kimsenin takmadığı bir sözlükte kimsenin takmadığı bir yazar olmak
başlık "filburt" tarafından 10.12.2020 21:38 tarihinde açılmıştır.
1.
hüzünçlü bir durum. neyse ki buralar öyle değil, sesimiz 80 milyona rahatça ulaşıyor.
devamını gör...
2.
kimsenin takmadığı bir sözlükte, yazar olmak ya da olmamak.. işte bütün mesele bu.
devamını gör...
3.
tabi canım ekşi'de yazsak ne olacaktı anlık olarak 250 kişi aktif kimse görmez.
tanım: ekşide yazanların durumu.
tanım: ekşide yazanların durumu.
devamını gör...
4.
kafa sözlük’te geçerli olmayan durumdur.
devamını gör...
5.
kimsenin takmadığı bir sözlükte kimsenin takmadığı bir yazarın oluş amacını arayan başlık.
devamını gör...
6.
ben takıyorsam gerisinin önemi yoktur.
devamını gör...
7.
yazarken ve okunurken mutlu olunabiliyorsa, kimsenin takmaması ya da kimseyi takmamanın güzel olacağı durum.
devamını gör...
8.
birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde motivasyon kıran durum.
demeyin öyle.
demeyin öyle.
devamını gör...
9.
özgür ruh bunu gerektirir.
devamını gör...
10.
iç dökülesi güzel bir ortam
devamını gör...
11.
lisede sözlükspot altyapısı üstünden kurduğum sözlükteki 3 üyeden biri olarak kazandığım über nitelik.
devamını gör...
12.
hocam cevap boş küme.
ya güzel kardeşim, 4 ortalı harita metod bir deter al. bir de bim, şok, a101 (reklam almıyoruz ama viral yapalım belki reklamımızı yaparlar.) ucuzundan ama renk renk kalem al.
kimsenin olmadığı kimsenin iplemediği bir ortam da yaz .
yazık gözlerine kıyamam.
ya güzel kardeşim, 4 ortalı harita metod bir deter al. bir de bim, şok, a101 (reklam almıyoruz ama viral yapalım belki reklamımızı yaparlar.) ucuzundan ama renk renk kalem al.
kimsenin olmadığı kimsenin iplemediği bir ortam da yaz .
yazık gözlerine kıyamam.
devamını gör...
13.
sözlük alemine yeni arkadaşların kafasına taktığı konulardan biridir; "yazdıklarımızı kimse okumuyor, o halde yazmanın da bir anlamı yok" meselesi. ben yaklaşık 12 senedir sözlüklerde yazar oldum, yazdım, çizdim, okudum, okundum, uzun uzun tartıştım, alkışlar aldım, davetler aldım, küfürler yedim. bugün geldiğim noktada çıkarımım, hiç fark etmediğidir.
esasında kimse kimsenin umurunda değildir. ilk önce bilmemiz gereken acı kural budur ve hayatımızın her döneminde, özellikle karar vermemiz gereken dönemlerde mutlaka adamakıllı ele almamız gerekir. sizin bir yerde konuştuğunuz şeylerden, karşınızdaki kendi yaşantısıyla ne kadarını bağdaştırabiliyorsa, ne kadar içselleştirebiliyorsa ya da o anda ne duymak istiyorsa o kadarını alır. sonra o konuda sizinle bir tartışma içine girer ve bu tartışma, eğer siz bir konuda yazarken ya da konuşurken o konuyla alakalı birikiminizle yazmışsanız, konuşmuşsanız genellikle kısır bir tartışma olur, nadiren insanlar birbirinin ufkunu açan sohbetler yapar. zaten öbür türlü bir boka yaramayan asalak bir yazarsınızdır ve kimse sizinle tartışmayacaktır.
beğeni, favori gibi şeyler kişinin kendisini değerlendirmesi açısından önemlidir. unutmamamız gereken şey ise, sözlükler, hayata dair konular hakkında düşünmemizi sağlayan yerlerdir. bazı yazarlardan bir şeyler öğreniriz, bazen kendi düşüncelerimizi yazıp okur, tutarsızlıkları buluruz. yavaş yavaş yontarız kendimizi, nerelerde uçlardaymışız, nerelerde gerideymişiz, yıllar geçerken bakakalmışmıyız öylece. üç beş paragraf yıkar geçer düşünce dünyanı, "yavan yaşamışız, çok yavan, yazık etmişiz" dersin kendine.
sözlüğü günlük gibi kullanmanızı tavsiye ederim. kendi izinizi takip edin, kime kızgınsanız dökün içinizi, kime ne söyleyemediyseniz, formata uydurup saçın etrafa. okuyan olursa, bir insan bir insana nasıl böyle kızabilir, bir insan bir insanı nasıl böyle sevebilir desinler. sonraları dönüp bakın, "ne toymuşum ya hu, amma da abartmışım, gençliğimin heyecanı varmış, biraz da aptalmışım" deyin. yaş geçtikçe insan nasıl duruluyormuş, hayat nasıl zalim yüzünü gösterip adam ediyormuş insanı gözlerinizle görün. bu yaşam sizin, tek kalıcı şahidi sizsiniz.
esasında kimse kimsenin umurunda değildir. ilk önce bilmemiz gereken acı kural budur ve hayatımızın her döneminde, özellikle karar vermemiz gereken dönemlerde mutlaka adamakıllı ele almamız gerekir. sizin bir yerde konuştuğunuz şeylerden, karşınızdaki kendi yaşantısıyla ne kadarını bağdaştırabiliyorsa, ne kadar içselleştirebiliyorsa ya da o anda ne duymak istiyorsa o kadarını alır. sonra o konuda sizinle bir tartışma içine girer ve bu tartışma, eğer siz bir konuda yazarken ya da konuşurken o konuyla alakalı birikiminizle yazmışsanız, konuşmuşsanız genellikle kısır bir tartışma olur, nadiren insanlar birbirinin ufkunu açan sohbetler yapar. zaten öbür türlü bir boka yaramayan asalak bir yazarsınızdır ve kimse sizinle tartışmayacaktır.
beğeni, favori gibi şeyler kişinin kendisini değerlendirmesi açısından önemlidir. unutmamamız gereken şey ise, sözlükler, hayata dair konular hakkında düşünmemizi sağlayan yerlerdir. bazı yazarlardan bir şeyler öğreniriz, bazen kendi düşüncelerimizi yazıp okur, tutarsızlıkları buluruz. yavaş yavaş yontarız kendimizi, nerelerde uçlardaymışız, nerelerde gerideymişiz, yıllar geçerken bakakalmışmıyız öylece. üç beş paragraf yıkar geçer düşünce dünyanı, "yavan yaşamışız, çok yavan, yazık etmişiz" dersin kendine.
sözlüğü günlük gibi kullanmanızı tavsiye ederim. kendi izinizi takip edin, kime kızgınsanız dökün içinizi, kime ne söyleyemediyseniz, formata uydurup saçın etrafa. okuyan olursa, bir insan bir insana nasıl böyle kızabilir, bir insan bir insanı nasıl böyle sevebilir desinler. sonraları dönüp bakın, "ne toymuşum ya hu, amma da abartmışım, gençliğimin heyecanı varmış, biraz da aptalmışım" deyin. yaş geçtikçe insan nasıl duruluyormuş, hayat nasıl zalim yüzünü gösterip adam ediyormuş insanı gözlerinizle görün. bu yaşam sizin, tek kalıcı şahidi sizsiniz.
devamını gör...
14.
hangi sözlükmüş o, allahtan bizim sözlüğümüz değil dedirten eylemselliktir.
devamını gör...
15.
şu fani dünyada yalnız olduğumuzu bilmekle aynı şeydir.
devamını gör...
16.
geçerliliği olmayan durum.
kimi insan takip edilmek, beğenilmek, takdir görmek, ayrıcalıklı olmak gibi kriterler edinirken kendisine; kimileri tanınmamak, gizli kalmak, özgür hissetmek gibi nedenlerle sözlüğü kullanır. o yüzden mevzu herkes için takmak ya da takılmamak değil. anonim olmanın getirdiği rahatlık sözlüğü cazip kılıyor. içini döküyorsun ama seni yargılasalar bile yargılanan gerçek sen olmuyorsun. fiziken yalnız olsan bile zihnen seni sosyal kılıyor. belki seni kandırıyor ama yalnızlığını gideriyor. yalnızlaşan bir kuşağı yalnız olmadığına ikna ediyor.
ne bileyim işte. bizim gibi yaşça genç olmayanlar bu durumu(internetin, telefonun yaygın olmadığı zamanları düşününce) daha iyi anlıyor.
hakikaten ne yazdım niye yazdım bilmiyorum ama yazdık işte.
insan eskiyi özlüyor.
kimi insan takip edilmek, beğenilmek, takdir görmek, ayrıcalıklı olmak gibi kriterler edinirken kendisine; kimileri tanınmamak, gizli kalmak, özgür hissetmek gibi nedenlerle sözlüğü kullanır. o yüzden mevzu herkes için takmak ya da takılmamak değil. anonim olmanın getirdiği rahatlık sözlüğü cazip kılıyor. içini döküyorsun ama seni yargılasalar bile yargılanan gerçek sen olmuyorsun. fiziken yalnız olsan bile zihnen seni sosyal kılıyor. belki seni kandırıyor ama yalnızlığını gideriyor. yalnızlaşan bir kuşağı yalnız olmadığına ikna ediyor.
ne bileyim işte. bizim gibi yaşça genç olmayanlar bu durumu(internetin, telefonun yaygın olmadığı zamanları düşününce) daha iyi anlıyor.
hakikaten ne yazdım niye yazdım bilmiyorum ama yazdık işte.
insan eskiyi özlüyor.
devamını gör...
17.
çok güzel ortalar geliyor ama voleye kalkıp gelişine vuramıyorum.
devamını gör...
18.
kimsenin takmadiği bir hayat yaşiyorken pek takilacak bir olayi yok açikçasi.
devamını gör...
19.
aaaa birileri benim için başlık açmış..
teşekkürler teşekkürleer..
teşekkürler teşekkürleer..
devamını gör...
20.
kimsenin takmadigi sozlukte kimsenin takmadigi yazari ben niye takayim
devamını gör...