ibrahim tatlıses
12 eylül zamanı darbeye karşı aziz nesin, attila ilhan, tarık akan gibi aydınların başını çektiği aydınlar bildirisine imza atmış. bu yüzden de polis sorgusunda kooperatif için imza topladıklarını zannedip imza attığını söylemiş.
devamını gör...
evleneceklere tavsiyeler
aşık iken evlenmeyin. insanız, hepimizin kusurları ve zaafları var. aşık iken bunları göremezsiniz. her şey biraz daha rayına oturunca evlenin. "ben bu kadını/adamı, her şeyi ile gerçekleşten kabul edip sevebilir miyim, iyi gününde kötü gününde gerçekten yanında olabilir miyim, evet şunu yapmıyor ya da yapıyor ama yine de ben onu seviyor muyum gerçekten" şeklindeki soruların cevabını kendinize vermeniz gerekir evlenmeden önce.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
hayatın en hüzünlü anı,
mevsimine kapıldığın kişinin
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın andır…
bırak, gitsin…
bırak, git…
mevsimine kapıldığın kişinin
bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını
anladığın andır…
bırak, gitsin…
bırak, git…
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
bu toplum için psikolojik olarak çok zayıfım.
devamını gör...
faydalı mobil uygulamalar
(bkz: seek)
etrafınızda görüp de ne olduğunu merak ettiğiniz tüm bitki ve hayvanların isimlerini, türlerini, sınıflarını gösteren uygulama. telefonunuzun kamerasını kullanıyor. öğrenmek istediğiniz bitki ya da hayvana kameranızı gösteriyorsunuz ve uygulama arka planda çalışan arama motoruyla size bu canlıyı tanımlıyor.
etrafınızda görüp de ne olduğunu merak ettiğiniz tüm bitki ve hayvanların isimlerini, türlerini, sınıflarını gösteren uygulama. telefonunuzun kamerasını kullanıyor. öğrenmek istediğiniz bitki ya da hayvana kameranızı gösteriyorsunuz ve uygulama arka planda çalışan arama motoruyla size bu canlıyı tanımlıyor.
devamını gör...
büyü ve muska ile evliliğe ikna etmek
evliliğe mesafeli biriyseniz, anneniz ya da sevgiliniz durup dururken garip tadı olan şeyler yediriyorsa; bilin ki bu olayın kurbanı siz olabilirsiniz.
şimdiki yeni yetmeler buna ritüel diyor. yemişim sizin ritüelinizi... basbayağı büyü denen ilkellik bu!
peki bundan nasıl kurtuluruz? benim tecrübem şöyle...
birden evin olmadık yerlerinden muskalar fışkırmaya başladı. bir, iki, üç ardı arkası kesilmiyor. baktım ki oluru yok, annemin restine restle karşılık verdim.
üç gün boyunca delirmiş gibi davrandım.* onların görmediği şeyleri görüyor gibi rol yaptım. sanki o kadar çok büyüye maruz kalmışım ki, artık bana cinler görünür olmuş da kafayı yemişim gibi kendi kendime konuşmaya, gülmeye falan başladım.
ailemle değil görünmez arkadaşlarımla takıldım. onlarla kahvaltı yaptım. sanki onlar varmış gibi konuştum şakalaştım.
en son annem ve babamın karşısına çıkıp;
-" ben ve cin padişahı evleniyoruz. hatta ondan hamileyim!" dedim.
bunlar ağlamaya falan başladı.
odama gidip daha evvel bulduğum muskaları önlerine attım. durumdan haberdar olmayan babam şokta. bir tanesinin boyu bir buçuk metreydi. onu tutup annemin alnına yapıştırdım ve
"hobbit boyun kadar muskayı kime yazdırdın? bunlara paramızı dökeceğine gel ben sana yazarım!" diye çıkışınca delirmedigime sevindiler ama babam anneme bir hayli kızdı.
bir daha da muska olayına rastlamadım. tanesine 250-500 arası para vermiş inanılmaz! bana gel ben yazayım. para mı verilir böyle saçma şeylere?
düşünün ki; inanclısın, senin inancindaki tanrı koca kainatın sahibi ve bu bir kader yazmış. sen bunu beğenmeyip istek parçayı peçeteye yazıp uzatır gibi "al bunu" yap diyorsun.
bu kadar büyük saçmalık bu yaptığınız ritüeller ve büyüler bilin istedim.
şimdiki yeni yetmeler buna ritüel diyor. yemişim sizin ritüelinizi... basbayağı büyü denen ilkellik bu!
peki bundan nasıl kurtuluruz? benim tecrübem şöyle...
birden evin olmadık yerlerinden muskalar fışkırmaya başladı. bir, iki, üç ardı arkası kesilmiyor. baktım ki oluru yok, annemin restine restle karşılık verdim.
üç gün boyunca delirmiş gibi davrandım.* onların görmediği şeyleri görüyor gibi rol yaptım. sanki o kadar çok büyüye maruz kalmışım ki, artık bana cinler görünür olmuş da kafayı yemişim gibi kendi kendime konuşmaya, gülmeye falan başladım.
ailemle değil görünmez arkadaşlarımla takıldım. onlarla kahvaltı yaptım. sanki onlar varmış gibi konuştum şakalaştım.
en son annem ve babamın karşısına çıkıp;
-" ben ve cin padişahı evleniyoruz. hatta ondan hamileyim!" dedim.
bunlar ağlamaya falan başladı.
odama gidip daha evvel bulduğum muskaları önlerine attım. durumdan haberdar olmayan babam şokta. bir tanesinin boyu bir buçuk metreydi. onu tutup annemin alnına yapıştırdım ve
"hobbit boyun kadar muskayı kime yazdırdın? bunlara paramızı dökeceğine gel ben sana yazarım!" diye çıkışınca delirmedigime sevindiler ama babam anneme bir hayli kızdı.
bir daha da muska olayına rastlamadım. tanesine 250-500 arası para vermiş inanılmaz! bana gel ben yazayım. para mı verilir böyle saçma şeylere?
düşünün ki; inanclısın, senin inancindaki tanrı koca kainatın sahibi ve bu bir kader yazmış. sen bunu beğenmeyip istek parçayı peçeteye yazıp uzatır gibi "al bunu" yap diyorsun.
bu kadar büyük saçmalık bu yaptığınız ritüeller ve büyüler bilin istedim.
devamını gör...
thanos'un haklı olması
thanos'un fikrini dünyamıza uyarlayınca açığa çıkan durumdur.
insanlar hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor.
umarsızca bencilce. etrafındaki her iki kişiden biri yok olsa, aslında bu dünyada kimseyi kırmaya gerek olmadığını, herkesin bir gün aynı şekilde yok olacağını anlayacak insanlık.
üstüne üstlük dünyadaki kaynaklar daha rahat bir şekilde kullanılacak. eğer adil bir şekilde olursa, yani gerçekten rastgele bir şekilde her iki kişiden biri yok olursa, kimseye haksızlık da olmayacak. ve belki kurulan sömürü düzenini yenmek için sömürülen insanların eline fırsat geçecektir.
bugün elimde eldiven olsa bunu yapar mıydım sorusunu düşündüm. yapmamak için bir sürü sebep var. geride kalacaklar için sevdikleri insanlar olmadan yaşamanın acısı çok derin olur. ve hayatı için savaş vermiş insanların elinden hayatı da pat diye almak yine çok acı. ama bir yandan düşününce bazı değişimler için büyük bedeller ödenmelidir. bilemiyorum. o güce sahip olmadan kimse ne yapacağını tam olarak bilemez galiba.
insanlar hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor.
umarsızca bencilce. etrafındaki her iki kişiden biri yok olsa, aslında bu dünyada kimseyi kırmaya gerek olmadığını, herkesin bir gün aynı şekilde yok olacağını anlayacak insanlık.
üstüne üstlük dünyadaki kaynaklar daha rahat bir şekilde kullanılacak. eğer adil bir şekilde olursa, yani gerçekten rastgele bir şekilde her iki kişiden biri yok olursa, kimseye haksızlık da olmayacak. ve belki kurulan sömürü düzenini yenmek için sömürülen insanların eline fırsat geçecektir.
bugün elimde eldiven olsa bunu yapar mıydım sorusunu düşündüm. yapmamak için bir sürü sebep var. geride kalacaklar için sevdikleri insanlar olmadan yaşamanın acısı çok derin olur. ve hayatı için savaş vermiş insanların elinden hayatı da pat diye almak yine çok acı. ama bir yandan düşününce bazı değişimler için büyük bedeller ödenmelidir. bilemiyorum. o güce sahip olmadan kimse ne yapacağını tam olarak bilemez galiba.
devamını gör...
z raporu
yakın bir arkadaşımın, gece 00.00’dan sonra, halen dışarıdaysa karısına düzenli olarak verdiği rapordur aynı zamanda.
devamını gör...
mesajınız var turuncusu
çok çok gülümseten turuncu.*
devamını gör...
güne iyi başlatan şeyler
benim için iyi bir kahvaltı, rahat bir uyku ve sevdiğim insanların iyi ve güvende olduklarını bilmek *
devamını gör...
alttaki yazara bir şarkı bırak
hadi bakalım. *
devamını gör...
ürünlerimizin yüzde 60'ı sağlıksız
dünya'nın en büyük gıda üreticilerinden biri olan isviçre merkezli nestle'nin şirket içi yazışmalarında geçen ifade.
dünyaca ünlü gıda üreticilerinden nestle'nin şirket içi yazışmaları basına sızdırıldı.
financial times tarafından paylaşılan yazışmalarda "piyasadaki içecek ve gıda ürünlerinin yüzde 60'tan fazlası sağlıklı tanımına dahil değil. bu ürünleri ne kadar yenilesek yenileyelim, bu tanıma hiçbir zaman uyamayacaklar" ifadesinin yer aldığı ortaya çıkarıldı.
en güvendiğim markalardan biri böyleyse diğerleri nasıldır kim bilir..
canan abla'nın dediği gibi pakete giren hiçbir şeyi almamak lazım galiba.
kaynak: tr.sputniknews.com/yasam/20...
dünyaca ünlü gıda üreticilerinden nestle'nin şirket içi yazışmaları basına sızdırıldı.
financial times tarafından paylaşılan yazışmalarda "piyasadaki içecek ve gıda ürünlerinin yüzde 60'tan fazlası sağlıklı tanımına dahil değil. bu ürünleri ne kadar yenilesek yenileyelim, bu tanıma hiçbir zaman uyamayacaklar" ifadesinin yer aldığı ortaya çıkarıldı.
en güvendiğim markalardan biri böyleyse diğerleri nasıldır kim bilir..
canan abla'nın dediği gibi pakete giren hiçbir şeyi almamak lazım galiba.
kaynak: tr.sputniknews.com/yasam/20...
devamını gör...
kopi luwak
dünyanın en pahalı kahvesi.
ününü luwak adlı bir çeşit misk kedisi'ne borçludur.
kahve meyvesi olgunlaşınca kiraza benzer. çekirdekleri çıkarıldıktan sonra sırasıyla kurutulur, kavrulur ve öğütülür. kahveyi normalde böyle elde ederiz. ancak kopi luwak kahvesinin elde edilişi biraz daha farklıdır. endonezya'nın sumatra adası ve çevresinde yaşayan luwak kedileri kahve meyveleri ile beslenmektedir. yedikleri kahvelerin çekirdeklerini ise sindirmeden dışkılamaktadırlar. kahve çekirdekleri işte bu dışkılardan ayrıştırılarak elde edilmektedir.

sömürge döneminde yerel işçilerin ve bölge halkının kahveleri kendileri için toplamaları yasaktı. insanların kahveye ulaşabilmek için bu yolu keşfettikleri düşünülmektedir. bir kahve sever olarak çok kısa endonezya ziyaretimde bu kahveyi denedim. açıkçası tadını diğer kahvelerden ayıramadım. sadece içimi biraz daha hafif gelmişti o kadar. tabi işin bir diğer boyutu da bu kahvenin endüstriyel üretime geçmesi ile hayvanlar kafeslere kapatılarak durmadan yedirilip dışkılaması için eziyet görmektedirler. üretimin az olması ve fiyatın da yüksekliği insanları cezbetmiş olacak ki son zamanlarda bu yolla kahve elde edebilmek için başka hayvanlar bile kullanılmaya başlanmıştır. maslesef sahteleri de bulunmaktadır.
ününü luwak adlı bir çeşit misk kedisi'ne borçludur.
kahve meyvesi olgunlaşınca kiraza benzer. çekirdekleri çıkarıldıktan sonra sırasıyla kurutulur, kavrulur ve öğütülür. kahveyi normalde böyle elde ederiz. ancak kopi luwak kahvesinin elde edilişi biraz daha farklıdır. endonezya'nın sumatra adası ve çevresinde yaşayan luwak kedileri kahve meyveleri ile beslenmektedir. yedikleri kahvelerin çekirdeklerini ise sindirmeden dışkılamaktadırlar. kahve çekirdekleri işte bu dışkılardan ayrıştırılarak elde edilmektedir.

sömürge döneminde yerel işçilerin ve bölge halkının kahveleri kendileri için toplamaları yasaktı. insanların kahveye ulaşabilmek için bu yolu keşfettikleri düşünülmektedir. bir kahve sever olarak çok kısa endonezya ziyaretimde bu kahveyi denedim. açıkçası tadını diğer kahvelerden ayıramadım. sadece içimi biraz daha hafif gelmişti o kadar. tabi işin bir diğer boyutu da bu kahvenin endüstriyel üretime geçmesi ile hayvanlar kafeslere kapatılarak durmadan yedirilip dışkılaması için eziyet görmektedirler. üretimin az olması ve fiyatın da yüksekliği insanları cezbetmiş olacak ki son zamanlarda bu yolla kahve elde edebilmek için başka hayvanlar bile kullanılmaya başlanmıştır. maslesef sahteleri de bulunmaktadır.
devamını gör...
türk milleti zekidir
ulu önderi kesinlikle tenzih ederim. (o yıllarda gerçekten türk milletinin öyle olduğuna ben de inanıyorum). gelelim bugüne,türk milleti zeki değil,şark kurnazı ve çakaldır.sana 5 liraya sattıgi malı,turiste 50 liraya satmaya kalkar.taksiye binersin,yolu bilmediğini anlarsa,en uzun yoldan götürür.kiralık ev bulursun,o pek te hazzetmediği suriyeli 200 lira fazla ödesin,evi vatandaşına değil,o yabancıya kiralar. -yanlış anlaşılmasın,bu ırkçılik değil.menfaat meselesini vurgulamak icin- işletmesinde sigorta pirimi ödememek için,yerli değil,kaçak işçi calıştirır.anne yada babası ölür.gidip bildirimde bulunmaz ,emekli maaşını bir süre daha çekmek için.kaçak elektrik,daha fazla kar etmek için gıdalara katilan materyallerden bahsetmeye gerek bile yok sanırım. ve daha böyle yüzlerce örnek...
devamını gör...
ıv. mehmed
1642 - 1693 yılları arasında yaşamıştır. babası sultan ibrahimdir. oğullarından ikinci mustafa ve üçüncü ahmed padişah olmuştur.
devamını gör...
kadın yazarların daha fazla oylanması ve takipçilerinin daha fazla olması
ben şahsen beğeni vereceğim, favlayacağım tanımı okuyarak oyluyorum. oylarken de beyaz yazıyı okuyorum, turuncu olanı değil.
devamını gör...



