roman / kişisel gelişim
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

--- alıntı ---
1930'lu yıllarda amerika'da büyükbabası ve büyükannesiyle birlikte yaşayan, 5 yaşındaki kızılderili küçük ağaç lakaplı çocuğun, doğayla iç içe ve barış içinde yaşamasını konu alan forest carter romanıdır.
--- alıntı ---

küçük ağaç anne ve babasını kaybettikten sonra büyükbaba ve büyükannesiyle yaşamaya başlar. bildiğimiz pedagojik yöntemlerle değil de, kızılderililerin şahıslarına münhasır adetleri doğrultusunda büyütür onu büyükbabası. sevgi, merhamet, duyarlılık gibi duyguları öğrenerek büyüdüğü için de duygusal zekası iyi gelişir küçük ağacın.

kitabın konusu bana ağaç yaşken eğilir sözünü hatırlatıyor. türk kültüründeki motiflerle kızılderililerin motifleri arasındaki benzerlik nedeniyle zaten bu kitabı doğal ve kendine yakın buluyor insan. kitabı okudukça küçük ağaç ile birlikte büyüyor, kendinden bir şeyler bulabiliyorsun ve hatta onun gibi yetiştirilmiş olsaydım keşke diye geçiriyorsun içinden.

doğanın kendi örnekleri üzerinden mesajlar veren bir romandır:

--- alıntı ---
...yalnızca arı, kullanabileceğinden daha fazlasını depolar. bu yüzden ayı tarafından soyulur…. paylarından fazlasını depolayan ve kendilerini besleyen insanlar için de bu böyledir. ellerindekini kaptırırlar. bu konuda savaşlar olur... uzun konuşmalar yaparak paylarından fazlasını ellerinde tutmaya çalışırlar. bir bayrağın onlara bunu yapma hakkını verdiğini söylerler...
--- alıntı ---
devamını gör...
zamanında severek hemen okuyup bitirmiştim üstüne filmini de izlemiştim. beş yaşındaki minicik bir çocuğun dilinden insanlığa dair ayıpları, acıları, sevinçleri, varlığı, yokluğu dahası çocuk eğitiminin nasıl olması gerektiğini öğretiyor. kızılderililere bayılan biri olarak çok severim bu kitabı. bazıları yazar kendi çocukluğunu anlatmış diyor bazıları tam tersini iddia ediyor. her kimin çocukluğu ya da çocuğu olursa olsun tertemiz, masum bir kalpten, pırıl pırıl bakışlardan dünyayı izlemek baya keyifliydi. çocuklara bayılan biri olarak her cümlede küçük ağacın yanaklarını ısırmak gelmişti içimden :) okumayanların büyük kaybı olduğu düşüncesindeyim.
kitaptan sevdiğim bazı alıntılar:

"kendimi kötü ve boş hissediyordum.
büyükbaba, sevip de kaybettiğin her şey sana bu duyguyu verir, deyip ekledi: “bundan kurtulmanın tek yolu hiçbir şeyi sevmemektir ki bu daha kötüdür çünkü o zaman sürekli boşluk hissedersin.”

"ölü insanlar..." dedi, " bir kötü insana baktığın zaman pislikten başka bir şey görmezsin. onlar öteki insanlara baktığı zaman kötüden başka bir şey görmezler. ağaca baktıkları zaman kereste ve çıkardan başka bir şey göremezler, hiçbir zaman güzellik görmezler. işte onlar yürüyen ölü insanlardır."

“bir kişinin başka birine karşı sözcükleri kullandığını işitirsen, onu tanımak için sözcüklerden yola çıkma. kahrolası sözcüklerin hiçbir anlamı yoktur çünkü. sesinin tonuna dikkat et. dürüst olup olmadığını yalan söyleyip söylemediğini anlarsın.”
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"küçük ağaç'ın eğitimi" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim