1.
devamını gör...
2.
"tanrı bazı müzisyenlerin kulağına fısıldıyor, ama benimkine bağırıyor, o yüzden sağır oldum" dediği rivayet edilen büyük müzisyen.
devamını gör...
3.
sağır kulakları ile hiçbir ses duymadan 9'uncu senfonisini yazabilmiş ve bunu hediye etmiş büyük dahi.
devamını gör...
4.
adamın yazdığı eserler sanki beynimin kıvrımlarını birer piyano tuşuna çeviriyor.
devamını gör...
5.
hayat hikayesi hep içimi acıtır. bir de tchaikovsky’ninki(gay olduğu için mahkemeye bile çıkarılmış, zorla evlendirilmiş en sonunda ölmek istemiş ve kaynatılmamış su içmiş o dönem sularda virüs varmış rusya’da)... beethoven’ın kendisini uyandırdığını ve dikkatini toplamasına yardımcı olduğunu düşündüğü için kafasını sürekli buzlu su dolu bir varile sokup çıkardığı ve bu yüzden kulağının travmatize olduğu rivayet edilir doğru mu bilmem. sebebi ne olursa olsun bir müzisyenin sağır olması nasıl bir trajedi? bestelerini yaparken çoğu besteci çalgı kullanmaz, ihtiyaç duymazlar şu anda da öyle. ama aldığı bir tavsiyeyle(kimdendi unuttum bildiğimiz bir besteciden) piyano çalarken tek elini piyanonun yanına koyup titreşimlerden sesi anlamak istermiş. devam edemeyeceğim sanırım ağlamaya gerek var mı şu an....
devamını gör...
6.
1770-1827 yılları arasında yaşamış hem klasik hemde romantik dönem müzisyeni sayılabilecek,''5.semfoni'',''9.semfoni'',''für elise'',''die mondschein sonate'' gibi eserleriyle tanınan alman besteci.
devamını gör...
7.
(bkz: ludwig van beethoven)
devamını gör...
8.
yaşayan en büyük ulusalcı. o kadar büyük bir napolyon hayranıydı ki bestelerinin bir bölümünü ona ithaf etmişti. bir çok bestesi yükselen ulusalcı hareketleri karşı yapılmış coşkulu bir karşılama idi. zira klasik müzik ulusalcılığın yükselme döneminde zirveye çıkmış bir müziktir. ama napolyonun fransa devriminin ideallerini yükseltme sözü verme yerine devrim ideallerinden uzaklaşması ve avrupanın bir çok ülkesine savaş açması üzerine yaşadığı hayal kırıklığını tarif etmek olanaksızdır. kişisel olarak 7. senfonisinin hayranıyım ama hepsi güzel .
devamını gör...
9.
ben müzik dehası diye gelmiştim, karşıma krater çıktı. alman klasik müzik bestecisidir.
bir de tatlı mı tatlı bir köpeği konu alan filmin adıdır.
bir de tatlı mı tatlı bir köpeği konu alan filmin adıdır.
devamını gör...
10.
11.
1770 yılında almanya’nın bonn şehrinde doğdu. bugünkü şöhretini 47 yaşında sağır olduktan sonra bestelediği 9. senfoni’ye borçludur.
devamını gör...
12.
“klasik müziğin devrimcisi, huysuz ve dahi”
2020 yılı dünyada beethoven’nın 250. doğum günü sebebiyle “maestro yılı” olarak kutlandı. benim biraz geç ele aldığım konudur. gelin birlikte bakalım senfoniler kralının hayatına.
klasik müzik dinlemeseniz bile, eserlerini mutlaka duymuşsunuzdur.
“ ta ta ta taaaaam”
5 numaralı senfonisi o kadar çok reklam, film ve dizilerde kullanıldı ki, adam yaşasa teliften köşeyi dönmüştü.
1770 almanya bonn doğumludur. müzisyen bir aileden gelir. ünlü besteci joseph haydn “bu hergeleyi bana gönderin” demesiyle hayatı değişir. 21 yaşında klasik müziğin merkezi viyana’ya gelir. tam bir mozart hayranıdır.
sağır bestekar diye tanınır. ancak yanlış bir bilgi vermemek gerekir. doğuştan sağır değildir. zamanla duyma yetisini yavaş yavaş kaybeder. son eseri 9. senfoniyi yazdığı dönem ki, ömrünün son yıllarıdır. pianosu üzerine rezonans tahtası konulur ve sesleri titreşimler olarak duyar.
ay ışığı sonatı; (bkz: moonlight)
bestakarın yaptığı en ünlü eser olarak bilinir. bu sonat ile büyük ün kazanır. öyle ki, o dönem saray saray dolaşır ve bu eseri icra eder. ama sonunda patlar “benim bundan daha iyi bestelerim var. yeter ulen” der. ve bir daha bu eseri çalmaz.
kişiliği son derece geçimsiz, aksi ve biraz da küstahtır. yani “abe evlat olsa sevilmez”
peki neden devrimci denir;
klasik müzik üç döneme ayrılır; barok, klasik ve romantik dönem. işte beethoven romantik dönemin hem başlangıcını yapan, hem de bana göre tartışmasız en iyi bestekarıdır. zaten yaşadığı dönemde viyana’nın 1 numaralı bestekarıdır. senfoni denilince akla haydn ve mozart gelir. ancak bu iki bestekar, senfoniler için belli kalıplar kullanırlar. dört bölüm yazarlar. beethoven’a kadar senfoniler bu şekildeydi, ancak bizim huysuz bunu değiştirir. 7 bölüm, 9 bölüm işler yapar, süre olarak da mozart’a göre 3-4 kat daha uzundur senfonileri. devrimciliği buradadır.
kısa kısa; evet. tam bir napolyon hayranıdır. eroica olarak bilinen 3. senfonisi, napolyana itafendir. çok sık doğa yürüyüşü yapar ve eserlerinin melodilerini kuş seslerinden alır. oda müzigi, sonatlar, konçertolar yazmıştır. sadece bir operası vardır. “fidelio”
1827 yılında ölür. viyana şehir mezarlığına defin edilir.
hadi ispanya sokaklarına gidelim. bir kız çocuğunun ateşlediği bir meydan müziği ziyafetine göz kulak verelim. 9. senfoninin son kısmıdır. hepiniz hatırlayacaksınız.
kaynak: bilgilerin bir kısmı yazar jan caeyers kitabı “beethoven der einsame revolutionar” (yalnız bir devrimci) kitabından çevrilmiştir. çeviren (bkz: şahsım)
müzik sokakta.
2020 yılı dünyada beethoven’nın 250. doğum günü sebebiyle “maestro yılı” olarak kutlandı. benim biraz geç ele aldığım konudur. gelin birlikte bakalım senfoniler kralının hayatına.
klasik müzik dinlemeseniz bile, eserlerini mutlaka duymuşsunuzdur.
“ ta ta ta taaaaam”
5 numaralı senfonisi o kadar çok reklam, film ve dizilerde kullanıldı ki, adam yaşasa teliften köşeyi dönmüştü.
1770 almanya bonn doğumludur. müzisyen bir aileden gelir. ünlü besteci joseph haydn “bu hergeleyi bana gönderin” demesiyle hayatı değişir. 21 yaşında klasik müziğin merkezi viyana’ya gelir. tam bir mozart hayranıdır.
sağır bestekar diye tanınır. ancak yanlış bir bilgi vermemek gerekir. doğuştan sağır değildir. zamanla duyma yetisini yavaş yavaş kaybeder. son eseri 9. senfoniyi yazdığı dönem ki, ömrünün son yıllarıdır. pianosu üzerine rezonans tahtası konulur ve sesleri titreşimler olarak duyar.
ay ışığı sonatı; (bkz: moonlight)
bestakarın yaptığı en ünlü eser olarak bilinir. bu sonat ile büyük ün kazanır. öyle ki, o dönem saray saray dolaşır ve bu eseri icra eder. ama sonunda patlar “benim bundan daha iyi bestelerim var. yeter ulen” der. ve bir daha bu eseri çalmaz.
kişiliği son derece geçimsiz, aksi ve biraz da küstahtır. yani “abe evlat olsa sevilmez”
peki neden devrimci denir;
klasik müzik üç döneme ayrılır; barok, klasik ve romantik dönem. işte beethoven romantik dönemin hem başlangıcını yapan, hem de bana göre tartışmasız en iyi bestekarıdır. zaten yaşadığı dönemde viyana’nın 1 numaralı bestekarıdır. senfoni denilince akla haydn ve mozart gelir. ancak bu iki bestekar, senfoniler için belli kalıplar kullanırlar. dört bölüm yazarlar. beethoven’a kadar senfoniler bu şekildeydi, ancak bizim huysuz bunu değiştirir. 7 bölüm, 9 bölüm işler yapar, süre olarak da mozart’a göre 3-4 kat daha uzundur senfonileri. devrimciliği buradadır.
kısa kısa; evet. tam bir napolyon hayranıdır. eroica olarak bilinen 3. senfonisi, napolyana itafendir. çok sık doğa yürüyüşü yapar ve eserlerinin melodilerini kuş seslerinden alır. oda müzigi, sonatlar, konçertolar yazmıştır. sadece bir operası vardır. “fidelio”
1827 yılında ölür. viyana şehir mezarlığına defin edilir.
hadi ispanya sokaklarına gidelim. bir kız çocuğunun ateşlediği bir meydan müziği ziyafetine göz kulak verelim. 9. senfoninin son kısmıdır. hepiniz hatırlayacaksınız.
kaynak: bilgilerin bir kısmı yazar jan caeyers kitabı “beethoven der einsame revolutionar” (yalnız bir devrimci) kitabından çevrilmiştir. çeviren (bkz: şahsım)
müzik sokakta.
devamını gör...
13.
kendisinin pek bilinmeyen bir yanı aynı zamanda opera bestelemiş olmasıdır. bu eserin adı (bkz: fidelio)'dur. kendisinin tek operası olan bu eser istisna bir yere sahiptir.
2020 yılında salgın hastalık sebebiyle uygulanan kısıtlamalar sebebiyle (bkz: idob) bu sene eylül ayında doğumunun 250.yılı şerefine gecikmeli de olsa başarıyla sergilemiştir. librettosu (bkz: joseph ferdinand sonnleithner) ve (bkz: georg friedrich treitschke) tarafından yazılmıştır.
ülkemizde ilk defa 13 şubat 1942 tarihinde ankara'da sergilenen opera, kültürel tarihimizde yeri olan bir eserdir. sahne kurgusu aynı zamanda (bkz: idob) müdür ve sanat yönetmeni olan (bkz: suat arıkan)'a aittir. eylül ayındaki temsillerde orkestra şefliğini (bkz: murat cem orhan) üstlenmiştir.
2020 yılında salgın hastalık sebebiyle uygulanan kısıtlamalar sebebiyle (bkz: idob) bu sene eylül ayında doğumunun 250.yılı şerefine gecikmeli de olsa başarıyla sergilemiştir. librettosu (bkz: joseph ferdinand sonnleithner) ve (bkz: georg friedrich treitschke) tarafından yazılmıştır.
ülkemizde ilk defa 13 şubat 1942 tarihinde ankara'da sergilenen opera, kültürel tarihimizde yeri olan bir eserdir. sahne kurgusu aynı zamanda (bkz: idob) müdür ve sanat yönetmeni olan (bkz: suat arıkan)'a aittir. eylül ayındaki temsillerde orkestra şefliğini (bkz: murat cem orhan) üstlenmiştir.
devamını gör...
14.
ismail abinin dedesi ve yanayım yanayım şarkısının bestecisi olan piyanist.
devamını gör...
15.
'birkaç karasineğin firari bir atı yavaşlatamayacağı konusunda voltaire'e katılıyorum' demiştir.
* oradaydım.
* oradaydım.
devamını gör...
16.
sağırlığının çok ileri gittiği ve yürüyüş yaparken kendisine selam veren prusya kralını duymadığı iddia edilen ünlü besteci. yıldırım senfonisini de fırtınalı bir havada mahsur kalınca bestelemeye başladığı söylenir.
devamını gör...
17.
günümüzde stajyer bir doktorun bile tedavi edebileceği basit bir kulak rahatsızlığı yüzünden yavaş yavaş sağırlaşıp sonunda sağır kalan eşsiz sanatçılardan bethoven'in hayatında da böyle bir talihsizlik vardır.
devamını gör...
18.
ludwig van beethoven, 1770-1827 yılları arasında yaşamış alman bir müzisyendi. beethoven, eski batı almanya'nın[federal almanya] başkenti bonn'da doğup büyümüştür ve avusturya'nın başkenti viyana'da ölmüştür. beethoven, doğuştan işitme engelli olmasına rağmen yaşadığı süre içinde en büyük milliyetçilerden birisiydi hatta öyle ki bestelerinin çoğunu napolyon bonapart'a yazmıştır. beethoven, kariyeri boyunca klasisizm ile romantizm gibi akımların etkisinde kalmıştır ve asıl şöhretini 47 yaşındayken yakalamıştır. beethoven'ın en ünlü ve favori eseri 9. senfoni'dir.
alman müzisyen ludwig van beethoven
alman müzisyen ludwig van beethoven
devamını gör...
19.
20.
ülkemizin en magazinel bestecisi.*
neredeyse herkes beethoven'ın yaşamından küçük kesitler bilir.
sağırlığı, für elise'in öyküsü (kendisi de okullarda zil sesi olarak kullanılıyor )mağrurluğu..
beethoven'ı konu alan müzik kitaplarında bestecinin bazı özellikleri büyük puntolara dönüşür: özgürlükçü, kurtarıcı, deha,romantisizmin ilk büyük ismi,beethoven çağı...
yine çoğu kitapta mozart ve haydn gibi patron boyunduruğunda çalışmak zorunda olmadığı ve maddi özgürlüğünün tadını çıkardığı yazılıdır. hatta yine haydn kastedilerek "kimsenin üniformasını giymedi" şeklinde göndermeler de yapılır. oysa kimse onların yaşadıkları dönemin ayrımını yapmaz.
yaşadığı dönemin anlayışının katkısı çoktur beethoven'da. rousseau, voltaire, goethe ve shiller gibi ağır topların dilediklerini söyledikleri ve fransız devriminin etkilerinin avrupa'da hissedildiği bir dönemdir bu. ve beethoven kişiliğindeki biri için bu çok şanslı bir dönemdir.
beethoven'ın müziğine yansıttığı cumhuriyetçi öğeler yalnız başına başına bir söylem olmaktan uzak,usta bir sentezdir. kendisinden sonra gelen bestecileri oldukça etkiler ve bu etkileri 20.yy.başlarına kadar getirir. 9.senfonisinde kullandığı koro, biçimsel olarak çoğu besteciyi etkilemekle kalmaz (bkz: richard wagner)in tümel sanatına giden yolu zorlar.
çoğu bestecinin son eseri ilginçtir ama bu özellik beethoven'da iyice belirginleşir.onun senfonilerinin ağır bölümleri klasik biçimlere duyulan antipatiyi yok eder. eserlerinde kullandığı kahramanlık olgusu ve aşkları da çok konuşulur beethoven'ın. müzik tarihinin en baskın kişiliklerinden biridir o.
senfonileri,piyano sonatları,19.yy. müziğinin merkezi konumundadır ve beethoven'ın varlığı tam anlamıyla bir mittir.
neredeyse herkes beethoven'ın yaşamından küçük kesitler bilir.
sağırlığı, für elise'in öyküsü (kendisi de okullarda zil sesi olarak kullanılıyor )mağrurluğu..
beethoven'ı konu alan müzik kitaplarında bestecinin bazı özellikleri büyük puntolara dönüşür: özgürlükçü, kurtarıcı, deha,romantisizmin ilk büyük ismi,beethoven çağı...
yine çoğu kitapta mozart ve haydn gibi patron boyunduruğunda çalışmak zorunda olmadığı ve maddi özgürlüğünün tadını çıkardığı yazılıdır. hatta yine haydn kastedilerek "kimsenin üniformasını giymedi" şeklinde göndermeler de yapılır. oysa kimse onların yaşadıkları dönemin ayrımını yapmaz.
yaşadığı dönemin anlayışının katkısı çoktur beethoven'da. rousseau, voltaire, goethe ve shiller gibi ağır topların dilediklerini söyledikleri ve fransız devriminin etkilerinin avrupa'da hissedildiği bir dönemdir bu. ve beethoven kişiliğindeki biri için bu çok şanslı bir dönemdir.
beethoven'ın müziğine yansıttığı cumhuriyetçi öğeler yalnız başına başına bir söylem olmaktan uzak,usta bir sentezdir. kendisinden sonra gelen bestecileri oldukça etkiler ve bu etkileri 20.yy.başlarına kadar getirir. 9.senfonisinde kullandığı koro, biçimsel olarak çoğu besteciyi etkilemekle kalmaz (bkz: richard wagner)in tümel sanatına giden yolu zorlar.
çoğu bestecinin son eseri ilginçtir ama bu özellik beethoven'da iyice belirginleşir.onun senfonilerinin ağır bölümleri klasik biçimlere duyulan antipatiyi yok eder. eserlerinde kullandığı kahramanlık olgusu ve aşkları da çok konuşulur beethoven'ın. müzik tarihinin en baskın kişiliklerinden biridir o.
senfonileri,piyano sonatları,19.yy. müziğinin merkezi konumundadır ve beethoven'ın varlığı tam anlamıyla bir mittir.
devamını gör...
