messela yanni
#1021045 ne alaka lan ahahshshshd.
devamını gör...
komşunun tuhaf davranışları
bir dünya kadar olan davranışlar.
4 yıl apartman yöneticiliği yaptım, bu konuda bir kitap çıkarmayı planlıyorum, her komşu kendine normal, onu sevemeyene anormal.
4 yıl apartman yöneticiliği yaptım, bu konuda bir kitap çıkarmayı planlıyorum, her komşu kendine normal, onu sevemeyene anormal.
devamını gör...
büyük suriyeli mitingi
afişe baktım biraz; fake olduğu çok belli, düzenleyen kim? muhatap kim? organize eden kim? hiç bir bilgi yok. paint terk birinin elinden çıkmış olduğu aşikar, umarım salaklık edip oraya gelen 3-5 geri zekalı linç edilip, dükkanlar yakılıp yıkılmaz.
(bkz: 6-7 eylül)
(bkz: 6-7 eylül)
devamını gör...
sözlük radyo’nun ilk canlı yayını
caanımın içinin sesini sekiz gözle beklediğim yayın.(bkz: swh)
devamını gör...
gravöl
vikinglerden kalan bir cenaze ritüelidir. ölen kişinin arkasından mezar birası yani gravöl içilir ve eğlenilir.
devamını gör...
zaman
''zaman lazım sadece, unutacaksın! nasıl unuttuysan çocukluğunu, kırılan oyuncaklarını... kırılan kalbini de öyle unutacaksın''
-mecit ömür öztürk
-mecit ömür öztürk
devamını gör...
friedrich goltz
friedrich goltz (1834-1902) psikolog ve yazardır. kaynayan kurbağa (boiling frog) deneyi ile beyni çıkarılmış bir kurbağanın yavaşça ısınan suda kalacağını, ancak 25 ° c'ye ulaştığında normal bir kurbağanın sudan kaçmaya çalıştığını gösterdi.
kaynayan kurbağa hikayesi, genellikle, insanları istenmeyen sonuçlara maruz kalmaları için kademeli değişimin bile farkında olmaları konusunda uyaran bir metafor olarak sunulur.
boiling frog
(bkz: kurbağa deneyi)
kaynayan kurbağa hikayesi, genellikle, insanları istenmeyen sonuçlara maruz kalmaları için kademeli değişimin bile farkında olmaları konusunda uyaran bir metafor olarak sunulur.
boiling frog
(bkz: kurbağa deneyi)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
reenkarne oluyor düşünceler
bir batıp bir çıkıyorlar
önce hırçın bir derinlik
sonra kurak bir serinlik
çekiyor çilesini kum saati misali
zaman dolunca yok oluyorlar
mutlak bir şekil alıyor ardından
sanki gidilmeyecek bir daha o yollar
oldukça sarsıcı bir gerçeklik kazanıyor
ardında bıraktığı girdaplar.
bir batıp bir çıkıyorlar
önce hırçın bir derinlik
sonra kurak bir serinlik
çekiyor çilesini kum saati misali
zaman dolunca yok oluyorlar
mutlak bir şekil alıyor ardından
sanki gidilmeyecek bir daha o yollar
oldukça sarsıcı bir gerçeklik kazanıyor
ardında bıraktığı girdaplar.
devamını gör...
yerli uçağımız göklerde
sanırım göklere bir kere çıkmış, ve çok sevmiş olacak ki bir daha yere inmemiş uçak. yakıtı bitmeyen uçak yapmış adamlar yahu bizde tebrik edeceğimize eleştiriyoruz tüh bize.
devamını gör...
geceye az bilinen bir şarkı bırak
tabii biliniyordur illaki ama bizim yaş grubu pek bilmez diye düşünüyorum. şöyle buyrun:
devamını gör...
geceye bir kezban sözü bırak
boşuna bakmayın tapusu bende.
aşırı iğrenç bir söylem.
aşırı iğrenç bir söylem.
devamını gör...
acı ve tatlının muhteşem uyumu
acı yeşil biber ile yapılan patates salatasının ardından revani yemektir. tabi yanında çay.
çay demiş miydim, çay önemli.
çay demiş miydim, çay önemli.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
nazan öncel-gitme kal bu şehirde
devamını gör...
sinovac aşısı dururken pfizer biontech aşısı olan varoş
varoş olduğumu öğrendiğim başlık...
devamını gör...
charlie chaplin
yaptığı sanata lafım yok, fakat kısaca gerçek hayatından* bahsedeceğim.
- annesi ve babası doğumundan kısa süre ayrıldılar. babası bir alkolikti ve ölene dek içti. annesi ise akıl hastanesinde hayata gözlerini yumdu. charlie bir süre yetimhanelerde yaşadı ve nihayet bazı müzikhollerde sahne alarak kendini bu trajediden uzaklaştırdı. daha sonra mack sennett tarafından keşfedilip hollywood'a ayak bastı, o günden sonra gerçek yeteneği ve yaratıcılığı sayesinde durdurulamaz yükselişi başlamış oldu.
- chaplin ilk karısı mildred harris ile, mildred on beş yaşındayken onunla beraber olup, o on altı yaşındayken evlendi. engelli doğan çocukları maalesef sadece üç gün yaşadı. bir yıl sonra mildred'den ayrılan charlie, yine on beş yaşında olan lita grey ile ikinci şansını denedi. hamile kalan lita'dan çocuğunu aldırmasını istedi, ancak kızın ailesi araya girince yine on altı yaşını bekleyip lita ile evlenmek zorunda kaldı. 3 yıl sonra ayrıldılar. gerekçe ise charlie'nin lita'yı oral sekse zorlaması ve aldatması* olacaktı. charlie 625.000 dolar gibi dönemine göre çok yüksek bir meblağ ödedi ve ayrıldılar.
- chaplin, minta durfee'nin anlattığına göre, çok kötü kokuyordu. iki hafta boyunca hiç değiştirmeden aynı takım elbiseyi giyebiliyordu. sürekli çevresinden şikayet alan charlie bunu tasarruf için yaptığını savunuyordu.*
- set ortamında zalim, egoist ve zorba tavırları ile diğer oyuncuları zorluyordu. marlon brando ile a countess from hong kong filmi setinde neredeyse birbirlerine gireceklerdi. brando, chaplin için, 'korkunç derece zalim', 'egoist bir zorba ve pinti', 'muhtemelen hayatımda gördüğüm en sadist insan' gibi cümleler kurdu. gerekçesi ile insanları film setinde azarlaması ve çok aşağılayıcı ifadeler ile rencide etmesiydi. marlon brando'ya bile oyunculuk mesleğinin yüz karası olduğunu söyleyebilecek kadar yükselebilen sinirli biriydi. daha sonraları chaplin de brando'nun çalışması imkansız birisi olduğunu söyleyecekti tabii.
- luis bunuel meşhur inzivasına çekilmeden önce bütün hollywood'u ifşa etmişti. e hali ile chaplin de buradan nasibini aldı. bunuel'in iddiasına göre, chaplin evinde sürekli grup seks partileri düzenliyor ve arkadaşlarını davet ediyordu. hatta bir detay olarak charlie asla zenginlerin çağırdığı profesyonelleri çağırmaz, onun yerine amatör ve sokak işi seks işçilerini ayarlardı.
ayrıca;
- lastik ve lastikten yapılmış her şeyden tiksiniyordu. bu sebeple prezervatif de kullanmıyordu.
- sütten de nefret ediyordu, süt şişelerine dokunmak bile istemiyordu.**
ilk karısı, mildred harris.

charlie chaplin ve mildred harris.

ikinci karısı, lita grey.

charlie chaplin ve lita grey.

bu da charlie'nin normal hali.


kaynak; stephen weissman - chaplin: a life
luis bunuel - my last sigh.
- annesi ve babası doğumundan kısa süre ayrıldılar. babası bir alkolikti ve ölene dek içti. annesi ise akıl hastanesinde hayata gözlerini yumdu. charlie bir süre yetimhanelerde yaşadı ve nihayet bazı müzikhollerde sahne alarak kendini bu trajediden uzaklaştırdı. daha sonra mack sennett tarafından keşfedilip hollywood'a ayak bastı, o günden sonra gerçek yeteneği ve yaratıcılığı sayesinde durdurulamaz yükselişi başlamış oldu.
- chaplin ilk karısı mildred harris ile, mildred on beş yaşındayken onunla beraber olup, o on altı yaşındayken evlendi. engelli doğan çocukları maalesef sadece üç gün yaşadı. bir yıl sonra mildred'den ayrılan charlie, yine on beş yaşında olan lita grey ile ikinci şansını denedi. hamile kalan lita'dan çocuğunu aldırmasını istedi, ancak kızın ailesi araya girince yine on altı yaşını bekleyip lita ile evlenmek zorunda kaldı. 3 yıl sonra ayrıldılar. gerekçe ise charlie'nin lita'yı oral sekse zorlaması ve aldatması* olacaktı. charlie 625.000 dolar gibi dönemine göre çok yüksek bir meblağ ödedi ve ayrıldılar.
- chaplin, minta durfee'nin anlattığına göre, çok kötü kokuyordu. iki hafta boyunca hiç değiştirmeden aynı takım elbiseyi giyebiliyordu. sürekli çevresinden şikayet alan charlie bunu tasarruf için yaptığını savunuyordu.*
- set ortamında zalim, egoist ve zorba tavırları ile diğer oyuncuları zorluyordu. marlon brando ile a countess from hong kong filmi setinde neredeyse birbirlerine gireceklerdi. brando, chaplin için, 'korkunç derece zalim', 'egoist bir zorba ve pinti', 'muhtemelen hayatımda gördüğüm en sadist insan' gibi cümleler kurdu. gerekçesi ile insanları film setinde azarlaması ve çok aşağılayıcı ifadeler ile rencide etmesiydi. marlon brando'ya bile oyunculuk mesleğinin yüz karası olduğunu söyleyebilecek kadar yükselebilen sinirli biriydi. daha sonraları chaplin de brando'nun çalışması imkansız birisi olduğunu söyleyecekti tabii.
- luis bunuel meşhur inzivasına çekilmeden önce bütün hollywood'u ifşa etmişti. e hali ile chaplin de buradan nasibini aldı. bunuel'in iddiasına göre, chaplin evinde sürekli grup seks partileri düzenliyor ve arkadaşlarını davet ediyordu. hatta bir detay olarak charlie asla zenginlerin çağırdığı profesyonelleri çağırmaz, onun yerine amatör ve sokak işi seks işçilerini ayarlardı.
ayrıca;
- lastik ve lastikten yapılmış her şeyden tiksiniyordu. bu sebeple prezervatif de kullanmıyordu.
- sütten de nefret ediyordu, süt şişelerine dokunmak bile istemiyordu.**
ilk karısı, mildred harris.

charlie chaplin ve mildred harris.

ikinci karısı, lita grey.

charlie chaplin ve lita grey.

bu da charlie'nin normal hali.


kaynak; stephen weissman - chaplin: a life
luis bunuel - my last sigh.
devamını gör...
sen sokrates'i savundun
ben diyojen'i savundum. ama o, hiç oralı olmadı. 'çekil git başımdan, benim savunmaya ihtiyacım yok' dedi. üzüldüm, köşeye çekilip ağladım. kendini bile savunamayan ben, diyo'yu savunacakmış pehh.. ne haddine!
sokrates ve diyojen kendilerini pek güzel savunmuşlardır.
sokrates ve diyojen kendilerini pek güzel savunmuşlardır.
devamını gör...
feridun düzağaç
ihtiyar bir çocuk..
devamını gör...


