biyopolitika
michel foucault'ya göre fiziksel ve sosyal bir alanı ele geçiren bedenlerin toplamı, bedenler üzerindeki güç.
devamını gör...
korkusuz korkak
mesela yani.
bu herifi de hiç sevmem.
otobüsün olayım mülayim.
bu herifi de hiç sevmem.
otobüsün olayım mülayim.
devamını gör...
sözlükte yürünecek erkekler
ben değilimdir zira ölümüm birden olacak, seziyorum.
hem kötüyüm, karanlığım biraz. çirkinim.
hem kötüyüm, karanlığım biraz. çirkinim.
devamını gör...
müzik
hayatımın anlamı.
yanında oturduğum pencereden gecenin laciverdini izlerken açtığım şarkılar, eğer o gece şansım yaver giderse tüm duyguların birleşip odama vuran dolunay ışığı gibi zihnimi aydınlatmasına sebep oluyor. öyle bir his ki, yeni kalbini kaptırdığın şarkıyı tekrar tekrar başa sarmak, doyamamak, her saniyesine aşık olup her notayı damarlarında akan sıcak kanda hissedebilmek. kederi, nefreti, umudu, özlemi, tutkuyu birkaç dakikaya sığdırıp ruhunu göklere yükseltmek, kalbinin atışlarına yansıtmak. hele hızını alamayıp kalemini dile getirmek, o ender rastlanan duygu cümbüşünü kağıdına dizeler olarak akıtmak, akıttıkça kendi içinde bir daha güneş gibi zihninin sokaklarına vuran o parlak ışıkları, hayattaki en büyük hazzını gönlünün derinliklerinde daha güçlü duyumsayabilmek, bir yandan da bu nadide duyguyu uzun bir süre daha tadamayacağının bilincinde olarak o mükemmel ana kendini daha sert bir şekilde kaptırmak... bağımlı olmak, bu döngünün bitmesini, içinde kıpraşan o tüm arzuların dinmesini istememek, sürüklendiğin nehrin akışında kendini bulmak... müziğin tetiğini çektiği o hayallerden çıkan kurşun olmak, havada süzülüp durdurulamamak. bana göre budur müzik, yüksek doz yaşam almak, hayatının her anını tek ana sığdırmak...
yanında oturduğum pencereden gecenin laciverdini izlerken açtığım şarkılar, eğer o gece şansım yaver giderse tüm duyguların birleşip odama vuran dolunay ışığı gibi zihnimi aydınlatmasına sebep oluyor. öyle bir his ki, yeni kalbini kaptırdığın şarkıyı tekrar tekrar başa sarmak, doyamamak, her saniyesine aşık olup her notayı damarlarında akan sıcak kanda hissedebilmek. kederi, nefreti, umudu, özlemi, tutkuyu birkaç dakikaya sığdırıp ruhunu göklere yükseltmek, kalbinin atışlarına yansıtmak. hele hızını alamayıp kalemini dile getirmek, o ender rastlanan duygu cümbüşünü kağıdına dizeler olarak akıtmak, akıttıkça kendi içinde bir daha güneş gibi zihninin sokaklarına vuran o parlak ışıkları, hayattaki en büyük hazzını gönlünün derinliklerinde daha güçlü duyumsayabilmek, bir yandan da bu nadide duyguyu uzun bir süre daha tadamayacağının bilincinde olarak o mükemmel ana kendini daha sert bir şekilde kaptırmak... bağımlı olmak, bu döngünün bitmesini, içinde kıpraşan o tüm arzuların dinmesini istememek, sürüklendiğin nehrin akışında kendini bulmak... müziğin tetiğini çektiği o hayallerden çıkan kurşun olmak, havada süzülüp durdurulamamak. bana göre budur müzik, yüksek doz yaşam almak, hayatının her anını tek ana sığdırmak...
devamını gör...
bir gün elbet okurum diye kitaplıkta bekleyen kitaplar
kitaplığımdaki kitapları en az 2 kere okumuşumdur, bekleyen yok
devamını gör...
thedansözkiller
sözlükte sohbet edilesi nadir yazarlardan. tanımlarını okurken her anlamda eğleniyorum eğlendirirken de düşündürüyor tabi. hem de aynı renklere sevdalıyız daha ne olsun.
bol bol yazması dileğiyle.
bol bol yazması dileğiyle.
devamını gör...
yazarların yaptığı en büyük dalgınlık
mutfağa girdim.
ketılın düğmesine bastım. başında beklemek gibi bi huyum var. kaynayana kadar oradayım.
dışarı bakasın geldi akşam üstü saatleri.
baktım.
"oha aya bak ne kadar büyük" diye dev tepkiler verdim ve h a y r e t l e cama doğru yürüdüm.
o bikaç adımlık mesafede aklımdan şu geçiyordu; "ah işte dünyanın sonu geldi bu kadar büyük ay mı olur?"
"aman efendim kıyamet kopacak ben hala kahve çay derdindeyim yazık ettim kendime."
"bi koca bile bulamadın oğlm gencecik yaşında hadi şindi bakayım ölüp gitme keyfi..."
"kariyerimde acaba iyi bir noktada mıydım öleceğiz gideceğiz belki bu bir meteordur." ahan da filmler noldu gerçek oldu.
"böyle büyük bir ay nasıl olabilir yuh artık yetti be mahvettik dünyayı yazık yazık dizlerimi dövem bi sn."
cama yansıyan sadece mutfak lambasıydı.
lambaları yeni değiştirttiğim için kendisine alışsam da camdaki yansımasına alışamamıştım ve akşam üstünün o bulanık rengiyle yansıma birleşince yüksek aklım, eşsiz deham bunun bir dünya-sonu olduğuna inanmıştı.
beni gerçekten sevin.
çok ihtiyacım var.
ketılın düğmesine bastım. başında beklemek gibi bi huyum var. kaynayana kadar oradayım.
dışarı bakasın geldi akşam üstü saatleri.
baktım.
"oha aya bak ne kadar büyük" diye dev tepkiler verdim ve h a y r e t l e cama doğru yürüdüm.
o bikaç adımlık mesafede aklımdan şu geçiyordu; "ah işte dünyanın sonu geldi bu kadar büyük ay mı olur?"
"aman efendim kıyamet kopacak ben hala kahve çay derdindeyim yazık ettim kendime."
"bi koca bile bulamadın oğlm gencecik yaşında hadi şindi bakayım ölüp gitme keyfi..."
"kariyerimde acaba iyi bir noktada mıydım öleceğiz gideceğiz belki bu bir meteordur." ahan da filmler noldu gerçek oldu.
"böyle büyük bir ay nasıl olabilir yuh artık yetti be mahvettik dünyayı yazık yazık dizlerimi dövem bi sn."
cama yansıyan sadece mutfak lambasıydı.
lambaları yeni değiştirttiğim için kendisine alışsam da camdaki yansımasına alışamamıştım ve akşam üstünün o bulanık rengiyle yansıma birleşince yüksek aklım, eşsiz deham bunun bir dünya-sonu olduğuna inanmıştı.
beni gerçekten sevin.
çok ihtiyacım var.
devamını gör...
unutulmayan lise anıları
a isimli bizim üst kat sınıfımızda olan bir arkadaşımız yerdeki mermerlerin arasını delerek bir delik oluşturmuştu. üst kattan su döker ve bizim sınıfımıza gelirdi. bu olay okuldan atılmasına sebep olmuştu.
devamını gör...
gerçek yıkıkların hala uyumaması
şurada kalan üç beş kişiyiz bu saatte.
gerçek yıkık biziz bence.
yıkıldım şu an.
ama silerim bu entryi o ayrı.
gerçek yıkık biziz bence.
yıkıldım şu an.
ama silerim bu entryi o ayrı.
devamını gör...
iş insanı ali bey
kaçak maç izlemek için "selçuksports" kullanıyosanız defalarca kez maruz kalacağınız reklam. ünlü futbolcu hakan ünal, jet sosyete ajda hanım, iş insanı ali bey! hepsi burda merit royal'de vip üyeler vik vik vik vik şeklinde devam eden über salak bir reklam yapmışlar. montaj kısmınada fazla uğrşmamış olacaklar ki yansımadan 2 saniye de olsa ortamın set ortamı olduğu belli oluyor.
olayın merit otelleri ile bir alakasının olduğunu da pek düşünmüyorum açıkçası, euro milyoneri insanlar oraya her sene gelip kumar oynuyorlar koskoa merit otelleri böyle dandik bir internet sitesi kurdu diyelim böyle mal aptalca bir reklam yaptırmazlar yani.
şahsen tesadüfen bu reklamı ben görsem orda oynayan zengin bir müşteri olsam, üyeliğim falan varsada iptal ederim bi daha kıbrıs'a bile gitmem.
olayın merit otelleri ile bir alakasının olduğunu da pek düşünmüyorum açıkçası, euro milyoneri insanlar oraya her sene gelip kumar oynuyorlar koskoa merit otelleri böyle dandik bir internet sitesi kurdu diyelim böyle mal aptalca bir reklam yaptırmazlar yani.
şahsen tesadüfen bu reklamı ben görsem orda oynayan zengin bir müşteri olsam, üyeliğim falan varsada iptal ederim bi daha kıbrıs'a bile gitmem.
devamını gör...
babaların garip huyları
kendisi yatınca herkesin de yatması ve ışıkları kapatması gerektiğini düşünüyor.
devamını gör...
kadeh
telaffuzu çok güzel, içecekler için kullanılan ayaklı bardak.
balığı da vardır.
balığı da vardır.
devamını gör...
sıkıyönetim
vakti zamanında birleşik italya'nın ilk başbakanı olan kont cavour'a, bakanlardan biri, durumun çok sıkıntılı bir seyir gösterdiğini ve önlem alınmaz ise büyük bir kargaşanın kapıda olduğu söylemiş ve kendisinden sıkıyönetim ilan etmesini talep etmiş. bunun üzerine kont bakanı şu şekilde yanıtlamış; ''azizim sıkıyönetimle memleketi her eşek idare edebilir.''
devamını gör...
zafer turizm 2023 tek yönlü seferler
kaynak
ümit özdağ: "türk milleti bize oy verirse, zafer turizm gururla 2023 yılında tek gidiş seferlere başlayacak." açıklamasında bulunmuş.
ümit özdağ: "türk milleti bize oy verirse, zafer turizm gururla 2023 yılında tek gidiş seferlere başlayacak." açıklamasında bulunmuş.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kimse bilmiyor. içimde neler yaşıyorum, hayata karşı neler hissediyorum, hayallerim ve düşüncelerim neler, kimse bilmiyor. hayatımın orta yerine koyacak kadar çok sevdiğim insan bile bilmiyor hislerimi. yaşamak zulüm gibi geliyor, bunu bilmiyor kimse. bir dakika bile durmak istemeyip kendimi aşağı salmak istediğimi kimse bilmiyor. ben nasıl dayanıyorum, içimde neleri tek başıma kaldırıyorum kimsenin haberi yok. bazen kendimden beklemediğim kadar iyi oynuyorum hayatı, kimse durup da içten bir nasılsın diyecek kadar görmüyor beni. oynamak istemiyorum aslında. birileri ben göstermeden beni görsün istiyorum. ben göstersem zaten daha önce görmediği için beni anlamayacak, biliyorum. gülüyorum, eğleniyorum, yaşıyor gibi gözüküyorum. neden görülmüyor içim, illa çıkıp birilerine ben iyi değilim mi demem gerek bilmiyorum. hiçbir zaman böyle bir insan olmadım. bazı anlık duygu taşkınlıkları haricinde içimde sürekli yaşattığım hisler yüzünden biri sormadan ben kötüyüm diye gidip derdimi açamadım. çok yalnızım. hayatımda beni en çok tanıyan kişi bile beni tanımıyor, en ufak bir hüznümden haberi yok. açmak istiyorum, artık kusup rahatlamak istiyorum ama bazen neden kötü olduğumu bile bilmiyorum. üzgünüm. iyi değilim. yaşama dair en ufak bir heves, çaba yok içimde. kurtulmak bile istemiyorum, sadece içim boşalsın istiyorum. hafif hissetmeyi özledim sözlük. çok yorgunum.
devamını gör...



