alkol dostunuz değildir
dostluk promille ölçülemez çünkü.
devamını gör...
istanbul’un herhangi bir tepesine çıkıp haykırarak seni yeneceğim istanbul demek
izlediğim filmlerden ötürü ilgili sahneyi çok gördüğüm ve bir keresinde yaptığım eylemdir. olay şöyle gerçekleşti. çok bunaldığım ve depresif olduğum bir gün kendime bir tepe belirledim ve o tepeye doğru ayaklarımı kullanarak yol aldım. tepeye ulaştığımda fazlasıyla yorgunluk ve hedefime ulaştığım için gelen gazla seni yeneceğim istanbul diye haykırdım. sonrasında ne oldu mu dersiniz yenildim tabiki. yenmek için çabaladım ama asla pes etmiyorum bir gün yendiğimde emeğimin boşa olmadığını göstereceğim sana istanbul.
devamını gör...
sözlüğe saldıranların içimizden biri olması
çok yüksek ihtimaldir.
bu sözlüğe saldıran deyyuslar yoldaş ve tayfasını çok yakından tanıyor olmalı.
lan iko diyoruz. bu adam tahminlerime göre 7/24 bilgisayar başında olan birisi olmalı.
bu adamın 1-2 saat bilgisayar başından kalkmasını nasıl bilip saldırdı bu adamlar.
içeride köstebek var. birisi ikoyu tuzağa çekmiş. sonra kahpece saldırmışlar.
yoldaş sen en iyisi bi araştır bu konuyu.
bu sözlüğe saldıran deyyuslar yoldaş ve tayfasını çok yakından tanıyor olmalı.
lan iko diyoruz. bu adam tahminlerime göre 7/24 bilgisayar başında olan birisi olmalı.
bu adamın 1-2 saat bilgisayar başından kalkmasını nasıl bilip saldırdı bu adamlar.
içeride köstebek var. birisi ikoyu tuzağa çekmiş. sonra kahpece saldırmışlar.
yoldaş sen en iyisi bi araştır bu konuyu.
devamını gör...
kullanmak için can atılan replikler
+fakir mi oluyoruz?
-daha neler.
-daha neler.
devamını gör...
hayat kalitesini düşüren şeyler
türü ve derecesi ne olursa olsun hastalık.
devamını gör...
siyah giyinmek
yazın yapıldığında güneş ışınlarının hepsini üzerine çekerek kavrulmanıza sebebiyet verecek eylemdir.
devamını gör...
uzun tanım yazan tipler
başkasına söz bırakmadan tanımlama yapan, açtığı başlığın hakkını veren kişilerdir.
devamını gör...
yazarların cinsel olmayan fantezileri
1- uyumadan önce yemek videoları izlerken arka fonda arabesk müzik dinlemek.
2- her şeyi unutmak
3-kestiğim saçlarımı kavanozlarda saklamak.
2- her şeyi unutmak
3-kestiğim saçlarımı kavanozlarda saklamak.
devamını gör...
geceye yaşamak için bir sebep bırak
yarın, bugün bayram çünkü. 23 nisan çocuk bayramı, en güzel bayram. gün içinde hiç olmazsa bir yarım saat hiç bir şey yapmamak, oturup etrafı seyretmek, keyifle bir şeyler yudumlamak, sadece kendi kendimize 30 dakika durmak için fazladan bir tatil günümüz var. ne güzel.
devamını gör...
kader alacak intikamını
bi’ şarkıdan esinlendim. bu günlerde neredeyse inanacağım şu söze. ne kitaplar okudum, ne filmler izledim. ufkum genişledi, zekamın eskisi kadar kıvrak olmadığı anları fark ettim. şaşırmamaya alıştım sanarken hala şaşırtan hayat… ah ulan. ah demişken, kimseye etmedim ne eyvallah ne de ah. ne bir nefret, ne bir kin duygusu gütmedim. olanı biteni sessizce sindirdim, içime kapandım acı çektiğim an’larda.
bir kere demedim, intikam alayım. öfkemden kudurmadım mı? kudurdum. evimde, tek başıma. gel zaman, git zaman pireler berber veya tellal iken… off saptık. dur.
tanıyan bilir, inançlı birisi değilim. kadere de inanmıyorum ama karma kesinlikle var. evet.
dandik bir boşanmayı “aman tanrım dünyanın sonu. nasıl böyle bir şey yapılabilir? hahah gördünmü boşanıyor, ben demiştim.” diye gözünde büyütüp, tüm şehirde hunharca dalga geçen akrabamın birinin seks skandalları ortaya çıktı ve şimdi benle dalga geçmesinin belli bir zaman sonunda kendisi boşanıyor. umarım boşanmanın olağan bir durum olup, herkesin tercih edebileceği/ maruz kalabileceği bir durum olduğunu anlamıştır artık.
bir diğer vaka ise eski eşimin bana çektirdiği onca ızdıraba rağmen, boşandıktan sonra edindiği çevresine rağmen, en dipteyken yine beni arayıp, yardım istemesidir. vijdanıma ve merhametime yenik düşüp yardım edecek kadar ezik değilim. insafımı suistimal etmelerine dur diyeli çok oldu. kusura baksınlar. ben o dipsiz kuyularda boğulurken, onca acıda kıvranırken… ah etmiyorum ulan. görünen tablo ortada. vasat ve rezilsiniz.
hal böyleyken ya kader aldı intikamını ya da karma denen bir şey var ve dengesi muazzam bir şey.
bir kere demedim, intikam alayım. öfkemden kudurmadım mı? kudurdum. evimde, tek başıma. gel zaman, git zaman pireler berber veya tellal iken… off saptık. dur.
tanıyan bilir, inançlı birisi değilim. kadere de inanmıyorum ama karma kesinlikle var. evet.
dandik bir boşanmayı “aman tanrım dünyanın sonu. nasıl böyle bir şey yapılabilir? hahah gördünmü boşanıyor, ben demiştim.” diye gözünde büyütüp, tüm şehirde hunharca dalga geçen akrabamın birinin seks skandalları ortaya çıktı ve şimdi benle dalga geçmesinin belli bir zaman sonunda kendisi boşanıyor. umarım boşanmanın olağan bir durum olup, herkesin tercih edebileceği/ maruz kalabileceği bir durum olduğunu anlamıştır artık.
bir diğer vaka ise eski eşimin bana çektirdiği onca ızdıraba rağmen, boşandıktan sonra edindiği çevresine rağmen, en dipteyken yine beni arayıp, yardım istemesidir. vijdanıma ve merhametime yenik düşüp yardım edecek kadar ezik değilim. insafımı suistimal etmelerine dur diyeli çok oldu. kusura baksınlar. ben o dipsiz kuyularda boğulurken, onca acıda kıvranırken… ah etmiyorum ulan. görünen tablo ortada. vasat ve rezilsiniz.
hal böyleyken ya kader aldı intikamını ya da karma denen bir şey var ve dengesi muazzam bir şey.
devamını gör...
pegasus çalışanlarının içkili kadir gecesi paylaşımı
yaşadıkları iklimin hassasiyetlerini görmezden gelme densizlikleri için eksi puan veriyorum bu çocuklara, yoksa ister içsinler, ister içmesinler bana ne.
ikinci eksi de çalıştıkları kurumun bu fotoğrafta hiç yer almamasına rağmen manasızca öne çıkarılmasına olsun.
inananlar için kadir gecesi bin aydan hayırlıdır, inanmayan için alelade bir çarşamba akşamıydı sadece. kendilerince şaka yapmışlar heralde ama mizah düzeyleri de hayli diplerde.
ikinci eksi de çalıştıkları kurumun bu fotoğrafta hiç yer almamasına rağmen manasızca öne çıkarılmasına olsun.
inananlar için kadir gecesi bin aydan hayırlıdır, inanmayan için alelade bir çarşamba akşamıydı sadece. kendilerince şaka yapmışlar heralde ama mizah düzeyleri de hayli diplerde.
devamını gör...
karmaşık sayılar
kısaca karmaşık sayıların başlangıcı; del ferro(1465-1526), tartaglia(1499-1577), cardono(1501-1576) gibi bilim adamları sayesinde olmuştur.
bundan çok öncesinde de i*i = (-1) teorisi ortaya atılmış ancak kullanılmaya çok gerek görülmemiştir. ilk ortaya çıkışı 2. dereceden denklemlerin, reel kökü olmayanlarının, köklerinin bulunması adınadır. ancak bu zaman diliminde bilinmekte fakat kullanılmaya gerek görülmemektedir.
asıl öneminin farkedildiği nokta ise kübik denklemlerdir. del ferro, tartaglia ve cardono'nın bulduğu 3. dereceden denklem çözümünde her şey güzelken, rafael bombelli(1526-1572) garip bir şey farkediyor;
"(x)^3=15x+4" denklemini çözerken, kübik denklemler için çıkarılan formülün çalışmadığını farkediyor. bunun sonucunda bombelli kompleks sayıların beklenenden daha önemli olduğu sonucuna veriyor, çünkü bu kübik denklemin 3 adet reel sonucun olması gerekir.
bu karmaşık sayıların doğuşu olarak kabul edilir.
reel uzay, karmaşık uzayın bir alt kümesidir; yani her reel sayı için, imajiner kısmı 0 olan kompleks sayıdır diyebiliriz.
ne işe yaradığı fiziksel ve matematiksel olarak farklı yorumlanabilir, farklı farklı kullanım alanları vardır; ancak, en genel olarak karmaşık sayılar birden fazla eksenlerin bağımlılıkları açıklamak için kullanılırlar. x,y,z ekseninde çalışıyorsanız, bunu silindirik eksene ya da küresel eksene taşıyabilmenize imkan sağlar.
ama fiziksel olarak; doğada foton iki yerde nasıl aynı anda bulunabilir? gerçekten böyle bir şey olabilir mi ? dediğimizde; gerçekten böyle bir şeyin var olduğunu, evrenin aslında reel uzayda değil, karmaşık uzayda çalıştığını görürüz. yani karmaşık sayılarla işlem yapabilen biri evrenin tüm hareketini tanımlayabilir. bu sayede reel uzayda ifade edemediğimiz fiziksel olayları temsil edebiliriz.
bir başka güzel bir örnek ise metalik bir malzemeye giren bir ışık demetinin hızı, reel uzayda çalışan biri için; ışık hızının üzerine çıkmış olarak tanımlanır. fiziksel olarak ışık hızını aşmanın imkanı yoktur. kompleks sayılarla bu işi anlamaya çalışan biri ise; bu hızın gerçek olmadığını, sanallıktan kaynaklandığını, fiziksel gözlenemeyeceğini anlamış olur, bunun sonucunda da malzemenin kırılma indisinin kompleks sayılarla ifade edilmesi gerektiğini anlar.
fiziksel daha başka çok güzel örnekler verilebilir, olasılıklar dahi karmaşık sayılarla ifade edilirler.
bundan çok öncesinde de i*i = (-1) teorisi ortaya atılmış ancak kullanılmaya çok gerek görülmemiştir. ilk ortaya çıkışı 2. dereceden denklemlerin, reel kökü olmayanlarının, köklerinin bulunması adınadır. ancak bu zaman diliminde bilinmekte fakat kullanılmaya gerek görülmemektedir.
asıl öneminin farkedildiği nokta ise kübik denklemlerdir. del ferro, tartaglia ve cardono'nın bulduğu 3. dereceden denklem çözümünde her şey güzelken, rafael bombelli(1526-1572) garip bir şey farkediyor;
"(x)^3=15x+4" denklemini çözerken, kübik denklemler için çıkarılan formülün çalışmadığını farkediyor. bunun sonucunda bombelli kompleks sayıların beklenenden daha önemli olduğu sonucuna veriyor, çünkü bu kübik denklemin 3 adet reel sonucun olması gerekir.
bu karmaşık sayıların doğuşu olarak kabul edilir.
reel uzay, karmaşık uzayın bir alt kümesidir; yani her reel sayı için, imajiner kısmı 0 olan kompleks sayıdır diyebiliriz.
ne işe yaradığı fiziksel ve matematiksel olarak farklı yorumlanabilir, farklı farklı kullanım alanları vardır; ancak, en genel olarak karmaşık sayılar birden fazla eksenlerin bağımlılıkları açıklamak için kullanılırlar. x,y,z ekseninde çalışıyorsanız, bunu silindirik eksene ya da küresel eksene taşıyabilmenize imkan sağlar.
ama fiziksel olarak; doğada foton iki yerde nasıl aynı anda bulunabilir? gerçekten böyle bir şey olabilir mi ? dediğimizde; gerçekten böyle bir şeyin var olduğunu, evrenin aslında reel uzayda değil, karmaşık uzayda çalıştığını görürüz. yani karmaşık sayılarla işlem yapabilen biri evrenin tüm hareketini tanımlayabilir. bu sayede reel uzayda ifade edemediğimiz fiziksel olayları temsil edebiliriz.
bir başka güzel bir örnek ise metalik bir malzemeye giren bir ışık demetinin hızı, reel uzayda çalışan biri için; ışık hızının üzerine çıkmış olarak tanımlanır. fiziksel olarak ışık hızını aşmanın imkanı yoktur. kompleks sayılarla bu işi anlamaya çalışan biri ise; bu hızın gerçek olmadığını, sanallıktan kaynaklandığını, fiziksel gözlenemeyeceğini anlamış olur, bunun sonucunda da malzemenin kırılma indisinin kompleks sayılarla ifade edilmesi gerektiğini anlar.
fiziksel daha başka çok güzel örnekler verilebilir, olasılıklar dahi karmaşık sayılarla ifade edilirler.
devamını gör...
ışık hızı
fizikte c harfi ile sembolize edilen ve bir elektromanyetik dalga olan ışığın boşlukta birim zamanda ne kadar yol aldığını tanımlayan ifade.
aslında evrendeki tüm cisimlerin ışık hızına sahip olduğunu söylersem birçok kişi itiraz eder ama anlatacaklarım gerçek ve ilginç...
biliyoruz ki ışık hızına yaklaştıkça zaman yavaşlıyor ve ışık hızına ulaşıldığında da zaman duruyor. bunu bir hız - zaman grafiği ile gösterdiğinizi farz edin. bir fotonu ele alalım. bu foton boşlukta ışık hızıyla hareket eder ve onun için zamanın durduğunu kabul ederiz. o halde foton hız ekseninde %100'lük bir harekete sahipken zaman eksenindeki hareketi %0'dır.
şimdi teorik bir cisim düşünün, evrende tamamen hareketsiz olan. bu cisim hız ekseninde %0'lık bir harekete sahipken, zaman onun için en hızlı şekilde akacağından, zaman eksenindeki hareketi %100 olacaktır.
peki mesela ışık hızının %10'u ile hareket eden bir cismin grafiğimizdeki yeri nasıl olur? bu cisim toplam hızının 10 birimini uzaydaki hareketine harcarken, kalan 90 birimini zamandaki akışa harcar.
özetle herhangi bir cismin sahip olduğu fiziksel hareket hızı ile zamanda yaptığı hareketin hızı birbirini tamamlar. bir foton, yani ışık, 100 birimlik hız hakkının tamamını sadece hareket boyutunda kullanırken, duran bir cisim o hakkının tamamını zaman boyutundaki harekete harcar. ara hızlardaki tüm cisimler de aynı şekilde bir hız ve zaman dağılımı gösterirler.
ışık hızını neden aşamadığımızı da, aynı grafik üzerinden başka bir yazıda anlatacağım bir gün.
aslında evrendeki tüm cisimlerin ışık hızına sahip olduğunu söylersem birçok kişi itiraz eder ama anlatacaklarım gerçek ve ilginç...
biliyoruz ki ışık hızına yaklaştıkça zaman yavaşlıyor ve ışık hızına ulaşıldığında da zaman duruyor. bunu bir hız - zaman grafiği ile gösterdiğinizi farz edin. bir fotonu ele alalım. bu foton boşlukta ışık hızıyla hareket eder ve onun için zamanın durduğunu kabul ederiz. o halde foton hız ekseninde %100'lük bir harekete sahipken zaman eksenindeki hareketi %0'dır.
şimdi teorik bir cisim düşünün, evrende tamamen hareketsiz olan. bu cisim hız ekseninde %0'lık bir harekete sahipken, zaman onun için en hızlı şekilde akacağından, zaman eksenindeki hareketi %100 olacaktır.
peki mesela ışık hızının %10'u ile hareket eden bir cismin grafiğimizdeki yeri nasıl olur? bu cisim toplam hızının 10 birimini uzaydaki hareketine harcarken, kalan 90 birimini zamandaki akışa harcar.
özetle herhangi bir cismin sahip olduğu fiziksel hareket hızı ile zamanda yaptığı hareketin hızı birbirini tamamlar. bir foton, yani ışık, 100 birimlik hız hakkının tamamını sadece hareket boyutunda kullanırken, duran bir cisim o hakkının tamamını zaman boyutundaki harekete harcar. ara hızlardaki tüm cisimler de aynı şekilde bir hız ve zaman dağılımı gösterirler.
ışık hızını neden aşamadığımızı da, aynı grafik üzerinden başka bir yazıda anlatacağım bir gün.
devamını gör...
istanbul
birsen tezer'in gece gece aklıma gelen parçası.
devamını gör...
makinist ile son istasyon radyo yayını
eğlence başlasın deyip çoban yıldızı çalmak... kral hareket.
devamını gör...




