orijinal adı: двойник/ dvoynik
yazar: fyodor mihayloviç dostoyevski
yayım yılı: 1846
jakov petroviç golyadkin adındaki bir memur, bir gün doğum günü balosu dönüşünde kendisiyle aynı isimde ve görüntüde bir memur görür. bu kişi kimdir ve neler gelişecektir?
eser; öteki, öteki ben ve ikiz isimleriyle de bilinmektedir.
yazar: fyodor mihayloviç dostoyevski
yayım yılı: 1846
jakov petroviç golyadkin adındaki bir memur, bir gün doğum günü balosu dönüşünde kendisiyle aynı isimde ve görüntüde bir memur görür. bu kişi kimdir ve neler gelişecektir?
eser; öteki, öteki ben ve ikiz isimleriyle de bilinmektedir.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "gogol’un dar paltosu" tarafından 01.04.2021 17:59 tarihinde açılmıştır.
1.
mükemmel bir dostoyevski eseridir. dostoyevski'nin ilerde nasıl bir yazar olacağının göstergesidir.
orijinal adı dvoynik olan bu eser türkçeye öteki olarak çevrilmiştir. öteki olmayı çok güzel aktaran dostoyevski kısa ama sarsıcı bu kitabında jakov petroviç golyadkin üzerinden anlatmak istediğini anlatmış.
kitap jakov petroviç golyadkin adlı karakterinin başından geçenleri ve öteki olmasını anlatıyor.
okurken dostoyevski'nin insan psikolojisi üstünde ne kadar hakim olduğunu bir kez daha görmüş oldum. tekrar tekrar hayran oldum. dostoyevski'nin bu kitabı 1864 yılında çıkmasına rağmen fazla ileri görüşlü bir kitap. bir çok filmin , kitabın , şiirin etkilendiğini görüyorum ve düşünüyorum.
anlatmak istediğim kısmı spoilerli kısımda daha net bahsedeceğim.
jakov petroviç golyadkin karakterinin edebiyat dünyası için çok önemli olduğunu düşünüyorum. ayrıca ilk olarak düşünüyorum çünkü bu kurguyu en eski olarak dostoyevskiden okudum. daha öncesi varsa yazar arkadaşlar portakal atabilirler.
kitabın sarsıcı bir diğer tarafı ise dönemin rusya'sını düşünerek yazılmış olması. okuyucu zaten hikayeden etkileniyor dönemin rusya'sını düşünerek okuyunca daha fazla sarsılıyor.
kesinlikle dostoyevski külliyatının okunması gereken kitaplarından birisi.
dostoyevski'nin yolunun nereye gideceğini görmek bu eserde fazlaca belli oluyor.
tavsiye ederim.
kitapta bayıldığım bir diğer kısım ise öteki kavramı. bir insanın beyninde iki insan olması. hayaller krizler geçirmesi çok güzel bir konu. fıght club filminin bu kitaptan esinlendiğini düşünüyorum. yukarıda bahsedeceğim dediğim kısım buydu.
böyle bir konunun 1864 yılında anlatılması çok özel ve değerli.
son 15 sayfada karaktere çok üzüldüm.
o yüzden sarsıcı bir kitap.
bazı kişiler bu konu günümüzde veya son 50 yılda çok yaygın olduğu için kitabı basit bulabilir. ama dönemine göre değerlendirip okurlarsa daha fazla keyif alacaklarını düşünüyorum.
orijinal adı dvoynik olan bu eser türkçeye öteki olarak çevrilmiştir. öteki olmayı çok güzel aktaran dostoyevski kısa ama sarsıcı bu kitabında jakov petroviç golyadkin üzerinden anlatmak istediğini anlatmış.
kitap jakov petroviç golyadkin adlı karakterinin başından geçenleri ve öteki olmasını anlatıyor.
okurken dostoyevski'nin insan psikolojisi üstünde ne kadar hakim olduğunu bir kez daha görmüş oldum. tekrar tekrar hayran oldum. dostoyevski'nin bu kitabı 1864 yılında çıkmasına rağmen fazla ileri görüşlü bir kitap. bir çok filmin , kitabın , şiirin etkilendiğini görüyorum ve düşünüyorum.
anlatmak istediğim kısmı spoilerli kısımda daha net bahsedeceğim.
jakov petroviç golyadkin karakterinin edebiyat dünyası için çok önemli olduğunu düşünüyorum. ayrıca ilk olarak düşünüyorum çünkü bu kurguyu en eski olarak dostoyevskiden okudum. daha öncesi varsa yazar arkadaşlar portakal atabilirler.
kitabın sarsıcı bir diğer tarafı ise dönemin rusya'sını düşünerek yazılmış olması. okuyucu zaten hikayeden etkileniyor dönemin rusya'sını düşünerek okuyunca daha fazla sarsılıyor.
kesinlikle dostoyevski külliyatının okunması gereken kitaplarından birisi.
dostoyevski'nin yolunun nereye gideceğini görmek bu eserde fazlaca belli oluyor.
tavsiye ederim.
kitapta bayıldığım bir diğer kısım ise öteki kavramı. bir insanın beyninde iki insan olması. hayaller krizler geçirmesi çok güzel bir konu. fıght club filminin bu kitaptan esinlendiğini düşünüyorum. yukarıda bahsedeceğim dediğim kısım buydu.
böyle bir konunun 1864 yılında anlatılması çok özel ve değerli.
son 15 sayfada karaktere çok üzüldüm.
o yüzden sarsıcı bir kitap.
bazı kişiler bu konu günümüzde veya son 50 yılda çok yaygın olduğu için kitabı basit bulabilir. ama dönemine göre değerlendirip okurlarsa daha fazla keyif alacaklarını düşünüyorum.
devamını gör...
2.
bir fyodor mihayloviç dostoyevski kitabıdır.
yazarın en sevdiğim kitaplarından biridir. dostoyevski’nin dev bir yazar olmadan önceki tohum halidir belki de. ve bir tohum kadar sade, anlaşılır ama bir o kadar da katmanlıdır.
bir iskoç inancına göre insanlar kendilerinin bire bir aynı olan ikizleri ile karşılaşmadan ölmezlermiş. bu ikizleri kendileri ile tam olarak aynı yaşta okurmuş ve insanlar ikizlerini gördüklerinde de ölüm onların kapısında demekmiş. iskoçlar buna fetch diyorlar.
avrupa mitolojisinde ise doppelganger kavramı vardır. bu kavrama göre de insanların kendilerinin tıpa tıp aynı bir ikizleri vardır dünya üzerinde.
golyadkin de işte böyle bir durumda bulur kendini klasik bir rus romanı kahramanı olarak evine doğru yürürken. önce anlam veremez, önünde yürüyen adamın kendisi olabileceğini düşünmez. zaten hiç kimse böyle bir şeyi anında kabullenmez ama hikaye geliştikçe golyadkin doppelganger ile, fetch ile karşı karşıya olduğunu anlar.
bir gün size çok benzeyen biri ile karşılaşır iseniz bunun ya kötü bir haber ya da çok kötü bir haber olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
yazarın en sevdiğim kitaplarından biridir. dostoyevski’nin dev bir yazar olmadan önceki tohum halidir belki de. ve bir tohum kadar sade, anlaşılır ama bir o kadar da katmanlıdır.
bir iskoç inancına göre insanlar kendilerinin bire bir aynı olan ikizleri ile karşılaşmadan ölmezlermiş. bu ikizleri kendileri ile tam olarak aynı yaşta okurmuş ve insanlar ikizlerini gördüklerinde de ölüm onların kapısında demekmiş. iskoçlar buna fetch diyorlar.
avrupa mitolojisinde ise doppelganger kavramı vardır. bu kavrama göre de insanların kendilerinin tıpa tıp aynı bir ikizleri vardır dünya üzerinde.
golyadkin de işte böyle bir durumda bulur kendini klasik bir rus romanı kahramanı olarak evine doğru yürürken. önce anlam veremez, önünde yürüyen adamın kendisi olabileceğini düşünmez. zaten hiç kimse böyle bir şeyi anında kabullenmez ama hikaye geliştikçe golyadkin doppelganger ile, fetch ile karşı karşıya olduğunu anlar.
bir gün size çok benzeyen biri ile karşılaşır iseniz bunun ya kötü bir haber ya da çok kötü bir haber olduğunu aklınızdan çıkarmayın.
devamını gör...
3.
fyodor mihayloviç dostoyevski'nin gençlik döneminde yazdığı ama olgunluk döneminden izler taşıyan ikinci romanıdır. bir insanın kendine katlanamaması üzerine yazılan en uzun 19. yy kabusudur. dostoyevski'nin, "ileride benim başyapıtım olarak bahsedecekler" dediği kitabıdır.
başkahranımız yakov petroviç goldyankin; petersburg'un soluk gri labirentlerinde kaybolmuş, toplumun görünmez dişlileri arasında sıkışmış, hiyerarşinin dik ve soğuk merdivenlerini çıkmaya çalışan, kendisiyle sürekli çatışan ve sosyal hayattan dışlanmış bir memurdur.
bir gece, davetsiz ve gizli gizli gittiği bir balodan dışarı atılıp evine dönerken, içindeki fırtına dışarıda kopar ve kendisinin birebir kopyasıyla karşılaşır. herşeyiyle kahramanımızın aynısı olan bu öteki kişi; kendisinin söyleyemediklerini söyleyen, yapamadıklarını yapan, herkes tarafından sevilen ve girişken bir versiyonudur goldyankin'in.
dostoyevski bu romanda insanı ruhundaki bölünmeyi varoluşsal bir gerçeklik olarak ele alır. akıl ile delilik, gerçek ile yanılsama, iç ses ve toplum sesi birbirine girer. hem deliliğin toplumsal kökeni hem de "ben" ile "olmak istenilen ben" arasındaki uçurum anlatılmaktadır. goldyankin'in ötekisi, aslinda onun bastırılmış arzularının ve toplumun takdir ettiği "ideal insan" kalıbının bir cisme bürünmüş halidir.
bilinç akışı tekniğiyle, paranoya ve iç monologlarla gerçekliği sürekli kılar dostoyevski. sonunda okuyanın da en az goldyankin kadar kafası karışmıştır. iki kişi mi vardı, yoksa "öteki" insanın kendi içindeki bir yankı mıydı?
yüzeysel ele alındığında bir delirme hikayesi gibi görünse de, toplumsal kalıpları ve bireyin de bu kalıpların içinde eriyip kendine yabancılaşmasını anlatır.
başkahranımız yakov petroviç goldyankin; petersburg'un soluk gri labirentlerinde kaybolmuş, toplumun görünmez dişlileri arasında sıkışmış, hiyerarşinin dik ve soğuk merdivenlerini çıkmaya çalışan, kendisiyle sürekli çatışan ve sosyal hayattan dışlanmış bir memurdur.
bir gece, davetsiz ve gizli gizli gittiği bir balodan dışarı atılıp evine dönerken, içindeki fırtına dışarıda kopar ve kendisinin birebir kopyasıyla karşılaşır. herşeyiyle kahramanımızın aynısı olan bu öteki kişi; kendisinin söyleyemediklerini söyleyen, yapamadıklarını yapan, herkes tarafından sevilen ve girişken bir versiyonudur goldyankin'in.
dostoyevski bu romanda insanı ruhundaki bölünmeyi varoluşsal bir gerçeklik olarak ele alır. akıl ile delilik, gerçek ile yanılsama, iç ses ve toplum sesi birbirine girer. hem deliliğin toplumsal kökeni hem de "ben" ile "olmak istenilen ben" arasındaki uçurum anlatılmaktadır. goldyankin'in ötekisi, aslinda onun bastırılmış arzularının ve toplumun takdir ettiği "ideal insan" kalıbının bir cisme bürünmüş halidir.
bilinç akışı tekniğiyle, paranoya ve iç monologlarla gerçekliği sürekli kılar dostoyevski. sonunda okuyanın da en az goldyankin kadar kafası karışmıştır. iki kişi mi vardı, yoksa "öteki" insanın kendi içindeki bir yankı mıydı?
yüzeysel ele alındığında bir delirme hikayesi gibi görünse de, toplumsal kalıpları ve bireyin de bu kalıpların içinde eriyip kendine yabancılaşmasını anlatır.
devamını gör...
