1.
insan irrasyonel hareket eder tezi ortaya çıkmadan çok önce bile ikna yöntemlerinin en geçerlisi kişiyi duygusal davranmaya zorlamaktır.
devamını gör...
2.
bireyde davranış değişikliği ve/veya yeni bir davranış kazandırma, düşünce biçimi geliştirme amacıyla yapılan eylem, eğitim veya manipülasyon.
ikna yönteminde yaygınlaşan bir yaklaşım var ki; bugün ondan bahsedeceğiz.
hazırsak; kulaklığı takıp müziği istediğiniz yüksekliğe getirebilirsiniz. okuma süresi maksimum 3 dakika. okuma ve anlama hızınızın uyumsuz olmasından müessesemiz sorumlu değildir. *
geçmişe dönük kısa ve basit bir araştırma yaptığımızda, dönemlere ayırarak inceleyebileceğimiz yüzlerce ikna yöntemi, binlerce yaklaşım tarzı bulabiliriz. ancak hepsinin ortak noktasının “toplumsal dinamiklere uyumlu” olduğunu görebiliriz.
2021 dünyasında, uzun bir süredir doğallık vurgusu büyük oranda kullanılmaktadır. bunun nedeninin de pozitif bilimi temel alarak bir dayanak noktası oluşturması karşısında karşı tez üretilemeyecek kadar güçlü olduğu kabulü olduğu bilinmektedir.
nitekim de bu yöntem dünya toplumlarında etkin olarak çalışmaktadır. bizim gibi hem oryantalist hem de kültürel değerlerin baskın olduğu toplumlarda ise pozitif bilime bir tutam geleneksel (buna teolojik birikim de diyebiliriz) referans eklediğimizde ortaya çıkan formülle; kitleleri yer değiştirebilme gücüne sahip oluruz. bu önemli formülü buraya yazarak amme hizmetimi de yerine getirmiş olduğum için kendimi teolojik açıdan tatmin ettiğimi hissediyorum.
sıklıkla çoğu vatandaşımızın yaşadığını düşünüyorum (kendimi siyasi parti sözcüsü gibi hissettim, bu cümleyi değiştirsem mi bilemedim. neyse, şakası bile hoş gelmedi).
kadınların bu örneği daha verimli algılayacağını düşünüyorum, çünkü uygulayıcılar genellikle bunun gerçekte böyle olduğunu bile düşündüklerini sanmıyorum.
çoğu evlilikte ve evlilik dışı ilişkide (böyle yazınca da yasak ilişkiden bahsediyormuşum gibi oldu ama ben sıradan sevgililik ilişkisinden bahsediyorum.) erkek cinsiyetinin dominant olduğu bir ilişki çatısı görülüyor. bunun da temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yatıyor olduğu yadsınamaz gerçeklik. bireye indirgediğimizde erkek; fiziksel güç ve kütle avantajına sahip olarak “sahip olan” kimliğine inanması, genellikle kadının seksüel penetre edilmesinde üst pozisyonda olmanın verdiği üstünlük hissi, kapalı olsun - olmasın toplumlarda erkeğin eğitiminde sınırların bulunmaması vb. nedenlerle kadın cinsiyetine sahip bireylerin yöneticisi / sahibi olduğuna inanmaktadır.
bu inancın pekiştirilmesi ve kadın üzerindeki hakimiyetinde haklı olduğuna kadının ikna edilmesi için “doğal” süreç olduğunu söyler. aksi durumda doğanın düzenini bozanın kadın olacağı konusunda baskı oluşturarak kadının ampirik birikimini tetikler ve/veya kadının metafizik dengeyi bozduğunu düşünmesini, toplumda önü alınamaz köklü ve yıkıcı değişimlerin olacağı düşüncesinin oluşmasını sağlar. kendi konforunun bozulmaması için sınır çizdiğine kendini inandırır, kadını kontrol altında tutar.
siz de duydunuz mu şu cümleleri?
- kadın çok zayıf, korunmaya muhtaçtır. doğal olarak erkek üstündür.
- erkeğin dışarıda çalışarak ekmek parası kazanması, kadının da yuvanın çekip çevirilmesi görevi paylaştırılarak kadınla erkek arasındaki denge kurulmuştur.
- kadının erkeğine hizmet etmesi insanlık var olduğundan beri olan bir şey, bu çok doğal.
bir yerlerden tanıdık geliyor değil mi?
ikna yönteminde yaygınlaşan bir yaklaşım var ki; bugün ondan bahsedeceğiz.
hazırsak; kulaklığı takıp müziği istediğiniz yüksekliğe getirebilirsiniz. okuma süresi maksimum 3 dakika. okuma ve anlama hızınızın uyumsuz olmasından müessesemiz sorumlu değildir. *
geçmişe dönük kısa ve basit bir araştırma yaptığımızda, dönemlere ayırarak inceleyebileceğimiz yüzlerce ikna yöntemi, binlerce yaklaşım tarzı bulabiliriz. ancak hepsinin ortak noktasının “toplumsal dinamiklere uyumlu” olduğunu görebiliriz.
2021 dünyasında, uzun bir süredir doğallık vurgusu büyük oranda kullanılmaktadır. bunun nedeninin de pozitif bilimi temel alarak bir dayanak noktası oluşturması karşısında karşı tez üretilemeyecek kadar güçlü olduğu kabulü olduğu bilinmektedir.
nitekim de bu yöntem dünya toplumlarında etkin olarak çalışmaktadır. bizim gibi hem oryantalist hem de kültürel değerlerin baskın olduğu toplumlarda ise pozitif bilime bir tutam geleneksel (buna teolojik birikim de diyebiliriz) referans eklediğimizde ortaya çıkan formülle; kitleleri yer değiştirebilme gücüne sahip oluruz. bu önemli formülü buraya yazarak amme hizmetimi de yerine getirmiş olduğum için kendimi teolojik açıdan tatmin ettiğimi hissediyorum.
sıklıkla çoğu vatandaşımızın yaşadığını düşünüyorum (kendimi siyasi parti sözcüsü gibi hissettim, bu cümleyi değiştirsem mi bilemedim. neyse, şakası bile hoş gelmedi).
kadınların bu örneği daha verimli algılayacağını düşünüyorum, çünkü uygulayıcılar genellikle bunun gerçekte böyle olduğunu bile düşündüklerini sanmıyorum.
çoğu evlilikte ve evlilik dışı ilişkide (böyle yazınca da yasak ilişkiden bahsediyormuşum gibi oldu ama ben sıradan sevgililik ilişkisinden bahsediyorum.) erkek cinsiyetinin dominant olduğu bir ilişki çatısı görülüyor. bunun da temelinde toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yatıyor olduğu yadsınamaz gerçeklik. bireye indirgediğimizde erkek; fiziksel güç ve kütle avantajına sahip olarak “sahip olan” kimliğine inanması, genellikle kadının seksüel penetre edilmesinde üst pozisyonda olmanın verdiği üstünlük hissi, kapalı olsun - olmasın toplumlarda erkeğin eğitiminde sınırların bulunmaması vb. nedenlerle kadın cinsiyetine sahip bireylerin yöneticisi / sahibi olduğuna inanmaktadır.
bu inancın pekiştirilmesi ve kadın üzerindeki hakimiyetinde haklı olduğuna kadının ikna edilmesi için “doğal” süreç olduğunu söyler. aksi durumda doğanın düzenini bozanın kadın olacağı konusunda baskı oluşturarak kadının ampirik birikimini tetikler ve/veya kadının metafizik dengeyi bozduğunu düşünmesini, toplumda önü alınamaz köklü ve yıkıcı değişimlerin olacağı düşüncesinin oluşmasını sağlar. kendi konforunun bozulmaması için sınır çizdiğine kendini inandırır, kadını kontrol altında tutar.
siz de duydunuz mu şu cümleleri?
- kadın çok zayıf, korunmaya muhtaçtır. doğal olarak erkek üstündür.
- erkeğin dışarıda çalışarak ekmek parası kazanması, kadının da yuvanın çekip çevirilmesi görevi paylaştırılarak kadınla erkek arasındaki denge kurulmuştur.
- kadının erkeğine hizmet etmesi insanlık var olduğundan beri olan bir şey, bu çok doğal.
bir yerlerden tanıdık geliyor değil mi?
devamını gör...
3.
ben yaparsam inandırmış, sen olursan inanmış olursun. ikna olmak onaylamak, ikna etmeye çalışmak ise onay görmek ister. karşılıklı bir olay gibi görünse de adaleti şu şekilde olurdu; bir kuzu olsa ikna eden kokoreç olurdu. ikna olan ise kelle paça.
devamını gör...
4.
bir işi yapabileceğine muktedir olduğuna insanları ikna etmek o işi yapmaktan daha değerlidir. bir işi yapsan dahi eğer insanları o işi yapabilecek güçte olduğuna ikna edemezsen toplum bütün başarılarını şans olarak tanımlar ve bu tanımlama güruhu ikna edene kadar devam eder. fakat umur ortadan kalkarsa ikna telaşı da ortadan kalkar. dileyen dilediğini desin. çok yanlış yere bağladım sanırım, boşu boşuna bu kadar yazmış oldum. olsun.
devamını gör...
5.
kendi tarafımıza çekme, algı yönetimi. *
duygularımızdan* ve güvenli, konfor alanlarımızda daha kolay ikna oluyoruz. *
kitap:
iknanın psikolojisi
buyology
duygularımızdan* ve güvenli, konfor alanlarımızda daha kolay ikna oluyoruz. *
kitap:
iknanın psikolojisi
buyology
devamını gör...
6.
ikna ne demek, nereden geliyor, nasıl gelişiyor diye geldim. hiçbir şey demeyene madalya vermişler.
zamanında böyleydi, şeyini sallayana madalya veriyorlardı, o yüzden 150 madalyalı bir si* bilmeyenlerle dolu burası.
ikna evet, birini ikna etmektir. ikna, iknalılardan gelir.
zamanında böyleydi, şeyini sallayana madalya veriyorlardı, o yüzden 150 madalyalı bir si* bilmeyenlerle dolu burası.
ikna evet, birini ikna etmektir. ikna, iknalılardan gelir.
devamını gör...
7.
etkili bir ikna süreci için önce bizim, savunduğumuz fikre içtenlikle inanıyor olmamız gerekir. bunun yanında farklı ikna yöntemleri de vardır. beğenme, borçlandırma ve toplumsal kanıt, insan psikolojisini hedef alan etkili ikna teknikleridir.
beğenme prensibine göre, insanlar kendilerine benzeyen, sıcak ve samimi buldukları kişilere daha kolay ikna olurlar. bu yüzden, satış ve pazarlama gibi alanlarda benzerlik ve iltifat kullanımı yaygındır. borçlandırma prensibi ise karşılıklılık ilkesine dayanır; biri bize bir iyilik yaptığında, bilinçli ya da bilinçdışı olarak ona karşılık verme eğiliminde oluruz. bu, küçük bir jestle başlayıp büyük bir talebe evrilebilen bir süreçtir. toplumsal kanıt ise bireylerin başkalarının davranışlarını rehber alarak hareket etmesini ifade eder. özellikle belirsizlik anlarında, çoğunluğun tercihi güvenli bir yol olarak algılanır. örneğin, bir ürünün binlerce olumlu yoruma sahip olması, onu daha cazip hale getirir.
bu üç teknik, bireylerin karar alma süreçlerinde mantıktan çok duygulara dayalı tepkiler verdiğini gösterir ve ikna sanatında güçlü araçlar olarak kullanılır.
beğenme prensibine göre, insanlar kendilerine benzeyen, sıcak ve samimi buldukları kişilere daha kolay ikna olurlar. bu yüzden, satış ve pazarlama gibi alanlarda benzerlik ve iltifat kullanımı yaygındır. borçlandırma prensibi ise karşılıklılık ilkesine dayanır; biri bize bir iyilik yaptığında, bilinçli ya da bilinçdışı olarak ona karşılık verme eğiliminde oluruz. bu, küçük bir jestle başlayıp büyük bir talebe evrilebilen bir süreçtir. toplumsal kanıt ise bireylerin başkalarının davranışlarını rehber alarak hareket etmesini ifade eder. özellikle belirsizlik anlarında, çoğunluğun tercihi güvenli bir yol olarak algılanır. örneğin, bir ürünün binlerce olumlu yoruma sahip olması, onu daha cazip hale getirir.
bu üç teknik, bireylerin karar alma süreçlerinde mantıktan çok duygulara dayalı tepkiler verdiğini gösterir ve ikna sanatında güçlü araçlar olarak kullanılır.
devamını gör...