kimyanın determinizm ile özgür irade arasındaki yeri
başlık "mary" tarafından 12.09.2026 23:20 tarihinde açılmıştır.
1.
bir kimyasal sistemin başına gelenler, çoğu zaman ondan önce gelenlerin sonucudur. sıcaklık değişir, denge yer değiştirir. basınç değişir, sistem cevap verir. bir katalizör reaksiyonun yolunu değiştirir. moleküller, içinde bulundukları koşullardan bağımsız hareket eden küçük iradeler değildir.
insana gelince mesele garipleşiyor.
çünkü beynimizde gerçekleşen her kararın, her duygunun, her dürtünün fiziksel bir karşılığı olduğunu biliyoruz. iyonların hareketi, membran potansiyelleri, nörotransmitterler, hormonlar, elektriksel sinyaller... bunların hepsi bir önceki durumdan etkileniyor. o halde verdiğim karar gerçekten “benim” kararım mı, yoksa fiziksel bir nedensellik zincirinin henüz farkına varamadığım son halkası mı?
buradaki asıl yanılgının, determinizm ile öngörülebilirliği birbirine karıştırmak olduğunu düşünüyorum.
bir sistemin deterministik olması, o sistemi pratikte öngörebileceğimiz anlamına gelmiyor. milyarlarca değişkenin birbirini etkilediği karmaşık bir sistemi denklemlerle ifade edemememiz, sistemin nedensellikten kurtulduğunu göstermez. kelebek etkisi, kaos, istatistiksel mekanik gibi kavramlar da bize tam olarak bunu hatırlatıyor: düzenin altında inanılmaz bir karmaşıklık olabilir.
fakat buradan “özgür irade yoktur” sonucuna atlamak da bana fazla kolay geliyor.
çünkü bir şeyi oluşturan parçaların davranışlarını bilmek, ortaya çıkan bütünün davranışını bütünüyle açıklayabileceğimiz anlamına gelmiyor. tek bir su molekülüne bakarak ıslaklığı bulamayız. tek bir nörona bakarak bir düşünceyi de bulamayız. bazı özellikler, sistem yeterince karmaşıklaştığında ortaya çıkar.
belki özgür irade de nedenselliğin olmadığı bir boşlukta ortaya çıkmıyordur.
belki tam tersine, nedenselliğin kendisi üzerinden ortaya çıkıyordur.
“kararımı ben mi verdim, yoksa beynimdeki kimyasal süreçler mi verdi?” sorusu bu yüzden bana biraz yanlış kurulmuş geliyor. çünkü o kimyasal süreçler zaten “ben” dediğimiz şeyin dışında gerçekleşen bir mekanizma değil.
belki özgür iradenin karşıtı kimya değil; özgür iradeyi, nedensellikten tamamen bağımsız olma zorunluluğuyla tanımlamamızdır.
sonuçta bir insanın atomlardan oluşması, onun kararlarının anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. belki anlam dediğimiz şey de zaten atomların belli bir düzende bir araya gelmesinden sonra ortaya çıkan şeylerden biri.
insana gelince mesele garipleşiyor.
çünkü beynimizde gerçekleşen her kararın, her duygunun, her dürtünün fiziksel bir karşılığı olduğunu biliyoruz. iyonların hareketi, membran potansiyelleri, nörotransmitterler, hormonlar, elektriksel sinyaller... bunların hepsi bir önceki durumdan etkileniyor. o halde verdiğim karar gerçekten “benim” kararım mı, yoksa fiziksel bir nedensellik zincirinin henüz farkına varamadığım son halkası mı?
buradaki asıl yanılgının, determinizm ile öngörülebilirliği birbirine karıştırmak olduğunu düşünüyorum.
bir sistemin deterministik olması, o sistemi pratikte öngörebileceğimiz anlamına gelmiyor. milyarlarca değişkenin birbirini etkilediği karmaşık bir sistemi denklemlerle ifade edemememiz, sistemin nedensellikten kurtulduğunu göstermez. kelebek etkisi, kaos, istatistiksel mekanik gibi kavramlar da bize tam olarak bunu hatırlatıyor: düzenin altında inanılmaz bir karmaşıklık olabilir.
fakat buradan “özgür irade yoktur” sonucuna atlamak da bana fazla kolay geliyor.
çünkü bir şeyi oluşturan parçaların davranışlarını bilmek, ortaya çıkan bütünün davranışını bütünüyle açıklayabileceğimiz anlamına gelmiyor. tek bir su molekülüne bakarak ıslaklığı bulamayız. tek bir nörona bakarak bir düşünceyi de bulamayız. bazı özellikler, sistem yeterince karmaşıklaştığında ortaya çıkar.
belki özgür irade de nedenselliğin olmadığı bir boşlukta ortaya çıkmıyordur.
belki tam tersine, nedenselliğin kendisi üzerinden ortaya çıkıyordur.
“kararımı ben mi verdim, yoksa beynimdeki kimyasal süreçler mi verdi?” sorusu bu yüzden bana biraz yanlış kurulmuş geliyor. çünkü o kimyasal süreçler zaten “ben” dediğimiz şeyin dışında gerçekleşen bir mekanizma değil.
belki özgür iradenin karşıtı kimya değil; özgür iradeyi, nedensellikten tamamen bağımsız olma zorunluluğuyla tanımlamamızdır.
sonuçta bir insanın atomlardan oluşması, onun kararlarının anlamsız olduğu anlamına gelmiyor. belki anlam dediğimiz şey de zaten atomların belli bir düzende bir araya gelmesinden sonra ortaya çıkan şeylerden biri.
devamını gör...
"kimyanın determinizm ile özgür irade arasındaki yeri" ile benzer başlıklar
özgür irade
58
determinizm
25