadında bir cevher vardır, önemli olan bunu görmek."
bu tarz bir şey söylüyordu işte... yani buradaki esas nokta, en sıradan insanın bile bir felsefesi, bir aklının olduğudur. onu diğerlerinden ayıran noktalar vardır elbet. belki başka insanlar gerçekten daha derindir, o içsel cevhere, varoluşa ulaşmak daha zordur. ama tünel ne kadar uzun olursa olsun illaki aydınlık vardır. pavloviç karamazov'un tüneli küçüktür. dolayısıyla fyodor pavloviç karamazov böyle anlaşılmalıdır.
ayrıyeten bir eleştirmenin dediği şey aklıma geldi... hangi eleştirmendi hatırlamıyorum ama insancıklar kitabında bütün ileriki romanlarındaki tiplemelerin mevcut olduğundan bahsetmişti. ippolit terentyev benzeri bir kişi hatırlıyorum mesela insancıklar'da.
ölümünden bahsetmeye gerek duymuyorum, en azından şimdilik. üzerine daha çok düşünmem gerekiyor. yine de ölümüyle doğan çevresel değişim çok önemli bir nokta. çocuklarındaki değişimler özellikle irdelenmelidir. bu da kısmi bir notum olsun geleceğe.
pavloviç karamazov aslında basit bir insandır dosto'nun dediği üzere. hemen hemen her mujikte görülebilecek özelliklere sahiptir. yani sıradandır, bir esprisi yoktur.
fakat dostoyevski şunun da farkındadır: sıradanlık diye bir şey yoktur. her şey sıradandır, değişim imkansızdır. insanlar değişmez. bu sözleri raskolnikov'da, yani suç ve ceza'da duyuyoruz.
ve herkesin sıradan olma mevzusunu en güzel işleyen romanlarından biri de ölüler evinden anılar'dır. burada dosto'nun sıradan pavloviç karamazov'da göstermek istediği cevhere ulaşırız. en basit, kötü veya iyi insanda bile o aynı cevher vardır. yani varoluşumuz. zaten bu varoluşumuzun en dip noktasını da yeraltından notlar'da görürüz.
fyodor pavloviç karamazov'dan bahsetmiyor gibi gözükmemişimdir umarım. bu başka romanlardan (elbette dosto'nun) bahsetme nedenim karakterin yaratılışının daha iyi anlaşılması gerekmesi.
böylesine bir kadın düşkünü karakter, kendi kendine bir felsefeye de sahiptir. burada şöyle bir şey söylüyordu: "her kadında bir cevher vardır, önemli olan bunu görmek."
bu tarz bir şey söylüyordu işte... yani buradaki esas nokta, en sıradan insanın bile bir felsefesi, bir aklının olduğudur. onu diğerlerinden ayıran noktalar vardır elbet. belki başka insanlar gerçekten daha derindir, o içsel cevhere, varoluşa ulaşmak daha zordur. ama tünel ne kadar uzun olursa olsun illaki aydınlık vardır. pavloviç karamazov'un tüneli küçüktür. dolayısıyla fyodor pavloviç karamazov böyle anlaşılmalıdır.
ayrıyeten bir eleştirmenin dediği şey aklıma geldi... hangi eleştirmendi hatırlamıyorum ama insancıklar kitabında bütün ileriki romanlarındaki tiplemelerin mevcut olduğundan bahsetmişti. ippolit terentyev benzeri bir kişi hatırlıyorum mesela insancıklar'da.
ölümünden bahsetmeye gerek duymuyorum, en azından şimdilik. üzerine daha çok düşünmem gerekiyor. yine de ölümüyle doğan çevresel değişim çok önemli bir nokta. çocuklarındaki değişimler özellikle irdelenmelidir. bu da kısmi bir notum olsun geleceğe.
devamını gör...
her uygulamayı gece modunda kullanan insan
parlak ekranlardan sıkılmış biri olarak benimdir. gece modunda her şey daha net, daha açık. hem bizim modumuz da her zaman gece..
devamını gör...
kürk mantolu bulgaristan türkleri

kürk mantolu türkler
lıfe dergisi fotoğrafçısı jackbirns tarafından 1950 yılında edirne tren garı'nda çekilen 1950 bulgaristan göçü fotoğrafında kadınların neden kürklü olduklarını kırklareli belediye başkanı mehmet siyam kesimoğlu sosyal medya üzerinden açıkladı.
kırklareli belediye başkanı mehmet siyam kesimoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda bulgaristan’dan 1950 yılında yurda göç eden türk kadınların üzerinde kürk olmasının sebebini paylaştı. lıfe dergisi fotoğrafçısı jackbirns tarafından 1950 yılında edirne tren garı'nda çekilmiş olan fotoğrafı paylaşan kesimoğlu, “ömürlerinde hiçbir zaman kürk giyme fırsatı bulamayacak olan bu kadınlar, ellerindekini satıp parasıyla kürk alıyorlardı ki; türkiye'ye geçtiklerinde kürkü satarak en azından bir miktar paralarını kurtarmış olabilsinler..,” şeklinde açıkladı.
paylaşımın altına yapılan çeşitli yorumlar ve kıyaslamalar dikkat çekerken, kesimoğlu sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım çok sayıda beğeni alırken, fotoğrafın altında şu ifadelere yer verdi;
''göç'' -1950
bu fotoğraf, lıfe dergisi fotoğrafçısı jackbirns tarafından 1950 yılında edirne tren garı'nda çekilmiş.
kadınların hepsinin üzerinde kürk olmasının nedeni ise;
bulgaristan'ın göç eden türklerin yanlarına sadece elbiselerini almalarına izin vermesi.
ömürlerinde hiçbir zaman kürk giyme fırsatı bulamayacak olan bu kadınlar, ellerindekini satıp parasıyla kürk alıyorlardı ki;
türkiye'ye geçtiklerinde kürkü satarak en azından bir miktar paralarını kurtarmış olabilsinler..,
dünya tarihinin en üzücü sahnelerinden biri de 1950'li yıllarda bulgaristan türklerinin maruz kaldığı insanlık dışı muameledir.
bu süreçte taşınmaz mallarının bir çoğunu arkasında bırakan bulgaristan türkleri taşınabilir mülklerini yanlarında götürmek istemiştir; ancak faşizan bir yönetime sahip bulgar hükümeti türklerin yalnızca kıyafetleri ile gitmesine izin vermiştir.
gidecekleri yurtta kendilerini neyin beklediğini bilmeyen bulgaristan türkleri hem daha sıcak tutması hem de her yerde satıldığında iyi para etmesi hasebiyle kürk satın alarak türkiye'ye gelmişlerdir.
kürklerle zengin bir hanım portresi çizilse de aslında fotoğrafın ardında bir dram vardır.”
kaynak: edirne'nin sesi
devamını gör...
baz
suda çözündüğünde ortama hidroksit iyonu bırakan madde. aynı zamanda "temel" anlamına da gelen bir kelime.
bazların tadı acıdır. ph dereceleri 7'den büyüktür. örneğin ince bağırsaklarımızdaki ortam baziktir.
bazlar, asitlerle birleştiklerinde tuz oluştururlar.
bazların tadı acıdır. ph dereceleri 7'den büyüktür. örneğin ince bağırsaklarımızdaki ortam baziktir.
bazlar, asitlerle birleştiklerinde tuz oluştururlar.
devamını gör...
yeni bir sözlük olsun derken yanlışlıkla ekşi sözlük olmak
ekşi'den buraya gelen kitle, zaten maalesef oranın troll ve sapık doluşundan yakınmakta olan, entrylerinin harcanmayacağı, gerçekten bilgilendireceği bir sözlük arayışında olan insanlardı.
dolayısıyla dilin ve başlıkların benzerlik göstermesi tesadüf olmasa da kötü bir şey de değildir.
kaliteli tüm platformları destekliyoruz.
dolayısıyla dilin ve başlıkların benzerlik göstermesi tesadüf olmasa da kötü bir şey de değildir.
kaliteli tüm platformları destekliyoruz.
devamını gör...
birini unutmanın en iyi yolu
benim uyguladığım yöntem üzerine gitmektir. kaçmak beni yıpratıyor bunun için oturuyorum gerekirse birkaç ay olsa bile bunu düşünürüm çünkü eğer aklımda kalırsa yıllarca düşüneceğimi bildiğim için 3-4 ay üzerine giderim artık gına gelir ve unutmaya başlarım.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
tanımlarını okumaktan keyif aldığım, gündem takipçisi yazarımız.
o yazsın biz takipteyiz. *
o yazsın biz takipteyiz. *
devamını gör...
koçum benim
2002-2003 yılları arasında trt-1'de yayınlanan gençlik dizisi. diğer örnekleri gibi lise hayatı daha yalın ve daha gerçekçi anlatmıştır. tarık akan okula yeni gelen basketbol koçudur. takımın başına geçer ve olaylar bunun etrafında döner. güzel diziydi fakat sağ olsun trt ansızın bitirmişti, hiçbir şey anlamamıştık.
devamını gör...






