tanım girmek istememek
son derece normal olan durumdur. insan sürekli tanım girecek diye bir şey yok. bazen okuma modunda bazen yazma modunda oluyor.
tanım girmek istemiyorsan tanım okuyabilirsin.
tanım girmek istemiyorsan tanım okuyabilirsin.
devamını gör...
vedalaşırken en sevilen kişiyi sona bırakmak
en son üzerinizde, aklınızda onun kokusu kalsın diyedir.
devamını gör...
boğaziçi üniversitesi öğrencilerinin keyfi bir biçimde gözaltına alınması
buradan izleyebileceğiniz, izlediğim zaman şaşkınlıktan küçük dilimi yuttuğum olaydır. kelimeler gerçekten kifayetsiz kalıyor artık.
edit: mesafe kurallarını gerekçe gösteren yazar kardeşimize koronavirüs döneminde yapılmış olan akp kongrelerinden bir manzarayı paylaşmak isterim.
edit: mesafe kurallarını gerekçe gösteren yazar kardeşimize koronavirüs döneminde yapılmış olan akp kongrelerinden bir manzarayı paylaşmak isterim.
devamını gör...
mahlasında yemek adı geçen yazarların iştah açması
subliminal olarak bende bu listedeyim *
devamını gör...
freud purosu
takibe daha önce neden almadığımı anlayamadığım yazar kişisi .
devamını gör...
herkesin sevdiği sizin sevmediğiniz şey
instagram tiktok vb. uygulamalarla hiç işim olmaz.
kurtulduğum güne şükürler olsun *
kurtulduğum güne şükürler olsun *
devamını gör...
hiç yapılmadığı için gurur duyulan şeyler
henüz kimseyi öldürmedim.
devamını gör...
saygı hakkında dile getirilmeyenler
saygi gormek için buna hak kazanmak onemlidir,herkes saygıyı hak etmez diyoruz lakin tanımadığımız birine de saygımı kazanacak bir şey yapmadı diye kalkıp pide kuyruğunda önüne geçmemize gerek yok bence hani
devamını gör...
bedava olmalı dediğimiz şeyler
devamını gör...
zemheri
ayrıca bazı dini kaynaklarda cehennemin soğuk kısmı olarak da bilinen yerin adıdır.
devamını gör...
anadolu’nun 4 mevsimi fotoğraf yarışması
doğanın muhteşemliği karşısında insan hayrete düşüyor, harika.
devamını gör...
umke
ulusal medikal kurtarma ekibi'nin kısaltması. her biri sağlıkçılardan oluşan inanılmaz profesyonel bir ekip.
devamını gör...
yüksek bir kattaki balkondan yere bakarken düşünülenler
"böyle tutunduk ama balkon demirleri yeterince sağlam mı? bakayım.. sallanıyor gibi. neyse ben dizlerimle balkon duvarından destek alayım en iyisi. ama sanki geçenlerde balkon duvarı yıkılmıştı da biri yere düşmüştü. düşmemiş miydi yoksa? böyle de yaşanmaz ki ya, içeri gidiyorum ben!"
devamını gör...
sohbet ederken keyif duyulan insan tipi
beyni olan insandır. zeki biriyle bir konu hakkında sohbet etmek o kadar keyifli ki çok büyük zevk alıyorum.
devamını gör...
insanlık tarihindeki en önemli icat
mikroskop ve teleskop sayılabilir bence.
devamını gör...
yazarların yazdığı hikayeler
gözlerimizi kapatıp giderek artan kayboluşumuzun kokusunu içimize çektik.
kahramanlarımız yoktu artık, düşmanlar tükenmişti. görünmeyen problemlerle, görünmeyen yöntemlerle, görünmez bir mücadele içerisindeydik. zaferlerin ve yenilgilerin haberleriyle oyalanıyorduk.
hayat küçük bir dokunuşla idare edilebilecek kadar kolaylaşmıştı, kabul et/ vazgeç. yavaş yavaş eriyorduk. sosyal becerilerimiz azalıyor, sıcakkanlılığımızı yitiriyorduk. her şeye sahiptik, yüz yıl öncesinin cennetini bir odaya sığdırabilecek kadar küçülmüştük. kendi kendimizi büyük bir zevkle tüketiyorduk. gelecek nesillerin akıbeti veya geçmiş nesillerin emekleri umrumuzda değildi.
çöküş yıllarında dünya bu şekildeydi. zirveyi gördük ve ordan aşağıya büyük bir hızla yuvarlanıyorduk. insanlar bu hızlı gidişatın yönünü daha ileriye ve daha yükseğe olan arzuları nedeniyle fark edemediler. hakikatler kayboluyor, gerçekler anlamsızlaşıyor, doğru ve yanlışlar paramparça ediliyordu. yasalar, arzuların boyunduruğuna terk edildi.
karanlık güç herkesi ele geçirmişti. özgürlük diye savunulan her şey büyük bir kaosun davetkar birer hilesiydi. insanlığın büyük bir kısmı bu tuzağa düştü ve seçimini özgürlüklerden yana yaptı. geriye kalan bir avuç insan ise asla özgürlükleri kabullenmedi ve bundaki gizli tehlikeyi görünce uzaklaştı. bu azınlığın inandığı şey düzendi. düzeni sağlayan yasaların, insanlığın vahşi yönünü dizginleyecek ve onu dengede tutacak yegane güç olduğunu biliyorlardı.
zamanla düzenden yana olanlar, sayıca çok azaldıkları için varlıklarını sürdürebilmek adına kendilerini gizlemeyi seçtiler. kaosun çekimine kapılanlar arasında hiç bir yasa kalmamıştı, aralarındaki ilişkiyi düzenleyen tek şey kişilikleri hakkında yapılan puanlamalar ve yorumlardı. herkes pozitif değerlerde olmak için rekabet halindeydi. bunu nasıl sağlayacağınız konusunda hiç bir yasa yoktu. negatif değerlere düşenler ise özgürlüklerini kaybedip kısıtlanıyordu.
düzenden yana olanlar sonunda birleşip göç etmeye karar verdiler. kaosun içinde artık insanların hükmettiği bir düzen yoktu. yasalardan arındırılıp arzularla idare edilen bu mekanizmanın bütün bileşenleri kısa bir süre sonra çürüyüp bir felaketle yıkılacaktı.
göç kaçınılmazdı...
kahramanlarımız yoktu artık, düşmanlar tükenmişti. görünmeyen problemlerle, görünmeyen yöntemlerle, görünmez bir mücadele içerisindeydik. zaferlerin ve yenilgilerin haberleriyle oyalanıyorduk.
hayat küçük bir dokunuşla idare edilebilecek kadar kolaylaşmıştı, kabul et/ vazgeç. yavaş yavaş eriyorduk. sosyal becerilerimiz azalıyor, sıcakkanlılığımızı yitiriyorduk. her şeye sahiptik, yüz yıl öncesinin cennetini bir odaya sığdırabilecek kadar küçülmüştük. kendi kendimizi büyük bir zevkle tüketiyorduk. gelecek nesillerin akıbeti veya geçmiş nesillerin emekleri umrumuzda değildi.
çöküş yıllarında dünya bu şekildeydi. zirveyi gördük ve ordan aşağıya büyük bir hızla yuvarlanıyorduk. insanlar bu hızlı gidişatın yönünü daha ileriye ve daha yükseğe olan arzuları nedeniyle fark edemediler. hakikatler kayboluyor, gerçekler anlamsızlaşıyor, doğru ve yanlışlar paramparça ediliyordu. yasalar, arzuların boyunduruğuna terk edildi.
karanlık güç herkesi ele geçirmişti. özgürlük diye savunulan her şey büyük bir kaosun davetkar birer hilesiydi. insanlığın büyük bir kısmı bu tuzağa düştü ve seçimini özgürlüklerden yana yaptı. geriye kalan bir avuç insan ise asla özgürlükleri kabullenmedi ve bundaki gizli tehlikeyi görünce uzaklaştı. bu azınlığın inandığı şey düzendi. düzeni sağlayan yasaların, insanlığın vahşi yönünü dizginleyecek ve onu dengede tutacak yegane güç olduğunu biliyorlardı.
zamanla düzenden yana olanlar, sayıca çok azaldıkları için varlıklarını sürdürebilmek adına kendilerini gizlemeyi seçtiler. kaosun çekimine kapılanlar arasında hiç bir yasa kalmamıştı, aralarındaki ilişkiyi düzenleyen tek şey kişilikleri hakkında yapılan puanlamalar ve yorumlardı. herkes pozitif değerlerde olmak için rekabet halindeydi. bunu nasıl sağlayacağınız konusunda hiç bir yasa yoktu. negatif değerlere düşenler ise özgürlüklerini kaybedip kısıtlanıyordu.
düzenden yana olanlar sonunda birleşip göç etmeye karar verdiler. kaosun içinde artık insanların hükmettiği bir düzen yoktu. yasalardan arındırılıp arzularla idare edilen bu mekanizmanın bütün bileşenleri kısa bir süre sonra çürüyüp bir felaketle yıkılacaktı.
göç kaçınılmazdı...
devamını gör...


