gerçekten ihtiyacı olan yaptırdığında efsanevi değişiklikler olan ameliyat. zira burun yüzün tam ortasında bulunduğu için en dikkat çeken organ.

lâkin burnunda minicik kusuru bulunan, ki bu kusuru kimse fark etmiyor bile, kişilerde nasıl bir psikoloji varsa narkoz yemeyi bıçak altına girmeyi seçebiliyorlar.
devamını gör...

hayır demeyi bilen ve hayatında gereksiz kuru kalabalık istemeyen insandır.
kıvırmayı bilmeyenlerdeniz.hem günah guzum
devamını gör...

işte sosyal belediyecilik anlayışı. iktidar zaten işsizlik içerisinde harap ve bitap düşmüş gençlerin, özel sektörde sendikalaşma olmadığı için sömürülen yığınların umudundan beslenmek isteye dursun gençlerin gönlünü fetih edenlerede selam olsun.
devamını gör...

nedeni ne olursa olsun bir çok şey ağlamamıza yol açabilir...

bazen bir fotoğraf, bir film, bir kitap ya da bir kare,
bazen kırılan hayaller, yıkılan umutlar,
bazen de dayanılmaz ve bir o kadar da yakıcı bir acı,
yahut;
kavuşma sevinci, sıla özlemi...
yani;
gözü olanın değil, gönlü olanın işi...
devamını gör...

çöp kutusu alışkanlığı olmayan kaç kişinin şişesi o denize saplandı? yıllar boyu kaç hanenin, kaç fabrika ve tesisin ne kadar miktar atığı denizi boğuyor?
acil eylem planı kadar acil insan planı da uygulanmalı. insanın para hırsı, cahilliği, aymazlığı, vurdumduymazlığı, görmezden gelmesi ile de mücadele edilmeli.
devamını gör...

"doğuştan gelen bir kusurumuz var; hepimiz mutlu olmak için dünyaya geldiğimizi sanıyoruz. bu kusurumuzu gidermedikçe, dünya gözümüze çelişkilerle dolu bir yer görünecektir. çünkü her adımımızda, ister büyük ister küçük bir şey yapmış olalım, dünyanın ve insan hayatının, mutlu bir yaşam sürdürmeye olanak verecek biçimde tasarlanmadığını anlayacağız. işte bu yüzden bütün yaşlıların yüzlerinde aynı ifadeyi, yani düş kırıklığını görmek mümkündür."

arthur schopenhauer
devamını gör...

arkadaşım o kadar dolar merkez bankasında yok şuan dediğim iddia.
devamını gör...

akademiye göre eleştirel pedagoji, “eleştirel teoriden kavramlar geliştiren ve uygulayan bir eğitim felsefesidir” (kincheloe, 1997), “öğretimi doğası gereği politik bir eylem olarak görür, bilginin tarafsızlığını reddeder ve 'sosyal adalet ve demokrasinin kendisi, öğretme ve öğrenme eylemlerinden farklı değildir" der. (giroux 2007).

bu hususta sıklıkla alıntılanan örnek, bir öğretmenin öğrencileri ders kitaplarını yırtmaya teşvik ettiği 'ölü ozanlar derneği' (dead poets society) filmidir. film, bilindiği üzere geleneksel bir üniversitede geçer ve bir öğretmenin öğrencileri gelenekleri reddederek ve kendileri için düşünerek öğrencileri günü yakalamaya ve kendi eğitimlerinden en iyi şekilde yararlanmaya nasıl teşvik ettiğinin hikayesini anlatır.

eleştirel pedagojinin savunucuları, bir dil sınıfının ideolojiden bağımsız olmadığına inanırlar. eğitim sistemlerinin bir dereceye kadar öğretmenler tarafından (belirli bir konu veya dersin içeriği bağlamında) karar verilmesi gerektiğine -örneğin, okuma metinlerini seçme vb. gibi) ancak sürecin bir boşlukta gerçekleşmediğini, politik ideolojiler ve dünya görüşleri tarafından da motive edildiğini öne sürerler. öte yandan eleştirmenler, bu yöntemin sanat açısından anlamlı olsa da, matematiğe veya bilimlere uygulandığında daha az anlamlı olduğuna da işaret ederler.

dr. henry giroux, "pedagoji ve umudun siyaseti" adlı kitabında, "uygun koşullar yaratarak, öğretmenlerin öğrencilerin deneyimlerini ve algılarını yeniden yazabilecek kültürel üreticiler olmalarını sağladığını" iddia eder. (giroux, 1997). öğrencilerin kendi karar vericileri olmasına izin vererek, dünyayı daha iyi anlamalarına yardımcı olunabileceğini öne sürer. paulo freire (1998) da eleştirel pedagojiye benzer bir bakış açısına sahiptir, “öğretmenlerin yardımıyla sınıf deneyimleri, öğrencilerin kendi eğitimlerinde aktif aracılar olarak hareket etmeye ve bir eğitim geliştirmeye teşvik edildikleri durumlar haline gelmelidir” düşüncesini savunur.

işbu yüzden eleştirel pedagojinin, kaçınılmaz olarak öğrencilerin dünya deneyimlerine, ilgi alanlarına dayandığı ve soru(n)ları ile uyuştuğu; öğrencilerin kendileri için bir cevabı keşfetmelerine izin verildiğinde en iyi şekilde öğrendikleri görüşüne dayandığını söylemek yanlış olmayacaktır.

referanslar:

*giroux, h., 1997.pedagogy and the politics of hope: theory, culture, and schooling. a critical reader. west view press.
*giroux, h., 2007. utopian thinking in dangerous times: critical pedagogy and the project of educated hope. utopian pedagogy: radical experiments against neoliberal globalization, pp.25-42.
*kincheloe, joe; steinburg, shirley (1997). changing multiculturalism. bristol, pa: open university press. p. 24.
*p. freire. teachers as cultural workers: letters to those who dare to teach the edge, critical studies in educational theory. west view press, 1998.
devamını gör...

birlikte tatile doğru yol aldığım yazar kişisi, sözlük sizlere emanet arkidişler.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pasifik okyanusunda ki üç büyük ada öbeğinden birisinin adıdır. diğer ikisinin adı malenezya* ve mikronezya*dır.
devamını gör...

sayın yarar. mete yarar.

devamını gör...

kahpe bizans'ın yiğit güzeli.
devamını gör...

merhaba dostlarım,
ufo gören masum köylü benim.evet itiraf ediyorum ilk ben sizi farkettim. mustafa topaloğunun köylülerindenim bildiniz mi? hee o, o... düşünüyoruz,varız belki de öyle olduğumuzu zannediyoruz. yokuz da diyemiyorum tam olarak. off dünya hayatı böyle karışık. deli olmak lazım burada durmak için. herkese selamlar gönderiyorum, bak bekliyoruz muhakkak. bir haber verin canlarım, beni almadan gitmeyin.
ışık ve sevgiyle...

not: dumanları aşıpta saçlarını yolupda gel.
ne olursan ol yine gel.
devamını gör...

kişiye göre cevabı değişeceği için, anlamsız sorulardır.
belki bir fikir almak için sorulmuş olabilir. gene de sormayın böyle sorular bana biri sorunca geriliyorum.
devamını gör...

sinir uçlarımda bazı kelimeler duruyor görüş alanımın dışında. onları oradan çekip almak, girift bir sıralama yapmak çatı katının denizliğine oturup kahve içmek kadar kolay değil. bir şey eksik bu gün. çok iyi hissediyorum bunu. bir şeyim çok eksik..

sanki sabah sancılı kelimelere uyanacak gibiyim. sanki... hani o hep kavrayamadığım elimden kayıp giden bütün odağımı verdiğim zihnimin yaşadığını hissettiğim o kelimeleri uyandığım an kaybetmenin hüznüyle ağladığım sabahlara döneceğim. sanki..
devamını gör...

yahu o değilde, lucifer'ı favoriledim ben. halen bunun şokunu yaşıyorum. tespit gibi tespittir. helal olsundur.
devamını gör...

başıma bir iş gelmeyecekse, iko'dan ricam; (serdar ortaç sesiyle) "bu yanlıştan dönün baba".
devamını gör...

başlığın kokusu var,sadece ben almıyorumdur umarım *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yay burcuyum. uğurlu rengim diş eti kırmızısı moru, uğurlu günüm perşembe, uğurlu sayım her ayın 9'u 19'u ve 29'u dur. taliplerimi bekliyorum.
devamını gör...

eskilerden kalma böyle kalıplaşmış saçmalıklar var sözlük. 'babası severmiş ama hissettirmezmiş , içten severmiş ya da pek belli edemezmiş.' ve daha niceleri. gösterilmeyen, hissettirilmeyen sevgi dilencilerin olsun lan. bir de baba olacaksın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim