insanların kalplerinin ve kulaklarının, kendi seçtikleri eylemler nedeniyle sonunda kapandığını anlatan ama bazı insanlar tarafından ısrarla yanlış anlaşılan ayet.

insan iyiyi ya da kötüyü seçmekte serbest bırakılır. kötüyü seçtiğinde, yolundan dönmesi için her zaman fırsatı vardır. fakat o fırsatı ve daha sonra önüne çıkacak tüm fırsatları reddeden ve kötü olmakta direten kişiler, başka bir deyişle iflah olmaya niyeti olmayanlar, kendi amelleri neticesinde mührü vurmuş olurlar hayatlarına.

firavun gibi son anına dek inkârı seçip, son nefesinde "iman ettim" demenin bir faydası yoktur. gözleri, kalpleri, kulakları mühürlü olanlar, son nefesine kadar bu şekilde gidip de en ufak bir pişmanlık belirtisi göstermeyenlerdir. buradan tutup da " allah kendisi mühürlemiş, kendisi cezalandırıyor" gibi bir anlam çıkarmak doğru değil. en doğrusunu o bilir ama konuya bu şekilde bakmanız daha mantıklı olur. zira başlarda inkâr ettiği halde sonradan müslüman olarak ölen insanlar var. allah bunların kalp gözünü kapatmış olsaydı, o şekilde ölüp giderlerdi. şu halde düşünülmesi gereken, iş işten geçmeden tövbe edenlerin bu kapsamda olmadığıdır.
devamını gör...

oynayamayan bir sübyanın yanına gidip, ' bak nasıl oynayacağını göstereyim.' diyerekten tecrübesizin jetonuna ortak olduğumuz mekan. tekken oynayan bünyeler butonları hunharca kullandığından sağlam makine sayısı azdır. ne günlerdi be...
devamını gör...

insanı uyutmayan,tedirgin eden ruh hali.sevimsiz bir şey hayattan soğutur.
devamını gör...

dün alıp yediğim zeytinli açma. içi zeytin dolu ve pofuduk çok lezzetli yiyecekti kendisi.
devamını gör...

mandalina. akarı yok kokarı yok. kabuğu kolayca soyuluyor. lezzetli, vitaminli, kendinden dilimli, fiyatı diğer meyvelere göre daha uygun. daha ne olsun.
devamını gör...

buzulların zamanla erimesine yol açan fakat hiç dikkate alınmayan küresel ısınma sonucu gerçekleşen olay. evet. daha doğayı kirletmeye devam edelim insan olarak, tabiatı ve dengeleri iplemeyelim ağaç yerine bina dikelim. o betonlar korur bizi nasılsa.
devamını gör...

ayıp eden başlık.
kilolu olupta dili tatlı olmayana denk gelmedim.
en az göbekli, kel erkek kadar sempatiktirler.
herkesin fit olduğu gezegen burası değil.
o gezegeni arayan aramaya devam etsin.
devamını gör...

aç kapıyı konuşucaz sadece
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

beni öldürecek sanırım

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

lisans bittikten sonra üniversitede kalıp araştırmacı olmak isteyenlerin geçeceği ilk duraktır kendileri. dört yarı yıl normal süresi ama ek süre de veriliyor eğer tez yazımı bitmemiş ise. hangi alanda uzmanlık istediğiniz, araştırma yaptığınız alanda yayınlanmış makale sayısı, üniversitenin yayınladığı makale sayısı, tez danışmanınızın alanla ilgili bilgisi ve sizinle olan iletişimi çok önemlidir. yoğun stresli ve kaygılı bir süreçtir. insan bu sürede kendiyle sürekli çelişir. verilen emeklere değip değmeyeceğine dair hesaplamalar yapılır. eğer belirli bir süre geçtiyse başlangıçtan beri bence tamamlanmalıdır. daha sonraki aşamaya geçip geçmeyeceğinize yüksek lisansı bitirip karar vermeniz daha sağlıklı bir sonuçtur.
devamını gör...

iyi bir insan olacağımıza dair söz verdiklerimiz gidince ne yapıyorduk? ben hiç çalışmadım buraya.
tam kırk gün oluyor bugün. seni görmeyeli, sesini duymayalı, mesajını almayalı. varlığıyla anlam bulduğun insanın varlığından bihaber olmak nedir, bunu bilir misin? bir zamanlar veya belki halen belki yüzyıl sonra da eline batan dikeni dünyanın en tehlikeli nesnesi sayan ben için elini kırk gün göremeyişimin derin sancısı nedir, ya bunu?
giden gitmiştir diye başlayan afili ve vurdumduymaz cümlelerle büyüdüm. gidenin benden de bin parça alıp götüreceğini bana söylememişlerdi. dönüp hangi parçamı nerde bıraktın acaba diye düşünüyorum. bin yolda bin parça bulsam ve yine şen kahkahalar atsam diye.
tam kırk gün oluyor bugün. ben artık asla ben olmayan biriyle yaşamaya alıştım sanıyorum artık. yalnız ve sadece bir nebze de olsa yokluğuna alışmak dilerdim. cehennemin öbür adı, dipsiz bir uçurum, bir gayya kuyusu. ne kadar kötü ne kadar korkunç ne kadar berbat şey varsa o şair gibi tuttum yokluğuna tamamladım.
tam kırk gün oluyor bugün. kırk gün geçince güzel şeyler yazacağım ve şen kahkahalarımı yeniden atacağım diye söz verdim kendime. ancak artık güzel şeylere ve şen kahkahalara kırk yıl daha erişemeyecek sanıyorum kendimi. giderken beni tüm güzel duygulardan uzakta bir köşede bırakacağını da söylemedin, buna da aşk olsun. tüm güzel şeylerle beraber yollardan bin parçamı alıp da aynı köşeye dönersen beni bulamayacaksın. o köşede artık bir boşluk var. günleri sayan bir boşluk. bugün kırkı bitirdi, birden farkı yok.
devamını gör...

müzik sevdalısı, incelikli ve bilgili yazar. sayesinde italyan müziğinden sese dair teknik ayrıntılara dek birçok şey okuyup öğrendim, var olsun. *
devamını gör...

özgür ruhlu lou andreas-salomé tarafından yazılan bir eser.

• genel bilgi.
yetmiş sayfalık kısa bir kitap.
bu eserde lou'nun resmen temsili olan feniçka*'nın düşüncelerini, kararlarını dar görüşlü max werner'ın bakış açısından okuyoruz.
iki zıt düşünce, bir arada.

• yorumum.
kitap çok güzeldi. feniçka'nın özgür ruhunu çok sevdim. ve yazar kendi düşüncelerini aktarırken anlaşılır bir dil kullanmış.

üsteki alıntıdan ibaret olan tanımda değinmek istediğim bir konu anlatılmış. #1191893

zaten kitabın salomé’nin yaşadığı bir deneyime dayandığını belirteyim. kitapta salomé’nin nietzsche'nin evlilik teklifini neden geri çevirdiğin cevabını bulacaksınız.

aslında bu durum sadece nietzsche ile alakalı değildi. her erkek için aynıydı bu durum.
lou bağımsız, özgür yaşamayı seviyordu. aynı kendi yarattığı karakteri gibi, feniçka gibi.
feniçka'nın düşünceleri aslında yazarın bir aynası.

yukarıda (genel bilgi kısmında) "zıt düşünceler, bir arada." demiştim. buna örnek bir alıntı bırakmak istiyorum.

(...)
*"çünkü böyle kızların bütün erkeklere güvensizlikle yaklaşacağını varsayıyorum. erkeklerin kendilerinden güvenden çok daha başka şeyler beklediğini düşünmekte haklı değiller mi?"

"vay canına!" diye düşünen max werner, fenya'ya daha dikkatlice baktı. böyle tekinsiz konularda hiç tanımadığı bir erkekle, burada, paris'te, gecenin bir yarısında, bu sokak kafesinde konuşurken gösterdiği rahatlığın derecesi çarpıcıydı, hem de yüzünde sanki nadir rastlanan böcek türlerinden söz ediyorlarmış gibi bir ifadeyle.

oynak işçi kızlar, genç erkekler, gece kafeleri ve aşk maceraları onun için gerçekten de bu denli nadir rastlanan böcek türleri gibi miydi?

aynı zamanda, "bu varsayım erkeklere olan güvenlerini gölgelemiyordur sanırım, çünkü bir erkek insani olarak etkilenmesinin yanı sıra onlardan kadın... kadın olarak da bir şeyler bekleyebilir, onlar da bunu çok doğal bulurlar. aksi halde gururları incinirdi ve özgüvenleri de artmazdı," diyerek fenya'nın sorusunu yanıtladı max werner.
(...)

fenya, erkeklerin kadınlara "normal bir insan gibi bakma" eylemini gerçekleştirmediğini söylerken*,
max ise bir adamın "normal bir insan gibi bakma"ması kadınları gururlandığını söylemek istiyor.

alınası, okunası bir kitap.
devamını gör...

bir kadın olarak beni çok rahatsız etti açıkçası. he şimdi şey diyenleriniz vardır '' beğenmiş ne var bunda?'' iyi de efendim beğeninin söyleniş tarzı çok önemlidir. cümlesi ve söyleyiş tarzı çok itici ve rahatsız edici. kendisini çok seviyordum ve bundan sonra bir anda tüm sevgim söndü. söylemek var söylemek var. cansu canan'a güzel olduğunu daha güzel bir dille söyleyebilirdi. o kadar bilgili, tarihçi, akademisyen biri de sokak arası tacizcileri gibi de kadının arkasından ''maşallah şuna bak'' dememeli bence. kullandığı kelimeler bile hoş değil, lütfen.
devamını gör...

(bkz: almanya'da asgari ücretin 14 bin 300 lira olması) sebebiyle pek de önemli olmayan durumdur.
devamını gör...

rektal tuşe versiyonu da vardır.dokunarak temasla meydana gelen algıdır.
devamını gör...

ilk sırada el yıkama vardır bence.
devamını gör...

hayatım boyunca okuduğum en sarsıcı kitaplardan birisidir.

ecinniler, fyodor mihayloviç dostoyevski'nin 1872 yılında yazdığı siyasi psikolojik romandır yani kısaca mükemmel bir dostoyevski eseridir.

900 sayfalık bir kitap başlarda insanı korkutuyor ama hikayenin içine girdikten sonra hiç bitmesin istiyorsunuz.
rus klasiklerinde bulunan uzun isimler bu kitapta da karşımıza çıkıyor o yüzden not tutarak okumak hem kolay hem keyifli olacaktır.
dostoyevski ecinnilerde sosyalizm, nihilizm gibi aşırılıkçı ideolojilerin toplumsal yapıya nasıl zarar verdiğini sarsıcı bir şekilde anlatıyor.
tabi her romanında olduğu gibi sosyolojik bir bakış ve karakterlerin psikolojik analizleri çok yerinde okurken hem şaşırıp hem keyif alıyorsunuz.

ayrıca bu kitabın ortaya çıkışı son derece ilginçtir.
dostoyevski büyük bir günahkarın hayatı adlı kitabıyla uğraşırken rusya'da bir olay yaşanır ve bu olay dostoyevski'yi çok etkiler.
rusya'daki nihilist gruplarından birinin başında bulunan sergey neçayev, kendi grubundan biri tarafından hiçbir yerden emir almaksızın ekibini kendi düşüncelerine göre yönettiği konusunda bir iddia ile itham edilir. bunun karşısında neçayev bu suçlamanın sahibini öldürterek bir havuza attırır.
bu olayı duyan dostoyevski protesto etmek amacıyla bu ölümsüz eseri yazmaya başlar.

kitapta bulunan her karakter çok özel ve mükemmel yaratılmış ama üç karakter var ki bambaşka bir düzeydedir.
nikolay vsevolodoviç stavrogin
ivan şatov
aleksey niliç kirilov

bu üç karakter inanılmaz yaratılmış karakterlerdir kitabın bu kadar büyük bir eser olmasında en büyük pay bence bu üç karakterdir.

kesinlikle okunması okurken düşünülmesi gereken sarsıcı bir dostoyevski eseri.


yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan.

insanoğlu kendini öldürmeden yaşayabilmek için icat etti tanrıyı ve günümüze dek tüm insanlık tarihi bundan ibarettir.
devamını gör...

gitsem de her yerde biraz vardır
hatırda zamansız bir plak
bir otel kapısı, biraz istasyon
vardır o seninle birlikte olmak
buluşur çok uzaktan ellerimiz
ve nasıl göz gözeyiz ansızın bir infilak.
edip cansever, infilak.
devamını gör...

kadın kolları başkanı aslında bendim ama profil resmine baktığım da kesinlikle benden daha çok yakıştığını fark ettim. ve burdan ona devretmek istediğimi açıklamak istiyorum. kadın hakları ve kolları emin ellerde. * var ol nikiciğim wuhuuuuu.
devamını gör...

çok beğendiğim, sıfır spoilerla izleyebildiğim icin kendimi şanslı hissettiğim mükemmel oyunculuk,güzel kurgu,iyi senaryo birleşimi seyir zevki yüksek bir film zindan adası.
filmin tek kötü yanı berbat türkçe ismidir.ismindeki kelime oyununu çeviriden kaynaklı türk izleyicileri fark edemiyor maalesef.

eleştirmenler tarafından düşük puan almasına rağmen martin scorsese 'yi seyirci yalnız bırakmamış,scorsese'nin en yüksek gişe yaptığı film olmuştur.

film oscar'a hiçbir dalda aday gösterilmemiştir.(asla anlayamıyorum neden)

filmi izledikten sonra etkisinden cikamiyrosunuz.filmi izledikten sonra ben üzerine yazılan her yazıyı,videoyu okuyup inceledim.
film sizi o derece anlama ve öğrenme kaygısı içine düşürüyor ki filmi düşünmekten ,üzerine konuşmaktan vazgecemiyorsunuz.

eğer izlemediyseniz mutlaka izlemeniz gereken kaliteli bir yapım.

filmin sonunda hastanın ona oynanan oyun sayesinde iyileştiği ama yine de çocuklarının ölümüne sebep olan bir baba, eşini öldüren bir koca olarak yasamak istemediği için hasta taklidi yaptığı gerçeği çıkıyor.yani hikaye sizi oraya götürüyor.filmdeki her şeyin kurgu olduğu .

ama bence asıl olayı leonardo dicaprio'nun karakteri oynuyor onlara.en başından beri istediği lobotomi için doktorun son oyununu da tamamlaması gerek.doktor ve arkadaşları ona oyun oynarken aslında karakterimiz onlara oyun oynuyor.son oyunlarına da katlanarak onları hasta olduğuna lobotomiyi istediğine ikna ediyor.ama hasta olmadığını bunu kendisinin tercih ettiğini sondaki cümlede seyirciye ve doktora fısıldıyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim