bugün #basbakangeliyor hastagi ile twitterda gündem olan iyi parti genel başkanı.
devamını gör...

hangi şarkıyı istemişim hatırlamıyorum. sanki yıllar geçti. yaşlanıyorum galiba.
merakla dinliycem.*
devamını gör...

aydınların aydınlatamadığı halkı soytarılar aldatır.*
devamını gör...


(bkz: lawrence durrell) tarafından yazılmış bu eser, aynı dönemde ve aynı kişiler etrafında dönen olayların aslında her kişinin bakış açısına göre değiştiğini gözler önüne seriyor. kitapların isimleri ve dönemleri sırasıyla; justine (1957), balthazar (1958), mountolive (1958) ve clea (1960). bu eserle ilgili ilginç olan kısım ise kitapları sırasıyla okumanın gerekmemesi. hangi sıradan başlarsanız başlayın bir puzzle gibi tamamlanıyor ve bence okuyucunun da bakış açısı da hangi kitaptan başladığına göre değişiyor.

bununla ilgili olarak da kitap kapağında şöyle bir yazı var; "bu dörtlü, roman kurgusu olarak birbirini izleyen bir süreci yansıtmaz. aynı roman kahramanlarının, aynı zaman diliminde yaşadıkları olayları, kendi bakış açılarından, kendi yorumlarına göre farklı biçimde dile getirilmeleri ile biçimlenir. durrell'in amacı, bakış açıları değişince, olayların ve kişilerin görünümlerinin de değişik anlamlar aldığını vurgulamaktır. "

benim okuma sıram ise mountolive, justine, clea ve balthazar oldu. kitaplara göre değişen bakış açılarını şöyle özetleyeceğim; mountolive'de justine ve darley arasında olan ilişkiden sadece bir cümle ile bahsediliyor ve okuyucu da aynı şekilde umursamıyor bu ilişkiyi. ama justine'de bu ilişkinin aslında ne kadar derin olduğu, her iki taraf için ifade ettiği anlamlar ortaya çıkıyor. sonra balthazar'da bir görüyoruz ki o ilişkinin perde arkasında aslında bambaşka bir gerçek ve hatta kişi varmış.

ya da justine'nin nessim ile olan ilişkisi her kitapta farklı bir boyuta ulaşması. bir kitapta birbirlerini seviyorlarmış gibi dururken, diğer kitapta sadece bir tasarı ilişkisi olduğu izlenimine kapılıyorsunuz.

dört kitap için ana karakterler aslında bu dörtlü gibi gözükse de asıl ana karakter pursewaden. pursewaden ile ilgili her kitapta aynı olay anlatılıyor neredeyse ama yazar nasıl başarmışsa her birinde farklı bir yönünü görüyorsunuz.
yazarın iskenderiye'ye ilişkin gözlemlerini her karakterin ağzından duyuyorsunuz. kimi zaman rengarenk, eğlenceli kimi zaman ise kötü kokulu, karmaşık bir şehir çiziliyor.

okuma zevki yüksek ve merak uyandıran bir eser. ayrıca lawrence durrell'in de gözlem yeteneği yüksek, farklı fikirleri aynı bünyede barındıran, dünya, insanlar, şehirler, ilişkiler üzerine sınırsız gözlemleri ve görüşleri olan bir yazar olduğu da anlaşılıyor.
devamını gör...

çok geçmiş olsun kardeşim. bu saldırıları ben de çok yaşadım. nerede işsiz, arsız varsa bu işlerle uğraşıyor işte.
ne diyelim, tekrar geçmiş olsun.
devamını gör...

o yan govde plakasini elle indirip bi yere tasiyorlarsa daha ortada uretim bandi diye birsey yoktur. test amacli elle yapilan bir montaj goruyorum sadece.
devamını gör...

son 2 yıldır uğraştığım hadise. yeter be valide. bıhtık be kardeşim..

şu yemeği yapsana dersin, evlen de hanımın yapsın bizde yiyelim der..

bugün de şu tatlıyı mı yesek dersin, evlen de hanımın yapsın yiyelim diye cevap gelir..

ben anlayamadım, çözemedim neden böyle. 30 yaşına gelmiş olmak ve bekar kalmak suç mudur?
devamını gör...

üniversitede istatistik dersinden 100 almıştım hem de not ortalamasının 36 olduğu bir sınıfta, bence başarı.
devamını gör...

benim kırmızı çizgim anlamına gelen natasa theodoridou şarkısı.

türkçe sözleri;*

"dumanla sakladım yüzümü
kaç hüznü sığdırabilirim ki bir bardağa
hayatımı senin ellerine bağlamamı söyledin
düşmeye bıraktın sonra da beni

yüzüm donuk ve ölü
gözyaşlarını kurutmayı öğrenmiş bir taş gibi
bu gece aşk, direksiyonu bırakıyor
bense tek başıma yürüyorum

hangi gökyüzüne sığarız biz ikimiz
zamanı geldi artık benim de bir şeyler yapmamın

kırmızı bir çizgi çekiyorum artık her şeye
yanlış yolda olan bir aşkı siliyorum
madem öyle istiyorsun, bu olsun en büyük anımız

kırmızı bir çizgi çekiyorum artık her şeye
yanlış yolda olan bir aşkı siliyorum
madem öyle istiyorsun, bu olsun en büyük anımız

yüzüm kapalı bir pencere
erimiş bir demir vücudum nereye dokunsam
paslanmayayım diye cama çevirdin beni
kırılmamı istiyorsun şimdi de

yüzüm karanlık bir balkon
hiç bir zaman bakmaya cesaret edemediğin
gittiğimde, arama benim dokunuşumu
çağırma beni

hangi gökyüzüne sığarız biz ikimiz
zamanı geldi artık benim de bir şeyler yapmamın

kırmızı bir çizgi çekiyorum artık her şeye
yanlış yolda olan bir aşkı siliyorum
madem öyle istiyorsun, bu olsun en büyük anımız"


spotify for natasa mou!
devamını gör...

büyümek; sevdiğiniz bütün çocuk oyunlarında oyun dışı kalmaktır.
büyümek; neşe, mutluluk, eğlence gibi pozitif duyguların ve eylemlerin yerini elem, keder, sorumluluk, hayal kırıklığı, iş-güç gibi duygu ve eylemlerle yer değiştirmesidir.
büyümek; gittiğiniz bir misafirlikte her türlü şımarma hakkınızın elinizden alınıp, saatlerce aynı koltukta oturmaya mahkum edilmek ve sıkıcı büyük insan sohbetlerine katılmaktır.

büyümek; yürürken ayakkabılarınız ya da kıyafetiniz çamur olduğunda ya da kalabalık bir ortamda kayıp düştüğünüzde, "eyvah rezil oldum" korkusu taşımaktır.
büyümek; hayali canavarlardan değil de, gerçek insanlardan korkmaktır.
büyümek; yol ortasında seke seke, hoplaya zıplaya değil de, ciddi, kararlı ve aceleci adımlarla ilerlemektir.
büyümek; evden ekmek istemek yerine, eve ekmek getirmektir.
büyümek; sizi parka ya da gezmeye götüren anne, baba ya da komşu teyzeleri, çarşıya, pazara ya da hastaneye götürmektir.
büyümek; gün be gün çocukluğun tasasız rahatlığını özlemektir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
tam doksanlar türkçe pop dinlerken öz bakım, kişisel gelişim, mental yıkımları anma saatleri değil mi...
devamını gör...

ben mor mahlas kullandığını görünce editör oldu zannettim ne yalan söyleyeyim sonra profiline girdim mahlasının yanında editör yazısını göremedim. editör olmak da ne yakışırdı kendisine ama ha. *

t: yazar ablamdır. yazar abla ne demek diye sormayın sakın.
devamını gör...

vakti zamanında hikmet kıvılcımının evine moskovadan arkadaşları gelmiş. tam kapıdan girecekler, hikmet kıvılcımlı onları durdurmuş, ayakkabılarını işaret etmiş, onlara şunu söylemiş ve gülümsemiş; "müslümanın evine ayakkabı ile girilmez."

bilmeyenler için not düşeyim; hikmet kıvılcımlı türk sosyalist hareketinin mihenk taşlarından biridir ve ateisttir.

bu coğrafyanın mozaiğinde bazı davranışlar, kültürel bir yapıya bürünüyor.

o kandil simidini afiyetle yerim. evime de kimseyi ayakkabı ile sokmam *
devamını gör...

victor hugo 'nun 19.yüzyılda yayınlanan notre dame'ın kamburu romanındaki baş karakterin adı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


"insanın kendine dayanabilmesi ve boşluğa düşmemesi için kendini gerçekten sevmesi gerekir."
her şey insanın kendini sevebilmesi ile başlar. çünkü içinde olmayan şeyi başkasına veremez insan. çünkü boşluğa düşmemek için kendine tutunabilmelidir en çok.

( yazının tümü alıntıdır.)
devamını gör...

halkımızın kitap okumaya bir dakika ayırdığını ortaya koyan istatistiklerdir. o bir dakika da yanına kahve koyup fotoğrafı çekilene kadar geçen süredir muhtemelen.
"çıkan verilere göre türkiye’de okuma oranı yüzde 0,1’ken, kişi başına düşen kitap sayısı 7 olarak belirlendi."
devamını gör...

hangisi daha ağır manipüle edildiğinizi farketmek mi yoksa ne zamandır bu durumda olduğunuzu farkedememek mi? kim bilir hangi kararları manipülasyon altında verdiniz? zararın neresinden dönerseniz kâr. ivedilikle hayatınızdan çıkarın bu insanı.
devamını gör...

halk sadece karnını doyurmak yani günü kurtarmak istiyor. hayata dair 0 beklenti ile yaşıyorlar, ilginç
devamını gör...

canlı iki bakteri arasında seks pilusları(f plazmitleri) aracılığı ile gen aktarımına verilen isimdir.
böylelikle f+ olan bakteri konjugasyon yolu ile f- olan bakteriyi f+ hale getirebilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim