orijinal adı: 죽고 싶지만 떡볶이는 먹고 싶어 / jukgo sipjiman tteokbokkineun meokgo sipeo
yazar: baek sehee
yayım yılı: 2018
tteokbokki, güney kore mutfağında fazlaca tüketilen, baharatlı pirinç keki sokak yemeğidir. 2018 yılında yayımlanmasından itibaren güney kore'de çok satanlar listesine girmeyi başaran eser, yazarın ısrarcı depresif bozukluk olarak bilinen distimi için aldığı terapinin notlarından oluşmaktadır.
yazar: baek sehee
yayım yılı: 2018
tteokbokki, güney kore mutfağında fazlaca tüketilen, baharatlı pirinç keki sokak yemeğidir. 2018 yılında yayımlanmasından itibaren güney kore'de çok satanlar listesine girmeyi başaran eser, yazarın ısrarcı depresif bozukluk olarak bilinen distimi için aldığı terapinin notlarından oluşmaktadır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "insan olun biraz" tarafından 02.01.2025 14:02 tarihinde açılmıştır.
1.
bir baek sehee kitabıdır.
tteokbokki bir kore atıştırmalığı olarak geçiyor. acılı pirinç keki diye bir yiyecek. silindir şeklinde ve sokak lezzetleri arasında sayılan bu atıştırmalıkla ilgili en ufak bir fikrim yok. kore mutfağına hakim değilim. aslında hiçbir mutfağa hakim değilim. yazar baek sehee ise 1990 doğumlu histrionik kişilik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, yeme bozukluğu, alkolizm, depresyon ve kaygı bozukluğu ile mücadele eden ve bu mücadeleyi bu tür kitaplar yazarak nakite çeviren bir genç kadın.
yazarın yukarıda bahsettiğim dertlerini psikiyatrına anlatıp iyileşmeye çalışma süreci boyunca bir ses kayıt cihazı ile bu görüşmeleri kayıt altına alması sonucu oluşmuş bir kitap bu. yazar arada kendisi de bazı bölümler yazıp bu seansları bir kişisel gelişim kitabına çevirmiş.
temelde özsaygı ve özgüven eksikliği üzerine yaptıkları bu konuşmalar aynı sıkıntıları yaşayan insanlar için bir nevi yardımcı kitap olabilir.
kitap benim için hiçbir anlam ifade etmedi. edebi bir yanı hiç yoktu zaten. adının cazibesine kapılıp aldığım bu kitap benzerleri gibi vasat bir kişisel gelişim kitabı yazıp çok satanlar listesine girme hikayesi.
tteokbokki bir kore atıştırmalığı olarak geçiyor. acılı pirinç keki diye bir yiyecek. silindir şeklinde ve sokak lezzetleri arasında sayılan bu atıştırmalıkla ilgili en ufak bir fikrim yok. kore mutfağına hakim değilim. aslında hiçbir mutfağa hakim değilim. yazar baek sehee ise 1990 doğumlu histrionik kişilik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, yeme bozukluğu, alkolizm, depresyon ve kaygı bozukluğu ile mücadele eden ve bu mücadeleyi bu tür kitaplar yazarak nakite çeviren bir genç kadın.
yazarın yukarıda bahsettiğim dertlerini psikiyatrına anlatıp iyileşmeye çalışma süreci boyunca bir ses kayıt cihazı ile bu görüşmeleri kayıt altına alması sonucu oluşmuş bir kitap bu. yazar arada kendisi de bazı bölümler yazıp bu seansları bir kişisel gelişim kitabına çevirmiş.
temelde özsaygı ve özgüven eksikliği üzerine yaptıkları bu konuşmalar aynı sıkıntıları yaşayan insanlar için bir nevi yardımcı kitap olabilir.
kitap benim için hiçbir anlam ifade etmedi. edebi bir yanı hiç yoktu zaten. adının cazibesine kapılıp aldığım bu kitap benzerleri gibi vasat bir kişisel gelişim kitabı yazıp çok satanlar listesine girme hikayesi.
devamını gör...
2.
geçenlerde aradığın şey kütüphanede saklı kitabında denk geldiğim kitap. merak edip e-kitap halini indirdim. (korsan, biliyorum, yasal değil onun da farkındayım ama kitap fiyatları aldı başını gitti. yapacak bir şeyim yok)
ismi ile dikkat çekip kendini okutuyor -bence.
ismi ile dikkat çekip kendini okutuyor -bence.
devamını gör...
3.
kitap yazarın, psikoloğuyla karşılıklı konuşması olarak geçiyor.
kendi yaşadıklarımı yazarsam belki birileri okur yalnız hissetmez mantığıyla yazılmış diye düşünüyorum. edebi değeri yok tabi ki, yine de zaman geçirmek için okunabilir.
çünkü karşılıklı konuşmalar arasında biraz da öykü tadı veriyor.
ikincisi de geldi türkiye'ye, alır okur muyum diye düşünüyordum. bir gün kitapçıda gezinirken yolda okumalık kitabım yok diye aldım.
pişman değilim.
kendi yaşadıklarımı yazarsam belki birileri okur yalnız hissetmez mantığıyla yazılmış diye düşünüyorum. edebi değeri yok tabi ki, yine de zaman geçirmek için okunabilir.
çünkü karşılıklı konuşmalar arasında biraz da öykü tadı veriyor.
ikincisi de geldi türkiye'ye, alır okur muyum diye düşünüyordum. bir gün kitapçıda gezinirken yolda okumalık kitabım yok diye aldım.
pişman değilim.
devamını gör...
4.
bu kitabın yazarının 35 yaşında zatürreden öldüğünü biliyor muydunuz? yaa öyle işte. bir şeyi kırk kere demeyeceksin. * bilmeyenler için çok edebi bir eser değil ama zor zamanlar geçirenler okursa belki iyi gelebilir. yazar kendi terapi süreciyle ilgili şeyler anlatmış. ben okumadım. çünkü yazıyorum.
(bkz: ölmek istiyorum ama cips de yemek istiyorum)
inşallah yediğimiz cips olur tabii. afiyet olsun.
(bkz: ölmek istiyorum ama cips de yemek istiyorum)
inşallah yediğimiz cips olur tabii. afiyet olsun.
devamını gör...
