3 aylık kızını döverek öldüren kişinin ölü bulunması
emeği geçenlere teşekkür ederiz.
böyle caniler her türlü ölümü haketmiştir nokta.
böyle caniler her türlü ölümü haketmiştir nokta.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
tarihte yazılı olarak bilinen en eski isim kuşim'dir.
kuşim; sümer devleti zamanında ya bir saray görevlisi ya da bira üretilen bir tapınakta görevliydi. kahramanımız 5.100 sene önce yaşadı.
kuşim; sümer devleti zamanında ya bir saray görevlisi ya da bira üretilen bir tapınakta görevliydi. kahramanımız 5.100 sene önce yaşadı.
devamını gör...
iletişim kurmanın önündeki engeller
önyargı.
devamını gör...
boşanmak
toplum tarafından çok basite alınan evlenme eyleminin, toplum tarafından çok büyütülen sonlandırılması hali.
devamını gör...
solgun bir gül dokununca
behçet necatigil'in muazzam şiiridir.
çoklarından düşüyor da bunca
görmüyor gelip geçenler
eğilip alıyorum
solgun bir gül oluyor dokununca.
ya büyük şehirlerin birinde
geziniyor kalabalık duraklarda
ya yurdun uzak bir yerinde
kahve, otel köşesinde
nereye gitse bu akşam vakti
ellerini ceplerine sokuyor
sigaralar, kâğıtlar
arasından kayıyor usulca
eğilip alıyorum, kimse olmuyor
solgun bir gül oluyor dokununca.
ya da yalnız bir kızın
sildiği dudak boyasında
eşiğinde yine yorgun gecenin
başını yastıklara koyunca.
kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
en çok güz ayları ve yağmur yağınca
alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
uzanıp alıyorum, kimse olmuyor
solgun bir gül oluyor dokununca.
ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
akşamlara gerili ağlarla takılıyor
yaralı hayvanlar gibi soluyor
bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
yollar, ya da anılar boyunca.
alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
solgun bir gül oluyor dokununca.
çoklarından düşüyor da bunca
görmüyor gelip geçenler
eğilip alıyorum
solgun bir gül oluyor dokununca.
ya büyük şehirlerin birinde
geziniyor kalabalık duraklarda
ya yurdun uzak bir yerinde
kahve, otel köşesinde
nereye gitse bu akşam vakti
ellerini ceplerine sokuyor
sigaralar, kâğıtlar
arasından kayıyor usulca
eğilip alıyorum, kimse olmuyor
solgun bir gül oluyor dokununca.
ya da yalnız bir kızın
sildiği dudak boyasında
eşiğinde yine yorgun gecenin
başını yastıklara koyunca.
kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
en çok güz ayları ve yağmur yağınca
alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
uzanıp alıyorum, kimse olmuyor
solgun bir gül oluyor dokununca.
ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
akşamlara gerili ağlarla takılıyor
yaralı hayvanlar gibi soluyor
bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
yollar, ya da anılar boyunca.
alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
solgun bir gül oluyor dokununca.
devamını gör...
hiçbir zaman evlenemeyeceğini anlamak
uzun zaman önce fark ettim. böylesi daha iyi diye düşünüyorum. ama hayırlısı bu işler tabii.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
sözlük yazarlarının geçen haftanın etkisinden kurtulamayıp nostaljik kopmalar yaşattığı yayın.
lakin aldığım istihbarata göre modern zamanlara da geçecekmişiz.*
lakin aldığım istihbarata göre modern zamanlara da geçecekmişiz.*
devamını gör...
yağmura en çok yakışan şey
kulaklık ve kapüşondur. müzik hafifçe çalarken, nereye gittiğine bakmadan yürümeli insan. üstünde yağmur taneleri, zihninde düşünselleri..
devamını gör...
lilly sabri
bana ilk önerildiğinde başına ingilizce isim koyan boş influencer özentisi erkek youtuber zannettiğim ve cahilliğimde boğulduğum ecnebi fıtnesscı abla.
soy adının sabri olmasını saymazsak bence yerküreye düşmüş bir kar tanesi bu kadın.
ev için verdiği egzersizleri 2 ay boyunca eksiksiz yaptım ve aynada bana o değişimi göstertti.
tabi, lilly sabri olmasaydı, bunun yerine erkek bir fizyoterapist o hareketleri gösterseydi ne kadar izlerdim ne kadar uygulardım meçhul.
fiziğinle, gülüşünle, esnekliğinle seviyorum seni kadın.
dur biraz daha toplayayım şu vücudu seni bulup sana evlenme teklifinde bulunacağım.
soy adının sabri olmasını saymazsak bence yerküreye düşmüş bir kar tanesi bu kadın.
ev için verdiği egzersizleri 2 ay boyunca eksiksiz yaptım ve aynada bana o değişimi göstertti.
tabi, lilly sabri olmasaydı, bunun yerine erkek bir fizyoterapist o hareketleri gösterseydi ne kadar izlerdim ne kadar uygulardım meçhul.
fiziğinle, gülüşünle, esnekliğinle seviyorum seni kadın.
dur biraz daha toplayayım şu vücudu seni bulup sana evlenme teklifinde bulunacağım.
devamını gör...
kardeşi olanların bildiği şeyler
eğer bir şeyiniz varsa, o artık iki kişinin bir şeyidir.
devamını gör...
türk dizilerinin olmazsa olmazları
her dizide en az bir cinayet ya da teşebbüsü, bir hamilelik, bir gayrımeşru çocuk, sırlar, ihanetler, intikamlar, aldatmalar, şirket savaşları.
devamını gör...
aydın'da esnafa yapılan 4 lira 63 kuruşluk yardım
rezalettir gülüyoruz ama aslında komik değil.
devamını gör...
kulağınıza küpe olan öğütler
vakti zamaninda cok yakin bi dostum vardi. yedigimiz ictigimiz ayri gitmezdi. bir teyzenin cok dikkatini cekmis olacak ki beni durdurdu ve aramızda şöyle bir diyalog geçti;
teyze: o kim kızım niye hep seninle sevgilin mi?
ben: hayir teyze cok yakin bi arkadaşim
teyze : kizim kimseye güven olmaz erkeklere hele hic olmaz erkegin iyisi olur mu hic? sen hic t*şaklı melek gördün mü? demişti.
o günden beri hep kulağimda küpedir ne zaman bi erkek yanaşsa yanima t*şaklı melek mi olur diyerek kaçıyorum sjslsjs
teyze: o kim kızım niye hep seninle sevgilin mi?
ben: hayir teyze cok yakin bi arkadaşim
teyze : kizim kimseye güven olmaz erkeklere hele hic olmaz erkegin iyisi olur mu hic? sen hic t*şaklı melek gördün mü? demişti.
o günden beri hep kulağimda küpedir ne zaman bi erkek yanaşsa yanima t*şaklı melek mi olur diyerek kaçıyorum sjslsjs
devamını gör...
14 şubat 2021 sözlük store indirimi
(bkz: alışveriş için uygulanan tuzaklar)dan biri değildir. halis mulis indirim yapılmıştır.
devamını gör...
uçurulan yazarın rozetleri fakirlere dağıtılsın kampanyası
sözlükte açılan en iyi kampanya. ben fakir değilim ama fakirlerin destekçisiyim. hadi bakalım.
devamını gör...
guermantes tarafı
bir marcel proust kitabıdır.
kayıp zamanın izinde serisinin üçüncü kitabıdır. kitap benim için ilginç bir kitap, hayatımda en uzun süre okuduğum kitap oldu.
marcel proust ve kayıp zamanın izinde serisinin ilk iki kitabını kolaylıkla ve keyif alarak okudum. hem swann’ların tarafı hem çiçek açmış genç kızların gölgesinde kitabı daha kolay ve keyifliydi, üçüncü kitap beni çok zorladı.
klasik marcel proust cümleleri ve uzun betimlemeleri, ara bölümler, karakterleri tanımak guermantes tarafı bana çok zor geldi. guermantes tarafı hem zor bir kitap hem keyifli bir kitap. benim için ilk iki kitap daha keyifliydi ama bu kitapta keyifliydi.
bu kitabı okuyacaklara tavsiyem dreyfus olayını araştırsınlar. emile zola suçluyorum yazısını tavsiye ederim, ben seriden önce okumuştum ve çok yardımcı oldu.
kitabı okurken sürekli çapraz okuma yaptım ve hep başka kitapları bitirdim. kitabın içine yarısından sonra girebildim ve sonunda bitirdim.
kitap ilk iki kitaba göre marcel proust’un daha dışa dönük durumunu ele alıyor, yani yazar ilk iki kitabında içe dönük olaylardan ve his dünyasından bahsederken bu kitapta bu durum böyle değil, bence ilk iki kitaba göre farklı olmasının sebebi bu durum.
proust hislerini ve iç dünyasını çok iyi anlatan bir yazar, bazı duygularını sayfalarca anlatabiliyor ve bunu çok vurucu yapıyor. bu kitapta ben bunları çok az gördüm. umarım serinin dördüncü kitabında içe dönük bir proust görürüm.
kayıp zamanın izinde serisi benim için ilk iki kitap çok iyi üçüncü kitap eh işte olarak devam ediyor. dördüncü kitabı şimdiden merak ediyorum.
proust müthiş yazar, çok iyi yazar, inanılmaz bir yazar.
ne var ki fikirler içimizde bir değişim geçirirler; başlangıçta karşılarına çıkardığımız direnişi kırarlar ve onlar için var olduğunu bilmediğimiz, hazır zihinsel hazinelerle beslenirler.
kayıp zamanın izinde serisinin üçüncü kitabıdır. kitap benim için ilginç bir kitap, hayatımda en uzun süre okuduğum kitap oldu.
marcel proust ve kayıp zamanın izinde serisinin ilk iki kitabını kolaylıkla ve keyif alarak okudum. hem swann’ların tarafı hem çiçek açmış genç kızların gölgesinde kitabı daha kolay ve keyifliydi, üçüncü kitap beni çok zorladı.
klasik marcel proust cümleleri ve uzun betimlemeleri, ara bölümler, karakterleri tanımak guermantes tarafı bana çok zor geldi. guermantes tarafı hem zor bir kitap hem keyifli bir kitap. benim için ilk iki kitap daha keyifliydi ama bu kitapta keyifliydi.
bu kitabı okuyacaklara tavsiyem dreyfus olayını araştırsınlar. emile zola suçluyorum yazısını tavsiye ederim, ben seriden önce okumuştum ve çok yardımcı oldu.
kitabı okurken sürekli çapraz okuma yaptım ve hep başka kitapları bitirdim. kitabın içine yarısından sonra girebildim ve sonunda bitirdim.
kitap ilk iki kitaba göre marcel proust’un daha dışa dönük durumunu ele alıyor, yani yazar ilk iki kitabında içe dönük olaylardan ve his dünyasından bahsederken bu kitapta bu durum böyle değil, bence ilk iki kitaba göre farklı olmasının sebebi bu durum.
proust hislerini ve iç dünyasını çok iyi anlatan bir yazar, bazı duygularını sayfalarca anlatabiliyor ve bunu çok vurucu yapıyor. bu kitapta ben bunları çok az gördüm. umarım serinin dördüncü kitabında içe dönük bir proust görürüm.
kayıp zamanın izinde serisi benim için ilk iki kitap çok iyi üçüncü kitap eh işte olarak devam ediyor. dördüncü kitabı şimdiden merak ediyorum.
proust müthiş yazar, çok iyi yazar, inanılmaz bir yazar.
ne var ki fikirler içimizde bir değişim geçirirler; başlangıçta karşılarına çıkardığımız direnişi kırarlar ve onlar için var olduğunu bilmediğimiz, hazır zihinsel hazinelerle beslenirler.
devamını gör...




