samimiyetsiz mesajlardan kurtulmak için başvurmak istediğim hak türü. sözlükte böyle bir şey yok maalesef. gelir mi? size bağlı.
devamını gör...

yetenekler keşfedilmez; ortaya çıkar. bunun tek cevabı ise zamandır. insan, zamanla kendini bulur.
devamını gör...

tarih 11 mart 2011'i gösterdiğinde japonya tohoku bölgesinde 9,0 şiddetinde bir deprem meydana geliyordu.
felaket depremle bitmiyordu, peşine müthiş bir tsunami kenti adeta yutuyordu. tsunaminin videoları



şimdi arkadaşlar deprem meydana geldiği sırada, fukuşima'nın futaba ilçesinde yer alan nükleer santral'in 4,5,6 numaralı reaktörleri bakımdaydı ve kullanılmıyordu. 1,2,3 reaktörleri depremden sonra otomatik olarak kapandı ve reaktörlerin otomatik kapanmasının ardından atık ısı uzaklaştırma ve soğutma sistemi devreye girdi. soğutma amacıyla güzelcene su pompalıyordu eleman.
ilk 14 dakika her şey güzeldi...hesap edilemeyen tek bir şey hariç!
tesis yapılırken, deniz mesafesinden 10 metrelik yükseklikteki tsunami dalgasını engelleyebilecek özellikte yapılmıştı. ne var ki; tsunami öyle bir felaketti ki; suyun boyu 14 metreyi aşıyordu. elektrik tesisatı çöktü, jeneratörler su altında kaldı. popalar çalışmamaya başladı.
bu sebeple, 1,2,3 kapanmış olmasına rağmen bozunma ısısının sistemden atılması için soğutma işlemlerinin
yürütülmesinde aksama meydana gelmiş, yüksek sıcaklık ve basınç sebebiyle patlamalar meydana gelmiştir.

20 km çapındaki alan boşaltıldı.
200 bin kişi tahliye edildi.
santraldeki işçiler aşırı radyasyona maruz kaldı.
japonlar dünya tarihinin en büyük beşinci depremi ile mücadele ederken birde tsunami ile uğraşmış bir de yetmezmiş gibi nükleer kazayla baş etmiştir. bütün bu felaketlerin ortasında, sıraya girmeleri dün gibi hatırımda.
japon hükümeti ise kaza konunda şeffaftı bu sebeple tehlikeyi minimum düzeyde tutmayı başarmıştır.
devamını gör...

kaydetme özelliği gelmeli. hoşuma giden, beğendiğim ve üzerinde düşündüğüm tanımları kaydetmek istiyorum fakat ss almaktan öteye geçemedim. bir an önce gelmesini istediğim özellik.
devamını gör...

her ne kadar ilk duyulduğu an "iyi fikir" dedirtse de, biraz düşününce, nickaltı giremeyenlerin kişiye özel başlıklar açarak yapacağını yine yapması ve artı olarak sol frame'i iyice kirletmesi ile sonuçlanacağını fark ettiğim öneri.
devamını gör...

pazar gecesini güzelleştiren yayın. yine büyük bir keyifle dinliyorum. böyle giderse yunanistan'a yerleşicem, az kaldı. bize yunan müziğini sevdiren marikaki'ye teşekkür ve sevgilerle. *
devamını gör...

birbirini çok seven insanların yapabildiĝi şey olmalı. insan sevmediği kişiyi anlamak istemiyor zirâ.
devamını gör...

şizofren insanlar kendi kendilerini gıdıklayabilirmiş.


19. fakat şizofreni hastalarının harekete geçtikleri an ile bu duruma tepki vermeleri arasında bir iletim ya da zamanlama sorunu görülür (dopamin hormonu) ve kendi kendilerini gıdıklayalabilirler.




kaynak

not : sen orada ne arıyordun da buna rastladın? "diye sormayın, bozuşuruz.
yani bozulurum, pardon.
devamını gör...

"olmaz tabii çünkü hayalini kurduk."
var gücümle direndiğim için, her yere düştüğümde ayaklarımı toprağa daha sert vurarak kalktığım için, ağladığımda omzumda hiçbir zaman bir el hissetmediğim için, güçlü ve dayanıklı olduğum için, tek başınalığı öğrendiğim için, muhtaç olmayı reddettiğim için, ben olduğum ve benliğimi fark edip önünde saygıyla eğildiğim için, minnetsiz yaşamak istediğim için, şekilci olmadığım için olmuyor. eh varsın olmasın, kaybedeceksem kendim olduğum için kaybedeyim.
devamını gör...

havvanın yediği elmayı sırtına vurarak kustururdum
devamını gör...

türkiye'de tarama çizgilerinin efendisidir kendileri. oğuz aral'in yetiştirdiği türkiye'nin en kıymetli çizeridir. bilim kurgu ve çizgi roman denince türkiye'de akla gelen ilk isimlerden biri. kendine has çizgisinin yanında yerli black mirror diyebileceğimiz hikayeleri vardır. eşsiz hayal gücü ve çizgisiyle türkiyenin sorunlarını "tuhaf " şekillerde ele almıştır. tuhaf öyküler adlı 3 ciltlik çizgi romanlarının bazı bölümleri acayip hikayeler adı altında dizi olarak star tv'de çıkmıştır. verdiği bir röportajda gırgır'da yayınladığı eski hikâyelerini yeni stiliyle güncellemeyi istediğini söylüyordu ne yazık ki ömrü yetmedi. gerek çizgisi gerek hikayeciliği ile son yüzyılın türkiyedeki en önemli ismidir. bir çizer olarak kendime örnek aldığım ve beni etkilemeyi başaran sayılı çizerlerden biridir.
"bir kuşağı değil bir ekolü belirleyen çizerdi"
"bu ülkede sıkışıp kalması çok büyük bir şanssızlık"
devamını gör...


bu hikaye, beni en çok heloise'in sevgisinin eriştiği olgunlukla etkiledi, ve kendisine duyulan sevgiyi yorumlayışıyla. ben de bu kadın gibi sevmeliyim dedim, birincil örneğim olmasa da, var olduğundan haberdar olduğum bu sevgi bana ilham olacak.

abelard, çağının önemli bir filozofu. aynı zamanda bir şair de. hristiyanlığı dönemin inançlarına aykırı sayılabilecek bir şekilde yorumladığı için hoş görülmüyor, ama aynı zamanda ondan ilham alan tutkulu öğrencileri var. bunlardan biri dayısı tarafından abelard'a teslim edilmiş olan heloise. heloise son derece akıllı bir kadın, abelard'dan bir şeyler öğrenmek adına sonsuz bir arzu duyuyor. bu arzu zamanla bilgiye değil, abelard'a yönleniyor, ve tabii karşılıklı olarak.
bu ilişkiye kesinlikle tahammülü olmayan heloise'in dayısı bir gün arkadaşlarıyla abelard'a saldırarak onu hadım ediyorlar.

hikaye kısaca böyle, ben içeriğinden değil, bana öğrettiklerinden bahsetmek istiyorum. bahsi geçen eser, heloise abelard'ın kurduğu manastırda rahibelik yaparken, abelard ise paris'te ders verirken, birbirlerine yazdıkları mektupların oyunlaştırılmış hali.

abelard'ın sevgisi, bir eliyle heloise'i tanrı'ya doğru koşması için özgür bırakır görünmek isteyen, diğer eliyle ise onu sımsıkı tutan ve kıskanan bir sevgi. bu benim açımdan, kendini kandırma ile, kendine ve sevdiğin kişiye eziyeti yaşatma ile dolu; iktidarı kendi elinde tutmaya çalışan ve sürekli karşısındaki insanı manipüle eden bir sevgi. kendi acizliği içten içe isterken, heloise'e ölümlüyü sevmek acizliktir diyor abelard. ah, ne diyeyim, hristiyan aşkların sorunu bu işte, acizliğin bir nimet olduğunu bilmek yerine onu ensende bir bıçak gibi taşımak.

son derece tanıdık aslında abelard'ın hapsedici sevgisi, tanrı'ya birbirleri aracılığıyla ulaşmaya çalışan aşıklar çoğu kez dünyada kendilerine cehennemi yaşatır. ben böyle olması gerektiğini düşünmüyorum. ve bence heloise de düşünmüyor, ama karşısında inancının kılıçlarını kendine döndürmüşken yürümeye çalışan bir adam var. sağlıklı bir adam değil bu, son derece bilinçli ve fedakarca sevmeye hazır heloise'e cevap veremez.

heloise ise biliyor ki, tanrı ile olan ilişkisinde abelard bir adım olmak zorunda değil, yan yana da yürüyebilirler. abelard aslında bu hastalıklı haliyle heloise'i tanrı'ya yönlendirmekten çok uzaklaştırıyor. bu uzaklığın izlerini görebiliyoruz, abelard inancı çalıyor aslında heloise'ten. buna rağmen heloise, yorgunlukla "başardım işte", diyor. tanrı'ya doğru yürüyorum, sevmiyorum artık seni. ben bu yolculuğu heloise'in biricik yolculuğu olarak gördüğüm için sevdim, iki kişilik bir aşk hikayesinden etkilendiğim için değil. onu gerçekten değerli bir kimliği olan bir kadın olarak görüyorum. "tanrı böyle sevemiyorsa, ben de sevgimi tanrı yaparım" dese dahi, benim için bir örnek, çünkü onu tanrı düşüncesi adına yanıltan abelard. ifadelerinde görüyor ki heloise, abelard'ın durumunun gayet bilincinde. ama seviyor, ondaki insan oluşu seviyor bir şekilde.

yine de biz acıklı olan bu hikayeyi bir trajedi olarak algılamayalım, heloise'i görelim, abelard'ların heloise'leştirdiklerini görelim bence.
devamını gör...

dolandırıcıların tanrısı, ponzi sistemi denmesinin sebebi.
devamını gör...

kimi kaynaklarda stoacılık ile birlikte anılan, epiktetos gibi filozofların da savunduğu felsefi görüş.

(bkz: fatalizm)
(bkz: yazgıcılık)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birbirine yakışmayan renk kombinasyonu.
akla istanbulspor forması ve yaban arısından başka bir şey getirmedi.
devamını gör...

“ülkemiz, insanlara maddesel zenginlikler sunmak için çok yoksul olsa da; onlara eşitlik duygusu, insanlık onuru sunamayacak kadar yoksul değildir!” diyen adamın gizemli adasına, yani fidel castro’nun ülkesi küba’ya, ‘şans kapıyı kırınca’ filminin çekimleri için giden sevgili ferhan şensoy’un, öyle sanıyorum ki tuttuğu günlüklerden ve kamera arkası anılarından derleyip kaleme aldığı muhteşem bir kitap ‘hacı komünist’ ...

öncelikle şunu söylemeliyim, kitap o kadar güzel ve ferhan şensoy o kadar tatlı anlatıyor ki, gümrüğünden içeri adım atmadan tüm küba’yı gezmiş gibiyim... hatta ve hatta kitap bittiğinde, oturup filmi yeniden izledim. öyle bir hal vardı ki üzerimde, sanki filmi ferhan şensoy ile beraber çekmiş gibiydim.

mesela reklam tabelaları olmayan küba sokaklarını ferhan abi ile beraber turluyor, o meşhur cohiba purolarını faturalı ve de bandrollü bir şekilde el altından nasıl temin edebilirsiniz onu öğreniyor, hem de asuman dabak, rahmetli rasim öztekin, fethi kantarcı, rahmetli zeki alasya ve adını daha hatırlayamadığım bir çok oyuncu ile birlikte filmin içinde buluyorsunuz kendinizi...

ayrıca havasını atmadan da duramayacağım...

trump towers’ta “ferhangi şeyler”i izlemeye gittiğimde, ‘kalemimin sapını gülle donattım’ kitabı ile birlikte ‘hacı komünist’i de kendisine imzalatabilmiş olmam, bu kitabı daha da anlamlı kılıyor benim için..

şiddetle tavsiye ediyorum. okuyunuz, okutunuz efendim...
devamını gör...

şu güne kadar pek yararını görmediğim hiçbir zaman iyiliğimizi istemeyen kan bağı olan kişilere verilen isim
devamını gör...

bisikletle çıkıldığında ayak bileklerinin ırzına geçilir.
naz'a giderken keyifle çıkılır.
malazgirt bulvarı yapılmadan önce a4 yokuşunun sonu ve drunk'ın otoparkının birleştiği noktada, gıda otoparkından ve hatta devrimden çok daha eğlenceli toplaşmalar olurdu. üzerinden tam 11 sene geçmiş....
devamını gör...

bence konulmamalıdır.
dede öldüğünde çocuk kendi ölümünü görür gibi olacağından konulmamalıdır. bu çocuğu etkileyebilir.
devamını gör...

(bkz: cem karaca)'nın sonradan konserlerinde tamirci çırağı yerine söylediği ve
çırak büyüdü, artık kahyalık yapıyor, adını o zaman sormamıştım yahya'ymış
diye bahsettiği şarkısı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim