15 dakikalık şöhret
andy warhol'un herkes bir gün 15 dakika için ünlü olacaktır sözü zaman içinde 15 dakikalık şöhret olarak deyimleşmiştir. geleceğe aktarılacak bir şey bırakamayacak olmasına rağmen kişinin eğlence endüstrisinde ya da popüler kültürde kısa süreli şöhretini ifade eder.
sosyal medyayla popüler anlık şöhretler bugün 1 dakikalık video ile gelmekte ve daha gün sona ermeden sönüp gitmektedir.
1 dakikalık şöhretler dönemimiz hayırlı olsun.
sosyal medyayla popüler anlık şöhretler bugün 1 dakikalık video ile gelmekte ve daha gün sona ermeden sönüp gitmektedir.
1 dakikalık şöhretler dönemimiz hayırlı olsun.
devamını gör...
kahve falı bakanların klişeleri
göz var hanende.
seni düşünen biri var
uzak yol görünüyor vb. safsatalar. hiçbirine inanmıyorum.
seni düşünen biri var
uzak yol görünüyor vb. safsatalar. hiçbirine inanmıyorum.
devamını gör...
cool'un türkçe karşılığı
havan yansın karşiiiimmm.
devamını gör...
erkekleri itici yapan detaylar
her şeyin kendisi ile ilgili olduğunu zannetmesi.
değil abicim, seninle ilgisi yok.
değil abicim, seninle ilgisi yok.
devamını gör...
osman gazi
miras olarak; kaşık, at koşum takımı ve tuzluk bıraktığı söylenen osmanlı beyliğinin kurucusu.
devamını gör...
yazarların kendilerini teselli etmek için kullandığı cümleler
(bkz: her şey çok güzel olacak)
edit: olmadı lan. yine olmadı.
neyse, hiç değilse zihinsel faaliyetlerden vergi almıyorlar da hayal kurabiliyoruz.
hayal kurmaya devam. olmuyor, bari hayalini kuralım di mi...
edit: olmadı lan. yine olmadı.
neyse, hiç değilse zihinsel faaliyetlerden vergi almıyorlar da hayal kurabiliyoruz.
hayal kurmaya devam. olmuyor, bari hayalini kuralım di mi...
devamını gör...
elyaf
etimolojik olarak arapça alyāf ألياف "lifler" sözcüğünden alıntı olan kelimedir. arapça sözcük arapça lyf kökünden gelen līf ليف sözcüğünün çoğuludur.
elyaf, uzunluğu genelde genişliğinden daha fazla olan doğal veya insan yapımı olabilen bir maddedir. elyaflar genellikle diğer malzemelerin imalatında kullanılır.
sentetik elyaf, doğal elyafa kıyasla çok ucuz bir maliyetle büyük miktarlarda üretilebilir, ancak söz konusu giyim olduğunda doğal elyaf, sentetik versiyonuna göre rahatlık gibi bazı faydalar sağlamaktadır.
nedense duyduğumda bana rahatsızlık veren, vücuduma iğne batıyor gibi hissettiren bir kelimedir aynı zamanda. sanırım sağlıksız olması bilinç altıma biraz fazla işlemiş. *
elyaf, uzunluğu genelde genişliğinden daha fazla olan doğal veya insan yapımı olabilen bir maddedir. elyaflar genellikle diğer malzemelerin imalatında kullanılır.
sentetik elyaf, doğal elyafa kıyasla çok ucuz bir maliyetle büyük miktarlarda üretilebilir, ancak söz konusu giyim olduğunda doğal elyaf, sentetik versiyonuna göre rahatlık gibi bazı faydalar sağlamaktadır.
nedense duyduğumda bana rahatsızlık veren, vücuduma iğne batıyor gibi hissettiren bir kelimedir aynı zamanda. sanırım sağlıksız olması bilinç altıma biraz fazla işlemiş. *
devamını gör...
bolshe nichego
polnalyubvi*'nin nahif sesiyle seslendirdiği çok güzel bir rusça şarkı. her bir cümlesinin altını çizmek ve duvarıma asmak istiyorum. dinlemenizi ve anlamanızı tavsiye ederim. *
çeviri eşliğinde dinlemek isteyenler için:
sözleri:
как же так получается,
земля все же кончается
тот, кого ты нежно любил
сейчас от тебя отрекается
окутанный пледом тепла, что сгорает
вонзаясь, как тысячи гроз
своими глазами я сделаю море
чтоб ветер нас вместе унёс
я не чувствую больше ничего,
я никак и ничто
сердце отнимут затопчут и выкинут
и ты снова падаешь в жизнь
где люди не слышат, где люди не видят
где люди не умеют любить
и в комнате пыльной до пепла сгорает
ещё один бессмысленный день
все серое стало совсем безымянным
в безмолвном дыхании стен
я не чувствую больше ничего, я никак и ничто
как же так получается,
земля все же кончается
тот, кого ты нежно любил
сейчас от тебя отрекается
çeviri eşliğinde dinlemek isteyenler için:
sözleri:
как же так получается,
земля все же кончается
тот, кого ты нежно любил
сейчас от тебя отрекается
окутанный пледом тепла, что сгорает
вонзаясь, как тысячи гроз
своими глазами я сделаю море
чтоб ветер нас вместе унёс
я не чувствую больше ничего,
я никак и ничто
сердце отнимут затопчут и выкинут
и ты снова падаешь в жизнь
где люди не слышат, где люди не видят
где люди не умеют любить
и в комнате пыльной до пепла сгорает
ещё один бессмысленный день
все серое стало совсем безымянным
в безмолвном дыхании стен
я не чувствую больше ничего, я никак и ничто
как же так получается,
земля все же кончается
тот, кого ты нежно любил
сейчас от тебя отрекается
devamını gör...
sarılmaya ihtiyaç duymak
mutluyken de olur, hüzünlüyken de.
bazen sadece, "birine" sarılıp ağlamak istersiniz. ona sarılınca, her şey geçecekmiş gibi gelmesinden kaynaklı.
bazen de yine aynı "biri" sıcacık hissettirir, içiniz bir hoş olur, yumuş yumuş olursunuz o zaman da sarılmak istersiniz.
oksitosin'in(aşk hormonu) can dostudur sarılmak.
iki şekilde de iyi hissettirir.
son olarak:
"kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur."
özdemir asaf
bazen sadece, "birine" sarılıp ağlamak istersiniz. ona sarılınca, her şey geçecekmiş gibi gelmesinden kaynaklı.
bazen de yine aynı "biri" sıcacık hissettirir, içiniz bir hoş olur, yumuş yumuş olursunuz o zaman da sarılmak istersiniz.
oksitosin'in(aşk hormonu) can dostudur sarılmak.
iki şekilde de iyi hissettirir.
son olarak:
"kim bilir kaç kişi ayrı yataklarda, birbirine sarılarak uyuyordur."
özdemir asaf
devamını gör...
geceye bir türkü bırak
aklım fikrim zay eyledi yar benim..
orhan gürsoy'dan
orhan gürsoy'dan
devamını gör...
jeanny
dünyanın gelmiş geçmiş en etkileyici balladlarından olan "jeanny" şarkısı ilk olarak falco tarafından, 1984 yılında paylaşılmıştır. gerçek bir hikaye üzerine yazılmış olan sözleri 41 kişinin intihar etmesine sebep olduğundan, papa 2. jean paul tarafından yasaklanmıştır. önce şarkının hikayesine değinmek isterim dostlar.
bir mafya üyesi olan adam, jeanny (jennifer) adında bir kadına aşık olur. kadın da bu aşkı geri çevirmez ve birlikte güzel bir hayat sürmeye başlarlar. bir gün evlenmeye karar verdiklerinde jeanny, adamın bir mafya üyesi olduğunu öğrenir ama bu çok sevdiği adamdan da vazgeçemez. jeanny, malum mafyanın işlerinden dolayı, sevdiği adamın mafyayı bırakmasını ister ve adam da bunu kabul eder. fakat mafya bunu kendisine yediremez ve adamın geri dönmesi gerektigi çağrısında bulunur. adam ise aşkı seçer. bunun üzerine mafya, jeanny'i öldürür ve suçu adamın üstüne yıkar. adam ömür boyu hapse mahkum olur. fakat adamın umrunda olan tek şey; jeanny'nin ölümü, onun yokluğudur. ve bir gün hapishanede bu şarkının sözlerini yazar, ardından da intihar eder. kodesinde ölü bulunduğunda, yatağının üzerine bıraktığı notta bu şarkının sözleri yazılıdir.
bir mafya üyesi olan adam, jeanny (jennifer) adında bir kadına aşık olur. kadın da bu aşkı geri çevirmez ve birlikte güzel bir hayat sürmeye başlarlar. bir gün evlenmeye karar verdiklerinde jeanny, adamın bir mafya üyesi olduğunu öğrenir ama bu çok sevdiği adamdan da vazgeçemez. jeanny, malum mafyanın işlerinden dolayı, sevdiği adamın mafyayı bırakmasını ister ve adam da bunu kabul eder. fakat mafya bunu kendisine yediremez ve adamın geri dönmesi gerektigi çağrısında bulunur. adam ise aşkı seçer. bunun üzerine mafya, jeanny'i öldürür ve suçu adamın üstüne yıkar. adam ömür boyu hapse mahkum olur. fakat adamın umrunda olan tek şey; jeanny'nin ölümü, onun yokluğudur. ve bir gün hapishanede bu şarkının sözlerini yazar, ardından da intihar eder. kodesinde ölü bulunduğunda, yatağının üzerine bıraktığı notta bu şarkının sözleri yazılıdir.
devamını gör...
bkm kitap
kirli ve hasarlı kitap gönderen kitap sitesi.
daha önce tek seferde 10 civarı kitap siparişi vermiştim. paketin içinde birbirlerine girmişlerdi ama çoğunu çok uygun fiyata aldığım için umursamamıştım. geçen hafta bazı durumlardan dolayı tekrar bir sipariş vermek durumunda kaldım. tek bir kitap siparişi verdim ve kitap sorunsuz gelsin diye güzelce uyardım. fakat ne yazık ki kitap kirli ve yamulmuş olarak geldi. kendilerine yazdım. özür dileyip iade koşulları için whatsappa yönlendirdiler. iade edersem daha mutsuz olacağım için kabul etmedim. kitabı iyice sildim, şimdi duruşunu düzeltmekle uğraşıyorum. bugünden itibaren bir daha bkmden asla sipariş vermeyeceğim.
daha önce tek seferde 10 civarı kitap siparişi vermiştim. paketin içinde birbirlerine girmişlerdi ama çoğunu çok uygun fiyata aldığım için umursamamıştım. geçen hafta bazı durumlardan dolayı tekrar bir sipariş vermek durumunda kaldım. tek bir kitap siparişi verdim ve kitap sorunsuz gelsin diye güzelce uyardım. fakat ne yazık ki kitap kirli ve yamulmuş olarak geldi. kendilerine yazdım. özür dileyip iade koşulları için whatsappa yönlendirdiler. iade edersem daha mutsuz olacağım için kabul etmedim. kitabı iyice sildim, şimdi duruşunu düzeltmekle uğraşıyorum. bugünden itibaren bir daha bkmden asla sipariş vermeyeceğim.
devamını gör...
politik doğruculuk
özellikle gerçeklerle baş edemeyen sol gerici tayfa çok kullanılır bunu
tanım olarak:
modern dünyanın buhranıdır.
insanlar akıllarını başlarına alıp mantıklı düşünmezlerse ileride çok büyük sorunlar ortaya çıkacak.
kavramın sınırlarının kişinin keyfine göre oluşturulduğu, hastalıklı, kanser fikirlerini dünyaya yapabilmek için arkasına saklandığı bir kavramdır.
politik doğruculuk safsatası adı arkasında insanlar kendi kendilerini öylesine sansürlemeye başladılar ki artık bilim "insan"ları* bile çeşitli alanlarda araştırma yapamaz hale geldi. herkesin mutluluğu adı altında ne bir eleştiri yapabiliyorsun ne bir fikir beyan edebiliyorsun. işin en kötü tarafı da bu hastalıklı, zihinsel problemli insanların büyük sosyal medya mecralarında inanılmaz destek görüyor oluşu.
iş artık öyle bir noktaya geldi ki
"normal dışı, ırk, din, cinsiyet, fikir" gibi kelimeler kullanılamaz hale getirildi. dediğiniz an direk linç yiyorsunuz. eğer ünlü biriyseniz kariyeriniz bitiyor, toplumdan dışlanıyorsunuz (sizin dediğiniz gerçek olsa bile)bu olgu sadece sosyal medyada değil çarşı pazarda da inanılmaz bir linç tayfası yarattı. insan "bunun" yerine "onu" tercih edemiyor. bu fikir yanlıştır diyemiyor. dedirtmiyorlar adama. derse " bunun " düşmanı, "bunu" öldürün dedi, kahrolsun "bu" dedi gibi gösteriliyor ve kasıtlı olarak öyle algı oluşturuluyor. (şu an bunu yazarken bile sinirden elim ayağım titriyor)
şunu dinlerseniz politik doğruculuğun uzun vadede ne kadar tehlikeli olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz
tanım olarak:
modern dünyanın buhranıdır.
insanlar akıllarını başlarına alıp mantıklı düşünmezlerse ileride çok büyük sorunlar ortaya çıkacak.
kavramın sınırlarının kişinin keyfine göre oluşturulduğu, hastalıklı, kanser fikirlerini dünyaya yapabilmek için arkasına saklandığı bir kavramdır.
politik doğruculuk safsatası adı arkasında insanlar kendi kendilerini öylesine sansürlemeye başladılar ki artık bilim "insan"ları* bile çeşitli alanlarda araştırma yapamaz hale geldi. herkesin mutluluğu adı altında ne bir eleştiri yapabiliyorsun ne bir fikir beyan edebiliyorsun. işin en kötü tarafı da bu hastalıklı, zihinsel problemli insanların büyük sosyal medya mecralarında inanılmaz destek görüyor oluşu.
iş artık öyle bir noktaya geldi ki
"normal dışı, ırk, din, cinsiyet, fikir" gibi kelimeler kullanılamaz hale getirildi. dediğiniz an direk linç yiyorsunuz. eğer ünlü biriyseniz kariyeriniz bitiyor, toplumdan dışlanıyorsunuz (sizin dediğiniz gerçek olsa bile)bu olgu sadece sosyal medyada değil çarşı pazarda da inanılmaz bir linç tayfası yarattı. insan "bunun" yerine "onu" tercih edemiyor. bu fikir yanlıştır diyemiyor. dedirtmiyorlar adama. derse " bunun " düşmanı, "bunu" öldürün dedi, kahrolsun "bu" dedi gibi gösteriliyor ve kasıtlı olarak öyle algı oluşturuluyor. (şu an bunu yazarken bile sinirden elim ayağım titriyor)
şunu dinlerseniz politik doğruculuğun uzun vadede ne kadar tehlikeli olduğunu daha rahat anlayabilirsiniz
devamını gör...
ders çalışmamak için yapılanlar
masayı toplamakla uğraşıp ha bire ders çalışma programı hazırlamak.
devamını gör...
bab'aziz
yönetmen nacer khemir ait başrollerde parviz shahinkhou ve maryam hamid oynadığı
film, yaşlı bir derviş ile torununun çöldeki hikâyesini anlatıyor. bab'aziz, dervişlerin 30 yılda bir toplandığı yeri bulmak için torunu ile yola çıkar ve hikâye başlar.
yönetmenin "çöl üçlemesi" adını verdiği ilki "çöl gezginleri" ikincisi, "güvercinin gerdanlığı" üçüncüsü, ve en şahanesi ise "bab'aziz" dir. (büyük kapı anlamına gelen bu filmde, andre gide'in "dar kapı"sına herhangi bir atıf var mıdır bilmem? -ki atıf yaptığı bunca eser göz önünde bulundurulduğunda mutlaka olmalı fikrimce.- fakat gide'nin "aşk erdeme açılan en büyük kapıdır ve bu yolu bulabilen insan çok azdır." sözü; tunuslu çöl aşığı bir yönetmenin elinde ancak bu denli efsaneşebilirdi.)
film, muhyiddin ibn arabi, mevlana, feridüddin attar ve ibn hazm gibi sufi düşünürlerin fikirlerinden esinlenilmiş, eserlerinden birebir alıntılanmış birbirinden etkileyici şiirsel diyaloglardan oluşmuştur. kuzey afrika kültürüyle iç içe geçmiş sufizmi ve bu coğrafyadaki bizim bildiğimizin, bize dayatılanın çok ötesinde bambaşka bir islami kültürün en çarpıcı örneğidir fikrimce. zira bunu yönetmenin, "benim babamın dini böyle bir din değil, ben bu film ile babamın alnındaki lekeyi temizlemek istedim!" sözünden anlamak mümkün. filmdeki karakterlerle sembolize edilen değerler incelendiğinde ise yönetmene hayran olmamak mümkün değil.
müzikleri armand amar'a ait olan filmin en hayran olunası sahnesidir ise;
film, yaşlı bir derviş ile torununun çöldeki hikâyesini anlatıyor. bab'aziz, dervişlerin 30 yılda bir toplandığı yeri bulmak için torunu ile yola çıkar ve hikâye başlar.
yönetmenin "çöl üçlemesi" adını verdiği ilki "çöl gezginleri" ikincisi, "güvercinin gerdanlığı" üçüncüsü, ve en şahanesi ise "bab'aziz" dir. (büyük kapı anlamına gelen bu filmde, andre gide'in "dar kapı"sına herhangi bir atıf var mıdır bilmem? -ki atıf yaptığı bunca eser göz önünde bulundurulduğunda mutlaka olmalı fikrimce.- fakat gide'nin "aşk erdeme açılan en büyük kapıdır ve bu yolu bulabilen insan çok azdır." sözü; tunuslu çöl aşığı bir yönetmenin elinde ancak bu denli efsaneşebilirdi.)
film, muhyiddin ibn arabi, mevlana, feridüddin attar ve ibn hazm gibi sufi düşünürlerin fikirlerinden esinlenilmiş, eserlerinden birebir alıntılanmış birbirinden etkileyici şiirsel diyaloglardan oluşmuştur. kuzey afrika kültürüyle iç içe geçmiş sufizmi ve bu coğrafyadaki bizim bildiğimizin, bize dayatılanın çok ötesinde bambaşka bir islami kültürün en çarpıcı örneğidir fikrimce. zira bunu yönetmenin, "benim babamın dini böyle bir din değil, ben bu film ile babamın alnındaki lekeyi temizlemek istedim!" sözünden anlamak mümkün. filmdeki karakterlerle sembolize edilen değerler incelendiğinde ise yönetmene hayran olmamak mümkün değil.
müzikleri armand amar'a ait olan filmin en hayran olunası sahnesidir ise;
devamını gör...
14 şubat 2021 sözlük store indirimi
yılaaaan. efsone günler.
edited: aga yine -hiçbirşey- alamıyorum :(
edited: aga yine -hiçbirşey- alamıyorum :(
devamını gör...
normal sözlük yazarları buluşma yemeği
sofra bezini silkeleme görevini üstleniyorum. kim kolayı getirecek?
devamını gör...
mustafa kemal atatürk
savaştan çıkıp, savaşa girerken bile sürekli eğitimle ilgili çalışmalar yapmaya çalışmış, türk insanını nasıl yükseltirim diye uğraşmış olan başkomutan.
mustafa kemal atatürk’ü en güzel anlatanlardan biri ahmet naç- tedx *
mustafa kemal atatürk’ü en güzel anlatanlardan biri ahmet naç- tedx *
devamını gör...
kafa sözlük
biraz önce yazar oldunuz mesajı ile günümü güzelleştiren platform. mutluluktan ölebilirim.*
devamını gör...
mavi duvar
hepimizin çılgınlar gibi bağıra bağıra söylediği, haramiler şarkısıdır:
duvarları maviye boyadım, maviyi çok seversin
penceremde menekşeler dizili, sularken şarkı söylersin
gramofon da eski alaturka, hoşuna gider bilirim
duvarları maviye boyadım, maviyi çok seversin
penceremde menekşeler dizili, sularken şarkı söylersin
gramofon da eski alaturka, hoşuna gider bilirim
o yaz evinin içinde, denize nazır
sabaha kadar bekledim seni
birden dalgalar dedi ki, gelmeyeceksin
dalgalar dedi ki gelmeyeceksin
birden çıktım viraneden koşa koşa indim kumsala
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
birden çıktım viraneden koşa koşa indim kumsala
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara *
duvarları maviye boyadım, maviyi çok seversin
penceremde menekşeler dizili, sularken şarkı söylersin
gramofon da eski alaturka, hoşuna gider bilirim
duvarları maviye boyadım, maviyi çok seversin
penceremde menekşeler dizili, sularken şarkı söylersin
gramofon da eski alaturka, hoşuna gider bilirim
o yaz evinin içinde, denize nazır
sabaha kadar bekledim seni
birden dalgalar dedi ki, gelmeyeceksin
dalgalar dedi ki gelmeyeceksin
birden çıktım viraneden koşa koşa indim kumsala
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
birden çıktım viraneden koşa koşa indim kumsala
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara
acı acı sövdüm sonra, yüzümü kırbaçlayan rüzgara *
devamını gör...