kendisi askerde olduğu için * ben yazayım dedim.
kadıköy beyfendisi beşiktaş'ın beyfendi bir taraftarıdır.
devamını gör...

hayatın neresinden dönülürse kârdır

nilgün marmara
devamını gör...

renkli mahlas alan yazarların hissettiği;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


gerçekte olan;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sevginin bir anda nefrete dönmesinden kaynaklanan beyin yanması sonucu dönemin konjonktöründen yararlanıp sıcak sıcak intikam alma eylemi.
fıkra gibi gelse de yaşanan bir olay. 2016 senesinde aydın'da sevdiği kişi tarafından evlilik teklifine "hayır" cevabı almasından sonra hem sevdiği kadını hem aralarını bozduğunu sandığı kişiyi fetöcü diye ihbar etmesi .
buradan
(bkz: oysa herkes öldürür sevdiğini)
devamını gör...

bir kadın düşlüyorum hep.
beni kavgalarımdan çekip alacak,
kısa saçlı kafamı göğsüne bastırıp,
her deliliğimi yaşamama bağlayacak,
dengesizliklerimden keyif alacak bir kadın,
güzel kokacak. teni mezarım olacak bir kadın. gamzesi olacak.. dudakları güzel,
öleceğim onda. nefesim kesilecek. kalbim duracak. topuklarını okşayıp. sırtını öpeceğim.
ellerini koklayacağım. parmaklarını öpüp, saçlarını okşayacağım..
bir kadın sadece. bu kadar çok dişi varken evrende, benim istediğim, arzuladığım, sadece bir kadın.
arınmış olacak tüm insani hırs ve bencilliklerden
konu ben olduğumda, yok sayacak her şeyi. gerekirse kendini. bir kadın sadece.
derdimin dermanı o çünkü. ruhumun ilacı o
ben onun ruhuna ve tenine girdiğimde, orada kalacağım.
bir daha incinmeyecek ruhum. kırılmayacak kemiklerim. etlerim dökülmeyecek.
gözlerim açılmayacak sonuna kadar. yumacağım.. ve öylece kalacağım. o'nda.

-zaman benim. geleceğe düşüyorum...
-inancım yok artık. tanrı sanırım beni yanlış anladı.

-bu kadar çok yaşamayı isterken, nedir bu ölüm sevdam. bilmiyorum. benim cehennemim de bu olsa gerek.

-"başkaları cehennemdir" demiş üstad. yanılıyor. başkaları kabir azabıdır. diş ağrısıdır. doğum sancısıdır.

-kedinin oynayıp da karman çorman ettiği bir yumağım lütfen ucumu bul ve sök beni!!
-zaman akıp geçiyor. ve ben hala önümden akıp geçen zamanla elimi yüzümü yıkayamıyorum.
-sigarayı günde 2 pakete çıkardım. elimden gelse, ekmeğin arasına azık ederim.
-şimdi yastığa kafamı koysam, geceye kadar uyurum. çok mutsuz olduğumdan olsa gerek. ya da çok yorgun. bilmiyorum.
-uykuya doymadan öleceğim ben. gözlerim şiş olacak yeniden dirildiğimde.
-kendime ait en sevdiğim özelliğim çok mutsuz olduğumda güzel şeyler yazmam olsa gerek.
-hep mutsuz olmalıyım sanırım. mutsuzken daha çok seviyorum kendimi. gözlerimden öpüyorum çaktırmadan.
elimden tutup sinemaya götürüyorum. geçenlerde bir pantolon hediye ettim kendime. sanırım şizofrenim.
-birazdan bir kase yoğurt yiyeceğim.
-çevremde, yapmam gereken şeyleri söyleyen o kadar çok insan var ki, bir tanesi bile ne yapmayı istediğimi sormuyor. annem bile.

