(bkz: kinparçacığı)
paralel evreni şimdiden çok sevdim. girişler ne taraftan olur acaba...
devamını gör...

google'ın ceo'su sundar pichai, hamam böceği teorisi'ni şöyle anlatıyor:

restoranın birinde bir gün aniden bir hamam böceği belirdi ve orada bulunan bir kadının üzerine çıktı. kadın korkudan çığlık atmaya başladı. paniklemiş yüzü ve titreyen sesiyle, can havliyle hamam böceğini üzerinden elleriyle atmaya çalışırken zıplamaya başladı. onun bu tepkisi bulaşıcı olmuştu, bulunduğu gruptaki diğer insanlar da paniklemişti. kadın sonunda hamam böceğini üzerinden atmayı başardı derken… başka bir kadının üzerine düştü hamam böceği. şimdi aynı şeyleri yaşamak için sıra gruptaki diğer bir kadındaydı. garson hemen imdatlarına koştu. bu nöbet değişiminde, bu sefer de hamam böceği garsonun üzerine düştü. garson dimdik durdu, kendini toparladı ve gömleğindeki hamam böceğinin davranışlarını gözlemledi. kendine yeterince güvendiğini hissettiğinde, hamam böceğini parmaklarıyla tutarak, restorandan dışarı attı.

''ee bu teori bize ne anlatıyor? özet geç'' dediğinizi duyar gibiyim.

hayatımızda karşılaştığımız olaylara tepki vermek yerine anlamlı bir yanıt vermeliyiz. yaşantımızda kaosu yaratan esas şey, bir sorunun kendisinden ziyade soruna olan yaklaşımımızdır. tepkiler içgüdüsel olarak gösterilen hareketlerdir; fakat cevaplar etraflıca düşünülerek oluşturulmuş şeylerdir.

karar sizin.
devamını gör...

herkesin kendi tercihidir, bizi zerre ilgilendirmez.
devamını gör...

edit tanım: konuşanlar isimli talk show programını sunan hasan can kaya'nın acun ılıcalı ile exxen'de yayın yapmak üzere anlaşması durumu.

hasan can kaya bir hayır kurumu, sosyal sorumluluk projesi veya hayrat değilse yapmasının gayet doğal olduğu eylem. alınacak gücenecek bir şey yok, emekleriyle geldiği bu yerde güzel bir teklif almış ve bunu değerlendiriyor. seni bizler var ettik modunda isyan etmeye gerek yok. youtube yayını yapıncaya kadar adamdan kimsenin haberi yoktu.
devamını gör...

(bkz: tehlikeli oyunlar)
devamını gör...

konusu hayali bir evrende geçen roman. urras adlı bir gezegende kendilerine 'odocular' diyen anarşistlerle anarşist olmayanlar arasında patlak veren büyük bir savaş sonrasında kaybeden taraf olan anarşistler urras'ın uydusu anarres'e göç edip orada kendi düşlerindeki toplum yapısını kurarlar. urras bizim gezegenimiz gibi ekilebilir biçilebilir bir gezegenken anarres ise iklimi elverişsiz bir gezegendir. urras'ta aynı bizim dünyamızdaki gibi sınıflı ve devletli uluslar yaşarken anarres'te ise özel mülkiyet, devlet, ulus, cinsiyet ayrımcılığı, evlilik gibi hiçbir kurum ve kuruluşların olmadığı bir toplum yapısı vardır. burada sendika benzeri yapıların yönetiminde fakirlik içinde kendi yağlarında kavrulup dururlarken urras'ın ise aslında ne kadar fakir olduğunu, kendilerine imrendiklerini düşünüp birbirlerini avutur dururlar. derken shevek adlı bir anarresli fizikçi bir bilim kongresi için urras'ı ziyaret eder. bu tarihte ilk kez bir anarreslinin urras'ı ziyaretidir. kitap shevek'in urras'ta yaşadığı düş kırıklıklarını ve gerçeklerin hiç de kendilerine empoze edildiği gibi olmadığı üzerine kuruludur. okunası bir kitaptır. okuyucuya çok şey katacaktır.
devamını gör...

james harden takası ile panayır yerine dönmüş takım.

bir kere kyrie irving gibi bir oyuncuya sahipler. adam 2 haftadır canı istemediği için maça çıkmıyor. harden ile birlikte top ile oynamayı çok seviyor ve bu ikilinin topu nasıl paylaşacağını kimse kestiremiyor.

ellerinde tek pivot hiçbir şeyi umursamayan deandre jordan kaldı. jordan da sırf irving ve durant ile arkadaş olduğu için takıma katıldı ki onlar istediği için maçlara ilk 5 çıkıyordu.

bu takasla ellerinden jarrett allen ve caris levert gibi 2 önemli parça gitti. belki de nba'in en iyi yedek kadrosuna sahipken şimdi ellerinde bir şey kalmadı.

kevin durant ciddi bir sakatlıktan döndü ve fazla zorlamıyor. bu takas ile bazen 5 top bile kullanmadığı maçları görürsek hiç şaşırmam. bu kadar sorunlu oyuncu arasında ne derece odaklanmış olur bilemiyor ki tek üzüldüğüm oyuncu kendisi.

savunma kim yapacak belli değil. muazzam bir hücum takımı olsa da savunma yapmadan hiçbir şey kazanamazsın.

ben açıkçası bir şey beklemiyorum nets'ten. 3 büyük oyuncu ellerinde ve kağıt üzerinde elbette ciddi bir favori ama çok sorunlu bir ekip ve istedikleri uyumu yakalayabileceklerini düşünmüyorum. bu takas ile de nets daha önce boston ile yaptığı takası hatırlattı. o dönem de dönemin iyi oyuncularını takıma katmış ve takımın geleceğini ipotek altına almıştı. orada ciddi şekilde kaybeden taraf olmuşlardı ve anca toparlandılar. şimdi yine aynı sıkıntıları yaşayabilirler. tek iyi olan şey ise; en iyi olmak için çabalamaları. bakalım nasıl bir takım çıkacak bu ekipten ama bu seneyi keyifli hale getirdi bu ekip.
devamını gör...

20'li yaşlarım ve yaşayabiliyor muyum challenge.
devamını gör...

mango aromalısıyla aşk yaşadığım soğuk içecek türü.
devamını gör...

avusturya'lı besteci'dir.klasik sanatlar,oda müzikleri ve orkestra eserleri bestelemiştir.
devamını gör...

açılın ben kayseriliyim (açılın ben doktorum havası yaratmasa da bu deyişi kullanabileceğim bir başlık görmek hoş). öncelikle mantının sadece kayseriye has bir lezzet olmadığı, çin mutfağından orta asyaya oradan da anadolu'ya kadar geniş bir coğrafyada tüketildiği ve patateslisinden etlisine üçgen şekillisinden yuvarlağına soslusundan sossuzuna pek çok çeşidi olduğu bilinir. fakat ne hikmetse bu mantı şahanesi doğudan batıya geldikçe küçülür ve iç anadolu'da minnaklığının mikroskobik halini bularak kayseri mantısına dönüşür (ya kıtlık görmekten ya cimrilikten olduğunu sanıyorum).
devamını gör...

ne eksik ne fazla.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle muğlak muğlak konseptler. soru? ne sorusu? nerde? kim? ne belli? ya hayret bir şey ya... ben 98 alınca ağlayan kızım tamam mı!!1!ç!1,1! nerelerden sorumluyuz bilmem lazım. mağdurum. yönetim buna bir el atın...

beni geren yayındır*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

casper
şirinler
taş devri
bugs bunny
tom ve jery
temel reis
heidi
red kit
devamını gör...

canı istemiştir koymuştur, canı istemez koymaz. koyanın koymayandan yada koymayanın koyandan herhangi bir farkı olmadığını düşündüğümdür.
devamını gör...

anket kendi parti binasında yapılsa bile bu kadar oy alamaz.
devamını gör...

oldukça popüler bir sabahattin ali romanı. şahsım da tek bir soluk da okuyup bitirmiştir. fakat sonradan izlemiş olduğum bir tiyatro uyarlaması, farklı bir açıdan bakma imkanı yarattı. bakın şimdi anlatıyorum.

ana karakter genç yaşında küçük bir beldeden, berlin gibi bir şehre gidiyor. aynı, yurt içinde anadolu'nun ücra köşelerinden şehre gelen bir genç gibi.

berlin de bir gece kulübüne gidiyor ve orada çalışan kızlardan birinden oldukça etkileniyor. aynı genç yurt içinde de bir turistik bar yada kabaca pavyona gidip de benzer bir şekilde kendini kaptırabilir ki bu aslında çok da nadir bir durum değil. genç ve tecrübesiz bir erkek, böyle bir ortama ilk defa girdiğinde etkilenmesi çok normal.,

maria, raif in saflığından etkileniyor ve kendini ona daha da yakınlaşırken buluyor. bu da gayet normal. yurt içinde de konsomatris olarak çalışan bir kadın genel olarak oldukça kaba erkekler ile vakit geçirmek zorunda kalırken, saf ve naif bir erkekte daha farkı bir rahatlık, güven bulabilir.

tek bir seferliğine birlikte oluyorlar ve olaylar burada başlıyor işte. çocuğun ilk seferi bu. tabi ki kadına aşık olacak. maria dediğin kadında öyle alelade bir kadın değil ki. görmüş geçirmiş, güzel ve kadınlığını kullanmayı bilen biri.

asıl saçma olan ise, bir şekilde memlekete dönüyorsun tamam ama bunca yıl böyle bir aşkın acısı ile yaşıyorsun ama hiç bir fırsat yaratıp da gidip soruşturmuyorsun, ne oldu bu kadına diye.

sabahattin ali öyle bir anlatmış ki, okurken aklına bunlar gelmiyor insanın. göz yaşları sel oluyor gidiyor ama en temeline inildiğinde "köyden geldim şehre, konsomatrise aşık oldum. kalbim kırıldı."
olayın özeti bu kısaca.

daha uzun uzun yazmak lazım tabi ama öyle fazla şey yapmamak lazım.
devamını gör...

tır ve kamyon şoförlerini bir genelleme içine katmak istemem, ama elimde değil %75'i böyle bu adamların.

sene 2007 veya 2008 olması lazım. bu tiplerden biri, o sırada yaşadığım şehirdeki bir ara sokakta, tırın içinde, terier cinsi bir köpeğe tecavüz ederken kalp krizinden eşşek cennetini boylamıştı.

bunlara trafikte selektör yakmaya falan gelmez, bariz barzodurlar. kaybedecek şeyi yok adamın, başına bela bedavadan.
devamını gör...

rüzgarlı ve uykulu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim