hayal kurmak.
devamını gör...

''asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzme.
unutma, sen kaldırabiliyorsan, onlar da kaldırabilir.''

b.marley
devamını gör...

çaylak yazarlara, oy verileceği zaman tanımlar incelenip yapılmalı, üstünkörü okuyarak ya da okumadan oylamak makul olmaz. sonuç olarak tanım yazanı var, tanımcık yazanı var.
devamını gör...

tekstil ürünü çıkarmak için kullanılan makine.
eğer makine ile uyuşursanız, yaratıcı bir hobiniz olur dikiş. hem vaktim verimli geçiyor hem hayal ettiğim şeyleri giyebiliyorum. yarın perde dikeceğim, sonra da yastık kılıfı. sanra da canım ne isterse onu.
devamını gör...

membracidae familyasının üyelerinden olan bir çeşit ağustos böceği. ağaçlar için zararlı olan türler arasında gösterilir. antartika hariç dünyanın her bölgesinde bulunabilirler ve maksimum 3 aylık bir ömürleri vardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kutsal ve mahrem gördüğüm yok. vajina da penis gibi basit bir organdır. bu organlara abartı anlam yükleyenlerin gelişmemiş ilkel insan olduklarını düşünüyorum, başka bir şey değil.
devamını gör...

kısaca iyileşmeye inanmaktır.
plasebo etkisi bilindiği üzere hastanın kendi kendine düşünce yoluyla iyileştirmesi üzerine yöneliktir. bu yöntemle tedavide kullanılan ilaç yerine boş ilaç verilebilir ya da sahte bir operasyon yapılabilir
ve bu insanların belli bir kısmı hiç analiz etmeden gerçek ilacı ya da tedaviyi aldıkları düşüncesini kabul eder, ona inanır ve teslim olur.
(bu durumda otonom sinir sistemi tam olarak ilaç ya da tedaviyle olan kimyasalları kendi yapmaya ve vücudu buna göre programlamaya başlar)

plasebo etkisinin bize anlattığı şey kısaca şudur: her şeyden önce bu durumda iyileştirmeyi gerçekleştiren dışarıdan alınan madde değil.
vücudun iyileşmesini, var olan bir iç potansiyel sağlıyor. bu da zihin ile beden arasında bir bağlantının var olması anlamına geliyor. yani o hap; içen kişi içen mümküniyeti, umudu temsil ediyor.
*****
bir kişi üzerinde deneyince işe yaradığını görebilirsiniz. tedavi gören bir hastaya iyi şeyler söyleyerek, iyileşeceğine inandırarak psikolojik destek verirseniz hastanın iyileşme süresi kısalır.
devamını gör...

kötü bir anı…
tek amacım ağaçta dut yemekti ama o açlığın verdiği hızla bakmadan dutu ağzıma atarken meyvenin üstündeki bu şahsı fark etmedim ve kendisine küçük bir ısırık bahşettim farkına vardığımda çok geçti işin tuhafı alt dudağım uzun bir süre his kaybı yaşadı. kendisinden lanetli bir öpücük aldım.
devamını gör...

buket uzuner'in kaleme aldığı çanakkale savaşı temalı bir roman. çanakkale'ye savaşmaya gelmiş ama bir daha haber alınamamış bir anzak askerinin torununun dedesinin mezarını bulmak için gelibolu'ya gelmesi, orada bir çanakkale gazisinin kızı yaşlı bir kadınla tanıştırılması ve kaderin cilvesi olarak da yaşlı kadının babası ile anzak kadının dedesinin aslında aynı insan çıkması gibi dramatik bir olay örgüsü işlenmiştir. kitap esas olarak cepheden yazılmış mektuplarla ilerler. bu mektupların içinde okur kendisini çanakkale savaşının tam orta yerinde bulur. daha fazla spoiler vermemek için kendimi zor tutuyorum. okuyan kendisine çok şey katacaktır.

(bkz: aotearoa)
devamını gör...

1868-1869 yıllarında, japonya’da tokugawa şogunluğu ile imparatorluk yönetiminin gelmesini isteyenler arasında yaşanan iç savaştır. muharebe, imparatorluk güçlerinin zaferiyle sonuçlandı ve japonya’nın yenileşme hareketi olan meiji restorasyonu dönemine girilmiş oldu.

baş rolünde tom cruise’un yer aldığı, 2003 yapımı son samuray filmi boshin savaşı’nı konu almaktadır.
devamını gör...

sevgili günlük.
devamını gör...

bu kitabın adını ne zaman duysam aklıma arkadaşımın tavşanın kitabın kapağını yemesi geliyor ve bir gülme tutuyor.
tanım: güzel bir paulo coelho kitabı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir körelmiş organdır. konu hakkında daha detaylı bir makaleye buradan ulaşılabilir. tıkanması sonucu apandisit meydana gelmiş olur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gün itibariyle istifa dilekçemi sunduğum kulüptür.

ben bu rütbenin hakkını veremedim a dostlar, daha fazla kirletmeden bırakmak ve memati markasına zarar vermemek için bu kararı aldım.

yerimi yeni mematilere bıraktım, vatan size emanet aslanlarım.
devamını gör...

dönüp dolaşıp her defasında aynı yere geliyorum. geldiğim yerde yalniz yapayalnizim.
devamını gör...

mandala yapıyorum.
devamını gör...

--! spoiler !--

raif bey, çocukluğundan beri ürkek mizaçlı ve utangaç bir insandır. okumakta pek hevesi olmadığından babası tarafından almanyaya gönderilir. çok iyi resim yapmasına rağmen sırf kendinden bir parça barındırır korkusu ile yaptığı resimleri kimseye göstermemiştir. kendi içine kapanıktır ve çoğunlukla hayal dünyasında yaşar. bir gün bir resim sergisinde "kürk mantolu madonna"ya rastlar. bu tablo, raif beyin çocukluğundan beri okuduğu kitaplarda ve düşlerinde tasvir ettiği kadınların bir karışımıdır. onda masum, asil ve biraz vahşi bir ifade bulan raif bey bu tabloya bütün benliği ile aşık olur. bir müddet sonra tabloda gördüğü kadın ile karşılaşır. fakat içini bir korku salar. çünkü tablodaki kadın kusursuzdur. ona duyduğu aşk son derece manalı, her şeyin üzerinde, saf, temiz ve ebedidir. tablodaki kusursuz kadının gerçekte, göründüğü kadar kusursuz olmayışı ihtimali onu fevkalade korkutur.
maria puder .. arkadaş olurlar. fakat maria gerçekten de tablodaki gibi ilginç, zarif, güçlü, güzel ve narin bir kadındır. ve aralarındaki arkadaşlık gittikçe ilerler. ancak raif bey ona bir derece kadar az da olsa sahip olmuşken, elinden kayıp gitmesinden, ona tüm benliği ile sahip olmak isterken elde edebildiği kararından da olmaktan korkmakta ve bu düşünce raif beye cehennem gibi azap vermektedir. maria puder ise gerçekten derin düşünceli bir kadındır. erkeklerin bayağılığı karşısında aşk duygusundan nefret etmiştir. o, tüm mantıklarin dışında, tarifi imkansiz ve mahiyeti bilinmeyen bir aşk istemektedir. gittikçe yakınlaşan raif bey ve maria puder, ikisinin de korumaya çalıştığı mesafeyi aşmış ve bütün bir dostluğu, hissiyatı bir hiç uğruna heba etmişlerdir. raif bey'in korktuğu başına gelmiş ve maria puder ona "kendinde noksan olan kocaman bir boşluğun raif bey ile dolabilegini ve raif beyi de sevmezse kimseyi sevemeyecegini düşündüğünü fakat tüm bunlara rağmen raif beyi de sevemedigini" söylemiştir. çünkü o boşluk geçmemiş, her şeye rağmen hayat aynı sıkıntılı hali ile devam etmiş ve raif bey, her şeye rağmen, bütün yakınlığına rağmen yine maria ya uzak bir yabancı gibi görünmüştür. ayrılmaları gerekir. bir müddet ayrı kalırlar. raif bey o süre zarfında maria puderin evinin etrafında dolaşmış, kendinden geçmiş ve hiçbir şey düşünemez olmuştur. ve bu ayrılık sonunda maria puder hastalanır. bu vesile ile tekrar birleştiler. raif bey maria'ya bakıyor, onu iyi etmek için her şeyi yapıyordur. ve bir gün maria puder, "noksan olanı buldum, noksanlık bende imiş. noksanlık inanmak hissiyatı imiş. beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadım o yüzden sana aşık olmadığımı sandım, demek insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar, fakat artık inaniyorum" demistir. bu mesut günlerin ardından raif bey'in babası vefat eder ve memleketine dönmek durumunda kalır. bu süre zarfında maria puder de annesinin yanına prag'a gider. raif bey işleri yoluna koyar koymaz maria'yi yanına alacaktır. mektuplasirlar fakat bir müddet sonra maria'nin mektupları kesilir ve raif beyin gönderdiği mektuplar kendisine iade edilir.
raif beyin dünyası başına yıkılır ve bütün insanlardan kaçar . maria puder bile böyle yaptıktan sonra diğerleri neler yapardı kim bilir? maria kendisine verdiği sözü tutmayacagi için mektuplarını kesmiş ve kayıplara karışmıştır. muhtemel ki başka bir erkekle gönlünü eglendirmektedir.
raif bey'in günleri böyle beyhude ve azap içinde geçer, evlenir, çocukları olur.. fakat bu insanlar kendine kati suretle uzaktır, yabancıdır. yıllar geçer fakat raif bey insanlardan uzak, inançsız, mutsuz ve mariayi hala nasıl bu kadar sevdiğine şaşkın ve kızmış halde hayatına devam eder. bir gün maria puderin akrabası bir kadınla yolları rastlaşır. yanında 8 9 yaşlarında bir kız çocuğu ile dolaşan kadın ile sohbete başlar ve maria puder'in prag'a gittikten hemen sonra gebe olduğunu öğrendiği, çocuğun babası hakkında annesine tek kelime etmediği, yakında gideceği bir seyahatten bahsedip durduğu ve malesef çocuğu doğururken öldüğü haberini alır. o zaman raif bey tam on sene bir ölüye kızdığını, maria puder e çok haksızlık ettiğini anlar. onun hatırasına işlediği cinayet, raif beyi fazlası ile sıkıyor ve ölüm gibi geri dönülmez bir nedenden ötürü ne af dileyebiliyor ne de kefaretini odeyebiliyordur. ve 35 senelik ömründe sadece 4 5 ay yaşamış olduğunu, maria ile ayrıldıktan sonra ve onu tanımadan önce bir hayat yaşamadığını hissediyordur. ve bütün bunlardan sonra raif bey de kimseyle bir kelime konusamadan, herkese yabancı, pişmanlık içinde bu dünyadan göçüp gitmiştir.

--! spoiler !--
devamını gör...

bazen kendimi burda çok yalnız hissediyorum ve
korkuyorum.
kimse yok mu, gerçekten.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim