orijinal adı: the education of little tree
yazar: forrest carter
yayım yılı: 1976
baş karakter, küçük ağaç adlı beş yaşındaki kızılderili bir çocuktur. küçük ağaç annesini ve babasını kaybettikten sonra büyük annesi ve babasıyla yaşamaya başlar ve burada saygı duydukları doğayla iç içe, her şeyi yaşayarak, küçüklükten itibaren kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrendiği bir yaşam sürer.
yazarın kendi hayatından izler taşıyan eser, çeşitli metaforlarla birlikte eğitimin sadece okulla verilmediği fikrini okuyucuya aktarır.
yazar: forrest carter
yayım yılı: 1976
baş karakter, küçük ağaç adlı beş yaşındaki kızılderili bir çocuktur. küçük ağaç annesini ve babasını kaybettikten sonra büyük annesi ve babasıyla yaşamaya başlar ve burada saygı duydukları doğayla iç içe, her şeyi yaşayarak, küçüklükten itibaren kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrendiği bir yaşam sürer.
yazarın kendi hayatından izler taşıyan eser, çeşitli metaforlarla birlikte eğitimin sadece okulla verilmediği fikrini okuyucuya aktarır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "tenturdiyot" tarafından 30.12.2020 21:09 tarihinde açılmıştır.
1.
--- alıntı ---
1930'lu yıllarda amerika'da büyükbabası ve büyükannesiyle birlikte yaşayan, 5 yaşındaki kızılderili küçük ağaç lakaplı çocuğun, doğayla iç içe ve barış içinde yaşamasını konu alan forest carter romanıdır.
--- alıntı ---
küçük ağaç anne ve babasını kaybettikten sonra büyükbaba ve büyükannesiyle yaşamaya başlar. bildiğimiz pedagojik yöntemlerle değil de, kızılderililerin şahıslarına münhasır adetleri doğrultusunda büyütür onu büyükbabası. sevgi, merhamet, duyarlılık gibi duyguları öğrenerek büyüdüğü için de duygusal zekası iyi gelişir küçük ağacın.
kitabın konusu bana ağaç yaşken eğilir sözünü hatırlatıyor. türk kültüründeki motiflerle kızılderililerin motifleri arasındaki benzerlik nedeniyle zaten bu kitabı doğal ve kendine yakın buluyor insan. kitabı okudukça küçük ağaç ile birlikte büyüyor, kendinden bir şeyler bulabiliyorsun ve hatta onun gibi yetiştirilmiş olsaydım keşke diye geçiriyorsun içinden.
doğanın kendi örnekleri üzerinden mesajlar veren bir romandır:
--- alıntı ---
...yalnızca arı, kullanabileceğinden daha fazlasını depolar. bu yüzden ayı tarafından soyulur…. paylarından fazlasını depolayan ve kendilerini besleyen insanlar için de bu böyledir. ellerindekini kaptırırlar. bu konuda savaşlar olur... uzun konuşmalar yaparak paylarından fazlasını ellerinde tutmaya çalışırlar. bir bayrağın onlara bunu yapma hakkını verdiğini söylerler...
--- alıntı ---
1930'lu yıllarda amerika'da büyükbabası ve büyükannesiyle birlikte yaşayan, 5 yaşındaki kızılderili küçük ağaç lakaplı çocuğun, doğayla iç içe ve barış içinde yaşamasını konu alan forest carter romanıdır.
--- alıntı ---
küçük ağaç anne ve babasını kaybettikten sonra büyükbaba ve büyükannesiyle yaşamaya başlar. bildiğimiz pedagojik yöntemlerle değil de, kızılderililerin şahıslarına münhasır adetleri doğrultusunda büyütür onu büyükbabası. sevgi, merhamet, duyarlılık gibi duyguları öğrenerek büyüdüğü için de duygusal zekası iyi gelişir küçük ağacın.
kitabın konusu bana ağaç yaşken eğilir sözünü hatırlatıyor. türk kültüründeki motiflerle kızılderililerin motifleri arasındaki benzerlik nedeniyle zaten bu kitabı doğal ve kendine yakın buluyor insan. kitabı okudukça küçük ağaç ile birlikte büyüyor, kendinden bir şeyler bulabiliyorsun ve hatta onun gibi yetiştirilmiş olsaydım keşke diye geçiriyorsun içinden.
doğanın kendi örnekleri üzerinden mesajlar veren bir romandır:
--- alıntı ---
...yalnızca arı, kullanabileceğinden daha fazlasını depolar. bu yüzden ayı tarafından soyulur…. paylarından fazlasını depolayan ve kendilerini besleyen insanlar için de bu böyledir. ellerindekini kaptırırlar. bu konuda savaşlar olur... uzun konuşmalar yaparak paylarından fazlasını ellerinde tutmaya çalışırlar. bir bayrağın onlara bunu yapma hakkını verdiğini söylerler...
--- alıntı ---
devamını gör...
2.
zamanında severek hemen okuyup bitirmiştim üstüne filmini de izlemiştim. beş yaşındaki minicik bir çocuğun dilinden insanlığa dair ayıpları, acıları, sevinçleri, varlığı, yokluğu dahası çocuk eğitiminin nasıl olması gerektiğini öğretiyor. kızılderililere bayılan biri olarak çok severim bu kitabı. bazıları yazar kendi çocukluğunu anlatmış diyor bazıları tam tersini iddia ediyor. her kimin çocukluğu ya da çocuğu olursa olsun tertemiz, masum bir kalpten, pırıl pırıl bakışlardan dünyayı izlemek baya keyifliydi. çocuklara bayılan biri olarak her cümlede küçük ağacın yanaklarını ısırmak gelmişti içimden :) okumayanların büyük kaybı olduğu düşüncesindeyim.
kitaptan sevdiğim bazı alıntılar:
"kendimi kötü ve boş hissediyordum.
büyükbaba, sevip de kaybettiğin her şey sana bu duyguyu verir, deyip ekledi: “bundan kurtulmanın tek yolu hiçbir şeyi sevmemektir ki bu daha kötüdür çünkü o zaman sürekli boşluk hissedersin.”
"ölü insanlar..." dedi, " bir kötü insana baktığın zaman pislikten başka bir şey görmezsin. onlar öteki insanlara baktığı zaman kötüden başka bir şey görmezler. ağaca baktıkları zaman kereste ve çıkardan başka bir şey göremezler, hiçbir zaman güzellik görmezler. işte onlar yürüyen ölü insanlardır."
“bir kişinin başka birine karşı sözcükleri kullandığını işitirsen, onu tanımak için sözcüklerden yola çıkma. kahrolası sözcüklerin hiçbir anlamı yoktur çünkü. sesinin tonuna dikkat et. dürüst olup olmadığını yalan söyleyip söylemediğini anlarsın.”
kitaptan sevdiğim bazı alıntılar:
"kendimi kötü ve boş hissediyordum.
büyükbaba, sevip de kaybettiğin her şey sana bu duyguyu verir, deyip ekledi: “bundan kurtulmanın tek yolu hiçbir şeyi sevmemektir ki bu daha kötüdür çünkü o zaman sürekli boşluk hissedersin.”
"ölü insanlar..." dedi, " bir kötü insana baktığın zaman pislikten başka bir şey görmezsin. onlar öteki insanlara baktığı zaman kötüden başka bir şey görmezler. ağaca baktıkları zaman kereste ve çıkardan başka bir şey göremezler, hiçbir zaman güzellik görmezler. işte onlar yürüyen ölü insanlardır."
“bir kişinin başka birine karşı sözcükleri kullandığını işitirsen, onu tanımak için sözcüklerden yola çıkma. kahrolası sözcüklerin hiçbir anlamı yoktur çünkü. sesinin tonuna dikkat et. dürüst olup olmadığını yalan söyleyip söylemediğini anlarsın.”
devamını gör...
