normal sözlük yazarlarının süper güçleri
düşünce ve niyet okuyorum.
hiç istemiyorum ama psişik güçler kahretsin.
bizi de böyle kabul edin.
hiç istemiyorum ama psişik güçler kahretsin.
bizi de böyle kabul edin.
devamını gör...
asmayıp da besleyelim mi
aklıma hep bu şarkı gelir.çok ta yerinde anlatmışlar..
evreni gördüm
sıkı olaydı
binlerce insan
ölürken "netekim"
bir şey yapmazdı
sadece bakardı
bu kadar kaos
bize fazlaydı ki
erdal'ı gördüm
darağacında
onaltı yaşında
ölürken "netekim"
bir şey yapmazdı
sadece bakardı
sonrası serbest
sonrası pazar...
devamını gör...
kavanoz kapağı açmak
insana çok güzel hissettiren bir eylem. bıçağı sokacaksın kapakla cam arasına bir puffff sesi yükselecek sonra kendinden emin bir şekilde çevireceksin kapağı... anlatırken yükseldim gidip kapak açayım ben.
minnoş bünyeler için edit: güçle alakası yok merak etmeyin. bıçakla havasını alıp çevireceksiniz bu kadar. siz kimselere muhtaç olmayım diye diyorum ben bunları...
minnoş bünyeler için edit: güçle alakası yok merak etmeyin. bıçakla havasını alıp çevireceksiniz bu kadar. siz kimselere muhtaç olmayım diye diyorum ben bunları...
devamını gör...
fakat müzeyyen bu derin bir tutku
- müzeyyen
+ efendim
- hiç adını söylemek hoşuma gidiyor.
gerçekten severim bu ismi eski zamandan kopup gelmiş gibi. filmide güzeldi.
+ efendim
- hiç adını söylemek hoşuma gidiyor.
gerçekten severim bu ismi eski zamandan kopup gelmiş gibi. filmide güzeldi.
devamını gör...
babalar ve oğullar
turgenyev tarafından yazılmış, 1862 yılında yayımlanan ve nihilizmin simgesi haline gelen bazarov karakterine hayat veren kitaptır. okumaktan çok keyif aldığım ölümsüz bir eserdir ayrıca.
kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı yazacağım son kisimda olduğu için -son kısımlar ayrıca hoştu zaten- spoiler olabilir dikkat ediniz.
--! spoiler !--
sevgi,kutsal ve sadık sevgi her şeye kadir değil midir? ah, evet! bu mezarda ne denli tutkulu,günahkar,isyankar bir yürek yatıyor olursa olsun,üzerinde yetişen çiçekler gene de masum gözleriyle uysal, sakin bakar bize: yalnızca ebedi huzurdan, doğanın "kayıtsız", büyük huzurundan değil,ölümsüz barıştan, sonsuz yaşamdan da söz ederler...
babalar ve oğullar ağustos 1862
--! spoiler !--
kitaptan çok sevdiğim bir alıntıyı yazacağım son kisimda olduğu için -son kısımlar ayrıca hoştu zaten- spoiler olabilir dikkat ediniz.
--! spoiler !--
sevgi,kutsal ve sadık sevgi her şeye kadir değil midir? ah, evet! bu mezarda ne denli tutkulu,günahkar,isyankar bir yürek yatıyor olursa olsun,üzerinde yetişen çiçekler gene de masum gözleriyle uysal, sakin bakar bize: yalnızca ebedi huzurdan, doğanın "kayıtsız", büyük huzurundan değil,ölümsüz barıştan, sonsuz yaşamdan da söz ederler...
babalar ve oğullar ağustos 1862
--! spoiler !--
devamını gör...
17 gün boyunca alkol satışının yasaklanması
islamcılara asla fırsat verilmemesi gerektiğini gösteren yasaktır. neyse ki az kaldı, sonları gelecek. yaşlılar öldükçe ve internet çağında büyüyen çocuklar oy verme yaşına geldikçe hiçbir şansları yok. 2 yıl sonra olmasa da 5 yıl sonra, gidecekler. bu günler de bize ders olmalı ve din konusunda asla islamcılara fırsat verilmemesinin gerekliliği bir daha asla sorgulanmamalı.
islamcılar herkes kendi gibi yaşasın ister, başkasına tahammülü yoktur. bu yasak da bunun en büyük kanıtlarından biridir.
islamcılar herkes kendi gibi yaşasın ister, başkasına tahammülü yoktur. bu yasak da bunun en büyük kanıtlarından biridir.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
yalnızlık bir lanet bence; alışınca en ufak bir müdahale en ufak bir öneri batıyor insana. kesinlikle yalnızlığın kader olduğunu düşünmüyorum bence yalnızlık seçimdir. burada kendini toplumdan soyutlaştırıp izole olmayı kastetmiyorum. insanın kendini bulabileceği, keşfedebileceği ve bunu bir süreç içinde sağlıklı bir şekilde yapabileceği en rahat durum. yeter ki bu anın kıymetini bilip uygun şekilde değerlendirsin insan.
devamını gör...
riders on the storm
bu şarkı jim morrison'un kaydettiği son albüm olan l.a. woman'ın kapanış şarkısıdır. albümü kaydettikten sonra morrison fransa'ya gider ve pariste aşırı dozdan hayata veda eder. adeta dünyaya veda şarkısıdır.
kendi yazdığı sözlerden killer on the road; morrison'ın cinayet işleyecek olan bir otostopçu rolünü oynayacağı the hitchhiker (an american pastoral) senaryosuna bir göndermedir.
girl you gotta love your man derken uzun süredir sevgilisi olan pamela courson'a umutsuz bir yakarışta bulunur.
kendi yazdığı sözlerden killer on the road; morrison'ın cinayet işleyecek olan bir otostopçu rolünü oynayacağı the hitchhiker (an american pastoral) senaryosuna bir göndermedir.
girl you gotta love your man derken uzun süredir sevgilisi olan pamela courson'a umutsuz bir yakarışta bulunur.
devamını gör...
bıçaklı saldırıya karşı yapılacaklar
hadhahdahdhhahahahaahahahahahah kafa sözlükte net ama net en çok eğlendiğim başlık budur. ne güzel yazmışsınız minnoş minnoş. teknik falan.
sakın ama sakın bu başlıkta yazanları uygulamayın. tek yapmanız gereken şeyi söylüyorum. telefon, cüzdan, para ne varsa vermek. dört yıl önce olsa farklı bir şeyler söylerdim ama günümüzde durum maalesef böyle. sakın karşı koymaya çalışmayın. ne diyorsa yapın. sebep ?
üç arkadaşımı aynı anda bıçakladılar. tek başına adam on yeni evet bildiğimiz 17 bıçak darbesi attı benim arkadaşlarıma. biri karaciğerinden bıçaklandı. bel üstü bıçaklı yaralamalar adam öldürmeye teşebbüse giriyor zaten. adamın 38 tane dosyası var. hırsızlık, gasp, adam yaralama, uyuşturucu ne ararsan var. bu adam hapis yatsın diye kimleri araya sokmadık. makam mevki söylemeyeceğim ama odası 200 metre kare hukuk adamlarının yanına girdik çıktık anlattık. araya adam soktuk. sekiz yıl ceza anca aldırdık. 2017'de yasa çıktı zaten. yarısını yatıyor. on yıl altı olduğu için açık cezaevine sevk direkt. pandemide açık cezaevindekileri saldılar direkt. adama sadece 6 ay hapis yatırabildik. adam dışarda şuan.
siz sanıyor musunuz karşınızdaki insan bunu bilmiyor ? hepimizden iyi biliyor merak etmeyin. bu ülkede adam bıçaklamanın bir cezası yok. istediğiniz avukata gidin sorun bir yıldan fazla yatan yoktur. yatamaz, istese bile yatamaz hukuk izin vermiyor. adam öldürsen bile uzun süre yatamıyorsun. yirmi yıl yiyorsun on yıl yatarın oluyor. iki yıl denetime giriyorsun. kaldı sekiz. bir yasa, iyi hal max 6 yıl içerdesin. haaaa asıl mevzu cezayı nasıl yattığınız zaten, onu da anlatayım size.
atıyorum ankara'da mamak cezaevinde 25 yıl yatarın var. adam öldürmüşsün. hemen başkent üniversitesine gidiyorsun ben okuyacağım hesabına parasını veriyorsun. gidip dersleri alıyorsun. sabah ilk ders kaçta sabah 08:00 da. sabah 6'da çıkarsın, akşam cezaevine dönersin 18:00'da. beş gün boyunca gündüzleri bildiğin kızılay'da orada burada gezersin. okuma yazman mı yok önemli değil. hemen revir yazdırırsın kendine. bir gün dışarda takılırsın. gardiyana bir sigara. o gün serbestsin. bak adam öldürdüğünde olanlar bunlar. adam yaralama direkt özgürlük.
yani o yüzden bu tür aksiyonlara girmeyiniz. inanın cebinizdeki beş bin liralık telefon yaşayacaklarınız yanında hiç bir şey. ha adam seni öldürmeye geldi. dene şansını. dişlerini kullan. inan bana çenenin kuvvetine şaşıracaksın.
kesin bu tavsiyeyi al. korkman lazım. kaçman lazım. unutma bu ülkede 2 karısını öldüren adam tv programında yeniden eş arıyor. al bak.
seni bıçaklayana hiç bir şey olmaz. hiç hem de. o yüzden boşuna aksiyona girmeyin. bunu herkes biliyor zaten. bak yüzde doksan ihtimalle bacağından bıçaklanacaksın. ölmeyeceksin ama gene de değmez. kesin bilgi, test edildi. bırak bu savaşı.
edit: şu bıçak tutan eli tutma mevzu ne ünlenmiş be.* yazıksal biraz. elinden parmak kaybetmek isteyen buyursun denesin. bacağınıza ki ilk burası hedef alınır. üç bıçak darbesi yemeniz, ki bunlar çizik değil saplama. tam iki saniye. iki saniyede üç bıçak yiyorsun bacağına. buyur gel dene elinden tutmayı. denemeyiniz. denemeyiniz. denemeyiniz. karşında ki adam daha önce bu işi yaptı, güven bana.
sakın ama sakın bu başlıkta yazanları uygulamayın. tek yapmanız gereken şeyi söylüyorum. telefon, cüzdan, para ne varsa vermek. dört yıl önce olsa farklı bir şeyler söylerdim ama günümüzde durum maalesef böyle. sakın karşı koymaya çalışmayın. ne diyorsa yapın. sebep ?
üç arkadaşımı aynı anda bıçakladılar. tek başına adam on yeni evet bildiğimiz 17 bıçak darbesi attı benim arkadaşlarıma. biri karaciğerinden bıçaklandı. bel üstü bıçaklı yaralamalar adam öldürmeye teşebbüse giriyor zaten. adamın 38 tane dosyası var. hırsızlık, gasp, adam yaralama, uyuşturucu ne ararsan var. bu adam hapis yatsın diye kimleri araya sokmadık. makam mevki söylemeyeceğim ama odası 200 metre kare hukuk adamlarının yanına girdik çıktık anlattık. araya adam soktuk. sekiz yıl ceza anca aldırdık. 2017'de yasa çıktı zaten. yarısını yatıyor. on yıl altı olduğu için açık cezaevine sevk direkt. pandemide açık cezaevindekileri saldılar direkt. adama sadece 6 ay hapis yatırabildik. adam dışarda şuan.
siz sanıyor musunuz karşınızdaki insan bunu bilmiyor ? hepimizden iyi biliyor merak etmeyin. bu ülkede adam bıçaklamanın bir cezası yok. istediğiniz avukata gidin sorun bir yıldan fazla yatan yoktur. yatamaz, istese bile yatamaz hukuk izin vermiyor. adam öldürsen bile uzun süre yatamıyorsun. yirmi yıl yiyorsun on yıl yatarın oluyor. iki yıl denetime giriyorsun. kaldı sekiz. bir yasa, iyi hal max 6 yıl içerdesin. haaaa asıl mevzu cezayı nasıl yattığınız zaten, onu da anlatayım size.
atıyorum ankara'da mamak cezaevinde 25 yıl yatarın var. adam öldürmüşsün. hemen başkent üniversitesine gidiyorsun ben okuyacağım hesabına parasını veriyorsun. gidip dersleri alıyorsun. sabah ilk ders kaçta sabah 08:00 da. sabah 6'da çıkarsın, akşam cezaevine dönersin 18:00'da. beş gün boyunca gündüzleri bildiğin kızılay'da orada burada gezersin. okuma yazman mı yok önemli değil. hemen revir yazdırırsın kendine. bir gün dışarda takılırsın. gardiyana bir sigara. o gün serbestsin. bak adam öldürdüğünde olanlar bunlar. adam yaralama direkt özgürlük.
yani o yüzden bu tür aksiyonlara girmeyiniz. inanın cebinizdeki beş bin liralık telefon yaşayacaklarınız yanında hiç bir şey. ha adam seni öldürmeye geldi. dene şansını. dişlerini kullan. inan bana çenenin kuvvetine şaşıracaksın.
kesin bu tavsiyeyi al. korkman lazım. kaçman lazım. unutma bu ülkede 2 karısını öldüren adam tv programında yeniden eş arıyor. al bak.
seni bıçaklayana hiç bir şey olmaz. hiç hem de. o yüzden boşuna aksiyona girmeyin. bunu herkes biliyor zaten. bak yüzde doksan ihtimalle bacağından bıçaklanacaksın. ölmeyeceksin ama gene de değmez. kesin bilgi, test edildi. bırak bu savaşı.
edit: şu bıçak tutan eli tutma mevzu ne ünlenmiş be.* yazıksal biraz. elinden parmak kaybetmek isteyen buyursun denesin. bacağınıza ki ilk burası hedef alınır. üç bıçak darbesi yemeniz, ki bunlar çizik değil saplama. tam iki saniye. iki saniyede üç bıçak yiyorsun bacağına. buyur gel dene elinden tutmayı. denemeyiniz. denemeyiniz. denemeyiniz. karşında ki adam daha önce bu işi yaptı, güven bana.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yetenekli olduğu konular
-sıfır.
+hiç mi yok?
-hiç yok.
+çokzel.
benim payıma düşeni başkalarının aldığını düşündüğüm için sıfır yetenekle yerimi aldığım başlık. *
+hiç mi yok?
-hiç yok.
+çokzel.
benim payıma düşeni başkalarının aldığını düşündüğüm için sıfır yetenekle yerimi aldığım başlık. *
devamını gör...
devlet bahçeli bir tutarlılık örneğidir
tutarlılık mı adam tutarlılığa tepki olarak dogmuus.
devamını gör...
y kuşağı
1980'lerin başlarından 1990'ların ortalarına veya 2000'lerin başlarına kadar doğanları bu kuşağa dahil ederler.
y kuşağı analizi;
-yeniliklere açıktırlar.
- teknolojiyi yakından takip ederler.
-kolaylıkla teknolojiye ayak uydururlar.
- genellikle farkındalığı yüksek kişilerdir.
- araştırmaya ve sorgulamaya meraklı olurlar.
- yaratıcılardır.
y kuşağı analizi;
-yeniliklere açıktırlar.
- teknolojiyi yakından takip ederler.
-kolaylıkla teknolojiye ayak uydururlar.
- genellikle farkındalığı yüksek kişilerdir.
- araştırmaya ve sorgulamaya meraklı olurlar.
- yaratıcılardır.
devamını gör...
sözlükten birine ciddi ciddi aşık olmak
vay arkadas neler neler yaşamışlar. bana "iyi ki boş beleş yaşıyorum" dedirttiniz.
devamını gör...
pamuk gibi yapan şeyler
uyandıktan sonra içilen ilk sigara.
devamını gör...
varoluşçuluk
(bkz: egzistansiyalizm)
egzistansiyalist ne ahlaki değerlere ne de tanrıya inanır o insanın vicdanının olduğunu iyi bir iş yaparsa onu güzelleştirdiğini teskin edip huzurlu kıldığını ancak kötü işin vicdanı sızlattığını söylüyor. peki "varoluş özden önce gelir" diyen egzistansiyalizme şöyle bir soru yöneltirsek:
vicdan varlığın mı yoksa özün, mahiyetin, sıfatın mı bir parçasıdır?
çok açıktır ki vicdan özün bir parçasıdır ve sonradan kazanılan bir sıfattır. her insanda bulunan ve doğuştan gelen bir mahiyet değildir.
eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur. yani biz insanlar bazı şeyler yaparız ve bu, bu şekilde birikerek ilerler. daha sonra bu yaptıklarımızın bir kısmına iyi bir kısmına kötü deriz. iyilik ve kötülük eylem ve uygulamalardan sonra vücuda gelir. bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır. yanisi şu:
iyiliğe ve kötülüğe karar veren "delilleri" yani "bu iyidir, bu kötüdür" dememizi sağlayan şeyleri zaman içerisinde insanların uygulamaları ortaya çıkartmıştır. ve toplumdan topluma doğru ve yanlış kavramları farklılık gösterir. bu yalnızca teizmde geçersizdir.
egzistansiyalizm'de neyin iyi neyin kötü olduğu belli değildir. bir dindar birey tanrı beğenmiyor diye şu iş kötü diyebiliyor, bir radikalist bu işi ahlaki değerler mekanizması ile ölçüp değerlendiriyor ve kötü ya da iyi olduğunu söyleyebiliyor fakat ne yargıya ne tanrıya ne alaka ne de maneviyata inanan egzistansiyalizm hiçbir işin iyi ya da kötü olduğunu söyleyemiyor. zira hiçbir şey insanın eyleminden önce yok ki insanın eylemini onunla ölçüp değerlendirelim.
egzistansiyalizm'in dediği gibi vicdan iyilikte ve kötülükte belirleyici delil olamaz.
egzistansiyalizm'de eylemleri, uygulamaları, işleri iyi ve kötü delillerle ölçmek mümkün değildir. çünkü eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur yani iyi ve kötü deliler de eylem veya uygulamadan sonra vücuda gelir bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır.
eğer bir kimse kötü bir iş yapar fakat iyi bir niyeti varsa iyidir. sartre'dan hangi sebeple iyi niyetin kötü niyetten daha iyi olduğu sorulduğu zaman bir açıklaması yoktur. egzistansiyalist insana özgürlük verdiği ve sonra sorumluluğu arttırdığı ve sorumluluğun var dediği zaman bu sorumluluk kime karşı olmalıdır, kimin karşısında olduğunu söylemeksizin sorumluluğun bir manası yoktur. sorumluluk bir kişinin bir kimseden sorması ve neticede insanın sorumluluk hissetmesi demektir. egzistansiyalizme tanrının da vicdanında olmadığını söylendiği zaman insanı kime karşı sorumlu tutuyor. kimim karşısında olduğunu söylemeksizin sorumlu tutulmanın bir manası yoktur. egzistansiyalist sorumlu tutuluyor ama soran olmadan sorumlu tutan olmaksızın sorumlu tutuluyor.
kısaca egzistansiyalizm sıçmış sıvamış dolayısıyla evrensel ve toplumsal değer yargılarını ortaya koyamamıştır.
egzistansiyalist ne ahlaki değerlere ne de tanrıya inanır o insanın vicdanının olduğunu iyi bir iş yaparsa onu güzelleştirdiğini teskin edip huzurlu kıldığını ancak kötü işin vicdanı sızlattığını söylüyor. peki "varoluş özden önce gelir" diyen egzistansiyalizme şöyle bir soru yöneltirsek:
vicdan varlığın mı yoksa özün, mahiyetin, sıfatın mı bir parçasıdır?
çok açıktır ki vicdan özün bir parçasıdır ve sonradan kazanılan bir sıfattır. her insanda bulunan ve doğuştan gelen bir mahiyet değildir.
eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur. yani biz insanlar bazı şeyler yaparız ve bu, bu şekilde birikerek ilerler. daha sonra bu yaptıklarımızın bir kısmına iyi bir kısmına kötü deriz. iyilik ve kötülük eylem ve uygulamalardan sonra vücuda gelir. bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır. yanisi şu:
iyiliğe ve kötülüğe karar veren "delilleri" yani "bu iyidir, bu kötüdür" dememizi sağlayan şeyleri zaman içerisinde insanların uygulamaları ortaya çıkartmıştır. ve toplumdan topluma doğru ve yanlış kavramları farklılık gösterir. bu yalnızca teizmde geçersizdir.
egzistansiyalizm'de neyin iyi neyin kötü olduğu belli değildir. bir dindar birey tanrı beğenmiyor diye şu iş kötü diyebiliyor, bir radikalist bu işi ahlaki değerler mekanizması ile ölçüp değerlendiriyor ve kötü ya da iyi olduğunu söyleyebiliyor fakat ne yargıya ne tanrıya ne alaka ne de maneviyata inanan egzistansiyalizm hiçbir işin iyi ya da kötü olduğunu söyleyemiyor. zira hiçbir şey insanın eyleminden önce yok ki insanın eylemini onunla ölçüp değerlendirelim.
egzistansiyalizm'in dediği gibi vicdan iyilikte ve kötülükte belirleyici delil olamaz.
egzistansiyalizm'de eylemleri, uygulamaları, işleri iyi ve kötü delillerle ölçmek mümkün değildir. çünkü eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur yani iyi ve kötü deliler de eylem veya uygulamadan sonra vücuda gelir bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır.
eğer bir kimse kötü bir iş yapar fakat iyi bir niyeti varsa iyidir. sartre'dan hangi sebeple iyi niyetin kötü niyetten daha iyi olduğu sorulduğu zaman bir açıklaması yoktur. egzistansiyalist insana özgürlük verdiği ve sonra sorumluluğu arttırdığı ve sorumluluğun var dediği zaman bu sorumluluk kime karşı olmalıdır, kimin karşısında olduğunu söylemeksizin sorumluluğun bir manası yoktur. sorumluluk bir kişinin bir kimseden sorması ve neticede insanın sorumluluk hissetmesi demektir. egzistansiyalizme tanrının da vicdanında olmadığını söylendiği zaman insanı kime karşı sorumlu tutuyor. kimim karşısında olduğunu söylemeksizin sorumlu tutulmanın bir manası yoktur. egzistansiyalist sorumlu tutuluyor ama soran olmadan sorumlu tutan olmaksızın sorumlu tutuluyor.
kısaca egzistansiyalizm sıçmış sıvamış dolayısıyla evrensel ve toplumsal değer yargılarını ortaya koyamamıştır.
devamını gör...
en sevilen nazan öncel şarkısı
(bkz: erkekler de yanar)
devamını gör...
iyi erkeklerin nerede olduğu problemi
her yerdeler. bu nasıl bir tatavadır, sanki hiç iyi erkek kalmamış gibi sürüp gidiyor ya. biraz kafalarımızın netleşmesi lazım.
öncelikle, benim sosyal çevrem çok geniştir. her nesepten her meşrepten insanla iletişim kurdum. o kadar çok iyi erkek var ki anlatamam. çoğunun sevgilisi yok, bazıları evlendi ve mutlular. herkesin bir aşk acısı var. herkes kalbine bir sevda gömmek zorunda kalmış ve sağa sola açılmaktan imtina ediyorlar. neden ? çünkü bu insanların kafasına, bazı kadınların tutarsız davranışları yüzünden, iyi bir insan olmak, sahiplenmek ilişki dünyasında kişiye negatif yazılmış. iyiysen, mülayimsen, birazcık kafa dinginliğini seviyorsan "ilişki dünyasında yerin yok" olayına dönmüş.
en kötüsü de "seven insan olma" "sen çok seven olma da ne olursa olsun" gibi şeyler var. geçenlerde kalabalık bir arkadaş grubuyla muhabbet ederken "abi ben tekrar aşık olmak istiyorum, güzel bir şey ya" dedim diye "aşık ol da gör ebeyin hörekesini" "hayatını gaydırır valla" "seni avucunun içine alır sonra hamur gibi yoğurup duvara fırlatır(haha, mübalaga)" gibi şeyler söylendi. insanlar sevmekten çok korkuyor. bu durumun karakterlerle alakası yok aslında. iyi insanlar her yerdeler, bunun kadını erkeği yok. lakin sosyal medya etkisi mi diyelim, ülke ekonomisinin sosyal yaşama etkisi mi yoksa gençliğin kültürüne yabancılaşması mı diyelim bilmiyorum. belki hepsi buna sebep oluyor ama ortada bir "birini sevmenin tehlikeli bir yatırım olduğu" düşüncesi var.
bu dengesizlik, ciddi bir mutsuzluğa sebep oluyor. herkesin dilinde aynı şey: "iyi kadın yok, iyi erkek yok. neredeler ? atlara binip gittiler, p.çlere kaldık" falan. bir zamanlar ben de böyleydim. sevgiden, insanlardan çok korkardım. ancak yaşam, bana hayatın ne kadar zalim olabileceğini gösterdiğinde daha iyi anlamaya başladım. diplerden baktığınızda, hayattaki beklentilerinizi düşürdüğünüzde insanların aslında çok güzel olduklarını anlıyorsunuz. birileri bir yerlerde kötülük peşinde koşuyor olabilir ama bu ayrımı yapmak da tecrübeyle alakalı bir durum. iyi insanları artık anlayacak yaşa geldik. mimiklerinden, bakışlarından bile bir insanın şeytana mı meleğe mi hizmet ettiğini anlayabiliyorsunuz.
iyi erkekler her yerdeler. fiziksel, psikolojik şiddet hayatında hiçbir şekilde var olmayan, karıncayı bile incitmeyecek, içinde bulunduğu toplumun yasalarına uyan, ülkesini, milletini seven, zorluklara cesurca göğüs germiş ve hayat tarafından pişirilmiş erkekler var. bu insanlar hayat kavgasıyla meşgul olduklarından bir yerlerden sizle temas kuramıyor olabilirler. bir insanla tanışmanın iyice zorlaştığı bir dönemde "tacizci" denilerek ifşa edilmek istemiyor olabilirler. ancak emin olun her yerdeler. sevdikleri için ne fedakarlıklar yapan insanlar var duyduğumuzda, gördüğümüzde şaşırtır bizleri.
modern dünyanın korkunçluğu ruhunuzu esir etmesin. iyi insanlara ve güzel bir yaşamın varlığına inanın, inanmak zorundayız.
öncelikle, benim sosyal çevrem çok geniştir. her nesepten her meşrepten insanla iletişim kurdum. o kadar çok iyi erkek var ki anlatamam. çoğunun sevgilisi yok, bazıları evlendi ve mutlular. herkesin bir aşk acısı var. herkes kalbine bir sevda gömmek zorunda kalmış ve sağa sola açılmaktan imtina ediyorlar. neden ? çünkü bu insanların kafasına, bazı kadınların tutarsız davranışları yüzünden, iyi bir insan olmak, sahiplenmek ilişki dünyasında kişiye negatif yazılmış. iyiysen, mülayimsen, birazcık kafa dinginliğini seviyorsan "ilişki dünyasında yerin yok" olayına dönmüş.
en kötüsü de "seven insan olma" "sen çok seven olma da ne olursa olsun" gibi şeyler var. geçenlerde kalabalık bir arkadaş grubuyla muhabbet ederken "abi ben tekrar aşık olmak istiyorum, güzel bir şey ya" dedim diye "aşık ol da gör ebeyin hörekesini" "hayatını gaydırır valla" "seni avucunun içine alır sonra hamur gibi yoğurup duvara fırlatır(haha, mübalaga)" gibi şeyler söylendi. insanlar sevmekten çok korkuyor. bu durumun karakterlerle alakası yok aslında. iyi insanlar her yerdeler, bunun kadını erkeği yok. lakin sosyal medya etkisi mi diyelim, ülke ekonomisinin sosyal yaşama etkisi mi yoksa gençliğin kültürüne yabancılaşması mı diyelim bilmiyorum. belki hepsi buna sebep oluyor ama ortada bir "birini sevmenin tehlikeli bir yatırım olduğu" düşüncesi var.
bu dengesizlik, ciddi bir mutsuzluğa sebep oluyor. herkesin dilinde aynı şey: "iyi kadın yok, iyi erkek yok. neredeler ? atlara binip gittiler, p.çlere kaldık" falan. bir zamanlar ben de böyleydim. sevgiden, insanlardan çok korkardım. ancak yaşam, bana hayatın ne kadar zalim olabileceğini gösterdiğinde daha iyi anlamaya başladım. diplerden baktığınızda, hayattaki beklentilerinizi düşürdüğünüzde insanların aslında çok güzel olduklarını anlıyorsunuz. birileri bir yerlerde kötülük peşinde koşuyor olabilir ama bu ayrımı yapmak da tecrübeyle alakalı bir durum. iyi insanları artık anlayacak yaşa geldik. mimiklerinden, bakışlarından bile bir insanın şeytana mı meleğe mi hizmet ettiğini anlayabiliyorsunuz.
iyi erkekler her yerdeler. fiziksel, psikolojik şiddet hayatında hiçbir şekilde var olmayan, karıncayı bile incitmeyecek, içinde bulunduğu toplumun yasalarına uyan, ülkesini, milletini seven, zorluklara cesurca göğüs germiş ve hayat tarafından pişirilmiş erkekler var. bu insanlar hayat kavgasıyla meşgul olduklarından bir yerlerden sizle temas kuramıyor olabilirler. bir insanla tanışmanın iyice zorlaştığı bir dönemde "tacizci" denilerek ifşa edilmek istemiyor olabilirler. ancak emin olun her yerdeler. sevdikleri için ne fedakarlıklar yapan insanlar var duyduğumuzda, gördüğümüzde şaşırtır bizleri.
modern dünyanın korkunçluğu ruhunuzu esir etmesin. iyi insanlara ve güzel bir yaşamın varlığına inanın, inanmak zorundayız.
devamını gör...


