ya dünya sadece evrenin bir hücresi ise ve biz de minnacık yapıtaşlarıysak, kendiğiliğimizin basitliğine bakar mısınız ? belki de dünyanın onu yiyip bitiren virüsüyüz haberimiz yok. aslında haberimiz var ama işimize gelmiyor. dünyanın bütün yapıtaşları birleşin ulen.tartışmayın doğayı sevin. kendinizi sevin insanları sevin. beni çıldırtmayın. güneş doğunca belki kocaman bir büyüteçle bizi izliyorlardır. not: torbacımın numarasını isteyenler olabilir uykumun kaçması artı ıhlamur ve camel soft.
devamını gör...
kendimizin tanıdığı kişi ile insanların tanıdığı kişi aynı mı sorusu ile de ölümüne kapışacak bir sorudur aynı zamanda. kendimi gerçekten tanıyorum bu arada.
devamını gör...
tüm koşulları yaşamadan tam olarak kendimizi tanıyabileceğimizi düşünemiyorum bir türlü. henüz başımıza gelmemiş bir durum karşısında alacağımız kararlar, seçimler, yollar... bunlar nasıl ön görülebilir ki. örneklerini gördüğümüz durumlardaki karar vericileri eleştirmek tabii ki kolay.
bilemiyorum altan.
devamını gör...
kendimizi ne kadar tanıdığımıza inansak da asla tam olarak tanımamıza imkan yok. insanlar değişir, huylar ve fikirler değişir. 2-3 ay önce aldığımız kararlar bile bugün varlığını yitiriyor. bir yıl gibi kısa bir sürede çoğu şey değişebiliyor. bir düşünün bir yıl önceki fikirleriniz ve yaptıklarınız ile şu anki fikirleriniz uyuşuyor mu? yaş aldıkça yeni fikirler ediniyoruz, değişiyoruz. bence kendimizi tam anlamıyla tanımamız için dolu dolu yaşanmış bir hayat ve yaşanmışlıklara ihtiyacımız var.
devamını gör...
kendimi tanımaya başladığıma eminim de insanlar gerçek beni daha doğrusu benleri ne zaman tanıyacak merak ediyorum. acaba ürkerler mi veyahut zavallı mı bulurlar? ben izin verir miyim bu duruma?
devamını gör...
hiçbir iyi özellik bulundurmadığımı düşünecek kadar kendimi sevmediğimi biliyorum sadece.

umarım kendimi çok iyi tanıdığım için benliğimden nefret atmıyorumdur..
devamını gör...
ben bunu geçenlerde fark ettim. üstünden yaklaşık olarak 20 sene geçmiş bir olayı atlattığımı düşünüyormuşum. lakin konusu geçip de bir arkadaşıma anlatırken fark ettim ki. o anki duyguları, hâlâ birebir yaşıyorum, olayın sonundaysa yine ağladım. bence kişi hiçbir zaman tanıyamaz. çünkü kişi kendisine subjektif davranamaz. dikkat ettiyseniz her zaman objektif olarak yargılarız kendimizi.
devamını gör...
23 yıl olacak kendimle tanışalı. bir zahmet tanıyayım?!
devamını gör...
yalnız değilmişim. ben de evrenin kocaman bir organizma olduğu ihtimalini düşünürüm hep. yeni doğmuş bir bebeğin yıllar geçtikçe büyüdüğü gibi. o organizmanın herhangi bir bölgesinde yaşayan virüsler gibiyiz. yaşadığımız yerin doğal kaynaklarını tüketiyoruz ve zarar veriyoruz. yakın bir gelecekte başka bir yaşam alanına gitmek zorunda kalacağız. kanser hücrelerinin başka organlara sıçradığı gibi önce marsa sonra da başarabilirsek güneş sistemi dışına taşacağız.
*
devamını gör...
kısmen.
neye sevineceğimi biliyorum ama neye
üzüleceğimi kestiremiyorum.
geçen sene anlamadığım şeye üzülüyorum.
bunda üzülecek ne var diyordum, varmış üzülecek bir çok şey.
devamını gör...
34 yaşındayım. ben bile bazen kendimi tanıyamazdım(özellikle öfke konusunda). hiçbir insan kendini hiçbir zama tam manası ile tanıyamayacak.
devamını gör...
insan sürekli değişim içinde olan bir varlık. kendimizi tam bir yerden tanımaya başlıyoruz derken başka bir yeri kaçırıyoruz çünkü değişiyoruz. o nedenle, gerçekten tanıma gibi bir durum ancak tamamen durulduğumuzda gerçekleşecektir. ki, bunun için de son nefesi verene kadar saksı gibi bir hayat yaşamak gerekir. elbette insan kendini az çok bilir ama tam manasıyla tanımak imkasız geliyor bana. sen, şu anki seni belki tanıyorsun fakat 1 dakika sonraki seni de tanıyabilecek misin? bazen şartlar öyle bir gelişir ki; tanıyamazsın, 1 dakikanın önemini o an anlarsın, "hayat tam olarak buymuş" dersin.
hayatı bu yüzden seviyorum; değişken, bilinmez ve şaşırtıcı.
devamını gör...
artık öyle olduğunu düşünüyorum. bunca senelik münasebetimiz var.
devamını gör...
kendimizi tanısaydık eğer bu kadar mutsuz olmamız imkansızdı. herkesin ne istediğini ne sevdiğini nasıl mutlu olduğunu bilirken bize sorulan en basit soruda dahi dumura uğruyoruz. o an insanları geçiştiriyoruz belki de. sonra yatağa yatınca düşünceler yiyip bitiriyor beynimizi... ne seviyorum ben neden bu kadar yorgunum diye diye uykusuz gecelere merhaba diyoruz. azıcık tanısaydık kendimizi bu kadar mutsuz olur muyduk?
devamını gör...
kendimizi gerçekten tanıdığımızı sanıyorsak ya da bunu iddia ediyorsak hemen klavyeden ellerimizi uzaklaştıralım ya da bu başlığı kapatalım lütfen..
yaştan bağımsız olarak hiç birimiz ama hiç birimizi kendimizi tanımıyoruz, burada oluş ve bu kadar dünya deneyiminin esas ve çok saf amacı zaten kendimizi tanımak ve bilmek ya da bunu başarmaya çalışmak.

