diyelim ki o bunu okuyor
benim cesaretimin birazcığı sende olsaydı şu anda "biz" çok güzel olabilirdik. sen o cesareti gösteremedin o yüzden "ben" tek başıma çok güzel olmak zorunda kaldım
devamını gör...
kızın başörtü takmak istememesi
tabii ki ister takar ister takmaz. bu, bireysel bir karardır. lakin dindar ailelerde bireysellik diye bir şey yoktur. çocuklar ebeveynlerin malı gibiyken kız çocukları tüm ailenin malı gibidir. çocuğun ayrı bir birey olduğunu, kendi kararları olabileceğini düşünmezler. düşünseler de kabul etmezler. yakın akrabalardan uzak akrabalara konu komşuya kadar herkes laf söyler, psikolojik baskı yapar hatta daha fazlasını ve kötüsünü yapar. zira din de; çocuğa ana-babasının sözünden çıkmamasını öf bile dememesini söylerken, dindar yetişmiş bir çocuğu ana-babaya cennet bileti olarak verir. cinsiyetleri itibariyle erkek çocukları her türlü daha avantajlı olduklarından pek şikayetçi olmazlar, hatta para-miras-evlilik, işlerine gelir. kız çocuklarında ise durum tam tersidir. küçüklükten itibaren sosyal öğrenme, özendirilme, dikte edilme gibi yöntemlerle hep aynı noktaya doğru sürülürler*. farklı tarafa yönelecek gibi olduklarında önleri çevrilir hemen. özellikle güçsüz bırakıldıkları halde mücadele etmeleri gereken çok şey vardır. olsun, kızlar akıllıdır. önünde sonunda istedikleri noktaya aşama aşama ulaşabilirler. elde ettiklerinin de kıymetini bilirler. diğerleri, pantolon giymek için bile mücadele etmesi gerekenleri anlayamaz.
devamını gör...
sözlükte yazmak ama okumamak
sözlükte yazılanları okumaya layık görmemekle alakalı herhalde.
kimi yazarlar görüyorum 4 günde 300-400 entri girmiş. hiç beğendiği giri de yok; 0 oylama. emeğine sağlık yememiş içmemiş okumamış yazmış demek ki. kitap için yazıyor belli, kitap okuyacak. kitabı alsınlar durmazlar burda...
kimi yazarlar görüyorum 4 günde 300-400 entri girmiş. hiç beğendiği giri de yok; 0 oylama. emeğine sağlık yememiş içmemiş okumamış yazmış demek ki. kitap için yazıyor belli, kitap okuyacak. kitabı alsınlar durmazlar burda...
devamını gör...
anneler oğluna mı düşkün kızına mı sorunsalı
oğullarına. kendimden biliyorum.
abimle büyük bir tartışma yaşamıştık ve en sonunda ikimiz de sinirden ağlamıştık.* ikimiz de haklıydık aslında. sonra annem bana susmam için bağırıp abimin yanına gitmişti. çünkü oğluşu ağlıyor.* ikimize de düşkündür aslında ama bazen farkı hissedebiliyorum.
abimle büyük bir tartışma yaşamıştık ve en sonunda ikimiz de sinirden ağlamıştık.* ikimiz de haklıydık aslında. sonra annem bana susmam için bağırıp abimin yanına gitmişti. çünkü oğluşu ağlıyor.* ikimize de düşkündür aslında ama bazen farkı hissedebiliyorum.
devamını gör...
otostopçunun galaksi rehberi
şöyle başlar:
--- alıntı ---
galaksinin batı sarmal kolu'nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır.
bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırk sekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler.
bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı – daha doğrusu eskiden vardı: üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kâğıt parçalarının hareketleriyle ilgiliydi. bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçük kâğıt parçaları değildi.
bu nedenle sorun varlığını sürdürdü; halkın çoğunun durumu kötüydü ve onların büyük bölümüyse sefildi, dijital kol saatleri olanlar bile.
her şeyden önce, ağaçlardan inmekle büyük bir hata ettiklerini düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. bazıları ağaçlara çıkmanın bile yanlış bir hamle olduğunu ve hiç kimsenin okyanuslardan asla ayrılmamış olması gerektiğini söylüyordu.
sonra, adamın birinin, değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazik davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için bir ağaca çivilenmesinden yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü, rick mansworth'de küçük bir kafede tek başına oturan bir kız, bunca zamandır ters giden şeyin ne olduğunu birdenbire fark edip en sonunda dünyanın nasıl iyileştirilebileceğini ve mutluluğun hüküm sürdüğü bir yere dönüştürülebileceğini anlamıştı. bu sefer doğru olanı bulmuştu, bu işe yarayacak ve hiç kimsenin bir yerlere çivilenmesi gerekmeyecekti.
ama ne yazıktır ki, bir telefon bulup birilerine bundan söz edemeden korkunç, aptal bir felaket meydana geldi ve fikir sonsuza dek yitip gitti.
bu, o kızın öyküsü değil.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
galaksinin batı sarmal kolu'nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır.
bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırk sekiz milyon kilometre uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler.
bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı – daha doğrusu eskiden vardı: üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu. bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kâğıt parçalarının hareketleriyle ilgiliydi. bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçük kâğıt parçaları değildi.
bu nedenle sorun varlığını sürdürdü; halkın çoğunun durumu kötüydü ve onların büyük bölümüyse sefildi, dijital kol saatleri olanlar bile.
her şeyden önce, ağaçlardan inmekle büyük bir hata ettiklerini düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. bazıları ağaçlara çıkmanın bile yanlış bir hamle olduğunu ve hiç kimsenin okyanuslardan asla ayrılmamış olması gerektiğini söylüyordu.
sonra, adamın birinin, değişiklik olsun diye bundan böyle halka nazik davranmanın ne kadar iyi olacağını dile getirdiği için bir ağaca çivilenmesinden yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü, rick mansworth'de küçük bir kafede tek başına oturan bir kız, bunca zamandır ters giden şeyin ne olduğunu birdenbire fark edip en sonunda dünyanın nasıl iyileştirilebileceğini ve mutluluğun hüküm sürdüğü bir yere dönüştürülebileceğini anlamıştı. bu sefer doğru olanı bulmuştu, bu işe yarayacak ve hiç kimsenin bir yerlere çivilenmesi gerekmeyecekti.
ama ne yazıktır ki, bir telefon bulup birilerine bundan söz edemeden korkunç, aptal bir felaket meydana geldi ve fikir sonsuza dek yitip gitti.
bu, o kızın öyküsü değil.
--- alıntı ---
devamını gör...
tom hardy
ingiliz sinema oyuncusudur. ressam bir anne ve yazar bir babanın çocuğu olan tom hardy böyle bir genetik miras yetmezmiş gibi bir de üstüne yakışıklı, karizmatik ve yeteneklidir.

ilk olarak christopher nolan psikopatının inception filminde izlediğim ama çok da dikkatimi çekmeyen tom hardy’ye hayran olmam warrior filmi ile başladı. warrior filmindeki kusursuz oyunculuğunun ardından bu sefer de bence dandik bir süper kahraman olan batman ile karşı karşıya geldiği bane rolünde hayranlığım bir kat daha arttı.
mad max: fury road’da ağzındaki o demirle bile karizmatik olmayı ve mel gibson performansını unutturmayı başarabilen tom hardy daha sonra the revenant ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olarak yeteneğini de bir anlamda kesinlemiş oldu.
yetmezmiş gib bir de venom olmaz mı! daha ne olsun. sabırsızlıkla ikinci venom filmini bekliyorum ve bunu asıl nedeni kesinlikle tom hardy’dir.
tom hardy en iyi erkek oyuncu oscar’ını yakın zamanda alacaktır. çok yetenekli olduğunu defalarca kanıtladı ve yetenekli olmanın yanında will smith ile kıyaslanmayacak kadar da yakışıklı bir oyuncudur.
ın hardy we trust!

ilk olarak christopher nolan psikopatının inception filminde izlediğim ama çok da dikkatimi çekmeyen tom hardy’ye hayran olmam warrior filmi ile başladı. warrior filmindeki kusursuz oyunculuğunun ardından bu sefer de bence dandik bir süper kahraman olan batman ile karşı karşıya geldiği bane rolünde hayranlığım bir kat daha arttı.
mad max: fury road’da ağzındaki o demirle bile karizmatik olmayı ve mel gibson performansını unutturmayı başarabilen tom hardy daha sonra the revenant ile en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne aday olarak yeteneğini de bir anlamda kesinlemiş oldu.
yetmezmiş gib bir de venom olmaz mı! daha ne olsun. sabırsızlıkla ikinci venom filmini bekliyorum ve bunu asıl nedeni kesinlikle tom hardy’dir.
tom hardy en iyi erkek oyuncu oscar’ını yakın zamanda alacaktır. çok yetenekli olduğunu defalarca kanıtladı ve yetenekli olmanın yanında will smith ile kıyaslanmayacak kadar da yakışıklı bir oyuncudur.
ın hardy we trust!
devamını gör...
can yaman
ergen kızlar tarafından kasları gibi şişirilmiş sevimsiz ve itici oyuncu.
devamını gör...
yürümeyen ilişkiyi itmek
bugün pazar. bugün yeterince boş zamanım ve yürümeyen ilişkiyi itmek üzerine konuşabilecek hatta çizerek anlatabilecek motivasyonum var. yürümeyen ilişkiyi itme konusunda; kaç kişinin ittiği, hangi şartlarda ittiği ve ne yöne ittiği çok mühim.
-yokuş aşağı gayet tabii tek kişi itilebilir. bu evre; ilişkinin seyri konusunda hiçbir şey yapmayan tarafın göze batmadığı evredir.

-ilişki dümdüz bir yoldaysa ve yine tek bir kişi itiyorsa yine ilerler ama a kişisi yorulmaya, ilişkinin gidişatından endişelenmeye başlar.

-ikinci evrenin kaçınılmaz sonu olarak ilişkiyi itmek a kişisi için daha da zor hâle gelir. bunu iki ayrı çizimle destekleyeceğim:

-peki "iki tarafın da ittiği ancak yine de yolunda gitmeyen ilişkiler var yagami, buna ne diyeceksin hııı?" derseniz onu da anlattım.

böyle itmeyeceksin güzel kardeşim. şöyle iteceksin:

not: sürtünme katsayısı sıfır kabul edilmiştir.
-yokuş aşağı gayet tabii tek kişi itilebilir. bu evre; ilişkinin seyri konusunda hiçbir şey yapmayan tarafın göze batmadığı evredir.

-ilişki dümdüz bir yoldaysa ve yine tek bir kişi itiyorsa yine ilerler ama a kişisi yorulmaya, ilişkinin gidişatından endişelenmeye başlar.

-ikinci evrenin kaçınılmaz sonu olarak ilişkiyi itmek a kişisi için daha da zor hâle gelir. bunu iki ayrı çizimle destekleyeceğim:

-peki "iki tarafın da ittiği ancak yine de yolunda gitmeyen ilişkiler var yagami, buna ne diyeceksin hııı?" derseniz onu da anlattım.

böyle itmeyeceksin güzel kardeşim. şöyle iteceksin:

not: sürtünme katsayısı sıfır kabul edilmiştir.
devamını gör...
kırmızı kurşun kalemin silinme zorluğu
var böyle bir zorluk.
silgin ne kadar kaliteli de olsa, o kırmızı kalemi hangi allah'ın kulu yaptıysa artık, silmek için bir taraflarını da yırtsan, çok az da olsa kalır o kırmızı kurşun kalem izi.
o yüzden ilkokulda hiç kullanmak istemezdim.
silgin ne kadar kaliteli de olsa, o kırmızı kalemi hangi allah'ın kulu yaptıysa artık, silmek için bir taraflarını da yırtsan, çok az da olsa kalır o kırmızı kurşun kalem izi.
o yüzden ilkokulda hiç kullanmak istemezdim.
devamını gör...
nietzsche'nin soruları
"bir evlilik yaparken kendimize şu soruyu sormalıyız; sonu yaşlılık olan bu uzun yol boyunca bu kadınla sohbet etmekten keyif alacağına inanıyor musun? "
devamını gör...
bir evi daha yaşanılır kılan detaylar
kesinlikle gereksiz eşyalardan arındırılmış olması. aynı zamanda ara kat olması.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
üzen başlık.yok mu beni de seven*
devamını gör...
yazarların engellediği yazarlar
nick vermeyeyim de daha kullanılabilir bir sözlük için arada birilerinin başlıklarını engellemek lazım. gerçekten bak.
misal ben sol frame'de neden hep tecavüz, cinayet, cinnet var diye kafayı yerken bu tarz başlıkları genelde bikaç kişinin açtığını fark ettikten sonra sözlük benim için daha verimli olmaya başladı.
ülkede yaşanan olayı buraya taşımış kardeşim adam suçu kendisi mi işlemiş sanki diyebilirsiniz. haklısınız da. sizi de engellerim.
napalım? psikologların seansı 250den başlıyor. bi de psikolojiyi mi bozalım yani?
misal ben sol frame'de neden hep tecavüz, cinayet, cinnet var diye kafayı yerken bu tarz başlıkları genelde bikaç kişinin açtığını fark ettikten sonra sözlük benim için daha verimli olmaya başladı.
ülkede yaşanan olayı buraya taşımış kardeşim adam suçu kendisi mi işlemiş sanki diyebilirsiniz. haklısınız da. sizi de engellerim.
napalım? psikologların seansı 250den başlıyor. bi de psikolojiyi mi bozalım yani?
devamını gör...
an itibarıyla üzerindeki tişörtte yazanlar
you will never walk alone!
devamını gör...
yazarların gerildiği durumlar
-sevmediklerimle özellikle akrabalarla karşılaşmak,isimlerini duymak.
-dürterek,çekiştirerek konuşma.
-gereksiz ve ayrıntılı sorulara maruz kalmak.
-sormadığım şahsın akıl verip iki kişi konuşurken araya girmesi.
-dürterek,çekiştirerek konuşma.
-gereksiz ve ayrıntılı sorulara maruz kalmak.
-sormadığım şahsın akıl verip iki kişi konuşurken araya girmesi.
devamını gör...
yazarların gözünden kendi hayatları
tek kelimeyle iyi, iki kelimeyle iyi değil.
devamını gör...



