#ödüllü filmler
kaj munk'un aynı adlı oyunundan uyarlanan, carl theodor dreyer'in yazıp yönettiği ve kendisinin hem eleştirmenlerce beğenilen hem de finansal bağlamda başarılı olan tek yapımı olan, 1955 venedik film festivali'nde en iyi film dalında altın aslan ve bir sene sonraki sene, diğer bir çok prestijli ödül organizasyonunda en iyi film dalında altın küre ödülü alan, günümüzde de birçok eleştirmen tarafından bir başyapıt olarak adlandırılan 1955 danimarka yapımı drama filmidir. yapımın konusu 1925'in sonbaharında, danimarka'nın kırsal bir yerindeki borgen ailesi merkeze alınarak işlenmiştir. aile, bir yandan iç çatışmalarla mücadele ederken diğer yandan da birbirleriyle ve yaşadıkları kasabanın geri kalanıyla inanç bazlı çatışmalar yaşar. ailenin reisi inançlı danimarkalı çiftçi morten'in inançsız olan en büyük oğlu mikkel'in eşi inger, zorlu ve tehlikeli bir doğuma girince hepsinin inancı bir teste tabi tutulacaktır.
*bodil ödülleri (1955) - en iyi film / en iyi aktör [emil hass christensen]
*venedik film festivali (1955) - en iyi film: altın aslan ödülü
*altın küre ödülleri (1956) - en iyi yabancı film
*ulusal kritik kurulu (1957) - en iyi yabancı film
film toplam 7 ödüle sahiptir.
*venedik film festivali (1955) - en iyi film: altın aslan ödülü
*altın küre ödülleri (1956) - en iyi yabancı film
*ulusal kritik kurulu (1957) - en iyi yabancı film
film toplam 7 ödüle sahiptir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "gılgamış" tarafından 24.07.2024 13:36 tarihinde açılmıştır.
1.
1955 danimarka yapımı, carl theodor dreyer filmi. siyah beyaz dönem filmleri sevenlere önerebileceğim harika bir film. film, insanı din üzerine derin düşüncelere daldırıyor. yazının devamı spoiler içerir.

çiftlik sahibi bir adam ile üç oğlu arasında geçen harika diyologlara sahip bir film. çiftçinin büyük oğlu inançlı, ortanca oğlu din uğruna akli dengesini yitirmiş, küçük oğlu ise inançsızdır. inanç ve iman arasındaki farklara kafa yoruyor film. diğer yandan soren kiekegard felesefesindeki derin izleri görmek mümkün filmde. akıl ve inanç ayrımının din için elzem olduğu kanısında olan filozofa göre tanrıyla iletişim kurabilmemizin en etkili yolu sevgidir. filmin bir bölümünde babanın, oğluna kiekegard okuduktan sonra aklını yitirdin tarzında cümleler kurması da buna örnek verilebilir. doğum sahnesinde ortanca oğlun akli dengesini yitirmiş bir şekilde gelip yengesini ölüm uykusundan uyandırması da saf iman ile inanç arasındaki farkı ortaya koymaya yetiyor. üstelik bunu yaparken yanında küçük yeğeninin de olması masumiyetin imana eklenmesi gereken önemli bir nokta olduğunu vurguluyor kanımca. diğer yandan doktor ile papaz arasında geçen diyaloglar da izleyicilere bilim ve inancın bir arada bulunamayacağını gösteriyor. doktorun papaz karşısındaki gururlu üstünlüğü ve kameranın çekim açısından da yönetmenin hangi tarafta olduğunu anlamış oluyoruz. yaşamımıza form verirken bizi derinden etkileyen din unsurunu iç mekanda birden fazla noktada sorgulayan filmi herkese tavsiye ederim.

çiftlik sahibi bir adam ile üç oğlu arasında geçen harika diyologlara sahip bir film. çiftçinin büyük oğlu inançlı, ortanca oğlu din uğruna akli dengesini yitirmiş, küçük oğlu ise inançsızdır. inanç ve iman arasındaki farklara kafa yoruyor film. diğer yandan soren kiekegard felesefesindeki derin izleri görmek mümkün filmde. akıl ve inanç ayrımının din için elzem olduğu kanısında olan filozofa göre tanrıyla iletişim kurabilmemizin en etkili yolu sevgidir. filmin bir bölümünde babanın, oğluna kiekegard okuduktan sonra aklını yitirdin tarzında cümleler kurması da buna örnek verilebilir. doğum sahnesinde ortanca oğlun akli dengesini yitirmiş bir şekilde gelip yengesini ölüm uykusundan uyandırması da saf iman ile inanç arasındaki farkı ortaya koymaya yetiyor. üstelik bunu yaparken yanında küçük yeğeninin de olması masumiyetin imana eklenmesi gereken önemli bir nokta olduğunu vurguluyor kanımca. diğer yandan doktor ile papaz arasında geçen diyaloglar da izleyicilere bilim ve inancın bir arada bulunamayacağını gösteriyor. doktorun papaz karşısındaki gururlu üstünlüğü ve kameranın çekim açısından da yönetmenin hangi tarafta olduğunu anlamış oluyoruz. yaşamımıza form verirken bizi derinden etkileyen din unsurunu iç mekanda birden fazla noktada sorgulayan filmi herkese tavsiye ederim.
devamını gör...
