etrafa yaydığı ekşi peynir, çökelek kokusu ile diğer insanların burun direklerine kasten saldırı düzenleyen insandır. bu kokulara kışın bir nebze katlanılırken, yazın ise katlanılmaz boyutlara ulaşmaktadır. hele de bu kişiler ile aynı toplu taşıma aracında yolculuk ediyorsanız, vay halinize.
devamını gör...

her yaz gitmeye çalıştığım şehirdir. bir kere gezip görünce fazlasıyla özlüyorsunuz. çok fazla gezilip görülecek yerleri var. kaz dağları yazın ayrı kışın ayrı güzel. tekne gezileri türkiye'nin diğer sahil yerlerine oranla daha uygundur. tekneler güzel koylara demirler bu sayede cam gibi ışıl ışıl deniz ve karşınızda harika bir manzara ile yüzme imkanınız olur. sarımsaklı plajı meşhurdur. kumuna altın kum denir. denizden çıkınca öyle yapışıp çamur gibi olan kumlardan değildir. fakat bu yaz gittiğimde her sahilde olduğu gibi sarımsaklı sahilinde de işletmeciler tarafından şezlonglarla doldurulduğunu, şezlonga her gün para veremicek olan yazlıkçılar için çok az alan bırakıldığını gördüm . bu duruma belediyenin el atması gerektiğini düşünüyorum. cunda kısmına giderseniz de mutlaka şef mehmet'in. balık evinde bir akşam yemeği yemelisiniz. çok samimi çalışan ve işletmecisine ve çok hoş bir dekorasyona sahiptir. bir de pazarlarını ziyaret etmeye çalışın. zeytinyağlarını mutlaka tatmalısınız. senelerdir zeytinyağımızı balıkesirden getirtiriz. çok güzel zeytinleri vardır çerez gibi yedirir insana kendini. dönerken valizinize poşet poşet baharat stoklamayı da unutmayın derim.
devamını gör...

seslerin çok temiz geldiği ve konuşmaların şakır şakır aktığı bir program. güzel başladınız, iyi şanslar ve başarılar dilerim.

edit: müzik seçimleri de oldukça başarılı olmuş, emeklerine sağlık.
devamını gör...

onlardan biri.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

siyah, gri, boz, bazen kahverengi, çizgili yapıda tüylere sahip kedi cinsi. beyazları da olabilir.

genelde arkadaş canlısı olurlar. alışırlarsa kendilerini sevdirirler. favorilerimdendir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: herbokolog) yetiştirme yurdu.
devamını gör...

kimseye minnet etmeyen insan davranışı.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o kadar iyi bir tanım olmuş ki. bazen kendiniz gibi davranamazsınız, ya da davranışlarınız sizi yansıtmaz. ben istemeden içimdeki fırtınaları, çılgınlıkları, ya da etik olmadığını düşündüğüm şeyleri baskılamakla geçirdim ömrümü...otokontrolü elden bırakmamak için elimden geleni yaptım hep. bana bir arkadaşım memur görünümlü manyağın birisin demişti. * zaten bir çok kişiyi de bundan dolayı kendimden hep farklı görmüşümdür. sadece hala şunu çözemediğim doğrudur; normal veya farklı olmak neydi? kime denirdi?? ya da hangisi bendim?
devamını gör...

kadın kadar taş düşsün kafanıza dedirten başlık. biraz rahatlayın, sakinleşin. salın şu kadınları. yok kadınların egosu, yok kadınların eteği, sütyeni, makyajı derken kafayı yiyeceksiniz, aklınızı oynatacaksınız diye çok korkuyorum. yapmayın bunu kendinize. yazık.
devamını gör...

streamable.com/qho4se

düello 1890 yılında mexico city'de gerçekleşiyor. daha fazla bilgim yok.
devamını gör...

çünkü yazar olmak için ya da ün için çabalamadı hiçbir zaman. kendi maddi ve manevi sıkıntılarından kurtulmak için ya da onları eline somut bir şekilde alıp bir de bu açıdan bakmak için yazdı. yeteneği ve çabasını orta bir noktada bileştirmeyi başardı ki artık onun için yazmak yemek içmek gibi bir ihtiyaca dönüştü.
devamını gör...

dün pide almaya gittiğim fırında dönen lakırdı. hararetli bir şekilde evrim teorisini tartışıyordu vatandaşlar. ben pidemi aldım çıktım. ülkem adına umutlarımı koruduğum bir tartışmaya kulak misafiri olmanın tadı bambaşka be.
devamını gör...

birden hatırlarsın,
o da seni - - birden bazan:
nerde, ne yapar şimdi
parlar bir özlem anılar arasından.

bu akşam ne garip sözcük
sanki ilk duydum, yadırgıyorum:
akşam. bilmem bulur muyum
yollara baksam?

söner yangın birazdan
yatışır özlem.
bir gün karşılaşırız
bir gün, bir yarım akşam.

(bkz: behçet necatigil) *
devamını gör...

(bkz: wylde)
(bkz: maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: koltuksevdalisi)
(bkz: başımızaicatçıkarmadenilençocuktum)
(bkz: kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: _zavallısada_)
(bkz: jew)
çoğuyla tanışma fırsatım olmadı ama tanımlarını sevdiğim yazarlar kendileri.
devamını gör...

franz kafka’nın gri bir bulutun, hatta belki de bir sisin altında yolunu bulmaya çalışan karman çorman, kararsızlıklarla kördüğüm olmuş, mağlubiyetini peşinen kabullenmiş ama üretkenliğinden asla ödün vermeyen zihninin ürünü kafa karıştıran, düşünen insanların zihnine musallat olan düşsel yaratığa verdiği isimdir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu yaratık aile babasının kaygısı isimli öyküde çıkar karşımıza ve o günden sonra da birçok insanın kaygısına dönüşür. gerçekten var olmadığı kesindir ama franz kafka o kadar gerçek anlatır ki onu birçok yazar ve araştırmacı bütün güçleri ile aramaya başlar odradek’i.

walter benjamin’e göre odradek “unutulmuş şeylerin büründüğü şekildir. unutulmuş şeyler biçimsizdir.” odradek biçimsizdir ama kafka onu uzun uzun tanımlar tıpkı gregor samsa’nın dönüştüğü böcek gibi.

gülenay börekçi’ye göreyse odradek “hayatımızda kalmasına izin verdiğimiz küçük ayrıntıları” simgeler. belki de öyledir. kafka’nın yaptığı odradek tanımı da ayrıntılara oldukça büyük önem atfeder.

aslında odradek çok hızlı hareket ettiği için ve kafasına göre ortaya çıkıp kaybolduğu için onu yeterince detaylı tarif etmek imkansız gibi. ama franz kafka benim yol gösterici azizim ve o anlattıysa eğer ben odradek’e inanıyorum:


…yıldız şeklinde düz bir iplik makarasıdır. ve gerçekten de üzerine iplik sarılmış gibi; ne var ki bunlar, çeşitli cins ve renkte, kopuk, eski düğümlerle tutturulmuş, ama bir kısmı da arapsaçı gibi dolaşık iplik parçaları olabilir ancak. ama sadece bir makara değil; yıldızın orta yerinden bir çapraz çubukçuk çıkmakta ve sonra bir dik açıyla bir ikincisi buna eklenmektedir. bir tarafta bu son çubukçuk, öbür tarafta yıldızın köşelerinden biri yardımıyla, makara sanki iki ayak üzerinde dikilebiliyor. hani sanılabilirdi ki, bu nesne eskiden uygun bir biçim taşıyormuş da şimdi kırılıp parçalanmış; ama hiç de öyle görünmüyor, en azından bunun için bir işaret yok ortada, bunu gösterecek bir parçalanmışlık ya da bir kırık yeri bir yerinde fark edilmiyor; tümüyle saçma bir şeymiş gibi görünüyor, ama kendine özgü bir bütünlüğü var. olağanüstü bir çeviklikte olup yakalanamadığı için bu konuda daha fazla birşey söylemek imkansız. bazen tavan arasında, bazen merdivenlerde, bazen koridorlarda, bazen de sofada oyalanıyor. kimi zaman da aylarca görünmüyor ortalıkta…

devamını gör...

insanların çok kaba olması nedeniyle görülen hataların kavga çıkar boşver diyerek ertelediğimiz bir sorun
devamını gör...

--! spoiler !--

raif bey, çocukluğundan beri ürkek mizaçlı ve utangaç bir insandır. okumakta pek hevesi olmadığından babası tarafından almanyaya gönderilir. çok iyi resim yapmasına rağmen sırf kendinden bir parça barındırır korkusu ile yaptığı resimleri kimseye göstermemiştir. kendi içine kapanıktır ve çoğunlukla hayal dünyasında yaşar. bir gün bir resim sergisinde "kürk mantolu madonna"ya rastlar. bu tablo, raif beyin çocukluğundan beri okuduğu kitaplarda ve düşlerinde tasvir ettiği kadınların bir karışımıdır. onda masum, asil ve biraz vahşi bir ifade bulan raif bey bu tabloya bütün benliği ile aşık olur. bir müddet sonra tabloda gördüğü kadın ile karşılaşır. fakat içini bir korku salar. çünkü tablodaki kadın kusursuzdur. ona duyduğu aşk son derece manalı, her şeyin üzerinde, saf, temiz ve ebedidir. tablodaki kusursuz kadının gerçekte, göründüğü kadar kusursuz olmayışı ihtimali onu fevkalade korkutur.
maria puder .. arkadaş olurlar. fakat maria gerçekten de tablodaki gibi ilginç, zarif, güçlü, güzel ve narin bir kadındır. ve aralarındaki arkadaşlık gittikçe ilerler. ancak raif bey ona bir derece kadar az da olsa sahip olmuşken, elinden kayıp gitmesinden, ona tüm benliği ile sahip olmak isterken elde edebildiği kararından da olmaktan korkmakta ve bu düşünce raif beye cehennem gibi azap vermektedir. maria puder ise gerçekten derin düşünceli bir kadındır. erkeklerin bayağılığı karşısında aşk duygusundan nefret etmiştir. o, tüm mantıklarin dışında, tarifi imkansiz ve mahiyeti bilinmeyen bir aşk istemektedir. gittikçe yakınlaşan raif bey ve maria puder, ikisinin de korumaya çalıştığı mesafeyi aşmış ve bütün bir dostluğu, hissiyatı bir hiç uğruna heba etmişlerdir. raif bey'in korktuğu başına gelmiş ve maria puder ona "kendinde noksan olan kocaman bir boşluğun raif bey ile dolabilegini ve raif beyi de sevmezse kimseyi sevemeyecegini düşündüğünü fakat tüm bunlara rağmen raif beyi de sevemedigini" söylemiştir. çünkü o boşluk geçmemiş, her şeye rağmen hayat aynı sıkıntılı hali ile devam etmiş ve raif bey, her şeye rağmen, bütün yakınlığına rağmen yine maria ya uzak bir yabancı gibi görünmüştür. ayrılmaları gerekir. bir müddet ayrı kalırlar. raif bey o süre zarfında maria puderin evinin etrafında dolaşmış, kendinden geçmiş ve hiçbir şey düşünemez olmuştur. ve bu ayrılık sonunda maria puder hastalanır. bu vesile ile tekrar birleştiler. raif bey maria'ya bakıyor, onu iyi etmek için her şeyi yapıyordur. ve bir gün maria puder, "noksan olanı buldum, noksanlık bende imiş. noksanlık inanmak hissiyatı imiş. beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadım o yüzden sana aşık olmadığımı sandım, demek insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar, fakat artık inaniyorum" demistir. bu mesut günlerin ardından raif bey'in babası vefat eder ve memleketine dönmek durumunda kalır. bu süre zarfında maria puder de annesinin yanına prag'a gider. raif bey işleri yoluna koyar koymaz maria'yi yanına alacaktır. mektuplasirlar fakat bir müddet sonra maria'nin mektupları kesilir ve raif beyin gönderdiği mektuplar kendisine iade edilir.
raif beyin dünyası başına yıkılır ve bütün insanlardan kaçar . maria puder bile böyle yaptıktan sonra diğerleri neler yapardı kim bilir? maria kendisine verdiği sözü tutmayacagi için mektuplarını kesmiş ve kayıplara karışmıştır. muhtemel ki başka bir erkekle gönlünü eglendirmektedir.
raif bey'in günleri böyle beyhude ve azap içinde geçer, evlenir, çocukları olur.. fakat bu insanlar kendine kati suretle uzaktır, yabancıdır. yıllar geçer fakat raif bey insanlardan uzak, inançsız, mutsuz ve mariayi hala nasıl bu kadar sevdiğine şaşkın ve kızmış halde hayatına devam eder. bir gün maria puderin akrabası bir kadınla yolları rastlaşır. yanında 8 9 yaşlarında bir kız çocuğu ile dolaşan kadın ile sohbete başlar ve maria puder'in prag'a gittikten hemen sonra gebe olduğunu öğrendiği, çocuğun babası hakkında annesine tek kelime etmediği, yakında gideceği bir seyahatten bahsedip durduğu ve malesef çocuğu doğururken öldüğü haberini alır. o zaman raif bey tam on sene bir ölüye kızdığını, maria puder e çok haksızlık ettiğini anlar. onun hatırasına işlediği cinayet, raif beyi fazlası ile sıkıyor ve ölüm gibi geri dönülmez bir nedenden ötürü ne af dileyebiliyor ne de kefaretini odeyebiliyordur. ve 35 senelik ömründe sadece 4 5 ay yaşamış olduğunu, maria ile ayrıldıktan sonra ve onu tanımadan önce bir hayat yaşamadığını hissediyordur. ve bütün bunlardan sonra raif bey de kimseyle bir kelime konusamadan, herkese yabancı, pişmanlık içinde bu dünyadan göçüp gitmiştir.

--! spoiler !--
devamını gör...

benim.
*90'larda çocuktum.
*90'larda müziği keşfettim
*90'larda arkadaşlığı öğrendim.
*90'larda ilk aşkımı yaşadım
*90'larda en sağlam dostlarımı tanıdım

şimdi gel de aşık olma o güzel yıllara...
devamını gör...

çaylak yazarlara, oy verileceği zaman tanımlar incelenip yapılmalı, üstünkörü okuyarak ya da okumadan oylamak makul olmaz. sonuç olarak tanım yazanı var, tanımcık yazanı var.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

haftasonunun o kalabalığından uzak, sessiz, huzurlu bir gün.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim