nobrain.dk
2010 2011 yıllarında herkesin en az bi kez karşılaştığı site. açmayın dedeler videosu. site hala çalışıyor ama linkini vermicem. sitenin virüslü olduğu da o dönem söyleniyordu.
hikayesini anlatan türkçe kaynak yok, yabancı kaynak da pek az. danimarka'da nobrain köyü var. köy dönem dönem sosyal medyada meme oluyor. o dönemde de 9gag, reddit, 4chain gibi sayfalarda zuhaha bakın köyün adı no brain diye popüler olmuş bi köy. köyde sadece üç yaşlı nüfusu var ve yerel yönetim köyü ignore etmek istiyor fakat yaşlılar bunun tarihe saygısızlık olduğunu düşündüğü için kabul etmiyor. işte bu site tam da o dönem o bölgede "bu üç dede köyde napıyor" geyiğine istinaden hazırlanmış bi site. sitenin ilk paylaşıldığı mecra belli değil ama reddit'ten inci sözlük yazarlarına çok hızlı bi şekilde ve altında barındırdığı hikayeden arındırılmış, tamamen zkişen dedeler öğeleriyle patlama yapıp o dönemin sosyal medyasını ele geçirmişti.
hikayesini anlatan türkçe kaynak yok, yabancı kaynak da pek az. danimarka'da nobrain köyü var. köy dönem dönem sosyal medyada meme oluyor. o dönemde de 9gag, reddit, 4chain gibi sayfalarda zuhaha bakın köyün adı no brain diye popüler olmuş bi köy. köyde sadece üç yaşlı nüfusu var ve yerel yönetim köyü ignore etmek istiyor fakat yaşlılar bunun tarihe saygısızlık olduğunu düşündüğü için kabul etmiyor. işte bu site tam da o dönem o bölgede "bu üç dede köyde napıyor" geyiğine istinaden hazırlanmış bi site. sitenin ilk paylaşıldığı mecra belli değil ama reddit'ten inci sözlük yazarlarına çok hızlı bi şekilde ve altında barındırdığı hikayeden arındırılmış, tamamen zkişen dedeler öğeleriyle patlama yapıp o dönemin sosyal medyasını ele geçirmişti.
devamını gör...
hayat devam ediyor
kent şarkıları isimli grubun 2020 yılında çıkardığı aynı isimli albümünde yer alan son dönemlerin en kaliteli şarkılarından birisidir.
dinlemek isteyenler için;
sözlerini merak edenler için;
bir gün bitebiliyor büyük aşklar
hüsranla bitebiliyor
fakat devam eden bir hayat var
güçlü olmak gerekiyor
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
ağladığına yanıyor insan
ağladığına yanıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
her şey anılaşıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
çok şey unutuluyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
bazen gidesin gelir uzak ülkelere
bazen sığınasın gelir
bir değer tutar seni, tutar sımsıkı
sonra kalasın gelir
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
dinlemek isteyenler için;
sözlerini merak edenler için;
bir gün bitebiliyor büyük aşklar
hüsranla bitebiliyor
fakat devam eden bir hayat var
güçlü olmak gerekiyor
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
ağladığına yanıyor insan
ağladığına yanıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
her şey anılaşıyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
çok şey unutuluyor
zaman geçiyor, öyle böyle geçiyor
hayat devam ediyor
bazen gidesin gelir uzak ülkelere
bazen sığınasın gelir
bir değer tutar seni, tutar sımsıkı
sonra kalasın gelir
elbette sonu geliyor yalnızlığın
elbet sonu geliyor
bir vakit bir başkası seni sarıyor
umut yenileniyor
devamını gör...
re:zero kara hajimeru isekai seikatsu
tappei nagatsuki tarafından 20 nisan 2012'de yazılmaya başlanan ve hala devam etmekte olan bir (bkz: light novel) serisidir. macera, dark fantasy ve iseaki türlerini barındıran novel, sıradan bir öğrenci olan natsuki subaru'nun başka bir evrene çağrılmasıyla başlar. çağrıldığı anda saldırıya uğrayan subaru yarı elf bir büyü kullanıcısı tarafından kurtarılır ona borcunu ödemek için yardım etmek isterken bir suikastçi tarafından bağırsakları deşilerek öldürülür ama bir sorun vardır subaru dünyaya ilk geldiği noktadan yeniden doğmuştur subaru bu yeteneği ile hayatının en iyi günlerini geçireceğini düşünmektedir ancak bilmediği şey hayatının en kötü günlerini geçireceğidir. 4 nisan 2016'da (bkz: anime) uyarlaması çıkmıştır. 8 temmuz 2020'de ise animenin 2. sezonu çıkmıştır.
görüşlerime gelirsek;
ilk başta anime bana birçok iseaki animesinden farklı görünmedi. başta gösterilen kıskançlık cadısıyla savaşır kazanır sonra bir harem kurar ve anime biter diye düşünüyordum ama öyle olmadı. ilk tanıştığı kız olan emilia'yı kurtardı ve roswall'ın konağına geldi. gerek konaktaki hizmetçiler tarafından, gerek (bkz: the call of cthulhu) hikayesinde cthulhu tarikatına benzeyen cadı tarikatı tarafından birçok kez suikaste uğradı. benim için subarunun her ölmesi ve tekrar doğduktan sonra herkesi kurtarmak için yeniden bir plan oluşturmasını izlemek keyifliydi.
1. sezon'u güzeldi ancak 2. sezonu bence bir başyapıt olmaya aday. 2. sezonda hikayenin gidişatı 180 derece değişti. hikayeye 7 büyük günahtan beslenen cadılar eklendi sınamalar ortaya çıktı. bu sezon hikayenin psikolojik yönü fazla ağır bastı.
çizimler; 8/10 1. sezonun çizimleri ortaydı ancak 2. sezonun çizimleri vasat pandemi dönemiyle ilgili olduğunu anlayabiliyorum
seneryo: 1. sezon 9/10 2. sezon 10/10
karakterler: 9.5/10
tembellik başpsikoposu: betelguese romane-conti en beğendiğim karakterlerden biriydi deliliğin adeta vücut bulmuş hali gibiydi. onu anmadan geçemem.
müzikler; 11/10
benim 9/10 verdiğim psikolojik, karanlık temalara sahip bir anime. her olayda power up saçma overpower karakterler yok. izlemesi keyifli. tavsiye ederim.
görüşlerime gelirsek;
ilk başta anime bana birçok iseaki animesinden farklı görünmedi. başta gösterilen kıskançlık cadısıyla savaşır kazanır sonra bir harem kurar ve anime biter diye düşünüyordum ama öyle olmadı. ilk tanıştığı kız olan emilia'yı kurtardı ve roswall'ın konağına geldi. gerek konaktaki hizmetçiler tarafından, gerek (bkz: the call of cthulhu) hikayesinde cthulhu tarikatına benzeyen cadı tarikatı tarafından birçok kez suikaste uğradı. benim için subarunun her ölmesi ve tekrar doğduktan sonra herkesi kurtarmak için yeniden bir plan oluşturmasını izlemek keyifliydi.
1. sezon'u güzeldi ancak 2. sezonu bence bir başyapıt olmaya aday. 2. sezonda hikayenin gidişatı 180 derece değişti. hikayeye 7 büyük günahtan beslenen cadılar eklendi sınamalar ortaya çıktı. bu sezon hikayenin psikolojik yönü fazla ağır bastı.
çizimler; 8/10 1. sezonun çizimleri ortaydı ancak 2. sezonun çizimleri vasat pandemi dönemiyle ilgili olduğunu anlayabiliyorum
seneryo: 1. sezon 9/10 2. sezon 10/10
karakterler: 9.5/10
tembellik başpsikoposu: betelguese romane-conti en beğendiğim karakterlerden biriydi deliliğin adeta vücut bulmuş hali gibiydi. onu anmadan geçemem.
müzikler; 11/10
benim 9/10 verdiğim psikolojik, karanlık temalara sahip bir anime. her olayda power up saçma overpower karakterler yok. izlemesi keyifli. tavsiye ederim.
devamını gör...
edebiyat öğrencisi olmak
inanılmaz bir derya denizdir edebiyat, kolay da okunulan bir bölüm değildir. öyle işsiz kalacağım kaygısı ile de okunursa zaten kalırsınız! emektir edebiyat, yaşam biçiminiz olur gelir ve kurulur baş köşeye... dününüz yarınınız bugününüz hep kitaplar olur veeee inanın bu harika bir durumdur!!! kolay kolay öyle dört yılda alttan ders almadan ya da büte kalmadan da bitirebileni azdır. severek, kendinizi daima geliştirerek, derste öğrendiklerinizle yetinmeyip aşk ile okursanız bu bölümü bana inanın öyle işsiz kalacaksın diyenlere güzel bir kapak hediye edeceksiniz. evet kapak! zira kapak her türlü nesnenin üzerini örtmeye, ağzını ya da deliğini kapamaya yarayan bir nesne olduğu için (ağız kapanması adına) size lazım olacak.
devamını gör...
parol ve parol plus arasındaki fark
parol hamileler tarafindan bebege etkisi olmadan gebe kadinlar kullanilabilen nadir agri kesici/soguk alginligi ilaclarindan biri. hamile bir kadinin kafein almasi tavsiye edilmedigi icin kafeinli versiyonunu plus olarak satiyorlar tahminimce. hamile olanlar normal parol almaya devam edebilir boylece.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
-hep geçer diyorlar ya olric.. sence geçer mi ?
- geçer elbet efendim.
bazısı teğet geçer,
bazısı deler geçer,
bazısı deşer geçer,
bazısı parçalar geçer.
ama mutlaka geçer...
oğuz atay.
- geçer elbet efendim.
bazısı teğet geçer,
bazısı deler geçer,
bazısı deşer geçer,
bazısı parçalar geçer.
ama mutlaka geçer...
oğuz atay.
devamını gör...
çocuklar için faşizm
ergin günçe'nin türkiye kadar bir çiçek şiir koleksiyonunda bulunan oldukça güzel bir şiir. kendi adıma ergin günçe şiirleri ile aram yoktur, pek okuduğum söylenemez ama ne zaman bu şiire denk geldim o zamandan beri faşizm denildiği zaman çocuk faşizmi yanağında tanır cümlesi kafamın içinde dönüp duruyor çünkü faşizm; aksi, çatık kaşlı bir babanın haksız yere yüze inen tokadı gibidir ama günçe'nin dediği gibi bunu okullarda öğretmezler.
faşizmi çocuklar da anlayabilir
dayak yemektir serseri bir babadan
karanlık odaya kapatılmaktır
hakkını istemekte direttiğin zaman
üvey ana, yarı güleç öksüze
sabunlu eliyle tokadı yapıştırır
henüz yaslıdır çocuk, henüz dayanıksızdır
yıldırmaktır amaç, esir etmektir
çocuk faşizmi yanağında tanır
onlar niçin böyle çirkin olurlar
bir tek güzel faşist yaşamamıştır
anlamlı sorulardır bunlar çocuklar size
okullar bu dersi öğretmiyorlar
nerde bir kuvvet birikmişse haksız
nerde bir zartzurt ya da carcurt
nerde elimizden kapılmışsa ekmek
sınıfta, sokakta, evde, çarşıda
işte çocuklar faşizm ordadır
hepimiz el ele tutuşmalıyız
korkmadan yürümek için gecenin ötesine
güneş nasıl olsa doğacaktır
horozlar ötmeye başlar başlamaz
faşizmi çocuklar da anlayabilir
dayak yemektir serseri bir babadan
karanlık odaya kapatılmaktır
hakkını istemekte direttiğin zaman
üvey ana, yarı güleç öksüze
sabunlu eliyle tokadı yapıştırır
henüz yaslıdır çocuk, henüz dayanıksızdır
yıldırmaktır amaç, esir etmektir
çocuk faşizmi yanağında tanır
onlar niçin böyle çirkin olurlar
bir tek güzel faşist yaşamamıştır
anlamlı sorulardır bunlar çocuklar size
okullar bu dersi öğretmiyorlar
nerde bir kuvvet birikmişse haksız
nerde bir zartzurt ya da carcurt
nerde elimizden kapılmışsa ekmek
sınıfta, sokakta, evde, çarşıda
işte çocuklar faşizm ordadır
hepimiz el ele tutuşmalıyız
korkmadan yürümek için gecenin ötesine
güneş nasıl olsa doğacaktır
horozlar ötmeye başlar başlamaz
devamını gör...
mindfulness
türkçe'ye bilinçli farkındalık olarak çevrilmiş, kavram. şimdilerde çok popüler. özellikle psikoterapi çevrelerinde, meditasyon çevrelerinde çok ilgi gören, iyi hissetmek için çok ihtiyaç olan bir şey. nasıl tanımlanabilir, şimdiki zamanın farkındalığı, klişe tabirle an'da kalmak, an'ı yaşamak. şimdiki zamanda an'da gerçekleşen olayları, hissiyatı, düşünceyi, duyguyu, kabul etme, odaklı bir şekilde kabul etme, şefkatli bir şekilde, yargılamadan, nazikçe kabul etme yeteneği, tekniği diyebilirim. yani yaptığımız şey her ne ise, ona odaklanma, ama bilinçli farkında bir şekilde odaklanma, o ana o işe şefkat gösterme diyelim. örneklerle açıklayacak olursak; örneğin yürüyüş yapıyoruz diyelim. bu yürüyüşü mindful bir şekilde yapıyorsak sadece yürüyüşümüze, yürüyüş esnasında gittiğimiz yola, etrafımızdaki ağaçlara, çiçeklere, denizin sesine kokusuna, rüzgarın tenimize temasına odaklanırız. eğer yürüyüş esnasında geçmişte olan bir olayı, eşimizle arkadaşımızla olan bir kavgamızı, gelecekle ilgili planlarımızı, sınavları, ekonomik durum gibi şeyleri düşünüyorsak bu yürüyüşe mindful bir yürüyüş diyemeyiz. aklımız ve odak noktamız başka yerde olur. mindfulness bir şekilde yürüyen kişi yolda kaç tane karınca yuvası gördüğünü, kaç farklı renkte çiçek gördüğünü, yeşilin kaç tonuyla karşılaştığını bilir. denizin kokusunu alır. ancak diğer türlü yürüyen kişinin bunlardan hiç haberi olmaz. örneğin çileği her zaman yeriz tadını biliriz, otomatik olarak yeriz. ancak mindful bir şekilde hissederek, bilinçli farkında ve odaklı bir şekilde yediğimizde çok daha farklı bir tat alırız o çilekten. mindfulnes terapilerde ve özellikle meditasyonda çok sık kullanılan bir durumdur. doğu felsefeleri ve budizmde, zen'de hep mindfulness vardır. mind full -- mindful arasında çok önemli bir fark vardır. mind full olduğunda aklımızda sorunlar, dertler, ilişkiler, gelecek kaygısı, geçmiş üzüntüler vardır. ancak mindful olduğunda sadece şuan vardır, şuan yapılan her ne ise sadece ona odaklanılmıştır.
devamını gör...
rasim ozan kütahyalı
tarihin gördüğ en büyük trollerden.her durumdan şaka malzemesi çıkarabilen bir zat ama izlemesi keyifli ciddiye almadan tabii.
devamını gör...
hande yener'in hasta şarkısını dinleyen yazarlar
hande yener'e hasta olan yazarlar şeklinde okumuş olmam normal ve olası.
devamını gör...
norveç deyince akla gelenler
refah.
doğa.
saygı.
manzara ve göller.
doğa.
saygı.
manzara ve göller.
devamını gör...
sözler köşkü
metaforlarla kafayı bozmuş bir grup. metafor allah metafor. sürekli kullandıkları metafor ise selimeye camii metaforu. neymiş efendim, selimiye camiini gördüğün zaman bunu yapanın aklı ve fikri olan bir mimar olduğun bilirmişsin. e insan vücudu çok daha karmaşıkmış, hele kainat çok çok daha karmaşıkmış, e o zaman bunları da yaratan yok muymuş? bunları da yaratanın olduğunu düşünmez miymişiz? kardeş ne ile neyin karşılaştırdığınızın farkında mısınız? ben hayatımda onlarca, yüzlerce cami görüyorum. bunların birileri tarafından nasıl yapıldığını, nasıl tasarlandığını, somut olarak nasıl yapıldıklarını, inşa edilirken hangi işlemlerden geçirildiklerini falan görüyorum. çimento kamyonu falan geliyor, işçiler tuğlaları diziyor, minareyi yapmak için iskele falan kuruyorlar vb. gözümüzle görüyoruz yani neler yapıldığını. e ondan sonra gidip başka cami gördüğümde onun da hemen hemen aynı işlemlerden geçtiğini o camiyi yapılırken görmesem de bilirim yani. peki siz insanı allah'ın yarattığını söylüyorsunuz. söyleyin bakalım allah insanı yaratırken hangi işlemleri yapıyor. somut olarak tam olarak ne yapıyor da insanı yaratıyor? ben insanın oluşumunda karşı cinstenı iki insanın münasebetinden ve bir takım biyolojik süreçlerden başka bir şey görmüyorum. cami inşa edilmesinde somut olarak gördüğüm akıllı bir öznenin müdahalesini insanın oluşumu ve doğumunda görmüyorum. evrenin allah tarafından yaratıldığını söylüyorsunuz. hayatınızda kaç kere evren yaratılırken gördünüz? allah evreni yaratırken ne yapıyor? şöyle bir adım adım, somut bir şekilde anlatın bakalım.
devamını gör...
evernevergreen
#1112297
hem ever, hem never, hem green!
ha bunlar yetmiyormuş gibi, sözlüğün editörlüğü de kendisini kesmemiş, üstüne de illa bir ünvan isterim diyor. el insaf ya!
şakası bir yana madem geldik nick altına, bir meddah olarak diyeceklerim var elbet.
sözlüğe geldiğim ilk günlerden beri takip ettiğim, okuduğum, öğrendiğim “demek sözlük böyle kullanılıyormuş” dediğim ender yazarlardandır. ayrıca benim kılavuz kaptanımdır. her sorduğum soruya “bak ozgur1ey” diyerek bıkmadan usanmadan cevap vermiştir. pusulası bana hep doğru yönü göstermiş ve sayesinde fırtınalara yakalanmadan, sözlük içerisinde gemimi yürütmeme destek olmuştur.
kitap tanımı yazsa, kitabı yazan yazar “bu kitap okunur valla, çok merak ettim” der. film tanımı yazsa; filmin yönetmeni “güzel filme benziyor, mutlaka izlemeliyim” der. güncel konulara tanım girse, hakkını vermeden yazısına son noktayı koymaz.
ben daha ne diyeyim? yolu açık olsun.
efendim olur da bir gün, gemisi fırtınaya yakalanırsa, açarız fenerimizi yolunu aydınlatırız. kapımız sonuna kadar açıktır.
hem ever, hem never, hem green!
ha bunlar yetmiyormuş gibi, sözlüğün editörlüğü de kendisini kesmemiş, üstüne de illa bir ünvan isterim diyor. el insaf ya!
şakası bir yana madem geldik nick altına, bir meddah olarak diyeceklerim var elbet.
sözlüğe geldiğim ilk günlerden beri takip ettiğim, okuduğum, öğrendiğim “demek sözlük böyle kullanılıyormuş” dediğim ender yazarlardandır. ayrıca benim kılavuz kaptanımdır. her sorduğum soruya “bak ozgur1ey” diyerek bıkmadan usanmadan cevap vermiştir. pusulası bana hep doğru yönü göstermiş ve sayesinde fırtınalara yakalanmadan, sözlük içerisinde gemimi yürütmeme destek olmuştur.
kitap tanımı yazsa, kitabı yazan yazar “bu kitap okunur valla, çok merak ettim” der. film tanımı yazsa; filmin yönetmeni “güzel filme benziyor, mutlaka izlemeliyim” der. güncel konulara tanım girse, hakkını vermeden yazısına son noktayı koymaz.
ben daha ne diyeyim? yolu açık olsun.
efendim olur da bir gün, gemisi fırtınaya yakalanırsa, açarız fenerimizi yolunu aydınlatırız. kapımız sonuna kadar açıktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
mutfakta sahip olduğum süper güçlerdir.
yanmaz yapışmaz tavaya krep hamurunu yapıştırabiliyorum.
ve daha da süperi bir dünya malzeme ile fırına attığım kek kalıbını neredeyse bomboş fırından çıkarabiliyorum.
hadi ilkini geçtim ama sonuncusuna bir türlü akıl sır erdiremiyorum. tamam kabarmıyor anladım da o kadar malzeme nereye gidiyor vallahi bilmiyorum.
benimki kek kabarması değil kek çekilmesi mübarek:))
yanmaz yapışmaz tavaya krep hamurunu yapıştırabiliyorum.
ve daha da süperi bir dünya malzeme ile fırına attığım kek kalıbını neredeyse bomboş fırından çıkarabiliyorum.
hadi ilkini geçtim ama sonuncusuna bir türlü akıl sır erdiremiyorum. tamam kabarmıyor anladım da o kadar malzeme nereye gidiyor vallahi bilmiyorum.
benimki kek kabarması değil kek çekilmesi mübarek:))
devamını gör...
anasına avradına sövmek
hakaret suçu işleyen kişidir. hakaret suçu, şerefe karşı suçlar başlığı altında türk ceza kanunu’nda 125 ve 131. maddeler arasında düzenlenmiştir. hakaret suçunun tanımı, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldırmak olarak yapılabilir.
hakaret suçunu meydana getirecek fiillerin kanunda tek tek sayılması mümkün değildir. suçun tanımından yola çıkarsak, mağdurun şeref ve saygınlığını rencide eden, sövme niteliği taşıyan veya rencide edecek bir somut olgu veya fiil isnat etmek suretiyle gerçekleştirilen her türlü eylem hakaret suçunu oluşturabilir.
hakaret mağdurun yüzüne karşı işlenebilir yada çeşitli iletişim araçları ile hakaret suçu işlenebilir. iletişim araçları ile işlenen hakaret suçunda mağdurun hakareti öğrenmesi yeterlidir, bu şekilde gerçekleştirilen hakaretler yüze karşı gerçekleştirilmiş hakaret gibidir.
mağdurun yokluğunda, fail tarafından edilen hakaretin suç oluşturabilmesi için en az 3 kişinin hakareti öğrenmesi gerekmektedir. burada kast etmiş olduğumuz 3 kişi fail dışındadır ve hepsinin aynı anda öğrenmesine veya aynı yerde bulunmasına hakaret suçunun oluşması açısından gerek yoktur.
bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. hakaretin, mağduru muhatap alacak şekilde sesli, yazılı veya görüntülü bir iletişim aracıyla işlenmesi halinde de aynı ceza ile cezalandırılır.
hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlere yönelik işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamayacak şekilde hüküm verilir. hakaret suçu ile birlikte tehdit de gerçekleşirse tehdit suçu için de ayrıca ceza verilir.
hakaret suçunu meydana getirecek fiillerin kanunda tek tek sayılması mümkün değildir. suçun tanımından yola çıkarsak, mağdurun şeref ve saygınlığını rencide eden, sövme niteliği taşıyan veya rencide edecek bir somut olgu veya fiil isnat etmek suretiyle gerçekleştirilen her türlü eylem hakaret suçunu oluşturabilir.
hakaret mağdurun yüzüne karşı işlenebilir yada çeşitli iletişim araçları ile hakaret suçu işlenebilir. iletişim araçları ile işlenen hakaret suçunda mağdurun hakareti öğrenmesi yeterlidir, bu şekilde gerçekleştirilen hakaretler yüze karşı gerçekleştirilmiş hakaret gibidir.
mağdurun yokluğunda, fail tarafından edilen hakaretin suç oluşturabilmesi için en az 3 kişinin hakareti öğrenmesi gerekmektedir. burada kast etmiş olduğumuz 3 kişi fail dışındadır ve hepsinin aynı anda öğrenmesine veya aynı yerde bulunmasına hakaret suçunun oluşması açısından gerek yoktur.
bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. hakaretin, mağduru muhatap alacak şekilde sesli, yazılı veya görüntülü bir iletişim aracıyla işlenmesi halinde de aynı ceza ile cezalandırılır.
hakaret suçunun, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlere yönelik işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamayacak şekilde hüküm verilir. hakaret suçu ile birlikte tehdit de gerçekleşirse tehdit suçu için de ayrıca ceza verilir.
devamını gör...
hayatından insan çıkartmak için nedenler
korkudur bazen. bir insanın tavırlarının size ve hayata karşı öngörülemez oluşundan, sonrasında ne yapacağını kestirememekten gelen büyük belirsizlikten korkarsınız. duyulan büyük sözler, büyük yeminler; siz ayakta güçlükle dururken size doğru yıkılıverecekmiş gibi kendisini bırakmasıdır. oysa bir dostluk ya da aşk ilişkisi denge demektir.
devamını gör...
erzurum'da borcunu hoparlör ile isteyen vatandaş
erzurum'da bir vatandaş alacaklısından parasını alamayınca hoparlör ve megafonla dükkanının önünde bağırmış.
aramaya baktım ama alakalı başlık bulamadım.
aramaya baktım ama alakalı başlık bulamadım.
devamını gör...
merdumgiriz_
bazı dönemler kopmalar olsa bile varlığını her daim hissettiğim değerli yazar dostum. ilgilenemediğin zamanlar sürekli kusura bakma deme huyunu bir türlü aşamadık. aş yahu aşşş. kusura bakmıyorummm. bana değer vermen bile yeter bana.
devamını gör...
en kaliteli maden suyu markası
kesinlikle beypazarı.
devamını gör...
her güne bir kitap
(bkz: viyana valsi)
18. yüz-yıl müziğin ve sahne ışıklarının büyüsü altında efsanevi bir aşka ev sahipliği yapmıştır.
30 yaşındaki wolfgang mozart,
genç,ingiliz soprano anna storace ile hayatta kendini en mutlu hissettiği yerde sahnede tanışır.
en kıymetli hazinesini notalarında onunla paylaşır.
ve aşklarını yaşayabildikleri tek yer,
mozart in anna söylesin diye yazdığı aryalardır.
vivien shotwell in yetenekli kaleminden dökülmüş kelimeler,
şiirsel doku ile harman haline getirilmiş.
kitabı okurken,
sahne dünyasının sihirli ışıklarında kaybolacak,
tarihin bir dönemine şahitlik edeceksiniz.
1.baskısını 2014 nisan ayında oluşturulmuş olan kitap viyana valsi olarak çevrilmiştir.
orjinal eser adı , vienna nocturne olarak bilinmektedir.
18. yüz-yıl müziğin ve sahne ışıklarının büyüsü altında efsanevi bir aşka ev sahipliği yapmıştır.
30 yaşındaki wolfgang mozart,
genç,ingiliz soprano anna storace ile hayatta kendini en mutlu hissettiği yerde sahnede tanışır.
en kıymetli hazinesini notalarında onunla paylaşır.
ve aşklarını yaşayabildikleri tek yer,
mozart in anna söylesin diye yazdığı aryalardır.
vivien shotwell in yetenekli kaleminden dökülmüş kelimeler,
şiirsel doku ile harman haline getirilmiş.
kitabı okurken,
sahne dünyasının sihirli ışıklarında kaybolacak,
tarihin bir dönemine şahitlik edeceksiniz.
1.baskısını 2014 nisan ayında oluşturulmuş olan kitap viyana valsi olarak çevrilmiştir.
orjinal eser adı , vienna nocturne olarak bilinmektedir.
devamını gör...