türk milletinin gereksiz kutsallaştırdığı şeyler
penis ve vajina.
devamını gör...
kadınların eskisi kadar zor olmaması
83 milyon küsürlü ülkemde öldürüle öldürüle hepi topu 10 kadın kaldı. onlarında yarısı yaşlı, yaşlı genç. yaşlıdan zaten size ekmek çıkmaz, genç olanları da salın zahmet olmazsa.
devamını gör...
sadece ben mi evde oturuyorum acaba hissi
herkes dışarıda sanki. yollar tıklım tıklım. gecesi gündüzü yok herkes rutininde adeta. peki ya evde bekleyen ve benim gibi tüm kurallara riayet edenler? onlar da işte sadece ben mi evde oturuyorum acaba hissi yaşayacaklardır.
devamını gör...
mark zuckerberg
kayınvalidesinin annesiyle konuşabilmek ve kızı istemek için çince (bkz: mandarin) öğrenmiş kişi. gayet de akıcı konuşuyor:
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
benim gibi hisseden benim düşüncelerime ortak olan bir insanla konuşmayı çok isterdim. ama bu insanları nasıl secip ayiklayabiliriz? hepsiyle tek tek tanışıp düşüncelerini anlamaya çalışmak çok yorucu olur. keşke yolda geçen kalabaliklarda insan kendine en yakın kişiyi bulabilecek bı hisse sahip olsa. o insanları çekse hayatına. zira öbür türlü ne kendini açıklamak kolay, ne de başkasını anlamaya çalışmak.
devamını gör...
yalnızlık
-"berlin'de yalnızsınız değil mi?" dedi
-"ne gibi?"
-"yani... yalnız işte... kimsesiz... ruhen yalnız... nasıl söyleyeyim... öyle bir haliniz var ki..."
-"anlıyorum, anlıyorum... tamamen yalnızım. ama berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçüklüğümden beri..."
raif efendi'nin haleti ruhiyesidir, kürk mantolu madonna'da.
bunu okuyunca dünyadaki bir başınalığım bana mahsus değilmiş demiştim. gecenin bir saati ya da sabahın ilk ışıklarında uyku ile uyanıklık arasında bir yerde içimi kocaman bir boşluk kaplıyor. soğuk bir ürperme ile şu hayattan geçiyorum ama sanırım hep kendimle olacağım, beni gerçekten anlayan ya da gerçekten anlayabildiğim bir ruh olmayacak diye düşünüyorum. derin bir sis kaplıyor. bazen yönümü buluyorum. farkındalığını yaşamayan bir insan gibi gündelik hayatıma dönüyor ve devam edebiliyorum. ama bazen kaybolup gidiyorum. derinlik artıyor. hissiz bir huzursuzluk kaplıyor her yanımı. çabalamaktan vazgeçiyorum. bırakıyorum hüzün, damarlarımda dolaşsın özgürce.
-"ne gibi?"
-"yani... yalnız işte... kimsesiz... ruhen yalnız... nasıl söyleyeyim... öyle bir haliniz var ki..."
-"anlıyorum, anlıyorum... tamamen yalnızım. ama berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçüklüğümden beri..."
raif efendi'nin haleti ruhiyesidir, kürk mantolu madonna'da.
bunu okuyunca dünyadaki bir başınalığım bana mahsus değilmiş demiştim. gecenin bir saati ya da sabahın ilk ışıklarında uyku ile uyanıklık arasında bir yerde içimi kocaman bir boşluk kaplıyor. soğuk bir ürperme ile şu hayattan geçiyorum ama sanırım hep kendimle olacağım, beni gerçekten anlayan ya da gerçekten anlayabildiğim bir ruh olmayacak diye düşünüyorum. derin bir sis kaplıyor. bazen yönümü buluyorum. farkındalığını yaşamayan bir insan gibi gündelik hayatıma dönüyor ve devam edebiliyorum. ama bazen kaybolup gidiyorum. derinlik artıyor. hissiz bir huzursuzluk kaplıyor her yanımı. çabalamaktan vazgeçiyorum. bırakıyorum hüzün, damarlarımda dolaşsın özgürce.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük;
ama öyle, çok severek aldığınız bir sneaker ayakkabıyı heyecanla ayağınıza giyip işe gitmişsiniz de, esneyene dek bütün gün ayağınızı vurmuş gibi, ''usandım da tatlı candan usandım'' dedirten bir acıyla, ofisteki masanızdan tuvalete yürümenin bile işkence olduğu bir günaydın değil elbet...
haftalardır bozuk olan klimayı cimri patronunuzun en sonunda insafa gelerek yaptırdığı, ve ''ulan bu sıcakta nasıl çalışacağız yahu, insaf!'' diye mesai arkadaşınıza söylenerek ofise girdiğinizde, yüzünüze çarpan o serin, klima kokulu hava, size beklenmedik bir mutluluk yaşatmış gibi bir günaydın...
42° bir günaydın değil, 18°-20° arası bir günaydın...
ama öyle, çok severek aldığınız bir sneaker ayakkabıyı heyecanla ayağınıza giyip işe gitmişsiniz de, esneyene dek bütün gün ayağınızı vurmuş gibi, ''usandım da tatlı candan usandım'' dedirten bir acıyla, ofisteki masanızdan tuvalete yürümenin bile işkence olduğu bir günaydın değil elbet...
haftalardır bozuk olan klimayı cimri patronunuzun en sonunda insafa gelerek yaptırdığı, ve ''ulan bu sıcakta nasıl çalışacağız yahu, insaf!'' diye mesai arkadaşınıza söylenerek ofise girdiğinizde, yüzünüze çarpan o serin, klima kokulu hava, size beklenmedik bir mutluluk yaşatmış gibi bir günaydın...
42° bir günaydın değil, 18°-20° arası bir günaydın...
devamını gör...
ağlayarak istiklal marşı okuyan küçük kız
istiklal marşımızı ellerini göğsüne vurarak, ağlayarak aşırı içten okuyan ve uzunca bir süredir haberlerde göremediğim için hakkında endişelendiğim gayet küçük ve bir o kadar hisli kardeşimizdir.
devamını gör...
akp'yi destekleyen gurbetçiler
gurbet denen medeniyette yaşayıp bize ortaçağı layık gören insanlardır.
devamını gör...
kafa filmler radyo yayını
an itibariyle duygulandım ağlıyorum.
şiirimin okunması ağlatıyor sanırsam.
fuzzy lee ben yazayım sen oku.
bir program mı yapsak beraber.
şiirimin okunması ağlatıyor sanırsam.
fuzzy lee ben yazayım sen oku.
bir program mı yapsak beraber.
devamını gör...
eskitme halı
halıyı bisikletinin arkasına bağlayıp yolda sürükleyenini duymuştum böyle. güya böyle böyle eskiyecek, halı değer kazanacakmış.
devamını gör...
muhterem fethullah gülen hocaefendi hazretleri
çok değil bir kaç sene öncesine kadar tam şekli ile söylenmediği takdirde dinsiz, imansız ve dahi muhalif bir vatan haini olduğunuzu iddia edenlerin oranı azımsanmayacak kadar olan tamlama idi. son 5 senede ülkede işler tersine döndü.
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
yüksek sadakat-döneceksin diye söz ver
tanımı yazarken dinlediğim şarkının değişmesi *
son feci bisiklet-bikinisinde astronomi
tanımı yazarken dinlediğim şarkının değişmesi *
son feci bisiklet-bikinisinde astronomi
devamını gör...
duyulan en iyi hazırcevaplar
"duyan kişi üzerinde 'vaaav be' etkisini yaratacak muhtemel olarak da konuşmayı sonlandıracak cevaplardır." şeklinde tanımı yaptıktan sonra. *
lisede çok sevdiğim bir öğretmenimle olan anım gelsin.
son sınıfta okurken coğrafya sınavı öncesi hem ortalama kasmak hem de öğretmenin de takdirini kazanmak adına sınava güzelce ve yoğun bir şekilde* çalıştıktan sonra sınav notlarını açıklanması ve 70 aldığımı öğrenmem sonucunda öğretmenim ile geçen diyalog. (serzenişli bir şekilde konuşmaya başladım.)
- hocam ya, hayvan gibi çalıştım 70 nedir, bu dersten 85 üzeri not alamayacak mıyım?
+ yanlışı başta yapmışsın, insan gibi çalışsaydın alırdın.
(tahmin edilen üzerine yanıt vermeden sessizce yerime oturdum.)
lisede çok sevdiğim bir öğretmenimle olan anım gelsin.
son sınıfta okurken coğrafya sınavı öncesi hem ortalama kasmak hem de öğretmenin de takdirini kazanmak adına sınava güzelce ve yoğun bir şekilde* çalıştıktan sonra sınav notlarını açıklanması ve 70 aldığımı öğrenmem sonucunda öğretmenim ile geçen diyalog. (serzenişli bir şekilde konuşmaya başladım.)
- hocam ya, hayvan gibi çalıştım 70 nedir, bu dersten 85 üzeri not alamayacak mıyım?
+ yanlışı başta yapmışsın, insan gibi çalışsaydın alırdın.
(tahmin edilen üzerine yanıt vermeden sessizce yerime oturdum.)
devamını gör...
normal sözlük'ün underrated yazarları
devamını gör...
insan sorgulamalı mı sorgulamamalı mı sorunsalı
sorgulayın, sorgulayalım türdaşlarım.
nazım hikmet'in dediği gibi yoksa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
insanı insan yapan sorgulamak değil midir?
mutlu olmak adına insanı insan yapan en temel özelliklerden birine sırt mı çevirelim?
hem nedir mutluluk sanki söyleyin bana?
nazım hikmet'in dediği gibi yoksa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
insanı insan yapan sorgulamak değil midir?
mutlu olmak adına insanı insan yapan en temel özelliklerden birine sırt mı çevirelim?
hem nedir mutluluk sanki söyleyin bana?
devamını gör...
tubular bells
bestecisi mike oldfield olup, 25 dakikalık enstrümantal bir müziktir. oldfiled'ın 17 yaşında bestelemeye başlayıp 19 yaşında bitirdiği müziktir. 1973 yapımı the exorcist filminin main themedir. oldfield enstrümanların çoğunu kendisi çalmıştır.
ne zaman duyulsa bu filmi hatırlatır,bir zamanlar cep telefonu zil sesi olarak çok kullanılırdı.
ne zaman duyulsa bu filmi hatırlatır,bir zamanlar cep telefonu zil sesi olarak çok kullanılırdı.
devamını gör...
dubleks evde yaşamanın zorlukları
sıradan türk korku filmlerinden alışık olduğumuz üzere, cinlerin dadanması.
bu meretler fakir evlerini beğenmez; nerede dubleks, tripleks ev varsa orayı mesken edinirler.
cin bile olsan rahatına düşkün oluyorsun demek ki. *
bu meretler fakir evlerini beğenmez; nerede dubleks, tripleks ev varsa orayı mesken edinirler.
cin bile olsan rahatına düşkün oluyorsun demek ki. *
devamını gör...

