1.
rus, komünist(daha çok marksist teorisi altında troçkist diyebiliriz), stalin'in eski dostu, yeni düşmanı. stalin karşıtı.
işte size ilginç bir anekdot :
troçki rusya'da haipshaneye girince, (rusya'daki hapislerde gazeteye ve dergiye izin yoktur. sadece incil'e vardır.) almanca bilmemesine rağmen, almanca incil istemiştir ve almanca'yı incilden öğrenmiştir. ve çok çok iyi öğrenmiştir. hapishaneden kaçınca ve kurtulunca almanya'ya gidip işçilere nutuk atmıştır. böyle de bir adamdır.
işte size ilginç bir anekdot :
troçki rusya'da haipshaneye girince, (rusya'daki hapislerde gazeteye ve dergiye izin yoktur. sadece incil'e vardır.) almanca bilmemesine rağmen, almanca incil istemiştir ve almanca'yı incilden öğrenmiştir. ve çok çok iyi öğrenmiştir. hapishaneden kaçınca ve kurtulunca almanya'ya gidip işçilere nutuk atmıştır. böyle de bir adamdır.
devamını gör...
2.
kafaya buz kiracagini yemiştir. kendi de katildir. aynı anda evrensel devrime inanırdı.
devamını gör...
3.
"sadece burjuvazi için parlayacaksa, güneşi de söndürürüz."
devamını gör...
4.
günümüzde yaşasa muhtemelen müteahhit olacak kişi.
devamını gör...
5.
kaç yaşındaydım bilmiyorum, nerede seyrettim onu da hatırlayamıyorum ama aşağıdaki linkini verdiğim filmi seyrettiğimi çok iyi hatırlıyorum, nereden mi hatırlıyorum? troçkinin öldürülme sahnesinden ,bende o yaşta travma yaratmış demek ki o zamandan bu zamana hiç unutamadım. ilgili filmin adı the assassination of trotsky, sahne de şu:
kazmayı adamın kafaya vurarak öldürmek nasıl başka bir insanın aklına gelebilir?
öldürülüşü (wikipediadan):
1940 yılında nkvd ajanı olan ramón mercader adlı stalinist bir ispanyol gazeteci kılığında, röportaj yapmak bahanesiyle troçki'nin kaldığı eve gitti. fırsat bulunca başına kazmayla vurmak suretiyle ağır şekilde yaraladı. troçki, saldırganla boğuştuğu sırada odaya giren troçki'nin korumaları mercader'e saldırdı. troçki, korumalarına "onu öldürmeyin, bu adamın anlatacak bir hikâyesi var." diye seslendi. aldığı yaranın etkisiyle troçki ertesi gün öldü. ölümünden önce iki kez bilinci yerine geldi. ilkinde eşine "burjuva basına iyi malzeme olduk" diyerek ölümle yüz yüze geldiği bir anda cesaretini yitirmediğini gösterdi. bir sonraki bilincin geri gelişi ise son sözlerini sarf etmesini sağladı. bu sözler: "dördüncü enternasyonal'in zaferinden eminim, ileri!" olmuştur.
cinayetten kısa bir süre sonra joseph stalin, mercader'in annesi caridad'a operasyondaki payı için lenin nişanı vermiştir.1961'de sovyetler birliği'ne taşınan mercader, dönemin kgb başkanı alexander shelepin tarafından sovyetler birliği kahramanı madalyası almıştır.
kazmayı adamın kafaya vurarak öldürmek nasıl başka bir insanın aklına gelebilir?
öldürülüşü (wikipediadan):
1940 yılında nkvd ajanı olan ramón mercader adlı stalinist bir ispanyol gazeteci kılığında, röportaj yapmak bahanesiyle troçki'nin kaldığı eve gitti. fırsat bulunca başına kazmayla vurmak suretiyle ağır şekilde yaraladı. troçki, saldırganla boğuştuğu sırada odaya giren troçki'nin korumaları mercader'e saldırdı. troçki, korumalarına "onu öldürmeyin, bu adamın anlatacak bir hikâyesi var." diye seslendi. aldığı yaranın etkisiyle troçki ertesi gün öldü. ölümünden önce iki kez bilinci yerine geldi. ilkinde eşine "burjuva basına iyi malzeme olduk" diyerek ölümle yüz yüze geldiği bir anda cesaretini yitirmediğini gösterdi. bir sonraki bilincin geri gelişi ise son sözlerini sarf etmesini sağladı. bu sözler: "dördüncü enternasyonal'in zaferinden eminim, ileri!" olmuştur.
cinayetten kısa bir süre sonra joseph stalin, mercader'in annesi caridad'a operasyondaki payı için lenin nişanı vermiştir.1961'de sovyetler birliği'ne taşınan mercader, dönemin kgb başkanı alexander shelepin tarafından sovyetler birliği kahramanı madalyası almıştır.
devamını gör...
6.
piyasada tutunamamış eski bir rus votka markası.
devamını gör...
7.
''sadece burjuvazi için yanacaksa güneşi de söndürürüz'' sözünün sahibi rus devrimci.
devamını gör...
8.
istanbul'da siyasi mülteci statüsünde yaklaşık olarak 4,5 yıl yaşamıştır. bu dönem ile ilgili bilgileri ömer sami coşar'ın yazmış olduğu ve iş bankası kültür yayınları'nın bastığı "troçki istanbul'da" isimli kitap aracılığıyla detaylı bir biçimde öğrenebilirsiniz.
devamını gör...
9.
''bırakın din adamları başka bir dünya vaat etsinler. biz cenneti yeryüzünde kuracağız!'' cümlesinin sahibi, marksist teorisyen, devrimci, siyasetçi.
erken dönem sscb'nin en etkin siyasi figürlerinden biridir. vladimir lenin'in ölümünden sonra josef stalin ile iktidar kavgasına tutuşmuş ve kaybetmiştir. iktiar kavgasını staline kaybedince bütün görevlerleri elinden alınmış ve sürgün edilmiştir. 1940 yılında meksika'da ölmüştür.
bu sözü ilk okuduğumda lise bir ya da ikiydim. beni inanılmaz etkilemişti. üstünden 13-14 sene geçti. hala da aynı etkiye sahip.
erken dönem sscb'nin en etkin siyasi figürlerinden biridir. vladimir lenin'in ölümünden sonra josef stalin ile iktidar kavgasına tutuşmuş ve kaybetmiştir. iktiar kavgasını staline kaybedince bütün görevlerleri elinden alınmış ve sürgün edilmiştir. 1940 yılında meksika'da ölmüştür.
bu sözü ilk okuduğumda lise bir ya da ikiydim. beni inanılmaz etkilemişti. üstünden 13-14 sene geçti. hala da aynı etkiye sahip.
devamını gör...
10.
tip olarak benzediğim kişidir. gözlük de dahil. ama komunist değilim.
devamını gör...
11.
deli mi dahi mi sorgulatan kişi.
devamını gör...
12.
ukrayna'da stalin ile birlikte maknoviçleri katleden profesyonel katil. ukraynayı anarşistlere kalmasın diye faşistlere bırakan kişilerden biridir.
devamını gör...
13.
(bkz: trotsky) isimli rus yapımı dizisi olan devrimci kişi. ayrıntılı bilgi için diziye bakabilirsiniz.
devamını gör...
14.
ekim devrimini yapan iki isimden biridir, diğeri lenin.
troçki, devrim öncesinde kızıl orduyu kuran, sonrasında ise başkomutan olarak görevini sürdüren bir isimdir. dolayısıyla ekim devrimi'nde 2. adam olsa da silahlı kuvvetlerin birinci adamı olarak görülürdü. dahası lenin'in ölümü sonrasında stalinle iktidar mücadelesine girmiş, kaybetmiştir. kızıl ordu'nun üst düzeyleri tarafından "ordu sizin yanınızda ne yapmamızı istersiniz?" dendiği rivayet olunur. kurucusu olduğu düşünülürse bu rivayet çok da yanlış-yalan durmamaktadır.
üstüne döneminde ki bir çok savaş gören komutan gibi "savaştan nefret" etmektedir. ordu yanında olmasına rağmen bir kalkışma/darbe yapmamasından ve kabaca diğer ülkelere asker yollamak yerine, o ülkelerdeki komünist-sosyalistleri destekleyelim argümanlarını savunmuştur. stalin'le en büyük ayrışmalarından biride budur. devamında stalin orta asya ve bazı balkan ülkelerine harekat düzenleyecektir.
stalin'e diğer bir eleştiriside aralarındaki gerilim daha kavga olmadığı dönem bazı yetkilerini stalin'in kendi eline alması, merkezileşmesine karşı eleştiri getirmesinden kaynaklanmaktadır. zaten troçki sonrası stalin daha da durumu abartacak/arttıracaktır.
sözün özü burada yazılan oldukça kaba-sığ eleştiriler olmakla birlikte, devamında kaçak olarak gittiği ülkelerde stalin özelinde sert eleştiriler getirmeye devam etmiş, batı medyası tarafından da bu eleştirileri ssbc'ye karşı kullanılmıştır. bundan dolayı kimi marksistler tarafından "hain", "maşa", "satılmış" vb. sert eleştiriler alırken kimi marksistlerce de "doğruyu söyleyen", "haklı" olan vb. argümanlarla anılır.
sözün özü güneşle ilgili sözü popüler olsa da bana kalırsa en değerli sözü: "sbbc, ne yazık ki uzun zaman önce yıkıldı. ne zaman mı? devrimci devrimciyi vurduğu zaman" dediğini nerede olduğu hatırlamasamda söylediği rivayet olunan bir sözdür. eğer söz ona aittse haklıdır.
kendisini anlamak için bana kalırsa "her devrim kendi çocuğunu yer" (danton) ya da "körün gözü açıldığında ilk kırdığı şey bastonudur" sözündeki gibi bir duruma düştüğüne inandığım şahıstır. ve yazık ki tarihe kendisini "gri" olarak kabul ettirememiş, bir kısma göre "beyaz/bembeyaz" bir kısıma göre "kara/ kapkara" bir karakterdir.
tarih doğası gereği bitendir ancak bir şekilde stalin-troçki optimum noktada uzlaşılabilselerdi: ssbc ya daha uzun ömürlü olurdu ya da daha güçlü olurdu.
edit: dizisini izlemedim, netflix'e güven duymadığım için.. ancak dizide kadın düşkünü olarak resmedilmiş.. bu doğrudur-yanlıştır? bilemiyorum. işin aslı umrumda da değil, kızıl ordu'yu kuran bir zihin benim daha çok ilgimi çekiyor.
troçki, devrim öncesinde kızıl orduyu kuran, sonrasında ise başkomutan olarak görevini sürdüren bir isimdir. dolayısıyla ekim devrimi'nde 2. adam olsa da silahlı kuvvetlerin birinci adamı olarak görülürdü. dahası lenin'in ölümü sonrasında stalinle iktidar mücadelesine girmiş, kaybetmiştir. kızıl ordu'nun üst düzeyleri tarafından "ordu sizin yanınızda ne yapmamızı istersiniz?" dendiği rivayet olunur. kurucusu olduğu düşünülürse bu rivayet çok da yanlış-yalan durmamaktadır.
üstüne döneminde ki bir çok savaş gören komutan gibi "savaştan nefret" etmektedir. ordu yanında olmasına rağmen bir kalkışma/darbe yapmamasından ve kabaca diğer ülkelere asker yollamak yerine, o ülkelerdeki komünist-sosyalistleri destekleyelim argümanlarını savunmuştur. stalin'le en büyük ayrışmalarından biride budur. devamında stalin orta asya ve bazı balkan ülkelerine harekat düzenleyecektir.
stalin'e diğer bir eleştiriside aralarındaki gerilim daha kavga olmadığı dönem bazı yetkilerini stalin'in kendi eline alması, merkezileşmesine karşı eleştiri getirmesinden kaynaklanmaktadır. zaten troçki sonrası stalin daha da durumu abartacak/arttıracaktır.
sözün özü burada yazılan oldukça kaba-sığ eleştiriler olmakla birlikte, devamında kaçak olarak gittiği ülkelerde stalin özelinde sert eleştiriler getirmeye devam etmiş, batı medyası tarafından da bu eleştirileri ssbc'ye karşı kullanılmıştır. bundan dolayı kimi marksistler tarafından "hain", "maşa", "satılmış" vb. sert eleştiriler alırken kimi marksistlerce de "doğruyu söyleyen", "haklı" olan vb. argümanlarla anılır.
sözün özü güneşle ilgili sözü popüler olsa da bana kalırsa en değerli sözü: "sbbc, ne yazık ki uzun zaman önce yıkıldı. ne zaman mı? devrimci devrimciyi vurduğu zaman" dediğini nerede olduğu hatırlamasamda söylediği rivayet olunan bir sözdür. eğer söz ona aittse haklıdır.
kendisini anlamak için bana kalırsa "her devrim kendi çocuğunu yer" (danton) ya da "körün gözü açıldığında ilk kırdığı şey bastonudur" sözündeki gibi bir duruma düştüğüne inandığım şahıstır. ve yazık ki tarihe kendisini "gri" olarak kabul ettirememiş, bir kısma göre "beyaz/bembeyaz" bir kısıma göre "kara/ kapkara" bir karakterdir.
tarih doğası gereği bitendir ancak bir şekilde stalin-troçki optimum noktada uzlaşılabilselerdi: ssbc ya daha uzun ömürlü olurdu ya da daha güçlü olurdu.
edit: dizisini izlemedim, netflix'e güven duymadığım için.. ancak dizide kadın düşkünü olarak resmedilmiş.. bu doğrudur-yanlıştır? bilemiyorum. işin aslı umrumda da değil, kızıl ordu'yu kuran bir zihin benim daha çok ilgimi çekiyor.
devamını gör...
15.
stalin döneminde 11 yıl sürgün hayatı yaşamış, marksist teorisyen; sovyetler birliğinin kurulmasında etkili, halk komiserliğinden sorumlu bolşevik partinin politbüro üyesi, devrim sonrasında dış işleri ve savaş bakanlığı yapmış, baş komutan sıfatıyla kızıl ordu'nun kurulmasını sağlamış, olası muhalefeti bastırmakla görevlendirilmiş lev davidoviç troçki.
rusya, 1. dünya savaşı'ndan çekildikten sonra lenin ve bolşeviklerle brest-litovsk antlaşmas'nın *imzalanmasıyla ilgili fikir ayrılığına düşmüş, partiden uzaklaştırılmıştı. bu anlaşmanın imzalanmasından sonra başlayan iç savaş döneminde sol kanat ve troçki giderek etkisini kaybetti. lenin'in ölümünden (21 ocak 1924) sonra da stalin başa getirildi. troçki'nin stalinle iktidar mücadelesi de böylece başlamış oldu. troçki, önce savaş komitesi başkanlığından daha sonra da enternasyonal merkez yürütme komitesi'nden alındı. yani 2 yıl içinde elindeki bütün yetkiler alınmış oldu. 18 ocak 1929'da ülkeden sürüldü. sürgün gerekçesi "yasa dışı sovyet partisi kurmak"suçuydu. ve troçki devamında türkiye'ye sığındı.
türkiye'ye sığınan troçki, önce rus konsolosluğu'nda bir süre kaldı, oradan tokatlıyan oteli'nde ve ve nihayet bomonti’deki izzet paşa konağı’ndan sonra büyükada’da bir yalıya taşındı. köşkte çıkan yangın yüzünden ( troçki’nin bütün arşivi bu yangında kül oldu) bir süre savoy otel’de kalıp sonra da moda’da bir eve geçtiyse de adada yaşamak daha güvenli olacağından büyükada’daki yanaros köşkü'ne yerleşti.
dört yıllık sürgününün sonlarına doğru, 1932-1933 yılları arasında çok sıkı güvenlik önlemleri alınan yanaros köşkü'nde yaşmış, otobiyografisini ve rus devrim tarihi adlı kitabını burada yazmıştı.

20 şubat 1932'de sovyet vatandaşlığından da çıkartıldı. sürgün hayatı, danimarka, fransa (2 yıl, 1933'te sınır dışı edildi), norveç ve en son meksika ile devam etti. meksika'yı seçmesindeki en büyük etken frida kahlo ve diego rivera'nın oradaki varlıkları ve onu ağırlamak için gönüllü olmalarıydı. troçki bir süreliğine frida kahlo ve diego rivera'nın evinde misafir oldu.

meksiko city'de 4. enternasyonal çalışmalarını başlatmıştı. 1938'de avrupa, amerika ve asyadan gelen delegeler paris'te toplandılar ve stalin'in artık proletaryaya liderlik yapmaması gerektiği kararını aldılar. yani 4. enternasyonal sadece kapitalizmi değil stalin'i de karşısına almıştı.

stalin'in varlığını tehdit olarak gördüğü troçki, 1940 yılında ramón mercader adında bir stalinist ajan tarafından ağır yaralandı ve 21 ağustos 1940'ta öldü.
ölmeden önce şu cümleleri kurmuştu: "burjuva basına iyi malzeme olduk." ve "4. enternasyonalin zaferinden eminim."
kaynak
kaynak
rusya, 1. dünya savaşı'ndan çekildikten sonra lenin ve bolşeviklerle brest-litovsk antlaşmas'nın *imzalanmasıyla ilgili fikir ayrılığına düşmüş, partiden uzaklaştırılmıştı. bu anlaşmanın imzalanmasından sonra başlayan iç savaş döneminde sol kanat ve troçki giderek etkisini kaybetti. lenin'in ölümünden (21 ocak 1924) sonra da stalin başa getirildi. troçki'nin stalinle iktidar mücadelesi de böylece başlamış oldu. troçki, önce savaş komitesi başkanlığından daha sonra da enternasyonal merkez yürütme komitesi'nden alındı. yani 2 yıl içinde elindeki bütün yetkiler alınmış oldu. 18 ocak 1929'da ülkeden sürüldü. sürgün gerekçesi "yasa dışı sovyet partisi kurmak"suçuydu. ve troçki devamında türkiye'ye sığındı.
türkiye'ye sığınan troçki, önce rus konsolosluğu'nda bir süre kaldı, oradan tokatlıyan oteli'nde ve ve nihayet bomonti’deki izzet paşa konağı’ndan sonra büyükada’da bir yalıya taşındı. köşkte çıkan yangın yüzünden ( troçki’nin bütün arşivi bu yangında kül oldu) bir süre savoy otel’de kalıp sonra da moda’da bir eve geçtiyse de adada yaşamak daha güvenli olacağından büyükada’daki yanaros köşkü'ne yerleşti.
dört yıllık sürgününün sonlarına doğru, 1932-1933 yılları arasında çok sıkı güvenlik önlemleri alınan yanaros köşkü'nde yaşmış, otobiyografisini ve rus devrim tarihi adlı kitabını burada yazmıştı.

20 şubat 1932'de sovyet vatandaşlığından da çıkartıldı. sürgün hayatı, danimarka, fransa (2 yıl, 1933'te sınır dışı edildi), norveç ve en son meksika ile devam etti. meksika'yı seçmesindeki en büyük etken frida kahlo ve diego rivera'nın oradaki varlıkları ve onu ağırlamak için gönüllü olmalarıydı. troçki bir süreliğine frida kahlo ve diego rivera'nın evinde misafir oldu.

meksiko city'de 4. enternasyonal çalışmalarını başlatmıştı. 1938'de avrupa, amerika ve asyadan gelen delegeler paris'te toplandılar ve stalin'in artık proletaryaya liderlik yapmaması gerektiği kararını aldılar. yani 4. enternasyonal sadece kapitalizmi değil stalin'i de karşısına almıştı.

stalin'in varlığını tehdit olarak gördüğü troçki, 1940 yılında ramón mercader adında bir stalinist ajan tarafından ağır yaralandı ve 21 ağustos 1940'ta öldü.
ölmeden önce şu cümleleri kurmuştu: "burjuva basına iyi malzeme olduk." ve "4. enternasyonalin zaferinden eminim."
kaynak
kaynak
devamını gör...
16.
büyük ada'da evi bulunan, saygı değer bir komünist şüphesiz, lakin kızıl ordu'yu kurması en büyük günahlarını affetmiyor. stalin yoldaş yerine gelseydi devrime ihanet 50 yıl erkene çekilmiş olurdu.
devamını gör...
17.
hakkında;
parlak, özgün ve becerikli, bazen kafasının dikine gidip yanlış yola sapan, herhangi bir kategoriye ya da gruba sokulması her zaman güç biri olan troçki, ana meseleyi bulanıklaştıran egzantrik ve değişken bir konum işgal ediyordu.
sovyet rusya tarihi - bolşevik devrimi 3 ~ 1917-1923 ~ s. 60 ~ edward hallet carr
parlak, özgün ve becerikli, bazen kafasının dikine gidip yanlış yola sapan, herhangi bir kategoriye ya da gruba sokulması her zaman güç biri olan troçki, ana meseleyi bulanıklaştıran egzantrik ve değişken bir konum işgal ediyordu.
sovyet rusya tarihi - bolşevik devrimi 3 ~ 1917-1923 ~ s. 60 ~ edward hallet carr
devamını gör...
18.
lenin’den sonra sovyetlerin başına geçseydi şu an bambaşka bir dünyada yaşıyor olurduk.
devamını gör...
19.
başından sonuna kadar sovyetleri lenin yönetmemiş olsaydı* stalin ile birlikte her şeyi mahvedecek kahramanlar arasında yer alırdı.
o da stalin gibi katışıksız bir militandı. lenin'in de tarif ettiği gibi, troçki (stalin gibi) hiç bir gerçek politikaya sahip değildi..
o da stalin gibi katışıksız bir militandı. lenin'in de tarif ettiği gibi, troçki (stalin gibi) hiç bir gerçek politikaya sahip değildi..
devamını gör...
20.
kızıl ordu'yu kurma görevi kendisine düşünceye kadar lenin'in en yakın arkadaşlarından biri olmuş. lenin'in odasından çıkmazmış ve sürekli strateji tartışırlarmış. lenin kafası mikmiklenince ve tam zamanında, zekice bir karar ile troçki'yi karargahından uzaklaştırmak ve onun kafasını oyalamak için en yetenekli olduğu işe koşmuş, savaşmaya..
aslında lenin troçki'nin hiç bir fikrine katılmıyormuş ancak leninliğini yapmış ve herkes gibi onu da en iyi şekilde değerlendirmeyi seçmiş.
neyse, troçki hiç bir zaman uslu durmamış ve başı ne kadar kalabalık olursa olsun, yine de, proletarya diktatörlüğünü alman sanayisine pazarlamış ve satmış. troçki de lenin gibi dehaydı, çetesi asıl hali ile açığa çıkmadı, sadece yakalanmasını istediği şekliyle yakalanabildi şebeke. günah keçisi stalin numarayı yemedi, şifrelerini çözemedi ama istihbarat bilgilerini de halka açacak değildi ve herkesi idam etti. stalin için - askeri ve istihbari zorunluluklar sebebi ile - profesyonellik etti denilebilir ama katil denemez. bunlar hep profesyonel anti-komünist saldırıları ve proletarya diktatörlüğü karşıtlarının iktidara gelme çabalarının arzlarıdır.
anarşistler yüzünden çocuk yaşlardayken troçki'ye hayrandım. anarşistler troçkist taklidi yapmaya bayılırlar, bunu sırf anti-komünist propagandalarını güçlü tutmak için yaparlar. koyu bir inönücü olan ailem yüzünden ise stalin'den nefret ederdim, stalin her zaman çavuşesku gibi kötü bir sosyalist örneği olarak takdim edilmiştir türkiye'de, atatürkçü veya inönücüler tarafından.
şimdi ise fikirlerim tersine dönmüş durumda stalin sempatik ama troçki hain cavcav. *
aslında lenin troçki'nin hiç bir fikrine katılmıyormuş ancak leninliğini yapmış ve herkes gibi onu da en iyi şekilde değerlendirmeyi seçmiş.
neyse, troçki hiç bir zaman uslu durmamış ve başı ne kadar kalabalık olursa olsun, yine de, proletarya diktatörlüğünü alman sanayisine pazarlamış ve satmış. troçki de lenin gibi dehaydı, çetesi asıl hali ile açığa çıkmadı, sadece yakalanmasını istediği şekliyle yakalanabildi şebeke. günah keçisi stalin numarayı yemedi, şifrelerini çözemedi ama istihbarat bilgilerini de halka açacak değildi ve herkesi idam etti. stalin için - askeri ve istihbari zorunluluklar sebebi ile - profesyonellik etti denilebilir ama katil denemez. bunlar hep profesyonel anti-komünist saldırıları ve proletarya diktatörlüğü karşıtlarının iktidara gelme çabalarının arzlarıdır.
anarşistler yüzünden çocuk yaşlardayken troçki'ye hayrandım. anarşistler troçkist taklidi yapmaya bayılırlar, bunu sırf anti-komünist propagandalarını güçlü tutmak için yaparlar. koyu bir inönücü olan ailem yüzünden ise stalin'den nefret ederdim, stalin her zaman çavuşesku gibi kötü bir sosyalist örneği olarak takdim edilmiştir türkiye'de, atatürkçü veya inönücüler tarafından.
şimdi ise fikirlerim tersine dönmüş durumda stalin sempatik ama troçki hain cavcav. *
devamını gör...