büyük buhran
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cesaret kaynağı istanbul sözleşmesi'nin geçersiz kılınmasıdır.

madde 32 – zorla evlendirmelerin doğuracağı hukuki sonuçlar
taraflar mağdura gereksiz bir parasal veya idari yük getirmeksizin, zorla gerçekleştirilen evliliklerin geçersiz ve hükümsüz kılınabilmesini veya sona erdirilmesini temin edecek yasal veya diğer tedbirleri alacaklardır.
devamını gör...

sahil kenarında ilkbaharda bisiklete biniyorsun. hafif ve tatlı tatlı bahar meltemi esiyor. saçların uçuşuyor. ciğerlerin biraz tuzlu deniz kokusu biraz da çiçek kokularından nasipleniyor. bundan âlâ yaşadığımı iliklerime kadar hissedip keyif aldığım bir an yok.
devamını gör...

bunlar nasıl tanımlamalar yaa* kim, ne, nasıl? not almak gerekli. biri özetlesin*
devamını gör...

aileden sonra bir çocuğun yetişmesinde en önemli faktörlerden biri olan öğretmenlere atılan çamurdur. öğretmenlerimin çoğu düşünceleriyle, düşünmeyi öğretmeleriyle yaşamıma anlam katmış bireylerdir. beni iyi kitaplarla tanıştırdılar, iyi düşüncelerden haberdar ettiler, güzel şeyler öğrettiler. yeri geldi ailem oldular, cesaretlendirdiler, arkamda durdular, yol gösterdiler. her öğretmenimin benim için yeri ve önemi başkadır. ayrıca genellemek haksızlıksa niçin genelleyici bir başlık açılıyor anlamış değilim. her meslek grubunda olduğu gibi öğretmenler arasında da görevini iyi yapmayan, mesleğinin gereklerini yerine getirmeyen insanlar vardır ve olacaktır. kimi insanlar sadece para kazanmak için öğretmen olmayı tercih ediyor, kimisi mesleğinden kimi çocuklardan hiç hoşlanmıyor. yine de her birey için önemi yadsınamaz olan öğretmenlerimizin bu kadar acımasızca eleştirilmesi hoşuma gitmiyor. üstelik hayatımda hiç 7/24 yatan bir öğretmenle karşılaşmadım.
devamını gör...

(bkz: tövbeler olsun)
(bkz: ben değil bir arkadaşım)
devamını gör...

biraz rahat ol
herşeye heyecan yapma
insanları takma
hata yapmaktan korkma
girişken ol azıcık başımın belası...
devamını gör...

lise 3ün ikinci döneminde sayısaldan eşit ağırlığa geçeceğim için artık umursamadığım kimya sınavından aldığım nottur. sayısal değeri 7dir efendim. evet 100 üzerinden 7. ama almamın asıl nedeni konuları bilmemem değil (bkz: cristiano ronaldo)yu çok sevmemdir.
devamını gör...

sevgili sözlük ahalisi iyi bayramlar. şeker gibi geçmesi dileğiyle...
devamını gör...

aynı yufkacıya kaçabiliyorlar.
devamını gör...

blackkklansman (2018), yönetmen spike lee'nin yaşanmış bir hikayeyi anlatan filmi. 70'lerin başında colorado'ya yeni atanan siyahi polis memuru ron stallworth'ün ku klux klan'a sızmasını anlatıyor.

öncelikle filmin konusu ve gerçek bir hikaye olması çok ilgi çekici .spike lee' de kendine has bir sinema dili olan bir yönetmen ve senaryousu gayet güzel yazılmış bir film.

filmin hafif mizahi bir tonu var ve bu gerçekten çok şey katmış. izleyeni bir an bile sıkmıyor. bu tarz ciddi konulara yapılan zıt yaklaşımlar iyi oturturulursa gerçekten müthiş işler çıkıyor. bu film de bunu başarabilmiş.

john david washington ve adam driver'ın karakter kimyaları da çok iyi oturmuş. ikisi de oyunculuk olarak gayet iyi. john david washington, denzel washington' un oğlu olması nedeniyle biraz oyunculuğu ve tipi babasını andırsada bu role kendini çok iyi vermiş.

filmle ilgili ilginç bilgiler (spoiler içerebilir);
--! spoiler !--

gerçek ron stallworth, başlangıçta denzel washington'un onu oynamasını istemiş, ancak oğlunun rolü aldığını öğrenincede çok üzülmemiş.

popüler inanışın aksine, gerçek ron stallworth telefonda hiçbir zaman "beyaz" biri gibi konuşmamış. beyaz meslektaşları ona bunun işe yaramayacağını söylediğinde, sesini onlarınkinden farklı kılan şeyin ne olduğunu sormuş ama beyaz arkadaşları hiç bir cevap verememiş.

filmin kugucusu barry alexander brown, filmde hiç silinen sahne olmadığını, ne çekildi ise onun montajlandığını belirtmiş ki bu sinema endüstrisinde çok az rastlanan bir durum.

film 6 dalda akademi ödüllerine aday olmuş, en iyi uyarlama senaryo ödülünü almış.

filmde kkk' cılar favori filmleri olan yönetmen d.w. griffith'in the birth of a nation (1915) filmini ayıla bayıla seyrediyorlar. bu film o zamanın şartlarına göre sinema tekniğine pek çok yenilikler kazandırmış güzel bir filmdir ama açıkça konfederasyon yanlısı ve ırkçı imaları nedeniyle los angeles ve chicago gibi birçok büyük şehirde zamanında yasaklanmıştır. ırkçı bir film olarak kabul edilir.

--! spoiler !--

filmin müzikleri spike lee ile çalışan terence blanchard'a ait. müziğin adı blut und boden eski bir nazi sloganı ingilizcesi blood and soil. buradan dinleyebilirsiniz.

devamını gör...

ilk oyum başlığı açan yazar dostuma gider. siz demokrasiyi oyun mu sandınız? oy toplayıp her şeyi yapabileceğinizi mi sanıyosunuz ?
devamını gör...
(tematik)

ilk işim (bkz: yazarların ilk girişimcilik denemeleri) başlığında da anlattığım gibi evimin önünde su satmaktı.

maaşım yoktu, freelance çalışıyordum*.

günlük 20 lira falan getirisi vardı, dondurma parası çıksa yeterdi zaten.
devamını gör...

ar damarı çatlamış insan, bencil, narsist insanın; neyine tahammül edilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

okuldan mezun olduğumuzda bize vaad edilen meslek hayatı.
devamını gör...

bir diğer adı minitari olan, kuzey amerika'da yaşayan, siouan dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
eskiden, "büyük ovalar" civarında, en çok ticaret yapan kabilelerin başındaydı. 1780 ve 1830'larda iki kere, ticaret yaptıkları beyazlardan salgın hastalık kaptılar ve nüfuslarının çoğu öldü.
güçsüz düştükten sonra, aynı salgından etkilenen dostları mandan ve arikara'lara daha yakın oldular.
beyazlarla çatışmaları olmadı, onlarla anlaştılar ve hâla yaşadıkları north dakota'ki rezervasyona yerleştiler.
büyük ovalar kabilesi olsalarda, mandan ve arikara'lar gibi onlarda tepee'lerde değil, şu evlerde yaşadılar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

asgari ücretle iş bulmak.
devamını gör...

efkarlı da olsan, sofrayı her zaman güzel kuracaksın. rakı sofrasına saygıdır bu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cervantes kitabıdır.

miguel de cervantes maalesef ki don quijotte‘nin gölgesinde kalmış ve bu gölgenin baskısından kurtlumayı başaramamış bir yazardır. ama aslında cervantes’in tek eseri bu deli şövalye değildir. diğer eserleri türk okuyucular tarafından pek bilinmez. ancak cervantes’in yazdığı yüce sultan isimli kitabın türkiye’de ilgi çekmesi gerektiği kanısındayım zira olay osmanlı topraklarında geçiyor. ııı. murat döneminde geçen bir hikaye yüce sultan.

kurmaca ile gerçeğin birbirine geçtiğine tanık oluyoruz bu oyunda. cervantes osmanlıyı çok iyi tanıyan bir yazar. inebahtı deniz savaşında osmanlıya karşı savaşan yazar iki kez yaralanmıştır. göğsünden aldığı yaralar onu öldürmemiştir ancak eline isabet eden bir top mermisi sol elinin kopmasına neden olmuştur. ve bu olaydan sonra da cezayir’deki tutsaklık hayatı başlar cervantesin.

osmanlı topraklarında geçirdiği yıllar osmanlı devleti yakından tanımasını sağalr. cervantes yüce sultan adlı kitabında ııı. murat’ın bir ispanyol kıza aşık olması ve onunla evlenmesini anlatır. ııı. murat müslüman bir padişahtır ancak catalina ise katı bir hristiyandır ve dininden dönmeye de adını değiştrmeye de yanaşmaz. murat o kadar aşık olmuştur ki catalina’ya, bir de bu aşka islami hoşgörü eklenince sultan’ın adını da dinini de değiştirmesine gerek olmadığını ve bu haliyle tahtta yanında yer alacağını bildirir.

islami hoşgörüye atfen yazılmış bir bölümdür bu ancak bazen hoşgörünün dozunun kaçabildiğine de işaret eder cervantes. oyun içinde sadece catalina ve murat aşkı yoktur elbette.

esir edilip hareme kapatılan sevgilisine ulaşmak için kadın kılığında ııı. murat’ın haremine giren ve burda sevgilisine yakın olup hayatını kaybetme pahasına bu oyununu sürdüren bir genç adamın da hikayes anlatılır. burda anlatılan hikayede osmanlı harem yaşamına dair gerçekçi bilgiler ve tasvirler bulunmaktadır. ayrıca o dönemde osmanlı sokaklarında cirit atan ajanların hikayeleri de oldukça büyük bir yer tutmaktadır oyun içinde. ııı. murat’ın avrupa meselelerini danıştığı david passi gibi isimlere de atfen yazılan bölümlerde müslüman olmayan insaalrın da osmanlı topraklarında söz sahibi olduğu hatta çok da önemli bir yer tuttuğu anlatılır.

miguel de cervantes bu romanında da mizaha ağırlık vermiş ve anlatmak istediği, paylaşmak istediği önemli meseleleri mizah perdesi altında oldukça sivri bir dille anlatmıştır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim