fransızcadan türkçeye geçmiş kelimeler
pantolon, ceket, doktor, televizyon, radyo,çekomastik silikon, bilimum on ile biten kelimeler vb.
devamını gör...
tüm yazarların profilinde kurucu yazması
"kafa sözlük'te egemenlik, kayıtsız şartsız kalemlerindir." diyen yönetimin ülkenin kurucu heyetine bir hatırlatmada bulunarak 101 yıl öncenin atmosferine bizleri taşıması güzel bir jesttir. burada yazsan da yazmasan da üye olup beş on tanım girerek sözlüğe dahil olduysan kurucusun. bu ülkede doğup onun için az veya çok bir şeyler yaptıysan bu millettensin ve egemenlik kayıtsız şartsız senindir. bir makam, güç, şöhret, soy, unvan değil burada yaşıyorsan bu vatanın yoldaşı, kurucu kalemisin.
bu fikirler ne kadar ince, hoş ve tatlıdır. ancak bazıları kendilerini lordlar kamarasında görerek diğerlerine avam kamarası muamelesinde bulunması da ayrı bir meseledir. işte kurucu meclis bu havayı ortadan kaldırdı. yoldaş ve saz arkadaşları sanırım o günü bize tekrar hatırlatıyor.
bu fikirler ne kadar ince, hoş ve tatlıdır. ancak bazıları kendilerini lordlar kamarasında görerek diğerlerine avam kamarası muamelesinde bulunması da ayrı bir meseledir. işte kurucu meclis bu havayı ortadan kaldırdı. yoldaş ve saz arkadaşları sanırım o günü bize tekrar hatırlatıyor.
devamını gör...
agora meyhanesi radyo yayını
artık sözlükte, küçük bir ailenin bazen birbirini mutlu eden, bazen birbiriyle ufak çekişmeler yaşayan üyeleri gibiyiz. bu yüzden bu programı, hiç tanımadığınız insanların profesyonel bir kaydı gibi değil, içinizden birilerinin, dostlarınızın yaptığı ufak bir sohbet gibi keyifle dinleyebileceğinizi umuyoruz ve hepinizi yarı ciddi, yarı sohbet havasındaki bu yayınımızda, agora meyhanesi'nde görmeyi umuyoruz.
ilk yayının günahı olmaz. mutlaka hatalarımız, eksiklerimiz olacaktır. siz hobi olarak yine biraz vurun tabi ama ölümüne de vurmayın ki hayatta kalabilelim ve önümüzdeki yayınlarda eksiklerimizi gidererek sizlere daha keyifli sohbetler dinletebilmek için şansımız olsun. *
ilk yayının günahı olmaz. mutlaka hatalarımız, eksiklerimiz olacaktır. siz hobi olarak yine biraz vurun tabi ama ölümüne de vurmayın ki hayatta kalabilelim ve önümüzdeki yayınlarda eksiklerimizi gidererek sizlere daha keyifli sohbetler dinletebilmek için şansımız olsun. *
devamını gör...
başkası adına utanmak
özellikle gündüz programlarında bolca yaşanan histir.
(bkz: palu ailesi)
(bkz: palu ailesi)
devamını gör...
atatürk'ün en sevilen sözü
vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.
devamını gör...
inançsız olduğu halde kötü alışkanlıkları olmayan insan
inanç kavramının kötü alışkanlıklarla alakası yok.
devamını gör...
sizi saraylarda yaşatacağım diyerek sözünü tutmak
abimin üniversite okurken anneme verdiği söz ve şuan işsiz.
devamını gör...
normal bir kadıköy beyefendisi
söndürün kalbimi
gidiyor gönlümün efendisi
durdurun onsuz olamam artık
yaktığın gururumu
uzaktan uzağa dayanamam
hiç kimselere yaramam artık
bu şarkı benden sana gelsin güzel insan çok duygulandım. elveda güzel insan elveda...
gidiyor gönlümün efendisi
durdurun onsuz olamam artık
yaktığın gururumu
uzaktan uzağa dayanamam
hiç kimselere yaramam artık
bu şarkı benden sana gelsin güzel insan çok duygulandım. elveda güzel insan elveda...
devamını gör...
kafamda kentsel dönüşümler
2020 yılına damga vuran hit şarkılar arasında yerini aldı. bu şarkıyı dinleyen müzikseverler tarafından şarkının akor ve şarkı sözleri merak konusu olmuş.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
(bkz: say hi to my little friend)
z kuşağı şahsımı kahkahalara boğan istektir. buradayız, burada olacağız, bizden rahatsız olan boomerlara inat varlığımızı sizlere hatırlatacağız.
nedir bu nesil kavgası, azıcık gelişin, azıcık zeka belirtisi gösterin artık. hani kafa sözlükte ayrışma, ötekileştirme yoktu? eğer varsa buradan gitmesi gereken onuruyla yazarlık yapan z kuşağı değil, sizsiniz. hadi bakalım let the challenge begin
z kuşağı şahsımı kahkahalara boğan istektir. buradayız, burada olacağız, bizden rahatsız olan boomerlara inat varlığımızı sizlere hatırlatacağız.
nedir bu nesil kavgası, azıcık gelişin, azıcık zeka belirtisi gösterin artık. hani kafa sözlükte ayrışma, ötekileştirme yoktu? eğer varsa buradan gitmesi gereken onuruyla yazarlık yapan z kuşağı değil, sizsiniz. hadi bakalım let the challenge begin
devamını gör...
yazarların en eften püften başarıları
lisedeyken rusya temel bilimler olimpiyatı biyoloji dalında derece alıp mülakata çağırıldım. canım okulum başka bir ilde gerçekleşecek olan mülakata beni hazırlamak şöyle dursun sınav haftasıyla çakıştığı için yoluma taş koymuştu.
devamını gör...
türkiye'den gürcistan'a kaçan hamsiler
hamsi olarak elindeki tüm imkanları kullanmış. bizede taktir etmek düşer kanaatindeyim. yolları bahtları açık olsun. o güzel hamsiler, o güzel denizlerde yüzerek gittiler. kim derdi ki gün gelecek bir hamsiyi kıskanacak insanlar.
ayrıca dayıların son derece elit gürcü hamsisi tartışmasını da hatırlayalım buyrun efenim #ufaktır, ufak
ayrıca dayıların son derece elit gürcü hamsisi tartışmasını da hatırlayalım buyrun efenim #ufaktır, ufak
devamını gör...
elifin öküzü
t: ilk olarak 2002 yılında yayımlanan bir sevan nişanyan eseri.
esin kaynağı, nişanyan cezaevindeyken ali nesin'in ona gönderdiği rené garrus'ün les étymologies surprises adlı kitabıdır. nişanyan'ın belirttiği üzere elifin öküzünün amacı, "oradaki gibi, birbiriyle ilgisiz gibi gözüken kelime çiftlerini ele alıp aralarındaki umulmadık akrabalık ilişkilerini gözler önüne sermeye çalışmak"tır.
kitabın 2016 önsözünde ise nişanyan kitabı "amatörlük dönemi çalışması" olarak gördüğünü ve bunun üzerine birçok düzeltme yaptığını söyler. böylece kitap son şekline kavuşur.
kitapta bir şekilde yolu türkçe ile kesişmiş birçok kelime ele alınır. tahminimce 500'ün üzerinde sözcükten bahsedilmiş. işsiz gibi tek tek saymadım, kuşbakışınca öyle göründü.
nişanyan'ın izlediği yol daha çok kelime çiftlerini birlikte açıklamaktadır. örneğin, kamera-kemer, sıfır-şifre, kadayıf-kadife... bu arada kitabın adı nereden geliyor diye soracak olursanız, kısaca bahsedeyim: dolaylı ve doğrudan günümüzdeki birçok alfabenin kökeni olan fenike alfabesi'nin ilk harfi "aleph"tir. aleph ise "öküz"ü simgeleyen harftir. efendim, ismi elif'ler bunu görüp de üzülmesin. kimse çocuğuna öküz demiyor, kelimelerin anlamları zamanla değişiyor. fenikelerinin aleph'iyle yunanların alfa'sı ve arapların elif'inin anlamları birbirinden farklı.
son olarak tavsiye: "efendim, allahın ermenisi ne anlar böyle turkish işlerden!" deyip hamasete kapılmayın, okuyabilirsiniz, oldukça zevk alacağınız bir kitap olacaktır. zaten bu tarzda türkçe olarak yazılmış taş çatlasa 10 tane kitap var, olanları da mezarlık etmeyelim.
kısa bir alıntı:
biberon-bira
latince bibere: içmek
çok basit: bebe içer biberon, baba içer bira. ikisi de latince bibere yani içmek kökünden. birincisi fransızca bir türev. ikincisi halk latincesinde her türlü içkiye verilen biber adından, muhtemelen *bibra ara basamağı yoluyla türemiş italyanca bir sözcük. ingilizce beverage sözcüğünün tam karşılığı. acıbiberle hiç alakası yok.
ülkemizde ilk bira fabrikasını isviçreli italyan asıllı bomonti biraderler kurduğu için mi biranın türkçe adı italyancadan alınmış, geçmişi daha eskilere mi gidiyor, doğrusu araştırmadım.
esin kaynağı, nişanyan cezaevindeyken ali nesin'in ona gönderdiği rené garrus'ün les étymologies surprises adlı kitabıdır. nişanyan'ın belirttiği üzere elifin öküzünün amacı, "oradaki gibi, birbiriyle ilgisiz gibi gözüken kelime çiftlerini ele alıp aralarındaki umulmadık akrabalık ilişkilerini gözler önüne sermeye çalışmak"tır.
kitabın 2016 önsözünde ise nişanyan kitabı "amatörlük dönemi çalışması" olarak gördüğünü ve bunun üzerine birçok düzeltme yaptığını söyler. böylece kitap son şekline kavuşur.
kitapta bir şekilde yolu türkçe ile kesişmiş birçok kelime ele alınır. tahminimce 500'ün üzerinde sözcükten bahsedilmiş. işsiz gibi tek tek saymadım, kuşbakışınca öyle göründü.
nişanyan'ın izlediği yol daha çok kelime çiftlerini birlikte açıklamaktadır. örneğin, kamera-kemer, sıfır-şifre, kadayıf-kadife... bu arada kitabın adı nereden geliyor diye soracak olursanız, kısaca bahsedeyim: dolaylı ve doğrudan günümüzdeki birçok alfabenin kökeni olan fenike alfabesi'nin ilk harfi "aleph"tir. aleph ise "öküz"ü simgeleyen harftir. efendim, ismi elif'ler bunu görüp de üzülmesin. kimse çocuğuna öküz demiyor, kelimelerin anlamları zamanla değişiyor. fenikelerinin aleph'iyle yunanların alfa'sı ve arapların elif'inin anlamları birbirinden farklı.
son olarak tavsiye: "efendim, allahın ermenisi ne anlar böyle turkish işlerden!" deyip hamasete kapılmayın, okuyabilirsiniz, oldukça zevk alacağınız bir kitap olacaktır. zaten bu tarzda türkçe olarak yazılmış taş çatlasa 10 tane kitap var, olanları da mezarlık etmeyelim.
kısa bir alıntı:
biberon-bira
latince bibere: içmek
çok basit: bebe içer biberon, baba içer bira. ikisi de latince bibere yani içmek kökünden. birincisi fransızca bir türev. ikincisi halk latincesinde her türlü içkiye verilen biber adından, muhtemelen *bibra ara basamağı yoluyla türemiş italyanca bir sözcük. ingilizce beverage sözcüğünün tam karşılığı. acıbiberle hiç alakası yok.
ülkemizde ilk bira fabrikasını isviçreli italyan asıllı bomonti biraderler kurduğu için mi biranın türkçe adı italyancadan alınmış, geçmişi daha eskilere mi gidiyor, doğrusu araştırmadım.
devamını gör...
sevgi
sevgi özgürlüktür, sevgi çevrende gördüğün her şeyin enerji kaynağıdır. sevgi sınırsız olduğunda gerçek özgürlüğü bulursun. insan sürekli sevmek ve sevilmek için yaşar, gelişir, değişir, sonra bunu unutur. sevginin sınırsız olmasını ve bunu özgürce haykırmayı dilersin. anne, çocuk, sevgili, koca her sevgide bu sonsuzluğu ve sınırsızlığı ararız. yani gerçekten sevmeyi ve sevilmeyi haykıra haykıra bağırabilmek, her bir hücremin derinliklerinde yaşayabilmek için.
aret vartanyan, sevgiyi böyle tanımlıyor, gerisi size kalmış.
devamını gör...
beklenen
gelmemiş, gelmeyen ve gelmeyecek olan.
devamını gör...
mutluluğu azaltan şeyler
mutluluğunuzu hangi sebeplere şartladıysanız aynı sebepler azaltır. kişiden kişiye göre değişen durumdur.
(bkz: bazen bir tebessüm yeter gününü aydınlatmaya)
(bkz: bazen bir tebessüm yeter gününü aydınlatmaya)
devamını gör...
büyü ve sihirden korunmak için yapılması gerekenler
remus lupin den karanlık sanatlara karşı savunma dersi alabilirsiniz.
devamını gör...
kitap alıntıları
"bana istenecek bir şey söyle, uğruna can verilecek bir şey söyle, hemen dört elle sarılayım..."
nihat güldü:
"gördün mü? derhal sapıtıyorsun. hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. her şey yaşamamız için olmalıdır. hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için... sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğruna can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun! yaşamak, herkesten daha iyi, herkesten daha üstün yaşamak, insanlara hakim olarak, kuvvetli, belki de biraz zalim olarak yaşamak.. dünyada bundan başka istenecek ne vardır? hayatını bu gayeye vakfet, görürsün, nasıl birdenbire canlanacaksın!"
sabahattin ali - içimizdeki şeytan
nihat güldü:
"gördün mü? derhal sapıtıyorsun. hayatta hiçbir şey, uğrunda ölmek için istenmez. her şey yaşamamız için olmalıdır. hatta biraz ileri gideyim, kendi yaşamamız için... sen kafanın içindeki yokluğa o kadar saplanmışsın ki, derhal uğruna can feda edecek bir şey arayarak ikinci bir yokluğa dalmak istiyorsun! yaşamak, herkesten daha iyi, herkesten daha üstün yaşamak, insanlara hakim olarak, kuvvetli, belki de biraz zalim olarak yaşamak.. dünyada bundan başka istenecek ne vardır? hayatını bu gayeye vakfet, görürsün, nasıl birdenbire canlanacaksın!"
sabahattin ali - içimizdeki şeytan
devamını gör...
lahza
yahya kemal çok sever bu sözcüğü.
şiirinin birinde yazdığı gibi :
balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
her lahza bir alev gibi hasretti yolculuğum.
hele ki ahmet hamdi, ustası yahya kemal gibi daha da çok sever ve eserlerinde kullanır bu sözcüğü.
saatler işkence, günler celladım
ne ben yalnızlığa bir lahza kandım.
"eğer yaşamak kelimesinin manası her şeyden mahrum olmak ve ıstırap çekmekse, her an küçülmek bunu nefsinde her lahza duymaksa, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa, şüphesiz ben de benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk.”
saatleri ayarlama enstitüsü.
şiirinin birinde yazdığı gibi :
balkan şehirlerinde geçerken çocukluğum
her lahza bir alev gibi hasretti yolculuğum.
hele ki ahmet hamdi, ustası yahya kemal gibi daha da çok sever ve eserlerinde kullanır bu sözcüğü.
saatler işkence, günler celladım
ne ben yalnızlığa bir lahza kandım.
"eğer yaşamak kelimesinin manası her şeyden mahrum olmak ve ıstırap çekmekse, her an küçülmek bunu nefsinde her lahza duymaksa, bir türlü aşamayacağı bir çemberin içinde durmadan çırpınmaksa, şüphesiz ben de benimkiler de en derin şekilde yaşıyorduk.”
saatleri ayarlama enstitüsü.
devamını gör...
