1.
4-6 ile başlar.
devamını gör...
2.
arapça bir kelime olan kannas (قَنَّاص), "keskin nişancı" veya "avcı" anlamına gelir. osman pamukoğlu bir röportajında görev yaptığı dönemde görev bölgesinde keskin nişancı tüfeği ihtiyacının olduğunu bizzat kendisinin isteği ile alım yapıldığını ifade etmişti.
bizim envanterimizde o dönemde nato silahı olarak keskin nişancı tüfeği sanırım yoktu. daha doğrusu dmr denen * yoktu.
benim bildiğim hk firması psg1 tüfeğini üretmişti. 1972 olimpiyat oyunlarından sonra bu tüfeğe ihtiyaç duyulmuş.
psg 1 aslında büyük oranda g3 tüfeği ile aynı mekanizmaya sahip olan ama belli konularda özelleştirilen böylece atış hassasiyeti artırılan bir tüfek olmuştu.
bu tüfeklerin üretimi hassas olduğundan öyle sürekli sırtta dağ tepe gezecek bir tüfek değildi. pahalı olan bir tüfeği de seri üretip orduya dağıtmak çok mümkün olmuyordu.
bu nedenle genelde o zamana kadar isabet oranı yüksek piyade tüfekleri dmr olarak kullanıldığı gibi amerikalılar vietnam savaşında bildiğin yivli av tüfeğini keskin nişancı tüfeği olarak kullandı.
bizim yivli av tüfeği geçmişimiz o dönemde olmadığı için m1 garand tüfeğini alıp kırıkkale tüfeği adıyla lisansla ürettik ama by tüfek temelde keskin nişancı tüfeği değildi.
günün sonunda sovyetlerin araplara sattığı uzun namlulu kalasnikof diyebileceğimiz svd tüfekleri ele geçtikçe ordu envanterine geçirildi.
bizim insanımız bu tüfeği çok sever. ben de severim ama kötü bir tüfektir. kötü derken belli bir menzilde merminin dağılımı açısından keskin nişancı tüfeği sınıfına girdiğini düşünmüyorum.
mesela svd ile 3 km mesafeye atış yapamazsınız. yani yaparsınız mermi gider o mesafeye ama arka arkaya 5 atış yapsanız belki hepsi belki hiçbiri hedefe isabet eder ama kurma kollu bu iş için üretilmiş bir tüfek 5 atışı da hem isabet ettirir hem de istediği yerden vurur.
bizim envanterimizde o dönemde nato silahı olarak keskin nişancı tüfeği sanırım yoktu. daha doğrusu dmr denen * yoktu.
benim bildiğim hk firması psg1 tüfeğini üretmişti. 1972 olimpiyat oyunlarından sonra bu tüfeğe ihtiyaç duyulmuş.
psg 1 aslında büyük oranda g3 tüfeği ile aynı mekanizmaya sahip olan ama belli konularda özelleştirilen böylece atış hassasiyeti artırılan bir tüfek olmuştu.
bu tüfeklerin üretimi hassas olduğundan öyle sürekli sırtta dağ tepe gezecek bir tüfek değildi. pahalı olan bir tüfeği de seri üretip orduya dağıtmak çok mümkün olmuyordu.
bu nedenle genelde o zamana kadar isabet oranı yüksek piyade tüfekleri dmr olarak kullanıldığı gibi amerikalılar vietnam savaşında bildiğin yivli av tüfeğini keskin nişancı tüfeği olarak kullandı.
bizim yivli av tüfeği geçmişimiz o dönemde olmadığı için m1 garand tüfeğini alıp kırıkkale tüfeği adıyla lisansla ürettik ama by tüfek temelde keskin nişancı tüfeği değildi.
günün sonunda sovyetlerin araplara sattığı uzun namlulu kalasnikof diyebileceğimiz svd tüfekleri ele geçtikçe ordu envanterine geçirildi.
bizim insanımız bu tüfeği çok sever. ben de severim ama kötü bir tüfektir. kötü derken belli bir menzilde merminin dağılımı açısından keskin nişancı tüfeği sınıfına girdiğini düşünmüyorum.
mesela svd ile 3 km mesafeye atış yapamazsınız. yani yaparsınız mermi gider o mesafeye ama arka arkaya 5 atış yapsanız belki hepsi belki hiçbiri hedefe isabet eder ama kurma kollu bu iş için üretilmiş bir tüfek 5 atışı da hem isabet ettirir hem de istediği yerden vurur.
devamını gör...
3.
kanas dest..
devamını gör...