roman / edebiyat
8.5 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

bir arundhati roy kitabıdır.

2007 yılında man booker ödülünü kazanan bu roman kazandığı tüm ödüllerden bağımsız olarak her türlü övgüye ve saygıya sonuna kadar layıktır benim gözümde. hem de yazarın edebi yeteneğine, kurgusuna ve anlatım becerilerine bile bakmaya gerek görmeden. abartı gibi gelebilir bu yazdıklarım ama bu kitap sadece yazıldığı için bile saygıyı hak ediyor.

böyle bir romanı ancak hintli bir yazar yazabilirdi dersem kimseye haksızlık yapmış olmam sanırım. küçük şeylerin tanrısı. kitabın sadece ismi bile insanı kitabı satın alıp okumaya ikna etmek için yeterli. isimleri güzel olan kitapları seviyorum.

aslında klasik bir fakir oğlan zengin kız konusu üzerinde dönüyor kitap ama yazar o kadar kendine has, o kadar büyüleyici bir şekilde anlatmış ki bu dinleye dinleye bıktığımız hikayeyi sayfalar ilerledikçe sanki her şeyi ilk kez duyuyormuş gibi hissediyor okur.

yasak bir aşkın bir aileyi yer ile yeksan etmesini anlatırken yazar sanki okurun yanına oturup bu hikayeyi bir ninni söyler gibi sadece o an kitabı elinde tutan kişiye aktarıyor.

sanki arundhati roy küçük şeylerin tanrısı.
devamını gör...
tarihsel ve toplumsal bir kurgunun gerçekliğini iliklerinize kadar hissetmenize sebep olan bir kitaptır. özellikle hindistan'ın bağımsızlığı sonrasında insanların sudan çıkmış balığa döndüğü gerçeği ile karşı karşıya kaldığınızda, toplumsal buhranın tüm yönleriyle gözünüzde canlanmasını sağlıyor. özgürlüklerini kazanmışlar ama zincirlerinden kurtulamamışlar. batıya öykünüyorlar ama sırtlarındaki ağırlıkları atacak güçleri yok. görünürde özgürler ama zihinsel olarak mahkûmlukları devam ediyor. bu yönüyle biraz da bizi andırdığı için sizi daha çok içerisine çekiyor. yansıtmadaki en başarılı kısım ise mevzuları çocukların gözünden görmemiz. çocuktan al haberi meselesinin edebî versiyonu gibi *

ama kurgunun işleyişinde en çok hoşuma giden şey; puzzle parçalarını tek tek ve itina ile yerleştirerek ilerlemesi. ilginç olan şu ki siz kitaba başladığınızda yaşanacak olanları zaten hissediyorsunuz. gerçeklik en baştan gözünüze gözünüze sokuluyor ama hikâyenin geliştiği her kıvrımda tekrar tekrar aynı acı tabloyu görüyorsunuz. vuruculuk kısmı bu noktada cidden başarılı. hikâye sizi bu anlamda ele geçiriyor.

kanımca kitabın eksik noktası; masalsı ve öyküsel anlatımın sınırlarından çıkamaması. tabiri caizse kendisine duvar örüyor. hikâye sizi vuruyor ama betimlemeler çok sınırlı. bu durum sizin hikâyenin yaşandığı yerleri ve karakterleri derinlemesine kafanızda canlandırmanıza engel oluyor. allah'tan mevzunun geçtiği coğrafyayı biliyoruz da, sınırlarımızı zorlayıp kendimize bir hayal gücü planı çıkarabiliyoruz *

elbette bunlar benim durduğum yerden gördüklerim. okunmalı mı? sorusuna kesinlikle evet diyebilirim. zihinsel zincirlerin ve beyinlerdeki kast sisteminin ipliğini pazara çıkaran bir hikâye, her yerde ve her şekilde okunmaya layıktır diye düşünüyorum.
devamını gör...
hayatımda okuduğum en güzel kitaplardan birini bitirdim. hint kast sistemi içinde yaşamasak bile herkesi rahatsız ediyordur eminim ki. sınıfsız olanlara yapılanlar ise vicdanları yaralayan cinsten. büyük bir aşağılama ve insanlık suçu. düşünün ki dünyaya hindistan'da bir paravan olarak gelmişsiniz. üst sınıflar kirlenmesin diye onlara dokunamıyorsunuz. sizin kendinize has bir kokunuz olduğuna inanılıyor ve üst sınıflar bunu düşününce bile mideleri bulanıyor. daha eski dönemlerde atalarınız evin bahçesini süpürürken arkalarında bıraktıkları ayak izlerine dokunabilir olanlar basıp da ayakları kirlenmesin diye süpürme işini bile geri geri yapmışlar. yerde ayak izleri kalmasın diye. korkunç bir ayrım.

işte böyle bir adamın dokunamayacağı bir kadına aşık olması, mutlu olmak istemeleri ve toplumlarının buna izin vermeyip hem onların hem de bir sürü insanın hayatını mahvetmesinin hikayesi. kitabın yazım dili de çok özgün ve her şeyi üstü kapalı bir dille anlatıyor. bu da olayları daha heyecanlı ve gizemli yapıyor.

kitap aynı zamanda çocukların ne kadar narin olduklarını da gösteriyor okuyucuya. onlara söylediğimiz küçücük bir söz bile yüreklerinde büyük yaralar açabilir. sinir anında söylediklerimiz onların hayatları boyunca unutamayacağı olaylar yaşamasına neden olabilir. en hassas ruh bir çocuk ruhudur.


konuşulması ve düşünülmesi gereken çok ince noktaların olduğu büyük bir okuma zevki sunan harika bir kitap. keşke daha çok okunsa.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"küçük şeylerin tanrısı" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim