1.
2.
sadece bizim gibi düşünen, bizim gibi yaşayan insanların fikirlerinden ibaret değildir. ama ülkemizde maalesef böyle algılanıyor her kesimde. ifade özgürlüğünü gerçekten savunup savunmadığınızı çok basit bir şekilde anlayabilirsiniz. şöyle ki: karşı görüşte olduğumuz kişilere söylemeyi hak gördüğümüz şeylerin aynısının bize karşı görüşten olanlarca söylendiğini düşünün. bu kadar basit. yoksa ayrık otunun olmadığı bir yerde herkes ifade özgürlüğü savaşçısı.
devamını gör...
3.
bu konu hakkında yapılan tartışmalar son zamanlarda atatürk'ü koruma kanunu etrafında şekillendiği için tekrar hatırlatmak isterim. atatürk'e hakaret edebilmek ifade özgürlüğü kapsamına girmiyor. ifade özgürlüğü perdesinin arkasına sığınıp bu ülkenin kurucusuna hakaret etmek isteyenlere baştan hatırlatayım. olur da ileri demokrasimiz bu kanunu kaldırmaya yeltenirse biz de ifade özgürlüğü kapsamında konuşmaya başlarız ki sonucunda bazı kesimlerin ayranı dökülebilir.
tanım: bm siyasi ve medeni haklar sözleşmesinin 19. maddesinde tanımlandığı üzere;
ifade özgürlüğü
1. herkesin, bir müdahale ile karşılaşmaksızın fikirlere sahip olma hakkı vardır.
2. herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak bir kimsenin ülke hudutlarıyla sınırlanmaksızın sözlü, yazılı veya basılı veya sanatsal urun şeklinde veya kendi tercih ettiği başka bir iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir.
3. bu maddenin ikinci fıkrasındaki haklar özel bir ödev ve sorumlulukla kullanılır. bu nedenle bu hak, sadece hukuken öngörülen ve aşağıdaki sebeplerle gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir:
a) başkalarının haklarına ve itibarına saygı;
b) ulusal güvenliği veya kamu düzenini veya sağlık ve ahlakı koruma.
tanım: bm siyasi ve medeni haklar sözleşmesinin 19. maddesinde tanımlandığı üzere;
ifade özgürlüğü
1. herkesin, bir müdahale ile karşılaşmaksızın fikirlere sahip olma hakkı vardır.
2. herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak bir kimsenin ülke hudutlarıyla sınırlanmaksızın sözlü, yazılı veya basılı veya sanatsal urun şeklinde veya kendi tercih ettiği başka bir iletişim vasıtasıyla her türlü bilgi ve düşünceyi arama, edinme ve ulaştırma özgürlüğünü de içerir.
3. bu maddenin ikinci fıkrasındaki haklar özel bir ödev ve sorumlulukla kullanılır. bu nedenle bu hak, sadece hukuken öngörülen ve aşağıdaki sebeplerle gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir:
a) başkalarının haklarına ve itibarına saygı;
b) ulusal güvenliği veya kamu düzenini veya sağlık ve ahlakı koruma.
devamını gör...
4.
küfür-hakaret etmeyle karıştırılan ama yakından uzaktan ilgisi olmayan, sadece medeni insanların yapabildiği insani bir eylemdir.
devamını gör...
5.
türkiye sınırları içerisinde birilerinin tavuğuna kışt demediğiniz, birilerinin kutsalını eleştirmediğiniz sürece var olan özgürlüktür.
bu kutsal, tabu ve normları eleştirmeye kalkarsanız başınıza kötü şeyler gelebilir.
bu kutsal, tabu ve normları eleştirmeye kalkarsanız başınıza kötü şeyler gelebilir.
devamını gör...
6.
aslında her şeyi kapsamaktadır. senin kutsalın benim kutsalım olmak zorunda olmadığı için ifade özgürlüğünün bir sınırı yoktur.
devamını gör...
7.
kendini geliştirip yetiştirmiş insanlarda sıkıntı yaratmayan olaydır. bu yorumlama ya da eleştiri olsun saygı içermeli tabi. (bunu bana yapılan eleştiriler içinde böyle varsaymışım. saygıya dayandığı sürece istediğini söyle ben dinlerim.)
özgürlük altında başka özgürlüklerin kısıtlanması ya da engellemesi vs. özgürlük değildir.
ben sevmek zorunda değilim. saygı hak edildiği sürece duymak zorundayım. hak edilmediğinde bile bir sınır var, sınırsızlık değil...
ve sözünün eri olmayan, yalan yanlış konuşan, konuşurken hitap kelimeleri kalabalığa hakaret içerikli olan vs. insanlara varlığı dışında bir saygı duymam söz konusu değil. saygı verilmez kazanılır veya hak edilir bana göre...
yaşlı diye tam saygı duymam, meslek/ünvan ile tam saygı duymam o kişiye ama meslekten gelme saygı ve minnet vardır o ayrı.
önlük içindeki insan, üniforma içindeki insan, sivil kıyafetin içindeki insan; hem insanlığıyla hem de mesleğini en iyi yapma çabasıyla saygı kazanmalı.
ben önlüğe, bazı üniformalar haricinde üniformaya ya da normal kıyafetlere saygı duymuyorum. bu saygısızlık anlamına da gelmesin. ben normal(olması gereken) bir şekilde yaklaşım sergiliyorum. ama tam saygı dediğim olay normallikten biraz fazlaya kaçıyor. saygıda kusur etmeme olayı var ya işte bunu o saygıyı kazanmış insanlara sunarım sadece. kazanmamışsa standartla idare etmek zorunda tabi seviyeden çok düşmemişse...
ifade özgürlüğü doğru şekilde yapıldığı takdirde zincirlenmeye kalkışılıyorsa orada ne özgürlük ne de adalet ne de hak anlayışı vardır.
ruhu özgürlüğe aç ve ucunda ne olursa olsun sürekli onu alan bir soydan geliyoruz.
atam'ın 2 sözü var profilimde ve 2'sinin de özgürlükle ilgili olması tesadüf değil. (:
özgürlük altında başka özgürlüklerin kısıtlanması ya da engellemesi vs. özgürlük değildir.
ben sevmek zorunda değilim. saygı hak edildiği sürece duymak zorundayım. hak edilmediğinde bile bir sınır var, sınırsızlık değil...
ve sözünün eri olmayan, yalan yanlış konuşan, konuşurken hitap kelimeleri kalabalığa hakaret içerikli olan vs. insanlara varlığı dışında bir saygı duymam söz konusu değil. saygı verilmez kazanılır veya hak edilir bana göre...
yaşlı diye tam saygı duymam, meslek/ünvan ile tam saygı duymam o kişiye ama meslekten gelme saygı ve minnet vardır o ayrı.
önlük içindeki insan, üniforma içindeki insan, sivil kıyafetin içindeki insan; hem insanlığıyla hem de mesleğini en iyi yapma çabasıyla saygı kazanmalı.
ben önlüğe, bazı üniformalar haricinde üniformaya ya da normal kıyafetlere saygı duymuyorum. bu saygısızlık anlamına da gelmesin. ben normal(olması gereken) bir şekilde yaklaşım sergiliyorum. ama tam saygı dediğim olay normallikten biraz fazlaya kaçıyor. saygıda kusur etmeme olayı var ya işte bunu o saygıyı kazanmış insanlara sunarım sadece. kazanmamışsa standartla idare etmek zorunda tabi seviyeden çok düşmemişse...
ifade özgürlüğü doğru şekilde yapıldığı takdirde zincirlenmeye kalkışılıyorsa orada ne özgürlük ne de adalet ne de hak anlayışı vardır.
ruhu özgürlüğe aç ve ucunda ne olursa olsun sürekli onu alan bir soydan geliyoruz.
atam'ın 2 sözü var profilimde ve 2'sinin de özgürlükle ilgili olması tesadüf değil. (:
devamını gör...
8.
21. yüzyılın en önemli değeridir ve türkiye insanı bundan bi haberdir.
ifade özgürlüğü olmadan hiçbir şey olmaz.
ifade özgürlüğü olmadan hiçbir şey olmaz.
devamını gör...
9.
tamam duyduk, kulağımız aşina da.. soslu mu sossuz mu yenir, ızgarası mı tavası mı buğulaması mı meşhurdur, mevsimi nedir, turfandası serası var mı.. biraz bilgi, ipucu be kardeşim..!!
devamını gör...
10.
bizim ülkede hakareti icine almasi beklenen özgürlüktür..
şurada herkes istediğini yazabiliyor bildigim kadariyla ve x'te de yazabiliyor belli kurallar kapsaminda.
mesela normal sozlukte kufur, hakaret etmedikce taniminiz silinmez * ama siz istiyorsunuz ki ben birisine ana avrat soveyim ve kimse bir sey demesin.
şurada herkes istediğini yazabiliyor bildigim kadariyla ve x'te de yazabiliyor belli kurallar kapsaminda.
mesela normal sozlukte kufur, hakaret etmedikce taniminiz silinmez * ama siz istiyorsunuz ki ben birisine ana avrat soveyim ve kimse bir sey demesin.
devamını gör...
11.
o ne, yeniyor mu?
devamını gör...
12.
olmayandir. genel olarak dunyada yoktur.
ki zaten karsiyim ben de.
ki zaten karsiyim ben de.
devamını gör...
13.
türk halki için geçerli olmayan özgürlük çeşidi.
devamını gör...
14.
fazlası emniyette ifade vermeye gider bizim buralarda.
devamını gör...
15.
yok ki.
devamını gör...
16.
köküne kibrit suyu döktüydüler.
devamını gör...
17.
türk halkı bunu kendi eliyle istemiyor.mesela uganda halkı da öyle.14 yaşındaki çocuk uganda cumhurbaşkanına küfür edince hapise atılıyor.ulan uganda ne ülkesin,ne komedisin be!(bu entry uganda hükümetinin ne kadar demokratik ve ifade özgürlüğüne saygılıwkflwkglwl).
not:uganda savcılarına öğretilmesi gereken terimdir bu.
not:uganda savcılarına öğretilmesi gereken terimdir bu.
devamını gör...
18.
mitch o'connell, amerikalı bir illüstratör ve pop kültür sanatçısı. renkli, ironik çizimleriyle film afişleri, posterler, çizgi roman kapakları gibi işlerin yanında arada kitap da çıkarıyor, kısacası şahane bi' abim, aynı zamanda donald trump nefretini hiç gizlemeyen sanatçılardan biri. canım abim:

2015 yılında trump ilk kez başkanlık adaylığını açıkladığında, mitch hemen harekete geçiyor ve trump'ı, john carpenter'ın they live filmindeki kötü uzaylılara benzettiği sert ve dikkat çekici bir illüstrasyon yapıyor. metaforik bir iş. bu afişi doğrudan new york'ta uygun bir yere astırmak istiyor, ancak başvurduğu her yerden, milletin trump korkusu yüzünden red cevabı alıyor.
bu sırada trump, özellikle mexico'ya karşı oldukça sert açıklamalarda bulunuyor. tam da bunun üstüne, mitch'e mexico'dan ''gel, işini bizde sergile'' teklifi geliyor ve afiş, mexico city'nin en işlek caddelerinden birindeki billboard'a şak diye asılıyor. tabii ki haber oluyor ve bu sayede mitch'in ismi duyuluyor. trump destekçileri ve yardakçıları tarafından küfürler yiyen mitch, trump'a gıcık olanlar tarafından bol alkış topluyor.

aradan birkaç yıl geçip trump'a fitil olan kişi sayısı artınca, mitch de mesajını daha geniş kitlelere ulaştırmak için 2019'da bir gofundme kampanyası başlatıyor. toplanan parayla afiş, bu kez new york'un göbeğinde, times square'deki dev reklam panosuna astırılıyor. milyonlarca insanın geçtiği bu alanda işin sergilenmesi hem toplumsal bir destek göstergesi, hem de sanatın, politik hicvin ve ifade özgürlüğünün gücünü yeniden ortaya koymuş oluyor.

son seçim döneminde afiş yeniden gündeme geliyor ancak trump tekrar kazanmayı başarıyor. mitch ise, hem seçim sonucuna hem de genel olarak ülkesine duyduğu kızgınlığı göstermek için yeni bir çalışma yapıyor ve bunu instagram sayfasına yüklüyor. tahmin edileceği üzere trump tayfası yine linç ediyor ama mitch yılmıyor. inadına, işi ticarete döküyor ve bu tasarımı ürün haline getirip satışa sunuyor. işte o çalışma
bazıları ifade özgürlüğünü sadece küfür etmek sanıyor. birine ''bilmemnenin oğlu'' dediğinde, o kişi gerçekten o olmuyor; asıl güç anlatabilmekte. *

2015 yılında trump ilk kez başkanlık adaylığını açıkladığında, mitch hemen harekete geçiyor ve trump'ı, john carpenter'ın they live filmindeki kötü uzaylılara benzettiği sert ve dikkat çekici bir illüstrasyon yapıyor. metaforik bir iş. bu afişi doğrudan new york'ta uygun bir yere astırmak istiyor, ancak başvurduğu her yerden, milletin trump korkusu yüzünden red cevabı alıyor.
bu sırada trump, özellikle mexico'ya karşı oldukça sert açıklamalarda bulunuyor. tam da bunun üstüne, mitch'e mexico'dan ''gel, işini bizde sergile'' teklifi geliyor ve afiş, mexico city'nin en işlek caddelerinden birindeki billboard'a şak diye asılıyor. tabii ki haber oluyor ve bu sayede mitch'in ismi duyuluyor. trump destekçileri ve yardakçıları tarafından küfürler yiyen mitch, trump'a gıcık olanlar tarafından bol alkış topluyor.

aradan birkaç yıl geçip trump'a fitil olan kişi sayısı artınca, mitch de mesajını daha geniş kitlelere ulaştırmak için 2019'da bir gofundme kampanyası başlatıyor. toplanan parayla afiş, bu kez new york'un göbeğinde, times square'deki dev reklam panosuna astırılıyor. milyonlarca insanın geçtiği bu alanda işin sergilenmesi hem toplumsal bir destek göstergesi, hem de sanatın, politik hicvin ve ifade özgürlüğünün gücünü yeniden ortaya koymuş oluyor.

son seçim döneminde afiş yeniden gündeme geliyor ancak trump tekrar kazanmayı başarıyor. mitch ise, hem seçim sonucuna hem de genel olarak ülkesine duyduğu kızgınlığı göstermek için yeni bir çalışma yapıyor ve bunu instagram sayfasına yüklüyor. tahmin edileceği üzere trump tayfası yine linç ediyor ama mitch yılmıyor. inadına, işi ticarete döküyor ve bu tasarımı ürün haline getirip satışa sunuyor. işte o çalışma
bazıları ifade özgürlüğünü sadece küfür etmek sanıyor. birine ''bilmemnenin oğlu'' dediğinde, o kişi gerçekten o olmuyor; asıl güç anlatabilmekte. *
devamını gör...
19.
yazılanları okurken gülme krizine girdim.
öğrenilmiş kalıpların dışına çıkmakta insan ne kadar zorlanıyor değil mi ?
özgürlük nedir ?
bireyin dış etkenlerden, baskıdan veya zorlamadan bağımsız olarak kendi iradesiyle karar verebilmesi, düşünebilmesi ve eylemde bulunabilmesi halidir.
bu direk tanımı. yani başka biriyle alakası yok yani sana küfür etmek istersem ederim bu benim senin hakkında ki düşüncelerimi ifade etme özgürlüğüm.
"hakaret olmadan saygılı hebelee hubele..." diyor. yok yaa kral özgürlüğümün sınırlarını da sen çiz başka arzun.
bedelini ödeye bildiğin sürece her şeyi yapmakta özgürsün kimseye hesap vermek, kimsenin çizgilerine ve böyle başma kalıp laflarına boyun eğmeden yaşamak gerek.
saygı falan bir şey zırvalamışlar. ilginç insanlarsınız lan sadece var olmayı başardınız diye ki bu çoğunlukla sizin elinizde bile değildi saygı talep ediyor kafayı yersin.
ya sen kimsin ? nesin ? hayatında ne başardın da ben sana saygı göstermek gibi bir yükümlülük altına giriyorum.
ifade özgürlüğü: bireyin düşündüğü her şeyi dile getirme ve söyleme özgürlüğüdür amasız fakatsız.
eğip bükmeyin bir şeyleri kendinize göre özgürlük adı altında kısıtlanmış alanlar yaratıp kestiğiniz entelektüel pozlarınızı ham yaparım.
öğrenilmiş kalıpların dışına çıkmakta insan ne kadar zorlanıyor değil mi ?
özgürlük nedir ?
bireyin dış etkenlerden, baskıdan veya zorlamadan bağımsız olarak kendi iradesiyle karar verebilmesi, düşünebilmesi ve eylemde bulunabilmesi halidir.
bu direk tanımı. yani başka biriyle alakası yok yani sana küfür etmek istersem ederim bu benim senin hakkında ki düşüncelerimi ifade etme özgürlüğüm.
"hakaret olmadan saygılı hebelee hubele..." diyor. yok yaa kral özgürlüğümün sınırlarını da sen çiz başka arzun.
bedelini ödeye bildiğin sürece her şeyi yapmakta özgürsün kimseye hesap vermek, kimsenin çizgilerine ve böyle başma kalıp laflarına boyun eğmeden yaşamak gerek.
saygı falan bir şey zırvalamışlar. ilginç insanlarsınız lan sadece var olmayı başardınız diye ki bu çoğunlukla sizin elinizde bile değildi saygı talep ediyor kafayı yersin.
ya sen kimsin ? nesin ? hayatında ne başardın da ben sana saygı göstermek gibi bir yükümlülük altına giriyorum.
ifade özgürlüğü: bireyin düşündüğü her şeyi dile getirme ve söyleme özgürlüğüdür amasız fakatsız.
eğip bükmeyin bir şeyleri kendinize göre özgürlük adı altında kısıtlanmış alanlar yaratıp kestiğiniz entelektüel pozlarınızı ham yaparım.
devamını gör...