toksik zihniyetlerin dilinden düşmeyen cümlelerdir.
devamını gör...

1509 istanbul depreminin ardından istanbul'da en bilinen ve de istanbul'a etki eden depremleridir. bilinenin aksine birincisi 22 mayıs 1766 tarihinde (yaklaşık 2 dakika) (ardından da daha az şiddetli artçısı 4 dakika sona gelmiştir) ikincisi ise 5 ağustos 1766 tarihinde (1 dakikadan az) olmak üzere ikili depremlerdir.

22 mayıs depreminde raporlara göre sabah namazından hemen sonra olan deprem ve tatil günü olması sebebi ile can kayıplarının nispeten az seviyede kaldığı düşünülmekle birlikte ilk etapta 850 civarı olan can kaybı sayısı göçük altında kalanlara yardım edilememesi sebebi ile sonrasında 4000-5000 kişiye ulaşmıştır.

çok fazla yapıda yine tarihi yarımada da hasar olmakla birlikte (sultan ahmet camii, topkapı sarayı, fatih camii ve külliyesi, vezirhanı, hırkacılar, baltacılar, çuhacılar, kalpakçılar hanları ile kapalı çarşı ve de boru hatları) ayasofya camii 1509 depreminde olduğu gibi bu depremde de hasar görmemiştir.

5 ağustos depremi ise 1 dakikadan kısa sürmüş ve de 2 artçı depremle devam etmiştir. bu deprem bulunduğu fay zonu itibariyle tekirdağ mürefte bölgesini daha çok etkilemiş olup istanbul için 30 can kaybı ve de 100 yaralı ile sonuçlanmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu depremle ilgili olarak prof. dr deniz mazlum kitabında yaptığı tarihçi d'ohson'dan yaptığı şu alıntı ise 2021 türkiyesinin bir özeti niteliğindedir...


tarihçi d'ohsson, tüm yapıların denetiminin mimara ağa'ya verilmiş olduğunu ve de onun izni olmadan kimsenin yapı yapamayacağını belirtmekte, evlerin yüksekliği, sokak tarafında yapıların hangi istikamete göre sırlanacağı, hatta saçak ve cumbaların nasıl yapılacağı konusunda hep mimara ağa'nın söz sahibi olduğu söylenmektedir. öte yandan, biraz da kinayeli bir biçimde, her yeni inşaat için mimar ağa'ya belli bir para ödendiğine göre, mimar ağa'nın bürosunun çok iyi kazanıyor olması gerektiğini ifade etmekte, hatta hatır için kural ve yönetmeliklerin gevşetilmesine göz yumulmasıysa bu kazancın büsbütün arttığını belirtmektedir.


1766 ıstanbul depremi belgeler ışığında yapı onarımları

ayrıca 1766 depremlerini payitahta olan etkilerinin rehabilitasyonu imparatorluğun geçtiği zor dönemler sebebi ile 4-5 seneyi bulmuştur. özellikle 1509 depreminden sonra çıkarılan ahşap yapı yönetmeliği sebebi ile deprem sonrasında da çıkan büyük yangınları tetiklemiştir. fakat imparatorluk mimarları malzeme konusundaki bu ikilemi ortadan kaldıracak nitelikli çözümler bulmak yerine, günlük sorunları aşma yoluna gittikleri yaptıkları onarımlarda da belirlenmiştir.

konuyla ilgili olarak 1755 yılında benzer bir deprem geçirmiş olan lizbon şehri güney amerika'da gerçekleştirdikleri büyük keşifler ve de kıtanın zenginliklerini sömürebilmeleri nedeni ile tüm şehrin yapısını geniş sokaklar ve depreme dayanıklı binalara çevirecek şekilde görece kısa bir sürede tüm şehri yeni bir imar planına göre yeniden imar etmişlerdir.
(bkz: 1755 lizbon depremi)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ermolettin'in burası çok sesli ortam ben çıkıyorum diye homurdanacağı, yeni evli çifte beş kuruş para takmayacağı, boşanırsanız haber edinde biraz mutlu olayım diyeceği düğün günüdür. ermolettin için acı verici ama merak ettiği içinde katılacağı düğündür. ben bir kasa dolusu vişne getiririm benden çok şey beklemeyin. arada sarhoşu,huysuzu muhakkak olacaktır. kaotik bir ortam olur bence silah seslerini duyar gibi oldum.
devamını gör...

evin anahtarı, kaybettiğim zaman çok panikliyorum.
devamını gör...

bir yaz akşamı olacak ve yanınızda sevdiğiniz arkadaşlarınız ,bir de koyu bir muhabbet olursa bu iş tamamdır.
devamını gör...

kendi yavrularını kaybettiklerinde hiç acımadan başka penguenlerin yavrularını çalabilen hayvan. o paytak paytak yürüyen hayvan gidiyor, yerine adeta bir çita geliyor. sinsice yaklaşıp yavrucağı alıp kaçması yok mu, fatma girik'in evladını kapan karga sanki.

edit: kartaldır efendim o hayvan, kargaları zan altında bırakmayalım. minicik hayvana iftira atmışım.
uyarı için simay benim karım lan'a teşekkür ediyorum.
devamını gör...

fiyatın uçuk olmasından kaynaklandığı doğru olabilir. ancak gerçek amaç fiyat uçukluğundan çok gönderinin etkileşimini arttırmak ve keşfet'te gözükmektir. misal gönderi altında 1000 tane yorum var 950 tanesi "fiyat alabilir miyim?" yazılı yorumlar. ilk yoruma fiyatı yazsa gönderisi 949 yorum etkileşiminden mahrum kalacak. bir diğer sebebi de budur.
devamını gör...

kendini aratıp da bulamamak acıdır bu başlıkta.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

up! neden var olduğunu bilemeyecek kadar az muhatap oluyorum insanlarla. bana hiç gelmemiş olan uyarıdır.
devamını gör...

edebi yönü çok çok sağlam olan yazar, düşünür. bir kafatas muhabbetidir gidiyor. evet o dönem kendisi ırkçı düşüncelere sahiptir fakat her dönemi de az da olsa içinde değerlendirmek gerekir. kafatas muhabbeti de gerçek değildir. oğlu bile köşesinde açıklamıştır bunu. bunun için kapısına gelenlerle nasıl dalga geçtiğini yazmıştır.

sol görüşlü insanlar, karşıt görüşlü insanların da sanatçı olabileceğini, iyi bir yazar olabileceğini nedense kabul etmiyorlar ve dünya görüşleriyle çelişir biçimde inanılmaz önyargılı davranıyorlar. fakat neler kaçırdıklarının farkında değiller. ruh adam kitabı türkiye'de yazılmış en iyi psikolojik romandır bence. edebi eserleri okunmalıdır.
devamını gör...

ben buna katiyen hayır demek istiyorum. annelik doğurmakla alakalı değildir. içten gelir, çok özel bir histir. eşimle yıllarca uğraştık. nasip değilmiş,olmadı çocuğumuz... evlat edinme durumunda kaldık. artık dünyalar yakışıklısı bir oğlum var. artık ben onun annesiyim ve bunu kimse değiştiremez.
devamını gör...

bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
bol giyimli kukla. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.

dergimize de buradan ulaşabilirsiniz.
devamını gör...

dinledikçe hayretlere düşüren yayındır.
geleneksel medya sapır sapır dökülmektedir.
devamını gör...

"expecto patronum"
devamını gör...

bir nesneyi hem sevebilen hem de onunla alay edebilen kimse, dehaya erişmiş demektir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


"...kendi peşimi bile bıraktım....''
"...çakımı çıkardım. kalemi yonttum. yonttuktan sonra tuttum öptüm. yazmasam deli olacaktım.

gitmeli, uzaklaşmalı, hiçbir şehirde durmamalı demiş yazar. burgazada'nın kollarına atmış kendini; oh çok da iyi yapmış denizlerin, balıkların efendisi..
devamını gör...

akla getirilmemesi gereken durum.
rüyaların tersi çıkar.
annen çok yaşayacak sayın yazar.
devamını gör...

new person,same old mistakes
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim