israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
israil faşisttir.
devamını gör...
alevilere müslüman değil diyen tip
üst edit; alevilik günümüzde sadece bir kaç anadolu şehrine özgü bir inanç değildir. alevilik; 400 milyon müslümanın kendini tanımladığı bir inançtır.şiilik, zeydilik, ismaililik, bektaşilik, nizarilik, nusayrilik vs vs.bu inanç etrafında şekillenmiştir. alttaki tanım; islam literatüründe ki alevilik tir.
gerçek müslümanların aleviler olduğunu bilmeyen tiptir.
nitekim allah ahzab suresi 33.ayetinde;
"ey ehlibeyt! allah sizden günahları gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister."
buyurmuştur.
başka bir ayette;
"de ki; buna karşılık sizden ehlibeyt imi sevmenizfen başka bir mükafat beklemiyorum." (şuara 23)
peygamberimiz şöyle buyurmuştur;
"cennet ehlibeyt ime zulmeden ve itretim hakkında beni incitene haram kılınmıştır."
başka bir yerde;
"ey ali! seni ancak mümin sever. seni ancak kafir buğzeder."
başka bir yerde;
"ali hakk iledir. hakk ta ali iledir. bu iklisi kevser havuzunun başına gelinceye kadar birbirinden ayrılmaz."
başka bir yerde;
"ben ilmin şehriyim, ali de kapısıdır. şehre girmek isteyen kapıdan gelsin"
yani peygambere (saa) gitmek isteyen; ali (as) ye gitmeden, peygamber (saa) e ulaşamaz.
gerçek müslümanların aleviler olduğunu bilmeyen tiptir.
nitekim allah ahzab suresi 33.ayetinde;
"ey ehlibeyt! allah sizden günahları gidermek ve sizi tertemiz kılmak ister."
buyurmuştur.
başka bir ayette;
"de ki; buna karşılık sizden ehlibeyt imi sevmenizfen başka bir mükafat beklemiyorum." (şuara 23)
peygamberimiz şöyle buyurmuştur;
"cennet ehlibeyt ime zulmeden ve itretim hakkında beni incitene haram kılınmıştır."
başka bir yerde;
"ey ali! seni ancak mümin sever. seni ancak kafir buğzeder."
başka bir yerde;
"ali hakk iledir. hakk ta ali iledir. bu iklisi kevser havuzunun başına gelinceye kadar birbirinden ayrılmaz."
başka bir yerde;
"ben ilmin şehriyim, ali de kapısıdır. şehre girmek isteyen kapıdan gelsin"
yani peygambere (saa) gitmek isteyen; ali (as) ye gitmeden, peygamber (saa) e ulaşamaz.
devamını gör...
ölümün en iyi tanımı
fatih çıtlak şöyle bahseder:
bir bebek anne karnında doğar ve büyür.o bebek dünyaya doğduğunda artık anne bedeninde yoktur ve o bedene göre ölmüş olur.o beden onun doğduğunu bilmez,kendisinden yok olduğunu bilir.dünyada büyüdükten sonra tekrar başka bir yere,ahirete doğar ve o artık bu dünyada bir ölüdür.
kimi ondan vazgeçtiğimizde kimi unuttuğumuzda ölür.aslında bir algıdır ölüm.
bir bebek anne karnında doğar ve büyür.o bebek dünyaya doğduğunda artık anne bedeninde yoktur ve o bedene göre ölmüş olur.o beden onun doğduğunu bilmez,kendisinden yok olduğunu bilir.dünyada büyüdükten sonra tekrar başka bir yere,ahirete doğar ve o artık bu dünyada bir ölüdür.
kimi ondan vazgeçtiğimizde kimi unuttuğumuzda ölür.aslında bir algıdır ölüm.
devamını gör...
leğen gibi poposuyla dar pantolon giyen kadın
dışarıda milletin gtüne bakarak dolaşan yazar beyanıdır.
(ben bakmam hiç. leğenmiş, kovaymış farketmez. farketmez derken banane anlamında. bakmam ya hani o açıdan.)
(ben bakmam hiç. leğenmiş, kovaymış farketmez. farketmez derken banane anlamında. bakmam ya hani o açıdan.)
devamını gör...
1000kitap
kısaltması 1k olan, okuduğunuz, okumayı düşündüğünüz ya da yarım bıraktığınız kitapları işaretleyip kütüphanenize ekleyebileceğiniz bir site. uygulaması da mevcut.
okuduğunuz kitap hakkında inceleme yapıp alıntı ekleyebilir hatta yapılan incelemeleri, alıntıları da okuyabilirsiniz. kitapları puanlayabilirsiniz. herhangi bir kitabı ya da yazarı takip ettiğinizde ana sayfanıza o yazarın okuyucularının yaptığı paylaşımlar çıkacaktır.
twitter'ın kitap için kullanıldığı bir versiyonu olarak düşünülebilir yani. gayet faydalı ve keyifli bir site.
edit: zamanında faydalı ve keyifli bir site olduğunu söylesem de ne yazık ki son zamanlarda fazlasıyla bozmuş site. sitenin bir suçu yok gerçi, günümüz insanı her şeyi bozduğu gibi bu siteyi de amacından farklı kullanıyor. facebook'tan fırlamış gibi gönderiler paylaşanlar, takibe takip diyen saçma bir kitle doğdu sitede. insanlar etkileşim almak, takip edilmek için saçma sapan şeyler paylaşır olmuşlar. kitap okuyanların sayısı ne yazık ki bu kitleyle başa çıkmaya yetecek gibi görünmüyor.
bu sayede, günümüzde insanların ilgi açı oluşunu ve beğenilme, popüler olma isteklerinin gün geçtikçe arttığı çıkarımını kolaylıkla yapabiliriz. kitaplar için açılan bir sayfayı bile bu niyetle kullandıkları göz önünde bulundurulursa, ciddi psikolojik ve sosyolojik çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.
okuduğunuz kitap hakkında inceleme yapıp alıntı ekleyebilir hatta yapılan incelemeleri, alıntıları da okuyabilirsiniz. kitapları puanlayabilirsiniz. herhangi bir kitabı ya da yazarı takip ettiğinizde ana sayfanıza o yazarın okuyucularının yaptığı paylaşımlar çıkacaktır.
twitter'ın kitap için kullanıldığı bir versiyonu olarak düşünülebilir yani. gayet faydalı ve keyifli bir site.
edit: zamanında faydalı ve keyifli bir site olduğunu söylesem de ne yazık ki son zamanlarda fazlasıyla bozmuş site. sitenin bir suçu yok gerçi, günümüz insanı her şeyi bozduğu gibi bu siteyi de amacından farklı kullanıyor. facebook'tan fırlamış gibi gönderiler paylaşanlar, takibe takip diyen saçma bir kitle doğdu sitede. insanlar etkileşim almak, takip edilmek için saçma sapan şeyler paylaşır olmuşlar. kitap okuyanların sayısı ne yazık ki bu kitleyle başa çıkmaya yetecek gibi görünmüyor.
bu sayede, günümüzde insanların ilgi açı oluşunu ve beğenilme, popüler olma isteklerinin gün geçtikçe arttığı çıkarımını kolaylıkla yapabiliriz. kitaplar için açılan bir sayfayı bile bu niyetle kullandıkları göz önünde bulundurulursa, ciddi psikolojik ve sosyolojik çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
bak güzel kardeşim
can sikan hareketlere karsi sakin kalmaya calisan bireylerin kullandigi bir kalip.
bir diger kalip (bkz: le havle vela is la bonita)*
en guzel ornek hareketini tabii ki atam vermistir:
bir diger kalip (bkz: le havle vela is la bonita)*
en guzel ornek hareketini tabii ki atam vermistir:
devamını gör...
the americans
izlediğim en iyi diziler arasındadır diyebilirim. benim için ''oz'' ''battlestar galactica'' ve ''six feet under'' tanrı dağının zirvesindeki kutsal üçlüdür. onların arkasından gelen ikinci dalga dizi tercihlerimi sıralamaya başlarsam ''the americans''bu ikinci grubun en başlarında yer alır. evvela dizi anlattığı dönem özelinde ayrıntılara çok dikkat edilerek çekilmiş. bir kaç bölüm sonra yarattığı havanın içine balıklama atlıyorsunuz. soğuk savaş dönemini ve bu dönemde yaşanan tüm politik olayları da özellikle ilk sezonlarında olabildiğince * tarafsız işliyor. dizinin içinde alayına giden süper ajanlar yok. insan ajanlar var. acıları, korkuları, ikilemleri, sıkışmışlıkları, inanmışlıkları, sorgulamaları ve yaşadıkları benzeri duygusal dalgalanmalar ilmek ilmek işlenmiş.
tabi bunda oyunculuklarında inanılmaz önemi var. philip jennings'i canladıran matthew rhys bana göre bu konuda dizinin lokomotifi. dizinin ilk bölümlerinde; ''hay ben senin kalıbına...'' diyerek itina ile gömmek istediğim karakter, ilerleyen her bölümde resmen gözümde büyüdü. elizabeth jennings'i canlandıran keri russell'da ha keza çok başarılı. dizi başlarken philip dönme dolap kıvamındayken, elizabeth tam bir adanmış nefer modunda takılıyor ve yargı dağıtıyordu. sonrasında yaşanan olayların bu ikiliyi her anlamda yakınlaştırdığını gördüğümüzde yaşanan değişim her iki oyuncunun yarattığı sinerjinin ürünü diye düşünüyorum. aslında bu dizi için yazılacak sayfalarca yazı ve tartışılabilecek yüzlerce ayrıntı var lakin izlemeyenler için ipucu vermek istemediğim için oralara hiç girmeden, kenardan köşeden yazmaya çalışıyorum. mesela yine benim en hoşuma giden karakterlerden birisi margo martindale'in canlandırdığı claudia karakteri. kadın, ajanların efendisi gibi bir şey. zamanında tek yüzüğü parmağına takmış ama hüküm dağına varana kadar o yük onu öyle bir yıpratmış ki anlatamam. bilgeliği ve soğukkanlılığı da zaten buradan geliyor artı o karakter için de oyunculuk beş numara on yıldız diyebilirim.
nina krilova ve martha hanson karakterleri de iki taraf açısından kurban karakter olgusunu o kadar güzel veriyor ki, ah ulan deyip hayıflanmadan edemiyorsunuz. * stan beeman karakteri ise benim dizide bir türlü ısınamadığım ve canım sıkıldıkça saydırdığım karakter olma özelliğini gösteriyor. tamam adam feleğin çemberinden geçmiş. sızma görevinde falan bulunmuş lakin kafa attırıcı bir yönü var. gıcık oğlu gıcık. hele ki karşısında philip gibi bir karakter varken 10 bin kere yüz bin kere gıcık. tabi bir de sonradan olay örgüsüne orta yerinden giren bakan oğlu oleg ıgorev var. oda enteresan karakter. onun üzerine da bayağı konuşulur. nevi şahsına münhasır bir arkadaş. gabriel de, claudia'nın yerini tutmasa dahi her ikisi de aynı yolun yolcusu ve daha neler neler...
ez cümle politik gerilim filmlerini/dizilerini seviyorsanız, akıl oyunları ve türlü türlü stratejiler içeren, kısmi anlamda gerçekçi ve oyunculukları sağlam olan bu diziyi izlemenizde fayda var derim. şurada ipucu vermemek için 30 bin takla attım ki bu konuda kendimi tebrik etmem lazım. yoksa şu dizi için freni patlamış kamyon gibi durmadan yazmam lazımdı *
tabi bunda oyunculuklarında inanılmaz önemi var. philip jennings'i canladıran matthew rhys bana göre bu konuda dizinin lokomotifi. dizinin ilk bölümlerinde; ''hay ben senin kalıbına...'' diyerek itina ile gömmek istediğim karakter, ilerleyen her bölümde resmen gözümde büyüdü. elizabeth jennings'i canlandıran keri russell'da ha keza çok başarılı. dizi başlarken philip dönme dolap kıvamındayken, elizabeth tam bir adanmış nefer modunda takılıyor ve yargı dağıtıyordu. sonrasında yaşanan olayların bu ikiliyi her anlamda yakınlaştırdığını gördüğümüzde yaşanan değişim her iki oyuncunun yarattığı sinerjinin ürünü diye düşünüyorum. aslında bu dizi için yazılacak sayfalarca yazı ve tartışılabilecek yüzlerce ayrıntı var lakin izlemeyenler için ipucu vermek istemediğim için oralara hiç girmeden, kenardan köşeden yazmaya çalışıyorum. mesela yine benim en hoşuma giden karakterlerden birisi margo martindale'in canlandırdığı claudia karakteri. kadın, ajanların efendisi gibi bir şey. zamanında tek yüzüğü parmağına takmış ama hüküm dağına varana kadar o yük onu öyle bir yıpratmış ki anlatamam. bilgeliği ve soğukkanlılığı da zaten buradan geliyor artı o karakter için de oyunculuk beş numara on yıldız diyebilirim.
nina krilova ve martha hanson karakterleri de iki taraf açısından kurban karakter olgusunu o kadar güzel veriyor ki, ah ulan deyip hayıflanmadan edemiyorsunuz. * stan beeman karakteri ise benim dizide bir türlü ısınamadığım ve canım sıkıldıkça saydırdığım karakter olma özelliğini gösteriyor. tamam adam feleğin çemberinden geçmiş. sızma görevinde falan bulunmuş lakin kafa attırıcı bir yönü var. gıcık oğlu gıcık. hele ki karşısında philip gibi bir karakter varken 10 bin kere yüz bin kere gıcık. tabi bir de sonradan olay örgüsüne orta yerinden giren bakan oğlu oleg ıgorev var. oda enteresan karakter. onun üzerine da bayağı konuşulur. nevi şahsına münhasır bir arkadaş. gabriel de, claudia'nın yerini tutmasa dahi her ikisi de aynı yolun yolcusu ve daha neler neler...
ez cümle politik gerilim filmlerini/dizilerini seviyorsanız, akıl oyunları ve türlü türlü stratejiler içeren, kısmi anlamda gerçekçi ve oyunculukları sağlam olan bu diziyi izlemenizde fayda var derim. şurada ipucu vermemek için 30 bin takla attım ki bu konuda kendimi tebrik etmem lazım. yoksa şu dizi için freni patlamış kamyon gibi durmadan yazmam lazımdı *
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük.
en sevdiğim istanbul var şu an.
hava kapalı ve serin.
en sevdiğim istanbul var şu an.
hava kapalı ve serin.
devamını gör...
yaşı küçük yazarları sağ frame’e almak
bu çeşit bir genelleme yapmak doğru olur mu bilemiyorum sonuçta ülkede bütün kötü şartlara rağmen hala bir şeyler öğrenmek, kendini geliştirmek isteyen gençler var. birkaç kendini bilmez yüzünden bütün gençleri böyle harcamamalıyız. bırakın bari burada rahat bir nefes alsınlar. birinden bir şeyler öğrenebilmek için o kişinin üniversite mezunu olması da gerekmez. nitekim küçücük çocuklar bile bazen aklımıza hayalimize gelmeyecek şeyler söylüyor ve bize bir şeyler öğretiyorlar. insanları yaş ve sınıf olarak böyle ayırmayın lütfen. atalarımızın da dediği gibi akıl yaşta değil baştadır. kimin eğitime ihtiyacı olduğu hiç belli olmaz.
devamını gör...
normal sözlük 1. istanbul zirvesi
katılacağım zirvedir. ayrıca mekan seçimi muazzam. ellerine, emeğine sağlık şimdiden gomercan.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının nicklerinin hikayesi
bu hikayenin mağduru benim, suçlusu ise babamdır.
babam kimliğimi çıkarırken ismimi soran nufüs müdürlüğü yetkilisine sadece "mesut" demek yerine soyadım ile birlikte "mesut turgut" diyor. bunun sonucunda kimlikte adım mesut turgut
soyadım ise olması gerektiği gibi turgut oluyor. anlayacağınız üzere soyadım aynı zamanda ismim oluyor.
mesut turgut turgut..
yıllarca dalga konusu oldu. sınıfta yoklama alırken uzaylı görmüş gibi bakan hocalara durumu açıklamaktan canım çok sıkıldı. artık aldırmıyorum hatta havalı bulmaya başladım diyebilirim..
babam kimliğimi çıkarırken ismimi soran nufüs müdürlüğü yetkilisine sadece "mesut" demek yerine soyadım ile birlikte "mesut turgut" diyor. bunun sonucunda kimlikte adım mesut turgut
soyadım ise olması gerektiği gibi turgut oluyor. anlayacağınız üzere soyadım aynı zamanda ismim oluyor.
mesut turgut turgut..
yıllarca dalga konusu oldu. sınıfta yoklama alırken uzaylı görmüş gibi bakan hocalara durumu açıklamaktan canım çok sıkıldı. artık aldırmıyorum hatta havalı bulmaya başladım diyebilirim..
devamını gör...
kendimizi hafiflemiş hissetmemizi sağlayan şeyler
söylemek isteyipte söyleyemediklerini söylemek.
devamını gör...
ilkokulda sıralara zorla kız erkek birlikte oturtulmak
bazı ilkokul hocalarının uygulamayı en sevdiği eylemdi.
yamuk yumuk kafalı, minik haylaz erkeklerin çetelerini bozar, onları hayatın acı gerçekleriyle erken yaşta tanıştırırdı...
sıra arkadaşınız artık kalem batırdığınızda gülüp küfretmek yerine, anında öğretmene şikayet edip ağlayarak dayak yemenize sebep olacaktı...
yamuk yumuk kafalı, minik haylaz erkeklerin çetelerini bozar, onları hayatın acı gerçekleriyle erken yaşta tanıştırırdı...
sıra arkadaşınız artık kalem batırdığınızda gülüp küfretmek yerine, anında öğretmene şikayet edip ağlayarak dayak yemenize sebep olacaktı...
devamını gör...
spawn
sözlüklerin ihtiyacı olan türden bir yazar. söyleyeceğini açıkça yazması falan çok hoşuma gidiyor. umarız ki bu özelliğini hiç kaybetmez.
parayı beraber yoldaş'ın götüreceği pavyonda çatır çutur yiyeceğiz. o yüzden hiç hayalini kurmayın bence.
evlatlık alacağı kişi de belli. herkese saygılar, sevgiler. *
buruk edit: paranın kendisi hayalmiş ya. *
parayı beraber yoldaş'ın götüreceği pavyonda çatır çutur yiyeceğiz. o yüzden hiç hayalini kurmayın bence.
evlatlık alacağı kişi de belli. herkese saygılar, sevgiler. *
buruk edit: paranın kendisi hayalmiş ya. *
devamını gör...
sinirsiz stressiz bir hayat
(bkz: nerede lutfen soyleyin)
devamını gör...
iş hayatının insana kazandırdıkları
kendi paranı kendi kazanmanın sonucu paranın değerini bilmek ve bir takım sorunlu insanlar.
devamını gör...
ortaokullarda seçmeli satranç dersinin okutulmasına karar verilmesi
sonunda güzel haber...
devamını gör...
refik
'yoldaş, yol arkadaşı' anlamına gelen sözcüktür.
devamını gör...
başıboşlar
trollerin kalbini kıracak kategori. şimdiden sitemler başladı. neyse fularlılar team’den biri olarak takdir ettim. elinize sağlık. normal yazarlar**ın bazı tanımları da bu kategoriye düşebilir. bu kendimize çeki düzen vermemiz gerektiğini gösterir. *
devamını gör...