yaşamın sonunda bunu başarabilen, başarmaya yaklaşan ve de hiç çaba göstermeyen olarak kategori edilirse başarabilen varlık sayısı çok çok azdır.

bir varlığın kendini tanıyabilmesinin ön şartlarından birisi vicdan sesini açık tutabilmesidir. bu ön şartı sağlayan kişiler kendilerine karşı objektif davranmaya bu sebeple de olumlu ve olumsuz yanlarını kendilerine itiraf edebilmeye başlarlar. bu noktadan sonra başaranlar tam bir vicdan varlığına dönüşüp her hareketinde bu olguyu göz önünde tutarken başarmaya yaklaşanlar bu yolda çabalayan ve bir takım konuları çözüp bir takımını çözemeyenler olarak yollarına devam ederler. başaramayan ya da çabalamayanlar için dersler her daim devam etmektedir..
devamını gör...
(bkz: hayır)
devamını gör...
bir soru.
25 yaşına kadar yaptıklarınıza bir bakın, akabinde 25 ila 40 yaş arasında yaptıklarınıza bir bakın ve o günleri görürseniz, ki inşallah görürsünüz bir de 40 yaşından sonraki eylemlerinize, kararlarınıza, olaylara bakışınıza ve tepkilerinize bakın.
bu bireysel olarak.
şayet başlığı açan yazarın söylediği gibi olaya evrensel** anlamda hem mikro hem de makro boyutta bakarsak insanlık olarak, bırakın kendimizi tanımayı aslında hiç bir şeyden haberimiz yok dersem yanılıyor olmam.
sadece küçük çaplı keşifler yapıp günlük hayatımızı kurgulamak zorundayız, büyük atılımlar 3 boyutlu halimizle mümkün değil.
sadece hayallerini kuruyoruz ama bu çalışıp, keşfedip didinmeyeceğiz anlamına gelmesin, gelmemeli de.
"kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim alemi,
kâh inerim yeryüzüne seyreder alem beni."*

onun için iyi birer insan olun, bence bu çok önemli bir insani derecedir ve o iyi bir insan olma erdemi sizde saklı kalsın, bundan sürekli bahsederseniz bir ehemmiyeti kalmaz.
(ne kadar iyi kısmına girmiyorum, tartışılabilir bir mesele, kime göre neye göre derler adama!)
şöyle örnek vereyim;
sürekli kendi iyiliğinden bahseden bir insan, günün birinde kendi elinden çıkabilecek bir kötülükten dolayı susup utanacak duruma düşebilir. (çok basit bir şey de olabilir bu)
devamını gör...
tanımıyorum.en azından ben.
devamını gör...
şu son yıllarda kendimi taniyamiyorum.
devamını gör...
Bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

"kendimizi gerçekten tanıyor muyuz sorusu" ile benzer başlıklar

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
radyo & dergi sözlük kütüphanesi online yazarlar kulüpler yazarak kitap kazan yardım başlıkları puan tablosu sıkça sorulan sorular istatistikler iletişim