demek san marinolu ya kadar düştü maniler
herkeste kendini efendi zanneder
tek bildikleri beşiktaş fener
bu iş burada son bulsun artık yeter.
devamını gör...

dönülmez akşamın ufkundayım, vakit çok geç
bu son fasıldır, ey ömrüm, nasıl geçersen geç
devamını gör...

güzel ne güzel olmuşsun
görülmeyi görülmeyi
siyah zülfün halkalanmış
örülmeyi örülmeyi

mendilim yudum arıttım
gülün dalında kuruttum
adın ne idi unuttum
sorulmayı sorulmayı

seğirttim ardından yettim
eğildim yüzünden öptüm
adın bilirdim unuttum
çağırmayı çağırmayı

benim yarim bana küsmüş
zülfünü gerdana dökmüş
muhabbeti benden kesmiş
sevilmeyi sevilmeyi

çağır karac'oğlan çağır
taş düştüğü yerde ağır
yiğit sevdiğinden soğur
sarılmayı sarılmayı

kuanın yorumu için buyrunuz
devamını gör...

oğuzhan uğur'u severdim, şimdi daha çok sevdim.

net adam, güzel söylemiş helal olsun.

şafak sezer döneği gibi, önce meydanlara çıkıp sonra cımhırbıskınımıııı çık siviyirim şlıp şlıp şlıp diye gezmiyor en azından ortalıkta.
devamını gör...

belki de gerçekten samimidir duygular..
devamını gör...

bir hafta önce pişen yemeğin hala dolapta durması.
delik deşik olmuş ayakkabının yama yapılıp giyilmesi.
25 kuruş fark olsa da daha ucuzunun alınması.
tanzim satıştan iki kilo soğan alınca ''allah cumhurbaşkanımızdan razı olsun"denilmesi.
son yapılan giyim alışverişinin 12 yıl önce olması.
devamını gör...

komşumdan nefret ediyorum.
devamını gör...

alıştıktan sonra hiç şekerli içilemeyen durum.
devamını gör...

18 yıllık serüveninde onun en çok yanında olan beceriksiz muhalefet ve padişah sever halktır. kendisini suçlamayı bırakalım lütfen. bende düne kadar kızıyordum. eleştiri yapacak olsanız muhalefet asla arkanızda durmaz. neden dursun ki abi adamlar maaşını alıyor neden ülke yönetmek istesin neden sorumluluk alsın ki. rte halkın yarısını yönetiyor. kalan ona oy vermeyecek kısmın ise oylarını böldürüyor. halkın yarısını yönetmek tamamını yönetmekten daha çok işine geliyor. siyaset işinde başarılı diyebilirim. ayrıca siyasal islamcılar ve sonradan görmeler altın varak sever.
devamını gör...

deniz ne kadar özgür olsa da sadece gökyüzünün izin verdiği kadar mavidir. benim en büyük hayranlığım bu maviliğin sonsuz kaynağınadır. bu yüzden gökyüzüne aitim.
devamını gör...

yadsınamaz bir gerçektir.

yıllardır profesyonel bir sözlük okuyucusu olduktan sonra* kafa, benim ilk sözlük yazarı deneyimini tattığım bir mecra oldu. başlarda bu nickaltı övgü muhabbeti hemen dikkatimi çekti. "aa, ne kadar kibar insanlar, güzel ifadelerle beğendikleri yazarları motive ediyorlar." demiştim. ilk kez sözlük yazarı olan kişilerin de bu klişeye dahil olmasıyla birlikte bu "övgü yarışı" bambaşka bir noktaya ulaştı.

bir süre sonra, kendimce yaptığım gözlemlerden çıkardığım sonuca göre, aslında gerçekten kıymetli yazarlar için başladığını düşünüdüğüm bu övgü işinde, ipin ucunun çoktan kaçırılmış olduğunu fark ettim. öyle ki, bazı yazarların bir diğerini överken kullandıkları cümleleri görünce, cıvık olarak nitelendirebileceğim bu yazarları, sanki smokin giymiş, önünü iliklemiş de öyle yazıyor gibi tahayyül etmeye başladım.

hatta yazarların pek çoğu, birbirlerini överken basmakalıp sözler kullanmaktan bile kaçınmamaya başladı. birbirini tekrar eden övgüler peş peşe yığılmaya başlayınca, bu işin samimiyetini sorgulamak durumunda kaldım. çünkü bazı yazarlar, bir başkasını överek kendini ön plana çıkarmaya çabalıyor gibiydi. her sosyal mecrada olduğu gibi burada da "tık"* alma hevesinin, nitelik ve kaliteyi talan ettiğine tanıklık ettikten sonra bu hususu fazla önemsememeye başlayıp, akışına bıraktım.

hatta başlarda irrite olduğum bu övgü yarışında benim kafamı rahatlatan olay, seri artı oy veren melekler oldu. parmağıyla ekranda bulunan bazı piksellere seri bir şekilde dokunmayı becerebilen kişilerin övgülere mazhar olduğunu gördükten sonra, bu işin samimi bir beğeniyi ifade etmekten çok, sözlük içi lobicilik olduğunu fark ettim. yeni yazarlar, bir süre takıldıktan sonra bu beğeni-övgü-takip lobiciliğini tecrübe edebilirler. belki de bu zaten sosyal medyanın doğasında olan bir şeydir, kullanmadığım için ben yeni fark etmiş olabilirim.

kimseye nereye, ne yazacaklarını tembihleyecek değilim. istediklerini yazıp çizebilirler. istedikleri yazarların tanımlarını okumadan beğenebilirler. karşılığında o yazarların içi boş övgülerinden tatmin olabilyorlarsa, ne mutlu onlara. ancak dışarıdan bakılınca bence* komik duruma düştüklerinin farkında değiller.

epeydir bu konuda söyleyeceklerimi biriktirip bir anda patlattıktan sonra, son sözüm de bu konudan rahatsızlık duyan yazarlara gelsin. burası kamuya açık bir platform, çeşit çeşit yazar var ve hepsi kuralları ihlal etmeden istediklerini yapmakta özgürler.* o yüzden şu övmüş şu beğenmiş gibi detaylara çok takılmayın. beğendiğiniz yazarlar için tabii ki övgü dolu tanımlar girin ama bunu yaparken... neyse siz daha iyisini bilirsiniz.
devamını gör...

kitabı daha bir güzel gösteren kapaktır. benim en beğendiğim adgar allen poe'nun tüm hikâyelerinden oluşan kitabın 1 metre kapağıdır.
devamını gör...

epeycesene sevdiğim değerli türk şair, yazar, manken, düşünür, pembe bir battaniye ve sosyopattır.

kendisiyle her gün düzenli olarak oyun oynarız. araya 6-7 saat koyunca yoksunluk belirtisi gösterip işi gücü bırakıp oyun oynamaya başlıyoruz. neyin kafasını yaşıyoruz onu da bilemiyorum. ne zaman kazansam arıyorum deli kadınlar gibi kahkahalar atıyorum, 4 dakika boyunca gülüyorum, olabildiğine sesli şekilde bu zaferi kutluyorum. ancak kendisi ne zaman yeniyor gibi olsa karnım ağrıyor, başım ağrıyor ya da ağzımdan kan geliyor bir dakika bahaneleri ile oyundan çıkıyorum ve ortadan kayboluyorum. saatlerce içime kapanıyorum. yenilmeye 5 gr tahammülüm varsa kendisine yenilmeye tahammülüm hiç yok. hırsımı alamayıp tartışmak için aradığım zaman telefonu "bekle teslim oluyorum" diye açıp zaferden vazgeçen bir komutandır. daha dün benimle hayvan gibi alay etti aha yenilirim bile demez, akıllı adamdır, dırdır ile uğraşmaz. lütfen abiiiii lütfen teslim olun, hadi be abbi diye yalvartabileceğini bildiği halde hiç o toplara girmez. bu nedenle pembe bir battaniyedir.

durup dururken garip garip laflar soktuğu, aynı anda iki işe birden odaklanamadığı için arayanı telefonun bir ucunda unuttuğu, basit bir yemek tarifini dinleyerek asla yapamadığı, kafası bir başka âlemde yaşadığı ve bir noktadan sonra (6-7 gün uğraşıp) sinirleri oynatıp tartışma başlattığı zaman telefonun ucundan sinsi sinsi güldüğü için sosyopattır.

pembe bir battaniyelik ve sosyopatlık arasında geçirdigi yaşamında başarılar diliyorum değerli dostuma. umarım bir gün kullandığı maddeyi hepimiz ile paylaşır çünkü herkesin bu kafaya ihtiyacı var.

hoşşa ğal.
devamını gör...

bu bir ağır işsiz başlığıdır kabul ediyorum. çok fazla işim var ama kafama takıldı işte. dedim ki tüm kafastore'u kapatsam kaç karma lazım.

sözlük özellikleri için: 8 bin karma puan
müzik rozetleri için: 40 bin 500 karma puan
takım rozetleri için: 11 bin 500 karma puan
film rozetleri için: 71 bin karma puan
dizi rozetleri için: 52 bin 500 karma puan
basketbol rozetleri için: 11 bin 500 karma puan
oyun rozetleri için: 5 bin karma puan

toplam 200 bin karma ediyor arkadaşlar. ne yazık ki sözlükte en yüksek karması olan yazarın (bkz: daddy) bile ancak bu toplamın beşte biri kadar karması var. tabi bu şimdilik böyle. her an yeni rozetler de gelebilir. herkese bol kazançlı günler dilerim.
devamını gör...

bir gün kör ve sağır olsam da seni görür, seni duyarım.
devamını gör...

mantıklı karar. çünkü et pahalı yumurta pahalı balık pahalı.
devamını gör...

ürün satışında oldukça önemli bir yere sahip olan fotoğrafçılıktır.

ürünlerinizin satışını artırabilir.
devamını gör...

'belki gelmem. gelemem' olarak da bilinen attilâ ilhan şiiri:

***
sen istinye'de bekle, ben buradayım
içimde köpek gibi havlayan yalnızlığım
belki gelmem, gelemem 5 dakika bekle git
çünkü ben buradayım karanlıktayım.

çünkü elimi kestim beni kan tutuyor
şarabım bütün ekşi, suyum soğuk
yanımda olmadın mı seni seviyorum
belki gelmem, gelemem 5 dakika bekle git.

yüzünü ıslatmadan ağlayabilir misin?
yarı geceden sonra telefon ettin mi hiç?
karanlık adamlar hüviyetini sordu mu?
ben senin olmadığını arıyorum
belki gelmem, gelemem 5 dakika bekle sonra git.

yabancı gibisin miyop gözlerin kısık
bana ait ne varsa hepsi seni korkutuyor
sana ait ne varsa hiçbiri benim değil
belki ölmek hakkımı kullanıyorum
belki gelmem, gelemem 5 dakika bekle git.
***

''belki gelmem, gelemem 5 dakika bekle git'' diyor attila ilhan sevdiğine, yasaklı şiirler okuduğu için girdiği tutukevinden.
devamını gör...

afrika’sı türkiye olan dünya.
devamını gör...

--- alıntı ---
abd'liler bu süreci deneyimledi zaten.
(bkz: donald trump)
--- alıntı ---

bu yoruma aşırı katıldığımı söylemek istiyorum. *

ve olucak diye bir kelime türkçede bulunmamaktadır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim