vazgeçemediğim aksesuar.
devamını gör...

tiktok'um yok, içkim, kumarım yok, aldatma yok, gizli gizli para biriktirip evden kaçmak gibi bir planım yok *.
devamını gör...

etiyopya’nın dili amharca’nın yazıldığı ge’ez alfabesi ile çok benzer olan alfabe. mesrop maştots’un ermeni alfabesini bu alfabeden uyarladığı iddia edilir.
devamını gör...

tarihi bağlamından koparılarak şaşalı bir hollywood şovuna dönüştürülen filmdir. filmde persler abartılı bir doğu despotizminin temsilcileri olarak tanımlanırken, spartalılar (evet hem de spartalılar) demokrasi ve özgürlük havarisi, fakir ama gururlu gençler olarak gösterilir. rahatsız edici bir filmdir. asıl dertlerinin tarihi bir olayı anlatmak değil, propaganda yapmak olduğu görülür. güncel politik gelişmelerle geçmişteki bir olay, tarafları üzerinden eşleştirilir ve al sana bol bol bilgisayar efekti sosuna bulanmış yarı cahil hollywood filmi daha. ne spartalılar ne persler doğru yansıtılır. hem dönemin yunan kültürü hem de pers kültürü kendi içinde özeldir. birbirlerini etkilemişlerdir. dönemin yunan kent devletlerinin ortaya koyduğu demokrasi tecrübesi başlı başına önemli ve nadidedir. yunan kültürü daha sonra büyük iskenderle birlikte bütün akdeniz coğrafyasındaki hakim kültür konumuna gelecektir ve bu çok uzun bir süre de böyle devam edecektir. hatta daha sonra kurulacak roma'nın da temeli esasında bu kültüre dayanır. persler de kurdukları ilk dünya imparatorluğu ile barış ve hoşgörü içinde yaşattıkları onlarca halkla, yol, posta, bürokrasi, vergilendirme sistemleriyle oldukça güzide örnekler ortaya koymuşlardır.
devamını gör...

cebine koyduğun anda ya da odaya bıraktığın anda yok olan, insanı delirten şeyler. evin anahtarı bunların başında gelir.
devamını gör...

2003 yılında yayınlanmış aynı adlı pulitzer ödüllü oyundan uyarlanan 6 bölümlük tv dizisi.
gay çiftli dizi önerileri başlığını görünce ilk aklıma gelen dizi bu oldu. ancak sadece o başlık altında bu dizi için bir şeyler yazmak diziye hakaret olurdu. dizinin okuna okuna bitmeyecek alt metinleri, din, milliyet, cinsiyet kavramlarına sert ve bazen de ince bir mizah cizgisinde seyreden eleştirileri elbette onu gay çiftli diziden daha fazlası yapıyor.
ayrıca al pacino ve meryl streep'in arzı endam ettiği bir dizi kendileri.
devamını gör...

sahte sevgilerdense yalnızlık evladır.
devamını gör...

(bkz: insanların gerçekten küfürsüz konuşamıyor olması) ilgili başlığa gereken açıklama yapıldı.#463950

bu düşüncedeki insanların kulakları çınlıyor olmalı.
devamını gör...

kişisel bakımını yapmaması, sokakta sigara içmesi, aşırı göbekli olması, bir kadınla nasıl konuşacağını bilmemesi, cinsiyetçi egosu, giyimine fazla özen göstermemesi, entelektüel olmaktan çok ağır abi ve maço görünmeye çalışmak gibi bir çok neden yazılabilir. her erkek böyle değil tabi ama bu saydığım detaylarda çok erkek var. sokağa çıktığınız da gün içerisinde onlarcasına denk gelirsiniz.
devamını gör...

"en uzun, en çaresiz geceni düşün. sabah olmadı mı?"

reşat nuri güntekin - çalıkuşu
devamını gör...

murat yalçın tarafından yazılan, 1998 baskısında anlatı, sonrasında roman olarak farklı yayınevleri tarafından yayınlanan kitap. özellikle başlangıçta parantez içine alınmış harfler, söz oyunları dikkat çekiyor ve ister istemez enis batur'u da hatırlatıyor. ki geçmişte birlikte çalıştıkları bilinen bir gerçek. ancak bu oyunları bu kitapta sevdiğimi söyleyemeyeceğim.

kitapta pek çok yazardan alıntılar mevcut, zaman zaman anlatıcı bu yazarlara da sataşmayı ihmal etmiyor, yeri geldi mi onlara hesap dahi soruyor. farklı yazarlarla tanışmak için alıntılar güzel. okuyucu olarak her birine yetişmek ve anlamak güç olsa da yazarın neyden bahsettiğini bildiği, anlatısında bir temele dayandığı açık. edebi olarak kendini ne kadar iyi beslediğini yazarı tanımadan bu kitaptan dahi görmek mümkün.

kitap boyunca üzerinde durulan birkaç imge var fakat söylemeliyim ki bende bir imgelem doğmadı. yazılan her şey ardı ardına bir karmaşa içinde adeta bir bombardımana dönüşüyor. mizahın gölgesinde güzel noktalara dokunuluyor fakat yine de bir şeylerin eksikliğini duydum bu kitapta. yine de hakkında bir karara varmak için son sayfayı bitirinceye kadar bekledim.


"dalından bu sabah düşmüş taze ceviz kokusu yaymasını, ellere kına olup yakılmasını isterdim yazdıklarımın. benimki çiğ, acı ekşi."


kaynak: hafif metro günleri, murat yalçın, can yayınları, 1. basım.
devamını gör...

kabadayı filminde devran karakteri. oyunculuk mükemmeldi karakter ne kadar karaktersiz olsada.
devamını gör...

yarın biyoloji sınavında da umarım kafa sözlük gündemlerini sorarlar.
devamını gör...

kitaplar beklese de zaman beklemez. akar geçer, kitaplar bekler ve sen olmazsın.
devamını gör...

önceliklendirme

hayatlarımızdaki olayları önceliklendiremiyoruz. öncelik olan sağlık, huzur ya da yatırım konularını es geçip güne odaklanıyoruz.

örnek: pazar sabağı 8'de müşteri hizmetlerini arayıp "10 kuruş fazla gelmiş, neden" insanı.
bu bir sorun, kabul edilmesi gereken bir sorun. 10 kuruşumuzun peşine düşmeliyiz, zira önemli olan miktar değil, durum.
ama arkadaşım, pazar günü insan sevdikleriyle kahvaltı yapar, kahvesini alır, gazete okur, haber okur, pazar günü bu, zaten tüm hafta iş güçle uğraşıyorsun.

ihtiyaç dışı harcama

bayılıyoruz. üf hem de o biçim. gardıropta giyilmemiş tonla kıyafet, 10-15 çift ayakkabı, ama yenisi olmalı. bir tane daha alalım. ya da elindeki telefonun hiçbir sorunu yokken, sadece "masaya koymak"* için en yeni telefonu almak. gereksiz harcama.

burada gözden kaçan nokta şu. diyelim ki 3000 lira net maaş alan biri, haftada 45 * saat çalışsın. bu durumda bu kişi saatliğine 16.7 tl kazanıyor. daha güzel bir hesap için kira, fatura ve sabit giderleri çıkarıp bu hesaplamayı yapmak daha mantıklı. bu gider kalemlerini çıkarıp saatliği 10 lira kazanıyor diyelim.

500 liraya bir ayakkabı alırken o kişi aslında sadece o ayakkabı için hayatının 50 saatini harcıyor. ya da 10000'lik bir bilgisayar, 1000 iş saatini gömüyor. elindeki bilgisayar çalışıyor ama, sorun yok. *

saygı duymak

doğruya doğru, çoğu zaman kendimize de saygımız yok ve başkasına saygı duymayı beceremiyoruz.

devamlı bir ötekileştirme, "bizden değil" durumu ve başkasını aşağılamanın kendini yücelteceğini düşünen kişiler. hepimiz üç beş bu tür insanları tanıyoruz.

para kazanmak

bu durum her ne kadar günümüzdeki torpil ve tanıdık konusu nedeniyle biraz da bizim elimizde olmasa da, 2 sokak öteden dönüp 2 lira ile zengin olacağını sanan, ya da tarihi geçmiş malın etiketini değiştirip halk sağlığı ile oynarken üç beş kuruşla kârâ geçtiğini zanneden tatlı su çakallarının yanında, biraz da suç bizde.

"abi özel sektörde çok işten çıkarma oluyor"un alt metni: bende o kadar göt yok, başkası gibi çok çalışamam.
"memur olarak atanmak istiyorum"un alt metni: kovulma riskim olmasın, 10-20 sene kendimi geliştirmeden hesap makinesi gibi aynı işi yaparım, sırtı devlete dayayım da.

genelde kendini geliştirmeyen, geliştirmeyen ya da 2-3 lira için müşteri kaybedip o günü geçirmeye bakan kişiler yine para kazanamıyor.

kişisel bakım

sanıyorum diş hekimliğinin en güzel para kazanabildiği ülkelerden türkiye. ya da toplu taşımadaki o default kokuyu hemen hemen hepimiz biliyoruzdur. çorabın temizliğini kokusuna bağlayan, dişçiye gitmek için çürük bekleyenlerin ülkesi. kulak çubuğu, roll-on, dış fırçası yolunu bilmeyen "beni seven böyle sevsin" insanları. "abi tamam sen kendi kokunu duymadığın için katlanabiliyorsun da bizim suçumuz ne?" dedirtenler.

çocuk yetiştirmek

"yapma, etme, düşersin, bir tarafını acıtacaksın"la korku içinde büyütülen çocukların neden büyüdükleri zaman risk almayan ve korkak insanlar olduğunu çok araştırmaya gerek yok.

"bak polis amca geliyor" ile polisin kötü biri olduğu düşüncesi aşılatan, "iğneci amca geliyor" diye doktordan soğutulan bir çocukluktan bahsediyorum.

bebekken kafası sabit kalacak şekilde sarmalanmış çocukların, kafatasının arkasının düz olmasından bahsediyorum.

her gün yatağı toplanan, sofra kurulum kaldırımına bile etkisi olmayan çocukların ileride her işi başkalarından beklemesinden bahsediyorum.

bu çocuklar da büyüyüp kendi çocuklarına bu şekilde bakacak, ve döngü olarak bu düzen birçok nesil devam edecek.
devamını gör...

#76736 kafa sözlük'teki mafya organizasyonu diye başlık açılmış. mafya dizileri ve filmlerine bazı insanların ilgisi epey fazladır. mafya sözlerine de...
kimseye güvenme.
benim rahat etmediğim dünyada kimse istirahat edemez.
ona reddedemeyeceği bir teklif yapacağım.
yaşamak istiyorsan fazla soru sorma.
biz hiç kimseyi yarı yolda bırakmadık, onlar hep müsait bir yerde indiler.
sen kimsin ki benim vermediğim şansı veriyorsun.
bir insanın yanında dişisi varken, ne onunla konuş ne de ona bir laf anlat.
hayat, ölümle kumar oynama sanatıdır.
biz soframızda misafir etmek isterdik, onlar ekmek yerine mermi yemek istedi.
bir adam bana ihanet etmemişse gözlerimin içine baka baka konuşur.
bizim vazgeçmek gibi bir adetimiz yok.
dostum olmaz, hasmım yaşamaz.
beyaz işine girmem girenin de tezgahını bozarım
yaşamak için yalvarmadık ölmek için yalvarmayız.
bu kadar ağır ceza kesersen, kimse seni hakem bellemez.
ihtiyar aslanla yaralı kurttan korkacaksın! çünkü onlar hiç bir şeyden korkmaz.
her kurdun bir uluyuşu, her itin bir inleyişi vardır. kim demiş sustuk, kim demiş bittik; çakalları görmek için pusuya çekildik!
gücünü göstermek için delikanlı olacaksın.
herkes taşın altına elini koysun ki sonra taşı elinin üstüne indirmeye kalkmasın.
tıraş yapma kimseye, kesilir güzel yüzün birden bire.
öyle değil işte canım kardeşim, düşman kör nişancıdır da, dost bilir nerden vuracağını.
baktın geçmiyor, bitmiyor, dinmiyor; bir kurşun da bana sık! sıktığın laflardan hafif gelir.
fazla nazik olma mezarına çiçek yollarım bu durumda.
çarkın nasıl işlediğini bilmek önemli değil, çarka çomak sokmak önemli.
aslan gündüz inlemez, yarasını göstermez. sen yaranı açmış herkese gösteriyorsun.
bizimle dans etmeye çalışma yürümeye hasret kalırsın.
içerdeki ateşi söndürmeden dışarıdakini söndüremezsin.
bizim fakirlikten kesemediğimiz kirli sakallarımız şimdi zengin çocuklarına imaj olmuş.
kurtlukta kanun, düşeni yemektir.
çok büyüğü olan büyüyemez.
çakalın yaveri tilki olur.
azdan az, çoktan çok gider.
kaç ölüm adını değiştirir usta?
kimse benden çalamaz.
ateşle oynayan ya elini yakar, ya kendini.
bu dünyada her şey biter ama şerefsiz bitmez!
sonunu düşünen kahraman olamaz.
herkesin gecesi, kendi yarası kadar derindir.!
vurursunuz eyvallah da, ölmezsem “sıkıntı büyük!”
kartal kurdu koyun zannederse direk yere çakılır.
bu bir satranç, 64 kare dışında olmak da var, piyon olmak da var, mat olmak da…
yaşamak için yalvarmadık, ölmek içinde yalvarmayız.
atasını tanımayan it peşinde gezer.
sessizliğime aldanmayın, bi esersem mevsim değişir.
diz üstü yaşamaktansa, ayakta ölmeyi tercih ederim.
bu günde ölmedik, ama yaşadık mı? o da belli değil.!
herkes cennete gitmek ister ama kimse ölmek istemez.
tilki gibi dostum olacağına, aslan gibi düşmanım olsun.
gözden akan bir damla yaş, kimsenin susuzluğunu gidermez.
birileri yatağa düştük diye, toprağa düştük sanmış.
ölümle burun buruna gelmedik ama, kafa kafaya da çok verdik.
uçmak istiyorsan hayal kurma biz seni uçururuz ama sonra inişin kötü olur.
herkesin korktuğu ölümü, biz sokaklarda oyun niyetine oynarız.
senin yerinden oynatamayacağın taşlar var yeğen ama benim yok!
benim hayatımın geri vitesi yok, geçmişi dikiz aynasından izlerim.
dostunu da, düşmanını da kendin seçtiğin sürece güçlüsün.
biz ölmeyi çoktan göze aldık da yanımızda kimleri götüreceğiz onu düşünüyoruz.
ölüm ölüm dediğin nedir ki gülüm, ben senin için yaşamayı göze almışım.
pokeri niye seviyorum biliyor musun kılıç? elin açmazsa oyuna giremezsin.
ben seninle toprağa girerim diyenleri çok gördüm, ben öyle diyenleri toprağa hep yalnız gömdüm.
kurt yatağında yatan kurt, aslan ininde yatan aslan, çakal otlağında gezen çakal olur. ya av olacaksın ya da avcı, ama asla avı avcıya götüren köpek olmayacaksın.
kartal avını öldürmeden önce göğün en tepesine çıkartıp aşağı bırakırmış.
elinizde kozunuz varken en iyi oyununuzu oynayın. çünkü sıra bana geldiğinde affedilmek gibi bir şansınız olmayacak!
adam satanlara bakıyorum şimdi bozuk para gibi harcanıyor.
kimse sanmasın kendini hint kumaşı, bir gün gelir biri vurur makası.
ben seversem destan, kızarsam katliam olur.
psikopatım deyip bıçak sallayana, ruh hastasıyım deyip şarjör boşaltırım
dostu güldürür düşmanı öldürürüz, sen gülenlerden ol ölenlerden değil.
ben vururum demem, saniyesinde indiririm aşağı.
kaderimiz niye avucumuzun içinde yazılıdır bilir misin? gerektiğinde gizleyebilelim diye... niye bilir misin?... çünkü güç, gizden gelir. gerçek niyetini kimse bilmeyecek. kaderin sırrındır; kaderini kimseyle paylaşmayacaksın.
devamını gör...

ispanyolca kabaca "altın olan, altından olan"* anlamına gelen sözcüktür.

aynı zamanda shakira'nın 2017 tarihli bir albümünün adıdır. bu isim yukarıda bahsedilmiş olan efsaneden gelmektedir. albümde ağırlıklı olarak ispanyolca şarkılar bulunmaktadır ve shakira bazı şarkılarda maluma, carlos vives ve nicky jam gibi diğer şarkıcılarla da çalışmıştır. chantaje, la bicicleta, perro fiel, me enamoré gibi birçok hit şarkı bu albümde bulunmaktadır.

shakira yine aynı isimle dünya turnesine çıkmış ve istanbulda'da konser vermiştir.
devamını gör...

beklenen geç geliyor;geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor.

tehlikeli oyunlar
oğuz atay
devamını gör...

ılk bölümüyle beni şoka uğratan dizi. ben ne izledim yahu. korku dizisinden beterdi.
edit: bölümler birbirinden bağımsız olduğu için karışık izliyorum. ve burda da bir çok kişi white cristimas bölümü çok güzel falan deyince açıp izledim ama pek beğenmedim. favori bölümüm hang of dj. ama ilk bölümde yaşadığım gerilimi yaşamadım hala. ığrenç, mide bulandırıcı ve üzüldüğüm bir bölümdü*
devamını gör...

okumadığım hiç bir tanımı beğenmiyorum. bunun bana karşı yapılmasını da istemem. varsa yazılarını beğendiğim bir yazar, pıt pıt pıt beğeniyorum tabiki. cebimden mi çıkıyor cancağızım, hakkı olana hakkını vermeyek mi ?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim