her ayeti üzerine alan, sanki kendisine söylüyormuş sanan, tarihten, kültürel yapıdan bi haber olan ve 2021 yılını 600 yıl ile kıyaslayan zihniyetin açtığı başlık. ne güzel ya, anlamadığımıza saçma diyelim. quantumu anlıyor musun birader, ona da saçma diyelim. hı?

çok gerekli edit: her çeviriyi kuran ayeti, allahın sözü vs sanmakta ayrıca garip ve acınası.
devamını gör...

6 ay oldu gideli. içimdeki her şeyi ona söyledim. ama çok özlüyorum. umarım sen de beni özlüyorsundur baba. mekanın cennet olsun...
devamını gör...

padişahların kızlarıyla evlenenlere verilen unvandır. ancak bu sadece babasının saltanatı döneminde evlenen kızların kocalarına uygulanmıştır. ayrıca aynı isimlerdeki birkaç veziri seçmek için de bu unvan kullanılmıştır. örnek verecek olursak kanuni sultan süleyman döneminde vezir-i azamlık yapmış olan rüstem paşa bir damad-ı şehriyarı diyebiliriz.
devamını gör...

neyin kafası olduğunu anlamadığım söylemdir.

ayrıca ne osmanlısı ne tokadı fanatikler mutlu oluyorlar mı böyle tabirlerle.

vaayy osmanlı tokadını biden'ın suratına indirmişiz mi diyorlar çok ilginç.
devamını gör...

kadın gibi kadındır. hayatınızda böyle bir insan varsa onu kaybetmeyin.
devamını gör...

oğlak.
devamını gör...

dünden beri bir milyon yüz otuz sekizinci kez dinlediğim 'siyah' şarkısına bayıldığım şarkıcıdır kendisi.
siyah
devamını gör...

madem farkında oluyoruz öyleyse öncelikle hayatlarını zorlaştıran problemlerin farkında olalım. bu sebeple bu başlığın altına; ''oyyyş ağzını yidiğimin çikik güzlü minnakları'' yazmadan size bu insanların hayata tutunmak için geçtiği çetin yollardan bahsedeyim zira bu insanların en büyük ihtiyaçları; ''uyyy hele hele minnoş'' diyerek sevilmek değil, hayata katılmaları yönünde önlerinde engel teşkil eden sorunların çözülmesi. sevmek zorunda değilsiniz zaten ancak hayatı mümkün mertebe eşit şartlarda yaşamak için gerekli düzenlemeleri yapmak mecburiyetindeyiz.

dikkat
-yazının buradan sonrası biraz soğuk duş etkili olabilir-

şartları eşitlemekten bahsettik ancak ben bugün bize düşen kısımlarından bahsetmek istiyorum zira kalan kısmı milli eğitim bakanlığının yükümlülüğüdür.

down sendromlu bir çocuk dünyaya getireceğini öğrendiğiniz yakınlarınız muhtemelen dehşete düşmüş vaziyette; '' eyvah, ne olacak şimdi?'' sorusu ile ''hayır, haşaa bizim çocuğumuzda olmaz öyle şeyler'' şeklinde reddetme ile kendilerini paralıyor olacaktır. tüm bunlar kabullenme süreçlerinde olağan ve son derece doğal tepkilerdir. bu süreçte ailelerin çevresel mutlak kabule ihtiyaçları vardır. çevreden gelen; ''püüü senin gibi karıyın, sağlıklı çocuk doğuramadı benim oğluma'' gibi cazgır ve çirkin tepkiler ailelerin yalnızca yıpranmasına ve hatta çocuklarından nefret etmesine sebep olabiliyor dolayısıyla yıkıcı, yıpratıcı, aşağılayıcı ve iğneleyici her türlü söylemden son derece kaçınmak gereklidir fakat toplumumuzda gelen tepkiler daha çok şu şekilde olmaktadır; ''her şerde bir hayır vardır'' , ''allah'ın işine karışılmaz.'', ''kaderinizde varmış'' gibi sadece kişinin ilahi bir temelli kabullenişe sürükleyici şekilde olmaktadır. bu tepkilerin ardından aileler genellikle çocuklarını allah'ın onları cezalandırmak için gönderdiği sanrısına kapılmaktadırlar. burada bizlere düşen ise mümkün mertebe çenelerimizi kapalı tutup fikrimiz sorulmadıkça söylememektir. fikrimiz sorulduğunda ise tüm bunların hayatın olağan akışında yer alan durumlar olduğu nu ifade edip durumu mümkün mertebe normalleştirmektir. *

gebelik süreci tamamlandığında ve doğum gerçekleştikten sonra olan süreçte ise mümkün mertebe herkesin soğuk kanlılığını koruyarak çocuğun gelişimini destekleyecek konular eğitimler ve süreçler hakkında bilgi sahibi olmaktır ve akabinde aileye sürekli çocuğun görünüşü ile ilgili espriler, tatlışlıklar ve bilumum kıyaslamalar yapmamaktır. normal kabul ettiğiniz çocuklara nasıl yaklaşıyor nasıl konuşuyor nasıl seviyorsanız aynı şekilde sevebilirsiniz sonuçta hepsi çocuktur.

okul döneminden önce ise zaman uzman kişilerce çocuk rehabilitasyon hizmetlerinden mümkün mertebe faydalanıyor olacaktır. sizin unutmamanız gereken ise 5378 sayılı engeliler kanunudur. ''püü çoçikime otizm bulaştıracak down sendromu bulaştıracak' gibi safsatalarla idari kadro ile öğretmenlere baskı uygulamak suretiyle çocukları örgün eğitimden uzaklaştırmaya çalışırsanız -ki o çocuklar özellikle benim öğrencilerimse sizi itin götüne sokar çıkarmam-* yukarıda bahsettiğim kanun ağzınızın payını almanıza yetecektir. siz en iyisi efendi efendi karışmayın.

bir diğer konu ise iş yerlerinde beceremediğiniz, kaybettiğiniz evrakları özellikle kendini ifade etme noktasında daha negatif şartlarda mücadele eden down sendromlu insanlara yıkıyor ve işin için sıyrılıyorsunuz -yaşadık bunları, tecrübe konuşuyor- yapmayın bunu. çocuklara zarar vereceğinizden değil karakterinizi kaybedeceğinizden yapmayın, kendinize biraz saygınız olsun.
(bkz: kendime saygım yok davranışları)

hah birde tüm yukarıda yazdıklarımı yapıyor ve buna rağmen çevrenizden sempati kasmak için her 21 martta storylerinizde downlu çocuk fotoğrafı paylaşıyorsanız onu da yapmayın çünkü yine (bkz: kendime saygım yok davranışları)
devamını gör...

nickaltı avcılarına yakalanmamış yazardır. kokunuzu aldık geliyoruz çok yakında.*

pek severim kendilerini. okumayı da yazmayı da. ama biraz diyalog kurup tanımlarını inceledikten sonra daha iyi oluyor nickaltı girmek. aklımda var bir kaç canım yazarım nickaltı girilecek. sizleri de sıraya alabilirim. çokça yazın canlar.
devamını gör...

sahip olması gereken ekonomik olanaklara sahip olamadığı için, gereksinimlerini elde edebilmek veya dinlenmeyi bir yaşam tarzı olarak kabul ettiği için, ekonomik gücü olanlardan söz veya yazı aracılığıyla para veya yardım isteyen kişidir. dilenci kişisi, bu isteğin yerine gelmesi için, para veya yardım isteyeceği kişinin dini duygu ve vicdanına hitap edecek sözler kullanır. en çok kullandıkları " allah rızası için bir sadaka " cümlesidir. pek tabi dini duyguları güçlü kişiler de bu yakarış karşısında kayıtsız duramazlar. bunun farkında olan dilenciler de cuma namazı çıkışı camilerin önünde beklerler. namazdan çıkan pek çok kişi de para verme konusunda bir sorumluluk besler. cami kapısı bu yüzden dilenciler için yağlı bir gelir kapısı olmuştur.

kiminin eli ayağı tuttuğu, bedenen sağlıklı olduğu halde numaradan sakat, kolsuz, bacaksız, kör numarasına yatar. kimi parasız kaldığını, yol ve yemek parası isteyerek dilenme yöntemine başvurur. ama yemek parası isteyen dilenci, karnını doyurması teklif edildiğinde de oradan sıvışır. onların esas niyeti sıcak para toplamaktır.

haber bültenlerinde dilencilere karşı yürütülen polis ve zabıta operasyonlarında, üstlerinden çıkan yüksek miktar para ve bankada bulunan kallavi hesapları ortaya çıkardı. hatta gayrimenkulleri bile olduğu öğrenilirdi. bunlar dilenciliği meslek olarak sürdüren kişilerdir. dini duygu ve vicdanları istismar etmek için de sakat, engelli ve çocuk bireyleri kullanırlar. kendilerine merhamet ettirmek için de para toplamaya çalışırlar. bunların arkalarında mutlak surette başka birileri vardır. çocukları kaçırıp dinlendiren şebekelerin varlığı da bilinmektedir.
devamını gör...

1996 yılında finlandiya’da kurulan senfonik metal grubudur. kurucuları ise söz yazarı ve klavyeci tuomas holopainen, gitarist emppu vuorinen ve eski vokalist tarja turunen‘dır. her ne kadar bazı hayranları power metal yaptıklarını iddia etseler de kendileri bal gibi de senfonik metal yapıyorlar çünkü şarkılardaki ezgiler, enstrüman seçimi, kalitesi, ve de baskılar bunu kanıtlar nitelikte. kendilerini çok severim zira lise zamanımda bunları çok dinlerdim, halen de dinlerim her ne kadar black metal tutkunu olsam da. kaliteli albümlere sahip gruptur, bu albümlerden ödül aldıkları bile olmuştur.

bazı albümleri çok satılmıştır hatta rakam olarak belirtmek gerekirse 4 milyonu bile geçmiştir. sevdiğim nightwish albümleri şunlardır; endless forms most beautiful, human. :ıı: nature., trials of ımaginaerum, once, dark passion play, end of an era, son olarak da, angels fall first albümüdür. gruptan zaman zaman ayrılan katılan olmuştur fakat grubun kurucusu kadın vokal sonraki gelen kadın vokalin yokluğunu hissettirmemiştir hayranlarına.

grup bi ara albüm yapmayı bırakmıştı ciddi ciddi hatta çöküntü bile oldu dediler grup hakkında lakin sonradan gruba katılan floor jansen sayesinde grup adeta şahlanma yaşadı, eski günlerdeki gibi albüm yapmaya devam ettiler. konser vermedikleri yer kalmadı, ülkeden ülkeye koştular. çok başarılılar gerçekten, bazen eski günleri yad etmek için nightwish şarkılarını açar dinlerim, floor jansen’ın o güzel sesi başımın ağrısını keser adeta. ne ses var kadında be, çok da güzel maşallah. *
devamını gör...

bir adet papaz ve bir adet vaftiz daddy.
devamını gör...

imam hatipler kapatılsın
devamını gör...

seni seviyom.
devamını gör...

yeri geldiğinde en özgürlükçü takılıp kendi ahlak anlayışına ters olan şeylerin yasaklanmasını isteyen sol çomarı yazarlardan nefret ediyorum.
devamını gör...

bernardin de saint pierre'in kısa bir romanı.madam de la tour adında fransız soylusu bir kadın soylu olmayan bir erkekle evlenir ve ailesi bu evliliği onaylamadığı için mauritius'a kaçarlar erkek çalışmak için madagaskar'a gider ve orada vebadan ölür.marguerite adındaki britanyalı yoksul kadın ise soylu bir kişiden çocuk dünyaya getirmişti erkek kendisini alacağını söyleyip almamış onu aldatmıştır bunun üzerine marguerite de ülkesinden kaçarak mauritius'a gelmiştir.marguerite'nin aziz paul'dan esinlenerek paul adında oğlu madam de la tour'un da temiz bir hayatı vicdanı olsun diye virginie adında kızı olmuştur.birlikte hayata tutan yoldaş sırdaş kardeş olan bu iki bahtsız kadın komün bir hayat yaşarlar yardımcıları ve komşuları ile çocuklarını beraber büyütürler hiç bir biçimde para derdi geçim derdi yaşamazlar kapitalizm onların komün hayatına uğramamıştır çocukları paul ve virginie para nedir bilmezler sadece birbirlerini annelerini doğayı denizi canlıları saf bir sevgiyle art niyetsiz severler ta ki madam de la tour'un fransadaki halası virginie'i yanına isteyince kadar bu saatten sonra ada halkının komünal mutlu hayatı sekteye uğrar her güzel şeyin bir sonu olur mottosu örneği mutlu mesut giden hayatları önü alınamaz bir biçimde ters gitmeye başlar ama paul ile virginie erdemli aşkı sevdayı sevgiyi bize ne türlü kötülükler çileler olursa olsun sonunda ölüm olsa dahi bize en sade en yalın biçimde gösterir.saf aşkın yanında ada metaforu kötücül paraya dayalı her türlü değerin para ile karşılaştırıldığı kapital dünyadan kaçışı yalnızlığı inzivayı kitabın içindeki yaşlı komşunun paul'e öğütlerinden yapılması gereken bir iş olması gereken bir amaç hedef olarak çok iyi verir.
devamını gör...

hayatımın aşkı ile tanışmayı istiyorum.
devamını gör...

en çok nuri alço'ya yakışır.https://r.resimlink.com/ınheg5.jpg
devamını gör...

ünlü bir düşünür demiş ki,

bırakın kazandım zannetsin, zavallı.
(bkz: aleyna tilki)
devamını gör...

şikâyetler içerisinde "forumsal/tanımsız" diye bir bölüm olduğu halde bu tip tanımların, şikâyet edilseler de silinmediği sözlük. çok fazlasını şikâyet ettim ama dönüp baktığımda çoğunun durduğunu gördüm. isim verip yazarı rencide etmeyeceğim ama silmeyenler biliyor kim olduğunu.

ya arkadaş, maksat başlık sayısını çoğaltıp akışı "akıtmak" ise siz silin o forumsal tanımları, bir babayiğit girer yeniden doldurur tanımlı bir şekilde! boş da kalmaz başlık, akış da durmaz yani merak etmeyin. yok, böyle devam edecekse bence kaldıralım o tür şikâyetleri, siz sağ biz selamet... en azından sinir olmayız "böyle forumsal takılmak serbest" der geçeriz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim