sevilmemek. çok sevdiği birisi tarafından sevilmeyip değişmeyen biri olduğunu sanmıyorum.
devamını gör...

severek kullandigim bir uygulama. genellikle okumadan önce seçtiğim kitabın yorumlarına, incelemelerine bakar fikir edinirim. okuduktan sonra da yine yorumumu paylaşır ,başkalarıyla sohbet edebilirim. ne okusam kısmından kitap önerisi alabilirim. kitap severler için güzel bir uygulama.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
velev ki bir gün uyandınız ve aynaya baktığınızda alnınızdaki boynuzu görüyorsunuz. ama hayır malefiz değilsiniz, malesef öyle sihirli gücünüz falan da yok. pek de hoş bir hayal değil öyle değil mi?
ancak bunu yaşayan insanlar var. günlerden bir gün uyanıp da aynaya baktıklarında bir anda ortaya çıkmıyor orası ayrı mesele tabi. neyse ben hastalığımıza geçeyim.

boynuz hastalığı olarak da bilinen bu hastalık yukarıdaki resimden de anlayabileceğiniz üzere kişinin alnında hayvan boynuzuna benzer bir boynuz oluşmasına neden olur. bu boynuzlar, bir hayvanın boynuzuna benzeyen deri tümörleridir, sert ve sarımsı kahverengi renktedirler.

genellikle yalnızca tek bir boynuz büyür ve yaşlı kişilerde en çok yüz, kulaklar ve elin arkasında görülürler. özellikle ayak başparmağında tırnak boynuzları gelişebilir ve nadiren de olsa peniste oluşabilir. bazen, büyüme mercan veya odun gibi görünür. bu tümörler, özellikle güneşten çok zarar görmüş cilde sahip kişilerde, cildin keratininden gelişir.

kutanöz boynuzlar genelde zararsızdır*, fakat prekanseröz veya kanserli olabilirler ve altta yatan bir kistte oluşmalarına neden olabilir. bu yüzden kutanöz boynuza sahip olan herkes tıbbi destek almalıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her şey bir yere kadar gidiyor malesef. karantşnanın ilk günler hep daha çok okudul daha çok izledik. kabak tadı verdi artık. pandemiden önce daha rahat okuyordum şimdi içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor.
devamını gör...

"beni intihar ettiler" dediği van gogh kitabında, toplumun intihar üzerinde ki etkisine güzel bir yaklaşım sunar. psikyatriye eleştiri oklarını korkusuzca savurur. en önemlisiyse kendisiyle birlikte toplum tarafından dışlananların, deli diye yaftalananların, nasıl büyük dehalar olduğunu ortaya koyar. son olarak:

"ve bazen daha fazlası gerekmez bir dahiyi intihara sü­rüklemek için. kalbin, çıkmazı öyle feci bir şekilde hissettiği günler ge­lir ki, o, kafasının üstüne bir bambu darbesi yer sanki, o artık geçemeyeceği düşüncesi. çünkü doktor gachet'yle bir konuşma sonrasında de­ğil mi ki van gogh, hiçbirşey yokmuş gibi, odasına girdi ve intihar etti. ben de bir tımarhanede dokuz yıl geçirdim ve hiç inti­har takıntım olmadı, ama biliyorum ki sabahleyin, ziyaret saatinde, bir psikiyatr'ıa yaptığım her konuşma, bana ken dimi asmak isteğini verirdi, onu gırtlaklayamayacağımı hissettiğimden."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kilim şahseven, kenarında sen
az ötesi minder, tepesi hep tekir
üçlü bir kanepe, hiç incinmemiş
bir ev, tüm hayalleri sokağa bakan
ben yok sayılınca olmam ki hiç ben?
"sen" diyorsun, "sendin evi ev yapan"
inanır gibi olduğumda uyanıyor tekir
hayallere kapanıyor tüm pencereler
"ben" diyorum, "hani evi ev yapan sesler?"
devamını gör...

jean-léon gérôme'nin ünlü tablolarından biridir. birçok tabloda benzer teknikleri kullanmıştır. benzer renk ve biçimselliğe farklı eserlerinde de rastlanır. renklerin tonlaması, kontrast, perspektif ve derinlik, bir bütün halinde kopmozisyon hayal dünyamızda iz bırakır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gelelim can alıcı hikayesine;

savaş esirlerinden ya da kölelerden oluşan gladyatörler yaralandığı takdirde, galip gladyatör imparatorun eline bakar. başparmağı yukarıdaysa affedilir, aşağıdaysa öldürülmesine karar vermek demektir.imparator, kalabalıkta ve tezahüratlar arasında sesini duyuramayacağı için böyle bir yöntem geliştirilmiştir. buna latince bir deyim olan pollice verso denir.


bir suçu yeterince büyük bir kalabalıkla işlersen o artık suç değildir.

şahsiyet dizisinde dikkatimi çeken bir sahne vardı.bu tablo üzerinden anlatılmak istenen yüzyıllardır değişmeyen bir kader yazgısı. insanların başka bir insan hakkında el birliği ile karar verip, beğendi beğenmedi tuşları üzerinden birbirleri üzerinde otorite-hakimiyet kurma çabası. toplu yargılama,birinin yanlış kararının arkasında durup hayat kurtarma veya hayat bitirme hazzını yaşama isteği.


bugün amerika’daki phoenix art museum‘da sergilenen tablo, 2000 yılında gösterime giren gladyatör filmine de ilham kaynağı olmuştur.
devamını gör...

hayattan zevk almaması, kaybedecek ve uğruna yaşayacak birilerinin olmamasıdır ya da başka bir açıdan bakacak olursak hayattan tüm zevkini almış birçoğumuzun hayal ettiği standartlarda yaşamını sürdürmüş ilerisi için hevesi olmayan insandır.
devamını gör...

oluuur diyeceğim başlık.
hatta oldu bile, halletmiştim zati.
en büyük derdin bu olsun, ahan da çözdük.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugünkü hayatımızda arabeskvari bir hayat oldu ama o zaman dinlenen arabeskin içinde de bir felsefe vardı. bu kadar yoz, bu kadar pespaye, bu kadar da silik yaşanmıyordu.
devamını gör...

trakya yöresinde ve benim de tabii olduğum bulgaristan göçmenleri arasında yaygın olarak kullanılan bir kelimedir. trakyalı bir dayı, "bızıklama oraları be yaa" diyorsa bilin ki size kızmaya başlamıştır.
devamını gör...

50'li yaşlarda bir komşum var.

2 gün önce kapı çaldı, abi ramazan pidesi getirmiş. teşekkür ettim, borcum nedir diye sordum, "ne borcu afiyet olsun" dedi. verdi pideyi. ucunden 2 lokma kopardım koparmadım. öyle kaldı.

dün yine aynı saatte kapı çaldı, açtım. yine pide getirmiş. "abi ben aldım zaten, ziyan olmasın" dedim. (yalan). "olsun bunu da al" dedi. aldım. o da yenilmeden taşlaştı.

bugün kapı çaldı. aha dedim, pide geldi yine. bu sefer açmadım kapıyı. resmen evde yokmuş gibi davrandım. pideden kaçtım resmen. sanki alacaklı gibi.

bozuluyor oğlum ne yapayım?

mutfakta hala 2 tane taş gibi olmuş pide duruyor. yarın çöpe atacağım.

yarın gelirse ne yapacağım bilmiyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çıtır dönem. varoluş sancısı da revaçta.
devamını gör...

kendisi hakkında, yakın arkadaşı demirtaş ceyhun'un yazdığı, güzel anekdotlar ve hikayelerle dolu "asılacak adam aziz nesin" adlı bir de kitap vardır. aziz nesin'in nasıl biri olduğunu anlamak istiyorsanız bu kitabı mutlaka okumalısınız.
devamını gör...

ayağım 41 numara diye mi sevmediniz lan beni püüğ yasssıklaar olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim