1.
oppenheimer için çok güzel müzikler bestelemiştir. iskandinav bestecilerin en bilinenlerinden.
(bkz: johann johannsson)
(bkz: hildur gudnadottir)
(bkz: johann johannsson)
(bkz: hildur gudnadottir)
devamını gör...
2.
the odyssey’nin müziklerinde ludwig göransson’ın o kendine has tarafını hissediyorsunuz. müzik sadece filmin arkasında akan bir fon gibi değil, sanki hikayenin kendisine dönüşüyor.
antik bir dünyanın epik duygusunu, modern elektronik seslerle ve güçlü orkestra dokusuyla bir araya getiriyor. özellikle müziğin içindeki o ilkel, ham ve zaman zaman karanlık tınılar bana gerçekten başka bir çağın içindeymişim hissi veridi. ve bir yandan da çok çağdaş buldum.
sevdiğim tarafı da şu; farklı coğrafyaların, kültürlerin ve eski müzikal geleneklerin izlerini alıp bunları kendi diliyle yeniden kuruyor. bu yüzden müzik hem çok eskiymiş gibi geliyor hem de daha önce hiç duyulmamış gibi.
odysseus’un yolculuğunu sadece görüntülerle değil, seslerle de anlatıyor sanki. denizin, bilinmezliğin, savaşın, kaybolmanın ve eve dönme arzusunun bir karşılığı var müzikte.
şahane bir film müziği, bittiğinde bile müzik kafanızın içinde devam ediyorsa, o müziğin bir parçası oluyorsunuz artık.
çok iyi çok, dinlerken kayboldum… hele duduk şarkıya dahil olduğunda o ses tamamen sizi müziğin içine alıyor…
enfes…
(bkz: duduk)
antik bir dünyanın epik duygusunu, modern elektronik seslerle ve güçlü orkestra dokusuyla bir araya getiriyor. özellikle müziğin içindeki o ilkel, ham ve zaman zaman karanlık tınılar bana gerçekten başka bir çağın içindeymişim hissi veridi. ve bir yandan da çok çağdaş buldum.
sevdiğim tarafı da şu; farklı coğrafyaların, kültürlerin ve eski müzikal geleneklerin izlerini alıp bunları kendi diliyle yeniden kuruyor. bu yüzden müzik hem çok eskiymiş gibi geliyor hem de daha önce hiç duyulmamış gibi.
odysseus’un yolculuğunu sadece görüntülerle değil, seslerle de anlatıyor sanki. denizin, bilinmezliğin, savaşın, kaybolmanın ve eve dönme arzusunun bir karşılığı var müzikte.
şahane bir film müziği, bittiğinde bile müzik kafanızın içinde devam ediyorsa, o müziğin bir parçası oluyorsunuz artık.
çok iyi çok, dinlerken kayboldum… hele duduk şarkıya dahil olduğunda o ses tamamen sizi müziğin içine alıyor…
enfes…
(bkz: duduk)
devamını gör...