kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bu tarz tanımları yüzünden yönetimin şutlamış olması muhtemel olan, sanıyorum ki gömülmüş olan bir yazarın trajedilerle dolu hezeyanı.
sözlüğü az çok sevmemizin sebebi, bunun gibi kendi reklamının peşinde cinsiyetçi hıyarları barındırmaması.
en azından benim için öyle.

link
devamını gör...

kötü bir gün olacağını düşündüğüm için kendi içime çekilip edebiyatla haşır neşir olarak entelliğime entellik katacağım sırada ne zaman gitti tren’in uyarısıyla fark ettiğim şu tanım ile yüzüm güldü.

#1190829

ben tam günün hüznünü göğsümde yumuşatıp iyi bir orta yaptığımı düşünürken meğer o ara golü yemişim.

bu zekice golün sahibi olan ve okumaktan keyif aldığım yazarı alkışlıyor ve aykut kocaman savunması yapmak için çalışmaya başlıyorum.
devamını gör...

gece saat 03..

yoldaş - sevgili domestic kalk
ben - ne var ya? hı? noldu?
y - böyle yapma, yapma böyle.
b - ya ne diyon gözünü seveyim, bi git uyucam
y - sevgili domestic...
b - lan bi yat zıbar!
y - mis..
devamını gör...

ne güzel gün sayıyorum istanbul'a dönmek için, yurttan mesaj geldi "akademik takvime göre en erken 1 gün önce gelebilirsiniz." diye. illa hevesim kursağımda kalacak yani. o 6 günü halamlarda geçirmek zorundayım. son dakika golü resmen.. bileti de iptal edemem.. ne güzel yurda gidip işlerimi yapacaktım. niye daha erken haber verilmez ki? tamam yine gideceğim istanbul'a ama istediğim gibi geçmeyecek o 1 hafta. of of.. bir şeye yine heveslendim ya illa ki bir şey çıkacak.....
devamını gör...

herkese kolay gelendir, ‘üzülme geçer’ derler genelde ama eskilerin şöyle bir lafı vardır ; ‘babası ölen adamın halinden, ancak babası ölen anlar’ o yüzden boş keseden sallamayın bence.
devamını gör...

ressam olmasının yanı sıra türkiye'nin ilk arkeologudur.
devamını gör...

düşünsenize evladınız kafası kesilerek katlediliyor. bunun tek sorumlusu denetimsiz kontrolsüz ne bok olduğu belli olmayan yapıların, el altından para alarak, genç beyinleri yıkamak için açtığı yurtlar. hatta burada çalıştığı yine kendisine biat eden psikopat personelleri.

gidip "canı veren mevla alan mevla" "dünya zaten geçici bir yer" diye daha evladının kanı soğumadan da tarikat aklamaya çalışmazsın. daha önce bu emanet yurduna koyulanlardan hep randıman almışlar. ( neyse artık o alınan randıman). ama şans eseri benim oğlumun kafasını kestiler, takdir-i ilahi. eğer ciddi ciddi düşüncelerimi yazarsam ceza alacağım için sakinleşmeyi bekliyorum. belki biraz sonra tanıma bir edit geçerim.

babanın din öğretmeni olduğu ve çocuğu öldürülmesine rağmen bu şekilde katilleri aklamaya çalıştığı göz önüne alınırsa, bu tarikat sanırım devletin her yerinde bir şekilde ufaktan örgütleniyor demek çokta yanlış olmayacaktır.



namaz öncesi oğlunun tabutu başında konuşan halil tuğrul, "kelimelerin, sözün bittiği yerdeyiz. bugün bizim şeb-i arusumuz, biz bunu düğün gecesi olarak düşünüyoruz mevlana'nın diliyle. dünyanın geçici bir yer olduğunu, emanet sahibinin vakti saati geldiğinde emanetini aldığını, bizim bu konuda bir irademizin, bir etkimizin olamayacağının bilincindeyiz. evet, önü vahşet gibi biz arkasındaki rahmete talibiz. o şekilde düşünüyoruz. evladımız, biz annesi babası olarak yaşı, ömrü, hikayesi bizim için kısa oldu. ama o kısacık zaman diliminde bile her noktada bize gururlar yaşattı" dedi.

dha'nın aktardığına göre, halil tuğrul, şöyle devam etti:

"kendisinin kaldığı, konakladığı eller, emin ellerdi. biz bundan eminiz. daha önce defaatle kardeşlerimizden, değişik kişilerden bu emanet yuvasına koyduklarımızdan hep randıman aldık. biz o konuda asla yanlış fikre asla katılmıyoruz. sadece bizim buradan çıkaracağımız bir ders var. bu hastalıklı şahıs maalesef son zamanlarda kontrollerinin dışına çıktığı için böyle insanları işe alıp yerleştirirken adeta pimi çekilmiş birer bomba gibi toplumun, halkın içine koyarken devlet büyüklerimizin bir daha, bir daha düşünmesini istiyorum. buradan dersler çıkarılmalı, ibretler çıkarılmalı, aynı hatalar tekrar edilmemeli. bizim evladımız orada herhangi bir kavga, herhangi karşılıklı bir tartışma değil, tamamen denk geldiği için o şahsın kriz anına, bunun neticesinde olan bir vahşet. "

"üniversite sınavına hazırlanırken, oğlum iyi düşün iyi tart dedim, öncelikle maraş istersin dedim. kendine hazır görmezsen dışarıya gitme dedim. o da, 'sefer baba' dedi. seferle emir olunduk dedi. tamam oğlum dedim. ilk seferde illa ki bir yer tuttururum diye kendini sıkma dedim ve bu sınavın öncesi psikolojik biraz da şiddet dedim. heybemde tek ok var baba dedi. fazla ok almaya gerek yok dedi. tek atış dedi. hayaliydi hep hayal kurardı ve elde etti bu hayalini. ummadığı bir zor alana yönelemedi ve hedefine gitti ve hedefine ulaşmıştı"

"oğlum gönül insanı ol. gönüllere gir. gönül yap. gönül insanı ol onu hal diline çevir demiştim kendisine. insanlar senin halinle lisanından önce senin halinden beğeni alsınlar diye. dün gittiğimiz o memlekette antalya'da o kısa 2 ay gibi sürede sağ olsun dediklerimizi aynen hayatına katmış. çevresinde bulunan ve kendisini bu kısa sürede tanıyan insanlar bizlere çok çok memnuniyetlerini dile getirdiler. anne baba olarak bizde bundan defalarca gurur duyduk. rabbim mekanını cennet eylesin. şehitler ve şühedalar zümresine nasip eylesin. biz o umut ve ümitteyiz inşallah. evet acı evlat acısı. bir yönüyle sabredersek arkasındaki rahmetin de inşallah bize ulaşacağının bilincindeyiz. biz kendisinden razı olduk, kendisi bizi defalarca gururlandırdı, sevindirdi. rabbim daha çok seviyormuş ki bizden daha kısa sürede daha çabuk zamanda yanına aldı. toprağı bol olsun. cennetine nail eylesin. cennetin en güzel köşeleriyle resullerle, nebilerle komşu eylesin. yolu açık olsun" dedi.


link 1

link-2
devamını gör...

yıllar önce kedime yaptığım için pek de şaşırmadığım haber. 3 gün yanıma gelmemişti garibim.
devamını gör...

(bkz: erdal bakkal)

evet fanıyım galiba.
devamını gör...

dün tıraş olmamla birlikte hissettiğim durumdur. bir de üstüne dışarı çıktığınızda baya garip bir his oluyor.*
devamını gör...

gökkuşağındaki arada ki bir rengi gördüğünü sanmak gibi bir şey.
açık turuncu mu, koyu turuncu mu gördüm diye düşünürken, birden o rengin sarı olduğunu fark etmek, o esnada gökkuşağı da kaybolur. her şey başa sarar.
hava açmıştır en azından ordan bakmak lazım. açık hava candır, gerisi heyecandır.
devamını gör...

tarihteki, erkek olmasıyla övünülen büyük şahsiyeterin (filozofların, bilim adamlarının, sanatçıların, komutanların vs ) nasıl kanadığının ve bunun ne kadar da erkeksi bir şey olduğunun böbürlene böbürlene anlatılması gibi enteresan durumlarla karşılaşılması muhtemel durum.*
devamını gör...

paleolitik çağ'a ait bulgulara, 1841 yılında tarihin 0 noktası olarak anılan göbeklitepe'de* rastlanmıştır.
paleolitik çağ alt, orta ve üst olmak üzere 3 evrede incelenir.
paleolitik çağ insanları avcı ve toplayıcı topluluklardır.
besin üretemedikleri için yaşadıkları bölgede avladıkları hayvanlar ve topladıkları yabani sebzeler, otlar ile beslenmişlerdir.
mağara ve kayaaltı sığınaklarında, konar-göçer bir yaşam sürmüşlerdir çünkü; iklim koşulları bunu gerektirmiştir.
kendilerini yabani hayvanlardan korumak, aynı zamanda avlanmak için taş aletler yapmışlardır.
devamını gör...

define adası. hey gidi hey bir günde bitirdiğimi hatırlarım. harry potter yokken jim hawkins vardı. ölü adamın sandığı üstünde onbeş adam yo ho ho ve bir şişe rom yo ho ho
devamını gör...

kimlik bilgilerimden daha çok ben olan eylem türü. bir şeye sinirlenince her şeye sinirlenmeyen insan da ne bileyim, biraz şeydir.
devamını gör...

kara dörtleme olarak bilinen distopik romanlardır. sırasıyla bu dörtleme ‘biz’(1920), ‘cesur yeni dünya’(1931), ‘1984’(1948) ve ‘fahrenheit 451’(1953) yıllarında yayımlanmıştır.

ilk olarak 1984’ü okumuştum, yıllar önce. ilk okumam gereken ‘biz’ kitabını ise yeni bitirdim. yani kulağımı tersten tutmuş oldum.

öncelikle her ne kadar hayali bir dünya olarak görünse de her bir yazar, bulunduğu dönemin siyasi şartlarından etkilenmişlerdi. kitaplardaki distopik evren aslında bir sembol konumundaydı. ‘biz’ kitabı, 1920’de yayınlandı, 1921’de rusya’da yasaklandı. yazar, o dönem savaşlardan,isyanlardan ve en önemli devrim sayılan 1917 devriminden etkilenmiştir. devrim sonucu rusya’da marksizm uygulanmaya başlanmıştı. uygulamanın ne kadar başarılı olduğu, yazarın kitabının yasaklanmasından da bellidir sanıyorum.

tek tek yaratılan dünyaları incelersek;

biz: velinimet’in yönettiği, cam ile doğadan koparılmış bir halk var. bu dünyada sen, ben yok; ‘biz’ var. bireyin başlı başına bir değeri yok, birey sadece biz makinesinin bir parçası. her şey, insanlar bile matematiksel bir veriden başkası değil. erkekler sessiz harfle, kadınlar sesli harfle isimlendiriliyorlar. anne-baba kavramı yok. özgürlük ise hiç yok:


insanı suç işlemekten arındırmanın tek yolu, onu özgürlüğünden arındırmaktır’. ‘özgürlükten yoksun mutluluk ve mutluluktan yoksun özgürlük’ diye iki seçenek sunulmuştu; üçüncü bir seçenek yoktu. enayiler özgürlüğü seçti. doğal olarak yüzyıllar sonra prangalarını özlediler’.


cesur yeni dünya: huxley, ‘biz’kitabından en çok etkilenen yazar. öyle ki bir çok yerinde cesur yeni dünya’nın esintileri var. ama cesur yeni dünya şu yönden farklı: yarattığı dünya mükemmel ve ideal bir dünya ama mükemmelliğin bile mükemmel olmadığını aktarıyor.
26.yy’da geçen bu kitapta, üreme, uykuda öğrenme ile toplum değiştirilmiş;savaşlar, kıtlık bitirilmiş, teknolojik olarak gelişmiş bir toplum yaratılmıştır. ama bu ütopik toplum;aile, felsefe,edebiyat, sanat gibi kavramlar yokedilerek yaratılmıştır. buradaki yaratıcı ford’dur, insanlar onu tanrı olarak görmektedirler. burada da ‘biz’ kitabındaki gibi seks , serbest bırakılmış,kimse kimseye ait değil daha doğrusu herkes herkesindir inancı benimsenmiştir.

biz kitabındaki şu alıntıları aktardığımda, cesur yeni dünya’nın kitabın ana fikrinden nasıl etkilendiği daha rahat anlaşılacaktır:


devlet’in cinsel yaşamı kontrol etmemesi kadar büyük bir saçmalık olabilir mi?. ‘her üye, bir başka üyeyi seks aracı olarak kullanabilir’.


1984: buradaki yönetici ‘big brother’dır. özgürlük yok, insanlar sürekli izleniyorlar. kitaplar yokediliyor; gazetelerdeki yalan haberlerle halk uyutuluyor. gelecek de geçmiş de hep kontrol altında. kendileriyle mi çelişiyorlar; hemen eski haberler yakılıp, yenileri ortaya atılıyor. halk ezilir ama ezildiğinin bile farkında değildir; çünkü bilinçsizdir. partinin varlığını sürdürmesi için böyle bir halka ihtiyaçları vardı: sorgulamayan,körü körüne bağlı.
2+2’nin 4 ettiğini söyleyebilmek özgürlüktür.

fahrenheit 451: montag adlı , kitapları yakmayla görevli bir itfaiyecinin, tesadüfen eline bir kitap almasıyla sorgulaması ve düzene karşı çıkmasını anlatır. bu dünyada da, kitaplar yok edilmekte, televizyona bağlı , düşünmeyen, bir nevi zombileşmiş bir halk yaratılmıştır.

kitapları bir bütün olarak değerlendirirsem, yaratıcılığı ve öncülüğü hususunda birinciliği ‘biz’e; olay örgüsü ve işlenişi olarak 2.liği 1984’e veririm. en çok etkilendiğim 1984 kitabıydı. biz kitabı ise araya serpiştirilmiş radikal görüşlerle beni çok etkilese de, yazar yazım diliyle bu güzelliklere gölge düşürmüş. olayların geçişleri arasında boşluklar mevcut. yazarı evde zannederken, operasyon merkezinde olduğunu öğreniyorsunuz ama bunu da ancak operasyon merkezinden çıktığında öğreniyorsunuz. diğer 3 kitap için bunu diyemem; olay örgüsü, geçişleri net. yazım dilleri çok iyi. cesur yeni dünya biraz kopyacı olduğu için gözümden düştü. fahrenheit 451 ise biraz abartılmış bir kitap.

yazıyı , ‘biz’den bir alıntıyla bitirmek istiyorum. bu alıntıyı serpiştirecek yer bulamadım ve sona kaldı.


hristiyan , en yüce gönüllü tanrıya, hani şu isyan edenleri cehenneminde yakan tanrıya cellat denmez mi? peki, hristiyanların kazıklara bağlayarak yaktıklarının sayısı yanan hristiyanlardan az mıdır? ama bunların hepsi unutulmuştur ve tanrıya asırlarca ‘sevginin tanrısı diye tapılmıştır. ‘ ‘…. eski cennet düşü. hatırla: cennettekiler arzu, acıma, sevgi bilgisinden yoksundurlar. kutsanmışlardı. düşleri, fantezi operasyonuyla alınmıştı(ki zaten bu yüzden kutsanmışlardı.’
devamını gör...

#1071066 özerklik istiyorlarmış.
ahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahah.
al özerklik.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
moderasyonu da tebrik ederim bu gibi pkk sempatizanlarını seçerek buluyorlar galiba.
devamını gör...

sessiz sakin köşelerde duruyor gibi görünsede gelen bildirimde sıkı takipte olduğunu anlıyorsunuz, artı oy kullanımında onun gibi cömert olun diyeceğim yazar.

naif, bilgili yazarımız. iyi ki var, hep olsun * *
devamını gör...

insanı sabır taşına çeviren, farklı kültürden bireylerle tanışmasına imkan tanıyarak onun sosyal birikimini belki de hiçbir zaman bulamayacağı fırsatları ona sunan barınakta kalınması sonucu edinilen kazanımlardır.

güzel yerdir öğrenci yurdu, sefalet, eğlence, aşk acısı, goy goy her şey mevcuttur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim