5 vakit namaz kılmak
hele yatsıyı vaktinde kılmış isen . sonrasında kendi kendine "kılmışmıydım ya?" diye sorguladığında ve kıldığını hatırlayınca tarifi mümkün olmayan bir huzur.
devamını gör...
eski fotoğraflar
bodrum bodrum
bir eski fotoğrafta benden gelsin o zaman. zamanında hediye edilen bir kitabın arasında buldum. hediye eden kişi de bilmiyor nereden eline geçtiğini. üstelik bu sadece bir fotoğraf değil. 1983 yılında bodrum'da yapılacak bir sünnet düğününün davetiyesi. zaman zaman elime alıp uzun uzun inceliyorum. belki ölmüş belki bambaşka bir coğrafyada yaşayan, şimdiki hali ile benden bile yaşlı, hatta kimbilir belki birbirine küs bu iki fani nerede... siyah beyaz fotoğrafların verdiği hissi hiçbir dijital fotoğraf vermiyor bana. bir de yaşadığımız hayat en çok bakışlarimizi değiştiriyor sanırım. çevremde çok çocuk var ama böyle bakanını uzun zamandir görmedim.
bir eski fotoğrafta benden gelsin o zaman. zamanında hediye edilen bir kitabın arasında buldum. hediye eden kişi de bilmiyor nereden eline geçtiğini. üstelik bu sadece bir fotoğraf değil. 1983 yılında bodrum'da yapılacak bir sünnet düğününün davetiyesi. zaman zaman elime alıp uzun uzun inceliyorum. belki ölmüş belki bambaşka bir coğrafyada yaşayan, şimdiki hali ile benden bile yaşlı, hatta kimbilir belki birbirine küs bu iki fani nerede... siyah beyaz fotoğrafların verdiği hissi hiçbir dijital fotoğraf vermiyor bana. bir de yaşadığımız hayat en çok bakışlarimizi değiştiriyor sanırım. çevremde çok çocuk var ama böyle bakanını uzun zamandir görmedim.
devamını gör...
anıtkabir kaça yapıldı biliyor musunuz söylemi
"ingiltere'deki vatikan" ki onu da söyleyememesinden sonra kapattığım videoda bulunan, bir adet ayakkabı numarası ıq değerinden fazla primat'ın sorusu.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en büyük zaafları
kişilerin karşı koyamadığı durumlar. karşı taraf ağlayınca eğilip bükülmeye başlıyorum. ölse ağlamam ama öyle karşımda ağlayınca içim kötü oluyor haliyle. dünya ince ruhlu insanlar için cehennemdir.
devamını gör...
lgbt'li ve hdp'li tayfanın haklı olan her muhalif hareketi baltalaması
hdp olmasa yürüyüş, gösteri hakkı nedir bilmiyordunuz la sayın romalılar. öyle bir hakkın olduğunu gaz, jop yiye yiye herkese duyurdular.
bu ayrımcılığa rağmen hdp varolmaya devam edecek.
işin ilginci hdp'nin yarısından fazlası içerde, bir tane belediyesi kalmamış ama herkes yıllardır hdpyi haksız kılıyor. ortak noktada buluştukları yer burası.
teraziniz yamuk vesselam.
kategorize etmeyi sevenlerin ülkesinde herkese selam, sana hasret sevgilim!
bu ayrımcılığa rağmen hdp varolmaya devam edecek.
işin ilginci hdp'nin yarısından fazlası içerde, bir tane belediyesi kalmamış ama herkes yıllardır hdpyi haksız kılıyor. ortak noktada buluştukları yer burası.
teraziniz yamuk vesselam.
kategorize etmeyi sevenlerin ülkesinde herkese selam, sana hasret sevgilim!
devamını gör...
bir pesimistin gözyaşları
üstüne çıkılmayacak albümdür. gelmiş geçmiş en komple en güzel türkçe rap albümüdür. albümde 20 nin üstünde şarkı var ve hepsi çok sağlam. beatler sözler skitler albümdeki her zerre çok ince düşünülmüş. şarkıların bir biri ile uyumu sizi tam bir albüm dinliyor hissine kapılmanızı sağlıyor. hem matematik hem edebiyat olarak üzerine çıkacak albüm olduğunu düşünmüyorum. bir daha böyle bir albümü sagopa kajmer bile yapamaz.
devamını gör...
mutluluğun formülü
boyundan yükseklerde ya da alçaklarda aramamaktır zira mutluluk insan boyundadır konfüçyüs'e göre.
devamını gör...
bir ateistin iyilik yapmasının nedeni
mayasında vardır. menfaat için, huri ve sınırsız şarap için veya ateş korkusundan yapılan zoraki iyiliklerden kat be kat değerlidir bu iyilikler.
devamını gör...
sevişmemek için söylenen yalanlar
en safi-sanatsal olanı karacaoğlan söylemiş olsa gerek. *
dilek-istek de diyebiliriz:
'koynunda beslemiş ayvayla narı
çözüp düğmeleri göresim gelir
ya da
'yaylanın karından ak beyaz döşün
uzanıp yanına ölesim gelir'
edit: ben olumsuzluk ekini görmemişim *
dilek-istek de diyebiliriz:
'koynunda beslemiş ayvayla narı
çözüp düğmeleri göresim gelir
ya da
'yaylanın karından ak beyaz döşün
uzanıp yanına ölesim gelir'
edit: ben olumsuzluk ekini görmemişim *
devamını gör...
ocağına incir ağacı dikmek
gittiğim restorasyon gezisinde uzun zamandır tamir görmediği için yapının bir çok yerini incir ağaçlarının sardığını, incir ağaçlarının yapıya içeriden zarar verdiğini anlattılar. çok ilginç bir bilgi olarak dinledim, sonra birden bu deyim aklıma gelince aydınlandım, ne anlamlı bir deyim.
devamını gör...
haydar haydar
ali ekber çiçek'in efsanevi bestesi.
şarkı değil, bir felsefe anlatısı.
şarkı değil, bir felsefe anlatısı.
devamını gör...
40
şimdilik yaşımdır.
devamını gör...
cinnet geçirten yazım yanlışları
"yapabilir miyiz?" kelimesinin "yapa bilirmiyiz" şeklinde yazılmasıdır.
hem de bir üniversite öğrencisi tarafından...
ve bu insan evladı lisans tezi yazdı.*
(bkz: yorum yok)
hem de bir üniversite öğrencisi tarafından...
ve bu insan evladı lisans tezi yazdı.*
(bkz: yorum yok)
devamını gör...
kadın hakemlerin futbol sahalarında artması
fransız stephanie frappart, uefa şampiyonlar ligi'nde maç yöneten ilk kadın hakem olup, başarılı olunca bu mesleğe kadınların ilgisi artmaya başladı. güzel hakem görünce oyuncuların daha iyi oynamaları, kadın hakemlerin futbolcular ile şakalaşıp iyi diyaloglar kurması, erkekler arasındaki kavgayı kolaylıkla ayırması, kararlarına itirazın az olması, kazayla oluşan sert hareketlerde bile kendilerini çabuk toparlamaları, seyircinin ilgisinin artması vb. faktörler “kadın hakemler maçları yönetse daha iyi olur” görüşüne neden oldu.
bir zamanlar dünya kupası’nda 3. olmuş a milli takımımız geçen sene uefa uluslar c ligi’ne düşmüştü. avrupa kupalarında güçlü rakiplerini ezip geçen futbol takımlarımız ise son senelerde zayıf rakipleri karşısında hezimetlere uğramıştı. liglerin kalitesinin çok düşmesi, halkın futboldan soğuması vb. sebeplerden ötürü “futbola kadın eli değerse düzelir” düşüncesi ağırlık kazanmaya başladı.
merkez hakem kurulu “kadınların futbolun içinde çoğalması gerek, bunun destekçisiyiz” diye açıklama yapmıştı.
türkiye’de hem hakemlik hem de futbol üzerine doktora yapan tek kadın olan prof. dr. lale orta 2003 yılında uefa tarafından avrupa’nın en iyi 17 hakeminden biri olarak seçilmişti. fıfa kokartlı bazı kadın hakemlerimizin görüşleri.
cansu tiryaki: biz maç yönetince futbolcular, teknik adamlar, yöneticiler, seyircilerin itirazları sert ve yüksek olmuyor.
neslihan muratdağı: biz erkek hakemlerden daha çok çalışıyoruz.
mürvet yavuztürk: seyircilerden birisi bana küfür edince diğerleri “bak oğlum, o bizim bacımızdır' diye bağırınca çok duygulanmıştım.
seçim demirel: futbolcuların “hocam, çok güzelsiniz, gözleriniz çok güzelmiş hocam” gibi sözlerle beni etkileri altına almaya çalıştıkları oldu.
bir zamanlar dünya kupası’nda 3. olmuş a milli takımımız geçen sene uefa uluslar c ligi’ne düşmüştü. avrupa kupalarında güçlü rakiplerini ezip geçen futbol takımlarımız ise son senelerde zayıf rakipleri karşısında hezimetlere uğramıştı. liglerin kalitesinin çok düşmesi, halkın futboldan soğuması vb. sebeplerden ötürü “futbola kadın eli değerse düzelir” düşüncesi ağırlık kazanmaya başladı.
merkez hakem kurulu “kadınların futbolun içinde çoğalması gerek, bunun destekçisiyiz” diye açıklama yapmıştı.
türkiye’de hem hakemlik hem de futbol üzerine doktora yapan tek kadın olan prof. dr. lale orta 2003 yılında uefa tarafından avrupa’nın en iyi 17 hakeminden biri olarak seçilmişti. fıfa kokartlı bazı kadın hakemlerimizin görüşleri.
cansu tiryaki: biz maç yönetince futbolcular, teknik adamlar, yöneticiler, seyircilerin itirazları sert ve yüksek olmuyor.
neslihan muratdağı: biz erkek hakemlerden daha çok çalışıyoruz.
mürvet yavuztürk: seyircilerden birisi bana küfür edince diğerleri “bak oğlum, o bizim bacımızdır' diye bağırınca çok duygulanmıştım.
seçim demirel: futbolcuların “hocam, çok güzelsiniz, gözleriniz çok güzelmiş hocam” gibi sözlerle beni etkileri altına almaya çalıştıkları oldu.
devamını gör...
albastı
albastı (albız) ile ilgili en enteresan yönlerden birisi. onun kan içen bir yaratık olarak betimlenmesidir.
misal; tatar türklerinin inanışına göre albastı cüsseli ve kilolu bir yaratık olarak tasvir edilmiştir. genelde uyuyan insanlara musallat olur. onların göğüslerini ezer ve boğar. gece vakti ortaya çıktığına inanılır. insanları boğmasının yanında, onların kanını da içer. bu noktadan baktığınızda batıda ki ''vampir miti'' ile benzerlik gösterir ki, bu inanışın temeli çok daha eskilere dayanır.
iğne mevzusu ile ilgili de, göğsünün haricinde gözüne iğne saplanması halinde de yakalandığından bahsedilir. ancak yine temel olarak göğse iğne saplanmasından bahsedecek olursak, vampir mitinde göğse kazık sapladığınızda vampiri yok edersiniz. albızın ise göğsüne iğne sapladığınızda onun artık size musallat olmasını engellersiniz. burada da ilginç bir benzerlik var. yani iki mistik ögenin de, en zayıf noktaları göğüsleri ve her ikisi de kan içiyor.
abdulhakim mehmet’in ''çın tömür batur'' adlı eserinde albastı ile ilgili şöyle iki hikaye var mesela;
albastı yaşlı bir nine kılığındadır, ateş aramaya gelen kadına bir köz verir ve kadının eteğine kül koyar. kadın giderken küller dökülür ve albastı bu külleri takip ederek kadının evine gelir. büyük, beyaz bir köpeğe biner. elinde bir yalak vardır. birisi büyük, ikisi küçük olmak üzere üç başlıdır, korkunç ve sert suratlıdır. eve girip kadının karşısına oturur ve gözlerini kapattırır. saçından bir iğne çıkarıp kadının alnına ve kollarına batırır. açtığı deliklerden üç başındaki üç ağzıyla kadının kanını emer. kadın bayılır. albastı kadının ayaklarına iğne batırıp yalağı kan doldurur ve köpeğine de kan içirir.
albastı insan eti yiyerek ve insan kanı içerek beslenir. bembeyaz bir nine kılığındadır, çadırda yaşar ve siyah beyaz bir köpeği vardır. üç başlıdır ve dudağından çıkan bir dişi vardır. kadının başından bir tabakla yarım tabak kan alıp içer, ayağından yarım tabak kan alıp köpeğine içirir ve öbür ayağından da yarım tabak kan alıp yere döker, çadırına geri döner. her gün gelip kadının kanını içer.
görüldüğü üzere bu hikayelerde de kan içtiğinden bahsediliyor.
karadeniz'de, çepni anlatılarında da bu hikayelere yakın söylemler mevcuttur.
bir başka benzerlik bağını da şekil değiştirme üzerinden kurabiliriz. albız'ın farklı şekillere girerek insanlara zarar verdiğinden bahsedilir. vampirler de, farklı şekillere girebilir ki en bilineni yarasaya dönüşmeleridir.
ikisinin de gece vakti ortaya çıktığını unutmamak gerek.
tabi şunun altını çizmek lazım; albız köken olarak çok daha eski ve mitolojik bir varlıktır. çıkış noktasını erlik han'a dayandırabiliyorsunuz ve türk mitolojisinin temel yaratıklarından bir tanesi olduğunu biliyorsunuz. vampir mitinin dayandığı kökler ise daha yakın zamanlara denk gelir. bu sebeple ortada bir esinlenme var ise; bu esinlenme tamamen batı dünyası kaynaklıdır.
şimdi vampir severler düşünsün*
misal; tatar türklerinin inanışına göre albastı cüsseli ve kilolu bir yaratık olarak tasvir edilmiştir. genelde uyuyan insanlara musallat olur. onların göğüslerini ezer ve boğar. gece vakti ortaya çıktığına inanılır. insanları boğmasının yanında, onların kanını da içer. bu noktadan baktığınızda batıda ki ''vampir miti'' ile benzerlik gösterir ki, bu inanışın temeli çok daha eskilere dayanır.
iğne mevzusu ile ilgili de, göğsünün haricinde gözüne iğne saplanması halinde de yakalandığından bahsedilir. ancak yine temel olarak göğse iğne saplanmasından bahsedecek olursak, vampir mitinde göğse kazık sapladığınızda vampiri yok edersiniz. albızın ise göğsüne iğne sapladığınızda onun artık size musallat olmasını engellersiniz. burada da ilginç bir benzerlik var. yani iki mistik ögenin de, en zayıf noktaları göğüsleri ve her ikisi de kan içiyor.
abdulhakim mehmet’in ''çın tömür batur'' adlı eserinde albastı ile ilgili şöyle iki hikaye var mesela;
albastı yaşlı bir nine kılığındadır, ateş aramaya gelen kadına bir köz verir ve kadının eteğine kül koyar. kadın giderken küller dökülür ve albastı bu külleri takip ederek kadının evine gelir. büyük, beyaz bir köpeğe biner. elinde bir yalak vardır. birisi büyük, ikisi küçük olmak üzere üç başlıdır, korkunç ve sert suratlıdır. eve girip kadının karşısına oturur ve gözlerini kapattırır. saçından bir iğne çıkarıp kadının alnına ve kollarına batırır. açtığı deliklerden üç başındaki üç ağzıyla kadının kanını emer. kadın bayılır. albastı kadının ayaklarına iğne batırıp yalağı kan doldurur ve köpeğine de kan içirir.
albastı insan eti yiyerek ve insan kanı içerek beslenir. bembeyaz bir nine kılığındadır, çadırda yaşar ve siyah beyaz bir köpeği vardır. üç başlıdır ve dudağından çıkan bir dişi vardır. kadının başından bir tabakla yarım tabak kan alıp içer, ayağından yarım tabak kan alıp köpeğine içirir ve öbür ayağından da yarım tabak kan alıp yere döker, çadırına geri döner. her gün gelip kadının kanını içer.
görüldüğü üzere bu hikayelerde de kan içtiğinden bahsediliyor.
karadeniz'de, çepni anlatılarında da bu hikayelere yakın söylemler mevcuttur.
bir başka benzerlik bağını da şekil değiştirme üzerinden kurabiliriz. albız'ın farklı şekillere girerek insanlara zarar verdiğinden bahsedilir. vampirler de, farklı şekillere girebilir ki en bilineni yarasaya dönüşmeleridir.
ikisinin de gece vakti ortaya çıktığını unutmamak gerek.
tabi şunun altını çizmek lazım; albız köken olarak çok daha eski ve mitolojik bir varlıktır. çıkış noktasını erlik han'a dayandırabiliyorsunuz ve türk mitolojisinin temel yaratıklarından bir tanesi olduğunu biliyorsunuz. vampir mitinin dayandığı kökler ise daha yakın zamanlara denk gelir. bu sebeple ortada bir esinlenme var ise; bu esinlenme tamamen batı dünyası kaynaklıdır.
şimdi vampir severler düşünsün*
devamını gör...
çok fena cehaletin döndüğü düşünülen yerler
(bkz: kıraathane)
devamını gör...
oğlak burcu
babamla kızımın burcu. zor karar veren ama en doğru kararı veren inatçı keçiler.
devamını gör...
eraa
uzakdoğu dövüş sanatları ile ilgili yazılar yazacaktım ki kafa sözlük’te dövüş sanatları ustası eraa adlı bir yazarın olduğunu farkettim. bilgili, beyefendi, yardımsever, kaliteli yazıları ile sözlüğü geliştiren usta yazarı takibe aldım. trollere karşı caydırıcı güç etkisi yapan sağlam biri. tanımlarından çok şey öğrendiğim kalemi kılıcından keskin sözlük reisi.
devamını gör...
gülseren budayıcıoğlu
doktor hasta gizliliğini hiçe sayarak tüm hastalarının problemlerini hikayeleştirerek kitaba dökmüş olan yazar.
hipokrat'ın kemikleri sızlıyor.
hipokrat'ın kemikleri sızlıyor.
devamını gör...
