normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
sözlüğe resim yükleme sorunu başlıklı yazılarda anladığımız kadarı büyük sorun. şu girdide nasıl çözüleceğini yazdım #784445
bende önceleri cebelleşmiştim bayağı. sorunu çözmem konusunda yardımcı olan balkoninsanı'na bu vesile ile fotoyu armağan edeyim.
teşekkürler.
<
;
bende önceleri cebelleşmiştim bayağı. sorunu çözmem konusunda yardımcı olan balkoninsanı'na bu vesile ile fotoyu armağan edeyim.
teşekkürler.
<
;
devamını gör...
kasa kuyruğunda az ürünü olan müşteriye sırayı vermek
çok tatlı bir nezaket kuralıdır. bana sıra veren çok oldu çünkü.
devamını gör...
normal sözlük'ün dergi projesi
olursa yazmak istediğim dergidir. henüz netleşmediği için net bir şey söylemek istemem, bakalım iletişime geçip izin verilirse bir şeyler yapmak isteriz.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
sonra aramıza şehirler girecek
hiç karşılaşmayacağız
tesadüfler bile bir araya getiremeyecek
sonra belki birimiz öleceğiz
diğerimiz hiç bilmeyecek.
nazımhikmet
hiç karşılaşmayacağız
tesadüfler bile bir araya getiremeyecek
sonra belki birimiz öleceğiz
diğerimiz hiç bilmeyecek.
nazımhikmet
devamını gör...
bilgisayara yüklenen ilk oyun
gta vice city.
onun verdiği tadı hiçbir oyun vermedi.
tabi cs 1.6'yı da unutmamak lazım.
onun verdiği tadı hiçbir oyun vermedi.
tabi cs 1.6'yı da unutmamak lazım.
devamını gör...
rıfat ılgaz
üç odalı ev kiraladığım gün
kurtulacak kitaplarım
merdiven altındaki şeker sandığından.
bir kitaplığım olacak tabanı
halı döşeli
benden söz açıldım önce onların
sayısı söylenecek
bense herşeyden uzak.
kitaplarımın arasında kendimi unutacağım
evde bulunmadığım günler,
"meşgul " diyecek beni soranlara
güleryüzlü hizmetçim
başka bir gün.
en kalın kitabımı okur görünürken
bastıracak misafirlerim
en yakın dostumun bile
dalgın dalgın bakıp yüzüne
adını soracağım.
çıkarırken gözlüğümü
"nerede tanışmıştık " diyeceğim
"yabancı gelmiyor yüzünüz"
dalgınlığım onları güldürmeyecek.
sorarlarsa dünyanın gidişini
duvardaki büyük adam resimlerine bakarak
eflatun" dan satırlar okuyacağım.dize'lerinin sahibidir.
kurtulacak kitaplarım
merdiven altındaki şeker sandığından.
bir kitaplığım olacak tabanı
halı döşeli
benden söz açıldım önce onların
sayısı söylenecek
bense herşeyden uzak.
kitaplarımın arasında kendimi unutacağım
evde bulunmadığım günler,
"meşgul " diyecek beni soranlara
güleryüzlü hizmetçim
başka bir gün.
en kalın kitabımı okur görünürken
bastıracak misafirlerim
en yakın dostumun bile
dalgın dalgın bakıp yüzüne
adını soracağım.
çıkarırken gözlüğümü
"nerede tanışmıştık " diyeceğim
"yabancı gelmiyor yüzünüz"
dalgınlığım onları güldürmeyecek.
sorarlarsa dünyanın gidişini
duvardaki büyük adam resimlerine bakarak
eflatun" dan satırlar okuyacağım.dize'lerinin sahibidir.
devamını gör...
yazarların takipçilerine söylemek istedikleri
i love you all.
devamını gör...
yazıp yazıp silinen mesajlar
"bazen ona bir şeyler yazarsın,
yazar silersin, yazar silersin...
o hiçbirini okumamış olur;
ama sen hepsini söylemiş olursun."
-murathan mungan
bazen içimize o kadar çok dert olur ki o gönderemediklerimiz. yazarız, yazarız hep geri sileriz. atamayız bir türlü. belki gurur, belki 'zaten ne olacak ki gönderince boş ver gitsin' düşüncesi bizi alıkoyar. biz de hep yazarız ve geri sileriz. murathan mungan'ın da dediği gibi biz hepsini ona söylemiş oluruz ama o okumamış olur. belki o da hep yazıp siliyordur bilemeyiz. siz ilk mesajı ondan beklersiniz, o da sizden bekler. kazanan sadece bahaneler olur. o yüzden yazıp yazıp silmeyin, gönderin. bırakın içinizde dert olmasın, anlatın hatta uzun uzun. hem belli olmaz belki de her şey bir mesaja bakıyordur. belki de her şey düzelir. ayrıca ne olursa olsun yazdığınıza pişman bile olsanız sonrasında en azından yaptım dersiniz.
gelecekte içinizde o mesajı atmamanın burulukluğu kalmaz. zaten kaybedecek bir şey de yok. denemekten zarar gelmez. o yüzden ne geliyorsa içinizden, yazın derim ben. en azından siz rahatlarsınız.
yazar silersin, yazar silersin...
o hiçbirini okumamış olur;
ama sen hepsini söylemiş olursun."
-murathan mungan
bazen içimize o kadar çok dert olur ki o gönderemediklerimiz. yazarız, yazarız hep geri sileriz. atamayız bir türlü. belki gurur, belki 'zaten ne olacak ki gönderince boş ver gitsin' düşüncesi bizi alıkoyar. biz de hep yazarız ve geri sileriz. murathan mungan'ın da dediği gibi biz hepsini ona söylemiş oluruz ama o okumamış olur. belki o da hep yazıp siliyordur bilemeyiz. siz ilk mesajı ondan beklersiniz, o da sizden bekler. kazanan sadece bahaneler olur. o yüzden yazıp yazıp silmeyin, gönderin. bırakın içinizde dert olmasın, anlatın hatta uzun uzun. hem belli olmaz belki de her şey bir mesaja bakıyordur. belki de her şey düzelir. ayrıca ne olursa olsun yazdığınıza pişman bile olsanız sonrasında en azından yaptım dersiniz.
gelecekte içinizde o mesajı atmamanın burulukluğu kalmaz. zaten kaybedecek bir şey de yok. denemekten zarar gelmez. o yüzden ne geliyorsa içinizden, yazın derim ben. en azından siz rahatlarsınız.
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
konum atabilsek iyi olacak olan başlıktır.
bütün gün mutfak dolaplarıyla haşir neşir olmuşumdur. astar, 3 kat boya, vernik ve hepsinin arasında 24 saat mecburi bekleyiş. neyse işte efem bugün bir bölümünün birleştirme işlerini gerçekleştirdim ve tek olduğum için azıcık zorlandım.
şuan ablamda çay içip iki dedikodunun belini kırıyor bir yandan da sözlük akışını takip ediyorum.
bütün gün mutfak dolaplarıyla haşir neşir olmuşumdur. astar, 3 kat boya, vernik ve hepsinin arasında 24 saat mecburi bekleyiş. neyse işte efem bugün bir bölümünün birleştirme işlerini gerçekleştirdim ve tek olduğum için azıcık zorlandım.
şuan ablamda çay içip iki dedikodunun belini kırıyor bir yandan da sözlük akışını takip ediyorum.
devamını gör...
trafikte seni durduran hanzolara karşı yapılacaklar
kapıları kilitleyin ve polisi arayın. mümkünse kaçın.
devamını gör...
ankara'da oturulası semtler
yenimahalle.
beş yıldır ordayım. henüz sıkılmadım.
en sevdiğim yanı, istanbul yolu da dahil her yere yakın olması.
beş yıldır ordayım. henüz sıkılmadım.
en sevdiğim yanı, istanbul yolu da dahil her yere yakın olması.
devamını gör...
şimdi ananı laciverte boyadım
yedi bela hüsnü filminde geçen replik.
+sen misin ulan yedi bela hüsnü?
-benim.
+sen insanı çorba yaparmışsın, öyle mi?
-ne çorbası? mercimek mi pirinç mi yoksa balık mı? senden iyi balina çorbası olur.
-şimdi ananı laciverde boyadım it oğlu it...
+sen misin ulan yedi bela hüsnü?
-benim.
+sen insanı çorba yaparmışsın, öyle mi?
-ne çorbası? mercimek mi pirinç mi yoksa balık mı? senden iyi balina çorbası olur.
-şimdi ananı laciverde boyadım it oğlu it...
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle, her aceleniz çıktığında, çağrı düğmesine basılan asansörün hep gideceğiniz istikametin tersine hareket etmesi ve bu da yetmezmiş gibi sizden önce binen yaramaz bir veledin asansörün her düğmesine basmış olması gibi sizi bir miktar yolunuza geciktiren; yahut, ismi uzaktan olup da, televizyonun dibine kadar girmeden asla ses açamadığınız/kısamadığınız, kanal değiştiremediğiniz yakından kumandalar gibi yadsınamayacak derecede sinir bozucu bir günaydın değil elbet...
annenizin, eşinizin, yahut partnerinizin ''şunu açar mısın'' diye uzattığı kavanozun kapağını, herkül edasıyla şakkadanak açmışsınız gibi göğsünüzü kabartan, size grekoromen güreşte ülkenize altın madalya kazandırmışsınız ve birazdan podyuma çıktığınızda herkesin adınızı haykıracağını duyuyormuşsunuz gibi hissettiren bir günaydın...
ama öyle, her aceleniz çıktığında, çağrı düğmesine basılan asansörün hep gideceğiniz istikametin tersine hareket etmesi ve bu da yetmezmiş gibi sizden önce binen yaramaz bir veledin asansörün her düğmesine basmış olması gibi sizi bir miktar yolunuza geciktiren; yahut, ismi uzaktan olup da, televizyonun dibine kadar girmeden asla ses açamadığınız/kısamadığınız, kanal değiştiremediğiniz yakından kumandalar gibi yadsınamayacak derecede sinir bozucu bir günaydın değil elbet...
annenizin, eşinizin, yahut partnerinizin ''şunu açar mısın'' diye uzattığı kavanozun kapağını, herkül edasıyla şakkadanak açmışsınız gibi göğsünüzü kabartan, size grekoromen güreşte ülkenize altın madalya kazandırmışsınız ve birazdan podyuma çıktığınızda herkesin adınızı haykıracağını duyuyormuşsunuz gibi hissettiren bir günaydın...
devamını gör...
arkadaşının arkadaşın olmadığını anladığın an
yıllardır en yakın arkadaşım, dostum, kardeşim olarak hayatımın bir köşesinde yer edinen birinin aslında o kadar da yakın olmadıgını fark etmiştim ben de. bunu öyle kavgadan gürültüden degil, yalnızca öncelikler ve incelikler yüzünden sessizce anlamıştım. bu durum beni başlarda üzse de sonra etrafımda beni kendine dost gören ne kadar çok kişi oldugunu gördüm. hayatımızda bir şeyler degiştiginde durup kalmamak lazımmış, bunu bir kez daha ögrendim.
buradaki yazar arkadaşları üzenlere seslenmek istiyorum: canınızdan malınızdan vermeyeceksiniz, sadece arkadaş olacaksınız onu da becerin lütfen.
buradaki yazar arkadaşları üzenlere seslenmek istiyorum: canınızdan malınızdan vermeyeceksiniz, sadece arkadaş olacaksınız onu da becerin lütfen.
devamını gör...
fenomen olmak için kendinden küçük kızları döven kızlar
defalarca dedik burada; kadına şiddeti değil, şiddeti kınayın diye ama işte yine bi sürü şey söylendi yanlış olmasın 2 veya 3 kişi gördüm şiddete karşı çıkalım diyen şu sözlükte.
izmir'de sosyal medyada videolarının izlenmesi için kendilerinden yaşça küçük kız çocuklara saldırarak videolarını çektikleri iddia edilen çocukların görüntüleri şok etti. dehşeti yaşayan çocuklar ve aileleri, saldırganlardan şikayetçi oldu. kızlara saldıran şahısların, daha sonra i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve paylaştıkları videoları sildikleri öğrenildi.
zmir'in koan ilçesinde yaşanan olay 15 temmuz demokrasi şehitleri meydanı yakınındaki parkta meydana geldi. iddiaya göre i.e. (14) ve h.k. (14) isimli kız çocukları, yürüyüş yapmak için parka çıktı.
parkta kendilerine yaklaşan iki kız çocuğu, 'ne bakıyorsun?' diyerek bir anda kendilerine saldırdı. iki çocuk i.e. ve h.k.'yi öldüresiye döverken, o esnada üç erkek çocuk da o anları videoya çekmeye başladı. yaklaşık 10 dakika boyunca i.e. ve h.k.'yi darp eden grup, polise yapılan ihbarın ardından olay yerinden uzaklaştı.
mesaj atıp özür dilediler
mağdur çocukların aileleri, çocukları için tedavi gördüğü hastaneden aldığı darp raporu ile birlikte saldırganlar hakkında şikayetçi olurken, grupta yer alanları tanıyan bir başka çocuk ise saldırganların bilerek ve isteyerek kavga ettiklerini, o anları sosyal medya hesaplarından paylaşarak fenomen olmak istediklerini öne sürdü.
olayın emniyete bildirildiğini öğrenen saldırgan kız çocuklarının i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve daha sonra videolarla birlikte sosyal medya hesabını sildikleri öğrenildi.
ünlü olmaya çalışıyorlarmış"
dehşet anlarını anlatan i.e., "ben arkadaşımla sahilde otururken bir anda içlerinden birisi 'ne bakıyorsun?' diye bağırıp üzerimize çullandılar. beni saçlarımdan tutarak havaya kaldırdı. o sırada diğer kız da arkadaşıma saldırdı. o esnada çığlık attığımı hatırlıyorum, başka bir şey hatırlamıyorum. kafamı yere vurduğu için o anı net olarak hatırlayamıyorum. 10 dakika boyunca darp edildik. ben engellemeye çalışıyordum ama bu sefer de tırnaklarını vücuduma geçirdi. hala başımda, boynumda ve vücudumda ağrılar var.
arkadaşım şeker hastası olduğunu söylemesine rağmen onu da dövmeye devam ettiler. bu esnada onların dayak atma anını kaydeden 3 kişi fark ettim. 2 kız bize saldırırken, 3 erkek de video kaydı alıyordu. bunlar bu tarz kavga görüntülerini sosyal medya hesaplarında paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlarmış. sonrasında oradan uzaklaştılar ve biz de olayın ardından şikayetçi olduk. bu olayın ardından psikolojimiz bozulduğu için arkadaşımla beraber psikolojik tedavi görmeye başlayacağız" dedi.
"etraftakiler müdahale etmedi"
saldırganlar tarafından darp edilen çocuklardan h.k. ise, diyabet hastası olmasına rağmen dakikalarca acımadan darp edildiğini söyledi. saldırıdan dolayı bilincini kaybedip baygınlık geçirdiğini anlatan h.k., etraftaki vatandaşların olaya seyirci kalmasından dert yandı.
o anları anlatırken gözyaşlarına boğulan h.k., "biz arkadaşımla beraber orada otururken belgin adlı kişi bize bağırmaya başladı. ortada hiçbir şey de yoktu, ne olduğunu anlamadık. belgin adlı kız arkadaşıma, asya ise bana saldırmaya başladı. bir anda saldırdılar ve biz de savunmasız yakalandık o şaşkınlıkla. beni saçımdan sürükledi yerde. çekilen videoda da görülüyordu zaten, ben şeker hastası olduğumu bağıra bağıra söylememe rağmen saçımdan sürüklemeye devam etti.
daha sonra yüzüme ve kafama yumruk atmaya başladı. bilincimi kaybettim, bayılacak gibi oldum orada. daha sonra polisi aradım. etrafta kavgayı izleyenlere bağırdım. şeker hastası olduğumu, neden müdahale etmediklerini sordum hepsine. arkadaşım o esnada hala darp ediliyordu, izleyenlere bağırdım, 'neden müdahale etmiyorsunuz?' dedim. kimse hiçbir şey yapmadı. bacaklarımda, kafamda bir sürü şişlikler var. defalarca yüzüme vurdular, burnumu yamulttular yumruk ata ata" diye konuştu.
"hesaplarında 20 tane böyle video vardı"
saldırgan şahısları sosyal medya üzerinden tanıdığını söyleyen i.e. ve h.k.'nin arkadaşı b.ö., "bunlar kendilerinden güçsüz olan insanlara sataşıp kavga ettikleri anı sosyal medyada paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlar. daha önce kendi sosyal medya hesaplarında yaklaşık 20 tane bu tarz video vardı ama bu olaydan dolayı arkadaşımın ailesi şikayetçi olunca bu videoları kaldırmışlar" dedi.
darp edilen i.e.'nin babası osman e. de, saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu bildirdi. osman e., "iş yerinden geldiğimde evde kızımın ağladığını gördüm. kızım bana olayı anlattığında şok olmuştum. fenomen olmak adına bu tarz şeylerle kendilerinden küçük, güçsüz çocukları böyle dövüp sosyal medyada paylaşarak hem çocukları hem de ailelerini zor durumda bırakıyorlar. benim kızım psikolojik tedavi görmeye başlayacak. biz yaşadık, başka aileler yaşamasın. görüntüleri de var zaten, o düşüş anında beyin kanaması geçirebilirdi benim kızım. böyle şeylerin yaşanmasını istemiyoruz. gerekli yerlere şikayetimizi de yaptık ve bu olayın peşini bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
i.e. ve h.k.'nin ailesinin saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olmasının ardından çocuk büro amirliği olayla ilgili çalışma başlattı.
buradan
izmir'de sosyal medyada videolarının izlenmesi için kendilerinden yaşça küçük kız çocuklara saldırarak videolarını çektikleri iddia edilen çocukların görüntüleri şok etti. dehşeti yaşayan çocuklar ve aileleri, saldırganlardan şikayetçi oldu. kızlara saldıran şahısların, daha sonra i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve paylaştıkları videoları sildikleri öğrenildi.
zmir'in koan ilçesinde yaşanan olay 15 temmuz demokrasi şehitleri meydanı yakınındaki parkta meydana geldi. iddiaya göre i.e. (14) ve h.k. (14) isimli kız çocukları, yürüyüş yapmak için parka çıktı.
parkta kendilerine yaklaşan iki kız çocuğu, 'ne bakıyorsun?' diyerek bir anda kendilerine saldırdı. iki çocuk i.e. ve h.k.'yi öldüresiye döverken, o esnada üç erkek çocuk da o anları videoya çekmeye başladı. yaklaşık 10 dakika boyunca i.e. ve h.k.'yi darp eden grup, polise yapılan ihbarın ardından olay yerinden uzaklaştı.
mesaj atıp özür dilediler
mağdur çocukların aileleri, çocukları için tedavi gördüğü hastaneden aldığı darp raporu ile birlikte saldırganlar hakkında şikayetçi olurken, grupta yer alanları tanıyan bir başka çocuk ise saldırganların bilerek ve isteyerek kavga ettiklerini, o anları sosyal medya hesaplarından paylaşarak fenomen olmak istediklerini öne sürdü.
olayın emniyete bildirildiğini öğrenen saldırgan kız çocuklarının i.e. ve h.k.'ye sosyal medya üzerinden mesaj atarak özür diledikleri ve daha sonra videolarla birlikte sosyal medya hesabını sildikleri öğrenildi.
ünlü olmaya çalışıyorlarmış"
dehşet anlarını anlatan i.e., "ben arkadaşımla sahilde otururken bir anda içlerinden birisi 'ne bakıyorsun?' diye bağırıp üzerimize çullandılar. beni saçlarımdan tutarak havaya kaldırdı. o sırada diğer kız da arkadaşıma saldırdı. o esnada çığlık attığımı hatırlıyorum, başka bir şey hatırlamıyorum. kafamı yere vurduğu için o anı net olarak hatırlayamıyorum. 10 dakika boyunca darp edildik. ben engellemeye çalışıyordum ama bu sefer de tırnaklarını vücuduma geçirdi. hala başımda, boynumda ve vücudumda ağrılar var.
arkadaşım şeker hastası olduğunu söylemesine rağmen onu da dövmeye devam ettiler. bu esnada onların dayak atma anını kaydeden 3 kişi fark ettim. 2 kız bize saldırırken, 3 erkek de video kaydı alıyordu. bunlar bu tarz kavga görüntülerini sosyal medya hesaplarında paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlarmış. sonrasında oradan uzaklaştılar ve biz de olayın ardından şikayetçi olduk. bu olayın ardından psikolojimiz bozulduğu için arkadaşımla beraber psikolojik tedavi görmeye başlayacağız" dedi.
"etraftakiler müdahale etmedi"
saldırganlar tarafından darp edilen çocuklardan h.k. ise, diyabet hastası olmasına rağmen dakikalarca acımadan darp edildiğini söyledi. saldırıdan dolayı bilincini kaybedip baygınlık geçirdiğini anlatan h.k., etraftaki vatandaşların olaya seyirci kalmasından dert yandı.
o anları anlatırken gözyaşlarına boğulan h.k., "biz arkadaşımla beraber orada otururken belgin adlı kişi bize bağırmaya başladı. ortada hiçbir şey de yoktu, ne olduğunu anlamadık. belgin adlı kız arkadaşıma, asya ise bana saldırmaya başladı. bir anda saldırdılar ve biz de savunmasız yakalandık o şaşkınlıkla. beni saçımdan sürükledi yerde. çekilen videoda da görülüyordu zaten, ben şeker hastası olduğumu bağıra bağıra söylememe rağmen saçımdan sürüklemeye devam etti.
daha sonra yüzüme ve kafama yumruk atmaya başladı. bilincimi kaybettim, bayılacak gibi oldum orada. daha sonra polisi aradım. etrafta kavgayı izleyenlere bağırdım. şeker hastası olduğumu, neden müdahale etmediklerini sordum hepsine. arkadaşım o esnada hala darp ediliyordu, izleyenlere bağırdım, 'neden müdahale etmiyorsunuz?' dedim. kimse hiçbir şey yapmadı. bacaklarımda, kafamda bir sürü şişlikler var. defalarca yüzüme vurdular, burnumu yamulttular yumruk ata ata" diye konuştu.
"hesaplarında 20 tane böyle video vardı"
saldırgan şahısları sosyal medya üzerinden tanıdığını söyleyen i.e. ve h.k.'nin arkadaşı b.ö., "bunlar kendilerinden güçsüz olan insanlara sataşıp kavga ettikleri anı sosyal medyada paylaşarak ünlü olmaya çalışıyorlar. daha önce kendi sosyal medya hesaplarında yaklaşık 20 tane bu tarz video vardı ama bu olaydan dolayı arkadaşımın ailesi şikayetçi olunca bu videoları kaldırmışlar" dedi.
darp edilen i.e.'nin babası osman e. de, saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olduğunu bildirdi. osman e., "iş yerinden geldiğimde evde kızımın ağladığını gördüm. kızım bana olayı anlattığında şok olmuştum. fenomen olmak adına bu tarz şeylerle kendilerinden küçük, güçsüz çocukları böyle dövüp sosyal medyada paylaşarak hem çocukları hem de ailelerini zor durumda bırakıyorlar. benim kızım psikolojik tedavi görmeye başlayacak. biz yaşadık, başka aileler yaşamasın. görüntüleri de var zaten, o düşüş anında beyin kanaması geçirebilirdi benim kızım. böyle şeylerin yaşanmasını istemiyoruz. gerekli yerlere şikayetimizi de yaptık ve bu olayın peşini bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.
i.e. ve h.k.'nin ailesinin saldırgan çocuklar hakkında polis merkezine giderek şikayetçi olmasının ardından çocuk büro amirliği olayla ilgili çalışma başlattı.
buradan
devamını gör...
son feci mars
benimdir efendim, başlığı başa almaya gelmişimdir. ilerde "kimse beni sevmiyoo" diyecek olursam nickaltıma bakıp keyifleneceğimdir, ona göre.
(bkz: nickaltına yazılınca mutlu olan yazar)
(bkz: nickaltına yazılınca mutlu olan yazar)
devamını gör...
miguel de cervantes saavedra
inebahtı savaşı'nda sol eline isabet eden top güllesi sebebiyle sol elini kullanamaz hale gelen lepanto çolağı. sağ elinin şanı için sol elini kaybettiğini söylemiştir.
devamını gör...
fantastik bir evrende bir handa tahta bardak ile siyah bira içmek
mükemmel huzur verici bir hayal.
masalarında kahkahalar atarak sohbet eden savaşçılar, anlatılan eski maceralar, gidilecek yeni questlerin heyecanı, servis yapan (ve genelde hancının kızı olan) uzun etekli garson kadın, hesabı ödemek için kullanılan bakır ya da gümüş madeni paralar, salonda harıl harıl yanan bir ateş, hanın üst katında bulunan 10-12 tane oda, bir köşede tek başına, sessiz sessiz oturan ve pelerininin başlığını yüzüne çekmiş karanlık yabancı, bir tepside kızarmış tavuk, şarkı söyleyen 1 ozan ya da yaylılardan oluşan bir müzik grubu ve dışarıda bağlanmış atlardan oluşan bir düştür.
samimiyeti vardır.
aynen aşağıdaki gibidir. dinleyiniz, sonra teşekkür edersiniz.
masalarında kahkahalar atarak sohbet eden savaşçılar, anlatılan eski maceralar, gidilecek yeni questlerin heyecanı, servis yapan (ve genelde hancının kızı olan) uzun etekli garson kadın, hesabı ödemek için kullanılan bakır ya da gümüş madeni paralar, salonda harıl harıl yanan bir ateş, hanın üst katında bulunan 10-12 tane oda, bir köşede tek başına, sessiz sessiz oturan ve pelerininin başlığını yüzüne çekmiş karanlık yabancı, bir tepside kızarmış tavuk, şarkı söyleyen 1 ozan ya da yaylılardan oluşan bir müzik grubu ve dışarıda bağlanmış atlardan oluşan bir düştür.
samimiyeti vardır.
aynen aşağıdaki gibidir. dinleyiniz, sonra teşekkür edersiniz.
devamını gör...

