konu atatürk olmadıkça yanlış olan önermedir. ki onun da sebebi zaten fiziksel değil.

yabancı uyruklu olup da hoş duranlar var fakat bu erkeklerin sarışın mavi gözlü kadın takıntısı gibi bir takıntı asla olamaz. çünkü erkekler çok yüzeysel ve şekilci. kadınlar erkek seçiminde öyle değil.

bir erkeğe "nasıl bir kadın isterdin" diyecek olsanız size boydan postan söz ederken, kadın öncelikle ve daha çok davranıştan söz eder.

sarışının adı, esmerin tadı kısacası. görüntü ile ömür dönmez.
devamını gör...

(bkz: bakın bu zalımlıktır)

şaka şaka, afiyet olsun.*
devamını gör...

neil armstrong ve onunla beraber olan apollo 11 ekibi, ailelerini maddi destekten mahrum bırakarak, aydan sağ salim dönmemeleri gibi gerçek bir riskle karşı karşıya kaldılar. karşılaşacakları aşırı tehlike nedeniyle hiçbir sigorta şirketi hayat sigortası yaptırma taleplerini kabul edemedi. bunun yerine, eve dönemezler ise ailelerinin satabileceği, kendi el yazılarını kullanarak imzaladıkları kâğıt parçaları oluşturdular. bu kâğıtlar günümüzde bile uzay hatıraları müzayedelerinde satışa sunuluyorlar ve 30.000 dolara kadar satılıyorlar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

minik bebeğim abdürrezzak.
devamını gör...

üzüntü ve muz kabuğu.
devamını gör...

ben şaşırmıyorum, yıllarca kaçırıp, infaz edilen ve yol kenarlarına atılan çok insan oldu, bunların çoğu güneydoğulu insanlardı ve yine çoğu kuru bir iftiraya kurban gittiler; araba ha toros olmuş ha transporter neticede hepsi can aldı ve almaya devam ediyor.
devamını gör...

dobarlan bıragma kendini.
devamını gör...

roma imparatoru claudius'un takma isimle gizlice genelevde çalışan karısı. seks düşkünlüğü ile ilgili o kadar çok hikaye anlatılmış ki nemfomanyak teriminin eş anlamlısı olarak bazı kaynaklar messalina sendromu tanımını kullanmıştır.

claudius daha sonra flaş tv'de yalçın çakır'ın hazırlayıp sunduğu yüzleşme programı aracılığıyla karısına ulaşmaya çalışmış lakin başarılı olamamıştır. *
devamını gör...

asgari ücret ya da herhangi bir meblağ karşılığı çalışıp kendi ayakları üzerinde duran bir kadına tahammül edemeyecek bir yazarın açtığı başlıktır.
devamını gör...

bugün açtığım bir başlığa sonradan eklendiğini farkettiğim durum, eklenmeden önce daha anlamlıydı.
en azından kibarca bir mesaj atıp şu sebeple düzelttik deseniz daha tatlı olmaz mıydı?
devamını gör...

çıkın çıkın gelin. *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

1864-1921 yılları arasında yaşamış, matematikçi, astronom ve osmanlı'nın ilk bilim tarihçisidir. halide edip adıvar'ın da ilk eşi olan salih bey, kandilli rasathanesi'nin kurucusu, mehmet fatin gökmen'in de öğrencisidir. paris'te elektrik mühendisliğine dair eğitim alan salih'e ‘intelligent' yani ‘zeki’ lakabı takıldı. bu devirden sonra salih zeki olarak anılmaya başlandı. 1887 yılında yurda döndü ve 1889 yılında ilk bilim tarihi makalesi olan “hint rakamları üzerine bir rapor”u yayımladı. türklerin ve müslümanların bilime katkılarına dair çalışmalar yapmış, böylece çağdaş türk bilim tarihinin kurucusu olmuştur.

eserleri:

telif: âsâr-ı bâkiye (ölmez eserler. ortaçağ matematik tarihi, 2 cilt, 1913), dârülfünun konferansları (1915), mîzân-ı tefekkür (mantık kitabı, 1916), kamûs-ı riyâziyât (büyük matematik-astronomi ve fi­­zik ansiklopedisi, yarım kalmış bir çalışmadır, 1924), hendese (geometri), hikmet-i tabiiye (fizik), mebhas-ı savt (fonetik), mebhas-ı elektrik-i miknatisi (elektro manyetizma); mebhas-ı hararet-i harekiye (termodinamik), mebhas-ı cazibeyi umumiye (genel çekim), mebhas-ı elektrikiyet ve şariyet (elektrik ve kılcallık), hesab-ı ihtimali (ihtimaller hesabı), mebhas-ı hareket-i seyalat (akışkanların hareketi), hendese-i tahliliye (analitik geometri), mebhas-ı nazariye-i temevvücat (dalga teorisi), heyet-i riyaziye (matematik astronomi).

çeviri: ilim ve faraziye - felsefe-i ilmiye (henry poincare’dan, 1906), ilmin kıymeti (poincare’dan, 1914), kamus-u riyaziyat ı (matematik ansiklopedisi); asar-ı bakiye (ölmez eserler).

kaynak; biyografya.com/salih zeki bey ; erişim: 05.06.2021
devamını gör...

2000 yılı yapımı, yönetmenliğini m.night shyamalan’ın yaptığı ve başrollerinde bruce willis ve samuel l. jackson’ın olduğu gerilim filmi.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

poster kaynak: tr.m.wikipedia.org/wiki/%C3...

konusu gerçekten ilginçtir. her ne kadar filmin işleyişi süper kahramanlığa evrilse de, filmdeki hastalıklar gerçektir. filmin bizdeki gösterim ismi ‘ölümsüz’ olarak çevrilmesinin nedeni de budur belki de. aslında ‘kırılmaz’ baş kahraman david için daha uygun olurdu.

david(bruce willis) , büyük bir tren kazasından sağ kurtulan tek kişidir. bırakın yaralanmayı, sıyrık bile yoktur. sonra elijah (samuel jackson) ile karşılaşır. elijah ise david’in zıttıdır ve can kemik hastalığından mustariptir. hayatı bu nedenle hep acılarla geçmiş ve odasında kendisini yalnızlığa hapseden bu hastalıkla , çizgi romanlar ile yakın arkadaş olmuştur. elijah, hastalığını okuduğu çizgi romanlarla harmanlamış ve dünyada kendisinin zıttı olduğuna inanmıştır. ying-yang yani. david ile sohbetlerinde onu süper kahraman olduğuna ikna etmiştir. david de sokaklarda adaleti sağlamaya başlar.

david’in hastalığı da marsili sendromu’na benziyor. yaşadığı olağanüstü durum tam olarak bu sendrom olmasa da , benzerliği bulunmakta. bu sendromda kemik kırılsa da acı hissetmeme durumu varken, david’in durumunda kırılma söz konusu bile değil.

neyse efendim, samuel’ın oyunculuğu, oynadığı rolün nispeten hareketsiz olmasına rağmen gerçekten başarılıydı. bu filmin ayrıca devamı da çekildi diye hatırlıyorum: glass.

sonu sürpizli filmler sevenler için ,sonda büyük olmasa da bir sürpriz barındırıyor. en azından kopya vermeden, büyük kazalarla ilgili diyeyim.

genel olarak değerlendirirsem, konusunun dikkat çekiciliğine rağmen, filmin işleyişi bana göre zayıf kalmış. sevdim, ama öyle etkisinde kaldığım söylenemez. iyi seyirler.

imdb: 7,3/10
benden:7/10.
devamını gör...

bir insanın bu kadar vahşice öldürülmesine şaşırıp kaldığım durumdur. her ne olursa olsun kimse böyle öldürülmemelaskls.... şaka lan. gebersin tek bir zerresi kalmasın. şu ülkenin kanseri bunlar.
devamını gör...

beşiktaş anadolu lisesi mezunuyum. okulumuz deniz kıyısındaydı. 4 senede 3 kere okulun kıyısına ceset vurdu *, 2008 yılında da kantini işleten abi bıçaklı saldırı sonucu hayatını kaybetmişti. cinayetin haberi için

mezuniyet günümüzde de arkadaşlar denize atlama ile ilgili bir iddiaya girmişlerdi. birisi atlayıp kafasını yarmıştı. ilginçtir ki sonradan bunun bir gelenek haline getirildiğini öğrendim. *
devamını gör...

akrabaların olması, bu bile yeter nefret etmek için..
devamını gör...

80 yaşını aşmış, hafıza ve bunama sorunları yaşayan epeydir görmediğim mükremin amca'nın kafa sözlük yazarı olduğunu görmem. burada hayranlık uyandıran yazıları meğersem gizli gizli bunama sorunu yaşayan mükremin amca yazıyormuş, ömrüm olursa böyle çok absürtlük göreceğim inşallah.
devamını gör...

flört edilecek her yer bitti, bir burası kalmıştı.
devamını gör...

sözlük içerisinde öyle bir güruh var ki, herkese ve her şeye meriç diyorlar. çünkü söyleyecek başka söylemleri yok. hani şu kelimeyi de yasaklasanız, öylece kalacaklar. 8 mart hakkında yazıyoruz, meriç oluyoruz. karşı argüman koysalar, okuyup anlayacağız ve belki de hak vereceğiz ama onların da böyle bir bilgi birikimi yok. tarih bilmezler. clara zetkin, rosa lüksemburg’u tanımazlar, frida kahlo’yu sadece ressam zannederler. efendim 8 mart tarihçesini okumaya ne gerek var, yazana meriç de geç! başlık altına yazan, daha 8 mart ile 14 şubat arasındaki farkı bilmeyen, diğer özel günler ile aynıdır, gereksizdir diyenler, feministlere nefret kusan, ticari gündür diye itibarsızlaştırmaya çalışan tipleri görüyoruz. işin üzücü olan tarafı da, kadın işçilerin canlarını ortaya koydukları bu anma günene “meriç” kafasıyla bakanlara beğeniler koyan ve benzer yazılar yazan kadınların olmasıdır. ayıptır, ar edin biraz ya. sakın ha! 8 martı, hiç kimsenin itibarsızlaştırmasına izin vermeyin.

rosa lüksemburg’un bir sözüyle cevap veriyorum tüm bu saçma yazılara;

“insanoğlu midemi bulandırıyor ve sen kötü kalpli ya­ratık, yüreğimi paramparça ediyorsun.”

emeğin değerini bilen,sahip çıkan tüm kadınların gününü tekrar kutluyorum.

sözlük içerisinde bu tiplerden ben ve sıtkım artık ayrı ayrı sıkıldık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim