kök
oğluma ithafen...
sözcükleri büyümeden öpüyorum her bir harfinden
çizgileri sokak sokak yürüyor bir mustafa,
yürümeyi biliyor.
ben bir yiğit mustafa'yı,
parmak uçlarından
koklaya koklaya...
yüzümde yeni bir yol buluyor gülümsemek
sen, bulutların kükrek çocuğu
sen, sihirli değneğin ucundaki pamuk şekeri
ben ıslanmadan önce de güzeldi
pencereler,
sana boyanmadan bir kırmızı çekiyordu
kirpiklerim,
bir kara gürültü
bir damla düşüyorum sesinin dibine,
gözlerinden öpülmüş diri çocuklar için,
üşüme
günü geceye uzatarak işleyen
bu aynı çizgilerin artığıdır
sessizliğe filizlenen
zaman
uzandığı yere kadar
uzasın boynum
yedinci dem şiiridir.
sözcükleri büyümeden öpüyorum her bir harfinden
çizgileri sokak sokak yürüyor bir mustafa,
yürümeyi biliyor.
ben bir yiğit mustafa'yı,
parmak uçlarından
koklaya koklaya...
yüzümde yeni bir yol buluyor gülümsemek
sen, bulutların kükrek çocuğu
sen, sihirli değneğin ucundaki pamuk şekeri
ben ıslanmadan önce de güzeldi
pencereler,
sana boyanmadan bir kırmızı çekiyordu
kirpiklerim,
bir kara gürültü
bir damla düşüyorum sesinin dibine,
gözlerinden öpülmüş diri çocuklar için,
üşüme
günü geceye uzatarak işleyen
bu aynı çizgilerin artığıdır
sessizliğe filizlenen
zaman
uzandığı yere kadar
uzasın boynum
yedinci dem şiiridir.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
baba bugün dağlar yeşil boyandı
kim yaktı kim uyandı
gözlerim agam kalbime ataş düştü
içinde yar da yandı
gözlerim agam su serptim ataş sönsün
serptigim su da yandı
aman amaaan, amaaan amaaan amaan
amman amman aman elinden
di gel otur o güzel boyuna ben de ölem
baba bugün dağlar başı dolu kar
benzim sarı ufkum dar
gözlerim agam her gelen benzim sorar
bilmez kalbimde ne var
aman amaaan, amaaan amaaan amaan
amman amman aman elinden
di gel otur o güzel boyuna ben de ölem.
devamını gör...
erken boşanmak
günün sazan.avi başlığı köşemize alıyoruz arkadaşı ivedilik ile.
devamını gör...
bayramı buruk geçen yazarlar
bayram mutluluğunu bir yanı eksik yaşayan yazarlardır. hep bir tarafımız eksik kalır nedense. her şeye rağmen iyi bayramlar diliyorum efendim.
devamını gör...
sezen aksu'nun en güzel şarkısı
gerek sözleri gerek müziği ile benim için en güzel şarkısı "haydi gel benimle ol".
devamını gör...
küçük şeylerle mutlu olmak
kucuk basit seyler yetiyor kederlenmeye ya mutluluga?
devamını gör...
depresyon
ülkemizde çoğu insanda bulunan ruh durumu.
devamını gör...
yalnızken yapılacak en güzel aktivite
sessizliğin verdiği hazla, ruhu ve bedeni dinlendirip uyuyarak yenilenmiş pozitif enerjili zihin gibi güzel bir şey yok.
devamını gör...
merak edilen yazlık sarayın mimari görüntüleri
marmaris'te inşa edilen yazlık sa.... pardon cumhurbaşkanlığı devlet konuk evisi.. 640 milyon tl'ye mal oldu. bu çeşmenin suyu nerden geliyor diye sormaya gerek yok sanırım.. zamlar bir tarafımıza monte oluyor ya işte ordan bu çeşmenin suyu* ellerinize sağlık muhteremler, bravoo.. ayakta alkışladım valla. ulan düşünsenize ne itibar yaptık şimdi avrupa ülkelerine karşı.. vuhhhhhuuu....
devamını gör...
mis gold
yokluk zamanında avunmak için iyi bir seçenek*
devamını gör...
yks 2021
bilgi sarmal,345,final gibi denemelerde 90 netin altına düşmeyen ben,matematik 30 doğrudan aşağı düşmeyen ben.bugün mahvoldu.matematikte 20 soru anca işaretledim.hayatımda böyle tyt sınavı görmedim.okulda evde çözdüğümüz denemelerle alakası yok.ogm sitesindeki sorularla alakası yok. ben böyle sorı tipleri hayatımda görmedim.resmen ayt sorularını tytde sormuşlar.
devamını gör...
bilim insanlarının şarkıcılar kadar değer görmemesi
bilim insanları ile sanatçıları kıyaslamak doğru değildir. ikisinin de alanı ve hitap ettiği kitle farklı. lakin sanatçıların daha fazla kitleye hitap etmesi şaşırtıcı bir durum değil. bilime ilgi duymayan veya anlamayan bir insan da müzik dinler, okumuş, kültürlü insan da müzik dinler. ancak bilimin ne yazık böyle bir özelliği yoktur. yapısı gereği herkese ulaşamaz. ayrıca bilim insanları şovmen değildir. sürekli göz önünde bulunmazlar. toplum hafızası sebebiyle de unutulur ve çok ilgi görmezler. sanatçıların işi ise göz önünde olmak, sahnede olmaktır. bu sebeple piyasadan silinmedikleri sürece unutulmaları zor olacaktır. bir başka sebebi ise ana akım medyada yayınlanan bilimsel gelişmelere dair haberlerde bilim insanlarının adlarının nadiren verilmesidir. onun yerine genelleme yapılarak "ingiliz bilim insanları, isveçli bilim insanları..." gibi kalıplar kullanılır. bu noktada haberi izleyen kişi bilim insanını birey olarak algılayamadığı için "helal olsun ingilizlere" deyip geçecek ve bir daha aklına bile gelmeyecektir. bahsettiğim gibi bir çok sebep öne sürmek mümkün olsa da asıl sebebi iki alanın da birbirinden çok farklı olmasıdır. kıyaslanması bile yapılamaz.
devamını gör...
müslüm gürses
1992'den beri dinlediğim müthiş sestir.
ama ben arabesk şarkılarından zevk alıyorum.
2000 sonrası seslendirdiği şarkılar, müslümcüler için olmadı mesela.
ama ben arabesk şarkılarından zevk alıyorum.
2000 sonrası seslendirdiği şarkılar, müslümcüler için olmadı mesela.
devamını gör...
ecmel soylu
youtube türkiye'de zevkime göre içerik üreten nadir youtuberlardan bir tanesi.
devamını gör...
tek şarkısı dahi kötü olmayan şarkıcı
candan erçetin
devamını gör...
atatürk devrimleri'nin ne kadar önemli olduğu gerçeği
saltanatın kaldırılması - 1 kasım 1922
cumhuriyetin ilanı - 29 ekim 1923
halifeliğin kaldırılması - 3 mart 1924
bu üç büyük değişimle, türkiye cumhuriyeti'nin çağdaş devlet yolunda ilk adımı atılmıştı.
cumhuriyetin kuruluş devrinde bir asırdan beri devam eden medeniyet mücadelesinin kesin zaferi, medeni kanun ve laiklik ile kazanılmıştır.
devrim karşıtları, bir asırdan beri batılılaşmanın dinden ve milliyetten çıkmak demek olduğu fikrini yaymışlardı. atatürk devrimleri, bu masala son vermişti.
atatürk devrimleri'ne vurulmak istenen din düşmanlığı damgası, medeniyet düşmanlarının iftirasından ibarettir.
yeni türkiye'nin kuruluş devri yapılan devrimlerle "modernleşmenin" ilk adımı ile hayat bulmuştur. eski zaman ve eski nizam, adetleri ile, görenekleri ile, batıl itikatları ile devrim karşısında ayakta durmaya çalışıyordu. geniş ölçüde bir eğitim seferberliği ile halka ve halkın çocuklarına yeni zaman ve yeni nizam anlayışını benimsetmek ve öğretebilmek için devrimin getirdiği yenilikler eğitime de yansımıştı.
1923 neslinin vazifesi atatürk devrimleri'ni halka anlatmak, öğretmekti. bu durum zahmetli ve çok uzun sürecek zorlu bir yoldu ve her şey devletin modernleşmesi için yapılacaktı. ilk adımlar atıldı, devrimler bir bir devletin ruhuna işlemeye başladı ve bugünler geldi. bugün modern ve güçlü bir devlet isek bu atatürk devrimleri'nin, cumhuriyetin ruhu olmasıdır.
atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olmasının yanı sıra aynı zamanda büyük bir devrimciydi.
türkiye cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için modernize edilmesi çok önemli idi.
atatürk 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşları ve hayatta kalabilmeleri için yaşamsal öneme sahip olan ve türkiye'yi "çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacı güden devrimleri hayata geçirerek türk toplumunun yükselmesini sağlamıştır.
toplumsal devrimler
kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi - 1926-1934
şapka ve kıyafet devrimi - 25 kasım 1925
tekke zaviye ve türbelerin kapatılması - 30 kasım 1925
soyadı kanunu - 21 haziran 1934
lakap ve unvanların kaldırılması - 26 kasım 1934
uluslararası saat ve takvim - 1925 ve uzunluk ölçülerin kabulü - 1931
hukuk devrimi
türk medeni kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi - 1924 / 1937
eğitim ve kültür alanındaki devrimler
yeni türk harflerinin kabulü - 1 kasım 1928
türk dil ve tarih kurumlarının kurulması - 1931 / 1932
üniversite öğreniminin düzenlenmesi - öğrenimin laikleştirilmesi - 31 mayıs 1933
ekonomi alanında devrimler
aşarın kaldırılması, çiftçinin özendirilmesi, örnek çiftliklerin kurulması, sanayi teşvik kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması, 1. ve 2. kalkınma planları'nın - 1933 / 1937 - uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması
atatürk'ün türk tarihi ile ilgili çalışmaları
kültürel alanda bir milliyetçilik anlamındaki yazı devrimi sonrasında, atatürk tarih konusuna ağırlık verdi ve 1931 yılında türk tarih kurumunu kurdu. burada, türkiye tarihi kapsamlı bir şekilde incelenmekte ve değerlendirilmektedir.
diğer devrimler
hafta sonu kanunu - 1924
borçlar kanunu ve ticaret kanunu - 1926
yapılan bu devrimlerle türkiye cumhuriyeti, kuruluşunu tamamlamış, medeni ve gelişmiş devletler seviyesine çıkarak, büyük bir başarıyla o günden bugüne güçlenmeye ve büyüme devam ediyor.
atatürk devrimleri bu ülkenin teminatıdır.
cumhuriyetin ilanı - 29 ekim 1923
halifeliğin kaldırılması - 3 mart 1924
bu üç büyük değişimle, türkiye cumhuriyeti'nin çağdaş devlet yolunda ilk adımı atılmıştı.
cumhuriyetin kuruluş devrinde bir asırdan beri devam eden medeniyet mücadelesinin kesin zaferi, medeni kanun ve laiklik ile kazanılmıştır.
devrim karşıtları, bir asırdan beri batılılaşmanın dinden ve milliyetten çıkmak demek olduğu fikrini yaymışlardı. atatürk devrimleri, bu masala son vermişti.
atatürk devrimleri'ne vurulmak istenen din düşmanlığı damgası, medeniyet düşmanlarının iftirasından ibarettir.
yeni türkiye'nin kuruluş devri yapılan devrimlerle "modernleşmenin" ilk adımı ile hayat bulmuştur. eski zaman ve eski nizam, adetleri ile, görenekleri ile, batıl itikatları ile devrim karşısında ayakta durmaya çalışıyordu. geniş ölçüde bir eğitim seferberliği ile halka ve halkın çocuklarına yeni zaman ve yeni nizam anlayışını benimsetmek ve öğretebilmek için devrimin getirdiği yenilikler eğitime de yansımıştı.
1923 neslinin vazifesi atatürk devrimleri'ni halka anlatmak, öğretmekti. bu durum zahmetli ve çok uzun sürecek zorlu bir yoldu ve her şey devletin modernleşmesi için yapılacaktı. ilk adımlar atıldı, devrimler bir bir devletin ruhuna işlemeye başladı ve bugünler geldi. bugün modern ve güçlü bir devlet isek bu atatürk devrimleri'nin, cumhuriyetin ruhu olmasıdır.
atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olmasının yanı sıra aynı zamanda büyük bir devrimciydi.
türkiye cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için modernize edilmesi çok önemli idi.
atatürk 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşları ve hayatta kalabilmeleri için yaşamsal öneme sahip olan ve türkiye'yi "çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak" amacı güden devrimleri hayata geçirerek türk toplumunun yükselmesini sağlamıştır.
toplumsal devrimler
kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi - 1926-1934
şapka ve kıyafet devrimi - 25 kasım 1925
tekke zaviye ve türbelerin kapatılması - 30 kasım 1925
soyadı kanunu - 21 haziran 1934
lakap ve unvanların kaldırılması - 26 kasım 1934
uluslararası saat ve takvim - 1925 ve uzunluk ölçülerin kabulü - 1931
hukuk devrimi
türk medeni kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi - 1924 / 1937
eğitim ve kültür alanındaki devrimler
yeni türk harflerinin kabulü - 1 kasım 1928
türk dil ve tarih kurumlarının kurulması - 1931 / 1932
üniversite öğreniminin düzenlenmesi - öğrenimin laikleştirilmesi - 31 mayıs 1933
ekonomi alanında devrimler
aşarın kaldırılması, çiftçinin özendirilmesi, örnek çiftliklerin kurulması, sanayi teşvik kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması, 1. ve 2. kalkınma planları'nın - 1933 / 1937 - uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması
atatürk'ün türk tarihi ile ilgili çalışmaları
kültürel alanda bir milliyetçilik anlamındaki yazı devrimi sonrasında, atatürk tarih konusuna ağırlık verdi ve 1931 yılında türk tarih kurumunu kurdu. burada, türkiye tarihi kapsamlı bir şekilde incelenmekte ve değerlendirilmektedir.
diğer devrimler
hafta sonu kanunu - 1924
borçlar kanunu ve ticaret kanunu - 1926
yapılan bu devrimlerle türkiye cumhuriyeti, kuruluşunu tamamlamış, medeni ve gelişmiş devletler seviyesine çıkarak, büyük bir başarıyla o günden bugüne güçlenmeye ve büyüme devam ediyor.
atatürk devrimleri bu ülkenin teminatıdır.
devamını gör...
yazarların uyumama sebepleri
haftada bir günlük hakkımız var kullanmayalım mı yani
devamını gör...
mezarlık
çocukluğumdan beri içinde bulunmaktan hiç hoşlanmadığım alan.
iki sebep var, çok eskiden beri tesir eden. biri insan bedeninin toprak altında uğradığı değişim. hayal etmesi bile ürkütücü. bu yüzden yakılmayı dilerim nazım gibi. ki bunu anlattığı 'ben senden önce ölmek isterim' şiirini de çok severim.
ben senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin
fedakarliğimi anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için.
ikincisi de gözü yaşlı insanları görmeye çokça dayanamıyor oluşum. acının göz önüne açık bir şekilde serildiği tek yer oluşu sebep. hiçbir umudun kalmadığı bir nokta. minicik bir 'belki' bile yok. bitti. gitti.
işte bu yüzden sevmiyorum. vedaları da sevmiyorum. ama son iki haftadır çokça gitmek zorunda kaldım mezarlığa. kendi kayıplarımda tercihti ama eşimin canı yanarken onu yalnız bırakamadım. oradaydım. dua da etmediğim için etrafta minik yürüşlere çıktım, ona alan bırakmak için. içim daralsa da mezarlara baktıkça huzursuz olsam da çiçekleri suladım. mezar taşlarını okudum. bir yanda bebeleri, bir yanda yaşlı insanları gördükçe adaletsiz hayata kızdım.
ama en zoru sanırım mezara bırakıldığı ilk andı. haberi aldıktan sonra afallayıp 800 km yol boyunca biriktirdiğim; vedaydı, namazdı derken güçlü durmaya çalıştığım 16 saatin sonunda mezarlığın bir köşesinde başımı farklı bir yana çevirmiş olsam da zihnimden gitmeyen şu kelimeler dağılmama, içimi çeke çeke ağlamama sebep oldu "baba toprak altına bırakılır mı?"
iki sebep var, çok eskiden beri tesir eden. biri insan bedeninin toprak altında uğradığı değişim. hayal etmesi bile ürkütücü. bu yüzden yakılmayı dilerim nazım gibi. ki bunu anlattığı 'ben senden önce ölmek isterim' şiirini de çok severim.
ben senden önce ölmek isterim.
gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?
ben zannetmiyorum bunu.
iyisi mi,beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun içinde bir kavanozun.
kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni gorebilesin
fedakarliğimi anlıyorsun vazgeçtim toprak olmaktan,
vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için.
ikincisi de gözü yaşlı insanları görmeye çokça dayanamıyor oluşum. acının göz önüne açık bir şekilde serildiği tek yer oluşu sebep. hiçbir umudun kalmadığı bir nokta. minicik bir 'belki' bile yok. bitti. gitti.
işte bu yüzden sevmiyorum. vedaları da sevmiyorum. ama son iki haftadır çokça gitmek zorunda kaldım mezarlığa. kendi kayıplarımda tercihti ama eşimin canı yanarken onu yalnız bırakamadım. oradaydım. dua da etmediğim için etrafta minik yürüşlere çıktım, ona alan bırakmak için. içim daralsa da mezarlara baktıkça huzursuz olsam da çiçekleri suladım. mezar taşlarını okudum. bir yanda bebeleri, bir yanda yaşlı insanları gördükçe adaletsiz hayata kızdım.
ama en zoru sanırım mezara bırakıldığı ilk andı. haberi aldıktan sonra afallayıp 800 km yol boyunca biriktirdiğim; vedaydı, namazdı derken güçlü durmaya çalıştığım 16 saatin sonunda mezarlığın bir köşesinde başımı farklı bir yana çevirmiş olsam da zihnimden gitmeyen şu kelimeler dağılmama, içimi çeke çeke ağlamama sebep oldu "baba toprak altına bırakılır mı?"
devamını gör...


