#netflix dizisi
belgesel / tarih
7 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

6 bölümden oluşan netflix belgeselidir.

kısa sürede izlediğim ve çok beğendiğim bir belgesel oldu. genel olarak netflixin belgesellerini çok beğeniyorum. hatta her belgesel tanımımda bahsettiğim gibi netlixin en iyi yaptığı işlerin belgeseller olduğunu düşünüyorum. yine öyle bir iş olmuş.

belgesel dünyada iz bırakan zorbaları anlatıyor. yok yok henüz bizim zorbayı anlatmıyor. ileride belki. diktatör dediğimiz tarihte büyük olaylar yaşatan bu zorba abilerimizin neler yaptıklarını ve nasıl bir yol izlediklerini çok güzel bir şekilde tarif ediyor. belgeselde kullanılan alaycı üslup ve alaycı müzikler belgeseli daha güzel hale getiriyor.
kullanılan görüntüler ve yardımcı olan alanında uzman kişiler doyurucu bir bilgilendirme çalışması yapıyor. hem de sıkmadan. hem eğleniyoruz. hem öğreniyoruz. hem ders çıkarıyoruz.
belgeselin ana teması bir kitap üzerinden oluşuyor ve bu güzel bir plan. ciddi şekilde nasıl zorba olunur kitabı varmış gibi bize tüyolar veriliyor.

peki kimdir bu zorba diktatörler derseniz şöyle bırakayım.
hitler, kaddafi, stalin, kim ailesi, idi amin ve saddam hüseyin bu isimlerin tarih boyunca nasıl bu kadar destekçi topladıkları ve halkı nasıl manipüle ettikleri en ince ayrıntısıyla inceleniyor. görüntülerle destekleniyor.
bölüm isimleri ise şunlar
gücü ele geçir
rakiplerini bastır
korku rejimi kur
gerçekleri manipüle et
yeni bir toplum oluştur
sonsuza kadar hükmet


tabi bunlar sadece bölüm isimleri belgeseli izlerken daha ilginç ve daha değişik taktikleri görüyoruz. bunlar ne yahu herkes biliyor baya yaratıcısınız demeyin diye bu açıklamayı yapıyorum.

ayrıca bu belgeselde insan denen canlının hükmedilmeyi ne kadar sevdiğini öğrendim. yani detaylı şekilde öğrendim. kötü bir haldeyken ortaya çıkan kişiye hemen sarılıp hayranlık duyuyoruz. mesela ekonomi çok kötü. birisi çıkıp ben hallederim diyor ve seçiliyor. ona inanmak zorunda kalıyoruz.
ayrıca insanların bir şeylere inanma mecburiyetinin ne kadar kötü olduğunu gösteren bir yapım oldu.

belgeselde seslendiren kişileri çok beğendim. özellikle zorba amcaların adını söyleyen karizmatik sesli kişi çok hoşuma gitti.
belgeselde animasyon işlerini yapan kişileri de çok beğendim. çizerek animasyon yaparak anlatma fikri çok hoşuma gitti.
bölüm sayısı ve bölüm dakikaları da bu belgeseli güzel yapan detaylardan birisiydi. her şey çok yerli yerindeydi. 30 dakikadan 6 bölüm gayet iyiydi.
belgesel sevenlere tavsiye ederim. izlenmesi gerekir.
devamını gör...
zorba nasıl olunur şahane bir belgesel. geçtiğimiz 100 yıl içinde yaşamış gerçek diktatörlerin hangi teknikleri kullanarak zorbaya dönüştüğünü ironik bir üslupla anlatıyor.
hitler, stalin, idi amin, saddam, stalin, kaddafi gibi isimlerin egoları uğruna ülkelerinde yaşayanlara nasıl çileler yaşattığını görmek iç parçalayıcı.
hepsinin ortak yanı, yoksul ve eğitimsiz ailelerde doğmuş olmaları. temel amaçları da zengin olmak ama öyle sıradan bir zenginlik değil.
ülkede yaşayan tüm aydın zihinlere karşı programlı bir yok etme projesini devreye sokarak güvenliklerini sağlıyorlar.
saçma ikramlar ve hediyelerle sempati kazanıyor, antipatiyi hissettiklerinde de b planını devreye sokup yok etme düğmesine basmakta tereddüt etmiyorlar.
çevrelerine yakınlarından bir halka oluşturup hem kendilerini koruyup hem de onları zeninleştiriyorlar.
en korkunçları bence kaddafi. neden bilmiyorum ama en çok libya halkına üzüldüm.
ölüm var abiler, ne yaparsanız yapın ölüm var.
devamını gör...
ilk sezonu 6 bölümden oluşan netflix orijinal yapımı politik belgesel/dizi.

ilk bölümden son bölüme her bir bölümde sırasıyla: adolf hitler, saddam hüseyin, idi amin, joseph stalin, muammer kaddafi, kim jong-il ele alınıyor. tabi bir yandan birbirleri arasında bağlantı kurmak için diğer yöneticilere atıfta bulunmayı da ihmal etmemişler. bölümler işlenirken flashback tekniğinden faydalanılmış, basit, akıcı ve anlaşılır bir dil kullanılmış. anlatım bakımından başarılı bir ürün ortaya çıkmış. ancak dizi takdir edeceğiniz üzere konu olarak eksik. ele alınan tarihi kişiler çok yüzeysel ele alınmış. belkide hedef kitlesi bu işlerle çok alakası olmayan apolitik insanlar olduğu için yoğun girmekten geri durmuş olabilirler ancak az biraz siyasi tarihe merakı olan kişiler için bu haliyle çerezlik bir dizi.

insan soruyor "mussolini, pinochet, mao zedong (zalimlikte bu adamı 1 hitleri ise 2. sıraya koyarım) ve franco gibiler nerede?" diye ama ikinci sezon gelirse bu zorbalar da yer alacaktır diye tahmin ediyorum. gerçi bir kaç bölümde mao zedong'a atıfta bulunulmuş. ilk etapta çin pazarındaki müşterileri ürkütmemek için ele almamışlar. eğer ikinci sezon gelir de bunlar yer almazsa zaten izlenmez o sezon, gelmesin öyle gelecekse, yine eksik kalır.

diziyi izledikten sonra bazı yorumlar okudum, ideolojik saplantısı olan bazı insanlar yanlı bulmuş. özellikle stalin ve kim jong-il için söylenenlere öfke kusanlar bolca mevcut. kabul edilse edilmese de bu kişiler öyle veya böyle çok uç fikirleri olmuş ve bulundukları dönemde sert bir yönetim anlayışı sergilemiş kişiler. menşei olan ülkeden ötürü dizinin tarafsızlığı konusunu tartışmayacağım, zira izlemeye başlarken de "tarafsızlık" beklentisi içinde değildim ancak bu kadar yüzeysel işleyen, bir oturuşta izlenip bitirilecek kadar "diktatörlük" kavramını basit şekilde ele alan belgesel dizi için, sırf sempati besledikleri ideolojilerinin köküne dinamit konulmuşçasına saldırılması garibime gitti. dizide gerçekler üzerinden "diktatör/zorba nasıl olunur?" konusu işleniyor, bizim genco da neden amerika'nın emperyalizmini eleştirmiyorsunuz diye zaten ele aldığı konuda bile eksik kalan diziye çemkiriyor. e git o konuyu ele alan bir dizi/film izle o zaman, bulamıyorsan da gel tavsiye edelim.

özetle, bölümleri ortalama yarım saatten ibaret, bir oturuşta izlenebilecek, kasmayan, kısmen taraflı hikayeleri olsa da genel manada gerçeklikler üzerinden hareket eden, anlatımda mizahi yaklaşım sergileyen, mükemmel olmasa da ortalama üstü, çerezlik belgesel/dizi.
kendinizi siyasi tarihe çok ilgili birisi olarak konumlandırmıyorsanız beginner seviyesinde diktatörlük dersi diyebiliriz.
devamını gör...
nasil diktatör olunurun el kitabini yazmislar, hepsi hemen hemen ayni taktikleri kullanmis, siddeti arttirip güç zehirlenmesi yasamislar. yakin tarihin diktatörlerini tanitmislar ülkemizde ki hitler hayranlarinin özellikle izlemeleri gerekiyor.
devamını gör...
geçtiğimiz yıl yaz aylarında izlediğim belgesellerden en çok sevdiğim belgesel buydu. her ne kadar bu tiran/diktatörlerden bahsetse de; anlatım şekli, animasyonlar ve ironik bir üslup bulunması belgeseli keyifli hale getiriyor. tarihe ilgi duyan kişiler bence kesinlikle izlemeli. zaten bir kere şans verseniz devamı da gelir, bölümlerin kısa olması da artı bir puan katıyor.
devamını gör...
bir netflix belgeselidir.
her şeyden önce allah sizin belanızı versin ucube manyaklar diyerek sözlerime başlamak isterim. yaralı dostlarımıza kitap tanımımda belirttiğim gibi, normalde böyle içerikler tüketmiyorum. allah kahretsin ki bu akşam tüketmiş bulundum. dolayısıyla dehşet içinde fark ediyorum ki canım ülkem orijinal bir zorba & diktatör bile üretemez hale gelmiş canım ülkemin canım geri zekalı cahil pespaye vatandaşları da herhangi bir boktan haberdar olmadıkları için, her türlü eskimiş numarayı löp löp yutmaktalar...

türkçeye "zorba nasıl olunur" diye çevirmişler ama insanın aklına "zorba" deyince ilkokulda suratına tüküren hiperaktif oğlan geliyor. bunlar tarihteki ruh hastaları, hiç masum düşünmeyin...

6 bölümde tarihe damgasını vurmuş 6 diktatör anlatılıyor. ilk bölüm adolf hitler'e ayrılmış. ben hep hitler'in inanılmaz orijinal bir manyak olduğunu düşünürdüm ama bence onun bile sönük kaldığı kişiler söz konusu. hitler bu seride benim için ezik bir deli olarak öne çıkıyor küllerinden doğuş öyküsünde. ikinci bölümde saddam hüseyin var. onun inanılmaz inanılmaz zarafetten uzak bir hali olduğu için, bir sığırla özdeşleştirebiliyorum. üçüncü bölümdeki idi amin hakkında ne düşüneceğimi bile bilemiyorum. anladığım kadarıyla delüzyonel bir deli. çünkü hiçbir şekilde kalifiye olmayan bir ulustan üretimde bulunmasını isteyerek ülke ekonomisini çökertip, var olmayan bir orduyla savaş çıkarmaya falan kalkmış... joseph stalin benim için aşağılık kompleksi dediğimiz ruh durumu ile özdeşleşiyor. muammer kaddafi allah affetsin johhny bravo'nun diktatör hali gibi bir şey. yani hepsi inanılmaz korkunç işler yapmış olsa ve insanı dehşetten dehşete sürüklese de en ciddiye alamadığım deli, kaddafi oldu. zaten dünya siyasetinde de liderler pek ciddiye almamışlar kendisini. allahım sen koca diktatörsün ya, senle arkadaşlık etsinler diye arkadaşlarına bisikletini ödünç veren sümüklü oğlan çocuğu gibi davranıp ona buna silah temin edemezsin... allah kahretsin seni... beni en en en çıldırtan bölüm kuzey kore'nin konu alındığı son bölüm oldu. abi siz insanları nasıl internet kullanmamaya falan ikna ettiniz ya?!

yemin ederim tarih dediğin şey insanoğlunun aptallığının talihin de yardımıyla bir manyakla kesişmesiyle yazılıyor. buna ikna oldum ben.

şimdi "zorba" yı sorgulamak isterim. valla ben de kabul ediyorum içimizde zorbalığa meyilli bir yan olduğunu. buralarda birilerinin bir şeyleri çarpıtması, onun bunun hakkında zekko zekko algı yaratması, kendini yeni baştan imajıne edip bize de bunu yutturması, bi de 3 gram iqsu ile kendini allah sanması gibi özellikler bu belgeseldeki herkeste var. ben gerçekten ama gerçekten böyle hayatımızdaki acayip acayip işler peşinde koşturan, fanatik, sınırları zorlayıcı derecede irrasyonel dandini delilerin hepsinin (ki ben onlara cinsiyet ayırmaksızın biliyorsunuz ki "kezo" diyorum) böyle manyak manyak işler yapamamalarını bu insanlar kadar zeki, cüretkar, şanslı ve kişilik bozukluğu spektrumunda o kadar da ileri gitmemiş olmasına bağlıyorum. belgeseli izleyin, sonra bi etrafınızı gözlemleyin böyle 1 tane manyak seçip, ya da birkaç tane, bu insanların özelliklerinin en az üçünü bunlarda görmezseniz gelin suratıma tükürün. o kadar iddialıyım. çünkü kişilik bozukluğu kişilik bozukluğu sonuçta. bunlara "aiiiy ama sorunları var" gibi de yaklaşamıyorum çünkü bu bir hastalık da değil bu arada, bu bir seçim. demek ki insanların hayatında bir kırılma oluyor, kendilerinden o kadar tiksiniyorlar ki gerçeklikten kopmaya kadar varıyorlar. ama o kırılma olana kadar da aklınız neredeydi diye sorarlar adama... neyse.

burada ironik & mizahi bir üslupla "zorba olmanın yolları" anlatılıyor. özetleyecek olursak, içgörü eksikliği, kendinle alakalı asılsız hayalleri kendin uydurup kendin inanmak yani en elzem kural sanırım. empati yoksunluğu, doğal olarak. çünkü kendini allah sandığında her şeyi kendinde hak gördüğün için çok sorgulamaya gerek kalmıyor. gerçeğin çarpıtılması. her şey benim istediğim gibi olsun şımarıklığı ve çocukluğu. yemin ederim bu narsistlere sosyopatlara falan, kişilik bozukluğu olan kişilere neden çocuk egosunda kalmış, yok efendim yetişkin egosu zayıf falan dediklerini anladım. ya ben bunu exlerimden birine de demiştim, yemin ederim yerinde ter ter tepinim annesini şu oyuncağı bana al diye bunaltan, herkese de eziyet olan 4 yaşında bir çocuk gibisin diye. işte bunlar bunun ağlayan değil de daha saldırgan bir versiyonu, bi de ellerinde müthiş imkanlar var. yazının bir yerinde dediğim gibi, tabii ki bunu yalnızca şansa bağlayamayız.

gerçekten zeki insanlar. cüretkar insanlar. tarih sahnesinde "şans" faktörü, daima "karışıklıklar"ın olduğu dönemlere denk gelmeleri. yani belki şu anda bizim de çok çok kalifiye diktatör adaylarımız vardır orijinal ama çok akıl alan bir savaş içinde değiliz diye meydana fırlayamamışlardır mesela? belli olmaz.

kurdukları korku imparatorluğunda işlerin nasıl olacağına dair sinyalleri kimi çok erken veriyor, kimisi uzunca ama epey uzunca bir süre insanlara şirin görünmeyi başarıyor. kurtarıcı bekleyen herkes, herhangi bir otoritenin güle oynaya destekçisi olur. çünkü kurtarıcı bekleyen hiç kimse hayatının sorumluluğunu almak istemez. günlük yaşamınıza uyarlarsanız, beyaz atlı prens veya ahu yerine koyduğunuz ve size hiç yoksa psikolojik şiddet uygulayan flörtlerinizi hatırlayabilirsiniz, veya kurtarıcınız sandığınız ve idealize ettiğiniz herhangi birini.

burada bu akıl almaz canilerle düz insanları kıyaslamamı abartı bulanlar olacaktır veya belki de normal insanlarla alakalı yaklaşımımı indirgemeci bulurlar. onlara aynen kardeşim ayyyynen demek istiyorum.

şimdi sinirimi 2 saat kendimi matımın üzerinde hırpalayarak atmaya gidiyorum.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"how to become a tyrant" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim