deontoloji
genelde fakültelerin son sınıflarında verilen. mesleğe atıldığınızda, meslektaşlarınıza hakaret etmemeniz gerektiği. haksız rekabetten kaçınmayı, mesleki kurnazlıkların doğru olmadığını gibi ahlak konularını anlatır. ama daha sonrasında kim dikkate alır bunları, o meçhul.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
ben beni kimlerin takip ettiğini görebiliyorum 14 şubatta indirimden takipçi gör özelliğini almıştım. başka da bir şey alamadım o ayrı. üzülmeyin sayın yazarlar herkes bir gün takipçilerini görecek.
devamını gör...
20 mart 2021 türkiye'nin istanbul sözleşmesi'nden ayrılması
hukuki olarak yok hükmünde olan fesih!!. zira anayasa m. 90/5 açık. diyor ki: usulüne uygun yürürlülüğe girmiş olan milletler arası anlaşmalar kanun hükmündedir. cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile bir kanun yürürlükten kaldırılamaz. bu sözleşme temel hak ve hürriyetlerle ilgili bir sözleşme. anayasa'da temel hak ve özgürlüklerle kanunlar arası bir uyumsuzluk varsa sözleşme hükümleri uygulanır denmekte. yani sizin anlayacağınız temel hak ve özgürlüklerle ilgili sözleşme kanundan bir tık üstün. öte yandan cumhurbaşkanı, temel hak ve özgürlüklerle ilgili bir düzenleme yine yapamaz çünkü anayasa'ya yine aykırı. sözleşmeyi feshedebilmek için belli prosedürler var. önce uluslararası alanda o süreci yerine getireceksiniz daha sonra bir "kanun"la "sözleşmeyi uygun bulduğunuz kanunu" yürürlükten kaldıracaksınız.
neden yayımlandı bu kararname? o zaman karşımıza birtakım ihtimaller çıkıyor.
ilk ihtimal: bu zaten yok hükmünde. yok hükmünde olan birşey bile bile çıkarıldı. yok hükmünde olsa bile belli kesimlerin oylarının kazanılması cebe konuldu. fakat uluslararası alanda bağlayıcı olduğunu kim bilecek? bizim seçmen bunu bilmez ve bilmesi de gerekmez. hayali olarak "onların taleplerini yerine getirdim demek" bu. uluslararası çevrelere de "bizim düzenleme zaten yok hükmünde", "anlaşmaya bağlı olmaya devam edilecek" denilecek. yani içe başka dışa başka konulacak.
ikinci ihtimal: bu zaten yok hükmünde ve uygulanamaz. ancak 6284 sayılı kanunun kaldırılması veya önemli ölçüde değiştirilmesi yönünde bir irade oluşmuş oldu. bu sefer yine uluslararası anlaşma geçerli olur. zira bağlılık söz konusu.
üçüncü ihtimal: yok hükmünde değil ki bu düzenleme. zaten ülkede hukuk yok. ben kararname ile kanunu bile değiştiririm diyebiliyorsanız ben muz cumhuriyeti olmaktan, türkmenistan kuzey kore olmaktan mutluyum demek bu.
seç, beğen, al. consume, obey, die.
neden yayımlandı bu kararname? o zaman karşımıza birtakım ihtimaller çıkıyor.
ilk ihtimal: bu zaten yok hükmünde. yok hükmünde olan birşey bile bile çıkarıldı. yok hükmünde olsa bile belli kesimlerin oylarının kazanılması cebe konuldu. fakat uluslararası alanda bağlayıcı olduğunu kim bilecek? bizim seçmen bunu bilmez ve bilmesi de gerekmez. hayali olarak "onların taleplerini yerine getirdim demek" bu. uluslararası çevrelere de "bizim düzenleme zaten yok hükmünde", "anlaşmaya bağlı olmaya devam edilecek" denilecek. yani içe başka dışa başka konulacak.
ikinci ihtimal: bu zaten yok hükmünde ve uygulanamaz. ancak 6284 sayılı kanunun kaldırılması veya önemli ölçüde değiştirilmesi yönünde bir irade oluşmuş oldu. bu sefer yine uluslararası anlaşma geçerli olur. zira bağlılık söz konusu.
üçüncü ihtimal: yok hükmünde değil ki bu düzenleme. zaten ülkede hukuk yok. ben kararname ile kanunu bile değiştiririm diyebiliyorsanız ben muz cumhuriyeti olmaktan, türkmenistan kuzey kore olmaktan mutluyum demek bu.
seç, beğen, al. consume, obey, die.
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'nin bu haftaki bölümünde "rüya" var.
kimi rüyalar hiç bitmesin isteriz, kimisinin en güzel yerinde uyanmak gerekir. kimi rüyaların sonu gözyaşıyla biterken, kiminde başından bellidir aklın benliğe oyun oynadığı. tatlı bir rüyaya daldığı gibi korkuyla uyanılan rüyalar da olur, karabasan misali. bazen rüya görme eyleminin farkında olur ve olup biteni yönlendirir insan. bazen de gündüz gözüyle ayakta gelip geçer rüyalar gözlerinin önünden. en iyi kendi rüyamızı mı biliriz, yoksa uyurken sessizce izlediğimiz birinin rüyasını kendimiz görmüş gibi hayal edebilir miyiz? ya hiç rüya görmezsek, neler kaçırıyor olabiliriz?
"rüyalar gerçek olsa" ile "tüh rüyaymış" arası gelip giden, romantik melankolik hatta biraz fazla hüzünlü * şarkılardan oluşan bir yunan müziği seçkisi bu akşam saat 22:30'da sözlük radyosu'nda. bekliyoruz.
kimi rüyalar hiç bitmesin isteriz, kimisinin en güzel yerinde uyanmak gerekir. kimi rüyaların sonu gözyaşıyla biterken, kiminde başından bellidir aklın benliğe oyun oynadığı. tatlı bir rüyaya daldığı gibi korkuyla uyanılan rüyalar da olur, karabasan misali. bazen rüya görme eyleminin farkında olur ve olup biteni yönlendirir insan. bazen de gündüz gözüyle ayakta gelip geçer rüyalar gözlerinin önünden. en iyi kendi rüyamızı mı biliriz, yoksa uyurken sessizce izlediğimiz birinin rüyasını kendimiz görmüş gibi hayal edebilir miyiz? ya hiç rüya görmezsek, neler kaçırıyor olabiliriz?
"rüyalar gerçek olsa" ile "tüh rüyaymış" arası gelip giden, romantik melankolik hatta biraz fazla hüzünlü * şarkılardan oluşan bir yunan müziği seçkisi bu akşam saat 22:30'da sözlük radyosu'nda. bekliyoruz.
devamını gör...
800 tanıma ulaşan yazarlardan birisi olursanız alacağınız kitaplar
sevdiğim kıza hediye edeceğim. beraber okuruz
devamını gör...
yazarların google nick araştırma sonucu
"toplumdan kaçan, insanlar arasına karışmaktan çekinen (kimse)."
devamını gör...
uzaktan arkadaş edinmek
valla bu sözlük sayesinde ilk defa gerçek manada deneyimlediğim diyebileceğim olay. yani arkadaş derken tabi merhaba deyip aylarca konuşmadığınız kişiler değil, belli bir rutinde görüşüp artık anonim yanlarınızı üzerinizden atabildiğiniz kişi olabilenleri kastediyorum. seviyorum hepsini onlar kendilerini biliyor.*
devamını gör...
bebek tuzlamak
kökeni eski roma'ya dayanan, anadolu'nun birçok yerinde hala devam eden bir ritüeldir. bebeklerin pişik olmaması ve ileride terinin kokmaması için yapılıyor(!) bebeği dehidratasyona sokup ölümüne neden olabilecek tehlikeli bir uygulamadır.
devamını gör...
split
gerçek yaşam öyküsüne dayanan filmde çoklu kişilik bozukluğu yaşayan birinin hayatı anlatılıyor.
bu bana biraz da sınır sadece insanın zihnindedir sözünü hatırlattı. psikoloji ile ilgilenenler için bence izlenmesi gereken gerilim dolu bir film.
bu bana biraz da sınır sadece insanın zihnindedir sözünü hatırlattı. psikoloji ile ilgilenenler için bence izlenmesi gereken gerilim dolu bir film.
devamını gör...
karanlıkta oturmak
aydınlığı unutalı çok oldu demek. o gördüğüm gündüz gelip geçici bir heves gibi geliyor artık bana. karanlık dostum, karanlık sırdaşım, karanlık gözyaşlarıma şahidim.
devamını gör...
monroe doktrini
doktrin; politika veya ilke demektir. abd başkanı james monroe'nun 1823 yılında yayınladığı doktirindir. yayınlandığı tarihten 1. dünya savaşı sonlarına kadar abd'nin dış politikada uyguladığı ilkeleri temsil eder.
1776 yılında bağımsızlığını kazanmış olan abd'nin yanı sıra güney amerika'da ki ispanyol ve portekiz sömürgeleride yavaş bağımsızlıklarını kazanmaktadırlar. işte bu ortamda ortaya çıkan monroe doktrininin ana fikri, amerika kıtasını, avrupa etkisinden kurtarmak ve bağımsız hale getirmektir. aslında iki ana temele dayanmaktadır:
1. biz abd olarak avrupa diplomasisine karışmak istemiyoruz,
2. madem biz istemiyoruz, avrupada bize karışamaz,
bunun altındaki alt maddelerde şöyle sıralanabilir:
avrupayla olan ilişkilerimizi sadece ticari düzeyde tutmak istiyoruz.
amerika kıtasının hiç bir yeri bir avrupa devleti tarafından sömürge bölgesi olarak düşünülemez.
avrupa ülkeleri arasında olabilecek bir savaş durumunda biz abd olarak hiç bir şekilde taraf olmayacağız.
avrupa ülkeleri meksika veya güney amerikayı sömürgeleştirmek isterse, amerika kıtasındaki herhangi bir olay doğrudan abd'yi ilgilendirir.
genelde "amerika; amerikalılarındır" tezini savunsa da aslında "amerika (kıta olarak); abd’nindir" şeklinde uygulanmıştır ve abd bu doktrin ile latin amerikayı resmen “arka bahçesi” olarak ilan etmiştir.
1776 yılında bağımsızlığını kazanmış olan abd'nin yanı sıra güney amerika'da ki ispanyol ve portekiz sömürgeleride yavaş bağımsızlıklarını kazanmaktadırlar. işte bu ortamda ortaya çıkan monroe doktrininin ana fikri, amerika kıtasını, avrupa etkisinden kurtarmak ve bağımsız hale getirmektir. aslında iki ana temele dayanmaktadır:
1. biz abd olarak avrupa diplomasisine karışmak istemiyoruz,
2. madem biz istemiyoruz, avrupada bize karışamaz,
bunun altındaki alt maddelerde şöyle sıralanabilir:
avrupayla olan ilişkilerimizi sadece ticari düzeyde tutmak istiyoruz.
amerika kıtasının hiç bir yeri bir avrupa devleti tarafından sömürge bölgesi olarak düşünülemez.
avrupa ülkeleri arasında olabilecek bir savaş durumunda biz abd olarak hiç bir şekilde taraf olmayacağız.
avrupa ülkeleri meksika veya güney amerikayı sömürgeleştirmek isterse, amerika kıtasındaki herhangi bir olay doğrudan abd'yi ilgilendirir.
genelde "amerika; amerikalılarındır" tezini savunsa da aslında "amerika (kıta olarak); abd’nindir" şeklinde uygulanmıştır ve abd bu doktrin ile latin amerikayı resmen “arka bahçesi” olarak ilan etmiştir.
devamını gör...
sigara dumanı
şekilli şüküllü çıkaracağım diye tipten tipe giren şahsiyetim. allah belamı versin ne diyeyim.
devamını gör...
marsili (dads) sendromu
evet karşınızda bu sendroma ismini veren marsili ailesi. italyan aile, belirli genlerinin bloke olması sonucu acı hissetmiyor.
resimag.com/p1/78f8bc2fbd1e.jpeg
italyan ailenin garip durumu, kronik ağrı vakaları için bir umut olacak araştırmalara yol açtı. bu ailenin bütün bireyleri hiç acı hissettirmeyen genetik bir mutasyona sahip.
(bkz: marsili ailesinin dna’sında bulunan ve onların kan örneklerinden izole edilerek bulunan zfhx2 geni.)
marsili ailesi, 78 yaşında bir anne, 52 ve 50 yaşlarındaki iki kızı ve onların 24 ve 21 yaşlarındaki iki erkek çocukları ve 16 yaşındaki bir kız çocukları olmak üzere, toplam altı kişiden ve üç kuşaktan oluşuyordu.
resimag.com/p1/c243986da257.jpeg
hiç ağrı hissetme düşüncesi başta kulağa çok hoş gelebilir ancak ağrı vücutta bir sorun olduğu zaman bunu bize belli eden bir uyarıcıdır ve eğer biz bu uyarıları almazsak bu sorun büyüdükçe büyüyebilir. sorundan haberimiz olduğundaysa artık çok geç olabilir.
araştırmacılardan james cox’a göre, bu ailenin üyeleri kendilerini yakabilir veya herhangi bir ağrı hissetmeden kemik kırılmaları yaşayabilirdi. ancak tamamen normal bir intraepidermal sinir lifi yoğunluğuna sahiptiler. sinir lifleri açısından bir eksikleri yoktu, ama lifler görev yapmıyorlardı. araştırmanın amacı, neden acı hissetmediklerini anlamak ve bunun yeni ağrı kesici tedaviler bulunmasına yardımcı olup olamayacağını görmekti.
önceki araştırmalarda, ağrıya duyarsızlıktan muzdarip kişilerin, ağrı sinyalleri vermede önemli olduğu bilinen bir hat olan ve nav1.7 olarak adlandırılmış, fonksiyonel olmayan bir sodyum kanalına sahip olduklarını göstermişti. bu bilgiyle, bilim insanları, durumu tekrarlamak için nav1.7’yi bloke eden uyuşturucular geliştirmişlerdi. ancak bunlar çok az etki göstermişlerdi ve sonuçlar umut verici değildi.
resimag.com/p1/a24fe06cb92c.jpeg
opioid ağrı kesiciler, morfin gibi yaygın olarak kullanılmaktadır. ancak bağımlılık yapabilir, zamanla daha az etkili hale gelir ve nihayetinde herhangi bir etkisi olmayacak duruma gelir. dolayısıyla uzun süreli kullanım için uygun değildir. bununla birlikte, nav1.7 blokerleri ile birlikte kullanıldığında gereken doz çok küçük olduğundan, ağrıyı önlemenin uygun bir yolu haline gelmektedir. araştırmacılar, ileriye dönük olarak, çalışmalarının kronik ağrı hastalarını tedavi etmek için kullanılabilecek bir ilacın geliştirilmesinde yararlı olabileceğini umuyorlardı.
akademi ekibi, marsili ailesinin “süper güçlerini” açıklığa kavuşturarak, ortam sıcaklıklarına karşı ve acı kırmızı biberlerin aktif bileşeni olan kapsaisine karşı özellikle duyarsız olduklarını buldu. ayrıca, marsili’ler geçmişte hiç hissetmedikleri kemik kırılmaları da yaşamışlardı. ardından, kan numunelerinden dna testleri yapıldı ve her bir aile üyesi için tam bir ekzon dizileme gerçekleştirildi. bu işlemler, genomdaki protein kodlayıcı genleri haritaladı ve uzmanlar marsili ailesinin, zfhx2 (zinc finger homeobox 2) olarak bilinen genlerinde bir mutasyon olduğunu keşfettiler. bu genin de ağrı sinyalizasyonunda görev yapan diğer genlerle bağlantılı olduğunu buldular.
resimag.com/p1/5173410d3497.jpeg
genin ağrı tepkisini nasıl etkilediğini belirlemek için, araştırmacılar fareler üzerinde iki test yaptılar. ilk deneyde, fareler zfhx2 geni olmaksızın yetiştirildi ve ağrı eşiklerinin değiştiği bulundu. ikinci testteki fareler marsili ailesi üyeleriyle aynı mutasyona sahip o genle yetiştirildi ve sonuçta hayvanlar ısıya duyarsız oldular.
araştırmacılardan anna maria aloisi’ye göre, bu mutasyonun belirlenmesi ve ailenin ağrı duyarsızlığının nedeninin açıklığa kavuşturulması, ağrı kesici ilaç araştırmaları için yepyeni bir yol açtı. mutasyonun ağrı hassasiyetini nasıl etkilediğini tam olarak anlamak, ilişkili olabilecek diğer genleri saptamak ve ilaç geliştirmek için yeni hedefler oluştu. daha önceki çalışmalarda da, ağrıya duyarsızlıkta rol oynayan ve kronik ağrı tedavileri geliştirmek için üzerlerinde çalışılan scn9a ve prdm12 gibi başka genler belirlenmişti. henüz sonuç vermemiş olsa da, araştırmacılar zfhx2 için umutlular.
resimag.com/p1/78f8bc2fbd1e.jpeg
italyan ailenin garip durumu, kronik ağrı vakaları için bir umut olacak araştırmalara yol açtı. bu ailenin bütün bireyleri hiç acı hissettirmeyen genetik bir mutasyona sahip.
(bkz: marsili ailesinin dna’sında bulunan ve onların kan örneklerinden izole edilerek bulunan zfhx2 geni.)
marsili ailesi, 78 yaşında bir anne, 52 ve 50 yaşlarındaki iki kızı ve onların 24 ve 21 yaşlarındaki iki erkek çocukları ve 16 yaşındaki bir kız çocukları olmak üzere, toplam altı kişiden ve üç kuşaktan oluşuyordu.
resimag.com/p1/c243986da257.jpeg
hiç ağrı hissetme düşüncesi başta kulağa çok hoş gelebilir ancak ağrı vücutta bir sorun olduğu zaman bunu bize belli eden bir uyarıcıdır ve eğer biz bu uyarıları almazsak bu sorun büyüdükçe büyüyebilir. sorundan haberimiz olduğundaysa artık çok geç olabilir.
araştırmacılardan james cox’a göre, bu ailenin üyeleri kendilerini yakabilir veya herhangi bir ağrı hissetmeden kemik kırılmaları yaşayabilirdi. ancak tamamen normal bir intraepidermal sinir lifi yoğunluğuna sahiptiler. sinir lifleri açısından bir eksikleri yoktu, ama lifler görev yapmıyorlardı. araştırmanın amacı, neden acı hissetmediklerini anlamak ve bunun yeni ağrı kesici tedaviler bulunmasına yardımcı olup olamayacağını görmekti.
önceki araştırmalarda, ağrıya duyarsızlıktan muzdarip kişilerin, ağrı sinyalleri vermede önemli olduğu bilinen bir hat olan ve nav1.7 olarak adlandırılmış, fonksiyonel olmayan bir sodyum kanalına sahip olduklarını göstermişti. bu bilgiyle, bilim insanları, durumu tekrarlamak için nav1.7’yi bloke eden uyuşturucular geliştirmişlerdi. ancak bunlar çok az etki göstermişlerdi ve sonuçlar umut verici değildi.
resimag.com/p1/a24fe06cb92c.jpeg
opioid ağrı kesiciler, morfin gibi yaygın olarak kullanılmaktadır. ancak bağımlılık yapabilir, zamanla daha az etkili hale gelir ve nihayetinde herhangi bir etkisi olmayacak duruma gelir. dolayısıyla uzun süreli kullanım için uygun değildir. bununla birlikte, nav1.7 blokerleri ile birlikte kullanıldığında gereken doz çok küçük olduğundan, ağrıyı önlemenin uygun bir yolu haline gelmektedir. araştırmacılar, ileriye dönük olarak, çalışmalarının kronik ağrı hastalarını tedavi etmek için kullanılabilecek bir ilacın geliştirilmesinde yararlı olabileceğini umuyorlardı.
akademi ekibi, marsili ailesinin “süper güçlerini” açıklığa kavuşturarak, ortam sıcaklıklarına karşı ve acı kırmızı biberlerin aktif bileşeni olan kapsaisine karşı özellikle duyarsız olduklarını buldu. ayrıca, marsili’ler geçmişte hiç hissetmedikleri kemik kırılmaları da yaşamışlardı. ardından, kan numunelerinden dna testleri yapıldı ve her bir aile üyesi için tam bir ekzon dizileme gerçekleştirildi. bu işlemler, genomdaki protein kodlayıcı genleri haritaladı ve uzmanlar marsili ailesinin, zfhx2 (zinc finger homeobox 2) olarak bilinen genlerinde bir mutasyon olduğunu keşfettiler. bu genin de ağrı sinyalizasyonunda görev yapan diğer genlerle bağlantılı olduğunu buldular.
resimag.com/p1/5173410d3497.jpeg
genin ağrı tepkisini nasıl etkilediğini belirlemek için, araştırmacılar fareler üzerinde iki test yaptılar. ilk deneyde, fareler zfhx2 geni olmaksızın yetiştirildi ve ağrı eşiklerinin değiştiği bulundu. ikinci testteki fareler marsili ailesi üyeleriyle aynı mutasyona sahip o genle yetiştirildi ve sonuçta hayvanlar ısıya duyarsız oldular.
araştırmacılardan anna maria aloisi’ye göre, bu mutasyonun belirlenmesi ve ailenin ağrı duyarsızlığının nedeninin açıklığa kavuşturulması, ağrı kesici ilaç araştırmaları için yepyeni bir yol açtı. mutasyonun ağrı hassasiyetini nasıl etkilediğini tam olarak anlamak, ilişkili olabilecek diğer genleri saptamak ve ilaç geliştirmek için yeni hedefler oluştu. daha önceki çalışmalarda da, ağrıya duyarsızlıkta rol oynayan ve kronik ağrı tedavileri geliştirmek için üzerlerinde çalışılan scn9a ve prdm12 gibi başka genler belirlenmişti. henüz sonuç vermemiş olsa da, araştırmacılar zfhx2 için umutlular.
devamını gör...
insanın kendini çaresiz hissettiği anlar
bazen bir ortama girersin ve bir türlü sohbete dahil olamazsın, sana pas vermezler, deyim yerindeyse sana bir "hi" bile demezler. işte o zaman kendini bir sorgulamaya başlarsın içine bir şey oturur, özellikle bunu sana yapan sevdiğin arkadaşlarınsa
devamını gör...
bilgi kategorisinin gereksiz olması
bizim millet her işin b...kunu çıkarmakta son derece usta.
moderasyon, büyük bir iyiniyetle, sözlükteki başıboş akışa bir nebze de olsa ket vurmak için, güzel bir uygulama başlattı.
bilgi kategorisi adı altında bir bölümü hayata geçirdi. bundan önce de, kitap, edebiyat gibi yapılanmalar olduğu bilinmekte.
moderasyon yine iyiniyetle kişileri boş işler yerine, ilimle bilimle ilgilenilsin düşüncesiyle, bu içerikli tanımlara ek puan vereceğini açıkladı ki, bunu açıklar açıklamaz sözlük adeta bilim insanlarıyla doldu taştı.
ne bilimmiş arkadaş, 2 gün evvel ortalık saçma sapan bomboş başlıklarla doluyken, şimdi bir anda her yerden bir hekim, bir bilim adamı fışkırıyor adeta.
ömrü hayatımda duymadığım hastalıklar, bunların latince tanımları adeta birbirini kovalar hale geldi.
bilim deyince, kimsenin bilmediği şeklinde algılanıyor sanırım bu durum, millet ek puan alacam diye, googleden copy pastlerle adeta boğdular bilim bölümünü.
ne demeli bilmiyorum.
başlarken söylemiştim, bizim milletin ayarı yok, her işin b..kunu çıkarmaktan hiiç imtina etmiyor, bu konuda yarıştan hiç geri kalmıyor.
yönetim size ne yapsın, ne versin daha ? siz almayı, verileni kullanmayı beceremedikten sonra , dediğim durum...
moderasyon, büyük bir iyiniyetle, sözlükteki başıboş akışa bir nebze de olsa ket vurmak için, güzel bir uygulama başlattı.
bilgi kategorisi adı altında bir bölümü hayata geçirdi. bundan önce de, kitap, edebiyat gibi yapılanmalar olduğu bilinmekte.
moderasyon yine iyiniyetle kişileri boş işler yerine, ilimle bilimle ilgilenilsin düşüncesiyle, bu içerikli tanımlara ek puan vereceğini açıkladı ki, bunu açıklar açıklamaz sözlük adeta bilim insanlarıyla doldu taştı.
ne bilimmiş arkadaş, 2 gün evvel ortalık saçma sapan bomboş başlıklarla doluyken, şimdi bir anda her yerden bir hekim, bir bilim adamı fışkırıyor adeta.
ömrü hayatımda duymadığım hastalıklar, bunların latince tanımları adeta birbirini kovalar hale geldi.
bilim deyince, kimsenin bilmediği şeklinde algılanıyor sanırım bu durum, millet ek puan alacam diye, googleden copy pastlerle adeta boğdular bilim bölümünü.
ne demeli bilmiyorum.
başlarken söylemiştim, bizim milletin ayarı yok, her işin b..kunu çıkarmaktan hiiç imtina etmiyor, bu konuda yarıştan hiç geri kalmıyor.
yönetim size ne yapsın, ne versin daha ? siz almayı, verileni kullanmayı beceremedikten sonra , dediğim durum...
devamını gör...
01100010 01101001 01101110 01100001 01110010 01111001
baslik: binary
tanim: bilgisayar dilidir. bilgisayarlar açık/kapalı 1/0'ları anlar ve buna göre işlem yapar. bit de zaten buradan gelir, binary digit. 8 bit de 1 byte eder. rusça'dan daha önemli midir? bilemem.
ceviri icin: www.rapidtables.com/convert...
biz de binary kodlamayi biliyoruz da bilinme orani %0.001* olan birseyin basligini acip da gizem yaratmak gibi aksiyonlara gerek yok bence.
tanim: bilgisayar dilidir. bilgisayarlar açık/kapalı 1/0'ları anlar ve buna göre işlem yapar. bit de zaten buradan gelir, binary digit. 8 bit de 1 byte eder. rusça'dan daha önemli midir? bilemem.
ceviri icin: www.rapidtables.com/convert...
biz de binary kodlamayi biliyoruz da bilinme orani %0.001* olan birseyin basligini acip da gizem yaratmak gibi aksiyonlara gerek yok bence.
devamını gör...
delirmemek için yapılanlar
hiçbir şeye karışmamak. yorum yapmıyorum. bana bulaşmıyorlar. fikirlerimi kendi beynimde özgürce ifade ediyorum.
devamını gör...
normal sözlük tahmini ne zaman büyür sorusu
eski kral (bkz: ekşi sözlük) ölünce.
(bkz: kral öldü yaşasın yeni kral)
t: yazarların sözlüğün ne zaman büyüyeceğini yazdıkları başlık.
(bkz: kral öldü yaşasın yeni kral)
t: yazarların sözlüğün ne zaman büyüyeceğini yazdıkları başlık.
devamını gör...
fatma girik ile bir röportajdan kesitler
bu başlığa 107 yıllık türk sinemasının son 64 yılında hep var olan, iri, mavi gözleri ile ve en önemlisi de başarılarıyla gönlümüzde taht kuran fatma girik'in röportajında dediği bazı cümleleri paylaşmak istiyorum.
"her birimizin yandığı, acıya kestiği zamanlar olmuştur. fakat sabahına güneş yine doğmuştur. kalbinizi serin, yol ihtimalinizi açık tutun. hayat siz olduğunuz zaman güzel."
"... çünkü her şeyin özünde sevgi olmalı ve iyi bir iş çıkarmak için de çok iyi çalışılmalı. zira işinizi iyi yapmanız maaşınızın karşılığı değil, karakterinizin yansımasıdır. kişi seveceği bir iş seçerse yaşamında bir gün bile çalışmış olmuyor... "
"... en çok da pişman olmayın. kişi yanlış olsa da sevin gitsin, ziyanı yok. ne biliyorsunuz, belki ileride başka birinin doğru sevilmesine yardımcı olursunuz? zaman her şeyi süpürüyor, tozlanmadan, savrulmadan durabilmek mühim olan. en sonunda birbirimizin gözünün içine bakıyoruz riyasız, barışçıl, pırıl pırıl bakalım. "
"her birimizin yandığı, acıya kestiği zamanlar olmuştur. fakat sabahına güneş yine doğmuştur. kalbinizi serin, yol ihtimalinizi açık tutun. hayat siz olduğunuz zaman güzel."
"... çünkü her şeyin özünde sevgi olmalı ve iyi bir iş çıkarmak için de çok iyi çalışılmalı. zira işinizi iyi yapmanız maaşınızın karşılığı değil, karakterinizin yansımasıdır. kişi seveceği bir iş seçerse yaşamında bir gün bile çalışmış olmuyor... "
"... en çok da pişman olmayın. kişi yanlış olsa da sevin gitsin, ziyanı yok. ne biliyorsunuz, belki ileride başka birinin doğru sevilmesine yardımcı olursunuz? zaman her şeyi süpürüyor, tozlanmadan, savrulmadan durabilmek mühim olan. en sonunda birbirimizin gözünün içine bakıyoruz riyasız, barışçıl, pırıl pırıl bakalım. "
devamını gör...
