ağlayarak uyumak
yastığın ıslanan kısmına kafanızı koymamak için belli bir tarafta uyursunuz.
devamını gör...
derinlik sarhoşluğu
dalış esnasında 30 m, sarhoşluk için adeta bir hat gibidir , 30 m nin altına inildiğinde her an oluşabilecek durumdur. kişinin dalış tecrübesi pekte önem arz etmez . halüsinasyon ve kavrama güçlüğü oluşturur .
çok tehlikelidir özellikle satıhtan beslemeli bir sistem yerine scuba ile refakatçi olmadan dalış yapıyorsunuz kendinizi göremediğiniz mavinin derinliklerine gömüp ölme olasılığınız yüksektir.
ayrıca günümüz de bilinen deniz kızı hikayesi sünger dalgıçlarının 30 m nin altında gördükleri halüsinasyonlar sayesinde ortaya çıkmıştır efenim.
ayrıca ekstra bilgi olarak harika bir luc besson filmi de bu isimle türkçeye çevrilmiştir
buradan
çok tehlikelidir özellikle satıhtan beslemeli bir sistem yerine scuba ile refakatçi olmadan dalış yapıyorsunuz kendinizi göremediğiniz mavinin derinliklerine gömüp ölme olasılığınız yüksektir.
ayrıca günümüz de bilinen deniz kızı hikayesi sünger dalgıçlarının 30 m nin altında gördükleri halüsinasyonlar sayesinde ortaya çıkmıştır efenim.
ayrıca ekstra bilgi olarak harika bir luc besson filmi de bu isimle türkçeye çevrilmiştir
buradan
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
hiç bu kadar dibe vurmamıştım.
yine bir ders seçimi haftası. son üniversite son sınıf öğrencisi olup alttan bir türlü geçemediğim dersim+ tezim+ daha da kötüsü stajım var. soruyorum size ben dibe batmayayım da kim batsın?
(bkz: yanmışız aman halimiz duman)
yukarıdaki tanımları yazan yazarlar gibi benim de gidesim geliyor. acısız bir intihar yöntemiyle arada intihar edesim geliyor. kafamda bir tarih belirliyorum. sonra kafamda bir söz beliyor. neymiş efendim "her gecenin bir sabahı varmış" fazla pollyannacilik değil mi bu?
çok sevdiğim çiçeklerim meşhur ankara ayazında donup cennetteki yerlerini alınca eski bitki hobiciligim gitti. elinde budama makasi,uzerinde tulumuyla ortada kalmış zengin evin hizmetli bahçıvanı gibi hissediyorum kendimi. kalan bitkilerim mi?artık onlara eski sevgimi aşılayamiyorum.
biriyle tanışmaya konuşmaya mecalim yok. sanki herkes bir öncekinin fragmanı gibi. konuş,mesajlaş,hoşlan, güle güle. konuş,mesajlaş,hoşlan,güle güle.
arada sevilmek istiyorum, boşuna demiyorum "benim parolam sevgidir" diye. ama her sevgi bir nebze nefret barındırır diyorum, üzerler yine seni whis yapma diyorum. hopp kime diyorum?
her günüm bir öncekinin aynısı gibi. tek fark 1 gün 1928282992 kez nefes alirken ertesi gün nefes alışveriş sayım farklı oluyor. evet evet tek fark bu. onun dışında her şey aynı. bakin bir gün önce olduğu gibi yine buradayım.
burun takıntım var mesela. allah affetsin bazen yaşı tutmadığı için duvara kafa atan ve 16 yaşında burun ameliyatı olan irem derici gibi hissediyorum kendimi.
neyse bugünlük itiraf kotamı dolduruyorum. hoş ne kadar itiraf orası tartışılır. eğer buraya kadar okuduysanız aranızdan bazi üyeleri cidden çok seviyorum. elimden gelse hepinize ayrı ayrı sarılırım. ama bu kadar samimi olmaya gerek yok malum korona...
yine bir ders seçimi haftası. son üniversite son sınıf öğrencisi olup alttan bir türlü geçemediğim dersim+ tezim+ daha da kötüsü stajım var. soruyorum size ben dibe batmayayım da kim batsın?
(bkz: yanmışız aman halimiz duman)
yukarıdaki tanımları yazan yazarlar gibi benim de gidesim geliyor. acısız bir intihar yöntemiyle arada intihar edesim geliyor. kafamda bir tarih belirliyorum. sonra kafamda bir söz beliyor. neymiş efendim "her gecenin bir sabahı varmış" fazla pollyannacilik değil mi bu?
çok sevdiğim çiçeklerim meşhur ankara ayazında donup cennetteki yerlerini alınca eski bitki hobiciligim gitti. elinde budama makasi,uzerinde tulumuyla ortada kalmış zengin evin hizmetli bahçıvanı gibi hissediyorum kendimi. kalan bitkilerim mi?artık onlara eski sevgimi aşılayamiyorum.
biriyle tanışmaya konuşmaya mecalim yok. sanki herkes bir öncekinin fragmanı gibi. konuş,mesajlaş,hoşlan, güle güle. konuş,mesajlaş,hoşlan,güle güle.
arada sevilmek istiyorum, boşuna demiyorum "benim parolam sevgidir" diye. ama her sevgi bir nebze nefret barındırır diyorum, üzerler yine seni whis yapma diyorum. hopp kime diyorum?
her günüm bir öncekinin aynısı gibi. tek fark 1 gün 1928282992 kez nefes alirken ertesi gün nefes alışveriş sayım farklı oluyor. evet evet tek fark bu. onun dışında her şey aynı. bakin bir gün önce olduğu gibi yine buradayım.
burun takıntım var mesela. allah affetsin bazen yaşı tutmadığı için duvara kafa atan ve 16 yaşında burun ameliyatı olan irem derici gibi hissediyorum kendimi.
neyse bugünlük itiraf kotamı dolduruyorum. hoş ne kadar itiraf orası tartışılır. eğer buraya kadar okuduysanız aranızdan bazi üyeleri cidden çok seviyorum. elimden gelse hepinize ayrı ayrı sarılırım. ama bu kadar samimi olmaya gerek yok malum korona...
devamını gör...
erkeklerle daha iyi anlaşan kadın
kadınla erkek arasında sex dışında iletişim şekilleri de olduğunu idrak edemeyen saygıdan bihaber olan çomarların yollu diye yaftaladığı kadındır
yakın arkadaşlarının çoğunun erkek olmasının nedeni onlarla hemcinsi olan arkadaşlarına göre daha fazla ortak paydası olmasıdır
yakın arkadaşlarının çoğunun erkek olmasının nedeni onlarla hemcinsi olan arkadaşlarına göre daha fazla ortak paydası olmasıdır
devamını gör...
sen gel diyorsun
uzak mesafe ilişkisi yaşayanların dinlemesi muhtemel olan parçadır. bazen yanında hissettirir bazen çok uzakta.
devamını gör...
kadının adı yok
ulu önder duygu asena nın füzesi kitap
müthiş bir kadındır,
kendisi çocuk gelişimi okumuş ve bu alanda çalıştığı yıllarda, çocuk sahibi olmamaya
"karar vermiş"
bir röportajında diyorki;
"çocuk sahibi olmamak, benim üzerinde düşünüp, değerlendirip, bilinçli olarak karar verdiğim bir konudur..."
kaç kadın çocuk istemediğini anlama, çocuk yapmama, hakkının olduğunun, farkında acaba..
bunun ayıp değil, kendi tercihi olduğunun, oturup bunu düşünebileceğinin, karar verme yetkisinin, hakkının kendisinde olduğunu bilen kadın varmı acaba,
çünkü düşünse çocuk yapmaz birçok kişi,
ama düşünse..
insanların uzun uzun düşünmeye vaktide yok sabrıda, hep kısa süren aktivitelerle meşgul herkes, kısa süren ve kolay şeylerle...
düşünmek cesur insanlara özgü bir şey bence, ve düşünmeye vakit ayırmak, önem vermek, öncelikleri arasına koymak...
çağının, zamanının çok ilerisinde bir insan duygu asena,
"insan yaşamında eksik olanı herşey sanıyor"
diyerek bilinmeyene (x) yüklenen, aslında "herşey" kadar da değerli olmayana, nasıl gereğinden fazla değer yüklediğimizi, hesap edebilecek kadar iyi bir matematiği vardı bence...
ve
"hep verici olmak da doğru değil, hep almak da"
derken de yine hakkaniyetini, matematiğini ve adaletini görüyorum...
iyiki bunları düşünmüş, iyiki bukadar düşünmüş, iyiki yazmış...
müthiş bir kadındır,
kendisi çocuk gelişimi okumuş ve bu alanda çalıştığı yıllarda, çocuk sahibi olmamaya
"karar vermiş"
bir röportajında diyorki;
"çocuk sahibi olmamak, benim üzerinde düşünüp, değerlendirip, bilinçli olarak karar verdiğim bir konudur..."
kaç kadın çocuk istemediğini anlama, çocuk yapmama, hakkının olduğunun, farkında acaba..
bunun ayıp değil, kendi tercihi olduğunun, oturup bunu düşünebileceğinin, karar verme yetkisinin, hakkının kendisinde olduğunu bilen kadın varmı acaba,
çünkü düşünse çocuk yapmaz birçok kişi,
ama düşünse..
insanların uzun uzun düşünmeye vaktide yok sabrıda, hep kısa süren aktivitelerle meşgul herkes, kısa süren ve kolay şeylerle...
düşünmek cesur insanlara özgü bir şey bence, ve düşünmeye vakit ayırmak, önem vermek, öncelikleri arasına koymak...
çağının, zamanının çok ilerisinde bir insan duygu asena,
"insan yaşamında eksik olanı herşey sanıyor"
diyerek bilinmeyene (x) yüklenen, aslında "herşey" kadar da değerli olmayana, nasıl gereğinden fazla değer yüklediğimizi, hesap edebilecek kadar iyi bir matematiği vardı bence...
ve
"hep verici olmak da doğru değil, hep almak da"
derken de yine hakkaniyetini, matematiğini ve adaletini görüyorum...
iyiki bunları düşünmüş, iyiki bukadar düşünmüş, iyiki yazmış...
devamını gör...
duygularını belli edemeyen insan
normaldir. anormal olan duygularını saklayıp sonra beni kimse anlamıyor demektir.
devamını gör...
30 yaşından sonra enstrüman çalmayı öğrenmek
ritim kulağı ve sabır ikilisiyle yaştan bağımsız olarak yapılabilecek eylemdir. yeter ki isteyin.*
devamını gör...
özgür iradenin olmaması
dini açıdan bir çelişki gibi gelen, anlamlandıramadığım durum. konunun özü ise kader yaklaşımından çıkmakta.
şimdiye dek anladığım odur ki, kader hakkında iki görüş var. her şeyi tanrının belirlediği ve bizim tamamen figüranlar olduğumuzu savunan görüş, ki bu daha eski nesiller tarafından benimsenir genelde, ve daha modern olan, tanrının bizi yarattığı ancak özgür irade verdiği ve bu özgür iradeyle insanın seçimler yaparak sonrasında ise buna katlanacağıdır. ancak ikinci görüş açısından bakınca dahi, özgür iradenin aslında olmadığı ortaya çıkmaktadır. ya da ben bunu henüz içselleştirebilecek algı düzeyine sahip değilim.
sorunun kaynağı, tanrının sonsuz yücelikte oluşundan kaynaklanmaktadır. inanışlarımıza göre, bizi yaratan tanrıdır. burada meydana gelen temel problem, bizi yaratan tanrıysa, zaten bizi özgür bir iradeyle yaratmasının mümkün olmayışıdır. bir robot yaptığımızı düşünürsek, ancak her parçasına, her donanımına kadar bildiğimiz, çünkü bizim yarattığımız bir robot. bu robot en fazla bizim oluşturduğumuz yetiler düzeyinde özgür olabilecektir, yani hiç. biz robotu oluştururken, parçalarını eklerken, yazılımını yazarken o robotla ilgili her şeyi biliyoruz. o kadar sonsuz bir gücümüz var ki, robotun yazılımına ekleyeceğimiz bir kodun, robotta ne gibi sonuçlara neden olabileceğini, hangi özelliklerini bastıracakken hangisini daha da öne çıkarabileceğini zaten biliyoruz.
yani biz hangi parçayı koyarsak koyalım, robotun koyduğumuz bir parça sonucunda yapabileceği tüm tercihleri, tüm olasılıkları biliyoruz. hatta olasılık dahi değil, ne yapacağını biliyoruz. çünkü biz sonsuz güç ve kudret sahibiyiz. öyleyse bizim bu robotu özgür iradeye sahip olarak oluşturmamız imkânsızdır. çünkü biz yapısına neyi koyarsak, bir teli bile fazla eklemenin robotta nasıl bir değişikliğe neden olabileceğini biliyor ve bunun sonucunda hangi davranışları yapabileceğini, ne işle ilgileneceğini, nasıl öleceğini dahi onu yapmadan önce biliyoruz. bu durumda bu robotun özgür bir iradeye sahip olması durumu imkânsızdır.
aynı şekilde insanın da, tanrıdan bağımsız özgür bir iradeye sahip olması o hâlde imkânsızdır. biz yaptığımız seçimler sonucunda cehennemde yanmayız. biz oluşturulurken yapacağımız seçimlerin ne olacağına göre oluşturulduk zaten. yani bizi oluşturan, henüz oluştururken cehenneme gideceğimizi bilmekteydi ve bize bir parça daha eklese ya da çıkartsa cennete gideceğimizi de biliyordu. buna rağmen yapmadı. bu sebeple benim cehenneme gidişim ne kadar sorgulama yaparsam yapayım kaçınılmazdır. o zaman benim cehennemde yanmamın bir mantığı da yoktur. çünkü benim yaratıcım beni bu kararları alacak şekilde tasarlamıştır ve hiçbir şekilde ben bundan kurtulamam. yaratıcım beni cehenneme gidecek şekilde tasarladı, ben iyi olup cennete gideyim desem ve cennete gitsem dahi, bu yine benim yaratıcımın beni, bu kararı verecek şekilde yaratmasıdır. o sebeple ben hiçbir şekilde yaratıcımın iradesinden de kaçamam.
öyleyse, özgür irade diye bir şey de yoktur ve insanlar işlediği günahlardan da sorumlu değildir. çünkü işlediği günahları işleyecek şekilde yaratan o tanrıdır. tanrı beni yaratırken, benim bir yerlerde bunları sorgulayacağımı bilerek, hatta buna göre beni yaratmıştır. o hâlde ben ne karar verirsem vereyim, neyi seçersem seçeyim bu hep tanrının iradesindedir.
bu durumda özgür irade diye bir şey yoktur. ya da tanrı yoktur.
şimdiye dek anladığım odur ki, kader hakkında iki görüş var. her şeyi tanrının belirlediği ve bizim tamamen figüranlar olduğumuzu savunan görüş, ki bu daha eski nesiller tarafından benimsenir genelde, ve daha modern olan, tanrının bizi yarattığı ancak özgür irade verdiği ve bu özgür iradeyle insanın seçimler yaparak sonrasında ise buna katlanacağıdır. ancak ikinci görüş açısından bakınca dahi, özgür iradenin aslında olmadığı ortaya çıkmaktadır. ya da ben bunu henüz içselleştirebilecek algı düzeyine sahip değilim.
sorunun kaynağı, tanrının sonsuz yücelikte oluşundan kaynaklanmaktadır. inanışlarımıza göre, bizi yaratan tanrıdır. burada meydana gelen temel problem, bizi yaratan tanrıysa, zaten bizi özgür bir iradeyle yaratmasının mümkün olmayışıdır. bir robot yaptığımızı düşünürsek, ancak her parçasına, her donanımına kadar bildiğimiz, çünkü bizim yarattığımız bir robot. bu robot en fazla bizim oluşturduğumuz yetiler düzeyinde özgür olabilecektir, yani hiç. biz robotu oluştururken, parçalarını eklerken, yazılımını yazarken o robotla ilgili her şeyi biliyoruz. o kadar sonsuz bir gücümüz var ki, robotun yazılımına ekleyeceğimiz bir kodun, robotta ne gibi sonuçlara neden olabileceğini, hangi özelliklerini bastıracakken hangisini daha da öne çıkarabileceğini zaten biliyoruz.
yani biz hangi parçayı koyarsak koyalım, robotun koyduğumuz bir parça sonucunda yapabileceği tüm tercihleri, tüm olasılıkları biliyoruz. hatta olasılık dahi değil, ne yapacağını biliyoruz. çünkü biz sonsuz güç ve kudret sahibiyiz. öyleyse bizim bu robotu özgür iradeye sahip olarak oluşturmamız imkânsızdır. çünkü biz yapısına neyi koyarsak, bir teli bile fazla eklemenin robotta nasıl bir değişikliğe neden olabileceğini biliyor ve bunun sonucunda hangi davranışları yapabileceğini, ne işle ilgileneceğini, nasıl öleceğini dahi onu yapmadan önce biliyoruz. bu durumda bu robotun özgür bir iradeye sahip olması durumu imkânsızdır.
aynı şekilde insanın da, tanrıdan bağımsız özgür bir iradeye sahip olması o hâlde imkânsızdır. biz yaptığımız seçimler sonucunda cehennemde yanmayız. biz oluşturulurken yapacağımız seçimlerin ne olacağına göre oluşturulduk zaten. yani bizi oluşturan, henüz oluştururken cehenneme gideceğimizi bilmekteydi ve bize bir parça daha eklese ya da çıkartsa cennete gideceğimizi de biliyordu. buna rağmen yapmadı. bu sebeple benim cehenneme gidişim ne kadar sorgulama yaparsam yapayım kaçınılmazdır. o zaman benim cehennemde yanmamın bir mantığı da yoktur. çünkü benim yaratıcım beni bu kararları alacak şekilde tasarlamıştır ve hiçbir şekilde ben bundan kurtulamam. yaratıcım beni cehenneme gidecek şekilde tasarladı, ben iyi olup cennete gideyim desem ve cennete gitsem dahi, bu yine benim yaratıcımın beni, bu kararı verecek şekilde yaratmasıdır. o sebeple ben hiçbir şekilde yaratıcımın iradesinden de kaçamam.
öyleyse, özgür irade diye bir şey de yoktur ve insanlar işlediği günahlardan da sorumlu değildir. çünkü işlediği günahları işleyecek şekilde yaratan o tanrıdır. tanrı beni yaratırken, benim bir yerlerde bunları sorgulayacağımı bilerek, hatta buna göre beni yaratmıştır. o hâlde ben ne karar verirsem vereyim, neyi seçersem seçeyim bu hep tanrının iradesindedir.
bu durumda özgür irade diye bir şey yoktur. ya da tanrı yoktur.
devamını gör...
polislerle girilen ilginç diyaloglar
+beyler gelin bakim
-buyur abi
+ kimlikleri alalım
- buyur abi
+poşetteki ne beyler
-içki reis.
+sahilde içmeyin isterseniz
-burda içmek yasak değil.
+ evet.
arkadan bisikletli bir dayı gelir , bisikletin tekerleklerı sallanıyordur
polis:dayı dikkat et düşersin bisiklet sıkıntılı
dayı: kılıçdaroğlu gibi
polisler ve biz kahkaha attık.
-buyur abi
+ kimlikleri alalım
- buyur abi
+poşetteki ne beyler
-içki reis.
+sahilde içmeyin isterseniz
-burda içmek yasak değil.
+ evet.
arkadan bisikletli bir dayı gelir , bisikletin tekerleklerı sallanıyordur
polis:dayı dikkat et düşersin bisiklet sıkıntılı
dayı: kılıçdaroğlu gibi
polisler ve biz kahkaha attık.
devamını gör...
üzüntüden uyumak
üzülmeye harcadığın enerjinin bitmesi sonucu yaşanan durumdur. sonuçta üzülmek de bir enerji istiyor, tükendiğinde baygın baygın yatmanın beraberinde uyuyakalmak. kendini yeniden başlatmışsın gibi uyandığında enerji toplamış ve yeni üzüntülere açık oluyorsun*
devamını gör...
tek başına mutlu olabilen insan
bir ara iyi geliyordu. şimdiler de iyi mi değil mi anlayamıyorum. kafam karışıyor... bazen iyi ki diyorum , sonra neden ki diyorum.
devamını gör...
yiğit bulut
aslında, ülkemizdeki insanların büyük çoğunluğunun yansımasıdır yiğit bulut. sadece daha göz önündedir, yandaş olmasının faydalarını daha fazla görmüş, bundan iyi yararlanmıştır. sokaktaki vatandaşlardan tek farkı belki de budur.
bu ülkenin büyük bir kesimi, öyle çok onurlu, gururlu insanlar değildir. menfaati ne gerektiriyorsa, ona göre davranır, güçlü kimse onun yanında yer alır, yerine göre kraldan çok kralcıdır, gemilerdeki fareler misali, batan gemiyi ilk onlar terk eder, sığınacağı başka bir gemi, başka bir erk ararlar. bu onlar için hayat felsefesi olmuştur. değiştiremezler bu huylarını, değiştirmek de istemezler, çünkü iktidar insanları cezbeden bir günah gibidir, aids hastası olan çok çekici bir kadın gibidir. her türlü riskine rağmen, ondan uzaklaşamazsınız.
şimdi saatlerimizi on yıl ileriye alalım, akp iktidarı yıkılmış, recep erdoğan siyaseti bırakmış, köşesine çekilmiş, anılarını yazıyor. ülke, dünyadaki siyasi rüzgara kapılmış, daha sosyalist, daha özgürlükçü bir hale bürünmüş. ve 10 yıl önceki hükümetin baskıcı, muhafazakar, beceriksiz yönetimini eleştiren, şimdiki iktidarı göklere çıkaran gazetenin genel yayın yönetmeni ; sakallarını kesmiş, yeni boyattığı saçlarını geriye doğru yatırmış bir insan. fotoğrafında acı acı gülümserken, gözleri şunu söylüyor; 'yok aslında birbirimizden farkımız'..
bu ülkenin büyük bir kesimi, öyle çok onurlu, gururlu insanlar değildir. menfaati ne gerektiriyorsa, ona göre davranır, güçlü kimse onun yanında yer alır, yerine göre kraldan çok kralcıdır, gemilerdeki fareler misali, batan gemiyi ilk onlar terk eder, sığınacağı başka bir gemi, başka bir erk ararlar. bu onlar için hayat felsefesi olmuştur. değiştiremezler bu huylarını, değiştirmek de istemezler, çünkü iktidar insanları cezbeden bir günah gibidir, aids hastası olan çok çekici bir kadın gibidir. her türlü riskine rağmen, ondan uzaklaşamazsınız.
şimdi saatlerimizi on yıl ileriye alalım, akp iktidarı yıkılmış, recep erdoğan siyaseti bırakmış, köşesine çekilmiş, anılarını yazıyor. ülke, dünyadaki siyasi rüzgara kapılmış, daha sosyalist, daha özgürlükçü bir hale bürünmüş. ve 10 yıl önceki hükümetin baskıcı, muhafazakar, beceriksiz yönetimini eleştiren, şimdiki iktidarı göklere çıkaran gazetenin genel yayın yönetmeni ; sakallarını kesmiş, yeni boyattığı saçlarını geriye doğru yatırmış bir insan. fotoğrafında acı acı gülümserken, gözleri şunu söylüyor; 'yok aslında birbirimizden farkımız'..
devamını gör...
magenta
renk skalasında olmayan bir renk. ışık renklerinde kırmızı ve mavi ışığın karışımı ara renktir. matbaada kullanılan cmyk boya renklerinde magenta ara renk olarak kullanılmaktadır.
c= cyan
m = magenta
y = yellow
k =black
c= cyan
m = magenta
y = yellow
k =black
devamını gör...
eyfel kulesi
fransızların çelik işlemede ne kadar ileri gittiklerini göstermek için fransız devrimi'nin 100. yıl kutlamaları çerçevesinde düzenlenen expo 1889 paris fuarının giriş kapısı olarak inşa edilmiştir. kulenin, 7.739.401 frank 31 sent tutan inşaat masrafları, gustave eiffel'in tahminlerinin 1 milyon frank üstünde olmuştur. kule, 1889 yılındaki açılış tarihinden önceki 5 ayda 1,9 milyon kişi tarafından ziyaret edince, yıl sonuna kadar toplam masrafın 3/4'ü çıkartmıştır. ilk başlarda gustave eiffel, kule'ye sadece 20 yıl için müsaade almıştır. (dolayısıyla, 1909 yılında kulenin sökülmesi gerekiyordu.) ancak kule, iletişim için çok uygun yüksekliğe ulaştığından ve 20. yüzyılda atlantik ötesi haberleşmeye imkân tanıdığından, kalmasına izin verilmiştir. bugün dünya üzerinde en çok bilinen iki ikonik insan yapısından biri olmuştur.
üzerinde 72 "fransız" bilim adamının ismine yer verilmiştir. bu (soy)isimler kulenin yükseldiği ayakların hemen üstünde, 1. ve 2. katlar arasında yer alan ve kuleyi çepeçevre saran kuşak üzerinde yer alır. inşa aşamasında metal kabartma olarak yazılmış olan bu isimler, kuleyi çevreler ve dört yönden de görülmekte olup, dünya biliminde iz bırakmış ünlü fransız bilim adamları, mühendisleri ve doğa bilimcilerine aittir.
listede yer alanlardan birkaçı politika ile de uğraşmış olsa bile bu listede yer almalarının nedeni politika ile uğraşmış olmaları değil, sanat, mühendislik ve bilim tarihine yaptkları katkılardır.
1. seguin (marc seguin, mekanikçi)
2. lalande (joseph jérôme lefrançais de lalande, astronom)
3. tresca (mühendis ve mekanikçi)
4. poncelet (jean-victor poncelet, geometri)
5. bresse (matematikçi)
6. lagrange (joseph louis lagrange, matematikçi)
7. belanger (matematikçi)
8. cuvier (baron georges leopold chretien frédéric dagobert cuvier, doğa bilimci)
9. laplace (pierre-simon laplace, mathematikçi ve astronom)
10. dulong (pierre louis dulong, fizik ve kimyacı)
11. chasles (michel chasles, geometri)
12. lavoisier (antoine lavoisier, kimyacı)
13. ampere (andré-marie ampère, matematikçi ve fizikçi)
14. chevreul (michel eugène chevreul, kimyacı)
15. flachat (jean-claude flachat, mühendis)
16. navier (claude navier, matematikçi)
17. legendre (adrien-marie legendre, geometri)
18. chaptal (jean-antoine chaptal, tarım uzmanı ve kimyacı)
19. jamin (jules célestin jamin, fizikçi)
20. gay-lussac (joseph louis gay-lussac, kimyacı)
21. fizeau (hippolyte fizeau, fizikçi)
22. schneider (jacques schneider, endüstri)
23. le chatelier (henri louis le chatelier, kimyacı)
24. berthier (pierre berthier, mineralojist)
25. barral (jean-augustin barral, tarımcı, kimyacı, fizikçi)
26. de dion (albert de dion, mühendis)
27. goüin (ernest goüin, mühendis and endüstrici)
28. jousselin (mühendis)
29. broca (paul pierre broca, fizikçi ve antropolojist)
30. becquerel (antoine henri becquerel, fizikçi)
31. coriolis (gaspard-gustave coriolis, mühendis ve bilim adamı)
32. cail (jean-françois cail, endüstrici)
33. triger (mühendis)
34. giffard (henri giffard, mühendis)
35. perrier (coğrafyacı ve matematikçi)
36. sturm (jacques charles françois sturm, matematikçi)
37. cauchy (augustin louis cauchy, matematikci)
38. belgrand (eugene belgrand, mühendis)
39. regnault (henri victor regnault, kimyacı ve fizikçi)
40. fresnel (augustin-jean fresnel, fizikçi)
41. de prony (gaspard de prony, mühendis)
42. vicat (louis vicat, mühendis)
43. ebelmen (jean-jacques ebelmen, kimyacı)
44. coulomb (charles-augustin de coulomb, fizikçi)
45. poinsot (louis poinsot, matematikçi)
46. foucault (léon foucault, fizikçi)
47. delaunay (charles-eugène delaunay, astronom)
48. morin (morin de villefranche, matematikçi ve fizikçi)
49. haüy (rené-just haüy, mineralojist)
50. combes (émile combes, mühendis ve metalurjist)
51. thénard (louis jacques thénard, kimyacı)
52. françois arago (dominique françois jean arago, astronom ve fizikçi)
53. poisson (simeon poisson, mathematikçi ve fizikçi)
54. monge (gaspard monge, geometri)
55. petiet (mühendis)
56. daguerre (louis daguerre, sanatçı ve kimyacı)
57. wurtz (charles-adolphe wurtz, kimyacı)
58. le verrier (urbain le verrier, astronom)
59. perdonnet (albert auguste perdonnet, mühendis)
60. delambre (jean baptiste joseph delambre, astronom)
61. malus (etienne-louis malus, fizikçi)
62. breguet (abraham louis breguet, mekanikçi ve mucit)
63. polonceau (antoine-rémi polonceau, mühendis)
64. dumas (jean baptiste andré dumas, kimyacı)
65. clapeyron (émile clapeyron, mühendis)
66. borda (jean-charles de borda, matematikçi)
67. fourier (jean baptiste joseph fourier, matematikçi)
68. bichat (marie françois xavier bichat, anatomist ve fizyolojist)
69. sauvage (jean-pierre sauvage, mekanikçi)
70. pelouze (théophile-jules pelouze, kimyacı)
71. carnot (nicolas léonard sadi carnot, matematikçi)
72. lamé (gabriel lamé, geometri)
üzerinde 72 "fransız" bilim adamının ismine yer verilmiştir. bu (soy)isimler kulenin yükseldiği ayakların hemen üstünde, 1. ve 2. katlar arasında yer alan ve kuleyi çepeçevre saran kuşak üzerinde yer alır. inşa aşamasında metal kabartma olarak yazılmış olan bu isimler, kuleyi çevreler ve dört yönden de görülmekte olup, dünya biliminde iz bırakmış ünlü fransız bilim adamları, mühendisleri ve doğa bilimcilerine aittir.
listede yer alanlardan birkaçı politika ile de uğraşmış olsa bile bu listede yer almalarının nedeni politika ile uğraşmış olmaları değil, sanat, mühendislik ve bilim tarihine yaptkları katkılardır.
1. seguin (marc seguin, mekanikçi)
2. lalande (joseph jérôme lefrançais de lalande, astronom)
3. tresca (mühendis ve mekanikçi)
4. poncelet (jean-victor poncelet, geometri)
5. bresse (matematikçi)
6. lagrange (joseph louis lagrange, matematikçi)
7. belanger (matematikçi)
8. cuvier (baron georges leopold chretien frédéric dagobert cuvier, doğa bilimci)
9. laplace (pierre-simon laplace, mathematikçi ve astronom)
10. dulong (pierre louis dulong, fizik ve kimyacı)
11. chasles (michel chasles, geometri)
12. lavoisier (antoine lavoisier, kimyacı)
13. ampere (andré-marie ampère, matematikçi ve fizikçi)
14. chevreul (michel eugène chevreul, kimyacı)
15. flachat (jean-claude flachat, mühendis)
16. navier (claude navier, matematikçi)
17. legendre (adrien-marie legendre, geometri)
18. chaptal (jean-antoine chaptal, tarım uzmanı ve kimyacı)
19. jamin (jules célestin jamin, fizikçi)
20. gay-lussac (joseph louis gay-lussac, kimyacı)
21. fizeau (hippolyte fizeau, fizikçi)
22. schneider (jacques schneider, endüstri)
23. le chatelier (henri louis le chatelier, kimyacı)
24. berthier (pierre berthier, mineralojist)
25. barral (jean-augustin barral, tarımcı, kimyacı, fizikçi)
26. de dion (albert de dion, mühendis)
27. goüin (ernest goüin, mühendis and endüstrici)
28. jousselin (mühendis)
29. broca (paul pierre broca, fizikçi ve antropolojist)
30. becquerel (antoine henri becquerel, fizikçi)
31. coriolis (gaspard-gustave coriolis, mühendis ve bilim adamı)
32. cail (jean-françois cail, endüstrici)
33. triger (mühendis)
34. giffard (henri giffard, mühendis)
35. perrier (coğrafyacı ve matematikçi)
36. sturm (jacques charles françois sturm, matematikçi)
37. cauchy (augustin louis cauchy, matematikci)
38. belgrand (eugene belgrand, mühendis)
39. regnault (henri victor regnault, kimyacı ve fizikçi)
40. fresnel (augustin-jean fresnel, fizikçi)
41. de prony (gaspard de prony, mühendis)
42. vicat (louis vicat, mühendis)
43. ebelmen (jean-jacques ebelmen, kimyacı)
44. coulomb (charles-augustin de coulomb, fizikçi)
45. poinsot (louis poinsot, matematikçi)
46. foucault (léon foucault, fizikçi)
47. delaunay (charles-eugène delaunay, astronom)
48. morin (morin de villefranche, matematikçi ve fizikçi)
49. haüy (rené-just haüy, mineralojist)
50. combes (émile combes, mühendis ve metalurjist)
51. thénard (louis jacques thénard, kimyacı)
52. françois arago (dominique françois jean arago, astronom ve fizikçi)
53. poisson (simeon poisson, mathematikçi ve fizikçi)
54. monge (gaspard monge, geometri)
55. petiet (mühendis)
56. daguerre (louis daguerre, sanatçı ve kimyacı)
57. wurtz (charles-adolphe wurtz, kimyacı)
58. le verrier (urbain le verrier, astronom)
59. perdonnet (albert auguste perdonnet, mühendis)
60. delambre (jean baptiste joseph delambre, astronom)
61. malus (etienne-louis malus, fizikçi)
62. breguet (abraham louis breguet, mekanikçi ve mucit)
63. polonceau (antoine-rémi polonceau, mühendis)
64. dumas (jean baptiste andré dumas, kimyacı)
65. clapeyron (émile clapeyron, mühendis)
66. borda (jean-charles de borda, matematikçi)
67. fourier (jean baptiste joseph fourier, matematikçi)
68. bichat (marie françois xavier bichat, anatomist ve fizyolojist)
69. sauvage (jean-pierre sauvage, mekanikçi)
70. pelouze (théophile-jules pelouze, kimyacı)
71. carnot (nicolas léonard sadi carnot, matematikçi)
72. lamé (gabriel lamé, geometri)
devamını gör...
dar pantolon giyen erkek
dar falan amenna da bunun kırmızı tonları ve hardal rengi pantolon giyenleri var onlar biraz sorunlu gibi geliyor bana.
devamını gör...
gelecekten geliyorum diyerek kız tavlamak
düzgün bir prodüksiyon ve sağlam bir ekip çalışmasıyla %100 başarı temin edeceğini düşündüğüm bir taktiktir.
devamını gör...
eski fotoğraflar
eskinin kaybolmuşluğu,o anı sanki hiç yaşamamış hissi,fotoğraftaki kişinin sen olması ve ben böyle miydim sorgusu... genelde neşelidir hepsi ama bazılarında zorlama tebessüm vardır hemen başlarsın anlatmaya burada çekerken şöyle olmuştu ah bu teyze çok iyi bir insandı mevzu uzar gider... hepsi ayrı hikaye ve sen hem o'sun hem değilsin tuhaf bir ikilem..
- yukarıdaki fotoğrafta şampiyonlar ligi-
- yukarıdaki fotoğrafta şampiyonlar ligi-
devamını gör...
iltifata iltifatla karşılık vermek
yaaaa teşekkür ederim canımmmm o senin güzelliğin.
t:kendisine çiçekle gelen insana çiçekle koşan insanın yapacağı harekettir. ben iltifat aldığımda kızarıp bozarıp hemen teşekkür ediyor, sonrasında karşılık vereceğim bir şeyse mutlaka karşılık veriyorum. böylece sonsuz bir döngüye giriyoruz.
t:kendisine çiçekle gelen insana çiçekle koşan insanın yapacağı harekettir. ben iltifat aldığımda kızarıp bozarıp hemen teşekkür ediyor, sonrasında karşılık vereceğim bir şeyse mutlaka karşılık veriyorum. böylece sonsuz bir döngüye giriyoruz.
devamını gör...
