2 kızımdan da, ilkokula başlayana dek (gördüler tabi delüğanluları) duyduğum cümle. yaw ne keyifli idi onların tek idolü olmak. bazen hatırlatıyorum, kızarıp bozarıyorlar sonra kahkahalar.
devamını gör...

ooo hele şükür bir devlet büyüğümüz afrika şartlarında yaşadığımızı fark etmiş.
devamını gör...

her türlü et ürünü tedarikçisi .
devamını gör...

avere sözlük yazarı işi. kim hangi tanımı beğenmiş diye tek tek baktığım doğrudur.
devamını gör...

fark edebilmek. bazen sağlıklı olduğunuzu fark etmeniz bile mutlu edebilir.
devamını gör...

kendisini kelimelerime sığdırmakta zorlandığım* için uzun süredir nickaltını doldurmayı ertelediğim yazarımızdır. hem bilgisi hem de düşünceleri ile bize yeni kapılar açar, düşünme sevk eder. tanımları dışında da öyle güzel biridir ki şaşar kalırsınız. kendisine geçen günkü direnişimde yanımda olmasından dolayı da bol bol kalpler yolluyor*, musmutlu ve huzurlu bir ömür geçirmesini diliyorum. kucak dolusu sevgiler*.
devamını gör...

algida'nın çubuk şeklindeki ve buz kıvamındaki değişik bir dondurmasıdır. serinlemek için iyi gidebilir.
devamını gör...

bugün denk geldiğim kazalar. çoğul evet. ölümün bir saniyelikte olsa yakınından geçmek, içimi burkuyor.

eve dönerken bir tane çocuk, sen de 9 ben diyim 11 yaşlarında elinde sigara salak salak dans ediyor. kendini havalı sanıyor. sinir oldum ottan dünya düzenine.
devamını gör...

sayesinde severek kullandığim yeni kelimeler edindiğim 4 kitaplık serüven.
- işemik: çiş
- kancıklamak: ispiyonlamak
- heyye: evet
- küşümlenmek: dert etmek, tasalanmak
- derakap: çarçabuk
- derecesiz üzülmek
- imi timi bellisiz
- kirp die kesilmek
devamını gör...

ülke ülke değil ki dallas dizisi seti sanki anasını satayım. bu adam sokak ortasında infaz yapsa şaşırmam şu saatten sonra.
devamını gör...

hypnogaja'nın bir şarkısıdır. melodisiyle, sözleriyle insanı üzer.

here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion
ı want to walk in the open wind
ı want to talk like lovers do
ı want to dive into your ocean
ıs it raining with you
so baby talk to me
like lovers do
walk with me
like lovers do
talk to me
like lovers do
here comes the rain again
raining in my head like a tragedy
tearing me apart like a new emotion
oh
ı want to breathe in the open wind
ı want to kiss like lovers do
ı want to dive into your ocean
ıs it raining with you
so baby talk to me
like lovers do
here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion
(here is comes again, here it comes again)
ı want to walk in the open wind
ı want to talk like lovers do
ı want dive into your ocean
ıs it raining with you
ooh here comes again
here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion (ooh ooh yeah)
ı want to walk in the open wind
ı want to talk like lovers do
ı want to dive into your ocean
ıs it raining with you
here comes the rain again
falling on my head like a memory
falling on my head like a new emotion



çok içten bağırdıktan sonra müzik girince insan ister istemez etkileniyor.
devamını gör...

zaman; bazısına göre her şeyin ilacıydı, bazısına göre göreceliydi, bazısına göre geçmek bilmezdi, bazısına göre hiçbir şeye yetmeyendi.

en temel hareket formülüne bakacak olursak.

yol = hız × zaman bu formülü bilmeyen yoktur.

bu formüldeki yol kavramını yaşam süremiz olarak, hız kavramını ise hayatı yaşama hızımız olarak tanımladığımızı düşünelim. zaman ise bilindiği anlamıyla, bizim bir türlü doğru kullanamadığımız bir kavram olarak kalsın.

eğer ki kadere inancımız varsa yaşam süremizin sabit olacağını söyleyebiliriz. yani kadere göre yaşam süremiz en başından belli.
buna göre formüldeki sabit değerimiz yol, değişken değerlerimiz hız ve zamandır.
bu durumda yaşama hızımız olarak tanımladığımız hız kavramını yakından incelemek faydalı olacaktır.
yaşadığımız şeylerin farkında olmadan, koşturmadan ibaretse yaşamımız, yaşam hızımız fazladır demektir. eğer koşturmadan vakit öldürmeye çalışmadan, her şeyin farkına vararak yaşıyorsak o zaman yaşama hızımız düşüktür demektir.

formülde değişken değerimiz olan hız ( hayatı yaşama hızımız) değeri ne kadar fazlaysa, yol değeri sabit olduğundan, zaman değeri de o kadar az olacaktır. aksi durumda yani yaşama hızımız ne kadar düşük olursa zaman değeri de o kadar fazla çıkacaktır.

sonuç itibariyle hayatı daha farkında olarak ve yararımıza olmayan şeyleri hayatımızdan çıkarıp daha yavaş ve daha anlamlı yaşarsak eğer, en kıymetli şeyimiz olan zamandan, bize yaşamak için daha çok şey kalacağı açıktır.
devamını gör...

açılan başlığı eleştirmek ile yazarın kendi fikirlerini aşağılamak farklı şeylerdir. o yüzden bu çizgiyi koruyarak herkesin saygılı biçimde eleştirmesini tavsiye ederim. aynı fikirde olmadığını nedenler ile birlikte açıklamak herkese faydalı olacaktır.
devamını gör...

ürküten anons.

hiç öyle "yoldaş benim!" triplerine giremem. elebaşı o değil mi? neyse cezası çeksin. anonstaki ses tonuna göre yanınıza gelip gelmeyeceğime karar vereceğim. ya sinirliyse? o zaman birini öne atar "aha mars" diye salarım.
bir de buradan olup yanımıza gelmeyen olursa vallahi de ispitlerim. anca beraber kanca beraber.
devamını gör...

bayağıdır aklıma gelen düşünce. intihar etmeye kalkışır mıyım, kalkışırsam bu ne zaman olur bilinmez ama intiharı düşünmemin temel sebebi, dünya ben gittiğimde varlığından ne kaybedecek sorusu. cevap hiçbir şey.
devamını gör...

paranormal veya tinsel anlamda kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösterdiği iddia edilen elektromanyetik alana verilen addır.

metapsişikçilerin "eflüv" adını verdikleri partiküllerin ışınımıyla oluştuğunu iddia ettikleri bu alan, yaşam enerjisi olarak adlandırılan bir tür enerjinin organizmalardan insan gözünün göremediği bir frekans düzeyinde titreşen ışınlar tarzında yayılmasıyla oluşur.
devamını gör...

-60 tl müze kart ücreti
-70 tl topkapı sarayı harem giriş ücreti
-fiyatı belli değil- topkapı sarayı konyalı lokantası kahve molası( manzara hatrına)
-15 tl yerebatan sarnıcı giriş ücreti
-13 tl deniz müzesi giriş ücreti
-50 tl beylerbeyi sarayı giriş ücreti
-8-15 tl sinema ilk seans bilet fiyatı
-geriye kalan para ile yiyecek içecek ulaşım giderlerini karşılama.

diğer bir alternatif
200 -300 tl günübirlik istanbul turlarına katılmak
devamını gör...

paul gauguin adlı ressamın 1894’te yaptığı nave nave moe adlı tablosu, tahitili iki genç kızın gün ortasındaki halini anlatır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ermitaj müzesi'nde sergilenen resme dikkatlice bakıldığında iki genç kızın resim kompozisyonundan uzak durduğu fark edilir. ressam bunu bilinçli olarak diğer tablolarında da yapmıştır.
tablonun açıklamasına gelince;
nave nave moe tahiti dilinde tatlı rüyalar anlamına gelmektedir.
tahiti kızlar hayatın farklı aşamalarını simgeler.
sol tarafta başının üstünde hale olan ve uyuklayan genç kız masumiyetin vücut bulmuş halidir. dünyanın kötülüklerinden habersizdir.

sağ tarafta elinde meyve olan ikinci kızın yasak elmayı ısırıp sevgili edinmek istercesine bakışı vardır.
kızların arkasındaki iki kişi ise dans edenlere bakmaktadır.
resmin arka planında tahitili yerliler gizemli antik bir tanrı figürünün etrafında dans etmektedir.

ressam seçtiği renk tonları ve çizimi ile ruh halini de sanatına yansıtmıştır.
paul gauguin mali açıdan kötü durumda iken oldukça primitif bir tarzda resim yapmıştır.
tahiti’de geçirdiği günlerini, tahitililerin yaşam şekli ve inançlarını anlattığı noa noa: the tahiti journal of paul gauguin adlı kitabı nave nave moe tablosunu daha iyi anlamamızı sağlar...

"....sanatçının yararlı bir insan olduğunu ancak çocuklarla yerliler kabul edebilir!
burada, uygar kişiliğimden, çok ötelerde kalmış ilkel kişiliğime dönüyorum. özlediğim bir şeydi bu.
para kazanmak zorunluluğuna ilişkin en küçük bir üzüntüye katlanmaksızın, gerekli olan her şeyi kolayca elde ederek, büyük bir mutluluk içinde, rahat bir yaşam sürdürüyorum.
doğa, yemişlerini bu kadar eli açıklıkla sundukça, paranın yeri ve gereği kalmıyor.
para aracılığıyla hayatta ihtiyaç duyduğum her şeye erişebileceğimi sanıyordum. yanlış!
hayatta kalabilmek için bereketli ve cömert doğaya başvurmalı.
o, ağaçlar, dağlar ve denizdeki kaynaklarında sakladığı hazineleri ondan isteyen hiç kimseyi geri çevirmez.
fakat yüksek ağaçlara tırmanmayı, dağa çıkmayı ve ağır yüklerle dönmeyi, balık tutmayı, dalmayı, denizin derinliklerinde kayalara sağlamca tutunmuş deniz kabuklarını söküp almayı bilmek gerekir."

tablonun değeri ise yaklaşık 40 milyon amerikan dolarıdır. hastalanıp, ilaç alacak parası olmadığı için ölen ressamın başka bir tablosu ise 2015 yılında 300 milyon dolara satılmıştır.
kafa sözlük'teki ressam arkadaşlarımızın kıymetini bilelim. *
devamını gör...

hatırlayan olursa bir turuncuyu yaksın iki sevindik olam!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

henüz ne olduğunu anlamadığım kavramdır aşk. o yüzden inanmıyorum belki birgün biri inandırır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim