hyalin kıkırdak
embriyo iken vücudumuzun neredeyse tamamı hiyalin kıkırdaktan oluşur. büyüdükçe bu kıkırdaklar sertleşir. ama vücudumuzda hala hiyalin kıkırdak olan yapılar vardır. burnumuz ,soluk borumuz ve bronşlarımız hiyalin kıkırdaktan oluşur.
devamını gör...
1986 dünya kupası
10 yaşındaydım. farkında olarak izlediğim ilk dünya kupasıydı. dünya kupaları 1 ay sürer ama sanki o dünya kupası bütün yaz sürmüştü. çok garip bir biçimde ben almanyayı tutuyordum maradona değil rummenige hastasıydım. unutamadığım maç ise yine herkesin aksine brezilya fransa maçıydı. uzatmalarda brezilya elenmişti çok dramatik gelmişti o maç bana, çok üzülmüştüm brezilyaya. yine unutamadığım birşey maç aralarında tom selleck in magnum dizisi yayınlanırdı. o kırmızı ferrari ye aşıktım. o dünya kupası galiba hayatımın en mutlu dönemini ifade ediyor benim için. çocukluğun son evreleri, birşeylerin farkındasın ama hiç bir sorumluluğun yok. sorumluluk yok hayatında gördüğün en adaletsiz olay brezilya fransa maçı, daha sonra yaşayacaklarının yanında hiç birşey değil bu adaletsizlik. şu an 45 yaşımdayım 7...8 sene öncesine kadar gunde sıkılmadan 3...4 maç izleyebilen ben 7...8 senedir bir maç dahi izlemedim. bırakın tuttuğum takımları bir çok takımın ilk 11 ini sayabilecek olan ben kimseyi tanımıyorum ve futbol diyince aklıma artık sadece o tertemiz duygularla izlediğim 1986 meksikadan başka hiç birşey gelmiyor, ne uefa kupası, ne 2002 yarı finali.
devamını gör...
normal sözlük
bazen eski sevgilimle ayni okulda hatta ayni siniftaymisim gibi hissettiren sozluk* *
guzel iyi sozluk ama gereksiz abartılan şeyler den biri oldugunu dusunuyorum. kafa izninden döndük etrafi bi kolacan edeyim dedim. yine kavga kaos sallama var birbirine. sozlugu cok ciddiye aliyosunuz edebiyati da sıkti aslinda ama boyle herkesin birbiriyle ugrasmasi o vibei veriyo. baska isleri yokmus gibi. allahtan komikte okuyup guluyoz en azindan. neyse bu da benim baska isiniz gucunuz yok mu dedikten sonra sozluge gelip uzun uzun yazdigim ilk entry olsun*
guzel iyi sozluk ama gereksiz abartılan şeyler den biri oldugunu dusunuyorum. kafa izninden döndük etrafi bi kolacan edeyim dedim. yine kavga kaos sallama var birbirine. sozlugu cok ciddiye aliyosunuz edebiyati da sıkti aslinda ama boyle herkesin birbiriyle ugrasmasi o vibei veriyo. baska isleri yokmus gibi. allahtan komikte okuyup guluyoz en azindan. neyse bu da benim baska isiniz gucunuz yok mu dedikten sonra sozluge gelip uzun uzun yazdigim ilk entry olsun*
devamını gör...
seri artılamak
okumadığım hiç bir tanımı beğenmiyorum. bunun bana karşı yapılmasını da istemem. varsa yazılarını beğendiğim bir yazar, pıt pıt pıt beğeniyorum tabiki. cebimden mi çıkıyor cancağızım, hakkı olana hakkını vermeyek mi ?
devamını gör...
gelecekte olmasıyla mutlu edecek şeyler
okuduğum mesleği işsiz kalmadan , en iyi şekilde yapabilmek.
devamını gör...
türkiye'de futbol hakemi olmak
bir hayli zor olandir.
yaklasik 10 sene öncesinde 2 sene kadar süreyle amatör olarak istanbul'da futbol hakemligi yaptim.
o zamanlar üniversite ögrencisiydim tabi. paraya ihtiyacim vardi ve ek gelir olsun diye bu ise giristim. yazili sinavlari ve spor testlerini gectim. kendimi zihinsel olarak maca hazirladim. tabi bu sinavlarin disinda kimse elimize bayrak verip gelin bakalim bir maca cikaracagiz sizi, eksiklerinizi soyleyecegiz demedi.
neyse efendim ilk mac günü geldi catti. avcilar'da bir maca yardimci verilmistim. orta hakem de okul arkadasimdi, tecrübeliydi. mac basladi, daha 5 dakika gecmeden kirmizi takim tac kullandi, beyaz takimin oyuncusu ofsayttaydi. tactan ofsayt olmaz, bayragi kaldirmadim tabi. taraftarin biri "hocaaa senin ...." diyerek yüzüme öyle bir tükürdü ki, sanirsin lamanin otunu elinden almisiz. eleman bütün agiz salgisini üstüme kustu. ondan sonra zaten konsantrasyon kalmadi, mac sonunda orta hakem olan arkadas bana "senin bayraga macin 5. dksindan itibaren hic bakmadim" dedi.
bir tane saha vardi sanirim bakirköy tarafinda. toprakti. yine bir maca vermisler beni. kisin ortasindayiz, hava yagisli ve takimin biri grup lideriyken digeri sonuncusu. adamlari görün, sakalli makalli böyle hani "getir ordan pantolonumu sana harclik vereyim" diyecek baba tipinde, en yakin kahvehaneden ivedilikle toplanmis, izbandut gibi adamlar. mac basladi, ilk yari bittiginde 6-0'di. devre arasinda toprak sahadaki cizgiler yagmurdan flulasmis (kirecle cizmislerdi) bir sekildeydi. saha emektari bir abinin eline vermisler kireci, yagmurda büyük s seklinde ceza sahasini cizdi. polislerin alkol testinde alkollü birinin yürümesi gibi yürüyordu zaten dayi. neyse macin yaklasik 80. dakikasinda önümde adami devirdiler. yardimci hakem olarak hemen bayrahi bir hisimla salladim, faul verdim. bir baktim orta hakem penalti noktasini gösteriyor. meger adam ceza sahasindaymis. bizim sarhos dayinin cizdigi cizginin beyazligindan tutun, sekline kadar bir agiz dolusu küfür ettim tabi. mac 9-0 gibi bir sonucla bitmisti.
diger bir anim da ayda neredeyse 2 kere atadiklari bir stadyumun (stadyum degil de halisaha) kenarinda, tel örgülerin arkasinda alem yapan aksamci abilerimizdi. ne zaman maca gitsem, yogun bir sis altinda maci izlemeye calisirdim. sis dedigim de taraftar mesalesi degil bakin, o abilerin yaktigi mangalin dumani. saha kenarinda her pazar mangal yakarlarmis, e maclar da pazar günü zaten. spor yapalim, para kazanalim diye hakem olduk, kömür dumanindan zehirlenip hastaneye yatacak seviyeye geldik. bu abilerimiz cok iyiydi ama, her mactan sonra mangala cagirirlardi "hoca gel beraber parlatalim" derlerdi.
böyle yüzlerce ani topladim. yeri geldi jandarma esliginde ciktik sahadan, yeri geldi garip cisimler atanlar oldu. kafama kondom atani gördü bu gözler yahu, kondom. türkce soru bankasi kitabi atan bile vardi. gerci simdi türkiye'de hayat pahalilandigi icin bunlari atarlar miydi bilmiyorum.
bazen uzaktaki bir sahaya otobüs bulamazdim. yanimdan takim otobüsü gecince beni almak isterdi. tarafsizliga aykiri olur diye binmez, karda kista o yolu yürürdüm. hep adil olmaya calisirdim. hatalarimiz vardi tabi ama aksam yataga kafami koydugumda icim rahat uyurdum.
mac basina da 30-50 lira arasi bir meblag verirlerdi. bu parayi da 3 ay sonra yatirirlardi.
2 senelik tecrübemden sonra her maci hakem gözüyle izliyorum. frikikte baskalari topa bakarken ben top ayaktan ciktiginda öndeki adamin hangi vücut uzvunun önde olduguna bakiyorum. ofsayt mi degil mi diye.
sunu da söylemeliyim, türkiye'de maci izlemeye gelen taraftar eglenmek icin maci izlemeye gelmez. maca gelir, ana avraz sayar söver, rahatlar ve cicek gibi olup evine gider.
yaklasik 10 sene öncesinde 2 sene kadar süreyle amatör olarak istanbul'da futbol hakemligi yaptim.
o zamanlar üniversite ögrencisiydim tabi. paraya ihtiyacim vardi ve ek gelir olsun diye bu ise giristim. yazili sinavlari ve spor testlerini gectim. kendimi zihinsel olarak maca hazirladim. tabi bu sinavlarin disinda kimse elimize bayrak verip gelin bakalim bir maca cikaracagiz sizi, eksiklerinizi soyleyecegiz demedi.
neyse efendim ilk mac günü geldi catti. avcilar'da bir maca yardimci verilmistim. orta hakem de okul arkadasimdi, tecrübeliydi. mac basladi, daha 5 dakika gecmeden kirmizi takim tac kullandi, beyaz takimin oyuncusu ofsayttaydi. tactan ofsayt olmaz, bayragi kaldirmadim tabi. taraftarin biri "hocaaa senin ...." diyerek yüzüme öyle bir tükürdü ki, sanirsin lamanin otunu elinden almisiz. eleman bütün agiz salgisini üstüme kustu. ondan sonra zaten konsantrasyon kalmadi, mac sonunda orta hakem olan arkadas bana "senin bayraga macin 5. dksindan itibaren hic bakmadim" dedi.
bir tane saha vardi sanirim bakirköy tarafinda. toprakti. yine bir maca vermisler beni. kisin ortasindayiz, hava yagisli ve takimin biri grup lideriyken digeri sonuncusu. adamlari görün, sakalli makalli böyle hani "getir ordan pantolonumu sana harclik vereyim" diyecek baba tipinde, en yakin kahvehaneden ivedilikle toplanmis, izbandut gibi adamlar. mac basladi, ilk yari bittiginde 6-0'di. devre arasinda toprak sahadaki cizgiler yagmurdan flulasmis (kirecle cizmislerdi) bir sekildeydi. saha emektari bir abinin eline vermisler kireci, yagmurda büyük s seklinde ceza sahasini cizdi. polislerin alkol testinde alkollü birinin yürümesi gibi yürüyordu zaten dayi. neyse macin yaklasik 80. dakikasinda önümde adami devirdiler. yardimci hakem olarak hemen bayrahi bir hisimla salladim, faul verdim. bir baktim orta hakem penalti noktasini gösteriyor. meger adam ceza sahasindaymis. bizim sarhos dayinin cizdigi cizginin beyazligindan tutun, sekline kadar bir agiz dolusu küfür ettim tabi. mac 9-0 gibi bir sonucla bitmisti.
diger bir anim da ayda neredeyse 2 kere atadiklari bir stadyumun (stadyum degil de halisaha) kenarinda, tel örgülerin arkasinda alem yapan aksamci abilerimizdi. ne zaman maca gitsem, yogun bir sis altinda maci izlemeye calisirdim. sis dedigim de taraftar mesalesi degil bakin, o abilerin yaktigi mangalin dumani. saha kenarinda her pazar mangal yakarlarmis, e maclar da pazar günü zaten. spor yapalim, para kazanalim diye hakem olduk, kömür dumanindan zehirlenip hastaneye yatacak seviyeye geldik. bu abilerimiz cok iyiydi ama, her mactan sonra mangala cagirirlardi "hoca gel beraber parlatalim" derlerdi.
böyle yüzlerce ani topladim. yeri geldi jandarma esliginde ciktik sahadan, yeri geldi garip cisimler atanlar oldu. kafama kondom atani gördü bu gözler yahu, kondom. türkce soru bankasi kitabi atan bile vardi. gerci simdi türkiye'de hayat pahalilandigi icin bunlari atarlar miydi bilmiyorum.
bazen uzaktaki bir sahaya otobüs bulamazdim. yanimdan takim otobüsü gecince beni almak isterdi. tarafsizliga aykiri olur diye binmez, karda kista o yolu yürürdüm. hep adil olmaya calisirdim. hatalarimiz vardi tabi ama aksam yataga kafami koydugumda icim rahat uyurdum.
mac basina da 30-50 lira arasi bir meblag verirlerdi. bu parayi da 3 ay sonra yatirirlardi.
2 senelik tecrübemden sonra her maci hakem gözüyle izliyorum. frikikte baskalari topa bakarken ben top ayaktan ciktiginda öndeki adamin hangi vücut uzvunun önde olduguna bakiyorum. ofsayt mi degil mi diye.
sunu da söylemeliyim, türkiye'de maci izlemeye gelen taraftar eglenmek icin maci izlemeye gelmez. maca gelir, ana avraz sayar söver, rahatlar ve cicek gibi olup evine gider.
devamını gör...
iltifat mı hakaret mi olduğu belli olmayan cümleler
"tam yavşak ya" vurgusuna göre değişir iltifat mı hakaret mi olduğu.
devamını gör...
mary jane
mükemmel coverları olan sanatçı.
örnek olarak,
örnek olarak,
devamını gör...
intihar notuna yazılacak ilk cümle
devamını gör...
bir yazarın tüm entrylerini okumak
dün bana yapıldı. yine yeni yeniden yapıldı. denildi ki doktor doktor ben geldim
heyhat.
t: merak içeren harekettir.
heyhat.
t: merak içeren harekettir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylediği şarkılar
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
italya venedik
buradan
buradan
devamını gör...
sarhoşken yapılan saçmalıklar
her başıma geldiğinde ayıldığım zaman arkadaşlarım tarafından anlatıldığına göre ''özür dileriiiiğğğğüğğm'' diye ağladığım saçmalıktır.
ne için ve kimden özür dilediğim hala merak konusu.
ne için ve kimden özür dilediğim hala merak konusu.
devamını gör...
spora yeni başlayanlara tavsiyeler
belirli bir program dahilinde çalışın.
gereksiz kahramanlıklardan kesinlikle kaçının.
beslenme bu işin %70'idir, kendi öğünlerinizi hazırlamaktan imtina etmeyin. kimse sizin uşağınız değil.
hızlı gitmeyin vucudunuzu yavaş yavaş alıştırın ki fazla hamlık yaşamazsınız ve hevesiniz kaçmaz..
gereksiz kahramanlıklardan kesinlikle kaçının.
beslenme bu işin %70'idir, kendi öğünlerinizi hazırlamaktan imtina etmeyin. kimse sizin uşağınız değil.
hızlı gitmeyin vucudunuzu yavaş yavaş alıştırın ki fazla hamlık yaşamazsınız ve hevesiniz kaçmaz..
devamını gör...
metal müzik vs tenekeye vurunca çıkan ses
what a shame! metal müzik bir dönem gençliğinin cool ve depresif takılmasını sağlamış, en arka sıralara oturup kulaklığından zambır zambır duyulan müziklerle ve simsiyah giyim tarzıyla her daim acaba kafasında ne yaşıyor diye merak uyandırmış, kıskanılan bir güruh olmamızı sağlamıştır. lütfen kınıyorum. *
devamını gör...
sözlük yazarlarının tanışmak istedikleri normal sözlük yazarları
kendini aratıp da bulamamak acıdır bu başlıkta.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
hala hıçkırık tuttuğunda yeni yıkanmış bir yeşil elmanın üzerindeki o tek damlacığı gözümün önüne getirip odaklanma metotuna başvuruyorum. ya da ne zaman omlet yapmak için yumurta çırpsam kavanoza kırıp çalkalamanın daha iyi bir fikir olacağını düşünüp iç çekiyorum. daha kötüsü hayatım boyunca hiçbir zaman “somut data” kovalamaktan vazgeçemeyeceğimin farkındayım. hafızam kötüdür benim halbuki değil mi? aynen.
devamını gör...


