şive
ağız ile fazlasıyla karıştırılır. ağız; ülke içinde illere hatta köylere göre değişen küçük farklılıklardır. genelde roman, hikaye hatta dizi ve filmlerde gerçekliği yakalamak için kullanılır.
örneğin: evermek- evlendirmek.
şive ise, belirli bir zaman diliminde ana dilden ayrılmış kollara denir.
örneğin: kazakça ve özbekçe, türkçenin şiveleridir.
örneğin: evermek- evlendirmek.
şive ise, belirli bir zaman diliminde ana dilden ayrılmış kollara denir.
örneğin: kazakça ve özbekçe, türkçenin şiveleridir.
devamını gör...
künefe yemek için hatay'a gitmek
fizanda olsa gedilir.
devamını gör...
kargo açmak
pandeminin ilk dönemlerinde günlerce balkonda bekletilip heyecanı kalmayan eylemdi. şimdi yine yatağıma oturup orada açıyorum. neden? çünkü normalleştik(!)
devamını gör...
mesaja dönmeyen insan
karşısındakine değer vermediğini belli etmekten çekinmeyen insandır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
artık acı çekmiyorsun, ölüm tüm ağrını aldı ve götürdü. artık senin için daha fazla acı yok biliyorum ama ben bütün direncimi kaybettim. artık acı çekmiyor olduğunu bilmek huzurlu hissettiriyor olsa bile tamamen gittiğini bilmek koca bir boşluğun içinde nefes almaya çalışmak gibi ama yine de yokluğunu hissetmenin bana ne yaptığını görmediğine seviniyorum. o barınağa ilk girdiğimde aklı beş karış havada küçük bir çocuktum sadece ama seninle büyüdüm ben. artık lisenin bahçesinde beklediğin, gömleğinin her yanına çamurlu pati izlerini bıraktığın ve paçalarını dişlerinle çekiştirdiğin o küçük çocuk değilim ama eğer geri dönebilseydim eğer dönebilsem yemin ederim zamanı o anlardan birinde durdurmak için her şeyimi verirdim.
koca dört gün , bana milyonlarca yıl gibi hissettiren koca dört gün. seni tamamen kaybettiğimi anlamam günlerimi aldı. tüm dünya bana sırtını dönmüş gibi hissettiğimde benim için orada olduğunu biliyordum. karanlık ödümü kopardığında, sınavı kazandığımda, o kupayı kaldırdığımda, o kazaları yaptığımda, kendimi en mutlu hissettiğim zamanlarda, o berbat günü geçiremediğimde, kendimi kimsesiz hissettiğimde ve insanlar sevilmeye değer olmadığımı söylediklerinde senin beni sevdiğini biliyordum. sadece dizlerimin üzerine çöküp tüm zaman boyunca beni ayakta tuttuğun için teşekkür etmek istiyorum ama yazmaktan daha iyi bildiğim bir şey yok. ben acıyı geçirecek başka bir yol bilmiyorum, hiç öğrenemedim. kağıtlara yazdığım her şey tamamen küle bulanıyor ve artık hatırlamak konusunda aklıma güvenemiyorum. zaman kavramım nerede bilmiyorum. bütün bu korkular, uykusuzluk ve kırgınlıklar benden tüm dayanma gücümü almıştı yine de idare ediyordum çünkü günün sonunda nefes aldığını biliyordum ama artık eskisi gibi yoluma devam edemiyorum. kendi ölümümü beklemek sorun değildi ama seni ölüme götüren yolu tüm zaman boyunca izledim. bunun bana ne hissettirmesi gerektiğini bilmiyorum.
eğer tüm acını alabilseydim yemin ederim yapardım ama oturup haftalar boyunca ölmek üzere olduğunu izlemekten başka bir halta yaramadım. neden her şeye geç kaldım ben böyle. ben zaten her şeye ve herkese geç kaldım. koca bir dört gün geçti ama kimseye hakkında tek kelime edemiyorum. tamamen yenilmiş hissediyorum. acıyı umursamamayı denedim ama düşünmeyi durduramıyorum. sadece seni biraz daha burada tutabilmek için neyi feda etmem gerekirdi bunu düşünüyorum ama hiçbir şey yoktu ve eğer yapabilsem bunu bilmeyi hiç istemezdim. eğer yapabilsem gitmene izin vermezdim ama izin vermek zorundayım. içimdeki bu hisle ne yapmam gerektiği hakkında tek bir fikrim bile yok. her zaman uyuduğun köşeye gözümü çevirip bakamıyorum bile. yemin ederim hiç gücüm kalmadı. kaybolduğun gün aklımı kaçırdığımı sanmıştım, bu acı beni darmadağın eder sanmıştım ama şimdi geri dönemeyeceğin bir yere gittin ve ben bu düşünceyle ne yapacağımı bilmiyorum. her şey yolunda davranmaya çalışıyorum, eski hayatıma bakmaya çalışıyorum ama kafamın içinde bir yerde tıkılı kaldım ve delirmemek için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. sadece seni seviyorum. her zaman sevdim, sen benim ailemsin nasıl sevmezdim ki zaten. sevdiğim herkesin hainler listesine bir şekilde adımı yazdırmayı başardım ama bunun bir önemi yoktu çünkü günün sonunda eve girdiğim zaman senin kapıyı açtığım gibi üzerime atlayacağını biliyordum. dünya kalbimi kırdığında sana sarılıp uyumanın tüm acımı alacağını biliyordum keşke ben de senin için aynısını yapabilseydim. herkes bana sırtını dönebilirdi ben bir şekilde idare ederdim ama sensizliğin bana ne yaptığını bilmiyorum. sadece artık daha fazla bu acıyı benimle tutamam çünkü beni delirteceğini biliyorum. geç farkına vardım ama sana artık veda etmek zorundayım. bunun düşüncesinden bile nefret ediyorum ama geçmişin hayaletlerinden birine dönüşmene izin vermek zorundayım yoksa aklımı kaçıracağım. keşke gitmeden önce sana söyleme şansım olsaydı, burada olduğun her anın beni nasıl ayakta tuttuğunu. yine de artık veda etmek zorundayım çünkü burada daha fazla izlenecek yıldız kalmadı. gittiğinden beri burada hiçbir şey yok ama devam etmek zorundayım. burada olsan beni anlardın biliyorum, lütfen beni anlamış ol. sen sahip olduğum en iyi aileydin, artık acı çekmediğini bilmek güzel.
koca dört gün , bana milyonlarca yıl gibi hissettiren koca dört gün. seni tamamen kaybettiğimi anlamam günlerimi aldı. tüm dünya bana sırtını dönmüş gibi hissettiğimde benim için orada olduğunu biliyordum. karanlık ödümü kopardığında, sınavı kazandığımda, o kupayı kaldırdığımda, o kazaları yaptığımda, kendimi en mutlu hissettiğim zamanlarda, o berbat günü geçiremediğimde, kendimi kimsesiz hissettiğimde ve insanlar sevilmeye değer olmadığımı söylediklerinde senin beni sevdiğini biliyordum. sadece dizlerimin üzerine çöküp tüm zaman boyunca beni ayakta tuttuğun için teşekkür etmek istiyorum ama yazmaktan daha iyi bildiğim bir şey yok. ben acıyı geçirecek başka bir yol bilmiyorum, hiç öğrenemedim. kağıtlara yazdığım her şey tamamen küle bulanıyor ve artık hatırlamak konusunda aklıma güvenemiyorum. zaman kavramım nerede bilmiyorum. bütün bu korkular, uykusuzluk ve kırgınlıklar benden tüm dayanma gücümü almıştı yine de idare ediyordum çünkü günün sonunda nefes aldığını biliyordum ama artık eskisi gibi yoluma devam edemiyorum. kendi ölümümü beklemek sorun değildi ama seni ölüme götüren yolu tüm zaman boyunca izledim. bunun bana ne hissettirmesi gerektiğini bilmiyorum.
eğer tüm acını alabilseydim yemin ederim yapardım ama oturup haftalar boyunca ölmek üzere olduğunu izlemekten başka bir halta yaramadım. neden her şeye geç kaldım ben böyle. ben zaten her şeye ve herkese geç kaldım. koca bir dört gün geçti ama kimseye hakkında tek kelime edemiyorum. tamamen yenilmiş hissediyorum. acıyı umursamamayı denedim ama düşünmeyi durduramıyorum. sadece seni biraz daha burada tutabilmek için neyi feda etmem gerekirdi bunu düşünüyorum ama hiçbir şey yoktu ve eğer yapabilsem bunu bilmeyi hiç istemezdim. eğer yapabilsem gitmene izin vermezdim ama izin vermek zorundayım. içimdeki bu hisle ne yapmam gerektiği hakkında tek bir fikrim bile yok. her zaman uyuduğun köşeye gözümü çevirip bakamıyorum bile. yemin ederim hiç gücüm kalmadı. kaybolduğun gün aklımı kaçırdığımı sanmıştım, bu acı beni darmadağın eder sanmıştım ama şimdi geri dönemeyeceğin bir yere gittin ve ben bu düşünceyle ne yapacağımı bilmiyorum. her şey yolunda davranmaya çalışıyorum, eski hayatıma bakmaya çalışıyorum ama kafamın içinde bir yerde tıkılı kaldım ve delirmemek için ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. sadece seni seviyorum. her zaman sevdim, sen benim ailemsin nasıl sevmezdim ki zaten. sevdiğim herkesin hainler listesine bir şekilde adımı yazdırmayı başardım ama bunun bir önemi yoktu çünkü günün sonunda eve girdiğim zaman senin kapıyı açtığım gibi üzerime atlayacağını biliyordum. dünya kalbimi kırdığında sana sarılıp uyumanın tüm acımı alacağını biliyordum keşke ben de senin için aynısını yapabilseydim. herkes bana sırtını dönebilirdi ben bir şekilde idare ederdim ama sensizliğin bana ne yaptığını bilmiyorum. sadece artık daha fazla bu acıyı benimle tutamam çünkü beni delirteceğini biliyorum. geç farkına vardım ama sana artık veda etmek zorundayım. bunun düşüncesinden bile nefret ediyorum ama geçmişin hayaletlerinden birine dönüşmene izin vermek zorundayım yoksa aklımı kaçıracağım. keşke gitmeden önce sana söyleme şansım olsaydı, burada olduğun her anın beni nasıl ayakta tuttuğunu. yine de artık veda etmek zorundayım çünkü burada daha fazla izlenecek yıldız kalmadı. gittiğinden beri burada hiçbir şey yok ama devam etmek zorundayım. burada olsan beni anlardın biliyorum, lütfen beni anlamış ol. sen sahip olduğum en iyi aileydin, artık acı çekmediğini bilmek güzel.
devamını gör...
virgülden sonra boşluk bırakılır tarikatı
genel olarak hep tarafsız olup bertaraf olan ben, bu oluşumu canı gönülden destekliyorum.
eğer üstüne bir de her cümleden sonra (bkz: üç nokta) kullanma anlayışını yıkmak da yapılacaklar arasına alınırsa yeni müritler bile kazandırabilirim. *
edit:
sayın yazar aşağılama içeren tanım #508297 sizinki olduğuna göre sanırım ironi. değilse de keşke noktalama işaretlerine gösterdiğiniz çabayı anlama üzerine de geliştirseydiniz.
eğer üstüne bir de her cümleden sonra (bkz: üç nokta) kullanma anlayışını yıkmak da yapılacaklar arasına alınırsa yeni müritler bile kazandırabilirim. *
edit:
sayın yazar aşağılama içeren tanım #508297 sizinki olduğuna göre sanırım ironi. değilse de keşke noktalama işaretlerine gösterdiğiniz çabayı anlama üzerine de geliştirseydiniz.
devamını gör...
gece uyanıp yemek yemek
göbeğe davetiye çıkaracak durum.
yapmayın, alışmayın sonra geri dönüşü olmaz.
yapmayın, alışmayın sonra geri dönüşü olmaz.
devamını gör...
1 şubat 2021 izmir depremi
deprem anında gerçekten çok soğukkanlı kalabilen bir insandım fakat 30 ekimden sonra bir de direkt yıkımların olduğu yerde oturmanın vermiş olduğu tedirginlikle, yıkılan binaların görüntüleriyle, yakınlarımızın tanıdıklarının enkaz altında can vermesi sebebiyle o kadar panik oluyorum ki anlatamam. binamız adeta çatırdıyor bu sabahtan beri de art arda deprem olmaya başladı. umarım zararsız bir şekilde atlatmaya devam ederiz. gerçekten bu kadar yakın yaşadıktan sonra olayın ciddiyeti çok daha farklı bir boyuta geçti.
devamını gör...
favori kahvaltılık
kaşar peyniri ve tulum peyniridir.
tanım: favori kahvaltılıklarımızı paylaştığımız başlık.
tanım: favori kahvaltılıklarımızı paylaştığımız başlık.
devamını gör...
dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu
bazı kişilerin sadece ritalini alıp işi ticarete dökerek, bu ilacı sigara ikram eder gibi arkadaşlarına ikram ettiğini duymuştum. ilaç odaklanmayı ciddi şekilde arttırıp, söz konusu şikayeti olan bireylerde verim sağlıyor. ancak bir grup, bu etken maddeyi daha iyi ders çalışma adına alıyorlar. bu konuda uyarıda bulunmak isterim çünkü hem bağımlılık yapabilir, hem de kalıcı hasarlara sebep olabilir.( sınıf arkaşımızda kalıcı bir tik oluşmasına sebep olmuştu.) bu durum son dönemlerde arttığından, ilacın satışında ciddi kısıtlamalar getirildi.
devamını gör...
münir nurettin selçuk
musiki nazariyesi bilen, müzik aşkı yüzünden macaristan'da okuduğu ziraatı bırakarak yurduna dönmüş olan, sultan vahideddin zamanında mızıkayi hümayun müezzinliği yapmış, daha sonra riyaset-i cumhur musiki heyetinde*
mülazım-ı evvellik*görevini ifa etmiş büyük sanatçı. derinlemesine bildiği musiki nazariyesinin yanında, paris'te öğrendiği piyano,şan ve solfeji kendinde birleştirerek türk müziğini yeniden ayağa kaldırmıştır. en sevdiğim eserini aşağıya iliştiriyorum.
mülazım-ı evvellik*görevini ifa etmiş büyük sanatçı. derinlemesine bildiği musiki nazariyesinin yanında, paris'te öğrendiği piyano,şan ve solfeji kendinde birleştirerek türk müziğini yeniden ayağa kaldırmıştır. en sevdiğim eserini aşağıya iliştiriyorum.
devamını gör...
coldplay
bi devlet kursam marşını clocks, hava kuvvetleri marşını viva la vida yaparım.
dile kolay, yukarıdakilere ilave trouble, yellow, scientist, in my place, paradise, dont panic, we never change, a rush of blood to the head diye uzayan liste.
tek bir grup için fazla sayıda güzel şarkıları var.
bir gün türkiye ye gelir misiniz diye beklemeyeceğim artık, ben gelecem konsere her neredeyse.
dile kolay, yukarıdakilere ilave trouble, yellow, scientist, in my place, paradise, dont panic, we never change, a rush of blood to the head diye uzayan liste.
tek bir grup için fazla sayıda güzel şarkıları var.
bir gün türkiye ye gelir misiniz diye beklemeyeceğim artık, ben gelecem konsere her neredeyse.
devamını gör...
aniden gelen uzun yola çıkma isteği
içinde bulunulan hayattan kaçma arzusunun sonucudur.
devamını gör...
sözlük dergisi
beklenmekte olan dergi.
daha önce kafa sözlük'ün dergi projesi başlığında trevor philips'in yazdığı bir tanımı buraya taşımak istedim.
buradan
sonuna kadar katıldığım bir görüş bu. birçok dergi içerik bakımından, sürekli olarak insanların iç dünyasına, edebiyata falan yöneliyor ama bu sözlüğün dergisi bunlardan farklı olmalı bence. hemen hemen herkesin uzmanlık alanı farklı. başkalarını bu alanlar hakkında bilgilendirmek ve dergide bu türden yazılar yayımlamak çok daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum. üstelik bu işin herkese hitap etmesi de olasıdır bu şekilde yapılması durumunda. sonuçta ben uzayla ilgili bir şeyler yazıyorum ama bu herkesin ilgi alanı değil. bir başkası mesela yeşil bir çevre için neler yapılması gerektiği konusunda deneyimlidir, başka biri bambaşka bir konuda uzmandır vesaire... uzay kişinin ilgisini çekmese de diğer konulardan biri mutlaka çekecektir.
ne kadar farklı ilgi alanı, o kadar çok okuyucu ve orijinallik demek bana göre. geniş bir yelpazeye dağılmalı konular. herkes şiir yazarsa, herkes edebî yazılara yönelirse -yazılar ne kadar güzel olursa olsun- sonucun vasat olması kaçınılmaz olur.
hiç mi olmasın edebiyat, şiir? tabii ki olsun! ama bütün dergiyi de ele geçirmesin derim naçizane.
daha önce kafa sözlük'ün dergi projesi başlığında trevor philips'in yazdığı bir tanımı buraya taşımak istedim.
buradan
sonuna kadar katıldığım bir görüş bu. birçok dergi içerik bakımından, sürekli olarak insanların iç dünyasına, edebiyata falan yöneliyor ama bu sözlüğün dergisi bunlardan farklı olmalı bence. hemen hemen herkesin uzmanlık alanı farklı. başkalarını bu alanlar hakkında bilgilendirmek ve dergide bu türden yazılar yayımlamak çok daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum. üstelik bu işin herkese hitap etmesi de olasıdır bu şekilde yapılması durumunda. sonuçta ben uzayla ilgili bir şeyler yazıyorum ama bu herkesin ilgi alanı değil. bir başkası mesela yeşil bir çevre için neler yapılması gerektiği konusunda deneyimlidir, başka biri bambaşka bir konuda uzmandır vesaire... uzay kişinin ilgisini çekmese de diğer konulardan biri mutlaka çekecektir.
ne kadar farklı ilgi alanı, o kadar çok okuyucu ve orijinallik demek bana göre. geniş bir yelpazeye dağılmalı konular. herkes şiir yazarsa, herkes edebî yazılara yönelirse -yazılar ne kadar güzel olursa olsun- sonucun vasat olması kaçınılmaz olur.
hiç mi olmasın edebiyat, şiir? tabii ki olsun! ama bütün dergiyi de ele geçirmesin derim naçizane.
devamını gör...
boğaziçi'li akademisyenlerin yeni atanan rektöre sırt çevirmesi
off bazen haberleri okuyamıyorum içime kasvet çöküyor gittikçe daha da umutsuzlaşıyorum,yaşam sevincimi alıyorlar bunlar.sen git bütün hayatın boyunca ders çalış boğazicini kazan uğraştığın şeylere bak,değer görmüyorsun üstüne hırpalanıyorsun..sonra gençlerimiz neden yurt dışına çıkmak istiyormuş. aşıyı türk bulunca nasıl gururlanıyoruz ama o kişinin almanyada yaşaması gerçeğininde farkındayız.imkanınız varsa gidin gençler burada sizi üzüyorlar.
devamını gör...
yanlış bilinen atasözü ve deyimler
"göz var nizam var" değil,
"göz var izan var."
(izan: anlayış, anlama yeteneği.)
(nizam: düzen, kural)
"göz var izan var."
(izan: anlayış, anlama yeteneği.)
(nizam: düzen, kural)
devamını gör...

