ağlayınca kendimizi rahatlamış hissederiz çünkü gözyaşının içinde stres hormonu olan kortizon vardır. bu sayede vücut kortizonu dengeler
devamını gör...

cesaretin en pahalısı.
devamını gör...

aşırı polyanna hareketler sergileyen yazar. olur , olur olmadık her şeye , yok saygısızca , ay yok genelleme yapıyorsunuz , cinsiyetçi davranıyorsunuz , ay çok ayıp! aa! olur mu hiç öyle şey? gibi tanımlar giriyor. kendisini bir fotoğrafla anlatmak isteseydim ahanda bu olurdu:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

dilim döndüğünce kendi adıma ben yapıyorum efenim. anlayana yaparım anlamayıp yüzüme bakanlara bir daha yapmam, zorlamam. belki seviyelerimiz farklıydı olabilir. belki o kişinin zeka seviyesi benim yanımda daha yüksek veya düşük olabilir.
velhasıl çok güzel geyik yapan hanımefendiler de var beyler - beyler diyorum çünkü genellikle bu kalıbı sevgili beylerimiz kullanıyor-ama siz çatala odaklandığınız için belki ağzından çıkanları duyamamış olabilirsiniz
öpüldünüz :dd
devamını gör...

çok baba filmdir.izlemeyen kayıptadır.
devamını gör...

elbette çok önemli bir konudur. unutmayın, ruh sağlığını korumak olağanüstü zorluklarla başa çıkabilmek için en gerekli şeylerden birisidir. şuradan ne yapılabileceğini okuyabilirsiniz.
devamını gör...

-ılık bir bahar sabahında rüzgarın yüzünü yumuşacık okşaması
- açık hava da bulunmak doğayla olup bol oksijenli havayla ciğerlerinin bayram etmesi
devamını gör...

zeytinyağı. kilosu 50 tl.
devamını gör...

insanın hayatta sadece 1 defa yaşadığına veya yaşayacağına inandığım duygudur.

diğerleri bence sadece sevmek ve hoşlanmaktır.
devamını gör...

mona lisa ve kaplumbağa terbiyecisi.
devamını gör...

en sevdiği çikolata milka olan insandır .
devamını gör...

toksik ailesi olmayanların anlayamayacağı bir durum bana göre. o yüzden aile her şeydir zarttır zurttur diyenlere söyliyim insanların neler yaşadığını bilmeden konuşmasanız daha iyi olur
devamını gör...

her ne kadar seri olarak nitelendirilse de cinayetler arasında 30 günden fazla bekleme süresi* olması şartı var. yani her gün birini öldürmek ya da bir anda onlarca insanı katletmek seri cinayet olarak adlandırılamaz. cinayetler arasında beklenen süre bazen yılları bulabilmektedir.

sistemli cinayetlerdir. genelde kurban ve katil arasında daha öncesinde bir ilişki bulunmamaktadır. kurbanların ve öldürülme metodlarının benzer özellikler taşıdığı görülür. aynı olmasa bile daha önce de belirttiğim gibi belirli bir sistemi vardır. hatta takip eden cinayetlerin ilkiyle direkt bağlantısının kurulması zordur. uzun bir süreç sonunda büyük resme bakılarak belirli bir çerçevenin çizildiği görülür.
devamını gör...

şu garibi sevindirdin ya allah senden razı olsun.
devamını gör...

freud'un psikoanalitik gelişim kuramına göre psikoseksüel kişilik gelişimi yaşamın ilk yıllarında her biri cinsel uyarılmaya duyarlı belli bölgelerde olur. yaşamın 0-18 aylık ilk kısmını kapsayan oral dönemde erotojenik bölge ağız ve çevresidir. 1,5 yaş ile 3 yaş arasında gerçekleşen anal dönemde ise bu erotojenik bölge ve libido odağı anüs ve çevresidir. yaşamın 3 yaş ile 6 yaş arasındaki dönemi kapsayan fallik dönemde ise bu bölge genital organlardır. işte fiksasyon kelimesi de tam da bu noktada karşımıza çıkmaktadır.

kişi gelişim dönemi içerisinde, erotojenik bölgenin haz ihtiyacı eksik veya fazla doyuma ulaşırsa bireyde fiksasyon yaşanır. yani bir nevi takılma da diyebiliriz. işte burda yaşanan bu takılma durumu, bireyin yetişkinlik döneminde kendisini gösterir. örnek verecek olursak, anal dönemde birey, anüs kaslarını kontrol edebilmeyi öğrenir. kas kontrolü ile tutma veya bırakma eylemlerinden birey haz almaktadır. eğer bu haz eksik veya fazla olursa birey bu dönemde fiksasyon yaşar ve bu durum kendisini yetişkinlik döneminde gösterir. anal dönemde oluşan bu durum kendisini iki farklı şekilde gösterir: anal tutuculuk ve anal salıcı tepki. anal tutuculuk yaşayan bireyler ilerde inatçı, aşırı düzenli, aşırı titiz, cimri gibi kişilik özellikleri gösterirken, anal salıcılık kişilik özellikleri savurganlık, dağınıklık, yıkıcık, dürtüsellik olarak sıralanabilmektedir.

oral dönemi dönemsel olarak iki kısma ayırabiliriz. oral edilgen dönem, doğumdan diş çıkarmaya kadar süren dönemi ifade eder. eğer bu dönemde bir fiksasyon yaşanırsa, birey aşırı bağımlılık, saflık, edilgenlik, iyimserlik, onaylanma veya desteklenme ihtiyacı gibi kişilik özellikleri gösterecektir. diğer dönem ise oral agresif dönemdir. bu dönem dişlerin çıkmaya başlamasından itibaren devam eden süreci belirtir. eğer birey bu dönemde bir fiksasyon yaşarsa, kötümser, sömürücü, kırıcı, agresif, münakaşacı özellikler gösterecektir. ayrıca tırnak yeme, sigara içme, çok küfür etme gibi davranışlar da oral dönemde yaşanmış bir fiksasyon belirtisidir.

sevgili psy active'nin ricası ile kaleme alınmıştır. kendisine teşekkürü borç bilirim.
devamını gör...

ikisinden de anlıyorsa, kendinizi geliştirmenizi tavsiye ederim efenim. oturun mantınızı kendiniz açın, böyle arayışlara girmeyin derim ben.
her şeyi geçtim kadının vücudundan insan çıkıyor yahu. bırakın artık böyle sınıflandırmaları.

şiirden anlayan kadın, mantı açan kadın, edebiyattan anlayan kadın, güzel kahve yapan kadın bla bla bla
devamını gör...

bir süre önce hakkında şu anekdotu okuduğum ekmek kadar temiz, su gibi aydın şairimizdir.

"cezaevi denetimine adalet bakanlığı'ndan bir müfettiş gelir. birkaç gün denetim yaptıktan sonra müdüre:
- nazım (hikmet) da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir, der. nazım'ı odaya getirirler. müdür koltuğuna iyice kurulan müfettiş nazım'ı tepeden tırnağa süzer ve:
- demek nazım hikmet sensin, der.
nazım'a oturması için yer göstermez. kısa bir konuşma sonrası "gidebilirsiniz," der. nazım tam kapıdan çıkarken durur ve müfettişe:
- ömer hayyam adını duydunuz mu?
der.
müfettiş hemen atılır:
- kim bilmez ki hayyam'ı?
nazım devam eder:
- hayyam zamanında iran hükümdarı kimdi?
diye sorar. müfettiş şaşırır. nazım konuşmasını sürdürür:
- görüyorsunuz, sanatçıyı hatırladınız ama hükümdarı anımsamadınız. yıllar sonra beni dünya anımsayacak ama dönemin adalet bakanını ve sizi kimse anımsamayacak.
der ve çıkar. *
ilgili post
devamını gör...

akıllara kazınan bir repliğini bırakayım :o gece genelkurmay başkanlığının ışıkları sabaha kadar sönmedi...
devamını gör...

hah bir oğlak tarafından hor görülmüş kişilerin ağlanma duvarı burası zaar.

kendileri bizzat herkesle muhattap olmaz, çizgileri ve sınırları vardır. yılış yılış tiplere alışkınsanız bu durum size soğuk nevalelik olarak gelebilir.

espiri anlayışı biraz zekayla orantılıdır. ota b.ka gülmek yerine zeka ve mantık ararlar. misal belden aşağı yapılan ya da birilerini aşağılayarak yapılan esprilere gülmez. zeka arar zeka her şeyde zeka arar.

hemen karar vermez. ölçer, biçer, tartar. misal hayatına girmiş 2, 3 oğlakla tutup 'üüüü oğlaklar benim saçımı çekti, tavuğuma kış dedi hepsi pis b.klu, tü kaka' demez.

mantık insanıdır mantığı olmayana ağır gelebilir hahaha.
sevgiler...
devamını gör...

kış aylarının biricik tatlısıdır. sulanmaması için tatlımızı tencerede şekerle bir müddet kaynattıktan sonra tepsiye alıp fırına göndermemiz gerek. ben tahin sevmiyorum derseniz sade de tüketebilirsiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim