çanak yalayıcı
çok az da olsa ''çanak'' kelimesini bir mutfak eşyası olarak anlayabilecek arkadaşlarımız olabilir.
tabii ki de burada mutfak eşyası olarak değil ''popo'' olarak bahsediliyor.
tanım: bir deyim.
tabii ki de burada mutfak eşyası olarak değil ''popo'' olarak bahsediliyor.
tanım: bir deyim.
devamını gör...
ağlayarak uyanmak
bende yok o.
tükürerek uyanmıştım bir kere ama bunun için de başlık açmaya lüzum görmüyorum.*
tükürerek uyanmıştım bir kere ama bunun için de başlık açmaya lüzum görmüyorum.*
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
sevmeyi özledim biliyor musun?
kayıtsız şartsız bir gülüşü.bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü.
nerde kaldın ayazını değil , hoşgeldin iyiliğini.
geceyi bir hayal hazinesine çeviren uykusuzluğu.
şükrü erbaş
kayıtsız şartsız bir gülüşü.bir doğruya sevinmekten çok bir saçmalığa gülümseyebilen hoşgörüyü.
nerde kaldın ayazını değil , hoşgeldin iyiliğini.
geceyi bir hayal hazinesine çeviren uykusuzluğu.
şükrü erbaş
devamını gör...
yazarların unutamadığı çocukluk anısı
daha okula başlamadığım zamanlarda komşunun benimle yaşıt oğluyla onların bahçede oyun oynardık, apartmanın en üst katı onlarındı, bir gün çok çişim geldi eve kadar tutamam diyerek koşarak işemeye gitti ben de bunun pipiyi uzaktan gördüm ve benimkinden farklı olduğunu görünce şoka uğradım. eve gider gitmez anneme "annee biliyor musun ali'nin* sallanan kukusu vaaaarr" dedim önce anlamadı sonra ali'yi işerken gördüğümü söyleyince 10 dk kahkaha attı, bir daha bakma ayıp diye tembihledi. aklım ermeye başlayınca neden güldüğünü anladım tabii ama konusu geçmemişti bir daha. yıllar sonra ilk kez doğru düzgün sevgilim olduğu zaman anneme bahsettim biriyle konuşuyorum haberin olsun diye, "kim, nasıl biri" diye sormasını beklerken söylediği ilk şey "sallanan kukusu var dimi" oldu. boş anıma denk geldi ve o gün ikimiz de gülmekten hastaneye kaldırıldık. bu da böyle komik bir anı oldu ikimiz arasında. *
devamını gör...
nasıl geçtim seni bakışı
arabayı sollarken bir anlığına atılan küçümseyici bakıştır. sanırsın viyana'yı fethetti. trafikte bu bakışı atmayana çok az rastladım.
devamını gör...
22 ekim 2021 sözlük mağazası indirim kampanyası
geçen de olmayan çocuğum bana baba benim neden yeşil mahlasım yok dedi. karma puanlari meyhanede yiyorum şuan. destek olmaya geldim.
devamını gör...
koronavirüsün bize öğrettikleri
4 duvarın bir sınır olmadığını, asıl duvarların içimizde barındığını, eğer yıkılacak bir duvar varsa da onları yıkmamız gerektiğini.
devamını gör...
günün şiiri
ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
solması için gülü dalından mı koparmalı?
pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?
victor hugo (1802-1885)
dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
solması için gülü dalından mı koparmalı?
pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
saçlar bağ, gözler silah, gülüş kurşun olamaz mı?
victor hugo (1802-1885)
devamını gör...
ilkokulda aşı
kaçma planlarıyla, ağlayanlarla, cesur görünmeye çalışanlarla ama en çok da aşı sonrası tatil olmasıyla aklımızda kalan özlenen günlerdir. hatırlatan şeyse tüm ülkenin o günlere dönmüş olmasıdır.
devamını gör...
alarm olmaya uygun şarkılar
geçen yıl heves etmiştim her sabah* saat 4'te kalkıyordum. benim gibi uykusu ağır olan biri için elbette zor oluyordu. ama neyseki alarmım harikaydı(!).*
evet kendime bu işkenceyi gerçekten yaptım.
evet kendime bu işkenceyi gerçekten yaptım.
devamını gör...
sözlük radyosunda yayınlanacak ilk program
son olmayacak programdır*.
dinlemedeyiz*.
dinlemedeyiz*.
devamını gör...
suat suna
ansızın çektin gittin'i seslendiren karizma.
devamını gör...
aylak adam
(bkz: yusuf atılgan) tarafından yazılmış, benim için türk edebiyatının belki de en değerli romanı. başucu kitabım. kitap kalabalıklar içindeki yalnız adam olan c'yi, c'nin varoluş sancısını, arayışını, bulamayışını, hayatı ti ye alışını, yaşamı saçma buluşunu anlatıyor. belki de yusuf atılgan üstad biraz kendini anlatıyor bu romanında. yusuf atılgan'ı genç denilebilecek bir yaşta kaybettik. o ki sadece 3 romanı vardır edebiyatımızda. (bkz: anayurt oteli) ki sinemaya ve tiyatroya da uyarlanmıştır, bir diğeri ise (bkz: canistan) dır. aylak adam kendine ve topluma yabancılaşmış bir karakter. o kadar yabancılaşmış ki ismi bile yok. yazar kendisinden c diye bahsediyor. bu yabancılaşma bize yine alber camus ve onun felsefesini hatırlatıyor. yine jean-paul sartre'nin varoluşçu felsefesine de bir çok gönderme mevcut. varoluşçu psikoterapi eğitimi sırasında dönem sonu ödevi olarak aylak adam kitabını varoluşçuluğa göre analiz edin diye bir ödev olduğunu bile duymuşluğum var.
kitaba dönecek olursak; kitap dört bölümden oluşuyor. bunlar: kış, ilkyaz, yaz ve güz. yazarın üslubu tam anlamıyla nev-i şahsına münhasır. uzunca betimlemeler, git geller ( bir kahramanın iç sesi ile konuşurken birden 3. kişi ağzından konuşmaya başlıyor) ilk bölümde özellikle c'nin arayışı, yalnızlığı, var olma sancısı ile biraz okuyucuyu boğuyor. eğer belli yaşantılarınız varsa, siz de o varoluş sancılarından geçtiyseniz c ile özdeşlik kurabiliyor ve kitabın içinde kayboluyorsunuz. c ile birlikte o köhne meyhanede su bardağında kırmızı şarap içiyor, ağzınızda şarap ve sigara kokusunu hissediyorsunuz. c'nin gayet entelektüel bir de çevresi var aslında. ressam arkadaşlar, entelektüel sohbetler her şey gayet iyi gibi görünüyor. ama bir şey eksik. o... kitabın başından sonuna kadar o'nu arıyor c. şöyle başlar kitap:
birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. içimdeki sıkıntı eridi
ve de şöyle biter
sustu. konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı.
yani tüm kitap aslında bir arayış. ancak asıl mesele şu. c'nin aradığı şey sanki bir kadınmış gibi bahsedilse de kitapta asıl aranan şey anlam. yaşamın anlamı var mı? neden yaşıyoruz? yaşamak ne kadar saçma bir şey. neden var olduk? yaşamın amacı ne? gibi anlam odaklı ve varoluşsal sorulara cevap arıyor c. kitabı okurken bu gözle okumakta fayda v ar. yine yeniden her büyük yazar ve eserde olduğu gibi bu kitapta da varoluşçuluğu buram buram hissediyoruz.
teşekkürler aylak adam, teşekkürler yusuf atılgan. böyle bir eseri bizlere bıraktığınız için..
kitaba dönecek olursak; kitap dört bölümden oluşuyor. bunlar: kış, ilkyaz, yaz ve güz. yazarın üslubu tam anlamıyla nev-i şahsına münhasır. uzunca betimlemeler, git geller ( bir kahramanın iç sesi ile konuşurken birden 3. kişi ağzından konuşmaya başlıyor) ilk bölümde özellikle c'nin arayışı, yalnızlığı, var olma sancısı ile biraz okuyucuyu boğuyor. eğer belli yaşantılarınız varsa, siz de o varoluş sancılarından geçtiyseniz c ile özdeşlik kurabiliyor ve kitabın içinde kayboluyorsunuz. c ile birlikte o köhne meyhanede su bardağında kırmızı şarap içiyor, ağzınızda şarap ve sigara kokusunu hissediyorsunuz. c'nin gayet entelektüel bir de çevresi var aslında. ressam arkadaşlar, entelektüel sohbetler her şey gayet iyi gibi görünüyor. ama bir şey eksik. o... kitabın başından sonuna kadar o'nu arıyor c. şöyle başlar kitap:
birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. içimdeki sıkıntı eridi
ve de şöyle biter
sustu. konuşmak gereksizdi. bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. biliyordu; anlamazlardı.
yani tüm kitap aslında bir arayış. ancak asıl mesele şu. c'nin aradığı şey sanki bir kadınmış gibi bahsedilse de kitapta asıl aranan şey anlam. yaşamın anlamı var mı? neden yaşıyoruz? yaşamak ne kadar saçma bir şey. neden var olduk? yaşamın amacı ne? gibi anlam odaklı ve varoluşsal sorulara cevap arıyor c. kitabı okurken bu gözle okumakta fayda v ar. yine yeniden her büyük yazar ve eserde olduğu gibi bu kitapta da varoluşçuluğu buram buram hissediyoruz.
teşekkürler aylak adam, teşekkürler yusuf atılgan. böyle bir eseri bizlere bıraktığınız için..
devamını gör...
normal sözlük hunidaşlar kulübü
hunimi hanginiz çaldı lan...
kendime mali yaptırım uyguluyorum..
kendime mali yaptırım uyguluyorum..
devamını gör...
kama sutra
m.ö. 400 yıllarına dek uzanan tarihi ile bu antik aşk oyunları rehberi, cinsellik hakkında oluşturulmuş ilk öğreti kitabı olma özelliğini taşıyor. kama sutra, hintli bilge mallanaga vatsyayana tarafından oluşturulmuştur. rivayete göre kitap, ilhamını tanrı shiva ve karısı parvati’nin cinsel birleşmelerinin ayrıntılarından ve pozisyonlarından alıyor.
hazzın kitabı anlamına gelen kama sutra, gerçekten shiva ve parvati’nin yatak odasını dikizleyerek yazılmış olmasa da tanrılara yakışır fanteziler ve seks pozisyonları rehberliği yapıyor. öte yandan kitabı yalnızca seks pozisyonlarıyla sınırlamak büyük haksızlık. çünkü kama sutra aslında güçlü bir ideolojinin üzerine oturuyor.
tarihteki en iyi aşk ve mutluluk kitaplarından da biri olan kama sutra, sağlıklı ilişkilerin mutlu bir cinsel hayatla yakından alakalı olduğunun altını çizerek çiftlere farklı tatlar alıp tekrara düşmeyecekleri bir seks haritası sunuyor. kama sutra, cinsel açlığın sağlıklı bir şekilde giderilerek ruh ve beden dengesinin kurulması ve böylece yaşamdan haz alınması fikrinin üzerinde yükseliyor. cinselliği alınan haz kadar haz verebilme, ruh ve bedeni paylaşabilme sanatı olarak görüyor. kama sutra’ya göre aşk sanatı ahlaklılık, fayda ve cinsel yakınlık olmak üzere üç temel amaca yöneliyor ve kitap bu amaçlara ulaşmak için hem erkeklerin hem de kadınların öğrenmesi gereken özel dokunuşlar, pozisyonlar, danslar, şarkılar ve beden bakımı gibi konuları ele alıyor.
kama sutra aslında çiftlere birbirlerinin bedenlerini keşfetmelerini emrediyor. kama sutra anlatısına göre en çok zevk alınan bölgeler aranarak bulunmalı; çiftler bu arayışı haz dolu bir oyuna dönüştürmeli. aşkın gizemini keşfetmek ve devamlılığını sağlamak için kişiler önce kendi vücutlarında, sonra partnerinin bedeninde ustalaşmalı. bununla birlikte kama sutra acele etmemeyi de salık veriyor ve yumuşak dokunuşlarda birlikteliğin sonuna kadar tadını çıkarmayı öğütlüyor. ona göre sevişmek hem koynuna almak hem de koynuna girmek anlamına geliyor. karşılıklı olduğu zaman cinselliğin verdiği haz ise kaçınılmaz olarak katlanıyor.
kama sutra 7 bölüm ve 36 ayrı pozisyondan oluşuyor. pozisyonlar zorluk derecelerine ve çiftler arasındaki uyuma göre göre değişkenlik gösteriyor. kitap erkekleri tavşan, boğa ve aygır olmak üzere üç gruba; kadınları ise ceylan, kısrak ve dişi fil olarak üçe ayırıyor. bu sınıflandırma erkeklerde penis boyu kadınlar da ise vajinanın derinliğine göre yapılıyor. bir erkeğin kadınını nasıl etkileyebileceği, erkeğin kadın için nasıl daha çekici hale gelebileceği, kadınların duygu ve düşünceleri, vücut dilini kullanma, farklı sarılma biçimleri gibi konu başlıkları olan kama sutra kitabı, ayrıca evli çiftlerin cinsel hayatları ile toplumsal ve sosyal durumlardan da bahseden bölümlere sahip. hatta kitapta afrodizyak etkili yemek tariflerine bile yer veriliyor.
hazzın kitabı anlamına gelen kama sutra, gerçekten shiva ve parvati’nin yatak odasını dikizleyerek yazılmış olmasa da tanrılara yakışır fanteziler ve seks pozisyonları rehberliği yapıyor. öte yandan kitabı yalnızca seks pozisyonlarıyla sınırlamak büyük haksızlık. çünkü kama sutra aslında güçlü bir ideolojinin üzerine oturuyor.
tarihteki en iyi aşk ve mutluluk kitaplarından da biri olan kama sutra, sağlıklı ilişkilerin mutlu bir cinsel hayatla yakından alakalı olduğunun altını çizerek çiftlere farklı tatlar alıp tekrara düşmeyecekleri bir seks haritası sunuyor. kama sutra, cinsel açlığın sağlıklı bir şekilde giderilerek ruh ve beden dengesinin kurulması ve böylece yaşamdan haz alınması fikrinin üzerinde yükseliyor. cinselliği alınan haz kadar haz verebilme, ruh ve bedeni paylaşabilme sanatı olarak görüyor. kama sutra’ya göre aşk sanatı ahlaklılık, fayda ve cinsel yakınlık olmak üzere üç temel amaca yöneliyor ve kitap bu amaçlara ulaşmak için hem erkeklerin hem de kadınların öğrenmesi gereken özel dokunuşlar, pozisyonlar, danslar, şarkılar ve beden bakımı gibi konuları ele alıyor.
kama sutra aslında çiftlere birbirlerinin bedenlerini keşfetmelerini emrediyor. kama sutra anlatısına göre en çok zevk alınan bölgeler aranarak bulunmalı; çiftler bu arayışı haz dolu bir oyuna dönüştürmeli. aşkın gizemini keşfetmek ve devamlılığını sağlamak için kişiler önce kendi vücutlarında, sonra partnerinin bedeninde ustalaşmalı. bununla birlikte kama sutra acele etmemeyi de salık veriyor ve yumuşak dokunuşlarda birlikteliğin sonuna kadar tadını çıkarmayı öğütlüyor. ona göre sevişmek hem koynuna almak hem de koynuna girmek anlamına geliyor. karşılıklı olduğu zaman cinselliğin verdiği haz ise kaçınılmaz olarak katlanıyor.
kama sutra 7 bölüm ve 36 ayrı pozisyondan oluşuyor. pozisyonlar zorluk derecelerine ve çiftler arasındaki uyuma göre göre değişkenlik gösteriyor. kitap erkekleri tavşan, boğa ve aygır olmak üzere üç gruba; kadınları ise ceylan, kısrak ve dişi fil olarak üçe ayırıyor. bu sınıflandırma erkeklerde penis boyu kadınlar da ise vajinanın derinliğine göre yapılıyor. bir erkeğin kadınını nasıl etkileyebileceği, erkeğin kadın için nasıl daha çekici hale gelebileceği, kadınların duygu ve düşünceleri, vücut dilini kullanma, farklı sarılma biçimleri gibi konu başlıkları olan kama sutra kitabı, ayrıca evli çiftlerin cinsel hayatları ile toplumsal ve sosyal durumlardan da bahseden bölümlere sahip. hatta kitapta afrodizyak etkili yemek tariflerine bile yer veriliyor.
devamını gör...
güzellik hariç erkekleri aşık ettirebilecek şeyler
cilve.
ağzın güzel laf yapması.
değil miydi hürrem sultan
çirkin ama ağzı laf yapan...*
ağzın güzel laf yapması.
değil miydi hürrem sultan
çirkin ama ağzı laf yapan...*
devamını gör...










