benim. umarım beni zincirler ile döversiniz cezalandırmak için bebeksilerim. vurun banaaa. vurun. acımayın!

nazarım degiyor sanırım. hemen fark etmedim. sonra fark ettim. bir şeye iyi diyorsam o içten içe çürümeye başlıyor. ailemde insanlar ben bunu dile getirmeden önce en erken 90 yaşında ölüyordu. şimdi çok zor görüyorlar o yaşları. babaannem için ne akıllı kadın diyordum, koşturuyor dedikodu varsa, mahalleden biri geçince koltuktan pencereye ulaşması 1.5 saniye sürüyor, kadın kuantum fiziği hakkında konuşacak kadar acayip bir kafaya sahip diyordum. aynı yıl önce hafıza gitti, sonra ameliyat olup bastona muhtaç hale geldi, hafıza geldi sonra ama eskisi gibi de akıllı değil bence.

sonra dedem için hiç hasta olmadı dedim. müthiş zeki bir adamdı. 70 yıl öncesini saati ve tarihi ile hatırlardı. benim yaşlı halimdi kendisi, o yüzden çok hayrandım zaten. zekasını çok överdim. o da aynı yıl bir anda son evre kanser olduğunu öğrendik, bizi hatırlamıyordu vefat etmeden önce. huzur içinde uyusun. sırf çok gürültüyü sevmiyor diye cenazesine katılmayacak kadar saygı duyduğum biriydi.

geçenlerde aynaya bakarken bi güzel geldim gözüme. ulan dedim ne güzel gözlerim var ha! şu an ilaca cevap vermeyen bir göz mikrobu ile uğraşıyorum. gözlerin altı torba torba, gözlerin içi kırmızı damarlar dolu.

en son çocuğa şey dedim, burnun çok güzellesti senin. eskiden çirkindi. güzelleşiyorsun. birkaç saat sonra sokağa çıktı, direkt burnuna top yemiş. şişti burnu. günlerce çok acıdı diye gezdi.

arkadaşlar varsa kaynananızın fotoğrafı, gönderin. ne güzel eli ayağı var diyeyim felç garanti. ağza bak diyeyim, bal gibi ya çok güzel. ağzı düşer. eski sevgiliniz aldattıysa hemen bildirin, arabasını bulalım millet ne arabalara biniyor diyeyim, en az 8 takla atar.

belki hepsi bir tesadüften ibaret olabilir. bilemem. ancak tesadüf değilse ve pis bir enerji yayıyorsam ortalığa, bana yasıklar olsun. ne diyebilirim, bilemiyorum.
devamını gör...

rivayete göre denizlerin ermişi ilyas ile karaların ermişi, darda kalanların yardımcısı hızır’ın buluşacağı gecedir. hızır'ın ölümsüzlük suyu (ab-ı hayat) içerek ölümsüz olduğu ve bu günlerde insanlar arasında olup bolluk ve sağlık dağıtan, yardım eden bir veli veya nebî (peygamber) olduğuna inanılır. özellikle orta asya, anadolu ve balkanlar'da kutlanan mevsimlik bayramdır. unesco, 'insanlığın somut olmayan kültür mirası listesi'ne alınması için çalışmaktadır. ülkemizin genelinde kutlansa da edirne'de kakava şenlikleri adıyla romanların kültürel etkisi ve uluslararası katılımla kutlanmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ben küçükken babaannem sürekli "hızır aleyhisselam" diye bahsederdi anlattığı hikayelerde, o yüzden bir peygamber olduğunu düşünürdüm fakat kesin değilmiş bu. kuran'da adı geçmez fakat hz. musa'ya yardım eden ve bu nedenle kendisine ilim verilen bir gençten bahsedilir ve bu genç hadislerde hızır olarak anılırmış.

yaz dileğini bağla gül ağacına;
bu sefer olmazsa bir dahaki bayrama
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2011 yılında tüm dünyada down sendromu hakkında toplumsal farkındalık oluşturmak, down sendromlu bireylerin ayrımcılığa ve olumsuz tutumlara maruz kalmasını önlemek, erken ve sürekli eğitimin önemine dikkat çekmek ve mevcut çalışma imkanları ile iş sahalarını artırmak amacıyla, birleşmiş milletler 21 mart'ı dünya down sendromlular farkındalık günü olarak ilan edilen gün. peki neden 21 mart? çünkü down sendromu, 21. kromozom çiftinin 2 değil 3 kromozomdan oluşmasıyla meydana gelir.
sözden çok eyleme inanan biri olarak farkındalık yaratmanın edilgen bir yanı, bir timsah gözyaşı, fark yaratmanın ise aktif ve sorumlu bir tavır olduğunu düşünürüm. her yıl sorumlular bizleri sözcüklere boğarken birileri de çaba harcamaya devam edecektir.
fark yaratanlar için şuraya bir video bırakıyorum. iyi seyirler. link
devamını gör...

vizyoner gelin.
devamını gör...

it mi la o?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

gerçekten yazıklar olsun diyorum.bu kadar hassas bi' konu ve kişi üzerinden duygu pornoculuğu yaparak ticari gelir sağlamak ancak sizin gibilere yakışırdı.ne yaptınız bari anahtar sallama sahnesini de koydunuz mu?o ailenin daha dinmeyen ve dinmeyecek gözyaşlarını düşündünüz mü?hayır tabiki çünkü siz anca insanların vatanî duygularıyla oynamayı,bundan gelir sağlamayı bilirsiniz.o filmi ücretsiz de yapsanız fikirlerim değişmeyecek.rezilsiniz,zavallısınız...bunlara prim veren halk da otursun kendi haline ağlasın başkasına değil.
devamını gör...

anıtkabir'e giden herkes inandığı şekilde saygısını gösterir. mozolenin başında dua eden de vardır, kendince saygısını gösteren de. kimse de dua ediyor diye ayıplanmaz.

milli bayramlarda okunan hutbelerde atatürk adının anmayan, atatürk'ü düşman olarak gören, yok sayan zihniyetin, sevmedikleri atatürk'ün mezarında kuran okunmasını talep etmesinin tek maksadı gövde gösterisi yapmak olabilir. dini olmayan, olmaması gereken devletin* dini tören yapmaya çalışması art niyet taşır. insanları rahatsız edecek olan da budur.

hayatımızın her yerine din kavramını yerleştirmeye çalışıyorsunuz. bunu kabul etmeyenleri de kafirlikle veya size düşman olmakla suçluyorsunuz.
devamını gör...

kişisel algılıyor olmaları bence.

bi ortama giriyorum, aynı anda 3 kişi seviyorsa 3 kişi sevmiyor. o an herkese farklı farklı davranma ihtimalim yokken birinin beni sevme ve beni sevmeme olayı sahiden benimle mi ilgidir? sevmek isteyen seviyor, istemeyen sevmiyor.

ara ara "ya diyorlar ben seni ilk başta hiç sevmedim biliyor musun?" ya da çok havalı zannediyordum diyen oluyor. ama birkaç kişi yaaa ne kadar tatlısın diyor ilk baştan. sarılıp yanak sıkıyorlar. arkadan saldırıp saçımı başımı yolan yine oldu. gidip rapor aldım.

hep gittiğim markette bi çalışan kız vardı. maske taksan hem senin hem de müşteriler için daha iyi olur demiştim, o günden sonra selamımı hiç almadı. beni eledi kafasında. yerine yeni bir kız gelmiş, 2 gün içinde nasılsın canım demeye başladık birbirimize. ben yine benim, mekan değişmedi, insanlar değişti. o yüzden ortamın enerjisi değişti bence.

yani ben sahiden kendimi konu insanlar olduğu zaman hiç kimse olarak görüyorum çoğu zaman. karakterimin bazen tamamen önemsiz olduğuna inanıyorum. beni seven sevecek, sevmeyen sevmeyecek. olay benimle ilgili değil.

biri arkasından işler çevireceğimi düşünecek, başka biri yok diyecek civciv yapmaz. biri masum diyecek, biri şeytan. biri ne iyi kadın yahu diyecek, biri kötü ilan edecek. haliyle çok takmamak lazım. ben mesela takmıyorum. çok ama çok sevdiğim insanları kafaya takıyorum bir süre, üzülüyorum da ama o da geçiyor. çünkü beni üzme sebebi yine kendi yargıları ya da üzülüyor olmam benim o kişiye yüklediğim anlamlar ile ilgili.

bilen vardır seri katiller kurbanlarını yürüyüşüne göre seçer. yürüyüşünden senin av mı yoksa avcı mı olacağına karar verir. ben sosyal ilişkilere böyle bakıyorum. insanlar bakıyor, av mısın avcı mısın karar veriyor ve seni kurban edebileceğine inanıyorsa sana iyi insan özellikleri yüklüyor. işte o noktadan sonra iyi bir insan haline geliyorsun.

durum buyken çok takmamak lazım.
devamını gör...

nightcall harika şarkıdır.
devamını gör...

babam paran var mı deyince var diyorum göster deyince arkadaşımdan borç alıp gösteriyorum. sonra başım niye boktan kurtulmuyor! allahta benim belamı versin emi.
devamını gör...

tarihin her döneminde türk ve moğol kağanlıklarının ve imparatorluklarının merkezi olmuş ve kutsal sayılmış şehir. bilge kağan'ın türklere oturup kalmalarını öğütlediği yurt. orta asya'nın asırlar boyunca stratejik ve kuzey ipek yolu üzerinde yer alan ticaret merkezi. tüm bozkır uruklarını bir sancak altında toplayan cengiz han'ın; hunların, göktürklerin, uyguların yaptığı gibi başkent seçtiği kadim yer. doğal zenginlikleri ile bolluk ve bereket vaat eden ötüken yış (ormanı). bugün yeri kesin olarak bilinmese de ondan övünerek bahseden bilge kağan'ın mezarından çok ötede de aramamak gerekir. şüphesiz, bu mekan, baykal gölünden çıkıp güneye inen orhun ırmağının kollarından birinin yamacında kurulu idi.
devamını gör...


dün sabaha karşı kendimle konuştum
ben hep kendime çıkan bir yokuştum
yokuşun başında bir düşman vardı
onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

özdemir asaf
(bkz: kendini bir şiirle anlat)
devamını gör...

hayatınıza biri girdiğinde ailenizi, arkadaşlarınızı ihmal etmek bu listede en başı çeker. akabin de bireysel hobi ve sosyalliğin ortadan kalkması, siyam ikizi gibi yapışık yaşama gelir. çiftler birbirine yaşam alanı bırakmalı, birey olduklarını unutup her şeyi birlikte yapma güdüsünden sıyrılmalı ancak o zaman monotonluktan uzak ve daha kalıcı bir beraberlik sağlanabilir.
devamını gör...

yetişkin bir insanın yapması gereken şey.

bahsettiğim şey şu değil: sıfır küfür, hayatın hiçbir alanında, hiçbir şekilde hiçbir şeye sövmemek... bu, eğer küçüklüğünüzden itibaren alıştırılmadıysanız çok zor. bahsettiğim şey şu: yeni tanıştığınız insanlarla konuşurken/yazışırken rahatça sövmek, küfür konusundaki tavrını bilmediğiniz insanların yanında ağzınızı bozmak, tartıştığınız insanlara küfretmek... bunları, belirli bir yaşa gelmiş insanların kontrol edebilmesi gerekiyor. siz küfretmeyi seviyorsunuz diye, konuştuğunuz insanlar da sevmek zorunda değil.

kendiniz gibi olan, huyunu bildiğiniz, uzun zamandır tanıdığınız kişilerin yanında sövüyor olabilirsiniz. bunu ben de yapıyorum ama gelip de hayatımda 1 kez yüzünü bile görmediğim insana şurada küfretmem. dışarıdan görüntü aile terbiyesi görmemiş, hazımsız, hadsiz ve ruhu çirkin bir bireyden öte bir şey değil. kimse "vay bee! ne sövdü, helal olsun" demiyor, emin olabilirsiniz. aksine "adama bak, karşı tarafın rezilliğine rağmen efendiliğini bozmadı, helal olsun" diyoruz genelde. saygı görmek istiyorsanız yapmanız gereken şey bu özetle. benden söylemesi... gerisi sizin bileceğiniz iş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mübera pasiç' e ait şiir, alacakaranlığın sesini im'ler. gökte ve yeryüzünde dolaşır kendi ışığını ararken. oysa ışığın ses'i yoktur. bu yüzden "ses hekesin olsun".

buradayım. sabah tutuşmuş yanıyor
şaşkınlık otlarında
temiz bir yerde
sessiz bir sesten alınmışım.

gene buradayım :
ama yalnızca benim
bir parçam
kuşlara yol gösteriyor.

otların tanrıyla
barıştığı sabah
seni bulamayacağım.
kişisizlikten gelen bu çağrı
bir döngü etrafında
dağıldığına
iyi bir işarettir.

saçlarımın yükünü indiriyorum.
dönence yürekleri ıslatıyor
ses herkesin olsun.
ama benim gizli bir parçam
kendine yön arıyor.

(çeviren : fahri kaya)
devamını gör...

senin buradaki vasfın ne ki?
normal biri söylese dediğine pişman ettirirdim fakat işte bazı kişiler ne yaparsa yapsın susman gerekiyor.
devamını gör...

mesela telefon önünüzde ama telefonum nerdeeeğ diye evin içinde çığlık atmanız gibi. ben yapmadım, sadece bi örnek olarak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
günaydın sözlük şu sıralar ben hiç ben gibi değil.
devamını gör...

haydaaaa!
yıktın perdeyi eyledin viran!
bak sevgili yazar. erkek arkadaşlarım var çünkü muhabbetlerini seviyorum. çünkü beğenilerimiz yakın. asla öyle tipiyle falan alakası yok. ne arkadaşların var nice kadının beğeneceği tipleri ve kariyerleri var lakin benim için onlar sadece arkadaş hepsi bu...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim