efsane kanunlar bütünüdür.

beraat-i zimmet asıldır.
zaruretler, memnu olan şeyleri mübah kılar.

bunun gibi nice sosyal konularda yol göstericidir. ilkokulda bile okutulsa yeridir , bana kalsa anaokulunda okutulsun fakat bu sefer haaam yap , uçak geliyor diye çocukları kandıramayız.
devamını gör...
mecelle-i ahkâm-ı adliyye

osmanlı devleti’nde 1868-1876 yılları arasında hazırlanan ve daha çok borçlar, eşya ve yargılama hukuku esaslarını içeren kanun.

mecelle bir mukaddime ve on altı kitap içinde 1851 maddeden meydana gelmektedir. 100 maddeden oluşan mukaddime kısmında fıkhın tanımının yapıldığı birinci madde ile doksan dokuz küllî kaide yer alır. bunlar, meseleci metoda göre oluşan islâm hukuk literatürü içinde zamanla çıkarılmış genel hukuk prensipleri olup diğer normatif hükümlerin fıkhın bütünlüğü içinde daha iyi anlaşılmasına yardımcı olurlar.

99 kaideden birkaç örnek;

beraat-ı zimmet asıldır
(borçlu olmamak asıldır. borç ileri süren, ispatla mükelleftir.)

def'-i mefasid celb-i menafiden evladır.
(zararı yok etmek, fayda sağlamaktan iyidir.)

ezmanın tağayyürü ile ahkâm tağayyür eder.
(zaman değişince hükümler de değişir.)

ukudda itibar makasıt ve maaniyedir, elfaz ve mebaniye değildir.
(sözleşmenin amaç ve anlamı göz önüne alınır, söz ve yazılışı değil.)

şekk ile yakin zail olmaz.
(kuşku, kesin bilgiyi gidermez.)

kadim kıdemi üzere terk olunur.
eskiden varolanın (yeni bir etken ortaya çıkmamışsa) aynen devam ettiği varsayılır.

içtihat ile içtihat nakzolunmaz.
(içtihat içtihatla bozulmaz.)

zarar-ı ammı def için zarar-ı hass ihtiyar olunur.
(özel zarar, genel zarara tercih edilir.)

alması memnu olan şeyin vermesi dahi memnu olur.
(alması hukuka aykırı olanın vermesi de hukuka aykırıdır.)

beynel tüccar maruf olan şey beynlerinde meşrut gibidir.
(ticari örf ve adetler ticari sözleşmelerin şartı gibidir.)

kelamın i'mali ihmalinden evladır.
(söze bir anlam vermek, yok saymaktan iyidir.)

beyyine hüccet-i müteaddiye ve ikrar hüccet-i kasıradır.
(kanıt herkesi, ikrar ise sadece ikrar edeni bağlar.)

tevehhüme i’tibâr yoktur.
(delile dayanmayan vehim ve kuruntulara hukukta i’tibâr edilmez, kıymet verilmez. hukuk vehimlerle değil delillerle ilgilenir. )

ehven-i şerreyn ihtiyâr olunur.
(iki kötü şeyle karşı karşıya kalındığında daha hafif, daha az kötü olanı seçilir. mesela tedavi imkânı olmayan kangren olmuş bir parmağın kesilmesiyle el kurtulacaksa, parmağın kesilmesi tercih olunur.)

wikipedia

islam ansiklopedisi
devamını gör...
mecelleye göre, hakim ile taraflar arasında 2 metrelik bir mesafe olmalıdır.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim