firuze
firuze; süs eşyalarının yapımında kullanılan, mavi-yeşil arası rengi olan değerli bir taştır. buradan
ayrıca aysel gürel'in kızı müjde ar'a yazdığı bir şarkıdır.
“kıskanır rengini baharda yeşiller
sevda büyüsü gibisin sen firuze
sen nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu
üzüm buğusu gibisin sen firuze”
şarkıda geçen üzüm buğusu kelimesi olağanüstü güzellikteki hassasiyeti anlatıyor. yani üst düzey bir güzelliğin gelip geçici olduğunu her an kaybolabileceğini anlatmak istemiş.
ayrıca aysel gürel'in kızı müjde ar'a yazdığı bir şarkıdır.
“kıskanır rengini baharda yeşiller
sevda büyüsü gibisin sen firuze
sen nazlı bir çiçek, bir orman kuytusu
üzüm buğusu gibisin sen firuze”
şarkıda geçen üzüm buğusu kelimesi olağanüstü güzellikteki hassasiyeti anlatıyor. yani üst düzey bir güzelliğin gelip geçici olduğunu her an kaybolabileceğini anlatmak istemiş.
devamını gör...
emniyet genel müdürlüğünün ceza kestiği vatandaştan özür dilemesi
sosyal medya olmasaydı geçekleşmeyecek özürdü. videoyu izlerken cezayı kesen polis arkadaşın beden dili ve ses tonu bende zalim bir derebeyi, inisiyatif kullanmaktan kaçınan bir bekçi murtaza izlenimi yarattı. üzüldüm. emniyet müdürlüğü bu özürde samimi ise sorun yok. ama başta dediğim gibi sosyal medya vasıtası ile ortaya çıkıp, olumsuz görüş uyandırdıysa ve bu yüzden zoraki bir özür ise, dilenmesin daha iyi...
devamını gör...
hayatta bir kez olsun yapmak istenilen meslek
sizin bu yapmak istediklerinizi , gerçekleştirecek cin olmak isterdim.
devamını gör...
fazla arkadaşı olmayan insan
dünyanın en mutlu insanıdır.
devamını gör...
heraklitos
günümüzde daha dün söylenmiş gibi sarfedilen bir çok söz, felsefi yaklaşım ve aforizmanın ilk sahibi.
…ama tanrıyla mukayese edildiğinde bir insan aklıyla, güzelliğiyle ve her şeyiyle bir maymun gibi kalır.
altın arayanlar pek çok toprağı kazar ve az şey bulurlar.
aşağı inen yolla yukarı çıkan yol aynıdır.
aynı ırmaklara girenlerin üzerinden farklı sular akar.
aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz. hem varız hem yokuz.
bağlanışlar; bütünler ve bütün olmayanlar, bir arada duran ve ayrı duran, birlikte söylenen ve ayrı söylenen. her şeyden bir, bir'den her şey.
beklenmedik olanı beklemedikçe, onu bulamayacaksın.
bilgelik tektir; her şeyi her şeyle yöneten düşünceyi bilmektir.
bir dairenin başlangıcı ile sonu aynıdır.
bu her zaman var olan logos'u insanlar yalnızca işitmeden önce değil, işittikten sonra da anlamıyorlar. her şey bu logos'a göre olup bittiği ve ben her şeyi doğasına göre ayırt ettiğim ve nasıl olduğunu bildirip açıkladığım halde, söylediklerimle ve yaptıklarımla karşılaştıklarında acemi gibi davranıyorlar. uykudayken ne yaptığını unutan öteki insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller.
bütün yetişkin efesliler kendilerini asıp kenti çocuklara bıraksalar iyi olur; çünkü onlar 'hiç kimse bizden çok değerli olmamalı; böyle biri varsa, gitsin, başka yerde başkalarının arasında yaşasın!' diyerek, aralarındaki en değerli adamı , hermodoros'u sürgüne yolladılar.
bütünün kendisi olan bu evreni ne bir tanrı, ne de bir insan oluşturmuştur. o, sürekli belli ölçülere göre yanan, belli ölçülere göre sönen ezeli ve ebedi ateştir.
çemberin başı sonu aynıdır.
çoğunluk kavramaz karşılaştığı şeyleri. ne de anlar öğretildiği zaman. yalnızca öyle gözükür.
çok bilgi insanı uslandırmaz; öyle olsa hesiodos'u, pythagoras'ı, ksenophanes'i ve hekataios'u uslandırırdı.
çok bilgili olman akıllı olduğunu göstermez.
değişiklikten başka hiçbir şey devamlı değildir.
değişmeyen tek şey, değişimdir.
deniz suyu en temiz ve en pistir. balıklar onu içebilirler ve onlar için o kurtarıcıdır.buna karşılık insanlar için o içilemezdir ve öldürücüdür.
en kötü sanat bilgiyi yığmaktır.
güneş olmasa, diğer tüm yıldızlara rağmen hep gece olur.
güneşin genişliği bir ayak kadardır.
hak kavramını haksızlık kavramı olmasaydı bilemezdik.
halk yasayı kentin surlarını savunur gibi dirençle korumalıdır.
her şey akar, hiçbir şey kalıcı değildir; o yüzden aynı dereye iki kez girmek mümkün değildir; çünkü dereye bir kez daha girdiğimde hem ben hem de dere değişmiştir.
her şey ateşle takas olur, ateş de her şeyle; tıpkı altın ile malların ve mallar ile altının takas edilmesi gibi.
hiç eksik olmasın zenginliğiniz efesliler. olmasın ki alçaklığınız belli olsun.
insan ırkıyla karşılaştırıldığında en güzel maymun bile çirkindir.
insan tanrı tarafından küçük çocuk olarak çağrılır, nasıl ki çocuk da yetişkin insan tarafından öyle çağrılırsa.
insanların karakterleri onların kaderleridir ve insanlar layık oldukları hayatları yaşarlar.
insanların fikirleri, çocukların oyuncağıdır.
karşıt olan şeyler bir araya gelir ve uzlaşmaz olanlardan en güzel uyum doğar. her şey çatışma sonucunda oluşur.
karşıtlar yararlıdır, en iyi uyum farklılıklardan çıkar.
kimle konuştuysam, hiçbirinin akıllı olmanın ayrı bir şey olduğunu anladığını görmedim.
mutluluk maddi sevinçlerden ibaret olsaydı, çayıra koşan öküzleri mutlu saymak gerekirdi.
ne şaşırıyorsunuz bre reziller! yoksa oyun oynamak sizinle devlet yönetmekten daha iyi değil mi?
artemis tapınağında çocuklarla oyun oynarken yanına gelen efeslilere
ölçülü olmak en büyük erdemdir. bilgelik doğaya kulak vererek doğruluğu dile getirmek ve doğru olanı yapmaktır.
ölümsüzler ölümlü, ölümlüler ölümsüz. biri ötekinin ölümünü yaşar, öteki de ötekinin yaşamına ölür.
ruhları barbar olanlar doğanın dilini anlamazlar. bu insanlar için gözler ve kulaklar kötü tanıktır.
sağlıklı düşünmek en büyük haslettir ve akıllı olmak doğru söylemekten, tabiatın kurallarına uymaktan geçer.
tanrı için her şey güzel ve hakkaniyetlidir.
uykudayken yaptıklarını unuttukları gibi, uyanıkken yaptıklarını da bilmiyorlar.
…ama tanrıyla mukayese edildiğinde bir insan aklıyla, güzelliğiyle ve her şeyiyle bir maymun gibi kalır.
altın arayanlar pek çok toprağı kazar ve az şey bulurlar.
aşağı inen yolla yukarı çıkan yol aynıdır.
aynı ırmaklara girenlerin üzerinden farklı sular akar.
aynı ırmaklara gireriz ve girmeyiz. hem varız hem yokuz.
bağlanışlar; bütünler ve bütün olmayanlar, bir arada duran ve ayrı duran, birlikte söylenen ve ayrı söylenen. her şeyden bir, bir'den her şey.
beklenmedik olanı beklemedikçe, onu bulamayacaksın.
bilgelik tektir; her şeyi her şeyle yöneten düşünceyi bilmektir.
bir dairenin başlangıcı ile sonu aynıdır.
bu her zaman var olan logos'u insanlar yalnızca işitmeden önce değil, işittikten sonra da anlamıyorlar. her şey bu logos'a göre olup bittiği ve ben her şeyi doğasına göre ayırt ettiğim ve nasıl olduğunu bildirip açıkladığım halde, söylediklerimle ve yaptıklarımla karşılaştıklarında acemi gibi davranıyorlar. uykudayken ne yaptığını unutan öteki insanlar gibi bunlar da uyanıkken ne yaptıklarının farkında değiller.
bütün yetişkin efesliler kendilerini asıp kenti çocuklara bıraksalar iyi olur; çünkü onlar 'hiç kimse bizden çok değerli olmamalı; böyle biri varsa, gitsin, başka yerde başkalarının arasında yaşasın!' diyerek, aralarındaki en değerli adamı , hermodoros'u sürgüne yolladılar.
bütünün kendisi olan bu evreni ne bir tanrı, ne de bir insan oluşturmuştur. o, sürekli belli ölçülere göre yanan, belli ölçülere göre sönen ezeli ve ebedi ateştir.
çemberin başı sonu aynıdır.
çoğunluk kavramaz karşılaştığı şeyleri. ne de anlar öğretildiği zaman. yalnızca öyle gözükür.
çok bilgi insanı uslandırmaz; öyle olsa hesiodos'u, pythagoras'ı, ksenophanes'i ve hekataios'u uslandırırdı.
çok bilgili olman akıllı olduğunu göstermez.
değişiklikten başka hiçbir şey devamlı değildir.
değişmeyen tek şey, değişimdir.
deniz suyu en temiz ve en pistir. balıklar onu içebilirler ve onlar için o kurtarıcıdır.buna karşılık insanlar için o içilemezdir ve öldürücüdür.
en kötü sanat bilgiyi yığmaktır.
güneş olmasa, diğer tüm yıldızlara rağmen hep gece olur.
güneşin genişliği bir ayak kadardır.
hak kavramını haksızlık kavramı olmasaydı bilemezdik.
halk yasayı kentin surlarını savunur gibi dirençle korumalıdır.
her şey akar, hiçbir şey kalıcı değildir; o yüzden aynı dereye iki kez girmek mümkün değildir; çünkü dereye bir kez daha girdiğimde hem ben hem de dere değişmiştir.
her şey ateşle takas olur, ateş de her şeyle; tıpkı altın ile malların ve mallar ile altının takas edilmesi gibi.
hiç eksik olmasın zenginliğiniz efesliler. olmasın ki alçaklığınız belli olsun.
insan ırkıyla karşılaştırıldığında en güzel maymun bile çirkindir.
insan tanrı tarafından küçük çocuk olarak çağrılır, nasıl ki çocuk da yetişkin insan tarafından öyle çağrılırsa.
insanların karakterleri onların kaderleridir ve insanlar layık oldukları hayatları yaşarlar.
insanların fikirleri, çocukların oyuncağıdır.
karşıt olan şeyler bir araya gelir ve uzlaşmaz olanlardan en güzel uyum doğar. her şey çatışma sonucunda oluşur.
karşıtlar yararlıdır, en iyi uyum farklılıklardan çıkar.
kimle konuştuysam, hiçbirinin akıllı olmanın ayrı bir şey olduğunu anladığını görmedim.
mutluluk maddi sevinçlerden ibaret olsaydı, çayıra koşan öküzleri mutlu saymak gerekirdi.
ne şaşırıyorsunuz bre reziller! yoksa oyun oynamak sizinle devlet yönetmekten daha iyi değil mi?
artemis tapınağında çocuklarla oyun oynarken yanına gelen efeslilere
ölçülü olmak en büyük erdemdir. bilgelik doğaya kulak vererek doğruluğu dile getirmek ve doğru olanı yapmaktır.
ölümsüzler ölümlü, ölümlüler ölümsüz. biri ötekinin ölümünü yaşar, öteki de ötekinin yaşamına ölür.
ruhları barbar olanlar doğanın dilini anlamazlar. bu insanlar için gözler ve kulaklar kötü tanıktır.
sağlıklı düşünmek en büyük haslettir ve akıllı olmak doğru söylemekten, tabiatın kurallarına uymaktan geçer.
tanrı için her şey güzel ve hakkaniyetlidir.
uykudayken yaptıklarını unuttukları gibi, uyanıkken yaptıklarını da bilmiyorlar.
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
(bkz: güneş)
ne kadar da güzel ve samimi bir karalama defteri var. okudukça okuyorum, durduramıyorum kendimi. her gün mutlaka profilini ziyaret ederim.
ne kadar da güzel ve samimi bir karalama defteri var. okudukça okuyorum, durduramıyorum kendimi. her gün mutlaka profilini ziyaret ederim.
devamını gör...
9 köpeğin diri diri yakılması
iyice gemi azıya aldı, alçak herifler.
bi salın lan artık hayvanları, ne bitmez kininiz, ne pis bir karakteriniz varmış ya!
bi salın lan artık hayvanları, ne bitmez kininiz, ne pis bir karakteriniz varmış ya!
devamını gör...
gerçekten iğrenç bir hayat
ezgisi bol, sözü yok denecek kadar az parça.
ara ara yaşadıklarımı gözden geçirince ağzımdan dökülüveriyor.
ara ara yaşadıklarımı gözden geçirince ağzımdan dökülüveriyor.
devamını gör...
tuvalette hayatı sorgulamak
mesele tuvalet değil kendinle baş başa kaldığın andır. tuvalet bu duruma müsait yerlerden biridir.
devamını gör...
şeytan olsaydınız yapacağınız şeyler
bazı insanlara “yerimde gözün mü var ? “ diye sorardım .
devamını gör...
günde 1 litre süt içmek
2000li yılların çocuğudur. modaydı çocuğa kutu kutu süt içirmek. kansızlık yapar, iştahsızlık yapar, taş yapar, sanıldığı gibi boyu uzatmaz. iri uzun iki erkek evlat sahibi bir anne olarak yazıyorum 1 bardak süt kafi. bir ömür, yeni doğmuş dana gibi beslenmeyi seven kendi bilir.
devamını gör...
penis shaming
türkçeye ''penis utandırma'' olarak çevrilebilecek olgu. bazı erkeklerdeki penis boyunun kısalığı ile ilgili yapılan şakalar, hakaretler, utandırmalar, yani "penis shaming" sorunludur. "body shaming"in bir parçasıdır; toksik erkekliğin kurmuş olduğu katı cinsiyet rollerini pekiştirir. özellikle büyük fallus erkekliğin gücünün bir sembolü olagelmiş, çoğunlukla kadınlar üzerinde tahakküm kurmanın bir aracına dönüşmüştür. erkekler, çocukluklarından itibaren kendi aralarında penis boylarını yarıştırırlar; küçük penisli erkekler toksik erkekliğin koyduğu normları benimsemiş erkeklerce utandırılır. penis shaming ile ifade edilen şey, küçük penisli erkeğin yeterince erkek olmadığı, daha az değerli olduğu, güçsüz olduğudur ki bu yaklaşım heteroseksist hegemonik erkekliğin normlarını destekler. (toksik erkekliğin de savunduğu) başka bir ima küçük penisli erkeğin kadınları tatmin edemeyeceği, bunun için büyük penisin gerekli olduğu mitidir. oysa heteroseksüel cinsel ilişkilerdeki tatmin penisin boyuyla doğrudan ilişkili değildir. penis shaming erkekliği biyolojiye, cinsel organlara indirger, oysa "erkek doğulmaz, erkek olunur", erkeklik patriyarkal, cinsiyetçi bir toplumsal inşadır, kurgudur; biyolojik cinsiyet yoktur, atanmış cinsiyet vardır.
devamını gör...
merhaba poğaçacı (yazar)
çok hoş bir mahlasa sahip yazar. bir insana merhaba demek zaten başlı başına iç ısıtan eylem iken bir de sonuna poğaça gibi dehşet-ül vahşet lezzette bir şey ekliyoruz. her seferinde de aklıma karaköy poğaçası geliyor. böyle yuvarlak, tabanı; sıcak tabla içinde durmaktan hafif kıtırlaşmış, içi dolu dolu, üzeri de çörek otlu pambık gibi bir poğaça...
merhaba poğaçacı...*
merhaba poğaçacı...*
devamını gör...
ağlatan kitap alıntıları
..."öp beni yine, gözlerini de gösterme! bana yaptıklarını bağışlıyorum. ben kendi katilimi seviyorum; ama seninkini, onu nasıl sevebilirim!"
sustular, yüz yüzeydiler, gözyaşları birbirine karışıyordu...*
-uğultulu tepeler.
sustular, yüz yüzeydiler, gözyaşları birbirine karışıyordu...*
-uğultulu tepeler.
devamını gör...
lc waikiki
büyüyünce giyinmeyi bıraktığım bir mağazadır. maymunlu poşet kullandığı dönem aklıma geldi...
devamını gör...
on dakika önce yapılan aktivite
10 dakika sonra ne yapacağımı düşünüyordum.
devamını gör...
karambol (yazar)
3 ay boyunca kafa sözlük moderatörlük görevini layığı ile yapmış yazarımız.
biraz yorulmuş ki "mola" istedi.
artık sözlük kariyerine yazar olarak devam edecek.
(bkz: tişikkirlir)
biraz yorulmuş ki "mola" istedi.
artık sözlük kariyerine yazar olarak devam edecek.
(bkz: tişikkirlir)
devamını gör...
giuseppe mazzini
genç italya hareketinin kurucusudur. italyan milliyetçi'sidir.roma'da kurulu bir cumhuriyetçi hükümetin başına geçirilmiş ancak düşürülerek sürgünü gönderilmiştir.
devamını gör...

