kullanılmayan eşyalar veri tabanı
snowboard'um var. boy 1.80 kilo 90!a göre almıştım. 15 sene oldu alalı. 6 senedir yatıyor balkonda.
ilginç ama belki soran olur.
ilginç ama belki soran olur.
devamını gör...
sigara içen öğrencilerin karakter sorunu olması
ne hakla böyle bir başlık açıldığı ciddi mana da anlamıyorum. fen lisesinde okurken arkadaşlarımın çoğu sigara içerdi ve sınıf olarak parmakla gösterilirdik. bir insanın karakteristik yapısını sigara gibi alakasız bir etkene bağlamak gerçekten sığ düşünce gerektirir. hadi büyüme şartları, aile ortamı, arkadaş çevresi falan karakteri şekillendirir de allahın tütününden ne istiyorsun be kardeşim ?
t: bir yazar tarafından sigara içen öğrencilerin karakter problemi olduğu iddiasıdır.
t: bir yazar tarafından sigara içen öğrencilerin karakter problemi olduğu iddiasıdır.
devamını gör...
günaydın sözlük
kuşlar gibi aç uyananlardan,
sabah ekmeklikte tam kendine kadar ekmek bulup kahvaltı yapıp
günün planını programını yapanlardan,
şanslı hissedenlerden,
küçük bir ekmek parçası ile mutlu olanlardan,
tüm sözlüğe günaydınlar.
ekmeği olan şanslılar, elinizdekinin kıymetini bilin.
sabah ekmeklikte tam kendine kadar ekmek bulup kahvaltı yapıp
günün planını programını yapanlardan,
şanslı hissedenlerden,
küçük bir ekmek parçası ile mutlu olanlardan,
tüm sözlüğe günaydınlar.
ekmeği olan şanslılar, elinizdekinin kıymetini bilin.
devamını gör...
qinding gujin tushu jicheng
çincede geçmiş ve şimdiki zamanların resimli büyük imparatorluk ansiklopedisi anlamına gelen bir başlıktır.
bin yedi yüz yirmi altı yılında basılan ve on binden fazla biyografik kısıma sahip olan ansiklopedi çin sarayının düzeltmeni jiang tingzi tarafından hazırlanmıştır.
içinde yazılı bölümlerin dışında oyma resimler ve oynak karakterlerle ahşap bloklar kullanılarak eserin sadece bir başvuru kaynağı değil görsel sanatlara da girebilecek bir eser haline gelmesi sağlanmıştır jiang tingzi tarafından.
wolfgang bauer’in hazırladığı ve 1966 yılında paris’te basımı yapılan “chaiers d’histoire mondiale” isimli ansiklopedide bu ansiklopedinin içeriği hakkında bolca bilgi mevcuttur. benim en çok ilgimi çekense kitabın biyografilerden oluşmasıdır.
her kısım belli bir ilgi alanına göre sınıflandırılmıştır ansiklopedide. bilim, sanat, seyahat gibi başlıklar altında onlarca biyografi ile bu ilgi alanları anlatılmıştır.
wolfgang bauer bu kısımların insan ilişkileri başlığında biyografik kayıtlar içiren altbölümlerde farklı mevki ve mesleklerde insanların yaşam öykülerine yer verildiğini yazar.
bilgeler, köleler, zamparalar, zorbalar, doktorlar, kaligraflar, doğaüstü varlıklar, içki düşkünleri, saygın okçular ve yeniden evlenmemiş dulların biyografileri bu bölümde alt başlıklar halinde yer alır.
imkanı olsa okumak isteyeceğim bir ansiklopedidir ve bu imkanı bir şekilde yaratacağım.
bin yedi yüz yirmi altı yılında basılan ve on binden fazla biyografik kısıma sahip olan ansiklopedi çin sarayının düzeltmeni jiang tingzi tarafından hazırlanmıştır.
içinde yazılı bölümlerin dışında oyma resimler ve oynak karakterlerle ahşap bloklar kullanılarak eserin sadece bir başvuru kaynağı değil görsel sanatlara da girebilecek bir eser haline gelmesi sağlanmıştır jiang tingzi tarafından.
wolfgang bauer’in hazırladığı ve 1966 yılında paris’te basımı yapılan “chaiers d’histoire mondiale” isimli ansiklopedide bu ansiklopedinin içeriği hakkında bolca bilgi mevcuttur. benim en çok ilgimi çekense kitabın biyografilerden oluşmasıdır.
her kısım belli bir ilgi alanına göre sınıflandırılmıştır ansiklopedide. bilim, sanat, seyahat gibi başlıklar altında onlarca biyografi ile bu ilgi alanları anlatılmıştır.
wolfgang bauer bu kısımların insan ilişkileri başlığında biyografik kayıtlar içiren altbölümlerde farklı mevki ve mesleklerde insanların yaşam öykülerine yer verildiğini yazar.
bilgeler, köleler, zamparalar, zorbalar, doktorlar, kaligraflar, doğaüstü varlıklar, içki düşkünleri, saygın okçular ve yeniden evlenmemiş dulların biyografileri bu bölümde alt başlıklar halinde yer alır.
imkanı olsa okumak isteyeceğim bir ansiklopedidir ve bu imkanı bir şekilde yaratacağım.
devamını gör...
turks are not arab
bugün youtube'da karşılaştığım video.
türkleri arap zanneden yabancılara göndermek için birebir.
buyrun
bu da başka bir versiyonu
türkleri arap zanneden yabancılara göndermek için birebir.
buyrun
bu da başka bir versiyonu
devamını gör...
güne bir şiir bırak
sevdiğin kadar sevileceksin.
güneşin doğuşundadır
doğanın sana verdigi değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
güneşin doğuşundadır
doğanın sana verdigi değer
ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın
bir gün yalan söyleyeceksen eğer
bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın.
devamını gör...
kodes
monopoly'de 3 kez art arda çift zar atarsanız gideceğiniz yerdir.
bazen de ortadaki kartlardan çekersiniz. eğer oyun başıysa hisse senedi alamadığınız için iyice modunuzu düşürür; diğer taraftan atacağınız her zarda bir yere uğrayıp ödeyecek durumdaysanız nefes aldırdığı için şakasıyla beraber grupcak kahkaha tufanına neden olabilecek hapishane ile aynı anlama tekamül eden yerdir.
bazen de ortadaki kartlardan çekersiniz. eğer oyun başıysa hisse senedi alamadığınız için iyice modunuzu düşürür; diğer taraftan atacağınız her zarda bir yere uğrayıp ödeyecek durumdaysanız nefes aldırdığı için şakasıyla beraber grupcak kahkaha tufanına neden olabilecek hapishane ile aynı anlama tekamül eden yerdir.
devamını gör...
hayatı çizgi film tadında yaşamak
bu ülkede başlangıçtan itibaren direkt dram tadında başlıyor yeğenn!
devamını gör...
ışid bir devlet midir sorunsalı
devlet dediğimiz kamu otoritesi vergi toplar , asayişi sağlar,askere alır vs.
bunları yapıyor mu buna bakmak lazım. bunu yaparken meşru olup olmadığı ayrı bir konu. bunları yapıyorsa ve hizmet de götürüyorsa o zaman devletten farkını nasıl izah edeceğiz.
masaya silah koyup bunu yapmazsan seni öldürürüz demekle ,iran gibi ülkelerde bize muhalif olursan istihbarat seni kaybeder demek arasında teorik bir fark yok bence.
bakın yanlış olmasın ırak şam islam devleti bir terör örgütüdür aksini söyleyen de teröristtir.
bunları yapıyor mu buna bakmak lazım. bunu yaparken meşru olup olmadığı ayrı bir konu. bunları yapıyorsa ve hizmet de götürüyorsa o zaman devletten farkını nasıl izah edeceğiz.
masaya silah koyup bunu yapmazsan seni öldürürüz demekle ,iran gibi ülkelerde bize muhalif olursan istihbarat seni kaybeder demek arasında teorik bir fark yok bence.
bakın yanlış olmasın ırak şam islam devleti bir terör örgütüdür aksini söyleyen de teröristtir.
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
hes koduyla da mı giremeyiz diye soru işaretlerinin oluşmasına neden olan başlıktır. ayrıca z kuşağını istemeyen kişilerin kafasındaki kuşak tanımını da aşırı merak etmekteyim. her z kuşağı sokak köşelerinde birbirinin boynunu kırarak tik tok çekmiyor. onlar özel bir seri, sınırlı sayıda...
devamını gör...
eşekarısı fabrikası
fay weldon’ın “çağdaş ingiliz edebiyatının büyük beyaz umudu” diyerek selamladığı iskoç yazar iain banks’in ilk romanı eşekarısı fabrikası, 1980’li yıllarda ingiltere’de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplardan biri oldu. gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve banks yazdığı diğer romanlarla yeteneğini kanıtladıktan sonra kitaba gerçek değeri verilebildi. metin, çocuk ve şiddet temasını işleyişindeki başarısı açısından sineklerin tanrısı ve teneke trampet gibi başyapıtlarla kıyaslanıyor artık.
gotik roman geleneğine uygun olarak, olaylar iskoçya kıyılarında, tecrit edilmiş bir adacıkta ve temelde üç kişi etrafında gelişiyor. 60’lı yıllarda hippi anarşist bir gruba katılmış olan eksantrik baba, tuhaf deneyler yapmaya meraklı, oğluna saçma sapan şeyler öğretmekten zevk alan bir biyokimyacı. “aile”nin son derece duyarlı, kırılgan ve zeki büyük oğlu eric, tıp fakültesinde öğrenciyken karşılaştığı korkunç bir olay yüzünden akli dengesini yitirmiş ve geri döndüğü ada civarındaki bütün köpekleri yakmaya başladığı için kapatıldığı tımarhaneden kaçan, tehlikeli biri. romanın anlatıcısı frank ise, babası doğum kaydını bilerek yaptırmadığı için resmen var olmayan ve bu yüzden de çok yalnız bir hayat süren bir çocuk. tüm yalnız çocuklar gibi frank de fantezilerle dokuduğu mitik bir dünya yaratmıştır kendine. ama şiddet, zulüm ve ölüm üzerine kurulu bir dünyadır onunki. olağanüstü zekice planlar kurarak kendi yaşlarındaki iki kuzenini ve öz kardeşini öldürmüştür. eşekarısı fabrikası gibi karmaşık düzenekler kurarak korkunç eziyetlerle öldürdüğü hayvanların, ölme biçimleriyle kendisine yakın geleceği haber verdiklerine inanır. romanın sonunda yaptığı bir keşif, bu mitik dünyanın tamamen yıkılmasına ve kendisi hakkındaki korkunç gerçeği öğrenmesine yol açacaktır.
banks inanılmaz hayal gücü ve anlatı ustalığıyla gerçeküstücü resimlerden çıkmışa benzeyen müthiş sahneler yaratıyor bu romanda. dehşet ve ölümle dolu, ama ironik ve gerçekten iyi yazılmış bir kitap bu. ahlâki bir mesajı falan yok ama okuru fena halde tedirgin ediyor. masumiyeti tıkıştırdığımız son sığınak olan çocukluğun içerebileceği şiddetle yüzleştiriyor çünkü bizi.
gotik roman geleneğine uygun olarak, olaylar iskoçya kıyılarında, tecrit edilmiş bir adacıkta ve temelde üç kişi etrafında gelişiyor. 60’lı yıllarda hippi anarşist bir gruba katılmış olan eksantrik baba, tuhaf deneyler yapmaya meraklı, oğluna saçma sapan şeyler öğretmekten zevk alan bir biyokimyacı. “aile”nin son derece duyarlı, kırılgan ve zeki büyük oğlu eric, tıp fakültesinde öğrenciyken karşılaştığı korkunç bir olay yüzünden akli dengesini yitirmiş ve geri döndüğü ada civarındaki bütün köpekleri yakmaya başladığı için kapatıldığı tımarhaneden kaçan, tehlikeli biri. romanın anlatıcısı frank ise, babası doğum kaydını bilerek yaptırmadığı için resmen var olmayan ve bu yüzden de çok yalnız bir hayat süren bir çocuk. tüm yalnız çocuklar gibi frank de fantezilerle dokuduğu mitik bir dünya yaratmıştır kendine. ama şiddet, zulüm ve ölüm üzerine kurulu bir dünyadır onunki. olağanüstü zekice planlar kurarak kendi yaşlarındaki iki kuzenini ve öz kardeşini öldürmüştür. eşekarısı fabrikası gibi karmaşık düzenekler kurarak korkunç eziyetlerle öldürdüğü hayvanların, ölme biçimleriyle kendisine yakın geleceği haber verdiklerine inanır. romanın sonunda yaptığı bir keşif, bu mitik dünyanın tamamen yıkılmasına ve kendisi hakkındaki korkunç gerçeği öğrenmesine yol açacaktır.
banks inanılmaz hayal gücü ve anlatı ustalığıyla gerçeküstücü resimlerden çıkmışa benzeyen müthiş sahneler yaratıyor bu romanda. dehşet ve ölümle dolu, ama ironik ve gerçekten iyi yazılmış bir kitap bu. ahlâki bir mesajı falan yok ama okuru fena halde tedirgin ediyor. masumiyeti tıkıştırdığımız son sığınak olan çocukluğun içerebileceği şiddetle yüzleştiriyor çünkü bizi.
devamını gör...
musicbuddy
türk kahvesi & çay eşliğinde: kitap, dergi okumayı seven bir tipseniz, şu kış aylarında fonda ılık ılık latin havası esintisi istiyorsanız:
- buena vista social club
- diego el cigala
- cesária évora
- buika tavsiye ederim, bişey değil *
- buena vista social club
- diego el cigala
- cesária évora
- buika tavsiye ederim, bişey değil *
devamını gör...
yazarların yazar takip etme kriterleri
yazarlarım takip etme kriterlerini merak eden başlıktır. merak ettiğim bir konudur. bir yazarın bir yazarı takip etmesi için kriterler nelerdir. benim takip etme kriterim esprili bir yazım şekli olması zeki bilgi içerikli tanımlar girmesi rap müzik sevmesi ve futbol takip etmesidir.
devamını gör...
kitap alıntıları
gerçekle düş birbirine karışıyor; yalanın nerede bittiğini anlayamıyoruz. tutunacak bir dalımız kalmıyor. tutunamıyoruz.
- tutunamayanlar/ oğuz atay
- tutunamayanlar/ oğuz atay
devamını gör...
tanımlarda emoji kullanma sorunsalı
tabi herkes kendisi bilir ama yazılan tanımların sonuna emoji koymak çok itici görünüyor, ilkokul defteri gibi.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
kocaman insanların yanında ağladığım bi gece oldu. kimseyi memnun edemiyoruz bu hayatta. mükemmel de olsak edemeyiz.
devamını gör...
hayatı fazla ciddiye almak
olabilir.
devamını gör...