-akşam bir filme gitmek istiyorum. tek başıma. mısırımı alıp da. gece de rakı içmek istiyorum. yine tek başıma. mum ışığı altında jeff buckley dinleyerek
-bence sizde yapmalısınız.
-ölümü çok merak ediyorum. ölene kadar ne olduğunu bilemeyeceğim ama.
-öpüşmeyi çok seviyorum. mucizevi geliyor bana.
-özlediğim tek bir insan yok. bir sürü insan bıraktım geçmişimde...
-zihnimden geçenlere yetişemiyorum.
-bir zamanlar sevdiğim kadının gecenin bir yarısı avuç içlerine bastırdığımda pilli bebekler gibi "ı love you" demişti.

belki size çok aptalca gelecek, bilmiyorum. ama ben bayılmıştım.

-jeff’i çok seviyorum. şarkı sözleri müthiş şiirler gibi geliyor bana.
-itiraf edecek bir şey yok aslında.
-hayat bir iftira gibi yapışmışken yakama.
-bilmiyorum.
-varlıkla yokluk arası bir şey işte.
-belki emeklemeden yürümüşüm.bilmiyorum.
-ve avuç içlerim soyuk.
-sanırım yaşıyorum. çünkü hala kanıyor bedenim.
-sanırım ölüyüm. hala mezarda gibiyim.
-sanırım can çekişiyorum. hala ve hala ölemedim bir türlü.
-bilmiyorum.
-ölüm-kalım meselesine döndü varoluşum.
-zaman denen kavrama hapsoldum.
-çıkışım geçmişte kaldı.
-ilk önce beynim çürüsün isterdim oysa.
-tüm sanatlar ilhamını ölümden alır derler.
-ben yaşamdan besleniyorum. vitamin eksikliğimin nedeni bu.

-içerimde bu kadar çok gurur ne ara gelip de yerleşti. haberim yok.
-savaşta atını gereksiz yere yoran bir savaşçının acemiliği var ruhumda.
-ben kendimi yordum.
-tüm kadınların bana bir seviş ve sevişme borçlu olduğunu inandım hep.
-nasıl bir ahmaklıksa bu. anlamadım gitti..
-ben hiç yalnız kalmadım aslında.. hep kendimle konuştum çünkü.
-delirmemin nedeni kalabalık olmammış meğerse.
-bir yüzleşme yaşıyorum aylardır.
-bu yüzden kayıbım aynalarda.. silüetim yok. bir hayaleti tıraş ediyorum sabahları. o ise dişlerimi fırçalıyor benim.

-büyük harflerle bağırıyorum aslında.
-duyan yok..
-kayıtsız bir sırıtış var artık yüzümde.
-hıçkırık ve ağlama arası bir gülüşün dış sesi.
-sabır taşım kırıldı.
-ben taş oldum.

-artık tanrıya kafa tutmuyorum..vazgeçtikleriminin arasında yada bilmiyorum.
-bir çok kişi yazılarımda kendilerini bulduğundan bahsediyor.
-ben kayboluyorum oysa yazarken..
-kendimi bulma arayışımın satır izleri bunlar..

-sadece uyumak istiyorum..
-gözlerim yuvalarından düşecek gibi.. ellerimle yerleştiriyorum çukurlarına.
-bir insanın hissettiği tek duygu sadece "zaman" olabilir mi?
-hayat arsızı oldum.
-yaşam yüzsüzü.

-yoruldum. hayatın molası olmalı.
-çok sevdiğim bir kitabı, filmi ya da şarkıyı eskiden herkesle paylaşmak isterdim. şimdilerde sadece kendime saklıyorum. bencillik mi bu?
-bir gün bir kitap yazmak istiyorum.
bir türlü intihar etmeyi başaramayıp,
her intihar denemesinde birilerinin mükemmel hayatını allak bullak eden bir adamın hikayesini.
ve bunun filmini çekmeyi düşünüyorum. (çalmayın fikrimi)

-balık yemeye bayılıyorum.
-ızgara tavuğa.
-rakı'ya.

-artık aşık olamıyorum galiba. vazgeçmem çok kolay oluyor çünkü.
-kendimi sevmememe karşın kendimden değerli tek bir insan ya da olgu göremiyorum.
-deliriyorum.
-kendimi öldürmekten korkuyorum.
-babamdan hiç öyle çok dayak yemedim. ama beni hiç öptüğünü de hatırlamam. keşke dövseydi. en azından elleri yüzüme değmiş olurdu.
-tanrı benim için koca bir hayal kırıklığı. eminim ki ben de o'nun için koca bir hayal kırıklığıyım.
-hayatta en dibe vurduğum tek bir an yok. hala gidiyorum o dibe.
-keşke ölüm stilimi seçme şansım olsaydı. tıraş olup, tamamen simsiyah giyinmek isterdim.
-kulaklıkla müzik dinlemek çok güzel. dışarıdan gelebilecek her sesi bastırıyor.

-batıl inançlarım yok, ama ekmeğin ters çevrilmesi ruhumu acıtır.
-tanrı olsaydım, insanlığı kendi haline bırakıp giderdim bir gün.
-büyüyünce ne olacaksın diye bir kere sorulmadı bana. ben de bu yüzden hiçbir şey olamadım.
-artık musluk suyunu hiç kimse içmiyor.
-yapay çiçekler kadar dekorasyon ayıbı başka bir şey yok.
-kronik olabilir mutsuzluğum.. bilmiyorum.
-insanların aşktan daha önemli işleri var. garip geliyor bu bana...

-çok şey itiraf ettim kendime. bunca zaman. belki de hepsi bir iftiraydı...
kendime atıp, yüzüme ve gözüme bulaştırdığım.. bilmiyorum.
-boşvermenin ne demek olduğunu öğrendim artık.
-insanı da terbiye eden bir şey var. ve o şey, en rütbeli olan. ne mi o şey; tabi ki zaman!!
-bir kavgaya tutuşmuş gibi yaşıyorum hayatı.
-geceleri manik, gündüzleri depresifim..
-içimde koca bir adam varmış gibi hissediyorum hep..
-kendimden korkuyorum.

-zamansız terkettiğim sevgililerin ardından bağırmak istiyorum; "dön lütfen, yoksa dünyayı ters çevireceğim öfkemle.. sonunda kaçtığına toslayacaksın.."
-ilk tanışma faslında "memnun oldum" demekten daha samimiyetsiz ne var?
-beni linç etmeli birileri. ama şimdi değil. önceden. zamanda geriye dönüş yok değil mi? geç kaldınız! sizin için üzgünüm!

-geçmişte bir gün bir yazı okumuştum; 'doğuda doğmak suç olsaydı en büyük suçlu güneş olurdu' demiş birisi yüreğine hayran kalmıştım yazanın.

-bugün babama kızdım uzun bir aradan sonra."bu zamana kadar yaptığın hiçbir şey doğru değildi" dedim.
-beni duyabildi mi bilmiyorum...
-en çok ellerim üşür. eldiven takmayı hiçbir zaman sevemedim.
-şemsiye taşımayı dansevmiyorum.

-bir kadının köprücük kemiğine yuva yapmak isterdim.
-benim esaretim, özgürlüğüm.
-bugün saçlarımı kazıtmayı da düşündüm.
-dünya, üstündekileri fırlatacak kadar hızlı dönmeli ya da kendini kusturacak kadar hızlı dönmeli.
-zihnim ve ruhum uyuşuyor.
-muhteşem bir boşvermişliği yaşarken bu kadar hassas olmamın nedeni ne? sanırım buna yenilmek deniliyor.

-duvarlarında ayna olan bir mekanda çok güzel bir kadınla o aynalardan kesişmekten daha lezzetli ne olabilir?
-büyünce ölü olacağım...

-bir gün istanbul havaalanında kendi uçuş kapımı bulmak için üç kişiye bir şey sorabilir miyim dedim. üçü de aynı cevabı verdi, "hayır"
-ellerimi çok severdi sevgililerim..
-dün çok şahane bir deri mont beğendim. üzerimdekinin kahve renkli olanı.
-birisi gönüllü dinlese beni, hiçbir hastalığım olmaz ama.
-insanlara gıcık olup yalnızlıktan nefret ediyorum.
-ciğerim yanıyor.
-geberene kadar ayakta durup da öyle gebermek istiyorum. dimdik. küfür gibi.
-tıka-basa öfkeyle doluyum.
-iki gece üst üste ağladım. hayatım, zincirleme yaşam kazasına döndü.
devamını gör...

amerikan, avrupa ve türk sinemasının en beğendiğim örneklerini türlerine göre listelediğim filmlerdir.

bilim kurgu:
2001: a space odyssey (1968)
planet of the apes (1968)
the matrix (1999)

biyografi:
goodfellas (1990)
the irishman (2019)

dram:
12 angry men (1957)
scent of a woman (1992)
leon: the professional (1994)
eşkıya (1996)**
trainspotting (1996)
la vita e bella (1997)
american history x (1998)
fight club (1999)
the green mile (1999)
big fish (2003)*
mystic river (2003)
eternal sunshine of the spotless mind (2004)
million dollar baby (2004)
babam ve oğlum (2005)**
hachi: a dog's tale (2005)
gran torino (2008)

gizem:
se7en (1995)
the usual suspects (1995)
memento (2000)
the prestige (2006)
shutter island (2010)

kara mizah:
dr. strangelove (1964)

komedi:
monty python and the holy grail (1975)*
monty python's life of brian (1979)*
pardon (2005)**
the dictator (2012)**

korku:
rosemary's baby (1968)
the exorcist (1973)
halloween (1978)
the shining (1980)
the thing (1982)
the others (2001)

kurgu:
the truman show (1998)
the man from earth (2007)

macera:
forrest gump (1994)
the grand budapest hotel (2014)*

savaş:
full metal jacket (1987)
inglorious basterds (2009)

suç:
a clockwork orange (1971)
the sting (1973)
taxi driver (1976)
the king of comedy (1982)
scarface (1983)
reservoir dogs (1992)
pulp fiction (1994)
lock, stock and two smoking barrels (1998)
snatch (2000)
lord of war (2005)
joker (2019)

western:
django unchained (2012)
the hateful eight (2015)
devamını gör...

"bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?" (bkz: can yücel).
devamını gör...

kuzey ışıklarının diğer adı. çok sevdiğim bir kelime.
devamını gör...

hiç merak etmediğim, sırf davetiye gerektirdiği için ilgi çeken meret.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

selanik/beyaz kule penceresi ve odisseas elitis’in “ben sade, sıradan ve iyimser bir insanım.
fakat manzarasız pencerelere katlanamıyorum. “ dizeleri ile katılmak istediğim başlık.
devamını gör...

"unutma' dedi ihtiyar demir kapıyı açarken, 'düşlerini kimseye emanet etmeyeceksin,kaptırmayacaksın!"

adam elindeki tomris uyar kitabını kapattı, okuduğu yetmişti ona. kalkıp bir şarkı açtı, şarkıcı meja idi, idare eder dedi içinden. uykusu yoktu, küçük bir zebellah gibi yakasına yapışan uykusuzlukla baş etmeyi öğrenmişti çoktan. sonra hayallere daldı kuzguncuktaki vişne ağacını düşündü, ne işi vardı o ağacın orada diye bir kez daha merak etti, masasına döndü, seneler önce o ağacın dalına kazıdığı kelimeyi önündeki kağıda yazdı, zugra idi kelime, "şu an mahlassızım ama günü gelince bu mahlası seçeceğim" diye kendini yıllar sonra tekrar kandırdı.

sonra, sonrası yoktu, rahatsızlığının çok arttığını fark etti, ilacını aldı, yatağına uzandı, tanrısı ışıkları kapattı, uyudu.
devamını gör...

gerçekçi olmayan bir şekilde yüksek standartlar koyma ve bireyin değerini bu standartları karşılama becerisiyle ölçme eğilimi olarak tanımlanır. özelliklerine bakacak olursak
-yüksek standartları vardır, bunlar karşılanmadığında ciddi sıkıntı yaşarlar.
-hep ya da hiç bakış açısına sahiptirler.
-mükemmellik kabul edilebilir tek başarı seviyesi olduğundan ve gerçekte kimse mükemmel olmadığından bu insanlar içten içe kendilerini başarısız görürler.
-özünde koşullu kendilik değeri duygusu vardır. onlara göre onlar sadece son başarıları kadar iyidirler.
-daha iyi olmaya bitmek tükenmez dürtüyle kendilerini paralarlar. elestirel iç seslerinin "daha fazla uğraşmalıydım" gibi şeyler söylediğini görürüz.
-olumsuz değerlendirmeye odaklanma ve ondan korkma. o mükemmel kabuğun altında bolca hayal kırıklığı ve endişe vardır.
-yanlış bir seçim yapmaktan korktukları için çok kararsızdırlar.
julia cameron şöyle söylemiş: "mükemmeliyetçilik en iyisini aramak değildir. mükemmeliyetçilik bize yaptığımız şeyin hiçbir zaman yeteri kadar iyi olmayacağını, yeniden denememiz gerektiğini söyleyen, en kötü tarafımızın pesinde olmak demektir. "
birden fazla mükemmeliyetçilik tanımı vardır. aslında böyle olan insanlar çoğu zaman bunun farkında bile olmazlar. farkına varılıp üstüne gidildiğinde aşılabilecek bir sorundur. hayat kalitesini düşürür. ben kendimi asla mükemmeliyetçi olarak nitelendirmezdim ancak bununla ilgili bir kitap okuduğumda fark ettim ki öyleymişim. önemli olan kısım fark edebilmek. fark ettikten sonra müdahale edebiliyorsun ancak. hayatının her aşamasında insan kendine objektif bakabilmeli. eleştirel olmalı bu kendini geliştirir ancak bunu yaparken şefkatli olmayı da unutmamalı. yoksa hiçbir şey onu tatmin etmez.
devamını gör...

yıllardır kendisini ekranlarda iyi tanıttığı için seviyorum kendisini. farklı olmak için bir cabası var ve ukalalığı beni bulunduğu camiadan ötürü rahatsız bile etmiyor. aksine hoşuma gidiyor.

ha, bir ortamda kendisiyle ilk kez tanışıyor olsaydım, haz etmezdim eminim. gerçek hayat ile ekranın farkı da bu.
devamını gör...

izmir. pandemi başlamadan bir iki ay öncesi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

duşta su 2 derece soğuyunca bile donan bünyem için imkansız olan, asla yapamayacağım kemik donduran bir eylemdir.
devamını gör...

bir süre sonra delirip bacalardan içeri dışkı atardı ve sorunsallar silsilesi büyür giderdi.
t: çok da sorun olmayan sorunsal.
devamını gör...

annemin kış bahçesi benim sigara içme alanım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün yaşadığım durum.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ne olursa olsun kendinden ödün verme. kendine yaslan ve yoluna devam et. kırmızı çizgilerin olsun.
devamını gör...

son durumlar nasıl?
özlediğimden dolayı değil
merak ettiğimden soruyorum
ama beni yanlış anlama
seni özlemedim değil
biliyorsun zaten beni
ben hep özlüyorum seni
ama anlamı kalmıyor
sen özlemeyince beni
işte sırf bu yüzden
merak ettiğimden soruyorum
özlediğimden dolayı değil
son durumlar nasıl?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim