roman / edebiyat
8.9 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

gabriel garcia marquez'in 1951'de kolombiya sucre'de yaşayan gerçek bir cinayeti 30 yıl boyunca zihninde demleyip 1981'de yayımladığı, gazetecilik refleksi ile saf edebiyatı kusursuz bir adlî soruşturma gibi harmanlayan başyapıtı. yazı boyunca süpriz bozanlara yer vericem.

kitap geleneksel polisiye matematiğini ilk cümleden imha eder; daha ilk satırda santiago nasar'ın öleceğini öğreniriz. yazarın bu radikal prolepsis tercihi, 16. yy sömürge dönemi indies kronikleri* geleneğini tersyüz ederek merak unsurunu katil kim den alıp bütün bir kasaba göz göre göre bu cinayete nasıl ortak oldu? sorusuna kilitler. kurgu, adli tıp titizliğinde bir gazetecilik soruşturması ve aydınlık bir labirent gibi örülür; cinayetten 27 yıl sonra toplanan ifadeler ve kayıp mahkeme tutanakları * üzerinden bir hakikat arayışına girilir ancak hafıza kırık bir ayna gibidir. santiago'nun sabah gördüğü badem ağaçlı rüyanın annesi placida linero tarafından yanlış yorumlanması, havada asıl duran uğursuz kehanetler ve cinayet sabahındaki havanın bile kimine göre pırıl pırıl, kimine göreyse boğucu ve yağmurlu hatırlanması doğrudan bu kırılmanın sonucudur; tanıkların kendi suç ortaklıklarını örtbas etme çabasını ve mutlak hakikatin epistemolojik imkansızlığını gösterir.

anlatının kökleri yazarın çocukluk arkadaşı cayetano gentile'nin öldürülmesine dayansa da marquez gerçeği birebir kopyalamaz. gerçek hayattaki mağdur sıradan bir tıp öğrencisiyken, kurguda santiago nasar'ı hali vakti yerinde arap kökenli bir etnik yabancıya * dönüştürerek kasabanın sınıfsal ve ırksal hasedini linç mekanizmasına dahil eder. nitekim gerçek damat meguel reyes palencia'nın 1994'te açtığı telif/tazminat davasının mahkemece reddedilmesi, anlatının gazetecilik sınırlarını aşıp özerk bir edebi ve ontolojik gerçeklik kurduğunun hukuki tescilidir.

roman, sömürge mirası feodal-ataerkil namus yasalarının tahakkümünü, bekaretin kişisel değil kamusal bir mülk olarak görülmesini ve kurumların ahlaki iflasını acımasızca sergiler. cinayeti işleyen vicario ikizleri canavarlar değil, namusun meşru müdafaası ve kan buyruğu (bkz: blood mandate) altında ezilen, kasap bıçaklarını pazar yerinde bileyerek kasabanın kendilerini durdurması için adeta yalvaran zoraki infazcılardır. buna rağmen kasaba kolektif bir ahlak felcine tutulmuştur. modern psikolojideki seyirci kalma etkisi*nin kusursuz bir mikro-toplum simülasyonu yaşanır; herkes nasılsa biri engeller rehavetine ya da suçu meşrulaştıran soyut bir kaderciliğe sığınmaları onları cinayetin doğrudan faili kılar. peder amador'un piskoposu karşılama telaşıyla cinayeti savsaklaması ve kurbanın bedenini domuz keser gibi parçaladığı o adli tıp faciası otopsi sahnesi, kilise, hukuk ve bürokrasinin iflasını simgeleyen bir ikinci infaza dönüşür.

santiago nasar'ın gerçekten suçlu olup olmadığı sorusunu bilerek yanıtsız bırakılması tesadüf değildir; çünkü toplumun günahlarını sırtlayacak bir kurbana ihtiyacı vardır. bu doğruda karakterler geleneksel kurgu tiplerinden öte ontolojik birer trajediye dönüşür: kendi linçinden habersiz tek kişi olarak kasabanın günah keçisi yapılan santiago nasar, aşk da öğrenilir dayatmasıyla kurbanlaştırılan ancak 2000'den fazla açılmamış mektupla kendi iradesini ve aşkını sıfırdan inşa eden angela vicario, parayla her şeyi satın alabileceğini sanıp geleneksel ahlak duvarına çarpan bayardo san roman bu kokuşmuş düzenin asıl enkazlarıdır.

romanın bu evrensel damarı coğrafi sınırları aşarak francesco rosi'nin 1987 yapımı sinema uyarlamasından li shaohong'un feodal çin kırsalına taşıdığı 90 tarihli bloody morning filmine ve macit koper'in istanbul şehir tiyatroları sahnelemesine kadar geniş bir kültürlerarası yankı bulmuştur. kurbanın kendi dökülen bağırsaklarını toplayarak eve girişindeki o çiğ gerçeklikle belleklerimize kazınan roman; yazarın 1982 nobel konuşmasında altını çizdiği o latin amerika'nın yalnızlığını aşarak, organize duyarsızlığın ve seyirci kalmanın bizzat suç ortaklığıyla eşdeğer olduğunu yüzümüze çarpan sarsıcı bir ahlaki otopside son bulur.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kırmızı pazartesi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim