deli yürek'teki umur olarak tanıdık kendisini. sonra şiir yazmış diye duyduk yazılanları okuyunca iddiaların yalan olduğunu öğrendik. stand up yaptığını da sözlükten öğrendim lakin anladığım kadarıyla o da yalan. keşke kafası karışık yazabilseydim hakkında ama karışık falan değil bu adamın kafası çok net. habis biri yahut habisleştiriyor kendisini. postmodernizm olmasa kendi de olmazdı öyle işte. üç beş sene sonra bir anda umrede falan görebilirsiniz sonra bir bardan genç bir kadınla el ele göz göze çıkarken magazine yakalanabilir. postmodern işte herşey kullanabildiği ölçüde kıymetli. din de öyle edebiyat da şiir de... ne diyelim; iyinin güzelin doğrunun bir ve tek olduğunu parçalandığı takdirde ortaya çıkan enerjinin dünyaları mafedeceğini kendisi bilmiyor değil mi? işte burada kalıyorum bundan emin değilim.
devamını gör...
görünüşü ile gıcık diyebileceğimiz bir adam görsem yolumu değiştirim o derece sevimsiz geliyor bana fakat kendisini başarılı bulurum. potansiyeli yüksek, sıra dışı bir adam sadece bazen ucunu fazla kaçırıyor, anlaşılmıyor bununla ilgili bir sorun var. en son izlediğim projesi 'görünen adam'dı, izlemesi keyifliydi.
devamını gör...
dün gece rüyama iştirak ederek beni ziyaret etmiş şair, senarist, yönetmen…

rüyamda kardeşimle boş bir arsada kızarmış piliç yiyip şarap içiyorken yanımıza geldi ve önüme yeni yazdığı dizinin senaryosuna ait 3-4 sayfa bırakıp tekele şarap almaya gitti… dijitale yapacağı “o…pu çocuklarım” isimli bu dizide birol isminde yıkık bir “o…pu çocuğu” nu oynamamı istiyordu. sonra ‘el patron’ yazılı şapkasıyla, elindeki siyah torbadaki şarap şişelerini şangırdatarak sallana sallana yanıma gelip ‘r’leri yuttuğu telaffuzu ile bana “eee ne diyosun?” diye sordu… “ne diyim abi. güzel. ben korkmam, deli bi’ cesaretle kabul ederim de; daha önce kamera karşısına geçmedim, sen emin misin bundan?” dedim. az önce yuttuğu ‘r’leri yutmaya devam ederek çatallı sesiyle “oğlum gördüm ki sana teklif ediyorum. var mısın yok musun?” dedi. “olur abi…” dedim. bu kısa ve net cevabımla birlikte önümüzde açık sözcü gazetesinin sayfalarının üstünde duran iki kızarmış piliçten birer kalçalı but koparıp, bıyıklarımızı yağlayan bir ısırıkla birlikte onur’un getirdiği şişeleri birbirine tokuşturup koca bir yudum alarak ve kolumuzun üstü ile ağzımızı silerek benim yıkık bir “ ‘o…pu çocuğu’ birol” olmamı kutlarken uyandım…

hayatım boyunca iki birol tanıdım.
birinin ön adı yahut lakabı ‘piç’ ti,
diğerinin ‘o.ç.’ …

ikisi de babamın arkadaşıydı…
rüya da olsa ilginç bir tesadüftü.
belki de tevafuk.
bilemedim….
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"onur ünlü" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim