fenomen, ikincil olarak oluşan anlamını ifade eder. raynaud'da bu skleroderma* ve sistemik lupus eritematozus'ta* sıklıkla görülürken, bunlardan bağımsız da görülebilir; o zaman direkt raynaud hastalığı ismini alır. dolaşım problemine işarettir. el parmakları hafif durumda beyaz, daha ileri durumlarda önce mor sonra kırmızı renge doğru gider ve genelde baş parmaklar etkilenmez. morlaşma başladığında şiddetli ağrı görülebilir. gangren çok nadir olmakla birlikte kadınlarda beş kat sıklıkla, bazen menstürasyon ve stres dönemlerinde, ancak en sık soğuk varlığında görülür. olay damarların aşırı büzülmesi durumu olduğu için tek yapılması gereken sıcak tutmak, kan akışını sağlamaktır. çözüm sağlanamayan durumlarda kan akışının devamlılığını sağlama adına kalsiyum kanal blokerleri gibi damar genişletici ilaçlar verilebilir.
devamını gör...

rahatsız ukdesi.

tükürdüğünü yalamak bu oluyor işte ya da büyük konuşmak diyelim. ne demişler insan kınadığını yaşamadan ölmez. (bkz: evet malım tuğba)

bir örnek vereyim hemen. ben buradan birbirine yürüyenlere, nude atanlara yani kabaca düşürme işlemine çok şey yazıyorum. umuyorum buradan kimseye düşmem. bu kadar büyük konuşmasam mı diyorum bazen ama amaaann sal. konuşsam n'olacak? birine nude mu atacağım sanki.*
devamını gör...

bir (bkz: attila ilhan) şiiridir.

haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
dört bıçak çekip vurdular dört kişi
yemyeşil bir ay gökte dağılıyordu

deli cafer ismail tayfur ve şaşı
maktulün onbeş yıllık arkadaşı
üçü kamarot öteki aşçıbaşı
dört bıçak çekip vurdular dört kişi

cinayeti kör bir balıkçı gördü
ben gördüm kulaklarım gördü
vapur kudurdu kuduz gibi böğürdü
hiçbiriniz orada yoktunuz

demirlemişti eli kolu bağlıydı ağlıyordu
on üç damla gözyaşını saydım
allahına kitabına sövüp saydım
şafak nabız gibi atıyordu
sarhoştum kasımpaşa'daydım
hiçbiriniz orada yoktunuz

haliç'te bir vapuru vurdular dört kişi
polis kaatilleri arıyordu
deli cafer ismail tayfur ve şaşı
üzerime yüklediler bu işi
sarhoştum kasımpaşa'daydım
vapuru onlar vurdu ben vurmadım
cinayeti kör bir balıkçı gördü

ben vursam kendimi vuracaktım
devamını gör...

tekila.
devamını gör...

farsça kökenli sözcük.

farsçadaki "oynayan" anlamına gelen "baz" can ile birleşince "canıyla oynayan" manasına gelir.

osmanlı döneminde canbazlar en ileride bulunarak canlarını hiçe sayan atlı askerlerdi.
devamını gör...

kimsenin konuşmadığı bir dil gibiyim kimsenin inanmadığı çılgınlık. yazarın okumadığı bir kitap hiç çalınmayan bir şarkı. vatandaşı olmayan bir ülke hiç sorulmamış bir soru gibi. kalabalığın içindeyim ama yok gibiyim.
devamını gör...

“ sorunlarını da al, az ötede oyna” denilmesi gereken erkektir. zor olan hayatı daha da zorlaştırmak istemiyorsanız, bu tip erkeklerden ışık hızıyla uzaklaşın.
devamını gör...

“insanlara kendi başarınızı gururla anlatmak” anlamına gelen ingilizce bir deyimdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerizekalılara hitap edercesine bestelenmiş olduğundan olsa gerek, bebekler tarafından çok sevilen şarkı. milyon tane versiyonu türemiştir tutunca.

en popüler versiyonu youtube'da en fazla görüntüleme alan video ünvanını da almıştır. 7 milyar nedir lan!?!?!?!



yillar sonra gelen edit: 10 milyar a dayanmis.
devamını gör...

sağ twix-sol twix

zaten başımıza ne geldiyse sağ-sol kavgasından gelmedi mi?

ekleme: yoldaş benjamin-iko da olabilir.

bir youtube videosu ile karşı karşıya gelmeleri ve kapışmaları gerekiyor artık. bu sözlüğün gerçek patronu kim, gösterin herkese!
devamını gör...

her an izlendiğimi,birinin beni gözetlediğini düşünüyorum.

sağımdaki solumdaki , yukarıdaki tarafından değil harbi harbi birinin beni izlediğini hissediyorum.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

meltingcim yine nokta atışı yapmış. tek eksiği yok..
(bkz: var böyle tipler)
devamını gör...

mide rahatsızlığı bulunan insanların tüketmesini şiddetle tavsiye ederim. sindirimi kolaylaştırır ve yemek sonrası oluşabilecek rahatsızlığı azaltır. ayrıca gaz sancısı yaşayanlar için de doktorlar tarafından önerildiğini duymuştum. bir tutam rezeneyi sıcak suda demleme yöntemiyle yemekten sonra 1 fincan olarak içiniz, afiyet bal şeker olsun.
devamını gör...

dün gece atacaktım lakin ellerim yağlıydı. bir tepsi nasıl yenir?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sad romance, ji pyeong kwon adlı sanatçının drama sonatina albümünün nadide eseridir.

keman ile çalınan ve çok derin duygulara sevk eden hüzünlü bir tınısı vardır.

hiçbir klasik müzik birbiriyle kıyaslanamaz. çünkü onları klasik yapan da, her birinin farklı notaları ve içerdikleri anlamlardır. klasik müzik, insanın stresini hafifletirken bir yandan da yaratıcılığını arttırır, ilham kaynağı olur ve duyguları aktifleştirir. her bir duyguyu bağımsız olarak hissetmemizi sağlarken bir yandan da bu duyguların karışımıyla hissizlik de oluşabilir. birçok duyguyu aynı anda hissetmemiz bizi garip bir durumun içine sokabilir. bu yüzden başka şeylerde olduğu gibi müziği de ölçülü bir şekilde dinlemek insan ruhu için daha faydalı olacaktır.

bu müziğin içinde sanki her duygu birbiriyle dans ediyor ve yaşamlarının amaçlarını unutmuş gibiler. aynı bizler gibi. belki de her duygu, ruhumuzun tatması ve yaşaması için gereklidir. çünkü bir duygu olmadığı zaman, domino etkisiyle diğer duygulara da yansıyarak anlamsızlaşır. böylece insan giderek hissizleşir ki; hissizlik, bomboş bir uzayda süzülüp giden bir toz bulutu gibidir.

klasik müziğin yeri ben de çok ayrıdır. hatta her gün saatlerce dinliyorum desem şaşırmayın lütfen. :)

müziği dinlemeniz için bırakıyorum.

https://youtu.be/ja7jajne8a0
devamını gör...

yaşama anlam katmalara doyamayan homo duble sapienslerin mutluluğun formülünü tüketme ibadetinde buluşu. insanın son akıldışılık limanı. reklamlarla şahaneleştirilmiş mükemmelliklere bir siparişle sahip olabilmenin verdiği o müthiş haz. canımız kanımız influencerlarımız sayesinde varlığından haberdar olduğumuz kullan at nesneleri. ah ne güzel! oh ne şahane! alın canlarım bunu da alın. daha doymazsanız şunu da alın. tüketiyorsunuz öyleyse varsınız. alıyorsunuz, çünkü siz harikasınız. harika olmasaydınız alamazdınız. bakın bu şampuan, akıyor, kokuyor, mis gibi yapıyor. hele şu ayna, bakan kişiyi dünyanın en güzeli/yakışıklısı yapıyor. hadi alın. onu da alın. hepsini alın.

fakat haksızlık etmiş olmayayım, corona günlerinde bir nebze de olsa azaldı sanki tüketme olayı. ya da başka bir taraflara evrildi bilemiyorum.
devamını gör...

pandemi süreci ile neredeyse 1 yıldır işsiz kalan onca vatandaşına sadece bin(1000) lira yardım etmesine rağmen hala saraylarını düşünen devlet adamları, simülasyonun bölüm sonu canavarları olur umarım bir an önce canları tükenip önümüzden çekilirler biz de sonraki bölüme ışınlanırız.
devamını gör...

kitap 2004 yılında basılmıştı yanılmıyorsam ve okuyalı bayağı oldu. genelde böyle kitaplarda kendime hatırlatma dozu vurdururum ama bu kitabı tekrar okuma ihtiyacı duymadım. ben asıl kitapla ilgili şu iddialı tanıtımın üzerine bir kaç kelam etmek istiyorum; evvela tolkien'in zaten nord mitolojisinden ve kavramlarından etkilendiğini biliyoruz. hatta bu duruma ucundan kıyısından değindiğim şöyle bir başlık mevcut. (bkz: andvari yüzüğü/@ateist kaplumbağa) aynı zamanda bunları kelt mitolojisi unsurları ile de harmanlamış olduğu bir vakıa. elf kavramı sözlü kelt hikâyelerinde de geçiyor zaten. aynı zamanda nord mitolojisinin sözlü kaynaklarında, eddalarda ve skald şiirlerinde de elf tasvirlerine rastlanıyor. bunun dışında geç dönemde bir george macdonald gerçeği var. shakespeare'i bile bu noktaya dahil edebiliriz.

yani demem o ki bu iddia bana ziyadesiyle iddialı geliyor. zamanında nordik halklar ve keltler için bu varlıklar gerçek olarak görülen ve inanılan mitolojik varlıklar. keltler de bu efsaneleri tüm britanya coğrafyasına bir şekilde yaymış. baktığınız zaman fantastik kurgu edebiyatın çıkış noktası dünya mitolojileri. beslendiği en temel kaynak bu. hani bunun yeni bir buluşmuş gibi gösterilmesi bana naçizane biraz komik geliyor. ludwig'in eseri yazdığı döneme ve masalsı anlatıma baktığınızda onun da mitolojik kaynaklardan beslendiğini açıkça görüyorsunuz. edebiyat anlamında ilk dönem örneklerinden biridir diye bir şerh düşülse misal bu kadar kafaya takmazdım durumu * amma velakin o şekilde yazılmadığı ve bayağı bir iddialı tanıtımla ortaya çıktığı için okurda gereksiz bir beklenti yaratıyor. ez cümle tolkien, george macdonald, ludwig ve diğer pek çok yazar mitolojik kaynaklardan etkilenmişlerdir. ancak bazılarının yazdıkları masallarla sınırlı kalırken bazıları farklı evrenler ve dünyalar yaratmıştır. ama hiç birisi kaynak anlamında ilk değildir. çünkü hepsinin dayandıkları nokta binlerce yıllık bir geçmiş. işte böyle amma dert ettim mevzuyu kendime. * tosbağaların sinirlerini hortlamanın bir anlamı yok azıcık ihtimamlı olsunlar rica ederim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim