peygamber'in mubarek bir hanimidir. siiler tarafindan peygamber'in hanimlarindan ozellikle aise ve hafsa sevilmez.

simdi azeri bir sii sitesinin peygamber'in aise ve 1 tane de peygamber'in mechul bir hanimi hakkinda karalama iceren iddialarina cevap vericez.

1. fitne aise'nin evinden cikacak. soyle ki sahih-i buhari'de soyle bir rivayet naklediliyor:

"abdullah ibn ömer r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir defasında ayağa kalkıp hitap ederken hz. aişe'nin evinin bulunduğu tarafa işaret ederek üç defa şöyle buyurdu: "fitne işte oralardan, şeytanın taraftarlarının doğduğu yerden ortaya çıkacak."

hatta bunun daha da kotusu, kufrun basinin aise'nin evinden cikacagi da soylenmistir. soyle ki ahmed bin hanbel, "musned"inde su rivayeti naklediyor:

"bize abdullah rivayet etti ki, bana babam rivayet etti ve dedi ki: bize vaki rivayet etti ve dedi ki: bana ikrime bin ammar, salim'den rivayet etti ki, ibn omer soyle dedi: resulullah, aise'nin evinden cikarak soyle buyurdu: "kufrun basi buradan cikacaktir. seytanin boynuzunun cikacagi yer buradir."

sueyb el-arnaut soyle dedi: sahihtir ve bu sened hasendir.

seyh ahmed muhammed sakir de bu hadisin sahih oldugunu bildirmistir.

ayrica, seyh sueyb el arnaut da bu hadise sahih demistir ustte belirtildigimiz uzere.

cevap: evet burdaki konu su, fite, aise'nin evinden cikiyor diye, demek ki aise kotu birisine yorulmus bu.

halbuki arkadaslar, peygamber, bir rivayette de hafsa'nin evine isaret ederek fitne bu taraftan cikacak demistir.

simdi hangi evden? peygamber hasa kendisiyle mi celisiyor?

hayir. bu konuyu size aciklayacak sahih-i buhari'den bir rivayet gostereyim,

"ibn ömer şöyle demiştir: resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bir gün söze başladı ve

 "allah'ım! şam'ımızda bize bereket ihsan eyle! allah'ım yemen'imizde bize bereket ihsan eyle!" diye dua etti. sahabiler

"ya resulallah! necd'imizde de!" diye niyaz ettiler. resulullah sallallahu aleyhi ve sellem "allah'ım! şam'ımızda bize bereket ihsan eyle! allah 'ım yemen'imizde bize bereket ihsan eyle!" diye dua etti. sahabiler

 "ya resulallah' necd'imizde de!" dediler. ibn ömer dedi ki: zannediyorum resulullah sallallahu aleyhi ve sellem üçüncü defasında "zelzeleler ve fitneler işte oradadır. şeytanın boynuzu da orada çıkacaktır!" buyurdu."

hala mi anlamadiniz? tamam sahih-i buhari'nin ayni kismindan bir rivayet daha,

"ibn ömer'in nakline göre resulullah sallallahu aleyhi ve sellem gün doğusu tarafına yönelmiş olarak
"dikkat edin! iyi biliniz ki fitne işte bu taraftadır, şey tanın boynuzunun doğduğu yerdedir!" buyurmuştur."

buhari de bu babin adini, fitne "dogu" tarafindan gelecek koymustur.

siinin sundugu sahih-i buhari'den ilk rivayete bakarsaniz, peygamber'in sozunu iyi dinleyin:

"...hz. aişe'nin evinin bulunduğu tarafa..."

arkadaslar herhalde konuyu anlamissinizdir sundugum tum bu rivayetlerden.

peygamber, fitne aise'nin evinden cikar dememistir. peygamber, dogu tarafindan cikacagini soylemistir.

aise'nin evinin bulundugu tarafa isaret etmesi, aise'nin evi doguda oldugu icindir. bu yuzden peygamber bu tarafi isaret etmistir.

bunun boyle oldugunu diger rivayetlerde peygamber'in acikca doguya isaret etmesiyle anliyoruz.

rivayetleri boyle cimbizlarsaniz anlamazsiniz tabiki, azicik ayni babdaki rivayetleri butunuyle tararsaniz kendiniz de bu sonuca ulasirsiniz da, nedense bunu yapmiyorlar iste.

2. peygamber, hanimlarindan biri ve zubeyr ayni yatakta! hakim nisaburi, "mustedrek"inde soyle bir rivayet aktariyor:

"ebul-abbas muhammed bin yakub bize rivayet etti, muhammed bin sinan el-kazzaz rivayet etti, ishak bin idris bize rivayet etti, muhammed bin hazin bize rivayet etti, hisam bin urve bize babasindan, o da abdullah bin ez-zubeyr'den, o da babasindan onun soyle dedigini rivayet etti: bir soguk sabah zamaninda resulullah beni cagirdi. ben onun yanina gittim. o, yorganin altinda hanimlarindan biriyleydi. sonra ben de onlarin yanina uzandim ve biz uc kisi olduk."

hakim nisaburi hadisten sonra soyle demistir: "bu hadisin senedi sahihtir, lakin onlar (el-buhari ve muslim) tahric etmemislerdir."(yani hadisi nakletmemislerdir)

ki "mustedrek" kitabinin zehebi'nin "el-telhis"i ile birlikte yayimlanmis halinde diyor ki: "sahihtir."

cevap: evvela sunu soyleyeyim ki, zubeyr diye bahsedilen kisi cennetle mujdelenmis 10 sahabiden biri olan zubeyr bin avvam'dir.

simdii gelelim su konuya, hakim bu rivayete sahih demis.

fakat, bunu baska yazilarimda da belirttigim gibi arkadaslar, 1 alimin sahih demesiyle, bir hadis butunuyle sahih olmaz. hadis bir ilimdir, ve alimlerin goruslerinin butunuyle incelenmesi lazimdir.

soyle ki, bu hadisin senedindeki bazi ravilere yalanci denmistir arkadaslar.

soyle ki, hadisin senedindeki muhammed bin sinan el-kazzaz. kendisine guvenilir diyen alimlerin yaninda bazi alimler zayif, ve hatta bazilari yalanci demislerdir.

bunun disinda seneddeki diger bir sorunlu isim ishak bin idristir. kendisi hakkinda ebu hatim zayif, kutubi sitte yazarlarindan ebu davud hicbir sey degil, ebu zura zayif, ebu hatim bin hibban hadis caliyor, kutubi sitte yazari nesai terk edilmistir, darekutni hadis inkarcisidir, zehebi hadis uydurmakla suclanmistir, ali bin el medini hicbir sey degil, kutubi sitte yazari buhari insanlar onu terk etti demistir.

anlayacaginiz bu ravi de baya sorunlu bir ravi olup ulasabildigim kadariyla en guvendigimiz 6 hadis kitabi yazarinin 3'cu kendini sika yani guvenilir bulmamistir.

burda su soru akla gelebilir, e hakim bu hadis'e neden sahih demis.

simdi hakim'in, "sahihayn (yani buhari ve muslim)"'in sartlarina gore sahihtir demesi o donemden itibaren tartisilmis bir konudur.

siinin de kullandigi zehebi bu konuda, hakim'in kitabinda derledigi hadislerin yarisi gercekten de bu sartla uymasiyla birlikte, eserin dortte biri kadari da sahih degil, hatta uydurma olan hadisler de vardir demistir.

kisacasi, hakim kendince bu tip hadisleri toplamaya calissa da, kitabindaki her hadisin "sahih" sartina uymasina muvaffak olamamistir allahu a'lem.

ayrica sunu da belirteyim ki, rivayet siinin carpittigi gibi olmayip rivayetin tamamini okursaniz, peygamber ve hanimi yatakta degildirler. minder gibi bir seyin ustunde oturuyorlar, soguk oldugundan ustlerine ortu ortmusler. zubeyr gelince peygamber bu ortunun bir kismini ona da orter.

yani hadis sahih olsaydi bile bunda yanlis anlasilacak bir durum olmazdi anlayacaginiz. cunku siinin carpittigi gibi peygamber ve hanimi yatakta degillerdir.

3. aise, imam hz. ali'yi oldurmek istiyordu! muhalifler(yani sunniler) aise'nin cemel savasina sirf "islah etmek" ve "vahdet olusturmak" icin gittigini iddia ediyorlar. halbuki belazuri, "ensabul-eşraf" kitabinda soyle naklediyor:

"bana ahmed bin ibrahim ed-devraki nakledip dedi ki: bize ebun-nadr nakledip dedi ki: bize ishak bin said, amr bin said'den nakledip dedi ki: bana said bin amr, ibn hatib'den nakledip dedi ki: cemel gunu ali ile birlikte (aise'nin) havutuna(yani binegin ustundeki ortu) yaklastim. havuta (o kadar ok batmisti ki,) oklar sebebiye kirpiye benziyordu. ali havuta vurdu. sonra dedi ki: "bu iremin humeyrasi osman'i öldürdügü gibi beni de oldurmek istedi." bu zaman aise'nin kardesi muhammed ona dedi ki: "sana bir sey dokundu mu (ok degdi mi)?" aise dedi ki: "koluma bir mişkas(yani demir gibi bir sey) batti." muhammed basini hovuttan iceri sokup onu cekti, sonra basini cikardi."

rivayetin senedine gelirsek:

rivayetin senedi sahihtir. ravileri bunlardir:

1. ahmed bin ibrahim ed-devraki: sika(yani guvenilir), imam, hafiz olarak gorulmektedir. ibn hacer, ebu yala ve baskalari onu sika bilmislerdir. muslim'in, ebu davud'un, tirmizi'nin ve baskalarinin ravisidir zehebi'nin "siyeri-alemin-nubala" kitabinda biyografisi yazmaktadir.

2. ebun-nadr: hasim bin el-kasim el-leysi. sika, muhaddislerin imami, hafiz olarak gorulmektedir. ebu hatim, yahya bin main, el-icli ve baskalari onu sika bilmislerdir.

3. ishak bin said: ishak bin said bin amr bin said bin el-as bin said bin el-as bin umeyyebin abdus-sems. sikadir. yahya bin main, nesai, zehebi ve ibn hacer onu sika bilmislerdir.

sunu da soylemek lazimdir ki, rivayetin senedinde ishak bin said'in amr bin said'den naklettigi kaydedilmistir. fakat bu hatadir. cunki, ishak bin said'in amr bin said adli kisiden hadis nakletmesi kanitlanmamistir. rivayetin senedinde "bin" sozunun yerine yanlislikla "an" sozu yazilmistir buna esasen aslonda rivayetin senedi boyle olmalidir: "ishak bij said bin amr bin said, said bin amr'dan, o da ibn hatib'den nakledip dedi ki..."

4. said bin amr: said bin amr bin said bin el-as bin said bin el-as bin umeyye el-kuresi. buhaei, muslim, ebu davud, nesai ve ibn mace ondan hadis naklettiler. nesai, ibn jacer ve baskalari onu sika bildiler. daha once de kaydedildigi gibi, onun naklettigi hadisi elbani ve suayb el-arnaut sahih olarak gorduler. ibn hacer'in "takribut-tahzib"inde biyografisi yazmaktadir.

5. ibn hatib: muhammed bin hatib bin el-haris. sahabidir. biyografisi "takribut-tahzib"de vardir.

demek ki bu rivayet sened bakimindan sahihtir. yani aise, imam hz. ali emirel-muminin'i oldurmek istemisti.

cevap: simdi burda sunu unutmayin, aise sadece ali'iyi oldurmek istemiyor, ali'nin ithamina gore, aise'nin, osman'in olumunde de parmagi var.

simdi burda sunu soyleyelim, seneddeki ravilerin hepsinin sika, yani guvenilir oldugu dogrudur.

fakat sunu da unutmayalim, bu rivayeti, tespit edebildigim kadariyla belazuri haric kitabinda nakleden de olmamistir.

yani bu rivayet hic meshur bir rivayet olmayip, allahu a'lem tek bir kitapta gecer.

burda, ali'nin kizip, aise beni oldurmeye calisti demesi olagandir. zira aise, ali ile savasmistir. ali kizginlikla bu cumleyi sarf etmis olabilir ki zira, sizi oldurme niyeti tasimasa dahi bir kisi sizinle savasirsa, siz de oyle dusunurdunuz.

ki diger bircok rivayetten aise'nin boyle kasti olmadigini zaten goruyoruz.

fakat, burda beni ilgilendiren nokta, ali'nin beni oldurmeye calisti demesi degil, dedigim gibi bu o anin kizginligi, endisesiyle sarf edilmis olabilir, zira aise ali'yi oldurmek istememisse bile ona karsi savasmistir, ali'nin de savastigi gibi.

fakat, burdaki konu, ali'nin, "aise, osman'i öldürdü" beyanidir.

burda sahsen beni en cok ilgilendiren konu ali'nin, aise'yi, osman'i oldurmekle itham etmesidir.

simdi bu konuda sunu aciklamamiz gerekiyor arkadaslar,

bu rivayetin senedi sahihtir sahih olmasina burasi ayri.

fakat benim ulasabildigim kadariyla sadece belazuri'de gecer. varsa baska bir kaynak bulabilen soyleyebilir.

dolayisiyla rivayet muhtemelen garibtir. yani tek senedlidir.

dolayisiyla rivayet, sahih-garib olup, meshur haberlere aykiri bir rivayettir. cunku meshur rivayetlerimizde, ve muteber kaynaklarimizdaki rivayetlerde, aise'nin birakin osman'i oldurmeyi, ona oldurenlere lanet okudugu gecer.

ornek bir rivayet vermek gerekirse,

"aise'nin savas alaninda osman'in katillerine lanet ettigi ali'ye ulasti. bunu duyunca ellerini yuzune kadar kaldirdi ve soyle dedi: "ben de osman'in katillerine lanet ediyorum, allah onlara ister yerde, ister dagda olsun lanet etsin." bunu iki veya uc kez soyledi."

bu rivayetin isnadi da sahihtir. ayrica imam ahmed nakleder. ki bu rivayet said bin mansur'un sunen'inde ve musannef ibn ebi seybe'de de gecmekte olup birkac ayri senedle nakledildiginden garibligi yoktur. ayrica onu birkac ayri kitap naklettiginden daha meshurdur da denebilir.

simdi bu haber, ilkinden daha muteberdir ve ilkiyle celisir.

zira, aise birakin osman'i oldurmeyi, osman'i oldurenlere lanet okuyor. ki daha bircok tarihi kaynakta osman'in oldurulmesi konusu gecer de hicbirinde sahih bir haberle aise'nin osman'i oldurmek istedigi vaki degildir.

yani arkadaslar, meshur olmayan bu metin, meshur olan, birden fazla haberimizle celisiyor.

ki ali de aynisini yapiyor. ali de osman'in katillerine lanet ediyor.

ali, aise osman'i öldürdü diyorsa, aise'ye de lanet okumus olur degil mi? yani ali, dolayli yoldan, aise'ye lanet ediyor.

halbuki, tarih kitaplarimizda, ali ile aise'nin baristigi, sohbet ettigi, ardindan aise'yi sehre geri ugurladigi gecmesiyle birlikte, ali'nin, aise'ye sen osman'i öldürdün tarzi bir ithami hic gecmez.

anlayacaginiz bu haber sahihse dahi, bizim onlarca sahih haberimizle celisiyor.

1. ali, aise'ye lanet etmis oluyor, halbuki bu ali ve aise'nin cemel sonrasi iliskisiyle ilgili bu haberden daha meshur haberlerle celisir,

2. ali, aise'yi osman'i oldurmekle sucluyor, halbuki bunun aleyhine onca rivayet oldugu gibi, bu, ali'nin aise'yi bu haber disinda bununla hic itham etmemesiyle celisir.

sonuc itibariyle bu haber, meshur haberlerle celistigi gibi allahu a'lem garib bir rivayettir cunku belazuri disinda nakledeni bilmiyorum.

dolayisiyla rivayet, şaz olmus olur arkadaslar.

şaz nedir?

guvenilir bir ravinin, diger guvenilir ravilere veya kendisinden daha guvenilir raviye, yani onlarin rivayet ettikleri haberlere aykiri olarak rivayet ettigi haberdir. bu tur haberlere guvenilmez.

dolayisiyla arkadaslar bu rivayet, sahihse dahi, genel sahih ve meshur haberlere ters oldugundan, şaz hukmunde olup guvenilmez.

bizim, ali, aise'yi bununla itham etti gibi agir bir seyi, ali ve aise'nin omzuna yuklememiz icin, elbette daha meshur, ne biliyim birkac isnadi olabilen, sika yani guvenilir raviler tarafindan nakledilmis bir haber lazimdir takdir edeceginiz uzere.

bu tip bilinmeyen, allahu a'lem munferid kalan, dolayisi ile gayri mahfuz veya şaz dedigimiz haberlere itibar etmek yerine, kendisinden daha meshur ve sahih haberlere itibar etmek daha hasen(guzel) olup, bu tip haberlerin isnadi sahihse, bu tip ravilerin haberi aktarirken allahu a'lem hata ettigine inaniriz.

meselenin asli astari da budur.

yani arkadaslar, eger tarih okumasi yapacaksaniz, ve bir insani, bir seye gore itham edecekseniz, onun aleyhinde daha saglam delilleriniz olmasi lazim. bu tarz bilinmeyen ve allahu a'lem munferid haberlerle sahis itham edilmez.

ki haberde ravilerin yuksek ihtimal hata ettiklerine kanit da, siinin kendisinin paylasmis oldugu uzere, seneddeki ravinin adi amr bin said bin amr bin el-as, ama rivayet aktarilirken, amr bin said, amr bin el-as'tan rivayet etti diye nakledilmis. yani bin yerine an yazildigindan bu hata olusmus.

hu da haberin isnadinda hata varsa, metninde de hata olabilecegini gosteriyor bence.

ha tabi bu belazuri'nin yazarken yaptigi hata ise orasi ayri tabi, yok ravinin aktarirken yaptigi bir hataysa bu dedigimi dogrular.

4. aise, imam hz. hasan'in peygamber'in yaninda defnedilmesine izin vermedi. soyle ki, ibn abdilberr, aise'nin imam hz. hasan'in defnine engel olmasini tarihi bir kesinlik ile kabul edilmis bir gercek gibi "behcetul-mecalis ve enisul-mucalis"inde soyle naklediyor:

"hasan vefat edince onu peygamber'in evinde defnetmek istediler. fakat aise bunu kabul etmedi. bir katira binip halki etrafinda topladi. ibn abbas ona dedi ki: "galiba o gune "cemel (deve) gunu" dendigi gibi, bu gune de "katir gunu" denmesini istiyorsun!: aise dedi ki: "allah sana rahmet etsin, o bir gundu, artik unutulup gitti." ibn abbas dedi ki: "(hayir), tarih boyinca o gun gibi akilda kalan bir gun yoktur!""

ibn abdilberr bu kitabinin basinda kitabini bir hayli overek soyle demistir:

"ben bu kitapta hafizamin tutumu ve yetenegimin hacmi cercevesinde fazlaca ilim ve tekniklere ait dini ve dunyevi genisce yayilmis misaller, nadir beyitler, guzel hikmetli sozler ve ilginc hikayeler topladim. bu musaller, beyitler, hikmetli sozler ve hikayeler onlari akilda tutup idrak denlericin meclislerinin zineti, tek kaldigi zamanlarin sicakligi oluversin."

cevap: ibn abdilberr, tarihi bir kesinlik bakin bu rivayet falan demis mi arkadaslar sii bunu nerden cikariyor bu 1?

adam kitabinin basinda da bu haberlerin hepsi sahih demiyor ki, hafizamin tuttugu olcude bildiklerimi aktardim demis bu 2.

simdi bunlari akilda tuttuktan sonra rivayete gelelim,

ha kaldi ki alusi bu haberin bir benzerinin sahih olmadigini dile getirmistir. ki zehebi de, bu rivayetin aksine aise, hasan'in peygamber'in yanina defnedilmesine izin verdigiyle ilgili de bir rivayet nakletmistir. alusi ustteki haberin bir benzeri hakkinda sunu yazmaktadir:

"bu bakimdan onlarin onemsiz yalanlari vardir ve sabit olan onlara yonelmez. bu yalanlardan bazilari sunlardir: aise, hasan'in mubarek odaya defnedilmesi istendiginde (baslangicta) ona izin vermisti. onun vefatindan sonra pisman oldu ve katirina binerek mescide geldi ve (hasan'in) defnedilmesini engelledi ve onun mubarek cenazesinde oklar atti. ibn abbas su siiri okudu: "deveye bindin, katira bindin, eger daha uzun yasaydin file binecektin ..." ... bu siirin zayif dogasi, ibn abbas'a atfedilen bir yalan olmasini gerektirir."

alusi usttekinin benzeri ve daha genis versiyonu olan bir haberi acikca yalan olarak siniflandirmis, zehebi de bu rivayetin aksi bir rivayeti nakletmistir.

ki arkadaslar gariptir ki, ibn abdilberr'in kitabinda naklettigi bu rivayetin, bir benzeri(hasan vefat edince peygamber'in yanina defnedilsin diyorlar, o katira binip karsi cikiyor, ama bu sefer ibn abbas degil huseyinle tartisiyor) siilerin en guvenilir bulduklari hadis kitabi kuleyni'nin kafisinde de sahih olmayan bir isnadla geciyor.

hasilikelam bu rivayetin allahu a'lem dogru olmadigi anlasiliyor.

5. seyh elbani itiraf ediyor ki, aise ve takipcileri, hz. ali'ye dusmanlik besliyorlar. elbani "silsiletul-ahadisis-sahiha" kitabinda, "hav'eb kopekleri" anlatisinin sahihliyinden konusurken bu anlatiyyi nakleden kays bin ebu hazim hakkinda soyle diyor:

"ayrica ismail bin ebu halid'in seyhi olan kays bin ebu hazim de ismail kimi sika ve (hadis naklinde) dakik bir sahisti. lakin onun hakkinda ali'ye karsi dusmanlik besledigi soylenmistir. demek ki o, aise'nin takipcilerindendir. oyleyse, onun kimleriyse (yani siileri diyor) hosnut etmek icin asli ve hakikati olmayan bir seyi aise'den nakletmesi dusunulemez!"

elbani'nin sozunden oyle anlasiliyor ki, aise ve takipcileri ali'ye kin, nefret ve dusmanlik besleyen kisiler olmuslardir. oyleyse acaba ali'ye dusmanlik eden nasibilerin(yani arkadaslar bu siilerin ehli beyt dusmanlarina verdikleri isimdir) hukmu nedir?

cevap: sunu soylemek gerekir ki kays'in ali'ye dusmanlik besledigi dusunulurse, kendisi, haricilere karsi yapilan nehrevan savasinda neden ali'nin safinda savasmistir? ki kendisi ali'den hadis de almistir. bunlari dusununce ona ali dusmani demek allahu a'lem dogru olmaz.

ilaveten, elbani'nin, aise'nin takipcilerine ali dusmani demesi, geneline şamil edilemez.

burdaki mesele sudur arkadaslar, 2 sahabi savastiginda bir taraf, diger tarafa illaki dusmanca tavir takinmistir.

bunun ornegi, ali'nin bazi taraftarlarinin, osman'a sovmesidir.

soyle dusunun, muaviye doneminde bir adam osman'a sovmus dediginizde, ne anlasiliyor? adamin muhtemelen ali taraftari oldugu.

e bu tum ali taraftarlari osman dusmani mi demek? yoo. gene de ali taraftarlari arasinda osman'a muhalif kesimlerin oldugunu gosterir.

ki bu bizim ehli sunnet kaynaklarimizda belirtilmesine ragmen, kimse de ali osman dusmanidir diye bir sonuc cikarmamis.

meselenin asli astari budur.

6. aise, ben kadinlarin degil, erkeklerin annesiyim demistir. soye ki, ebu yala, sahih bir senedle rivayet etmistir ki bu rivayet mesanid ebu yahya'da gecer:

"bize ebu muhammed bin hayyan rivayet etti: bize ebu yala rivayet etti: bize ibrahim bin el-haccac rivayet etti: ebu avane bize faris'den, o da eş-şabi'den, o da mesruk'tan rivayet etti ki, bir kadin aise'ye soye dedi: "ey anne!" (aise) cevap verdi: "ben sizin anneniz degilim, sizin erkeklerinizin annesiyim."

kitabi inceleyen muhammed bin hasan el-misri soyle demistir: "senedi sahihtir."

cevap: ya simdi bu tarz rivayetler nakledilmistir ve gercekten sahihtir.

o yuzden alimlerimiz, peygamber'in hanimlarinin sadece erkeklerin mi yoksa kadinlarin da mi anneleri oldugu konusunda ihtlaf etmislerdir.

simdi hemen linclemeyin, ay ne demek erkeklerin, biz kadinlar adam degil miyiz falan filan.

ben bunu kendimce farkli bir sekilde yorumluyorum arkadaslar.

oncelikle bildigim kadariyla, aise'den erkek ve kadinlarin da annesi olduguna dair de rivayet vardir galiba. yani hangisi daha sahihse o tercihe sayandir fakat,

velevki biz bu rivayeti tercih edelim ve peygamber'in hanimlari, sadece mumin erkeklerin anneleridir diyelim.

bunu soyle aciklarim, yani bu yorumu kendim gelistirdim.

bildiginiz uzere, peygamber'in hanimlari erkeklerle evlenemezler. neden evlenemezler, zira muminlerin anneleridirler.

fakat, kadinlar zaten peygamber'in hanimlariyla evlenemezler. cunku zaten birbirlerine haramdirlar.

dolayisiyla, bu hanimlarin erkeklerin annesi olmasi, onlara haram olmasindandir allahu a'lem.

ha bunun tersi rivayetler de var galiba ve suan senedi arastirmaya da usendigimden, onlarin senedi sahihse tabi ki onlar tercih edilir ki bircok alim de peygamber'in hanimlarinin hem mumin erkek hem mumin kadinlarin da anneleri oldugunu soylemislerdir.

evet kisaca bu kadardi.

bugun ozellikle hz. aise ile ilgili olan siilerin iddialarina baktik.

hz. aise, peygamber'in sevimli bir hanimidir, ummul muminindir, sahabidir, en faziletli sahabi olan hz. ebu bekir'in kizidir, allah ona rahmet eylesin ve ondan razi olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
ayse ,iase ve ayyas sozcukleri ayni kokten gelir
alın bu bilgiyle ne yaparsanız yapın:)))
devamını gör...
finarfin arkadaş, benzerini devlet bahçelinin rakamları atıp toplayıp zıplatıp ulaştığı mucizelerden! esinlenerek yarattığı yöntemle, hz.ayşenin peygamberle 22 yaşında evlendiği sonucuna ulaşarak hayret edilecek bir şey olmadığını yazmış..
hz.ayşenin 6-7yaşında evlendiğini, ilkel arap toplum geleneklerinde bunun normal karşılandığını biliyor, hayrette etmiyoruz zaten. bizim hayret ettiğimiz, devlet bahçeliden başkalarının da, gülünç rakam cambazlıklarıyla ciddi konulara argüman üretilebileceğine inananların da olduğunu görmek.
devamını gör...
muhammed'le 9 yaşında evlenen ve kocasına "rabbin senin şeyinin keyfi için koşturuyor" diye ayar veren isyankar, asi kadındır.
devamını gör...
islam'ın efendisi kabul edilen muhammed'in 9 yaşında olan en genç eşi.
devamını gör...
elçi muhammed ile 17 ya da daha büyük bir yaşta evlendiği belli olan kişi.
kanıt:

(bkz: peygamberin ayşe izdivacı)
#3038670
bazı inkarcıların, ayşe'nin peygamber ile evlendiğinde 9 yaşında olduğu iddiasında buhari ile aynı çizgide olmaları trajikomiktir ve görülmeye değerdir.
(bkz: islam düşmanlarının ikiyüzlülüğü)
#3038108

edit:
bir başka iddia:
x.com/hadisderyasi_/status/...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"hz. ayşe" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim