penis ve vajina.
devamını gör...

83 milyon küsürlü ülkemde öldürüle öldürüle hepi topu 10 kadın kaldı. onlarında yarısı yaşlı, yaşlı genç. yaşlıdan zaten size ekmek çıkmaz, genç olanları da salın zahmet olmazsa.
devamını gör...

herkes dışarıda sanki. yollar tıklım tıklım. gecesi gündüzü yok herkes rutininde adeta. peki ya evde bekleyen ve benim gibi tüm kurallara riayet edenler? onlar da işte sadece ben mi evde oturuyorum acaba hissi yaşayacaklardır.
devamını gör...

kayınvalidesinin annesiyle konuşabilmek ve kızı istemek için çince (bkz: mandarin) öğrenmiş kişi. gayet de akıcı konuşuyor:

devamını gör...

benim gibi hisseden benim düşüncelerime ortak olan bir insanla konuşmayı çok isterdim. ama bu insanları nasıl secip ayiklayabiliriz? hepsiyle tek tek tanışıp düşüncelerini anlamaya çalışmak çok yorucu olur. keşke yolda geçen kalabaliklarda insan kendine en yakın kişiyi bulabilecek bı hisse sahip olsa. o insanları çekse hayatına. zira öbür türlü ne kendini açıklamak kolay, ne de başkasını anlamaya çalışmak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

-"berlin'de yalnızsınız değil mi?" dedi
-"ne gibi?"
-"yani... yalnız işte... kimsesiz... ruhen yalnız... nasıl söyleyeyim... öyle bir haliniz var ki..."
-"anlıyorum, anlıyorum... tamamen yalnızım. ama berlin'de değil... bütün dünyada yalnızım... küçüklüğümden beri..."

raif efendi'nin haleti ruhiyesidir, kürk mantolu madonna'da.

bunu okuyunca dünyadaki bir başınalığım bana mahsus değilmiş demiştim. gecenin bir saati ya da sabahın ilk ışıklarında uyku ile uyanıklık arasında bir yerde içimi kocaman bir boşluk kaplıyor. soğuk bir ürperme ile şu hayattan geçiyorum ama sanırım hep kendimle olacağım, beni gerçekten anlayan ya da gerçekten anlayabildiğim bir ruh olmayacak diye düşünüyorum. derin bir sis kaplıyor. bazen yönümü buluyorum. farkındalığını yaşamayan bir insan gibi gündelik hayatıma dönüyor ve devam edebiliyorum. ama bazen kaybolup gidiyorum. derinlik artıyor. hissiz bir huzursuzluk kaplıyor her yanımı. çabalamaktan vazgeçiyorum. bırakıyorum hüzün, damarlarımda dolaşsın özgürce.
devamını gör...

günaydın sözlük;

ama öyle, çok severek aldığınız bir sneaker ayakkabıyı heyecanla ayağınıza giyip işe gitmişsiniz de, esneyene dek bütün gün ayağınızı vurmuş gibi, ''usandım da tatlı candan usandım'' dedirten bir acıyla, ofisteki masanızdan tuvalete yürümenin bile işkence olduğu bir günaydın değil elbet...

haftalardır bozuk olan klimayı cimri patronunuzun en sonunda insafa gelerek yaptırdığı, ve ''ulan bu sıcakta nasıl çalışacağız yahu, insaf!'' diye mesai arkadaşınıza söylenerek ofise girdiğinizde, yüzünüze çarpan o serin, klima kokulu hava, size beklenmedik bir mutluluk yaşatmış gibi bir günaydın...
42° bir günaydın değil, 18°-20° arası bir günaydın...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istiklal marşımızı ellerini göğsüne vurarak, ağlayarak aşırı içten okuyan ve uzunca bir süredir haberlerde göremediğim için hakkında endişelendiğim gayet küçük ve bir o kadar hisli kardeşimizdir.
devamını gör...

gurbet denen medeniyette yaşayıp bize ortaçağı layık gören insanlardır.
devamını gör...

an itibariyle duygulandım ağlıyorum.
şiirimin okunması ağlatıyor sanırsam.
fuzzy lee ben yazayım sen oku.
bir program mı yapsak beraber.
devamını gör...

az önceki röportajı izlerken farkettiğim durum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

halıyı bisikletinin arkasına bağlayıp yolda sürükleyenini duymuştum böyle. güya böyle böyle eskiyecek, halı değer kazanacakmış.
devamını gör...

çok değil bir kaç sene öncesine kadar tam şekli ile söylenmediği takdirde dinsiz, imansız ve dahi muhalif bir vatan haini olduğunuzu iddia edenlerin oranı azımsanmayacak kadar olan tamlama idi. son 5 senede ülkede işler tersine döndü.
devamını gör...

yüksek sadakat-döneceksin diye söz ver

tanımı yazarken dinlediğim şarkının değişmesi *

son feci bisiklet-bikinisinde astronomi
devamını gör...

"duyan kişi üzerinde 'vaaav be' etkisini yaratacak muhtemel olarak da konuşmayı sonlandıracak cevaplardır." şeklinde tanımı yaptıktan sonra. *
lisede çok sevdiğim bir öğretmenimle olan anım gelsin.
son sınıfta okurken coğrafya sınavı öncesi hem ortalama kasmak hem de öğretmenin de takdirini kazanmak adına sınava güzelce ve yoğun bir şekilde* çalıştıktan sonra sınav notlarını açıklanması ve 70 aldığımı öğrenmem sonucunda öğretmenim ile geçen diyalog. (serzenişli bir şekilde konuşmaya başladım.)
- hocam ya, hayvan gibi çalıştım 70 nedir, bu dersten 85 üzeri not alamayacak mıyım?
+ yanlışı başta yapmışsın, insan gibi çalışsaydın alırdın.
(tahmin edilen üzerine yanıt vermeden sessizce yerime oturdum.)
devamını gör...

(bkz: epsilondelta).

edit: keşke floodu bozmasaydınız bee.*
devamını gör...

sorgulayın, sorgulayalım türdaşlarım.
nazım hikmet'in dediği gibi yoksa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?

insanı insan yapan sorgulamak değil midir?
mutlu olmak adına insanı insan yapan en temel özelliklerden birine sırt mı çevirelim?
hem nedir mutluluk sanki söyleyin bana?
devamını gör...

bestecisi mike oldfield olup, 25 dakikalık enstrümantal bir müziktir. oldfiled'ın 17 yaşında bestelemeye başlayıp 19 yaşında bitirdiği müziktir. 1973 yapımı the exorcist filminin main themedir. oldfield enstrümanların çoğunu kendisi çalmıştır.

ne zaman duyulsa bu filmi hatırlatır,bir zamanlar cep telefonu zil sesi olarak çok kullanılırdı.
devamını gör...

sıradan türk korku filmlerinden alışık olduğumuz üzere, cinlerin dadanması.
bu meretler fakir evlerini beğenmez; nerede dubleks, tripleks ev varsa orayı mesken edinirler.
cin bile olsan rahatına düşkün oluyorsun demek ki. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim