satılık normal sözlük hesabı
hatasız, sicil tertemiz, 7bin küsür karma puanlı satılık hesap. iletişim için mesaj lütfen.
not: serdar bey'e opsiyonlanmıştır.
edit: karma puan 30 bin küsür ama halen serdar bey'e opsiyonlu.
not: serdar bey'e opsiyonlanmıştır.
edit: karma puan 30 bin küsür ama halen serdar bey'e opsiyonlu.
devamını gör...
estetik ameliyatla birbirine benzeyen kadınlar
en kötüsü ne biliyormusunuz, bunları gören muhteşem, çok güzel buluyor, ama birde dogurduk ları çocukları gördüğün'de şaşırıp kalıyor çünkü gen aynı ona estetik yapılmıyor maalesef, çocuğun senin eski halin, aynan , bari bırak çocuğunun sana benzemesi ile gurur duy.
estetik ile anne adriana lima, çocuk bizim fatma ablanın kızı, durumu.
estetik ile anne adriana lima, çocuk bizim fatma ablanın kızı, durumu.
devamını gör...
olimpiu morutan
potansiyeli eksikleri kadar fazla olan galatasaray’ın futbolcusu.
her futbol severin izlemekten keyif aldığı bir tarzı var. bilekleri çok hızlı. çalım yeteneği şimdiden üst düzey.
kendisi 22 yaşında ve romanya doğumlu bir futbolcu. sol ayağını kullanıyor. sağ ayağını da kullanıyor ama etkili silahı sol ayağı.
kendisi orta iç oyuncusu gibi. kanata ve forvet arkasına rahatlıkla koyulabilir. günümüz futbolunda serbest oyuncu diyebiliriz çok yetenekli.
galatasaray’da henüz 2 golü var bu 2 gol kritik goller özellikle attığı ilk gol nefis bir goldü.
golcü bir futbolcu asist özelliği de var.
her yetenekli oyuncu gibi maalesef topu ayağında çok tutuyor. oyunun yönünü değiştirmede geç kalıyor veya isabet ettiremiyor. normal henüz çok genç.
fatih terim 11 başlattığı maçlarda oyunda çok tutmuyor sebebi ise oyuncu takibi ve defansa yardımı eksik. bunların hepsini geliştirecek zamanla. modern futbolda neymar falan değilsen geriye yardım etmen gerekiyor ve morutanın bu konuda eksikliği bulunuyor şimdilik.
fatih terim ilerleyen günlerde bu sorunu aşmak için kaleye daha yakın oynatacaktır. vatandaşı cicildau ile iyi anlaşıyorlar. bu sezon bazı maçlarda romanya iş birliğini bize gösterdiler. sempatik bir isim.
asıl has mevkisi 10 numara daha doğrusu modern 10 numara. artık futbolda 10 numara tabiri pek kalmadı.
şutları şimdilik iyi mi kötü mü anlamadım.
bu adamın olayı kilitli maçları çözebilme yeteneği. topla oynamayı seviyor top ayağına yakışıyor. bazen topla fazla oynadığı için top kaybı yapıyor. hızlı hücumlarda acele ettiği için pas hatası yapabiliyor.
kendisini bayadır takip ediyordum. transfer süreci hayli sancılı geçti. becali denen herif satmamak için çok direndi ama sonunda sattı. burak elmas ve ekibi almak için iyi bir taktik belirlediler ve açıkçası başarılı oldular. avrupa ligi maçlarında iyi performans verirse hem skor olarak hem maddi olarak galatasaray’a çok faydalı olur.
umarım genç oyuncuların yaşadığı mental zorlukları yaşamaz ve başarılı olur.
başarılı bir oyuncu ilerleyen yıllarda neler olacak göreceğiz.
her futbol severin izlemekten keyif aldığı bir tarzı var. bilekleri çok hızlı. çalım yeteneği şimdiden üst düzey.
kendisi 22 yaşında ve romanya doğumlu bir futbolcu. sol ayağını kullanıyor. sağ ayağını da kullanıyor ama etkili silahı sol ayağı.
kendisi orta iç oyuncusu gibi. kanata ve forvet arkasına rahatlıkla koyulabilir. günümüz futbolunda serbest oyuncu diyebiliriz çok yetenekli.
galatasaray’da henüz 2 golü var bu 2 gol kritik goller özellikle attığı ilk gol nefis bir goldü.
golcü bir futbolcu asist özelliği de var.
her yetenekli oyuncu gibi maalesef topu ayağında çok tutuyor. oyunun yönünü değiştirmede geç kalıyor veya isabet ettiremiyor. normal henüz çok genç.
fatih terim 11 başlattığı maçlarda oyunda çok tutmuyor sebebi ise oyuncu takibi ve defansa yardımı eksik. bunların hepsini geliştirecek zamanla. modern futbolda neymar falan değilsen geriye yardım etmen gerekiyor ve morutanın bu konuda eksikliği bulunuyor şimdilik.
fatih terim ilerleyen günlerde bu sorunu aşmak için kaleye daha yakın oynatacaktır. vatandaşı cicildau ile iyi anlaşıyorlar. bu sezon bazı maçlarda romanya iş birliğini bize gösterdiler. sempatik bir isim.
asıl has mevkisi 10 numara daha doğrusu modern 10 numara. artık futbolda 10 numara tabiri pek kalmadı.
şutları şimdilik iyi mi kötü mü anlamadım.
bu adamın olayı kilitli maçları çözebilme yeteneği. topla oynamayı seviyor top ayağına yakışıyor. bazen topla fazla oynadığı için top kaybı yapıyor. hızlı hücumlarda acele ettiği için pas hatası yapabiliyor.
kendisini bayadır takip ediyordum. transfer süreci hayli sancılı geçti. becali denen herif satmamak için çok direndi ama sonunda sattı. burak elmas ve ekibi almak için iyi bir taktik belirlediler ve açıkçası başarılı oldular. avrupa ligi maçlarında iyi performans verirse hem skor olarak hem maddi olarak galatasaray’a çok faydalı olur.
umarım genç oyuncuların yaşadığı mental zorlukları yaşamaz ve başarılı olur.
başarılı bir oyuncu ilerleyen yıllarda neler olacak göreceğiz.
devamını gör...
isviçre bankaları
sözde demokratik ve uygarlığın gelişmiş ülkeleri arasında yer alan isviçre’nin ;dünyadaki bir çok kirli paranın saklandığı veya aklandığı yeridir.
devamını gör...
mariana çukuru
nesli tükenen megalodon gibi devasa bir türe ev sahipliği yapan, okyanusun bilinen en derin bölümüdür. derinliği yaklaşık olarak 11.000 mt'dir.
henüz keşfedilmemiş binlerce türe hala ev sahipliği yaptığı tahmin edilmektedir.
henüz keşfedilmemiş binlerce türe hala ev sahipliği yaptığı tahmin edilmektedir.
devamını gör...
ekonomik kriz
ekonominin temel yapı taşları olarak kabul edilen mal, hizmet, üretim, döviz fiyatları üzerinde kabul edilebilir seviyelerin ötesinde yaşanan şiddetli dalgalanmalara ekonomik kriz adı verilmektedir.
devamını gör...
al pacino
hayatı bir sinema filminden farksız olan italyan asıllı oscar ödüllü abd'li aktör. kariyerinin ilk yıllarını the godfather ile hem çıraklık hem ustalık çağını aynı anda yaşayacak bundan sonraki filmlerin hepsi bir başyapıt olacaktır. nitekim yaralı yüz (scar face) kadın kokusu, şeytanın avukatı gibi filmler çok ses getirmiştir.
devamını gör...
bir yazarın tüm entrylerini okumak
birkaç yazar için muhakkak yapılması gerekendir, okuduğunuzda başka bir evrene doğru açılıyorsunuz.
devamını gör...
sevgililer günü
kerametinden sual olunmaz atsan atılmaz satsan satılmaz şubat ayının tam ortasına yapıştırılmış gün.
püh senin gibi güne.
püh senin gibi güne.
devamını gör...
celladına aşık olmuşsa bir millet
eğitimsiz ve cahildir. ve onu uğrayacağı hazin akibetten kimse kurtaramaz.
*
*
devamını gör...
kemal sunal
köyden gelmiş saf bir genç, taşralı, bekçi, çöpçü, kapıcı, gurbetçi, çarıklı vs. daha genel rollerde halk profili çizilmiş roller sergiler. dikkatli incelendiğinde ne kadar saf ve salak rollerinde olsa da tezatlıklarla dolu bir takım değerler ile dalgasını geçer. o saf görünümünün altında cin gibi, hazırcevap, sivri bir zeka yatmaktadır.
devamını gör...
arthur schopenhauer
hayatın dolu bir şekilde geçirildiğinde acı ve ıstırap, boş geçirildiğinde can sıkıntısı getirdiğini söyleyerek iyi bir tespitte bulunmuş filozof.
devamını gör...
şehinşah
uzun yıllardır bu alemde olan rapper. mahlasının anlamı (bkz: şahların şahı). henüz yeni tanınmaya başladığında şarkıları söyleme tarzı ile 'ördek' denilerek dalga geçildi. aslında kendine has bir kitlesi vardı fakat autotune dalgaları popülerleşince o kitleyi kaybetti. bi dönem uyuşturucu bağımlılığıyla uğraştığını veya hala daha uğraştığını satır aralarından rahatça anlayabiliyoruz. çöküş dönemi yaşamış fakat küllerinden yeniden doğmaya başlamıştır zannımca. son zamanlarda çıkardığı (bkz: 666) albümü ve (bkz: kunteper) single'ı oldukça kalitelidir. türkçe trap tarihinin en kaliteli parçası olan karma'yı rap dinleyip bilmeyen yoktur.
devamını gör...
normal sözlük'ün ekşi sözlük'ü geçecek olması
ekşi sözlük kurulduğu zamanlar, sözlükte inanılmaz nezih bir ortam vardı. misal ben takım elbisemi giyer, papyonumu takar, pipomu yakar ve internete bağlanma işlemini gerçekleştirdikten sonra ilim irfan sahibi yazarlarla birlikte yapılan bilgi bombardımanı sortilerine katılırdım.
o dönem bilgiye ulaşmak şimdiki kadar kolay değildi. meşakkatli süreçler gerektiriyordu ve pahada ağırdı. tabi hal böyle olunca kendinizi fantastik bir ortamda hissediyordunuz. karşıt görüşte olduğunuz insanlarla münazara yarışmaları tadında hasbihal ediyordunuz.
sözlüğe girip yeni şeyler okumayı iple çekiyor, heybenize doldurduğunuz yeni bilgilere sarılıp uyuyordunuz.
şimdi o dönemleri düşününce bunlar gerçek değilmiş gibi geliyor. o dönem güzel bir hayaldi ve yaşandı bitti.
altına dinamit koydular ve hepimiz göçük altında kaldık. kurtarabildiklerimizi kurtardık ve yıkıntıların arasından yürüdük gittik.
ekşinin ilk zamanları, bir sözlük nasıl olmalıdırın cevabıdır. lâkin bir daha asla öyle bir dönem yaşanmayacak. hiçbir sözlük o dönemdeki sinerjiyi yakalayamayacak. zira devir değişti, insanlar değişti, bakış açıları değişti. okumak, öğrenmek ve özgünlük dediğimiz kavramlar genel olarak ikinci plâna atılmış durumda.
bunda internetin bilgi çöplüğü haline gelmesi büyük rol oynuyor. gerçek olmasa dahi bilgiye ulaşmak kolay. çoklarınında önüne konanı gerçeklik süzgecinden geçirmeye ne isteği ne zamanı var. paylaş geç, yenisini bul. kısır bir döngü.
kafa sözlük böyle bir dönemde ortaya çıktı. bu dönemi sözlüklerin buhran dönemi olarak tanımlayabiliriz. böyle bir dönemde, bu dönemin şartlarına göre kendi yolunu bulmaya çalışıyor.
asla ideal sözlük olamayacak ancak iyi bir sözlük olacağına inanıyorum. zaten buna inanmasam pılımı pırtımı toplar giderim.
kafa sözlüğü diğer sözlüklerle mukayese etmeye gerek yok. zira o sözlükler öldü, sadece farķında değiller. kafa sözlük kendi meşrebince ne kadar devam edebilirse kazançtır. umarım bu çizgisi uzun yıllar boyunca korunur. yaptıkları iş kolay değil. canı gönülden başarılı olmalarını diliyorum.
hülasa; kafa sözlüğün kimseyi geçmeye ihtiyacı yok. yolunda yürüsün yeter. hatta bir arkadaşın söylediği gibi kaplumbağa gibi ilerlesin lakin zikzakları olmasın. bu kafi.
o dönem bilgiye ulaşmak şimdiki kadar kolay değildi. meşakkatli süreçler gerektiriyordu ve pahada ağırdı. tabi hal böyle olunca kendinizi fantastik bir ortamda hissediyordunuz. karşıt görüşte olduğunuz insanlarla münazara yarışmaları tadında hasbihal ediyordunuz.
sözlüğe girip yeni şeyler okumayı iple çekiyor, heybenize doldurduğunuz yeni bilgilere sarılıp uyuyordunuz.
şimdi o dönemleri düşününce bunlar gerçek değilmiş gibi geliyor. o dönem güzel bir hayaldi ve yaşandı bitti.
altına dinamit koydular ve hepimiz göçük altında kaldık. kurtarabildiklerimizi kurtardık ve yıkıntıların arasından yürüdük gittik.
ekşinin ilk zamanları, bir sözlük nasıl olmalıdırın cevabıdır. lâkin bir daha asla öyle bir dönem yaşanmayacak. hiçbir sözlük o dönemdeki sinerjiyi yakalayamayacak. zira devir değişti, insanlar değişti, bakış açıları değişti. okumak, öğrenmek ve özgünlük dediğimiz kavramlar genel olarak ikinci plâna atılmış durumda.
bunda internetin bilgi çöplüğü haline gelmesi büyük rol oynuyor. gerçek olmasa dahi bilgiye ulaşmak kolay. çoklarınında önüne konanı gerçeklik süzgecinden geçirmeye ne isteği ne zamanı var. paylaş geç, yenisini bul. kısır bir döngü.
kafa sözlük böyle bir dönemde ortaya çıktı. bu dönemi sözlüklerin buhran dönemi olarak tanımlayabiliriz. böyle bir dönemde, bu dönemin şartlarına göre kendi yolunu bulmaya çalışıyor.
asla ideal sözlük olamayacak ancak iyi bir sözlük olacağına inanıyorum. zaten buna inanmasam pılımı pırtımı toplar giderim.
kafa sözlüğü diğer sözlüklerle mukayese etmeye gerek yok. zira o sözlükler öldü, sadece farķında değiller. kafa sözlük kendi meşrebince ne kadar devam edebilirse kazançtır. umarım bu çizgisi uzun yıllar boyunca korunur. yaptıkları iş kolay değil. canı gönülden başarılı olmalarını diliyorum.
hülasa; kafa sözlüğün kimseyi geçmeye ihtiyacı yok. yolunda yürüsün yeter. hatta bir arkadaşın söylediği gibi kaplumbağa gibi ilerlesin lakin zikzakları olmasın. bu kafi.
devamını gör...
v60
berrak kahve ve aromatik tatlar almak isteyenlerin tercihidir.
demleme süresi 2,5 - 3 dakika kadardır.
adında yer alan 60 rakamı v şeklinin 60 derece olmasından almıştır. yivli yapısı, altta yer alan deliğinin genişliği ve filtrenin daha ince olması su tahliyesinin daha hızlı olmasını sağlar. seramik, cam, plastik ve bakırdan yapılmış çeşitleri vardır. benim tercihim seramikten yana oldu.
demeleme yaparken suyu kenarlara yaklaştırmadan orta alanda dairesel hareketle dökmek gereklidir. kenarlara temas eden su yivlerden ötürü hızlı şekilde hazneye akacaktır. bu da kahvenin yeteri kadar çözünmesini engelleyecektir. yivler ile kağıt filtre arasında hava boşlukları oluşur. bu hava boşlukları sıcaklığın bir nebze korunmasına ve aynı zamanda ön demlemede çıkan gazın tahliyesini daha kolaylaştırır. yiv diyip geçmemek lazım.
kontrollü demleme yapabilmek için gooseneck kettle kullanılması tavsiye edilir. içten dışa, dıştan içe dairesel hareketle suyu dökebilirsiniz. kenarlara çok yaklaşmayın.
örneğini aşağıda canlandırmaya çalıştım.

- v60 ile tek kişilik kahve yapmak için daha uygun. iki kişilik kahve yapmaya kalktığınızda süreleri aşar ve daha bittersi(acı) tatlar alırsınız.
- tek seferde maksimum 20g. kahveyi geçmemek iyi olacaktır.
- kahve öğütüm boyutu v60 a uygun çekilmiş olmalıdır. ne çok kalın ne de çok ince (orta ince - medium fine), toz şeker boyutları da denebilir.
- v60'a sahipseniz bir tartınız da olmalıdır.
- v60 için uygun çekilmiş 16g. kahve ile başlayalım.
- suyumuz 94 derece.
- ben genelde ilk defa demleyeceğim kahve için 1g. kahveye karşılık 16g. su ekliyorum. 256g. suya karşılık geliyor.
(su oranlarını değiştirebilirsiniz. 1'e 15 ya da 1'e 17 gibi)
demleme adımları:
- kahvenin süzüleceği server ya da büyükçe bir mug üzerine v60 ı yerleştirin.
- filtre kağıdının v60 içine iyi oturması için kenarında birleşim noktasını katlayın. ardından yerleştirin.
- sıcak suyla filtre kağıdını ıslatın. bu sayede kağıdın kahvenin tadının bozmasının önüne geçmiş olursunuz. aynı zamanda ekipmanınız ısınmış ve kahveniz çabuk soğumamış olur.
- kahveyi filtreye ekleyin. kahve yatağı düz olmalıdır. v60 ı hafifçe sallayıp yüzeyi düzleyin.
- kronometreyi çalıştırın ve 50-60 gram kadar suyu yavaşça dökün. ıslanmadık yer kalmaması önemli.
- 30sn. bekleyin (bkz: blooming)
- arından 100g. suyu döküp, 30 sn bekleyin. kalan suyu tamamlayın.
(not: 50-50 gram su döküp her döküş arasına 15 sn bırakarak deneme yapabilirsiniz.)
benim favori demleme yöntemimdir. tatillerde mutlaka yanıma alırım.*
demleme süresi 2,5 - 3 dakika kadardır.
adında yer alan 60 rakamı v şeklinin 60 derece olmasından almıştır. yivli yapısı, altta yer alan deliğinin genişliği ve filtrenin daha ince olması su tahliyesinin daha hızlı olmasını sağlar. seramik, cam, plastik ve bakırdan yapılmış çeşitleri vardır. benim tercihim seramikten yana oldu.
demeleme yaparken suyu kenarlara yaklaştırmadan orta alanda dairesel hareketle dökmek gereklidir. kenarlara temas eden su yivlerden ötürü hızlı şekilde hazneye akacaktır. bu da kahvenin yeteri kadar çözünmesini engelleyecektir. yivler ile kağıt filtre arasında hava boşlukları oluşur. bu hava boşlukları sıcaklığın bir nebze korunmasına ve aynı zamanda ön demlemede çıkan gazın tahliyesini daha kolaylaştırır. yiv diyip geçmemek lazım.
kontrollü demleme yapabilmek için gooseneck kettle kullanılması tavsiye edilir. içten dışa, dıştan içe dairesel hareketle suyu dökebilirsiniz. kenarlara çok yaklaşmayın.
örneğini aşağıda canlandırmaya çalıştım.

- v60 ile tek kişilik kahve yapmak için daha uygun. iki kişilik kahve yapmaya kalktığınızda süreleri aşar ve daha bittersi(acı) tatlar alırsınız.
- tek seferde maksimum 20g. kahveyi geçmemek iyi olacaktır.
- kahve öğütüm boyutu v60 a uygun çekilmiş olmalıdır. ne çok kalın ne de çok ince (orta ince - medium fine), toz şeker boyutları da denebilir.
- v60'a sahipseniz bir tartınız da olmalıdır.
- v60 için uygun çekilmiş 16g. kahve ile başlayalım.
- suyumuz 94 derece.
- ben genelde ilk defa demleyeceğim kahve için 1g. kahveye karşılık 16g. su ekliyorum. 256g. suya karşılık geliyor.
(su oranlarını değiştirebilirsiniz. 1'e 15 ya da 1'e 17 gibi)
demleme adımları:
- kahvenin süzüleceği server ya da büyükçe bir mug üzerine v60 ı yerleştirin.
- filtre kağıdının v60 içine iyi oturması için kenarında birleşim noktasını katlayın. ardından yerleştirin.
- sıcak suyla filtre kağıdını ıslatın. bu sayede kağıdın kahvenin tadının bozmasının önüne geçmiş olursunuz. aynı zamanda ekipmanınız ısınmış ve kahveniz çabuk soğumamış olur.
- kahveyi filtreye ekleyin. kahve yatağı düz olmalıdır. v60 ı hafifçe sallayıp yüzeyi düzleyin.
- kronometreyi çalıştırın ve 50-60 gram kadar suyu yavaşça dökün. ıslanmadık yer kalmaması önemli.
- 30sn. bekleyin (bkz: blooming)
- arından 100g. suyu döküp, 30 sn bekleyin. kalan suyu tamamlayın.
(not: 50-50 gram su döküp her döküş arasına 15 sn bırakarak deneme yapabilirsiniz.)
benim favori demleme yöntemimdir. tatillerde mutlaka yanıma alırım.*
devamını gör...
sevmek vs sevilmek
hayat sevince güzel.
sevildiğinizden asla tam olarak emin olamazsınız ama içinizde büyüttüğünüz sevgi aldığınız nefes kadar gerçektir.
ayrıca sadece ilişkiler boyutunda kalmasın bu sevme eylemi, çiçeğinden böceğine her şeyi sevebilecek kadar sonsuz sevgiye sahibiz, kullanın.
hayatım boyunca aldığım en güzel itfifat/söz yakın arkadaşlarımdan birinin doğum günümde yazdığı notta gizliydi; "... insan insanı ya da bir hayvanı onu geçtim bir nesneyi, bir rengi nasıl sevebilir ben senden öğrendim..."
kalplere sevgiyle dokunabilmenin mutluluğu nasıl tarif edilir bilmiyorum, böyle uçsuz bucaksız sevgiyi ruhumda yeşertebiliyor olmamla gurur duyuyorum. ve eminim ki bir insana verilebilecek en önemli hayat kurtarıcı öğüt sevilmeyi beklemeden sevmeyi öğrenmesi gerektiğidir.
sevildiğinizden asla tam olarak emin olamazsınız ama içinizde büyüttüğünüz sevgi aldığınız nefes kadar gerçektir.
ayrıca sadece ilişkiler boyutunda kalmasın bu sevme eylemi, çiçeğinden böceğine her şeyi sevebilecek kadar sonsuz sevgiye sahibiz, kullanın.
hayatım boyunca aldığım en güzel itfifat/söz yakın arkadaşlarımdan birinin doğum günümde yazdığı notta gizliydi; "... insan insanı ya da bir hayvanı onu geçtim bir nesneyi, bir rengi nasıl sevebilir ben senden öğrendim..."
kalplere sevgiyle dokunabilmenin mutluluğu nasıl tarif edilir bilmiyorum, böyle uçsuz bucaksız sevgiyi ruhumda yeşertebiliyor olmamla gurur duyuyorum. ve eminim ki bir insana verilebilecek en önemli hayat kurtarıcı öğüt sevilmeyi beklemeden sevmeyi öğrenmesi gerektiğidir.
devamını gör...
nomadland
filmlerle ilgili çok şey yazmayı sevmem. fragman izlemem, gözüme sokulmadıysa kritik okumam. çoğu zaman başrolleri bile bilmem. zaten takip ettiğim bir yönetmense yeni filminden haberim olmuştur. en son kertede ise festival gösterimlerinde eğer görmediysem filmi sinemada, listeme eklemişimdir, oturur izlerim. benim gibi insanları da gözeterek sevmiyorum sinema yazma işini. çok şahsi bir konu bu çünkü. hem önceden film ile ilgili olumlu ya da olumsuz yorumlamaların bilgisine sahip olunmasını doğru bulmuyorum hem de izlediğinden aldığının yönlendirilmesini. titanik'in batacağını hepimiz biliyorduk. sinemada mesele ne anlatıldığı değildir. nasıl anlatıldığıdır. ve izleyici de anlatılanı kendine kadar, kendi gibi almalıdır.
şimdiyse bu filmle ilgili sayfalarca yazmak istiyorum. biriyle izlemiş olsam üzerinde saatlerce konuşmak isterdim. kendi kendimeyse ancak çok sınırlı konuşabilir, yazabilirim. zaten ben düşün dünyasında konuşmayı sevenlerdenim. ya da karşımda beni anlayan biri varsa, direkt ona.
yalnızdım. esasında bir açıdan iyi ki öyleydim. yalnız olmamam gerektiğini yalnızkenden daha çok, başka nasıl bu kadar "anlayabilirdim"? benim aldığım bu filmden. buyurun buradan yakın...
yaptığımız tercihler yönetiyor hayatımızı. fern gibi. kimisi bilinçli, kimisi razı geldiğimiz tercihler. evinden ayrılabileceği en erken zamanda ayrılmak fern'in bilinçli tercihi. yine gitmek isterken bo'nun yanında kalmak ise razı geldiği. istekli de olsa razı geliş razı geliştir. ve bu bokun her türlüsü kişiye zarar verir.
veda etmeyi sevmemek, yolda yeniden karşılaşmayı umanların işi. biz fern gibiler veda ederken de, sonrasında da evimizi kendimizle taşırız. hayır metafor değil.
teşekkürler chloé zhao.
en iyi filmi ya da yönetmeni alır 26 nisan'da. ikisini birden alacağını düşünmüyorum açıkçası. zaten altın küre'den sonra sürpriz değil. kesin bilgi, yayabiliriz yani.
ben gideyim ötede düşüneyim. hıhm.
şimdiyse bu filmle ilgili sayfalarca yazmak istiyorum. biriyle izlemiş olsam üzerinde saatlerce konuşmak isterdim. kendi kendimeyse ancak çok sınırlı konuşabilir, yazabilirim. zaten ben düşün dünyasında konuşmayı sevenlerdenim. ya da karşımda beni anlayan biri varsa, direkt ona.
yalnızdım. esasında bir açıdan iyi ki öyleydim. yalnız olmamam gerektiğini yalnızkenden daha çok, başka nasıl bu kadar "anlayabilirdim"? benim aldığım bu filmden. buyurun buradan yakın...
yaptığımız tercihler yönetiyor hayatımızı. fern gibi. kimisi bilinçli, kimisi razı geldiğimiz tercihler. evinden ayrılabileceği en erken zamanda ayrılmak fern'in bilinçli tercihi. yine gitmek isterken bo'nun yanında kalmak ise razı geldiği. istekli de olsa razı geliş razı geliştir. ve bu bokun her türlüsü kişiye zarar verir.
veda etmeyi sevmemek, yolda yeniden karşılaşmayı umanların işi. biz fern gibiler veda ederken de, sonrasında da evimizi kendimizle taşırız. hayır metafor değil.
teşekkürler chloé zhao.
en iyi filmi ya da yönetmeni alır 26 nisan'da. ikisini birden alacağını düşünmüyorum açıkçası. zaten altın küre'den sonra sürpriz değil. kesin bilgi, yayabiliriz yani.
ben gideyim ötede düşüneyim. hıhm.
devamını gör...
normal sözlük moderatör alımı
sevindiren gelişme.
elden ele uzatalım duymayan ve istekli yazarların haberi olsun.
oh be !
kulak başına düşen çınlama sonunda azalıcak.
elden ele uzatalım duymayan ve istekli yazarların haberi olsun.
oh be !
kulak başına düşen çınlama sonunda azalıcak.
devamını gör...


