1.
lise yıllarımın derbeder günlerinin dostu. damnation ve deliverance en iyi albümleri olabilir. eskiden her yıl gelirlerdi.organizatörlerin acil durum gruplarından olmuşlardı bir zamanlar türkiye de .
devamını gör...
2.
4.albümleri olan (bkz: still life) ile beni uzun süre içten içe tüketmiş olan , konserlerinden çok verim alamasam bile sevip saydığım isveçli progresif metal grubu.
devamını gör...
3.
sağlam bir progresif metal grubudur. en sevdiğim şarkılarından biri:
devamını gör...
4.
morningrise, my arms your hearse, still life, blackwater park gibi 4 adet efsane albümü art arda yapmayı başarmış olan; eskilerin extreme progressive metal, şimdilerin progressive rock grubu.
devamını gör...
5.
devamını gör...
6.
gelmiş geçmiş en iyi türkü çığıran gruptur.
devamını gör...
7.
opeth, 1990 yılında stockholm'de kurulmuş, isveçli bir progresif metal grubudur. grup çeşitli kişilerin ayrılması ile değişiklik geçirmiş olsa da kalitesinden ödün vermemiştir. lise yıllarımdan beri beni en çok etkileyen şarkısını paylaşmak isterim.
burden
fading again
ıf death should take me now
count my mistakes and let me through
whisper in my ear
taken more than we've received
and the ocean of sorrow is you.
burden
fading again
ıf death should take me now
count my mistakes and let me through
whisper in my ear
taken more than we've received
and the ocean of sorrow is you.
devamını gör...
8.
dream theater'ın on the backs of angels şarkısını opeth yazsaydı nasıl olurdu diye damnation ve watershed albümlerinden esinlenerek coverlayan youtuber şuradan dinlenebilir. dream theater gibi opeth de sosyal medya hesaplarından paylaşsaydı keşke.
kendi tarzını oluşturmuş eski progresif metal, yeni progresif rock grubu
kendi tarzını oluşturmuş eski progresif metal, yeni progresif rock grubu
devamını gör...
9.
(bkz: edge of sanity)
devamını gör...
10.
lise zamanında dinlemeyen ergenliğini yaşamamıştır bana göre.
devamını gör...
11.
güncel kadrosu aşağıdaki gibi olan, en genel tanımı ile stockholm/ isveç'li progresif metal grubu.
gitar, vokal, ana besteci/söz yazarı: mikael akerfeldt
gitar: fredrik akesson
bas : martin mendez
klavye : joakim svalberg
bateri : martin axenrot
ayrıca (bkz: steven wilson)
gitar, vokal, ana besteci/söz yazarı: mikael akerfeldt
gitar: fredrik akesson
bas : martin mendez
klavye : joakim svalberg
bateri : martin axenrot
ayrıca (bkz: steven wilson)
devamını gör...
12.
still life albümünün konusu ile birlikte, albümün ilk şarkısı the moor'un eşsiz ve detaylı incelemesini şu entry'de yaptığım şahane grup.
devamını gör...
13.
normalde metal grupları pek sevip dinlemem, ama harvest şarkısı eşsiz bir sanat eseridir.
devamını gör...
14.
devamını gör...
15.
patterns in the ivy şarkısı dertlerimi benden alır, çok uzaklara götürür.
devamını gör...
16.
bu muhteşem grubun üyeleri her dönem doğru zamanda, doğru yerde ve tam ayarında duygu yüküyle bir araya gelmiş, haliyle hep müthiş şeyler yaratmışlardır. yaptıkları, müzikten daha fazlasıdır. ya da örneğin (bkz: credence) bir şarkıdan fazlasını ifade eder.
mikael akerfeldt sadece vokalist ya da gitarist olarak tanımlanamaz, has gönül adamıdır. kime göre neye göre olayını pek kaldırmazlar, herkes sevdiği bir şeyler bulur mutlaka bu grupta. ayrıca katatonia ile kankadırlar. ikisini de evladım gibi severim, hiç ayırmam. albümler; orchid morningrise my arms, your hearse still life blackwater park deliverance damnation ghost reveries watershed
mikael akerfeldt sadece vokalist ya da gitarist olarak tanımlanamaz, has gönül adamıdır. kime göre neye göre olayını pek kaldırmazlar, herkes sevdiği bir şeyler bulur mutlaka bu grupta. ayrıca katatonia ile kankadırlar. ikisini de evladım gibi severim, hiç ayırmam. albümler; orchid morningrise my arms, your hearse still life blackwater park deliverance damnation ghost reveries watershed
devamını gör...
17.
isveçli progresif metal grubu. ilk albümlerindeki brutal vokalleri cleanlerle harmanlamasıyla bilinir. ne var ki mikael abimizin gerek yaşının ilerlemesi, gerek yeni türlere duyduğu ilgisi yüzünden, yeni albümlerinde sadece clean vokal kullanılmaktadır. tabi ki bu içimdeki opeth sevgisinin önüne geçebilecek bir engel değil. dinleyiniz dinlettiriniz.
dinlemeden duramadığım birkaç küçük parça önerisi:
hessian peel
hope leaves
soldier of fortune (bu aslında deep purple coverı ancak şiddetle önerilir)
porcelain heart
coil
face of melinda (sanırım bir yerden tanıdık geliyor)
dinlemeden duramadığım birkaç küçük parça önerisi:
hessian peel
hope leaves
soldier of fortune (bu aslında deep purple coverı ancak şiddetle önerilir)
porcelain heart
coil
face of melinda (sanırım bir yerden tanıdık geliyor)
devamını gör...
18.
lisede çok severek dinlediğim grup.
devamını gör...
19.
kendi başına bir genre olan gruptur. opeth hiçbir kalıba, hiçbir tanıma uymaz. bambaşka bir galaksidir, apayrı bir tattır. bu yönüyle pink floyd'a benzer. yerine hiçbir şeyi koyamazsın.
henüz keşfetmemiş olanlar için birkaç parça önerisi bırakıyorum:
a fair judgment
hessian peel
deliverance
reverie/harlequin forest
bleak
the moor
not: brutal vokale karşı önyargılarınız varsa, opeth bunları sizin için kıracaktır. ona biraz zaman verin.
henüz keşfetmemiş olanlar için birkaç parça önerisi bırakıyorum:
a fair judgment
hessian peel
deliverance
reverie/harlequin forest
bleak
the moor
not: brutal vokale karşı önyargılarınız varsa, opeth bunları sizin için kıracaktır. ona biraz zaman verin.
devamını gör...
20.
1989 yılında kurulan isveçli progresif metal grubudur. progresif metal diyorum çünkü progresif metalin hakkını en iyi veren gruplardandır. opeth’i anlatmaya kalksak kelimeler yetmez, kifayetsiz kalır adeta. şimdilerde kendilerinden için ekstrem metal yapıyor diyorlar ama kesinlikle yanlıştır. opeth şarkılarında duygu vardır, ahenk vardır, atılan her brutalin içinde isyanla karışık masumluk vardır. bana göre dünyanın en iyi metal gruplarından biridir.
gelelim bu şahane insanların zamanında yapmış olduğu benim favorim olan albümlere; morningrise, still life, blackwater park, damnation, heritage gibi gibi. opeth benim için hep başka bir grup olmuştur. adamların kendilerine has tarzları var, özenti değiller, kendileri gibiler çakma değiller yani. misal nikim olan black rose immortal opeth’in şarkısıdır. şarkıya aşık oldum adeta, neyse.
opeth’i opeth yapan kuşkusuz mikael åkerfeldt isimli vokalist, gitaristtir. adamın öyle güzel sesi var ki şarkının içinde brutal atarken bile şarkıya ayrıca bi renk katıyor. metal dünyasında en çok albüm satışı yapmış gruptur aynı zamanda. özellikle blackwater park albümü, adeta yok satmış.
keşke her sene albüm yapsalar da alıp dinlesek, headbang yapmanın tadını çıkarsak. eski şarkılarını dinliyoruz lakin yenilerini de bekliyoruz kendilerinden. sevgiler saygılar olsun progresif metalin babalarına..
gelelim bu şahane insanların zamanında yapmış olduğu benim favorim olan albümlere; morningrise, still life, blackwater park, damnation, heritage gibi gibi. opeth benim için hep başka bir grup olmuştur. adamların kendilerine has tarzları var, özenti değiller, kendileri gibiler çakma değiller yani. misal nikim olan black rose immortal opeth’in şarkısıdır. şarkıya aşık oldum adeta, neyse.
opeth’i opeth yapan kuşkusuz mikael åkerfeldt isimli vokalist, gitaristtir. adamın öyle güzel sesi var ki şarkının içinde brutal atarken bile şarkıya ayrıca bi renk katıyor. metal dünyasında en çok albüm satışı yapmış gruptur aynı zamanda. özellikle blackwater park albümü, adeta yok satmış.
keşke her sene albüm yapsalar da alıp dinlesek, headbang yapmanın tadını çıkarsak. eski şarkılarını dinliyoruz lakin yenilerini de bekliyoruz kendilerinden. sevgiler saygılar olsun progresif metalin babalarına..
devamını gör...