uzun zamandır buralarda değilim. birçok yerde de değilim. çok dönüştüm, çok değiştim. dinamizm elbette silkilasyonunu devam ettiriyor, her zaman. ancak aylardır yaşadıklarım gözle görülmeyen minik sürtünme hareketlerinin çok da ötesinde. sanırım betimlemeyi kesmeliyim zira kimyam ve de fiziğim hiç de iyi değil ve az önce kurduğum cümledeki kelimelerin doğru bir anlam ifade ettiği hususunda biraz endişeliyim. ve evet; bu, benim için mühim bir mesele. çünkü elimde en çok bu var, dilin gücü.
ne diyordum çok şey değişti. *
ama dünden beri canım çok sıkkın. çünkü - sözde-çılgın kasım indirimleri ile ilgisi olmasa da ingro'dan aldığım yaklaşık 4000 gr ağırlığındaki - yaklaşık deme sebebim daranın ağırlığından bihaber oluşum- paketimi kargo görevlisine ettiğim rica sonunda kapımın önüne bıraktırmış olmam. ki bu sıklıkla yaptığım bir şey. çünkü yaklaşık yedi aydır bu evde yaşıyorum ve bu esnada abartısız en az bu durumu yedi-sekiz kez yaşadık. ben yoktum, kargocu 10 numaranın ziline bastı, paketi kapımın önüne koydu, gitti. ve ben akşamına aldım.
dün ise kargonuz dağıtıma çıkmıştır mesajından sonra newtonınelmasındakikurt tarafından çeşitli duygu sömürüleri sonucunda han'a gittim. bira içmelerini izleyip nefsimi terbiye etmek için. tamam tamam elbette bu yüzden gitmedim. sohbet etmek ve de bir dosta müdahale etmek için - sanırım çok fazla hımym etkisinde kalmışız- ama eliminasyon diyeti yaptığım için şeker-alkol-karbonhidrat üçlüsünden 50 gündür uzak duruyorum - ve evet günleri de sayıyorum çünkü bu gerçekten bazen zor olabiliyor- bu yüzden onlar her bir bira söylediğinde ben de bir maden suyu söyleyerek eşlik ettim ki minarel dolsam da daha çok hüzün doldum.
o esnada kargocu aradı. ben rica ettim, o kapının önüne koliyi bıraktı. ki daha öncekilerde kargocular yalnız çalınmasın diye defalarca endişelerini dile getirmişlerdi ve ben kaypak duruşumla çalınsa da sorumluluk benim diyerek endişelerini gidermiştim. dün ben söyledim. beyefendi uyguladı.
eve döndük. yanımda buradan iki yazar ile- hayır bu bir sözlük buluşması değildi, hayatımda olan ve burada olan canım insanlar-. ben söz verdiğim gibi mutfağa geçip palamutları airfryere yerleştirip salatayı yapmaya koyuldum. anlık bir panikle içeriye seslendim. biz eve girerken kapıda bir koli var mıydı, diye. yooo, yanıtı ile koştum kapıya. kolim yoktu. 10 numaralı komşuya çıktım belki de zillerine basıldığı için o muhafaza etmek istemiştir diye bir ümitle. yoktu. hüzünle eve girdim. evet 423 liranın çöpe gitmesi canımı sıktı oldukça ama ketodan lowcarba geçecek olan ve cumartesi günü kahvaltımı aylar sonra krep ile taçlandırmak isteyen ben kinoa unumu da yitirmiştim. - şu an hâlâ çok üzgünüm bu mesele konusunda, üstelik çok da açım- eve girdiğimde dönüp "yaa anlamıyorum, süpürge ya da diğer teknolojik aletleri, yorganları çalmayanlar badem unu, hindistan cevizi unu ya da kinoayı neden çaldılar ki dedim. insanolunbiraz yanıtladı," belki de sağlıklı yaşamak isteyen bir hırsızdır.*"

not: mikom canım. sen dilersin, ben gerçekleştirmez miyim? *

edit: olaydan iki gün sonra yani dün akşam 21.00 sularında yabancı bir numaradan çağrı aldım. açtığımda karşımdaki kişi adımı söyledi, sizin kargonuz benim kapımın önüne bırakılmış. şu caddede 47 numarada oturuyorum ben. kinoa, badem ununuz falan bende, dedi. evde olmadığım için randevulaştık ve de iki apartmanın arasındaki metruk binanın önünde kargo kolime kavuştum.
not: iyi insanların varlığına hâlâ inanıyorum, beni yanıltmadığınız için mutluyum. *
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kargo hırsızı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim