1.
love bombing
bir tür manipülasyon tekniği.
şimdi bu, "ghosting" "love bombing" işte efendime söyleyeyim "gaslighting" gibi kavramlar, popüler kültürün içine çok hızlı bir şekilde enjekte edildi. bunun altında yatan sebep ise tamamen modern yaşamın ideal belirlediği ve ayrıcalıklıların ve sermayedarların arzuladığı insan tipinin, daha bireysel, tüketime odaklanmış olmasıdır. insanlar artık, insani durumların, davranışların duygusal kökenlerinin, insanın hallerinin ne olduğuna, neden olduğuna dair kafa yorma gereği duymuyorlar. olaya her daim kendi penceresinden bakıyor, ben'ci oluşundan ötürü sözgelimi kişisel yaşamında yaşadığı sorunlar sebebiyle ya da çözülebilir duygusal travmaları sebebiyle insanların davranışlarını "ghosting" gibi terimlerle damgalıyor. sürekli bir "manipüle ediliyorum, aman tanrım!" bakışı var insanlarda.
bu ifadelerin bu kadar sık telaffuz edilmesi, elbette tamamiyle yabani ot gibi türeyen biriciklik algısıyla açıklanamaz. bu ifadeler, modern yaşamın tüketim alışkanlığının insan ilişkilerine yansıması sonucu, çok anlamlı bir şekilde ortaya çıktı. yani, "40 kişiyle konuşayım, 10 tanesiyle sevişeyim." bakışı sonrası, siz o yakışıklı veya güzel olan kişiye dönüş yaptığınızda, tüm bunlara enerjisi de yetmeyeceği için, daha iyisi için sizi açıklama gereği duymadan yok sayar. bu durumun yaygınlaşması sonucu bu ifadeler ortaya çıktı ancak benim yazının başında değindiğim gibi bu terimler artık popülerleştiği için, "bunları ben de kullanmalıyım" arayışına ve "bu durum love bombinge giriyor mu?" sorgulamalarına itti insanları. yani, "sen adi bir love bomber'sın" demek için her an bir açık, bir hata beklenir oldu.
hepimiz aşık olduk ve aşkın büyüsünün insana neler yaptırabileceğine dair yeterince deneyim sahibiyiz. her insanın duygularını farklı bir şekilde dile getirmesinden ötürü, bazı insanların aşık oldukları insana karşı "ruhunun her zerresine kadar verici" pozisyonunda olduklarını da biliyoruz. işte bu insanların hediyeler alması, iltifatlar etmesi, sevdiği insanı yüceltmekle huzur bulması ve yine kökenini bilemeyeceğimiz bir yerlerde olan "bu yolla sevilebilme" isteği ve çabası, karşı cinste de karşılık bulabiliyor. ancak her ilişkide olduğu gibi bir kontrol mekanizmasının kurulması noktasında, kişi bu eylemleri yüzünden suçlanmaya başlıyor. "love bombing yaparak tahakküm kurmak" ile suçlanıyor. aslında bu böyle değil, ancak kim böyle olmasını istiyorsa öyle oluyor zira birisi davranışlarınıza "love bombing" diyorsa, onun düşüncelerini değiştirme ihtimaliniz pek yok.
"hem çok sevileceğim, şımartılacak ve hediyelere boğulacağım; kendimi değerli hissettirileceğim ancak iş ne zaman ciddileşecek ve bir ilişkinin yürütülmesi için gereken kontrol çemberleri yavaş yavaş kurulmaya başlanacak, ben o noktada "bu lale, love bomber!" deyip kaçacağım." gibi bir pespayeliğe düşmemek gerekiyor. herkesin ve her şeyin, sürekli sizin üzerinizde bir manipülasyon ateşi yakmaya çalıştığına dair düşünceleriniz varsa, biraz sosyal medyayı azaltmayı ve insanın sağlıklı ilişkiler kurabilmesi için vermesi, alması, vazgeçmesi ve direnmesi gereken şeylerin gerçekte ne olduğuna dair düşünmeyi önerebiliriz. yoksa kavram karmaşası yaşayacak ve sürekli aktif kalan bir önyargı mekanizmasının zihninizi ele geçirdiğini ve sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlandığınızı fark edeceksiniz.
şimdi bu, "ghosting" "love bombing" işte efendime söyleyeyim "gaslighting" gibi kavramlar, popüler kültürün içine çok hızlı bir şekilde enjekte edildi. bunun altında yatan sebep ise tamamen modern yaşamın ideal belirlediği ve ayrıcalıklıların ve sermayedarların arzuladığı insan tipinin, daha bireysel, tüketime odaklanmış olmasıdır. insanlar artık, insani durumların, davranışların duygusal kökenlerinin, insanın hallerinin ne olduğuna, neden olduğuna dair kafa yorma gereği duymuyorlar. olaya her daim kendi penceresinden bakıyor, ben'ci oluşundan ötürü sözgelimi kişisel yaşamında yaşadığı sorunlar sebebiyle ya da çözülebilir duygusal travmaları sebebiyle insanların davranışlarını "ghosting" gibi terimlerle damgalıyor. sürekli bir "manipüle ediliyorum, aman tanrım!" bakışı var insanlarda.
bu ifadelerin bu kadar sık telaffuz edilmesi, elbette tamamiyle yabani ot gibi türeyen biriciklik algısıyla açıklanamaz. bu ifadeler, modern yaşamın tüketim alışkanlığının insan ilişkilerine yansıması sonucu, çok anlamlı bir şekilde ortaya çıktı. yani, "40 kişiyle konuşayım, 10 tanesiyle sevişeyim." bakışı sonrası, siz o yakışıklı veya güzel olan kişiye dönüş yaptığınızda, tüm bunlara enerjisi de yetmeyeceği için, daha iyisi için sizi açıklama gereği duymadan yok sayar. bu durumun yaygınlaşması sonucu bu ifadeler ortaya çıktı ancak benim yazının başında değindiğim gibi bu terimler artık popülerleştiği için, "bunları ben de kullanmalıyım" arayışına ve "bu durum love bombinge giriyor mu?" sorgulamalarına itti insanları. yani, "sen adi bir love bomber'sın" demek için her an bir açık, bir hata beklenir oldu.
hepimiz aşık olduk ve aşkın büyüsünün insana neler yaptırabileceğine dair yeterince deneyim sahibiyiz. her insanın duygularını farklı bir şekilde dile getirmesinden ötürü, bazı insanların aşık oldukları insana karşı "ruhunun her zerresine kadar verici" pozisyonunda olduklarını da biliyoruz. işte bu insanların hediyeler alması, iltifatlar etmesi, sevdiği insanı yüceltmekle huzur bulması ve yine kökenini bilemeyeceğimiz bir yerlerde olan "bu yolla sevilebilme" isteği ve çabası, karşı cinste de karşılık bulabiliyor. ancak her ilişkide olduğu gibi bir kontrol mekanizmasının kurulması noktasında, kişi bu eylemleri yüzünden suçlanmaya başlıyor. "love bombing yaparak tahakküm kurmak" ile suçlanıyor. aslında bu böyle değil, ancak kim böyle olmasını istiyorsa öyle oluyor zira birisi davranışlarınıza "love bombing" diyorsa, onun düşüncelerini değiştirme ihtimaliniz pek yok.
"hem çok sevileceğim, şımartılacak ve hediyelere boğulacağım; kendimi değerli hissettirileceğim ancak iş ne zaman ciddileşecek ve bir ilişkinin yürütülmesi için gereken kontrol çemberleri yavaş yavaş kurulmaya başlanacak, ben o noktada "bu lale, love bomber!" deyip kaçacağım." gibi bir pespayeliğe düşmemek gerekiyor. herkesin ve her şeyin, sürekli sizin üzerinizde bir manipülasyon ateşi yakmaya çalıştığına dair düşünceleriniz varsa, biraz sosyal medyayı azaltmayı ve insanın sağlıklı ilişkiler kurabilmesi için vermesi, alması, vazgeçmesi ve direnmesi gereken şeylerin gerçekte ne olduğuna dair düşünmeyi önerebiliriz. yoksa kavram karmaşası yaşayacak ve sürekli aktif kalan bir önyargı mekanizmasının zihninizi ele geçirdiğini ve sağlıklı ilişkiler kurmakta zorlandığınızı fark edeceksiniz.
devamını gör...


