(bkz: bilemezsin)
devamını gör...

arka kapak yazısı ve kitabın ilk cümlesi.
devamını gör...

yazdığım tanımlarda hatalar olduğunda yazarlar tarafından özelden kibarca beyan edildiği, kaliteli yorumların yapıldığı medeniyetin bu hareketlerini özlemini gideren kaliteli kesim.
devamını gör...

malatyalı yazarlar olarak okudum, ciddiyim de valla.

madalyalar altınmış bu arada, 5 gram ağırlığındaymış yani söyleyeyim de.
devamını gör...

adorno son büyük sanat ve estetik kuramcısıdır. çağdaş materyalizmin odağına aldığı hegel'in diyalektiğini kendi kuramına zemin yapsa da hegel'in sentezle aştığı identisch* ters çevirir ve das nichtidentische*'i merkeze alır. kaba ifadeyle hegel ve kant eleştirilerinin materyalist bir konsensusudur bu. mevzunun başında anlaşılması gereken en kritik önkabul, adorno'nun dünyada insanın hakikatla değil ''hakikat olmayan'' ile muhatap olduğunu söylemesi.. bu adorno'nun dogmasıdır. hegelyen diyalektikte bütün çelişkiler özdeşlik içinde eritilir lakin adorno için böyle bi özdeşlik söz konusu değildir ve özdeşliğin olmadığı yerde çelişkiler vardır. işte bu çelişkinin olduğu yerde adorno'nun das nichtidentische devreye girer.

adorno kitap boyunca idealizmin tahtında hegel'in* diyalektiğini farklı bi açıdan ters çevirip kant'ı* tokatlar. a priori unsurlara saldırır. gerçekliğin deneyimi kant'ın verstehen'ini aşan bir şey. ancak bu deneyimin bilgisini adlandırırken tabi ki ding an sich olarak adlandırmaz. bu şekilde adlandırsa yine idealizme kapı açılacak. o sebeple adorno buna das nichtidentische der. burdaki ilginç nokta hegel'in varsaydığı akıl, özne ve nesne arasındaki birlik* adorno tarafından kabul edilip ters çevrilir. bu ters çevirme negatif diyalektiktir. hegelyen diyalektik özdeşlik uğruna farklılıkların olmadığı anlayışı nesneye dayatmıştır. zaten materyalist bir sistem için asıl hedef nesneyi bağımsız kılmak ve idealizmi nesneden kazımak. öznenin kurucu olduğu her sistem idealizmdir adorno'ya göre.
devamını gör...

eveet bugün deşarj günüü. dans edeceğiz hep birlikte. akşama kadar tüm işler bitsin.
devamını gör...

üzerine yeniden yazı yazılması amacıyla, üzerinde var olan yazılar silinerek yeniden yazılacak duruma getirilen sayfalar için kullanılan terim.

mr. b başlığında bahsettiğim arşimet'in kitabı, bir palimpsesttir. kitap, manastır rahiplerince, yazıları limon suyuyla silinmek ve bıçakla kazınmak suretiyle yeniden yazılabilir hale getirilmiştir. ardından, alttaki orijinal satırların bıraktığı hafif çukurların, yazı yazarken zorluk çıkarmaması adına sayfalar yan çevrilmiş ve yeni metinler bu şekilde yazılmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, wikimedia. org'dan alıntıdır.)
devamını gör...

ölsek korkak derler. yaşasak kinaye ederler. kulak asmamaya alışın. kem göz, sinsi bakışlar hep olacak. hayat sizin hayatınız.
devamını gör...

cevap verseniz bir türlü vermeseniz bir türlü olan sorulardır.
(bkz: evlilik ne zaman)
(bkz: kilo mu aldın)
(bkz: ne kadar maaş alıyorsun)
devamını gör...

geleneksel ve yöresel düğünlerde, düğün alayının en arkasından giden yaşlı kadına verilen isim.
devamını gör...

hayatım boyunca unutamayacağım, mutluluktan gözlerim dolarak hatırlayacağım sürprizi yapmış korodur. birbirinden güzel insanlardan oluşur, hepsinin yeri ayrıdır. o kadar çok sevilirler ki insan onları görmeden nasıl bu kadar çok sevdiğine şaşırır!
devamını gör...

akşamları salamura tuzla gargara yapanlara, sağlam psikolojisi olanlara, sosyal kalabilenlere, bolca gülenlere bulaşmıyormuş.
devamını gör...

sessizleğe gömülür çünkü artık sözcüklerin işe yaradığının farkındadır.
kendini dış dünaya'ya kapatmayı yeğler konuşmak ve anlatamak yerine.
bir de ağlayarak rahatalar, geceleri onun yastığı gözyaşlarına seyirci olmuştur..

göz altları kızarıktır ve yine de gülümsemeye çalışır, çevresinde onu tüm kırıklarıyla kabul eden insanlar vardır.
bir kadının yapabilecekleri sadece kendine yetmektir.
ve tek istediği yanında olup onun göz yaşlarını silebilecek birisidir.
ya da sadece yapabilceği tek şey küçük bir kucaklaşmayala bile mutlu olmaktır.
devamını gör...

alaska . hani tlc'de amerikalılar şehir hayatından kaçıp alaska da ev tutuyorlar ya onlar gibi bir hayat istiyorum .
devamını gör...

öleceğini bilen ve tek dileği küçük kurşunlarla ölmek olan bir çocuğun dünyanın tüm kurşunlarından daha ağır cümlesi.

çocuklara el uzatan herkesi lanetliyorum.
devamını gör...

okumadan oylandığı hissedilince melek olmaktan çıkan yazardır. ben buraya fikirlerimi paylaşmak, bu fikirlerim üzerine tartışmak için geldim ve tanımlarımı okumadan beğenmek beni sevindirmek yerine bir miktar kötü hissettiriyor.

bir yazar dikkatimi çektiğinde hesabına girer ve okuyabildiğim kadar tanımını okur beğendiklerimi oylarım, eğer çok beğendiysem de favorilerim. bunun karşılığı olarak sadece gelip okumadan beğenmek bence hoş değil. lütfen bu tanımı görüyor ve bu amaçla* yapıyorsanız yapmayı bırakın.
devamını gör...

16 temmuz 1968, new jersey doğumlu yazar. cooperstown, new york eyaletinde büyüdü. babası, national baseball hall of fame'deki bir yöneticiydi. guilfoile 1990 yılında notre dame üniversitesi'nden mezun oldu ve houston astros beyzbol kulübü için medya ilişkilerinde kısa bir süre çalıştı. chicago tasarım firması coudal ortaklar kurucu ortağıydı ve o şirketin 11 yıl boyunca yaratıcı yönetmeni oldu.

klon ve kulüp 1000 isimli iki kitabın yazarıdır.
devamını gör...

rengarenk kişiliklerimizin ve farklı farklı bakış açılarımızın olduğu; kavramların kişiden kişiye göre değiştiği bir dünyada burada yazıyoruz. çünkü bizi bu çeşitli düşüncelerin içindeki uyumumuzu yansıtan ismi benimsemiştik. ait hissetmiştik.
bu yüzden ben de normal sözlük isminin değişmesi fikrindeyim. bu çeşitliliğin uyumunu yansıtan bir isim olmalı diye düşünüyorum. farklı kültür, yaşayış ve inanışlar var dünyada. bu kendine özgülük içerisinde her düşünceyi makul şekilde yansıtan ortak bir buluşma noktası olan sözlüğümüzde bence olması gereken budur.
devamını gör...

mezarı ürdün'ün başkenti amman'dadır.
devamını gör...

ergen annesi olmak, 15 yaşındaki oğlunuz ben kendi paramı kazanmak istiyorum dediğinde şok olmak demektir. aslında şok olmamam lazım ama biraz kaygılıyım. evet, maddi sıkıntısı olmamasına rağmen çocukluktan beri ticarete merakı vardı, biz de ebeveyn olarak hep onu destekledik. ilk olarak 7-8 yaşlarındayken sitedeki marketin önünde bir arkadaşıyla birlikte tezgah açarak okuduğu kitapları 1-2 liraya satmaya başladı. uzaktan takip ediyorduk ama o tabi bunu bilmiyordu. sonra, bir ara bileklik yapmaya merak sardı, erkek çocuğu olmasına rağmen takı yapmaya eli yatkındı. kırtasiyeden bileklik yapma seti aldık, o malzemelerden bileklik yapıp tanesi 1 liraya sattı. iskoç bir arkadaşı vardı, annesi iskoç kurabiyesi yapıyordu, bir yaz da o kurabiyeleri sattılar. ıhlamur zamanı geldiğinde de birlikte ıhlamur topladık, 100'er gram ıhlamuru buzdolabı poşetlerine koyduk, onları da 5 tl'ye sattı. şimdi böyle bir ticaret geçmişi olan 15 yaşındaki oğlum, işlek bir caddede soğuk su satmaya başladı. 75 kuruşa aldığı suyu 2 liraya satıyor. gün içinde aradım, "anne çalışıyorum şimdi konuşamam" dedi. * sabah verdiğim 10 lirayla su almış, yaptığı satıştan 55 lira kazanmış. paranın bir kısmıyla arkadaşıyla yemek yemiş. 25 lirasıyla yarın su alacağım, o benim sermayem dedi. eve geldiğinde çok yorgundu, "para kazanmak zormuş" dedi. işte bir ergenle geçen günümün özeti bu...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim