mitinge gidip kafaya fırlatılan çay pakedini almak.
devamını gör...

başarılı yapım.

özellikle sela mı okunuyor kısmı ve abdulseyidbincabbar sahnelerinde epey güldürdü. herkes konu değiştirirken radyo mevzusuna takılıp kalması da güzeldi.

alıştırdın bizi, devamını da bekliyoruz artık sürekli. eline sağlık mellisho.
devamını gör...

ağır otur da molla desinler gibi bir havası var yurdum insanının. kaba olmayı, gülmemeyi, şakalaşmamayı ya da ne bileyim en ufak ''teşekkür ederim''i bile söylememeyi ağırlık, hatta onların gözüyle ''erkek adamlık'' olarak görüyor çoğu kişi. gerçi yanlış anlaşılmasın, nezaketsizlik erkeklere özgü değil, kadınlarda da çok fazla görülüyor, dediğim gibi yurdum insanının yaygın özelliği bu.

ülkedeki kaba hareketlere, saygısızlığa, sıramın alınmasına falan o kadar alışmışım ki, en ufak teşekkür ederim sözü ya da ne bileyim gülümseyerek söylenen günaydın sözü bile içimi sıcacık yapıyor, tüm gün o olayı düşünüyorum. mesela bir keresinde aldığım kıyafeti yerine koyunca oradaki personel bana teşekkür etmişti. teşekkür edilecek bir şey yapmamıştım halbuki fakat belki de o personel o kadar kaba ve düşüncesiz hareketlerle karşılaşıyor ki, benim zaten yapmam gereken şeyi yaptığımı gördüğünde bunu bir kibarlık olarak algıladı ve teşekkür etme gereği duydu.
devamını gör...

--- alıntı ---
abd'liler bu süreci deneyimledi zaten.
(bkz: donald trump)
--- alıntı ---

bu yoruma aşırı katıldığımı söylemek istiyorum. *

ve olucak diye bir kelime türkçede bulunmamaktadır.
devamını gör...

aynı veya farklı türden jeolojik mirasların topluca bulunduğu doğa koruma alanlarıdır.
yerkabuğunun geçmişine ait bilgilerin araştırılması ve öğrenilmesi açısından bilimsel değeri yüksek bölgelerdir. ekonomi, turizm, araştırma ve eğitim amacıyla kullanılabilecek doğal oluşumların toplandığı bölgelerdir.

kızılcahamam bazalt sütunları, çamlıdere jeoparkı - ankara;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

emile zola'nın 1867'de yayınlanan romanı. zola'nın üçüncü romanı olmasına rağmen zola'yı meşhur eden romandır. edebiyatta, naturalist akımın öncülerinden biridir.
üzerine söylenecek çok şey var ancak okuyalı uzun zaman olduğu için sadece tek bir konuya odaklanacağım: küçük burjuvazi. roman başlı başına, küçük burjuvazinin bir eleştirisidir. kitap boyunca, küçük burjuvazinin hayat biçiminin ne kadar sıkıcı, banal olduğu birçok farklı şekilde okuyucunun gözüne sokulur. hatta ve hatta thérèse raquin'in yasak sevgilisi ile birleşip kocasını öldürmesinin sorumlusu, thérèse tarafından bu yaşam biçimi olarak gösterilir. thérèse'in suçluluk duygusundan kaçmak için bir kurban aradığı gerçeği gözardı edilemez ancak bir bakıma haklıdır. küçük burjuvazi, ahlaki değerlere çok bağlıdır ve thérèse'in küçüklüğünden beri güdülerinin, hislerinin bu ahlak bekçisi toplum tarafından baskılandığı bir gerçektir. thérèse ve sevgilisi, cinayeti aşk için işlediklerini iddia eder en başta. halbuki, yukarıdaki tanımda gandalgillerden'in de belirttiği gibi, işledikleri cinayet sadece güdüsel ihtiyaçlarını karşılayabilmek içindir. thérèse, kendi fikri bile sorulmadan, çocukluk arkadaşı/ kuzeni camille'le evlendirilmiştir. cinsel ihtiyaçları sürekli bastırılmıştır.
kitap yayımlandığında aldığı eleştiriler de bunu kanıtlayacak nitelikte. roman, zola'nın naturalist betimlemelerinin gerçekçiliğinden olsa gerek, pornografi olarak görülmüş ve zola, bir sürü kritik tarafından ahlaksızlıkla suçlanmıştır.
her ne kadar daha açık bir toplum olsak dahi, zola'nın eserinden günümüz türkiye'si hakkında da ders çıkarmak mümkün. thérèse raquin'in hikayesi, toplumun, bireyin içgüdüsel ve temel ihtiyaçlarının, ahlak kisvesi altında baskılanmasının sıradan insanları bile ne tarz canavarlara dönüştürebildiğinin bir kanıtıdır.
devamını gör...

gizli numara engelleme sisteminin devreye girmesiyle bir nebze de olsa azalan ama soyu tüketilemeyen yaşam formu.
devamını gör...

canlıların ve organların birbirleri ile bağlantısını, ilgililiklerini inceleyen bilim dalı.
devamını gör...

karamsar, hayata hep karanlık yerden bakanlar. kıskanç ve haset çaplılar. kalbini kin ve nefret üzerine inşaa edenler. dili ve fikri kötü olanlar. kalbinizi ve hayatınızı güzel düşünen, güzel konuşan insanlara açın.
devamını gör...

eşinin doğum/muayene gibi işlemleri için kadın hastalıkları uzmanı'yla görüşmesi gerektiğinde dumur olacak kişi.

eğer kız çocuğu istemiyorsa; "eşime kadın doktor baksın," demeyecek. madem kadınlara karşı, öyleyse bazı şeylere tahammül etmesi gerekiyor. yazık kafasına.
devamını gör...

çukurova
altın koza film festivali
azim & dilber avrupa yakası (dizi)
devamını gör...

sevdiği kişi tarafından aldatılmak. sevdiği kişileri kaybetmek. emek verdiği şeylerin karşılığını alamamak.
devamını gör...

uzun süreli açlık, yetersiz beslenme, enerji kullanımının artışına bağlı ileri derecede zayıflama durumudur. kas ve yağ kütlesinde azalma, saç dökülmeleri eşlik eder. kanserde sık karşılaşılan durumdur.
devamını gör...

bu ukdeyi doldurmak bana kısmet oldu. etnosentrik bakış açısını en basit haliyle ben-merkezciliktir ya da başka bir deyişle kültürel narsisizm olarak tanımlayabiliriz. bu bakış acısında ki bireyler kendi kültürel yapılarını diğer tüm kültürlerden üstün ve doğru kabul ederek hareket ederler - ki çoğu zaman diğer kültür yapılarını tanımaya dahi gerek görmeden- günümüz dünyasında ise bu bakış açısı başka bir yere evrilerek avrupa merkezciliği yani eurosantrizmi doğurmuştur. avrupa standartlarına uymayan kültürleri aşağı görme kültü böyle böyle dünya toplumlarına işlenmiştir.
ayrıca geçmişten günümüze uzanan oryantalizmin temeli yine bu bakış açılarının bir sonucu olarak var olmuştur.
devamını gör...

duygu yitirilen bir şey değildir bence. üstünü örtebilir, zaman zaman hissedemeyebilirsiniz fakat bu duygularınızı kaybettiğiniz anlamına gelmez. duygularınız hala bilincinizin alt katmanlarinda sizi bekliyordur dostlar. lakin kimi insan duygularını kontrol etmeyi biraz daha öğrenmiştir. vücudunun verdiği tepkileri ve hislerini iyi bildiği için ona göre davranarak kendisini dışaridaki etmenlere karşı savunmaya alır. bu kişiye de olgun birey diyebiliriz bence. çünkü genelde bunu başarabilen kişiler bazı şeyleri tecrübe etmiş, zorluklar yaşamış insanlar oluyorlar.*
devamını gör...

dönüp dönüp izlediğim, izlemekten asla sıkılmadığım, bütün üyeleri babamın oğlu gibi olan friends dizisinde chandler bings’in söylediği bir cümledir.

dizide her zaman en sevdiğim karakter olan ve birçok tavrını, huyunu ve konuşma tarzını kendime benzettiğim için daha da çok sevdiğim - çünkü kendimi çok seviyorum- chandler bu cümleyi çok güzel bir anda bir kelime oyunu yaparak söyler.

handle üstesinden gelmek anlamına gelen bir sözcüktür ve chandler üstesinden gelemeyeceğinin düşünüldüğü bir anda söyler bu sözü. göbek adımdır üstesinden gelmek der ama asıl mevzu chandler isminin tam ortasında handle fiilinin olmasıdır.

kelime oyunlarına bayılırım, zekice kelime oyunları beni benden alır, chandler gibi zekasına hayran olduğum karakterlerin yaptığı zekice kelime oyunları ise en üst seviyede keyif verir bana.

her yeniden başladığımda bu kelime oyunun geçtiği bölümde gülmekten kendimi alamıyorum. bazen kendi kendime bu espiriyi yapıp gülüyorum. sonra kendi kendime güldüğüm için beni deli zannedeceklerini düşünüp yeniden gülüyorum. chandler olsa bu şiirsel hırsızlığın üstesinden gelirdi mutlaka.
devamını gör...

bize film söylesene. oldu üniversiteden playlist olarak mezun oldum zaten ben
devamını gör...

çok şükür, mesaj atan kimsem olmadığı için kimsenin farkında olmayan özelliğimdir.
devamını gör...

bugün 4 sınav yapmış biri olarak bildiriyorum.
her sınıfta 15 kişi olacak şekilde, her sınav arasında da 20 dk havalandırma olacak şekilde bir sistem hazırlanmıştı. yılın başından beri okullar (birçoğu) belirli kurallara göre hazır bekliyor zaten. kapıda yığılmalar yoktu. öğrencilerin sıralarına isim kartları yapıştırıldı ve tüm sınavlara aynı sırada girecekleri bir düzen oluşturuldu.

amaaa! sıkıntı şuradaydı ki derslikten çıkan öğrenci koridorda, bahçede maskeyi indirmiş bir şekilde sıkı fıkı bir sohbet içindeydi. sürekli maskeni tak, araya mesafe koy uyarıları yapmak zorunda kaldık. çantalarını, eşyalarını yerlere koyup ellerine alıp hiç rahatsız olmayanlar da cabası.
savunmaları basit onlar zaten hep sokaktaymış bu süreçte. onlara bir şey olmazmış!
tabii çift maske takan ve tüm kurallara riayet eden bir kısım da vardı.
yani demem o ki bilinçli oldukları kadar korunaklılar.
devamını gör...

"insanlık asıl bunlarda var, bizde değil "dedirtiyor resmen..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim