kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çoğunluk okumasa da hâlâ yazmayı en çok sevdiğim tanım tipi. en son dün yazdım sanırım ama pek takan olmadı yine.

bazı yazdıklarımı türkçe kaynaklarda bulmanız pek mümkün değil. dolayısıyla "istesem açar internetten okurum" demek de mantıklı değil, ingilizce ya da kaynaklara ulaşacak herhangi bir dili bilmeyenler için. bazıları da aşırı derecede karmaşık ve anlaşılmaz anlatmış. ben elimden geldiğince toparlamaya çalışıyorum biraz daha anlaşılır olsun diye. hâl böyle olunca yazmaya da devam edeceğim kısmet olduğu sürece.
devamını gör...

allah şöyledir , tanrı böyledir, doğum tarihleri, en yakın arkadaşla sevişmek, daha kötüsü olmaz dedikçe en kötüsü oluyor.
devamını gör...

yürümek. yürüdükçe geçiyor ya da kendimi kandırıyorum. bazen de uyumayı denerim. uyuyunca geçer.
devamını gör...

beyaz-gemilerde talim var.
devamını gör...

açık hali applied behavioral analysis yani uygulamalı davranış analizi olan ilk kez 1913 yılında john watson’ın başlattığı dünyada bilimsel olarak geçerliliği kanıtlanmış türkiyede benimde ileri düzey uygulayıcı sertifikasına sahip olduğum otizmli bireylerin eğitiminde kullanılan bir terapi yöntemidir. temelleri davranışçı kurama dayanan bu yöntem özellikle okul öncesi dönemdeki otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda davranış değiştirme ve yeni becerilerin öğretiminde dünyada en etkili ve kalıcı yöntem olarak kabul görmüştür. öğretimi hedeflenen davranışların düzenli periyotlarla ölçülüp gözlemlenebilir verilere dönüştürülmesi ve her çocuk için ayrı hazırlanmış olan grafiklere işlenmeside bence bu terapiyi en etkili kılan yönlerinden biri. otistik çocukların ortak özelliği iletişim becerilerindeki sınırlılıkları ve öğrenmeye karşı içsel motivasyonlarının olmayışıdır aba bu noktada otistik çocukları motive eden nesne yada yiyecekleri kullanarak olumlu davranışlar kazandırma, özbakım ve günlük yaşam becerilerini öğretme ve iletişimde eksik olan yönlerini tamamlamayı hedefler. uluslar arası yapılan araştırmalarda özellikle erken yaşlarda yoğun olarak aba terapisi uygulanan otizmli çocukların bir çok alanda akranlarını yakaladığı ve tek başlarına hayatlarını idame ettirebilecek düzeye geldikleri görülmüştür.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zafer algöz'ün döner ısmarladığı dünyaca ünlü aktördür. (bkz: forrest gump) filminin başrolüdür.
devamını gör...

dinlerin olduğu yerde din istismarı engellenemez ama insanlar, kendilerini eğiterek bu cahil istismarcılardan kurtulabilir.
devamını gör...

benim de başıma geldi. okulun ilk haftalarında 2 kadın hocanın fotoğrafının sosyal medyada paylaşıldığını duyduk. biri benmisim. sınıfı biliyorduk. ız sürdüm ve diğer hocanın paylaşıldığı wp grubunun ss lerini aldim. kiz öğrenciler hoca derse başladı anlamında hocayı ders anlatırken çekmiş.

beni instagramda hikayede paylaşmışlar ama ona ulaşamadım. çeken öğrencilerle konuştum. ıznim alınmadan yapmalarının suç olduğunu söyledim. onlar da özür dilediler vs. bu tarz bir paylaşım olduğundan emin olsaydım şikayetimi yapardım.
devamını gör...

anladım sonu yok yalnızlığın!
voca.ro/1kA4YADWflyW
devamını gör...

bir diş sarımsağı ikiye bölüp bir yarısını hafifçe sıkın, bir miktar sulanacak. heh işte o suyu arpacığın üstüne sürün. biraz yanar ama kesin tedavi olduğu tecrübeyle sabittir.
devamını gör...

evleri kare ve dikdörtgen yapıp adını daire koyan kişilerle aynı kişiler bunlar.
devamını gör...

türk edebiyatının en nevi şahsına münhasır yazarlarından biridir sait faik. yaşantısıyla, dünyaya bakış açısıyla, insan ve doğa sevgisiyle, üslubuyla bambaşka bir yerde durur. yalın bir türkçeyle muhteşem öyküler yazılabileceğini herkese göstermiştir. sade ve anlaşılır tarzıyla bana hep hemingway'i çağrıştırmıştır. duru ve çarpıcı öykülerini ne zaman okusam bir de hemingway okumak isterim hemen ardından. sait faik öncelikle istanbul yazarıdır. adalar yazarıdır. denizlerin ve balıkçıların yazarıdır. istanbul'un azınlıklarının yazarıdır. öykülerinde insan sevgisi göze çarpar. sıradan insan farklı yönleriyle onun öykülerinde baş kahraman olarak görünür. denize tutkundur sait faik, doğaya tutkundur. yazmaya tutkundur bilhassa. "haritada bir nokta" adlı öyküsünde o meşhur pasajda kalemi yontar ve yazmaya koyulur. çünkü "yazmasaydı deli olacaktı." ne güzel ifade etmiştir yazmayla olan ilişkisini. deli olacaktı. çıldıracaktı. kendisinden yıllar sonra semih gümüş bir denemesinde ona atıfta bulunarak "okumasaydım çıldıracaktım" der. böyledir bu mesele, kimi yazmasa çıldıracak kimi okumasa çıldıracak. bir yazgıdır bu bazı insanlar için. bunlar "mecbur insanlar" dır. tıpkı ince memed'in eşkıyalığı gibi bunlar da kitaplara mecburdur. okumaya ve yazmaya. sait faik oturduğu yerden öykü yazan biri değildi. gezdiği, gördüğü, bildiği yerleri; konuştuğu, sohbet ettiği, tanıştığı insanları yazıyordi genel olarak. bunun içindir ki öykülerinde müthiş bir samimiyet vardır. kuşatıcı bir sıcaklık vardır. bazen rum balıkçıların peşinden gider, bazen istanbul'un gizli köşelerinde aylak aylak dolanır, bazen de sadece bir hişt sesinin gizemine kapılır. basit ve sade olan sadece üslubu/dili değildir. kendisi basit ve sade bir insandır. öyle yaşamış öyle ölmüştür. istiklal caddesinde geçirilen bir günün ardından burgazada'ya dönerken yolda bir simit yer ve bu simit onu mutlu etmeye yeterdi. ne güzel anlatır salah birsel sait faik'i!
devamını gör...

ya çok cici zamanlardı.
80'ler vs 90'lar
hatıra defteri olmayanı vuruyorlardı.
bazıları simli olurdu,
kapakları süslü olurdu,
sayfalarda resimler olurdu,
kiminde şiirler
şarkılar...
bir nevi sözlüğüm nickaltısı.
bir ara herkese kızıp yırttım defterimi.
ben böyle işte
birine kızınca hırsımı anılardan alıyorum
ama tavsiye ederim,
baya rahatlatıyor.
sonra o kişiyi görsem bile kızmıyorum,
hatta umurumda bile olmuyor.
tam şöyle oluyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

brittany robertson'un keyifli oyunculuğu ile kendini izlettiren komedi dizisi.

britt bebeğimi bilen bilir. kendisi adeta mimik ustası. (bkz: the secret circle)

13 bölümlük dizinin konusu ise brittany robertson imzalı sophia'nın, inişli çıkışlı annesiyle kavgası, finansal sıkıntılar, ev kirası, bitmek bilmeyen faturalar derken moda düşkünü sophia'nın girişim dünyasına atılmasıyla hayatının nasıl dönüm noktası haline geldiği anlatılıyor.

kızımız kendi moda sitesini kuruyor. orada uygun fiyattan aldığı kıyafetleri ihtiyacını karşılayabilecek fiyata satıyor. ilk işi ise motorcu ceketini satarak işe başlıyor.
sitede tasarladığı iyi kötü kıyafet ve vintage kombinleri satışa çıkarıyor. tabi bu girişimci ruhu ona hemen başarı getirmiyor. fakat zamanla tasarladığı kostümler yok satmaya, firmaların dikkatini çekmeye başlıyor. başarı sophia'ya her zaman olumlu dönüş olarak dönmüyor. yeri geliyor başarısını kıskanan ve çekemeyen kişiler sophia'nın ürünlerinin altına kötü yorum yapıyor. ayrıca toksik bir ilişkiye başlamasına ve bir türlü yıldızlarının barışamadığı annesiyle daha çok sorun yaşamasına neden oluyor. sophia her ne kadar bencil biri olarak lanse edilse de annesinin de kendisinden altta kalır yanı yok. gelelim toksik ilişki yaşadığı ilişkide ki shane. bir kere de eleştirmek yerine destekle şu kızı be shane! yoksa hiç çekilir yanın yok.

sophia'nın ünlü bir modaci olma yolunda ilerlemesini sağlayan yakın arkadaşı annie'de unutmayalım. sophia her ne kadar kendi vintage dükkanını açmak için kollarını sıvasa da annie'ye yaptığı haksızlığı da unutmayalım.

sophia amoruso'nun 2014 yılında yayınlanan otobiyografisinden uyarlama olan dizi istenilen başarıyı elde ediyor ve 7.0'lık imdb puanıyla eleştirmenlerden tam not alıyor. fakat hamile kadınlarla çalışmak istemeyen patron sahnesi ise eleştiri yağmuruna tutuluyor.

ilk 4 bölüm oldukça sarıyor. sonra sıkmaya başlasa da izlemeye devam edin, seveceğiniz bir yapım.
devamını gör...

ve okan bir kez daha uyandı. ilk başta anlayamadı nerede olduğunu. tüm duvarlar beyazdı, tüm eşyalar, örtüler... burnuna keskin toprak kokusu geldi, genzini yaktı. ayağa kalkmaya çalıştı ama gözlerinden başka hiçbir yeri itaat etmiyordu beyninin verdiği 'kalk' emrine. tavana bakarken bir örümcek gördü usul usul kendisine doğru inen sihirli ipinin ucunda.
örümcek gelip okan'ın burnunun dibinde durdu. önce küçümser bir dudak büküşü yaptı, sonra deli güldü, kaşlarını çattı, korktu, ağladı ve yeniden deli güldü örümcek. sihirli ipinin ucunda ileri geri sallanmaya başladı, okan'ın burnuna doğru bir yaklaştı bir uzaklaştı bir yaklaştı bir uzaklaştı... toprak kokusu gittikçe daha keskin hale gelmeye başladı. okan'ın gözleri usul usul kapandı.
devamını gör...

her kus bitti sira leylege geldi arkadaslar. kulak arkaniza da dikkat edin bu arada.

az önce resmi gazete’de yayımlanan 3469 sayılı cumhurbaşkanı kararı ile deprem vergisi olarak bilinen özel iletişim vergisinin oranı %7,5’ten %10’a çıkarıldı.

kaynak
devamını gör...

jonathan noel, insanlarla bir arada olmaktan hoşlanmayan, kendine ait bir dünyada yaşamayı tercih eden bir şehir münzevisidir. bir çatı katında yaşayan jonathan bu katı satın almak için otuz yıl boyunca mücadele etmiş ve artık neredeyse muradına ermiştir. son taksitleri de ödedikten sonra kendi evi haline getirmeyi başardığı bu ev tamamen onu olacaktır. insanlarla ilgili kötü deneyimler yaşamış olan noel’i eşinin de yıllar yıllar önce terk etmiş olması, onu gönüllü bir yalnızlığa sürüklemiştir. noel bu metruk çatı katını bir eve çevirmek için elinden geleni yapmış, yerleri halı kaplamış, bir buzdolanı satın almış, odaya yeni bir yatak yerleştirmiştir. yıllardır aynı bankada sürdürdüğü bekçilik görevi hala layıkıyla yerine getirdiği için düzenli bir geliri, belli bir miktar birikimi, annesinden kalan altınları vardır. hayatı gayet düzenli ve planlı bir şekilde devam etmektedir noel’in. işi de öyle zo bir iş değildir. sabahtan akşama kadar bankanın önünde dikilmek ve banka müdürünü karşılayıp uğrulamaktan ibaret, basit, yorucu, sıkıcı ama garanti bir meslektir. bankanın karşınsında yaşayan ve def-i hacetini yol ortasında gören adamdan daha iyi bit hayat sürmesini bu iş sağlamaktadır. ancak günün birinde öyle bir olay olur ki noel’in hayatı alt üst olur. önce size bu olan şeyle ilgili birkaç senaryo sunayım, siz de bu arada aralarından seçim yapmaya çalışın:
a) noel kapıyı açmak üzereyken bir terorist odaya dalar ve düzeneğini yanlış bağladığı bombayı tekrar aktif hale getirmek için odasını kullanmaya karar verir ve noel’i rehin alır, daha sonra da birikmiş bütün parasını alıp, noel’i de yaralayarak oradan kaçar.
b) ev sahibi bunca yıldır ödediği paraları hiçe sayarak noel’i evinden çıkarmak ve ödediği paraların yandığını bildirmek için bölgenin en iyi iki avukatıyla birlikte ve polis nezaretinde kapıya dayanır. evinden aılan noel’i her şeyini kaybetmiş bir halde kendini evsiz adamın yanına gidip onla yaşamaya başlar.
c) noel, odadan çıkar çıkmaz yerdeki ıslaklığa basar ve düşer. kimseyle yakın bir ilişkisi olmadığı için kimse bu durumu fark etmez ve jonathan son anlarını kıprıdayamadan tavana kilitlenmiş gözleriyle hayatının bir muhasebesini yaparak bekler.
d) jonathan, odadan çıkmak üzereyken bir deprem olur ve yıllardır dişinden tırnağından artırarak satın almak üzere olduğu ev üzerine çöker ve biz noel’in hikayesini onun enkaz altından gelen sesi aracılığı ile dinleriz.


eğer “koku” isimli başyapıtın sahibi olan patrick suskind benim gibi yeteneksiz ve hayagücü kıt bir yazar olsaydı, bu dört şıktan biri elbette doğru olabilirdi. ancak suskind romanın devamını çok daha farklı getirir. bu anlatımı çok uzatmadan ve sizi yeterince meraklandığımı umarak, söylüyorum ne olduğunu ve okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. yılların bekçisi jonathan noel, şehir münzevisi jonathan noel, evini nerdeyse satın almak üzere olan jonathan noel odadan çıkınca cam kenarına tünemiş ve ortalığa pislemekte olan bir güvercin görür…
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim