manga
her şeyiyle mükemmel bir grup. değerinin yeterince bilinemedigi kanaatindeyim.
devamını gör...
akp parti binasında fethullah gülen resmi çıkması
bunlar hep dış güçlerin oyunları.
devamını gör...
11 üniversiteye rektör atanması
kayyumdur o, rektör olsa duramazdın.
devamını gör...
yazarların en sevdiği şiir
alfred bester'in "tiger tiger" adlı bilimkurgu kitabının girişinde yer alan, aynı isimli bir william blake şiiridir.
tyger tyger, burning bright,
in the forests of the night;
what immortal hand or eye,
could frame thy fearful symmetry?
in what distant deeps or skies.
burnt the fire of thine eyes?
on what wings dare he aspire?
what the hand, dare seize the fire?
and what shoulder, & what art,
could twist the sinews of thy heart?
and when thy heart began to beat,
what dread hand? & what dread feet?
what the hammer? what the chain,
in what furnace was thy brain?
what the anvil? what dread grasp,
dare its deadly terrors clasp!
when the stars threw down their spears
and water'd heaven with their tears:
did he smile his work to see?
did he who made the lamb make thee?
tyger tyger burning bright,
in the forests of the night:
what immortal hand or eye,
dare frame thy fearful symmetry?
selahattin özpalabıyıklar'dan çevirisini de bırakayım şuraya.
kaplan! kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
kurabildi o korkunç simetrini?
hangi uzak derinlerde, göklerde
yandı senin ateşin gözlerinde?
o hangi kanatla yükselebilir?
hangi el ateşi kavrayabilir?
ve hangi omuz ve hangi beceri
kalbinin kaslarını bükebildi?
ve kalbin çarpmaya başladığında,
hangi dehşetli el? ayaklar ya da
neydi çekiç? ya zincir neydi?
beynin nasıl bir fırın içindeydi?
neydi örs? ve hangi dehşetli kabza
ölümcül korkularını alabilir avcuna?
yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca,
göğü sulayınca gözyaşlarıyla,
güldü mü o, görünce eserini?
kuzu'yu yaratan mı yarattı seni?
kaplan! kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
kurabilir o korkunç simetrini?
edit: imla
tyger tyger, burning bright,
in the forests of the night;
what immortal hand or eye,
could frame thy fearful symmetry?
in what distant deeps or skies.
burnt the fire of thine eyes?
on what wings dare he aspire?
what the hand, dare seize the fire?
and what shoulder, & what art,
could twist the sinews of thy heart?
and when thy heart began to beat,
what dread hand? & what dread feet?
what the hammer? what the chain,
in what furnace was thy brain?
what the anvil? what dread grasp,
dare its deadly terrors clasp!
when the stars threw down their spears
and water'd heaven with their tears:
did he smile his work to see?
did he who made the lamb make thee?
tyger tyger burning bright,
in the forests of the night:
what immortal hand or eye,
dare frame thy fearful symmetry?
selahattin özpalabıyıklar'dan çevirisini de bırakayım şuraya.
kaplan! kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
kurabildi o korkunç simetrini?
hangi uzak derinlerde, göklerde
yandı senin ateşin gözlerinde?
o hangi kanatla yükselebilir?
hangi el ateşi kavrayabilir?
ve hangi omuz ve hangi beceri
kalbinin kaslarını bükebildi?
ve kalbin çarpmaya başladığında,
hangi dehşetli el? ayaklar ya da
neydi çekiç? ya zincir neydi?
beynin nasıl bir fırın içindeydi?
neydi örs? ve hangi dehşetli kabza
ölümcül korkularını alabilir avcuna?
yıldızlar mızraklarını aşağıya atınca,
göğü sulayınca gözyaşlarıyla,
güldü mü o, görünce eserini?
kuzu'yu yaratan mı yarattı seni?
kaplan! kaplan! gecenin ormanında
ışıl ışıl yanan parlak yalaza,
hangi ölümsüz el ya da göz, hangi,
kurabilir o korkunç simetrini?
edit: imla
devamını gör...
bektaşi fıkrası
köylü yağmur duasına çıkıyormuş, bektaşi'ye "sen de gel" demişler. baba erenler kalabalığa katılmış, yolda küçük tarlasının yanından geçerken elindeki sopayı tarlaya dikmiş, göğe bakarak:
- bizimki de burası, demiş.
duadan sonra bir yağmur bir yağmur; ortalığı seller basmış. bektaşi'nin tarlasında ne varsa sular almış götürmüş. bu manzarayı gören bektaşi, ellerini yukarı kaldırmış:
- kabahat sende değil, bu tarlayı sana gösterende...
- bizimki de burası, demiş.
duadan sonra bir yağmur bir yağmur; ortalığı seller basmış. bektaşi'nin tarlasında ne varsa sular almış götürmüş. bu manzarayı gören bektaşi, ellerini yukarı kaldırmış:
- kabahat sende değil, bu tarlayı sana gösterende...
devamını gör...
haldun taner
cumhuriyet dönemi türk edebiyatının önde gelen yazarlarından birisidir. öykü, tiyatro, kabare yazarıdır. ülkemizdeki ilk kabare tiyatro örneği vatan kurtaran şaban ve ilk epik tiyatro keşanlı ali destanı'nın da sahibidir.
haldun taner eserlerinde gözleme, yergiye ve mizaha (bilgece) önem verir hatta bunları çoğu zaman aynı anda kullanır. görgüsüzlüğü, bilgisizliği ve bunların doğurduğu düzensizliği yansıtır eserlerinde. örneğin gözlerimi kaparım vazifemi yaparım'da iki yüzlü, çıkarcı, sahtekar ve işi bilmeden o makama getirilen kişileri ve sistemi eleştirir. bu eleştirisini bilgece yapar ve kara mizaha çevirse de asla basit bir kara mizah değildir bu, fazla yormaz, basit ve nettir. ne anladıysan odur. vermek istediği mesajlar başarılıdır. çünkü tam bir ustadır, güldürmekte de, hicivde de, ''gözlerinizi açın'' demekte de.
''turizm bakanımız
turist olmamış ömründe
hariciyenin dümeni
emekli bir valinin elinde
devlet işinde ihtisas sonradan gelir şaban''
güldürmekte ustadır dedim ya, haldun taner bir röportajında, fransızların kendisine ''siz deli misiniz? bu memlekette çocuklar bile gülmüyor. çocukların gülmediği memlekette nasıl komedi yazarsınız?'' diye sorduklarından bahseder. ustanın cevabı elbette hazırdır. o gözlem yapmadan, halkın durumunu bilmeden adım dahi atmaz. kaldı ki komedi yazsın. cevabı şu olur: ''yüzleri gülmüyor ama içleri güler ve güldürüldüğü zaman çok iyi gülerler.... sizden daha iyi gülerler... ezikliklerinin acısını çıkartırcasına, öç alırcasına gülerler...''
kısaca, aynı çağda yaşamamış olmak ne büyük eksiklik dediğim kişidir. tiyatro açısından birçok yeniliğe öncülük eden değerli isimlerden ve türk edebiyatının yapı taşlarından biridir, okunmalıdır.
haldun taner eserlerinde gözleme, yergiye ve mizaha (bilgece) önem verir hatta bunları çoğu zaman aynı anda kullanır. görgüsüzlüğü, bilgisizliği ve bunların doğurduğu düzensizliği yansıtır eserlerinde. örneğin gözlerimi kaparım vazifemi yaparım'da iki yüzlü, çıkarcı, sahtekar ve işi bilmeden o makama getirilen kişileri ve sistemi eleştirir. bu eleştirisini bilgece yapar ve kara mizaha çevirse de asla basit bir kara mizah değildir bu, fazla yormaz, basit ve nettir. ne anladıysan odur. vermek istediği mesajlar başarılıdır. çünkü tam bir ustadır, güldürmekte de, hicivde de, ''gözlerinizi açın'' demekte de.
''turizm bakanımız
turist olmamış ömründe
hariciyenin dümeni
emekli bir valinin elinde
devlet işinde ihtisas sonradan gelir şaban''
güldürmekte ustadır dedim ya, haldun taner bir röportajında, fransızların kendisine ''siz deli misiniz? bu memlekette çocuklar bile gülmüyor. çocukların gülmediği memlekette nasıl komedi yazarsınız?'' diye sorduklarından bahseder. ustanın cevabı elbette hazırdır. o gözlem yapmadan, halkın durumunu bilmeden adım dahi atmaz. kaldı ki komedi yazsın. cevabı şu olur: ''yüzleri gülmüyor ama içleri güler ve güldürüldüğü zaman çok iyi gülerler.... sizden daha iyi gülerler... ezikliklerinin acısını çıkartırcasına, öç alırcasına gülerler...''
kısaca, aynı çağda yaşamamış olmak ne büyük eksiklik dediğim kişidir. tiyatro açısından birçok yeniliğe öncülük eden değerli isimlerden ve türk edebiyatının yapı taşlarından biridir, okunmalıdır.
devamını gör...
düşünseli
harry potter filminden türkçeleştirilmiş muazzam bir kelime. türkçeleştirmesini serinin çoğunu çevirmiş olan sevin okyay ve kutlukhan kutlu yapmıştır.
devamını gör...
sevdiğin filmi adını söylemeden anlat
bir anket başlığı. ''in case i don't see ya, good afternoon, good evening and good night!''
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
minnet eylemem*
.
.
devamını gör...
paletli yüzmede kaan kahraman'ın dünya ikincisi olması
bu çocuklarda hep ortalık karışıkken birinci oluyor.(bkz: swh)
devamını gör...
hastanede seks skandalı
savaşmamış sevişmişler nedir yani, bıktık cinayet haberlerinden .
devamını gör...
sözlük radyosu
hayırlı olsun. ilk olarak ben şarkı söyleyecekmişim. yoldaş öyle dedi.
-iyi geceler sayın dinleyen, sizinle daha önce kafa tokuşturmuş muyduk?
-evet, değerli kafa dinleyenleri, kafa radyo burası. bu akşam da programa her zaman olduğu gibi montana çetesi'ne, hayatı ve kadınları öğrendiğimiz- hala öğrenmekte olduğumuz- kadıköy sokaklarına ve şehrin bütün kötü çocuklarına adadık. burada sizinle sabaha kadar olmak isterdik ama taktir edersiniz ki sayın dinleyenler bizim de yazar/sözlük hayatımız var. iyi geceler sayın dinleyenler, eğer tabii böyle bir şey mümkünse.
-iyi geceler sayın dinleyen, sizinle daha önce kafa tokuşturmuş muyduk?
-evet, değerli kafa dinleyenleri, kafa radyo burası. bu akşam da programa her zaman olduğu gibi montana çetesi'ne, hayatı ve kadınları öğrendiğimiz- hala öğrenmekte olduğumuz- kadıköy sokaklarına ve şehrin bütün kötü çocuklarına adadık. burada sizinle sabaha kadar olmak isterdik ama taktir edersiniz ki sayın dinleyenler bizim de yazar/sözlük hayatımız var. iyi geceler sayın dinleyenler, eğer tabii böyle bir şey mümkünse.
devamını gör...
yayınevi rehberi
bilinçli okurlar için yardımcı olmasını dilediğim rehberdir. tamamıyla kişisel ölçütlere göre hazırlanmış olup objektif değildir. yazarların sunacağı katkılarla iyi bir kaynak ihtiva edebilir.
1. ayrıntı yayınları
rehbere doğal olarak en sevdiğim yayınevi ile başlıyorum. şöyle bir düşüncem var ki bir kitabı ayrıntı basmışsa iyidir. özellikle kurgu dışı seçkileri oldukça zengindir. kurmacadaysa başta yeraltı olmak üzere çağdaş ve klasik metinleri de doyurucudur. fakat bu yayınevinin en önemli sorunu, çevirilerinin pek iyi olmamasıdır. bir klasiği gidip de ayrıntıdan okumanızı tavsiye etmem. fiyatları da nispeten yüksek. ama dediğim gibi kuramsal metinlerde editöryel olarak bana göre en iyi yayınevi. şöyle bir kitaplığıma baktığım zaman yalnızca 5 romanın* ayrıntıdan olduğunu görüyorum. okur kitlesi kendine özgü ve kalitedir. bir de ayrıntı dergi isminde aylık sosyalist siyaset ve kültür dergisi çıkarırlar ki o da tadından yenmez. yazıhaneleri cağaloğlundadır, gidip indirimli kitap alınabilir.
2. metis
ayrıntı'nın kankası ve ezeli rakibi olarak metis 2. sıradan giriş yapıyor. metis de ayrıntı ile aynı paralelde bir yayın politikasına sahip. teorik kitapları oldukça iyidir. bu anlamda türkiye adına oldukça yararlı olduğunu düşünüyorum. aynı şekilde kurmaca metinlerde de kendine özgü kitaplar basar. çevirileri belki biraz daha iyidir ama en kötü huyları bazı kitapları ısrarla on yıllardır basmamaları.
3. sel yayıncılık
bilenler vardır. ferit edgü'ye yaptıkları yamuk nedeniyle herkesle papaz oldular. olayın ayrıntılarına internetten bakılabilir. bu nedenle çok kötü bir imaja sahip oldular. uzunca bir süre daha o olayla anımsanacaklar. bunlar da yukarıdaki ikiliyle aşağı yukarı aynı çizgide. özellikle lgbt ve kadın seçkileri epey iyi. fiyatlarıysa mmmmahh.. on numara.. hele bir de galatasaray hamamı yakınındaki dükkanlarına giderseniz zaten uygun olan fiyata bir de yüzde 25 indirim alırsınız. son olarak nedense kitap ölçüleri 16:9 gibi geliyor bana hep.
4. türkiye iş bankası kültür yayınları
gelelim yayıncılık dünyamızın kanatsız meleklerine ehe ehe.. kısa keseceğim. en iyi kitaplar bu yayınevindedir. fiyatları, banka desteği nedeniyle oldukça ama oldukça ucuzdur. kendi dükkanlarında daha da ucuza gelir. özellikle klasikler birkaç istisna dışında bu yayınevinden okunmalıdır*. modern klasikler başlığıyla oluşturdukları seçki ise benden biraz eksi alıyor, kolay kolay elim gitmiyor nedense. son olarak hasan ali yücel'e bir fatiha okumaya davet ediyorum.
5. yky
iş bankası ile kankidir bunlar da. yerli edebiyat konusunda bana göre en iyi yayınevi. galatasaray meydanındaki malum dükkanları gibi diğer tüm mağazalarında da güzel indirimler mevcut ki zaten fiyatları iş bankası gibi çok uygun. kazım taşkent klasikler dizisi muazzam fakat son günlerde bunlarda da bir kapak değişikliği furyası başladı anlamadım gitti. kazım taşkent'in o güzelim klas kapaklarını saçma sapan şeylere döndürmeye başladılar. sırf sosyal medyada iki fotoğraf vereceğim diye yapılanı kınıyorum.
6. can yayınları
ve sosyal medya demişken can'a geçiyorum. abi sen ne yaptığının farkında mısın? koca yayınevini instagram'a endeksledin be. yeni kapaklar facia. hele o kitap arkasına koyduğunuz hashtagler resmen utanç verici. bir siz mi akıllısınız da çağa ayak uydurmaya başladınız? gerçekten can öz sebebiyle her geçen gün gözümden düşüyor.. daha fazla konuşmak istemiyorum tansiyonum çıkıyor.
7. iletişim
bana göre orhan pamuk zamanında çok iyiydi ama nolduysa bunlara da bir haller geldi. özellikle klasikler dizisi gayet iyi fakat o fiyatlar nedir be kardeşim öyle ya? şöyle düşünün, iş bankasında aynı klasik daha iyi bir çeviri ve baskıyla iletişim'in yarı fiyatından bile ucuz olabilir. atıyorum 200 sayfa klasiğe giderler 35-40 lira etiket biçerler. daha iyisi ve uygunu varken kim alıp okuyor hakikaten merak ediyorum. ama genel olarak iyiler mi, iyiler tabii.
8. cem yayınevi
retro yayınevimiz. çok eski bir mazisi vardır. kafka okunacaksa kesinlikle cem'den okunmalıdır. kitapları da böyle nasıl desem 50 yıllık falan gibidir. çok severim.
9. helikopter yayınları
çeviri edebiyatta az bilinen eserleri basarlar. baskısı vs. kalitelidir. tuhaf bir şekilde kitapların sayfalarının kenarlarını kırmızıya boyarlar. belki de bu yüzden fiyatları yüksektir.
10. bilgi yayınevi
belli başlı yazarları tekeline almıştır. hemingway, halikarnas balıkçısı vs. ha iyi midir iyidir tabii. fiyatları nispeten yüksek olsa da bazı yazarları sadece bilgi'den okuyabilirsiniz. artık ne çıkarsa bahtınıza.
11. inkılap kitabevi
yazmasam olmazdı.. en sevdiklerimden.. çook eski bir yayınevimiz olup, kurucusu yanlış hatırlamıyorsam ermenidir. eskiden kitapevleri aynı zamanda yayımcılık faaliyeti yaparmış. ismindeki kitabevi buradan kalma. refik halit ve reşat nuri gibi yerli yazarları hakikaten güzel basarlar. kendi kitapevlerinde kendi yayınlarına yüzde 25 gibi bir indirim de yaparlar.
12. varlık yayınları
yine eskilerden gidiyoruz. varlık dergisinin yayınevi. hala dimdik ayakta. klasikleri zamanında türkçeye kazandıran yayınevi diyebiliriz. saygı duyarız. okuyun, okutturun.
13. sol yayınları
yalın ayak başı kabak demokrasimizin tarihinde gördüğü en güzel şey olan 60 anayasasının sağladığı özgürlük ortamı neticesinde, marksist eserleri türkçeye tercüme etmek maksadiyle kurulmuştur. kurucularından ilhan erdost, işkencede öldürülmüştür. marksist külliyat bu yayınevinden okunmalıdır.
14. yar yayınları
solun bir diğer önemli yayınevi. sol yayınları gibi marksist külliyatı basar. kurmaca metinlere biraz daha ağırlık verir. okunmalı, takip edilmelidir.
15. oda yayınları
edebiyatın katilleri.
1. ayrıntı yayınları
rehbere doğal olarak en sevdiğim yayınevi ile başlıyorum. şöyle bir düşüncem var ki bir kitabı ayrıntı basmışsa iyidir. özellikle kurgu dışı seçkileri oldukça zengindir. kurmacadaysa başta yeraltı olmak üzere çağdaş ve klasik metinleri de doyurucudur. fakat bu yayınevinin en önemli sorunu, çevirilerinin pek iyi olmamasıdır. bir klasiği gidip de ayrıntıdan okumanızı tavsiye etmem. fiyatları da nispeten yüksek. ama dediğim gibi kuramsal metinlerde editöryel olarak bana göre en iyi yayınevi. şöyle bir kitaplığıma baktığım zaman yalnızca 5 romanın* ayrıntıdan olduğunu görüyorum. okur kitlesi kendine özgü ve kalitedir. bir de ayrıntı dergi isminde aylık sosyalist siyaset ve kültür dergisi çıkarırlar ki o da tadından yenmez. yazıhaneleri cağaloğlundadır, gidip indirimli kitap alınabilir.
2. metis
ayrıntı'nın kankası ve ezeli rakibi olarak metis 2. sıradan giriş yapıyor. metis de ayrıntı ile aynı paralelde bir yayın politikasına sahip. teorik kitapları oldukça iyidir. bu anlamda türkiye adına oldukça yararlı olduğunu düşünüyorum. aynı şekilde kurmaca metinlerde de kendine özgü kitaplar basar. çevirileri belki biraz daha iyidir ama en kötü huyları bazı kitapları ısrarla on yıllardır basmamaları.
3. sel yayıncılık
bilenler vardır. ferit edgü'ye yaptıkları yamuk nedeniyle herkesle papaz oldular. olayın ayrıntılarına internetten bakılabilir. bu nedenle çok kötü bir imaja sahip oldular. uzunca bir süre daha o olayla anımsanacaklar. bunlar da yukarıdaki ikiliyle aşağı yukarı aynı çizgide. özellikle lgbt ve kadın seçkileri epey iyi. fiyatlarıysa mmmmahh.. on numara.. hele bir de galatasaray hamamı yakınındaki dükkanlarına giderseniz zaten uygun olan fiyata bir de yüzde 25 indirim alırsınız. son olarak nedense kitap ölçüleri 16:9 gibi geliyor bana hep.
4. türkiye iş bankası kültür yayınları
gelelim yayıncılık dünyamızın kanatsız meleklerine ehe ehe.. kısa keseceğim. en iyi kitaplar bu yayınevindedir. fiyatları, banka desteği nedeniyle oldukça ama oldukça ucuzdur. kendi dükkanlarında daha da ucuza gelir. özellikle klasikler birkaç istisna dışında bu yayınevinden okunmalıdır*. modern klasikler başlığıyla oluşturdukları seçki ise benden biraz eksi alıyor, kolay kolay elim gitmiyor nedense. son olarak hasan ali yücel'e bir fatiha okumaya davet ediyorum.
5. yky
iş bankası ile kankidir bunlar da. yerli edebiyat konusunda bana göre en iyi yayınevi. galatasaray meydanındaki malum dükkanları gibi diğer tüm mağazalarında da güzel indirimler mevcut ki zaten fiyatları iş bankası gibi çok uygun. kazım taşkent klasikler dizisi muazzam fakat son günlerde bunlarda da bir kapak değişikliği furyası başladı anlamadım gitti. kazım taşkent'in o güzelim klas kapaklarını saçma sapan şeylere döndürmeye başladılar. sırf sosyal medyada iki fotoğraf vereceğim diye yapılanı kınıyorum.
6. can yayınları
ve sosyal medya demişken can'a geçiyorum. abi sen ne yaptığının farkında mısın? koca yayınevini instagram'a endeksledin be. yeni kapaklar facia. hele o kitap arkasına koyduğunuz hashtagler resmen utanç verici. bir siz mi akıllısınız da çağa ayak uydurmaya başladınız? gerçekten can öz sebebiyle her geçen gün gözümden düşüyor.. daha fazla konuşmak istemiyorum tansiyonum çıkıyor.
7. iletişim
bana göre orhan pamuk zamanında çok iyiydi ama nolduysa bunlara da bir haller geldi. özellikle klasikler dizisi gayet iyi fakat o fiyatlar nedir be kardeşim öyle ya? şöyle düşünün, iş bankasında aynı klasik daha iyi bir çeviri ve baskıyla iletişim'in yarı fiyatından bile ucuz olabilir. atıyorum 200 sayfa klasiğe giderler 35-40 lira etiket biçerler. daha iyisi ve uygunu varken kim alıp okuyor hakikaten merak ediyorum. ama genel olarak iyiler mi, iyiler tabii.
8. cem yayınevi
retro yayınevimiz. çok eski bir mazisi vardır. kafka okunacaksa kesinlikle cem'den okunmalıdır. kitapları da böyle nasıl desem 50 yıllık falan gibidir. çok severim.
9. helikopter yayınları
çeviri edebiyatta az bilinen eserleri basarlar. baskısı vs. kalitelidir. tuhaf bir şekilde kitapların sayfalarının kenarlarını kırmızıya boyarlar. belki de bu yüzden fiyatları yüksektir.
10. bilgi yayınevi
belli başlı yazarları tekeline almıştır. hemingway, halikarnas balıkçısı vs. ha iyi midir iyidir tabii. fiyatları nispeten yüksek olsa da bazı yazarları sadece bilgi'den okuyabilirsiniz. artık ne çıkarsa bahtınıza.
11. inkılap kitabevi
yazmasam olmazdı.. en sevdiklerimden.. çook eski bir yayınevimiz olup, kurucusu yanlış hatırlamıyorsam ermenidir. eskiden kitapevleri aynı zamanda yayımcılık faaliyeti yaparmış. ismindeki kitabevi buradan kalma. refik halit ve reşat nuri gibi yerli yazarları hakikaten güzel basarlar. kendi kitapevlerinde kendi yayınlarına yüzde 25 gibi bir indirim de yaparlar.
12. varlık yayınları
yine eskilerden gidiyoruz. varlık dergisinin yayınevi. hala dimdik ayakta. klasikleri zamanında türkçeye kazandıran yayınevi diyebiliriz. saygı duyarız. okuyun, okutturun.
13. sol yayınları
yalın ayak başı kabak demokrasimizin tarihinde gördüğü en güzel şey olan 60 anayasasının sağladığı özgürlük ortamı neticesinde, marksist eserleri türkçeye tercüme etmek maksadiyle kurulmuştur. kurucularından ilhan erdost, işkencede öldürülmüştür. marksist külliyat bu yayınevinden okunmalıdır.
14. yar yayınları
solun bir diğer önemli yayınevi. sol yayınları gibi marksist külliyatı basar. kurmaca metinlere biraz daha ağırlık verir. okunmalı, takip edilmelidir.
15. oda yayınları
edebiyatın katilleri.
devamını gör...
günün sözü
"okumaktan başka yapacak işim, gidecek tek yerim yoktu, çünkü çevremde saygıya layık, beni kendine çekebilecek bir meşguliyet bulamıyordum."
devamını gör...
tartışmaktan zevk almak
amaçsız olmayan, sırf kendini ispat etmek için konuşmayan insanlarla karşılıklı iletişim halindeyken duyulan zevktir.
devamını gör...
güne bir söz bırak
"seçmiş olduğunuz ve karar verdiğiniz şeylerin bedelini siz ödersiniz; size akıl verenler değil."
thomas stearns eliot
her ne kadar hayatın her alanında geçerli olsa da, özellikle üniversitede bölüm seçimi yapacak olanların çok dikkate alması gereken, "ailem şunu istiyor" diyerek bölüm seçmemeleri gerektiğini gösteren bir söz. aileler ne yazık ki bugün var, yarın yok ama mesleğiniz siz ölene kadar sizinle...
thomas stearns eliot
her ne kadar hayatın her alanında geçerli olsa da, özellikle üniversitede bölüm seçimi yapacak olanların çok dikkate alması gereken, "ailem şunu istiyor" diyerek bölüm seçmemeleri gerektiğini gösteren bir söz. aileler ne yazık ki bugün var, yarın yok ama mesleğiniz siz ölene kadar sizinle...
devamını gör...
keşke seni hiç doğurmasaydım diyen anne sorunsalı
bu cümlenin önüne ya da arkasına "seni doğuracağıma taş doğursaydım" da derse, üzerine bir bardak su içilmesi gerekir.
(bkz: küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler)
(bkz: küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler)
devamını gör...
amy winehouse
özellikle back to black, rehab ve you know i'm no good şarkıları ile tanınan, ne yazık ki genç yaşında hayatını kaybetmiş olan ingiliz şarkıcı ve söz yazarıdır.
27 yaşında hayatını kaybeden onlarca ünlüden sadece biri olduğundan dolayı 27'ler kulübü listesinde ismi bulunmaktadır. (bkz: 27'ler kulübü)
27 yaşında hayatını kaybeden onlarca ünlüden sadece biri olduğundan dolayı 27'ler kulübü listesinde ismi bulunmaktadır. (bkz: 27'ler kulübü)
devamını gör...
para mutluluğu satın almaz
hangi mutluluğu satın alamıyor mesela? çocuğun üşüdüğünde ısıtma mutluluğunu satın alamaz mı?
acaba fakirlik güzellemesi olabilir mi bu başlık?
para bazı mutlulukları satın alabilir.
acaba fakirlik güzellemesi olabilir mi bu başlık?
para bazı mutlulukları satın alabilir.
devamını gör...
albert camus
kendini ne absürdist ne de varoluşçu olarak tanımlayan, etiketlenmekten hoşnut olmayan cezayir asıllı fransız yazar ve filozof.43 yaşında nobel edebiyat ödülü almıştır. verem'e yakalanıncaya kadar tutkulu bir şekilde kaleci olarak futbol oynamıştır.46 yaşında en absürt ölüm şekli olarak nitelendirdiği, trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. yabancı, düşüş, veba, sisifos söyleni gibi başyapıtları bırakmıştır. yabancı romanı zeki demirkubuz tarafından 2001'de yazgı ismiyle sinemaya uyarlanmıştır.
''belirli bir şey, bir çöküntü falan değil, bir çeşit, keyfimi yeniden bulamama sıkıntısı. yaşam benim için gittikçe daha zorlaşıyordu; beden keyifsiz oldu mu, yürek de ölgünleşir. bana öyle geliyordu ki, hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum.''
düşüş.
''belirli bir şey, bir çöküntü falan değil, bir çeşit, keyfimi yeniden bulamama sıkıntısı. yaşam benim için gittikçe daha zorlaşıyordu; beden keyifsiz oldu mu, yürek de ölgünleşir. bana öyle geliyordu ki, hiç öğrenmemiş olduğum, ama yine de çok iyi bildiğim bir şeyi, yani yaşamayı unutuyordum.''
düşüş.
devamını gör...