lo-fi veya low-fidelity, genellikle bir kayıtta duyulması pek tercih edilmeyen kusur olarak görülebilecek seslerin kasıtlı olarak kayıtta tutulması suretiyle oluşturulan bir müzik türüdür. kayıtlar kulağa amatör gelir, ve genellikle oldukça kısa tutulur ve sözlü veya sözsüz olabilir. çok rahatlatıcı bir müzik tarzı olmakla beraber, bir şeyler okurken veya çalışırken arka planda kulağa çok hoş gelir. bu türden bazı kayıtlar;

joji - rain on me
joji - you suck charlie
the deli - 5:32pm
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
hayırlara vesile olabilir.
devamını gör...

12 senelik ilişkim bitti. ne yapacaktım yani, dünyaya mı küsecektim?
yapılması gerekeni yaptım ve önüme baktım.
geçmiş, güzel anıları yaad etmek için vardır,
kötü için yaşama ritmini bozmaya değmez.
devamını gör...

pek de katılmadığım yorum. bahsedilen tarzda yazarların olduğu doğrudur. ancak azımsanmayacak sayıda çok güzel yazarlar da var. eğer burada yazıyorsak motivasyon kırıcı yorumlar yerine nasıl katkı verebilirim diye düşünmemiz gerekiyor.
devamını gör...

az kelimeyle ne kadar güzel bir şarkı yazılabilirse ondan kat ve kat mükemmel sanki bu şarkı. (bkz: riff cohen)in söylediği bu muhteşem şarkı ibranice'nin tüm güzelliğini kendinde toplanmış adeta. şarkıyı dinlerken hissettiğim hüznü, acıyı ve duyguları inanın nasıl yazıya dökerim bilmiyorum. o yüzden şarkıda olduğu gibi az şey söyleyeceğim, şarkıyı bırakacağım ve


susacağım...*

open.spotify.com/track/0zij...


/bedenimi,aşkımı çekin
ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
ve aşkı söyle ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
bedenimi, aşkımı çekin
/*
devamını gör...

2017 yılında gösterime giren bir simon curtis filmidir.

bir önceki tanımında bahsetmiştim aslında çocukların oyuncakları ile ilgili konuların hep hüzünlü olduğunda ama bu film 2018 yapımı christopher robin (film)’den çok daha hüzünlü bir hikaye.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bir sanatçının çocuğu olmak ne demek bilir misiniz bilmiyorum. ama ben bunun ne demek olduğunu biliyorum. hem de çok iyi. bir sanatçının çocuğu olmak hüzünlü büyümek demek. babamın kardeşimle benim siyah beyaz fotoğraflarımızı çektiğini hatırlarım. sanırım iyi birer modeldik, çok iyi açılar veriyorduk ama içimizden çok acı verdiğimiz geçerdi hep ona.

uzun uzun çocukluk travmalarımı anlatacak değilim ama siz böyle travmalar izlemek istiyorsanız bu filmi mutlaka izleyin.

çünkü bu filmde neşeli ve sevimli çocuk christopher robin’in gerçek halini göreceksiniz. yani onun oyuncaklarından fikir alarak winnie the pooh gibi muhteşem bir çizgi film yaratan aa milne’nin oğlu christopher robin milne’nin hikayesi ve babası ile olan ilişkisi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
savaş sonrasında eve dönen savaş yorgunu bir baba, adının bir çizgi filmde kullanılmasından rahatsız olmuş mutsuz bir çocuk.

sanatçı çocukları mutsuz büyür, oyuncakları o yüzden özeldir belki de.
devamını gör...

dünya üzerinde insanın başına gelebilecek en kötü iki şeyden birisi olduğunu düşünüyorum.belki de bu ikisi hayatımda tattığım en acı deneyimlerden olduğu için böyle bir genellemeye başvurdum, bilmiyorum.yaşanabilecek en s.ktiri boktan iki şey: depresyon ve kaygı bozukluğu.depresyon sosyalleşmenizle doğrudan bağlantılı olmasa da, kaygı bozukluğu sizin sosyalliğinizin kökünü kurutan bir bozukluk.eğer siz de kaygı bozukluğuna sahip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız lütfen vakit kaybetmeden bir uzmana danışın.çünkü şu devirde influencer adı arkasına saklanan sude alkış isimli bireyler gibileri şey diyor: depresyonunu sonuna kadar, dibine dek yaşa! :d

{böyle (bkz: herbokolog) kişileri çevrenizden ve görüş alanınızdan uzak tutun.}

ilk başta sosyalleşme olmak üzere, birçok alanda hayatınızı kısıtlayan, düşmanınız mı dostunuz mu bilinmeyen varlık.evet 'varlık'.çünkü bazen sizi ateşleyen de o, ateşe veren de.özellikle şey lafı sizin dostunuz olur: 'abartmıyor musun biraz ya?'.gülüp s. ktir lan diyip geçeceğiniz dönemler ne yazık ki henüz yakınlarda değildir eğer yeni yeni tanışıyorsanız.muhtemelen birkaç yıl içerisinde sevmeye, parçanız olarak görmeye başlayacaksınız bu kaygı bozukluğunu.asla nefret beslemeyin, hor görmeyin.gözlerinizi açar, etrafınızdakileri elekten geçirir, birçok 'ince taneler' kayıp gider.

kısacası çevrenizi gözlemleme, kendinizi tanıma ve insanları yorumlama şansı sunar size.bunun karşılığında aldıklarını yaşayanlar bilir...
devamını gör...

allahım,sen nasip etme..
devamını gör...

40 artı 4 ile ben de içlerindeyim. yeşil çayımı hazırlayıp meditasyonumu yapacağım. vahi geleydi iyiydi bu yaşlar o yaşlar.
devamını gör...

çay koydum mehpare, tatlı al gel.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anladığım kadarıyla bir miktar yazar keklemek üzerine kurulu algoritmadır.

şöyle ki; misal sol frame durgun. sözlük akmıyor. bu durumda sözlük sol frame'i doldurmak için kafasına göre bir başlık getiriyor. siz de başlığı görüp bir şeyler yazıyorsunuz. oysa ki o başlığa bugün başka bir entry girişi olmamış. bugün girilen ilk entry size ait oluyor.

sözlüğün oltasına geliyoruz. uyuma eyy müslüman!
devamını gör...

özlem tekin, şebnem ferah, kargo, yaşar zamanlarıydı lisede olduğum dönemler.
devamını gör...

sessizliğim bir çığlıktı,hepiniz mi sağırdınız? sözünü aklıma getirdi başlık.

kişi konuştuğu zaman yeterli etkileşim alamayınca dolu dolu susmaya başlar.ağırlığı olur.bir zaman sonra o sessizliğin kişiliği olur.karakter değişikliği olur. isyan edersin ama olan olmuştur.

artık duvarlarda sessizliğin sessiz çığlıkları yankılanır.

zera ama kartal olan ukdesi
devamını gör...

şahsi favorim :

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yks sonuncularının da türkiye'den çıkmasıyla nötrlenen durum.
devamını gör...

gece gece aklıma düşen ve acıyan kolumla * şu güzide tanımı girmeme sebebiyet veren yaşlı adam çekiciliği.

o duruş, o bakış, o karizma... bir salon beyefendiliği, bir serserilik... sormayın gitsin. bayılıyorum o profil fotoğrafına. o adam babam ya da dedem olsa keşke, genlerimiz benzese de kendisi kadar havam olsa.

deli oluyorum ulan! mikemmel! *
*

gene mi geldiniz editi: oğlum adamın yüzü gülsün diye yaptık, kasmayın bu kadar aklınıza qurban ya.
devamını gör...

bu katillerin çocukluğuna inip yetiştirilme şekillerini incelemek gerekiyor topu her zamanki gibi kadına atıp ''yanlış seçim'' demektense. aile içi şiddeti görerek ya da cinsiyet rolleri kendisine yüklenerek (erkekler ağlamaz, erkekler silahla, arabayla oynar gibi) büyütülen erkek çocuklarında, ileride karşısındaki güçsüz birine kaba kuvvet uygulama olasılığı çok yüksek. neden? çünkü şiddeti görerek veya deneyimleyerek büyüdü.

aile içi şiddet deyince sadece erkekler suçlanmamalı. evet, erkeğin kadına ya da çocuğa uyguladığı şiddet oranı fazla fakat kadının da erkeğe şiddet uyguladığı ya da çocuğuna şiddet uyguladığı örnekleri de yok değil. bu konuda cinsiyetçi olmamak gerekiyor ve çocuğun yetişmesinde anne ve babaya eşit sorumluluk yüklenmeli.

aynı şekilde sosyolojik faktörler de çok önemli. örnek vermek zor değil; bir amca, yeğenine tecavüz ediyor ve ceza almadı diye ailesi kutlama yapıyor. bu ailenin tecavüzcüden bir farkı var mı? ya da ''kocamdır, döver de söver de'' gibi bir anlayışın doğruluk payı olabilir mi? bir kadın neden kendisini döven birine ''kocamdır'' der ki? nedenini hemen söyleyeyim: çünkü bu şekilde yetiştiriliyor! çevresinden bu mesajları alıyor ister istemez.
devamını gör...

kuzey güney dizi sinde kuzeyin repliği :
devamını gör...

bir fikrim var.. bunun için başlık açmak yerine, keşke demek yerine o başlığı sen açmışsın gibi bir tanım yapabilirsin donanımlı bir şekilde.

zor değil bak olay.. boşluğa yazıp altta göndere basıyorsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim